Belçikalı sosyal medya fenomeni Luca Pisciotto aile içi şiddete maruz kalarak hayatını kaybetti. 22 yaşındaki TikTokfenomeni, üvey babasının annesini boğmak istediğini gördükten sonra annesini kurtartmak istedi, ancak sinirli adam, Pisciotto’yu bıçaklayarak öldürdü.
Müzik ve dans tutkunu Luca Pisciotto, sosyal medyada “Luca Itvai” lakabıyla tanındı. TikTok’ta 1,6 milyon takipçiye sahip olan Pisciotto, çektiği dans videolarıyla binlerce kez izlendi. TikTok’ta yüzlerce videosu olan ünlü isim, en son aşağıdaki videoyu yayınlamıştı.
YouTube, iki yeni özelliği test etmeye başladı. Yenilikler kullanıcılarına daha iyi bir alan sağlarken TikTok'a da rakip olacak.
TikTok fenomeni Luca Pisciotto hayatını kaybetti
22 yaşındaki Luca Pisciotto, Belçika’nın Liège kentinde annesinin eski eşi tarafından öldürüldü. Öfkeli adamın gerçek hedefi olan annesini korumaya çalışırken bıçaklandı. Pietro Randazzo ismindeki katil, olay anında evden kaçmış olsa da, sonradan kendi rızasıyla polise teslim oldu.
Luca’nın eski üvey babası olan adam, eski sevgilisinin evine yeniden evlenme isteiği için gitti, ancak tartışma kısa sürede fiziksel şiddet uygulama boyutuna geldi. Annesini savunmaya çalışan Luca Pisciotto, bıçaklı saldırının kurbanı oldu. Katil, çocuğa saldırdıktan sonra birkaç kez bıçakladı. Genç fenomen, hastaneye varmadan kan kaybından hayatını kaybetti.
Luca’nın TikTok’taki son videosu trajediden birkaç saat öncesine dayanıyor. Oyuncu olmayı hayal eden fenomen isim, büyük bir dans tutkunuydu ve takipçileri, annesinin hayatını kurtarmaya çalışmasıyla hatırlayacak.
Pisciotto’nun videolarına takipçileri tarafından onlarca yas mesajı geldi. Hayranlarından biri, “Dün burada olduğuna inanamıyorum, huzur içinde yat” diye yazarken başka bir takipçisi ise, “Olanlardan dolayı tamamen şok oldum” dedi.
TikTok’ta 1.6 milyondan fazla takipçisi olan Luca Pisciotto’nun öldürülmesiyle ilgili görüşlerinizi yorumlar kısmında ve SDN Forum‘da bizimle paylaşabilirsiniz.
Canalys raporuna göre yüzde 9’luk pazar payıyla dünyanın dördüncü akıllı telefon üreticisi olan OPPO’nun çok yakında piyasaya süreceği Find X5 serisi ile ilgili yeni detaylar ortaya çıkıyor. Kısa bir süre önce serinin standart ve Pro modelinden yeni teknik bilgiler geldi.
Ürettiği akıllı telefonlarla belirli bir kitle yakalayan Oppo, 2022 yılı içerisinde katlanabilir akıllı telefon çıkarmak için düğmeye bastı.
OPPO Find X5 Pro’nun bazı teknik özellikleri belli oldu
Sektörde sızıntıları ile bilinen Abhishek Yadav, amiral gemisi OPPO Find X5’in CPH2307, Find X5 Pro’nun ise CPH2305 model numarasıyla GCF ve TDRA veri tabanlarında ortaya çıktığını duyurdu. Buna ek olarak akıllı telefonların teknik özelliklerinin bir kısmı belli oldu.
Akıllı telefon, gücünü Qualcomm Snapdragon 8 Gen 1’den güç alacak. 4 nm fabrikasyon süreci ile üretilen yonga seti, bir adet 3.0 GHz ARM Cortex-X2, üç adet 2.5 GHz ARM Cortex-A710 ve dört adet 1.8 GHz ARM Cortex-A510 çekirdeklerine ek olarak Adreno 730 grafik birimine ev sahipliği yapıyor.
Find X5 Pro, 12 GB LPDDR5 RAM ve 512 GB UFS 3.1 destekli dahili depolama ile satışa çıkacak. Şu an için cihazın bellek tarafından farklı bir opsiyona sahip olup olmadığı ise belli değil.
Ön tarafta 32 Megapiksel selfie kamerası yer alırken, arka tarafta 50 Megapiksel ana kamera, 50 Megapiksel ultra geniş açı ve 13 Megapiksel derinlik sensöründen oluşan üçlü kamera kurulumu bulunuyor.
USB-C üzerinden şarj olabilen 80W hızlı şarjı destekleyen 5.000 mAh’lik pilden beslenen akıllı telefon, serinin diğer üyeleri ile mart ayında tanıtılması beklenen bir etkinlikte tanıtılacak.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘dan bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Amazon Web Services (AWS), dünyanın en büyük bulut hizmeti olarak yerini sağlamlaştırmaya çalışırken rekor bir çeyrek büyüme daha kaydetti. Amazon, AWS gelirlerinin yüzde kırk oranında arttığını ve bunun da şirketin 17,78 milyar dolar kar elde etmesine yardımcı olduğunu bildirdi.
Son dönemde AWS koluna güvenen Amazon, dördüncü çeyrekte gelirini yüzde 40 artarak 17,8 milyar dolara ulaştığını söyledi. Faaliyet geliri ise bir önceki yıla göre yüzde 49 artarak 5.29 milyar dolara çıktı. Bunların her ikisi de analistlerin tahminlerini önemli ölçüde geride bıraktı.
Amazon Prime fiyatı ABD'de zamlandı. Ücretsiz ve hızlı teslimat seçeneği sunan hizmetin aylık ücreti 2 dolar, yıllık ücreti 20 dolar arttı.
AWS gelirleri yüzde 40 artarak 17 milyar doları geçti
Amazon CEO’su Andy Jassy sonuçlardan memnun görünüyordu. Rapordaki açıklamasında, “Bu kısa vadeli zorluklara rağmen, pandemiden çıkarken iş hakkında iyimser ve heyecanlı hissetmeye devam ediyoruz. Daha fazla müşteriye daha da hızlı teslimat sağlamak için sipariş karşılama ağımızı nasıl istihdam ettiğimizi ve ölçeklendirdiğimizi birleştirdiğinizde, AWS’nin olağanüstü büyümesi ortaya çıkıyor.” dedi.
2021’in 4. çeyreğine ait kazanç raporu, genel olarak Amazon için yeterli gibi görünüyor. Amazon’un toplam gelirinin %13’ü artık AWS’den geliyor ve şirketin toplam işletme gelirinin şaşırtıcı bir şekilde %153’ü, kısmen diğer segmentlerdeki kayıplar nedeniyle buluttan karşılanıyor.
Microsoft Azure ve Google Cloud bir süredir arayı kapatıyor olsa da, AWS bir kez daha ileriye dönük planlama, sıkı çalışma ve mükemmel zamanlamanın e-ticaret devine sağladığı kıskanılacak başarısını kanıtladı.
Ayrıca bu başarı, AWS’nin çeyrek boyunca yüksek profilli iki kesinti yaşamasına rağmen geldi. Ekim 2021’de, birden fazla kesinti AWS ağının büyük bölümünü çökertti ve Facebook, Disney Plus, Alexa gibi müşteriler etkilendi. Bunu Aralık 2021’de başka bir büyük sorun izledi. Kesintiler bir kez daha internetin büyük platformlarını etkileyerek birçok AWS kullanıcısını birkaç saat boyunca çevrim dışı duruma getirdi.
Teknoloji devi, Amazon Prime’ın yıllık ve aylık üyeliklerinin artacağını da duyurdu. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, bir sonraki roket gemisinde kendine güzel bir altın kaplama yaptırabilecek gibi görünüyor.
Amazon kazanç raporu hakkında görüşlerinizi yorumlar kısmında ve SDN Forum‘da bizimle paylaşabilirsiniz.
Apple’ın geçtiğimiz yılki Spring Loaded etkinliğinde tanıttığı kayıp eşya bulma cihazı AirTag, çıkış amacı itibariyle oldukça yararlı bir ürün. Herhangi bir nesnenin tam konumunu bünyesinde bulunan UWB çipi sayesinde tespit edebilen bu cihaz, maalesef insan takip etme gibi farklı amaçlarla da kullanılıyor.
Bir Apple kullanıcısı, çalınan otomobilini, kullanmış olduğu AirTag sayesinde bulmayı başardı. Polis suçluyu gözaltına aldı.
Çevrimiçi satış platformlarında hoparlörsüz AirTag satışı başladı
Bilindiği üzere AirTag, Bul ağında yer alan, yakındaki aygıtların algılayabildiği güvenli bir Bluetooth sinyali yayıyor. Bu aygıtlar AirTag’in konumunu iCloud’a gönderiyor. Bu sayede Bul uygulaması üzerinden takip edilen AirTag’in nerede olduğunu haritada görülebiliyor.
Bozuk para boyutunda olması nedeniyle her yere kolaylıkla saklanabilen bu cihaz, bazı noktalarda insanları takip etmek için kullanılınca da Apple, ani bir karar vererek geçtiğimiz yılın haziran ayında yeni bir güncelleme yayınladı.
Bu güncelleme ile AirTag, bağlı olduğu telefondan 8 ila 24 saat arasında uzak kalırsa çevresindeki insanları uyarmak için saatte birkaç defa 15 saniyelik ”bip” sesi çıkarmaya başladı. Tabii bunu da bünyesinde bulunan dahili hoparlörle yapıyordu. Öte yandan bağlı olduğu iPhone’a yaklaştığı anda ise otomatik olarak güncelleniyordu.
78 dolar fiyat etiketiyle satışta olan bir hoparlörsüz AirTag
Bu sayede AirTag ile insan takip etme gibi olayların sayısında ciddi bir düşüş yaşanırken, son dönemde Etsy ve eBay gibi çevrimiçi satış platformlarında modifiye edilmiş ve dahili hoparlörü çıkarılmış ”sessiz” AirTag cihazlarının satışı yapılmaya başlandı. Satışların üçüncü kişiler tarafından yapıldığını ve Apple ile kesinlikle bir ilgisi olmadığını da belirtmekte fayda var.
Apple’ın açıkladığı fiyatın neredeyse üç katına satılan hoparlörsüz AirTag, ”bip” sesi de çıkaramadığı için belirlenen hedefi saatlerce uyarı yapamadan takip edebilecek.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce AirTag gibi kayıp nesne bulma cihazlarının insan takip etme gibi kötü amaçlarla kullanılmasının önüne nasıl geçilebilir? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Teknoloji, tüm dünyadaki işletmelerde ve endüstrilerde güçlü değişim ve dönüşümler yaratmaya devam ediyor. Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi 2021 Raporu”, Türkiye’nin 2020 yılında 3,03 olan dijitalleşme endeksinin 2021 yılında ne kadar yükseldiğini ortaya koyuyor. İşte ayrıntılar…
Büyümenin anahtarı teknoloji
Türkiye’nin 2020 yılında 3,03 olan dijitalleşme endeksi, 2021’de 3,24’e çıktı. Bu noktada uzmanlar, pandemi döneminde yaşantımızda teknolojiyi nasıl ön plana çıkardığını da unutmamamız gerektiğine dikkat çekiyor. Konuyla ilgili Dell Technologies Türkiye Genel Müdürü Işıl Hasdemir, şu ifadeleri kullandı:
İş yapış şekillerimizde ve teknolojide hızlı değişimler yaşadığımız bu dönemde Türkiye genelindeki kuruluşlar, hiper dijital bir dünyada rekabet etmelerini sağlayan BT altyapılarını dönüştürmeye odaklanıyor. Bu dijital dönüşüm gündemi ülkemizdeki sağlık, bankacılık ve eğitim gibi sektörleri ve kamu hizmetlerini iyileştirmeye yönelik çalışmaları temsil ediyor.
2022’ye girdiğimiz bu günlerde, Türkiye’deki müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla yaptığımız görüşmeler tek bir ortak bir tema etrafında toplanıyor: Uzun dönemde dijital dönüşümü nasıl ele almalıyız? Kuşkusuz, teknoloji endüstrisi hızla gelişmeye devam ederken dikkatimizi, dönüşümü yönlendirecek ve önümüzdeki on yıllık sosyal ve ekonomik büyümeyi hızlandıracak değişimlere vermeliyiz
Hasdemir, söz konuşu değişimlerin beraberinde ne gibi fırsatlar getireceğine de değinerek 2022 ve sonrasında Türkiye ve dünyayı bekleyen teknolojik yeniliklere dair öngörülerini paylaştı.
Önümüzdeki 10 yıl boyunca veri öne çıkacak
Veri artık günümüzde yeni para birimi olarak karşımıza çıkıyor. Kuruluşlar faaliyetlerinde, iş uygulamalarında ve süreçlerinde dönüşümü benimsemek ve verilerden maksimum değer elde etmek istiyor.
Diğer yandan doğru verilerin doğru zamanda doğru yere taşınmasını sağlamak için çaba sarf ediyorlar. İnovasyon çarkını döndüren en önemli şey veri olduğuna göre, 2022’ye girdiğimiz bu günlerde CIO’lar veri görünürlüğünü en önemli BT gerekliliklerinden biri hâline getirecekler.
Kuruluşların, BT altyapılarını basitleştirerek ve otomatize ederek dijital dönüşümlerini hızlandıracaklarına, sistem ve hizmetleriniyse daha fazla kontrol ve netlik sağlayan bütünsel çözümlerle konsolide edeceklerine şahit olacağız.
Dijital dönüşümde başarının en önemli unsuru: Veri güvenliği
Dijital dönüşüm, güvenliği ve güveni sağlamak için dayanıklı bir siber temel gerektiriyor. Türkiye’de siber güvenlik hızlı dijitalleşme sayesinde devlet kurumları ve işletmeler için kritik bir öncelik haline geldi. Örneğin, Türkiye’nin Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı, katı siber suç düzenlemeleriyle ulusal siber güvenlik stratejilerini güçlendirmeyi ve böylece kritik altyapıyı korumayı amaçlıyor.
Sağlam bir kurtarma stratejisinin varlığı işlerin kaldığı yerden devam edebilmesini sağlamak için kritik bir unsur. Bu nedenle kuruluşların, kurtarmayı genel risk yönetimi stratejilerinin önemli bir parçası olarak ele almalılar.
Bilgi güvenliği yöneticilerinin de (Chief Information Security Officers – CISOs), siber güvenliği artıracak ve yıkıcı siber saldırılardan en az hasarla kurtulmalarına yardımcı olacak teknoloji ve hizmetleri araştırmaları gerekiyor.
İş başarısının anahtarı BT’yi yalınlaştırmak
Tercih şansı, esneklik, yatırımın korunması, bugün ve gelecek için tasarlanmış teknolojiler – uçta, çekirdekte veya bulutta… Kuruluşlar, işlerinde gerçek bir dönüşüm elde etmek için BT altyapısı, uygulamalar, cihazlar ve güvenliği bir araya getirebilecek bağlantılı bir ekosistem arıyor.
Ancak giderek daha da çeşitlenen bulut ortamı, BT’nin karmaşıklaşmasına neden oluyor. Bu nedenle ortamları birleştiren ve riski azaltan çoklu bulut stratejisine sahip olmak başarıya giden yolda kilit rol oynayacak.
Akıllı bilgisayarlar çalışmayı ve oyun oynamayı daha sorunsuz, akıllı ve eğlenceli hâle getirecek
İnsanlar hibrit çalışma modellerine uyum sağladıkça teknoloji de gelişmeye devam edecek. Cihazlarla ilgili kullanıcı deneyimlerini iyileştirmek için çok yakında yapay zekâ, bulut ve gelişmiş bağlanabilirliğin bir araya getirildiği bir kombinasyon göreceğiz.
Örneğin akıllı yazılımlar, bir video konferansta ne zaman görünmek istemediğinizi cihazınızın anlamasına yardımcı olacak. Yeni uygulamalar ve hizmetler iş birliğini daha kolay ve daha organik hâle getirmeye devam edecek.
Kullandığımız sistemlerde de işlevsellik açısından iyileştirmeler yapıldığını göreceğiz. PwC Türkiye’nin hazırladığı “İnsan Kaynakları Liderlerinin Gündemi” raporuna göre İK liderlerinin %94’ü hibrit çalışma modelinin kalıcı olacağı konusunda hemfikir.
Yapay Zekâ, 5G ve Makine Öğrenimi hız kazanıyor
Yapay zekâ (Artificial Intelligence – AI) ve Makine öğrenmesi (Machine Learning – ML) kullanımı, dijital ekonomiler büyüdükçe ve hükûmetler faaliyetlerinde teknolojiyi ön plana çıkardıkça artacak. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bu tabloyu göreceğiz.
Türkiye’nin Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi (2021-2025) yapay zekâ teknolojilerinin küresel ekonomik yapı üzerinde internet devriminden daha büyük bir etkiye sahip olacağına işaret ediyor. Diğer yandan Türkiye bu strateji doğrultusunda, uluslararası yapay zekâ endekslerinde ilk 20 ülke arasında yer almayı hedefliyor ve yapay zekânın GSYİH’ye yüzde 5’e varan oranda katkı sağlamasını planlıyor.
Türkiye’de özel sektörde de durum farklı değil. TÜBİSAD’ın Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü 2020 Pazar Verileri ve Trendleri Raporu’na göre, yapay zekânın 3 yıl içerisinde şirketlerini dönüştüreceğini belirten şirketlerin oranı yüzde 75, endüstrilerini dönüştüreceğini belirten şirketlerin oranıysa yüzde 61.
Yapay Zeka alanındaki bu gelişmelere ek olarak Türkiye’de IoT cihazlarının çoğalmasını sağlayan 5G’nin yaygınlaşması, işlerde otomasyonun artmasını ve verilere/analitiklere erişim kolaylığı sağlayacak. Bu doğrultuda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülen “Uçtan Uca Yerli ve Millî 5G” projesi devam ediyor. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, 2022’nin sonunda 5G ihalesinin yapılacağı ve 2023’te Türkiye’nin ilk 5G hizmetlerinin operatörler tarafından verilmeye başlanacağı bildirildi.
Dolayısıyla iş süreçlerini 5G, Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi gibi teknolojilere uygun hâle getirmek için artık kaybedecek zaman yok. Özetle kuruluşların, değişimin hızına ve dijital geleceğe uyum sağlamak için en son teknolojilerden yararlanmanın yollarını bilmesi ve doğru anlaması gerekiyor. Açıkça görülüyor ki bulut, AI, ML, Edge ve IoT, depolama, veri analitiği, güvenlik gibi teknolojiler BT yatırımlarının ön saflarında yer almaya devam edecek.
Söz konusu teknolojiler, kuruluşların hibrit ve dijital çağda başarılı olabilmek için nasıl çalışmaları gerektiğini de hızla değiştirecek. Pandeminin başlangıcından bugüne kadar geçen sürede, teknoloji odaklı inovasyonun, hayati öneme sahip endüstrilerin ayakta kalmasında son derece önemli rol oynadığını gördük. Bu teknolojilerden etkin bir şekilde yararlanılması durumunda Türkiye’nin uzun vadede “daha iyisini inşa etmek” için çıkılan bu küresel yolculuğa öncülük edeceğini söyleyebiliriz.
Apple, iPhone 7 serisinden bu yana pazarlama kampanyalarında telefonun suya karşı dayanıklı olduğunu vurguluyor. ABD’nin New York ve Güney Carolina eyaletlerinde ikâmet eden birkaç kişi iPhone reklamlarında bahsedilen ‘suya dayanıklılık’ söylemleri nedeniyle Apple’a toplu dava açmıştı.
Söz konusu davada Apple’ın iPhone’ların suya dayanıklı olduğunu vurgulaması “yanlış ve yanıltıcı beyan” olarak nitelendiriliyordu. Ayrıca şirketin bu reklam kampanyaları sayesinde telefonun fiyatını olması gerekenden iki kat daha pahalıya satabildiği iddia ediliyordu. New York Güney Bölgesi’ndeki davaya bakan Yargıç son noktayı koydu.
Facebook, Apple'ın iPhone'da yaptığı uygulama takip değişikliği nedeniyle bu yıl 10 milyar dolar kaybedecek.
Yargıç, Apple aleyhine açılan davayı reddetti
ABD Federal Yargıcı Denise Cote, davacıların Apple’ın iPhone için hazırladığı reklamların müşterileri yanılttığı iddiasını reddetti. Yargıç Denise Cote, söz konusu iddianın doğruluğunu kanıtlayacak yeterli miktarda delil bulunmadığına ve Apple’ın müşterileri kasıtlı olarak yanılttığını gösteren bir bulgu olmadığına karar verdi.
Yargıç Denise Cote ayrıca, iPhone reklamlarında bahsedilen su geçirmezlik iddialarının, müşterilerin telefon satın alma kararını etkilediğini gösteren yeterli kanıt olmadığına hükmetti. Öte yandan davacıları temsil eden avukat, mahkemenin kararından ötürü hayal kırıklığına uğradıklarını ifade etti. Kararı temyize götürüp götürmeyecekleri ise belli değil.
İtalya’da mahkeme Apple’ı haksız bulmuştu
Apple’a aynı gerekçeyle İtalya’da da dava açılmıştı. Ancak İtalyan mahkemesi, iPhone’un suya dayanıklı olduğunu söyleyen reklamların müşterileri yanılttığına hükmederek Apple’a 12 milyon dolar para cezası vermişti. Bu kararın ABD’deki dava için emsal teşkil edeceği tahmin edilse de Federal Yargıç, Apple’ı haksız bulmadı.
Suya dayanıklı iPhone modelleri
iPhone 13
iPhone 13 mini
iPhone 13 Pro
iPhone 13 Pro Max
iPhone 12
iPhone 12 mini
iPhone 12 Pro
iPhone 12 Pro Max
iPhone SE (2. nesil)
iPhone 11
iPhone 11 Pro
iPhone 11 Pro Max
iPhone XS
iPhone XS Max
iPhone XR
iPhone X
iPhone 8
iPhone 8 Plus
iPhone 7
iPhone 7 Plus
Sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı aşağıdaki alanda veya SDN Forum’da paylaşabilirsiniz.
Google’ın yeni amiral gemileri olan Pixel 6 serisi satışları ile teknoloji devinin yüzünü güldürdü. Ancak Pixel 6 serisine özel Magic Eraser yani sihirli silgi özelliği, Google Fotoğraflar hatası ile gündemde. Buna göre seriye özel yapılan Google Fotoğraflar güncellemesi bazı telefonlarda uygulamanın hata vermesine neden oldu.
Saf Android sürümünün bulunduğu ve Google'ın şu andaki en güçlü telefonu Pixel 6 Pro modelini kutusundan çıkardık.
Google fotoğraflar güncellemesi ile sihirli silgi özelliği devre dışı kaldı
Pixel 6 ve 6 Pro modeline özgü olan sihirli silgi özelliği yeni Google Fotoğraflar güncellemesi ile devre dışı kaldı. Google’ın Pixel 6 serisinde öne çıkardığı özelliklerden olan Magic Eraser yani sihirli silgi özelliği, birçok rakibine göre oldukça başarılı.
Google Fotoğraflar, sihirli silgi özelliği birçok rakibinden çok daha yetenekli
Kısa süre önce ortaya çıkan Google Fotoğraflar 5.76.0.425427310 sürümü bazı kullanıcılar da hataya neden oldu. Buna göre kamera uygulamasını açan bazı Pixel 6 ve Pro kullanıcıları sihirli silme tuşuna bastıklarında uygulamanın kapandığını rapor etti.
Özellikle Reddit ve Twitter‘da birçok kullanıcı Google Fotoğraflar güncellemesi ile benzer bir hata karşılaştığını yazdı. Twitter’da Google fotoğraflar hesabını etiketleyen bazı kullanıcılara ise bu hesaptan yanıt geldi. Buna göre Google kullanıcıları yardım sayfasına yönlendirdi.
Google’ın bu yeni güncellemesi hali hazırda dağıtılmaya devam ediyor. Uzmanlar ise Google Fotoğraflar hatası ile karşılaşmamak için yeni güncellemeyi yüklememeyi önerdi.
Şu an için resmi olmasa da Google Pixel 3 serisine kadar bu yeni Google Fotoğraflar sürümünün de destek sunduğu daha önce ortaya çıktı. Bu yeni özelliğin Android 12 ile tüm kullanıcılara da açılması da beklentiler arasında.
Google Fotoğraflar Android dünyasının en düzgün çalışan ve en kullanışlı arayüzüne sahip fotoğraf uygulamaları arasında. Ancak Google daha önce de Pixel cihazlarında bu tür fotoğraf uygulaması hataları ile gündeme geldi. Özellikle Nexus cihazlarında her sene yaşanan bu uygulama kapanması sorunu şimdi yeni nesile de sıçramış görünüyor.
Google Fotoğraflar uygulamasında çökmeye neden olan hata hakkında görüşlerinizi ShiftDelete.Net Forumüzerinden paylaşabilirsiniz.
İşe alım yapan kişilerin bir CV’ye bakmak için ortalama altı saniye harcadığını biliyor muydunuz? Bu kısa ve değerli süreyi en iyi şekilde değerlendirebilmek, böylelikle CV’nizin öne çıkmasını sağlamak için bazı tasarım ipuçlarını mutlaka uygulamanız gerekiyor.
İşte tüm sektörler için, başarılı CV örnekleri olarak nitelendirebileceğimiz CV’lerin dört ortak tasarım özelliğini bir araya getirdik.
Sektörünüze uygun tasarım öğeleri kullanın
Yerleşim
Elbette CV tasarımında bazı genel kurallar olsa da bir moda editörü ile bir yönetici asistanının ya da bir akademisyen ile bir sosyal medya uzmanının CV tasarımı aynı olmamalıdır. Bu nedenle CV’nizi tasarlamaya başlarken ilk göz önünde bulundurmanız gereken, genel tasarımın ve yerleşimin sektörünüze uygun olup olmadığıdır. Örneğin bir web tasarımcısıysanız daha dinamik bir tasarım tercih etmeli, kurumsal bir pozisyona başvuruyorsanız alışılmadık tasarım öğelerinden kaçınmalısınız.
Yazı Tipi ve Renk Seçimi
Yazı tipi ve renk seçimleriniz de sektörünüze uygun olmalı. Sans Serif fontlar daha yaratıcı, Serif font’lar ise daha geleneksel sektörler için uygundur. Metinlerin yazı boyutunu 11 ya da 13 gibi okunaklı bir şekilde ayarlamalı; başlıklardaki yazı boyutlarında ise tutarlı olmalısınız. Yazı tipiyle ilgili son önerimiz, CV’niz boyunca tek bir yazı tipi değil, birbiriyle uyumlu birden fazla yazı tipini bold, italik versiyonlarıyla kullanmanız olacak.
Renk tercihlerinizde de aynı kuralları göz önünde bulundurmanız önemlidir. Örneğin bir hukuk firmasına ya da bir bankaya başvuruda bulunuyorsanız koyu renk tonlarını seçip CV’nize daha ciddi bir görünüm kazandırabilirsiniz. Ama diyelim bir reklam ajansına başvuruyorsanız göz alıcı bir renk paleti kullanma konusunda cesur davranabilirsiniz.
İletişim bilgilerinizi öne çıkarın
İletişim Bilgilerinin Yeri
Bir CV’nin olmazsa olmazı iletişim bilgileridir. CV tasarım stiliniz nasıl olursa olsun öncelikle bu kısmın mutlaka görünür olduğundan emin olmalı ve bunun için onu CV’nizin üst tarafına yerleştirmelisiniz. Ayrıca bu bölümü daha da görünür kılmak için fonunda seçtiğiniz renk paletine uygun, ancak farklı bir renk tonu kullanabilirsiniz.
İkon Kullanımı
İletişim bilgileri kısmında verilecek bilgiler çok belirgin olduğundan, çoğu zaman CV’nin en göz ardı edilen bölümüdür. Ancak neden bu bölümü görsel olarak daha cazip bir hale getirmeyesiniz? İkonlardan faydalanmak bunun için en ideal yöntemlerdendir. Hem de örneğin ‘E-posta’ yazmak yerine e-posta ikonu kullanmak bu bölümü olabildiğince kısa tutmanızı da sağlar. Hatta ilgili linkleri ekleyip ikonları tıklanabilir hale getirerek CV’nizi inceleyen kişinin işini kolaylaştırabilirsiniz.
CV’nizin yerleşimi hızla göz gezdirilmeye uygun olsun
Kolonlar
Bir CV’nin bir sayfadan uzun olması sektörlerin birçoğu için olumsuz bir durumdur. Kolon kullanımı hem CV’nize daha fazla bilgi ekleyebilmenizi sağlar hem de okuyan kişi bütün içeriğe daha rahat göz atabilir. CV tasarımınızı daha ilgi çekici kılmak için onu iki farklı genişlikte kolona bölebilir, daha dar olanını hakkınızdaki kısa ve çarpıcı bilgilerle, geniş olanı ise iş deneyimleriniz gibi daha detaylı metinlerle doldurabilirsiniz.
Başlıklar ve Maddeler
CV’nizin bir metin bloğu halinde görünmesini istemezsiniz. Onu daha rahat bir şekilde okunur hale getirmek için başlıklar, alt başlıklardan yararlanın ve paragraflar yerine maddeler kullanın. Bunu uygularken genel tasarımın göze kalabalık ve yorucu görünmemesi için başlıklar arasında yeterli boşluk alan bırakmayı da unutmayın.
Veri görselleştirmeleri kullanın
Verileri görsellere dönüştüren infografikler, bazı bilgileri daha kısa ve öz bir biçimde CV’nizde sunmak için idealdir. İnfografikler ayrıca görselle metni birleştirdiği için işe alım uzmanları için daha akılda kalıcı olur. Böylece CV’nizin hem incelenme hem de hatırlanma olasılığı yükselir. İnfografiklerin kullanım şekilleri arasında eğitim bilgilerinizi ya da sosyal ve teknik yeteneklerinizi listelemeyi sayabiliriz. Ancak infografik kullanımını başvurduğunuz pozisyona göre belli bir oranda tutmanızı öneririz.
Bir süre önce piyasa değeri 3 trilyon doları aşan ilk şirket ünvanını alan Apple, bazı nedenlerden dolayı kullanıcıları tarafından eleştiriliyor. Bunlara tablet sektöründe başarılı bir yere sahip iPad modellerinde hesap makinesi uygulaması olmamasını örnek gösterebiliriz.
Google ise iPad kullanıcılarının memnun olmadığı bu konuya bir çözüm getirdi. Şirket, Chromebook’lar için geliştirdiği, ancak iPad dahil neredeyse tüm cihazlarda kullanabilen bir hesap makinesi uygulaması geliştirdi. İşte ayrıntılar…
Google One tarafından sunulan VPN hizmeti, çıkışından 1 yıl sonra Apple cihazlarına da geliyor. İşte detaylar...
Google, iPad için bir hesap makinesi geliştirdi
Bilindiği üzere 3 Nisan 2010 tarihinden itibaren kullanıcıların beğenisine sunulmaya başlanan iPad’lerde Apple tarafından geliştirilen yerleşik bir hesap makinesi uygulaması bulunmuyor. Aksi şekilde; Notlar, Safari, Dosyalar, Posta, Mesajlar ve hatta Saat gibi birçok uygulama bulunurken, hesap makinesinin neden kullanılmadığı ise iPad sahipleri tarafından merak konusu oldu.
Google’ın ChromeOS işletim sistemi için geliştirdiği hesap makinesi uygulaması
Kullanıcılar, hesap yapmak istediklerinde genellikle App Store’da yer alan üçüncü parti uygulamaları tercih etmek zorunda kalırken, Google’ın Chrome OS işletim sistemi için geliştirdiği ve bütün tarayıcılarda kararlı bir şekilde çalışan web uygulaması ile bu durum büyük ölçüde değişti.
iPad’lerde de başarı ile kullanılabilen hesap makinesi uygulamasınaburadan ulaşılabiliyor. Kullanıcılar, web uygulamasını Safari ya da Chrome tarayıcıları üzerinden yer imlerine ya da Paylaş seçeneğine tıklayarak ana ekrana ekleyebiliyorlar. Öte yandan uygulamanın çevrimdışı çalıştığını da belirtmekte fayda var.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Apple, iPad modellerde hesap makinesi uygulamasını neden tercih etmiyor? Görüşlerinizi yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘dan bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Dijital dönüşümün lokomotifi konumundaki internetin bizlere en büyük hediyelerinden biri de kripto paralar diyebiliriz. 2022 yılında milyarlarca dolarlık bir piyasa bünyesinde boy gösteren bu varlıklar, geleceğin paraları olarak lanse edilmeye başlandı. Son olarak popüler kripto para Dogecoin’in mucidi, bu alanda yatırım yapmak isteyen kişilere önemli uyarılarda bulundu.
Günümüzün en popüler kripto paralarından Dogecoin neden bu kadar popüler hale geldi? Varlığın mucidi açıkladı...
Dogecoin mucidi: Fiyata odaklanmayın
Tesla ve SpaceX CEO’su Elon Musk’ın en sevdiği kripto paralardan biri olan Dogecoin’in mucidi Billy Markus, bu alanda yatırım yapmak isteyen kişilere önemli uyarılar yaptı. Markus, yatırımcıların hiçbir zaman fiyat odaklı olmamasını, uzun vadeli ve gelecek vaat eden projelere yatırım yapmayı ve onları geliştirmeye odaklanması gerektiğini ifade etti.
Markus’a göre kripto para piyasasında yapılan spekülasyonlar kesinlikle sürdürülebilir değil. Bunun aksine kalıcı olabilecek, eğlenceli ve insanların akıllarında kolaylıkla kalabilecek bir şeylerin inşa edilmesi daha önemli.
Geçtiğimiz günlerde Dogecoin’in neden bu kadar popüler hale geldiği yönündeki bir soruyu cevaplayan Markus, kripto paranın sadece şaka amaçlı geliştirildiğini ve kazanç sağlama amacı gütmediklerini ifade etti. Öte yandan işin içine maddiyat girince özgünlüğün ve yaratıcılığın tamamen azaldığını belirten Markus, bu nedenle günümüz meme coinlerinin başarıya ulaşamadığını söyledi.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Dogecoin’in mucidi Billy Markus’un açıklamalarına katılıyor musunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘dan bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Yaklaşık 3 yıldır Google servislerine erişimini kaybeden Huawei, kullanıcılarını memnun etmek adına AppGallery kütüphanesini zenginleştirmeye devam ediyor.
Geçtiğimiz aylarda Angry Birds 2’yi mobil oyunculara tanıtan ilk isim olan şirket, Subway Surfers’ın yayıncısı Kiloo’nun yeni oyunu Metroland’i AppGallery’e ekleyerek yeni bir ilke imza attı. Oyun meraklıları, tıpkı Subway Surfers gibi büyük ses getirmesi beklenen bu yeni oyuna ilk olarak AppGallery üzerinden ulaşabilecek.
Huawei, bugün gerçekleştirdiği lansmanda MatePad Pro, Watch Fit Mini ve Sound Joy modellerinin Türkiye fiyatlarını açıkladı.
Metroland, Subway Surfers’dan ilham alınarak geliştirilmiş
Metroland, Subway Surfers ile aynı mekaniklere sahip sonsuz bir koşu oyunu. Ancak bu yeni oyunun Subway Surfers’a göre çok daha iyi bir tasarıma, oyun deneyimine ve daha geniş bir kullanıcı profiline sahip olduğunu söyleyebiliriz.
Şehrin içinde geçen bu oyun, 7 farklı bölgeye sahip ve yayıncı Kiloo’nun yaptığı açıklamalara göre, Cadılar Bayramı gibi etkinliklerle birlikte bu bölgeler çok daha farklı şekillerde özelleştirilecek.
Oyunun App Store ve Play Store’da yayınlanacağı tarih henüz belli değil
Haberimizin başında da belirttiğimiz gibi oyun, ilk olarak Huawei AppGallery’de yayınlandı ve bazı belirli ülkelerde de ön erişime açıldı. Türkiye, Metroland’in ön erişime açıldığı ülkelerden birisi ve bu sebeple oyunu AppGallery dışında App Store ve Play Store üzerinden indirebilirsiniz.
Kiloo’nun COO’su Kristian Nordahl’ın açıklamalarına göre ön erişime açılmayan ülkelerin, Metroland’in App Store ve Play Store’da yayınlanması için biraz daha beklemesi gerekiyor.
Elon Musk, Twitter hesabı üzerinden yaptığı yeni paylaşımla gündemde. Bildiğiniz gibi SpaceX‘in yeniden kullanılan Falcon 9 roketleri, geçen sene önemli başarılara imza attı. Elon Musk bu anlamda Falcon 9 roketleri için yeni bir rekor denemesi ile çıtayı yükseltti.
Falcon 9 ailesi her ne kadar geçen sene başarılı inişler yapsa da, SpaceX halen yeniden kullanılan roketler konusunda geliştirmeler yapmaya devam ediyor. Ancak Elon Musk, 2022 yılı için çok daha iddialı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Türkiye'nin son bir yılda internet hızında büyük artış yaşadığını açıkladı.
Elon Musk, Falcon 9 roketleri için rekor fırlatma hedefi açıkladı
Bir süredir Twitter’da sessiz kalan Elon Musk, SpaceX konusunda önemli bir iddia ortaya koydu. Buna göre SpaceX bu sene ortalama olarak haftada bir yani 52 adet Falcon 9 fırlatacak. Bu geçen sene yapılan 31 Falcon 9 fırlatma rekorunun da egale edilmesi anlamını taşıyor.
SpaceX bu anlamda Ocak 2022’de dört adet Falcon 9 roketi fırlattı. Bu açıklama hafta başında ortaya çıkan SpaceX’in daha fazla Falcon 9 fırlatması gerçekleştireceği raporlarıyla da uyum sağlıyor.
Elon Musk, yeniden kullanılabilir Falcon 9 ile dünyadan uzaya taşınacak yüklerin 3’te 2’sini de taşıma hedefini de açıkladı. Özellikle SpaceX’in bu yıl yeni Starlink uydu fırlatmalarını fazlalaştırması da beklentiler arasında.
Yeniden kullanılan bu roketler, özellikle uzay sanayisi için masrafları oldukça azaltmış durumda. SpaceX’in ilk fırlatmayı 2010 yılında gerçekleştirdi. SpaceX bu anlamda Aralık ayı sonunda 100. başarılı inişi de kutlamıştı.
Bşarılı bir Falcon 9 fırlatması
SpaceX, Falcon 9 fırlatmaları ile şimdiye kadar art arda 111 başarılı fırlatma ile uzay tarihine de geçti. Bu görevlerin her biri başarılı inişler gerçekleştirmese de, fırlatma başarısı uzay rekabeti açısından oldukça önemli.
Yeniden kullanılan roketler konusunda SpaceX’in en büyük rakibi ise Rocket Lab firması. Her ne kadar firma başarılı fırlatma konusunda oldukça geride olsa da 2024 yılında Falcon 9 ile rekabet edebilecek yeni bir roket ile karşımıza çıkacak. SpaceX’in uzaya yük taşıma açısından en büyük rakibi ise Rusya’nın Soyuz roketleri. Ancak bu roketlerin oldukça maliyetli olması Falcon 9 roketlerini ön plana çıkarıyor.