Geçtiğimiz haftalarda Microsoft’un Activision’ı 69 milyar dolara satın almak için yaptığı anlaşma, ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) tarafından inceleme altına aldındı. Ancak bugün çıkan haberlere göre tek engel bu olmadı. Microsoft bu kez oyuncuların yasal tepkisiyle karşı karşıya kaldı.
Oyuncular, Microsoft ile Activision birleşmesini engellemek için bir araya geldi
Microsoft’un geçtiğimiz haftalarda Activision’u satın alma çabası önce rekabet kurumu tarafından sonrasında ise Sony tarafından bir engelle karşılaştı. Bugün ise bu engellere bir tanesi daha katıldı. Bir grup oyuncu, Microsoft’un Activision Blizzard ile birleşmesini engellemek için bir araya geldi.
On oyuncudan oluşan bu grup, Microsoft’a karşı dava açtı. Ortaya çıkan bilgilere göre oyuncular, 69 milyar dolarlık davanın “video oyun endüstrisinde bir tekel yaratacağını” söylüyor. Bunun yanı sıra oyuncular, sunmuş oldukları dosyada bu satın alımın, rekabeti azaltacağını belirtiyor.
Bugün ortaya çıkan ve gündemi sallayan habere göre Microsoft, Activision'ın ardından Netflix için satın alım sürecini başlatıyor.
Tüm bu gerekçelerle birlikte de satın alma işleminin ABD yasalarına uygun olmayacağını öne sürdüler. Ayrıca oyuncular, World of Warcraft, Call of Duty, The Elder Scrolls ve Doom gibi serilerin de Microsoft’un eline geçeceğine dair şüpheleri olduğunu düşündüklerini belirtti.
Yaklaşık iki hafta önce Federal Ticaret Komisyonu da şikayetlerinde benzer endişeleri dile getirdi. ABD iş gözlemcisi, Activision’u birden fazla cihaz için yüksek kaliteli oyunlar yapan az sayıdaki en iyi video oyun geliştiricilerinden biri olduğunu söyledi.
Microsoft, satın alma gerçekleşirse Call of Duty’yi Nintendo’da 10 yıl süreyle kullanıma sunacağını duyurdu. PlayStation konsolunu yapan rakibi Sony’ye de benzer bir teklif sundu. Ayrıca olayın nasıl sonuç vereceği hakkında herhangi bir bilgi yer almıyor.
Peki, siz Activision Microsoft durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce dava nasıl sonuç verecek? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Anlık mesajlaşma ve görüntülü arama gibi çevrimiçi iletişim teknolojilerindeki artışa rağmen, e-posta bugün hem şirketler hem de profesyonel görünmek isteyen bireysel kullanıcılar tarafından hala en çok tercih edilen ve çoğu zaman en verimli araçtır. Çünkü profesyonel bir e-posta adresine sahip olmak, güvenilir olduğunuz izlenimi yaratır ve potansiyel müşterileriniz üzerinde güven oluşturmanıza olanak tanır.
İsminize ya da şirkete özel mail adresi nedir?
E-posta genellikle potansiyel müşteriler için ilk temas noktası olduğundan, yalnızca iş iletişimleri için kullanılan kurumsal bir e-posta adresi oluşturmanız çok önemlidir. Peki isminize ya da şirkete özel profesyonel mail adresi nedir?
İsminize özel mail adresi ya da şirkete özel mail adresi, bir alan adı uzantısı aracılığıyla şirketin ismini veya sizin isminizi içeren bir profesyonel bir e-posta hesabıdır.
Örnek:
isim.soyad@sirketadi.com
isim@soyad.com
Neden Profesyonel Bir E-posta Adresi Kullanmalısınız?
Profesyonel e-posta adresi, markanızı yansıtır ve potansiyel müşterilerinize işinizi ne kadar ciddiye aldığınızı gösterir.
Peki profesyonel mail kullanmanın diğer avantajları nelerdir?
Aşağıda sizin için profesyonel e-posta kullanmanın avantajlarını listeledik:
1. Profesyonel bir imaj yaratmak
Profesyonel e-posta adresi oluşturmak, çevrimiçi ortamda güvenilir görünmenin en iyi yollarından biridir. E-posta adresiniz, müşterilerinizin sizinle iletişime geçmek istediğinde ilk düşündükleri iletişim aracı olduğundan, marka kimliğinizin hayati bir parçasını oluşturur.
2. Tutarlı bir marka kimliğini korumak
Markanıza uygun profesyonel bir e-posta adresi, satışları ve müşteri memnuniyetini artırabilir. Özellikle şirketiniz için kurumsal e-posta kullanıyorsanız, şirketiniz büyüdükçe, çalışanlarınıza isim.soyad@sirketadi.com gibi alan adınızla ilişkili kendi profesyonel e-posta adreslerini verebilirsiniz. Bu, müşterilerin markanızı tanımasına ve hatırlamasına yardımcı olur.
3. Spam filtrelerinden kaçınma
E-posta servis sağlayıcıları, meşru ve spam e-posta’ları ayırt etmek için genellikle alan adlarını kullanır. Herkes ücretsiz bir e-posta hesabı oluşturabileceğinden, ücretsiz e-posta sağlayıcılarından gelen e-posta’ların spam olarak işaretlenmesi olasılığı daha yüksektir. Fakat alan adınıza bağlı profesyonel e-posta adresi kullanmak bir güvenilirlik işaretidir ve spam filtrelerinin sizi önemsiz olarak işaretleme olasılığını azaltır.
4. E-postaları departmanlara veya amaca göre düzenleme
Bir alan adıyla, e-posta’ları doğru departmanlara yönlendirmek için belirli e-posta adresleri ayarlayabilirsiniz. Satis@sirketadi.com veya destek@sirketadi.com gibi profesyonel mail adresleri yalnızca çalışanlarınız için e-posta iş akışları düzenlemekle kalmaz, aynı zamanda müşterilerinizin işletmenizle iletişime geçtiklerinde tutarlı, güvenilir bir e-posta adresinden yanıt almalarını da sağlar.
İsminize ya da Şirkete Özel Mail Adresi Nasıl Alınır?
İsminize ya da şirkete özel mail adresi almak için öncelikle bir e-posta servis sağlayıcısı seçmeniz gerekir. Piyasada birçok e-posta barındırma sağlayıcısı olmasına rağmen %100 yerli bir e-posta servisi olan ve premium özelliklerle donatılan Uzman Posta, sizin için doğru tercih olabilir.
Peki Uzman Posta ile isminize ya da şirkete özel bir mail adresini nasıl alabilirsiniz? Öncelikle Uzman Posta’yı kullanmaya başlamak için bir Uzman Posta hesabına ihtiyacınız olacaktır. Hesabınızı açtıktan sonra ihtiyaçlarını en uygun kurumsal e-posta paketini seçmeniz gerekir. Paketinizi seçtikten ve sepete ekledikten sonra kurumsal e-posta’nızı kullanmak istediğiniz alan adı ile ilgili bir sayfa açılacaktır. Sayfadaki opsiyonlar aşağıdaki şekildedir:
Zaten bir alan adım var.
Yeni alan adı tescil etmek istiyorum.
Ücretsiz .COM.TR Alan adı tescil etmek istiyorum.
Size en uygun opsiyonu seçerek ya da alan adımı sonra belirlemek istiyorum butonuna tıklayarak satın alma işleminizi bitirebilirsiniz.
Uzman Posta neden sizin için en İyi e-posta sağlayıcısıdır?
Doğru e-posta sağlayıcısını seçmek, şirketinizin veya bireysel markanızın başarısı için çok önemlidir. Kurumsal e-posta’lar müşterileriniz ve şirketiniz hakkında hassas bilgiler içerebileceğinden, bunları güvenli ve gizli tutmak birinci öncelik olmalıdır.
Uzman Posta, müşterilerinizin gizliliğini son teknoloji güvenlik özellikleriyle koruyan Türkiye’nin ilk ve tek yerli e-posta servis sağlayıcısıdır.
Güvenlik
Uzman Posta’yı kullandığınızda, tüm e-posta’larınız gelişmiş güvenlik özellikleri ile korunur. Uzman Posta’nın gelişmiş karantina özelliği, çoklu doğrulama, akıllı tespit yöntemleri, global veri tabanı ve çok dilli kullanım vb. özellikleriyle istenmeye e-posta’lara ve virüslere karşı üst seviye bir savunma sağlayabilirsiniz.
Uzman Posta Kurumsal E-posta Planlarındaki Özellikler
Uzman Posta, işiniz için birçok güçlü özellik sunar. Küçük ve orta ölçekli ekipler veya bireysel kullanıcılar için Uzman Posta Kurumsal E-posta planları aşağıdakileri özellikleri içerir:
Kotanız dolunca otomatik artan e-posta kutuları (Esnek kota özelliği)
Gelişmiş karantina ve anti-spam servisi
%99.999 kayıpsız e-posta trafiği için yedekli MX yapısı
Yüksek güvenlik için iki faktörlü kimlik doğrulama – Çoklu doğrulama
E-posta arşivleme
Yetkilendirilmiş admin
Basit ve kullanıcı odaklı Türkçe arayüz
Silinmiş e-posta kurtarıcı
E-posta trafiği raporlama
Gelen ve giden e-mail kopyalama
Outlook, Gmail, Hotmail vb. mail programlarıya %100 uyum
%100 yerli e-posta hizmeti
7/24 kesintisiz erişim
Hiçbir veri kaybı olmadan ücretsiz ve kesintisiz taşıma desteği
Her an ulaşılabilir profesyonel destek ekibi
Siz de isminize ya da şirkete özel mail adresi almak istiyorsanız ve kurumsal bir e-posta hizmetine ihtiyacınız varsa, Uzman Posta web sitesinin ana sayfasında bulunan “45 Gün Ücretsiz Dene” seçeneğine tıklayın ve 45 gün boyunca %100 yerli e-posta hizmeti Uzman Posta’nın tüm premium özelliklerini deneyimleyin.
Akıllı telefon sektöründekinin yanı sıra bu cihazlara güç veren işlemciler arasındaki rekabet de bir hayli yüksek. Çip üreticilerinin lider konumda olabilmek için verdikleri kıyasıya mücadele içerisinde MediaTek, birinciliği elinde tutuyor. Peki bir süredir tepede yer alan firma, bunu nasıl başarıyor? Gelin hep birlikte detaylara göz atalım!
MediaTek bir yılı aşkın zamandır lider!
COUNTERPOINT’in paylaştığı akıllı telefon işlemcilerinin global pazarda kapladıkları pay oranları araştırmasına göre, MediaTek birinciliği elinde tutuyor. 2021’in ikinci çeyreği ile 2022’nin üçüncü çeyreği arasındaki verilerin paylaşıldığı tabloda, MediaTek’in altı dönemde de liderlik konumunda olduğu görülüyor.
MediaTek’in liderliği üstlendiği bu tabloda Qualcomm, Apple, UNISOC, Samsung ve Huawei HiSilicon olmak üzere altı tane işlemci üreticisi yer alıyor. Veriler, istatiksel oranları ile paylaşılmış durumda.
Dimensity 8200, MediaTek tarafından daha ucuz telefonlara yüksek performans sunma hedefi ile yola çıkmış durumda.
Geçtiğimiz yılın ikinci çeyreği içerisinde yüzde 42 ile birincilik tahtına oturan MediaTek, dördüncü çeyrekte ise yüzde 35 seviyelerine gerilemiş. 2022 yılının ikinci çeyreğine kadar yüzde 38 pazar payına sahip olmayı başaran şirket, yılın üçüncü çeyreğinde ise yeniden yüzde 35 seviyelerine geriledi. Ancak tüm bunlara rağmen tahtından düşmemeyi başardı.
MediaTek bu başarısını neye borçlu?
Aslına bakılırsa MediaTek’in Dimensity serisi işlemcileriyle de üst segment içerisindeki rekabeti kızıştırıyor. Ancak şirketin asıl başarısının kaynağı amiral gemisi sınıfı ürünleri değil. Helio G ve Dimensity 900 serisi gibi platformlar ile orta sınıf telefon pazarını domine eden MediaTek’in stratejisi, olabildiğince uygun bir fiyat ile yine olabildiğince fazla modelde yer almak üzerine kurulu. Bu sayede firma, pazar payını yüksek tutabiliyor.
Yeri gelmişken listedeki diğer üreticilerden de bahsedelim. Yılın üçüncü çeyreğini yüzde 31 pazar payı ile kapatan Qualcomm’u yüzde 16 ile kendi işlemcilerini üreten ve kendisi kullanan Apple takip ediyor. Pastada yüzde 10’luk bir payı olan UNISOC, yüzde 7 paya sahip olan Samsung’u gerisinde bırakmış. Listede en çok dikkat çeken diğer bir üretici ise HiSilicon işlemcileri ile Huawei oluyor. Yüzde sıfır pazar payına sahip olan Huawei, geçtiğimiz yılın ikinçi çeyreğinden bu yana güç kaybediyor. Son olarak yılın son çeyrek raporlarının Apple lehine olacağı tahmin ediliyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? MediaTek gelecek aylarda da liderliği elinde tutabilecek mi? Fikirlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Dünyada klasik saatlerin yerini giderek daha geniş kitlelerce almaya başlayan akıllı saatler birçok özelliği ile ön plana çıkıyor. Bugün çoğu akıllı saatte bulunmayan sesli görüşme özelliğine sahip Havit Watch M9030 inceleme videosu ile sizlerleyiz.
1.39 inç AMOLED HD 454×454 piksel çözünürlüklü ekrana sahip olan Havit Watch M9030, bluetooth bağlantısı üzerinden arama yanıtlama ve konuşma imkanı sunuyor. Kendi sesli asistanı bulunan akıllı saatin 11 farklı spor modu, mesaj ve uygulama bildirimlerini görüntüleme gibi özellikleri de bulunuyor.
Klasik saat formunda olan Havit Watch, IP67 sertifikasının yanı sıra 24 saat kalp monitörü, kalp ritmi takibi, kandaki oksijen oranı (SpO2) ve uyku takibi özelliklerini de kullanıcılarına tutarlı bir şekilde sunuyor.
DC evreninden son dönemlerde pek çok önemli haber geliyor. Evrende yeniden yapılandırma yolunda ilerleyen DC, en sevilen ve popüler olan karakterlerinin yeni filmlerini de gözden çıkardı. Bununla birlikte de birçok proje iptal edildi. Son haberler ise Black Adam tarafından geldi. Bilgiye göre Black Adam 2, iptal edildi.
Dwayne Johnson, Black Adam 2’nin olmayacağını açıkladı
Son zamanlarda DC evreninde pek çok ayrılık karşımıza çıkıyor. Wonder Women 3’ün iptal edilmesi ve Henry Cavill’in Superman’e veda etmesinin ardından yeni bir haber de Black Adam tarafından geldi. Ekim ayında vizyona giren Black Adam filminin devamının gelmeyeceği açıklandı.
Filmin başrol oyuncusu Dwayne Johnson, Twitter hesabından konuyla alakalı bir açıklama yaptı. Johnson’a göre, bir “Black Adam” devam filmi, Warner Bros. Discovery’nin stüdyo bölümündeki DC filmlerinin sonraki aşamasının bir parçası olmayacak.
Superman'in efsaneleşen başrolü Henry Cavill, Instagram üzerinden yaptığı açıklamayla Superman'i artık canlandırmayacağını duyurdu.
Ünlü isim, yaptığı paylaşımda konuyla ilgili yaptığı açıklamasında şu sözleri kullandı:
“Tutkulu kardeşlerim, Black Adam’ın yeni DC evrenindeki geleceğine dair merakla beklenen haberini paylaşmak istedim.
James Gunn ve ben iletişime geçtik ve Black Adam, hikayenin ilk bölümünde yer almayacak. Ancak DC ve Seven Bucks, Black Adam’ın DC çoklu evreninin gelecek bölümlerinde kullanılması üzere en değerli yolları keşfetmek üzere anlaşmaya vardı.
James ve ben birbirimizi yıllardır tanıyoruz. Her zaman birbirimizin başarısını destekledik. Bugün de bu farklı değil ve ben her zaman DC’nin (ve Marvel’ın) kazanmasını ve iyi kazanmasını destekleyeceğim.”
Love @TheRock & I'm always excited to see what he & Seven Bucks do next. Can't wait to collaborate soon. 🙏 https://t.co/NLwRqBVkd1
DC Studios’un başına geçmesinden sonra kendi vizyonunu getirmek için harekete geçen James Gunn ise Johnson’un açıklamasını alıntılayarak, “The Rock’ı seviyorum ve onun ve Seven Bucks’ı neler yapacağını görmek için heyecanlıyım. Yeniden iş birliği yapmak için sabırsızlanıyorum.” dedi. Ayrıca Black Adam filmi, gişede 391 milyon dolar hasılat elde etti. Ancak bu hasılata rağmen çok iyi eleştiriler almadı.
Peki, siz Black Adam 2 iptal açıklaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Samsung’un amiral gemisi sınıfı telefonları Galaxy S23 serisi, her gün başka bir haber ile karşımıza çıkıyor. Qualcomm’un en yeni işlemcisini barındıran cihazlar Geekbench 5 isimli performans testinde göründü. Peki gelecek aylarda piyasaya sürüleceği düşünülen Galaxy S23 serisinin test sonuçları nasıl?
İşte Galaxy S23 serisinin Geekbench 5 test sonuçları!
En başta şunu belirtmek gerekiyor ki test sonuçları ortaya çıkan cihaz, kendisine özel işlemci barındıran bir ürün. Snapdragon 8 Gen 2’nin son kullanıcıya sunulan piyasa sürümü ile gelen Galaxy S23 telefonların ortalama olarak daha iyi bir performans sunacağını hatırlatmakta fayda var.
1 adet 3,36 GHz performans, dört adet 2,80 GHz denge ve üç adet 2,02 GHz enerji verimliliği odaklı odaklı olmak üzere sekiz çekirdekten oluşan bu özel işlemci, telefonun geliştirilme aşamasındaki kontrolünü sağlama amacıyla kullanılıyor.
Teknoloji devi Samsung'un tanıtacağı yeni amiral gemisi Galaxy S23 Ultra'nın özçekim kamerası için detaylar belli oldu!
Test sonuçlarında görülebildiği üzere telefon tek çekirdekte 578, çoklu çekirdek testinden ise 2118 puan elde etmiş. Samsung SM-S911B model koduna sahip olan cihaz, Android 13 tabanlı OneUI 5.0 üzerinde çalışıyor. Ayrıca bilgiler arasında RAM kapasitesinin 6,68 GB olduğu da belirtilmiş.
Samsung’un yeni amiral gemisi hakkında neler biliyoruz?
Galaxy S23 serisi, Qualcomm’un yakın zamanda göreceğimiz amiral gemisi sınıfı telefonlarda yer alacak olan Snapdragon 8 Gen 2 işlemcisini içerisinde barındıracak. Standart Galaxy S23 modeli 6,1inç boyutunda 2340×1080 piksel AMOLED ekran ile gelecek. 120Hz tazeleme hızı sunan bu ekran aynı zamanda altında parmak izi okuyucusuna ev sahipliği yapacak.
OIS destekli 50MP çözünürlüğünde ana sensörle fotoğraflar kaydedecek olan Galaxy S23, 12MP ultra geniş açı ve 10MP telefoto kameraya sahip olacak. Telefonun öz çekimden sorumlu kamerası ise 12MP.
8/12GB LPDDR5x bellekler ve 128/256GB UFS 4.0 hızında depolama seçeneklerine sahip olacak olan Galaxy S23’ün 2023 yılının Şubat ayında tanıtılması bekleniyor.
Peki siz Galaxy S23’ün Geekbench rekoru hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Dijital içerik platformu Netflix, içerisinde yer alan dizi ve film içerikleriyle en çok tercih edilen platformlardan birisi olarak yer alıyor. Kullanıcılar ise uygulamayı tek hesap üzerinden ortak bir şekilde kullanmayı tercih ediyor. Ancak son haberlere göre Netflix şifre paylaşımı, bir suç olarak kabul ediliyor. İşte detaylar!
Şifre paylaşımı “dolandırıcılık” sayılıyor
İngiltere Hükümeti’nin Fikriyet Mülkiyet Ofisi, bugün yeni bir korsanlık kılavuzu yayınladı. Bu kılavuz ise dikkatten kaçan bazı detayları içeriyor. Bu detay ise dijital içerik platformlarındaki şifre paylaşımı uygulamasıyla alakalı. Dijital içerik platformu denildiği zaman akla ilk gelen isim Netflix oluyor.
Netflix şifre paylaşımı, özellikle paketlerin fiyatlarının artmasıyla birlikte daha da tercih edilen bir durum haline geldi. Bu duruma ise uzun zamandır yapıldığı için tamamen normal bir hale geldi. Şirket, uzun süre boyunca şifre paylaşımı konusunda mücadele etti. Şimdi ise İngiltere Hükümeti’nin yayınladığı korsanlık kılavuzuyla birlikte kendine bir müttefik sağlamış gibi duruyor.
Wall Street Journal'da yayınlanan verilere göre Netflix, reklamlı üyelik nedeniyle reklamverenler ile sorun yaşamaya başladı.
Kılavuza göre, abonelik ücretini ödemeden TV şovları, filmler ve canlı spor yayınlarını izlemek korsanlığı oluşturuyor. Bununla birlikte ise bir sözcü bunu onayladı ve açıklama yaptı. “Ceza ve medeni hukukta, amacın bir kullanıcının telif hakkıyla korunan eserlere ödeme yapmadan erişmesine izin vermek olduğu şifre paylaşımı durumunda uygulanabilecek bir dizi hüküm vardır.”
Bununla birlikte bu hükümlerin, sözleşme hükümlerinin ihlali, dolandırıcılık ve ikincil telif hakkı ihlalini içerebileceğini de ekledi. 2017 yılında hızlı büyümenin ortasında olan Netflix, Twitter’da şifre paylaşımını onaylayan bir paylaşım yaptı. Paylaşımında ise “Aşk bir şifreyi paylaşmaktır.” ifadesi yer aldı.
Tüm bunların dışında şirket, kullanıcılardan evlerinin dışında bir hesap paylaşmak için ek ücret almaya başlayacağını da söyledi. Ayrıca hizmet şartlarına göre hem Netflix hem de Disney+, kullanıcıların oturum bilgilerini ev dışındaki kişilerle paylamamaları gerektiğini belirtiyor. Amazon Prime ise yalnızca başka bir ev üyesiyle hesap paylaşmaya izin veriyor.
Peki, siz şifre paylaşımı konusunda ne düşünüyorsunuz? Sizce şifre paylaşımı bir suç sayılır mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Laykon Bilişim, 2023 yılında ön plana çıkacak siber güvenlik trendlerine yönelik öngörülerini açıkladı. Siber güvenlik olaylarının yoğun bir şekilde yaşandığı 2022 yılını geride bırakırken 2023 yılının da siber saldırılarla geçeceğini, özellikle elektrikli araçların hedefleneceğini ve yapay zeka tabanlı kodlama araçlarının güvenlik açığı yaratabileceğini vurgulayan Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, 2023 yılına yönelik 6 siber güvenlik tahminini paylaşıyor.
2023’te dünyayı bekleyen siber tehditler
Yoğun siber saldırılarla geçen 2022 yılı sona eriyor. Yılın sona ermesiyle birlikte Laykon Bilişim, her yıl olduğu gibi gelecek yıl karşılaşacağımız temel dijital güvenlik trendlerini detaylandırdığı 2023 siber güvenlik öngörülerini açıkladı.
2023’te yapay zeka tabanlı kod yazma asistanlarının yaratacağı güvenlik açıklarından elektrikli araçlara, kripto para hacklerinden devletler arası siber saldırılara kadar birçok gelişmenin yaşanabileceğini öngören Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, gelecek yıl sık karşılaşacağımız 6 siber güvenlik tahminini paylaşıyor.
Google'ın yaklaşık bir yıl önce çevrimdışı duruma getirmeyi başardığı Glupteba isimli kötü amaçlı yazılım geri döndü.
1. Yapay zeka araçlarıyla yapılan kodlamalar birçok temel güvenlik açığı yaratacak
Yapay zeka araçları yeni dönemde son derece gelişti. AI ve ML araçları, yazılı cevaplar verebiliyor, kullanıcılar için kod yazabiliyor, şarkı sözlerini hazırlayabiliyor ve akşam yiyebileceğiniz yemekleri sıralayabiliyor. Bu müthiş teknoloji her ne kadar bizleri heyecanlandırsa da pek çok güvenlik açığını da beraberinde getiriyor.
Yapay zeka, yeni algoritmalar ve kod oluşturmak için mevcut bilgisayar kodlarından yararlanıyor. OpenAI tarafından piyasaya çıkarılan ChatGPT ve GitHub’ın, Copilot otomatik kodlama aracı da bu şekilde çalışıyor. Milyarlarca örnek kod satırından oluşan büyük verileri kullanan bu yapay zeka tabanlı uygulamalar, güvenlik açığı olan kodları da kullanabiliyorlar.
Yapay zekaya ne verilirse o da bize benzerini sunacaktır. Yapay zekanın çok kullanışlı yapısı ve sağladığı konforun, gelecek dönemde AI kodlama araçlarına güvenen bir yazılımcı tarafından hayata geçirilecek uygulamada, kritik güvenlik açıkları meydana getirebileceğini öngörüyoruz.
2. Elektrikli araçlara yönelik saldırılar artacak
Otomotiv sektörü gün geçtikçe gelişiyor ve bu gelişmeye bağlı olarak özellikle son 10 yılda benzersiz güvenlik özelliklerine sahip, yapay zekanın kullanıldığı, otonom ve elektrikli araçların ortaya çıkmasını içeren bir dijital dönüşümden geçiyor.
Bir dönem tamamen mekanik olan araçlar, geçirdiği dijital dönüşüm sonrası milyonlarca kod satırına sahip, birçok elektronik kontrol ünitesini bünyesinde barındıran dijital aygıtlar haline geldi. Yeni elektrikli araçlar, eskiye istinaden daha çok bağlantı noktası barındırması ve dijital hale gelmesinden dolayı siber suçluların bir numaralı hedefi oluyor.
Elektrikli araç üreticileri, araç güncellemeleri sırasında veya şarj istasyonlarında meydana gelebilecek güvenlik açıkları ve siber suçluların olası oltalamalarına karşı etkili siber güvenlik önlemlerine başvurmalı. Elektrikli araçlara yönelik talebin her geçen gün artmasıyla birlikte gerek Türkiye’de gerek dünyada elektrikli araçlara yönelik siber saldırıların artacağını öngörüyoruz.
3. Metaverse’e yönelik saldırıları daha sık göreceğiz
Gündemdeki yerini kaybetse de metaverse evrenine yönelik çalışmalar son sürat devam ediyor. Gelecek 10 yıl içerisinde gerçek ve dijital karması bir hayatta yaşayacağımızı söylemek hiç kuşkusuz yanlış olmayacaktır. Metaverse, tüm normlarımızı değiştirecek ve yepyeni fırsatlar yaratacak. İnternet teknolojisinin yarattığı etkinin benzerini yaratabilecek etkiye ve potansiyele sahip metaverse, siber saldırganların da bir numaralı hedefi olacak.
Şirketler için sosyal varlıklarını artırmaktan ofis çalışmalarına, bireysel ödemelerden sağlık hizmetlerine kadar uzanan çok geniş bir yelpazede yepyeni fırsatlar yaratacak Metaverse evreninde, dolandırıcılıkların ve manipülasyonların artacağını öngörüyoruz. Her ne kadar Z ve Alpha kuşakları teknolojinin içine doğdukları için bu saldırıları önceden sezebilse de daha ileri yaş gruplarının kandırılması son derece kolay olabilir.
Yeni bir güne uyandığımızda Metaverse evrenindeki mal varlıklarımızın yerinde olmadığını görmek istemiyor ve bir siber suçlu tarafından ele geçirilmesini istemiyorsak bu alandaki siber tehditleri en aza indirmek için güvenlik önlemleri almak gerekecek. Meta veri deposunun ihtiyacı olan BT cihazlarını güvence altına alan teknolojiler, siber güvenlik alanı için gelecek dönemin en belirgin alanları olacak.
4. Devletler arası siber savaşlar yaşanabilir
Siber saldırılar sadece hackerlar veya siber suçlular tarafından kullanılan yöntemlerin dışında büyük organizasyonların ve devletlerin de kullandığı yöntemlerden bir tanesi. Devletlerin geleneksel yöntemlerle sürdürdükleri mücadele hem zaman hem de maliyet açısından oldukça zorlayıcı bir pozisyonda duruyor. Buna karşın siber istihbarat yöntemleriyle devletler daha hızlı daha etkili ve daha az maliyetle bilgiye erişebiliyor.
Gerçekleştirilen siber saldırılar sadece hedeflenen kurumları etkilemekle kalmıyor tedarik zincirinde bulunan herkesi ilgilendiren bir dalga etkisi yaratıyor. Dijitalleşen dünyaya ayak uydurmak devletlerin de başlıca görevlerinden bir tanesi olmaya devam ediyor. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, dünyanın en büyük ülkeleri milli güvenlik başta olmak üzere diğer tüm alanlarda siber güvenlik önlemlerini artırıyor. 2023’te devletler arası siber savaş ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu öngörüyor ve bu doğrultuda gerçekleştirilecek saldırıların artarak devam etmesini bekliyoruz.
5. Zero Trust daha fazla şirket tarafından benimsenecek
Teknoloji sektörü zero trust siber güvenlik ilkelerini hala yeterince kullanmıyor. Zero trust, uygulama ve verilere erişim verilmeden önce, ağın içinde veya dışında bulunan tüm kullanıcıların kimliklerinin doğrulanmasını, yetkilendirilmesini ve güvenlik yapılandırması durumunun sürekli olarak doğrulanmasını gerektiren bir güvenlik çerçevesidir.
Zero trust, günümüzün dijital dönüşümü içerisinde hem altyapıyı hem de verileri korumaya yönelik hizmetler sunar. Birçok kurum zero trust entegrasyonunu geniş ölçüde kullanıyor olsa da bu hala yeterli değil. Gelecek dönemde modern bir bulut altyapısında mümkün olan her yerde kullanıcıların kimliklerini doğrulamaya çalışan ve gelişen siber güvenlik önlemlerinin en temel parçalarından olan zero trust yaklaşımının hızlı bir şekilde benimsenmesini bekliyoruz.
6. Kripto para birimleri yine hedefte olacak
Blockchain, tüm bitcoin ve diğer alt coinleri de bünyesinde barındıran devasa bir teknoloji. Dünyada yaşanan ekonomik dalgalanma, işsizlik ve buna bağlı olarak ülkelerin yerel para politikalarına yönelik aldığı radikal kararlar yerel para birimlerinin düşmesine neden olurken kullanıcıların başta bitcoin olmak üzere dijital paralara yönelik ilgisinin artmasına neden oldu.
Bu durum kripto para birimlerinin nasıl çalıştığını tam anlamayan, sıradan yatırımcıların da kripto para piyasasına girmesine yol açıyor. Siber saldırganların asıl hedefi olacak bu gruba yönelik dolandırıcılık faaliyetlerin ciddi oranda artacağını öngörüyoruz. Her ne kadar kripto para piyasalarında uzun süren bir durgunluk hakim olsa da hem fidye taleplerinin dijital para ile gerçekleştiği saldırıları hem de dijital para cüzdanlarına yönelik saldırıları 2023’te daha sık göreceğiz.
Telefondan tutun da ev eşyalarına kadar birçok farklı alanda ürünler üreten Samsung’un en çok öne çıktığı sektörlerden birisi de ekran teknolojileri. Şirket, bu alanda televizyonlar kadar monitör modelleri ile de ön plana çıkıyor. İşte Samsung, şimdi de Dragon Knight G7 isimli en üst segment monitörü ile karşımızda!
Dragon Knight G7, yüzde 95 DCI-P3 destekliyor!
Oyuncular hedef alınarak üretilen bir ürün olmasına karşın, Samsung Dragon Knight G7 yüzde 95 oranında DCI-P3 renk uzayı destekliyor. Yani yeni model, hem profesyonel anlamda renk düzenleme işleri ile ilgilenen hem de rekabetçi oyunlar oynamayı seven kullanıcıları hedef alıyor.
Samsung’un Dragon Knight adı, en azından batı pazarında ismi pek duyulmuş bir seri değil. Şirket, şuan için bu monitörü yalnızca Çin pazarında satışa sundu. Dragon Knight G7’nin Ocak ayında düzenlenecek CES 2023 fuarında global olarak tanıtılması bekleniyor.
Tasarımsal anlamda şirketin Odssey monitörlerini andıran Dragon Knight G7, 32inç boyutunda bir IPS panel barındırıyor. 3840×2160 piksel çözünürlüğündeki bu ekran, DCI-P3 renk skalasını yüzde 95 oranında kapsıyor. GtG yani griden griye 1 milisaniye tepki süresine sahip olan monitör, 144Hz tazeleme hızına sahip.
VESA DisplayHDR 400 sertifikasına sahip olan Dragon Knight G7, 400nite kadar parlaklık vadediyor. Bu sayede kullanıcılara izlenilen içeriklerde daha iyi bir deneyim sunuyor. Samsung’un Tizen OS arayüzü ile kutudan çıkacak olan monitörün ergonomisinden ayarlanabilir ayağı sorumlu.
HDMI 2.1 ve Display 1.4 üzerinden görüntü bağlantısı kuran Dragon Knight G7, oyunlardaki görüntü yırtılmalarını en aza indirmek adına Nvidia G-Sync ve AMD Freesync Premium teknolojilerinden faydalanıyor. Samsung, monitörü Çin’de 4,999 Çin Yuanı yani 717 dolar fiyat etiketiyle satmaya başladı. Yakın bir dönemde de global satışının başlayacağı düşünülüyor.
Peki sizin Dragon Knight G7 hakkındaki görüşleriniz neler? Fikirlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Asus ROG (Republic of Gamers), 3 Ocak 2023 tarihinde düzenlenecek CES 2023 fuarında For Those Who Dare: Maxed Out isimli sanal lansmanıyla yeni nesil dizüstü oyuncu bilgisayarlarını ve aksesuarlarını tanıtmaya hazırlanıyor.
Oyuncuların gözü Asus ROG CES 2023 etkinliğinde
Asus ROG, dünyanın en önemli ve etkili tüketici elektronik fuarlarından CES 2023 içerisinde yer alacak. Burada düzenleyeceği Seeing An Incredible Future sanal lansmanında yeni teknolojilerini görücüye çıkaracak.
Çevrim içi etkinlikte oyun bilgisayarlarından masaüstü bilgisayarlara kadar birçok kategoride atılan yenilikçi adımlara ve ürünlerin hem daha dayanıklı olmasını hem de daha iyi performans göstermesini sağlayan yeni tasarımlara değinilecek.
Asus, 3 Ocak tarihinde gerçekleştirilecen CES 2023 etkinliğinde 18 inç ekranı dizüstü oyun bilgisayarını tanıtacak.
Dijital ortamda düzenlenecek etkinlikte Asus’un dizüstü bilgisayarlarda daha önce hiç görülmemiş teknolojik gelişmeleri göstermeyi planladığı belirtiliyor. Ayrıca daha sürdürülebilir bir geleceğe erişebilmek için yaptığı çalışmalar da CES 2023 Fuarı’nın merkezinde olacak.
CES 2023’ün temasını yansıtan görselleriyle hazırlanan artırılmış gerçeklik tecrübesine Asus internet sitesinden kolayca ulaşıp en yeni buluşunun ipuçlarını görmek de mümkün. Zira kalıpları yıkacak teknolojik gelişmeler, oyun bilgisayarlarının ısınma problemini ortadan kaldıran soğutma sistemi ve daha sessiz, daha hızlı, daha iyi performans sunan çeşitli ROG yeniliklerini görebilirsiniz.
Tabii biz de sizin gibi Asus’un hangi cihazları, teknolojileri ve aksesuarları tanıtacağını merakla bekliyoruz. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Netflix, geçtiğimiz aylarda ABD kullanıcıları için reklamlı üyelik sistemini aktif etti. Wall Street Journal’da yayınlanan verilere göre Netflix, reklamlı üyelik nedeniyle reklamverenler ile sorun yaşamaya başladı.
Netflix, reklamlı üyelik konusunda beklentileri karşılayamadı
Mayıs ile ekim ayı arasında yapılan araştırmada, ABD’de Netflix kullanan kişilerin yüzde 29’u premium, yüzde 31’i standart ve yüzde 40’ı temel üyelik planını tercih ettiği ortaya çıktı. Reklamlı üyeliğin aktif edilmesiyle birlikte, yeni üyelik planına toplam kullanıcıların yalnızda yüzde 9’u geçiş yaptı.
Reklam destekli yeni üyelik planı sonrasında en çok düşüş yaşanan üyelik planı yüzde 31’den yüzde 24’e gerileyen standart plan oldu. Değişiklik ile birlikte, premium plan abonelerin yüzde 25’ini, temel plan ise yüzde 41’ini oluşturuyor.
Konu hakkında açıklama yapan Netflix yetkilisi, “Reklam destekli üyelik planımız ile ilgili veri paylaşmak için henüz çok erken. Lansmandan, katılımdan ve reklamverenlerin Netflix ile kurduğu ortaklıktan oldukça memnunuz.” ifadelerine yer verdi.
Netflix’in yeni üyelik planı ile ilgili yayınlanan bir diğer rapor ise reklamverenler ile ilgili. Digiday tarafından yayınlanan rapora göre Netflix, yeni üyelik planının görüntüleme tahminlerini karşılayamaması nedeniyle reklam gelirlerinin bir kısmını reklamverenlere iade etti. Analistler, Netflix’in yaşanan gelir kaybı nedeniyle reklamlı üyelik planını kaldıracağını tahmin ediyor.
Şirketin websitesinde reklamlı üyelik planı ile ilgili şu ifadeler yer alıyor:
Reklamlı Temel, filmlerin ve TV şovlarının keyfini daha düşük bir fiyata çıkarmanın harika bir yoludur. Sınırlı reklam aralarıyla favorilerinizi herhangi bir cihazda izleyebilirsiniz. Bu plan, indirmeye ve sınırlı sayıda filme izin vermez. Bununla birlikte, TV şovları lisans kısıtlamaları nedeniyle kullanılamıyor. Reklamlı Temel üyelik planında bazı yer ve cihaz kısıtlamaları da geçerli.
Reklamlı üyelik fiyatını 6.99 dolar olarak belirleyen şirket, temel planı 9.99 dolara sunuyor. ABD’de temel üyelik planını satın alan kullanıcıların HD çözünürlükte sınırsız film, TV şovuna erişebildiğini belirtmekte fayda var. Ülkemizdeki temel plan ise kullanıcılara 480p çözünürlük sunuyor.
Güncel Netflix Türkiye üyelik ücretleri;
Temel Plan: 45,99 TL – Tek cihaz, 480p Çözünürlük
Standart Plan: 69,99 TL – İki cihaz, 1080p Çözünürlük
Özel Plan: 93,99 TL – Dört cihaz, 4K + HDR Çözünürlük
Geçtiğimiz haftalarda ABD Federal Ticaret Komisyonu FTC, Microsoft’un Activision’ı 69 milyar dolara satın almak için yaptığı anlaşmayı inceleme altına aldı. Fakat şirket bu olumsuzlukları arkasında bırakmakta kararlı. Zira Microsoft şimdi de Netflix satın alım sürecini başlatmak için harekete geçti.
Microsoft, Netflix satın alım sürecini bir an önce başlatmak istiyor!
Geçtiğimiz 8 yıl boyunca Microsoft’u istikrarlı bir şekilde yöneten Satya Nadella, CEO’luğun ardından yönetim kurulu başkanlığı yetkilerini de almayı başardı. Şirketi farklı alanlarda genişletmeyi planlayan Nadella, eğlence sektörünün en değerli şirketlerine gözünü dikti.
Şirket her ne kadar şu anda FTC (ABD Federal Ticaret Komisyonu) tarafından inceleme altına alınmış olduğu için değer kayıplarıyla uğraşıyor olsa da genişleme planını askıya almayı düşünmüyor. Zira şimdiden 100 milyar doları aşan bir harcama yaptı.
FTC'ye yakın kaynaklara göre, Activision Blizzard satın alma süreci nedeniyle Microsoft'a antitröst davası açılacak.
2.5 milyar dolara Minecraft’ı geliştiren şirketi satın almasıyla başlayan süreç 26 milyar dolara LinkedIn’ı, 20 milyar dolara yapay zeka geliştiricisi Nuance’ı ve 69 milyar dolara Activision Blizzard’ı almasıyla devam etti.
Şimdiyse sıradaki hamlenin Netflix satın alımı olduğu ortaya çıktı. Zaten bu iki şirket bir süredir Netflix’in reklamlı abonelik hizmeti üzerinde birlikte çalışıyordu. Dolayısıyla entegre çalışma veya tamamen birleşme konularında bir sorun yaşanmayacaktır.
Siz Microsoft ile Netflix arasındaki olası satın alım süreci hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!