Apple Music, dünyanın en çok kullanılan müzik dinleme platformları arasında bulunuyor. İlk olarak 2015 yılında bizlerin karşısına çıkan platformun şu anda milyonlarca kullanıcısı bulunuyor ve her gün abone sayısı giderek artış gösteriyor.
İlk tanıtıldığı güne kıyasla gelişmeler gösteren platform, kullanıcılarına iyi bir deneyim sunmaya çalışıyor. Her ne kadar uygulamanın birçok faydalı özelliği bulunsa da bazı özellikler kullanıcıların canını sıkıyor. Bu yazımızda sizlere Apple Music kullanmayı bırakmanız için 5 nedenden bahsedeceğiz.
Dünyanın en popüler müzik dinleme platformu: Spotify kullanmayı bırakmak için 10 neden ile karşınızdayız! İşte Spotify'ın eksileri
1. Parça sayısının yetersiz kalması
Apple’ın Müzik uygulamasında 70 milyondan fazla parça bulunuyor. Her ne kadar bu parçaların sayısı fazla olsa da Spotify gibi bazı rakiplerin maalesef gerisinde kalıyor. Bu durum da bazı kullanıcıların istedikleri şarkıları dinleyememesine sebep oluyor. Bu da kullanıcıların uygulama aboneliklerini iptal etmelerini sebep olabilir.
2. Müzik yönetimindeki sıkıntılar
Apple Music üzerinden kendi çalma listenizi oluşturup parçalar dinleyebiliyorsunuz. Ancak parça yönetiminde uygulama diğer platformlardan daha geride kalıyor. Özellikle çalma listesi olmadan bir parça seçtiğinizde sizlerin karşısına her ne kadar zevkinize uygun parçalar sunsa da geçişlerdeki gecikmeler sorun yaratabiliyor. Bu durum, kullanıcıların canını sıkıyor ve aboneliklerini iptal etmelerine sebep oluyor.
Geçtiğimiz dönemde adını Meta olarak yeniden değiştiren ve VR gözlüğünü Meta Quest 2 olarak satışa sunan teknoloji devi, oyuncuların merakla beklediği Meta Quest Gaming Showcase 2022’yi gerçekleştirdi. İşte Meta Quest Gaming Showcase 2022 ile duyurulan oyunlar.
Sanal gerçeklik dünyası için kritik bir etkinlik olan Meta Quest Gaming Showcase 2022 düzenlendi. Meta Quest 2’ye çıkacak tüm oyunları gösteren lansmanda; Among US VR, Ghostbusters VR, BONELAB gibi ilgi çekici yapımlar gün yüzüne çıktı.
Facebook ana şirketi Meta'nın akıllı gözlükleri yeni özellik sayesinde WhatsApp 'ı dikte edecek! İşte detaylar..
Meta Quest Gaming Showcase 2022 oyunları
Meta, Quest 2 VR gözlüğü için geliştirilen yeni oyun lansmanını gerçekleştirdi. Geçen yılki sürpriz duyuru, Resident Evil 4’ün VR’a gelmesiydi, ki şirket RE4’ü yeni bir modla yeniden gündeme getirdi. Resident Evil 4 moduna ek olarak Among US VR, Ghostbusters VR, BONELAB, Beat Saber, Cities ve Moss: Book II duyuruldu.
Among Us VR
Popüler çok oyunculu oyun Among Us nihayet VR dünyasına geliyor. Meta’nın açıklamasına göre, “birinci şahısta cinayetle suçlanmak VR’de çok daha eğlenceli olacak”. InnerSloth, Robot Teddy ve Schell Games, Among Us’ın VR versiyonunun 2022’nin sonunda çıkacağını duyurdu.
Ghostbusters VR
Meta Quest Gaming Showcase sırasında dikkat çeken bir diper oyun Ghostbusters VR oldu. Kendi hayalet avlama ekibinizi oluşturmak için en fazla üç arkadaşınızla takım kurmanıza izin verecek oyun hakkında fazla detay olmadığını belirtelim. Lansman sırasında herhangi bir çıkış tarihi de verilmedi.
Resident Evil 4 VR için The Mercenaries modu
Armature Studio tarafından Resident Evil 4 için yayınlanan Mercenaries modu, Oculus Store’dan Resident Evil 4 satın alan herkes için ücretsiz bir güncelleme olacak. Yapımcının açıklamasına göre mod, VR için sıfırdan geliştirildi ve çevrimiçi liderlik tablolarının yanı sıra 20 yeni zorluk içerecek.
BONELAB
Etkinliğin beklenmedik bombalarından birisi BONELAB oldu. Gerçekçi silah kullanımı, savaş ve taktik oluşturma konusunda sınırları zorlayan Boneworks’ü geliştiren stüdyo, Meta Quest 2’ye özel olarak BONELAB’i geliştirdi.
Her ne kadar aynı ismi taşıyor olsalar da, BONELAB’in yeni bir hikayesi bulunuyor. Ancak bu; yeni haritalar, yeni silahlar ve yeni avatarlar ile önceki hikayeyi temel alıyor.
Cities: VR
SimCity ve Cities: Skylines gibi şehir kurma simülasyonlarını seviyorsanız, Cities: VR’ın da benzer bir deneyim sunabileceğini söylemek mümkün. Hem şehir inşa etmenize hem de bu şehri geliştirmenize izin veren oyun, VR gözlük dünyasındaki gerçek anlamda ilk simülasyonu temsil ediyor.
Peki ya siz Meta Quest Gaming Showcase 2022 ile sunulan oyunlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Avrupa Birliği Parlamentosu, uzun bir süredir akıllı telefon, tablet, bilgisayar ve benzeri teknolojik ürünlerin farklı şarj giriş yerleri olması ve bu durumun yarattığı çevresel atık yükü üzerinde çeşitli görüşmeler sürdürüyordu. Hatta Apple’ın Lightning’i bırakmak zorunda kalabileceği söyleniyordu. Bugün yapılan oylamada ise 43 lehte, iki ret ve çekimser karar ile birlikte bu durum kesinleşti. Artık iPhone şarj girişi Type-C olacak.
iDropNews tarafından yayınlanan rapora göre, iPhone 14 Pro ve Pro Max modellerinde USB 3.0 Lightning konektör kullanılacak.
Avrupa tek tipte hemfikir: iPhone şarj girişi Type-C olacak!
Yaklaşık 6 yıl önce tüm elektronik üreticileri Type-C’yi cihazlarına entegre etmeye başladı. Her ne kadar başlangıçta yalnızca amiral gemisi telefon ve tabletlerde bu girişleri görüyor olsak da artık neredeyse tüm cihazlarda bulunuyor.
Hem veri aktarım hızları hem de şarj olma süreleri konusunda beraberinde pek çok yeniliği getiren bu teknoloji oldukça kısa bir sürede tüm dünyada büyük bir hızla yayıldı. Kablosuz kulaklıklardan dizüstü bilgisayarlara kadar tüm cihazlar Type-C girişlerine yer vermeye başladı.
Tabii Apple, kendi patentli teknolojisi olan Lightning girişini kullanmaya devam etti. Fakat bir noktadan sonra Type-C’nin beraberinde getirdiği özellikler sebebiyle tabletlerinde kullanmaya başladı. Hatta şarj adaptörlerine bağlanan kabloların ucu da yine Type-C’ye döndü. Fakat telefonlarında bir türlü bu geçişi sağlamadı.
Fakat bu durum yalnızca Apple’a özel değil. Sayısı giderek azalıyor olsa da hala Micro Usb B kullanan akıllı telefon üreticileri ve kendi patentli şarj giriş yöntemlerini kullanan bilgisayar ve tablet üreticisi mevcut. Ancak Avrupa Parlamentosu tarafından alınan bu kararla birlikte Apple’ın iPhone modelleri de dahil tüm cihazların şarj girişi Type-C olacak. Henüz bu sürecin ne zaman başlayacağı kesinleşmemiş olsa da önümüzdeki yıldan itibaren değişimleri görmeyi bekliyoruz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Son dönemde otomotiv dünyasında elektrikli araç devrimi yaşanıyor. Birçok büyük şirket bu alanda yeni modelleri üzerinde çalışırken uzun vadede önemli yatırım planları üzerinde duruyor. Bunlardan birisi olan BMW, şirketin en üst sedan otomobili olarak konumlanan 7 Serisi’nin yenilenmiş halini tanıttı. Yeni BMW 7 Serisi ilk olarak tamamen elektrikli i7 xDrive60 versiyonuyla karşımıza çıktı.
45 yıllık geçmişe sahip olan BMW 7 Serisi’nin 7. Jenerasyonu, BMW Group Dingolfing Fabrikası’nda içten yanmalı, hibrit ve tam elektrik motorlu üç versiyonuyla üretilecek. Dingolfing Fabrikası, BMW Group’un yeşil, dijital ve sürdürülebilir tesisi olarak öne çıkıyor.
Tesisin bu özellikleri sayesinde üretim esnasında çevreye olan zararı azaltma adına otomobillerin parçaları ikincil materyallerden üretiliyor.
BMW CEO'su Oliver Zipse bazı markaların elektrikli otomobil konusunda acele ederek hata yaptığı inancında.
BMW i7 xDrive60, 625 kilometreye kadar menzil sunuyor
Birçok otomobil şirketi gibi BMW de elektrikli otomobil dünyasına kayıtsız kalamadı. Bu alanda yerini alabilmek için mevcut 7 serisine “i” ilavesi getirerek elektrikli hale getiriyor. BMW, bir diğer anlamda Mercedes EQS ailesine rakip olabilmek adına şirketin ilk tam elektrikli otomobili BMW i7 xDrive60’ı bugün tanıttı.
BMW i7 xDrive60, 101.7 kWsa kapasiteli bir bataryaya sahip olacak. Öte yandan enerji tüketimi 18.4 – 19.6 kWsa/100 km olarak açıklananan otomobil, 11 KW AC şarj ile 195 kW’a kadar DC hızlı şarj desteği sunuyor. Ön ve arkada akslar üzerinde iki elektrik motoruna sahip i7, optimum kullanımda 625 kilometreye kadar menzile çıkabiliyor.
Önceki modele göre daha az sayıda düğme ve kontrol bulunan modelde BMW Kavisli Ekranı’nın getirdiği dijitalleşme dikkat çekiyor. Direksiyon simidinin arkasında yer alan 12.3 inçlik bilgi ekranı ve 14.9 inçlik kontrol ekranı sürüş deneyimini ileri bir seviyeye taşıyor.
Yeni BMW 7 Serisi’nde direksiyon simidi ve orta konsol da yeni bir tasarıma sahip. Aynı zamanda yeni bir tür kontrol ve tasarım ögesi olan BMW Interaction Bar, Yeni BMW 7 Serisi’nde görücüye çıkıyor.
536 beygirlik güç ve 744 Nm tork ile piyasaya çıkacak olan sedan tipi model, 0’dan 100 km hıza 4,5 saniyede çıkabiliyor. BMW, i7 xDrive60’ın azami hızını 240 km/s ile sınırlandırıyor. Otomobilde dikkat çeken bir diğer özellik ise “Sinema Ekranı Sistemi” bulunması oldu.
Sinema ekran sistemi, yolculuk esnasında Amazon ve Netflix gibi platformların kullanımını sağlıyor. Ayrıca ekranda bir kamera bulunuyor. Bu kamera ile kaçırılan toplantılara telekonferans yöntemiyle katılım amaçlanıyor. Bu özellik, Bowers & Wilkins tarafından sağlanan etkileyici bir ses sistemi ile destekleniyor.
Yeni BMW 7 Serisi’nde konforlu Executive Lounge koltuklar standart olarak yer alıyor. Mevcut modele göre daha geniş koltuk yüzeylerinin yanı sıra sürücü ve ön yolcu için kapsamlı elektrikli ayar, koltuk ısıtma ve bel desteği sunuluyor. Sürücü, ön yolcu ve arka sıra için isteğe bağlı çok işlevli sunulan koltuklar, optimize edilmiş soğutmalı aktif koltuk havalandırmasını ve dokuz programlı bir masaj işlevini de içeriyor.
BMW i7 xDrive60’ın bu yıl sonunda Avrupa’da satışa sunulması bekleniyor. Fiyatla ilgili ise bir açıklama yapılmadı.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından veya SDN Forum‘dan bizlerle paylaşabilirsiniz.
Ağustos veya Eylül ayında duyurulması beklenen Android 13’ün, milyonlarca kullanıcıyı ilgilendiren yeni özellikleri gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Ortaya çıkan son iddialar, Android 13 ile arka planda çalışan uygulamaları kontrol etmenin değişeceğini gösteriyor.
Android telefonlarda, arka planda çalışan uygulamaları kontrol edememek yıllardır can sıkıyor. Amiral gemisi modellerde bile bir süre sonra uygulamadan bildirim alamaz ve uygulamanın kendi kendine kapandığını görebilirsiniz. Ancak Android 13, uygulama kapatma konusunu nihayet ele alacak.
Android cihazlar arası dosya gönderimini kolaylaştıran Yakındakilerle Paylaş, yeni güncellemeyle daha işlevsel hale geliyor.
Android 13 ile arka planda çalışan uygulamaları kontrol edin
Özellikle performans tarafında önemli yeniliklere sahip olacağı dile getirilen Android 13; oyunlarda daha kısa yükleme süresinden bir uygulamanın aşırı pil kullanımını bildirmeye kadar çeşitli yeniliklere yer verecek. Son sızıntı, arka planda çalışan uygulamaların yönetiminin Android 13 ile kolaylaşacağını gösteriyor.
“Multi-Generational Least Recently Used” (MGLRU) olarak adlandırılan özellik, bir süredir Chrome OS’de kullanıma sunulmuştu. MGLRU, arka planda en az kullanılan uygulamaları kapatarak performansı artırabilir. Ayrıca arka planda çalışan uygulamaların ne zaman kapatılacağına dair kullanıcıya yetki verecek.
Bu özellik, Android kullanıcılarının performans konusunda büyük artışlar yaşamasını sağlayacak iki sonuca sahip. kswapd isimli bir Android kod diziliminin işlemci üzerindeki etkisi yüzde 40 azalırken, Android’de yetersiz bellekten kaynaklanan uygulama kapatılmasında yüzde 18’lik düşüş tespit edildi.
Google mühendisi, şirketin MGLRU’yu 1 milyon Android cihazda test ettiğini söyledi, ancak bu rakama Chrome OS Sanal Makinesi’nin Android Runtime’ı dahil edildiğini unutmamak gerekiyor. Yani bir milyon cihazın çoğu büyük ihtimalle akıllı telefon değildi.
Google’ın MGLRU isimli özelliği Android 13 ile yayınlayıp yayınlayamayacağı henüz belli değil. Fakat hangi Android’le gelirse gelsin tüm kullanıcılar için daha iyi bir deneyim sunacağı konusu aşikar.
Peki ya siz Android 13 için gelecek olan arka planda çalışan uygulamaları kontrol etme yeniliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda veya SDN Forum’da paylaşabilirsiniz.
Rusya’nın Ukrayna’ya askeri operasyon adıyla açtığı savaşın ardından, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Oleksandroviç Zelenski, ülkedeki direnişin önemli bir figürü haline geldi. Hatta cephede gezerken askeri kurşun geçirmez yelek ve kaskıyla olan fotoğrafları tüm dünya basınında yer aldı. Bugün ise o askeri kıyafetlerin Türkiye’den özel sipariş ile alındığı ortaya çıktı. Peki üreticisi kim?
Baykar, dikey iniş kalkış yapabilen yeni insansız hava aracının uçuş test görüntülerini yayınladı. İşte Bayraktar DİHA özellikleri...
Zelenski’nin vücut zırhını aldığı Garanti Kompozit, 50’den fazla ülkeye ihraç yapıyor!
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, bugün sosyal medya hesapları üzerinden 50 ülkeye teknik tekstil, balistik ve rasyon gıda ürünleri ihraç eden Garanti Kompozit firmasına olan ziyaretine ait videoyu paylaştı.
Paylaşılan videoda, Garanti Kompozit yetkilileriyle sohbet eden Varank, birinci kalite ileri teknoloji ürünlerin Yozgat ilinde üretildiğini ve 50’den fazla ülkeye ihraç edildiğini söyledi. Hatta Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Oleksandroviç Zelenski’nin dünya basınına yansıyan cephede yürüdüğü fotoğraflarda giydiği balistik kask ve yeleğin de özel sipariş ile burada üretildiğini belirtti.
Varank, Ukrayna-Rusya savaşının ardından personellerin koruyucu ekipmanlarının gündeme geldiğini ve bu alanda da Türk üretimi zırhlı ve zırhsız giysilerin öne çıktığını söyledi. Ayrıca yalnızca Volodimir Zelenski için değil, aynı zamanda 20 kişilik özel ekibine de yine bu firmamızın koruyucu balistik yelek ve kask ürettiğini söyledi.
Dolayısıyla aslında Savunma Sanayii dediğimiz zaman akıllara yalnızca İHA-SİHA, jet uçaklar, tanklar ve gemiler gelse de arka planda da büyük işler yapılıyor. Zira savaşlardan terörle mücadeleye kadar çeşitli operasyonlarda bu tip özel taktik askeri silah, mühimmat ve giysilerin kullanılması hem askerlerimizin hayatının hem de ortaya çıkacak sonuç için oldukça büyük önem teşkil ediyor.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Antivirüs firması ESET tarafından yapılan son araştırma, dünya çapında milyonlarca laptop kullanıcısını etkileyen güvenlik açığını ortaya çıkardı. ESET’e göre yeni BIOS açığı, saldırganların güvenlik mekanizmalarını devre dışı bırakmalarını ve sistemlere kötü amaçlı yazılım yüklemelerini sağlıyor.
Google Chrome 2022'nin üçüncü zero-day açığıyla karşı karşıya kaldı. Google'In acil durum olarak yayınladığı yeni güncelleme çok kritik.
Lenovo kullanıcıları için BIOS güvenlik açığı tehdidi
Lenovo dizüstü bilgisayar modellerini etkileyen yeni güvenlik açığı, Türkiye dahil dünya çapında milyonlarca kullanıcıyı tehlike altında bıraktı. Lenovo bilgisayarları UEFI üzerinden etkileyen güvenlik tehdidi, işletim sisteminin çalışmasını bile engelleyebiliyor.
ESET tarafından ortaya koyulan rapora göre UEFI tehditleri son derece gizli olabilir. İşletim sisteminin önyükleme sürecinin başında yürütülen tehdit; neredeyse tüm güvenlik önlemlerini atlama potansiyeline sahip.
CVE-2021-3970, CVE-2021-3971 ve CVE-2021-3972 koduna sahip güvenlik açıklarının şimdilik sadece Lenovo dizüstü bilgisayarlarını etkilediği ifade edildi.
Bilgisayarın UEFI’sine bulaşarak cihazın kontrolünü ele geçirme yeteneğine sahip olan BIOS kötü amaçlı yazılımı, işletim sistemini yeniden yükleme veya sabit sürücünün değiştirilmesinden de etkilenmiyor.
Milyonlarca kullanıcı potansiyel olarak tehlike altında olsa da, Gartner analisti Peter Firstbrook, Lenovo güvenlik açıklarından yararlanmanın çok karmaşık olduğunu ifade etti. Bu karışıklık, riskin henüz temel düzeyde kalmasına yol açtı.
Güvenlik raporlarına göre BIOS’u etkileyen güvenlik açıklarından korunmanın tek yolu, donanım yazılımını güncellemekten geçiyor. Lenovo, tehlikenin farkında olduğunu ve en kısa sürede laptop modellerine UEFI güncellemesi getireceğini dile getirdi.
Peki ya siz Lenovo cihazlarını etkileyen BIOS açığı hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda veya SDN Forum’da paylaşabilirsiniz.
Herkes TCG Anadolu amfibi hücum gemisi için geliştirilen TB3’leri beklerken Baykar yeni bir ürünün müjdesini verdi. Bayraktar DİHA, yani dikey iniş kalkış yapabilen insansız hava aracı sisteminin test uçuş videosu paylaşıldı.
Dikey iniş kalkış yapabilen bu yeni insansız hava aracı, pist ihtiyacı olmadığı için deniz platformlarından, karakol bölgelerinde ve askeri birlik içerisinde rahatça kullanılabilecek. İşte Bayraktar DİHA özellikleri…
Avrupa Birliği, Bayraktar TB2 üretimi için bir ortaklık teklifi getirebilir. Fakat bu plan Fransa tarafından bozulmak isteniyor.
Bayraktar DİHA özellikleri
Bayraktar DİHA temel ve gelişmiş özellikleri:
Haberleşme menzili: 150 km
Seyir ve en yüksek hız: 45-50 knot ile 80 knot
Operasyonel İrtifa ve tavanı: 9 bin feet ile 15 bin feet
Havada kalma süresi: 12 saat
Kanat açıklığı ve uzunluk: 5 m – 1.5 m
Faydalı yük kapasitesi: 5 kg
Azami kalkış ağırlığı: 50 kg
Dikey iniş kalkışlı tam otomatik uçuş sistemi
Sensör füzyonu yardımlı tam otonom
Otonom kalkış ve iniş sistemi ile yarı otonom uçuş modu
Hataya dayanıklı sistem mimarisi ve dijital veri ve video Link
Üç yedekli uçuş kontrol sistemi ve servo eyleyiciler
Elektro-Optik (EO) ve Kızılötesi (IR) Kamera Modülü
Lazer mesafe ölçer – Lazer işaretleyici
Bayraktar DİHA özellikleri itibariyle kendi sınıfının en gelişmişleri arasında yer alıyor. Toplamda 5 motor ve pervanesi olan bu araç, 4 elektrikli motoru ve dikey pervanesi sayesinde dikey iniş kalkış yapabiliyor. Daha sonra ise arkasında bulunan tek içten yanmalı motoru ve pervanesi sayesinde tıpkı TB2’ler gibi yatay bir şekilde uçuşunu gerçekleştiriyor.
Bu sayede diğer İHA’larda olan pist ihtiyacı ortadan kalkıyor. Dolayısıyla standart askeri gemilerden veya herhangi bir askeri üs ile cephede herhangi bire noktadan rahatça havalandırılabiliyor. Tabii 5 kg faydalı yük taşıma kapasitesi sayesinde de Elektro-Optik (EO) ve Kızılötesi (IR) kamera modülü takılabilen ve Lazer mesafe ölçer ile işaretleyicisi olan bu araç aslında küçük boyutlu bir TB2’ye dönüşüyor.
Ailenin diğer üyelerinde olduğu gibi Bayraktar DİHA da kullanmış olduğu yerli ve gelişmiş yazılımı sayesinde tam otonom iniş kalkış yapabiliyor. Ayrıca içerisinde bulunan aviyonik sistemler TB2 ve AKINCI üzerindekilerin aynısı. Dolayısıyla gerçek anlamda son teknoloji bir ürün olduğunu söyleyebiliriz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Popüler yayın devi Netflix, on yıl sonra ilk kez abone sayısında düşüş yaşadığını bildirdi. Şirket son çeyrekte 200 bin abone kaybederken, Elon Musk’tan yeni bir Netflix eleştirisi geldi. Musk, Netflix’in neden izlenemez olduğunu açıkladı.
Son çeyrek verilerine göre Netflix, 100 gün içinde günlük ortalama 2000 abone kaybetti ve grafik ikinci çeyrekte daha da kötüleşecek. Fakat Elon Musk’a göre bu kaybın bir açıklaması var: woke mind virüsü.
Netflix, uzun bir süredir en çok izlenen dizi ve filmleri haftalık olarak açıklıyor. İşte bu haftanın Top10 listesi...
Elon Musk: Netflix, woke mind virüsü yüzünden izlenemez
Netflix’e bir darbe de Elon Musk’tan geldi. Dünyanın en zengin insanı, Netflix yapımlarının “izlenemez” olduğunu söyledi ve woke mind isimli akıma dikkat çekti.
Woke mind virus ne demek diye merak ediyor olabilirsiniz. Woke aslında sosyal adalet ve ırksal eşitliğe vurgu yapan bir hareket. Özellikle Afroamerikalı tarafından kullanılan bu ifade; pek çok konuda ırksal eşitliğe dikkat çekiyor.
Elon Musk ise Netflix yapımlarına yerleştirilmiş woke düşüncesinin yapımları izlenemez hale getirdiğini söylüyor. Netflix; Squid Game, Bridgerton, Sex Education dahil olmak üzere popüler yapımlara rağmen, hamile kalan adamı anlatanHe’s Expecting gibi içeriklere de yer veriyor.
80 milyondan fazla takipçiye sahip olan Elon Musk’a destek takipçilerinden geldi. Bir kullanıcı sadece Netflix’in değil, genel olarak filmler, video oyunları ve TV yapımlarının da bu harekete ayak uydurduğunu ifade etti.
Bu fikre katılan Musk, Netflix’in “en azından” sadece bilim kurgu/fantezi filmleri çekebileceğini belirtti. Musk ayrıca woke mind virüsünün medeniyet için en büyük tehdit olduğu görüşüne katıldı.
Netflix, son duyurusunda 200 bin abone kaybettiğini ve 10 yıl içinde ilk kez abone kaybı yaşadığını bildirdi. Şirket, 2 milyon abone daha kaybetmeyi bekliyor. Haberin ardından Netflix hissesi dört yılın en düşük seviyesine geriledi.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
E-ticaret pazarı, tüm dünyada olduğu gibi pandemi sonrasında Türkiye’de de rekor düzeyde. 2020 yılına kıyasla neredeyse iki kat artan e-ticaret işlem sayısı 3,4 milyar adede ulaşırken, e-ticaret hacmi ise 381,5 milyar TL’yi yakaladı.
iyzico, Dogma Alares ve ETİD ortaklığında “2021 Türkiye E-Ticaret Ekosistemi Raporu” hazırlandı. Rapora göre, perakende sektörünün yüzde 17’lık kısmını e-ticaret satışları oluşturdu. Her alışverişte ortalama 170 TL harcayan e-ticaret müşterileri, en çok online alışverişi ise 26 Kasım 2021 tarihinde gerçekleştirdi.
ABD Federal Ticaret Komisyonu, olumsuz müşteri yorumlarını otomatik gizleyen e-ticaret sitesine para cezası verdi.
Türkiye’nin e-ticaret satış hacmi 381 milyar TL ile zirvede
Webrazzi’de yer alan habere göre, “2021 Türkiye E-Ticaret Ekosistemi Raporu” Türkiye’nin e-ticaret karnesini ortaya koydu. Tüm alışveriş dünyasının yüzde 17,6’sını oluşturan e-ticaret pazarı, bir önceki yıla kıyasla yüzde 69 artış yaşayarak 381,5 milyar TL seviyesine geldi.
Türkiye, online alışverişi en çok 22 Kasım Pazartesi, en yüksek satış hacmini ise Black Friday’e denk gelen 26 Kasım Cuma günü gerçekleştirdi. 2021 yılında ortalama bir alışveriş sepeti 146 TL’ye denk gelirken, her alışverişte ortalama 170 TL harcandığı ifade edildi.
Geçtiğimiz yıl e-ticaret platformlarında kredi kartı ile 8,2 milyar işlem yapıldı ve bu işlemler toplamda 1,6 trilyon TL tutarındaydı. Fakat kredi kartı kullanımındaki düşüş gözlerden kaçmadı. Online alışverişte kredi kartı kullanımı, 2017 yılının yüzde 82’lik oranına kıyasla, 2021 yılında yüzde 56’ya kadar geriledi. Ayrıca ön ödemeli kartlar ve dijital cüzdanlar 2021 yılında daha fazla ön plana çıktı.
Pandemi döneminde e-ticaret dünyasına giriş yapan işletme sayısının beş kattan fazla arttığını dile getiren Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkanı Emre Ekmekçi, şu ifadeleri kullandı:
“Büyük perakendeciler e-ticareti artık yan bir iş değil, ana iş kolu olarak görmeye başladı. Süpermarket, taze gıda ve yemek sektörleri tamamen bir dönüşüm sürecinin içine girdiler”
Peki ya siz Türkiye’nin e-ticaret pazarı hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda veya SDN Forum’da paylaşabilirsiniz.
Türkiye’nin yerli üreticilerinden olan Casper‘ın en güçlü dizüstü bilgisayarı Excalibur G911 modelini inceledik. 92 bin TL’lik model ile render, kurgu ve oyun performansı beklentileri karşıladı mı? Cevabı Casper Excalibur G911 inceleme videomuzda!
Piyasada bulunan en güçlü ekran kartlarından olan 16 GB GDDR6 RAM’li 256 bit destekliNVIDIA RTX 3080 Ti ekran kartına sahip olan Excalibur G911, hem oyun hem de yüksek donanım gerektiren işlerde üstün performans sunuyor.
Sadece 2.5 kilogram ağırlıkta bulunan Excalibur G911, 2 TB’a kadar NVMe M2 SSD depolama alanına sahipken 64 GB’a kadar DDR5 4800 MHz RAM desteği de sunuyor.
Ekran tarafına baktığımızda 16 inç QHD IPS panel ile 165 Hz yenileme hızı, 5 ms gecikme süresi ve yüzde yüz sRGB desteği oyuncuların beklentisini oldukça karşılıyor. Üstelik bu ekran 500 nit parlaklık da sunuyor.
Bilgisayarın kalbinde ise piyasanın en güçlü işlemcilerinden 12 NesilIntel Core i9-12900HK serisi işlemci bulunuyor. Bu işlemci 10 nm mimarisine sahip 14 çekirdek (6 performans + 8 tasarruf) ve 20 izlekten oluşuyor. İşlemcinin temel frekansı 3.80 GHz iken Turbo Boost ile 5.0 GHz’ye çıkabiliyor. İşlemcinin ön belleği 24 MB iken tükettiği maksimum güç ise 115W olarak karşımıza çıkıyor.
4 hücreli 64 Whr batarya bulunan dizüstü bilgisayarda 3 adet USB 3.2, 1 adet USB-C, 1 adet HDMI, 1 adet Mini DisplayPort, 1 adet RJ45 LAN ve 1 adet 3.5mm jak girişi bulunuyor. Cihaz ekranının üzerinde ise görüntülü görüşmelerde kullanılabilecek 720p çözünürlüklü web kamerası yer alıyor.
Güçlü Excalibur G911 metal tasarım ve 27,3 mm inceliği ile tam bir oyun ve performans canavarı. Cihazda ek olarak 1 adet NVMe SSD yuvası olduğunu da belirtmekte fayda var. Excalibur G911 ayrıca 230 watt adaptör ile kutusundan çıkıyor.
Netflix 10 yıldır ilk kez yeni bir yıla izleyici kaybederek başladığını açıkladı. Tabii bu durumda artan rekabetin etkisi büyük. Fakat yine de dünyanın en popüler dijital yayın platformları arasında ilk sırada yer alıyor. Bunu ise paylaşılan verilerden anlıyoruz. Şimdiyse Netflix bu haftanın en çok izlenen dizi ve filmlerini açıkladı.
Netflix CEO'su Reed Hastings, yatırımcılarla yaptığı bir görüşmede abonelik fiyatını ucuzlatmak için reklam getireceklerini söyledi.
Netflix tarafından paylaşılan en çok izlenen yapımlar
Netflix, platform içerisinde kullanıcılar tarafından en çok izlenen popüler yapımları düzenli olarak paylaşıyor. Şirket bu doğrultuda haftalık, aylık, yıllık ve tüm zamanların rekorlarını elinde tutanlar şeklinde farklı listeleri yayınlıyor. Şimdi de 4- 10 Nisan arası en çok izlenenleri paylaştı.
#
TV (İngilizce)
Kaç haftadır Top10 listesinde
Toplam izlenme (saat)
1
Bridgerton: 2. sezon
3
115 milyon 750 bin
2
The Ultimatum: Marry or Move On: 1. sezon
1
43 milyon 710 bin
3
Bridgerton: 1. sezon
3
35 milyon 760 bin
4
Jimmy Savile: A British Horror Story
1
17 milyon 700 bin
5
Inventing Anna
9
17 milyon 320 bin
6
Better Call Saul: 5. sezon
1
15 milyon 170 bin
7
Is It Cake?: 1. sezon
3
14 milyon 760 bin
8
Super PupZ: 1. sezon
1
13 milyon 770 bin
9
The Last Kingdom: 5. sezon
5
12 milyon 970 bin
10
CoComelon: 5. sezon
1
12 milyon 630 bin
Netflix tarafından paylaşılan listenin birinci sırasında 115 milyon 750 bin izlenme saatiyle Bridgerton‘ın 2. sezonu yer alıyor. Bu yapım, geçtiğimiz haftanın Top10 sıralamasında da 251 milyon 740 bin izlenme saatiyle yine 1.lik koltuğunda oturuyordu. Ayrıca önceki haftalarda da 1. sezonu ile birlikte yine listenin başında yer aldı. Dolayısıyla geçtiğimiz 1 aylık süreçte platformun en popüler içeriği olduğunu söyleyebiliriz.
Listenin 2. sırasında ise 43 milyon 710 bin izlenme saatiyle bu hafta dahil olan The Ultimatum: Marry or Move On‘un 1. sezonu yer alıyor. Geçtiğimiz haftalarda liderlik koltuğunda da bulunmuş olan Bridgerton‘ın 1. sezonu ise 35 milyon 760 bin izlenme saatiyle 3.lüğe yerleşiyor.
Top10 sıralamasının 4.lük koltuğunda ise bu hafta aramıza katılan ve 17 milyon 700 bin izlenme saatine sahip olan Jimmy Savile: A British Horror Story bulunuyor. Geçtiğimiz ayın en çok izlenen yapımı olan ve 9 haftadır listenin üst sıralarında yer alan Inventing Anna ise bu hafta 17 milyon 320 bin izlenme saatiyle 5.liğe yerleşiyor.
Siz Netflix tarafından paylaşılan en çok izlenen dizi ve filmler hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!