Katlanabilir iPhone, iPhone 17e, iPad Air, MacBook Pro ve Tüm Yeni Apple Ürünleri!

Teknoloji devi Apple için 2026 yılının oldukça hareketli geçmesi bekleniyor. Sektörden gelen sızıntılar ve güvenilir kaynakların raporları, şirketin önümüzdeki aylarda 20’den fazla yeni ürünü piyasaya sürmeyi planladığını gösteriyor. Beklenen 2026 Apple ürünleri arasında standart iPhone, iPad ve Mac güncellemelerinin yanı sıra, uzun süredir konuşulan katlanabilir iPhone ve yepyeni bir akıllı ev merkezi gibi heyecan verici yenilikler de bulunuyor.

Apple’ın bu yılki ürün gamı, hem mevcut serileri güçlendirmeyi hem de yepyeni kategorilere adım atmayı hedefliyor. Özellikle kişiselleştirilmiş Siri deneyimi hazır olana kadar ertelendiği söylenen akıllı ev cihazı ve daha uygun fiyatlı A18 Pro çipli MacBook gibi ürünler, teknoloji meraklıları tarafından sabırsızlıkla bekleniyor. Gelin, söylentilere göre bu yıl Apple’dan neler bekleyebileceğimize daha yakından bakalım.

2026 Apple Ürünleri: Yılın İlk Yarısında Neler Bekleniyor?

Haziran sonuna kadar piyasaya sürülmesi beklenen ürünler, mevcut popüler cihazların donanım yükseltmelerine odaklanıyor. Bu dönemde M5 serisi çiplerin Mac dünyasına damga vurması bekleniyor. İşte ilk yarıda beklenenler:

  • iPhone 17e: iPhone 16e modelinin devamı niteliğinde olacak bu cihazın A19 çip, MagSafe ve Dynamic Island gibi yükseltmelerle gelmesi bekleniyor.
  • iPad Air: Mevcut M3 çipinden daha güçlü olan M4 çipine geçiş yapacak.
  • iPad: Giriş seviyesi iPad, A16 çipten A18 veya A19 çipe terfi edebilir.
  • MacBook Pro: M5 Pro ve M5 Max çipleriyle güçlendirilecek. Ayrıca, daha hızlı SSD hızları için PCIe 5.0 desteği sunulacak.
  • MacBook Air: M4 çipinden M5 çipine geçiş yapması bekleniyor.
  • Düşük Maliyetli MacBook: A18 Pro çip, 12.9 inç ekran ve canlı renk seçenekleriyle daha geniş bir kitleye hitap etmeyi amaçlıyor.
  • Mac Studio: Profesyonellere yönelik bu iş istasyonu, M5 Max ve M5 Ultra çipleriyle güncellenecek.
  • Studio Display: Mini-LED arka aydınlatma, 120Hz’e kadar ProMotion desteği, HDR ve A19 serisi bir çip ile yenilenecek.
  • Akıllı Ev Merkezi (Home Hub): Kişiselleştirilmiş Siri, 6-7 inç kare ekran, Apple Intelligence için A18 çip ve FaceTime gibi özellikler sunan tamamen yeni bir ürün.
  • Güvenlik Kamerası: Apple tarafından tasarlanan ve HomeKit uyumlu bu kamera, yeni akıllı ev merkeziyle birlikte satılacak.
iPhone

Yılın İkinci Yarısı: iPhone 18 ve Katlanabilir Sürpriz

Yılın ikinci yarısı, genellikle Apple’ın en büyük duyurularını yaptığı dönemdir. Eylül ve Aralık ayları arasında tanıtılması beklenen ürünler, tasarımsal ve teknolojik olarak büyük yenilikler vaat ediyor. Özellikle katlanabilir iPhone bu dönemin en çok konuşulan cihazı olabilir.

  • iPhone 18 Pro ve Pro Max: A20 Pro çip, daha dar bir Dynamic Island, basitleştirilmiş Kamera Kontrolü, en az bir arka kamerada değişken diyafram açıklığı ve uydu üzerinden internet gibi devrimsel özellikler bekleniyor. Pro Max modelinin biraz daha kalın olabileceği söyleniyor.
  • Katlanabilir iPhone: Neredeyse “kırıışıksız” bir tasarıma sahip 7.7 inç iç ekran, 5.3 inç dış ekran ve Face ID yerine Touch ID entegreli güç düğmesi gibi özelliklerle gelebilir.
  • Apple Watch Series 12: Yeni bir çip, tasarım değişiklikleri ve potansiyel olarak Touch ID özelliği bekleniyor.
  • Apple Watch Ultra 4: Series 12 ile aynı temel yükseltmeleri alması muhtemel.
  • Yeniden Tasarlanmış MacBook Pro: Yıl sonunda M6 Pro ve M6 Max çipleri, OLED ekran, dokunmatik ekran, Dynamic Island ve dahili hücresel bağlantı gibi özelliklerle büyük bir tasarım değişikliği geçirebilir.
  • Üst Düzey AirPods Pro 3: Yapay zeka özellikleri için kızılötesi kamera içereceği iddia ediliyor.

Lansman Tarihi Belirsiz Diğer Cihazlar

Bazı ürünlerin 2025’te güncellenmesi bekleniyordu ancak bu gerçekleşmedi. Bu nedenle, 2026 içinde herhangi bir zamanda tanıtılmaları umuluyor. Ayrıca, ilk defa 2026’da duyurulması beklenen tamamen yeni ürünler de mevcut.

  • Apple TV: A17 Pro çip, Wi-Fi 7 desteği ve belki de dahili bir FaceTime kamerası ile güncellenebilir.
  • HomePod mini: Daha yeni bir çip, Wi-Fi 7, iyileştirilmiş ses kalitesi ve yeni renk seçenekleri bekleniyor.
  • AirTag: Önceki nesle göre 3 kata kadar daha uzun takip menzili sunacağı söyleniyor.
  • Apple Glasses: Müzik çalmak için hoparlörler, fotoğraf ve video için kameralar ve sesli kontrol özelliklerine sahip artırılmış gerçeklik gözlükleri.
  • Face ID’li Kapı Zili: Face ID ve HomeKit Secure Video özellikli bir video kapı zili.
  • iPad mini: A19 Pro veya A20 Pro çip, OLED ekran ve suya dayanıklı bir tasarımla büyük bir güncelleme alabilir.
  • Mac mini: M5 ve M5 Pro çipli yeni bir Mac mini’nin de bu yıl içinde piyasaya sürülmesi bekleniyor.
nubia Air: Çok Zarif, Çok Güçlü

nubia Air: Çok Zarif, Çok Güçlü

nubia Air, zarif tasarımı ve yapay zeka destekli özellikleri ile modern kullanıcılar için mükemmel bir seçenek.

Peki, 2026’da çıkması beklenen Apple ürünleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Çinliler Türkiye’ye Otomobil Satamıyor!

Küresel otomotiv endüstrisi, son yıllarda tanık olduğu en büyük dönüşümlerden birini yaşarken, Çin otomobil ihracatı alanında kırdığı rekorlarla adını zirveye yazdırıyor. China Passenger Car Association (CPCA) tarafından açıklanan 2025 yılı verileri, Çin’in bu alandaki ezici üstünlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Paylaşılan rakamlara göre Çin, 2025 yılı boyunca toplamda 8,32 milyon adet araç ihraç ederek küresel pazardaki gücünü pekiştirdi. Bu devasa rakamın içerisinde en dikkat çekici unsur ise, ihracatın 3,43 milyon adetlik kısmının elektrikli veya elektrik destekli (hibrit) modellerden oluşması oldu. Bu durum, Çin’in sadece üretimde değil, aynı zamanda yeni nesil teknolojilerde de liderliği ele geçirdiğini kanıtlıyor.

Çin Otomobil İhracatı Liderleri: 2025 Yılında Zirve Değişti mi?

Açıklanan veriler, Çin’in en büyük otomobil pazarlarının coğrafi olarak ne kadar çeşitlendiğini gösteriyor. Geleneksel pazarların yanı sıra yeni ve stratejik bölgeler de listenin üst sıralarında yer alıyor. 2025 yılında Çin’den en çok araç ithal eden ülkeler listesinin zirvesinde, şaşırtıcı bir şekilde bir Kuzey Amerika ülkesi olan Meksika bulunuyor. Bu durum, Çinli üreticilerin ABD pazarına olan yakınlığı stratejik bir avantaj olarak kullandığını düşündürüyor. Rusya’nın ikinci sıradaki konumu ise Batılı markaların bölgeden çekilmesiyle oluşan boşluğu Çinli firmaların ne kadar hızlı ve etkili bir şekilde doldurduğunun en net kanıtı.

İşte 2025 yılında Çin’in en çok araç ihraç ettiği ilk 10 ülke ve adetleri:

  • 1. Meksika: 625.187 adet
  • 2. Rusya: 582.738 adet
  • 3. Birleşik Arap Emirlikleri: 571.937 adet
  • 4. İngiltere: 335.551 adet
  • 5. Brezilya: 322.076 adet
  • 6. Suudi Arabistan: 302.189 adet
  • 7. Belçika: 300.103 adet
  • 8. Avustralya: 297.382 adet
  • 9. Filipinler: 256.681 adet
  • 10. Kazakistan: 211.545 adet

Bu liste, Çin’in küresel ticaret ağının ne kadar genişlediğini ve Latin Amerika’dan Orta Doğu’ya, Avrupa’dan Asya-Pasifik’e kadar geniş bir coğrafyada ne kadar etkili olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkelerinin listede üst sıralarda yer alması, bölgedeki ekonomik gücün ve Çinli markalara olan ilginin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Xiaomi SU7

Elektrikli Araçlar İhracatta Başrolü Oynuyor

Çin’in otomobil ihracatındaki başarısının arkasındaki en büyük itici güç, hiç şüphesiz elektrikli araç (EV) teknolojisindeki liderliği. Toplam ihracatın yaklaşık %41’ini oluşturan elektrikli ve hibrit modeller, Çin’in geleceğin teknolojisini bugünden şekillendirdiğini gösteriyor. Bu alanda ise pazar dinamikleri genel listeden biraz daha farklı. Avrupa’nın lojistik kalbi olarak bilinen Belçika, 284.921 adet ile Çin’in en büyük elektrikli araç pazarı konumunda. Bu durum, Belçika’nın limanları aracılığıyla araçların tüm Avrupa’ya dağıtıldığının önemli bir göstergesi.

İngiltere’nin ikinci sırada yer alması, ülkedeki güçlü EV teşvikleri ve pazar talebiyle açıklanabilir. Genel listenin lideri Meksika ise elektrikli araç ithalatında da üçüncü sırada yer alarak bu alandaki potansiyelini ortaya koyuyor.

Çin’in en çok elektrikli/elektrik destekli araç gönderdiği ilk üç ülke şu şekilde:

  1. Belçika: 284.921 adet
  2. İngiltere: 231.181 adet
  3. Meksika: 221.027 adet

Bu veriler, Çinli markaların Avrupa’nın zorlu regülasyonlarına ve yüksek standartlarına uyum sağlayarak kıtanın en önemli pazarlarında kendilerine yer bulduğunu kanıtlıyor. BYD, Geely, Nio gibi markaların Avrupa’daki agresif büyüme stratejileri, bu rakamların önümüzdeki yıllarda daha da artacağına işaret ediyor.

Türkiye Listede Neden Yok? Gelecek Beklentileri

Açıklanan listelerde en çok merak edilen konulardan biri ise Türkiye’nin ilk 10’da yer almaması oldu. Son yıllarda Chery, MG, BYD gibi Çinli markaların Türkiye pazarında önemli satış başarıları elde etmesine rağmen, ülkenin genel ithalat rakamları içinde henüz ilk 10’a giremediği görülüyor. Bunun birkaç temel nedeni olabilir. İlk olarak, Türkiye’nin Çin menşeli elektrikli araçlara uyguladığı ek gümrük vergileri, ithalat adetlerini belirli bir seviyede tutuyor olabilir. İkinci olarak, Türkiye otomotiv pazarının hala büyük ölçüde Avrupa merkezli markaların etkisi altında olması ve yerli üretimin payı da bu durumu etkileyen faktörler arasında sayılabilir.

Bununla birlikte, Türkiye’deki kullanıcıların Çinli markaların sunduğu teknoloji ve fiyat/performans oranına olan ilgisi giderek artıyor. Özellikle elektrikli ve hibrit modellere olan talep, gelecekte Türkiye’nin de bu listelerde daha üst sıralarda yer alabileceğine dair sinyaller veriyor. Çinli markaların Türkiye’de üretim tesisi kurma gibi potansiyel adımları, bu denklemi tamamen değiştirebilir.

Sonuç olarak, 2025 verileri Çin’in küresel otomotiv sahnesinde artık bir takipçi değil, oyun kurucu bir lider olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Geleneksel ve elektrikli araç pazarındaki bu hakimiyetin önümüzdeki yıllarda nasıl şekilleneceği ise tüm dünya tarafından yakından izlenecektir.

Mercedes EQE Üretimi Sona mı Eriyor?

Mercedes EQE Üretimi Sona mı Eriyor?

Mercedes EQE üretimi hakkında ortaya atılan iddialar gündemde. Alman devinin EQE modelini sonlandırıp yerine elektrikli E-Serisi getireceği konuşuluyor.

Peki, Çin’in küresel otomobil pazarındaki bu yükselişi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Tesla Batarya Değişim Maliyeti Şoku! Fiyatı Arabayı Geçti!

Elektrikli otomobiller, sessiz sürüşleri, anlık hızlanmaları ve düşük işletme maliyetleri vaadiyle otomotiv dünyasında bir devrim yarattı. Ancak bu modern teknolojinin madalyonunun bir de diğer yüzü var: garanti sonrası ortaya çıkabilecek yüksek onarım faturaları. Özellikle eski model bir elektrikli araç sahibiyseniz, Tesla batarya değişim maliyeti gibi konular kâbusunuz olabilir. Yakın zamanda yaşanan bir olay, bu gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. 2013 model bir Tesla Model S sahibinin, aracının bataryasını değiştirmek için aldığı fiyat teklifi, otomobilin ikinci el piyasa değerini bile geride bıraktı.

Tesla Batarya Değişim Maliyeti Ne Kadar?

Elektrikli araçların kalbi olan bataryalar, zamanla performans kaybına uğrar. Garanti süresi dolduğunda ise olası bir arıza veya değişim ihtiyacı, sahipleri için ciddi bir finansal yük anlamına gelebilir. ABD’nin Wisconsin eyaletinde yaşayan bir Tesla kullanıcısının başına gelenler, bu durumun en somut örneklerinden birini teşkil ediyor. Reddit platformunda paylaşılan faturaya göre, 2013 model Tesla Model S aracının bataryasını değiştirmek isteyen kullanıcı, yetkili servisten aldığı fiyatlar karşısında büyük bir şok yaşadı.

Kullanıcıya iki farklı seçenek sunuldu. İlk seçenek, mevcut 60 kWh kapasiteli bataryanın yine aynı kapasitede yeni bir batarya ile değiştirilmesiydi. Bu işlemin detayları ise şöyle:

  • Yeni 60 kWh Batarya Paketi: 13.250 Dolar
  • İşçilik Ücreti (Yaklaşık 3 saat): 580,50 Dolar
  • Toplam Maliyet: 13.830 Dolar

Bu rakam, günümüzdeki birçok yeni otomobilin peşinatından bile daha yüksek. Ancak asıl şaşırtıcı olan, bu maliyetin aracın mevcut piyasa değeriyle olan ilişkisi. 2013 model bir Tesla Model S, kondisyonuna bağlı olarak ikinci el piyasasında 10.000 ila 15.000 dolar arasında bir değere sahip. Dolayısıyla, standart bir batarya değişimi bile aracın değerine çok yakın, hatta bazı durumlarda daha pahalı olabiliyor.

Tesla Model S batarya değişimi ve maliyetleri

Daha Yüksek Kapasite, Daha Yüksek Fatura

Tesla servisinin sunduğu ikinci seçenek ise aracı daha yüksek kapasiteli ve dolayısıyla daha uzun menzilli 90 kWh’lik bir batarya ile yükseltmekti. Bu seçenek, performansı artırsa da faturayı çok daha korkutucu bir seviyeye taşıyor. 90 kWh’lik batarya yükseltmesinin maliyet dökümü ise adeta dudak uçuklatıyor:

  • Yeni 90 kWh Batarya Paketi: 18.000 Dolar
  • Yazılım Aktivasyonu (Tam kapasite kullanımı için): 4.500 Dolar
  • Montaj ve Ek Parçalar: Yaklaşık 762 Dolar
  • Toplam Maliyet: 23.262 Dolar

Neredeyse 24.000 dolara ulaşan bu maliyet, aracın ikinci el değerinin yaklaşık iki katına denk geliyor. Bu durum, “ikinci el elektrikli araba batarya ömrü” konusunda potansiyel alıcıların neden bu kadar endişeli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Aracın en değerli parçasının değişim maliyetinin, aracın kendisinden daha pahalı olması, elektrikli otomobil sahipliğinin uzun vadeli sürdürülebilirliği hakkında ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.

Bununla birlikte, bu yüksek maliyetlerin arkasında yatan bazı teknik ve ekonomik gerçekler bulunmaktadır. Batarya paketleri, lityum, kobalt ve nikel gibi değerli ve fiyatı değişken ham maddeler içerir. Ayrıca, bu bataryaların üretimi oldukça karmaşık ve teknoloji yoğun bir süreçtir. Bu nedenle, Tesla batarya garantisi sonrası maliyetler, içten yanmalı motorlu araçlardaki motor revizyonu gibi büyük onarımlardan bile katbekat daha yüksek olabilmektedir.

Bu durum, özellikle ikinci el elektrikli araç pazarını doğrudan etkiliyor. Garanti süresi bitmek üzere olan veya bitmiş bir elektrikli otomobil satın almayı düşünenler için batarya sağlığı, en kritik kontrol noktası haline geliyor. Aksi takdirde, uygun fiyata alındığı düşünülen bir araç, kısa bir süre sonra devasa bir batarya faturasıyla bir finansal kâbusa dönüşebilir. Gelecekte üçüncü parti tamir atölyelerinin yaygınlaşması ve batarya hücrelerini tek tek değiştirme gibi daha uygun maliyetli çözümlerin gelişmesi, bu soruna bir nebze olsun çare olabilir. Ancak şimdilik, eski bir Tesla’nın kalbini yenilemenin bedeli, neredeyse yeni bir kalp nakli kadar pahalı görünüyor.

Mercedes EQE Üretimi Sona mı Eriyor?

Mercedes EQE Üretimi Sona mı Eriyor?

Mercedes EQE üretimi hakkında ortaya atılan iddialar gündemde. Alman devinin EQE modelini sonlandırıp yerine elektrikli E-Serisi getireceği konuşuluyor.

Peki, Tesla batarya değişim maliyeti hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

PlayStation Plus Şubat 2026 Oyunları Sızdı

Sony’nin popüler abonelik hizmeti için merakla beklenen PlayStation Plus Şubat 2026 ücretsiz oyunları listesine dair ilk ve en önemli sızıntı oyun dünyasının gündemine oturdu. Her ay milyonlarca abonenin kütüphanesine yeni yapımlar ekleyen hizmetin önümüzdeki ayki ana yıldızının, gerçekçi boks simülasyonu Undisputed olacağı iddia ediliyor. Bu iddia, daha önceki isabetli sızıntılarıyla tanınan güvenilir bir kaynaktan geldiği için oyuncular arasında büyük bir heyecan yarattı.

PlayStation Plus Şubat 2026 Listesinin Başrolü Sızdırıldı

Oyun dünyasındaki sızıntılarıyla ünlenen ve genellikle doğru bilgiler paylaşan billbil-kun, PlayStation Plus’ın Şubat 2026 seçkisinin ana oyununu açıkladı. Kaynağın iddiasına göre, Steel City Interactive tarafından geliştirilen ve gerçekçiliğiyle dikkat çeken boks oyunu Undisputed, önümüzdeki ay tüm PS Plus abonelik katmanları için ücretsiz olarak sunulacak. Bu, oyunun hem Essential hem de Extra ve Premium/Deluxe üyeleri tarafından indirilebileceği anlamına geliyor.

Sızıntıya göre, Undisputed 3 Şubat 2026 tarihinden itibaren erişime açılacak ve 3 Mart 2026 tarihine kadar kütüphaneye eklenebilecek. Bu tür sızıntılar genellikle Sony’nin resmi duyurusundan birkaç gün önce ortaya çıkıyor ve oyunculara beklentilerini şekillendirme fırsatı sunuyor. Eğer bu iddia doğru çıkarsa, Sony’nin spor ve simülasyon oyunu severler için oldukça tatmin edici bir ay hazırladığı söylenebilir.

Bu gelişme, PlayStation Plus hizmetinin değerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Sony, her ay farklı türlerden oyunları ücretsiz olarak sunarak abonelik sistemini cazip kılmaya devam ediyor. Özellikle Undisputed gibi niş ancak sadık bir kitleye sahip olan kaliteli yapımların hizmete eklenmesi, oyuncu çeşitliliğini artırma stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Undisputed: Gerçekçi Bir Boks Deneyimi

Peki, PlayStation Plus abonelerini bekleyen Undisputed nasıl bir oyun? Klasik arcade tarzı dövüş oyunlarının aksine, Undisputed tamamen gerçekçilik üzerine kurulu bir simülasyon deneyimi sunuyor. Oyuncuların başarısı, sadece hızlı tuş kombinasyonlarına değil, aynı zamanda strateji, zamanlama ve doğru pozisyon alma gibi taktiksel unsurlara dayanıyor. Bu derinlemesine oynanış yapısı, boks sporunun zihinsel mücadelesini sanal ringe taşıyor.

Oyunun öne çıkan bazı özellikleri şunlardır:

  • Detaylı Kariyer Modu: Oyuncular, kendi boksörlerini yaratarak amatör liglerden başlayıp dünya şampiyonluğuna uzanan zorlu bir yolculuğa çıkabiliyor. Bu modda antrenman, maç yönetimi ve rakip analizi gibi unsurlar büyük önem taşıyor.
  • Geniş Lisanslı Kadro: Oyunda, Tyson Fury ve Canelo Álvarez gibi günümüzün efsane isimlerinden, Muhammed Ali gibi tüm zamanların en büyük boksörlerine kadar geniş bir lisanslı dövüşçü yelpazesi bulunuyor.
  • Gerçekçi Fizik Motoru: Undisputed, ayak hareketlerinden savunma manevralarına, 60’tan fazla farklı yumruk türünden darbe etkilerine kadar her detayıyla gerçekçi bir fizik motoru kullanıyor. Bu sayede her maç, kendine özgü bir dinamik sunuyor.
  • Kapsamlı Karakter Yaratma: Oyuncular, kendi dövüşçülerini yaratırken vücut yapısından dövmelere, şort tasarımlarından eldivenlere kadar sayısız detayı kişiselleştirebiliyor.

Bununla birlikte, Sony’nin PlayStation Plus Şubat 2026 oyunlarının tam listesini genellikle ayın son Çarşamba günü, yani 28 Ocak’ta resmi olarak duyurması bekleniyor. O zamana kadar bu bilgi sızıntı olarak kalacak olsa da, kaynağın geçmişteki sicili göz önüne alındığında Undisputed’ın listeye girme ihtimali oldukça yüksek görünüyor. Resmi duyuru ile birlikte listedeki diğer oyunlar da netlik kazanacak ve aboneler yeni oyunlarına kavuşmak için gün saymaya başlayacak.

Bir Zamanlar GTA 5’in Rakibiydi! Şimdi ise Yalan Oldu!

Bir Zamanlar GTA 5’in Rakibiydi! Şimdi ise Yalan Oldu!

Watch Dogs serisinin geleceği, Ubisoft'un yeniden yapılanma süreciyle belirsizliğe büründü. Yeni oyun iptal mi edildi?

Peki, PlayStation Plus Şubat 2026 oyunları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Mercedes EQE Üretimi Sona mı Eriyor?

Otomotiv dünyasından gelen son iddialara göre, Mercedes EQE üretimi yakın gelecekte sonlanabilir. Alman otomobil devi, tamamen elektrikli sedan modeli EQE’nin yerine, klasik E-Serisi tasarımını taşıyacak yeni bir elektrikli model hazırlığında olduğunu gösteriyor. Bu hamle, markanın elektrikli araç stratejisinde önemli bir değişikliğe işaret ediyor.

Mercedes EQE Üretimi Neden Durduruluyor?

Mercedes-Benz’in bu strateji değişikliğinin arkasında, “EQ” markasını ayrı bir seri olarak konumlandırmak yerine, elektrikli teknolojiyi markanın köklü ve tanınmış modellerine entegre etme planı yatıyor. Bu nedenle, EQE gibi bağımsız elektrikli modellerin yerini, E-Serisi gibi ikonik isimlerin tamamen elektrikli versiyonları alacak. Bu yaklaşım, markanın sadık müşteri kitlesi için daha tanıdık bir geçiş sunmayı hedefliyor.

Mercedes-Benz EQE elektrikli sedan

Bununla birlikte, ortaya çıkan bilgilere göre, EQE’nin yerini alacak yeni modelin adı “E-Class with EQ Technology” olabilir. Bu aracın uzun süredir kamuflajlı olarak test edildiği ve önemli teknik özelliklerle donatılacağı belirtiliyor.

Yeni Elektrikli E-Serisi Neler Sunacak?

Yeni tamamen elektrikli E-Serisi’nin, markanın yeni geliştirdiği MB.EA platformu üzerine inşa edilmesi bekleniyor. Bu platform, elektrikli GLC modelinde de kullanılıyor. Teknik özellikler arasında 94 kWh kapasiteli bir batarya ve çift elektrik motoru bulunacağı konuşuluyor. Bu donanım sayesinde aracın 700 kilometreden fazla menzil sunması hedefleniyor.

Mercedes-Benz E-Serisi

Ayrıca, bu stratejinin sadece EQE ile sınırlı olmadığı, amiral gemisi modeli EQS’in de benzer bir kaderi paylaşabileceği söyleniyor. İddialara göre Mercedes-Benz, gelecekte S-Serisi’ni hem içten yanmalı motorlu hem de tamamen elektrikli versiyonlarla tek bir çatı altında sunarak ürün gamını sadeleştirecek.

Tesla Hiç Müdahale Olmadan ABD’yi Baştan Sona Geçti!

Tesla Hiç Müdahale Olmadan ABD’yi Baştan Sona Geçti!

Tesla Model S, FSD teknolojisiyle Los Angeles'tan New York'a hiç müdahale olmadan gitti. Otonom sürüş tarihine geçen yolculuğun detayları.

Peki, Mercedes’in bu yeni stratejisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Shein Türkiye Satışları Durduruldu!

Popüler online moda platformu Shein Türkiye satışları durduruldu ve bu karar, markanın sadık müşteri kitlesi arasında büyük bir şaşkınlık yarattı. Özellikle uygun fiyatlı ve trend ürünleriyle tanınan Çin merkezli e-ticaret devi, yaptığı resmi bir açıklama ile Türkiye’deki operasyonlarına geçici bir süreliğine ara verdiğini duyurdu. Bu ani kararın arkasında yatan nedenler ve hem tüketiciler hem de Türkiye e-ticaret pazarı için ne anlama geldiği ise merak konusu oldu.

Şok Karar: Shein Türkiye Satışları Neden Durduruldu?

Shein tarafından yapılan resmi açıklamada, kararın temel gerekçesi olarak “yerel mevzuatlarda yapılan son değişiklikler” gösterildi. Şirket, müşterilerine yönelik duyurusunda durumu üzüntüyle karşıladıklarını ve bu durumun yaratabileceği hayal kırıklığını anladıklarını belirtti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Yerel mevzuatlarda yapılan son değişiklikler nedeniyle, Türkiye’deki satışlarımıza geçici bir süreyle ara vermek zorunda kaldığımızı üzülerek bildirmek isteriz. […] sizlere en son moda ve yaşam tarzı trendlerini sunmaya devam edebilmek adına, karşılaşılabilecek engelleri aşmak için var gücümüzle çalıştığımızı bilmenizi isteriz.”

Bu açıklama, kararın kalıcı olmaktan ziyade geçici bir önlem olduğunu ve şirketin Türkiye pazarına geri dönme niyetinde olduğunu gösteriyor. Ancak, açıklamada bahsedilen “mevzuat değişikliklerinin” ne olduğu net bir şekilde belirtilmedi. Bu durum, kararın perde arkasında yatan asıl nedenlerin daha derinlemesine incelenmesini gerektiriyor.

Shein Türkiye satışlarını durdurma kararı

Sektör uzmanları ve ekonomi analistleri, Shein’in işaret ettiği mevzuat değişikliklerinin, Türkiye’nin son dönemde özellikle Çin’den yapılan ithalata yönelik uyguladığı ek gümrük vergileri ve yeni e-ticaret düzenlemeleri olduğunu düşünüyor. Türkiye, yerli üreticiyi korumak ve cari açığı azaltmak amacıyla yurt dışından, özellikle de Çin gibi ülkelerden gelen tekstil, ayakkabı ve elektronik gibi ürünlere ek vergiler getirmişti. Shein’in iş modeli, doğrudan Çin’deki üreticilerden son tüketiciye çok düşük fiyatlarla ürün göndermeye dayandığı için, bu ek vergiler şirketin fiyat avantajını ve kârlılığını ciddi şekilde etkilemiş olabilir. Bu nedenle, şirketin operasyonlarını yeniden yapılandırmak ve yeni vergi maliyetlerini iş modeline entegre etmek için zamana ihtiyacı olduğu tahmin ediliyor.

Fast Fashion Devi Shein’in İş Modeli ve Türkiye Pazarı

Shein’in küresel başarısının arkasındaki temel faktör, “ultra hızlı moda” (ultra-fast fashion) olarak bilinen iş modelidir. Bu model, en son podyum trendlerini rekor sürede analiz edip, çok düşük maliyetlerle üreterek ve agresif bir dijital pazarlama stratejisiyle doğrudan tüketicilere ulaştırmaya dayanır. Her gün binlerce yeni ürünün siteye eklenmesi, sosyal medya fenomenleriyle yapılan iş birlikleri ve rakipsiz fiyatlar, Shein’i özellikle Z kuşağı arasında bir fenomene dönüştürdü.

Türkiye’de de durum farklı değildi. Marka, özellikle gençler ve bütçesini düşünen tüketiciler için önemli bir alternatif haline gelmişti. Sunduğu çeşitlilik ve ulaşılabilirlik, yerel pazardaki birçok markanın rekabet etmekte zorlandığı bir avantaj sağlıyordu. Dolayısıyla, Shein Türkiye satışları durduruldu haberi, sadece bir markanın pazardan çekilmesi değil, aynı zamanda on binlerce tüketicinin alıştığı bir alışveriş deneyiminin de askıya alınması anlamına geliyor.

Tüketicileri ve Yerel Markaları Neler Bekliyor?

Shein’in bu geçici çekilme kararı, pazarda çeşitli etkilere yol açacaktır. Kısa vadede, Shein müşterileri alternatif platformlara yönelecektir. Bu durum, hem diğer global e-ticaret siteleri hem de yerel markalar için bir fırsat penceresi yaratabilir. Özellikle uygun fiyatlı moda segmentinde faaliyet gösteren yerli markalar, Shein’in bıraktığı boşluğu doldurmak için pazarlama ve ürün stratejilerini güçlendirebilirler.

Bununla birlikte, tüketiciler açısından bakıldığında, Shein’in sunduğu ürün çeşitliliğini ve fiyat seviyesini başka bir platformda bulmak zor olabilir. Bu durum, bazı tüketiciler için hayal kırıklığı yaratırken, aynı zamanda yerel ürünlere ve markalara olan ilgiyi artırma potansiyeli de taşımaktadır. Uzun vadede ise Shein’in Türkiye pazarına geri dönüp dönmeyeceği ve dönerse hangi koşullarla döneceği belirleyici olacaktır. Şirket, yeni vergi düzenlemelerine uyum sağlayarak fiyatlarını artırmak zorunda kalabilir, bu da eski popülaritesini etkileyebilir.

  • Tüketici Etkisi: Alışveriş alışkanlıklarının değişmesi ve alternatif platform arayışı.
  • Yerel Rekabet: Yerli markalar için pazar payı kazanma fırsatı.
  • Piyasa Dinamikleri: Hızlı moda segmentinde geçici bir boşluk oluşması.
  • Gelecek Senaryoları: Shein’in olası bir geri dönüşte yeni fiyatlandırma politikası izlemesi.

Sonuç olarak, Shein’in Türkiye’deki faaliyetlerini durdurma kararı, global e-ticaret devlerinin yerel düzenlemeler karşısındaki hassasiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Şirketin gelecekteki adımları ve Türkiye pazarına yeniden entegrasyon süreci, hem moda perakendeciliği hem de e-ticaret sektörü tarafından yakından izlenecektir.

Temu Türkiye Satışlarını Kısıtladı!

Temu Türkiye Satışlarını Kısıtladı!

Temu, Türkiye’ye yurtdışı satışlarını kapattı. Ofis baskını sonrası platformda sadece yerel satıcılar kaldı. İşte detaylar.

Peki, Shein’in Türkiye’deki satışlarını durdurması hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Galaxy S26 Ultra Ekranı ile Öne Çıkacak

Samsung’un yeni amiral gemisi Galaxy S26 Ultra ekran özellikleri hakkında ortaya çıkan yeni söylentiler, teknoloji dünyasında büyük bir heyecan yaratıyor. Şirketin akıllı telefon ekranlarındaki liderliği zaten biliniyor; ancak bu kez çözünürlük veya yenileme hızı gibi standart metriklerden ziyade, kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyecek iki pratik ve devrimsel yeniliğe odaklanıldığı görülüyor.

Galaxy S26 Ultra Ekran Özellikleri Neler Olacak?

Sızıntılara göre Galaxy S26 Ultra, iki temel ekran teknolojisiyle öne çıkacak: “Privacy Display” (Gizlilik Ekranı) ve yansıma önleyici “Gorilla Armor” cam. Bu özellikler, telefonun günlük kullanımını daha güvenli ve konforlu hale getirmeyi amaçlıyor. Samsung’un bu hamlesi, teknik özellik yarışından sıyrılarak gerçek dünya problemlerine çözüm sunma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Privacy Display: Meraklı Gözlere Karşı Dahili Koruma

Bu iki özellikten belki de en ilgi çekici olanı Privacy Display. Hem üçüncü parti kaynaklardan gelen sızıntılar hem de Samsung’un kendi patent başvuruları, bu teknolojinin ekranın yanlardan görünürlüğünü kısıtlarken, doğrudan bakıldığında net ve canlı bir görüntü sunacağını işaret ediyor. Bu, aslında ek bir ekran koruyucuya ihtiyaç duymadan, telefona entegre edilmiş bir gizlilik filtresi gibi çalışacak.

nGalaxy S26 Ultra Gizlilik Ekranı özelliğinOne UI Gizlilik Ekranı ayarların

Bu özellik, özellikle toplu taşıma, kafe gibi halka açık alanlarda telefonlarını sıkça kullananlar için büyük bir avantaj sunuyor. Bankacılık uygulamaları, özel mesajlaşmalar veya hassas iş belgeleri gibi içerikler ekranda açıkken, yanınızdaki kişilerin ekranınızı görmesi engellenecek. Samsung’un bu özelliği, kullanıcıların tek bir dokunuşla etkinleştirebileceği veya belirli uygulamalar için otomatik olarak devreye girecek şekilde ayarlayabileceği bir yazılım entegrasyonuyla sunması bekleniyor. Bu küçük ama etkili değişiklik, kullanıcı deneyiminde önemli bir fark yaratma potansiyeline sahip.

Gorilla Armor: Yansımalara Son Veren Teknoloji

Diğer önemli özellik olan Gorilla Armor cam ise aslında yeni bir teknoloji değil. Samsung, bu dayanıklı camı ilk olarak Galaxy S24 Ultra modelinde kullanmış ve S25 Ultra’da da devam ettirmişti. Dolayısıyla, S26 Ultra’da da yer almasına kesin gözüyle bakılıyor. Bu cam, önceki nesillere göre çizilmelere ve düşmelere karşı çok daha yüksek bir koruma sağlıyor.

Ancak Gorilla Armor’un en çarpıcı yanı, yansımaları büyük ölçüde azaltması. Bu özellik, ekranın parlak güneş ışığı altında veya yoğun aydınlatmalı iç mekanlarda bile son derece okunaklı olmasını sağlıyor. Her ne kadar Samsung bu özelliği yeterince pazarlamamış olsa da, Gorilla Armor kullananlar için günlük deneyimi iyileştiren en önemli faktörlerden biri haline geldi. Bu teknolojinin Galaxy S26 Ultra’da da devam etmesi, dış mekan kullanım konforunu en üst düzeye çıkaracaktır.

Bununla birlikte, teknoloji dünyasındaki bir diğer beklenti de bu tür premium özelliklerin daha geniş kitlelere ulaşması. Örneğin, Apple’ın tüm iPhone 17 serisinde yansıma önleyici ekran kullanacağı konuşuluyor. Samsung’un ise Gorilla Armor’ı şimdilik sadece Ultra modeline özel tutmaya devam etmesi bekleniyor. Söylentilere göre Samsung, Galaxy S26 serisini 25 Şubat’ta düzenleyeceği bir etkinlikle tanıtabilir.

nubia Air: Çok Zarif, Çok Güçlü

nubia Air: Çok Zarif, Çok Güçlü

nubia Air, zarif tasarımı ve yapay zeka destekli özellikleri ile modern kullanıcılar için mükemmel bir seçenek.

Peki, Galaxy S26 Ultra’nın beklenen ekran özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

WhatsApp Sizin Yerinize Düşünecek

WhatsApp, yapay zeka asistanı Meta AI için kullanıcı deneyimini kökten değiştirecek bir yenilik üzerinde çalışıyor: WhatsApp Düşünme Modu. Android için yayınlanan en son 2.26.3.10 beta sürümünde keşfedilen bu özellik, yapay zekanın artık çok daha karmaşık ve derinlemesine yanıtlar vermesini sağlayarak onu daha yetenekli bir asistana dönüştürmeyi hedefliyor. Bu gelişme, Meta AI’ın yapay zeka pazarındaki rakipleriyle arasındaki farkı kapatma yolunda atılmış önemli bir adım olarak görülüyor.

Günümüzde yapay zeka, teknoloji dünyasının en sıcak gündem maddesi olmaya devam ediyor. Şirketler, kullanıcılarına daha akıllı ve daha entegre deneyimler sunmak için kıyasıya bir rekabet içinde. Bu rekabetin en önemli oyuncularından biri olan Meta da, sahip olduğu devasa kullanıcı tabanını yapay zeka yetenekleriyle buluşturmak için çalışmalarını hızlandırıyor. İşte bu stratejinin en son meyvesi, WhatsApp’a entegre edilen Meta AI için geliştirilen bu yeni ve gelişmiş sorgulama modu oldu.

WhatsApp Düşünme Modu Nedir ve Nasıl Çalışacak?

WhatsApp Düşünme Modu, temel olarak Meta AI’ın kullanıcılardan gelen talepleri işleme biçimini değiştiren bir seçenek sunuyor. Şu anki varsayılan çalışma prensibi, hız odaklı. Ancak yeni güncellemeyle birlikte kullanıcılara iki farklı etkileşim modu sunulacak: Hızlı Mod (Fast Mode) ve Düşünme Modu (Thinking Mode). Kullanıcılar, sohbet ekranındaki yeni bir menü aracılığıyla bu iki mod arasında kolayca geçiş yapabilecekler.

Bu iki modun temel farkları ve işlevleri ise şöyle:

  • Hızlı Mod: Bu, şu anda tüm kullanıcıların deneyimlediği varsayılan moddur. Amacı, basit sorulara ve komutlara mümkün olan en kısa sürede yanıt vermektir. Derinlemesine bir analiz veya karmaşık bir akıl yürütme gerektirmeyen durumlarda idealdir. Bu mod, sohbet çubuğunda bir şimşek simgesi ile temsil edilecektir.
  • Düşünme Modu: Bu, özelliğin asıl yeniliğini oluşturan moddur. Etkinleştirildiğinde, Meta AI gelen talebi işlemek için kendine daha fazla zaman tanır. Bu ek süre, yapay zekanın konuyu daha derinlemesine analiz etmesine, karmaşık sorunları adımlara ayırmasına ve sonuç olarak daha doğru, yapılandırılmış ve kapsamlı yanıtlar üretmesine olanak tanır. Bu mod ise bir ampul simgesi ile gösterilecektir.

Kullanıcılar, sohbet çubuğundaki şimşek simgesine dokunarak Düşünme Modu’na geçebilecek ve simge ampule dönüşecek. Tekrar Hızlı Mod’a dönmek istediklerinde ise ampul simgesine dokunmaları yeterli olacak. Bu esneklik, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre yapay zekanın yeteneklerini anlık olarak ayarlayabilmesini sağlayacak.

WhatsApp beta Android sürümünde Meta AI için düşünme modunun nasıl etkinleştirileceğini gösteren ekran görüntüsü

Yukarıdaki ekran görüntüsünde de görüldüğü gibi, Meta AI ile olan sohbet penceresinde bu yeni özelliğin arayüzü net bir şekilde ortaya çıkıyor. Bu özellik, özellikle karmaşık görevler üzerinde çalışan kullanıcılar için bir devrim niteliği taşıyor. Örneğin, bir proje planı hazırlamak, farklı ürünler arasında karşılaştırma yapmak, uzun bir makaleyi özetlemek veya çok adımlı bir sorunu çözmek gibi durumlarda Düşünme Modu’nun performansı kritik bir rol oynayacaktır.

Yapay Zeka Rekabetinde Meta’nın Yeni Hamlesi

Meta AI’ın bir süredir sessiz kalması, rakipleri OpenAI (ChatGPT) ve Google (Gemini) gibi platformların sürekli yeni ve yenilikçi araçlar sunmasıyla dikkat çekiyordu. Düşünme Modu’nun geliştirilmesi, Meta’nın bu rekabette geri kalmak istemediğinin ve yapay zeka asistanını daha gelişmiş akıl yürütme yetenekleriyle donatma niyetinin en net göstergesi. Bu hamle, Meta AI’ı basit bir sohbet botu olmaktan çıkarıp, gerçekten problem çözebilen bir asistana dönüştürme potansiyeli taşıyor.

Bununla birlikte, bu özellik Meta’nın genel yapay zeka stratejisinin sadece bir parçası. Şirket, yapay zekayı Facebook, Instagram ve WhatsApp gibi tüm platformlarına derinlemesine entegre ederek, kullanıcı etkileşimini artırmayı ve yeni gelir modelleri oluşturmayı hedefliyor. WhatsApp gibi milyarlarca insanın her gün kullandığı bir platforma bu denli güçlü bir yapay zeka aracının eklenmesi, teknolojinin çok daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacaktır.

Kullanıcı Deneyimi Üzerindeki Potansiyel Etkileri

WhatsApp Düşünme Modu’nun kullanıma sunulması, günlük dijital alışkanlıklarımızı önemli ölçüde etkileyebilir. Bu özelliğin pratik kullanım alanları oldukça geniştir:

  • Öğrenciler İçin: Karmaşık bir matematik probleminin çözüm adımlarını öğrenmek, bir tarih konusu hakkında detaylı bir özet çıkarmak veya bir kompozisyon için beyin fırtınası yapmak gibi konularda güçlü bir yardımcı olabilir.
  • Profesyoneller İçin: Uzun bir raporu veya e-posta zincirini özetlemek, bir iş toplantısı için gündem maddeleri oluşturmak veya yeni bir pazarlama stratejisi için fikirler geliştirmek gibi görevlerde zaman kazandırabilir.
  • Günlük Kullanım: Bir sonraki tatil için detaylı bir seyahat planı hazırlatmak, haftalık yemek menüsü ve alışveriş listesi oluşturmak veya yeni bir hobi öğrenmek için adım adım talimatlar almak gibi pek çok alanda hayatı kolaylaştırabilir.

Özelliğin henüz geliştirme aşamasında olduğunu ve beta test kullanıcılarına bile sunulmadığını belirtmekte fayda var. WhatsApp’ın bu özelliği tüm kullanıcılara sunmadan önce üzerinde daha fazla iyileştirme yapması bekleniyor. Ancak bu sızıntı, anlık mesajlaşma uygulamalarının geleceğinin ne yönde şekilleneceğine dair önemli bir ipucu veriyor: Artık sadece iletişim kurduğumuz değil, aynı zamanda düşündüğümüz, planladığımız ve ürettiğimiz platformlar haline geliyorlar.

WhatsApp’ta Yeni Bir Dönem Başlıyor!

WhatsApp’ta Yeni Bir Dönem Başlıyor!

WhatsApp eski mesajları gösterme özelliği beta testlerinde! Yeni grup üyeleri artık geçmiş konuşmaları görebilecek.

Peki, WhatsApp Düşünme Modu hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Windows 11 için Acil Güncelleme!

Microsoft, Windows 11 kullanıcılarını etkileyen ve özellikle Outlook uygulamasının çökmesine neden olan kritik bir hatayı gidermek için ikinci bir acil durum güncellemesi yayınladı. Teknoloji devi, normal güncelleme takviminin dışına çıkarak sunduğu bu yama ile Ocak 2026 güvenlik güncellemesinin hemen ardından başlayan sistemsel sorunları çözmeyi hedefliyor.

Windows 11’deki Outlook Çökme Sorunu Yayınlanan Yeni Yamayla Çözüldü

Yayınlanan teknik raporlara göre söz konusu hata, uygulamaların bulut tabanlı depolama alanlarında bulunan dosyaları açarken veya kaydederken kilitlenmesine yol açıyordu. Kullanıcıların en çok şikayet ettiği durumların başında ise Outlook veri dosyalarının (PST), OneDrive gibi çevrimiçi platformlarda saklandığı senaryolarda uygulamanın hiç açılmaması, tepki vermemesi veya aniden kapanması geliyordu.

Windows 11

Bu son gelişme, Microsoft’un bu yılın başında yayınladığı güvenlik paketinden kaynaklanan hatalar için yapmak zorunda kaldığı ikinci acil müdahale olarak kayıtlara geçti. Şirket, hatırlanacağı üzere geçtiğimiz hafta da bazı Windows 11 cihazların kapanmasını veya uyku moduna geçmesini engelleyen farklı bir hatayı düzeltmişti. Ayrıca hem Windows 10 hem de Windows 11 sistemlerinde yaşanan uzaktan bağlantı sorunları da yine bu süreçte giderilmişti.

Windows 11 Çalıştıran Telefon Geliyor: NexPhone

Windows 11 Çalıştıran Telefon Geliyor: NexPhone

NexDock'un yeni harikası NexPhone, Android, Linux ve tam sürüm Windows 11 çalıştıran akıllı telefon olarak geliyor.

Microsoft, “plan dışı” olarak adlandırılan bu tür güncellemeleri yalnızca standart güncelleme döngüsünü bekleyemeyecek kadar ciddi ve acil sorunlar söz konusu olduğunda yayınlıyor. Neyse ki yayınlanan bu son yama kümülatif bir özelliğe sahip. Yani kullanıcıların Ocak ayı güncellemesiyle birlikte ortaya çıkan tüm bu sorunları düzeltmek için sadece bu son yayınlanan paketi indirip yüklemeleri yeterli oluyor.

Peki, siz son dönemde bilgisayarınızda Outlook kullanımı veya dosya kaydetme işlemleri sırasında benzer sorunlar yaşadınız mı?

Airbus Üretimde Devrim Yapıyor

Havacılık endüstrisinde yapısal parçaların üretim şekli kökten değişiyor. Genellikle metal blokların oyulmasıyla veya dövülmesiyle elde edilen ve strese dayanıklı olması gereken parçalar, artık bir tel bobininden üretilmeye başlandı. Airbus, geleceğin uçaklarını hazırlarken fabrikalarında bu yenilikçi yöntemi gerçeğe dönüştürerek üretim standartlarını yeniden belirliyor.

Havacılıkta Yeni Standart: Airbus Parçaları Artık 3D Yazıcıyla Üretiliyor

Bahsi geçen teknoloji, tel Yönlendirilmiş Enerji Biriktirme (w-DED) adı verilen gelişmiş bir 3D baskı tekniğidir. Bu teknik, geleneksel üretim yöntemlerine kıyasla çok daha az malzeme israfı ile titanyumdan yapısal uçak parçaları oluşturuyor. Geleneksel yöntemlerde metal plakaların işlenmesi gerekirken, bu yeni yaklaşım katmanlı üretim mantığıyla çalışıyor.

Airbus, w-DED, 3D Yazıcı, Titanyum, Havacılık Teknolojisi, A350, Katmanlı Üretim, Uçak Parçaları

Süreç, dijital hassasiyetle hareket eden ve titanyum tel bobini taşıyan çok eksenli bir robot kol kullanılarak işliyor. Lazer, plazma veya elektron ışını gibi enerji kaynakları teli anında eritiyor ve katman katman yüzeye kaynaştırıyor. Bu yöntemle oluşturulan parçalar, nihai şekle çok yakın olduğu için sonrasında sadece boyutları tam oturtmak adına küçük bir işleme sürecinden geçiyor.

Güneş patlamaları Airbus A320 uçaklarını tehdit ediyor

Güneş patlamaları Airbus A320 uçaklarını tehdit ediyor

Airbus, güneş patlamalarının A320 uçaklarında kritik yazılım hatasına yol açması nedeniyle binlerce uçağı acil olarak geri çağırdı.

Havacılıkta metal 3D baskı yaklaşık on yıldır kullanılsa da, bugüne kadar genellikle küçük parçalar için tercih ediliyordu. Ancak w-DED teknolojisi, Airbus’ın yedi metre uzunluğa kadar büyük yapısal titanyum parçalar üretmesine olanak tanıyor. Bu yeni süreç, üretimi saatte yüzlerce gramdan birkaç kilograma çıkararak endüstriyel üretim için büyük bir hız avantajı sağlıyor.

Airbus, w-DED, 3D Yazıcı, Titanyum, Havacılık Teknolojisi, A350, Katmanlı Üretim, Uçak Parçaları

Titanyum, gücü ve hafifliği nedeniyle uçaklar için vazgeçilmez olsa da oldukça pahalı bir hammaddedir. Geleneksel yöntemlerde satın alınan titanyumun büyük bir kısmı işleme sırasında atık haline geliyordu. w-DED teknolojisi sayesinde parça, nihai tasarıma çok yakın bir formda “büyütüldüğü” için hammadde israfı neredeyse tamamen önleniyor.

Microsoft Flight Simulator’de Stranger Things sürprizi!

Microsoft Flight Simulator’de Stranger Things sürprizi!

Microsoft Flight Simulator 2024, Stranger Things genişleme paketiyle Hawkins'i oyuna ekliyor. Detaylar haberimizde.

Airbus, bu teknolojiyi A350 modelinin kargo kapısı çevresindeki parçaların seri üretim entegrasyonunda kullanmaya başladı. Bu parçalar, yerini aldıkları geleneksel bileşenlerle işlevsel olarak aynı olsa da maliyet açısından önemli tasarruflar sunuyor. Gelecekte kanatlar ve iniş takımları gibi daha kritik bölgelerde de bu teknolojinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Airbus, w-DED, 3D Yazıcı, Titanyum, Havacılık Teknolojisi, A350, Katmanlı Üretim, Uçak Parçaları

Ayrıca bu teknoloji “DED için tasarım” kavramını da beraberinde getiriyor. Mühendisler artık karmaşık bir parçayı birleştirilmesi gereken ayrı parçalar yerine, tek seferde basılan bütünleşik bir parça olarak tasarlayabiliyor. Bu durum tedarik zincirini basitleştirirken montaj işçiliğini azaltıyor ve üretim döngüsünü ciddi oranda kısaltıyor.

3D yazıcı satın alırken dikkat edilmesi gerekenler

3D yazıcı satın alırken dikkat edilmesi gerekenler

Günümüzde popülerliği giderek artan 3D yazıcıların birden fazla türü mevcut. 3D yazıcı alırken nelere dikkat edilmeli? sorusuna cevap verdik.

Airbus ve ortakları, kritik parçalar için bu teknolojiyi geliştirmeye ve farklı enerji kaynaklarını test etmeye devam ediyor. Havacılık sektöründe üretim standartlarını değiştirecek bu gelişmeler, özellikle maliyet ve hız açısından büyük vaatler taşıyor. Siz bu yeni üretim teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce 3D yazıcılar gelecekte uçak üretiminin tamamını üstlenebilir mi?

Android 17 iOS 26 Gibi Olacak

Google, bir sonraki büyük mobil işletim sistemi sürümü için hazırlıklarını sürdürüyor. Sızıntılara göre, Android 17 arkaplan bulanıklığı özelliğini sistem geneline yayarak kullanıcı arayüzünde önemli bir görsel yenilik sunmaya hazırlanıyor. Bu değişiklik, telefonlarımızın görünümünü daha modern ve katmanlı bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor.

Arkaplan bulanıklığı, ilk olarak Android 16’nın Material 3 Expressive tasarım dili güncellemesiyle Hızlı Ayarlar ve Bildirim Paneli gibi alanlarda karşımıza çıkmıştı. Bu özellik, ön plandaki bir menü açıldığında arkada kalan ekranın (örneğin ana ekran veya bir uygulama) hafifçe bulanıklaştırılması prensibine dayanıyor. Google’a göre bu yaklaşım, arayüze bir derinlik hissi katıyor ve kullanıcının dikkatini ön plandaki içeriğe odaklamasına yardımcı oluyor.

Bununla birlikte, Android 17 ile bu estetik dokunuşun daha fazla alana yayılması bekleniyor. Uygulama çekmecesini açtığınızda veya son uygulamalar menüsünü görüntülediğinizde, duvar kağıdınızın veya önceki uygulamanızın bulanık bir versiyonunu görmek, katı bir renk bloğundan daha şık bir deneyim sunuyor. Sızan bilgilere göre, yeni sürümde ses ayar çubuğu bile “buzlu cam” benzeri yarı saydam bir görünüme kavuşacak ve arkasındaki içeriği bulanık bir şekilde gösterecek.

Android 16 bildirim panelinde arkaplan bulanıklığı efekti

Bu Özellik İstenmezse Kapatılabilir mi?

Her ne kadar bu görsel efekt birçok kullanıcı tarafından beğenilse de, bazıları için dikkat dağıtıcı olabiliyor. Neyse ki Google, bu durumu göz önünde bulundurarak bulanıklık efektini devre dışı bırakma seçeneği sunuyor. Eğer siz de bu özelliği kapatmak isterseniz, aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:

  • Ayarlar menüsünü açın.
  • Erişilebilirlik bölümüne gidin.
  • Renk ve hareket seçeneğine dokunun.
  • “Arka plan bulanıklaştırmalarını devre dışı bırak” (veya “Bulanıklığı kaldır”) seçeneğini aktif hale getirin.

Sonuç olarak, kod adı “Cinnamon Bun” olan Android 17’nin büyük bir yeniden tasarımdan ziyade, Android 16 ile başlayan Material 3 Expressive tasarım dilinin bir devamı ve geliştirmesi olması bekleniyor. Bu küçük ama etkili görsel dokunuşlar, Android ekosisteminin daha tutarlı ve estetik bir yapıya kavuşmasına yardımcı olacaktır.

Gemini Destekli Siri Şubat Ayında Geliyor!

Gemini Destekli Siri Şubat Ayında Geliyor!

Apple, Google Gemini destekli yeni Siri'yi Şubat'ta tanıtmaya hazırlanıyor. iOS 26.4 ile gelecek yapay zeka özelliklerinin detayları haberimizde.

Peki, Android 17’nin arkaplan bulanıklığı özelliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

YouTube Music’ten Beklenen Özellik Sonunda Geldi

Popüler müzik ve video platformu YouTube Music, kullanıcıların uzun süredir beklediği ve deneyimi iyileştirecek bir özelliği nihayet kullanıma sundu. Yapılan son güncellemeyle birlikte müzik sıranız artık Android, iOS ve web sürümleri arasında tamamen senkronize bir şekilde çalışacak. Bu yenilik, aynı hesapla oturum açtığınız tüm cihazlar arasında kesintisiz bir müzik deneyimi yaşamanızı ve dinleme keyfinizin bölünmemesini hedefliyor. Daha önceki sürümlerde Android ve iOS üzerindeki “Şu An Çalınan” listeleri birbirinden bağımsız hareket ediyordu ve platformlar arasında tam bir bütünlük sağlanamıyordu.

YouTube Music Müzik Sırasını Artık Android, iOS ve Web’de Eşliyor

Yeni sistemle birlikte mobil uygulamayı açtığınızda, mini oynatıcı kısmında herhangi bir cihazda en son dinlediğiniz şarkıyı anında görebileceksiniz. Siz oynat butonuna basana kadar, normalde sanatçı isminin yazdığı alanda geçici olarak “iPhone’unuzdan” veya “Tarayıcınızdan” şeklinde kaynağı belirten bir bilgilendirme yazısı yer alacak. Bu küçük ama etkili arayüz detayı, müziğin hangi cihazdan aktarıldığını ve listenin nereden geldiğini anlamanızı oldukça kolaylaştıracak.

YouTube Music, müzik sırası senkronizasyonu, Android, iOS, web, YouTube Music güncelleme, kesintisiz müzik, dijital müzik platformları

YouTube Music, bu altyapıda sıralarınızı sürekli olarak eşitliyor. Platform, mevcut sıraları güncellemek veya üzerine yazmak için herhangi bir cihazdaki son oynatma oturumuna öncelik tanıyor. Yani evden çıkarken bilgisayarda dinlediğiniz bir listeye, telefonunuzdan hiçbir ekstra işlem yapmadan kaldığınız yerden devam edebileceksiniz. Özellikle tablet ve telefonu aynı anda kullananlar veya gün içinde sık sık web sürümü ile mobil uygulama arasında geçiş yapanlar için bu özellik büyük bir zaman tasarrufu ve pratiklik sağlıyor.

YouTube Music, müzik sırası senkronizasyonu, Android, iOS, web, YouTube Music güncelleme, kesintisiz müzik, dijital müzik platformları

Bu özellik şu an için sistemsel olarak çalışıyor ve çoğu kullanıcı için “yaşam kalitesini artıran” önemli bir gelişme olarak nitelendiriliyor. Ancak dinleme alışkanlıkları cihaza göre keskin farklılıklar gösteren kullanıcılar için senkronizasyonu kontrol edecek veya kapatacak bir ayarın şu an için bulunmaması dikkat çekici bir detay. Yine de ekosistem içinde akıcı bir geçiş sunması açısından oldukça değerli bir adım atılmış durumda.

YouTube Music’te ilginç sorun!

YouTube Music’te ilginç sorun!

YouTube Music kullanıcıları, Android platformunda beklenmedik bir sorun yaşamaya başladı.

Siz YouTube Music’in sunduğu bu yeni senkronizasyon özelliği hakkında ne düşünüyorsunuz, gün içinde cihazlar arası geçiş yaparken bu yenilik işinizi kolaylaştırır mı?