Elon Musk durmuyor: xAI oyun ve film yapacak!

Elon Musk, yapay zeka şirketi xAI ile eğlence dünyasına iddialı bir giriş yapıyor. Musk, şirketinin geliştirdiği yapay zekâ aracı Grok’un sadece sohbet etmekle kalmayıp, film ve oyun üretebilecek kadar gelişmiş bir sistem haline geldiğini söyledi.

Musk, Grok’un gerçekten iyi oyunlar ve filmler yapacağını belirterek, ilk yapay zeka destekli harika bir oyunun 2026’da, bir filmin 2026’da, yüksek kaliteli bir filmin ise 2027’de izleyiciyle buluşacağını açıkladı.

Elon Musk’tan Netflix İçin İptal Çağrısı

Musk’a göre amaç, yapay zekayı sadece bilgi üreten bir sistem olmaktan çıkarıp, yaratıcı endüstrilerde devrim yaratacak bir araç haline getirmek. Eğer planlar gerçekleşirse, Grok’un üreteceği içerikler, sinema ve oyun sektöründe insan ve yapay zeka işbirliğinin en çarpıcı örneklerinden biri olabilir.

Geçtiğimiz hafta X platformunda “Cancel Netflix” etiketiyle paylaşım yapan Elon Musk, “Çocuklarınızın sağlığı için Netflix aboneliğinizi iptal edin” çağrısında bulundu. Musk, daha sonra Grok kullanıcılarının yapay zekayla oluşturduğu çeşitli videolardan örnekler de paylaşarak, yakında film ve oyun yapacağını duyurdu.

Nasıl Bir Oyun Olacak?

Henüz oyunun türü veya Musk’ın (harika yapay zekâ destekli oyun) ifadesiyle tam olarak neyi kastettiği bilinmiyor. Ancak kulislerde, projenin Grok 4 modeli ve Grok Imagine video üretim teknolojisi ile desteklenen, gerçek zamanlı sanal dünyalar oluşturmayı hedefleyen bir sistem üzerine inşa edileceği konuşuluyor.

Elon Musk Netflix’e ateş püskürdü!

Elon Musk Netflix’e ateş püskürdü!

Ünlü girişimci Elon Musk, Netflix'in son dönemdeki yayın politikalarını çok sert bir dille eleştirdi.

xAI’nin ne tür bir oyun üzerinde çalıştığına dair fazla ayrıntı bilinmese de, Musk’ın Diablo IV, The Battle of Polytopia ve Path of Exiles gibi RPG’lere (Rol Yapma Oyunları) olan ilgisinden dolayı, ilk büyük oyununun bu türde yeni bir fikri mülkiyet olabileceğini tahmin ediliyor.

IMEI kayıt ücreti fena zamlanacak!

Yeni yılla birlikte yurt dışından kişisel kullanım için getirilen cep telefonlarının Türkiye’de kullanılabilmesi için ödenen IMEI kayıt ücretine büyük bir zam daha gelmesi bekleniyor. Kulislerde konuşulan ve ekonomik beklentilere dayandırılan bilgilere göre, halihazırda 45.614 TL olan kayıt ücretinin, 2026 yılı itibarıyla 56.000 TL seviyelerine yükselmesi öngörülüyor.

IMEI kayıt ücreti 56.000 TL olabilir

Her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan “Yeniden Değerleme Oranı” doğrultusunda güncellenen harç ve vergi kalemleri arasında yer alan IMEI kayıt ücreti, bu yıl da enflasyonist baskılardan payını alacak. Beklentilerin gerçekleşmesi halinde, IMEI kayıt ücretine yapılacak zam oranı yaklaşık %23 olacak. Bu artış, yurt dışından daha uygun fiyata akıllı telefon alıp Türkiye’de kullanma avantajını neredeyse tamamen ortadan kaldıracak bir seviye anlamına geliyor.

IMEI kayıt ücreti

IMEI kayıt ücreti, son birkaç yılda yapılan rekor artışlarla dikkat çekiyor. Vatandaşlar için önemli bir maliyet kalemi haline gelen bu ücret, özellikle yurt dışında yaşayan veya sık seyahat eden kişileri doğrudan etkiliyor. Hükümetin bu artışlarla yerli piyasayı canlandırmayı ve kayıtsız cihaz kullanımının önüne geçmeyi hedeflediği biliniyor.

Yeni Apple CEO’su kim olacak?

Yeni Apple CEO’su kim olacak?

Tim Cook'un ardından yeni Apple CEO'su olarak John Ternus gelecek gibi görünüyor. Apple'ın geleceği çok farklı olabilir.

Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, yeni yılda telefon kaydı yapmayı planlayan vatandaşların bütçelerini bu muhtemel yeni tarifeye göre şimdiden hazırlaması gerekiyor. Resmi rakamların ve yeni ücretin önümüzdeki aylarda netleşmesi bekleniyor.

Yapay zeka bir balon mu?

Üretken yapay zeka teknolojilerine olan ilgi, ilgili şirketlere ve altyapılara benzeri görülmemiş bir yatırım akışını beraberinde getirdi. Bu durum, teknoloji dünyasında “yapay zeka balonu” endişelerini ve yatırımların gerçekte ne kadar geri dönüş sağlayacağı tartışmalarını alevlendirdi. Gündemdeki bu tartışmalara en net yanıtlardan biri, sektörün lideri konumundaki OpenAI CEO’su Sam Altman tarafından geldi. Altman, sektörün bazı yönleriyle “köpüklü” olduğunu kabul etse de, bunun endişe verici bir durum olmadığını savundu.

Sam Altman’a göre yapay zeka sektörü bir balondan daha fazlası

OpenAI DevDay 2025 etkinliğinde konuşan Sam Altman, yapay zeka sektöründeki yatırım döngüsünün her teknolojik devrimin normal bir parçası olduğunu belirtti. CEO’ya göre, bazı alanlara aşırı yatırım yapılması veya piyasada düzeltmelerin yaşanması muhtemel. Ancak bu durum, yapay zeka alanında inşa edilen gerçek değerin ve kaydedilen ilerlemenin bir çelişkisi değil. Altman, “Burada gerçek bir şey oluyor” diyerek mevcut gelişmelerin somut bir temele dayandığını vurguladı. Bu açıklamalar, pek çok şirketin henüz yatırımlarından ölçülebilir bir gelir elde edemediğini gösteren araştırmaların olduğu bir dönemde geldi.

Sam Altman OpenAI

Altman’ın sözlerini destekleyen en önemli gelişmeler ise OpenAI firmasının donanım devleriyle yaptığı milyarlarca dolarlık anlaşmalar. Şirket, kısa süre önce AMD ile yapay zeka altyapısında yeni nesil AMD Instinct GPU’larını kullanmak üzere büyük bir ortaklık duyurdu. Benzer şekilde NVIDIA ile yapılan anlaşma kapsamında OpenAI, milyonlarca GPU’luk sistemleri altyapısına dahil edecek. Bu devasa işlem gücü yatırımları, yalnızca mevcut hizmetleri sürdürmek için değil, aynı zamanda Sora gibi video üreticileri ve kişiselleştirilmiş özellikler sunan yeni ürünler geliştirmek için de hayati önem taşıyor.

AMD ve OpenAI yapay zeka altyapısı için anlaştı! Nvidia şokta!

AMD ve OpenAI yapay zeka altyapısı için anlaştı! Nvidia şokta!

AMD ve OpenAI, yapay zeka altyapısını güçlendirmek için anlaştı. AMD’nin özel çiplerinin 2026 içinde devreye girmesi bekleniyor.

OpenAI’a göre, altyapıya eklenen her yeni işlemci (GPU), kullanıcılara sunulabilecek yeni ürün ve hizmetlerin kapısını aralıyor. Örneğin, ChatGPT’nin kişiselleştirilmiş haber özetleri sunan “Pulse” özelliği, yüksek işlem gücü gerektirdiği için şimdilik sadece ücretli abonelere sunulabiliyor. Sam Altman, ellerine geçen her GPU’dan verim alabildiklerini ve çok daha fazla işlem gücüyle kullanıcıların seveceği sayısız yeni ürün geliştirebileceklerini ifade ediyor.

Peki, siz yapay zeka teknolojilerinin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu alandaki yatırımların bir balon olduğunu düşünüyor musunuz? Yorumlarda görüşlerinizi bizimle paylaşın.

Google 20 bin dolar ödüllü yeni aracını duyurdu!

Google, yapay zeka alanındaki son hamlesiyle yazılım güvenliğine yeni bir boyut kazandırıyor. Şirket, kodlardaki güvenlik açıklarını otomatik olarak tespit edip düzeltebilen CodeMender adlı yapay zeka aracını duyurdu. Geliştiricilerin hatalı kodlara daha hızlı müdahale etmesini hedefleyen sistem, Google’ın BigSleep ve OSS-Fuzz projelerinden edindiği tecrübeler üzerine geliştirildi.

20 Bin Dolara Kadar Ödül Verecek

Google’a göre CodeMender, tespit ettiği güvenlik açıklarını Gemini tabanlı analiz sistemiyle derinlemesine inceliyor ve sorunun kaynağını belirliyor. Ardından uygun bir düzeltme yaması oluşturuyor. Bu yama, önce eleştiri ajanları tarafından değerlendirilip ardından insan geliştiricilerin onayına sunuluyor. Böylece güvenlik ve doğruluk açısından çok katmanlı bir kontrol süreci uygulanıyor.

Google, CodeMender’ın tanıtımıyla birlikte yapay zeka tabanlı projelere yönelik özel bir “Güvenlik Açığı Ödül Programı” da duyurdu. Bu program kapsamında, keşfedilen kritik güvenlik açıkları için 20.000 dolara kadar ödül verilecek. Şirket, bu adımla geliştiricileri güvenlik araştırmalarına daha aktif şekilde katılmaya teşvik etmeyi amaçlıyor.

Ayrıca Google, Secure AI Framework (SAIF) platformunu da 2.0 sürümüne güncelledi. Yeni sürüm, tehdit haritalama aracı, gelişmiş güvenlik güncellemeleri ve risk verilerinin Coalition for Secure AI Risk Map topluluğuyla paylaşılması gibi üç önemli yenilikle geliyor.

CodeMender İle Hedef Büyük

Google, yeni girişimlerinin temel hedefini dijital ekosistemi daha güvenli bir hale getirmek olarak tanımlıyor. Şirkete göre yapay zekâ, yalnızca yazılım geliştirme süreçlerini hızlandırmakla kalmayacak, aynı zamanda kötü niyetli siber saldırılara karşı da güçlü bir savunma hattı oluşturacak.

WhatsApp üzerinden her şeyiniz çalınabilir!

WhatsApp üzerinden her şeyiniz çalınabilir!

WhatsApp üzerinden hızlıca yayılan ve kullanıcıların WhatsApp kontrolü dahil tüm verilerini çalan yeni bir virüs keşfedildi. İşte detaylar..

Bu vizyonun merkezinde yer alan CodeMender, geleceğin siber güvenlik anlayışını yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Sistem, yalnızca mevcut açıkları kapatmakla sınırlı kalmıyor, sürekli öğrenme kabiliyeti sayesinde yeni tehdit türlerine karşı da kendini güncelleyebiliyor. Google, bu teknolojiyle birlikte yapay zekânın “savunmacı” bir rol üstlendiği yeni bir döneme girildiğini vurguluyor.

Şirket ayrıca, CodeMender’ın uzun vadede hem açık kaynak topluluklarına hem de kurumsal geliştiricilere entegre edilerek otomatik güvenlik yönetiminin standart haline gelmesini planlıyor. Böylece Google, yapay zeka destekli güvenlik çözümlerinde küresel ölçekte yeni bir paradigma oluşturmayı amaçlıyor.

Destiny geliştiricisinden müjde: Marathon ölmedi

Destiny serisinin geliştiricisi Bungie’nin yeni nişancı oyunu Marathon, uzun bir süredir devam eden sessizliğin ardından yeniden gündeme geldi. Geçtiğimiz yıl yaşanan talihsiz olaylar ve ardından gelen erteleme kararı sonrası projenin iptal edildiği yönünde güçlü söylentiler ortaya çıkmıştı. Ancak Bungie, bu söylentilere son noktayı koyarak oyunun geliştirme sürecinin devam ettiğini ve yeni bir test aşamasına geçildiğini duyurdu. Geliştirici, oyuncuları kapalı bir teknik teste katılmaya davet ederek Marathon’un ölmediğini kanıtladı.

Bungie Marathon sessizliğini bozdu

Marathon’un üzerindeki kara bulutlar, 2025 yılının ortalarında bir geliştiricinin, başka bir sanatçının eserini izinsiz, atıfsız ve bedelsiz olarak oyuna dahil ettiğinin ortaya çıkmasıyla başlamıştı. Bu olayın ardından pazarlama faaliyetlerinin aniden durması ve Haziran 2025’te gelen resmi erteleme duyurusu, projenin geleceği hakkında ciddi endişelere yol açmıştı. O günden bu yana Bungie, Destiny 2 için içerik üretmeye devam etse de Marathon hakkında hiçbir bilgi paylaşmamış, bu da iptal iddialarını güçlendirmişti.

Bungie Marathon Destiny

Bungie, resmi internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamayla tüm bu belirsizliği ortadan kaldırdı. Geliştirici stüdyo, bu ay içinde gerçekleştirilecek “Kapalı Teknik Test” için oyuncu kayıtlarını başlattığını açıkladı. Davetiye usulüyle ilerleyecek olan bu teste katılmak isteyen oyuncuların bir gizlilik sözleşmesi (NDA) imzalaması gerekiyor. Test süreci, 22-27 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ve oyunculara oyunu deneyimleme fırsatı sunacak.

Yapılan açıklamaya göre, stüdyo aslında Haziran ayından beri daha küçük gruplarla kapalı testler yürütüyordu. Bu yeni test ise daha geniş bir oyuncu kitlesini kapsayacak şekilde planlandı. Teste katılan oyuncular; üç farklı harita, yakınlık tabanlı sesli sohbet, tek kişilik eşleştirme (solo queue) ve “yeniden ayarlanmış” savaş mekanikleri gibi özellikleri deneyimleyebilecek. Bungie, test sürecinin tamamlanmasının ardından Marathon’un geleceği hakkında daha fazla bilgi paylaşacağını belirtti.

Xbox el konsolu planlarını İptal etti

Xbox el konsolu planlarını İptal etti

Xbox özel el konsolu 10 milyon adet taahhüdü nedeniyle planları iptal oldu. Bunun yerine ROG Xbox Ally X modelini piyasaya sürüyor.

Oyunun bilinen son çıkış tarihi ise Mart 2026 olarak planlanıyor. Peki siz Bungie’nin yeni oyunu Marathon için heyecanlı mısınız? Oyundan beklentileriniz neler?

Nothing Phone arama kaydı özelliğine kavuştu

Londra merkezli teknoloji şirketi Nothing, akıllı telefonları için uzun zamandır beklenen bir özelliği kullanıcılarına sunmaya başladı. Şirket tarafından yapılan duyuruya göre, artık Nothing telefonlarda sesli görüşmeleri kaydetmek mümkün olacak. Ancak bu yeni özellik, ilk aşamada tüm kullanıcılar için sunulmuyor. Şirket, arama kaydı özelliğini belirli telefon modelleri ve seçili ülkelerle sınırlandırmış durumda. Bu da özelliğin yaygınlaşmasının biraz zaman alacağını gösteriyor.

Nothing Phone arama kaydı özelliği nasıl aktifleştirilir?

Yeni arama kaydı özelliği, Nothing’in Essential Space uygulaması aracılığıyla çalışıyor. Kullanıcılar, telefonun yan tarafında bulunan fiziksel “Essential Key” tuşuna uzun basarak veya görüşme sırasında ekranın üst kısmında beliren bildirimdeki “Kaydı başlat” seçeneğine dokunarak kaydı aktif edebiliyor. Görüşme tamamlandığında ve kayıt durdurulduğunda, ses dosyası daha sonra dinlenmek üzere doğrudan Essential Space uygulamasına kaydediliyor. Bu sayede kullanıcılar kayıtlarına kolayca erişebiliyor.

Nothing Phone arama kaydı

Nothing, özelliğin dağıtımının başladığını ve güncellemenin otomatik olarak gerçekleşeceğini belirtti. Bu durum, kullanıcıların manuel bir işlem yapmasına gerek kalmadan, sunucu taraflı bir güncellemeyle özelliğe kavuşacağı anlamına geliyor. Şirketin açıklamasına göre arama kaydı özelliği şimdilik yalnızca Phone 3, Phone 3a ve Phone 3a Pro modellerinde kullanılabilecek. Ayrıca bu özellik ilk etapta Birleşik Krallık, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Filipinler, Tayland, Malezya ve Endonezya pazarlarında aktif olacak.

https://twitter.com/essential/status/1975169169734717738

Şirket, arama kaydı özelliğinin gelecekte daha fazla pazara ve muhtemelen daha fazla modele genişletilmesini planladığını da ifade etti. Bu strateji, özelliğin zamanla daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmasının önünü açıyor.

Nothing OS 4.0 Open Beta yayında: İşte desteklenen modeller

Nothing OS 4.0 Open Beta yayında: İşte desteklenen modeller

Nothing OS 4.0 Open Beta resmen yayınlandı. Birçok model, bu güncellemeden faydalanabilecek.

Peki siz bu yeni özellik hakkında ne düşünüyorsunuz? Akıllı telefonlarda arama kaydı özelliğinin bulunması sizin için önemli bir kriter mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

ChatGPT artık uygulamalarla birlikte çalışıyor

OpenAI, yakın zamanda gerçekleştirdiği DevDay sunumunda, geliştiricilerin yazılımlarını popüler sohbet robotu içinde çalıştırmasına olanak tanıyan yeni Uygulama SDK’sını resmen tanıttı. Bu gelişme, ChatGPT’nin sadece bir metin üretme aracı olmaktan çıkıp, uygulamalar arası bir komuta merkezi haline gelmesinin kapılarını aralıyor.

ChatGPT’ye ilk etapta hangi uygulamalar bağlanıyor?

Kullanıcılar, önümüzdeki haftalarda ve aylarda, Spotify, Canva, Coursera, Figma, Zillow gibi en sevdikleri uygulamaların bir kısmıyla doğrudan ChatGPT üzerinden etkileşim kurabilecekler. İlk entegrasyonlar bugünden itibaren kullanıma açılırken, kısa süre içinde DoorDash, OpenTable, Target ve Uber gibi devlerin de bu ekosisteme katılması bekleniyor.

Bu yeni özellik, kullanıcıların bir uygulamayı doğrudan bir komutla çağırmasına olanak tanıyor. Örneğin, bir parti planlarken sadece şunu yazmak yeterli olacak:

“Spotify, bu Cuma partim için bir çalma listesi oluştur.”

Bu komut üzerine ChatGPT, ruh haline, temaya veya konuya uygun önerilerde bulunacak. Kullanıcı ilk kez bir uygulamayı çağırdığında, hesabını ChatGPT’ye bağlaması istenecek. Oluşturulan çalma listesi önerileri ise arayüz aracılığıyla kullanıcıyı doğrudan Spotify’a yönlendirecek, böylece dinlemeye anında başlanabilecek.

Canva örneğinde ise yapay zeka entegrasyonunun gücü çarpıcı bir şekilde gösterildi. Bir demoda, kullanıcı sadece konuşarak tasarladığı bir köpek gezdirme işletmesi için Canva’nın birkaç poster tasarlamasını sağladı. Bu, tasarım ve yaratıcılık süreçlerinin ne kadar hızlanacağının bir göstergesi.

OpenAI, bu yeni Uygulama SDK’sını sadece kullanıcılar için değil, geliştiriciler için de heyecan verici bir fırsat olarak konumlandırıyor. Şirket, geliştiricilerin çalışmalarından para kazanmalarını sağlayacak gönderim yönergeleri üzerinde çalıştığını duyurdu. Bu hamle, ChatGPT etrafında büyük bir uygulama pazarı (app store) oluşmasının ilk adımı olarak görülüyor.

Spotify gibi entegrasyonu ilk benimseyen şirketler de bu heyecanı paylaşıyor. Spotify yetkilileri, “Henüz erken aşamadayız, bu nedenle her isteği karşılayamasak da önümüzdeki haftalarda ve aylarda deneyimi oluşturmaya, iyileştirmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz,” diyerek işbirliğinin potansiyelini vurguladı.

OpenAI piyasa değeri ile rekor kırabilir

OpenAI piyasa değeri ile rekor kırabilir

OpenAI, dünyanın en değerli özel şirketi oldu. Firma, tam 500 milyar dolar değerlemeye ulaşmayı başardı.

OpenAI, bu yılın ilerleyen dönemlerinde üçüncü taraf uygulama başvurularını incelemeye ve yayınlamaya başlayarak platformunu genişletmeye devam edecek. Yapay zeka, böylece, farklı uygulamalar arasında köprü kuran merkezi bir araç haline geliyor.

Xbox el konsolu planlarını İptal etti

Microsoft Xbox’ın, ROG Ally’ye rakip olması beklenen kendi özel Xbox markalı el konsolu projesinin, donanım tedarikçisi AMD’nin koyduğu yüksek bir satış taahhüdü nedeniyle tamamen iptal edildiği ortaya çıktı.

AMD’nin içinden bir kaynağa dayandırılan yeni detaylara göre, AMD, bu taşınabilir konsolu hayata geçirmek için Xbox’tan tam 10 milyon adetlik minimum satış taahhüdü talep etti.

Xbox’ın pazar endişesi planları bozdu

Piyasada halihazırda bulunan taşınabilir oyun cihazlarının satış rakamlarını değerlendiren Xbox yönetimi, bu taahhüdü yerine getirebileceklerine dair güvenini kaybetti.

  • Steam Deck, pazarın en büyük oyuncusu olmasına rağmen henüz beş milyon satış rakamına ulaşamadı.
  • ROG Ally ve Lenovo Legion Go gibi diğer PC tabanlı el konsollarının satışları ise daha da düşük seyrediyor.

Bu veriler ışığında, Xbox beklenen satış hedefine ulaşamayacağını düşünerek, cihaz duyurulmadan projeyi rafa kaldırdı.

Kendi özel cihazı iptal edilen Xbox, bunun yerine ASUS ROG Ally ile ortaklık yolunu seçti. Xbox, markasıyla güçlendirilmiş ROG Xbox Ally X modelini bu ay piyasaya sürmeye hazırlanıyor.

Bu premium modelin 999.99 dolar gibi yüksek bir fiyattan satılacağı doğrulanırken, en azından bu ortaklıkta Xbox’ın 10 milyon adet satma yükümlülüğü bulunmuyor. İlginç bir şekilde, yüksek fiyatına rağmen ROG Xbox Ally X ön siparişlerinin neredeyse anında tükenmesi, Xbox için bu ortaklığın şimdilik başarılı bir strateji olduğunu gösteriyor.

https://shiftdelete.net/ekimde-xbox-game-passe-eklenecek-oyunlar-aciklandi

Bu gelişme, son dönemde Game Pass fiyat artışları ve konsol stok sorunları ile gündeme gelen Xbox için nadir bir pozitif haber olarak öne çıkıyor.

Schengen girişleri 12 Ekim’de dijital sisteme geçiyor

Avrupa Komisyonu, uzun süredir hazırlıkları süren Elektronik Giriş-Çıkış Sistemi (EES)’nin 12 Ekim 2025 itibarıyla uygulamaya alınacağını açıkladı. Yapılan duyuruya göre, sistem ilk etapta 29 Avrupa ülkesinin sınırlarında aşamalı olarak devreye girecek ve 10 Nisan 2026’ya kadar tüm katılımcı ülkelerdeki Schengen sınır geçiş noktalarında aktif hale gelecek.

Amaç Hız Kazanmak

EES, özellikle kısa süreli seyahat eden AB vatandaşı olmayan ziyaretçilerin giriş ve çıkışlarını dijital olarak kaydetmeyi amaçlıyor. Böylece Avrupa sınırlarında güvenlik ve geçiş hızı artırılırken, sınır kontrollerinde daha modern ve verimli bir süreç sağlanacak. Sistem, dijital kayıt ve veri yönetimi sayesinde hem sınır güvenliği otoritelerinin iş yükünü azaltacak hem de yolcuların bekleme sürelerini kısaltacak.

29 ülkeyi kapsayan bu dijital uygulama, Avrupa’da sınır geçişlerinde standartlaşmayı ve şeffaflığı artırmayı hedefliyor. EES’in devreye alınmasıyla birlikte, sınır yetkilileri, yolcuların seyahat geçmişini hızlıca görüntüleyebilecek ve güvenlik kontrollerini daha etkin bir şekilde yürütebilecek. Bu adım, Avrupa Birliği’nin sınır yönetimini modernleştirme ve Schengen’i daha güvenli hale getirme stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Toplanan biyometrik veriler temel alınarak biyometrik şablonlar oluşturulacak ve bu şablonlar, ortak Biyometrik Eşleştirme Hizmeti (sBMS) içinde saklanacak. sBMS, biyometrik şablonları yani Vize Bilgi Sistemi (VIS), EES ve diğer AB bilgi sistemlerinde yer alan biyometrik verilerin matematiksel temsilini depolayacak ve bu veriler üzerinde arama yapılmasına imkan tanıyacak. EES, VIS ile tam uyumlu çalışabilmek için sBMS altyapısından yararlanacak.

Dijital Kayıt Sistemi Üç Yıl Geçerli Olacak

EES kapsamında oluşturulan dijital giriş-çıkış kayıtları üç yıl boyunca geçerliliğini koruyacak. Bu süre içinde yeniden seyahat eden yolculardan yalnızca ek bir fotoğraf veya parmak izi alınacak, böylece işlemler çok daha hızlı tamamlanacak.

Schengen bölgesine kısa süreli vizeyle giriş yapan yolcuların parmak izi bilgileri Vize Bilgi Sistemi (VIS)’te zaten kayıtlı olduğundan, bu kişiler EES sistemine yeniden biyometrik veri vermek zorunda olmayacak. Sınır görevlileri, mevcut kayıtları fotoğraf ve parmak izi doğrulaması yaparak onaylayacak.

Ayrıca, 12 yaşın altındaki çocuklardan parmak izi alınmayacak. Pasaport kontrol memurları, küçük yolcuların geçiş sürecinde gerekli desteği sağlayacak. Bu sayede sistem, hem güvenliği artırmayı hem de sınır geçişlerinde yolcu deneyimini kolaylaştırmayı hedefliyor.

Veri Güvenliği Garantisi

Avrupa Komisyonu, Elektronik Giriş-Çıkış Sistemi (EES) kapsamında toplanan verilerin güvenliği konusunda önemli güvenceler verdi. Yapılan açıklamaya göre, sistemde saklanan bilgiler yalnızca yetkili ulusal kurumlarda görev yapan belirli personel tarafından erişilebilir olacak ve tüm veriler, olası suistimallere karşı yüksek düzeyde koruma altında tutulacak.

Komisyon, verilerin kamu ya da özel kuruluş fark etmeksizin üçüncü taraflarla paylaşılmayacağını, yalnızca yasal zorunluluk içeren istisnai durumlarda erişim izni verileceğini belirtti.

NVIDIA ısınma sorununa köklü çözüm getiriyor

Yapay zeka teknolojisinin lider ismi NVIDIA, gelecek nesil “Rubin Ultra” AI platformunda karşılaştığı termal zorlukları aşmak için radikal bir değişikliğe hazırlanıyor. Şirketin, artan güç tüketimi ve bunun sonucunda ortaya çıkan ısınma sorunlarını kontrol altına almak amacıyla mevcut soğutma sistemlerini tamamen terk ederek yepyeni bir teknolojiye geçiş yapmayı planladığı bildiriliyor. Bu yeni çözümün adı “mikrokanal kapak plakaları” (MCCP) olarak öne çıkıyor ve doğrudan çip üzerine entegre bir soğutma vaat ediyor.

NVIDIA’dan yeni soğutma çözümü

Yapay zeka işlemcilerinin gücü her geçen nesilde katlanarak artıyor. Bu durum, daha yüksek performans anlamına gelse de beraberinde ciddi bir ısı sorununu getiriyor. Özellikle Blackwell mimarisinden Rubin’e geçiş gibi büyük teknolojik sıçramalar, enerji ihtiyacını ve dolayısıyla çip sıcaklıklarını önemli ölçüde artırıyor. Mevcut soğutma çözümleri bu noktada yetersiz kalmaya başladığı için NVIDIA gibi teknoloji devleri, performansı en üst seviyede tutabilmek ve sistem kararlılığını sağlamak adına yenilikçi yöntemler aramak zorunda kalıyor.

NVIDIA’nın test ettiği mikrokanal kapak plakası teknolojisi, temel olarak sıvının doğrudan çip üzerinde dolaşmasına olanak tanıyan bir sistemdir. Bu yöntemde, içerisinde mikro kanallar bulunan özel bir bakır plaka, ısı kaynağı olan işlemci yongasının üzerine yerleştiriliyor. Soğutma sıvısı bu kanallardan geçerek ısıyı kaynağından çok daha verimli ve hızlı bir şekilde uzaklaştırıyor. Bu sayede çip ile soğutucu arasındaki termal direnç minimuma indirilerek, geleneksel sıvı soğutma sistemlerine kıyasla çok daha etkili bir termal yönetim sağlanıyor. Sektör kaynaklarına göre NVIDIA, bu teknolojinin tasarımı için Tayvanlı termal çözüm sağlayıcısı Asia Vital Components ile görüşmeler yürütüyor.

Aslında bu durum, sadece NVIDIA’nın karşılaştığı bir zorluk değil. Teknoloji dünyası, yüksek performanslı bilişimin getirdiği ısı duvarını aşmak için kolektif bir çaba içerisinde. Yakın zamanda Microsoft’un duyurduğu ve çipin içine veya arkasına soğutma sıvısı yerleştirmeyi amaçlayan “mikroakışkan soğutma” teknolojisi de bu trendin en belirgin örneklerinden biri.

Huawei NVIDIA’ya meydan okudu!

Huawei NVIDIA’ya meydan okudu!

Huawei Cloud CEO'su Zhang Pingan, şirketin yapay zeka (AI) bilgi işlem gücünün NVIDIA çiplerinden 3 kat daha verimli olduğunu iddia etti.

Bu gelişmeler, geleceğin yapay zeka sistemlerinde soğutmanın en az işlemci gücü kadar kritik bir rol oynayacağını açıkça gösteriyor. Peki siz, yapay zeka çiplerindeki bu teknolojik ilerlemeler ve artan güç tüketimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Kendi bilgisayar veya akıllı telefonlarınızda ısınma sorunları yaşıyor musunuz?

iOS 26.1 beta 2 yayınlandı!

Apple, bugün geliştiricilere yönelik olarak iOS 26.1, iPadOS 26.1, macOS Tahoe 26.1, tvOS 26.1, watchOS 26.1 ve visionOS 26.1 güncellemelerinin beta 2 sürümünü yayınladı. Bu sürümler, Apple’ın ilk beta yayımından yaklaşık iki hafta sonra kullanıma sunulmuş oldu.

Yeni iOS 26.1 Beta 2, uyumlu cihazlarda Ayarlar > Genel > Yazılım Güncelleme menüsü üzerinden indirilebiliyor.

Apple Intelligence modülü artık daha fazla dil desteğiyle geliyor. Türkçe, Danca, Felemenkçe, Norveççe, Portekizce (Portekiz), İsveççe, Geleneksel Çince ve Vietnamca bu sürümle desteklenen diller arasına girdi. Ayrıca AirPods için “Canlı Çeviri” özelliği, Japonca, Korece, İtalyanca ve Çince ile çalışabilir hale geliyor.

Arayüz ve Kullanıcı Deneyimi Yenilikleri

iOS 26.1 Beta 2 ile gelen özellikler ise şöyle;

  • Telefon uygulamasındaki tuş takımı, Liquid Glass materyali kullanılarak yeniden tasarlandı.
  • Fotoğraflar uygulamasında video oynatma çubuğu yenilendi.
  • Safari’nin alt kontrol çubuğu genişletildi, gezinti sekmeleri daha belirgin hale getirildi.
  • Apple Music, şarkılar arasında geçiş yapmak için yeni bir kaydırma hareketini destekliyor.
  • Takvim uygulamasında etkinlikler için renkli etiketler geliyor.

Yeni: Arka Plan Güvenlik Güncellemeleri

Rapid Security Response yerine yenilenen adlandırmayla Background Security Improvement (Arka Plan Güvenlik Güncellemeleri) mekanizması tanıtıldı. Bu sistem, sistem dosyalarını ve güvenlik yamalarını otomatik olarak altta hazırlayıp, kullanıcının yazılım güncelleme ekranında görünmeden önce işleme alabiliyor.

Henüz ikinci beta aşamasında olan bu sürümün, sonraki güncellemelerde daha fazla yenilik ve iyileştirmeyle genişletilmesi bekleniyor.

Silent Hill 2 Remake Xbox ve Switch 2’ye Geliyor!

Konami ve Sony Interactive Entertainment arasındaki özel yayın anlaşması bu hafta, 8 Ekim’de sona eriyor. Bu kritik tarih, korku klasiğinin Xbox Series X|S ve hatta Nintendo Switch 2 (beklenen yeni konsol) platformlarına geleceğinin resmi olarak duyurulmasına, hatta sürpriz bir şekilde piyasaya sürülmesine zemin hazırlıyor.

Eğer bu spekülasyonlar doğruysa, diğer konsol sahiplerini de tüyler ürpertici, özel bir deneyim bekliyor demektir.

Silent Hill 2 Remake web sitesi kodundaki değişiklikler söylentileri güçlendiriyor

Oyunun diğer platformlara geleceğine dair en somut ipucu, Bloober Team’in resmi Silent Hill 2 web sitesi açılış sayfasında yapılan gizemli güncellemelerden geldi.

Sayfa kodu incelendiğinde, mevcut platformlar (PS5 ve Steam) listesine ek olarak iki yeni platform için yer ayrıldığı görüldü. Her ne kadar bu düzenlemeler henüz resmen onaylanmış olmasa da, oyun severler bu boşlukların Xbox Series ve Switch 2 logolarını barındıracağına inanıyor.

Geçtiğimiz yıl Ekim ayında piyasaya sürülen Silent Hill 2 Remake için Konami ile Sony arasındaki 12 aylık sözleşme süresi, tahmin edildiği gibi 8 Ekim’de doluyor. Bu zamanlama, her iki platform sürümünün de bu tarihte aynı anda duyurulabileceği veya doğrudan yayınlanabileceği anlamına gelebilir.

Bazı çevreler, Konami ve Bloober Team’in bu büyük çıkışı PS5 Pro yamasıyla birleştirerek Silent Hill 2 Remake’i Xbox ve Switch 2’ye 8 Ekim’de getireceğini tahmin ediyor. Elbette, web sitesi düzenlemesi dahi kesin bir kanıt olmasa da, söylentiler heyecanı artırıyor.

Xbox’ın Call of Duty hamlesi pahalıya patladı

Xbox’ın Call of Duty hamlesi pahalıya patladı

Xbox, Black Ops 6'yı Game Pass'e ekleyerek 300 milyon dolar kaybetti. Hizmetin sürdürülebilirliği sorgulanırken, Game Pass'a zam geldi.

Bloober Team’in bu yeniden yapımı, piyasaya çıktığı günden bu yana hem eleştirmenlerden hem de oyunculardan oldukça olumlu tepkiler aldı. Oyun, atmosferi, gelişmiş grafikleri, oyunculuk performansı ve müziği sayesinde orijinaline yaraşır, dehşet verici ve gerçekçi bir deneyim sunarak psikolojik korku türünde bir ustalık eseri olarak kabul edildi.