Yeni Apple CEO’su kim olacak?

Apple’da, kapalı kapılar ardında bir devir teslimin ayak sesleri giderek daha belirgin hale geliyor. Şirketi Steve Jobs’un ardından alıp dünyanın en değerli markası haline getiren operasyon dehası Tim Cook’un görev süresinin sonlarına yaklaştığına dair söylentiler artarken, yerine geçecek isim de artık bir sır değil gibi görünüyor: Donanım Mühendisliğinin başındaki tecrübeli isim John Ternus. Bloomberg’den gelen son raporlar, Ternus’un sadece bir aday olmadığını, Apple’ın pazarlama ve iletişim ekipleri tarafından bilinçli bir şekilde parlatılarak kamuoyunun karşısına çıkarılan veliaht prens olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, Apple’ın sadece bir CEO değil, aynı zamanda gelecekteki ruhunu ve ürün felsefesini de seçmeye hazırlandığını gösteriyor.

2011’den bu yana Apple’ın dümeninde olan Tim Cook, önümüzdeki ay 65. yaşına basacak. Cook’un liderliğinde Apple, finansal olarak akıl almaz bir başarıya imza attı; tedarik zincirini kusursuzlaştırdı, hizmetler gelirlerini rekor seviyelere taşıdı ve piyasa değerini trilyonlarca dolara ulaştırdı. Ancak Cook dönemi, aynı zamanda Steve Jobs’un One more thing… eksikliği eleştirileriyle de anıldı. Cook’un operasyonel mükemmeliyetçiliğinin, şirketin devrimci ürünler yaratma riskini alan ve ürün odaklı DNA’sını bir miktar gölgede bıraktığı sıkça dile getirildi. İşte bu noktada, John Ternus ismi Apple’ın geleceği için kritik bir anlam kazanıyor.

Yeni Apple CEO’su John Ternus olabilir

Apple sunumlarını yakından takip edenlerin aşina olduğu bir yüz olan John Ternus, şu anda 50 yaşında ve şirketin en kritik koltuklarından birinde, Donanım Mühendisliğinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. Ternus, Tim Cook gibi bir operasyon veya finans uzmanı değil; o, kariyerinin başından beri bir mühendis ve tam anlamıyla bir ürün insanı. Mac, iPad, AirPods ve en son iPhone Air gibi şirketin en ikonik ürünlerinin geliştirme süreçlerinin kalbinde yer aldı. Sakin tavrı, teknik konulara olan derin hakimiyeti ve karmaşık mühendislik detaylarını sade bir dille anlatabilme yeteneği, onu Apple’ın sunum kültürüne mükemmel bir şekilde entegre etti.

Bloomberg’den Mark Gurman’ın raporuna göre, Apple’ın üst yönetimi ve iletişim ekipleri, son birkaç yıldır John Ternus’u bilinçli olarak daha fazla ön plana çıkarıyor. Sunumlarda daha kritik ürünleri tanıtması, önemli röportajlarda yer alması ve adının teknoloji kulislerinde daha sık geçmesi, bu stratejinin birer parçası. Amaç, hem yatırımcıları hem de kamuoyunu Apple’ın bir sonraki liderine yavaş yavaş alıştırmak ve olası bir görev değişiminde yaşanabilecek şoku en aza indirmek.

John Ternus dönemi Apple için ne anlama gelecek?

John Ternus’un potansiyel CEO’luğu, Apple için sembolik bir değişimden çok daha fazlasını ifade edebilir. Bu, şirketin odağını yeniden safkan ürün mühendisliğine ve donanım inovasyonuna çevireceğinin bir sinyali olarak okunuyor. Tim Cook döneminde finansal istikrar ve büyüme önceliklendirilirken, Ternus liderliğindeki bir Apple’ın daha cesur donanım adımları atması, risk almaktan çekinmemesi ve şirketin temelini oluşturan “mühendislik kültünü” yeniden alevlendirmesi bekleniyor.

iPhone 17 Pro’da flaş sorunu yaşanıyor!

iPhone 17 Pro’da flaş sorunu yaşanıyor!

iPhone 17 Pro serisinde flaş sorunu yaşanmaya başladı. Bu durum, birçok kullanıcıyı oldukça şaşırttı.

Bu olası değişim, Apple’ın gelecekteki ürün gamı için de ipuçları barındırıyor. Vision Pro gibi yeni bir ürün kategorisinin geleceği, yapay zeka entegrasyonu ve uzun süredir konuşulan otomobil projesi gibi devasa girişimlerin kaderi, bir operasyon yöneticisi yerine bir ürün mühendisinin vizyonuyla şekillenebilir. Yönetim kurulunun, Apple’ın bir sonraki 10 yılına damga vuracak ismin, şirketin köklerine daha yakın bir profil olması gerektiğine inandığı düşünülüyor. Henüz Tim Cook’un emeklilik tarihi belli olmasa da, Apple’ın bir sonraki kaptanını seçtiği ve onu uzun, dikkatli bir hazırlık uçuşuyla tahta hazırladığı artık açıkça görülüyor.

Apple eski tasarımcısı ve OpenAI ortaklığında kriz

Yapay zeka dünyasının önde gelen isimlerinden OpenAI ile Apple’ın efsanevi tasarımcısı Jony Ive’ın ortak projesi olan yeni yapay zeka cihazının çıkış tarihinde bir gecikme yaşanabilir. Financial Times’ın haberine göre, merakla beklenen bu cihazın geliştirme sürecinde bazı önemli ‘teknik sorunlar’ ortaya çıktı. Bu durum, cihazın planlanan 2026 çıkış takvimini olumsuz etkileyebilir ve projenin geleceği hakkında soru işaretleri doğurabilir.

OpenAI ve Jony Ive’dan “yaşayan” yapay zeka donanımı

Raporda belirtilen sorunların başında, cihaza entegre edilecek yapay zeka asistanının kişiliğinin nasıl olacağı geliyor. Kaynaklara göre ekip, asistanın ses tonu ve davranışları üzerinde titizlikle çalışıyor. Amaç, kullanıcıya “garip bir yapay zeka sevgili” gibi değil, “bilgisayar formunda bir dost” hissi veren bir deneyim sunmak. Öte yandan, sürekli olarak çevresini dinleyecek bir cihazın yol açabileceği potansiyel gizlilik endişeleri de ekibin çözmesi gereken en önemli sorunlar arasında yer alıyor.

OpenAI Jony Ive

Teknik ve etik sorunların yanı sıra projenin bütçesi de bir başka zorluk olarak öne çıkıyor. Milyonlarca adet üretilmesi hedeflenen bu cihazların ihtiyaç duyacağı yüksek işlem gücü, maliyetleri ciddi şekilde artırıyor. Cihaz hakkında bilinenler şimdilik oldukça sınırlı. OpenAI CEO’su Sam Altman’ın daha önce çalışanlara verdiği ipuçlarına göre cihazın cepte taşınabilecek boyutta, ekransız ve çevresinin farkında olacağı belirtiliyor.

OpenAI finans sektörüne giriyor

OpenAI finans sektörüne giriyor

Yapay zeka lideri OpenAI, kişiselleştirilmiş yatırım tavsiyeleri sunan finans uygulaması Roi'yi satın aldı.

Benzer konseptteki Humane AI Pin gibi cihazların ticari başarısızlığa uğraması, OpenAI’ın daha temkinli adımlar atmasına neden oluyor olabilir. Akıllı telefonlara alternatif olması beklenen bu tür yenilikçi ürünlerin karşılaştığı zorluklar, projenin başarısı için büyük bir engel teşkil ediyor. Peki siz, sürekli sizi dinleyen ve ekrana sahip olmayan bir yapay zeka asistanı kullanmayı düşünür müsünüz? Bu konudaki görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın.

Türk Telekom’dan sanatın kalbi AKM’de 5G deneyimi

Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, sağlıktan tarıma, sanayiden spora ve kültür-sanata kadar yaşamın her alanında yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Türk Telekom’un sunduğu teknolojiyle Türkiye’nin 5G altyapısına sahip tek kültür ve sanat merkezi olan Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) hayata geçirilen öncü 5G tabanlı uygulamalar, ziyaretçilere eşsiz ve geleceğin teknolojileriyle şekillenen deneyimler sunuyor. Türk Telekom’un teknolojiyi kültür sanat ile buluşturduğu AKM’de Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Türk Telekom CEO’su Ümit Önal’ın katılımıyla 5G’nin sunduğu yeni nesil imkanlar deneyimlendi. Bakan Ersoy ve Önal, Türk Telekom Opera Salonu’nu, Türk Telekom Lounge alanından 5G teknolojisiyle desteklenen VR uygulaması üzerinden 4K çözünürlük ve 360 derece görüş açısıyla gerçek zamanlı olarak izledi. Deneyimin ardından, 5G hız testinin başarıyla tamamlanmasıyla, Türk Telekom’un 5G’deki öncü rolü bir kez daha ortaya konuldu. 5G’nin sanatla buluştuğu bu özel deneyimin sonunda Bakan Ersoy, AKM Çocuk Sanat Merkezi’nde ‘Beden Perküsyonu Atölyesi’ çalışmalarına katılan Türk Telekom’un kurumsal sosyal sorumluluk projesi Günışığı’ndaki az gören çocuklara 5G üzerinden uzaktan kontrol edilen robot aracılığıyla bağlanarak çalışmalar hakkında, geleceğin teknolojilerinin sunduğu imkanları çocuklarla buluşturdu.

5G altyapısı sayesinde sanatın erişilebilirliğini artırıyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Merkezi’nin yalnızca bir kültür ve sanat mekânı değil, aynı zamanda çağın teknolojileriyle harmanlanarak geleceğe açılan bir vizyon merkezi olduğunu belirtti. Bakan Ersoy, 5G teknolojisinin sanatla buluşarak kültürel deneyimlere yeni boyutlar kattığını ifade etti. Opera Salonu’ndaki performansın 5G destekli VR teknolojisiyle anlık ve yüksek çözünürlükte takip edilmesini örnek gösteren Ersoy, aynı zamanda az gören çocukların atölye çalışmalarına 5G üzerinden uzaktan kontrollü robot aracılığıyla bağlanmanın teknolojinin sosyal sorumlulukla birleştiğinde ortaya koyduğu imkânlara dikkat çekti. Kültür ve sanatın herkes için erişilebilir kılınmasının ve yeni nesillere en yenilikçi yollarla ulaştırılmasının öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Ersoy, Türk Telekom’un bu vizyoner iş birliklerinin Türkiye’nin dijital dönüşümünü hızlandırırken kültür ve sanat hayatına da yeni ufuklar açtığını söyledi. 

Ersoy, “Teknolojinin sanatla buluştuğu Atatürk Kültür Merkezi’nde 5G’nin sunduğu imkanları deneyimlemekten büyük memnuniyet duydum. 5G altyapısı sayesinde sanatın erişilebilirliğini artırıyor, çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğin teknolojileriyle buluşturuyoruz. Kültür-sanatın dijital dönüşümüne katkı sağlayan bu vizyoner adımlar için Türk Telekom’a teşekkür ediyorum” dedi.

5G’nin dönüştürücü gücünü gösteriyor, dijital ekosistemi zenginleştiriyoruz

Türk Telekom’un 5G teknolojisini hayatın her alanına aktardığını ifade eden Türk Telekom CEO’su Ümit Önal; “İletişimin her çağında daima yeniliklere öncülük ettik. Bugün de Türkiye’yi 5G ve ötesine taşıyan güçlü fiber altyapımız ve yenilikçi teknolojilerimizle, ülkemizin dijital geleceğine yön vermeye kararlıyız. Hayata geçirdiğimiz öncü projelerle sağlık, tarım, sanayi ve kültür-sanat gibi farklı alanlarda 5G’nin dönüştürücü gücünü şimdiden gösteriyor, dijital ekosistemi zenginleştiriyoruz. Ülkemizin 81 iline yayılan fiber altyapımız ve yüzde 55’ini fiberle bağladığımız LTE baz istasyonlarımız ile Türkiye’nin 5G’ye en hazır operatörüyüz. Ana destekçisi olduğumuz AKM’nin farklı alanlarına bu teknolojileri yansıtırken, kültür sanatın kalbi Türk Telekom Opera Salonu’nda yenilikçi 5G VR uygulamamızı Türk Telekom Lounge alanında sanatseverlere sunuyoruz. Ayrıca sanatseverler 5G VR deneyiminin yanında Robotcafe ile farklı bir kahve deneyimi yaşıyor, 5G’yi yerinde tecrübe ediyor. Tüm bu uygulamaların yanında bugün Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla Türk Telekom Opera Salonu’nu AKM’de yer alan Türk Telekom Lounge alanından 5G teknolojisiyle sunulan VR ile 4K çözünürlükte ve 360 derece görüş açısıyla gerçek zamanlı olarak takip ederek salondaymış hissiyatı yaşadık. Bakanımızla beraber 5G hız testini hız testini başarıyla tamamladık ve Günışığı projemizdeki az gören çocuklara 5G ile uzaktan kontrollü robot aracılığıyla bağlandık. İletişimin her döneminde olduğu gibi 5G çağının da öncüsü olduğumuzu bir kez daha gösterdik” dedi.

5G VR ile yeni bir deneyim

AKM’nin üst katında yer alan Türk Telekom Lounge alanında kurulan 5G destekli VR deneyim alanı sayesinde, Türk Telekom Opera Salonu’ndaki gösterilerin ilk perdesini kaçıran sanatseverler, salona giriş yapamasalar dahi performansa sanal gerçeklik teknolojisiyle eşlik edebiliyor. VR gözlükleriyle 4K çözünürlükte ve 360 derece görüş açısıyla aktarılan yayın, 5G teknolojisi ile izleyicilere adeta salonda bulunuyormuş hissi veriyor. İlk perdeyi VR aracılığıyla takip eden katılımcılar, ikinci perde için salona geçerek gösteriyi kaldıkları yerden devam ettirebiliyor. Türk Telekom’un hayata geçirdiği bu yenilik, kültür-sanat deneyimini teknolojiyle bütünleştirerek sanatseverlere kesintisiz erişim imkânı sağlıyor. Sanatseverler, Türk Telekom’un AKM’de 5G teknolojisiyle hayata geçirdiği yenilikçi uygulamayı AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda yer alan tüm etkinliklerde deneyimleyebiliyor.

Türkiye’de yok satan tablet!

Huawei’nin kullanıcıların hem üretkenlik hem de konfor ihtiyacını hedefleyen yeni tableti Huawei MatePad 11.5, Türkiye pazarına adım atar atmaz adeta bir satış patlaması yaşadı. Lansmanının hemen ardından teknoloji meraklıları ve profesyonellerin yoğun ilgisiyle karşılaşan tablet, hem perakende mağazalarında hem de Huawei’nin resmi online platformunda ilk parti stoklarını rekor sürede tüketti. Bu durum, “yok satan” tabletin arkasındaki başarı formülünü gündeme taşıdı.

Huawei MatePad 11.5 ülkemizde yok sattı

Peki, MatePad 11.5’i bu kadar çekici kılan neydi? Gelen bilgilere göre, başarının merkezinde iki temel özellik yatıyor. Birincisi, Huawei’nin “PaperMatte” adını verdiği devrim niteliğindeki ekran teknolojisi. Ortamdaki yansımaları %99 oranında keserek adeta bir kağıt yüzeyi hissi veren bu ekran, özellikle uzun saatler boyunca ekrana bakmak zorunda olan öğrenciler ve profesyoneller için “dijital göz yorgunluğu” sorununa çözüm sunuyor. Dış mekanlarda ve parlak ışık altında bile net bir görüntü sunması, tableti mobiliteyi ön planda tutanlar için vazgeçilmez kıldı.

İkinci büyük etken ise tabletin kutu içeriği oldu. Huawei, kullanıcıları ek masraflardan kurtararak kutuya tam fonksiyonlu bir akıllı klavye ve en yeni nesil HUAWEI M-Pencil kalemi dahil etti. Bu strateji, tableti satın alındığı andan itibaren not almak, çizim yapmak ve çalışmak için hazır, hafif bir dizüstü bilgisayar alternatifine dönüştürdü.

Huawei Türkiye’nin satış rakamları da bu ezber bozan ilgiyi doğruluyor. Şirket, geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla tablet kategorisindeki satışlarını ikiye katlarken, MatePad 11.5 modeli özelinde ise %280 gibi olağanüstü bir satış büyümesi yakaladı. Bu oranlar, tabletin pazardaki doğru bir boşluğu doldurduğunun en net kanıtı olarak öne çıkıyor. 10.100 mAh’lik devasa bataryası ve 515 gramlık tüy gibi hafifliği de gün boyu kesintisiz kullanım vadederek bu başarıyı perçinledi.

Android RAM temizleme işlemi faydalı mı?

Android RAM temizleme işlemi faydalı mı?

Android RAM temizleme uygulamaları tüketici dostu görünse de, aslında telefonunuza zarar verebilir. İşte doğru bildiğiniz yanlışlar.

Huawei Türkiye yetkilileri, MatePad 11.5’e gösterilen bu muazzam ilgiden duydukları memnuniyeti dile getirirken, stokların tükenmesi nedeniyle tablete ulaşamayan kullanıcılar için de müjdeli haberi verdi. Artan talebi karşılamak amacıyla yeni sevkiyat için çalışmaların hızlandırıldığı ve tabletin çok yakında yeniden Huawei Online Mağaza ile yetkili satış noktalarındaki raflarda yerini alacağı belirtildi.

Android RAM temizleme işlemi faydalı mı?

Telefonunuzun ilk günkü akıcılığını kaybetmesinden, uygulamalar arası geçişlerde yaşanan sinir bozucu takılmalardan şikayetçiyseniz, muhtemelen dijital dünyanın en yaygın tavsiyelerinden biriyle karşılaşmışsınızdır: Android RAM temizleme yap, telefonun roket gibi olsun!”

Google Play Store ve App Store, tek bir dokunuşla cihazınıza adeta kanat takmayı vadeden hızlandırıcı ve temizleyici uygulamalarla dolu. Peki, milyonlarca kullanıcının bir umutla sarıldığı bu RAM temizleme ritüeli gerçekten işe yarıyor mu, yoksa bu, modern teknolojinin en büyük şehir efsanelerinden biri mi? Uzmanlara göre cevap net: RAM temizlemek, telefonunuza faydadan çok zarar veriyor ve bu alışkanlık, cihazınızın hem pil ömrünü tüketiyor hem de performansını baltalıyor.

Android RAM temizleme gerçekten işe yarıyor mu?

Günümüzün modern Android ve iOS sürümleri, RAM yönetiminde inanılmaz derecede akıllı algoritmalar kullanır. Sistem, sizin kullanım alışkanlıklarınızı öğrenir, en sık açtığınız uygulamaları tahmin eder ve bunları RAM’de öncelikli olarak hazır tutar. Anlık olarak RAM’de bir boşluk yaratarak size sahte bir hızlanma hissi verse de, aslında bir dizi olumsuz etkiyi tetikler.

Pil Tüketimi: Temizlediğiniz bir uygulamayı birkaç dakika sonra yeniden açmak istediğinizde, telefonunuz bu uygulamayı kalıcı depolamadan tekrar RAM’e yüklemek zorunda kalır. Bu “depodan masaya alet getirme” işlemi, uygulamanın zaten masada hazır beklemesinden çok daha fazla işlemci gücü gerektirir ve bu da doğrudan pilinizin daha hızlı tükenmesine yol açar. Sürekli RAM temizlemek, telefonunuzu prize daha bağımlı hale getiren bir kısır döngü yaratır.

Performans: En büyük ironi de burada yatar. Telefonu hızlandırmak için yaptığınız bu işlem, aslında onu yavaşlatır. Her seferinde uygulamaların sıfırdan yüklenmesini beklemek, RAM’de hazır bekleyen bir uygulamaya anında geçiş yapmaktan çok daha uzun sürer. Bu durum, cihazınızın genel kullanım deneyimini ve akıcılığını olumsuz etkiler.

WhatsApp üzerinden her şeyiniz çalınabilir!

WhatsApp üzerinden her şeyiniz çalınabilir!

WhatsApp üzerinden hızlıca yayılan ve kullanıcıların WhatsApp kontrolü dahil tüm verilerini çalan yeni bir virüs keşfedildi. İşte detaylar..

Güvenlik ve Performans Riskleri: Piyasada bulunan üçüncü parti RAM Temizleyici uygulamalarının birçoğu masum değildir. Bu uygulamalar genellikle agresif reklamlar göstererek, arka planda sürekli kendileri çalışarak telefonunuzun kaynaklarını sömürür ve pilini tüketir. Daha da kötüsü, bazıları kişisel verilerinizi toplamak veya cihazınıza zararlı yazılımlar bulaştırmak için bir paravan olarak kullanılabilir.

Gerçek Çözüm Nedir? Ne Zaman Müdahale Etmelisiniz?

Peki, telefonumuz yavaşladığında çaresiz miyiz? Elbette hayır. Ancak çözüm, tüm RAM’i bilinçsizce boşaltmakta değil. RAM temizliğinin mantıklı olabileceği tek bir senaryo vardır: Belirli bir uygulama donduğunda, anormal şekilde yavaşladığında veya sürekli hata verdiğinde. Bu durumda yapılması gereken, tüm sistemi “temizlemek” yerine, sadece o sorunlu uygulamayı kapatmaktır. Bunu, telefonunuzun son uygulamalar menüsüne girip sorunlu uygulamayı yukarı kaydırarak veya Ayarlar > Uygulamalar menüsünden uygulamayı bulup Durmaya Zorla seçeneğini kullanarak yapabilirsiniz.

Telefonunuzda genel bir yavaşlık hissediyorsanız, “temizleyici” uygulamalara sarılmak yerine şu adımları izleyebilirsiniz:

  1. Yeniden Başlatın: Telefonu kapatıp açmak, RAM’i geçici olarak temizlemekten çok daha etkilidir. Bu işlem, işletim sistemini ve tüm arka plan hizmetlerini sıfırdan başlatarak sistemde birikmiş olası hataları ve bellek sızıntılarını giderir.
  2. Depolama Alanını Kontrol Edin: Yavaşlığın en büyük sebeplerinden biri, dolmak üzere olan dâhili hafızadır. Genel bir kural olarak, depolama alanınızın en az %15-20’sini boş tutmaya çalışın.
  3. Güncellemeleri Yapın: Hem işletim sistemi hem de uygulama güncellemeleri, genellikle performans iyileştirmeleri ve hata düzeltmeleri içerir.
  4. Kullanmadığınız Uygulamaları Kaldırın: Telefonunuzda yüklü olan her uygulama, arka planda bir miktar kaynak tüketebilir. Kullanmadığınız uygulamaları ve “hızlandırıcıları” kaldırmak, cihazınızı rahatlatacaktır.

Sonuç olarak, RAM temizleme alışkanlığı, eski nesil ve yetersiz kaynaklara sahip cihazlardan kalma bir alışkanlıktır. Modern akıllı telefonlarda bu eylem, faydadan çok zarara yol açan bir şehir efsanesinden ibarettir. Cihazınızın akıllı işletim sistemine güvenin ve bırakın işini yapsın.

Bitcoin rekor kırdı: Fiyat 125.000 Doları aştı!

Kripto para piyasasının lideri Bitcoin (BTC), yatırımcılarını sevindiren bir gelişmeyle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Geçtiğimiz saatlerinde $125,449.77 seviyesini görerek yeni bir rekora imza atan lider kripto para birimi, geçtiğimiz yılın Aralık ayında aştığı $100,000 psikolojik sınırının üzerine %20’den fazla bir artış kaydetti. Haber yazıldığı sırada fiyatlar $122,000 seviyelerinde dengelenmiş olsa da, bu yükseliş piyasada büyük bir heyecan yarattı.

Piyasalardaki güven Bitcoin’e yaradı

Uzmanlara göre bu rekorun arkasındaki en önemli etkenlerden biri, ABD piyasalarına duyulan güvenin artması ve özellikle Bitcoin Borsa Yatırım Fonları’na (ETF) olan yoğun ilgi. Yatırımcıların doğrudan kripto para alıp yönetme zorunluluğu olmadan Bitcoin’in fiyat hareketlerinden yararlanmasını sağlayan ETF’ler, son dönemde büyük miktarda yatırım çekti. Bu fonlar, aldıkları yatırımlar karşılığında piyasadan fiziki olarak Bitcoin satın almak zorunda oldukları için, artan her yeni yatırım talebi doğrudan BTC fiyatını yukarı yönlü etkiliyor.

Bitcoin

Talep tarafında bunlar yaşanırken, arz tarafında ise dikkat çekici bir azalma gözlemleniyor. Kripto para veri analiz sitesi CoinMarketCap’in verilerine göre, borsalarda anında alınıp satılabilecek Bitcoin miktarı giderek azalıyor. Özellikle “büyük balinalar” olarak adlandırılan büyük yatırımcıların, yüklü miktardaki Bitcoin’lerini borsalardan çekerek uzun vadeli depolama cüzdanlarına aktardığı belirtiliyor. Sadece dün 54,000 BTC’nin (yaklaşık $6.6 milyar değerinde) büyük bir borsadan çekilmesi, bu durumu doğrulayan önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Bu hafta teknoloji gündeminde neler yaşandı? – 5 Ekim 2025

Bu hafta teknoloji gündeminde neler yaşandı? – 5 Ekim 2025

Teknoloji gündeminde nelerin yaşandığını aktarıyoruz. Teknolojiden otomobile gündem olan haberler bu videoda.

Bu rekor yükselişle birlikte Bitcoin’in toplam piyasa değeri $2.5 trilyon sınırına dayandı. Bu değer, Bitcoin’i dünyanın en değerli varlıklarından biri olan gümüşün piyasa değerine oldukça yaklaştırıyor.

Her ne kadar $26 trilyonu aşan piyasa değeriyle altın hala çok uzakta olsa da, bu gelişme Bitcoin’in artık niş bir yatırım aracı olmaktan çıkıp ana akım bir finansal varlığa dönüştüğünü gösteriyor. Peki, siz Bitcoin’in kırdığı yeni rekor hakkında ne düşünüyorsunuz? Kripto para piyasasını yakından takip ediyor musunuz?

Bu hafta teknoloji gündeminde neler yaşandı? – 5 Ekim 2025

Teknoloji dünyası, durmaksızın dönen bir çark gibi her an yeni bir gelişmeye sahne oluyor. Yapay zeka devriminden giyilebilir teknolojilerin yükselişine, akıllı ev sistemlerinden otonom sürüşe sahip otomobillere kadar uzanan geniş bir yelpazede, yeniliklerin hızı baş döndürücü bir seviyeye ulaştı. Bu baş döndürücü değişim, sadece meraklıları için değil, aynı zamanda gündelik hayatımızın her alanını etkilediği için hepimiz için büyük önem taşıyor. Ancak bu yoğun bilgi akışında en önemli gelişmeleri takip etmek ve neyin gerçekten kayda değer olduğunu anlamak giderek zorlaşıyor.

İşte tam bu noktada, haftalık teknoloji ve gündem özetimiz devreye giriyor. Sizin için en son trendleri, çığır açan teknolojileri ve geleceğe yön verecek duyuruları titizlikle araştırıp bir araya getiriyoruz. Silikon Vadisi’ndeki en yeni yazılım güncellemelerinden, küresel otomotiv devlerinin elektrikli ve otonom araç vizyonlarına; akıllı telefon pazarındaki rekabetten, uzay teknolojisindeki nefes kesen adımlara kadar haftanın en kritik başlıklarını sizler için özetliyoruz. Amacımız, sizi bilgi kirliliğinden arındırılmış, anlaşılır ve öz bir içerikle buluşturmak.

Teknoloji gündeminde nelerin yaşandığını aktarıyoruz. Teknolojiden otomobile gündem olan haberler bu videoda.

Bu hafta teknoloji gündeminde neler yaşandı? – 28 Eylül 2025

Bu hafta teknoloji gündeminde neler yaşandı? – 28 Eylül 2025

Teknoloji gündeminde nelerin yaşandığını aktarıyoruz. Teknolojiden otomobile gündem olan haberler bu videoda.

Bu video serimizle, teknoloji ve otomobil dünyasının nabzını tutarken aynı zamanda değerli vaktinizi de korumuş olacaksınız. Karmaşık teknik detaylar arasında kaybolmadan, haftanın özetini net bir şekilde öğrenerek sohbetlere ve geleceğe dair tartışmalara daha donanımlı katılabilirsiniz. Gündemden uzak kalmayın, teknolojiyle şekillenen yeni dünyanın bir adım önünde olun. Hazırsanız, bu haftanın en heyecan verici gelişmelerine doğru keyifli bir yolculuğa çıkalım.

WhatsApp üzerinden her şeyiniz çalınabilir!

WhatsApp üzerinden hızla yayılan ve “SORVEPOTEL” adı verilen yeni bir virüs konusunda uyarı yayımlandı. Trend Micro’nun araştırmasına göre bu zararlı virüs, tek bir kötü amaçlı ZIP dosyasıyla sisteme sızabiliyor ve WhatsApp oturumu üzerinden otomatik olarak yayılarak kurbanın kişilerinden diğerlerine de bulaşıyor.

WhatsApp Oturumunu Ele Geçiriyor

Saldırı, kullanıcıya tanıdık bir kişiden geliyormuş gibi gösterilen bir mesajla başlıyor. Mesajda yer alan ZIP dosyası açıldığında SORVEPOTEL, cihazda çalışmaya başlıyor, WhatsApp Web oturumunu ele geçiriyor ve tüm kişi listesine aynı mesajları otomatik olarak göndererek yayılıyor.

Trend Micro’nun analizine göre bu zararlı yazılım aslında infostealer (bilgi hırsızı) kategorisinde. Yazılım, fotoğraflar, mesajlar, kişiler gibi hassas verileri hedef alabiliyor. Ayrıca kötü niyetli kod parçaları, PowerShell komutları aracılığıyla C&C (komuta-kontrol) sunucularına bağlantı kuruyor ve yeni bileşenler indirerek sistemde kalıcılık sağlıyor.

Saldırı zinciri tam olarak şöyle işliyor:

  • ZIP içindeki dosya açıldığında .LNK (Windows kısayol) dosyası çalışıyor.
  • Bu .LNK dosyası arka planda PowerShell komutları ile zararlı komutlar indiriyor ve yürütüyor.
  • Yazılım daha sonra aktif WhatsApp Web oturumlarını tarayıp ele geçirdiği hesap üzerinden virüsü diğer kişilere gönderiyor.
  • Kullanıcı fark etmeden bu süreç devam ediyor ve tehdit zincirleme şekilde yayılıyor.

Uzmanlar, özellikle WhatsApp üzerinden gelen ZIP eki içeren mesajlara karşı olağanüstü dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Mesaj kimden gelirse gelsin, tanımadığınız dosyaları açmamanız, bağlantılara tıklamamanız önemli. Ayrıca sistemin güncel tutulması, antivirüs yazılımlarının aktif olması, bilinmeyen kaynaklardan uygulama indirmenin sınırlandırılması gibi önlemler alınmalı.

WhatsApp telefon uygulaması olacak!

WhatsApp telefon uygulaması olacak!

WhatsApp, yeni güncellemesi ile iletişim deneyimini değiştiriyor. Aramalar sekmesi artık daha kullanışlı olacak.

Bu gelişme, mesajlaşma uygulamaları yoluyla yayılan otomatik tehditlerin ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteriyor. Tek bir dikkat hatası, bilgisayarınızdaki tüm özel veri ve gizliliğinizin açığa çıkmasına yol açabilir.

Google Play hediye kartı satışına başladı

Google, Play Store uygulamasına eklediği yeni “Hediye Kartları” bölümüyle kullanıcıların dijital kartları doğrudan platform üzerinden satın alabilmesini sağladı. Artık kullanıcılar, farklı markalara ait kartları seçerek sevdiklerine hediye edebiliyor.

Hediye Kartı İle Dolandırılma Bitebilir

Google Play’de devreye alınan yeni “Hediye Kartları” bölümü, kullanıcıların yalnızca resmî kanal üzerinden işlem yapmasını sağlayarak bu riskleri en aza indirmeyi hedefliyor.

Android kullanıcıları artık Play Store uygulamasında profil simgesine dokunduklarında “Hediye Kartları” seçeneğini görebiliyor. Bu yeni bölüm, Ödemeler ve Play Protect kısımları arasında konumlandırıldı. Burada güzellik, seyahat, teknoloji, moda, restoran ve eğlence gibi birçok kategoriden markaların dijital hediye kartları listeleniyor. En popüler markalar ise yatay olarak kaydırılabilen özel bir alanında sergileniyor.

Satın alma süreci oldukça basit. Kullanıcılar tercih ettikleri hediye kartını seçtikten sonra alıcının e-posta adresini girip kişisel bir mesaj ekleyebiliyor. Kartı alan kişi, kendisine e-posta veya kısa mesaj yoluyla gönderilen bağlantı üzerinden hediye bakiyesini kolayca kullanabiliyor.

Google, bu özelliği küresel ödeme çözümleri sağlayıcısı BlackHawk Network iş birliğiyle hayata geçirdi. BlackHawk Network’ün raporlarına göre, dijital hediye kartı pazarının 2032 yılına kadar 1,5 trilyon dolarlık bir hacme ulaşması bekleniyor. Google Play’in 2,5 milyarı aşan kullanıcı tabanı, bu alanda markalar için büyük bir satış potansiyeli oluşturuyor.

Gmail uçtan uca şifreleme özelliğini aktif etti

Gmail uçtan uca şifreleme özelliğini aktif etti

Google, Gmail’e uçtan uca şifreleme desteği ekledi. Artık kullanıcılar, mesajlarını daha güvenli şekilde gönderebilecek.

Google, Play Store’a son dönemde bir dizi güvenlik ve kişiselleştirme odaklı güncelleme de ekledi. Şirket, Play Points ödül programında değişiklikler yaparken, sahte uygulamaların önüne geçmek için de yeni doğrulama kurallarını yürürlüğe koydu. Yeni hediye kartları özelliği ise bu stratejinin bir parçası olarak, kullanıcıların güvenilir ve resmi alışveriş kanallarına yönlendirilmesini amaçlıyor.

Google, Oracle üzerinden şantaj yapıldığını açıkladı

Google, bilgisayar korsanlarının Oracle üzerinden yöneticileri hedef aldığını ve şantaj yapıldığını duyurdu. Google raporuna göre, farklı sektörlerde faaliyet gösteren birçok kuruma şantaj içerikli e-postalar gönderildi. Mesajlarda, Oracle’ın E-Business Suite platformu üzerinden kritik verilerin sızdırıldığı öne sürülürken, Oracle ise henüz konuya dair resmi bir açıklama yapmadı.

Milyon Dolarlık Şantajlar

Google, 29 Eylül’den bu yana farklı sektörlerdeki büyük ölçekli kurumların üst düzey yöneticilerine yönelik organize bir şantaj kampanyasının sürdüğünü bildirdi. Şirketin açıklamasına göre saldırganlar, kurumsal sistemlerden finansal ve operasyonel nitelikte veriler ele geçirdiklerini iddia ederek bu bilgileri kullanmakla tehdit etti.

Siber güvenlik firması Halcyon, bazı e-postalarda talep edilen fidye miktarlarının on milyonlarca doları bulduğunu açıkladı. E-postalarda genellikle “verilerinizi sızdırmadan önce son uyarı” gibi ifadeler kullanıldığı, hedef alınan kişilerin panik ortamında hızlı tepki vermesinin amaçlandığı belirtiliyor.

Saldırıların Arkasında FIN11 Hacker Grubu Olabilir

Google’ın güvenlik birimi tarafından yapılan incelemeler, söz konusu kampanyanın arkasında FIN11 isimli hacker grubunun bulunabileceğine işaret ediyor. Daha önce finansal kazanç odaklı saldırılarla tanınan grup, Clop fidye yazılımı ile bağlantılı olmasıyla biliniyor.

Google Cloud’un güvenlik departmanı Mandiant, saldırılarda kullanılan bazı e-posta adreslerinin Clop veri sızıntısı sitesinde de listelendiğini tespit etti. Ancak Google, şu ana kadar saldırganların gerçekten Oracle sistemlerinden veri sızdırdığına dair kesin bir kanıtın bulunmadığını özellikle vurguladı.

Saldırı Yazılımı Bulunamadı

Google Tehdit İstihbaratı Grubu (TAG), saldırılarda kullanılan kötü amaçlı yazılımın türünü veya kaynağını henüz belirleyemediklerini açıkladı. Yetkililer, şu an için kampanyanın en güçlü göstergesinin şantaj içerikli e-posta trafiği olduğunu ifade ediyor.

Gmail uçtan uca şifreleme özelliğini aktif etti

Gmail uçtan uca şifreleme özelliğini aktif etti

Google, Gmail’e uçtan uca şifreleme desteği ekledi. Artık kullanıcılar, mesajlarını daha güvenli şekilde gönderebilecek.

Oracle’ın E-Business Suite yazılımı, mali işlemlerden insan kaynakları yönetimine, tedarik zincirinden proje planlamasına kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Bu nedenle olası bir güvenlik ihlalinin, küresel ölçekte büyük kurumsal sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapılıyor.

Google, şantaj içerikli e-posta alan kurumların, sistemlerini derhal incelemeye alması ve kullanıcı hesaplarını kapsamlı bir güvenlik denetiminden geçirmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, bu tür saldırıların yalnızca Oracle altyapısıyla sınırlı olmadığı, benzer yöntemlerin başka kurumsal platformlarda da denenebileceği konusunda uyarıda bulunuldu.

The Batman 2 hakkında yeni gelişme

Senaryo aşamasındaki gecikmeler nedeniyle birkaç kez ertelenen The Batman 2 filmi, nihayet yapım sürecine giriyor. Senaryo çalışmalarını tamamlayan filmin çekimlerine gelecek yılın ilk aylarında başlanacak. Bu hazırlık süreci devam ederken, filmin kadrosu için görüşmeler de yavaş yavaş başlıyor. Gelen son bilgilere göre, filmin ana kötü adamı için sürpriz bir isimle masaya oturulduğu ortaya çıktı.

The Batman 2 karşımıza çıkıyor

Gelen duyumlara göre, The Batman 2’de önemli bir rol üstlenmesi için Emmy ödüllü oyuncu Tobias Menzies ile görüşülüyor. Daha önce Outlander ve The Crown gibi yapımlardaki rolleriyle tanınan Menzies, anlaşma sağlanması durumunda Amadeus Arkham karakterini canlandıracak. Amadeus Arkham, Batman mitolojisinde ünlü Arkham Asylum’un kurucusu olarak bilinen bir isim ve filmde kilit bir role sahip olduğu belirtiliyor.

Tobias Menzies, yetenekli ve ödüllü bir oyuncu olmasına rağmen, böylesine büyük bütçeli bir süper kahraman filminde, merkeze yerleşen bir kötü adam rolü için akla gelen ilk isimlerden değil. Eğer görüşmeler olumlu sonuçlanırsa, bu rol Menzies’in kariyerindeki en dikkat çekici ve önemli rollerden biri olacak.

Filmin başrolünde Robert Pattinson’ın Bruce Wayne (Batman) olarak geri döneceği kesinleşti. Ayrıca ilk filmde yer alan Colin Farrell (Penguin), Andy Serkis (Alfred) ve Jeffrey Wright (Komiser Gordon) gibi ana oyuncular da rollerini tekrarlayacak.

Türkiye’de satılan en pahalı telefon belli oldu

Türkiye’de satılan en pahalı telefon belli oldu

Ülkemizde satılan en pahalı telefon telefon belli oldu. Bakalım Apple mı yoksa Samsung mu zirvede yer alıyor?

Ancak Zoe Kravitz’in Catwoman olarak ikinci filmde yer alıp almayacağı henüz netleşmedi. Filmin ana hikayesi hakkındaki detaylar kısıtlı kalmaya devam etse de, filmin asıl kötüsünün Penguin ya da Joker gibi karakterler yerine, doğrudan Arkham Asylum ile bağlantılı farklı bir figür olacağı konuşuluyordu. Tobias Menzies’in Amadeus Arkham rolü için görüşüldüğü haberi de bu söylentileri destekliyor.

Huawei Nova Flip S işlemcisi ile şaşırtacak

Huawei, katlanabilir telefon pazarındaki varlığını güçlendirmek amacıyla Nova Flip S modelini yakında tanıtmaya hazırlanıyor. Markanın mevcut Nova Flip modelinin bir devamı olacak olan yeni cihaz, özellikle işlemci tarafındaki önemli değişiklikle dikkat çekiyor. Sızıntılar, Nova Flip S’in kalbinde yeni Kirin 8020 veya en yeni nesil Kirin 8030 yonga setinin yer alacağını gösteriyor.

Huawei Nova Flip S geliyor

Bu işlemci tercihi, cihazın genel performansında önemli bir artış sağlama potansiyeli taşıyor. Eğer Nova Flip S’te Kirin 8020 kullanılırsa, bu çipin 2.285 GHz hızında bir ana çekirdek, 2.05 GHz hızında üç performans çekirdeği ve 1.3 GHz hızında dört verimlilik çekirdeğinden oluşan bir mimariye sahip olduğu biliniyor.

Geekbench performansı

Kirin 8030’a geçilmesi durumunda ise bu yeni çipten daha yüksek saat hızları ve gelişmiş 5G bağlantı kararlılığı bekleniyor. Bu değişim, standart Nova Flip modelindeki Kirin 8000 işlemcisine göre belirgin bir kullanıcı deneyimi farkı yaratacak. Ayrıca, yeni çipin termal yönetim ve pil verimliliğine de katkı sağlaması bekleniyor.

Tasarım cephesinde büyük bir radikal değişiklik beklenmiyor. Nova Flip S, önceki modelle benzer bir form faktörünü koruyacak, ancak iddialara göre çeşitli yeni renk seçenekleriyle piyasaya çıkacak. Cihazın Sakura Pembesi, Beyaz, Gök Mavisi, Parlak Siyah, Kum Siyahı ve Yeşil gibi renklerle kullanıcıların beğenisine sunulması bekleniyor.

Türkiye’de satılan en pahalı telefon belli oldu

Türkiye’de satılan en pahalı telefon belli oldu

Ülkemizde satılan en pahalı telefon telefon belli oldu. Bakalım Apple mı yoksa Samsung mu zirvede yer alıyor?

Ekran özelliklerinde ise bir değişiklik görünmüyor; cihazın dış kısmında selefindeki 2,14 inç kare kapak ekranı ve iç kısımda 6,94 inç’lik ana ekranı koruyacağı bildiriliyor. Yazılım tarafında ise Nova Flip S, kutusundan HarmonyOS 5.1 sürümüyle çıkacak. Resmi lansman tarihi henüz açıklanmadı ancak cihazın 2025 yılının son çeyreğinde tanıtılması bekleniyor.