Elektrikli araçlar için kurulacak şarj ağında yeni gelişme

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), son dönemde ülkemizde de yaygınlaşmaya başlayan elektrikli araçlar için Şarj Hizmeti Yönetmelik Taslağı’nı 4 Şubat tarihine kadar görüşe açtı. İşte ayrıntılar…

Avrupa’da bir ilk: Elektrikli otomobiller dizeli geride bıraktı!

Avrupa’da bir ilk: Elektrikli otomobiller dizeli geride bıraktı!

Ortaya çıkan yeni rapora göre Avrupa pazarında Aralık ayındaki dizel otomobil satışı, elektrikli otomobil satışlarının gerisinde kaldı.

En az 50 şarj istasyonu olan işletme lisans alabilecek

Elektrikli araçların gün geçtikçe popüler hale gelmesi ve içten yanmalı motorlara sahip otomobillerin yerini almasının ardından ülkemizde de konu ile ilgili gerekli adımlar atılmaya başlandı. Bu doğrultuda EPDK, Şarj Hizmeti Yönetmelik Taslağı’nı 4 Şubat’a kadar kamuoyunun görüşüne açtı.

Taslağa göre en az 50 şarj istasyonu olan işletmelerin lisans alması planlanıyor. Elektrikli araç kullanıcıları, EPDK tarafından geliştirilen mobil uygulama üzerinden şarj ağı işletmeci lisansı sahiplerini görerek hizmet alabilecek. Öte yandan aynı uygulama üzerinden fiyat bilgisi de sunulacak.

Şarj ağı işletmecisi, lisansının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde en az elli adet şarj ünitesinden oluşacak şekilde şarj ağını oluşturacak. Şarj ağında yer alan şarj ünitelerinin en az yüzde beşinin, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında bulunan karayollarında yer alan şarj ünitelerinin ise en az yüzde yetmiş beşinin DC 50 kW ve üzeri güçteki şarj ünitesi niteliğinde olması şart koşulacak.

Söz konusu taslakta dikkat çeken bir diğer detay ise şarj ağı işletmecilerinin araç kullanıcılarıyla sadakat sözleşmesi yapabilmesi oldu. Bu doğrultuda şarj ağı işletmecisiyle sadakat sözleşmesi yapmak isteyen kullanıcı, ilgili şarj ağı işletmecisine yazılı veya şirketin kurumsal iletişim kanalları ya da e-Devlet aracılığıyla başvuruda bulunacak. Sadakat sözleşmesi yazılı veya mesafeli olarak yapılabilecek.

Sadakat sözleşmesi kapsamında harcanan enerji birimi bedeli üzerinden şarj hizmeti fiyatı belirlenecek. Ancak elektrikli araç sahibinden ilave ücret talep edilemeyecek.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce ilerleyen dönemlerde ülkemizde elektrikli otomobiller baskın hale gelir mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Dünyanın en çok kullanılan müzik dinleme platformu belli oldu!

Dünyanın önce gelen araştırma firmalarından Midia, tüm dünyada en çok kullanılan müzik akış platformlarını ve müzik abonelik sistemlerini listeledi. 2021’in 2. çeyreğini baz alan liste; Amazon Music, Apple Music, Spotify ve YouTube Music gibi sektörün önde gelen platformlarını karşılaştırıyor. Özellikle pandemi ve karantina süreci sonrası artan dinleyici kitlesi, tüm bu oranlara etki etmiş gibi görünüyor. İşte zirvedeki isim ve onu takip eden diğer hizmetler…

Spotify’dan HiFi bekleyenleri kızdıran açıklama

Spotify’dan HiFi bekleyenleri kızdıran açıklama

Abonelere yüksek kalitede ses sunacak olan Spotify HiFi için açıklama geldi. Şirket özellik üzerinde çalıştığını açıkladı.

Spotify, zirvedeki yerini koruyor

Midia tarafından yayınlanan ve dünya çapındaki tüm müzik akış platformları baz alınarak yapılan listeye göre Spotify uzun süredir devam eden liderliğini koruyor. Dev firma, dünyadaki müzik akış pastasının yüzde 30’undan fazlasına sahip olarak liderliğini sürdürüyor. Yayınlanan grafiğe göre Apple Music, yüzde 15’lik pazar payıyla ikinci sırada kendine yer bulmayı başardı.

Midia tarafından yayınlanan rapor…

Her ne kadar Spotify’ın sektör üzerindeki dominasyonu sürse de, ünlü şirketin 2020’de pazarın yüzde 33’üne hükmettiğini belirtmemiz gerek. Geçen yılın aynı döneminde yakaladığı başarının altında seyreden firmayı Apple Music‘in ardından yüzde 13’erlik sektörel payla Amazon Music ve Çin pazarının dev ismi Tencent Music takip ediyor. Son dönemde yaptığı atılımlarla YouTube Music, yüzde 8’lik pazar payına erişmeyi başarmış gibi görünüyor.

spotify hifi

Özellikle COVID-19 süreci sonrasında, dünyadaki bütün müzik akış platformlarının dinlenme oranları gözle görülür olarak artış gösterdi. Yayınlanan rakamlara göre sadece 2020 yılında, Spotify ve Apple Music’in dünya çapındaki dinlenme sayıları tam yüzde 16.2 oranında arttı. Bu rakamların sonucunda 2021’in ikinci çeyreğinde dünya genelinde bu platformlarda akış takip eden kullanıcılara tam 109.5 milyon yeni kişi katıldı.

Spotify, yüksek kaliteli müzik sözünü tutmadı!

Spotify, yüksek kaliteli müzik sözünü tutmadı!

Spotify abonelerin yüksek kaliteli müzik dinleyebilecekleri HiFi özelliğini 2021'de kullanıma sunma sözünü yerine getirmedi.

Peki sizler yayınlanan grafik ve Spotify’ın listedeki konumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce yakın zamanda herhangi bir akış platformu Spotify’ı tahtıntan edebilir mi? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı lütfen ihmal etmeyin.

Huawei ve AKUT Güvendeyim ile deprem anında hayat kurtaracak!

Bir süredir ABD ambargosu nedeniyle zor günler geçiren Huawei, yaşadığı zorluklara rağmen çalışmalarını sürdürüyor. Akıllı telefonlara ek olarak akıllı saat, laptop ve hatta araba gibi alanlara yönelen şirket, yazılım anlamında da kusursuz bir deneyim sunmak için uğraşıyor.

Bunun son örneği bugün ülkemizde karşımıza çıktı. Huawei, akıllı saatlere özel olarak HarmonyOS işletim sistemi için tasarlanan AKUT Güvendeyim uygulamasını kullanıma sundu. Bu sayede Huawei akıllı saat sahipleri uygulamayı doğrudan saatleri üzerinden kullanabilecek ve olası deprem anında hayat kurtarabilecek.

Huawei Watch GT 3’e beklenen güncelleme geldi!

Huawei Watch GT 3’e beklenen güncelleme geldi!

Huawei Watch GT 3 modeline beklenen güncelleme geldi. Kullanıcılar artık gelen mesajlara saat üzerinden yanıt verebilecek.

Huawei akıllı saat sahipleri Akut Güvendeyim uygulamasını kullanabilecek

Huawei, tüm ekosisteminde geliştirmeler yapmaya devam ederken akıllı saatler için de çalışmalarını hızlandırdı. Ülkemizde yaptığı en önemli çalışma ise AKUT’un Güvendeyim uygulaması oldu. Uygulama, Watch GT2 Pro ve Watch GT 3 üzerinde kullanılabilir hale geldi.

Watch GT2 Pro ve Watch GT 3 sahipleri, Huawei telefonlarında AKUT Güvendeyim uygulamasını indirdikten sonra, Huawei Sağlık uygulaması üzerinden Cihazlar kısmındaki AppGallery alanına girip, buradan Güvendeyim uygulamasını saatlerine kurabilirler.

AKUT Arama Kurtarma Derneği ile Genel Bilgi Teknolojileri Ltd. Şti. tarafından geliştirilen Güvendeyim uygulamasının bekli de en önemli özelliği, internetsiz çalışabiliyor olması. Aramanın mümkün olmadığı, internetin çalışmadığı, SMS’lerin devreye girdiği doğal afet durumlarında, tek bir butona basılması, konumunuzun paylaşılması için yeterli oluyor.

Uygulamayı kullanabilmek için ilk olarak uygulamanın içinden ayarlar kısmına girmeniz ve en az 1, en fazla 10 kişinin telefon numarasını kaydetmeniz gerekir. Numarayı eklediğiniz zaman, “Güvendeyim” butonu aktif hale gelir. Güvendeyim uygulamasını indirmek ve numaraları eklemek dışında internet bağlantısına ihtiyacınız yoktur.

Uygulamanın ana ekranındaki Güvendeyim butonuna bastığınızda telefonunuzun GPS servisi üzerinden aldığı konumunuzu, telefonunuz SMS sistemi üzerinden belirttiğiniz kişilere gönderir. Güvende olduğunuza dair mesajın gidebilmesi için SMS hakkınızın olması gerekir.

Eğer SMS hakkınız bulunmuyorsa paket ya da tarifenizin standart ücreti ile güvende olduğunuza dair mesaj iletilir. GPS servisi üzerinden konumunuzun alınması telefonunuzun marka modeli ile bulunduğunuz ortama göre uzun ya da kısa sürebilir.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce diğer akıllı saat üreticileri de AKUT Güvendeyim uygulamasını cihazlarına entegre etmeli mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Uzayda kurulacak film stüdyosu için tarih belli oldu!

İnsanoğlu son yıllarda uzay ile arasındaki mesafeyi giderek kapatmaya başlıyor. Uzay turizmi ile ilgili yatırımların giderek arttığı bu dönemde uzayda film çekimi projeleri de artmaya başladı. Bu projeler için uygun bir alan oluşturmak isteyen Space Entertainment Enterprise (SEE), uzayda bir film prodüksiyonu kurmak için kolları sıvadı.

NASA, astronot sayısının yeterli olmadığını söylüyor

NASA, astronot sayısının yeterli olmadığını söylüyor

NASA, astronot sayısının yeterli olmadığına dikkat çekerek son 50 yıldaki en küçük ekibe sahip olduğunu söylüyor.

İçerik istasyonunun ismi SEE-1 olacak

Uzayda çekilecek film projelerine ev sahipliği yapması için kurulacak içerik stüdyosu, aynı zamanda bir spor ve eğlence arenası özelliği de taşıyacak. SEE, içerik stüdyosu içeren bir uzay istasyonunu Aralık 2024‘e kadar tamamlanmayı planlıyor. Bu istasyonun isminin SEE-1 olacağı açıklandı.

SEE-1, sadece film çekimleri için kullanılan bir istasyon olmayacak. Tesis, müzik ve spor etkinliklerinin yanı sıra düşük yörünge ve mikro yerçekimi ortamında içerik yapmak isteyen sanatçılar, yapımcılar ve yaratıcılar için de ev sahipliği yapacak. Ayrıca içerik üretilip kaydedilmesinin yanı sıra canlı yayın imkanı da olacak. SEE, burada hem kendi içeriklerini üretmek hem de diğer içerik üreticilerine de imkan sağlamak istiyor.

SEE-1’in yapımını Axiom Space şirketi üstleniyor. Şirket, uzay turizmi projeleriyle biliniyor. Öyle ki SEE-1, Axiom’un uzay turizmi de dahil olmak üzere diğer ticari girişimlere de ev sahipliği yapacak. Axiom Space, Ocak 2022’de Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) ticari bir bileşenini inşa etmek için NASA‘dan onay almıştı.

SEE şirketi, ayrıca Tom Cruise‘un uzayda çekilecek filminin de yapım ortaklarından birisi unvanını taşıyor. Filmin yönetmenliğini ise Cruise ile birlikte yaptığı filmlerle bilinen Doug Liman yapması planlanıyor. Ancak tüm planlamalara rağmen Cruise, uzayda ilk kez film çeken aktör olma şansını kaybetti.

Geçtiğimiz yılın Ekim ayında bir Rus ekip, The Challenge adlı film için ISS’nin yolunu tuttu. Rus yönetmen Klim Shipenko ve oyuncu Yulia Peresild‘den oluşan ekip 191 gün boyunca Uluslararası Uzay İstasyonu’nda film çekimlerini sürdürdü. Uzayda çekilecek ilk film, sağlık durumu nedeniyle dünyaya gelip tedavi olamayacak olan bir kozmonot için uzaya gönderilen bir doktorun başından geçenleri konu alacak.

Bill Gates yeni pandemiler konusunda uyardı!

2019 yılında patlak veren, dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişinin ölümüne sebep olan ve olmaya devam eden Covid-19’un önüne tam anlamıyla geçilemedi. Her ne kadar ülkemiz dahil tüm dünyada devam eden aşılama çalışmaları sayesinde bir nebze kontrol atına alınsa da, gün geçtikçe ortaya çıkan yeni bir varyant nedeniyle insan hayatını tehdit etmeye halen devam ediyor.

Tabii şu an için tek isteğimiz söz konusu pandeminin sona ermesi ve artık insanların ölmemesi. Ancak Microsoft’un kurucularından milyarder girişimci Bill Gates’e göre pandemi sona erse bile insanlığı Covid-19’dan çok daha tehlikeli virüsler bekliyor ve bu konuda şimdiden gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.

Bill Gates, Omicron varyantı ile ilgili fikirlerini açıkladı

Bill Gates, Omicron varyantı ile ilgili fikirlerini açıkladı

Dünyanın en ünlü iş insanlarından Bill Gates, Omicron varyantının önümüzdeki günlerde verebileceği zararla ilgili konuştu.

Bill Gates, yeni pandemiler konusunda devletleri uyardı

Bir süre önce Bill & Melinda Gates Vakfı’nın Salgın Hazırlık Yenilikleri Koalisyonu’na (CEPI) 150 milyon dolarlık yeni bir taahhüdünü duyurduğu sırada bazı açıklamalarda bulunan Bill Gates, insanlığı ilerleyen dönemlerde Covid-19’dan çok daha tehlikeli virüslerin beklediğini ve özellikle dünyanın önde gelen devletlerini potansiyel salgınlara hazırlanmaları gerektiğini söyledi.

Girişimci, Delta ve Omicron varyantlarının şimdiye kadar görülen en bulaşıcı virüslerin arasında olduğunu ifade ederken, ancak bunların sadece buzdağının görünen kısmı olduğunu ve ilerleyen dönemlerde çok daha bulaşıcı ve öldürücü patojenlerin patlak vermesinin oldukça muhtemel olduğunu belirtti.

Potansiyel pandemiler için alınması gereken önlemleri de açıklayan Gates’e göre dünyanın önde gelen devletlerinin gelecekteki aşıların daha hızlı şekilde kullanıma sunulabilmesi için aşı araştırmalarına ve üretim kapasitesine yatırım yapması gerekiyor. Bu sayede gelecekteki muhtemel salgınların başlamadan etkisiz hale getirilebileceğini düşünüyor.

Bunun yanı sıra hızla yayılmaya devam eden ve vaka sayılarının fırlamasına neden olan Omicron varyantı ile ilgili de açıklamalarda bulunan Gates, mart ayına doğru yeni dalganın sona ermesini beklediğini ifade etti.

Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bill Gates’in açıklamalarına katılıyor musunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.

En ilginç elektrikli otomobil konseptleri

Elektrikli otomobillerin sayısı her geçen artmaya devam ediyor. Şirketlerin aldığı yeni kararlar ve ülkelerin küresel ısınmayı önlemek için çıkardığı yasalar neticesinde şirketler, yeni elektrikli otomobil konseptlerini tanıtıyorlar.

Tanıtılan konsept araçlar arasında otomobil severleri büyüleyenler ve kötü olanlar bulunuyor. Bazılarıysa, sunduğu teknolojik özellikleri ve tasarımlarıyla kişilere ilginç geliyor. Gelin hep beraber tarihin en ilginç elektrikli otomobil konseptlerine yakından bakalım.

Tesla Cybertruck’ın çıkış tarihi ile ilgili yeni iddia!

Tesla Cybertruck’ın çıkış tarihi ile ilgili yeni iddia!

Tesla tarafından 2019'da tanıtılan Cybertruck aracının çıkış tarihi hala gizemini konuyor. Ancak konuyla ilgili bir iddia ortaya atıldı.

Tesla Cybertruck

Tesla Cybertruck, 2019 yılında Elon Musk tarafından tanıtılmıştı. Tasarımı itibariyle birçok kişi tarafından ilginç bulundu. Özellikle sahip olduğu keskin çizgiler ve köşeli hatlar dolayısıyla gelecekten gelmiş bir otomobil gibi duruyor. Tesla Cybertruck’ın seri üretiminin versiyonun Mart 2022’de tanıtılması bekleniyor. Büyük ihtimalle elektrikli pickup, 2023 yılında yollarda olacak.

Bollinger B1

Bollinger B1, diğer elektrikli otomobillerden çok daha farklı bir tasarıma sahip. Aracın tasarımı bizleri 40 – 50 yıl öncesine götürüyor. Elektrikli model hem SUV hem de kamyonet olarak konumlanıyor. Aracın daha uzun versiyonu olan B2 de aynı görüntüye sahip. Retro görüneme sahip elektrikli SUV’ların ne zaman satışa çıkacağı henüz bilinmiyor.

Hyundai Seven Concept

Hyundai Seven Concept, kullanıcılarına bir ev ortama sunuyor. Aracın içinde dönen koltuklar bulunuyor ve oturmak için bir oturma grubu da sunuluyor. Araç, hijyenik olma özelliğiyle ön plana çıkıyor. Otomobilde uçaklarda bulunan gelişmiş hava akış sistemine benzer bir sistem bulunuyor. Bu sayede yolcular arasında hava akışı kesiliyor ve hastalık bir yolcudan diğer yolcuya bulaşmıyor.

Rolls-Royce Vision Next 100

Rolls-Royce Vision Next 100, bizlere yeni bir deneyim sunuyor. Aracın tasarımında gövdeyle bitişik tekerlekler bizleri karşılıyor. Bunun yanında aracın arkasından ve önünden baktığımızda aracın bir yat tasarımına sahip olduğunu görebiliyoruz. Rolls-Royce araçta, bulunacak tüm lüks malzemeler kullanılmış. Ayrıca araca otomobil koltuğu yerine salon koltuğu yerleştirilmiş. Bu sayede yolculara evlerinin salonu hissi verilmek istenmiş.

Renault Trezor

Renault Trezor, 2016 yılında Renault tarafından duyuruldu. Otomobil, Renault’un Formula E aktarma organları ve şirketin otonom sürüş teknolojisini barındırıyor. Trezor, sahip olduğu aerodinamik ve sportif tasarımı sayesinden birçok kişinin ilgisini çekmeyi başarıyor. Aracın seri üretimin versiyonun gelmeyeceği düşünülüyor.

Mercedes-Maybach Vision 6 Cabriolet

Mercedes-Maybach Vision 6 Cabriolet, Vision 6’nın Cabriolet versiyonu olarak bizlerin karşısına çıkıyor. Araç, piyasada olan Rolls-Royce Boat Tail’a benziyor. Özellikle uzun arka kısmı sayesinde tekerlekli bir yata benziyor. Ayrıca otomobilde gelecekle geçmişin harmanlandığı bir iç mekan bizleri karşılıyor.

Audi AI: Trail

Audi Al: Trail, bugüne kadar karşımıza çıkmış offroad araçlarından çok daha farklı bir görünüme sahip. Otomobilin üstünde 5 adet drone bulunuyor. Siz yolda ilerlerken dronelar yolu aydınlatıyor ve otomobili takip ediyor. Araç, zorlu arazilerde dahil otonom bir şekilde hareket edebiliyor. Camla kaplı yüzeyleri sayesinde yolcularına muhteşem bir offroad deneyimi sunuyor.

Peki, sizin düşünceleriniz neler? Sizce hangi konsept otomobil aralarındaki en ilginci? Yorumlarınızı ve görüşlerinizi aşağıda belirtmeyi unutmayın.

Apple Watch’ın ardından AirPods da hayat kurtardı!

Teknolojinin gelişimi ile kullanım ihtiyaçlarına göre çeşitlenen yeni cihazlar da ortaya çıkmaya başladı. Bunlara akıllı saat ve kablosuz kulaklık gibi cihazları bünyesinde barındıran giyilebilir teknolojileri örnek gösterebiliriz. Gün geçtikçe daha da yetenekli hale gelen bu ürünler, artık mevcut işlevlerinden çok insan hayatını kurtarabilen önemli bir araç olarak görülmeye başlandı.

Özellikle son dönemde Apple Watch saatlerinin sahip olduğu algılama işlevleriyle Acil SOS özelliğini devreye sokarak kazaya karışan kullanıcılarının hayatını kurtardığına şahit olmuştuk. Son olarak şirketin bir diğer ürünü konumundaki AirPods, yüksekten düşen bir kadının hayatını kurtardı.

Apple Watch yine hayat kurtardı!

Apple Watch yine hayat kurtardı!

Apple Watch, geçtiğimiz yıllarda pek çok kez hayat kurtarma hikayeleriyle karşımıza çıktı. Bu sefer de Düşme Algılama özelliği bunu başardı.

AirPods, yüksekten düşen tasarımcının hayatını kurtardı

New Jersey’li çiçek tasarımcısı Susan Putman, bir süre önce stüdyosunda tek başına çalışırken yüksekten düşerek kafa travması geçirdi. Yalnız olması ve ciddi şekilde yaralanması nedeni ile yardım isteyecek durumda olmayan 60 yaşındaki Putman’ın hayatını müzik dinleme alışkanlığı nedeniyle sürekli kulağında takılı olan AirPods kurtardı.

Susan Putman, bir süre önce aldığı 2.5 metrelik çelenk siparişini yetiştirmek için merdiven üzerinde çalışmalarını sürdürüyordu. Bu sırada kulağında takılı olan AirPods ile müzik dinliyordu. Ancak bir anda dengesini kaybederek merdivenden düşen çiçek tasarımcısı, kafasını yerde bulunan metal direklere çarparak travma geçirdi.

Susan Putman

Bir süre sonra kendine gelen, ancak ayağa kalkacak durumda olmayan Putman, AirPods kulaklıklarının halen kulağında takılı olduğunu fark ederek Siri’ye basitçe ”Hey Siri, 911’i ara” komutunu verdi. Siri, komutun ardından hemen polisle iletişimi kurdu ve sağlık görevlileri gelene kadar hatta kaldı.

Susan Putman, yaşadığı tehlike dolu anları şu şekilde anlattı;

Hatırladığım tek şey yanımda iki polisin olduğu, birinin kafama havlu ile baskı yapması ve diğerinin de aşırı kanamam olması nedeni ile ambulansa daha hızlı olmalarını söylemesi. Dürüst olmak gerekirse 15 dakika daha geç gelselerdi muhtemelen burada olmazdım. AirPods’larım olmasaydı kesinlikle ölmüştüm.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.

General Mobile GM 22 ailesinin çıkış tarihi belli oldu!

Yerli akıllı telefon üreticilerinden General Mobile, ürün ailesini genişletemeye devam ediyor. Uzun süredir kullanıcıların karşısına fiyat performans odaklı ürünleriyle çıkan şirket, bu sene de geleneği bozmayarak GM serisinin yeni üyelerini tanıtmaya hazırlanıyor.

Son olarak yeni nesil mobil deneyimi müşterilerine sunmaya hazırlanan General Mobile, GM 22 Ailesini ve GM Watch akıllı saatini tanıtacağı tarihi açıkladı. İşte şirketin yakında tanıtacağı ürünler…

General Mobile GM 21 kutu açılışı

General Mobile GM 21 kutu açılışı

GM 21 Plus ve GM 21 Pro modellerinin kardeşi GM 21 modelini canlı yayında kutusundan çıkardık ve ön inceleme yaptık!

General Mobile GM 22 ailesi ve GM Watch 25 Ocak’ta geliyor

Geçtiğimiz yıl sahip olduğu özellikler ile dikkat çeken GM 21 ailesini tanıtan General Mobile, özellikle uygun fiyatlı ürün isteyen kullanıcıları kendine çekmeyi başarmıştı. Bun ek olarak tam kablosuz kulaklık da satışa sunan şirket, bu sene akıllı saat pazarına da giriyor.

Görsel GM 21 serisinden alınmıştır.

Sıra dışı mobil deneyim sunmaya hazırlanan General Mobile, 25 Ocak Salı günü saat 12:00’de, GM 22 Pro, GM 22 Plus, GM 22 ve GM Watch ürünlerini kullanıcıların beğenisine sunacak. Mobil dünyasında dikkatleri üzerine çekecek olan ürünler, 25 Ocak 2022 tarihinde ön siparişe açılacak.

General Mobile’ın yeni nesil mobil ürünlerine sahip olmak isteyen kullanıcılar 1 Şubat 2022 tarihine kadar ön sipariş imkanından yararlanabilecek. Ne yazık ki ürünün teknik özellikleri ve fiyatı şu an için belirsizliğini koruyor. Ancak önceki modellerden yola çıkarak orta sınıf bir ürün geleceğini söylemek mümkün.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? General Mobile GM 22 ailesini ve GM Watch’u satın almayı düşünür müsünüz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Kripto paralarda AirDrop nedir?

Dünya çapında binlerce kripto para yer alıyor. Bununla birlikte her geçen gün dijital paralara yatırım yapan kişi sayısı da artıyor. Kripto para borsasıyla ilgilenen kişilerin bildiği pek çok kavram vardır. Bu kavramlardan biri de AirDrop‘tur.

Özellikle son zamanlarda oldukça popüler hale gelen bu kavram, pek çok kişi tarafından merak ediliyor ve araştırılıyor. Bizler de bu yazımızda kripto para dünyasına girmeye hazırlanan kişilerin merak ettiği “AirDrop nedir?” sorusunu yanıtladık.

Bir Tesla kullanıcısı, otomobiliyle kripto para madenciliği yaptı!

Bir Tesla kullanıcısı, otomobiliyle kripto para madenciliği yaptı!

Siraj Raval isimli bir San Francisco sakini, Tesla Model 3 arabasıyla karlı bir şekilde kripto para madenciliği yaptığını söyledi.

AirDrop nedir?

AirDrop, bir kripto para birimi ticareti yöntemidir. Yatırımcı, kendi parasını yatırmaya yönelik geleneksel tekniğin yanı sıra yeni bir sanal para birimini tanıtmak için bu yöntemi de tercih ediyor. Bu para birimiyle halka açık kripto para cüzdanları olanlara ücretsiz jeton vermeyi içeren bir AirDrop’a katılarak çok para kazanabilir.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/01/Kripto-paralarda-AirDrop-nedir-5.jpg

Kısacası AirDrop, kripto para dünyasına yeni katılacak olan paraların karşılıksız olarak dağıtılması şeklinde açıklanıyor. Buradaki amaç ise piyasaya yeni giren parayı insanlara tanıtmak ve bir hareketlilik olmasını sağlamak oluyor.

AirDrop nasıl alınır?

AirDrop’tan fayda sağlamak için tüm coin sitelerini ve kripto para borsasında olan gelişmeleri takip etmeniz gerekiyor. Bir coin çatallaşma ihtimali varsa ve bir altcoin çıkacaksa ilk olarak site, bunun duyurusunu yapar. AirDrop için gerekli olan şartlar ve başvurular da bu sitelerden yönlendirilip ve bildiriliyor. Sonuç olarak da kişiler bu yöntemden faydalanabiliyor.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/01/Kripto-paralarda-AirDrop-nedir-6-1.jpeg

Bir AirDrop’a katılmak isteyen kişilerin bir kripto para cüzdanına sahip olması gerekir. AirDrop, az miktarda para ya da jeton, kullanıcıların cüzdanlarına teslim ediliyor. Bu katılımcılar, karşılığında bu yeni kripto para birimiyle ilgili haberleri yaymış olacak.

AirDrop’un avantajları nelerdir?

Kripto para birimi sahipleri, daha hızlı bir şekilde kâr elde etmek için çoğu zaman yapay bir şekilde paranın değerini arttırıyor. Ancak pek çok kripto para danışmanına göre bir para birimi yaygın şekilde kullanılmadığı zaman hiçbir şey olarak yer alıyor. AirDrop’lar aynı zamanda projeler ve yeni ICO’lar hakkında heyecan yaratmak için oldukça faydalıdır.

Bununla birlikte kripto para biriminin daha fazla kişiye ulaşmasını da sağlar. Ancak tüm AirDrop’lar iyi değildir. Bu nedenle de hangi AirDrop’u tercih ettiğinize dikkat etmeniz gerekiyor.

Canon, video odaklı EOS R5C’yi tanıttı!

Kamera dünyası söz konusu olduğunda akla ilk gelen şirketlerden birisi olan Canon, profesyonel ürünler üretmeye devam ediyor. Şirket, bu sefer de sinema çekimi için daha uyun olan bir ürünle geliyor. Bu bağlamda kendi makinesi olan Canon EOS R5 ürününü geliştirdi.

Canon, etkileşimli VR deneyimi sunacak!

Canon, etkileşimli VR deneyimi sunacak!

Canon, CES 2022 fuarı kapsamında iki yeni teknolojisini duyurdu. Bunlardan birisi VR üzerine olurken diğeri AMLOS teknolojisi idi.

EOS R5C, Tam Kare dahili 8K RAW video çekebilmek için tasarlandı

Canon, cihazı kendi ürünü olan EOS R5’in bir gelişmiş versiyonu olarak tanıttı. EOS R5C adındaki tek fark olan “C” harfi, makinenin sinema odaklı olduğuna vurgu yapmak için ekleniyor. İki makine arasındaki en belirgin farklılık gövde içi görüntü sabitleme olarak görünüyor. Ayrıca uzun süreli çekimlerde ısınma sorunu yaşamaması için bir soğutma sistemi barındırıyor.

Video odaklı EOS R5C, 12 bit RAW LT formatında 60 fps’ye kadar 8K çekebiliyor. Bu kaliteli çekimse kesintisiz 20 dakika boyunca sürebiliyor. Ayrıca süresiz olarak 8K/60 fps ayarda çekim yapma yeteneği bulunan makine, Super 35 mm kırpma ile RAW 5,9K/60p, Super 16 kırpma ile 2,9K/120p ve kırpma ve tam AF özelliği olmadan 120 fps’ye kadar 4K’yı işleyebilir. 

Cihaz, her ne kadar video odaklı olsa da fotoğraf konusunda da oldukça yetenekli. EOS R5C’de tam çerçeve 45 megapiksel tam kare CMOS sensör ve elektronik obtüratör modunda 20 fps çekim hızı bulunuyor. Makine, hem fotoğraf hem de video için Canon’un Çift Piksel otomatik odaklama sistemini ve nesne takibi özelliklerini barındırıyor.

EOS R5C,8K 60 FPS videoyu Cinema Raw Light formatında kayıt altına alabiliyor. Cihaz HDR çekim yapabilmesinin yanı sıra Canon Log 3 desteği de sunuyor. Cihazi fotoğraf moduna getirildiğinde, menü ve düğmeler değişiklik gösteriyor. Cihazın diğer özellikleri arasında araç algılama, mikrofonlar, çok kameralı çekimler için bir zaman kodu terminali, sürekli güç sağlamak için bir DC kuplör ve çift kart yuvası bulunuyor.

Lamborghini Urus EVO’nun casus fotoğrafları ortaya çıktı

Lamborghini, geçtiğimiz yılın sonlarına doğru 2022’de 4 yeni modelle karşımıza çıkacağını açıklamıştı. Çok fazla detay verilmese de bu dört modelin arasında, Aventador’un yerini alacak yeni bir V12 motorlu araçla birlikte, şu anda yeni fotoğraflarını gördüğünüz Urus EVO’nun olacağı biliniyordu.

Yeni Lamborghini Urus EVO’nun casus fotoğrafları daha önce de çıkmıştı, ancak makyajlı görünümünün ortaya çıkmaması için bugüne kadar hep kamuflajla birlikte görünüyordu. Geçtiğimiz günlerde ise heyecan uyandıran yeni model, karın içinde tamamen kamuflajsız bir şekilde görüntülendi.

Lamborghini, hibrit süper otomobilini tanıttı

Lamborghini, hibrit süper otomobilini tanıttı

Lamborghini, yalnızca 112 adet üreteceği süper hibrit spor otomobili nihayet duyurdu. Otomobil tasarımı ile dikkat çekiyor.

Yeni Urus EVO’nun 655 beygir güce sahip olması bekleniyor

Ortaya çıkan casus fotoğraflar, Lamborghini’nin en çok satan modeli Urus’un yeni detaylarıyla nasıl bir görünüme sahip olacağını gösteriyor. Araca ilk bakışta özellikle ön kısımda çok fazla bir değişiklik yapılmadığını görüyoruz. Lamborghini, kaput ve ızgaralar üzerinde minik değişiklikler yapsa da asıl değişimi, aracın arka tarafına saklamış.

Önceki modellere göre daha farklı bir arka tampon tasarımına sahip 2023 model Urus EVO, bu sayede çok daha iri ve dikkat çekici duruyor. Tabii yeni modelin bunlarla sınırlı kalmadığını da belirtmek lazım. Zira otomobil devi, asıl değişimi kaputun altında yapmayı hedefliyor.

Şu anda satışta olan Urus, 4,0 litrelik V8 motorundan 641 beygir güç üretiyor. Hafif makyaj gören yeni modelle birlikte bu gücün en az 655 beygire çıkması bekleniyor. Porsche Cayenne Turbo S E-Hybrid’e rakip olacak Urus Hybrid’in ise 671 beygir güce sahip olacağı da konuşulanların arasında.

Yeni Urus EVO hakkında söylenenlerin arasında, iç mekanda da teknolojik açıdan birçok yenilik yapılacağı var. Ancak yeni modelle ilgili tüm detaylar şu anda bir sır gibi saklanıyor. Yeni Lamborghini Urus hakkında siz neler düşünüyorsunuz? Sadece casus fotoğraflarını bile gördüğümüzde heyecanlandığımız bu yeni model hakkındaki görüşlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Redmi’nin gizemli telefonu TENAA’da görüldü

Xiaomi tarafından 2019 yılında bağımsız bir marka haline getirilen Redmi, son dönemde sektördeki aktifliğini büyük ölçüde artırdı. Önümüzdeki günlerde Redmi Note 11 serisini küresel pazarlara getirmeye hazırlanan şirket, şimdi de hakkında çok fazla detay bulunmayan gizemli telefonu ile gündeme geldi.

Xiaomi, Redmi Note 11 serisinin tanıtım tarihini açıkladı!

Xiaomi, Redmi Note 11 serisinin tanıtım tarihini açıkladı!

Redmi Note 11 serisinin global pazara çıkacağı tarih kesinleşti! Redmi, pazardaki aktifliğini hızla sürdürüyor.

Redmi 2201116SC’nin bazı özellikleri belli oldu

26 Ocak’ta düzenleyeceği etkinlikte ekim ayında Çin’de tanıtılan Note 11 serisinin küresel sürümlerini tanıtacak Redmi’nin 2201116SC model numarasına sahip gizemli telefonu TENAA veritabanında ortaya çıktı. Daha önce 3C ve FCC gibi çeşitli sertifikasyon süreçlerinden de geçen akıllı telefonun Hint, Japon ve küresel pazarlara gelmesi bekleniyor.

Söz konusu cihazın hangi isimle çıkış yapacağı henüz bilinmiyor. Bu nedenle isim özelinde çeşitli iddialar söz konusu. Şu an için belli olmasa da, telefonun önümüzdeki günlerde küresel pazarlara gelecek Redmi Note 11 Pro 5G veya önümüzdeki aylarda tanıtılması beklenen POCO X4 NFC veya POCO X4 olduğu yönündeki söylentiler geçerliliğini koruyor.

Redmi 2201116SC , 120 Hz tazeleme hızı sunan AMOLED panelle kullanıcıların karşısına çıkacak. Öte yandan 67W hızlı şarj desteğine sahip 5.000 mAh’lik bataryadan beslenecek.

Akıllı telefon, gücünü Qualcomm Snapdragon 690 işlemcisinden alacak. 8 nm fabrikasyon süreci ile üretilen yonga seti, iki adet 2.0 GHz ARM Cortex-A77 (Kryo 560), altı adet 1.7 GHz ARM Cortex-A55 (Kryo 560) çekirdeklerine ek olarak Adreno 619L grafik birimine ev sahipliği yapıyor.

Arka tarafta 108 Megapiksel Samsung HM2 veya 64 Megapiksel Samsung GW3 ana sensörlerinin yanı sıra 8 Megapiksel Sony IMX355 ultra geniş açı, 2 Megapiksel OmniVision OV02A makro ve 2 Megapiksel derinlik sensöründen oluşan dörtlü kamera kurulumu bulunacak.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Redmi 2201116SC, yukarıda iddia edilen modellerden biri olabilir mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.