Ay toprağında ilk kez bitki yetiştirildi!

Bilim insanları, gün geçtikçe daha farklı çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Son olarak Florida Üniversitesi’ndeki (UF) bilim insanları, Ay’dan gelen toprakta bitkiler yetiştirdi. 12 Mayıs’ta yayınlanan ve devam eden araştırma, laboratuvarda gerçekleşti. Araştırmanın sonucu ise önemli gelişmeleri işaret ediyor.

İki günlük sulamanın ardından filizlenme gerçekleşti

Ay’ın toprağına ‘regolit‘ adı verilir ve Dünya’da neredeyse yok denecek kadar az bulunur. NASA ise 50 yıl önce toplanan Ay topraklarının çoğuna sahip. Ay toprağı çok nadir olduğu için, Florida Üniversitesi bilim insanları, bu toprakları kullanmak için NASA‘yı ikna etmeye çalıştı. Bu ikna süreci ise 11 yıl sürdü.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/05/Ay-topraginda-ilk-kez-bitki-yetistirildi-2.jpg

Aynı zamanda bilim insanları yarım yüzyıl önce üç farklı Apollo görevinde toplanan küçük regolit örneklerine Arabidopsis thaliana bitkisinin tohumunu ekti. Ancak, tohumlar tam olarak çiçek açmadı. Ay’dan gelen toprak normal topraktan daha farklı bir yapıya sahip. Toz halinde olmasını yanı sıra pek çok besin maddesi de içermez.

Uzayda kriz büyüyor: Gezegenin iletişim ağı tehlikede!

Uzayda kriz büyüyor: Gezegenin iletişim ağı tehlikede!

Uzmanlara göre, uzay enkaz sorunu daha da kötüleşiyor. Uzmanlar bu sorunun çözümüyle ilgili açıklamalar yaptı.

Bilim insanları son deneyleri için ‘Thale Teresi‘ adlı bir bitki seçti. Bu bitki, çok az toprakta yetişen küçük bir bitkidir. Araştırmacılar, toprağı 12 küçük konteynere ayırdı. Ardından toprağı besinlerle karıştırılan suyla ıslattılar ve tohumu eklediler. İki günlük sulamanın ardından, her kapta büyüme olduğu ortaya çıktı. Raporun baş yazarı Anna-Lisa Paul, “Her şey filizlendi. Ne kadar şaşırdığımızı anlatamam!” cümlelerini kullandı.

Araştırmaya göre, Ay toprağında yetişen bitkiler, yanardağ külünde yetişen bitkiler kadar sağlıklı değildi. Daha yavaş büyümeleri ve daha küçük olmaları en büyük farklılıkları. Şaşırtıcı olmayan şekilde, Ay toprağında yetişen bitkiler, RNA’larında ve fiziksel yapılarında açık stres belirtileri gösterdi.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/05/Ay-topraginda-ilk-kez-bitki-yetistirildi.jpg

Bunların yanı sıra bilim insanları, Ay toprağında yetişen bitkilerin DNA‘sını inceleyerek yeni bir büyüme yöntemi bulabilir. Bu da, bir gün bitkilerin daha iyi büyümesini sağlayacak bir yol olma ihtimalini gösteriyor.

Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Google’dan erteleme: Pixel Notepad beklentileri karşılayamadı!

Google, 2022 yılının dördüncü çeyreğinde Pixel Notepad adını verdiği katlanabilir akıllı telefonunu tanıtacaktı. Fakat ortaya çıkan iddialara göre Google Pixel Notepad, 2023 yılının baharına ertelendi. Şirket, geçtiğimiz aylarda bu telefonunu bir kere daha ertelemişti. Teknoloji devinin neden erteleme yaptığıyla ilgili bir açıklama yapmamasıyla birlikte analistler konuyla ilgili birçok spekülasyon dile getirdi. Haberin detaylarına hep birlikte göz atalım.

Pixel Notepad’in, beklentileri karşılayamadığı tahmin ediliyor!

Google, Pixel Notepad adlı modelini neden ertelendiğiyle ilgili bir açıklama yapmadı. Fakat bazı analistler, konuyla alakalı birkaç tahminde bulundu. Teknoloji analistlerine göre Google Pixel Notepad beklentileri karşılayamadığı ya da Samsung’un katlanır telefonlarından geride kaldığı için ertelendi.

Konuyla ilgili net bir bilgi bulunmasa katlanabilir akıllı telefonun donanımda yetersiz olduğu nedeniyle ertelendiği tahmin ediliyor. Ek olarak telefonun dünya genelinden yaşanan tedarik sorunundan ertelenmiş olabileceği de seçenekler arasında yer alıyor.

Google Fotoğraflar, cildinizin gerçek tonunu yansıtacak filtreler getiriyor!

Google Fotoğraflar, cildinizin gerçek tonunu yansıtacak filtreler getiriyor!

Teknoloji devi Google, yaptığı paylaşımla Gerçek Ton filtrelerini kullanıma sundu. Şirket, tarzınızı yansıtan filtreyi seçmenizi sağlıyor.

Pixel Notepad’in kompakt bir dış ekran ve geniş bir iç ekran tasarımıyla karşımıza çıkması bekleniyor. Akıllı telefon, 5 nanometre üretim sürecinden geçen Tensör işlemciden güç alacak. Ayrıca cihazın Pixel 6A modeliyle aynı kamera özelliklerine de sahip olacak. Telefonun, tanıtılmasıyla birlikte katlanır telefon pazarını domine eden Samsung’la güçlü bir rekabete başlayacak.

Öte yandan unutmamak gerekiyor ki konuyla ilgili Google, herhangi bir açıklama yapmadı. Ayrıca şirket, uyguladığı yüksek fiyat politikası nedeniyle ürünlerini Türkiye’de satışa sunmuyor.

Siz okuyucularımız bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Google Pixel Notepad modelini neden ertelendi? Düşüncelerinizi Yorumlar kısmında belirtebilirsiniz.

Google Fotoğraflar, cildinizin gerçek tonunu yansıtacak filtreler getiriyor!

Google, kullanıcıların çeşitli cilt tonlarını doğru bir şekilde yakalamalarına yardımcı olmak için geçtiğimiz yıl Pixel 6 serisiyle ‘Real Tone‘u tanıttı. Gerçek Ton işlevi, daha geniş bir aydınlatma koşullarında, çeşitli yüzleri tanıyabilen ve farklı cilt tonlarını daha iyi temsil eden bir yüz algılama algoritmasına sahip. Bu yeni filtreler ise nihayet kullanıcıların kullanımında.

Filtreler, görüntü oluşturucular tarafından oluşturuldu

Bu yıl Google’ın I/O konferansında en çok konuştuğu şeylerden biri, yapay zekadaki ilerlemelerin yazılım iyileştirmesindeki rolü oldu. Pixel 6 serisinin piyasaya sürülmesiyle birlikte, Gerçek Ton filtreleri de çeşitli cilt tonunu iyileştirmeyi amaçladı. Şirket bunu başarmak için Harvard profesörü ve sosyolog Dr. Ellis Monk ile ortaklık kurdu.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/05/Google-Fotograflar-cildinizin-gercek-tonunu-yansitacak-filtreler-getiriyor-2.webp

Bunun yanı sıra Google, çeşitli cilt tonlarıyla iyi şekilde çalışacak şekilde tasarlanan Gerçek Ton filtresi seti de başlatacağını söyledi. Bunun için de MST ölçeğini kullanmaya başlayacaklarını belirtti. Son olarak şirket, bu sözünü tuttu. Salı günü Twitter’dan yaptığı paylaşımla filtrelerin, iOS, Android ve Web‘de kullanımda olduğunu duyurdu.

Google, teknoloji kullanarak teknolojinin etkilerini inceleyecek!

Google, teknoloji kullanarak teknolojinin etkilerini inceleyecek!

Google, teknolojinin sağlık üzerindeki etkisini Google Health Studies uygulamasıyla araştıracağını duyurdu! İşte detaylar..

Şirket, Tweet’inde, “Bu filtreler, profesyonel görüntü oluşturucular tarafından cilt tonlarında iyi çalışacak şekilde tasarlandı, böylece tarzınızı yansıtan filtreyi seçebilirsiniz.” dedi. Aynı zamanda paylaşımda filtrelere dair ekran görüntüleri de var.

Bu filtreler, Google Fotoğraflar’ın resim düzenleyicisindeki ‘Filtreler‘ kısmında yer alıyor. Tweet’teki ekran görüntüsüne göre, ‘Playa‘, ‘Honey‘, ‘Isla‘ ve ‘Desert‘ olmak üzere dört Gerçek Ton filtresi yer alıyor. Aynı zamanda bu filtreleri uyguladığınız zaman ‘Gerçek Tonla yapılmış’ tanımı göreceksiniz.

Şirket, MST ölçeğini farklı bölgelerde ve uygulamalarda değerlendirmek için Dr. Monk ile çalışmayı sürdürecek. Ayrıca Google, MST ölçeğinin teknolojide cilt tonu kapsayıcılığını iyileştirmede önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Bu da şirkete, görüntü eşitliği ve ilerleme konusunda yardımcı olacak.

Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Gerçek Ton filtreleri işe yarayacak mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Apple’ın başı dertte: Çalışanlarını sendikalaşmaya karşı uyardı!

Apple mağaza çalışanları, pandemi sonrası maaşlarına zam alamadıkları gerekçesiyle sendikalaşma hareketini başlattılar. Teknoloji devi ise bunu engellemek adına toplantılar düzenledi ya da mağazalara kahve makinesi göndermek gibi çalışmalarda bulundu. Bugün bir videoda Apple İnsan Kaynakları Şefi Deirdre O’Brien’in sendikalaşmayı engellemek adına çalışanlara karşı yaptığı konuşma ortaya çıktı. Peki, neler söyledi? Habere hep birlikte göz atalım.

Apple, sendikaya katılma kararını çalışanlarına bıraktı!

Apple İnsan Kaynakları Şefi Deirdre O’Brien’in sendikalaşma için çalışanlarına yönelik konuştuğu bir video ortaya çıktı. Şef, çalışanların sendikalaşmaya gösterdiği çabalara karşı çıktı. Aynı zamanda bu sürecin iş yerindeki ilerlemeyi yavaşlatacağını ve şirket ile çalışanlar arasındaki ilişkiye zarar verebileceğini belirtti.

Apple İnsan Kaynakları Şefi Deirdre O’Brien, sendikalaşmaya karşı çalışanlarına yaptığı açıklamada şu düşünceleri paylaştı:

“Bir sendikaya üye olmak sizin hakkınızdır ve aynı şekilde bir sendikaya katılmamak da sizin hakkınızdır. Bu kararla karşı karşıya kalırsanız, Apple’da toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışmanın ne anlama gelebileceğini anladığınızdan emin olmak için sizi çok çeşitli insanlara ve kaynaklara danışmaya teşvik etmek istiyorum.”

eSIM destekli Apple Watch Türkiye fiyatı belli oldu!

eSIM destekli Apple Watch Türkiye fiyatı belli oldu!

Hücresel bağlantı bulunan Apple Watch modellerini bir süredir satan Apple, Türkiye için eSIM bulunan Apple Watch modellerini duyurdu.

Apple ‘dan O’Brien, ayrıca çalışanların sendikalaşma çabalarını destekleyen kuruluşlarının işçilerin çıkarına olmayabileceğini belirtti. Çalışanlar ve şirket arasında açık ve iş birliğine dayalı doğrudan bir ilişki olduğunu ekledi. Mağazaların sendikalaşmaya oy vermesi durumunda ise bu durumun tamamen değişebileceğini dile de getirdi.

Teknoloji devi Apple ise Deirdre O’Brien’in sendikalaşma konuşmasının yer aldığı video hakkında açıklama yapmayı reddetti. Firma, yakın zamanda medya kuruluşlarına yaptığı açıklamada şirketin çalışanlarına yaptığı faydalardan bahsetmişti. Apple’ın, sendika karşıtı avukat tuttuğu ve çökertme taktikleri uyguladığı da iddialar arasında yer alıyor.

Siz okuyucularımız bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi Yorumlar kısmında belirtebilirsiniz.

Uzayda kriz büyüyor: Gezegenin iletişim ağı tehlikede!

Araştırmacıların uzayla ilgili araştırmaları gün geçtikçe daha da genişliyor. İnsanlığın gün geçtikçe uzaya daha da açılmasıyla ilgili en büyük tehdit ise Dünya yörüngesindeki enkazlar. Enkazlar, gün geçtikçe daha da artıyor. Bu ayın başında düzenlenen bir konferanstaki panelde, üç uzman açıklama yaptı. Açıklamalarında, sorunu ve olası çözümleri belirtti.

Uydu sayısının artması bekleniyor

Ars Frontiers konferansındaki bir panelde kıdemli analist Caleb Henry, enkaz sorunuyla ilgili açıklama yaptı. Henry, enkaz sorununun neredeyse uzay yolculuğu kadar eski olduğunu belirtti. 1960’lı yıllardaki bir Uzay Yarışı sırasında, Sovyetler Birliği ile ABD, yörüngeleri dikkate almadan roket fırlattı.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/05/Dunyanin-yorungesinde-isler-kotuye-gidiyor-2.jpg

Son zamanlarda ise devletler, uzay yönetimi konusunda daha da sorumlu bir davranış sergiliyor. Bu nedenle fırlatmadan sonra uçmalarına izin vermek yerine, onları Dünya atmosferine geri döndürmek için yakıt ayırıyor. Ancak enkaz sorunu, kullanılmış roket aşamalarının da ötesine geçti. Henry bu konuyla ilgili şu sözleri söyledi:

Bir şeyleri uzaya koyduğunuzda, çoğu çöpte olduğu gibi, öylece ortadan kaybolmazlar. Uzaydaki çöpler biyolojik olarak parçalanamaz. Sonuç olarak elimizde 10 santimetre veya daha büyük on binlerce büyük enkaz var. Ve sonra kime sorduğunuza bağlı olarak, 10 santimetrenin altında milyonlarca parça var, birçoğu düşük Dünya yörüngesinde.

Kuantum internet geliyor: Bilim insanları bir ilki başardı

Kuantum internet geliyor: Bilim insanları bir ilki başardı

Kuantum internet yakın gelecekte mümkün olabilir mi? Bilim insanları birbirine bağlı olmayan sistemlere "kuantum veri" ışınladı.

Uzay enkazının oluşmasında etkili bir başka faktör ise uydu karşıtı testler tarafından oluşturulan yüz binlerce enkaz. Rusya, ABD, Çin ve Hindistan, karadan uzaya füze testleri gerçekleştirdi. Bunun nedeni ise diğer devletlerin uydularını düşürme yeteneğini göstermek oldu.

Son olarak Uluslararası Uzay İstasyonu’nu tehdit eden Rus gösterisinden sonra ABD, bu testleri bitirme sözü verdi. Bununla birlikte diğer ülkelere de çağrı yaptı. Ancak açıklamalara göre mevcut enkazda yeni bir sorun var.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/05/Dunyanin-yorungesinde-isler-kotuye-gidiyor-1.jpg

Uydu Endüstrisi Birliği’nin politika direktörü Therese Jones‘a göre, zaten kalabalık olan yörüngelerdeki uydu sayısının artması bekleniyor. Jones, önümüzdeki yıllarda binlerce uydunu fırlatılacağını söyledi. Aynı zamanda şu anda yörüngede yaklaşık 5 bin uydu olduğunu da belirtti.

Uzay enkazı sorununu çözmek mümkün mü?

Astroscale küresel pazarlama iletişimlerinden sorumlu başkan yardımcısı Dave Hebert, sorunun çözümündeki engelin yalnızca teknik olmadığını belirtti. Teknik engelin yanı sıra ekonomik ve politik zorluklarında olduğunu söyledi.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/05/Dunyanin-yorungesinde-isler-kotuye-gidiyor.webp

Uzay enkazının düzenlenmesi, düşük şekilde BM Dış Uzayın Barışçıl Kullanımları Komitesi‘ne ait. Ancak bu durum fikir birliğine dayalı bir organizasyon olarak yer alıyor. Bu durumda da Rusya, Çin veya ABD kabul etmediği takdirde hiçbir değişiklik olmuyor.

Therese Jones, şu anda mevcut olan her şeyin uzun süreli olarak sürdürülebilecek yönergeler olduğunu söyledi. Bundan dolayı da ABD hükümetini başka adımlar atmaya çağırdı. Ayrıca sözlerine şunları ekledi:

Bence bu iş gerçekten ABD hükümeti tarafından ikili ve çok taraflı bazda, eşgüdüm ve yönetim konusunda, aynı fikirde olan ülkelerle bir yere varmak için yapılmalı. Ve bir kez diğer ülkeleri kayıt yaptırmaya başladığımızda, o zaman Rusya ve Çin’in imzalamasalar bile, dolaylı olarak bağlı olduğu uzayda normal bir davranış haline geliyor. Bu yüzden bence gitmemiz gereken yer orası.

Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Jack Dorsey, kurucusu olduğu Twitter’dan ayrıldı!

Twitter kurucularından Jack Dorsey, geçtiğimiz aylardan CEO’luk görevinden ayrıldığını bir mektupla duyurmuştu. Jack Dorsey’in ardından Twitter CEO’luk görevine Parag Agrawall geçti. Yazılım mimari Jack Dorsey, bugün Twitter Yönetim Kurulu’ndan da ayrıldı.

Jack Dorsey, bir daha Twitter CEO’su olmayacağını açıklamıştı!

Jack Dorsey’in Twitter Yönetim Kurulu’ndan ayrılma planı, CEO görevinden ayrıldığından beri biliniyor. Fakat şirket, 2022 hissedarlar toplantısında görev süresinin dolduktan sonra ayrılacağını açıklamıştı.

twitte

Elon Musk’ın Twitter satın alma girişiminden sonra Jack Dorsey’in tekrardan eski görevine döneceği söylentileri ortaya çıkmıştı. Yerini Parag Agrawall’a bırakan eski CEO bir daha asla Twitter CEO’su olmayacağını açıklamıştı. Ardından da platformun geleneksel bir sosyal ağdan ziyade artık CEO’su olmayan bir yer olması gerektiğini belirtmişti.

Twitter, yanlış haberlerin önüne geçecek yeni özelliğini duyurdu!

Twitter, yanlış haberlerin önüne geçecek yeni özelliğini duyurdu!

Sosyal medya devi Twitter, yanlış bilginin önüne geçmek için Tweet Uyarı Bildirimleri özelliğini duyurdu! İşte detaylar...

Jack Dorsey’in Elon Musk’ın Twitter’dan hisse satın alması ve devralması konusunda olumlu bir tutumda olduğu bilinenler arasında. Kurucu, geçtiğimiz ay yapılan bir röportajda Elon Musk ile ilgili düşüncelerini şu şekilde dile getirmişti:

“Prensip olarak, kimsenin Twitter’a sahip olması veya onu yönetmesi gerektiğine inanmıyorum. Twitter, bir şirket değil, protokol düzeyinde bir kamu malı olmak istiyor. Ancak şirket olma sorununu çözmek için Elon güvendiğim tek çözüm. Onun bilincine ve ışığını yayma misyonuna güveniyorum. Elon’un ‘maksimum derecede güvenilir ve geniş kapsamlı’ bir platform oluşturma hedefi doğru olandır.”

Twitter, Elon Musk haberlerinden sonra bugün de Jack Dorsey’in Yönetim Kurulu’ndan ayrılması haberiyle gündeme oturdu. Öte yandan bot hesapların şirketin belirttiğinden çok olması nedeniyle Elon Musk, satın alma işlemlerini askıya aldı. Fakat ünlü iş insanı, yaptığı açıklamada bu durumun geçici olduğunu ve hala satın almakta kararlı olduğunu açıkladı.

Siz okuyucularımız bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi Yorumlar kısmında belirtebilirsiniz.

Mark Zuckerberg yandı: Facebook yüzünden hapse girebilir!

Meta CEO’su Mark Zuckerberg, kullanıcı verilerinin gizliliği ile ilgili tartışmalı bir isim olmaya devam ediyor. 2018 yılında ortaya çıkan Cambridge Analytica veri ihlali skandalı yüzünden büyük eleştirilen alan Zuckerberg, skandalla ilgili yeniden mahkemelik oldu.

Cambridge Analytica skandalı yüzünden Mark Zuckerberg’e dava açıldı

Cambridge Analytica skandalıyla ilişkili gelişmeler dört yılın ardından hala devam ediyor. ABD’li bir başsavcı tarafından yürütülen son dava, “veri ihlali zincirinin ayrılmaz bir parçası” olan Mark Zuckerberg’i de kapsıyor. ABD’li yargıçlar, Meta CEO’sunun, Cambridge Analytica veri skandalından kişisel olarak sorumlu olduğunu düşünüyor.

Meta’dan isim değişikliği: Bir uygulamanın daha üstü çizildi

Meta’dan isim değişikliği: Bir uygulamanın daha üstü çizildi

Facebook'un yerel ödeme hizmeti Meta Pay olarak yeniden adlandırıldı. Meta Pay nedir ve ne işe yarıyor? İşte detaylar.

District of Columbia Başsavcı Karl A. Racine tarafından başlatılan yeni dava başvurusu, Cambridge Analytica ve Mark Zuckerberg arasındaki ilişkinin incelenmesini talep etti. Zuckerberg’i sanık yerine koymak isteyen başsavcı, Zuckerberg’in bilgisi dahilinde verilerin kötüye kullanıldığını iddia etti.

2018 yılında deşifre edilen Cambridge Analytica skandalını az çok hatırlıyor olmalısınız. Siyasi analiz firması Cambridge Analytica, 50 milyondan fazla Facebook kullanıcısının bilgisine yasal yolların dışında erişim elde etmişti. Facebook ise verileri “yanlış kullandığını” kabul etmişti.

Ancak bir süre sonra bu sayının 87 milyon kullanıcıya kadar ulaştığı ortaya çıktı. Facebook özür diledi, CEO Mark Zuckerberg soruları yanıtlamak için ABD Kongre’sinin önüne çıktı ve Facebook’a 5 milyar dolarlık rekor para cezası kesildi.

District of Columbia Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, Mark Zuckerberg’in Cambridge Analytica skandalı sonrasında ikinci defa inceleneceği aktarıldı. Açıklamaya göre Meta CEO’su “veri ihlalinin kapısını aralayan süreçlere doğrudan dahil oldu”.

Meta CEO’sunu inceleyecek son dava, Zuckerberg’in yüklü miktarda ödeme yapmasıyla sonuçlanabilir. Başsavcı Racine, bu skandaldan etkilenen her kullanıcının maddi tazminat alması gerektiğine inanıyor. Zuckerberg, bu parayı ödemezse hapis cezasıyla da karşı karşıya kalabilir.

“Facebook’un platformunun kötüye kullanıma izin verecek şekilde tasarlandığı göz önüne alındığında, Zuckerberg’in şirketi büyük ölçüde uygun güvenceler olmadan faaliyet gösteriyor”

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Getir, küresel daralmaya önlem aldı! Küçülmeye gidiyor

Ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden şirketler arasında yer alan Getir, küresel operasyonlarında daralma yönünde önemli bir adım attı. Enflasyon ve resesyon endişelerinin artması sebebiyle küçülmeye gidileceği söylendi.

Geçtiğimiz dönemde getirbitaksi, getiraraç ve getiriş gibi yeni hizmetlerini duyuran şirket oldukça beğeni topladı. Fakat alınan bu kararla birlikte artık büyüme yerine küçülmeye yöneldiği tahmin ediliyor. Zira binlerce işçisiyle anlaşmalarını feshedecek.

Getir, 9 ülkede 4 bin 400’den fazla çalışanı işten çıkarabilir!

Öncelikle Getir tarafından alınan bu kararın yalnızca ülkemizde geçerli olmadığını belirtelim. Yani küresel operasyonları için genel bir küçülme ve işçi çıkarma durumu söz konusu. Ayrıca bu kararın şirketin faaliyette olduğu 9 ülkenin tamamında geçerli olup olmayacağı da henüz bilinmiyor.

Getir

Her ne kadar şirket geçtiğimiz dönemde 11.8 milyar dolarlık bir değerleme (piyasa değeri 12 milyar dolar) üzerinden 768 milyon dolar yatırım almış olsa da genişleme planlarını geçici olarak askıya aldığı belirtiliyor. Ayrıca çalışan sayısında da yüzde 14’lük bir küçülmeye gidecek.

Getir, araç kiralama hizmetini başlattı!

Getir, araç kiralama hizmetini başlattı!

Geçtiğimiz dönemde yurt dışına açılarak Avrupa'da da adını duyuran Getir, bugün araç kiralama hizmetini başlattığını duyurdu.

Şu anda Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda, Portekiz ve ABD olmak üzere toplam 9 ülkede faaliyet gösteren şirket, 32 binden fazla kişiyi istihdam ediyor. Alınan kararın ardından ise 4 bin 480 kişiye kadar bir işten çıkarma planı yapıldığı belirtiliyor.

Bu durumun yalnızca Getir özelinde olmadığını belirtelim. Zira Avrupa’daki en büyük rakiplerinin de benzer kararlar aldığını görüyoruz. Örneğin, Gorillas 300 kişiyi işten çıkardığını söyledi. İsveçli Klarna da işçilerin yüzde 10’unu çıkaracağını açıkladı.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

MediaTek sahalara geri dönüyor: Redmi K50 inceleme

Xiaomi, geçtiğimiz günlerde Redmi K50 ailesini tanıttı. Özellikleri ile dikkat çeken Redmi K50 modelinin inceleme videosu ile karşınızdayız.

Redmi K50 inceleme

Yeşil Robot YouTube kanalında farklı içerikler ile karşınıza çıkmaya devam ediyoruz. Bu videomuzda Redmi K50 modelini inceledik. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri videomuz ile baş başa bırakalım.

Redmi K50 modelini satın almak için buraya tıklayın

Xiaomi, Redmi K50 modelinde tercihini orta segment cihazlarda kullanılan MediaTek Dimensity 8100 işlemciden yana kullandı. 5nm teknolojisiyle üretilen işlemcide 4 adet 2,85GHz Cortex-A78
4 adet 2GHz Cortex-A55 mevcut. Grafik arabirimi tarafında ise Mali-G610 bulunuyor.

6.67 inç büyüklüğe sahip ekran ile tanıtılan cihaz, Quad HD çözünürlüğe sahip. AMOLED panel ile karşımıza çıkan modelin 120Hz ekran tazeleme hızına sahip olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Xiaomi, inceleme konuğumuz Redmi K50 modelinde 8 GB ve 12 GB olmak üzere iki farklı RAM seçeneği sunuyor. Depolama tarafında ise 128 GB ile 256 GB seçenekleri mevcut.

Üçlü kamera dizilimine sahip olan cihazda 48 Megapiksel ana kamera, 8 Megapiksel ultra geniş açılı kamera ve 2 Megapiksel derinlik sensörü mevcut. Ön kamerada ise 20 Megapiksel lens kullanılmış.

Xiaomi, yeni modelinde 67W hızlı şarj desteğine sahip 5.000 mAh batarya tercih etti. Redmi K50, kutudan Android 12 tabanlı MIUI 13.5 arayüzü ile çıkacak.

Redmi K50 teknik özellikleri

İşlemciDimensity 8100 5nm
Ekran6.67 inç büyüklük, Quad HD çözünürlük, AMOLED, 120Hz
Depolama128 GB / 256 GB
Bellek8 GB/12 GB
Arka kamera48+8+2 Megapiksel
Ön kamera20 Megapiksel
Batarya67W hızlı şarj destekli 5.000 mAh pil
Redmi K50 Pro inceleme!

Redmi K50 Pro inceleme!

ShiftDelete YouTube kanalında farklı içerikler ile karşınıza çıkmaya devam ediyoruz. Bu videomuzda Redmi K50 Pro modelini inceledik.

AMD Ryzen 7000 serisi, APU’ya alternatif olabilecek mi?

AMD geçtiğimiz günlerde Ryzen 7000 serisi yeni nesil işlemcilerini tanıttı. Dünyanın en gelişmişi olarak lanse edilen bu çiplerin içerisinde ise RDNA 2 GPU birimlerinin kullanıldığı söylendi. Bu nedenle bir çok kişi APU’lara yeni bir alternatif getirildiğini söylüyordu. Ancak ortaya çıkan son bilgiler APU rakibi performans bekleyenleri üzecek.

AMD Ryzen 7000 serisi grafikleri oyuncular için yeterli değil!

Computex 2022 açılış konuşması konuşmasında söz alan AMD Teknik Pazarlama Direktörü Robert Hallock, önümüzdeki yıllarda CPU ve APU’ların birleşeceğini doğruladı. Bununla birlikte yeni AMD Ryzen 7000 serisi içerisinde RDNA 2 GPU’ya da yer verileceği söylenince herkes bu değişimin beklenenden hızlı geleceğini düşündü.

Fakat beklentilerin gerçekleri yansıtmadığı ortaya çıktı. Hatta Hallock tarafından yapılan bir açıklamada şunlar söylendi:

Hala Ryzen 7000 serisini CPU olarak düşünüyoruz. Çünkü (entegre grafikleri) oyun oynayabilen büyük bir grafik motoruna sahip APU’lardan farklı görüyoruz. Fakat geleceğe baktığımızda, bu seçeneklerin her ikisi de bizim işlemci ailemizde mevcut olacak.

AMD Ryzen 7000 tanıtıldı: İşte özellikleri!

AMD Ryzen 7000 tanıtıldı: İşte özellikleri!

AMD, yeni Ryzen 7000 işlemcisi ile Intel'in en iyi işlemcilerinden yüzde 31 oranında daha hızlı olduğunu açıkladı.

AMD, tüm 7000 serisi işlemcilerinde belirli sayılarda RDNA 2 çekirdeği olacağını doğruladı. Fakat bu yeni nesil çipleri incelediğimizde, içerisinde yer alan grafik birimlerinin oyun oynamak yerine biraz daha mobilite odaklı ve rahatlık odaklı tasarlandığını görüyoruz.

Hallock tarafından söylenenlere göre, yeni Ryzen işlemcilerin sahip oldukları entegre grafiklerin oyun dışında bazı avantajları olacak. Özellikle doğrudan işlemci üzerinde video kodlama ve kod çözme yetenekleri ön plana çıkartılıyor.

Bununla birlikte Intel’in F serisi işlemcileriyle birlikte piyasaya sürdüğü dahili grafik yongası olan çipler, oyun tarafında kısıtlı da olsa ilerleme vadediyor. Eğer AAA kalite bir oyun açmak istemiyorsanız bunu muhtemelen Intel HD Graphics ile yapabilirsiniz.

Yeni nesil AMD işlemcilerinin Intel’in dahili grafik birimi karşında nasıl sonuç vereceğini ancak çıktığında görebileceğiz. Ancak APU’lar kadar iddialı olmayacağını ve büyük fark yaratmayacağını şimdiden söyleyebiliriz.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Gelecekten gelen araç: Hyundai Staria ilk bakış

Tasarımı ve özellikleriyle dikkat çeken Hyundai Staria, bugün Türkiye pazarında satışa sunuldu. MPV segmentinde iddialı bir konumda olan Hyundai Staria modelinin inceleme videosuyla karşınızdayız.

Hyundai Staria ilk bakış

ShiftDelete YouTube kanalında farklı içerikler ile karşınıza çıkmaya devam ediyoruz. Bu videomuzda Hyundai Staria modelini inceledik. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri videomuz ile baş başa bırakalım.

Staria, ülkemizde sadece 2.2 Litre CDRI dizel motor ile satışa sunulacak. 177 PS (yaklaşık 174 beygir) güç üretebilen motor, performans konusunda beklentileri fazlasıyla karşılıyor. Aracın şanzımanının 8 ileri otomatik olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Hyundai, Staria modelini Türkiye pazarında sadece Prime donanım paketiyle satacak. Prime donanım paketi, anahtarsız giriş ve çalıştırma gibi otomotiv sektöründe standart haline gelen özelliklere sahip. Hyundai, sürücülerin görüş kalitesini artırmak için ön ve arka farları LED olarak tasarladı.

9 koltuklu olan Staria’nın yolcu bölümünde de klima kontrol paneli mevcut. 4.2 inç bilgi ekranıyla karşımıza çıkan araç, teknoloji konusunda beklentileri fazlasıyla karşılıyor.

Hyundai Staria modelinde 8 inç dokunmatik bilgi-eğlence ekranı standart olarak sunuluyor. Bluetooth ile bağlantı imkanı sunan bilgi-eğlence sistemi, 6 hopalör ile sürücü ve yolcuların müzik deneyimini bir üst seviyeye çıkarıyor.

Hyundai Staria teknik özellikleri

Motor Özellikleri:2.2 CDRI 174 beygir, Dizel, 185 km/s maksimum hız
Şanzıman:8 ileri otomatik
Güvenlik:ABS, ESP, yokuş kalkış destek sistemi
İç Donanım:9 koltuk (sürücü dahil), otomatik klima, LED iç aydınlatma
Bilgi-Eğlence Sistemi:8 inç dokunmatik ekran, 6 hoparlör, kablosuz şarj, Apple CarPlay ve Android Auto desteği
2022 Kia Sportage ön inceleme!

2022 Kia Sportage ön inceleme!

Sunduğu özellikleri ve aynı özellikleri sunan diğer araçlara kıyasla daha uygun fiyatlı 2022 Kia Sportage ön inceleme sizlerle.

Kuantum internet geliyor: Bilim insanları bir ilki başardı

Bilim insanları, birbirine bağlı olmayan bilgisayarlara kuantum ağı üzerinden bilgi göndermek için önemli bir adım attı. Kuantum internet hedefleri için yapılan son deney, ağ üzerinde birbirine bağlı olmayan iki sistemin kuantum bilgisini “ışınlayabildiğini” gösterdi.

Kuantum internet ne zaman gerçek olacak?

Nature dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, kuantum veri ışınlamaya yönelik çalışmalar oldukça başarılı gidiyor. Kuantum ışınlamaya yönelik çalışmalarda bir ilke imza atıldı. Bilim insanları “komşu sistemler” üzerinden bilgi alışverişi yapabildiklerini söyledi.

Bir devrin sonu: Internet Explorer’ın kapatılmasına günler kaldı

Bir devrin sonu: Internet Explorer’ın kapatılmasına günler kaldı

Internet Explorer iptali için artık günler kaldı. Internet Explorer desteğini Haziran ayında bitirecek olan Microsoft, son kez uyarıyor.

Yeni deney, bilim insanlarının daha fazla sayıda bölgeye kuantum ağı kurabileceğinin bir göstergesi. Delft Teknik Üniversitesi fizikçisi Ronald Hanson, “Artık laboratuvarda küçük kuantum ağları inşa edebiliyoruz. Ama asıl fikir bir kuantum internet kurmaktır” dedi.

Nature’daki açıklamaya göre, bilim insanları üç ayrı sistemli (veya düğümlü) bir kuantum ağı oluşturdu ve bu düğümlere Alice, Bob ve Charlie isimlerini verdiler. Kuantum ağında Alice Bob ile, Bob ise Charlie ile iletişim halindeydi. Ancak Charlie Bob’a bağlanmadı.

Bilim insanları, birbirlerine bağlı olmamalarına rağmen, Alice ve Charlie arasında bilgi paylaşımı yapabildiklerini açıkladı. Deneyde, sistemler birbirine sadece yaklaşık 20 metre kadar uzaklıktaydı. Ancak buradaki asıl kriter, kuantum ışınlamanın başarılı olmasıydı.

Ayrıca sistemlerin kuantum bilgisine sızmak da mümkün değil. Bu, kuantum ışınlama tarafından desteklenecek kuantum internetin, “teorik olarak hacklenemeyecek” bir şifreleme türüne sahip olacağı anlamına geliyor.

Yeni deneyler kuantum internet için henüz yeterli olmasa da, kuantum veri ışınlaması sayesinde Türkiye’den Çin’e veri göndermek çocuk oyuncağı haline dönüşecek. Ayrıca oldukça güvenli olması da uzak bilgisayar saldırılarını ortadan kaldıracak.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.