PC, Xbox One, Xbox Series X ve Series S için aylık bir abonelik ücretiyle oyunculara sınırsız bir kütüphane sunan Xbox Game Pass sistemi, oyuncular tarafından oldukça büyük bir ilgiyle karşılandı. Tüm dünyada milyonlarca aboneye ulaşan bu sistemin bir benzerine Sony’nin de yakın zamanda geçmesi bekleniyor. İşte gelen son dedikodular…
Microsoft'un Xbox ve PC oyuncularına düzenli olarak yeni oyunlar sunduğu Xbox Game Pass için Kasım ayı bitmeden yeni oyunlar geliyor.
Sony, Game Pass için bir rakip düşünüyor
Microsoft’un 1 Haziran 2017 yılında ilk kez oyunculara sunduğu ve hem konsollar hem de Windows kullanıcıları için hizmet sunan abonelik sistemi, geçtiğimiz süreçte Xbox Cloud Gaming ile Android ve iOS kullanıcılarına da sunulmuştu. Şu an için aralarında ülkemizin de bulunduğu 41 farklı ülkede hizmet veren Game Pass, abone sayısını günden güne artırıyor.
Daha önce Microsoft Xbox’ınkine benzer bir aylık abonelik sistemine geçmeyi hiçbir zaman düşünmediklerini ve Sony’nin kendi markasına ait oyunların ücretsiz olarak sunulmayacağını belirten Japon şirket, bir süredir fikrini değiştirmişe benziyor. Daha önce PS5 sahipleri için yaklaşık 30 oyunluk bir kütüphaneyi PSN Plus aboneliği karşılığında sunan firma, önümüzdeki süreçte Game Pass’e rakip olabilir.
Bloomberg cephesinden gelen yeni bir habere göre Sony, bir süredir aylık abonelik hizmeti üzerinde çalışıyor ve 2022’nin yaz aylarında PlayStation Plus ve PlayStation NOW hizmetlerini tek bir potada birleştirmeyi planlıyor. Bu anlamda bu iki hizmet hem çevrim içi oyun deneyimi hem bulut oyunculuğu hem de kayda değer bir oyun kütüphanesi için tek bir çatıda birleşecek.
Gelen dedikodulara göre projenin kod adı ‘Spartacus‘ olacak. PlayStation Plus’ın yine olduğu gibi kalacağı ve tıpkı Xbox Game Pass Ultimate gibi bir üst kategori abonelik sistemine geçileceği de farklı bir teori… Bu anlamda Sony‘nin PS1, PS2, PS3 ve hatta PSP oyunlarının yer aldığı geniş bir skaladaki kütüphaneyi oyunculara sunması bekleniyor.
Bu yeni abonelik sisteminde piyasaya yeni çıkan oyunların yer alıp almayacağı şu an için belirsiz. Peki sizler Sony’nin Game Pass’e rakip olması beklenen bu abonelik sistemi için ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle paylaşmayı ihmal etmeyin.
Yılın son günlerine gelmemizle birlikte Apple, 2021’in öne çıkan içeriklerini kullanıcılarıyla paylaşmaya başladı. Erken saatlerde şirket, en popüler podcast yayınlarını duyurmuştu. Şimdi ise Apple Music platformundaki en çok dinlenen şarkılar açıklandı.
Her yıl düzenli olarak kullanıcı verilerini paylaşan Apple Music ilk defa En İyi 100 Dinlenen Şarkı, En İyi 100 Shazamed Şarkı ve En Çok Okunan 100 Şarkı Sözü kategorilerinin yanına yenisini dahil etti. Şirketin Fitness+ uygulaması aracılığıyla en çok çalınan egzersiz müzikleri, Top 100 2021: Fitness adı altında yayınlandı.
Apple, geniş kitlelerce sevilen ve giderek büyüyen podcast yayınları arasında 2021'in en iyi podcast içeriklerini açıkladı.
Apple Music duyurdu: 2021’in öne çıkanları
Apple Music’in global verilerine göre yıla damgasını vuran şarkı, BTS grubunun Dynamite adlı parçası oldu. Spor yaparken kullanıcılar en çok Head & Heart (feat. MNEK) [Tiësto Remix] (Joel Corry) dinlerken, Olivia Rodrigo şarkı sözleriyle fark yarattı. Masked Wolf’un Astronaut In The Ocean parçası en çok Shamlanan şarkı oldu. Türkiye’de ise en çok Sefo’nun Bilmem Mi? şarkısı dinlendi.
2021’in Dünyada En Çok Dinlenen Şarkısı: Dynamite – BTS
En Çok Okunan Şarkı Sözleri: drivers license – Olivia Rodrigo
En Çok Dinlenen Fitness Şarkısı: Head & Heart (feat. MNEK) [Tiësto Remix] – Joel Corry
En çok Shazamlanan Şarkı: Astronaut In The Ocean – Masked Wolf
2021’in Türkiye’de En Çok Dinlenen Şarkısı: Bilmem mi? – Sefo
Apple Music tarafından yayınlanan altı farklı listenin detaylarına aşağıdaki görsellerden erişebilir, ilk 25 parçayı görüntüleyebilirsiniz:
2021 yılında Türkiye en çok hangi şarkıları dinledi?
Türkiye’de en çok dinlenen parçaların arasında Sefo, Bilmem Mi? adlı şarkısıyla ilk sırada yer alıyor. Listenin ikinci sırasına EDIS otururken, Madrigal üçüncü sırada. İşte ilk 25’e giren o parçalar…
Bilmem Mi? (Sefo)
Martılar (EDIS)
Seni Dert Etmeler (Madrigal)
Krvn (UZI)
Allah’ından Bul (Ezhel)
Bul Beni (Ezhel)
Umrumda Değil (UZI)
Bir Sebebi Var (İkilem)
Ölebilirim (Bedo & Patron)
Unutulacak Dünler (Gazapizm)
Astronaut In The Ocean (Masked Wolf)
Kusura Bakma (Tuğkan)
Makina (UZI)
Melek (Reynmen)
Hasbelkader (Bilal Sonses & Yıldız Tilbe)
Dünyadan Uzak (Sakiler)
Dua (feat Uzi) / (Güneş)
Öptüm Nefesinden (Mustafa Ceceli & Ekin Uzunlar)
Bonita (Sefo & Reynmen)
ıslak kum (Contra)
Alaz Alaz (Buray)
Ah Ellerim Kırılaydı (Tuğçe Kandemir)
Kanunlar Gibi (Derya Uluğ)
Sevmedim Deme (Kurtuluş Kuş & Burak Bulut)
Kafamda Kentsel Dönüşümler (İkiye On Kala)
Sefo
Türkiye’nin bir başka öne çıkan listesi ise en çok Shazamlanan parçalar oldu. Burada, tıpkı global listede olduğu gibi Masked Wolf ilk sıraya yerleşti. İşte listenin tamamı:
Astnonaut In The Ocean (Masked Wolf)
Jalebi Baby (Tesher)
Whoopty (CJ)
Into Your Arms (With Lowry Feat. Ava Max)
Bir Sebebi Var (İkilem)
Deep End (Foushee)
MONTERO (Call Me By Your Name) (Lil Nas X)
The Other Side (SZA & Justin Timberlake)
Mad Mad World (Shaggy)
Bilmem Mi? (Sefo)
Тлеет (BULA Feat. SVNV)
Seni Dert Etmeler (Madrigal)
Shakle Habetek (Hamada Nashawaty)
Daisy (Ashnikko)
Touch It (Busta Rhymes)
Dünyadan Uzak (Sakiler)
Such a Whore (Stellular Remix) (Jvla)
Ölebilirim (Bedo & Patron)
love nwantiti [Remix] (CKay Feat. Axel & Dj Yo!)
Petrunko (TRITICUM)
2 Phút Hơn (KAIZ Remix) (Phao)
Beggin (Maneskin)
Kaybolurum Gülüşünde (İkilem)
Boney M. (Rasputin)
Love Your Voice (JONY)
Son olarak, şirket, Apple Music kullanıcısı olmayanlara önemli bir fırsat sunuyor. Shazam’ladığınız bir parçayla beraber 5 aya kadar ücretsiz üyelik başlatma şansınız bulunuyor. Bunun için tek şart, Shazam’ı iPhone ya da iPad cihazınıza indirmek olacak.
Peki ya siz Apple Music’in 2021 listeleriyle ilgili neler düşünüyorsunuz? Bizlerle yorumlar bölümünde paylaşabilirsiniz!
Geçtiğimiz Ekim ayında Jeff Bezos’un Blue Origin uzay uçuşu şirketinin düşük Dünya yörüngesinde kendi ticari uzay istasyonunu kurmayı planladığı ortaya çıktı. Ardından Perşembe günü NASA yaptığı duyuruda, istasyonun tasarımını geliştirmek için Uzay Yasası Anlaşmasıyla fon sağlamak için programı seçtiğini duyurdu.
NASA, Uluslararası Uzay Istasyonu'nda (ISS) gerçekleşen uzay yürüyüşünün videolarını kesitler halinde paylaştı. İşte o görüntüler...
NASA, havacılık ve uzay sanayide özel sektörün büyümesini destekliyor
Blue Origin İleri Düzey Geliştirme Programları Kıdemli Başkan Yardımcısı Brent Sherwood konuyla alakalı yaptığı bir açıklamada şunları söyledi:
NASA’nın, Dünya yörüngesini çeşitli müşteriler ve endüstriler için daha erişilebilir hale getirmek için devrim niteliğinde bir yaklaşım olan Orbital Reef’in gelişimini desteklemesinden memnunuz.
İstasyon, ISS ortaklarının ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, gelişen düşük G endüstrileri için azaltılmış işletme maliyetleri sunacak. Aynı zamanda yörüngede çoklu kullanımlı uzay iş parkı olarak hizmet edecek.
Blue Origin, bu projede Sierra Space ile ortak çalışıyor. İlk olarak istasyonun tasarımı ve inşasından New Glenn ağır fırlatma sistemini kullanarak asansör lojistiğini yönetmeye kadar her şeyin mimarisine ve altyapısına odaklanıyor. İkinci olarak da LIFE (Large Integrated Flexible Environment) istasyonunun altyapısını geliştirmekle görevlendiriliyor.
Buna ek olarak Boing, operasyon bakım bilimi modülünü tasarlayarak ve Starliner mürettebat kapsülünden yararlanarak yardımcı oluyor. Genesis Engineering Solutions da turistlerin ve çalışanların benzer şekilde içine girebilecekleri tek kişilik bir uzay aracı üzerinde çalışıyor.
Orbital Reef ekibi, 2030’larda daha fazla genişlemenin gerçekleşmesiyle ilk modüllerini on yıllık sürecin sonuna kadar yörüngede görmek istiyor. Ancak Orbital Reef, NASA’nın ticari LEO ağındaki tek balık değil. Northrop Grumman da Perşembe günü yaptığı açıklamada, LEO’da en az 15 yıl kalacak “serbestçe uçan” uzay istasyonu tasarlamak için 126 milyon dolarlık bir Uzay Yasası Anlaşması imzaladığını duyurdu.
Northrop Grumman’ın Sivil Havacılıktan Sorumlu Başkan Yardımcısı Steve Krein konuyla alakalı şu açıklamayı yaptı:
İstasyonumuz, Uluslararası Uzay İstasyonu tabanlı LEO görevlerinden, NASA’nın tüm masrafları üstlenmediği, ancak birçok müşteriden biri olarak hizmet verdiği sürdürülebilir ticari tabanlı görevlere sorunsuz bir geçiş sağlayacaktır.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce NASA projeleri kendi yapmak yerine özel sektörü kullanmakta haklı mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Uzay, Güneş Sistemi ve evren, yüzyıllardır insanlar için sonu gelmeyen bir bilinmezlik oldu. Üzerinde birçok araştırmalar yapılsa ve her geçen gün yeni bir gezegen, ötegezegen, yıldız ya da uzayda bulunan herhangi bir madde keşfedilse de, bunun sonunun geldiğine inanmak doğru olmazdı.
Araştırmacıların yeni keşifleri yüzde 80’in üzerinde metalden oluşan bir ötegezegen oldu. Bileşim açısından Merkür‘e benzeyen bu ötegezegen, uzun zamandır rastlamadığımız, bilinen gezegenlere benzer bir tür keşif. Bu da bize Güneş Sistemi’nin oluşum sürecinin olağandışı bir durum olmadığını gösteriyor.
NASA, Uluslararası Uzay Istasyonu'nda (ISS) gerçekleşen uzay yürüyüşünün videolarını kesitler halinde paylaştı. İşte o görüntüler...
GJ 367b yüzde 80’den fazla metal içeriyor
Öncelikle ötegezegenin ne olduğuna açıklık getirmek gerekirse; Güneş Sistemi’nin dışında ve başka bir yörüngede bulunan gezegenlere dendiğini söyleyebiliriz. Bu yeni keşif, Dünya’dan 30 ışık yılı uzaklıkta ve GJ 367 isimli bir kırmızı cüce yıldızın yörüngesinde bulunuyor.
Yeni gezegen, NASA‘nın Geçiş Yapan Ötegezegenler Araştırma Uydusu (Transiting Exoplanets Survey Satellite – TESS) misyonu sırasında keşfedildi ve GJ 367b olarak adlandırıldı. TESS, yörüngedeki bir gezegenin etkisiyle oluşan ışık hüzmelerini kısa aralıklarla görüntülüyor. Kullanılan verilerde, iki hafta boyunca her iki dakikada bir yeni görüntü elde edildi.
Yeni ötegezegen, yıldızının etrafındaki dönüşünü günün üçte birinde tamamlıyor. GJ 367b, küçük bir hacme sahip ve yarıçapı Dünya’nınkinin üçte biri kadar. Buna rağmen kütlesi, Dünya’nınkinin yarısından fazla. Bu da kütlesine oranla ağır olduğunu gösteriyor. Santimetre küp başına 8 gramdan fazla düşüyor ve bu demirden daha ağır olduğu anlamına geliyor.
GJ 367b, yörüngesinde olduğu gezegene oldukça yakın ve bu da ona sadece tek bir tarafı dönük olarak dönüşünü tamamladığını gösteriyor. Sürekli bir tarafını döndüğünden, demirin erime seviyesine yakın olan 1.745 Kelvin yüzey sıcaklığına ulaşıyor. Bu da ötegezegenin, yüzeyinin kayalık olması ihtimalini artırıyor. Fakat silikon içeren birçok kayalık türü de benzer sıcaklıkta eriyor. Araştırmacılar, bu konuda hala tam olarak emin değiller.
Araştırma ekibi, istatistikleri bir yapay zekaya aktardı ve bunun sonucunda GJ 367b’nin Merkür’e çok benzeyen bir yapıya sahip olduğunu tahmin etti. Gezegenin içeriğinin çoğu ve yüzeyin yüzde 85‘ini kaplayan bir metal ve metalik bir çekirdek tespit edildiği düşünülüyor. Fakat keşfedilen ötegezegen, Merkür’ün 1.5 katı bir yoğunluğa sahip.
Google Play Store, kullanıcıların bir hafta boyunca ücretsiz olarak yükleyebileceği birçok uygulama ve oyunu Android kullanıcılarına sundu. Toplamda 260 TL değerindeki 8 uygulama ve 23 oyun kısa bir süreliğine ücretsiz oldu. Eğer bu uygulama ve oyunlara sahip olmak istiyorsanız, süre dolmadan kütüphanenize eklemeniz gerekiyor.
Android işletim sistemi ve Ambilight teknolojisine sahip bir Philips TV'nin ses, görüntü ve diğer teknoloji özellilkleri nasıl kullanılır?
260 TL değerindeki 8 uygulama ve 23 oyun ücretsiz
Android kullanıcıları, periyodik olarak Google tarafından ücretsiz olarak sunulan oyun ve uygulamalardan faydalanabiliyorlar. Bu kez, toplamda 260 TL değerindeki uygulama ve oyunlar ücretsiz oldu. Kullanıcıların bu yapımları kütüphanelerine eklemeleri için belirli bir süre bulunuyor. Bu süre dolduğunda tekrardan eski fiyatına dönecek olan uygulamaları eklemek için acele etmenizi öneriyoruz.
Sony, PlayStation Plus bünyesine gelecek Aralık ayı oyunlarının listesini açıkladı. Bu noktada iki oyun dikkat çekti.
Peki sizler Google Play Store tarafından ücretsiz olarak yayınlanan oyun ve uygulamalar hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.
Polestar, elektrikli bir otomobil firması. Şirket, İsveçli otomobil üreticisi Volvo’nun elektrikli markası olarak konumlanıyor. Elektrikli otomobilleriyle ünlü olan firma, dünyanın birçok ülkesinde bulunuyor ve ürünlerini kullanıcılarıyla buluşturuyor.
Geçtiğimiz yıllarda şirket, elektrikli otomobil Polestar 2’yi tanıtmıştı. Polestar 2 ile birlikte birçok kişi şirketi tanımış ve müşterisi olmuştu. Elektrikli otomobil severler uzun zamandır Polestar 3‘ü merakla bekliyordu. Şirket, yayınladığı görsellerle sevindirdi.
ABD'de yüzde 100 elektrikli Volvo Polestar 2 ile karşılaştık. 408 beygir gücüne sahip 78 kWh bataryalı aracın tasarımına baktık.
Polestar 3, SUV olarak karşımıza çıkacak!
Normalde şirketler teaser paylaşımlarında otomobili kamuflaj olmadan gösteriyorlardı. Polestar diğer firmalardan farklı olarak aracın kamuflajlı görsellini paylaştı. Paylaşımın ardından çoğu kişi heyecanlandı. Yapılan açıklamada aracın 2022 yılında tanıtılacağı ve ilk olarak Amerika’da satışa çıkacağı açıklandı. Ayrıca SUV Amerika’da üretilecek.
Tasarıma ilk olarak baktığımızda aracın SUV olacağını anlıyoruz. Özellikle yüksek yapısıyla bizleri etkilemeyi başarıyor. C ve D sütunlarına bakılırsa aracın Volvo XC40 ile benzeyen bir tasarıma sahip olacağını söyleyebiliriz. Polestar 3, genel olarak aynı tesiste üretileceği lüks SUV Volvo XC90’a benzer özelliklere sahip olacak.
Polestar 3‘ün iç mekanına dair henüz bir bilgi yok. Teknolojik özellikleriyle ilgili sınırlı bilgi olsa da aracın yeni nesil otonom sürüş sistemleriyle birlikte geleceği düşünülüyor. Bunun yanında bizlere tek ve çift motor seçenekleri sunacak. Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre önümüzdeki 3 yıl içinde 3 yeni model daha ürün gamına eklenecek.
Polestar 2 özellikleri
Polestar 2, şirket için önemli bir model. Tanıtıldığından beri araç fazla rağbet görüyor. Polestar 2, şirketin elektrikli sedanı olarak konumlanıyor. 2 adet elektrikli motorla donatılan araç 660 Nm tork ve 408 bg güç üretebiliyor. Bu sayede 0-100 km/s hızlanmasını 5 saniyede tamamlayabiliyor. 78 kWh boyutundaki bataryası sayesinde 440 km menzil sunabiliyor.
Aracın iç mekanında Google’ın gömülü Android sistemi bulunuyor. Bu sayede çok hızlı bir eğlence sistemi sunan araçta 11 inç boyutunda bir multimedya ekranı bulunuyor. Bunların yanında birçok güvenlik donanım sahip. Peki, sizin düşünceleriniz neler? Sizce Polestar 3 nasıl olacak? Yorumlarınızı ve görüşlerinizi aşağıda belirtmeyi unutmayın.
Hem Android hem de iOS kullanıcıları, akıllı telefonlarındaki bazı özel fotoraf ve videoların şifreyle açılmasını isteyebiliyorlar. Google Fotoğraflar için daha önce sadece Pixel telefonlara özel olarak gelen bu yenilik, artık diğer Android kullanıcıları için de kullanılmaya başlanacak. Google, iOS için de tarih paylaştı.
Android 12 güncellemesini alacak Xiaomi modelleri büyük ölçüde belli oldu. Peki listede hangi cihazlar var?
Google Fotoğraflar, artık şifreyle kullanılabilecek
Her ne kadar fotoğraf ve videoların bir güvenlik yöntemiyle kitlenebiliyor olması oldukça temel bir özellik gibi görünse de Google Fotoğraflar, bu özelliğe bu yılın Haziran ayına kadar sahip değildi. İlk etapta Google Pixel cihazlara özel olarak sunulan özellik, yavaş yavaş diğer Android kullanıcıları için de kullanıma sunulma başlandı.
Android forumlarından gelen habere göre kilitli klasörler özelliği birçok akıllı telefonda görülmeye başlandı. Bu akıllı telefonlar ilk etapta Samsung, OPPO ve OnePlus olarak göze çarpıyor. Buna karşın bu üç cihaz dışında da Google Fotoğraflar güncellemesi alarak yeni özelliğe kavuşan kullanıcılar mevcut. Kilitli klasörlere atılan fotoğraf ve videoları açmak için cihazın ekran kilidinin kullanılması gerekiyor.
Fotoğraflarını veya videolarını kilitli klasörlere taşıyan kullanıcıların dosyaları Google’ın bulut sunucularına yedeklenemeyecek. Eğer bu fotoğraf veya videoları daha önce buluta yedeklediyseniz, Google bu dosyalarınızı bulut sisteminden kaldıracak ve sadece cihazınızdan erişilebilir hale getirecek. Buna karşın daha önce cihazınıza yüklediğiniz ve medyalarınıza erişim izni verdiğiniz uygulamalar da artık bu dosyalara erişemez hale geliyor.
Bununla birlikte Google önemli bir bilgi daha paylaştı: Buna göre Google Fotoğraflar uygulamasını kaldırır veya uygulama verilerini temizlerseniz, daha önce kilitli klasörlere attığınız hiçbir fotoğraf veya videoya bir daha erişemeyeceksiniz.
Android kullanıcılarının beğenisine sunulmaya başlanan bu yeni özellik, 2021 yılı sonlanmadan iOS kullanıcıları için de kulllanılabilir hale gelecek. Peki sizler yeni özellik hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.
Apple, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında cihazları ile kullanıcılarına sunduğu erişebilirlik özelliklerini hatırlattı. Başta iPhone ve Mac olmak üzere birçok cihazda görme, işitme, mobilite ve bilişsel ihtiyaçlara yönelik kullanıcılara pek çok farklı kolaylık sunuluyor.
Birkaç gün önce Fransa'dan aldığımız iPhone 13 Pro Max'den sonra iPhone 13 modelini de kutusundan çıkarıyoruz.
Görme
Gelişmiş bir ekran okuyucusu olan VoiceOver şimdi kişileri, nesneleri, metinleri ve grafikleri her zamankinden daha ayrıntılı açıklayabiliyor. Öğelerin sesli olarak açıklanması sayesinde, ister Bluetooth klavye kullanarak ister dokunmatik ekran veya trackpad üzerinde basit hareketler yaparak ekranınızda kolayca gezinebiliyorsunuz.
Ekranı Seslendir özelliğiyle ekranınızdaki tüm içeriklerin size yüksek sesle okunmasını sağlayabiliyorsunuz.
Seçimi Seslendir özelliği ise metnin sadece belirli bir bölümünü seçip dinleyebilmenize imkan veriyor. Ayrıca, Konuşma Denetleyici ile seslendirme sırasında okuma hızını dilediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz. Yazdığınız her harfin seslendirilmesini sağlamak için Yazma Geri Bildirimi özelliğini etkinleştirebilirsiniz.
Hareketi Azalt özelliğini etkinleştirdiğinizde ekrandaki öğelerin daha az hareket etmesini sağlayabiliyorsunuz. Ekranda uygulamalar arasında geçiş yapmak veya uygulamaları açmak gibi bazı işlemler, hareket hassaslığı olanlar için veya göz yorgunluğunu azaltmak amacıyla görsel olarak daha sade hale geliyor. Ayrıca şimdi Hareketi Azalt ayarlarını sadece seçtiğiniz uygulamalarda kullanmanız da mümkün.
Pages, Numbers ve Keynote, kendiniz ve hedef kitleniz için erişilebilir belgeler, hesap tabloları ve sunumlar oluşturmanıza yardımcı olan birçok özelliğe sahip. Görsellere, seslere veya videolara açıklamalar ekleyebilir, yardımcı teknolojileri kullanan kişilerin sunumlarınızı daha iyi anlayabilmesini sağlayabilirsiniz. Veya ekran okuyucularının kolayca tanıyıp aralarında gezinebileceği başlıklar ekleyebilir ve Pages belgelerini daha taranabilir hale getirebilirsiniz.
VoiceOver için yeni yerleşim rotoru, belgelerinizin tam istediğiniz gibi görünmesini ve okunmasını sağlamak için seçtiğiniz öğeleri otomatik olarak hizalamanıza yardımcı oluyor. VoiceOver Ses Grafiği desteği daha iyi veri iletişimine olanak veriyor. Satır ve sözcük aralığı araçları ise belgeleri daha iyi okumanızı ve düzenlemenizi sağlıyor. Basit font ayarlarıyla metinlerin okunabilirliğini ve görünürlüğünü artırın.
Büyük Metin özelliği, ayar çubuğunu kullanarak metin boyutunu değiştirebilmenizi sağlıyor. Kalın Metin özelliğiyse ekrandaki kelimeleri daha dikkat çekici hale getiriyor. Tercih ettiğiniz ayarları sadece seçtiğiniz uygulamalarda kullanabilmeniz de mümkün.
Ekranınızın çalışma biçimini kendinize uygun hale getirebilir, bu ayarları iOS ve iPadOS’te dilediğiniz uygulamalarda etkinleştirebilirsiniz. iOS, iPadOS ve macOS’te çeşitli renk filtreleri arasından renk körlüğünüzün türüne uygun olanları seçebilir veya Renkleri Tersine Çevir özelliğiyle değerleri ve kontrastı anında değiştirebilirsiniz.
Siri ise en büyük yardımcıların başında geliyor. Ondan dosyaları bulmasını, anımsatıcı ayarlamasını, görme ile ilgili özellikleri açıp kapatmasını ve daha birçok şeyi yapmasını isteyebiliyorsunuz. Ve bir dizi eylemi veya görevi kolayca halletmek için Siri Kestirmeleri de oluşturabiliyorsunuz.
Koyu Mod, ekranınızdaki her unsuru koyu renk şemalı hale dönüştürerek okumayı kolaylaştırıyor. İçerikleriniz ekranda ön plana çıkarken araç çubukları ve menüler de arka plana geçiyor. Mail, Safari ve Takvim gibi uygulamalarda daha koyu fonlara sahip açık renkli metinler ise loş ışıklı ortamlarda okumayı daha kolay hale getiriyor.
Metin Üzerinde Tutma özelliği, Mac ekranınızdaki metinleri görüntülemenizi kolaylaştırıyor. Bir paragraf, alt yazı veya başlık okunamayacak kadar küçükse daha büyük ve yüksek çözünürlüklü bir versiyonunu görmek için imlecinizi metnin üzerinde gezdirip ve etkinleştirme anahtarına basabilirsiniz. Üstelik sizin için en uygun fontları ve renkleri de seçebiliyorsunuz.
Büyütme, aygıtınızda gördüğünüz içerikleri büyütebilen bir ekran büyüteci. Ekranın tamamını büyütebiliyor veya resim içinde resim görünümünü tercih edebiliyorsunuz.
Büyüteç, dijital bir büyütme aracı gibi çalışıyor. iPhone, iPad veya iPod touch’ınızdaki kamerayı kullanan bu özellik, menülerden tabelalara kadar aygıtınızı doğrulttuğunuz her türlü fiziksel nesnenin boyutunu büyüterek ekranınızda tüm ayrıntıları net bir şekilde görebilmenizi sağlıyor.
Nesneyi aydınlatmak için el fenerini kullanabiliyor, renkleri ayırt etmenize yardımcı olması için filtreleri ayarlayabiliyor veya sabit bir yakın plan görüntüsü için kare dondurma özelliğinden yararlanabiliyorsunuz. iPad’deki Split View özelliğini Büyüteç ile birlikte kullanarak ekranın bir tarafında fiziksel bir nesnenin görüntüsünü büyütürken diğer tarafta not alabiliyor veya mail yazabiliyorsunuz.
Dikte özelliği, sözcükleri ve noktalama işaretlerini yazmak yerine sesli komutlarla girmenizi sağlıyor. Hem de 30’dan fazla dilde. Herhangi bir metin alanına gidin, klavyedeki mikrofon düğmesine dokunun ve dikte etmeye başlayın.
iPhone, iPad, Mac, Apple TV veya iPod touch’ınızda filmleri her sahnenin ayrıntılı sesli açıklamalarıyla izleyebilirsiniz. Apple TV uygulamasında veya iTunes Store’da film adının altında AD simgesini aramanız yeterli.
Mobilite
Tekerlekli sandalye kullanıcıları düşünülerek tasarlanan Apple Watch’taki Aktivite uygulamasıyla egzersiz hedeflerinize ulaşabilirsiniz. Duruş hedefinin yerine kullanılan Sürüş hedefi sizi saat başı hareket etmeye yönlendiriyor. Ve Apple Watch’taki sensörler, geçiş hareketleri dahil olmak üzere farklı hızlar ve zeminler için farklı itme tekniklerini göz önünde bulundurarak günlük aktivitenizle ilgili en doğru özeti sunuyor.
Apple Watch’taki Antrenman uygulaması dilediğiniz şekilde antrenman yapmanıza yardımcı oluyor. Belirli egzersiz rutinleriyle hareketlerinizi doğru şekilde ölçmenizi ve yaptığınız egzersiz türüne göre süre, mesafe veya kalori hedefleri koymanızı sağlıyor.
Antrenman uygulamasında tekerlekli sandalye kullanıcılarına özel iki benzersiz antrenman türü var: Tekerlekli Sandalye Yürüyüş Temposu (Dış) ve Tekerlekli Sandalye Koşu Temposu (Dış). Siz antrenmanınızı seçtiğinizde, Apple Watch gerekli sensörleri anında etkinleştiriyor.
Anahtarla Denetim özelliği, uyarlanabilir birçok anahtar donanımıyla, kablosuz oyun kumandalarıyla ve hatta basit seslerle aygıtınızı kolay ve verimli bir şekilde kontrol etmenizi sağlıyor. Motor becerileriniz önemli ölçüde sınırlıysa öğesel, noktasal ve manuel tarama yaparak ekran klavyeleri, menüler ve Dock’taki seçenekler arasında sıralı olarak gezinebiliyorsunuz.
iOS ve iPadOS için AssistiveTouch ile dokunmatik ekranınızı fiziksel ihtiyaçlarınıza uygun hale getirebiliyorsunuz. Kıstırma veya basma gibi belirli hareketler sizin için uygun değilse bu hareketler yerine tamamen size özel bir dokunma hareketi oluşturup kullanabiliyorsunuz.
AssistiveTouch menüsünün düzenini özelleştirebiliyor veya ekranda gezinmenizi sağlayan imleci kontrol etmek için bir Bluetooth mouse bağlayabiliyorsunuz. watchOS için AssistiveTouch özelliği, gövdesinin üst kısmında uzuv farklılıkları olan kişilerin yumruk sıkarak, iki kez yumruk sıkarak veya kıstırma hareketi yaparak Apple Watch ekranında gezinmeyi sağlayan imleci kontrol etmelerine veya aramaları yanıtlamalarına olanak sağlıyor.
Kafa İzleme özelliği, ekranınızdaki imleci yönetmek için aygıtınızın kamerasını kullanarak başınızın hareketini izliyor ve eylem gerçekleştirmek için yüz hareketlerinizi takip ediyor. Mac’te bulunan İmleç Denetimi özelliği, kafa hareketleri gibi farklı yöntemlerle imlecinizi ve mouse düğmenizi kontrol etmenizi sağlıyor. iPadOS şimdi üçüncü taraf göz takibi aygıtlarını destekliyor. Böylece kullanıcıların sadece gözleriyle iPad’i kontrol etmeleri mümkün oluyor.
Sık kullanılan kelime veya ifadeler için özel kestirmeler oluşturduğunuzda iPhone, iPad, Mac ve iPod touch’ınız bunları sizin yerinize yazabiliyor. Yavaş Tuşlar, bir tuşa basmanızla tuşun etkinleşmesi arasında geçen süreyi ayarlamanıza olanak veriyor. Böylece aygıtınızın sadece gerçekten amaçladığınız tuş vuruşlarını işlemesini sağlıyor. Yapışkan Tuşlar, tuş kombinasyonlarını eşzamanlı olarak değil de sırayla girmenize olanak veriyor. Fare Tuşları ise imlecinizi sayısal tuş takımıyla kontrol etmenize imkan tanıyor.
Özelleştirilebilir bir ekran klavyesi olan Erişilebilirlik Klavyesi, macOS’te ihtiyaçlarınıza uygun şekilde yazma ve gezinme deneyimi yaşamanıza imkan veriyor. Özel araç çubukları desteğinin yanı sıra otomatik büyük harfe çevirme ve daha iyi sözcük önerileri gibi gelişmiş yazma özellikleri de sunuyor. Erişilebilirlik Klavyesi ayrıca kafa izleme donanımlarını da destekliyor. Bu donanımlar, sınırlı hareket kabiliyetine sahip kişilerin imleci hareket ettirmesini ve ekrandaki öğeleri seçmesini veya sürüklemesini sağlıyor. Ve Duraklama desteği sayesinde, mouse düğmesine bir kez bile tıklamadan macOS’i tümüyle kullanma imkanı tanıyor.
Arkaya Dokun özelliği sayesinde, iPhone’unuzun arkasına iki veya üç defa dokunarak en sevdiğiniz uygulamayı açmak ya da ekran görüntüsü almak gibi birçok özel görevi otomatik olarak yapabiliyorsunuz.
Dokunma Kolaylıkları sayesinde ekranın dokunuşunuza nasıl tepki vereceğini kolayca ayarlayabiliyorsunuz. Dokunuşunuzun algılanması için ne kadar uzun süre dokunmanız gerektiğini veya tekrarlanan dokunuşların yok sayılıp sayılmayacağını kontrol edebiliyorsunuz. Böylece parmağınızı ekranın herhangi bir yerine koyabiliyor ve istemediğiniz bir eylem yapmadan dilediğiniz öğenin üzerine doğru hareket ettirebiliyorsunuz.
Siri, hayatı sizin için kendi dilinizde kolaylaştırıyor. Eski bir fotoğrafı bulmak, bir mesaj göndermek veya perdeleri kapatmak istediğinizde Siri bunların hepsini yapabiliyor.
Dikte, klavye yerine sesinizle yazmanızı sağlıyor. Mail, not veya web adresi yazmak onunla çok kolay. Üstelik hiç yazmadan. Ekran klavyesindeki mikrofon düğmesine dokunun, yazmak istediklerinizi söylediğinizde, cihazınız kelimelerinizi, söylediğiniz sayı ve karakterleri metne dönüştürüyor.
Cümlenizi sizin yerinize cihazınız tamamlasın. Yazmak yorucu geldiğinde Metin Tahmini özelliği sizi hareket etme zahmetinden kurtarabiliyor. Siz yazmaya başlayınca, konuştuğunuz kişiye ve daha önce söylediklerinize göre değişen sözcük önerileri sunuyor. Size de sadece bir sonraki mükemmel kelimeyi seçmek için dokunmak kalıyor.
İşitme
AirPods Pro için Konuşma Yükseltme özelliği kalabalık veya gürültülü ortamlarda konuşmaları daha iyi duyabilmenizi sağlıyor. Konuşma Yükseltme; bilişimsel ses ve hüzmeleme özellikli mikrofonlar sayesinde AirPods Pro’nun tam karşınızda bulunan kişinin sesine odaklanmasını sağlıyor ve yüz yüze konuşmaları duymanızı kolaylaştırıyor.
Gürültü uygulaması etrafınızdaki seslerin desibel seviyelerini takip ediyor ve çevrenizden veya kulaklığınızdan gelen, işitme duyunuzu olumsuz etkileyebilecek ses düzeylerinin farkına varmanıza yardımcı oluyor.
Apple Watch’ta Gürültü uygulamasını yapılandırıp uyumlu kulaklığı bağladığınızda Denetim Merkezi kulaklığınızdaki sesin sağlığa zararlı bir seviyeye çıkıp çıkmadığını gösteriyor. Üstelik tüm bilgileriniz iPhone’da Sağlık uygulamasında saklandığı için verilerinize dilediğiniz zaman kolayca erişebiliyorsunuz.
Ses Tanıma özelliği belirli sesleri dinliyor ve spesifik bir ses algıladığında sizi uyarmak için aygıt içi akıllı teknolojilerden yararlanıyor. İster iPhone’unuzu ister iPad’inizi kullanıyor olun, kapı zili veya bebek ağlaması gibi özel bir ses ya da uyarı algılandığında bildirim alıyorsunuz.
Kulaklık Kolaylıkları sayesinde, müzik dinlerken, film izlerken veya sevdiğiniz bir kişiyle telefonda konuşurken ses deneyiminizi işitme ihtiyacınıza uygun şekilde özelleştirebiliyorsunuz. Yumuşak sesleri yükseltebiliyor ve belirli ses frekanslarını bireysel işitme ihtiyaçlarınıza göre ayarlayabiliyorsunuz.
Veya desteklenen donanımlar için yeni gürültü engelleme ve hüzmeleme teknolojisinden yararlanarak konuşmayı arka plan gürültüsünden ayırabiliyorsunuz. Bir odyogramınız varsa basılı veya PDF kopyasını içe aktarabiliyorsunuz. Eğer odyogramınız yoksa bir dizi dinleme testi gerçekleştirerek kişisel ses tercihlerinize göre dokuz farklı profil oluşturabiliyorsunuz.
FaceTime, işaret diliyle iletişim kurmanın harika bir yolu. FaceTime’ın yüksek video kalitesi ve yüksek kare hızı, hafifçe kalkan bir kaştan ağzın kulaklara vardığı bir gülümsemeye kadar her hareketi ve her yüz ifadesini yakalamanızı sağlıyor. Grup FaceTime görüşmelerinde işaret dili kullandığınızda FaceTime bunu da algılıyor ve otomatik olarak sizi öne çıkarıyor. Ve FaceTime için Resim İçinde Resim özelliği sayesinde aynı anda farklı şeylerle uğraşırken FaceTime aramanızı görüntülemeye devam edebiliyorsunuz.
Apple olarak iPhone, iPad ve iPod touch’a özel tasarlanmış işitme cihazları ve ses işlemcileri geliştirmek için en iyi üreticilerle birlikte çalıştık. Bu ileri düzey işitme cihazları olağanüstü bir ses kalitesi ve birçok yardımcı özellik sunuyor. Üstelik kurulumları ve kullanımları da diğer tüm Bluetooth aygıtları kadar kolay. Dışarı çıktığınızda veya restoran gibi gürültülü mekanlara girdiğinizde odyoloğunuzun verdiği hazır ortam ayarlarını ek uzaktan kumandalar kullanmaya gerek kalmadan anında uygulayabiliyorsunuz.
Canlı Dinleme, gürültülü ortamlarda daha iyi sohbet edebilmenize olanak veren bir yardımcı dinleme özelliği. Kullanmak için özelliği açıp aygıtınızı konuştuğunuz kişilere yaklaştırmanız yeterli. Ses, cihazın mikrofonu tarafından algılanarak kablosuz kulaklığınıza veya Made for iPhone işitme cihazınıza gönderiliyor. Böylece konuşulanları daha net duyabiliyorsunuz.
Stereo kayıtlarda sol ve sağ kanaldaki ses kayıtları genellikle farklıdır. Mono Ses, iki ses kanalını her iki kulakta da çalarak farklılıkların azaltılmasına yardımcı olabiliyor. İstediğiniz kulakta daha fazla ses elde etmek için dengeyi ayarlayabiliyorsunuz. Böylece dinlediğiniz müziğin tek bir notasını veya sesli kitabın tek bir kelimesini bile kaçırmıyorsunuz.
Bilmeniz gereken bir şey olduğunda cihazınız fark edebileceğiniz şekilde sizi haberdar ediyor. Gelen telefon ve FaceTime aramaları, yeni metin mesajları, hem yeni hem de gönderilen mail’ler ve takvim etkinlikleri için görsel veya titreşimli uyarılar arasından seçim yapabiliyorsunuz.
Gelen aramalarda LED flaş ışığının yanıp sönmesini veya iPhone’unuzun arayanın fotoğrafını göstermesini sağlayabiliyorsunuz. İlgilenmeniz gereken uygulamalar olduğunda Mac’iniz ekranın yanıp sönmesini sağlayarak bunu size bildirebiliyor. Veya hareket halindeyseniz Apple Watch’unuzda Taptic Engine’ı etkinleştirerek bildirimleri bileğinizde hafif dokunuşlar şeklinde hissedebiliyorsunuz.
Dijital asistanınız Siri günlük işlerinizi yapmanıza yardımcı oluyor. Üstelik tümü için sadece klavyenizi kullanmanız yetiyor. Siri’ye Yaz modu, ihtiyaç duyduğunuz yardımı anında almanızı kolaylaştırıyor. Soru sormak, anımsatıcı ayarlamak, komut vermek ve çok daha fazlası için ekran klavyenizi kullanabiliyorsunuz.
Gizli alt yazılar videolardaki diyalogların yanı sıra sözlü olmayan iletişimlerin de metne dönüştürülmesini sağlıyor. Apple TV uygulaması gibi uygulamalarda desteklenen gizli alt yazılar özelliği filmler, TV programları ve podcast’ler için 40’tan fazla dilde kullanılabiliyor. Bunun için CC simgesini aramanız yeterli. Ayrıca, daha büyük veya dışı çizgili harfler gibi farklı stilleri ve fontları kullanarak alt yazıları daha okunur hale gelecekleri şekilde özelleştirebiliyorsunuz.
Bilişsel
Ekran Süresi özelliği sayesinde herkes aygıt kullanımlarını hem kendisi hem de ailesi için çok daha kolay yönetebiliyor. Etkinlik Raporları zamanın nerede harcandığına dair ayrıntılı bir döküm sunarken Uygulama Sınırları uygulamalarda geçirilecek maksimum süreyi belirlemenize imkan veriyor.
Bu da kullanım alışkanlıklarını tespit etmenize ve zaman içindeki gelişimi takip etmenize yardımcı oluyor. Ekran Süresi özelliğini bir cihazın kullanım dışı kalacağı belirli bir zaman dilimi belirlemek için de kullanabiliyorsunuz.
Gündelik sesler rahatsız edici veya sinir bozucu olabilir. Arka Plan Sesleri özelliği dikkatinizin dağılmasını önlerken odaklanmanıza ve sakinleşmenize yardımcı oluyor. Hafif bir yağmur veya dalga sesiyle dinlenmenizi sağlıyor. Dengelenmiş, canlı veya karanlık gürültüler ya da okyanus, yağmur ve ırmak seslerinden dilediğinizi seçebiliyorsunuz.
Arka planda sürekli oynatılan bu sesler istenmeyen çevresel veya dış gürültüleri bastırıyor. Ayrıca aygıtınızda o sırada çalan diğer seslere veya sistem seslerine karışabiliyor veya alttan alta çalmaya devam edebiliyor.
Okuma ve yazma deneyiminizi sesle zenginleştirin. Ekranı Seslendir özelliğiyle ekranınızdaki her şeyin yüksek sesle okunmasını sağlayın. Konuşma Denetleyici ile seslendirmeyi kontrol edin. Seçimi Seslendir özelliğiyle metnin sadece belirli bir bölümünün sesli olarak okunmasını sağlayın.
Kelimeleri veya cümleleri okundukları anda öne çıkaran İçeriği Vurgula özelliğiyle metni takip edin. Yazdığınız harflerin de seslendirilmesi için Yazma Geri Bildirimi özelliğini etkinleştirin. Üstelik tüm bu sesli içerikler 70 farklı ses seçeneği ile ve 35’ten fazla dilde sunuluyor.
İnternette gezinmek bazen duyusal olarak fazla yüklenmeye yol açabiliyor. Reklamları, düğmeleri ve gezinme çubuklarını ortadan kaldıran yardımcı bir teknoloji olan Safari Okuyucu, karmaşaya değil istediğiniz içeriklere odaklanmanızı sağlıyor.
Denetimli Erişim, elinizdeki işe veya uygulamaya odaklanmanıza yardımcı oluyor. Cihazın tek seferde yalnızca tek bir uygulamada kalması için Ana Ekran düğmesini devre dışı bırakabiliyorsunuz. Ayrıca klavye kullanımını veya ekranın belirli bölümlerinde dokunmayla erişimi de kısıtlayabiliyorsunuz.
Böylece öğrenme süreci dokunma ve diğer hareketler nedeniyle kesintiye uğramıyor. Ebeveyn veya öğretmenseniz ya da yalnızca yaptığı şeye odaklanmaya çalışan biriyseniz size özel bir deneyim yaşamanız için gereken tüm seçenekler Apple ürünlerinde yer alıyor.
Yüz Tanıma özelliği tüm fotoğraf albümlerinizdeki kişileri algılayabiliyor. Fotoğraflar uygulaması arşivinizi tarayarak yeni yüzler bulmanızı sağlıyor. Seçtiğiniz kişilere istediğiniz gibi isim atayabiliyorsunuz. Ve aygıtınıza yeni fotoğraflar aktardığınızda Yüz Tanıma özelliği kişilerin yüzünü daha önce tanımladıklarınızla eşleştiriyor.
Rahatsız Etme özelliği aygıtınız kilitliyken gelen aramaları, uyarıları veya bildirimleri sessize alarak konsantre olmanıza yardımcı oluyor. Rahatsız Etme özelliğini sadece belirlediğiniz kişilerden gelen aramaları kabul edecek şekilde de ayarlayabiliyorsunuz.
Koyu Mod, ekranınızdaki her öğeyi koyu renk şemasıyla dönüştürerek okumayı kolaylaştırıyor. İçerikleriniz ekranda ön plana çıkarken araç çubukları ve menüler arka plana geçiyor. Mail, Safari ve Takvim gibi uygulamalarda daha koyu fonlardaki açık renkli metinler ise loş ışıklı ortamlarda okumayı daha kolay hale getiriyor.
Dikte özelliği konuşarak yazı yazmanızı sağlıyor. Hem de 30’dan fazla dilde. Konuşma beceriniz güçlü olsa da imla veya yazma konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorsanız herhangi bir metin alanına gidin, ekran klavyesindeki mikrofon düğmesine dokunun ve dikte etmeye başlayın.
Cümlenizi sizin yerinize cihazınız tamamlasın. Metin Tahmini, konuştuğunuz kişiye ve daha önce söylediklerinize göre değişen sözcük önerileri sunuyor. Size de sadece bir sonraki mükemmel kelimeyi seçmek için dokunmak kalıyor.
Bul özelliği kayıp cihazlarınızı bulmaktan çok daha fazlasını yapıyor. Bul veya Mesajlar uygulamasında konumunuzu arkadaşlarınızla veya aile üyelerinizle kolaylıkla paylaşabiliyorsunuz. Böylece aile bireylerinin durumunu öğrenmeniz, kalabalık bir yerde arkadaşlarınızı bulmanız veya arkadaşlarınızın kayıp Apple aygıtlarının yerlerini belirlemelerine yardımcı olmanız mümkün oluyor.
iCloud Anahtar Zinciri sizi şifreleri, kart numaralarını ve kullanıcı adlarını aklınızda tutma zorunluluğundan kurtarıyor. Bu özellik, onaylanmış aygıtlarda belirli bilgileri otomatik olarak dolduruyor. Böylece oturum açma veya ödeme işlemlerinizi basit ve güvenli bir şekilde yapabiliyorsunuz.
Siri her gün yaptığınız işleri tamamlamanıza yardımcı oluyor. Veya merak ettiğiniz soruları yanıtlayabiliyor. Ondan tanımlar bulmasını, anımsatıcılar ayarlamasını, özellikleri açıp kapatmasını ve daha birçok şey yapmasını isteyebiliyorsunuz. Ve bir dizi eylemi veya görevi kolayca halletmek için Siri Kestirmeleri de oluşturabiliyorsunuz.
Her ay PSN Plus abonelerine farklı tam sürüm oyunları hediye eden Sony’nin bu ayki hediyeleri arasında Godfall’ın Challenger Edition isimli yeni sürümü de yer alıyordu. Oyuncular tarafından daha önce yayınlanan tüm içerikleri de barındıran bir paket olduğu sanılan Godfall: Challenger Edition‘ın demo da denilebilecek kısıtlı bir içeriğe sahip olduğu ortaya çıktı.
PSN Plus, Aralık ayında hayal kırıklığı yarattı
Son üç aydır PSN Plus oyunlarını önceden sızdıran bir forum kullanıcısı, yaklaşık iki hafta önceden Aralık ayında hediye edilecek oyunları tahmin etmeyi başarmıştı. Bunun üzerine geçtiğimiz hafta, Sony PlayStation Almanya, attığı bir tweet ile oyunları yanlışlıkla sızdırmıştı. Son olarak bu hafta içerisinde resmi blogu üzerinden bir duyuru yayınlayan PlayStation, gelecek oyunları doğrulamıştı.
Bu ay içerisinde verilecek olan oyunlar arasında dikkat çeken bir yapım vardı: Goldfall: Challenger Edition. Counterplay Games tarafından geliştirilen ve geçtiğimiz yıl PS4 için piyasaya sürülen yapımın, ek paketlerini de içeren versiyonu olacağı tahmin edilen Challenger Edition’ın, oyunun hikaye modunu dahi barındırmayan bir kırpılmış versiyon olduğu ortaya çıktı.
Oyunun yapımcı ekibinden Daniel Nordlander, Challenger Edition’ın ana oyundan 3 farklı challenge modu barındıracağını ancak bu modların ana hikayeyi veya Fire & Darkness DLC’sini içermediğini doğruladı. Buna karşın Nordlander, bunun bir demo olmadığı konusunda ısrar etti. 2020 yılında piyasaya çıkan Godfall’ın Metacritic ortalaması şu an itibarıyla 61/100.
PSN Plus’ın Aralık ayında hediye ettiği oyunlar:
Before You Fall (VR)
The Walking Dead: Saints and Sinners (VR)
The Persistence (VR)
Godfall: Challenger Edition (PlayStation 5)
LEGO DC Super Villians (PlayStation 4)
Aralık ayının PSN Plus oyun listesi açıklandıktan sonra oyuncular, LEGO DC Super Villians dışındaki yapımları oldukça zayıf bulmuştu. Godfall’ın da sınırlı bir sürüm olması sonrası ünlü Japon şirket Sony oldukça tepki çekti.
Peki sizler hediye edilen oyunlar ve Godfall: Challenger Edition hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce de oyunun kısıtlı sürümünün yayınlanması doğru mu? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmından paylaşmayı ihmal etmeyin.
Özellikle son yıllarda ürettiği fiyat / performans odaklı ekran kartlarıyla piyasadaki yerini sağlamlaştıran AMD, çok yakın dönemde RX 6000 serisi ekran kartlarına yenilerini ekleyecek. VideoCardz eksenli gelen son bilgilere göre firma, 2022’nin ilk çeyreği dolmadan her iki ekran kartını da piyasaya sürmeyi planlıyor.
AMD CEO'su Dr. Lisa Su katılmış olduğu etkinlikte şirketin geleceğine ve güncel politikalarına dair bazı soruları yanıtladı.
AMD, yeni GPU’larla bütçe dostu olacak
Uzunca bir süredir AMD’nin bütçe dostu ve RX 6000 serisine yeni ekran kartları ekleyecek yeni GPU’lar üzerinde çalıştığı konuşuluyordu. En son gelen söylentilere göre, RX 6500 XT ve RX 6400 ekran kartlarının piyasaya çıkış tarihi belli oldu ve ilk ekran kartı Ocak ayında kullanıcılara sunulacak.
Çin’in en ünlü teknoloji forumlarından ve güvenilir kaynaklarından biri olan Bilibili cephesinden gelen habere göre RX 6500 XT, 2022’nin Ocak ayında piyasaya çıkacak. Bu ekran kartını, RX 6500 XT’nin daha ucuz bir alternatifi olan RX 6400 izleyecek. Bu kartın da en geç Mart ayında satışa sunulması bekleniyor. Sızıntıyı paylaşan kaynak, her iki kartın da VRAM boyunun 4GB ile sınırlı olacağını söylüyor.
Her iki kartın da 4GB RAM ile sınırlandırması, 1080p çözünürlükte oyun oynamayı tercih eden bir kitleye hitap edilmek istendiğine işaret ediyor olabilir. Her ne kadar oyunun ne kadar sistem istediği, optimizasyonu ve GPU sürücüleri gibi etkenler önemli olsa da her iki kartın da 1080p, 60 Hz ve yüksek ayarlarda oyun oynatmayı planlayan, bütçeyi yormayacak alternatifler olacağı düşünülüyor.
Özellikle COVID-19 ve sonrasındaki süreçte ciddi tedarik sıkıntıları yaşayan büyük firmalar için önümüzdeki süreç de oldukça kritik olacak. Bu anlamda RX 6400 ve RX 6500 XT’nin stok durumları da oldukça belirleyici olacak. Bu iki ekran kartını, 2022’nin ikinci çeyreğinde piyasaya sürülmesi beklenen, yine fiyat / performans odaklı RTX 3050’nin takip etmesi bekleniyor.
Peki sizler AMD’nin yeni ekran kartları hakkında nele düşünüyorsunuz? Fiyatları ile ilgil herhangi bir tahmininiz var mı? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.
Instagram ve TikTok dünyanın dört bir yanında kullanılan oldukça popüler uygulamalar. Boş vakitleri değerlendirmek için birçok insan sosyal medya uygulamalarında zaman geçiriyor. Peki bu platformlar insan sağlığını nasıl etkiliyor?
Daha önce yapılan birçok araştırmada, farklı platformlar hakkında olumsuz sonuçlar elde edildi. Özellikle pandemi sürecinde insanların, sosyal medya uygulamalarında daha çok vakit geçirmesiyle bağlantılı olarak, birçok sağlık sorunu ortaya çıktı. Yakın zamanda yapılan bir araştırmada, TikTok ve Instagram’ın yeme bozukluğu olan kişileri olumsuz etkilediği hakkında bazı sonuçlara varıldı.
Instagram hikayeleri için uzun süredir beklenen beğeni özelliği nihayet geldi! Peki ya nasıl kullanılır, kimler bu özelliğe erişebilir?
Yeme bozukluğu yaşayanlar internetten uzak durmalı
San Francisco California Üniversitesi‘nde pediatri yardımcı doçent doktor Jason Nagata, yeme bozukluğu sebebiyle hastaneye kaldırılan gençleri tedavi ediyor. Bu hastalığa sahip insanların hastanede yatarken bile, sosyal medyada diyet programlarını paylaşıp takip ettikleri görülüyor. Nagata, bunun tekrar yaşanmaya başladığını fark etti.
Doktor, yeme bozukluğu yaşayanların sosyal medya sebebiyle düzensiz yeme ve kilo verme sorunları yaşadığını söylüyor. Bu doğrultuda, hastane personellerinin hastanın sosyal medyayla iletişimini kesmesi gerekebileceğini düşünüyor.
Instagram ve onun ana şirketi olan Meta gibi birçok sosyal medya platformu, içeriğinin insanları kötü etkilemesi ve sağlık sorunlarına yol açması sebebiyle yıllardır birçok olumsuz eleştiri alıyor. Bu yılın başında başlatılan araştırma, Instagram ve Facebook adına açılan dava, ayrıca Birleşik Krallık’ta getirilecek sosyal medya kısıtlamaları olayın ciddiyetini biraz olsun gösteriyor.
The Wall Street Journal‘a sızdırılan Facebook belgelerinde, Instagram’ın gençleri kiloları ve dış görünüşleri hakkında kaygılara ittiği ve mutsuz hissetmelerine sebep olduğu yazıyordu. Bu belgelerin açığa çıkmasıyla birlikte, şirkete dava açıldı ve Mark Zuckerberg ile birlikte Adam Mosseri de ifade vermke için Kongre’ye çağırıldı.
İnsanlar, filtrelenmiş ve photoshop uygulanmış kusursuz fotoğrafları görünce, kendiyle barışık olmayıp, kilosundan memnun olmamasıyla bağlantılı olarak yeme bozuklukları yaşıyorlar. Frances Haugen‘in Senet ve Borsa Komisyonu‘na yaptığı açıklamalarda bu konulara değindi. Sonrasında açıklamalar düzenlenerek Kongre’ye de iletildi.
Siz Instagram, TikTok ve bunun gibi diğer sosyal medya uygulamalarının insanlar üzerindeki etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz? Yeme bozukluğuna sahip insanları kötü etkilemesi mümkün mü? Fikirlerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Facebook Messenger, kullanıcıların uygulama aracılığıyla harcama maliyetlerini paylaşmalarının yeni bir yöntemini sunan “Bölünmüş Ödemeler” özelliğini test etmeye başladığını duyurdu. Şirket, yeni özelliğin Messenger üzerinden finansman sağlamanın ücretsiz ve hızlı bir yolu olduğunu söylüyor. Bu özelliğin önümüzdeki hafta ABD’li kullanıcılar için kullanıma sunulması bekleniyor.
Bu özelliğin önümüzdeki dönemde ülkemize gelip gelmeyeceği henüz bilinmiyor. Fakat pek çok kişi Facebook üzerinden oyunlar oynuyor, yayınlar açıyor veya izliyor. Hatta popüler alışveriş sitelerine alternatif olarak burası üzerinden ticaretini ilerleten kullanıcılarda mevcut. Dolayısıyla tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de oldukça popüler olan bu platformun, kullanışlı olabilecek yeni özelliklerini burada da kullanıma sunması bekleniyor.
Facebook, aşı karşıtı reklamlara izin vermekle suçlanıyor. Bu reklamlardan biri aşı politikalarını Nazi dönemine benzetiyor.
Facebook Messenger Bölünmüş Ödemeler nasıl kullanılır?
Öncelikle Bölünmüş Ödemeleri kullanmak için, kullanıcıların bir grup sohbetinde veya Facebook Messenger içerisinde bulunan Ödeme Merkezi’nde “Başlayın” butonunu tıklaması gerekiyor. Daha sonra buradan bir faturayı eşit olarak bölebilir veya grup sohbetindeki herkes için katkı tutarını kendinizi de dahil ederek belirleyebilirsiniz.
Bununla birlikte kişiselleştirilmiş bir mesaj girme seçeneği de bulunacak. Daha sonra Facebook Pay, güvenlik sebebiyle işlemlerinizi onaylamanızı isteyecek. Ardından isteğiniz gönderilecek ve grup sohbet dizinizde görüntülenebilir olacak.
Facebook, yeni özelliği hakkında yayınladığı bir blog yazısında şunları söyledi:
“Grup yemeklerini, paylaşılan hane masraflarını ve hatta aylık kirayı bölmekle (ve geri ödeme almakla) mücadele ettiyseniz, daha kolay hale gelmek üzere”
Facebook Pay ilk olarak Kasım 2019’da piyasaya sürüldü. Yalnızca kişiden kişiye ödemeler için değil, aynı zamanda bağışlar ve e-ticaret gibi diğer şeyler için şirketin uygulamalarına yayılan bir ödeme sistemi kurmanın bir yolu olarak karşımıza çıktı.
Split Payments’in (Bölünmüş Ödemeler) lansmanıysa Messenger’ın birkaç ay önce ödemeler için Venmo benzeri QR kodlarını eklemesiyle geldi. ABD’de başlatılan sistem Facebook arkadaşı olmasalar bile herkesin Facebook Pay aracılığıyla para göndermesine veya almasına izin veriyor.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!