Microsoft, yapay zeka araçlarını Windows ve Microsoft 365 gibi yaygın kullanılan ürünlerine entegre etme sürecine devam ediyor. Şirket, son duyurusuyla birlikte Excel, Word ve PowerPoint kullanıcı deneyimini kökten değiştirecek bir yeniliği tanıttı: Office programlarına yakında AI Ajanları ekleniyor.
Microsoft Office, yapay zeka desteğini artırdı
Microsoft’un “Agent Mode” adını verdiği bu özellik, Excel ve Word’e doğrudan entegre ediliyor. Kullanıcılar, basit komutlar vererek karmaşık tablolar ve belgeler hazırlayabiliyor. OpenAI’nin en güncel akıl yürütme modellerini kullanan bu sistem, büyük görevleri adım adım parçalara ayırarak çözüyor.
Excel tarafında Agent Mode, veri analizi, görselleştirme, finansal modelleme ve kapsamlı rapor hazırlama gibi işlevleri yerine getirebiliyor. Microsoft’un paylaştığı verilere göre, bu özellik SpreadsheetBench testlerinde yüzde 57,2 doğruluk oranına ulaşıyor.
Bu oran, insan kullanıcıların yüzde 71,3’lük performansının gerisinde kalsa da, sistemin kendi sonuçlarını kontrol ederek hataları düzeltebilme ve doğru sonuca ulaşana kadar yeniden deneme yeteneği bulunuyor.
Word’de ise Agent Mode, belge hazırlama sürecini interaktif hale getiriyor; içerik taslakları çıkarıyor, öneriler sunuyor ve profesyonel biçimlendirme yapabiliyor.
Spotify CEO'su Daniel Ek Görevini Bırakıyor! Şirket, Eş CEO Dönemiyle YouTube ve Apple'a Karşı Nasıl Bir Strateji İzleyecek?
Microsoft ayrıca, Copilot sohbet botuna entegre edilen “Office Agent” özelliğini de tanıttı. Bu sistem, OpenAI yerine Anthropic’in yapay zeka modelleriyle çalışıyor. Kullanıcılar, sohbet tabanlı komutlarla PowerPoint sunumları veya Word belgeleri hazırlatabiliyor.
Office Agent, bu görevler sırasında web araştırması yapabiliyor ve gerektiği takdirde kullanıcıdan ek bilgiler isteyerek süreci yönlendiriyor. Microsoft’un bu yeni AI ajanlarında hem OpenAI’ın hem de Anthropic’in yapay zekalarını kullanması, şirketin önümüzdeki dönemde daha çok yönlü bir yaklaşım benimseyeceğini gösteriyor.
Samsung’un bir sonraki amiral gemisi serisi Galaxy S26 ile ilgili heyecan verici bir gelişme yaşandı. Daha önce, şirketin Galaxy S26+ modelini kaldırarak yerine Galaxy S26 Edge’i getireceği söylentileri dolaşırken, son raporlar Samsung’un bu kararını yeniden gözden geçirdiğini ve Plus modelini seriye geri getirebileceğini gösteriyor. İşte detaylar.
Düşük Galaxy S25 Edge Satışları Kararı Değiştirdi
Kore merkezli yeni bir rapora göre, Samsung Galaxy S25 Edge’in beklentilerin altındaki satış rakamlarını değerlendirdikten sonra Galaxy S26+ modelinin geliştirme çalışmalarına yeniden başladı. Şirket içinde “M Plus” kod adıyla anılan bu cihazın, önümüzdeki yılın başlarında Galaxy S26 Pro (M1), Galaxy S26 Edge (M2) ve Galaxy S26 Ultra (M3) modelleriyle birlikte piyasaya sürülmesi bekleniyor.
Bilindiği gibi, Galaxy S25 Edge serinin diğer telefonlarından birkaç ay sonra piyasaya sürülmüştü. Bu durum, Samsung’un pazar başarısını tam olarak analiz etmesi için zaman tanıdı. Gelen satış verilerinin ardından şirket, Plus modelini ürün yelpazesinde tutmanın daha doğru bir karar olduğuna hükmetti.
Nothing Phone (4a) Pro, Ekim 2025 itibarıyla IMEI veritabanında ortaya çıktı. Şimdilik cihazla alakalı bir başka resmi veri bulunmuyor.
Rapora göre Samsung, Galaxy S25+ için Eylül-Aralık çeyreğinde 500.000 adet montaj planlarken, Galaxy S25 Edge için bu sayıyı 300.000 adet olarak belirlemişti. Bu rakamlar, Galaxy S25+’a olan talebin Galaxy S25 Edge’e göre daha yüksek olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, aynı dönemde Galaxy S25 için 2.9 milyon, Galaxy S25 Ultra için ise 3.4 milyon adet üretim planlanmıştı.
Tüm Galaxy S25 serisinin (S25, S25+, S25 Ultra) toplam sevkiyat hedefi 37.7 milyon adet olarak belirlenmişti. Eğer Galaxy S26 Edge, selefi Galaxy S25+’tan bir milyon adet daha az satarsa, bu durum Samsung için büyük bir gelir kaybına yol açacaktır. Bu nedenle şirket, herhangi bir riske girmemek adına daha güvenilir bir pazar geçmişine sahip olan Plus modelini Galaxy S26 serisinde geri getirme kararı aldı.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Amerika Birleşik Devletleri’nde elektrikli araçlara yönelik 7.500 dolarlık federal vergi indirimleri 1 Ekim’de sona erdi. Trump yönetiminin aldığı bu kararın ardından, ülkede elektrikli araç satışlarında sert bir düşüş yaşanması bekleniyor.
Elektrikli araçların federal vergi indirimleri sonlandı
Vergi indiriminin sona ermesinden hemen önce, ABD’li müşteriler son fırsattan yararlanmak amacıyla elektrikli araçlara yöneldi. Bu ilgi sonucunda Ağustos ayında ülke genelindeki satışlar rekor kırarak 146 bin adede yükseldi.
Ancak uzmanlar, teşviklerin kalkmasıyla birlikte önümüzdeki aylarda satışların kesin olarak düşeceğini belirtiyor. Ekonomistlerin yaptığı çalışmaya göre, bu teşviklerin kalkmasıyla elektrikli araç satışları yüzde 27 oranında düşebilir. Bu oran, Almanya’da 2024 yılında teşvikler iptal edildiğinde yaşanan gerileme ile aynı seviyede bulunuyor.
ABD’de elektrikli araç fiyatları, içten yanmalı motorlu araçlara göre ortalama 9.000 dolar daha pahalıydı. 7.500 dolarlık teşvik, elektriklilerin fiyatını içten yanmalı rakiplerine yaklaştırıyordu.
Hatta Temmuz ve Ağustos aylarında, indirimler ve kampanyalarla birlikte elektrikli araçların ortalama fiyatı 44.908 dolara düşmüş, benzinli araçların ortalama fiyatı olan 45.521 doların bile altına inmişti.
Spotify CEO'su Daniel Ek Görevini Bırakıyor! Şirket, Eş CEO Dönemiyle YouTube ve Apple'a Karşı Nasıl Bir Strateji İzleyecek?
Elektrikli araçlara verilen bu destekler ilk olarak 1992 yılında George H.W. Bush döneminde gündeme gelmişti. Obama döneminde 7.500 dolarlık kredi, satış noktasında indirim haline getirildi ve Biden yönetimi sırasında da IRA (Enflasyonu Düşürme Yasası) kapsamında devam etti.
Teşvik olmadan otomobil markaları fiyatları düşürmek veya ekstra kampanyalar sunmak zorunda kalacak. Daha önce Tesla ve GM, 2019’da benzer bir teşvik kesintisi yaşadığında fiyat indirerek bu durumu aşmıştı. Ancak günümüzde çoğu üretici zaten elektrikli araçlardan zarar ediyor, ithal modellere gelen yüksek vergiler de durumu ağırlaştırıyor.
Amazon, teknoloji tutkunlarının merakla beklediği Sonbahar Donanım Etkinliği’ni geride bıraktı ve sahneye birçok heyecan verici yenilik sürdü. Kindle’dan akıllı hoparlörlere, ev güvenlik sistemlerinden televizyonlara kadar geniş bir yelpazede yenilikler duyuran Amazon, donanım alanındaki iddiasını bir kez daha kanıtladı. İşte o gecede tanıtılan ve teknoloji dünyasında ses getiren tüm yeni ürünler ve özellikler.
Yenilenen Akıllı Ekranlar Echo Show 8 ve 11
Amazon’un akıllı ekran serisi Echo Show baştan aşağı yenilendi. Yeni modeller, 8 inç ve 11 inçlik ekran seçenekleriyle geliyor. Tasarımda kumaş kaplamalı dikdörtgen bir hoparlör üzerine oturtulmuş modern bir görünüm dikkat çekiyor.
8 inçlik model 720p, 11 inçlik model ise 1080p çözünürlük sunuyor. Her iki cihazda da kişileri daha iyi algılayabilen, geniş açılı 13 MP kameralar bulunuyor. Birden fazla cihazı kolayca kontrol etme yeteneği ve Alexa Plus yapay zekâ asistanı desteği mevcut. 8 inçlik model $179,99, 11 inçlik model ise $219,99 fiyat etiketine sahip olacak.
Gelişmiş Ses Deneyimi Echo Dot Max ve Echo Studio
Amazon’un akıllı hoparlör ailesine güçlü yenilikler geldi. Popüler akıllı hoparlör Echo Dot daha güçlü bir versiyona kavuştu, Echo Dot Max. Standart Echo Dot’a göre 3 kat daha fazla bas vadediyor. Daha hassas mikrofonlar, hoparlör kontrol tuşları ve şık bir LED ışık halkası gibi geliştirmeler içeriyor. Bu model de Alexa Plus yapay zekâ asistanı desteğiyle geliyor. $99,99 fiyatıyla artık daha iddialı bir segmente hitap ediyor.
Ses kalitesine önem verenler için Echo Studio da güncellendi. Önceki nesilden daha kompakt bir tasarıma sahip olan hoparlör, mekânsal ses ve Dolby Atmos desteği sunuyor. Ön tarafında dokunmatik kontroller ve bir LED ekran yer alıyor. Fiyatı ise $219.99 olarak belirlendi.
Yeni Kindle Scribe Modelleri
E-kitap okuyucu pazarının lideri Kindle cephesinde önemli duyurular yapıldı. Amazon, kullanıcıların hem okuma hem de not alma ihtiyaçlarını karşılayacak 3 yeni Kindle Scribe modelini tanıttı.
En dikkat çekici yeniliklerden biri, renkli ekrana sahip bir Scribe modelinin duyurulması oldu. Cihazlar, 2 haftaya kadar pil ömrü, ekranda çeşitli renklerle vurgulama ve çizim yapma gibi özelliklerle geliyor. Yeni Kindle Scribe modellerinin fiyatları $629,99’dan başlayacak.
Yeni Fire TV Serileri
Üst segmentte yer alan Fire TV Omni QLED serisi, gelişmiş görüntü teknolojileri ve hız vaat ediyor. Daha parlak görüntü, daha hızlı performans sunan yeni bir işlemci, Dolby Vision ve HDR10 Plus gibi teknolojilerle donatıldı.
Bu TV’ler de gelişmiş Alexa Plus yapay zekâ asistanı desteğiyle geliyor. Alexa Plus; film önerileri yapma, maç skorlarını öğrenme ve hatta Prime Video içeriklerinde spesifik sahneleri arama gibi kullanışlı özellikler sunacak. 50 inçten 75 inçe kadar farklı boyutlarda sunulacak modellerin başlangıç fiyatı $479,99.
Fire TV 2 ve 4 Serileri
Daha uygun fiyatlı seçenekler arayanlar için yeni 2 ve 4 serisi Fire TV’ler de duyuruldu. Bu modeller, daha ince çerçevelere ve daha güçlü dört çekirdekli işlemcilere sahip. 32 ila 55 inç arası değişen bu TV’ler, $159,99’dan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak.
Amazon, yaşanan son gelişmelerden sonra Prime hizmetinin formatında değişiklik yapma kararı aldı.
Fire TV Stick 4K
Televizyonlara akıllı özellikler ekleyen Fire TV Stick de güncellendi. Fire TV Stick 4K Select modeli, Vega isimli yeni işletim sistemiyle çalışacak ve kullanıcılara 4K video kalitesi ile HDR10 Plus desteğini getirecek. Fiyatı ise $39,99 olarak açıklandı.
Ring
Amazon’un ev güvenliği markaları Ring ve Blink de önemli güncellemelerle sahnedeydi. Yeni Ring cihazları, Retinal Vision teknolojisi sayesinde 4K video kaydı yapabilme yeteneğine sahip. Ring Wired 4K kapı zili ($249,99) ve dış güvenlik kamerası ($199,99) tanıtıldı. Cihazlar, kapınıza gelen kişileri tanıyabilen yüz tanıma özelliği ve mahalledeki kayıp evcil hayvanların bulunmasına yardımcı olan Search Party gibi dikkat çekici özelliklerle donatıldı.
Blink Arc Panaromik Kamera
Blink markası altında tanıtılan Arc kamera, bahçe veya geniş alanların güvenliğini yepyeni bir boyuta taşıyor. 180 derecelik bir görüş açısı sağlayan iki kamerayı birleştirerek panoramik bir görüntü oluşturuyor. Bu sayede bahçenin her köşesi kolaylıkla izlenebiliyor. Fiyatı ise $99.99 olarak belirlendi.
Amazon, bu etkinlikle birlikte hem ses hem de görüntü teknolojilerinde, yapay zekâ asistanı Alexa Plus desteğiyle güçlendirilmiş, iddialı ve zengin bir ürün portföyü sunarak donanım pazarındaki rakiplerine meydan okuyor.
Apple, kısa süre önce iOS 26.0.1 sürümünü yayınladı. Ancak iPhone kullanıcılarının merakla beklediği bir sonraki önemli güncelleme iOS 26.1 olacak. Şu anda beta aşamasında olan bu sürüm, halka açık olarak çok uzak bir tarihte yayınlanmayacak. İşte iOS 26.1’in beklenen çıkış tarihi ve getireceği yenilikler.
iOS 26.1 27 Ekim’de yayınlanabilir
Apple, genellikle yazılım güncellemelerinde tutarlı bir takvim izliyor. Örneğin her Eylül ayında yeni iPhone modelleri aynı dönemde piyasaya sürülürken, iOS güncellemeleri de belirli döngülere göre yayınlanıyor. Bu döngüler, x.1 sürümleri için de geçerli.
Geçmişteki iOS x.1 sürümlerinin çıkış tarihleri şöyle:
iOS 18.1: 28 Ekim Pazartesi
iOS 17.1: 25 Ekim Çarşamba
iOS 16.1: 24 Ekim Pazartesi
Bu verilere bakıldığında, iOS 26.1’in Ekim ayının sonunda, muhtemelen 27 Ekim 2025 Pazartesi civarında yayınlanması bekleniyor. Elbette bu tarih, geçmiş örüntülere dayanarak yapılan tahmin; Apple güncellemeyi biraz daha erken veya geç yayınlayabilir.
iOS 26.1 ile Gelecek Yenilikler
iOS 26.0.1, çeşitli hata düzeltmeleri ve küçük iyileştirmeler içeriyordu. Ancak Apple, x.1 güncellemelerinde genellikle daha kapsamlı düzenlemeler sunuyor. iOS 26.1’in öne çıkan yenilikleri şunlar olacak:
Hata düzeltmeleri ve performans iyileştirmeleri: iOS 26’da ortaya çıkan hataların çoğu giderilecek.
Apple Intelligence geliştirmeleri: Türkçe dahil sekiz yeni dil desteği eklenecek, böylece Siri ve diğer AI tabanlı özellikler daha fazla kullanıcıya hitap edecek.
AirPods Live Translation: Beş yeni dil desteği ile çok dilli canlı çeviri özelliği geliştirilecek.
Apple Music: Şarkılar arasında hızlı geçiş yapmak için yeni bir kaydırma hareketi eklenecek.
Fotoğraflar, Takvim ve Telefon uygulamaları: Video oynatma kaydırıcısı ve kullanıcı arayüzünde çeşitli iyileştirmeler yapılacak.
Beta süreci şu anda başlangıç aşamasında olduğundan, iOS 26.1’in final sürümüne ek olarak başka yenilikler de eklenebilir.
iOS 26.0.1 güncellemesi yayına girdi. Yeni sürüm, cihazlarda yaşanan birçok soruna çözüm getiriyor.
Eğer iOS 26’ya henüz yükseltme yapmadıysanız, iOS 26.1’in yayınlanmasını beklemek daha mantıklı olabilir. Hem hata düzeltmeleri hem de yeni özelliklerden faydalanmanız mümkün olacak.
iOS 26.1’i bekliyor musunuz, yoksa bu sürümü pas mı geçeceksiniz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.
EA Sports FC 26, oyun içi premium para birimi olan FC Point‘in bölgesel fiyatlandırmasında yaşanan ciddi bir aksaklık nedeniyle çalkalanıyor. Kullanıcılar, bu hatadan yararlanmak için VPN kullanarak IP adreslerini Endonezya’ya taşıdı ve normalde çok daha yüksek meblağlara mal olan puanları adeta sudan ucuza satın aldı.
Bu olay, bazı çevrimiçi yorumcular tarafından şimdiden “EA tarihinin en büyük hatası” olarak nitelendiriliyor.
EA Sports FC 26’da1 Dolardan Ucuza 120 Dolarlık Puanlar
Aksaklığın temelinde, Endonezya bölgesindeki FC Puanı fiyatlandırmasında ortaya çıkan ondalık nokta hatası yatıyor. Kullanıcılar, normalde yaklaşık 120 dolar (18.500 FC Puanı) değerindeki paketi, VPN kullanarak Endonezya sunucusuna bağlandıklarında 1 dolardan daha düşük bir fiyata almayı başardı.
Bu durum, oyunda hızlıca güçlü takımlar kurmak isteyen PC ve konsol oyuncularının sisteme akın etmesine ve kısa sürede yüklü miktarda FC Puanı stoklamasına neden oldu.
Oyuncuların tek yapması gereken, Endonezya merkezli bir VPN sunucusuna bağlanıp sistemi o ülkeden geziniyormuş gibi kandırmaktı.
Ancak bu ucuz alışverişin bedeli ağır olabilir. İnternet üzerindeki tartışmalarda, bu fiyatlandırma hatasından faydalanan ve sistemi aldatmak için VPN kullanan bazı oyuncuların hesaplarının askıya alındığı veya kalıcı olarak yasaklandığı iddia ediliyor.
EA tarafından henüz resmi bir doğrulama gelmemiş olsa da, bu tür bölgesel fiyatlandırma istismarlarının genellikle oyun şirketlerinin hizmet şartlarının ihlali anlamına geldiği biliniyor. Oyuncular, potansiyel olarak yasaklanmış hesaplarla karşılaşmamak için çapraz platform (cross-play) özelliğini kapatmayı düşünmeli.
Çok konuşulan Hades 2, Steam platformunda oyuncu rekoru kırdı. Bu durum, sektördeki birçok kişiyi şaşırttı.
Bu olay, VPN teknolojisinin kötüye kullanımı olarak görülse de, çevrimiçi oyunlarda VPN kullanmanın pek çok geçerli sebebi de bulunuyor. Kaliteli bir oyun VPN’i, oyuncuların DDoS saldırıları veya kötü amaçlı yazılımlar gibi tehditlere karşı gizlilik ve güvenliklerini artırırken, aynı zamanda gecikmeleri azaltıp bağlantı hızlarını artırarak daha istikrarlı bir oyun deneyimi sunabilir.
Uzay iletişim hizmetleri alanında uzmanlaşmış New Mexico merkezli Solstar Space, NASA’nın Artemis ve Ticari Ay Yükü Hizmetleri (CLPS) programları için ticari Wi-Fi erişim noktaları geliştirmek üzere önemli bir sözleşme imzaladığını duyurdu. Bu gelişme, gelecekteki Ay görevlerindeki astronotlar, robotlar ve Ay araçları arasındaki iletişimi kökten değiştirecek.
NASA, Ay’a Wi-Fi Götürme Görevini Solstar’a Verdi
Solstar, Küçük İşletme İnovasyon Araştırma (SBIR) ödülü kapsamında, 150.000 dolarlık fon ile altı ay sürecek bir ön tasarım aşamasına giriyor. Bu süreçte şirket, şu anahtar sistemler için Wi-Fi erişim noktalarının ön tasarımlarını oluşturacak:
İnsan iniş sistemleri ve Ay gezginleri
Aletler, yükler ve sensörler
Uzay giysileri ve tablet bilgisayarlar
Ay Geçidi’nin yerleşim ve lojistik üssü
Solstar’ın kurucusu ve CEO’su Brian Barnett, “Her şeyin Wi-Fi özellikli olması gerekiyor,” diyerek Ay yüzeyinde kesintisiz ve pratik bir bağlantının gerekliliğini vurguladı. Şirket, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) Wi-Fi’a öncülük eden NASA Johnson Uzay Merkezi ile iş birliği yapacak.
Solstar’ın önerdiği Ay Wi-Fi Erişim Noktası (LWIFI-AP), NASA’nın aşırı Ay koşullarında çalışabilen, uzay sınıfı, çok modlu, çok protokollü ve çok bantlı kablosuz erişim noktası talebini karşılamak üzere tasarlandı. Barnett, Ay iletişim sistemlerinin aşırı termal koşullara dayanması ve sıkı boyut, ağırlık ve güç kısıtlamalarını karşılaması gerektiğini belirtti.
Bu gelişmiş Wi-Fi sistemi:
Astronotlar, robotik sistemler ve Ay araçları arasında güçlü iletişim sağlayacak.
Gerçek zamanlı görev veri akışını, navigasyonu ve bilimsel iş birliğini destekleyecek.
NASA, Ay'da kalıcı bir yerleşim yeri kurmaya hazırlanıyor. Bu hamle, Mars yolculuklarının da önünü açacak.
Şirketin hedefi, ön tasarımların ardından hızla CLPS görevlerinde uçacak ticari ürünler inşa etmek. Bu, yaklaşık 14 Dünya günü süren Ay günü görevlerine uygun, ticari düzeyde bağlantı çözümleri sunmak anlamına geliyor. Aynı zamanda, daha uzun süreli Artemis görevleri için de radyasyona dayanıklı Wi-Fi erişim noktaları geliştirmeye devam edilecek.
Barnett, “Bu SBIR ödülünü almak Solstar ve uzay tabanlı bağlantı için bir dönüm noktasıdır,” dedi ve Solstar’ın Ay’a “ticari düzeyde bağlantı” getirme vizyonunu yineledi. Solstar, uydular ve uzay istasyonları için kalıcı iletişim hizmetleri alanındaki tecrübesini şimdi Ay’a taşıyor.
Samsung, akıllı telefon pazarının her seviyesinde rekabetçi kalma stratejisini sürdürüyor. Bu doğrultuda, özellikle gelişmekte olan pazarlarda büyük ilgi gören M serisine yeni bir üye daha eklendi. Galaxy M07, sunduğu özelliklerle giriş seviyesi bir telefondan beklenenleri karşılarken, yazılım güncelleme politikasıyla ise tüm rakiplerine meydan okuyor. Sade tasarımı ve temel kullanıcı ihtiyaçlarına odaklanan donanımıyla öne çıkan model, yakında satışa sunulacak.
Galaxy M07 6 büyük Android güncelleme müjdesi ile geldi
Samsung Galaxy M07, 6.7 inç boyutunda geniş bir LCD ekranla geliyor. 720×1600 piksel HD+ çözünürlük sunan bu ekranın en dikkat çeken özelliği ise 90Hz yenileme hızına sahip olması. Bu sayede kullanıcılar, sosyal medya akışlarında gezinirken veya destekleyen uygulamaları kullanırken daha akıcı bir görsel deneyim yaşayabiliyor.
Cihazın kalbinde ise 4G destekli MediaTek Helio G99 yonga seti bulunuyor. Günlük kullanım, sosyal medya ve temel seviye oyunlar için yeterli bir performans sunan bu işlemciye 4 GB RAM ve 64 GB dahili depolama alanı eşlik ediyor. Ayrıca, depolama alanının microSD kart ile genişletilebilmesi, kullanıcılara büyük bir esneklik sağlıyor.
Galaxy M07, kamera özellikleriyle de segmentinin standartlarını yakalıyor. Arka tarafta, f/1.8 diyafram açıklığına sahip 50 MP çözünürlüğünde bir ana kamera bulunuyor. Bu ana kameraya, portre modunda alan derinliği oluşturmaya yardımcı olan 2 MP’lik bir derinlik sensörü eşlik ediyor. Ön tarafta ise görüntülü görüşmeler ve selfie çekimleri için 8 MP’lik bir kamera yer alıyor.
Cihazın en güçlü yanlarından biri de bataryası. İçerisinde bulunan 5.000 mAh kapasiteli batarya, Helio G99 işlemcinin verimliliğiyle birleştiğinde tek şarjla rahatlıkla bir günü, hatta daha fazlasını çıkarabilecek bir kullanım ömrü vadediyor. 7.6 mm’lik ince bir kasaya sahip olan telefonda, IP54 sertifikası ile toza ve su sıçramalarına karşı dayanıklılık, 3.5mm kulaklık jakı ve güvenlik için bir parmak izi sensörü gibi önemli detaylar da unutulmamış.
Nothing Phone (4a) Pro, Ekim 2025 itibarıyla IMEI veritabanında ortaya çıktı. Şimdilik cihazla alakalı bir başka resmi veri bulunmuyor.
Samsung Galaxy M07’yi rakiplerinden ayıran en çarpıcı özellik ise yazılım desteği. Samsung, bu bütçe dostu model için tam altı büyük Android güncellemesi ve altı yıl boyunca güvenlik güncellemesi sunacağını taahhüt ediyor. Bu, giriş seviyesi bir akıllı telefon için daha önce görülmemiş bir destek süresi anlamına geliyor ve cihazın yıllar boyunca güncel ve güvenli kalmasını sağlıyor. Bu strateji, Samsung’un sadece amiral gemisi modellerinde değil, en uygun fiyatlı telefonlarında bile kullanıcı deneyimini önemsediğini gösteriyor.
Çin merkezli yapay zeka şirketi DeepSeek, NVIDIA CUDA ekosistemine bağımlılığı azaltacak yeni bir adım atarak DeepSeek-V3.2-Exp modelini piyasaya sürdü. Model, Huawei’nin Ascend hızlandırıcıları ve şirketin CANN yazılım yığını için ilk günden itibaren optimize edilmiş halde sunuldu. Böylece Çin merkezli teknoloji firmalarının, ABD merkezli donanım ve yazılım ekosistemlerinden bağımsızlaşma süreci hız kazandı.
DeepSeek, modeli 29 Eylül 2025’te duyurdu ve teknik raporla birlikte Hugging Face üzerinde kod ve kontrol noktalarını paylaştı. Şirket, V3.2-Exp’yi “uzun bağlamlı çıkarımlarda maliyetleri düşürmek için tasarlanmış, yeni nesil mimarimize geçişte bir ara adım” olarak tanımlıyor. Model, çıktı kalitesini korurken bellek ve işlem gücü gereksinimlerini azaltan seyrek dikkat (sparse attention) mekanizmasıyla dikkat çekiyor.
Huawei’nin Ascend ekibi ve daha geniş vLLM-Ascend topluluğu, modele hızlı şekilde uyum sağladı. Ascend NPU’lar üzerinde çalıştırılabilmesi için özel operatör kurulum adımları ve çekirdek paketleme yönergeleri yayınlandı. Ayrıca CANN ekibi, Huawei donanımında doğrudan çalıştırılabilecek çıkarım tarifini kullanıcılarla paylaştı.
DeepSeek, Çinli üreticiler tarafından destekleniyor
Sadece Huawei değil, diğer Çinli yonga üreticileri de sürece hızla katıldı. Cambricon, kendi hızlandırıcıları için vLLM-MLU sürümünü güncelledi ve modelin seyrek dikkat yapısının uzun dizilerde maliyet avantajı sağladığını duyurdu. Hygon ise DCU hızlandırıcılarını DTK yazılım yığını aracılığıyla “sıfır gecikme” ile dağıtıma hazır hale getirdiğini açıkladı.
Aynı zamanda SGLang, Ascend dahil olmak üzere farklı donanımlarda V3.2-Exp desteğini onayladı. DeepSeek’in GitHub üzerindeki notları, modelin vLLM ile eşdeğer performans sunduğunu ortaya koyuyor. Şirket, hem TileLang hem de CUDA çekirdeklerinden bahsederek araştırmacıları TileLang’ı prototipleme için kullanmaya davet ediyor. Bu yaklaşım, aynı modelin yalnızca küçük değişikliklerle hem NVIDIA GPU’larda hem de Çinli hızlandırıcılarda çalıştırılmasını mümkün kılıyor.
Bu gelişmeler, Çin’in yapay zeka ekosisteminin NVIDIA donanımına erişimin garanti edilemeyeceği bir geleceğe hazırlanmakta olduğunu net şekilde ortaya koyuyor. CUDA hala küresel ölçekte hakimiyetini sürdürse de, DeepSeek’in yeni modeli ilk günden itibaren CUDA dışı platformlara optimize edilen nadir büyük ölçekli Çinli girişimlerden biri oldu.
DeepSeek yapay zeka sektöründeki maliyetleri alt üst etti. Sınırlı çiplerle elde edilen bu başarı, Çin'in yükselişini gözler önüne seriyor.
Huawei, Cambricon ve Hygon’un eşgüdümlü çalışması, Pekin’in “teknolojik egemenlik” hedeflerinin şirketler tarafından ciddiyetle benimsendiğini gösteriyor. Çinli üreticiler artık yalnızca NVIDIA tabanlı sistemlere uyum sağlamakla yetinmiyor; kendi donanım ve yazılım platformlarını birinci sınıf hedefler olarak konumlandırıyor.
Nothing’in yeni telefonu hakkında ilk ipuçları ortaya çıkmış olabilir. Şirketin orta segmentte büyük ilgi gören Phone 3a serisinin ardından, şimdi de Phone 4a Pro için kanıtlar internete sızdı.
Teknoloji sitesi SmartPrix, model numarası A069P olan yeni bir Nothing telefonunun IMEI veritabanında görüldüğünü bildirdi. Söz konusu kayıt cihazın teknik özelliklerine dair herhangi bir detay vermese de, model numarasındaki desen dikkat çekiyor. Geçmişte Nothing Phone 3a Pro “A059P” koduyla listelenmişti. Bu benzerlik, söz konusu cihazın gerçekten de Nothing Phone 4a Pro olabileceğine işaret ediyor.
Bu Nothing Phone (4a) Pro ile ilgili ilk resmi ipucu
Her ne kadar Nothing’in ürün isimlendirmesi her zaman tam bir düzen izlemezse de, model numarasının sonunda yer alan “P” eki kritik bir ipucu. Çünkü bu harf, standart “A” serisinde bulunmuyor ve genellikle Pro veya Plus modellerinde tercih ediliyor.
3a Pro, bu yılın öne çıkan uygun fiyatlı Android telefonlarından biri olmuştu. Cihaz, ayrıcalıklı tasarımı, çok yönlü kamera sistemi ve Essential Space yazılım özellikleri sayesinde övgü toplamıştı. Özellikle 50 MP’lik 3x periskop telefoto kameranın orta segmentte sunulması dikkat çekmiş, kullanıcıların beklentisini yükseltmişti. Ayrıca hızlı kablolu şarjı, uzun pil ömrü, sade Android arayüzü ve şık tasarımıyla da güçlü bir alternatif olarak öne çıkmıştı.
Nothing Phone (4a) Pro karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Cihaz, tasarımı ile fark yaratabilir.
Ekim 2025 itibarıyla henüz resmi bir doğrulama bulunmasa da, Nothing Phone 4a Pro’nun önümüzdeki dönemde tanıtılabileceği ihtimali giderek güçleniyor. Teknoloji meraklılarının gözü şimdi Nothing’in yeni cihazına çevrilmiş durumda.
Porsche, uzun süredir merakla beklenen tamamen elektrikli Cayenne modelini tanıtmaya hazırlanıyor. Mevcut benzinli ve plug-in hibrit seçeneklerden bağımsız, tamamen yeni bir versiyon olan bu modelin iç mekan tasarımı şimdiden marka tarafından gösterildi ve iç mekanın devasa bir OLED vitrinini andırdığı açıklandı.
Elektrikli Porsche Cayenne karşımıza çıkıyor
Cayenne Electric, Porsche’nin “geleceğin iç mekanı” adını verdiği yeni bir tasarımla geliyor. Bu tasarım yaklaşımı, ilerleyen dönemde markanın diğer modellerine de yansıyacak.
Ön panelin merkezinde “Flow Display” adı verilen kavisli bir OLED bilgi-eğlence ekranı yer alıyor. Ancak, bütün kontroller dokunmatik ekrana taşınmıyor; sıcaklık, fan hızı ve ses gibi temel işlevler için fiziksel düğmeler korunuyor.
Bu kavisli ana ekranın yanı sıra, sürücünün önünde 14,25 inçlik OLED dijital gösterge paneli bulunuyor. Opsiyon listesinde 87 inçlik artırılmış gerçeklik head-up display ve yolcu tarafında da 14,9 inçlik ek bir ekran yer alıyor. Teknoloji alanında yedi kullanıcıya kadar paylaşılabilen Porsche Dijital Anahtar özelliği ve yapay zeka destekli yeni bir sesli asistan da araçta sunuluyor.
Spotify CEO'su Daniel Ek Görevini Bırakıyor! Şirket, Eş CEO Dönemiyle YouTube ve Apple'a Karşı Nasıl Bir Strateji İzleyecek?
Kol dayamalarına ve kapı içlerine entegre edilmiş yüzey ısıtma da öne çıkan konfor özelliklerinden. Arka koltuklar elektrikli olarak ayarlanabiliyor ve yolcuların konforu veya bagaj hacmi önceliklendirilerek düzenlenebiliyor.
Kameralara yakalanan kamuflajlı prototipler, Cayenne Electric’in hem klasik SUV hem de coupe-SUV formunda piyasaya çıkacağını gösteriyor. Otomobilin altyapısını geliştirilmiş Premium Platform Electric (PPE) oluşturuyor.
En güçlü versiyonun, günümüzün Cayenne Turbo S E-Hybrid modelinin 730 beygir gücünü geride bırakarak 1.000 beygirden fazla güç üretmesi bekleniyor. 113 kWh batarya paketiyle gelecek olan yeni Cayenne’in 595 km’den fazla menzil sunacağı tahmin ediliyor.
Ayrıca, araç 400 kW hızlı şarj ve kablosuz şarj desteğine sahip olacak. Yeni Cayenne Electric, Porsche Active Ride Suspension süspansiyon sistemiyle ve orta boy içten yanmalı kamyonetlerle aynı seviyede olan 3.500 kg’a kadar çekiş kapasitesiyle gelecek.
Aracın resmi tanıtımı bu yılın sonunda gerçekleştirilecek. Peki siz bu model hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Görüntü paylaşım platformu Imgur, Birleşik Krallık’taki kullanıcıların erişimini tamamen engelledi. Bu karar, ülkenin veri denetim kurumu olan Bilgi Komisyonu Ofisi’nin (ICO) şirkete olası bir para cezası konusunda uyarıda bulunmasının ardından geldi.
Elon Musk, Wikipedia'ya rakip olarak Grokipedia isimli bir internet kütüphanesi kurmaya başladıklarını duyurdu.
Imgur’un yardım sayfasında yer alan açıklamaya göre, 30 Eylül 2025 itibarıyla İngiltere’deki kullanıcılar artık platforma giriş yapamıyor, içerik görüntüleyemiyor ve yeni görseller yükleyemiyor. Ayrıca, Imgur içerikleri artık Reddit gibi üçüncü taraf sitelerde gömülü olarak da görüntülenemiyor. Siteye erişmeye çalışan İngiliz kullanıcılar “İçerik bölgenizde mevcut değil” uyarısıyla karşılaşıyor.
Şirket, erişim engelinin gerekçesini açıklamadı. Ancak ICO, Imgur’un ana şirketi MediaLab’a, çocukların verilerinin kullanımı ve yaş doğrulama önlemleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında para cezası uygulanabileceğini bildirmişti. İngiltere, geçtiğimiz Mart ayında Imgur, TikTok ve Reddit’in çevrimiçi güvenlik yasalarına uyumunu incelemeye başlamıştı.
Imgur tarafından bir açıklama gelmedi
ICO, Imgur’a yönelik bulgularının henüz “geçici” olduğunu ve nihai para cezası kararından önce MediaLab’ın tüm açıklamalarının değerlendirileceğini vurguladı. ICO’nun geçici icra direktörü Tim Capel ise, “Birleşik Krallık’tan çekilmek, bir kuruluşun geçmişteki veri koruma ihlallerinden doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz” dedi. Capel ayrıca, Imgur hakkındaki soruşturmanın sürdüğünü hatırlattı.
Imgur’un aldığı bu karar, ülkedeki milyonlarca kullanıcının platforma erişimini durdurmuş durumda. Şirket, kendisine ulaşan basın mensuplarına ise henüz bir yanıt vermedi.