Genellikle yetişkinlere yönelik içerikleriyle tanınan popüler abonelik platformu OnlyFans, hisselerinin çoğunluğunu elden çıkarmaya hazırlanıyor. Teknoloji dünyasında ses getiren son raporlara göre şirket, San Francisco merkezli bir yatırım firması olan Architect Capital ile hisselerinin yüzde 60’ını satmak üzere görüşmeler yürütüyor. Paylaşılan bilgilere göre, masadaki teklif 3,5 milyar dolarlık özsermaye ve 2 milyar dolarlık borç yapılandırmasını içeriyor.
OnlyFans Hisselerinin Çoğunluğu Satılıyor: İşte Yeni Değeri
Bu finansal tablo, OnlyFans’in toplam piyasa değerini 5,5 milyar dolar seviyesine taşıyor. Ancak bu değerleme, şirketin geçmişte hedeflediği ve görüştüğü satış rakamlarının oldukça altında kalıyor. İki şirket arasında şu anda münhasır görüşmeler yapıldığı belirtiliyor. Bu durum, OnlyFans’in sahibinin belirli bir süre boyunca başka potansiyel alıcılarla pazarlık yapamayacağı anlamına geliyor. Henüz resmi bir zaman çizelgesi belirlenmediği için anlaşmanın kesinleşmesine henüz zaman olduğu ve sürecin devam ettiği ifade ediliyor.
OnlyFans’in sahibi Leonid Radvinsky, geçtiğimiz yıl da platformu satmak için başka bir yatırım firması olan Forest Road Company ile masaya oturmuştu. O dönem gerçekleşmeyen bu anlaşmada şirkete, şimdikinden çok daha yüksek bir rakam olan 8 milyar dolar değer biçilmişti. Satışın bu sefer daha düşük bir değerleme ile gerçekleşme ihtimali dikkat çekiyor.
Londra merkezli platform, sadece yetişkin içerikleriyle anılmak istemediğini sık sık dile getirse de finansal olarak büyümeye devam ediyor. Şirket, 2024 mali yılında brüt gelirini yüzde dokuz artırarak 7,2 milyar doların üzerinde kazanç elde ettiğini raporladı. Satışın gerçekleşmesi durumunda, şirketin kontrolü büyük oranda el değiştirecek ve Architect Capital platformun yeni sahibi konumuna gelecek.
Google, Android ekosisteminin en kritik uygulamalarından biri olan Mesajlar için yine kapsamlı bir test ve güncelleme sürecinden geçiyor. Platform, tıpkı diğer Google uygulamalarında olduğu gibi özellikleri genellikle A/B testleriyle deniyor ve bunların kararlı sürüme ulaşması zaman alabiliyor. Şu an beta aşamasında olan ve kararlı sürüme yeni geçiş yapan özellikler, mesajlaşma deneyimini hem görsel hem de güvenlik açısından önemli ölçüde değiştiriyor.
Android Mesajlar’a Yeni Özellikler: Şifreleme ve Arayüz Yenilendi
Beta sürecinde dikkat çeken en önemli yeniliklerden biri, grup sohbetlerinde kullanıcı etiketleme özelliği oluyor. Artık bir grupta bildirimleri sessize almış olsanız bile, biri sizi etiketlediğinde dikkatinizi çekebilecek bildirimler alabileceksiniz. Ayrıca arayüz tarafında, bir mesaja veya resme uzun bastığınızda açılan menü tamamen değişiyor. Eski araç çubuğu yerine, arka planı bulanıklaştıran ve dokunsal geri bildirim veren yüzen bir menü tasarımı test ediliyor.
Teknik tarafta ise güvenlik standartlarını yükselten MLS şifreleme protokolü devreye giriyor. Evrensel Profil 3.0 ile gelen bu özellik, ileride Android ve iOS cihazlar arasında uçtan uca şifreli RCS mesajlaşmasını mümkün kılacak en kritik adım olarak görülüyor. Görsel tarafta ise okundu bilgisi simgeleri artık mesaj baloncuğunun sağ alt köşesinde, daire içine alınmış şekilde görünüyor. Ocak 2025 itibarıyla yapılan değişiklikle bu dairelerin arka planı beyaz hale getirilerek okunabilirliğin artırılması sağlandı.
Kararlı sürüme geçen özellikler arasında ise yapay zeka destekli görsel düzenleme aracı olan Nano Banana Remix butonunun daha sade hale getirilmesi yer alıyor. Görsel kirliliği önlemek adına bu buton küçültülerek alt sıraya taşındı ancak ikonik muz simgesini korumaya devam ediyor. Bununla birlikte kamera vizörü kısaltılarak galeri görünümünde aynı anda iki tam satır fotoğrafın görüntülenmesi sağlandı. Ayrıca sohbet listesindeki Gemini butonu, yeni tasarım dili gereği büyütülerek “Sohbet Başlat” butonuyla eşit boyuta getirildi.
Bağlantı paylaşımlarında da tasarımsal değişikliğe gidildi. Artık paylaşılan bağlantıların önizlemeleri daha büyük bir kapak görseli ve başlıkla sunuluyor, ancak metin özetleri kaldırılarak daha sade bir görünüm hedefleniyor. Güvenlik tarafında ise sizi tanımadığınız numaraların eklediği gruplar için hızlı bir “Gruptan ayrıl” seçeneği eklendi. Bu özellik sayesinde, sizi ekleyen numaranın kim olduğunu ve grupta tanıdığınız kimse olup olmadığını görerek grubu hızlıca engelleyip şikayet edebileceksiniz. Son olarak, tam ekran görsel görüntüleyici artık bulanık arka plan, sağa-sola kaydırma ve yorumları alt kısımda görme gibi özelliklerle çok daha modern bir yapıya kavuştu.
WhatsApp Web süreli mesajlar özelliği, 1 saat ve 12 saat gibi yeni seçeneklerle güncelleniyor. Detaylar haberimizde.
Peki, siz Google Mesajlar uygulamasının bu yeni tasarım dilini ve güvenlik özelliklerini nasıl buldunuz? Günlük hayatta RCS özelliklerini aktif olarak kullanıyor musunuz?
Xiaomi, teknoloji dünyasında yazılım güncellemeleriyle adından sıkça söz ettiriyor. MIUI arayüzünden sonra büyük bir devrim niteliği taşıyan HyperOS, kullanıcı deneyimini baştan aşağı yeniledi. Şimdi ise gözler, Android 16 tabanlı olması beklenen XiaomiHyperOS 3.1 alacak modeller listesine çevrildi. Xiaomi, HyperOS 3.0 dağıtımını sürdürürken, bir sonraki büyük sürüm olan 3.1 için hazırlıklara başladı. Bu güncelleme, sadece yeni özellikler getirmekle kalmayacak, aynı zamanda belirli donanım ve yazılım gereksinimleri nedeniyle bazı cihazları geride bırakacak.
Xiaomi HyperOS 3.1 güncellemesinin en temel kriteri, cihazın Android 16 işletim sistemine yükseltilebilir olmasıdır. Bu durum, özellikle daha yeni ve güçlü donanıma sahip amiral gemisi ve orta-üst segment telefonların güncellemeyi alacağı anlamına geliyor. Xiaomi’nin güncelleme politikası gereği, genellikle iki veya üç büyük Android sürümü güncellemesi alan cihazlar bu listede yer bulacak. Maalesef Android 15’te kalacak olan eski nesil cihazlar, daha sıkı sistem gereksinimleri nedeniyle Xiaomi HyperOS 3.1’in getireceği yeniliklerden mahrum kalacak.
Peki, hangi cihazlar bu heyecan verici güncellemeyi almaya aday? Henüz resmi bir liste yayınlanmamış olsa da, Xiaomi’nin geçmiş güncelleme stratejileri ve cihazların donanım kapasiteleri göz önüne alındığında, aşağıdaki modellerin HyperOS 3.1 güncellemesini alması kuvvetle muhtemeldir:
Xiaomi Serisi Cihazlar
Xiaomi’nin ana serisi, güncellemeleri ilk alan ve en uzun süre desteklenen modelleri içerir. Bu serideki amiral gemisi telefonların HyperOS 3.1’i kesin olarak alması bekleniyor.
Xiaomi 15 Serisi: Henüz piyasaya çıkmamış olsa da, kutudan Android 16 ve HyperOS 3.1 ile çıkması bekleniyor.
Xiaomi 14 Serisi: Xiaomi 14, 14 Pro ve 14 Ultra modelleri, güncelleme alacak ilk cihazlar arasında yer alacaktır.
Xiaomi 13 Serisi: Xiaomi 13, 13 Pro, 13 Ultra ve 13T Pro gibi güçlü modellerin de bu güncellemeyi alması beklenmektedir.
Xiaomi Mix Fold 4 ve Mix Fold 5: Katlanabilir telefon serisinin en yeni üyeleri de güncelleme listesinde olacaktır.
Redmi Serisi Cihazlar
Redmi serisi, fiyat-performans odaklı modelleriyle geniş bir kitleye hitap ediyor. Bu serideki popüler ve yeni modellerin de güncellemeyi alması planlanıyor.
Redmi K80 Serisi: Piyasaya çıktığında amiral gemisi katili olarak bilinen bu serinin güncellemeyi alması kesindir.
Redmi K70 Serisi: K70, K70 Pro ve K70E modelleri, güçlü işlemcileri sayesinde HyperOS 3.1 için uygun adaylardır.
Redmi Note 14 Serisi: Orta segmentin kralı olarak görülen Note serisinin yeni üyeleri de listede yer alacaktır.
Redmi Note 13 Serisi: Note 13 Pro+ 5G gibi serinin güçlü modelleri, güncellemeyi alacak cihazlar arasında gösteriliyor.
POCO Serisi Cihazlar
Performans odaklı POCO serisi de HyperOS 3.1 güncellemesinden payını alacak. Özellikle F ve X serisindeki yeni modellerin güncellenmesi bekleniyor.
POCO F7 Serisi: Performans odaklı bu serinin yeni üyeleri, güncellemeyi kesin olarak alacaktır.
POCO F6 Serisi: F6 ve F6 Pro, güçlü donanımları sayesinde HyperOS 3.1’e rahatlıkla geçiş yapacaktır.
POCO X7 Serisi: Orta segmentte iddialı olan X serisinin yeni modelleri de güncelleme alacaklar listesindedir.
POCO X6 Pro 5G: Yüksek performanslı bu modelin de HyperOS 3.1’i alması beklenmektedir.
Xiaomi HyperOS 3.1 Özellikleri Neler?
HyperOS 3.1, temel olarak Android 16 üzerine inşa edileceği için bu yeni işletim sisteminin getirdiği tüm avantajları bünyesinde barındıracak. Xiaomi’nin kendi dokunuşlarıyla bu özelliklerin daha da geliştirilmesi bekleniyor. İşte HyperOS 3.1 ile gelmesi muhtemel bazı önemli yenilikler:
Gelişmiş Yapay Zeka Entegrasyonu: Android 16’nın yapay zeka odaklı olması bekleniyor. HyperOS 3.1, bu temeli kullanarak daha akıllı bir asistan, gelişmiş kamera özellikleri, metin özetleme ve üretken yapay zeka araçlarını sisteme derinlemesine entegre edebilir. Bu sayede kullanıcılar, telefonlarını çok daha verimli bir şekilde kullanabilirler.
Gizlilik ve Güvenlik İyileştirmeleri: Her yeni Android sürümünde olduğu gibi, Android 16 da gizlilik ve güvenlik konularında önemli adımlar atacaktır. HyperOS 3.1, uygulama izinleri üzerinde daha detaylı kontrol, gelişmiş bir gizlilik paneli ve kötü amaçlı yazılımlara karşı daha proaktif koruma mekanizmaları sunabilir.
Kullanıcı Arayüzü ve Animasyonlarda Akıcılık: HyperOS, akıcı animasyonları ve minimalist tasarımıyla zaten beğeni toplamıştı. HyperOS 3.1 ile birlikte sistem genelinde animasyonların daha da pürüzsüz hale getirilmesi, yeni kişiselleştirme seçenekleri (kilit ekranı, temalar vb.) ve daha sezgisel bir kullanıcı arayüzü sunulması bekleniyor. Ayrıca, ‘İnsan, Araba ve Ev’ ekosistemini birbirine bağlayan özelliklerin daha da geliştirilmesi muhtemel.
Performans ve Batarya Optimizasyonu: Xiaomi, her güncellemede olduğu gibi bu sürümde de sistem performansını ve batarya ömrünü iyileştirmeye odaklanacaktır. Arka plan işlemlerinin daha verimli yönetilmesi, uygulamaların daha hızlı açılması ve genel sistem kararlılığının artırılması, HyperOS 3.1’in öncelikleri arasında yer alacak.
Bu güncelleme, sadece bir sürüm yükseltmesi değil, aynı zamanda yapay zeka, güvenlik ve kullanıcı deneyimi alanlarında önemli yenilikler getiren bir devrim niteliğinde olacak. Kullanıcıların, cihazlarının bu listede olup olmadığını kontrol ederek gelecekteki bu heyecan verici yeniliklere hazırlanmaları önemli.
Peki, Xiaomi’nin HyperOS 3.1 güncelleme politikası hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Elon Musk, geçtiğimiz günlerde Avrupa Birliği ile yaşanan gerginliklerin ve kesilen cezaların ardından X platformunun tavsiye algoritmasını açık kaynaklı hale getireceğini duyurmuştu. Bu hamle, sosyal medya devinin kullanıcı zaman tünellerini nasıl düzenlediğine dair daha fazla şeffaflık sağlamak ve düzenleyici kurumların baskısını hafifletmek amacıyla atılmış bir adım gibi görünüyordu. Ancak kodların herkesin erişimine açılması, beklenmedik bir güvenlik endişesini de beraberinde getirdi.
Davranışsal Parmak İzi: X Algoritması Gizli Hesapları İfşa Edebilir
Genellikle teknoloji dünyasında bir yazılımın açık kaynaklı hale gelmesi olumlu bir gelişme olarak kabul edilir. Fakat X üzerinde yapılan son incelemeler, bu şeffaflık hamlesinin anonim yan hesapları ifşa edebileceğini gösteriyor. Platformun yayınlanan kodları arasında derinlemesine inceleme yapan bir açık kaynak istihbarat uzmanı, gizlilik konusunda endişe verici detaylara ulaştı. Kodların içinde “Kullanıcı Eylem Sırası” adı verilen özel bir yapı keşfedildi.
Bu sistem, kullanıcıların yaptığı işlemlerin basit bir kaydını tutmanın çok ötesinde çalışıyor. Platformdaki tüm davranış geçmişinizi kodlayan karmaşık bir bağlam oluşturuyor. Ekranı kaydırırken durakladığınız milisaniyeler, engellediğiniz hesap türleri, ilgi duyduğunuz içerikler ve etkileşim anlarınız gibi binlerce hassas veri noktasını anlık olarak analiz ediyor. X, bu verileri aslında size en uygun içeriği sunmak ve sizi platformda tutmak için kullanıyor.
Instagram, kullanıcıların kendilerini başkasının Yakın Arkadaşlar listesinden çıkarmasını sağlayacak yeni bir özellik geliştiriyor.
Ancak sistemin çalışma prensibi, aynı zamanda yüksek doğruluklu bir davranışsal parmak izi oluşturulmasına neden oluyor. Yapılan analizlere göre, bilinen bir hesabın davranış verileri ile anonim hesapların verileri karşılaştırıldığında, şaşırtıcı derecede yüksek eşleşmeler elde edilebiliyor. Yani kullanıcı adınızı değiştirseniz bile dijital alışkanlıklarınızı ve reflekslerinizi gizlemek sandığınızdan çok daha zor oluyor.
Teorik olarak, halka açık bir X kullanıcısının davranışsal parmak izi haritalandığında, bu veriler anonim bir hesapla kolayca eşleştirilebiliyor. Hatta bu yöntemin Reddit veya Discord gibi farklı platformlardaki hesapları tespit etmek için bile kullanılabileceği belirtiliyor. Bu durum, algoritmaların bizi kendimizden daha iyi tanıdığını ve dijital dünyadaki anonimliğin aslında ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye, son yıllarda sosyal medya platformlarına yönelik uyguladığı “yerel temsilci” modelini şimdi de dijital oyun ekosistemine taşıyor. Ocak 2026 itibarıyla gündeme bomba gibi düşen yasa taslağı, internet üzerinden oyun dağıtımı yapan ve günlük erişimi belirli bir eşiğin üzerinde olan tüm platformların Türkiye’de en az bir gerçek veya tüzel kişiyi temsilci olarak atamasını şart koşuyor. Bu adım, dijital egemenlik, vergilendirme ve kullanıcı güvenliği başlıklarında yeni bir dönemi başlatıyor.
Oyun mağazaları temsilcilik zorunluluğu Türkiye'de resmen başlıyor. Dijital platformlar artık yerel ofis açmak zorunda.
Yasal Statü Netleşiyor: “Oyun Sağlayıcı” ve “Oyun Dağıtıcı”
Yeni düzenlemeyle birlikte mevzuata iki kritik tanım ekleniyor. Oyunları geliştiren ve yayımlayan şirketler “Oyun Sağlayıcı”, bu oyunların satışını ve dağıtımını yapan Steam, Epic Games veya konsol mağazaları gibi yapılar ise “Oyun Dağıtıcı” olarak sınıflandırılıyor.
GTA 6'nın çıkışı Türkiye'deki dijital yasalarla nasıl etkilenecek? Oyunseverler için tüm senaryoları listeledik.
Bu ayrım, sorumlulukların netleşmesini sağlıyor. Örneğin, bir oyunun içindeki sakıncalı içerikten “sağlayıcı” sorumlu tutulurken, o oyunun Türkiye’deki kullanıcılara ulaştırılmasından ve yasal taleplerin karşılanmasından “dağıtıcı” sorumlu olacak.
Yasanın en çok tartışılan yönü, temsilcilik açmayan platformlara uygulanacak ağır yaptırımlar. Süreç şu şekilde işleyecek:
İdari Para Cezaları: Yükümlülüğünü yerine getirmeyen platformlara ilk aşamada 1 milyon TL ile 30 milyon TL arasında değişen idari para cezaları kesilecek.
Bant Daraltma Cezası: Cezalara rağmen temsilci atamayan platformlar için BTK, internet trafik bant genişliğinin önce %50, ardından %90 oranında daraltılması için mahkemeye başvurabilecek.
Erişim Engeli Riski: %90 bant daraltma, bir platformun Türkiye’den fiilen kullanılamaz hale gelmesi (oyun indirme hızlarının durma noktasına gelmesi veya sunuculara bağlanılamaması) anlamına geliyor.
İçerik Denetimi ve Yaş Derecelendirmesi
Düzenlemenin kalbinde çocukların korunması yer alıyor. Taslağa göre, Türkiye pazarındaki tüm oyunlar için yaş derecelendirmesi zorunlu olacak. Derecelendirmesi bulunmayan veya Türkiye’nin kültürel değerlerine aykırı olduğu tespit edilen “riskli” içerikler hakkında BTK, 5 gün içinde kaldırılma veya erişim engeli talebinde bulunabilecek.
Not: BTK, sadece içerik kaldırma değil; platformların algoritmaları, veri işleme mekanizmaları ve kurumsal yapıları hakkında da bilgi talep etme yetkisine sahip olacak.
Dijital Oyun Platformlarında Yaşanacak 5 Temel Değişim
Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte kullanıcıları ve platformları şu değişimler bekliyor:
Değişim Alanı
Beklenen Etki
Fiyatlandırma
Yerel ofis maliyetleri ve vergi denetimi, oyun fiyatlarına ek yük getirebilir.
Katalog Değişikliği
Türkiye’nin kriterlerine uymayan veya “riskli” bulunan bazı oyunlar mağazalardan kaldırılabilir.
Ebeveyn Kontrolü
Mağazalarda ebeveynlerin çocuklarının harcamalarını ve süresini denetleyeceği zorunlu araçlar sunulacak.
Hızlı Destek
Temsilcilikler sayesinde kullanıcı şikayetleri ve iade süreçleri yerel hukuk çerçevesinde daha hızlı çözülebilecek.
Veri Güvenliği
Kullanıcı verilerinin Türkiye’de tutulması veya yerel makamlarla paylaşılması konusunda yeni protokoller oluşacak.
Launcher Çıkmazı: Ubisoft, EA ve Rockstar Durumu
Uzmanlar, Steam veya Epic Games gibi devlerin temsilcilik açabileceğini öngörse de, sadece kendi oyunlarını satan EA App, Ubisoft Connect veya Rockstar Games Launcher gibi daha küçük çaplı ama kritik aracı yazılımların nasıl tepki vereceği merak konusu. Eğer bu yardımcı yazılımlar temsilci atamaz ve bant daraltma cezası alırsa, kullanıcılar Steam’den satın aldıkları bir oyunu bile bu “launcher”lar çalışmadığı için açamayabilirler.
Oyuncuları Ne Bekliyor?
Yeni yasal düzenleme, Türkiye’yi dijital oyun pazarında “izleyici” konumundan “düzenleyici” konumuna taşımayı hedefliyor. Devlet, bu sayede hem milyarlarca liralık oyun içi satın alımları vergilendirmeyi hem de dijital içerikleri yerel hassasiyetlere göre denetlemeyi amaçlıyor.
Ancak oyuncular tarafında endişe hakim. Küresel platformların Türkiye pazarından çekilme ihtimali düşük görünse de, uyum sürecindeki aksaklıkların “bant daraltma” gibi yöntemlerle oyuncuları mağdur etmesi en büyük korku. Önümüzdeki aylarda Valve (Steam), Epic ve Sony (PlayStation) gibi devlerin Türkiye ofislerini kurup kurmayacağı, Türkiye’nin oyun dünyasındaki kaderini belirleyecek.
SpaceX, 1 milyon adet güneş enerjili uydu fırlatmak amacıyla Federal İletişim Komisyonu’na (FCC) resmi bir başvuruda bulundu. Şirket tarafından yapılan açıklamada, bu devasa uydu ağının yapay zeka için veri merkezleri olarak hizmet vermesi planlanıyor. Bu hamle, şirketin uzaydaki varlığını ve teknolojik altyapısını benzeri görülmemiş bir seviyeye taşıma isteğini gösteriyor.
Elon Musk’ın Yeni Hedefi Yapay Zeka için Uzaya Veri Merkezi Kurmak
Şirketin sunduğu başvuru dosyası oldukça iddialı bir vizyonu ortaya koyuyor. Planlanan bu uydular, sadece yapay zeka bilgi işlem gücüne yönelik artan talebi karşılamanın en verimli yolu olarak tanımlanmıyor. Aynı zamanda bu proje, insanlığın yıldızlar arasında çok gezegenli geleceğini garanti altına almak ve Güneş’in tüm gücünden yararlanabilen Kardashev II seviyesinde bir medeniyet olma yolunda atılan ilk adım olarak nitelendiriliyor.
Teknoloji dünyasının önemli isimleri ise bu duruma temkinli yaklaşıyor. Analizlere göre, 1 milyon uydu rakamının doğrudan onaylanma ihtimali oldukça düşük görünüyor. Bu rakamın muhtemelen müzakereler için yüksek tutulmuş bir başlangıç noktası olduğu düşünülüyor. Hatırlanacağı üzere FCC, kısa süre önce SpaceX’e ek 7.500 Starlink uydusu fırlatma izni vermiş ancak önerilen diğer 14.988 uyduya yetki vermeyi ertelemişti.
Elon Musk, 2026 Mars görevini iptal ederek SpaceX'in odağını Ay'a çevirdi. Starship'in yeni rotası ve güncel fırlatma takvimi haberimizde.
Mevcut duruma bakıldığında yörüngedeki trafik zaten oldukça yoğun. Avrupa Uzay Ajansı verilerine göre, şu anda Dünya yörüngesinde yaklaşık 15.000 insan yapımı uydu bulunuyor. Uzmanlar, bu yoğunluğun halihazırda kirlilik ve uzay enkazı ile ilgili ciddi sorunlar yaratmaya başladığı konusunda uyarıyor. 1 milyon yeni uydunun bu sorunu nasıl etkileyeceği ise büyük bir tartışma konusu.
Başvuru dosyasında sektördeki diğer gelişmeler de dikkat çekiyor. Rakip firma Amazon, roket eksikliğini gerekçe göstererek 1.600’den fazla uyduyu yörüngeye yerleştirmek için FCC’den ek süre talep ediyor. Öte yandan SpaceX’in, halka arz öncesinde Elon Musk’ın diğer şirketleri olan Tesla ve xAI ile birleşmeyi düşündüğü de gelen raporlar arasında yer alıyor. Bilindiği üzere xAI daha önce X (eski adıyla Twitter) ile birleşmişti.
SpaceX, Starlink Gen2 uydusu için FCC'den ek onay aldı. Toplam sayı 15 bine çıkarken küresel kapsama alanı genişliyor. İşte detaylar.
Uzaydaki uydu trafiğinin bu denli artması ve yapay zeka için uzaya veri merkezi kurma fikri hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce uzay kirliliği endişesi teknolojik ilerlemenin önüne geçmeli mi, yoksa bu risk göze alınabilir mi?
Apple, çevrimiçi mağazasındaki Mac satın alma sürecinde sessiz ama köklü bir değişikliğe gitti. Şirket, MacBook Air, MacBook Pro, iMac, Mac mini, Mac Studio ve Mac Pro modellerini içeren tüm bilgisayar serisi için sipariş arayüzünü tamamen yeniledi.
Apple Store’da Yeni Dönem: Hazır Mac Paketleri Tarih Oldu
Eskiden kullanıcılar, belirli işlemci, RAM ve depolama seçeneklerine sahip önceden yapılandırılmış standart modellerden birini seçerek işe başlardı. Ancak yeni sistemde bu hazır şablonlar kaldırıldı ve yerine tamamen sıfırdan özellik seçimine dayalı bir yapı getirildi. Bu yeni süreç, bir iPad veya iPhone sipariş etme deneyimine oldukça benziyor.
Kullanıcılar tarafından fark edilen bu değişiklikle birlikte, artık “Satın Al” butonuna tıklandığında doğrudan yapılandırma ekranına yönlendiriliyorsunuz. Örneğin bir MacBook Pro satın almak istediğinizde, süreç ekran boyutu (14 inç veya 16 inç) ve renk seçimiyle başlıyor.
Yeni Apple ürünleri sızıntıları heyecan yaratıyor! Katlanabilir iPhone'dan yeni nesil MacBook'lara, akıllı ev cihazlarına kadar 20'den fazla yeni ürün bekleniyor.
Ardından, nano-texture ekran kaplaması isteyip istemediğinize karar veriyor ve seçtiğiniz boyuta uygun M-serisi çip ve çekirdek sayısı seçeneklerini belirliyorsunuz. Son adımlarda ise bellek (RAM) miktarını, SSD depolama alanını, güç adaptörünü ve klavye dilini seçerek siparişinizi tamamlıyorsunuz.
Bu değişiklik, kullanıcıların farklı konfigürasyonlar arasındaki fiyat farklarını doğrudan kıyaslamasını biraz daha zorlaştırsa da, Apple ekosistemindeki satın alma deneyimini tek bir standartta birleştiriyor. Ayrıca bu hamlenin, merakla beklenen M5 Pro ve M5 Max işlemcili yeni modellerin piyasaya sürülmesi öncesinde bir hazırlık olabileceği de konuşuluyor. Henüz bu yeni işlemciler seçenekler arasında yer almasa da, Apple Store altypısının bu güncellemeye şimdiden hazırlandığı düşünülüyor.
Baykar, 2025 yılında gerçekleştirdiği 2.2 milyar dolarlık ihracatla, dünya SİHA ihracat pazarının lideri oldu. Dünyanın en büyük İHA firması olan Baykar, geçtiğimiz yıl gelirlerinin %88’ini ihracattan elde etti.
Türkiye’nin milli ve özgün SİHA’larını geliştiren Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya İHA pazarında lider olan Baykar, 2025’te ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Küresel ölçekte başarıyla anılan İHA’lar geliştiren Baykar, aynı zamanda Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının da lokomotifi oldu.
GELİRLERİN %88’İ İHRACATTAN
2025 yılında toplamda 2.5 milyar dolarlık gelir kazanan Baykar, geçtiğimiz yıl gelirlerinin %88’ini ihracattan elde etmiş oldu. Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından düzenlenen, 5. Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’nda açıklanan verilere göre Türk savunma sanayinin ihracat şampiyonları arasında ikinci sırada yer alan Baykar, İHA ürün grubu ihracatında ise açık arayla zirvedeki yerini korudu.
Bayrakta İhracat Şampiyonu Oldu
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024 yılında da küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörünün toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 37 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.
Yeni bir araştırma, elektrikli araçların batarya ömrünün ve teknolojisinin gelişmesiyle birlikte şarj alışkanlıklarının da iyileştiğini gösterdi. Bunun üzerine yapılan kapsamlı bir diğer çalışma ise 2026 yılında bütçe dostu bir otomobil arayanların, ikinci el elektrikli araç pazarına yönelmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Sorumlu Batarya Koalisyonu ve Michigan Üniversitesi Elektrikli Araç Merkezi tarafından desteklenen ve 27 Ocak’ta yayınlanan rapora göre, üç yaşındaki ikinci el elektrikli araçlar, on yıllık kullanım ömrü boyunca benzinli veya dizel araçlara kıyasla sahiplerine çok daha az masraf çıkarıyor.
2026 Otomobil Raporu: İkinci El Elektrikli Araçlar Neden En Mantıklı Seçenek?
Çalışma kapsamında araçların satın alma fiyatı, ev tipi şarj ünitesi kurulum maliyeti, yakıt, sigorta, rutin bakım masrafları ve aracın on yıl sonundaki ikinci el değeri gibi kritik faktörler incelendi. Elektrikli otomobiller ilk üç yılda piyasa değerlerinde ciddi bir düşüş yaşasa da, araştırma bu sert değer kaybının üçüncü yıldan sonra belirgin şekilde azaldığını ve dengelendiğini gösteriyor. Bu noktadan sonra fiyatlar, benzinli veya hibrit araçlarla benzer bir seyir izliyor. Öte yandan içten yanmalı motora sahip araçlar, kalan yedi yıllık kullanım süresince daha fazla mekanik bakım gerektiriyor ve bu durum sahipleri için yaklaşık 3.700 dolarlık ek bir bakım masrafı anlamına geliyor.
Araştırma belirli bir model yerine genel araç türlerinin ortalamasına odaklansa da, birçok elektrikli modelin kompakt ve orta boy SUV segmentindeki benzinli araçlarla kıyaslandığı görülüyor. ABD pazarında en popüler araç türleri arasında yer alan bu segmentte, on yıllık kullanım ömrü boyunca tamamen elektrikli araçların 6.700 ila 13.000 dolar arasında toplam tasarruf sağladığı belirlendi. Bu veriler, uzun vadeli araç sahipliğinde elektrikli modellerin ekonomik avantajını net bir şekilde kanıtlıyor.
Türkiye'de elektrikli otomobil satışları rekor kırdı! Son verilere göre Türkiye, Avrupa'nın en büyük 4. pazarı oldu.
Analistlerin bu yıl kiralama süresi dolan çok sayıda üç yaşındaki elektrikli aracın ikinci el piyasasına gireceğini öngörmesi, bu bulguları tüketici için daha da değerli kılıyor. Tesla Model Y ve Volkswagen ID.4 gibi popüler modellerin yanı sıra Ford F-150 Lightning ve Nissan Ariya gibi araçlar için geçmişte yapılan yoğun sübvansiyonlu kiralama sözleşmelerinin sona ermesi, ikinci el pazarını tamamen alıcıların lehine çeviriyor. J.D. Power verilerine göre bayiler, stoklarında biriken bu araçları elden çıkarmak için oldukça istekli davranacak ve bu da fiyatları aşağı çekecektir.
Yollardaki araçların ortalama yaşı giderek artarken, eski nesil Nissan Leaf ve Tesla Model S örneklerinin bile 300.000 kilometreyi aşan menzillerde sorunsuz kullanıldığı görülüyor. Bilinçli tüketiciler şimdiden ikinci el Tesla Model 3 ve Model Y araçlarını fiyat-performans avantajı nedeniyle tercih etmeye başladı. 2026 yılında satıcıların elden çıkarmak için sabırsızlandığı çok sayıda iyi durumdaki elektrikli aracın piyasada olması, otomobil almayı düşünenler için büyük bir fırsat yaratıyor.
Teknoloji dünyasının merakla beklediği Şubat ayı yaklaşırken, Samsung’un yeni amiral gemisi Galaxy S26 serisi için geri sayım başladı. Özellikle serinin en güçlü modeli olması beklenen Galaxy S26 Ultra, sunduğu üst düzey özelliklerle dikkat çekiyor. Ancak teknoloji kulislerinde dolaşan son raporlar, bu cihazı bekleyen kullanıcılar için üzücü bir haberi de beraberinde getiriyor. Uzun süredir gündemde olan küresel DRAM ve NAND flash bellek krizinin, üretim maliyetlerini kaçınılmaz bir şekilde artırdığı belirtiliyor. Bu maliyet artışının, Samsung’un fiyat politikasına doğrudan etki etmesi bekleniyor.
Galaxy S26 Ultra: Yapay Zeka ve Yeni İşlemciyle Maliyet Artışına Meydan Okuyor
Gelen bilgilere göre Samsung, artan bileşen maliyetlerini absorbe etmekte zorlanıyor. Şirketin yakın zamanda tanıttığı Galaxy Book 6 Pro dizüstü bilgisayar serisinde bir önceki nesle göre yaptığı 477 dolarlık fiyat artışı, bu durumun en somut göstergesi olarak yorumlanıyor. Benzer bir tablonun akıllı telefon pazarında da yaşanacağı öngörülüyor. Güney Kore kaynaklı NewDaily raporuna göre, Galaxy S26 Ultra’nın fiyatının selefi Galaxy S25 Ultra’ya kıyasla yaklaşık yüzde 6 oranında daha pahalı olacağı tahmin ediliyor. Bu artışla birlikte, Galaxy S25 Ultra’nın Güney Kore’deki 1.69 milyon Wonluk başlangıç fiyatının, yeni modelde 1.8 milyon Won seviyesine çıkması bekleniyor.
Samsung yönetimi, bellek yongalarındaki tedarik sıkıntısından hiçbir üreticinin kaçamayacağını kabul etmiş durumda. Bu nedenle şirket, stratejisini sadece donanım özelliklerini yükseltmek yerine, kullanıcı deneyimini iyileştirmeye odaklıyor. Raporlar, Samsung’un tüketicileri artan fiyata ikna etmek için yeni nesil yapay zeka deneyimleri, Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemcisinin daha güçlü bir versiyonu ve gelişmiş kamera sensörleri gibi özelliklere güveneceğini işaret ediyor. Şirket, saf donanım savaşlarından sıyrılarak, günlük kullanımı doğrudan etkileyecek özelliklerle satış hacmini artırmayı hedefliyor.
Pazar liderliğini Apple’a kaptıran Samsung, bu ivmeyi geri kazanmak için lansman döneminde agresif pazarlama taktikleri de uygulayabilir. Önceki yıllarda olduğu gibi, Galaxy S26 Ultra’nın ilk alıcılarına yönelik kablosuz kulaklık, powerbank gibi hediyeler ve cazip indirim fırsatları sunulması bekleniyor. Bu kampanyaların bölgelere göre değişiklik gösterebileceği belirtilse de, Samsung’un amiral gemisi satışlarını canlı tutmak için bu tür teşviklere büyük önem vereceği aşikâr. Artan fiyatlara rağmen sunulan bu ekosistem avantajları ve donanım gücü, kullanıcıların tercihini etkileyecek en önemli faktörler olacak gibi görünüyor.
Sızdırılan Galaxy S26 Ultra kayıtları, cihazın S25'te eksik olan Linux Terminal desteğiyle geleceğini gösteriyor. İşte heyecan verici detaylar.
Siz akıllı telefon tercihlerinizde en çok hangi özelliğe bütçe ayırmayı mantıklı buluyorsunuz; üst düzey kamera ve yapay zeka yetenekleri için fiyat artışını göze alır mıydınız?
Otomotiv dünyasındaki rekabet hız kesmeden devam ederken Japon üretici Toyota, 2025 yılına dair verilerini paylaştı. Toyota Motor, Perşembe günü yaptığı açıklamada dünya genelinde 11,3 milyon araç satarak yeni bir rekora imza attığını duyurdu. Bu başarıyla birlikte şirket, üst üste altıncı kez dünyanın en çok satan otomobil üreticisi unvanını korumayı başardı. Küresel grup satışları bir önceki yıla göre %4,6 oranında artış gösterdi. Açıklanan bu rakamlar, ana şirketin Toyota ve Lexus markalarının yanı sıra küçük otomobil birimi Daihatsu ve kamyon üreticisi Hino Motors satışlarını da kapsıyor.
Dünyanın En Büyük Otomobil Üreticisi Yine Toyota Oldu
Listenin ikinci sırasında yer alan Alman rakibi Volkswagen Grubu ise farklı bir tablo çizdi. Volkswagen, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada birim satışlarının geçen yıl %0,5 düşerek 9 milyon aracın biraz altında kaldığını bildirmişti. Alman devi, şu sıralar hem kendi ülkesinde maliyetleri düşürmeye yönelik çalışmalar yürütüyor hem de Çin pazarındaki yoğun rekabetle başa çıkmaya çalışıyor. İki dev arasındaki makasın bu yıl Toyota lehine biraz daha açıldığı görülüyor.
Toyota’nın büyüme grafiği incelendiğinde, başarının temel olarak Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya’daki satışlardan kaynaklandığı dikkat çekiyor. Bu iki pazar, ana şirketin toplam satışlarının beşte ikisinden fazlasını oluşturdu. Sadece Toyota ve Lexus markalı araç satışları ele alındığında ise %3,7’lik bir artışla 10,5 milyon adede ulaşıldı ve bu da ayrı bir rekor olarak kayıtlara geçti. Özellikle ABD pazarında hibrit araçlara yönelik güçlü talep, bu artışın en büyük destekçisi oldu.
İhracat verilerine bakıldığında Japonya’dan ABD’ye yapılan sevkiyatların %14,2 oranında artarak yaklaşık 615.000 araca yükseldiği görülüyor. En popüler modeller arasında yer alan RAV4 SUV, bu ihracat başarısında önemli bir rol oynadı. Çin pazarında ise Toyota satışları %0,2 oranında sınırlı bir artış gösterdi. Bu küçük artış, dünyanın en büyük otomobil pazarındaki ağır rekabete rağmen son dört yılda ilk kez düşüş yaşanmaması açısından önem taşıyor. Küresel satış pastasında benzinli-elektrikli hibrit araçlar %42’lik büyük bir paya sahipken, bataryalı elektrikli araçların oranı %1,9 seviyesinde kaldı.
Hafif ticari araç modelleriyle Toyota, işletmelerin ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirmeye devam ediyor.
Toyota’nın elektrikli araç pazarındaki düşük payına rağmen hibrit modellerle liderliğini açık ara sürdürmesi hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce bir sonraki aracınız tam elektrikli mi yoksa hibrit teknolojisine sahip bir model mi olacak? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın.
Oyun dünyasının en sevilen hikayelerinden birini ekranlara taşıyan The Last of Us dizisi hakkında kafaları karıştıran bir açıklama geldi. Dizinin yaratıcısı Craig Mazin daha önce hikayeyi tamamlamak için dört sezona ihtiyaç duyduklarını belirtmiş olsa da HBO cephesinden gelen son sinyaller yolun sonunun daha yakın olduğunu gösteriyor. HBO yöneticisi Casey Bloy tarafından yapılan açıklamalar, dizinin önümüzdeki sezon final yapabileceği ihtimalini güçlendirdi.
The Last of Us Üçüncü Sezon İle Final Yapabilir
HBO İçerik Başkanı Casey Bloy, kendisine yöneltilen dizinin gelecek sezon bitip bitmeyeceği sorusuna verdiği yanıtla hayranları şaşırttı. Bloy, hikayenin üçüncü sezonda tamamlanacak gibi göründüğünü belirtti ancak son kararın yine de dizi sorumlularına ait olduğunu ekledi. Bu açıklama, daha önce hikayenin dördüncü sezona kadar sarkacağını söyleyen yapımcıların planlarıyla çelişiyor.
İkinci Sezondaki Reyting Düşüşü Planları Değiştirdi
Dizinin ikinci sezonu genel olarak başarılı bulunsa da özellikle Joel karakterinin ölümünün işlendiği ikinci bölümden sonra izlenme oranlarında belirgin bir düşüş yaşanmıştı. Özellikle dördüncü ve beşinci bölümlerin, ilk sezonun gerisinde kalan izleyici sayılarına ulaşması HBO yönetimini endişelendirmiş olabilir. Normalde ikinci sezonlarda bir miktar düşüş beklense de bu durum prestijli bir HBO yapımı için alışılmadık bir durum olarak değerlendiriliyor.
HBO, Knight of the Seven Kingdoms başarısının ardından Game of Thrones evreni için strateji değiştiriyor. Yeni projeler ve detaylar haberimizde.
Craig Mazin Dört Sezon Konusunda Israrcı Olmuştu
Dizinin başındaki isim Craig Mazin, 2025 yılında yaptığı açıklamalarda hikayeyi anlatmak için üç sezonun asla yetmeyeceğini ve en olası sonucun dört sezonluk bir planlama olduğunu vurgulamıştı. Ancak eleştirmenler, ikinci oyunun hikayesini birden fazla sezona yaymanın tempoyu düşürdüğünü ve izleyiciyi yorduğunu savunuyor. HBO yönetiminin de hikayeyi daha fazla uzatmadan, tadında bırakarak üçüncü sezonda görkemli bir final yapmaya sıcak baktığı konuşuluyor.
Peki, sizce The Last of Us hikayesi sakız gibi uzatılmalı mı yoksa üçüncü sezonda net bir final mi yapmalı? Görüşlerinizi yorumlarda bekliyoruz!