Çevrimiçi müzik akış pazarının lider platformu Spotify, Türkiye’deki abonelik ücretlerine zam yaptığını duyurdu. Yapılan artışla birlikte, kullanıcıların ödeyeceği aylık ücretler önemli ölçüde yükseldi. Yeni tarifeye göre, bireysel aboneliğin ücreti aylık 59,99 TL’den 99 TL’ye çıktı.
Ücretsiz deneme sürümleri kaldırıldı
Öğrenci aboneliği aylık 32,99 TL’den 55 TL’ye, Duo paketi aylık 79,99 TL’den 135 TL’ye ve Aile paketi ise aylık 99,99 TL’den 165 TL’ye yükseltildi. Şirket, zam kararıyla birlikte bir aylık ücretsiz deneme sürümlerini de kaldırdı.
Zam kararının hemen öncesinde, Spotify’ın kurucusu ve CEO’su Daniel Ek, yaklaşık yirmi yılın ardından görevinden ayrılacağını açıkladı. Ek, 1 Ocak 2026’dan itibaren şirketin yönetim kurulu başkanlığına geçecek. Onun yerini ise, Spotify’ın eş başkanları Alex Norström ve Gustav Söderström birlikte üstlenecek.
Spotify, fiyat zammı gündemi öncesinde Türkiye merkezli Rekabet Kurumu’nun yeni bir soruşturma başlatmasıyla da dikkat çekmişti. Rekabet Kurulu’nun resmi açıklamasına göre soruşturma, müzik akış hizmetleri pazarında faaliyet gösteren Spotify’ın faaliyetlerine odaklanıyor.
Spotify CEO'su Daniel Ek Görevini Bırakıyor! Şirket, Eş CEO Dönemiyle YouTube ve Apple'a Karşı Nasıl Bir Strateji İzleyecek?
Soruşturma, iki temel iddia üzerine yoğunlaşıyor. Birinci iddia ayrımcılık. Kurul, Spotify’ın müzik eserlerini çalma listelerine ekleme, sıralama, görünürlük ve öneri algoritmalarında hak sahipleri arasında ayrım yapıp yapmadığını inceliyor.
İkinci iddia ise yıkıcı fiyatlama. Soruşturma, Spotify’ın Türkiye’de belirlediği abonelik fiyatlarının, rakiplerinin veya müzik eserleri üzerindeki hak sahiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştıracak şekilde düşük belirlenip belirlenmediğini inceliyor.
Otomotiv devi Toyota, Ağustos ayında Japonya’daki elektrikli araç (EV) satış rakamıyla herkesi şaşırttı. Lüks markası Lexus dahil, yalnızca 18 adet elektrikli araç satışı gerçekleştirdi. Küresel çapta yaklaşık 17.000 EV satışı yapan Toyota için, bu rakam adeta bir soru işareti yarattı. Peki, Toyota’nın kendi evi olan Japonya’da EV satışları neden bu denli düştü? İşte detaylar.
Japonya, elektrikli araçlarda geri kaldı
Toyota, Ağustos ayında sattığı 17.000 EV’nin 17.038 adedini Avrupa, Çin ve Kuzey Amerika gibi denizaşırı pazarlarda satmayı başardı. Hatta şirket, 2025 yılının ilk dokuz ayında dünya genelinde 117.031 bataryalı elektrikli araç (BEV) satışı yaparak, 2024 yılındaki yaklaşık 140.000 adetlik toplam satış rakamını geçme yolunda ilerliyor.
Ancak Japonya’daki manzara bambaşka. Toyota ve Lexus, bu yılın ilk sekiz ayında toplamda yalnızca 469 EV satışı gerçekleştirdi. Bu sayı, şirketin 2024 yılının tamamında sattığı 2.038 adetlik rakamın oldukça gerisinde.
ABD yönetimi, elektrikli araçlar için federal vergi indirimlerini resmen sonlandırdı. Bu karar, sektörü birbirine katabilir.
Bu durum, yalnızca Toyota’ya özgü değil. Japonya, hükümet desteğinin eksikliği ve tüketicilere sunulan sınırlı EV seçenekleri nedeniyle, Çin ve diğer büyük pazarlara kıyasla elektrikli araç dönüşümünde ciddi bir yavaşlık yaşıyor. Tüketiciler, EV’ler yerine gazla çalışan hibrit modellere yönelmeyi sürdürüyor.
Küresel çapta hızlı büyümesiyle tanınan Çinli otomotiv devi BYD bile Japonya pazarında istediği ivmeyi yakalayamadı. Ocak 2023’te ilk aracını piyasaya süren BYD, bu yılın Haziran ayına kadar sadece 5.300 araç satışı yapabildi.
Bloomberg’in raporuna göre BYD, satışları canlandırmak için araçlarında 1 milyon Yen’e (yaklaşık 6.700$) varan indirimler sunmaya başladı. Hükümet sübvansiyonlarıyla birleştiğinde, bu indirimler araç fiyatlarını %50’ye kadar düşürüyor. Bu durum, Japon tüketicilerin EV fiyatlarına karşı ne kadar hassas olduğunu gösteriyor.
Japonya pazarının EV’lere olan mesafeli duruşunun aksine, Toyota’nın hibrit satışları yükselişte. Şirket, bu yıl Japonya’da 603.600’den fazla hibrit model satarak bu alanda neredeyse %10’luk bir artış kaydetti. Toyota’nın hibrit satışları dünya genelinde %14 artışla Ağustos sonu itibarıyla 2.3 milyondan fazla modele ulaştı.
Sonuç olarak, Toyota küresel EV pazarlarında hızla ilerlese de, kendi evi Japonya’da tüketicilerin hibrit araçlara olan güçlü bağlılığı, sınırlı altyapı ve devlet teşviklerinin yetersizliği gibi faktörler, EV satışlarının çakılmasında temel etkenler olarak öne çıkıyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Logitech, özellikle açık ofis ortamlarındaki bitmek bilmeyen dikkat dağınıklığını ortadan kaldırmak için tasarladığı yeni Zone Wireless 2 ES ve Zone Wired 2 kulaklık setlerini piyasaya sürdü. Şirket, yapay zeka (AI) destekli bu yeni kulaklıklarla, modern çalışma hayatında kesintisiz odaklanmayı korumayı hedefliyor. İşte detaylar.
Dikkat Dağınıklığına Karşı Yapay Zeka Gücü
Gelişen iş dünyasında işbirliğini teşvik eden açık ofisler, ne yazık ki sürekli kesintileri de beraberinde getiriyor. Yapılan araştırmalar, işyeri dikkat dağınıklığı nedeniyle şirketlerin her yıl $468 milyar dolar kaybettiğini gösteriyor. Logitech CEO’su Hanneke Faber, bu durumu şöyle özetliyor, “Kesintisiz odaklanma, iş dünyasının yeni para birimi. Çalışanlar ofise geri dönerken, konsantrasyonlarını korumak her zamankinden daha kritik.”
Yeni Zone serisinin öne çıkan özellikleri:
AI Destekli Gürültü Engelleyici Mikrofon: Ortam seslerini değil, yalnızca kullanıcının sesini net bir şekilde ileten, yapay zekâ ile güçlendirilmiş mikrofonlar.
Adaptif Hibrit Aktif Gürültü Engelleme (ANC): Arka plan gürültüsünü otomatik olarak algılayıp ayarlayarak engelleyen akıllı ANC teknolojisi.
Oyuncu Kulaklıklarından İlham Alan Tasarım: Uzun saatler boyunca rahat kullanım için tasarlanan kafa bandı ile konfor ön planda tutuldu.
Her iki model de Zoom, Microsoft Teams ve Google Meet gibi popüler toplantı platformları için tam sertifikalı.
Zone Wireless 2 ES
Çoklu Bağlantı Kolaylığı: Dongle’a ihtiyaç duymadan yerel Bluetooth arama kontrolünü destekliyor.
Akıllı Ses Kaynağı Yönetimi: Kablosuz alıcı (dongle) ile kullanıldığında, kulaklık kapatıldığında akıllı listeleme özelliği devreye girerek cihazı toplantı uygulamalarından gizliyor. Böylece kullanıcılar, aktif ses kaynağının ne olduğu konusunda kafa karışıklığı yaşamıyor.
Pil Ömrü: ANC açıkken 20 saate kadar konuşma ve 25 saate kadar dinleme süresi sunuyor.
Zone Wired 2
Tak Çalıştır Pratikliği: Şarj endişesini veya kalabalık ağlardaki kablosuz bağlantı sorunlarını ortadan kaldıran USB tak-çalıştır versiyonudur. Kablolu olmasına rağmen, kablosuz modeldeki sertifikalı ve akıllı özelliklerin aynısını sunuyor.
Logi Tune uygulaması sayesinde çalışanlar ses, ANC ve şarj ayarlarını kişiselleştirebilirken, IT ekipleri de kulaklıkları Logitech Sync ile uzaktan yönetebiliyor. Bu sayede aygıt yazılımı güncellemeleri, kullanıcıları rahatsız etmeden veya teknik destek talebi oluşturmadan sessizce yapılabiliyor.
Sürdürülebilirlik de önemli bir odak noktası. Kulaklıklarda değiştirilebilir parçalar ve plastik, mıknatıs, kobalt pil gibi bileşenlerde geri dönüştürülmüş malzemeler kullanıldı. Her iki model de dönebilen kulak kapakları, ters çevrilebilir mikrofon kolu ve ayarlanabilir kafa bandı ile geliyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOBİ’lerin üretim ve rekabet gücünü artırmayı hedefleyen KOSGEB Kapasite Geliştirme Destek Programı’nın üçüncü başvuru döneminin başladığını duyurdu. Program kapsamında, işletmelere 36 ay vadeli ve 20 milyon TL’ye kadar kullanacakları krediler için 20 puanlık önemli bir faiz desteği sağlanacak.
“KOBİ’lerimizin Yanındayız” Mesajı
Bakan Kacır, duyuruyu kişisel sosyal medya hesabından yaparak, hükümetin KOBİ’lere olan desteğinin altını çizdi. Paylaşımında, “Ülkemizi daha üretken ve rekabetçi bir geleceğe taşımak için KOBİ’lerimizin yanındayız” ifadelerini kullanan Kacır, bu programın işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırarak kapasitelerini artırmalarına olanak tanıdığını belirtti.
İlk İki Dönemde 25,5 Milyar TL’lik Kredi Sağlandı
Programın önceki dönemlerdeki başarısına da dikkat çeken Bakan Kacır, yılın ilk iki başvuru döneminde toplam 1.647 işletmenin bu destekten faydalandığını açıkladı. Bu işletmelerin, program sayesinde toplamda 25,5 milyar TL tutarında krediye uygun koşullarda erişim sağladığı bilgisini paylaştı. Bu rakamlar, programın KOBİ’ler için ne kadar kritik bir finansman kaynağı olduğunu ortaya koyuyor.
Başvurular 31 Ekim’e Kadar Sürecek
İşletmelerini büyütmek ve yeni yatırımlar yapmak isteyen KOBİ’ler için üçüncü başvuru dönemi 1 Ekim 2025 tarihinde başladı. Destekten yararlanmak isteyen işletmeler, başvurularını 31 Ekim 2025 tarihine kadar KOSGEB’in resmi internet sitesi üzerinden gerçekleştirebilecekler. Programın detayları ve başvuru koşulları hakkında ayrıntılı bilgiye https://kosgeb.gov.tr/site/tr/genel/destekdetay/9200/kapasite-gelistirme-destek-programi adresinden ulaşılabiliyor.
Samsung, son birkaç haftadır One UI 8.0 güncellemesinin dağıtım hızını önemli ölçüde artırdı. Geçtiğimiz günlerde Galaxy Tab S9 serisine ulaşan bu büyük güncelleme, şimdi de beklenmedik bir şekilde Galaxy Tab S10 FE serisi için yayımlandı. İşte detaylar.
Galaxy Tab S10 FE, One UI 8 ile yenilendi
Güney Koreli teknoloji devi, Android 16 tabanlı One UI 8.0 güncellemesini hem Galaxy Tab S10 FE hem de Galaxy Tab S10 FE+ modelleri için erişime açtı. Güncelleme, şu an için BYI7 ile biten ürün yazılımı sürümüyle Güney Kore’de indirilebilir durumda. Şirketin, önümüzdeki günlerde bu güncellemeyi diğer ülke ve bölgelere de hızla yayması bekleniyor.
İlginç bir detay olarak, Galaxy Tab S8 serisinin, Galaxy Tab S10 FE serisine göre hem daha güçlü hem de daha pahalı bir tablet olmasına rağmen, One UI 8.0 güncellemesini henüz almamış olması dikkat çekiyor. Samsung’un bu önceliklendirmesi, mobil dünyada sıkça rastlanan bir durum olsa da, bazı amiral gemisi kullanıcıları için şaşırtıcı olabilir.
Samsung Galaxy S23, Tab S10+, ve Galaxy A36 için One UI 8 güncellemesi yayınladı. İşte güncelleme detayları.
Güney Kore’de yaşayan Galaxy Tab S10 FE veya Galaxy Tab S10 FE+ sahipleri, yeni güncellemeyi hemen kontrol edebilirler. Ayarlar uygulamasına girip Yazılım güncellemesi >> İndir ve yükle adımlarını takip ederek kurulumu başlatabilirsiniz.
One UI 8.0 güncellemesi, Galaxy Tab S10 FE serisine bir dizi yeni ve geliştirilmiş özellik getiriyor:
Yenilenen Quick Share: Artık tam ekran bir tasarıma sahip olan Quick Share, Gönder ve Al işlevleri için iki ayrı sekmeye bölünerek kullanıcı deneyimini daha sezgisel hale getiriyor.
Gelişmiş Samsung DeX: Samsung’un masaüstü deneyimi olan DeX, artık Android 16’nın Yerel Masaüstü Modeli üzerine inşa edildi. Bu temel değişiklik, ekran döndürme seçenekleri (90, 180 veya 270 derece) gibi önemli yeniliklere olanak tanıyor.
İyileştirilmiş Çoklu Görev: Yan yana çoklu görev özellikleri geliştirildi ve daha akıcı hale getirildi.
Uygulama İyileştirmeleri: Samsung Internet uygulaması yeniden tasarlandı. Ayrıca alarmlar, takvim etkinlikleri ve hatırlatıcılar için yönetim geliştirmeleri yapıldı.
Yeni Fonksiyonlar: Modlar ve Rutinler yeni eylemler ve koşullar kazanırken, Profil Kartı ve Güvenli Klasör de iyileştirmelerden nasibini aldı.
Diğer Özellikler: Güncellemeyle birlikte Bluetooth Auracast desteği ve Hava Durumu uygulamasında önemli geliştirmeler de kullanıcılara sunuluyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Android işletim sisteminin araç içi platformu Android Auto gelişmeye devam ediyor. Platform, sürüş esnasında sürücülerin dikkatinin dağılmasını önlemeyi amaçlayan “Call Screening” ve “Call Notes” adında iki yeni özelliği duyurdu. Bu özellikler, daha önce kullanıma sunulan çağrı kaydı özelliğini takip ediyor.
Android Auto, yeni fonksiyonlar sunuyor
Yeni özelliklerden Call Screening, özellikle bilinmeyen veya sürücünün rehberinde kayıtlı olmayan numaralardan gelen çağrılarda devreye giriyor. Sistem, karşı tarafa otomatik olarak kim olduğunu ve neden aradığını soruyor.
Aldığı bilgileri ise anında sürücüye yansıtıyor. Bu sayede sürücü, dikkatini yoldan ayırmadan gelen çağrının aciliyetini veya önemini değerlendiriyor ve buna göre çağrıyı cevaplama veya reddetme kararını veriyor. Bu yenilik, özellikle istenmeyen veya önemsiz çağrıların sürüş güvenliğini tehlikeye atmasını engelliyor.
Diğer bir yeni özellik olan Call Notes ise isteğe bağlı olarak çalışıyor. Sürücünün gerçekleştirdiği telefon görüşmesini otomatik olarak not alıyor. Görüşme sona erdiğinde, sistem aldığı bu önemli notları aracın ekranına yansıtıyor.
Spotify CEO'su Daniel Ek Görevini Bırakıyor! Şirket, Eş CEO Dönemiyle YouTube ve Apple'a Karşı Nasıl Bir Strateji İzleyecek?
Bu özellik, ilk olarak Pixel 9 serisi ile sunulmuştu. Bu not alma mekanizması sayesinde sürücü, görüşme sırasında karşı tarafın söylediği önemli bilgileri veya detayları kaçırmıyor.
Bu iki yeni özellik, kısa süre içinde kullanıcılara dağıtılmaya başlanacak. Benzer bir gelişme olarak, Apple’ın da iOS 26 ile Call Screening’e benzer bir özelliği kullanıma sunduğu biliniyor. Android Auto’nun bu hamlesi, araç içi teknolojilerde sürüş güvenliği ve dikkat dağınıklığını önleme odaklı rekabetin arttığını gösteriyor.
Mobil iletişim, yeni teknolojiler ve tüketici elektroniği alanlarının en kapsamlı buluşması olarak öne çıkan MOBİSAD-IMEX Fuarı, 8-11 Ekim 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde üçüncü kez ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. MOBİSAD Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, MOBİSAD Yönetim Kurulu Danışmanı Taner Çoker ve Marmara Fuarcılık Genel Müdürü Ferhat Bayram’ın ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen toplantıda, sektör değerlendirmesi güncel mobil iletişim verileri ve fuara ilişkin detaylar katılımcılarla paylaşıldı.
Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş İnsanları Derneği (MOBİSAD) ve Marmara Fuarcılık ev sahipliğinde gerçekleştirilecek MOBİSAD-IMEX Fuarı, mobil iletişimden, tüketici elektroniğine ve yeni teknolojilere kadar uzanan geniş yelpazesiyle sektörün bugüne kadar gerçekleşmiş en kapsamlı organizasyonu olacak. Fuarda 40’tan fazla ülkeden 100’den fazla katılımcı firma yer alacak. Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone’un ana sponsorluğunda düzenlenen fuar; deneyim alanları, lansmanlar, konferanslar ve oturumlarla ziyaretçilere 4 gün boyunca dopdolu bir program sunacak.
Bu yıl üçüncüsü düzenlenen fuarda öne çıkan konuların başında 5G gelecek. Fuarda, ziyaretçiler, 5G uyumlu telefonlar ve yeni nesil ürünleri yakından tanıyacak, özel lansmanlarla geleceğin teknolojilerini deneyimleme fırsatı elde edecek. 5G deneyim alanında katılımcılar bu teknolojiyi yakından deneyimleyebilecek. 5G’nin hız ve kapasite avantajını yakından gözlemleyebilecek.
Deneyim Alanımızla 5G Teknolojisi Yakından Test Edilebilecek
Fuara dair açıklamalarda bulunan MOBİSAD Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, “MOBİSAD-IMEX Fuarı’nın üçüncü yılında da Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelecek binlerce ziyaretçi, etkinlik süresince en yeni teknolojileri deneyimleyecek. Katılımcı firmalarla birebir görüşmeler yaparak uluslararası iş birlikleri geliştirme fırsatı bulacak. Bununla birlikte 5G deneyimleme alanımızda ziyaretçilerimiz 5G özellikli cihazlarla saniyeler içinde yüksek çözünürlüklü videolar izleyebilecek, kesintisiz oyun deneyimi yaşayabilecek ve büyük veri dosyalarını anında indirerek 5G’nin hızını test edebilecek” açıklamasında bulundu.
MOBİSAD-IMEX Fuarı’na ilişkin konuşan Marmara Fuarcılık Genel Müdürü Ferhat Bayram şunları söyledi: MOBİSAD-IMEX fuarımızda katılımcı firmalar yenilikçi ürünlerini tanıtacak, ziyaretçiler ise teknoloji dünyasının en güncel trendlerini yakından inceleme fırsatı bulacak. Sektörün tüm önemli firmaları, kurumları ile tüm diğer paydaşlarını buluşturan fuarda 40’ın üzerinde farklı ülkeden ziyaretçi bir araya gelecek. Fuarımız sektörün geleceğine ışık tutacak ve ülkemizi bölgesel güç olma yolunda ileriye taşıyacak” şeklinde konuştu.
Türkiye’de 80,7 Milyon Kişi Akıllı Telefon Kullanıyor
MOBİSAD Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, fuarın yanı sıra mobil iletişim sektöründe öne çıkan verileri paylaştı. Turnacı; “Türkiye’de 80,7 milyon kişi akıllı telefon kullanıyor. Dünya geneline baktığımızda ise We Are Social ve Meltwater’ın Temmuz 2025’te yayımladığı rapora göre, 5,76 milyar kişi mobil telefon kullanıyor. Raporda, son bir yılda 111 milyon yeni mobil kullanıcının eklendiği belirtilirken, kullanılan mobil cihazların yaklaşık yüzde 87’sini akıllı telefonların oluşturduğunun altı çiziliyor. Akıllı telefon sayısı konusunda en yüksek kullanıcı sayısına sahip ülkeler ise Çin, Hindistan ve ABD olarak sıralanıyor. Sektörde Türkiye’deki satış oranlarına baktığımızda ise yıl sonunda tahminen bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 10-15 aralığında cirosal büyüme bekliyoruz. Önümüzdeki yıl 5G’nin hayata geçmesiyle kümülatif olarak yüzde 20 ila 30 arasında büyüme bekliyoruz” dedi.
Günde 3 Saat 46 Dakikamızı Akıllı Telefon Başında Geçiriyoruz
Akıllı telefon kullanım oranları hakkında da bilgi veren Turnacı, “Son verilere göre, küresel çapta günlük ortalama akıllı telefon kullanım süresi 3 saat 46 dakika olarak kayıtlara geçmiş durumda. Bu süre, insanların tüm internet bağlantılı cihazlarda (telefon, bilgisayar, tablet) geçirdiği toplam sürenin (yaklaşık 6 saat 38 dakika) önemli bir bölümünü oluşturuyor. Dünya genelinde insanlar sabah saatlerinde genellikle 06:00 ile 09:00 arasında, uyanır uyanmaz telefonlarını kontrol etmeye başlıyor. Bu dönemde mesajlar, e-postalar ve sosyal medya akışı en çok takip edilen içerikler arasında yer alıyor. Kullanım öğle saatlerine doğru biraz azalırken, öğle sonrası ve akşam saatleri, özellikle 18:00 ile 22:00 arası, telefon kullanımının en yoğun olduğu dönem olarak öne çıkıyor. Akşam saatlerinde sosyal medya, video izleme ve eğlence içeriklerine yönelim artıyor. Gece 22:00 ile 00:00 arasında ise özellikle genç kullanıcılar, yattıktan sonra da telefonda vakit geçirmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.
Akıllı Telefonların Şarj Oranının Düşmesi Yaşam Kalitemizi Etkiliyor
Şarj konusunun da yine akıllı telefon kullanımlarında öne çıktığının altını çizen Turnacı, “Talker Research tarafından ABD’de 2 bin kişi üzerinde gerçekleştirilen yeni bir ankete göre, akıllı telefon kullanıcıları şarjı yüzde 38’e düştüğünde panik olmaya başlıyor. Bu oran, genç nesillerde (Z Kuşağı ve Milenyaller) daha da yükselerek yüzde 43 ila yüzde 44 seviyesine kadar çıkıyor. Küresel çapta yapılan bir başka araştırmaya göre ise kullanıcıların neredeyse yüzde 90’ı telefonlarının şarjı yüzde 20’nin altına düştüğünde paniklediğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Günün 4 Saat 4 Dakikasını Akıllı Telefonlarımız Aracılığıyla İnternette Geçiriyoruz
Türkiye’deki internet kullanım oranları hakkında da bilgi veren Turnacı, “İnternet kullanan kişi sayısı Türkiye nüfusunun yüzde 88,3’ünü oluşturuyor. Ülkemizde 77,3 milyon aktif internet kullanıcısı bulunuyor. İnternet kullanıcılarının yüzde 97,6’sı cep telefonuna; yüzde 62,8’i ise masaüstü veya dizüstü bilgisayara sahip. İnternette geçirilen süre ise günlük ortalama 7 saat 13 dakikaya ulaştı. Bu sürede mobilin payı yüzde 56,3. Yani günlük ortalama 4 saat 4 dakikayı cep telefonlarımız aracılığıyla internette geçiriyoruz. Ayrıca Türkiye’deki web trafiğinin yüzde 73,1’ini cep telefonları oluşturuyor” dedi.
Ülkemizde En Çok Kullanılan Uygulamalar Sırasıyla; Whatsapp, Youtube, Instagram
Sözlerine sosyal medya kullanım oranları ile devam eden Turnacı, “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı “Hanehalkı Bilişim Teknolojileri (BT) Kullanım Araştırması” sonuçlarına göre ise Türkiye’deki bireylerin yüzde 88,6’sı WhatsApp, yüzde 72,9’u YouTube, yüzde 68,1’i Instagram kullanıyor. Erkeklerde WhatsApp kullanımı yüzde 91,3, kadınlarda yüzde 85,9 olarak ilerliyor” şeklinde konuştu.
Küresel 5G Pazarı Büyürken Türkiye’de Hazırlıklar Tüm Hızıyla Devam Ediyor
Ericsson Mobilite Raporu’na göre, küresel 5G abonelikleri 2025’in ikinci çeyreğinde 2,6 milyarı aştı. Bu oranın yıl sonunda 2,9 milyara ulaşması bekleniyor. 5G yaygınlık oranında açık ara liderlik Kuzey Amerika’nın elinde bulunuyor. 5G adaptasyonunda hızlı büyümenin yaşandığı bir diğer önemli bölge ise Asya. Kuzey Doğu Asya’daki büyük ülkelerin geniş ölçekli ve hızlı 5G dağıtımları, global rakamların yükselişinde kilit rol oynuyor.
Türkiye’de ise 5G teknolojisine geçiş hazırlıkları sürüyor. 16 Ekim’de gerçekleşmesi planlanan 5G ihalesinin ardından 1 Nisan 2026 itibarıyla operatörlerin 5G hizmetini sunmaya başlaması bekleniyor. Mobil İletişim sektörünün gelişimine katkı sağlayacak olan 5G kamu hizmetlerinden akıllı şehirlere kadar birçok alanda dijital dönüşümü hızlandıracak. Daha verimli trafik yönetimi, akıllı enerji şebekeleri, uzaktan sağlık hizmetleri ve daha entegre eğitim sistemleri gibi gelişmeler, yaşam kalitesini artıracak.
SpaceX, devasa Starship megaroketini yaklaşık iki hafta içinde tekrar uzaya göndermeye hazırlanıyor. Şirket, yaptığı son açıklamada Starship’in 11. uçuşunu 13 Ekim tarihinde gerçekleştirmeyi hedeflediğini duyurdu. Bu fırlatma, aracın mevcut “Version 2” iterasyonunun son uçuşu olacak ve 12. uçuştan itibaren Version 3’e geçiş yapılacak.
Starship megaroketi tekrar fırlatılacak
Fırlatma, Teksas’ın güneyindeki SpaceX Starbase tesisinden yapılacak. 13 Ekim’deki fırlatma penceresi, Türkiye saatine göre 02:15’te açılacak. SpaceX, fırlatmayı canlı olarak yayımlayacak ve yayın, kalkıştan 30 dakika önce başlayacak.
Starship, SpaceX’in kurucusu ve CEO’su Elon Musk’ın Mars’ta insan yerleşimi hedefine ulaşmak amacıyla geliştiriliyor. Roket, tamamen yeniden kullanılabilir şekilde tasarlanmış iki aşamadan oluşuyor: Birinci aşama Super Heavy ve üst aşama Starship (Ship).
Version 2, şimdiye kadar inşa edilen en büyük ve en güçlü roket konumunda bulunuyor. Tam haliyle yaklaşık 121 metre yüksekliğe ulaşan bu roket, son kez bu iterasyonla fırlatılacak. 12. uçuş ile birlikte roketin boyunun 124,4 metreye ulaşacağı Version 3’e geçilecek. Şirketin 2027’de ortaya çıkarmayı planladığı Version 4’ün ise yüksekliğinin 142 metre civarında olması bekleniyor.
Starship’in 11. uçuşu, Ağustos ayında gerçekleştirilen bir önceki uçuşun hedeflerine oldukça benzeyecek. Ağustos ayındaki uçuşta Super Heavy, planlandığı gibi Meksika Körfezi’ne iniş yaparken, Ship Avustralya’nın batı kıyısındaki Hint Okyanusu’na inmişti.
Spotify CEO'su Daniel Ek Görevini Bırakıyor! Şirket, Eş CEO Dönemiyle YouTube ve Apple'a Karşı Nasıl Bir Strateji İzleyecek?
SpaceX’in duyurusuna göre, 11. uçuşta da aynı iniş bölgeleri hedeflenecek ve Ship yine 8 sahte Starlink uydusu taşıyacak. Önceki uçuşta olduğu gibi, Ship üzerindeki bazı ısı kalkanı plakaları çıkarılacak ve böylece aracın savunmasız bölgeleri bilinçli olarak test edilmiş olacak.
Super Heavy ise inişi sırasında alışılmış üç motor yerine 33 Raptor motorundan 5’ini kullanarak inişi gerçekleştirecek. Bu beş motorlu iniş, Version 3 için temel alınacak. Bu uçuş, söz konusu Super Heavy motoru için ikinci uçuş olacak. Roket, Mart ayındaki 8. uçuşu başarıyla tamamlamış ve Starbase’e dönerken fırlatma kulesinin kollarıyla havada yakalanmıştı.
Tesla, Türkiye pazarında rekor bir başarıya imza attı. Şirketin sosyal medya hesabından yapılan duyuruya göre, Türkiye yollarındaki elektrikli araç teslimat sayısı 50 bin adedi aştı.
Tesla Türkiye, 50 bin adet teslimat yaptı
Tesla, bu etkileyici kilometre taşına üç yıldan kısa bir sürede ulaştı. Satış grafiğindeki yükselişin ivmesi dikkat çekiyor; toplam satışların yarısından fazlası 2025 yılının ilk sekiz ayında gerçekleşti.
There are now more than 50k Tesla owners in Türkiye, less than 3 years after we delivered our first car in the country 🇹🇷 pic.twitter.com/Af24ePaHjV
Verilere göre, 2025 yılında Türkiye genelinde toplam 119.640 adet elektrikli otomobil satıldı. Bu büyük pazarın içinde Tesla, 25.756 adet satışla yaklaşık yüzde 22’lik bir payı elinde tutuyor.
Marka, agresif büyümesini sürdürdü ve geçtiğimiz ağustos ayında Türkiye’de Avrupa’nın tamamından daha fazla satış gerçekleştirdi. Bu durum, Türkiye pazarının elektrikli araçlara olan yoğun ilgisini ve Tesla’ya olan talebi gözler önüne seriyor.
Spotify CEO'su Daniel Ek Görevini Bırakıyor! Şirket, Eş CEO Dönemiyle YouTube ve Apple'a Karşı Nasıl Bir Strateji İzleyecek?
Ancak, satışlardaki bu büyük patlamaya rağmen, şirketin Türkiye’deki servis ve şarj istasyonu ağı aynı hızda gelişmiyor. Tesla’nın güncel olarak ülkemizde kendisine ait yalnızca 3 servis noktası ve 16 şarj istasyonu bulunuyor. Bu sayı, hızla artan 50 bin araçlık talebin çok gerisinde kalıyor. Bu durum, şirketin önümüzdeki dönemde Türkiye’deki altyapı yatırımlarını hızlandırması gerekliliğini ortaya koyuyor.
Şirket, Türkiye pazarında yalnızca Berlin’de üretilen Model Y modelini satabiliyor. Diğer Tesla modellerinin Çin veya ABD’de üretilmesi, bu araçların 20 servis tebliğine ve ek vergilere tabi olmasına neden oluyor. Bu kısıtlama, Tesla’nın Türkiye’deki model yelpazesini daraltıyor ve satış potansiyelini Model Y ile sınırlıyor.
Samsung, Android 16 tabanlı One UI 8.0 güncellemesi dağıtımında amiral gemisi ve bütçe dostu cihazlar arasında ayrım yapmadığını bir kez daha kanıtladı. Şirket, bugün hem üst düzey Galaxy Tab S9 tablet serisine hem de ekonomik segmentin yeni üyeleri Galaxy A15 ve Galaxy A16 modellerine güncellemeyi resmen sunmaya başladı. İşte detaylar.
One UI 8 güncellemesi bu cihazlar için de yayınlandı
Teknoloji devi özellikle son günlerde yeni güncellemesini hızlandırdı ve daha fazla modele getirmeye başladı. Galaxy Tab S10 serisinin tamamına yayınlanan güncelleme şimdi de Galaxy Tab S9, Galaxy A15, ve Galaxy A16 modellerine yayınlandı.
Tüm bu cihazlar için One UI 8.0’ın çıkış noktası her zamanki gibi Güney Kore oldu. Galaxy Tab S9 kullanıcıları için iyi haber. Tablet serisi için güncellemenin önümüzdeki birkaç gün içinde diğer pazarlara da yayılması bekleniyor.
EA Sports FC 26'daki tarihi fiyat hatası, VPN kullanan oyunculara 1 dolardan ucuza FC Puanı alma imkanı sundu.
Galaxy A15 ve Galaxy A16 kullanıcıları ise biraz daha sabırlı olmalı. Samsung’un bütçe dostu telefonları söz konusu olduğunda, büyük işletim sistemi güncellemelerinin küresel pazara ulaşması birkaç haftayı bulabiliyor.
Eğer bu cihazlardan birine sahipseniz ve Güney Kore’de bulunuyorsanız, güncellemeyi manuel olarak kontrol edebilirsiniz:
Telefonunuzun veya tabletinizin Ayarlar uygulamasını açın.
Yazılım güncellemesi menüsüne gidin.
İndir ve yükle düğmesine dokunun.
Acele etmeyen kullanıcılar için ise cihazlar, güncelleme kendi ülkelerinde kullanıma sunulduğunda otomatik olarak bildirim gönderecektir.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Microsoft, yapay zeka araçlarını Windows ve Microsoft 365 gibi yaygın kullanılan ürünlerine entegre etme sürecine devam ediyor. Şirket, son duyurusuyla birlikte Excel, Word ve PowerPoint kullanıcı deneyimini kökten değiştirecek bir yeniliği tanıttı: Office programlarına yakında AI Ajanları ekleniyor.
Microsoft Office, yapay zeka desteğini artırdı
Microsoft’un “Agent Mode” adını verdiği bu özellik, Excel ve Word’e doğrudan entegre ediliyor. Kullanıcılar, basit komutlar vererek karmaşık tablolar ve belgeler hazırlayabiliyor. OpenAI’nin en güncel akıl yürütme modellerini kullanan bu sistem, büyük görevleri adım adım parçalara ayırarak çözüyor.
Excel tarafında Agent Mode, veri analizi, görselleştirme, finansal modelleme ve kapsamlı rapor hazırlama gibi işlevleri yerine getirebiliyor. Microsoft’un paylaştığı verilere göre, bu özellik SpreadsheetBench testlerinde yüzde 57,2 doğruluk oranına ulaşıyor.
Bu oran, insan kullanıcıların yüzde 71,3’lük performansının gerisinde kalsa da, sistemin kendi sonuçlarını kontrol ederek hataları düzeltebilme ve doğru sonuca ulaşana kadar yeniden deneme yeteneği bulunuyor.
Word’de ise Agent Mode, belge hazırlama sürecini interaktif hale getiriyor; içerik taslakları çıkarıyor, öneriler sunuyor ve profesyonel biçimlendirme yapabiliyor.
Spotify CEO'su Daniel Ek Görevini Bırakıyor! Şirket, Eş CEO Dönemiyle YouTube ve Apple'a Karşı Nasıl Bir Strateji İzleyecek?
Microsoft ayrıca, Copilot sohbet botuna entegre edilen “Office Agent” özelliğini de tanıttı. Bu sistem, OpenAI yerine Anthropic’in yapay zeka modelleriyle çalışıyor. Kullanıcılar, sohbet tabanlı komutlarla PowerPoint sunumları veya Word belgeleri hazırlatabiliyor.
Office Agent, bu görevler sırasında web araştırması yapabiliyor ve gerektiği takdirde kullanıcıdan ek bilgiler isteyerek süreci yönlendiriyor. Microsoft’un bu yeni AI ajanlarında hem OpenAI’ın hem de Anthropic’in yapay zekalarını kullanması, şirketin önümüzdeki dönemde daha çok yönlü bir yaklaşım benimseyeceğini gösteriyor.
Samsung’un bir sonraki amiral gemisi serisi Galaxy S26 ile ilgili heyecan verici bir gelişme yaşandı. Daha önce, şirketin Galaxy S26+ modelini kaldırarak yerine Galaxy S26 Edge’i getireceği söylentileri dolaşırken, son raporlar Samsung’un bu kararını yeniden gözden geçirdiğini ve Plus modelini seriye geri getirebileceğini gösteriyor. İşte detaylar.
Düşük Galaxy S25 Edge Satışları Kararı Değiştirdi
Kore merkezli yeni bir rapora göre, Samsung Galaxy S25 Edge’in beklentilerin altındaki satış rakamlarını değerlendirdikten sonra Galaxy S26+ modelinin geliştirme çalışmalarına yeniden başladı. Şirket içinde “M Plus” kod adıyla anılan bu cihazın, önümüzdeki yılın başlarında Galaxy S26 Pro (M1), Galaxy S26 Edge (M2) ve Galaxy S26 Ultra (M3) modelleriyle birlikte piyasaya sürülmesi bekleniyor.
Bilindiği gibi, Galaxy S25 Edge serinin diğer telefonlarından birkaç ay sonra piyasaya sürülmüştü. Bu durum, Samsung’un pazar başarısını tam olarak analiz etmesi için zaman tanıdı. Gelen satış verilerinin ardından şirket, Plus modelini ürün yelpazesinde tutmanın daha doğru bir karar olduğuna hükmetti.
Nothing Phone (4a) Pro, Ekim 2025 itibarıyla IMEI veritabanında ortaya çıktı. Şimdilik cihazla alakalı bir başka resmi veri bulunmuyor.
Rapora göre Samsung, Galaxy S25+ için Eylül-Aralık çeyreğinde 500.000 adet montaj planlarken, Galaxy S25 Edge için bu sayıyı 300.000 adet olarak belirlemişti. Bu rakamlar, Galaxy S25+’a olan talebin Galaxy S25 Edge’e göre daha yüksek olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, aynı dönemde Galaxy S25 için 2.9 milyon, Galaxy S25 Ultra için ise 3.4 milyon adet üretim planlanmıştı.
Tüm Galaxy S25 serisinin (S25, S25+, S25 Ultra) toplam sevkiyat hedefi 37.7 milyon adet olarak belirlenmişti. Eğer Galaxy S26 Edge, selefi Galaxy S25+’tan bir milyon adet daha az satarsa, bu durum Samsung için büyük bir gelir kaybına yol açacaktır. Bu nedenle şirket, herhangi bir riske girmemek adına daha güvenilir bir pazar geçmişine sahip olan Plus modelini Galaxy S26 serisinde geri getirme kararı aldı.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda paylaşabilirsiniz.