Katlanabilir iPhone 2026’da katlanabilir iPad 2028’de gelecek

Apple, katlanabilir ürün pazarındaki yerini belirledi. Gelen bilgilere göre şirketin ilk katlanabilir telefonu olan iPhone’un 2026 yılında, daha büyük ekranlı katlanabilir iPad’in ise 2028 yılında piyasaya sürülmesi bekleniyor.

Apple, katlanabilir cihazları ile karşımıza çıkıyor

Piyasa tahminleri, Apple’ın 2026 yılında çıkacak ilk katlanabilir iPhone’dan 8 ila 10 milyon adet satacağını gösteriyor. Bir sonraki yıl bu sayının 25 milyona çıkması bekleniyor.

Katlanabilir iphone

Apple’ın katlanabilir iPhone’u, iPhone 18 serisinin bir parçası olarak geliyor. Daha önce, katlanabilir iPhone’dan önce katlanabilir bir iPad veya MacBook geleceği söyleniyordu. Ancak son bilgiler, Apple’ın 18 ila 20 inçlik bir katlanabilir iPad üzerinde de çalıştığını, bunun daha sonra geleceğini gösteriyor.

Dayanıklılığı artırmak için Apple her iki modelde de ultra ince bir kapak camı kullanacak. Bu camı Corning sağlıyor. Üretim sürecinde kesim, köşe işlemleri, denetim ve paketleme gibi aşamaları ise General Interface Solutions (GIS) üstleniyor.

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple, merakla beklenen FastVLM modelini duyurdu. Teknoloji, özellikle performans tarafında fark yaratacak.

Katlanabilir iPad’in, katlanabilir iPhone’a kıyasla daha yüksek bir fiyata sahip olacağı ve bu nedenle satış rakamlarının daha sınırlı kalacağı belirtiliyor.

Bu gelişme, Apple’ın katlanabilir cihazlar alanındaki stratejisini de ortaya koyuyor. Şirket, bu pazara rakip firmalara göre daha geç giriyor. Ancak Apple’ın bu gecikmeyi, kusursuz ve daha dayanıklı bir ürün sunmak için kullandığı söyleniyor. Bu durum, katlanabilir telefon pazarında rekabeti artıracak. Aynı zamanda pazarın geleceğini de şekillendirebilir.

Gmail’deki güvenlik sorunu asılsız olabilir!

Teknoloji dünyasının gündemine oturan ve Gmail kullanıcıları arasında büyük bir endişeye yol açan iddialar, Google’ın açıklamasıyla son buldu. Şirket, kullanıcıların hesaplarında ciddi bir güvenlik sorunu olduğu ve bu konuda geniş çaplı bir uyarı gönderildiği yönündeki haberleri kesin bir dille yalanladı. Bu iddiaların tamamen asılsız olduğunu ve sistemlerinin güvende olduğunu belirtiyor.

Google, Gmail’deki veri sızıntısını yalanladı

İddialar, Google’ın 2.5 milyar Gmail hesabının tehlikede olduğuna dair bir uyarı gönderdiğini söylüyordu. Ancak Google, böyle bir durumun asla yaşanmadığını ve söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Şirket, koruma sistemlerinin kimlik avı ve kötü amaçlı yazılımların yüzde 99.9’undan fazlasını engellediğini vurguluyor. Güvenliğin en üst düzeyde ciddiye alındığını ve bu alana sürekli yatırım yapıldığını belirtiyor.

Google, bu tür asılsız iddialara karşı kullanıcıları uyanık olmaya çağırıyor ve güvenliğin artırılması için bazı temel adımları hatırlatıyor. Şirket, parola yerine geçiş anahtarı (passkey) gibi daha güvenli alternatiflerin kullanılmasını tavsiye ediyor.

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple, merakla beklenen FastVLM modelini duyurdu. Teknoloji, özellikle performans tarafında fark yaratacak.

Ayrıca, kullanıcıların şüpheli mesajlara karşı dikkatli olmasını, kimlik avı girişimlerine karşı uyanık olmasını ve bilmedikleri bağlantılara tıklamadan önce iki kez düşünmesini istiyor. Google’dan geldiği iddia edilen ve aciliyet hissi uyandıran mesajlara asla kişisel bilgiyle yanıt verilmemesini de ekliyor.

Bu durum, kullanıcıların bireysel güvenlik önlemlerinin, şirketin koruma sistemleri kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Efsane oyun Xbox’a eksiklerle gelecek

Xbox sahiplerinin bir yıldır beklediği Black Myth: Wukong, 20 Ağustos’ta Xbox Series X ve S için satışa sunulacak. Ancak oyunun performans incelemeleri, PC ve PlayStation 5 versiyonlarına göre bazı eksiklikler olduğunu gösteriyor.

Black Myth: Wukong, Xbox için kırpılıyor

Özellikle oyun içi aydınlatma ve kaplamalar gibi grafik detaylarında bazı ödünler verilmiş. Yapılan son testlere göre, Xbox Series X’te oyun daha yüksek çözünürlükte çalışsa da 60 FPS’e ulaşabilmek için “lumen lighting” adı verilen gelişmiş aydınlatma sistemi devre dışı bırakılmış. Bu durum, oyunun genel görsel kalitesini oldukça etkiliyor.

Xbox Series S versiyonunda ise grafiksel düşüş daha belirgin bir şekilde göze çarpıyor. Her ne kadar oyun hala iyi görünse de, PC ve PlayStation 5’teki versiyonların gerisinde kalıyor.

Oyunun Xbox’a bir yıl gecikmeli ve daha düşük grafik ayarlarıyla gelmesinin temel nedeni, Xbox Series S’in teknik kısıtlamaları. Microsoft, konsolları piyasaya sürdüğünde Series X’e gelen her oyunun Series S’e de geleceği sözünü vermişti.

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple, merakla beklenen FastVLM modelini duyurdu. Teknoloji, özellikle performans tarafında fark yaratacak.

Ancak bu durum, oyun stüdyolarının yeni nesil konsolların tüm potansiyelini kullanmasını zorlaştırıyor. Geliştiriciler, oyunlarını Xbox’a getirmek için Series S’te de çalışacak şekilde optimize etmek zorunda kalıyor. Bu durum, zamanla Xbox platformu için giderek büyüyen bir sorun haline geliyor. Black Myth: Wukong da bu durumun en son ve en belirgin örneği oldu.

Peki siz bu oyun hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Çin Neuralink rakibi girişim kuruyor

Çin, yapay zeka ve biyoteknoloji alanındaki hızlı yükselişinin ardından şimdi de beyin-bilgisayar arayüzü (BCI) teknolojilerine odaklandı. Yayımlanan yeni bir strateji belgesine göre, Çin 2030 yılına kadar bu alanda uluslararası rekabet gücüne sahip bir BCI endüstrisi kurmayı planlıyor. Bu hamle, Elon Musk’ın Neuralink projesiyle gündemde olan BCI teknolojisinde Çin’in Batılı rakipleriyle doğrudan rekabet edeceğini gösteriyor.

Çin’in yayımladığı ulusal strateji belgesi, BCI teknolojilerini laboratuvar ortamından çıkarıp yaygın kullanıma açmak için 17 adımlık bir yol haritası belirliyor. Bu yol haritası kapsamında, beyin sinyallerini daha hassas yakalayacak yeni nesil çipler geliştirilecek, sinyal çözümlemesini yapacak yazılımlar iyileştirilecek ve bu teknolojiler ulusal standartlarla uyumlu hale getirilecek.

Ayrıca, farklı cihazlar arasında uyumluluk sağlanması ve güvenlik kurallarının belirlenmesi de planlanıyor. Üretim tarafında ise, hem implante edilebilir hem de giyilebilir cihazların seri üretimi için tesisler kurulması, prototiplerin klinik testlerden geçirilmesi ve yasal onay süreçlerinin hızlandırılması öngörülüyor.

Bu hedefler doğrultusunda Çinli şirketler ve araştırma enstitüleri şimdiden somut adımlar attı. Şanghay merkezli NeuroXess ve Pekin’deki Çin Beyin Araştırmaları Enstitüsü (CIBR), felçli hastalar üzerinde implantlı sistemleri test etmeye başladı. NeuroXess kurucu ortağı Phoenix Peng, altı hastaya implant yerleştirdiklerini ve bazılarının düşünce gücüyle cihazları kontrol edebildiğini söylüyor.

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple, merakla beklenen FastVLM modelini duyurdu. Teknoloji, özellikle performans tarafında fark yaratacak.

Elon Musk’ın Neuralink’i sağlık alanına, özellikle de felçli hastalara yardım etmeye odaklanırken, Çin’in strateji belgesi BCI teknolojisinin daha geniş bir kullanım alanına yayılacağını gösteriyor. Bu durum, özellikle gözetim potansiyeliyle ilgili ciddi endişeler yaratıyor.

Belge, trafik güvenliğinden iş güvenliğine kadar birçok alanda BCI cihazlarının kullanılacağını belirtiyor. Madencilik, nükleer enerji ve elektrik dağıtımı gibi yüksek riskli sektörlerde çalışan personelin beyin aktivitelerinin sürekli izlenmesi de öneriler arasında yer alıyor.

Tesla Türkiye’de yeni iş ilanları açtı!

Elektrikli otomobil devi Tesla, Türkiye’deki servis ağını güçlendirmek için yeni iş ilanları açtı. Şirket, Ankara, İstanbul, İzmir ve Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde kalıcı ve dönemsel pozisyonlar için personel arıyor.

Tesla, yeni iş ilanları yayınladı

Özellikle otomotiv teknisyeni pozisyonları dikkat çekiyor. Ankara, İstanbul Bakırköy ve Tuzla’daki mevcut servis merkezleri için teknisyen alımı yapılırken, Diyarbakır, Gaziantep ve Ankara gibi şehirlerde de mobil servis teknisyeni pozisyonları açıldı. Bu, Tesla’nın Türkiye genelinde daha yaygın bir saha desteği oluşturacağını gösteriyor.

Şu anda Türkiye’de İstanbul ve Ankara’da servis merkezleri bulunan Tesla, bu hamlesiyle satış sonrası hizmetlerini genişletiyor. Bu büyüme planları, şirketin mevcut şarj altyapısıyla birlikte değerlendirildiğinde, Tesla’nın Türkiye pazarında daha fazla yayılmayı düşündüğünü ortaya koyuyor. Şirketin, Ankara, İstanbul, Antalya, Bolu, Edirne ve Aydın dahil olmak üzere 16 farklı noktada aktif Supercharger istasyonu bulunuyor.

Tesla, ağustos ayında Model Y ile Türkiye’de en çok satan otomobil oldu. Toplam 8.730 adet satış yapan Model Y, aynı zamanda ocak-ağustos döneminde 25.756 adetlik satışla en çok satan elektrikli otomobil markası unvanını da aldı.

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple, merakla beklenen FastVLM modelini duyurdu. Teknoloji, özellikle performans tarafında fark yaratacak.

Tesla’nın şarj istasyonlarında kendi araçlarına ve diğer markalara farklı fiyatlandırma uygulaması dikkat çekiyor. Tesla sahipleri için kWh başına 8,50 TL, diğer marka sahipleri için ise 10,60 TL ücret alınıyor. Şarj tamamlandıktan sonra istasyondan ayrılmayan araçlardan da dakikada 20 TL bekleme ücreti kesiliyor.

WhatsApp yakın arkadaşlar özelliğini duyurdu

WhatsApp, kullanıcı gizliliğini bir adım ileri taşıyacak yeni bir özellik üzerinde çalışıyor. Uygulama, popüler sosyal medya platformu Instagram’da bulunan “yakın arkadaşlar” paylaşım seçeneğini durum güncellemelerine eklemeye hazırlanıyor. Bu yeni özellik, şu anda WhatsApp’ın iOS versiyonunda test ediliyor.

WhatsApp, kullanıcıların gizliliğini böyle artıracak

Şu anki WhatsApp durum paylaşım ayarlarında, kullanıcılar güncellemelerini tüm kişilerle paylaşabiliyor, belirli kişileri bu paylaşımlardan hariç tutabiliyor veya sadece belirli kişilere gösterebiliyor.

Geliştirilen bu yeni özellikle birlikte, kullanıcılar artık durum güncellemelerini özel olarak oluşturdukları bir “yakın arkadaşlar” listesiyle sınırlayabilecek. Bu sayede, daha özel anların ve içeriklerin sadece güvendiğiniz kişilerle paylaşılması mümkün olacak.

Instagram’daki benzer özellikte olduğu gibi, WhatsApp’ta da durum güncellemelerinin yakın arkadaşlarla paylaşıldığını gösteren görsel bir ipucu bulunacak. Paylaşılan durumun etrafında farklı bir renk belirerek, kullanıcılara bu paylaşımın özel bir kitleye yapıldığı bilgisi verilecek.

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple, merakla beklenen FastVLM modelini duyurdu. Teknoloji, özellikle performans tarafında fark yaratacak.

Bu yeni özelliğin önemli bir detayı da, kullanıcıların yakın arkadaşlar listesine birini eklediğinde veya listeden çıkardığında karşı tarafa herhangi bir bildirim gitmemesi. Bu durum, kullanıcılara listelerini rahatça yönetme ve gizliliklerini koruma imkanı tanıyor.

Yakın arkadaşlarla paylaşılan durumlar da tıpkı diğer durum güncellemeleri gibi 24 saat sonra kaybolacak ve uçtan uca şifreleme ile korunmaya devam edecek. WhatsApp iOS uygulamasının 25.23.10.80 sürümünde test edilen bu özelliğin, yakın zamanda tüm kullanıcılara sunulması bekleniyor.

YouTube Premium için kötü haber

Netflix ve Disney+ gibi yayın platformlarının ardından, YouTube Premium da şifre paylaşımına karşı harekete geçti. Artık YouTube Premium Aile paketi aboneliği sadece aynı evde yaşayan kişilerle paylaşılabiliyor.

YouTube Premium, şifre paylaşımını rafa kaldırabilir

YouTube’un bu kararı, aile paketini kullanan abonelerin aynı evde yaşamayan kişilerle hesap bilgilerini paylaşmasına karşı bir önlem niteliği taşıyor. Şirket, bu kurala uymayan kullanıcılara aboneliklerinin sonlandırılabileceğini belirten e-postalar göndermeye başladı. Henüz ABD’de sınırlı sayıda kullanıcıya giden bu uyarıların, önümüzdeki günlerde yaygınlaşması bekleniyor.

YouTube Premium, şifre paylaşımını rafa kaldırabilir

Netflix, geçtiğimiz dönemde şifre paylaşımını yasakladığında, bu kararın abone kayıplarına neden olabileceği konuşuluyordu. Ancak Netflix’in bu adımı abone sayısında artış getirdi. YouTube’un da benzer bir sonuç beklediği görülüyor. Yıllardır bu konuda esnek davranan platform, ilk kez bu kadar net bir kural getiriyor.

YouTube Premium’un bu hamlesi, gelirlerini artırma ve haksız kullanımların önüne geçme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Platform, bu yolla aile paketi adı altında kaçak kullanım yapan kullanıcıları kendi bireysel aboneliklerini almaya yönlendiriyor.

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple, merakla beklenen FastVLM modelini duyurdu. Teknoloji, özellikle performans tarafında fark yaratacak.

Bu kararın Türkiye’deki kullanıcıları nasıl etkileyeceği henüz net değil. Ancak YouTube’un küresel bir platform olması nedeniyle, bu uygulamanın zamanla tüm ülkelerde yaygınlaşması bekleniyor. Kullanıcılar, bu yeni düzenlemeyle birlikte ya aile paketini sadece aynı hanedeki bireylerle paylaşacak ya da bireysel aboneliklere geçiş yapmak zorunda kalacak.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Instagram’dan çıksanız bile Reels izleyebileceksiniz

Instagram, popüler video formatı Reels için kullanıcıların platformdaki deneyimini kökten değiştirecek yeni bir özellik üzerinde çalışıyor. Uygulama araştırmacısı Radu Oncescu tarafından keşfedilen Resim İçinde Resim (PiP) modu, Reels izlerken başka işler yapmaya olanak tanıyacak.

Reels PiP özelliğine kavuşuyor

Tıpkı YouTube gibi video platformlarında alışkın olduğumuz bu özellik sayesinde, bir Reels videosu ekranın köşesinde küçük bir pencereye dönüştürülebilecek. Bu da kullanıcıların hem videoyu izlemeye devam edip hem de Instagram akışında gezinmesine, mesajlarını kontrol etmesine veya farklı profilleri ziyaret etmesine imkân tanıyacak. En büyük avantajı ise Instagram uygulamasından tamamen ayrılsanız bile videonun oynamaya devam etmesi olacak.

Nasıl Çalışacak?

Sınırlı sayıda kullanıcıyla test edilmeye başlanan özelliğin kullanımı oldukça basit olacak. Bir Reels videosu oynatılırken, seçenekler menüsünde “Resim İçinde Resim” butonu belirecek. Bu butona tıklandığında video otomatik olarak küçülerek ekranda yüzen bir pencere hâline gelecek.

WhatsApp beklenen müjdeyi verdi

WhatsApp beklenen müjdeyi verdi

WhatsApp, Apple cihazları etkileyen bir güvenlik açığını kapattı. Bu gelişme, kullanıcıları oldukça rahatlattı.

Henüz test aşamasında olan bu kullanışlı özelliğin tüm kullanıcılara ne zaman sunulacağı konusunda ise net bir tarih bulunmuyor. Ancak yeniliğin, Instagram’daki video izleme alışkanlıklarını daha esnek ve pratik bir yapıya kavuşturması bekleniyor.

Togg T10X avantajları ile bu ay çok konuşulacak

Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg, Togg T10X’e kiralar gibi sahip olma kolaylığını kullanıcılarla buluşturmaya devam ediyor. Togg, eylül ayında stoklarla sınırlı kampanya kapsamında bireysel kullanıcılara üç farklı alternatif sunuyor.

Togg T10X için kredi fırsatı

Buna göre bireysel kullanıcılar Togg T10X V2 modeli için 400 bin TL krediye %0 faizli 12 ay vadeli aylık 33 bin 334 TL geri ödemeli veya 1 milyon TL krediye %2,79 faizli 48 ay vadeli aylık 44 bin 278 TL geri ödemeli ya da 1 milyon 500 bin TL krediye %2.89 faizli 48 ay vadeli aylık 67 bin 921 TL geri ödemeli seçenekle sahip olabiliyor.

Kurumsal kullanıcılar da eylül ayı boyunca bireysel kullanıcılar gibi %0 faizli 12 ay vadeli 400 bin TL krediden yararlanabiliyor. Ayrıca kurumsal kullanıcılar için 1 milyon 750 bin TL krediye %2.99 faizli 48 ay vadeli 71 bin 055 TL geri ödemeli kredi imkânı da bulunuyor.

Google Gemini ders anlatacak

Google, yapay zeka sohbet robotu Gemini’yi basit bir cevap motorunun ötesine taşıyan devrim niteliğinde yeni bir özelliği duyurdu. “Rehberli Öğrenme” (Guided Learning) adı verilen bu yeni deneyim, öğrencilere ve meraklılara kişisel bir eğitim asistanı gibi hizmet vererek, konuları yüzeysel olarak geçmek yerine derinlemesine anlamalarına yardımcı olmayı amaçlıyor.

Sadece Cevap Değil, Anlama Süreci Odak Noktasında

Google’ın yeni özelliği, “bir şeyi öğrenmenin en iyi yolu, onunla aktif olarak etkileşim kurmaktır” ilkesi üzerine inşa edildi. “Rehberli Öğrenme”, kullanıcının sorduğu bir sorunun ardından tek bir cevap vermek yerine, konuyu adım adım parçalara ayırıyor. Süreci daha ilgi çekici hale getirmek için pratik sorular, açık uçlu tartışma konuları ve interaktif sınavlar sunuyor.

Bu yeni yaklaşım, kullanıcıyı pasif bir bilgi alıcısı olmaktan çıkarıp, öğrenme sürecinin aktif bir katılımcısı haline getiriyor. Örneğin, biyolojideki enzimler hakkında bir soru sorduğunuzda, Gemini size sadece tanımı vermekle kalmıyor, aynı zamanda resimler, diyagramlar ve videolarla zenginleştirilmiş çok modlu yanıtlar sunarak konuyu pekiştirmenizi sağlıyor.

Teknolojinin Arkasındaki Güç: LearnLM

“Rehberli Öğrenme” deneyiminin temelinde, Google’ın eğitimciler, öğrenciler ve pedagoji uzmanlarıyla yıllar süren iş birliği sonucu geliştirdiği LearnLM adlı özel yapay zeka model ailesi yatıyor. Bu modeller, özellikle öğrenme bilimi ve eğitim araştırmaları temel alınarak geliştirildi. Google, bu yetenekleri doğrudan Gemini’ye entegre ederek, onu kişiselleştirilmiş bir öğrenme ortağına dönüştürdü.

Eğitimciler ve Öğrenciler İçin Ne Anlama Geliyor?

Google, bu aracı hem öğrenciler hem de eğitimciler için tasarladı.

  • Öğrenciler için: “Rehberli Öğrenme”, akıllarına takılan her türlü soruyu yargılanma korkusu olmadan sorabilecekleri güvenli bir alan sunuyor. Herkesin kendi hızında ve keyifli bir şekilde konuları keşfetmesine olanak tanıyor.
  • Eğretmenler için: Bu özellik, öğretim sürecinde bir ortak olarak konumlandırılıyor. Öğrencileri ezberden uzaklaştırıp eleştirel düşünmeye teşvik ediyor. Ayrıca eğitimciler, oluşturdukları öğrenme oturumlarını özel bir bağlantı ile doğrudan Google Classroom üzerinden öğrencileriyle kolayca paylaşabiliyor.

Google, “Rehberli Öğrenme” özelliğini, “dünyadaki herkesin, dünyadaki herhangi bir şeyi öğrenmesine yardımcı olma” vizyonunda önemli bir adım olarak görüyor ve yapay zekanın tüm öğrencilere fayda sağlaması için sürekli iş birliği ve geri bildirim beklediğini vurguluyor.

BMW elektrikli scooter modelini tanıttı

BMW, IAA Mobility 2025 fuarı öncesinde, motosiklet ve scooter dünyasını sarsacak bir konseptle karşımıza çıktı. Marka, yeni elektrikli scooter konsepti Vision CE’yi tanıttı. Bu konsept, sürüş deneyimine dair yerleşik kuralları yıkıyor ve sürücülere kask ya da özel koruyucu kıyafet olmadan özgürce seyahat etme imkanı sunuyor.

BMW, elektrikli scooter konseptini duyurdu

Vision CE’nin en dikkat çeken özelliği, sürücüyü saran kafes yapısı ve buna entegre güvenlik sistemleri. Geleneksel scooter tasarımına sadık kalan ön bölüm, sürücünün çevresini çevreleyen kare şeklindeki koruyucu barlarla tamamlanıyor.

Bu kafes, aynı zamanda ince LED farlar ve ek aydınlatmaları da taşıyor. Tasarımı tamamlayan diğer unsurlar arasında küçük bir ön cam, çıkarılabilir Bluetooth hoparlör, şeffaf bir tavan ve arka bagaj rafı gibi kişiselleştirilebilir seçenekler yer alıyor.

Konsept, sürücüsüne alışılmadık bir oturma pozisyonu sağlıyor. Sürücü, sırt dayanağı, başlık ve emniyet kemeriyle donatılmış özel bir koltukta oturuyor. Başlığın üst kısmındaki metal ızgara, ekstra bir güvenlik öğesi olarak konumlandırılmış. Kokpitin içinde ise büyük bir dijital ekran, geleneksel gidon, belirgin ayaklıklar ve kapaklı şarj girişi bulunuyor.

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple yeni görsel-dil modelini tanıttı

Apple, merakla beklenen FastVLM modelini duyurdu. Teknoloji, özellikle performans tarafında fark yaratacak.

BMW, bu yeni konseptin tamamen elektrikli olduğunu doğruladı. Vision CE, dururken kendi dengesini sağlayarak dik konumda durabiliyor. Bu özellik, özellikle şehir içi trafikte sürücüler için büyük bir kolaylık sunuyor.

BMW, bu yaklaşımla kullanıcılara daha rahat ve güvenli bir sürüş deneyimi sağlamak istiyor. Henüz seri üretime geçip geçmeyeceği belirsiz olsa da, Vision CE geleceğin kişisel mobilite araçlarına dair cesur bir vizyon ortaya koyuyor.

Samsung Galaxy Z TriFold ile ekranı üçe katlıyor

Katlanabilir akıllı telefon pazarı, yepyeni bir form faktörüyle hareketlenmeye hazırlanıyor. Huawei, “üç katmanlı” ikinci telefonu olan Mate XT’yi yarın Çin’de tanıtmaya hazırlanırken, pazarın lideri Samsung’dan bu hamleye jet hızında bir yanıt gelebileceğine dair güçlü iddialar ortaya atıldı. Güney Kore’den gelen son raporlar, Samsung’un beklenenden çok daha erken bir tarihte kendi üç katmanlı telefonunu sahneye çıkarabileceğini gösteriyor.

Samsung Galaxy Z TriFold Ekim’de tanıtılabilir

Güney Kore merkezli ET News’in ortaya attığı yeni bir iddiaya göre Samsung, ilk üç katmanlı akıllı telefonu Galaxy Z TriFold‘u tanıtmak için yıl sonunu beklemeyebilir. Şirketin, Ekim 2025‘te özel bir Unpacked etkinliği düzenleyerek bu devrimsel cihazı tanıtacağı ve kasım ayında da satışa sunacağı öne sürülüyor. Bu hamle, Samsung’un bu yeni segmentte Huawei’ye karşı elini ne kadar çabuk tutmak istediğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

iPhone 17 fiyatı belli oldu

iPhone 17 fiyatı belli oldu

Merakla beklenen iPhone 17 fiyatı hakkında yeni iddialar ortaya atıldı. Buna göre iPhone 17 fiyatı 799 dolardan başlayacak.

Gelen bilgilere göre Samsung, ilk etapta oldukça temkinli bir strateji izleyecek. Galaxy Z TriFold için yaklaşık 50.000 adetlik sınırlı bir üretim planlandığı belirtiliyor. Bu stratejinin iki ana nedeni var: Birincisi, bu tamamen yeni tasarıma pazarın nasıl tepki vereceğini ölçmek ve olası riskleri en aza indirmek. İkincisi ise, temmuz ayında piyasaya sürülen ve satışları oldukça iyi giden Galaxy Z Fold 7‘nin ivmesini kesmemek. Bu nedenle Galaxy Z TriFold’un ilk olarak yalnızca Güney Kore ve Çin pazarlarında satışa sunulması bekleniyor.

Galaxy Z TriFold’dan Beklenen Özellikler

Sızıntılara göre Galaxy Z TriFold, açıldığında 9.96 inçlik devasa bir tablet ekranı sunacak. Cihazın kapak ekranının ise 6.49 inç boyutunda olması bekleniyor. İki adet içe katlanır menteşe kullanacak olan bu tasarımın, ekranın bir kısmının dışa doğru katlandığı Huawei Mate XT’ye göre daha dayanıklı olacağı düşünülüyor.

Gücünü “Snapdragon 8 Elite for Galaxy” işlemcisinden alması beklenen cihazda kablosuz şarj, ters kablosuz şarj ve NFC gibi amiral gemisi standartları da yer alacak. Kamera, RAM ve batarya gibi detaylar henüz belirsizliğini korusa da, Samsung’un seri üretime şimdiden başladığı vurgulanıyor. Bu ilk nesil cihaz, Samsung’un katlanabilir telefon stratejisinin geleceğini şekillendirecek önemli bir deneme olacak.