Kısa bir süre önce kullanıma sunulan MIUI 14, an itibariyle globaldeki kullanıcıların beğenisine sunulmaya başladı. Android 13 ve Android 12‘yi temel alan yeni yapı birçok yeniliği beraberinde getiriyor ve selefine kıyasla daha iyi bir kullanıcı deneyimi vadediyor. Son olarak globaldeki Redmi Note 11 Pro+ modelleri için beklenen haber geldi.
Redmi Note 11 Pro+ MIUI 14 güncellemesi aldı
Geçen yıllarda kullanıcıların beğenisine sunulan Redmi Note 11 Pro+ Global ROM çalıştıran sürümleri MIUI 14 almaya başladı. Yeni sürüm, V14.0.2.0.TKTMIXMyapı numaralarına sahip ve sistem güvenliğini artıran Ocak 2022 güvenlik yamasını beraberinde getiriyor. Öte yandan sürüm Android 13’ü temel alıyor.
İlk olarak Mi Pilot kullanıcıları için yayınlanacak sürümün herhangi bir sorun çıkmaması durumunda genel kullanıma açılacağını belirtelim.
MIUI 14 bizlere neler sunuyor?
Xiaomi’nin yaptığı etkinlik ile birlikte yeni arayüzün önemli detaylarına artık hakimiz. Öncelikle artık kullanmadığınız ama yine de sistem izin vermediği için kaldırılamayan temel uygulamaların bir çoğunu silebileceksiniz. Ayrıca Xiaomi, çok oyunculu oyunlar başta olmak üzere uygulamaların çalışmasını hafifleten foton motoru (foton engine) teknolojisi sayesinde, üçüncü parti uygulamaların güç tüketimlerinin yüzde 22 oranında azaltılacağına dikkat çekiyor.
Şirketin bir diğer iddiası ise sistem performansının ciddi oranda geliştiği yönünde. Öyle ki Android 13 ve MIUI 14 ikilisiyle birlikte sistem akıcılığı yüzde 88 oranında arttırıldı. Buna rağmen güç tüketiminde ise yüzde 16’lık bir iyileştirme mevcut. Her ne kadar sistem performansı yükseltilmiş olsa da Xiaomi’nin verileri MIUI 14’ün bir önceki sürümden yüzde 23 oranla daha az alan kapladığını gösteriyor.
Bu sonuç MIUI arayüzünün yeniden ele alınması ve baştan geliştirilmesi ile oluyor. Yeni MIUI 14 artık eski sürümlere göre daha hızlı olmasının yanında daha kararlı ve daha az alan kaplıyor. Yalnız Snapdragon 8 Gen 1, 8 Gen 1+ ve yeni Snapdragon 8 Gen 2 işlemcili modellerin bu yeniliklere odaklı optumize edildiğini hatırlatmakta fayda var.
MIUI 14 ile birlikte yeni “süper simgeler” adı verilen bir özellik daha sunuluyor. Ana ekrana farklı semboller ekleyebilmenize olana sağlayan bu özellik ile birlikte, daha canlı bir tema oluşturmak mümküne hale geliyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
İlk nesli 2020 yılında tanıtılan Apple’ın ilk kulak üstü kulaklığı AirPods Max’in 2. jenerasyonu için hazırlıklar devam ediyor. Bilindiği üzere Apple, sızıntılar konusunda diğer şirketlere göre daha dikkatli davranıyor. Ancak yine de önemli kaynaklar cihaza ilişkin detayları elde etmeye başladı.
AirPods Max 2, en erken 2025’in ilk yarısında sahne alabilir
Doğruluk payı yüksek Apple haberleriyle bilinen Ming-Chi Kuo, şirketin kulaklık planlarına ilişkin bazı bilgilere ulaştı. Buna göre Apple, bu alanda acele etmeyecek. Rapor AirPods Max 2modelinin 2025’ten önce gelmeyeceğini savunuyor.
Ayrıca ikinci nesil HomePod mini ve Apple AirPods’un düşük maliyetli versiyonu da aynı dönemlerde sahne alabilir. Kaynak, AirPods Max 2 için ek bir ayrıntı sunmadı. Ancak bilindiği üzere Apple ürünlerinde Lightning yerine bir USB-C bağlantı noktasına geçiş yapılıyor. Ürün de bu standartlara uyacak.
Daha önce elde edilen bilgilere bakılırsa Apple AirPods Max 2 modeli için ‘dokunmaya duyarlı yüzeyde hareket işleme kabiliyeti’ üzerinde çalışıyor. O dönem elde edilen patentin detaylarında ise, AirPods Max’in dokunmatik kontrol desteği ile müzik durdurma/başlatma, ses açma/kısma gibi işlemleri yapabileceğinden detaylıca bahsediliyor.
Teknoloji devi Apple, bugün kazanç raporlarını açıkladı. Şirket, 2019'dan bu yana en büyük üç aylık düşüşünü yaşadı.
Apple, beklenen seride birinci neslin özelliklerinden vazgeçmeyerek üzerine önemli eklemeler yapmak istiyor. Apple’ın ilk kulak üstü kulaklığı AirPods Max, çok yüksek kaliteli ses, Adaptif EQ, Aktif Gürültü Engelleme ve uzamsal ses özellikleriyle beraber geliyor. AirPods Max; özel akustik tasarım, H1 çip ve gelişmiş yazılımlarla bilişimsel ses özelliğine güç vererek Adaptif EQ, Aktif Gürültü Engelleme, Şeffaf mod ve uzamsal ses olanağı sunan üstün bir dinleme deneyimi yaratıyor.
Birinci nesil AirPods Max, çalan müziğin sesini ayarlama, şarkıyı atlama, Siri’yi çağırma gibi işlemleri Digital Crown ile gerçekleştiriyor. Örnek vermek gerekirse butona iki kez bastığınızda ileri atlayabiliyor, üç kez bastığınızda geri gidebiliyorsunuz. Digital Crown’u basılı tuttuğunuzda ise sesli asistan Siri aktif hale geliyor.
POCO X5 serisi 6 Şubat’ta globaldeki kullanıcıların karşısına çıkacak. Fiyat-performans odaklı olmaları nedeniyle ülkemizde de sıklıkla tercih edilen Çinli şirketin en yeni modelleriyle ilgili birçok detay halihazırda biliniyor. Bugün bunlara bir yenisi eklendi. Akıllı telefonların fiyat etiketleri ortaya çıktı. İşte ayrıntılar!
POCO X5 serisi ne kadara satılacak?
Sektörde sızıntılarıyla bilinen Sudhanshu Ambhore ve SnoopyTech, yaklaşan POCO X5 modellerinin fiyat etiketlerini paylaştı. Buna göre standart modelin 6 GB RAM + 128 GB depolamaya sahip versiyonu 269, Pro’nun 8 GBRAM + 256 GB dahili depolamalı varyantı ise 379 eurodan satışa çıkacak. Tabii bu noktada daha farklı seçeneklerin de olacağını belirtelim.
Görselin kaynağı: Gizmochia
Serinin standart telefonu 240 Hz dokunmatik örnekleme, 120 Hz yenileme hızı ve 1200 nit tepe parlaklığı sunan 6.67 inç 1080×2400 çözünürlüklü 120 Hz AMOLED panele sahip olacak. Model ayrıca 48 Megapiksel ana kamera, 8 Megapiksel ultra geniş ve 2 Megapiksel makro ve özçekimler için 13 Megapiksel kamerayla gelecek. Bunun dışında 33W kablolu şarj desteğine sahip 5.000 mAh’lik bir pilden beslenecek. İşlemci koltuğunda ise Qualcomm Snapdragon 695 oturacak.
Xiaomi, MIUI 14 arayüzünü çok yakında globaldeki Xiaomi 12T modelleri için kullanıma sunacak. İşte güncellemeyle ilgili ayrıntılar!
Pro modelde 6.67 inç 1080×2400 çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı sunan Xfinity AMOLED yer alacak. Aynı zamanda 67W hızlarında şarj olan 5000 mAh bataryaya sahip olacak. Ayrıca kutudan çıkar çıkmaz Android 13 tabanlı MIUI 14 arayüzünü çalıştıracak. İşlemci tarafındaysa Qualcomm Snapdragon 778G bulunacak.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Teknoloji dünyasının en ünlü isimleri arasında yer alan Apple, akıllı telefondan tabletlere, kulaklıklardan bilgisayara kadar pek çok ürün sunuyor. Geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olan şirket, bugün 2023’ün ilk çeyreğindeki kazanç raporunu açıkladı. Rapora göre Apple, 2019’dan bu zamana satışlarındaki en büyük düşüşü yaşadı.
iPhone’lar ne kadar kazandırıyor?
2022 yılında dünya genelinde yüksek enflasyonla birlikte hayat pahalılığı da arttı. Bundan dolayı da kullanıcılar, yeni telefon almak konusunda daha seçici olmaya özen gösterdi. Bugün ortaya çıkan Apple finansal sonuçlarına göre şirket üç ayda bir yıllık gelirinin yüzde 5 düşüş yaşadı.
Bununla birlikte 117,2 milyar dolar ve seyreltilmiş hisse başına da üç ayda bir 1,88 dolar kazanç olduğu ortaya çıktı. Apple CEO’su Tim Cook ise şirketin “zorlu bir ortamda yol aldığını” söyledi. Bununla birlikte satışlardaki düşüşün nedenine dair de açıklama yaptı.
ABD Ticaret Bakanlığı, Apple ve Google için özel bir rapor hazırladı. Uygulama mağazalarına ve sideloading'e değindi.
Cook’un açıklaması ise şu şekilde: “Hepimiz zorlu bir ortamda yol almaya devam ederken şimdiye kadarki en iyi ürün ve hizmet yelpazemize sahip olmaktan gurur duyuyoruz. Her zaman olduğu gibi uzun vadeye odaklanmaya devam ediyoruz ve yaptığımız her şeyde değerlerimizle lider durumdayız.”
Ayrıca Cook’un açıklamasına göre şirketin aktif donanım ürünü sayısı 2 milyarı aştı. Apple’ın 2016 yılındaki aktif cihaz sayısının 1 milyar barajını aştığını da belirtmek gerekiyor. Başarılı satış sonucunda ise şirket 2020 yılında 1,5 milyar aktif cihaz sayısına ulaştı. 2022 yılında ise daha fazla aktif cihaz ekleyerek 2 milyar barajını geride bıraktı.
Apple’ın finans müdürü Luca Maestri de konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “Hizmetler işimizde 20,8 milyar dolarlık tüm zamanların gelir rekorunu kırdık. Ayrıca tüm zorlu makroekonomik ortama ve önemli tedarik kısıtlamalarına rağmen toplam şirket gelirini sabit para birimi bazında artırdık.” Ayrıca Maestri, işletme nakit akışında 34 milyar dolar oluşturduklarını belirtti. Ek olarak bu çeyrekte hissedarlarına 25 milyar doların üzerinde geri dönüş sağladıklarını belirtti.
Tüm bunların dışında şirketin 2023 yılının ilk çeyreğindeki satışları, yüzde 5,49 azaldı ve 117,2 milyar dolara düştü. Beklenti 121,10 milyar dolar seviyesindeyken 2021’in aynı döneminde 123,9 milyar dolar satış geliri elde edildi. Ancak 2022 yılında istenildiği gibi olmadı. Apple’ın 2016 ve 2019 yılından bu yana en büyük düşüşü yaşadığı belirtildi.
Peki, siz Apple kazanç raporu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Apple’ın şu anki en güçlü telefonu iPhone 14 Pro Max’e sağlamlık testi yaptığımız videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.
Turkuvaz Medya Grubu’nun düzenlediği ‘Türkiye Yüzyılı Zirvesi & Para Sohbetleri’ dünyadaki gelişmelerle birlikte önemi gitgide daha da artan Türkiye’nin enerji gündemiyle devam etti. Zirveye video mesajla katılan T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye ve dünyadaki enerji politikalarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İşte ayrıntılar…
T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez: “Gaz ticaret merkezi olma yolunda önemli adımlar atıyoruz”
Zirveye, Güney Gaz Koridoru 9’uncu Danışma Kurulu Toplantısı için bulunduğu Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’den katılan Bakan Dönmez konuşmasına, Türkiye’nin gaz ticaret merkezi olma yolunda önemli adımlar attığının altını çizerek başladı. Son bir yılda hem kaynak hem de tüketici tarafında 15 ülkeyi ziyaret ettiklerini hatırlatan Dönmez, konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“Ziyaret ettiğimiz ülkelerden bazıları Azerbaycan, Cezayir, Katar ve Nijerya gibi daha önce gaz ticareti yaptığımız ülkelerdi. Bu ülkelerle kapasite artırımı konusunda müzakereler devam ediyor. Diğer yandan Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi daha önce gaz ticareti yapmadığımız ülkelerle de ticaret başlatmak için müzakereler devam ediyor.”
Bakan Varank, girişimcilik ekosisteminin önünü açmaya devam edeceklerini ve Türkiye yüzyılını girişimcilik yüzyılı yapacaklarını söyledi.
Gaz anlaşmalarında ihracat fırsatları dikkate alınıyor
TANAP’ın kapasitesinin iki katına çıkması için Azerbaycan’la mutabakata varıldığını söyleyen Dönmez, “Bulgaristan’a 13 yıl boyunca yıllık 1,5 milyar metreküp gaz tedarik edeceğimiz bir anlaşmaya da imza attık. Bunun yanı sıra Romanya, Moldova, Kuzey Makedonya ve Macaristan’la da görüşmelerimiz devam ediyor. Pazartesi günü Umman ile 10 yıl süreli, yıllık 1,4 milyar metreküp gaz tedariki için BOTAŞ’la Umman gaz şirketi arasında bir anlaşma imzalandı.
Bu anlaşmalar sadece ihtiyaç için değil, ihracat fırsatları da dikkate alınarak yapılıyor. Hedefimiz açık ve net. Çok sayıda kaynak ülkenin buluştuğu çok taraflı ve çok kontratlı alım satımların yapıldığı, gazın depolandığı, talep ve ihtiyaçlara göre en uygun şekilde dağıtıldığı ve referans fiyatın oluştuğu bir merkez haline gelmek istiyoruz. İşlevsel bir gaz ticaret merkezi olmak için fiziki altyapıya, gelişmiş bir giriş çıkış sistemine, gaz borsasına, dengeleme sistemine ve depolama altyapısına sahibiz” dedi.
Bugün yedi uluslararası doğalgaz boru hattı, üçü yüzer depolama ve gazlaştırma ünitesi (FSRU) olmak üzere, beş LNG ithalat tesisi, iki yeraltı depolama tesisi, iki üretim noktası ve iki ihracat noktasına sahip bir ülke olduğumuzu belirten Bakan Dönmez, “Yakın zamanda Karadeniz gazı da bu sisteme eklenecek. Doğu Akdeniz, Ortadoğu, Karadeniz ve Orta Asya bölgesindeki kaynakların Türkiye’deki gaz ticaret merkezinde bir araya gelmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hazar ve Balkan coğrafyalarını bir araya getiren Güney Gaz Koridoru’nda da bu yöndeki hedeflerimizi güçlendirecek yeni adımlar atmayı planlıyoruz” diye konuştu.
İstanbul enerjinin yeni küresel merkezi olacak
Enerji diplomasimizin en önemli adımlarından birinin de 14-15 Şubat’ta düzenlenecek İstanbul Gas Summit olacağını ifade eden Dönmez, şöyle konuştu: “Zirveye Akdeniz, Balkanlar, Ortadoğu, Orta Asya, Kuzey Afrika ve Uzakdoğu’dan enerji bakanları, kamu ve özel sektörün üst düzey temsilcileriyle uluslararası enerji örgütlerinin temsilcilerini davet ettik.
Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin enerji sektörüne etkilerini, arz ve talep dengesinde yaşanan güncel gelişmeleri, uluslararası fiyatları ve küresel arz güvenliğini de ele alacağız. İstanbul Gas Summit üretici ve tüketici ülkelerin görüş alışverişinde bulunacağı, yeni iş birliği fırsatlarının değerlendirileceği, en önemlisi de ülkeler arasındaki diyalog ortamını canlandıracak önemli bir platform olacak. Küresel krizleri bir ülkenin tek başına çözmesi mümkün değildir, iş birliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Zirveyle İstanbul, enerjinin de yeni küresel merkezi olarak dünya gündeminde yerini alacak.”
Üçüncü FSRU gemisinin bir hafta içerisinde Türkiye’de olacağını söyleyen Dönmez, enerjide gündemin bu aralar hayli yoğun olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Yurtdışında LNG yüklemesi tamamlandı ve Türkiye’ye doğru yola çıkıyor. İnşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle tesisimizi devreye alacağız. Saros FSRU günlük 28 milyon metreküpe kadar gazı şebekeye aktarabilecek bir hacme sahip. Sanayi, enerji üretim ve hane tüketiminin en yoğun olduğu Marmara Bölgesi’ne yeni bir giriş noktası daha kazandırmış olacağız.
Öte yandan Balkanlar başta olmak üzere enerji gaz ticareti için de elimizi güçlendirmiş olacak. Saros’a demirleyecek yeni gemimizi aynı zamanda LNG kargo taşıması için de kullanmayı hedefliyoruz. Böylece sadece boru hatlarıyla değil LNG taşımacılığı ile de daha yoğun bir gaz ticareti gerçekleştireceğiz. Saros FSRU aynı zamanda son zamanlarda büyük bir ivme kazanan yerlileştirme projelerimizden de birisi oldu. Saros’ta terminal inşaatında yüzde 73 oranında yerli malzeme kullandık. Ayrıca BOTAŞ, çevrenin ve doğal canlı yaşamın korunması için geliştirdiği projelerle dünya çapındaki en önemli sürdürülebilirlik ödüllerinden biri olan Yeşil Elma ödülünün de sahibi oldu.”
Yerli bor karbür tesisi bu ay açılıyor
Bu ay devreye alınacak olan yerli bor karbür tesisinin, borda teknoloji odaklı başlatılan dönüşümün ilk çıktısı olacağını ifade eden Bakan Dönmez, “Yıllık bin ton kapasiteli tesisimizle başta milli savunma olmak üzere aşınmaya dayanıklı makine parçalarının üretiminde artık yerli bor karbür ürünleri kullanmaya başlayacağız. Bu sene içerisinde borla ilgili iki önemli adım daha atacağız. Bunlardan ilki geçtiğimiz yıl Bandırma’da temelini attığımız ferrobor tesisimizin açılışı olacak.
Bir diğeri de pilot tesiste üretimine başladığımız lityum ile ilgili. Orada şimdi bir ileri aşamaya geçiyoruz. Şubat ayı sonlarına doğru tam kapasite çalışacak lityum tesisimizin de temelini atmaya başlayacağız” dedi. Madencilik alanındaki bir diğer önemli yatırımın da nadir toprak elementleri alanında olacağını belirten Dönmez, sözlerini şöyle tamamladı: “Beylikova’da keşfettiğimiz dünyanın en büyük ikinci nadir toprak elementleri sahası cevher bakımından hamdolsun oldukça zengin.
Periyodik cetvelde yer alan 17 nadir toprak elementinin en az 7-8’ini bu sahada keşfettik, şubat ayının sonunda bu cevherleri işleyecek pilot tesisimizin açılışını yapmayı hedefliyoruz. Buradan elde edeceğimiz parametrelerle de tam kapasiteyle yılda 570 bin ton nadir toprak elementi işleyeceğimiz tesisimizin temelini atacağız. Madencilikte teknoloji ve Ar-Ge odaklı stratejimizle ileri teknoloji ürünlerinin üretiminde ihtiyaç duyulan uç ürünleri üreten, geliştiren ve ihraç eden bir ülke olacağız. Böylece havacılıktan telekomünikasyona, sağlıktan uzay çalışmalarına kadar pek çok alanda ileri teknoloji ürünlerdeki yerlilik oranımızı da artırmış olacağız.”
Akkuyu’da ilk ünite şebekeye bağlanıyor
Zirve daha sonra ‘Yeni Yüzyılın Enerjisi’ paneliyle devam etti. Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü ve Köşe Yazarı Dilek Güngör’ün moderatörlüğünde Türkiye Nükleer Enerji A.Ş (TÜNAŞ) CEO’su Necati Yamaç, TPAO Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Türksoy, EnerjiSA CEO’su Murat Pınar, GDZ Elektrik Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, RHG Enerji Genel Müdürü Alpay Beyla ve Botaş Doğalgaz Alım ve İhracat Daire Başkan Yardımcısı Yunus Emre İcik, enerji gündemine ilişkin görüşlerini paylaştı.
TÜNAŞ CEO’su Necati Yamaç, Türkiye’nin 1955 yılı itibarıyla başlayan nükleer enerji serüvenini anlattı. Türkiye’nin nükleer enerji serüveninin araştırma reaktörü kurulmasıyla başladığını ve 1977’den itibaren 2010’a kadar nükleer santral ihaleleriyle ilgili 33 yıl geçtiğini belirten Yamaç, “2010 yılında Akkuyu ile ilgili anlaşma imzalanıyor, ilk proje gerçekleşmeye başlıyor. 2013’te Sinop’ta Japonya ile anlaşma imzalanıyor. 2018’de Akkuyu’nun ilk ünitesinin temeli, 2020’de de ikincinin temeli atıldı. 2023 yılında ilk ünitenin şebekeye bağlanması hedefleniyor” dedi.
İptal edilen nükleer santral ihalelerinin süreçlerinden de bahseden Yamaç, şöyle konuştu: “Nükleer santraller gibi büyük mega projeler için siyasi istikrar çok önemli. Dünyada 6 ülkede 64 nükleer santral var. Akkuyu’da 4 ünite kurulacak, santral işletme ömrü 60 yıl. İlk 15 yıl için alım garantisi verdik. Sonraki yıllarda kârdan yüzde 20 Hazine’ye verilecek. Ortalama 20 milyar dolarlık bir maliyetten bahsediyoruz. Dört ünite işletmeye girdiğinde yıllık 35 milyar kw saat elektrik üretecek. Akkuyu, İstanbul’un elektrik ihtiyacının tamamını, ülkemizin de yüzde 10’unu karşılayacak. Yıllık 7 milyar metreküp, 60 yılda 420 milyar metreküp daha az doğalgaz ithal edeceğiz. Akkuyu’da 60 yıl 3.500 kişi çalışacak.”
Sakarya gazı martta karaya çıkıyor
TPAO Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Türksoy ise Türkiye’nin enerjideki sorununun dışa bağımlılık oranlarında ortaya çıktığını belirterek, “Petrolde yüzde 92, doğalgazda yüzde 99, toplamda yüzde 96 dışa bağımlıyız. Enerji faturamız 2021 yılında 50 milyar dolardı. 2022 yılında 96 milyar dolar oldu” dedi. Türksoy, şöyle devam etti: “Peki ne yapmak gerekiyordu? Yılda ortalama 600 milyar dolarlık arama sektörü… Bu yatırımların karşılığında dünyada keşifler oluyor. 2021 yılında yapılan keşiflerin yüzde 77’si denizlerdeydi. 2022 yılında yüzde 90’ı denizlerde.
Son 15 yılda yüzde 79. Yani üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde bizim denizlerde petrol araması yapmamız gerektiği çok net ortada. Yoğun yatırım gerektiren bir sektör. Norveç bugün petrol -doğalgaz zengini olarak biliniyor. İlk keşfi 34’üncü kuyuda yaptılar. Israr ederek yatırım yapmaya devam ettiler. Dolayısıyla ısrarcı olmak gerekiyor. Bunları yerli imkanlarımızla yapmamız gerekiyordu. Denizlerde kendi imkanlarımızla ısrarlı şekilde yatırımlarımızı yapmalıydık.
2017 yılında bu strateji ortaya kondu. Bu doğrultuda adımlar atılmaya başlandı burada oyun değiştirici hamle kesinlikle sondaj gemilerinin satın alınmasıdır. Şu anda TPAO dört sondaj gemisi, iki tane araştırma gemisi, 12 tane destek gemisi olmak üzere toplam 19 gemiyi işletiyor. 5 yılda toplamda 6,8 milyar dolar yatırım yaptık ve bunun 5,2 milyar doları denizlere yapıldı.
Sakarya keşfi devletin aklı ile küresel bir başarıdır. Sakarya keşfi 2020 yılında dünyanın en büyük ikinci keşfi oldu. Yetmedi 2021 yılında Amasra keşfimiz yine o yılın en büyük ikinci keşfi olarak tarihe geçti. 2022 yılında Çaycuma keşfimiz dünyanın en büyük dördüncü keşfi oldu. Mart sonunda hedeflediğimiz gibi gaz karaya gelecek. Şebekeye vereceğiz ve halkımıza sunacağız. Sondajlarımız devam ediyor.”
Dışa bağımlılığın faturası 200 milyar dolar
EnerjiSA CEO’su Murat Pınar da Türkiye’de enerji dışa bağımlılığın son 5 yıla baktığımızda kabaca 200 milyar dolar olduğunu kaydetti. Pınar, “Enerji bağımlılığını çözebilirsek ki 2035 enerji eylem planını takdirle karşılıyorum. Yenilenebilir enerji ile bunlardan kurtulacağız ve pozitif ayrışan ülke olacağız” ifadelerini kullandı. “Verimlilik dünyada en ucuz enerji yatırımı” diyen Murat Pınar, şöyle devam etti: “Yenilenebilir enerji dönüşümünü sağlamamız lazım.
Enerjiyi en fazla etkileyen üç unsur: Enerji arzını kaybetmeyeceksiniz, enerji sürekli olacak. Maliyeti düşük olacak. Yenilebilir kaynaklara bakacaksınız. Enerjide üçünün de sağlanamadığı dönemlerden geçtik. 2050’ye kadar bir plan var, ama bugün o kaynakların bir kısmının yerlerinin değiştiğini görüyoruz.”
24 yenilenebilir enerji santralleri olduğuna dikkat çeken GDZ Elektrik Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel ise, “2023’te tüm sektör 80 milyara yakın yatırım gerçekleştirecek. Biz de 18 milyarlık kısmını bölgelerimizde gerçekleştireceğiz” diye konuştu. Pandemiyle oyunun yeniden kurulduğunu vurgulayan Yüksel, şöyle devam etti:
“Birinci önceliğimiz karbon sıfır üzerinden gidiyorken, şu an tedarik sürekliliği birinci öncelik oldu. Almanya kömür santrallerini tekrar açma gereği duydu. Nükleeri tekrar yatırım portföyüne koydu. Dijitalleşme anlamında dağıtım şirketleri özelinde bu süreçlere katkı sağlamak üzere gelişmeler oldu. Dışa bağımlı kullandığımız pek çok yazılımın yerli üretilmesi amacıyla ortak Ar-Ge projelerine yönlendirildik. Dağıtım şirketleri olarak bir araya geliyoruz ve yazılımda ortak projeler yürütüyoruz.”
“Özellikle siber tehdide açık bir alan olması nedeniyle çok kritik olduğunu düşünüyorum. Yazılımda dışa bağımlı olmamak bu tehlikeyi ortadan kaldıracak. Gediz Bölgesi’nde ayda 200’ün üzerinde yeni lisanssız üretim tesisi başvurusu alıp değerlendiriyoruz. Çatılar çok hızlı yaygınlaşıyor. GES ve RES’ler artacak. Depolama teknolojilerine çok ciddi yatırım yapacağız.” Yüksel, elektrik faturalarına yönelik olarak “Dünyada da çok artış var. 4-5 katı fiyat artışları oldu. Asgari ücret içinde elektrik payına bakınca Türkiye hâlâ çok ciddi sübvanse ediyor” dedi.
AB’nin yeşil duvarını aşabiliriz
RHG Enerji Genel Müdürü Alpay Beyla, “Bünyemizde enerji yoğun olmasa da kaynak yoğun. Endüstriyel faaliyetlerimiz var. Bunların dekarbonizasyonu için de çalışmalar içerisindeyiz. Lisanslı santrallerle elde ettiğimiz birikimi orada kullanıyoruz ve onların karbonsuzlaşma hikayesini beraber yazıyoruz” dedi. Beyla, şu bilgileri paylaştı: “AB artık karbonu dünya için istemiyor.
Bunu ticari savaş unsuru olarak önümüze koyuyor. Bu çok büyük bir fırsat. Biz AB’nin yanı başındayız. Yeşil bir duvar örülüyor ve biz bu duvarı aşabiliriz. Ulusal enerji planımız da çok net ve uygulanabilir. Bu da bizim için çok büyük itici güç. Ama en önemli unsur finansman. Biz son 6 aydır yönetim kurulumuzun gösterdiği yolda sürdürülebilir finansmana, yeşil bono ihracı noktasında çalışmalarımızın yüzde 70’ini tamamladık. Şu an ciddi bir kredi derecelendirme sürecinden geçiyoruz.”
Botaş Doğalgaz Alım ve İhracat Daire Başkan Yardımcısı Yunus Emre İcik, “1987 yılının ilk kışı, mart ayında 15 gün üst üste okullar tatil oluyor. Bu yüzyılın en soğuk kışı gerçekleşiyor. Böylesine soğuk kış dönemi doğalgazın da Türkiye’de başlangıç dönemine denk geliyor.
Haziranda ilk gaz Türkiye’ye geliyor. Sonrasındaki süreçte artık 35 yaşına gelmiş sektörümüz enerji ticaret merkezi olacak şekilde bir olgunluğa erişiyor” dedi. Saros’taki FSRU terminalinin Botaş’ın en güncel konularından biri olduğunu belirten İcik, “Yakın zamanda açılışını yapacağız. Karadeniz gazı bağlantısı için ise Botaş olarak 48 inçlik boru hattı yaptık.
Mart ayı sonunda hizmet verecek pozisyonda” diye konuştu. Doğalgaz taşıma kapasitelerine değinen İcik, şu bilgileri paylaştı: “Boru hattı günlük 160 milyon metreküp seviyesinde. Karadeniz gazıyla birlikte artı 10 milyon olacak. Önümüzdeki dönemde yaklaşık 200 milyon metreküp seviyelerine gelecek. LNG kapasitesi mevcut durumda 133 milyon metreküp seviyesinde. Saros’a gelecek gemiyle 160 milyon olacak. Farklı kaynaklardan gaz tedarikinde bulunduk. Rusya, Azerbaycan, İran, Cezayir. Bunun dışında pazartesi Umman’daydık. Yıllık 1 milyon tonluk LNG anlaşması imzaladık. Ülkemiz doğalgaz ticaret merkezi olma seviyesine geldi.”
Honda, hidrojen alanındaki gelişmelerin detaylarına ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Bu toplantı kapsamında güncel çalışmalarını ve gelecek hedeflerini paylaşan Honda, hidrojeni birçok farklı alanda kullanarak karbon nötr bir toplum hayaline ulaşmayı amaçlıyor.
Honda, 2050 yılına kadar tüm ürünlerinde ve kurumsal faaliyetlerinde karbon nötr hale gelmeyi hedefliyor. Tüm faaliyetleri kapsayan bu hedef doğrultusunda Honda, girişimlerinde elektrikle birlikte hidrojeni yüksek potansiyelli enerji taşıyıcılarından biri olarak konumlandırıyor.
Hidrojen teknolojisinin temeli olan yakıt hücresi sisteminin uygulamalarını, ürettiği hidrojen yakıtlı otomobillerin yanı sıra farklı uygulama alanlarında da genişleterek karbon salımını düşürmeyi planlıyor.
Ülkemizde fazlasıyla sevilen ve iyi satış rakamlarına ulaşan Honda Civic modelinin fiyatı ne durumda? İşte Honda Civic 2022 fiyat listesi...
Hidrojen yakıt hücreli sistemin gelişimi
Honda, karbon nötr bir toplumun gerçekleştirilmesine yönelik hidrojenin potansiyeline odaklanan ilk şirketlerden biri olmasıyla öne çıkarken; yaklaşık 30 yıldır hidrojen teknolojileri ile FCEV’lerin araştırma ve geliştirme çalışmalarını yürütüyor. Honda, 2013 yılında beri yeni nesil yakıt hücresi sisteminin geliştirilmesi konusunda General Motors ile ortak çalışıyor.
Bu kapsamda Honda, 2024 yılında Kuzey Amerika ve Japonya’da GM ile ortaklaşa geliştirilen yeni nesil yakıt hücresi sistemine sahip bir FCEV modelini piyasaya sürmeye hazırlanıyor.
İki şirketin bilgi birikimi, teknolojik bilgisi ve ölçek ekonomisinin katkısı ile Honda’nın 2019 yılında ürettiği Clarity yakıt hücresinin maliyetinin üçte birine düşürülmesi ile ortaya çıkan bütçe, modelin diğer özelliklerindeki iyileştirmelerde kullanıldı.
Bu gelişmeler ışığından gelecek vizyonunu da şekillendiren Honda, gelişmiş yakıt hücreli araçların kullanımının popülerliğini göz önünde bulundurarak gelecekteki yakıt hücresi teknolojilerine odaklandı. Honda, yakıt hücresi sisteminin geleneksel dizel motorlarla aynı düzeyde olmasını sağlayacak kullanılabilirliği ve toplam maliyeti hayata geçirmek için çalışmalarına devam ediyor.
Diğer yandan Honda, geliştirdiği hidrojen teknolojilerinin kullanılabileceği başka bir potansiyel alan olan uzayda da iş birliklerine imza atıyor. Honda, Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ile ortak araştırma ve geliştirme çalışmalarını duyurdu.
Bu kapsamda 2022 yılında Honda ile JAXA arasında uzaydaki yaşam alanlarında elektrik sağlamak üzere tasarlanan “dolaşımlı yenilenebilir enerji sistemi” ile ilgili bir araştırma ve geliştirme sözleşmesi imzalandı.
Hidrojen yakıt hücreli ürünlerin satışı ve kapsamı
Honda, sıfır karbon hedefi kapsamında odaklandığı hidrojen teknolojilerini hayata geçirerek 2020’lerin ortalarında yeni nesil yakıt hücresi sistemi modüllerinin satışına başlamayı planlıyor. Honda, ilk satış planını yılda 2 bin adet olarak öngörürken; 2030’da 60 bin adede ve 2030’ların ikinci yarısında yılda birkaç yüz bin adede çıkararak satışları kademeli olarak artıracak.
Enerjiyi yüksek yoğunlukta depolayabilen ve taşıyabilen, depoyu hızlı bir şekilde doldurabilen hidrojenin, bu özelliklerinden dolayı, yakıt hücresi sistemini yoğun olarak kullanan büyük boyutlu mobilite ürünleri ve büyük ölçekli araçlar için bir güç kaynağı olarak etkili olması bekleniyor.
Bu özelliklere ve güçlü yönlere bağlı olarak Honda, hidrojen çalışmalarının ilk aşaması için yakıt hücresi sistemi uygulamalarına yönelik dört temel alan belirledi. Honda, yakıt hücresi sistemini müşterilerin ürünlerine uyarlama çalışmalarının yanı sıra aynı zamanda satış sonrası bakım ve istikrarlı bir hidrojen tedariki gibi operasyonel destek de sunacak.
1) Hidrojen Yakıt Hücreli Elektrikli Araçlar (FCEV)
Honda, tamamen yeni FCEV modelinin satışına 2024 yılında Kuzey Amerika ve Japonya’da başlamayı planlıyor. Bu model, geçen yıl Kuzey Amerika’da tanıtılan CR-V’yi temel alacak ve yeni nesil yakıt hücresi sistemi ile donatılacak. Kısa sürede dolan yakıtı ile uzun mesafeli sürüş sağlayan FCEV’lerin avantajlarına ek olarak model, evde şarj edilebilen EV’lerin rahatlığını sunan bir eklenti işlevine sahip olacak.
2) Ticari araçlar
Honda, Japonya’da 31 Mart 2024’tan önce Isuzu Motors ile ortaklaşa araştırılan bir prototip yakıt hücreli ağır hizmet kamyonunun tanıtım testlerine kamusal yollarda başlamayı planlıyor. Ayrıca Honda, 2023’ün ocak ayında Çin’in Hubei eyaletinde Dongfeng Motor Group ile iş birliği kapsamında yeni nesil yakıt hücresi sistemli ticari kamyonların test sürüşlerine başladı.
3) Elektrik santralleri
Honda, ileriki yıllarda artan enerji ihtiyacı için temiz ve sessiz bir yedek güç kaynağı olarak yakıt hücresi sistemlerinin uygulanmasını öneriyor.
Bu konuda ilk adım olarak American Honda Motor, ABD California’da bulunan kurumsal kampüsüne Honda Clarity Fuel Cell araçlarındaki yakıt hücresi sistemlerini yeniden kullanan yaklaşık 500kW kapasiteli sabit bir yakıt hücresi elektrik santrali kurdu. İstasyonun kampüsün veri merkezi için yedek güç kaynağı olarak işletimi bu ayın sonlarında başlayacak.
Bu testin ardından Honda, sabit yakıt hücresi elektrik santrali teknolojilerini dünya genelindeki Honda fabrikalarına ve veri merkezlerine uygulamaya başlayacak.
4) İnşaat makineleri
Honda, yakıt hücresi sistemini ilk olarak inşaat makineleri pazarının büyük bir bölümünü oluşturan ekskavatörlere ve tekerlekli yükleyicilere uygulamak için çalışmalara başlayacak. Bu konunun hayata geçirilmesi için Honda ayrıca inşaat sektörü dernekleri ve ilgili taraflarla birlikte çalışacak.
Hidrojen ekosistemlerinin kurulmasına yönelik girişimler
Yakıt hücresi sistemlerinin yaygın olarak kullanılmasını sağlamak için hidrojen tedarikini içeren hidrojen ekosistemlerinin oluşturulmasının kritik öneme sahip olduğunun altını çizen Honda, Japonya Hidrojen İstasyonu Ağı Ortak Şirketi’ne (Japan H2 Mobility/JHyM) katılarak Japonya’da Shell ve FirstElement Fuel gibi hidrojen istasyonu işletmeleri ile Kuzey Amerika’da hidrojen istasyonu ağlarının genişletilmesini destekliyor.
Japonya’da, Marubeni Corporation ve Iwatani Corporation ile birlikte bir hidrojen ekosisteminin kurulması için çalışan Honda, Avrupa’da da yenilenebilir enerji ve hidrojeni birleştiren bir enerji ekosisteminin tanıtım testini yapmayı planlıyor.
Mühendislik çalışmaları ile daha yaşanabilir bir dünyayı hedefleyen Honda, hidrojen ekosistemlerinin kurulmasında aktif rol almayı, ulusal ve yerel yönetimler tarafından düzenlenen projelere proaktif olarak katılmayı, bu girişimler aracılığıyla hidrojen alanındaki yeni şirketlerle ortaklıklar kurmak için çalışmalar yapmayı planlıyor.
Ülkemize hızlı bir giriş yapan Wiwu markasının ZORE Apple Watch aksesuarları oldukça beğeniliyor. Apple Watch’unuzun çehresini değiştirebileceğiniz Apple Watch kordonlarını inceledik.
Apple Watch’un ömrünü böyle uzattık! Artık daha güzel!
Apple Watch, kullanıcılarına birçok farklı stil ve renk seçeneği sunan çok yönlü bir akıllı saat. Kordonlar, saatin görünümünü değiştirmek için en popüler aksesuarlardan biridir. Apple Watch kordonları, metal, naylon, kayış, deri gibi farklı malzemelerden yapılabilir ve çeşitli renklerde sunulabilir. Kullanıcılar, kişisel tarzlarına uygun bir kordon seçerek saatlerinin görünümünü kolayca değiştirebilirler.
Ayrıca, Apple Watch kordonlarının fonksiyonel özellikleri de bulunabilir. Örneğin, su geçirmez naylon kordonlar, su aktiviteleri için idealdir ve deri kordonlar ise daha lüks bir görünüm için tercih edilebilir. Apple tarafından üretilen kordonlar, saatlerinin doğru şekilde çalışmasını garanti eder ve uyumludur, ancak üçüncü taraf üreticiler de kullanıcıların tercihlerine uygun kordonlar sunabilir.
Sonuç olarak, Apple Watch kordonları, saatin görünümünü ve fonksiyonel özelliklerini değiştirmek için çok yönlü bir aksesuardır. Kullanıcılar, kişisel tarzlarına ve ihtiyaçlarına uygun bir kordon seçerek saatlerinin görünümünü ve performansını optimize edebilirler.
T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, girişimcilik ekosisteminin önünü açmaya devam edeceklerini ve Türkiye yüzyılını girişimcilik yüzyılı yapacaklarını söyledi. Turkuvaz Medya Grubu’nun düzenlediği ‘Türkiye Yüzyılı Zirvesi & Para Sohbetleri’ T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın konuşmasıyla devam etti. İşte ayrıntılar…
Türkiye yüzyılını girişimcilik yüzyılı yapacağız
Son yıllarda kritik gelişmelerin, yeni sınamaların daha önce hiç görülmemiş bir hızda yaşandığı dönemlere şahitlik ettiğimizi vurgulayan Bakan Varank, “Göçmen sorunu, iklim krizi, Koronavirüs salgını derken patlak veren Rusya-Ukrayna savaşı da maalesef hala devam ediyor. Biz de gelişmeleri dikkatle takip ediyor, proaktif bir yaklaşımla farklı politikalar ortaya koyuyoruz” dedi. Bilimi, teknolojiyi ve inovasyonu odağımıza almak zorunda aldığımızı kaydeden Varank, şunları söyledi:
“Bakınız muhalefet bizi neyle itham ediyor biliyor musunuz? ‘Bu ülkede yüksek teknoloji yok’ diyorlar. Bilim merkezi görmek için yurtdışına gidiyorlar. Bugün Gaziosmanpaşa’da Özdemir Bayraktar Bilim Merkezi’nin açılışını yaptık. İçerisinde tasarımdan matematiğe, astronomiden kodlamaya kadar birçok atölye mevcut.”
Ulaştırma ve altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Türkiye'nin 2022'de engellediği siber saldırı sayısını açıkladı.
“Şimdiye kadar Konya, Kocaeli, Kayseri, Bursa, Üsküdar, Elazığ ve Antalya olmak üzere yedi bilim merkezinin açılışı yaptık. Yedi tanesi de sırada. Yani anlayacağınız teknolojiyi görmek için yurt dışına gitmeye gerek yok. Ama sen görüntülü görüşmeyi, en son teknoloji sanırsan, Türkiye’de teknoloji var mı yok mu bilemezsin.”
Türkiye daha birçok alanda kendi teknolojisini üretecek
20 sene önce Türkiye’de araştırma ve geliştirmenin ancak kısıtlı düzeyde yapıldığını hatırlatan Bakan Varank, şu bilgileri paylaştı: “Teknoparkların sayısı sadece ikiydi. Verdiğimiz 2,2 milyar liranın üzerinde destekle bu rakamı 97’ye çıkardık. 90 bine yakın araştırmacı buralarda görev yapıyor. Geçtiğimiz yıl Bilişim Vadisi İstanbul’u faaliyete geçirdik, Bilişim Vadisi İzmir’in temelini attık. Mevzuatlarımızı çağın gereklerine göre sürekli güncelliyoruz.
Uzaktan çalışma imkânlarını genişlettik. Bugün 1.500’ün üzerinde firmanın bizden destek alan kendi Ar-Ge ve Tasarım merkezi var. 81 bin araştırmacı buralarda görev yapıyor. Türkiye artık savunma sanayiinde bir marka halinde geldi. BAYRAKTAR TB2’leri satın alabilmek için onlarca ülke sıra bekliyor. Daha önce Türkiye’de insansız hava araçlarına HERON denilirken, şimdi başka ülkelerde BAYRAKTAR adıyla şarkılar yazılıyor.
60 yıllık hayalimiz Türkiye’nin otomobili, neden daha önce değil de Türkiye’nin yüzüncü yılında yapılabildi? Bu siyasi irade olmadan TOGG’un başarılı olma şansı yoktu. Teknofestler’de, dene-yap teknoloji atölyelerinde geleceğin trendlerini bilen teknolojiye aşina bir gençlik yetişiyor. Geleceğin Aziz Sancarları yetişiyor. Bilim merkezleriyle, gökyüzü gözlem etkinlikleriyle vatandaşlarımız astronomiyle buluşuyor.
Artık Türkiye kendi özgün lokomotif motorunu, kendi elektrikli otobüsünü, kendi hava savunma füze sistemlerini, kendi lazer dedektör çiplerini kendi tasarlayıp, üretebiliyor. Dünyanın gittiği yönü görerek kendi elektrikli otomobilini üretiyor. Siz elektrikli araç ürettiğinizde aslında sadece bir cihaz üretmiyorsunuz. Ekosistemi kökten dönüştürüyorsunuz. Yarışa en başından dâhil oluyorsunuz. Türkiye daha birçok alanda kendi teknolojisini üretecek.”
Türk start-up’larına 1,7 milyar dolar yatırım
Son dönemde teknoloji ve inovasyon fonunu, bölgesel kalkınma fonunu, bilişim vadisi girişim sermayesi fonunu kurduklarını belirten Bakan Varank, şöyle devam etti: “Sadece bu fonların büyüklüğü 1,5 milyar lirayı aştı. Fonların fonu Tech-InvesTR programı çerçevesinde 2,8 milyar liralık kaynağı harekete geçirdik.
Şu ana kadar 57 girişim, bu fonlardan 677 milyon lira yatırım aldı. Son 4 yılda sermaye piyasasına kayıtlı 1,3 milyar dolar büyüklüğünde 86 fon kuruldu. 2020 yılında Türk start-up’ların aldığı yatırım 154 milyon dolardı. 2021’de bu rakam 10 kattan fazla artarak 1,6 milyar dolara ulaştı.
2022 yılında da 1,7 milyar doları yakaladık. Türk unicornların sayısı 6’ya kadar çıktı. Bugün ise Türkiye girişimcilikte yeni bir evreye geçiyor. Hedefimiz dünyanın en gelişmiş 20 ekosistemi arasında yer almak. Yine 2025 yılı için 5 bin melek yatırımcı, 2,5 milyar lira kitlesel fonlama, 5 milyar lira kamu desteği, 2,5 milyar dolar girişim sermayesi yatırımı, 15 turcorn ve 5 decacorn hedefi koyduk.
Yabancı fonlar Türkiye’de yatırım peşindeler. Bizim iş insanlarımızın da bu alana yatırım yapmaları lazım. Girişimcilik ekosisteminin önünü açmaya devam edeceğiz. Türkiye yüzyılını girişimcilik yüzyılı yapacağız.”
‘Arsa bulun, yatırım yapmak istiyoruz’ diyorlar
Bakan Varank, sene boyunca Türkiye’nin dört bir tarafında açılışlar yaptıklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Firmalarımızı ziyaret ediyoruz. Her zaman sahadayız. Firmalarımızdan bugünlerde en sık duyduğumuz talep ne biliyor musunuz? Bize lütfen arsa bulun, biz yatırım yapmak istiyoruz. Organize Sanayi Bölgelerimizin sayısı 353’e ulaştı.
Yatırımcıların taleplerine yetişebilmek için 33 yeni OSB kurmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yatırım iştahı hamdolsun gayet iyi. Aralık ayı teşvik belgelerinde rekor kırdık. Düzenlediğimiz 2 bin 62 teşvik belgesi ile 85 milyar liralık sabit yatırımın ve 54 bin istihdamın önünü açtık. Milli Teknoloji Hamlesi rehberliğinde yerlileştirme bizim en önemli başlıklarımızdan biri.
Bugüne kadar aldığımız destek kararlarıyla; 147 proje için 3,9 milyar lirası Ar-Ge harcaması olmak üzere toplam 50 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik. Bakanlık olarak önem verdiğimiz bir başka konu da yeşil dönüşüm. Karbon vergisi düzenlemesine tabi olan demir-çelik, alüminyum ve çimento sektörlerinde Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritalarımızı bu yılın ilk çeyreğinde açıklayacağız. Dünya Bankası ile OSB’lerimizin yeşil dönüşüm sürecini destekliyoruz. 250 milyon avroluk kredi bütçesi ile Türkiye’nin farklı OSB’lerinde ileri atık su arıtma, su geri kazanım, GES, sıfır atık, biyogaz tesisi projelerini hayata geçireceğiz.”
Bizim yaptıklarımıza 6’lı masanın hayalleri bile erişemez
Sanayi Bakanı Varank, konuşmasını şöyle tamamladı: “Türkiye dün sadece, bilimin, teknolojinin ve üretimin pazarıydı. Bugünse bilimin, teknolojinin, üretimin önde gelen merkezlerinden biri hâline geldi. Sanayi ürünlerinin domine ettiği ihracatımızın küresel ihracat pazarından aldığı pay giderek yükseliyor. Türk sanayisi dünya pazarlarında üst sıralara tırmanıyor.
Küresel ekonomi zorlu süreçlerden geçerken, Türk sanayi yatırıma, üretime, istihdama ve ihracata devam ediyor. Gönül isterdi ki yaptıklarımızdan bahsederken altılı masanın temsilcileri de burada olsun. Çünkü belli ki Bakanlığımızın politikaları hakkında en ufak bilgileri yok. Kamuoyuna ilan ettikleri Mutabakat Metni’nde, hali hazırda yaptığımız her şeyi kendilerine hedef olarak koymuşlar.
İşte biz o yüzden diyoruz ki; bizim yaptıklarımıza altılı masanın hayalleri bile erişemez. Türkiye yüzyılında inşallah tüm hedeflerimize ulaşarak, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkaracağız. Türkiye yüzyılını bilimin, dijitalleşmenin, üretimin ve kalkınmanın yüzyılı haline getirmekte kararlıyız.”
Türkiye Yüzyılı Zirvesi’ne güçlü sponsor desteği
Türkiye Yüzyılı Zirvesi’nin ana sponsorları Aydem Enerji, Demirören Holding, Erciyes Holding, Halkbank, Kalyon, Koza Altın İşletmeleri, Turkcell, Türk Hava Yolları, Türk Telekom, Vakıfbank, Ziraat Bankası, Aydınlı, EnerjiSA I EnerjiSA Üretim, Kuzu Grup destek sponsorları ise Artaş Grubu, Cengiz Holding, DAP, Epiaş, Eren Enerji, ICA, Kuzey Marmara Otoyolu, Koleksiyon, Papara, Philip Capital, Shell, Suryapı, Torkam Holding, Kargomsende, Tedaş, TEİAŞ, EÜAŞ, Tenmak, TPIC, Türkiye Petrolleri, Botaş, Botaş International, Eti Maden, TKİ, TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı İştirakler, MTA ve MAPEG oldu.
Üç yıl önce yurt dışında herkesin bulut üzerinden PC oyunlarını deneyimlemesine olanak sağlamak için beta sürümü olarak piyasaya sürülen GeForce Now üçüncü yaşını kutluyor.
Bu süreç içerisinde GeForce Sistemi’nde modeli farketmeksizin neredeyse hemen hemen her cihaz üzerinden 700 milyondan fazla saat oyun ve sayısız zaferlere imza atıldı.
Oyuncular, gerçek zamanlı ışın izleme ve NVIDIA DLSS teknolojisinden yararlanan 50’den fazla oyunla RTX ON’un üst seviye görüntü kalitesini deneyimledi. Ayrıca desteklenen 1.500’den fazla oyunla kütüphane oldukça genişledi.
NVIDIA, Şubat ayında GeForce Now kütüphanesine eklenecek olan yeni oyunları da açıkladı.
GeForce NOW Şubat ayında neler sunuyor?
Raiden IV x MIKADO remix (Steam’de yeni sürüm)
SEASON: A letter to the future (Steam ve Epic Games Store’da yeni sürüm)
Spongebob SquarePants: The Cosmic Shake (Steam ve Epic Games Store’dayeni sürüm)
Superfuse (Steam’de yeni sürüm)
Deliver Us Mars (Steam ve Epic Games Store’da yeni sürüm, 2 Şubat)
PERISH (Steam ve Epic Games Store’da yeni sürüm, 2 Şubat)
City of Gangsters (Epic Games Store’da ücretsiz, 2 -9 Şubat)
SpellForce: Conquest of Eo (Steam ve Epic Games Store’da yeni sürüm, 3 Şubat)
Immortals Fenyx Rising (Steam)
Şubat ayında ayrıca 18 oyun için daha destek gelecek:
Dark and Darker playtest (6 -13 Şubat’ta Steam’de)
Labyrinth of Galleria: The Moon Society (Steam’de yeni sürüm, 14 Şubat)
Wanted: Dead (Steam ve Epic Games Store’da yeni sürüm, 14 Şubat)
Elderand (Steam’de yeni sürüm, 16 Şubat)
Wild West Dynasty (Steam’de yeni sürüm, 16 Şubat)
The Settlers: New Allies (Ubisoft Store’da yeni sürüm, 17 Şubat)
Atomic Heart (Steam’de yeni sürüm, 20 Şubat)
Chef Life — A Restaurant Simulator (Steam’de yeni sürüm, 23 Şubat)
Blood Bowl 3 (Steam ve Epic Games Store’da yeni sürüm, 23 Şubat)
Scars Above (Steam’de yeni sürüm, 28 Şubat)
Heads Will Roll: Reforged (Steam)
Above Snakes (Steam)
Across the Obelisk (Steam)
Captain of Industry (Steam)
Cartel Tycoon (Steam ve Epic Games Store)
Ember Knights (Steam)
Inside the Backrooms (Steam)
SimRail — The Railway Simulator (Steam)
Ocak ayında sisteme eklenen 19 oyuna 8 ekstra oyun daha eklendi
Dakar Desert Rally (Epic Games)
Epistory – Typing Chronicles (Epic Games Store)
Oddballers (Ubisoft Connect)
Shadow Tactics – Aiko’s Choice (Epic Games Store)
Surviving the Abyss (Steam)
Tortuga – A Pirate’s Tale (Epic Games Store)
Tom Clancy’s The Division 2 (Steam)
Tom Clancy’s Ghost Recon: Breakpoint (Steam)
Geçtiğimiz ay duyurulan iki oyun, Occupy Mars: The Game (Steam) ve Grimstar: Crystals are the New Oil! (Steam) ise, çıkış tarihlerindeki değişiklikler nedeniyle yayınlanamadı.
ABD ile Çin arasındakiipler son yaşanan olayla beraber daha önce hiç olmadığı kadar gerildi. ABD Savunma Bakanlığı, son açıklamasında askeri sahaları üzerinde Çin’e ait bir istihbarat balonu tespit ettiklerini duyurdu. Bu açıklamanın ardından ilgili gözetleme balonu sosyal medyada gündem olurken, bazı kullanıcılar bu balonu görüntülemeyi başardı.
ABD ile Çin arasında yeni kriz: İstihbarat balonu!
Pentagon, ABD hava sahasında uçan bir Çin istihbarat balonu tespit ettiklerini duyurdu. Pentagon Basın Sekreteri Pat Ryder’a göre daha önce de buna benzer olaylar yaşandı, ancak bu sefer durum farklı. Zira söz konusu balon daha öncekilere göre oldukça farklı manevralar yapıyor ve gerektiği durumlarda uzun süreler sabit durumda havada asılı kalabiliyor.
ABD’deki yetkili birimler bu olayın ardından harekete geçerken, ilk etapta Joe Biden‘ın da isteği üzerine balonu düşürmeyi düşündüler, ancak meydana gelecek enkazın yerdeki insanların hayatını tehlikeye atacağı gerekçesiyle bundan vazgeçtiler.
ABD Ticaret Bakanlığı, Apple ve Google için özel bir rapor hazırladı. Uygulama mağazalarına ve sideloading'e değindi.
Çin’e ait olduğu belirtilen gözetleme balonu birkaç gündür ABDhava sahasında ve özellikle ABD’nin silo tabanlı nükleer füzelerine sahip olduğu bölgelerde yüksek irtifada seyrediyor. Bunun dışında Pentagon’a göre söz konusu balon şimdilik insanlar için askeri veya fiziksel bir tehdit oluşturmuyor.
Pentagon’un konuyla ilgili son açıklaması ise şöyle;
”Balon şu anda ticari hava trafiğinin oldukça üzerinde seyrediyor ve yerdeki insanlar için askeri veya fiziksel bir tehdit oluşturmuyor. Bu tür balon aktivitelerinin örnekleri, son birkaç yılda daha önce gözlemlendi. Balon tespit edildikten sonra, ABD hükümeti hassas bilgilerin toplanmasına karşı önlem almak için hemen harekete geçti.”
Çin gözetleme balonuyla ilgili sosyal medyada yapılan paylaşımlardan öne çıkanlara aşağıdan göz atabilirsiniz.
ABD’li içecek markası Coca-Cola akıllı telefon piyasasına giriş yapmak için gün sayıyor. Ancak bu durum, akıllı telefon üretmekten çok bir ortaklık olarak lanse ediliyor. Kısa bir süre önce render görselleri ortaya çıkan akıllı telefonla ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Modelin tanıtım tarihi belli oldu!
Coca-Cola imzalı akıllı telefon ne zaman tanıtılacak?
Bilindiği üzere Coca–Cola imzalı akıllı telefonun geçtiğimiz günlerde render görselleri sızdırıldı ve tasarımı belli oldu. Hatta görsellerde cihazın tasarımının Realme 10 Pro 5G modeline benzemesi nedeniyle içecek firmasının Çinli üretici Realme ile ortaklık gerçekleştirdiği iddia edildi.
Realme Hindistan Başkan Yardımcısı Madhav Sheth’in sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımların ardından bu iş birliği doğrulanırken, kısa bir süre önce akıllı telefonun tanıtım tarihi ortaya çıktı. Realme ve Coca-Cola ortaklığında tanıtılacak model Realme 10 Pro 5G Coca-Cola Edition olarak isimlendirilecek ve 10 Şubat’ta tanıtılacak. Bunun dışında geçmiş sızıntıların doğru çıktığını belirtmekte fayda var. Zira model, Hindistan pazarına özel olacak.
Coca-Cola markalı akıllı telefon geliyor. Peki ünlü içecek firması hangi akıllı telefon üreticisiyle ortaklık yapacak?
Model, Coca-Cola temasını yansıtacak. Yani tasarımıyla ve sistem arayüzüyle Coca-Colakırmızısına işaret edecek. Realme 10 Pro 6,7 inç boyutunda FHD+ çözünürlüklü ekran ile geliyor. 120 Hz tazeleme hızı sunan akıllı telefonlar yüzde 93,65 ekran gövde oranına sahip.
Realme 10 Pro gücünü Qualcomm’un Snapdragon 695 platformundan alıyor. İki adet 2,2 GHz Cortex-A78 ve altı adet 1,7 GHz Cortex-A55 çekirdeklerine ev sahipliği yapan işlemcini 6 nm mimariye sahip. Telefonun oyun performansından ise bütünleşik Adreno 619 grafik birimi sorumlu.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Geçtiğimiz yıllarda yapılan bazı testler sonucunda Apple’ın eski iPhone modellerini bilerek yavaşlattığı ortaya çıkmıştı. ABD’li üretici özellikle 2 yıl ve daha uzun süreli iPhone’larda karşılaşılan bu durumu ilk etapta reddetse de daha sonra iddiaları kabul ederek neden böyle bir adım attıkları konusunda geçerli nedenler ortaya koysa da kullanıcı cephesinden birbiri ardına gelen davalardan sıyrılamadı. Bugün bu davalardan birinde önemli bir gelişme yaşandı. Apple için açılan dava sonuçlandı. Ancak sonuç beklendiği gibi olmadı.
Apple’a açılan 1.64 milyon dolarlık dava reddedildi
Apple, 2017’nin sonlarına doğru yaptığı açıklamada iddiaları kabul etti ve ”Birçoğunuz Apple sizi yarı yolda bırakmış gibi hissediyorsunuz, biliyoruz. Bunun için özür dileriz.” ifadesini kullanarak neden böyle bir adım attıklarının nedenlerini açıkladı.
Apple’a göre bazı iPhone modellerinin performansının kısıtlanmasının altında yatan neden batarya. Şirket, cihazların pillerinin ömrünü korumak için yayınlanan güncellemelerle bazı sınırlamalara gittiğini belirtirken, bu durum kullanıcı cephesinde şirketin tüketiciyi pil değişimi ya da model yükseltmeye zorladığı yönünde anlaşıldı. Durum böyle olunca şirkete birbiri ardına davalar açılmaya başlandı.
Yeni Apple Premium Partner konsepti ile heyecan verici bir deneyim yaşatan mağaza, 4 Şubat Cumartesi günü Cepa AVM’de müşterileri ile buluşuyor.
Batterygate olarak bilinen bu olay kapsamında açılan davalardan birinde önemli bir gelişme yaşandı. The Korea Herald’a göre Apple, Güney Kore‘de 9.800 iPhone alıcısına 2 milyar won (1.64 milyon $) tazminat ödenmesi için açılan davadan zaferle çıktı. Güney Kore mahkemesi davayı reddettiğini resmen açıkladı.
Tabii bu noktada dikkat çeken detaylardan birisi de davacıların tazminat haklarının kaybetmelerinin yanı sıra mahkeme masraflarını ödemek zorunda kalmaları. Bu gelişmenin ardından davacıları temsil eden hukuk firması olan Hannuri, kararın Kore’nin yargı sisteminde değişiklik yapılması gerektiğini söyledi.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!