Xbox resmen otomobillere geliyor!

Microsoft, Xbox’ı otomobillere getirmek için LG ile iş birliği yaptı. LG’nin Otomotiv İçerik Platformu (ACP) üzerinden çalışacak yeni bir Xbox uygulaması sayesinde, Xbox Game Pass Ultimate aboneleri oyunları doğrudan araç ekranlarında bulut üzerinden oynayabilecek.

Xbox, otomobiller için sunulacak

Bu iş birliğinin ilk meyvesi Kia EV3 modelinde görülecek. Xbox uygulaması, özellikle elektrikli araçlar şarj edilirken veya uzun yolculuklarda yolcular için eğlence sunmayı hedefliyor.

LG’nin ACP sistemi şu anda Avrupa’daki Kia EV3’te kullanılıyor ve yakın zamanda EV4, EV5 ve yeni Sportage modellerine de gelecek. ACP, LG akıllı televizyonlarındaki webOS işletim sistemini temel alıyor ve Netflix, Disney Plus, YouTube gibi birçok içerik platformuna erişim sağlıyor.

Microsoft, bu yılın başında Xbox uygulamasını LG akıllı televizyonlarına getirmişti. Şimdi ise otomobillere genişlemesi, şirketin Xbox Cloud Gaming hizmetini Game Pass Core ve Standard abonelik planlarına da açmaya hazırlandığı bir döneme denk geliyor.

iPhone 17 Türkiye fiyatı açıklandı

iPhone 17 Türkiye fiyatı açıklandı

iPhone 17 Türkiye fiyatı belli oldu. Peki, Apple'ın yeni gözdesi ülkemizde ne kadara satılacak? İşte tüm detaylar.

Microsoft, ayrıca Tokyo Game Show’a bu ay geri döneceğini duyurdu. 25 Eylül’de Türkiye saati ile 13:00’te yapılacak Xbox yayınında Forza Horizon 6’nın tanıtılması bekleniyor. Etkinlik için paylaşılan görseldeki neon ışıklı şehir manzarası, yeni Forza oyununun Japonya’da geçebileceğine işaret ediyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz günlük hayatınızda bir Xbox konsolu kullanıyor musunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

İşletmelerin Dijital Dönüşümüne Destek: PayTR Sanal POS’un Avantajları

Günümüz tüketicileri alışveriş süreçlerinde hız, güvenlik ve pratiklik bekliyor; işletmelerin de bu beklentilere ayak uydurması kaçınılmaz hale geliyor. Özellikle online alışverişin yaygınlaşmasıyla birlikte ödeme sistemleri, dijital dönüşüm yolculuğunun en önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu noktada sanal POS çözümleri, işletmelerin modern ihtiyaçlarına uygun, esnek çözümler sunarak fark yaratıyor.

Sanal POS Nedir ve İşletmeler için Neden Gereklidir?

Sanal POS (Point of Sale), işletmelerin internet üzerinden kredi kartı ya da banka kartı ile ödeme almasını sağlayan dijital altyapı olarak tanımlanıyor. Fiziksel POS cihazlarının çevrimiçi karşılığı gibi çalışan sistem, online hizmet sağlayıcılar için artık temel ihtiyaç haline geliyor.

Müşterilerin alışveriş deneyimi değişiyor; geleneksel yöntemlerde mağazaya gitmeleri gerekirken, sanal POS sayesinde tüm ödeme süreci güvenli şekilde internet üzerinden tamamlanıyor. Bu durum, hem kullanıcı deneyimini güçlendiriyor hem de işletmelerin satış hacmini artırıyor. Ayrıca farklı kart türlerini desteklemesi, taksit seçenekleri sunması ve tek tıkla ödeme imkanı sağlaması, işletmelere çok daha geniş müşteri kitlesine ulaşma fırsatı veriyor.

E-ticaret hacmi her geçen gün büyümeye devam ediyor ve bu süreçte sanal POS kullanmayan işletmeler, rekabette geri planda kalıyor. Dolayısıyla sanal POS, yalnızca ödeme çözümü değil, dijital çağda ayakta kalabilmenin de en önemli araçlarından biri haline geliyor.

PayTR Sanal POS’un Avantajları

PayTR Sanal POS, işletmelerin dijital dönüşüm sürecinde güvenilir bir ödeme çözümü olarak öne çıkıyor. Yerli altyapısı sayesinde hem teknik destek hem de güvenlik standartları açısından güçlü bir yapı sunuyor. Aşağıda PayTR sanal POS sisteminin sağladığı tüm avantajları bulabilirsiniz:

Kolay Entegrasyon ve Uygulama Esnekliği

PayTR Sanal POS, işletmelere sunduğu kolay entegrasyon özellikleriyle öne çıkıyor. E-ticaret siteleri, mobil uygulamalar ve farklı satış platformları, PayTR altyapısına hızlı şekilde entegre edilebiliyor. Bu sayede işletmeler, teknik bilgiye ihtiyaç duymadan kısa sürede online ödeme almaya başlıyor.

Platformun esnek yapısı, farklı yazılım altyapılarıyla da sorunsuz uyum sağlıyor. İster hazır e-ticaret altyapıları kullanılsın ister özel yazılımlar tercih edilsin, PayTR Sanal POS kolayca uyum gösteriyor. API desteği sayesinde işletmeler ödeme sistemlerini ihtiyaçlarına göre özelleştirebiliyor, müşteri deneyimini kendi iş modeline uygun hale getirebiliyor.

Bu entegrasyon kolaylığı, özellikle KOBİ’ler için büyük avantaj sağlıyor. Karmaşık kurulum süreçleriyle vakit kaybetmek yerine, kısa sürede satışa odaklanmak mümkün. Sonuç olarak PayTR sanal POS, esnek yapısıyla dijital dönüşüm sürecinde işletmelere hız kazandırıyor ve rekabette öne çıkmalarına yardımcı oluyor.

Güvenlik ve Müşteri Verilerinin Korunması

Dijital ödeme sistemlerinde güvenlik, işletmeler için en kritik konulardan biri olarak öne çıkıyor. PayTR sanal POS, gelişmiş güvenlik altyapısı sayesinde tüm ödeme işlemlerini güvence altına alıyor. PCI DSS uyumluluğu sayesinde müşteri kart bilgileri, en yüksek güvenlik standartlarına uygun şekilde işleniyor.

Ödeme sürecinde kullanılan SSL şifreleme teknolojisi, kullanıcıların kişisel ve finansal verilerini koruyor. Böylece müşteriler, kart bilgilerinin üçüncü kişiler tarafından ele geçirilmesi gibi risklerle karşılaşmadan güvenle alışveriş yapabiliyor. İşletmeler açısından ise bu güvenlik standartları, müşteri sadakatini artıran en önemli unsurlardan biri haline geliyor.

Sürekli güncellenen güvenlik önlemleriyle olası siber saldırılara karşı güçlü koruma sağlıyor. İşletmeler, teknik detaylarla uğraşmadan güvenli bir ödeme altyapısına sahip oluyor. Sonuç olarak PayTR Sanal POS, yalnızca ödeme kolaylığı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda müşteri verilerinin korunması konusunda da işletmelere yüksek düzeyde güven sağlıyor.

Maliyet Avantajı ve Komisyon Oranları

İşletmeler için dijital dönüşüm sürecinde ödeme altyapısının maliyeti, karar verme aşamasında önemli bir kriter. PayTR Sanal POS, rekabetçi komisyon oranları ve uygun maliyetli çözümleriyle işletmelere ciddi bir avantaj sağlıyor. Özellikle KOBİ’ler, yüksek kurulum giderleri veya gizli ücretler olmadan online ödeme almaya başlıyor.

PayTR, farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere esnek paketler sunuyor. Bu sayede işletmeler, kendi satış hacmine uygun komisyon oranlarından faydalanabiliyor. Ayrıca hızlı ödeme transferi özelliği, işletmelerin nakit akışını kolaylaştırıyor ve finansal planlamayı daha öngörülebilir hale getiriyor.

Müşteri Deneyimini Güçlendiren Özellikler

Dijital dünyada rekabetin belirleyicilerinden biri müşteri deneyimi kabul ediliyor. PayTR sanal POS, sunduğu özelliklerle hem işletmelerin iş süreçlerini kolaylaştırıyor hem de müşterilerin alışveriş deneyimini keyifli hale getiriyor.

Tek tıkla ödeme seçeneği, kullanıcıların alışveriş sırasında zaman kaybetmesini önlüyor. Kart bilgilerinin güvenli şekilde saklanması sayesinde müşteriler, her alışverişte tekrar bilgi girmek zorunda kalmadan hızlı şekilde ödeme yapabiliyor. Ayrıca farklı kart türlerini desteklemesi ve taksit imkanı sunması, müşterilerin tercihlerini genişletiyor, alışverişi daha ulaşılabilir kılıyor.

Mobil uyumluluk da PayTR’nin güçlü yönlerinden biri. Tüketiciler, akıllı telefonları ya da tabletleri üzerinden güvenle ödeme yapabiliyor. Bu da işletmelerin her an, her yerden satış yapabilmesini sağlıyor.

Kesintisiz Teknik Destek

Bir e-ticaret sitesi için teknik destek, operasyonel sürekliliğin garantisi sayılıyor. Ödeme altyapısında yaşanabilecek en küçük problem bile, anlık satış kayıplarına neden olabiliyor. PayTR 7/24 ulaşılabilen uzman destek ekibiyle işletmelerin bu tür risklere karşı güvende kalmasını sağlıyor. Entegrasyon sürecinden ödeme işlemindeki herhangi bir hataya kadar her türlü konuda anında çözüm sunan bu hizmet, işletmenizin hiçbir zaman yalnız kalmamasını garanti altına alıyor.

E-ticaret sitenizin kalbi olan ödeme altyapınız, zamanında müşterilerinizle aranızdaki güven köprüsü oluyor. PayTR sanal POS, sunduğu güvenlik, kolay entegrasyon, maliyet avantajı ile işletmenizin rekabet gücünü artırıyor. PayTR’ı tercih ederek işinizi dijital dünyaya taşıyabilir, işinize değer katabilirsiniz.

Metal Gear Solid Delta Snake Eater inceleme

Video oyunları tarihinde öyle yapımlar vardır ki, zamanın ötesine geçerek birer mihenk taşına dönüşürler. Metal Gear Solid 3: Snake Eater da, şüphesiz bu anıt oyunlardan biridir. Hideo Kojima’nın dehasını yansıtan bu başyapıt, tuhaf mizah anlayışıyla derinlikli bir hikaye anlatımını, unutulmaz karakterlerle bugün bile geçerliliğini koruyan politik mesajları ustalıkla harmanlıyordu. Onu bir klasik yapan şey çılgın senaryosuysa, bir başyapıt yapan şey o senaryonun etrafına örülmüş inanılmaz mekanik derinlik katmanlarıydı.

Metal Gear Solid Delta Snake Eater inceleme

Yirmi yıl sonra bile, Naked Snake’in Sovyet topraklarındaki macerası, etkileşim ve oynanış özgürlüğü açısından eşi benzeri görülmemiş bir yoğunluk sunuyor. Snake Eater, Sandbox etiketini sonuna kadar hak eden nadir oyunlardan biridir; size muhteşem bir casusluk gerilimi sunarken aynı zamanda elinize farklı bir oyun deneyimi sunuyor. Bugün bile pek çok modern oyunun vaat edip sunamadığı bir özgürlüktür bu.

Avladığınız bir yılanın zamanla çürümesini izlemek, düşmanın yiyecek deposunu sabote edip açlıktan sizin çürümüş yılanınızı yemelerini beklemek… Tek bir düşmanı alt etmenin onlarca farklı yolu: üzerine arı kovanı atmak, sorguya çekmek, zehirli örümcek fırlatmak… Bu, PS2 döneminden kalma bir oyunun sunduğu akıl almaz bir yaratıcılıktı.

İşte bu yüzden Metal Gear Solid Delta Snake Eater duyurulduğunda, akıllardaki en büyük soru şuydu: Böylesine kusursuz bir yapıta nasıl dokunulur? Konami’nin cevabı ise modern oyun endüstrisinin trendlerinin aksine, oldukça cesur bir karar oldu: Yeniden hayal etmek yerine, sadakatle yeniden inşa etmek.

Resident Evil 4 veya Final Fantasy VII Remake gibi, orijinal materyali alıp onu modern tasarım anlayışıyla baştan yorumlayan yeniden yapımların çağında, Delta’nın yaklaşımı neredeyse şaşırtıcı. Bu oyun, bir yeniden yapımdan çok, koleksiyoncuların aşina olduğu bir yeniden basım gibi hissettiriyor.

Bu durum, bazı oyuncular için hayal kırıklığı yaratabilir. Ancak Delta’nın asıl başarısı, tam da bu hayal gücünden yoksun gibi görünen yaklaşımında yatıyor. Oyun, bize çok önemli bir mesaj veriyor: Her başyapıtın yeniden yorumlanmaya ihtiyacı yoktur. Bazı oyunlar, ilk yapıldıklarında o kadar mükemmeldir ki, onlara farklı bir yorum katmaya çalışmak, yaratıcı bir kibirden öteye geçmez. Metal Gear Solid Delta Snake Eater, bu kibre düşmüyor ve orijinal esere duyduğu saygıyı her karesinde hissettiriyor.

Modern Dokunuşlar: Efsaneyi Parlatan İki Temel Yenilik

Delta, orijinal deneyimi korurken, onu günümüz standartlarına taşıyan iki temel ve son derece hoş karşılanan yenilik sunuyor.

Görsel Bir Şölen

En bariz değişiklik, PS2’nin mütevazı grafiklerinin Unreal Engine 5’in gücüyle tamamen yeniden yaratılmış olması. Delta görsel olarak nefes kesici görünüyor. Ormanın yoğun bitki örtüsü, karakter modellerinin detayları ve çevresel efektler, Tselinoyarsk ormanlarına hiç olmadığı kadar canlılık katıyor.

Ara sahneler birebir kopyalanmış olsa da, yeni yüz animasyonları karakterlere inanılmaz bir ifade gücü kazandırıyor. Özellikle EVA ve The Boss gibi karakterlerin yüzlerindeki içsel çatışmalar, bu yeni detaylarla çok daha vurucu hale geliyor. Karakter tasarımları orijinaline sadık kalsa da, genel olarak bir güzelleştirme söz konusu. EVA artık daha göz alıcı, Naked Snake ise daha karizmatik. Bu durumun tek istisnası, yanık ve yara izleri çok daha korkunç hale getirilen Albay Volgin. Bu görsel cila, hikayenin dramatik anlarını daha da güçlendiriyor.

Zincirlerinden Kurtulan Oynanış: Modernize Edilmiş Kontroller

Metal Gear Solid 3’ü ne kadar sevsek de, orijinal kontrol şemasının bugün hantal kelimesiyle tanımlanabileceğini kabul etmeliyiz. Basit bir nişan alıp ateş etme eylemi bile tuhaf bir ritüel gibiydi. Delta, bu en büyük engeli ortadan kaldırıyor. Standart bir üçüncü şahıs nişancı oyunu gibi akıcı ve sezgisel kontrollere geçiş yapmak, MGS3’ün o harika mekaniklerini herkes için erişilebilir kılıyor.

Oyun satışları ne durumda?

Oyun satışları ne durumda?

Oyunfor’dan gelen bilgilere göre; Ağustos ayındaki oyun satışları, son dönemin en iyi rakamları arasında yer aldı.

Artık nişan almak, siper almak ve ekipman kullanmak o kadar akıcı ki, oyunun eskiden zorlandığım bölümleri bu sefer tereyağından kıl çeker gibi geçti. Bu, oyunun derinliğini azaltmıyor; aksine, oyuncunun o derinliğe ulaşmasını kolaylaştırıyor. Elbette, nostalji arayan puristler için orijinal kontrol şeması ve kamera açıları da bir seçenek olarak sunulmuş.

Ruhu Koruyan Detaylar

Bu büyük yeniliklerin yanı sıra, Delta kullanıcı arayüzünde de akıllıca iyileştirmeler yapıyor. Yeni radyal menü sayesinde kamuflaj değiştirmek, yemek yemek veya telsizi kullanmak gibi eylemler çok daha hızlı. Snake yaralandığında, tek tuşla Survival Viewer menüsüne geçip kendinizi tedavi edebilmek, oyunun akışını koruyan harika bir kolaylık.

Ancak en önemlisi, bu modernleştirmelerin hiçbiri oyunun ruhuna dokunmuyor. Snake ve FOX ekibi arasındaki o absürt telsiz konuşmaları, ara sahnelerdeki gizli kamera açıları, ormanda yakalanmayı bekleyen kaçak maymunlar, birbirinden ilginç kamuflajlar… Snake Eater’ı özel kılan her şey, en ince detayına kadar korunmuş. Hatta orijinal PS2 sürümünden bu yana görülmeyen bir “Easter egg”in bile geri döndüğünü görmek, geliştirici ekibin işini ne kadar ciddiye aldığını gösteriyor.

Sonuç: En Gereksiz Ama En Mükemmel Yeniden Yapım

Modern grafikler ve akıcı kontrollerle bezenmiş bir Snake Eater deneyimi sunuyor ve bu, günümüz endüstrisinden bekleyebileceğimizin çok daha ötesinde bir hediye.

Delta, Snake Eater’ın yepyeni ve modern bir yorumu olsaydı, orijinalinin gölgesinde kalmaya mahkum olurdu. Çünkü o efsanevi oyunun karşısında, her türlü değişiklik yavan kalırdı. Tüm zamanların en iyi oyunlarından birine hakkını vermek için, Metal Gear Solid Delta’nın onu yeniden tasarlaması değil, taklit etmesi gerekiyordu. Ve bunu mükemmel bir şekilde başarıyor.

The End ile olan o unutulmaz düellonun sonunda hissettiğim hayranlık ve zafer duygusu, yirmi yıl sonra bile aynı tazelikteydi. Bu, Delta’nın görevini başarıyla tamamladığının en büyük kanıtı. Eğer Metal Gear Solid 3’ü hiç oynamadıysanız, bu efsaneyi deneyimlemek için daha iyi bir fırsat olamaz. Eğer bir veteran iseniz, en sevdiğiniz oyunun hak ettiği saygıyı ve modern cilayı aldığına şahit olacaksınız.

Oyun satışları ne durumda?

Oyunfor’dan gelen verilere göre, 2025 yılının Ağustos ayında oyun satışlarında büyük bir yükseliş gerçekleşti. Temmuz 2025’e göre %13Ağustos 2024’e göre ise %17 oranında artış yaşandı.

En çok oyun içi satış yapılan 10 oyun

  1. Counter-Strike 2: FPS türünün öncülerinden biri olan bu oyun, rekabetçi oyun deneyimlerine olan talebin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Counter-Strike serisinin devamı olarak, oyunculara yüksek tempolu ve stratejik bir deneyim sunuyor.
  2. PUBG Mobile: Battle Royale türünün popüler oyunlarından biri olarak, mobil platformda da geniş bir oyuncu kitlesine hitap etmeye devam ediyor.
  3. Valorant: Riot Games’in FPS türündeki bu oyunu, hem rekabetçi yapısı hem de stratejik derinliği ile oyuncular arasında popülerliğini sürdürüyor.
  4. Garena Free Fire: Mobil oyunlar arasında büyük bir popülariteye sahip olan Free Fire, önceki aylara göre satışlarını artırarak mobil oyun pazarında güçlü bir varlık gösterdi.
  5. Mobile Legends: Mobil MOBA oyunları arasında kendine sağlam bir yer edinmiş olan Mobile Legends, geniş bir oyuncu kitlesine hitap ediyor.
  6. Honor of Kings: MOBA türünde bir oyun olan Honor of Kings, özellikle Asya pazarında büyük bir başarı yakalıyor.
  7. World of Warcraft: MMORPG türündeki bu oyun, yıllardır oyuncuları etkileyen geniş bir dünyaya ve zengin bir içeriğe sahip.
  8. League of Legends: Uzun süredir popülerliğini koruyan bu MOBA oyunu, oyunculara derinlemesine bir strateji deneyimi sunuyor ve e-spor arenasında da son derece etkin bir yere sahip.
  9. Metin 2: Türkiye’de oldukça tanınmış olan bu MMORPG oyunu, yerel pazarın güçlü temsilcilerinden biri.
  10. Call of Duty: Warzone: Bedava oynanabilen bu Battle Royale, halen popülerliğini sürdürüyor.

En çok satılan hediye kartları

      1. Sony PSN Hediye Kartı
      2. Steam Cüzdan Hediye Kartı 
      3. App Store & iTunes Hediye Kartı
      4. Xbox Hediye Kartı
      5. Google Play Hediye Kartı 

İllere göre dağılım

Oyunfor’dan gelen bilgilere göre oyun alışverişlerinde Ağustos ayında en çok alışveriş İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul’u; Ankara, Antalya, İzmir ve Bursa takip etti.

Yaş aralığına göre dağılım

Ağustos ayında toplam oyun alışverişlerinin önemli bir kısmı 30 yaş üstündeki oyuncular tarafından yapıldı.

YAŞTEMMUZ 2025AĞUSTOS 2025
18-21%3%5
21-30%45%45
30+%52%50

Cinsiyete göre dağılım

CİNSİYETTEMMUZ 2025AĞUSTOS 2025
KADIN%33%35
ERKEK%67%65

Tesla beklenmedik bir darbe aldı!

Elektrikli otomobil devi Tesla’nın ABD pazarındaki hakimiyeti sarsılıyor. Şirketin elektrikli araç pazarındaki payı, neredeyse son sekiz yılın en düşük seviyesine inerek %40’ın altına düştü. Pazardaki düşüşte, rakiplerin yeni ve daha uygun fiyatlı modellerinin devreye girmesi etkili oldu.

Tesla, ABD pazarında da tutunamadı

Araştırma şirketi Cox Automotive’in verileri, Tesla’nın ABD’deki elektrikli araç satışlarının Ağustos ayında toplam pazarın yalnızca %38’ini oluşturduğunu gösteriyor. Bu oran, Tesla’nın ABD pazarındaki payının Ekim 2017’den bu yana ilk kez %40’ın altına indiği anlamına geliyor. O dönemde şirket, Model 3’ün seri üretimine yeni yeni başlamıştı.

Verilere göre, Tesla’nın pazar payı Haziran’da %48,7 iken Temmuz’da %42’ye geriledi. Bu, Mart 2021’den bu yana yaşanan en sert düşüş olarak kayıtlara geçti. O zamanlar Ford, Mustang Mach-E modelini piyasaya sürmüştü.

Pazar payı düşse de, Tesla’nın aylık satışları %7 artışla 53.816 adede ulaştı. Buna karşın, yeni elektrikli araç satışları genel olarak %24 artış gösterdi. Rakip üreticilerin satışları ise %60 ile %120 arasında artış kaydetti.

Tesla’daki düşüş ABD ile sınırlı kalmıyor. Şirket, 2024 yılında 1,79 milyon araç teslim ederek, 2023’teki 1,81 milyonluk satış rakamının gerisinde kaldı. Bu, Tesla’nın 2011’den bu yana ilk yıllık satış düşüşü oldu. Üretim de 2024’te yaklaşık %4 azaldı.

iPhone 17 Türkiye fiyatı açıklandı

iPhone 17 Türkiye fiyatı açıklandı

iPhone 17 Türkiye fiyatı belli oldu. Peki, Apple'ın yeni gözdesi ülkemizde ne kadara satılacak? İşte tüm detaylar.

Şirketin 2025’teki ikinci çeyrek teslimatları 384.122’de kaldı ve bu, bir önceki yılın aynı dönemine göre %13,5’lik bir düşüşe işaret ediyor. Özellikle Cybertruck modeli beklentilerin altında kaldı.

Uzmanlar, Tesla’nın satışlarındaki asıl sorunun, rakiplerin daha yeni ve daha ucuz elektrikli araçlar piyasaya sürmesi olduğunu söylüyor. ABD’de Rivian gibi üreticiler doğrudan Tesla ile rekabet ederken, Çinli BYD ise Avrupa’da ve kendi pazarında hızla yükseliyor.

iPhone Air alınır mı?

Apple, Awe Dropping etkinliğinde telefon stratejisinde radikal bir değişimin sinyallerini verdi ve iPhone serisine yepyeni bir soluk getiren iPhone Air modelini tanıttı. Bu cihaz, basit bir donanım güncellemesinden çok daha fazlasını temsil ediyor; ticari olarak beklenen başarıyı yakalayamayan Plus serisinin yerini alan, cesur ve yeni bir yönelimi işaret ediyor. 

Tüketicilerin telefonlarını daha uzun süre kullandığı ve yükseltme için daha güçlü nedenler aradığı olgunlaşmış bir pazarda Apple, bu radikal yeniden tasarımla kullanıcıları cezbetmeyi hedefliyor. Şirket, katlanabilir telefonlar arenasında farklı bir inovasyon yolu seçerek, imkansız incelik kavramını merkeze alıyor. Ancak bu strateji, teknoloji dünyasının en temel sorusunu yeniden gündeme getiriyor: Göz alıcı bir form, fonksiyonel tavizleri haklı çıkarabilir mi?   

Apple’ın bu hamlesi, daha büyük daha iyidir felsefesinden bilinçli bir uzaklaşmayı gösteriyor. Başarısız olan Plus modelleri, standart modele göre tek ayırt edici özelliklerinin daha büyük bir ekran olması nedeniyle tüketiciler için yeterince cazip bir değer önerisi sunamamıştı.

Bu deneyimden ders çıkaran Apple, artık sadece boyutu artırmak yerine, tamamen farklı bir fiziksel nitelik olan inceliği ön plana çıkarıyor. Bu stratejik pivot, iPhone ürün gamını, her zaman ham güç veya maksimum özelliklerden ziyade taşınabilirlik ve şık tasarımla öne çıkan MacBook Air ve iPad Air markalarıyla aynı çizgiye getiriyor. 

iPhone 17 tanıtıldı! İşte iPhone 17 özellikleri ve fiyatı!

iPhone 17 tanıtıldı! İşte iPhone 17 özellikleri ve fiyatı!

Apple'ın merakla beklenen iPhone 17 modeli tanıtıldı. iPhone 17 fiyatı ve özellikleri hakkında her şeyi sizler için bir araya getirdik.

Dolayısıyla iPhone Air, Apple’ın Pro olmayan, büyük ekranlı telefon segmentini nasıl tanımladığının temelden bir yeniden yazımıdır. Bu, sadece bir yükseltme ihtiyacı yaratmanın ötesinde, yeni bir arzu faktörü oluşturmak için atılmış hesaplanmış bir adım.

Tasarımın Zirvesi: İmkansız İncelik ve Premium Malzemeler

iPhone Air’in kimliğinin temel taşı, fiziksel tasarımıdır. Cihaz, 5.6 mm Apple’ın bugüne kadar ürettiği en ince iPhone unvanını alıyor. Bu rakamı perspektife oturtmak gerekirse, bir zamanların incelik sembolü iPhone 6 (6.9 mm) ve bir önceki nesil iPhone 16 Pro (8.25 mm) gibi modellerle kıyaslandığında, mühendislik başarısının boyutu daha net anlaşılıyor. Bu ultra ince profile rağmen, Apple dayanıklılıktan ödün vermiyor. Cihazın hem ön hem de arka yüzeyinde kullanılan Ceramic Shield 2 ve cilalı titanyum çerçeve, Apple’ın iddialarına göre onu “bugüne kadarki en dayanıklı iPhone” yapıyor ve çizilmelere karşı 3 kat daha fazla direnç sunuyor.   

İncelik, hafiflikle birleşiyor. Sadece 165 gram ağırlığındaki iPhone Air, kendisinden daha küçük ekranlı iPhone SE (3. nesil, 144 gram) modelinden biraz daha ağır olsa da, Pro modellere kıyasla tüy gibi hafif kalıyor. Cihaz; Uzay Siyahı, Pamuk Beyazı, Uçuk Altın Rengi ve Gök Mavisi olmak üzere dört farklı renk seçeneğiyle sunuluyor. 

Tasarımın en tartışmalı unsurlarından biri ise arka panelin ortasına konumlandırılmış, plateau olarak adlandırılan tekli kamera modülü. Bu inceliği mümkün kılan en önemli tavizlerden biri de fiziksel SIM kart tepsisinin tamamen kaldırılması oldu. Yalnızca eSIM desteği sunan bu tasarım, Apple’ın sektörü dijital bir geleceğe doğru yönlendirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.   

Bu özelliklerin birleşimi, iPhone Air’i sadece bir teknolojik cihaz olmaktan çıkarıp, bir endüstriyel tasarım harikası, hatta bir moda aksesuarı olarak konumlandırıyor. Cihaz, çoklu kamera dizilimi yerine son teknoloji tasarımı ve taşınabilirliği önceleyen bir kitleyi hedefliyor. Bu, tipik bir teknoloji meraklısı profilinden ziyade, estetiğe ve görünüme önem veren, en yeni ve en şık tasarıma sahip olmak isteyen fashionista veya tasarım odaklı tüketiciye doğrudan bir çağrıdır. Apple, bu modelle sadece bir telefon satmıyor; bir estetik ve yeni bir lüks teknoloji kategorisi sunuyor.   

Göz Alıcı Ekran: ProMotion Teknolojisi ve 3000 Nit Parlaklık

iPhone Air’in en dikkat çekici ve fiyatını haklı çıkaran özelliklerinden biri, şüphesiz ekranı. Apple, ilk defa Pro olmayan bir modele 120 Hz adaptif yenileme hızına sahip ProMotion teknolojisini ve Hep Açık Ekran (Always-On Display) özelliğini getirerek oyunun kurallarını değiştiriyor. Bu, yıllardır kullanıcıların standart modellerde görmek istediği bir özellikti ve daha önce tüketicileri daha pahalı Pro serisine yönlendiren en önemli farklardan birini ortadan kaldırıyor.   

Cihaz, 6.5 inç boyutunda, 2736 x 1260 piksel çözünürlüğünde bir Super Retina XDR OLED panele sahip. Bu boyut, onu 6.3 inçlik iPhone 17 Pro ile 6.9 inçlik iPhone 17 Pro Max arasında ideal bir noktaya yerleştiriyor. Ekranın teknik üstünlüğü bununla sınırlı değil. Açık havada 3000 nit gibi inanılmaz bir tepe parlaklık seviyesine ulaşabilen panel, HDR desteği ve yansıma önleyici kaplamasıyla her koşulda mükemmel bir görüntü kalitesi vaat ediyor. Artık serinin standart bir özelliği haline gelen Dynamic Island da bu ekranda yerini alıyor.   

iPhone 17 Pro tanıtıldı! İşte iPhone 17 Pro özellikleri ve fiyatı!

iPhone 17 Pro tanıtıldı! İşte iPhone 17 Pro özellikleri ve fiyatı!

Apple'ın yeni canavarı iPhone 17 Pro tanıtıldı. iPhone 17 Pro özellikleri ile üst segment telefonların şahı olmaya geldi.

Ekran, iPhone Air’in premium fiyat etiketinin temel dayanağını oluşturuyor. 97.999 TL başlangıç fiyatıyla standart iPhone 17’den belirgin şekilde daha pahalı olan bu model, kamera ve batarya gibi alanlarda önemli tavizler veriyor. Bu yüksek fiyatı ve tavizleri dengelemek için Apple’ın somut ve premium bir özellik sunması gerekiyordu.

İşte bu noktada, günlük kullanımda akıcılığı ve tepkiselliği anında fark edilen 120 Hz ProMotion ekran devreye giriyor. Bu ekran, sadece bir yükseltme değil, aynı zamanda Air’in pazarlama ve fiyatlandırma stratejisinin temel taşıdır. Kullanıcının ödediği paranın karşılığında aldığı, diğer fonksiyonel eksiklikleri gölgede bırakması hedeflenen somut “Pro” deneyimidir.   

Performans Canavarı: A19 Pro Çip ile Sınırları Zorlamak

iPhone Air, inceliğinin ardında Pro modellerle yarışan bir performans canavarı saklıyor. Apple, son yıllardaki stratejisinden ayrılarak, standart modellere bir önceki yılın Pro çipini verme geleneğini bu cihazla bozuyor. iPhone Air, gücünü doğrudan iPhone 17 Pro ve Pro Max modellerinde de bulunan en yeni nesil A19 Pro yonga setinden alıyor.6 çekirdekli bir CPU (2 performans, 4 verimlilik) ve 5 çekirdekli bir GPU’ya sahip olan bu çip, akıllı telefon pazarındaki en yüksek performansı sunmayı vaat ediyor.   

Bu güçlü işlemci, 12 GB RAM ile destekleniyor ve depolama seçenekleri artık 256 GB’dan başlıyor; 512 GB ve 1 TB’lık daha yüksek kapasiteler de mevcut. Bu donanım, sadece günlük görevlerde ve oyunlarda akıcı bir deneyim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda iOS 26 ile gelen ve cihaz üzerinde çalışan yeni Apple Intelligence özelliklerinin verimli bir şekilde kullanılabilmesi için kritik bir rol oynuyor. Bağlantı tarafında da önemli yenilikler var. Apple’ın kendi tasarımı olan yeni C1X 5G modeminin 2 kat daha hızlı ve %30 daha verimli olduğu iddia edilirken, N1 çipi ise Wi-Fi 7 ve Bluetooth 6 gibi en yeni kablosuz standartları destekliyor.   

Apple’ın Air modeline Pro çipini dahil etmesi, bilinçli bir stratejik hamledir. Geçmişte, en yeni ve en hızlı çipe sahip olmak, Pro modelini satın almak için önemli bir nedendi. Artık performans, Air ve Pro modelleri arasında bir ayırt edici özellik olmaktan çıkıyor.

Bu durum, tüketiciyi kararını neredeyse tamamen diğer özelliklere, yani kamera sistemine ve batarya ömrüne dayandırmaya zorluyor. Apple, performans eşitliği yaratarak seçimi basitleştirirken aynı zamanda zorlaştırıyor. Tüketiciyi şu temel çatışmayla baş başa bırakıyor: “En iyi performansı, taviz verilmiş bir kamerayla ince bir gövdede mi (Air) istiyorum, yoksa aynı performansı, en iyi kamerayla daha kalın bir gövdede mi (Pro)?” Bu, kullanıcıları ham teknik özellikler yerine yaşam tarzı önceliklerine göre bir seçim yapmaya yönlendiren kasıtlı bir stratejidir.

Tek Kamera, Büyük Yetenekler: iPhone Air’in Füzyon Kamera Sistemi

iPhone Air’in en çok tartışma yaratan ve en büyük tavizi verdiği alan şüphesiz kamera sistemidir. Cihaz, ƒ/1.6 diyafram açıklığına ve sensör bazlı optik görüntü stabilizasyonuna sahip tek bir 48 MP “Füzyon” ana kamera ile geliyor.Apple, bu tek lensle çok yönlülük sunmak için hesaplamalı fotoğrafçılık yeteneklerine güveniyor. Sensörden kırpma (cropping) yöntemiyle 52 mm’ye eşdeğer 2 kat “optik kalitede” telefoto yakınlaştırma sağladığını iddia ediyor ve kullanıcıların 24 MP ile 48 MP süper yüksek çözünürlüklü fotoğraflar çekmesine olanak tanıyor.   

Ancak inceliğin bedeli olarak ultra geniş açı ve özel telefoto lensler bu modelde bulunmuyor. Bu, standart iPhone 17’de bile çift kamera bulunurken, Air’in donanım açısından bir adım geride olduğu anlamına geliyor. Apple, bu donanım eksiğini A19 Pro çipinin ve gelişmiş görüntü işleme algoritmalarının telafi edebileceğine dair cesur bir iddiada bulunuyor.

Füzyon Kamera gibi pazarlama terimleri, şirketin yazılımın donanım sınırlarını aşabileceğine olan inancını yansıtıyor. Bu, Google’ın yıllarca Pixel telefonlarında tek lens ve üstün yazılımla rekabet etme stratejisini anımsatan, yüksek riskli bir kumar.   

iPhone 17 Türkiye fiyatı açıklandı

iPhone 17 Türkiye fiyatı açıklandı

iPhone 17 Türkiye fiyatı belli oldu. Peki, Apple'ın yeni gözdesi ülkemizde ne kadara satılacak? İşte tüm detaylar.

Ön tarafta ise durum tam tersi. Cihaz, 18 MP veya 24 MP çözünürlüğünde (kaynaklar farklılık gösteriyor) tamamen yeni bir selfie kamerasıyla önemli bir yükseltme alıyor. Otomatik odaklama, Center Stage (görüntülü görüşmelerde kadrajı otomatik ayarlama) ve telefonu döndürmeden yatay selfieler çekme gibi özellikler, özellikle içerik üreticileri için değerli yenilikler sunuyor. Video tarafında ise arka kamera saniyede 60 kare 4K Dolby Vision kayıt yapabilirken, “Çift Çekim” modu sayesinde ön ve arka kameralarla aynı anda video kaydı yapmak mümkün.   

İnceliğin Bedeli: Batarya Performansı ve Şarj

Potansiyel alıcıların en büyük endişesi, iPhone Air’in batarya ömrü. İnce kasa, doğal olarak daha küçük bir bataryayı beraberinde getiriyor. Cihazın yaklaşık 3149 mAh kapasiteli bir bataryaya sahip olduğu belirtiliyor; bu rakam, serideki diğer modellere kıyasla daha düşük. Apple, A19 Pro çipinin ve yeni C1X modeminin getirdiği verimlilik artışlarıyla “tüm gün pil ömrü” vaat etse de , somut rakamlar daha net bir tablo çiziyor.   

Cihazın video oynatma süresi 27 saate kadar olarak belirtiliyor. Bu süre, standart iPhone 17’nin yaklaşık 30 saati ve iPhone 17 Pro’nun 33 saati ile karşılaştırıldığında, Air’in batarya konusunda belirgin bir dezavantaja sahip olduğunu gösteriyor. Bu durum, tüketicilerin en çok öncelik verdiği konulardan biriyle doğrudan çelişiyor.

Anketler ve pazar araştırmaları, kullanıcıların teoride daha ince telefonlar istemesine rağmen, pratikte ezici bir çoğunlukla daha iyi pil ömrünü tercih ettiğini gösteriyor. iPhone Air, kullanıcıyı bu iki zıt arzu arasında bir seçim yapmaya zorluyor. Şarj konusunda ise cihaz, 30 dakikada %50 dolum sağlayan hızlı şarj ve MagSafe kablosuz şarj teknolojilerini destekliyor.   

Bu batarya kompromisi, Apple için yeni bir aksesuar ekosistemi ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Fiziksel olarak daha küçük olan batarya, yoğun kullanımda veya şarj imkanının olmadığı uzun günlerde “batarya anksiyetesi” yaratma potansiyeline sahip. 

Bu sorunun en bariz çözümü ise Apple’ın yüksek kâr marjlı MagSafe Battery Pack gibi harici bir güç kaynağı. Bazı kaynaklar, Apple’ın bu model için özel bir “güç paketi” satacağını belirtirken, kullanıcı tartışmaları da bunun beklenen bir çözüm yolu olduğunu doğruluyor. Dolayısıyla, iPhone Air’in temel tasarım tavizi, bir başka Apple ürününün satış potansiyelini artırarak, bir sınırlamayı ticari bir fırsata dönüştürüyor. “İnce bir telefon alıp arkasına batarya takma” paradoksu, bu modelin en önemli tartışma noktalarından biri olacak.   

iPhone Air Türkiye Fiyatı ve Çıkış Tarihi

Apple, iPhone Air için küresel lansman takvimine paralel olarak Türkiye’deki satış sürecini de netleştirdi. Cihaz için ön siparişler 12 Eylül’de başlayacak ve raflardaki yerini 19 Eylül’de alacak. Türkiye’deki teknoloji meraklıları için en önemli bilgi olan fiyatlandırma da resmi olarak açıklandı.   

iPhone Air, artan başlangıç depolama kapasitesiyle birlikte üç farklı konfigürasyonla satışa sunuluyor. Fiyatlar, depolama alanına göre şu şekilde belirlenmiştir :   

Depolama KapasitesiResmi Türkiye Satış Fiyatı
256 GB97.999 TL
512 GB109.999 TL
1 TB121.999 TL

Karşılaştırmalı Analiz: iPhone Air Rakiplerine Karşı

Aile İçi Rekabet: iPhone 17 ve iPhone 17 Pro Karşısında

iPhone Air’in değerini anlamak için onu kendi ailesindeki diğer modellerle karşılaştırmak kritik önem taşıyor.

iPhone Air vs. iPhone 17: Air, standart modele göre daha büyük ve daha üstün bir ProMotion ekrana ve daha hızlı A19 Pro çipine sahip. Ancak standart iPhone 17, daha uygun fiyatlı olması, daha çok yönlü çift kamera sistemine (ultra geniş açı dahil) ve daha iyi batarya ömrüne sahip olmasıyla öne çıkıyor. Bu durum, standart iPhone 17’yi pragmatik ve daha iyi bir fiyat-performans dengesi arayan kullanıcılar için mantıklı bir seçenek haline getiriyor.   

iPhone Air vs. iPhone 17 Pro: Her iki model de A19 Pro çipini ve ProMotion ekranı paylaşıyor. Ancak, aradaki görece küçük fiyat farkına karşılık iPhone 17 Pro; telefoto zoom lensini de içeren çok daha üstün bir üçlü kamera sistemi, belirgin şekilde daha iyi batarya ömrü, LiDAR sensörü ve potansiyel olarak daha hızlı bir USB-C portu gibi profesyonel özellikler sunuyor. Bu da iPhone 17 Pro’yu, maksimum yetenek ve çok yönlülük isteyen kullanıcılar için daha cazip kılıyor.   

Aşağıdaki tablo, üç model arasındaki temel farkları özetliyor:

ÖzellikiPhone 17iPhone AiriPhone 17 Pro
Ekran Boyutu6.3 inç OLED6.5 inç OLED6.3 inç OLED
Ekran Teknolojisi120Hz ProMotion120Hz ProMotion120Hz ProMotion
İşlemciA19A19 ProA19 Pro
RAM8GB12GB12GB
Arka Kameralar48MP Ana, 48MP Ultra Geniş48MP Ana (Tek Kamera)48MP Ana, 48MP Ultra Geniş, 48MP Telefoto
Batarya (Video)30 saat27 saat33 saat
Kalınlık7.9mm5.6mm8.75mm
Ağırlık177g165g206g
Başlangıç Fiyatı (TR)77.999 TL97.999 TL107.999 TL

Android Arenası: Samsung ve Google’a Karşı Durumu

iPhone Air, Android ekosistemindeki en güçlü rakipleriyle de doğrudan bir rekabet içinde.

Samsung Galaxy S26 / S26 Edge: Rekabet, tasarım odaklı bir zeminde şekilleniyor. Hem Apple hem de Samsung, ultra ince tasarımlara yöneliyor; Galaxy S26 Edge’in de 5.5 mm kalınlığında olacağı söylentileri mevcut. Ancak Samsung’un, daha ince modellerinde bile kamera çok yönlülüğünü koruması bekleniyor. Bu da Apple’ın Air modelinde yaptığı tavizin ne kadar keskin olduğunu vurguluyor.   

Google Pixel 10 Pro: Pixel, akıllı kamera telefonu olarak konumlanıyor ve gelişmiş yapay zeka destekli zoom gibi yazılım özellikleriyle öne çıkıyor. iPhone Air ise ham işlemci gücü (A19 Pro vs. Tensor G5) ve endüstriyel tasarımıyla rekabet ederken, Pixel kamera zekası ve saf Android deneyimi gibi farklı bir felsefe sunuyor. Öte yandan, standart iPhone 17’nin 120 Hz ekran ve 256 GB başlangıç depolaması gibi yükseltmeleri, onu baz model Pixel 10’a karşı geçmiş yıllara göre çok daha güçlü bir rakip haline getiriyor ve bu durum Air’in premium konumunu daha da belirginleştiriyor. 

iPhone Air Kimler İçin İdeal? Almaya Değer Mi?

Tüm bu analizlerin ışığında, “iPhone Air alınır mı?” sorusunun cevabı basit bir evet ya da hayır değil. Bu cihaz, belirli bir kullanıcı profili için tasarlanmış, niş bir başyapıt. Değerlendirme, tamamen kişisel önceliklere bağlı.

Kimler iPhone Air Almalı? 

Bu cihaz, aşağıdaki özelliklere sahip kullanıcılar için ideal bir seçimdir:

  1. Estetiği, en yeni tasarımı ve taşınabilirliği her şeyin üzerinde tutanlar. Mevcut en ince, en modern görünümlü telefona sahip olmak isteyenler.   
  2. Günlük görevler, medya tüketimi ve oyun için üst düzey bir işlemciye ve büyük, akıcı bir 120 Hz ekrana değer verenler.
  3. Genellikle ana kamerayı kullanan, ultra geniş açı veya telefoto zoom gibi özelliklere ihtiyaç duymayan ve yüksek kaliteli, anlık fotoğraflardan memnun olan sıradan fotoğrafçılar.   
  4. Yoğun bir güç kullanıcısı olmayan veya uzun süreli kullanım gerektiren günlerde MagSafe Battery Pack gibi harici bir batarya kullanma fikrine sıcak bakanlar.   
  5. Premium bir telefon bütçesine sahip olup, Pro modellerin sunduğu en üst düzey kamera sistemine ihtiyaç duymayanlar.

Kimler Uzak Durmalı? 

Fotoğraf tutkunları, profesyonel veya yarı profesyonel içerik üreticileri, maksimum batarya ömrü talep eden kullanıcılar ve en iyi fiyat-performans oranını arayanlar, bunun yerine iPhone 17 Pro’ya veya hatta standart iPhone 17’ye yönelmelidir.

iPhone Air, mühendislik açısından çarpıcı bir başarı ve estetik olarak göz alıcı bir obje. Ancak kamera ve batarya konularında yaptığı fonksiyonel tavizler, yüksek fiyat noktasında ortalama bir kullanıcı için onu sorgulanabilir bir seçenek haline getiriyor.

iPhone 17 etkinliğindeki Türk kim?

iPhone 17 etkinliğindeki Türk kim?

Apple etkinliğinde yer alarak gündeme gelen Nilüfer Yanya kimdir? İşte Nilüfer Yanya ve müzik hayatı detayları...

Eğer yukarıda özetlenen özel kullanıcı profiline tam olarak uyuyorsanız, iPhone Air sizin için harika bir satın alma olabilir. Diğer herkes için, iPhone 17 Pro aradaki küçük fiyat farkıyla çok daha eksiksiz bir paket sunarken, standart iPhone 17 ise daha düşük bir maliyetle daha fazla çok yönlülük sağlıyor. Nihayetinde Alınır mı? sorusunun en doğru cevabı: Önceliklerinizin ne olduğuna bağlı.

Google Gemini çok istenen yeniliği getiriyor

Google’dan yapay zeka hamlesi geldi. Şirket, Gemini destekli ürünleri için önemli güncellemeler yaptı. Artık Gemini uygulamasına ses dosyaları yüklenebiliyor. Google Arama’nın yapay zeka modu yeni dillere açıldı. NotebookLM de yeni rapor formatları ile yeteneklerini artırdı.

Gemini uygulaması, ses dosyalarını da kabul edecek

Google Labs ve Gemini Başkan Yardımcısı Josh Woodward’ın X paylaşımına göre, Gemini uygulaması ses dosyası desteğine kavuştu. Bu özelliğin kullanıcılar tarafından en çok talep edilen yenilik olduğu bildirildi.

Ücretsiz kullanıcılar günlük 10 dakikaya kadar ses dosyası yükleyebilir ve beş ücretsiz prompt kullanabiliyor. AI Pro ve AI Ultra aboneleri için ise ses dosyası yükleme sınırı üç saate çıkıyor. Gemini, ZIP dahil 10 dosyaya kadar farklı formatlarda istem kabul ediyor.

Google Arama’nın yapay zeka modu, artık daha fazla dilde hizmet veriyor. Hintçe, Endonezce, Japonca, Korece ve Brezilya Portekizcesi olmak üzere beş yeni dil desteği eklendi. Şirketin blogunda yer alan bilgiye göre, bu sayede daha fazla kullanıcı karmaşık sorularını kendi dillerinde sorabiliyor ve interneti daha detaylı inceleyebiliyor.

iPhone 17 Türkiye fiyatı açıklandı

iPhone 17 Türkiye fiyatı açıklandı

iPhone 17 Türkiye fiyatı belli oldu. Peki, Apple'ın yeni gözdesi ülkemizde ne kadara satılacak? İşte tüm detaylar.

Gemini destekli NotebookLM de yeni rapor formatları ile güncellendi. Kullanıcılar yükledikleri belgelerden, dosyalardan ve diğer medya içeriklerinden 80’den fazla dilde blog yazısı, ders notu, özet doküman, bilgi kartı (flashcard) ve test (quiz) oluşturabiliyor. Raporların yapısını, tonunu ve stilini kullanıcı belirliyor. Şirket, bu özelliğin hafta sonuna kadar tamamen erişilebilir olacağını belirtti.

Beats iPhone 17 aksesuarlarını tanıttı

Apple’ın sahip olduğu ses teknolojileri devi Beats iPhone 17 serisi için tasarladığı yeni kılıf koleksiyonunu duyurdu. Yeni kılıflar, iPhone’un en son özellikleriyle tam uyum sağlarken, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik şık ve dayanıklı çözümler sunuyor.

Koleksiyondaki tüm modeller, MagSafe ve yeni Kamera Kontrolü özelliklerini destekliyor. Çevreye duyarlı bir yaklaşım benimseyen Beats, kılıfların ambalajında %100 geri dönüştürülmüş veya sorumlu kaynaklardan elde edilmiş fiber bazlı malzemeler kullanıyor.

Beats iPhone 17 Standart ve Kickstand Kılıflar

Günlük kullanım için incelik ve hafiflik arayanlara hitap eden Beats iPhone 17 Kılıfı, hassas koruma sağlıyor. Bu serinin en dikkat çeken yeniliği ise Kickstand versiyonu. Çıkarılabilir bir kordona sahip olan bu model, kordonun stand olarak kullanılabilmesi sayesinde video izleme veya görüntülü görüşmelerde büyük kolaylık sunuyor.

  • Renk Seçenekleri: Granit Grisi, Ana Kaya Mavisi, Kireç Taşı, Çakıl Pembesi
  • Yapı: Çift katmanlı sert dış yüzey, çizilmeleri önleyen mikrofiber iç astar ve mat kaplama.

Maksimum Koruma: Rugged Kılıf

Telefonunu düşmelere ve çizilmelere karşı ekstra korumak isteyenler için tasarlanan Beats iPhone 17 Rugged Kılıf, zorlu koşullara meydan okuyor. Güçlendirilmiş polimer sırt yüzeyi, darbe emici yan duvarlar ve dokulu mat kaplaması sayesinde hem sağlam bir koruma hem de güvenli bir tutuş vadediyor.

iPhone 17 tanıtıldı! İşte iPhone 17 özellikleri ve fiyatı!

iPhone 17 tanıtıldı! İşte iPhone 17 özellikleri ve fiyatı!

Apple'ın merakla beklenen iPhone 17 modeli tanıtıldı. iPhone 17 fiyatı ve özellikleri hakkında her şeyi sizler için bir araya getirdik.

Beats, bu kılıfların dayanıklılığını kanıtlamak için düşme, çizilme ve çeşitli kimyasal simülasyonlar dahil olmak üzere kapsamlı testlerden geçtiğini belirtiyor.

  • Renk Seçenekleri: Everest Siyahı, Kaya Mavisi, Alp Grisi, Sierra Turuncu

Beats’in yeni iPhone 17 kılıf koleksiyonu, her zevke ve ihtiyaca uygun bir seçenek sunarak kullanıcıların yeni telefonlarını hem güvende tutmalarını hem de kişiselleştirmelerini sağlıyor.

Mercedes-Benz EQS menzil rekoru kırdı

Mercedes-Benz, elektrikli otomobil teknolojisinde yeni bir deneme yaptı. Katı hal batarya ile donatılmış özel bir EQS modeli, tek şarjla 1.205 kilometre yol gitti. Ağustos sonunda gerçekleştirilen bu deneme sürüşü, Stuttgart’tan başlayıp İsveç’teki Malmö’de sona erdi.

Mercedes-Benz EQS, katı hal batarya ile şov yaptı

Bu yolculuk, katı hal batarya teknolojisinin sadece laboratuvar ortamında değil, gerçek yol şartlarında da güvenilir çalıştığını gösterdi. Araç, 1.205 kilometrelik yolculuğun sonunda hala 137 kilometre menzile sahipti. Bu sonuçla aracın toplam menzili 1.432 kilometreye ulaştı.

Bu deneme, Mercedes’in daha önceki rekorunu da geride bıraktı. Vision EQXX modelinin Stuttgart’tan Silverstone’a yaptığı 1.202 kilometrelik mesafe, yeni EQS ile 3 kilometre aşıldı. Mercedes-Benz, Şubat ayında duyurduğu test programının bir parçası olarak bu yolculuğu planladı.

EQS, Almanya ve Danimarka otoyollarını kullanarak İsveç’e ulaştı. Aracın elektrikli navigasyon sistemi, yol eğimleri, trafik, sıcaklık, ısıtma ve soğutma gibi faktörleri dikkate alarak rotayı belirledi. Şirket, yeni batarya teknolojisinin farklı iklimlerdeki ve uzun rotalardaki performansını test etmeye devam ediyor.

iPhone 17 Türkiye fiyatı açıklandı

iPhone 17 Türkiye fiyatı açıklandı

iPhone 17 Türkiye fiyatı belli oldu. Peki, Apple'ın yeni gözdesi ülkemizde ne kadara satılacak? İşte tüm detaylar.

Söz konusu batarya sistemi, Mercedes-AMG High Performance Powertrains (HPP) ve ABD’li hücre üreticisi Factorial Energy ortaklığıyla geliştirildi. Bataryada kullanılan hücreler, FEST (Factorial Electrolyte System Technology) adını verdikleri teknolojiyi temel alıyor.

Bu yeni sistemde, şarj ve deşarj sırasında oluşan hacim değişimlerini dengelemek için pnömatik aktüatörler kullanılıyor. Bu sayede hücreler sürekli gerekli basınç altında tutuluyor ve performans istikrarı sağlanıyor.

Bu sistem, batarya kapasitesini %25 artırırken, ağırlık ve boyut açısından standart bir EQS bataryasına yakın kalıyor. Ayrıca pasif hava akımıyla yapılan soğutma, enerji verimliliğine katkı sağlıyor.

Canlı Çeviri, AirPods Pro 2 ve AirPods 4 için de uygun!

Apple, merakla beklenen yeni AirPods Pro 3’ü tanıtırken, en dikkat çekici özelliklerden biri olan Canlı Çeviri (Live Translation) işleviyle büyük ilgi topladı. Ancak bu yenilikçi özelliği deneyimlemek için son model AirPods’a sahip olmanıza gerek kalmıyor. İşte detaylar.

Apple’ın açıklamasına göre, bu özellik bir yazılım güncellemesiyle birlikte AirPods Pro 2 ve Aktif Gürültü Engelleme özellikli AirPods 4 modellerinde de kullanıma sunulacak. Fakat burada küçük bir ayrıntı mevcut: Canlı Çeviri, AirPods’un kendi içinde çalışan bir özellik değil.

Bu işlevin düzgün çalışması için, kulaklığın bağlı olduğu bir iPhone 15 Pro veya daha yeni bir iPhone modeline ve iOS 26 işletim sistemine sahip olmanız gerekiyor. Çünkü bu çeviri teknolojisi, Apple’ın yapay zeka platformu olan Apple Intelligence tarafından destekleniyor.

Canlı Çeviri özelliğini kullanmak için her iki AirPods’un alt kısmına aynı anda basılı tutmanız yeterli. Bu sayede mikrofonlar yabancı dildeki konuşmaları algılıyor, bağlı iPhone bu konuşmayı anında çeviriyor ve size kulaklığınızdan kendi dilinizde dinleme imkanı sunuyor.

Bu özellik, temel olarak tek taraflı bir iletişimi kolaylaştırıyor. Yani siz karşıdaki kişinin söylediklerini kendi dilinizde duyarken, o kişi sizin söylediklerinizi duyamıyor. Ancak Apple bu duruma da bir çözüm getirmiş: Söylediklerinizin çevirisini iPhone’unuzun ekranında metin olarak gösterebiliyorsunuz. Böylece siz çeviriyi kulaklığınızdan dinlerken, karşıdaki kişi sizin yanıtınızı kendi dilinde okuyabiliyor.

Canlı Çeviri özelliği, ilk aşamada İngilizce, Fransızca, Almanca, Portekizce ve İspanyolca dillerini destekleyecek. Yılın ilerleyen dönemlerinde ise bu dillere İtalyanca, Japonca, Korece ve Basitleştirilmiş Çince de eklenecek. Bu genişleme, özelliği daha fazla kişi için erişilebilir kılmayı amaçlıyor.

iOS 18.7, macOS 15.7, ve macOS 14.8 betaları yayınlandı!

Apple, yeni işletim sistemleri için son adımı attı ve iOS 26, macOS 26, visionOS 26, watchOS 26 ve tvOS 26’nın “Release Candidate” (RC) sürümlerini yayınladı. Ancak bu, teknoloji devinin son hamlesi değil. Şirket, diğer iOS ve macOS versiyonları için de hem geliştirici hem de herkese açık beta sürümlerini eş zamanlı olarak kullanıcılara sundu.

Bu yoğun güncelleme süreci, hem uygulama geliştiricileri hem de açık beta programına dahil olan kullanıcılar için oldukça hareketli bir dönemin başladığını gösteriyor. İşte Apple’ın son etkinlik sonrası yayınladığı tüm beta sürümlerinin tam listesi:

Geliştiriciler için ve Yeni Açık Beta Sürümleri:

  • iOS 18.7: Geliştiricilere özel ve herkese açık beta (Yapı Numarası: 22H20)
  • macOS 15.7: Geliştiricilere özel ve herkese açık beta (Yapı Numarası: 24G222)
  • macOS 14.8: Geliştiricilere özel ve herkese açık beta (Yapı Numarası: 23J21)
ios 26 güncelleme alacak iphone modelleri

Bu yeni beta sürümleri, Apple’ın mevcut işletim sistemlerini daha da stabil hale getirme ve kullanıcı deneyimini iyileştirme çabasını ortaya koyuyor. Geliştiriciler, bu sürümlerle uygulamalarını yeni sistemlere hazırlarken, genel kullanıcılar da en son güncellemeleri herkesten önce deneyimleme fırsatı buluyor.

Peki siz bu güncellemeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

iPhone 17 ve iPhone 16 karşılaştırıldı! İşte sonuç

Apple’ın “Awe Dropping” etkinliğinde tanıttığı yeni iPhone 17 serisi, önceki model olan iPhone 16 ile önemli farklar taşıyor. Teknoloji dünyasının gündemine oturan bu karşılaştırma, iPhone 16 kullanıcılarının “Geçiş yapmaya değer mi?” sorusunu akıllara getiriyor. İşte iPhone 17 ve iPhone 16 arasındaki temel farklar ve dikkat çeken detaylar.

iPhone 17 ile iPhone 16 karşı karşıya

iPhone 17, tasarım olarak iPhone 16‘ya benziyor ancak en büyük değişiklik ekran boyutunda görülüyor. iPhone 16‘daki 6.1 inç ekran, iPhone 17‘de 6.3 inçe çıkıyor. Ancak en kritik yenilik, iPhone 16‘da eleştiri alan 60 Hz yenileme hızının, iPhone 17‘de 120 Hz ProMotion OLED ekran ile yer değiştirmesi.

Bu, kullanıcılara daha akıcı ve pürüzsüz bir deneyim sunuyor. Yeni modelde ayrıca “Hep Açık” ekran özelliği de bulunuyor. Piksel yoğunluğu 460 ppi’de 2622×1206 piksel çözünürlüğe çıkarken, maksimum parlaklık 2000 nit’ten 3000 nit’e yükseliyor.

iPhone 17, gücünü TSMC‘nin N3P süreciyle üretilen yeni A19 yonga setinden alıyor. Bu yonga seti, iPhone 16‘daki A18 çipine göre yüzde 20 daha hızlı GPU performansı sunuyor. A19, 6 çekirdekli CPU’su (2 performans ve 4 verimlilik çekirdeği) ve 5 çekirdekli GPU’su ile daha yüksek performans verimliliği ve transistör yoğunluğu sağlıyor. Cihazın 8 GB RAM kapasitesi ise değişmiyor.

Batarya tarafında da küçük ama önemli bir yükseltme var. iPhone 17‘nin batarya kapasitesi 3561 mAh’den 3692 mAh’ye çıkıyor. Bu artış ve A19 çipinin daha verimli olmasıyla video izleme süreleri iPhone 16‘daki 18 saatten iPhone 17‘de 27 saate kadar yükseliyor. Ayrıca, iPhone 17, 40W veya daha güçlü bir adaptörle 20 dakikada yüzde 50‘ye kadar şarj oluyor.

iPhone 17 Pro Max tanıtıldı: Özellikleri ve fiyatı

iPhone 17 Pro Max tanıtıldı: Özellikleri ve fiyatı

Merakla beklenen iPhone 17 Pro Max resmi olarak duyuruldu. Cihaz, performans tarafında büyük fark yaratacak.

Arka kamera sisteminde büyük bir değişiklik yapılmadı. Her iki modelde de 48 MP Ana ve 48 MP Ultra Geniş sensörler bulunuyor. Ancak yazılımsal ve çip seviyesindeki iyileştirmelerle kamera performansı biraz daha iyi sonuçlar veriyor. Ön kamera ise önemli bir gelişim gösteriyor.

iPhone 16‘daki 12 MP ön kameranın aksine, iPhone 17‘de 18 MP ön kamera yer alıyor. Bu, daha net selfie’ler ve görüntülü görüşmeler için daha iyi bir deneyim sunuyor. Apple, iPhone 17 için iPhone 16‘nın başlangıç fiyatı olan 799 doları koruyor. Türkiye fiyatı ise 77.999 TL olarak belirlendi.

Sonuç olarak, iPhone 17, iPhone 16‘ya kıyasla özellikle ekran, performans ve batarya konusunda önemli ilerlemeler sunuyor. Eğer daha akıcı bir kullanıcı deneyimi, daha uzun pil ömrü, daha iyi ön kamera ve genel olarak daha yüksek performans arıyorsanız, iPhone 17‘ye geçiş mantıklı olabilir.

Ancak, iPhone 16 hala güçlü ve güncel bir cihaz. Eğer temel ihtiyaçlarınızı karşılıyorsa, geçiş yapmak için acele etmenize gerek kalmıyor. Özellikle iPhone 13 veya daha eski bir model kullanıyorsanız, iPhone 17‘ye geçiş çok daha belirgin bir fark yaratacaktır.