İddialara göre, bu yıl içinde Hawaii’de saldırı suçlamasıyla iki kez tutuklanan Ezra Miller, herhangi bir DC projesinde yer almayacak. Bu adım, 23 Haziran 2023‘te vizyon girmesi planlanan The Flash filminden sonra olacak. Bilgilere göre Warner Bros., oyuncu ile olan anlaşmasına son verecek.
Stüdyonun Dylan O’Brien ile anlaşacağı iddia ediliyor
Ezra Miller, nisan ayında saldırı ve şiddet olayları sonucunda Hawaii’de ikinci kez gözaltına alındı. İddialara göre Miller, gece geç saatlerde bir konutta gerçekleşen toplantıdan ayrılması istendikten sonra bir kadının kafasına sandalye fırlattı.
Miller daha öncesinde de bir barda meydana gelen olay sonucunda uygunsuz davranış ve tacizle suçlandı. Müstehcen şekilde bağırmak, mikrofonu bir kadından kapmak ve dart oynayan bir adama saldırmaktan suçlanan oyuncu, 500 dolarlık kefaletle serbest kaldı. Ancak, suçlamalar bu kadarla kalmadı.
DC'nin bu yıl vizyona girecek olan Black Adam filmi için ilk fragman yayınlandı. Warner Bros. diğer 3 film için de harekete geçti.
İlk olarak 18 yaşındaki çocuğun ebeveynleri çocukları adına oyuncuya karşı koruma emri talep etti. Sonrasında ise başka aileyi tehdit ettiği ve cinsiyetle ilgili çocuklara uygunsuz davrandığı için geçici bir yasaklama emri aldığı ortaya çıktı. Bu olayların sonucunda Miller, Instagram hesabını kapattı.
The Flash’ın vizyona girmesine bir yıldan fazla süre olmasına rağmen, serinin geleceği hakkında tartışmalar sürüyor. Tüm bu olaylardan sonra yapım şirketi Warner Bros.’un Miller için yardım almaya çalıştığı iddialar arasındaydı.
Ancak, olumsuz haberlerin artmasıyla birlikte ileriye dönük projelerde yer almayacağı ortaya çıktı. Ayrıca iddialar arasında, stüdyonun farklı oyuncu arayışında olduğu ve Dylan O’Brien ile anlaşacağı yer alıyor. Ancak, bu konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklama yok.
Peki, siz Ezra Miller’ın DC evreninde yer almayacak olmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizce yeni isim kim olmalı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Uygun fiyata akıllı telefon, akıllı saat ve kablosuz kulaklık almak isteyenler için Xiaomi ekosistemi kurduk. Xiaomi 12, Xiaomi Watch S1 Active, Xiaomi FlipBuds Pro, Xiaomi Pad 5 ve diğer ürünlerinden oluşan ekosistemimiz sizlerle. Xiaomi ekosistemi kurmanın bedeli ne kadar?
Xiaomi ekosistemi kurmanın bedeli!
Dilerseniz sözü fazla uzatmadan sizleri videomuz ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.
Xiaomi 12 modeli, Qualcomm’un en yeni yongası olan Snapdragon 8 Gen 1 ile birlikte geliyor. 4 Nm üretim teknolojisinden çıkan işlemci 1x Arm Cortex-X2 (3.0GHz), 3x Arm Cortex-A710 (2.5GHz), 4x Arm Cortex-A510 (1.8GHz) olmak üzere toplanda 8 çekirdekli yeni Arm V9 mimarisiyle karşımıza çıkıyor. Ayrıca cihazda Adreno GPU bulunuyor. Buna ek olarak LPDDR5X RAM desteğine sahip. Bu da onu direkt olarak dünyanın en hızlı telefonları arasına konumlandırıyor.
Tabii işlemci ve tasarım gibi Pro modeliyle benzer yanları olsa da aslında tamamen farklı cihazlar olduğunu biraz daha derine indiğimizde anlıyoruz. 6.28 inç boyutundaki Xiaomi 12, 120 Hz ekran tazeleme hızı sunan, 1100 nit parlaklığa çıkabilen, 419 Ppı piksel yoğunluğuna sahip 2400×1080 AMOLED bir panelle birlikte geliyor. Ayrıca DCI-P3 renk gamutu ve 128 bit desteği de bulunuyor. Buna ek olarak Corning Gorilla Glass Victus ile korunduğunu da belirtelim. Xiaomi 12, arka tarafında bulunan kamera adası üzerindeki 3 adet kamerayla karşımıza çıkıyor.
Cihazın 1/1.56 inç boyutundaki Sony IMX766 sensörlü 50 Megapiksel ana kamerası, 1/1.12 inç boyutunda sensöre sahip 13 Megapiksel geniş açı ve makro lens şeklinde bir dizilimi bulunuyor.
Xiaomi Watch S1 Active özellikleri
1.43 inç 466×466 piksel yüksek çözünürlüklü 60 Hz yenileme hızına sahip cam elyaf takviyeli poliamit alaşımlı AMOLED ekran ile karşımıza çıkan Watch S1 Active modeli 117 farklı fitness modu ve 19 profesyonel mod ile sporculara birçok antrenman seçeneği sunuyor.
5 ATM suya dayanıklı olan akıllı saat, 200’den fazla saat yüzüne sahipken 12 günlük pil ömrü ile rakiplerine meydan okuyor. Android 6 ve iOS 10 sürümlerinin üstünü destekleyen bu saat, güncel olmayan akıllı telefonlarla kullanım olarak da öne çıkıyor.
Teknik detaylarına baktığımızda, 470 mAh batarya kapasitesi, GPS, GLONASS, GALILEO, BDS ve QZSS uydu konumlandırma sistemleri ile antrenmanlarda daha doğru konum sunuyor. Bağlantı tarafında ise Wi-Fi IEEE 802.11 b/g/n (2.4 GHz) ve Bluetooth 5.2 teknolojilerini destekliyor.
Kalp atış hızı sensörü (kan oksijen sensörü ile), akselerometre, jiroskop, jeomanyetik sensör, atmosfer sensörü, ortam ışığı sensörü özelikleri de bulunan Watch S1 Active; ay beyazı, okyanus mavisi ve uzay siyahı olarak 3 farklı renk ile ülkemizde satışa sunuldu.
Xiaomi FlipBuds Pro özellikleri
Xiaomi Flipbuds Pro, üç seviyeli gürültü azaltma modu ve 40dB güçlü gürültü azaltma ile arka plan gürültüsünün %99’unu engelleyebiliyor. Çift şeffaflık modu ile MIUI açılır penceresinde “Ses Geliştirme” ayarını yaptıktan sonra sorunsuz bir şekilde kullanabiliyorsunuz.
Dış sesleri ve insan seslerini hassas bir şekilde işleyen dünyanın yeni Qualcomm QCC5151 amiral gemisi çipine dayalı 3 Mikrofon HD ile arama özelliği bulunuyor. Qualcomm aptX Adaptive dinamik codec protokolü ve Bluetooth5.2 teknolojisine dayalı süper düşük gecikme özelliği de bu kulaklıkta yer alıyor.
NASA, kara deliği uzayda belirli ölçüdeki maddenin kendi içine doğru çöktüğü bir bölge olarak tanımlıyor. Bu bölgedeki yer çekiminin yüksek olması, ışık da dahil hiçbir şeyin kaçmasına imkan tanımıyor. Son olarak gök bilimciler, Samanyolu‘nda tek başına dolaşan bir kara delik olabileceğini belirtti.
Son keşfedilen kara delik, 500 kat daha büyük
Bilim insanları, tüm Güneş sisteminin ufkunun arkasına sığabileceği kadar büyük bir kara delik bulduklarını söyledi. Ayrıca deliğin etrafındaki ışık halesinin Samanyolu Galaksi’sinin ışığından 7 bin kat daha parlak olduğunu belirttiler.
Avustralya Ulusal Üniversitesi‘nden araştırmacılara göre kara delik, evrenden büyük ısırıklar alıyor. İki astronomik araştırma ekibi, galaksimizde delik gibi yer alan şeyi bulmak için Hubble Uzay Teleskobu verilerini kullandı. Çalışmanın baş araştırmacısı olan Dr. Christopher Onken, konuyla ilgili açıklama yaptı.
İnsanlar yaklaşık 60 yıldır bu tür keşifler yapmaya çalışıyor, ama bu kara delik büyük ihtimalle Samanyolu’na çok yakın olduğu için fark edilmemiş olabilir. Zira Samanyolu’nda o kadar çok yıldız var ki tespit ettiğiniz tüm maddelerin takibini yapabilmek kolay olmuyor.
Uzayda ölürsek bedenimize ne olacağını düşündünüz mü? Biz düşündük ve sizin için bu süreci Dünya'daki süreçle kıyaslayarak yazdık...
Bu keşif birçok açıdan önemli yere sahip. Keşif, araştırmacıların, galaksimizde bu nesnelerden kaç tane olabileceğini ve ne kadar uzakta olabileceğini tespit edecek. Son keşif, Samanyolu’nun merkezindeki Sagittarius A* adı verilen deliğe kıyasla 500 kat daha büyük. Ayrıca, Dünya’dan 26 bin ışık yılı mesafedeki Sagittarius A* Güneş’in neredeyse 4 milyon katı kütleye sahip.
Gök bilimciler, Samanyolu’nun 100 milyar yıldızına dayanarak, galaksimizde 100 milyon kara delik olabileceğini tahmin ediyor. Kara delikler, bazı büyük yıldızların patlamasıyla ortaya çıkabiliyor. Bunun sonucunda bazı delikler ise Güneş’in milyonlarca kat ağırlığına ulaşıyor.
Galaksilerin merkezindeki bu deliklerin tam olarak nasıl oluştuğuna dair ise net bir bilgi yok. Ancak, bilim insanları bu keşiflerin gezegenin geleceği konusunda fazlasıyla yardımcı olacağını belirtiyor.
Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bilim insanları kara delik keşfi sonuçları nasıl olacak? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Popüler içerik platformu YouTube, müzik dünyasına odaklanan müzik akış hizmetiyle milyonlarca kullanıcıya hizmet veriyor. Bu bakımdan platform, kullanıcılarına daha iyi bir deneyim sunmak için hizmetine yeni özellikler eklemeyi de sürdürüyor. Son olarak YouTube Music, Android 12’nin YouTube Music ‘medya önerileri’ özelliğini daha geniş şekilde kullanıma sundu.
Önerilerde, yakın zamanda çalınan üç parça yer alacak
YouTube Music önerileri, telefonunuza Bluetooth üzerinden bir kulaklık ya da hoparlör bağladıktan sonra otomatik bir şekilde gözükecek. Bunu yanı sıra gelen YouTube Music’ten gelen önerilerde yakın zamanda çalınan üç eser sunuluyor.
Hızlı Ayarlar panelini açtığınız takdirde bu sayı altıya çıkıyor. Tüm bunlarla birlikte tek dokunuşla şarkıları arka planda oynatmaya devam etmeniz mümkün. Aynı zamanda bildirilene göre medya önerileri, birkaç dakika boyunca karşınızda olacak. Bu özellik, platformun ‘Tekrar Dinle’ hizmetini de akıllara getiriyor
Geçtiğimiz aylarda 5 trilyonu geçen görüntülenme sayısı ile gündeme gelen YouTube Shorts, kullanıcı sayısı ile rekor kırdı.
Medya önerilerini kullanmak istemeyen kullanıcılar ise bu özelliği devre dışı bırakma şansına sahip olacak. Medya önerilerini devre dışı bırakmak için yapmanız gerekenler şu şekilde:
İlk olarak telefonunuzun Ayarlar’ına girin.
Ardından Sesler ve Titreşim başlığına girin.
Bu bölümde yer alan ‘Medya’ seçeneğine girdiğiniz zaman karşınıza çıkan ‘Medya önerilerini göster’ kısmından devre dışı bırakmanız mümkün.
YouTube Music önerileri bugüne kadar Android 12’de oldukça tutarlı bir şekilde yer aldı. Pek çok Spotify kullanıcısının görmesine rağmen şirket, geçmişe göre önerileri daha yaygın olarak ortaya çıkarıyor. Android 12 medya önerileri özelliği, genişlemesiyle birlikte daha geniş destek sağlıyor. Böylece YouTube Music medya önerileri, Hızlı Ayarlar panelinde ye alacak.
Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu özellik neler sağlayacak? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
YKS2022 (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) sınavının ilk oturumu olan TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve ikinci oturumu olan AYT (Alan Yeterlilik Testleri) sınavları bugün itibariyle tamamlandı. Bu doğrultuda ise sınavda başarılı olan lise (ortaöğretim) öğrencileri, üniversitelerin ilgili bölümlerine (yükseköğretime) gidebilecek.
Tabii öğrenci ve eski mezunlar dahil her yıl yaklaşık 2 milyon kişinin katılım sağladığı bu tip büyük bir etkinliğin Twitter’da ilk 10 gündem maddesini ele geçirmiş olması da oldukça normal. İşte atılan en iyi tweetlerden bazıları…
YKS 2022, sosyal medyayı salladı!
YKS 2022 sınavlarına girmek için kayıt olan öğrenciler ve eski mezunlar, dün sınavın ilk oturumuna girdi. Bugün ise 2. oturum düzenlendi. Fakat daha sonra soluğu Twitter’da almış olacaklar ki Türkiye Gündemi içerisinde ilk 10 sırayı da ele geçirmeyi başardılar.
Dün TYT sonrası gündemin birinci sırasında da, 97 bin tweet ile #tyt2022 bulunuyordu. Ardından ise 91.6 bin tweet ile #yks2022, 7 bin 360 tweet ile #kolaydı, 11 bin 800 tweet ile #matematik, 35 bin 200 tweet ile #Türkçe, 11 bin 800 tweet ile de #ÖSYM şeklinde başlıklar ilk 10 içerisinde yer alıyordu.
Ekranların sevilen dizisi Behzat Ç, yeni sezon hazırlıklarına başladı. Başrol oyuncusu Erdal Beşikçioğlu, Twitter'dan açıklama yaptı.
Bugün ise sınavın bitişinin üzerinden henüz bir saat gibi bir süre geçmesine rağmen 21 bin 400 tweet ile #ayt2022 gündemin ilk sırasına yerleşti. Hemen arkasında ise 60 bin 700 tweet ile #yks2022 yer aldı. Ayrıca en çok paylaşımlar arasında yer alan gündem maddesi #matematik de Türkçe ile birlikte en çok konuşulanlar arasına girdi. Buna ek olarak, Aslı’nın kullandığı telefon sorusu da merak konusu oldu.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? YKS’nin ilk oturumuna katıldıysanız nasıl geçtiğini ve görüşlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Kripto para piyasasında tarihe geçen bir çöküş yaşanıyor. Amiral gemisi kripto para birimi olan BTC’de (Bitcoin) adeta bir çakılma yaşanıyor. Geçtiğimiz aylarda LUNA’nın pazardan silinmesi ve Bitcoin yaşanan korkutucu düşüş, birçok kişiyi büyük zararlar verdi. Öte yandan bu çöküşün pek de göze çarpmayan başka bir olumsuz etkisi bulunuyor. Bitcoin madenciliği için de artık tablo iyi değil.
CryptoRank:” Bitcoin madenciliği artık zarar ediyor”
Bitcoin için altın dönem artık geride kalmış gibi görünüyor. Öyle ki BTC, geçtiğimiz yılın sonlarına doğru en yüksek seviyesine ulaşarak 69 bin doları gördü. Ancak piyasalar, o dönemden bugüne durmak bilmeyen bir çöküşle karşı karşıya. Zaman zaman 18 bin doların altına inen BTC, şu anda 19 bin dolar seviyesinde ilerliyor.
Bitcoin piyasası ve Bitcoin madenciliği, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça popüler. Ancak şu anda seyreden değerler, Bitcoin madenciliğini de olumsuz etkiliyor. Kripto para birimi analiz platformu CryptoRank’in verilerine göre, Bitcoin madenciliği artık karlı bir iş olmaktan çıktı.
Platforma göre şu anda madencilik yapan kişiler, artık ya zarar ediyor ya da karsız ilerliyor. Ülkemizdeki elektrik fiyatları düşünüldüğünde madenciler için tehlike çanları daha da belirginleşiyor. Öte yandan piyasalardaki serbest düşüş, yatırımcılar kadar madencileri de korkutuyor.
Bitcoin Madenciliği, artık üretim maliyetinin de altında seyrediyor. Büyük çaptaki madenciler için henüz konuşmak erken olsa da ortalama ve düşük madenciler için sürdürülebilirlik yok olma tehlikesinde. Öte yandan çöküş nedeniyle madencilik sayısının azalması, olası bir yükselişte kalan madenciler için bir fırsat olarak değerlendiriliyor.
Bitcoin’de yaşanan çöküşü nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce düşüş nereye kadar ilerleyecek? Lütfen görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşınız
Teknoloji devi Apple, ürettiği ürünlerle büyük bir kesime hitap etmeye devam ediyor. Üretim başarısının arkasında da hiç kuşkusuz çalışanları yer alıyor. Ancak şirket, son dönemde işçileriyle gündem oldu. Apple çalışanları, geçtiğimiz gün önemli bir girişimde bulundu.
Maryland çalışanları, ilk sendikalaşan Apple çalışanları oldu
Büyük şirketlerin çalışanları, hızlı bir şekilde sendikalaşıyor. Öyle ki ABD’de Amazon, Starbucks gibi büyük şirketlerin çalışanları da sendikalaşma yolunda ilerliyor. Bu akıma son olarak da Apple işçileri katıldı. Teknoloji devi Apple’ın ABD’nin Maryland eyaletindeki çalışanları, şirket tarihine geçecek bir karar aldı.
iPhone batarya kısıtlama iddiaları hakkında yeni bir dava açıldı. Eski iPhone'ların performasını düşüren Apple, 1 milyar dolar ödeyebilir.
Towson’daki Apple işçileri, Uluslararası Makinistler ve Havacılık ve Uzay İşçileri Derneği’ne (IAM) katılma yönünde oy kullandılar. 100’den fazla işçinin katıldığı oylamada 65 kişi katılım yönünde oy verdi. Böylece Maryland çalışanları sendikalaştı ve Apple tarihine geçti.
Öte yandan Apple’ın bu konuda henüz bir açıklaması yok. Öyle ki şirket, özellikle Çin’deki çalışanlarıyla çok sık karşı karşıya geldi. Birçok yoruma göre Apple, artık bu konu ile gündeme gelmek istemiyor. IAM Uluslararası Başkanı Robert Martinez Jr., oylamanın ardından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi.
Towson’daki Apple mağazasında CORE üyelerinin bu tarihi zaferi elde ettikleri için sergiledikleri cesareti alkışlıyorum. Tüm gözleri bu seçimde olan ülke çapında binlerce Apple çalışanı için büyük bir fedakarlık yaptılar. Apple CEO’su Tim Cook’tan seçim sonuçlarına saygı duymasını ve Towson’daki özel IAM CORE Apple çalışanları için ilk sözleşmeyi hızlandırmasını rica ediyorum.
Apple’ın Atlanta çalışanlarının daha önce böyle bir girişimi olduğu ortaya çıktı. Ancak çıkan haberlere göre şirketten çalışanlara baskı geldi. Sonrasında şirket çalışanları bu taleplerinden vazgeçti. Son gelişmelerden sonra ise bu durumun değişmesi bekleniyor.
Japon otomobil üreticisi Suzuki‘nin yeni hibrit SUV modeli S-Cross geçtiğimiz günlerde tanıtıldı. Özellikle yakıt verimliliği, dört çeker sistem, güvenlik, iletişim teknolojileri ve tasarım konusunda çıtayı bir adım ileri taşıdı. SDN editörü Furkan Karaca yeni Suzuki S-Cross hibrit SUV modelini test etti ve deneyimlerini anlattı. Suzuki S-Cross hibrit SUV inceleme videomuz sizlerle.
Suzuki S-Cross hibrit SUV inceleme!
Yeni S-Cross, krom kaplama logonun altında parlak siyah bir ön ızgara, değişen ön ve arka LED’leri, yuvarlak yerine biraz daha köşeli tasarıma sahip yeni çamurlukları ile bizleri karşılıyor. İçerideyse 5 kişilik oturma alanında diz ve baş mesafesinde iyileştirmeler yapılmış. Fakat buna rağmen 430 litrelik bir bagaj hacmiyle birlikte geliyor.
Araç, opsiyon olarak sunulan deri koltukların ve panoramik cam tavanının yanı sıra teknoloji olarak da dolu bir şekilde geliyor. Kablosuztelefon bağlantı teknolojileriyle gelen otomobil 9 inç boyutundaki ekranıyla AndroidAuto ve Apple CarPlay desteği sunuyor.
Buna ek olarak 360 derece görüntü sağlayabilen kameraların görüntüleri de bu ekrandan takip edilebiliyor. Buna ek olarak öndeki aracın hızını takip edebilen adaptif hız sabitleyici ve çevre farkındalık sisteminin yanı sıra anlık yakıt, çekiş gücü ve elektrik motoru bilgilerini görebilme gibi bazı yeni özelliklerle karşımıza çıkıyor.
1.4 litrelik BoosterJet adı verilen, direkt enjeksiyonlu turbo motorun yanı sıra araçta 48V değerinde SHVS hafif hibrit sistemi de bulunuyor. Suzuki tarafından bu ikincil motorun ivmelenme, tork ve yakıttüketimi açısından oldukça faydalı olduğu söyleniyor.
Tabii aracın gerçek arazi ve SUV deneyimi sunmasını isteyenler için AllGrip Select versiyonuyla birlikte dört çeker bir versiyonu da satışa sunulacak. Buna ek olarak şerit takip sistemi,trafik işareti tanıma, kör nokta uyarısı, yokuş kalkışdesteği ve trafik uyarı sistemi gibi pek çok donanımı beraberinde getiriyor.
Uzayda ölürsek vücudumuza ne olur? Aslında birçok insan bu sorunun cevabını düşünüyor. Çünkü uzay seyahati ve hatta uzayda bir süre konaklamak gittikçe daha kolay hale geliyor. Örneğin, Blue Origin, SpaceX ve Virgin Galactic şirketleri bu sene uzay turizmi amacıyla ilk uçuşlarını yaptı.
Uzaya ‘turizm‘ amacıyla giden milyarderlerin, ultra zenginlerin ve William Shatner gibi oyuncuların ardından uzaya gitme hayalleri artık daha da yakın olmaya başladı. Zira bu sene şirketlerin art arda yaptığı uçuşlar elbette son olmayacak. Elon Musk ve Jeff Bezos gibi milyarderler uzay turizmini daha düşük maliyetlere indirmek istediklerini söylüyor.
Elon Musk mı, Jeff Bezos mı? İkisi arasındaki kıyaslamalar devam ederken, uzay araştırmalarına katkılarını haberimizde derledik...
Dünyada öldüğümüzde vücudumuza ne oluyor?
Turizm amaçlı uzay yolculuğu artık mümkün hale geldiğinden ilerleyen yıllarda tatil için başka gezegenlere seyahat ettiğimiz dönemlere de ulaşabiliriz. Hatta belki de başka bir gezegende yaşama olasılığımız bile olabilir. İşte bu gelişmelerle birlikte uzayda yaşamın ve ölümün nasıl olacağını da düşünmeye başlıyoruz…
Peki, uzayda ölürsek ne olur? Örneğin, dünyada ölüm sonrası insan vücudu ayrışma sürecinden geçer. 1247 tarihinde Song Ci, The Washing Away of Wrongs isimli kitabında bu süreci yazdı. The Conversation‘ın içeriğine göre, önce kan akışı durur ve livor mortis başlar. Yani, yer çekiminin bir sonucu olarak kan birikir ve cildin rengi mor-kırmızı renklere dönüşür.
Daha sonra vücut soğur (algor mortis) ve kas liflerinde kontrolsüz kalsiyum birikmesi nedeniyle kaslar sertleşir (rigor mortis). Ardından enzimler hücre duvarlarını parçalar. Bununla birlikte, bağırsaklarımızdaki bakteriler tüm vücuda yayılarak yumuşak dokulara hasar verir. Vücut şişmeye ve ilerleyen saatlerde çürümeye ve kokmaya başlar.
Bu ayrışma süreçleri bedenimizin içsel süreci iken sıcaklık, diğer canlıların varlığı, cesedin gömülmesi, yanması veya mumyalanması gibi faktörler ayrışma sürecini etkiler.
Uzayda ölürsek vücudumuz hangi süreçlerden geçecek?
Şimdi, gelelim uzayda ölüme… Yukarıda sırasıyla belirttiğimiz süreçlerden hangileri diğer gezegenlerde meydana gelebilir? Diğer gezegenlerdeki farklı yer çekimi kesinlikle livor mortis aşamasını etkileyecektir. Vücudumuz uzayda yüzerken yer çekiminin olmaması kanın birikmeyeceği anlamına geliyor.
Livor mortis süreci uzay ortamından etkilenirken, uzay giysisi içindeki vücudumuzda rigor mortis meydana gelecektir. Çünkü kasların sertleşmesini etkileyecek faktörleri durdurabilecek bir neden bulunmuyor. Bu arada, rigor mortis ölümden yaklaşık 36 saat sonra ortadan kalkar.
Bununla birlikte, uzayda ölürsek bağırsaktaki bakteriler yine de yumuşak dokularımıza hasar verir. Bu da çürümeye, kokmaya ve salınan gazın vücudu şişirmesine neden oluyor. Ancak bu bakterilerin düzgün çalışması için oksijene ihtiyacı olduğundan sınırlı hava kaynakları süreci önemli ölçüde yavaşlatır.
Dünyada topraktaki mikroplar da ayrışmaya yardımcı oluyor. Ancak aşırı kuruluk gibi mikrobiyal eylemi engelleyen başka gezegen ortamları yumuşak dokunun korunma ihtimalini artırır. Yani çürümeyi yavaşlatır.
Dünya dışı koşullardaki ayrışma, iskelet gibi dış faktörleri de etkiliyor. Canlı olduğumuzda kemik, hem kan damarları ve kolajen gibi organik maddelerden hem de kristal yapıda inorganik maddelerden oluşan canlı bir maddedir. Normalde, organik bileşen ayrışır. Örneğin, müzelerde gördüğümüz iskeletler genelde inorganik kalıntılar. Ancak diğer gezegenlerdeki yüksek asidik topraklarda bunun tersi olabilir. Yani inorganik bileşen sadece yumuşak dokuları bırakarak yok olabilir.
Uzayda ölüm sonrası çevresel etkenler
Yeryüzünde insan kalıntılarının ayrışması ekosistemin parçasını oluşturur. Mesela, böcekler, mikroplar ve hatta bitkiler gibi canlı organizmalar tarafından geri dönüştürülür. Bu, dünyamızın dengeli bir sistemini gösteriyor. Ancak uzayda ölürsek durum değişecektir.
Uzayda, diğer gezegenlerde en azından bildiğimiz kadarıyla böcekler ve leş yiyiciler yaşamıyor. Bu da vücudumuzun geri dönüştürülmeyeceğini anlamına geliyor. Ancak Mars‘ın kuru çöl benzeri koşulları bedenimizi etkileyebilir. Çünkü yumuşak dokuların kuruması ve belki de rüzgarın savurduğu tortunun iskeleti aşındırıp zarar verme ihtimali var.
Ayrıca sıcaklık da ayrışmada önemli bir faktör. Örneğin, Ay‘dasıcaklık 120°C ile -170°C arasında değişiyor. Bu nedenle, cisimler değişim ya da donma ihtimaliyle karşı karşıya. İçeriğin sonuna gelirken, muhtemelen Dünya koşullarındaki kadar fazla etken olmadığı için buraya kıyasla bedenlerimiz daha uzun süre korunacaktır. Ancak Dünya’dan farklı olarak diğer gezegenlerde güneş ışığı cildimizde ciddi hasarlara yol açacaktır.
Bedenlerimiz, uzaydaki “uzaylılar” haline dönüşebilir. Ayrıca bir gün diğer gezegenlerde üs kurarsak cenaze yöntemleri bulmamız gerekebilir. Bu arada, bu konuda farklı görüşlerin olduğunu da belirtelim. Süreci elbette uzay giysisi, bedenin bulunduğu gezegen ya da konum etkileyecektir.
POCO, önümüzdeki günlerde X4 GT 5G modelini vitrine çıkaracak. Globalde tanıtılacak akıllı telefonla ilgili bugüne dek birçok detay ortaya çıktı. IMEI ve NBTCveri tabanlarında göründü ve tekniközelliklerinin bir kısmı belli oldu. Son olarak cihazın tasarımı da paylaşıldı. İşte POCO X4 GT 5G tasarımı!
POCO X4 GT 5G tasarımı nasıl olacak?
Çinli akıllı telefon üreticileri, yeniden markalanma olayını sıklıkla tercih ediyorlar. Halihazırda piyasada olan bir modeli, farklı bir marka adı altında genellikle aynı özelliklerle ve tasarımla tekrardan satışa çıkarıyorlar. Yaklaşan POCO X4 GT 5G de mayısta tanıtılan Redmi Note 11T Pro‘nun yeniden markalanmış bir sürümü olacak.
Son sızıntılara bakacak olursak akıllı telefon, Redmi Note 11T Pro‘nun yalnızca özelliklerini değil, aynı zamanda tasarımını da alacak. Zira iki modelin görünüşleri birbirine büyük oranda benzeyecek.
POCO, dün yaptığı bir paylaşımda X4 GT ve F4 5G modellerinin 23 Haziran'da globalde tanıtılacağını duyurdu. POCO X4 GT ve F4 5G çıkış tarihi.
Akıllı telefonda 6.6 inç Full HD+ çözünürlüklü 144Hz yenileme ve 650 nit parlaklık sunan bir LCD panel yer alacak. Corning Gorilla Glass 5 teknolojisi de cihazda mevcut olacak.
İşlemci tarafında MediaTek Dimensity 8100 bulunuyor. 5 nm fabrikasyon süreciyle üretilen sahip yonga seti; dört 2.85 GHz ARM Cortex-A78 ve dört 2.0 GHz ARM Cortex-A55 çekirdeklerine ek olarak Mali-G610 MC6 grafik yongasıyla geliyor.
Cihaz, 8 GB RAM ve 128/256 GB depolama seçenekleriyle satışa çıkacak. Kutudan çıkar çıkmaz ise Android 12 tabanlı MIUI 13 arayüzünü çalıştıracak. Son olarak 67W hızlı şarj desteğine sahip 5.080 mAh‘lik pilden besleneceğini belirtelim.
POCO, geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu bir paylaşımda uzunca bir süredirsızıntılarla gündemden düşmeyen X4 GT ve F4 5G‘nin 23 Haziran‘da globalde tanıtılacağını duyurdu. Çevrim içi düzenlenecek etkinlik; YouTube, Facebook ve Twitter’dan canlı yayınlanacak.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Cihaz, beklentileri karşılayacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
OnePlus‘ın kurucu ortağı Carl Pei‘nin 2020 yılında hayata geçirdiği Nothing, çok yakında ilk akıllı telefonu Nothing Phone (1) ile kullanıcı karşısına çıkacak. Geçtiğimiz yıl ilk ürünü Nothing Ear (1) kablosuz kulaklığı ile bizlere merhaba diyen şirket, rekabetin son derece yoğun olduğu yeni bir alana giriş yapacak.
Nothing Phone (1) açık artırmayla satışa çıkacak
Nothing Phone (1)‘in kilit teknik özellikleri, tasarımı ve çıkış tarihi halihazırda biliniyor. Ayrıca son ortaya çıkan bilgilere göre cihaz, ilginç bir şekilde satışa çıkacak.
Nothing Phone (1), 12 Temmuz‘da piyasaya sürülecek. Ancak şirket, telefonun 100 birimlik ilk partisini tanıtılmadan önce 21 ila 23 Haziran tarihleri arasında StockX‘te açık artırmaya çıkaracak. Müzayedeye yalnızca StockX hesabı olan kullanıcılar katılabilecek.
Daha önce kilit özellikleri ve çıkış tarihi belli olan Nothing Phone (1) modelinin arka panel tasarımı belli oldu.
Diğer açık artırmalardaki gibi en yüksek teklifi veren 100 kullanıcı, Nothing Phone (1)‘i alma şansına sahip olacak. Ürünün teslimatı ise 5 hafta içerisinde yapılacak. Son olarak müzayedeye Güney Kore ve Meksika katılamayacak.
Nothing, bir süre önce akıllı telefonun tasarımını gözler önüne seren ilk görüntüsünü paylaştı. Önceki raporlarla doğru orantılı şekilde şeffaf bir tasarıma sahip olan akıllı telefonun içerisindeki bileşenler görülüyor. Aynı zamanda kamerakurulumu, 2017’de çıkış yapan iPhone X‘e bir hayli benziyor. Öte yandan arka panelde beyaz LED ışıklar yer alacak.
Cihazda kablosuz şarj desteği mevcut. Ayrıca çerçeveleri de çevre dostu olacak. Burada bizleri karbon ayak izini azaltmak için geri dönüştürülmüş alüminyum bir malzeme karşılayacak.
8 GB’a kadar RAM ve 128 GB’a kadar depolamayla satışa çıkması beklenen akıllı telefonda 6.55 inç FHD+ çözünürlüklü OLED bir panel mevcut olacak. Pil tarafında da 45W destekli 4500 mAh’lik bir batarya söz konusu.
Akıllı telefon, Qualcomm Snapdragon 7 Gen 1 işlemciden güç alacak. TSMC’nin 4 nm fabrikasyon süreciyle üretilen yonga seti; bir adet 2.4 GHz ARM Cortex-A710 (Kryo), üç adet 2.36 GHz ARM Cortex-A710 ve dört adet 1.8 GHz ARM Cortex-A510 çekirdeklerine ek olarak Adreno grafik birimine ev sahipliği yapıyor.
Model, üç yıl işletim sistemi ve dört yıl güvenlik güncellemesi alacak. Son olarak kutudan Nothing OS arayüzüyle çıkacağını belirtelim. Fiyat konusunda ise 500 euro seviyelerinde olması bekleniyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce akıllı telefon, kullanıcıların beklentilerini karşılayacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Meta, geçtiğimiz yıl sunduğu aktiflik göstermeyle Instagram uygulamasınca WhatsApp benzeri özellik sundu. Instagram aktiflik (son görülme) kapatma işleminin nasıl yapıldığını öğrenmek için makalemize göz atabilirsiniz.
Instagram aktiflik (son görülme) kapatma nasıl yapılır?
Instagram aktiflik özelliği, kullanıcıların ne zaman çevrimiçi olduğunu gösteriyor. Mesajlar bölümünde diğer kullanıcıların ne zaman çevrimiçi olduğunuzu görmek istemiyorsanız aşağıda yer alan işlemleri uygulayarak aktiflik özelliğini kapatabilirsiniz.
Instagram iOS uygulamasında aktiflik özelliğini gizleme işlemi için;
Profilinizde yer alan ayarlar kısmına girin.
Ayarlar menüsünde yer alan Gizlilik sekmesine tıklayın.
Karşınıza çıkan ekrandaki Hareket Durumu’na tıklayın.
Hareket Durumu menüsünde yer alan Hareket Durumunu Göster’i kapatarak Instagram uygulamasındaki son görülmenizi diğer kullanıcılardan gizleyebilirsiniz.
Instagram, mesajlaştığınız kişiler ile aynı anda sohbette olduğunuzu öğrenme imkanı sunuyor. Bu özelliği , Hareket Durumu menüsünde yer alan Birlikte Aktif Olduğunu Göster’i aktif ederek kullanabilirsiniz.
Instagram Android uygulamasında aktiflik özelliğini gizlemek için;
Profilinizde yer alan ayarlar kısmına girin.
Ayarlar menüsünde yer alan Gizlilik sekmesine tıklayın.
Karşınıza çıkan ekrandaki Hareket Durumu’na tıklayın.
Hareket Durumu menüsünde yer alan Hareket Durumunu Göster’i kapatarak Instagram uygulamasındaki son görülmenizi diğer kullanıcılardan gizleyebilirsiniz.