GoPro geçtiğimiz ay yeni Hero modelini kullanıcılara sundu. Özellikleri ile dikkat çeken GoPro Hero 10 Black kutu açılışı videosu ile karşınızdayız.
Fiyatını hak ediyor mu? GoPro Hero 10 Black kutu açılışı
ShiftDelete YouTube kanalında farklı içerikler ile karşınıza çıkmaya devam ediyoruz. Bu videomuzda GoPro markasının Hero 10 Black modelinin kutu açılışını gerçekleştirdik. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri videomuz ile baş başa bırakalım.
Cihaz, 5.3K çözünürlüğü desteklese de bazı teknik durumlar nedeniyle videoların 5K kayıt edilmesine imkan sağlıyor.Ayrıca 4K 120FPS ve 2.7K 240FPS video seçenekleri de mevcut. Yani GoPro Hero 9’daki çözünürlükler de yeni nesilde de opsiyon olarak sunuluyor.
Titreşim önleme için HyperSmooth 4.0 teknolojisine sahip olan yeni model, video sabitleme konusunda oldukça iddialı. Ön ve arka cihazda bulunan LCD ekran sayesinde hem öz çekim hem de normal çekimde görüntü direkt kontrolünüz altında olacak.
10 metreye kadar su geçirmezlik özelliği sayesinde herhangi bir aparata ihtiyaç duymadan su altında video çekebilirsiniz. 8X ağır çekim ve sesli kontrol gibi özellikler ile karşımıza çıkan cihazı GoPro Cloud sistemiyle de kullanmanız mümkün. Üyelik gerektiren GoPro Cloud sistemi ne yazık ki ücretli
1729 mAh batarya ile karşımıza çıkan model, 1.5 ile 2 saat arasında şarj olabiliyor.
Teknoloji şirketi Google, 18 yaşın altındaki kişiler için yeni bir güvenlik özelliği başlattı. Arama motorları sayesinde insanların bilgiye erişmesi saniyeler sürüyor. Ancak bu bilgilerin bir kısmı dezenformasyona maruz bırakırken bazıları ise güvenliği tehlikeye atabiliyor. Bu nedenle söz konusu şirket, reşit olmayan bireyler için bir takım yeni özellikler entegre etti.
Artık bu telefonlarda WhatsApp uygulamasını açamayacaksınız! İşte WhatsApp'ın desteğini sonlandıracağı o akıllı telefon modelleri...
Google, 18 yaş altının görüntülerini kaldırmasına izin verecek!
ABD merkezli teknoloji şirketi Google’ın başlattığı yeni özellik oldukça önem taşıyor. Çünkü yeni bir sekme sayesinde, arama motorunda çocukların güvenliği daha üst seviyede olacak. Aramalarda yer alan 18 yaşından küçüklerin görüntüleri artık kolaylıkla kaldırılabilecek.
Google, 18 yaş altı çocuklar için başlattığı özelliğin ayrıntılarını açıkladı. Bu özellik ilk olarak Ağustos ayında duyurulmuştu. Ancak Ağustos ayındaki duyuruya göre çocuklar yalnızca reklam hedeflerinden uzak tutuluyordu. Şimdi şirket bunu daha da yaygınlaştırdı.
Yeni yayımlanan bir yardım sayfası ile herkes görüntüsünü kaldırma işlemini tamamlayabilir. Başvuru sahipleri, arama sonuçlarından kaldırılmasını istedikleri resimlerin URL’lerini, bu resimleri ortaya çıkaran arama terimlerini, reşit olmayan kişinin adını ve yaşını yazması gerekecek. Ayrıca başvuru sahibi ebeveynler, vâsiler ve yasal temsilciler olabilir.
Bununla birlikte, The Verge’ün haberine göre bu tür kaldırma taleplerinde Google’ın hangi kriterleri uygulayacağını söylemek zor. Google, “kamu yararı veya haber değeridışında” reşit olmayanların görüntülerini kaldıracağını belirtiyor. Avrupa Birliği’nin “unutulma hakkı” yasasını içeren tartışmalı davalarda gördüğümüz gibi, bu terimlerin farklı durumlarda nasıl uygulanacağını yorumlamak oldukça zor.
Ayrıca Google’ın açıklamasına göre, görüntüdeki kişi başvuru esnasında 18 yaşından küçük olmalı. Yani 30 yaşındaki biri 15 yaşındayken çekilmiş fotoğrafını kaldırmak için başvuru yapamaz. Google, bir görüntüyü arama sonuçlarından kaldırmanın web’den kaldırmayacağını da vurguluyor. Şirket, başvuru sürecinden geçenlerin web yöneticisiyle iletişime geçmesini önerdi.
Bu özelliğe ilaveten Google, belirli türdeki zararlı içeriğin kaldırılmasını talep etmek için halihazırda başka yöntemler sunuyor. Bunlar, rıza dışı açık görüntüler, sahte pornografi, finansal veya tıbbi bilgiler ve ev adresleri ve telefon numaraları dahil “doxxing” bilgilerini kapsıyor.
Huawei’nin 2019 yılında ABD güvenliğini tehdit ettiği iddiasıyla kara listeye alınmasının ardından geçtiğimiz yıl Çinli bir konsorsiyuma sattığı Honor, yeni ürünlerini kullanıcıların beğenisine sunmaya devam ediyor. Özellikle el değiştirmesinin ardından kısa süreliğine sessiz kalan şirket, son birkaç aydır aktifliğini fazlasıyla artırdı ve eski sahibi Huawei ile rekabet eder hale geldi.
Honor, her segmentten akıllı telefonuyla bu alanda çalışmalarını sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde uygun fiyatıyla dikkat çeken Honor Play 5 Youth modelini vitrine çıkaran şirket, fazla vakit kaybetmeden Honor X30i ve ve X30 Max’i kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Hatta Honor X30i’nin tasarımı resmen kesinleşti.
Honor Play 5 Youth uygun fiyatının yanı sıra güçlü özellikleriyle duyuruldu. Peki akıllı telefon kullanıcıları neler sunuyor?
Honor X30i modelinin tasarımı kesinleşti
Fiyat-performans odaklı Honor X30i modelinin lansman tarihi için geri sayım başlarken, kısa süre önce akıllı telefonun tasarımı hakkında önemli bilgiler veren yeni bir video paylaşıldı. Özellikle ülkemiz dahil tüm dünyada artan elektronik ürün fiyatları nedeniyle kullanıcıların dikkatini çekmesi beklenen cihaz, tasarım açısından da premium hissini kolaylıkla verecek.
Paylaşılan videoyu göz önünde bulundurduğumuzda ilk dikkat çeken detay şüphesiz iPhone 12 serisi ile geri dönen keskin ve köşeli kenarlar oldu. Bunun yanı sıra akıllı telefonda kullanılan çerçevelerin oldukça ince olduğunu belirtelim. Bu da günümüz standartlarına uygun olarak oldukça şık bir ön panel tasarımı ortaya çıkarmış.
Akıllı telefonda güvenlik yöntemi olarak kullanılan parmak izi okuyucusu ise yan tarafa konumlandırılmış. Aynı zamanda güç düğmesi olarak da kullanılabildiğini söyleyelim. Öte yandan son dönemde akıllı telefon sektöründe yavaş yavaş terk edilen 3,5 mm kulaklık girişi de cihazda bulunuyor.
Kamera tarafına geldiğimizde ise bizleri yine Apple’ın iPhone 11 serisinde kullanılmaya başlanan kamera modülüne fazlasıyla benzer bir tasarım karşılıyor. Bu modül, üç kamera ve bir LED flaşı bünyesinde barındırıyor.
Son olarak akıllı telefonun renk seçenekleri de belli oldu. Paylaşılan videoya göre Honor X30i; siyah, altın, gümüş ve siyah renklerle kullanıcı karşısına çıkacak. Cihaz, 28 Ekim’de Honor X30 Max ile birlikte vitrine çıkacak.
Bir dönem sadece devlet kontrolünde olan uzay seyahatleri, günümüzde özel sektörün de ilgisini çekiyor. Gittikçe hızlanan çalışmalar, yeni keşifleri de beraberinde getiriyor. Edinburgh Üniversitesi‘ndeki araştırmacılar da yaptıkları son çalışmayla uzayda yaşam için önemli bir keşifte gerçekleştirdi.
Uluslararası Uzay İstasyonu‘nda 10 yıldır devam eden araştırmada son aşamalar bitmek üzere. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından yürütülen çalışma, Mars ve Ay’da kurulması planlanan koloni için gerekli olan kaynakları bakteriler ile üretmeyi hedefliyor. Böylelikle ihtiyaç duyulan malzemelerin Dünya’dan gelmesine gerek kalmaması amaçlanıyor. İşte ayrıntılar…
California Üniversitesi araştırmacıları, Mars yolculuğu için en güvenilir zamanı hesapladı. Araştırmacılar, olası tehlikelere dikkat çekti.
İş gücü insanlardan bakterilere geçiyor
İnsanlık gözünü uzaya dikmiş durumda. Hali hazırda uzay kolonileri için pek çok farklı çalışma yürütülüyor. Ancak en önemli sorun olan kaynak sıkıntısı hala çözülebilmiş değil. Ne yazık ki inşaat malzemelerini roketlerle Dünya‘dan taşımak pratik olmadığı gibi oldukça da pahalı. En iyi çözüm ise Ay ve Mars gibi koloni kurulacak yerlerde bulunan malzemeleri kullanmanın yollarını bulmak.
Uluslararası Uzay İstasyonu‘nda (ISS) yapılan yeni bir deney, bazı bakteri türlerinin Ay ve Mars’ta bulunan kayalardan koloniciler için yararlı olan malzemeleri çıkarabildiğini gösterdi. Söz konusu mikro organizmalar; hava ve su sağlayan sistemleri tedarik etmek için demir, magnezyum ve mineraller üretecek.
Bilim insanları, tek hücreli organizmaları özel kimyasal reaksiyonlar yoluyla kayalardan besinleri ve diğer temel bileşikleri çıkarmak için seçti. Dünya‘da bu bakteriyel işlemler; toplam bakır ve altının yaklaşık yüzde 20‘sini çıkarmak için kullanılıyor. Araştırmacılar mikro organizmaların bu özelliğini düşük yerçekiminde de gösterip göstermediğini öğrenmek istedi.
ESA astronotu Luca Parmitano ile BioRock deneyinin incelenmesi. Resim kaynağı: ESA (Avrupa Uzay Ajansı)
Temmuz 2019’da SpaceX, kibrit kutusu büyüklüğündeki bu reaktörlerden on sekizini Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderdi. Bu küçük reaktörlerin her biri, bakteriyel bir çözelti içeren bazalt kayalarla (Mars ve Ay’dakilere benzer) doluydu.
BioRock adı verilen 36 deneyin toplamında üç çeşit bakteri test edildi. Sphingomonas desiccabilis bakterisi, mineral ekstraktları üzerinde açık ara en büyük etkiye sahip bakteri türü oldu.
İki bazalt kaya örneğiyle dolu biyomadencilik reaktörlerinden biri. Resim kaynağı: Charles Cockell
ISS’deki deneyler mikro yerçekimi ortamında üç hafta boyunca devam etti. Bu yerçekimi ortamı, Ay ve Mars koşullarını simüle ediyordu. Çeşitli yerçekimi alanlarında devam eden deneyler sonucunda dünyadakine göre arasında önemli bir fark bulunamadı.
Biyomadencilik uzay yolculuklarını kolaylaştıracak
Yeryüzünde biyomadencilik benzer bir iş için kullanılıyor. Bu süreç ham cevherden bakır, altın ve diğer malzemelerin arıtılmasına yardımcı oluyor. Çalışma; Ay ve Mars’ta madencilik yapan bakterilerin yerleşim süreci boyunca değerli kaynaklar sağlayabileceğini gösterdi.
NASA yaptığı açıklamada, “Uzayda malzeme bulma (yani gelecekteki bir Ay veya Mars üssünü inşa etme) yeteneği işimizi kolaylaştıracak. Bu sayede dünyadaki değerli kaynakların ve ilgili ulaşım kaynaklarının kullanımına duyulan ihtiyacı azaltabiliriz.” diyerek durumu açıkladı.
Yakın zamanda Ay’a insanlı uçuşlar tekrar başlayacak. Araştırmacılar da ay regolitine insan idrarının ekleyerek yapı malzemesi oluşturmaya çalışıyor. Bu sayede Ay’da bir koloni inşa etmek için tüm malzemeyi Dünya’dan götürmemize gerek kalmayacak.
Mars’a yerleşen kolonistler yeni yöntem sayesinde gezegen toprağını karasal bitkiler için verimli hale getirmek üzere çeşitli ürünler yetiştirebilirler. Bu çalışma bize, gezegen yüzeylerinden malzeme çıkarmak için yeni bir yol gösterdi. Ayrıca uzay tarımının kurallarını öğrenmemize olanak sağladı.
Uzay yolcusu kalmasın!
Şu anda SpaceX, 2050 yılına kadar bir milyon insanı Mars’a yerleştirmeyi planlıyor. Bu kadar fazla sayıda insana yiyecek ve malzeme sağlamak, muhtemelen Ay ve Mars’ta bakteri madenciliğini zorunlu kılacak. Gezegen kabuğunun kaşifleri beslemek ve barındırmak için çeşitli malzemelere dönüştürülmesini gerekecek.
Uzay yolculuklarının başlamasına çok az kaldı. Turistik gezilerden ziyade, farklı gezegenlerde kurulacak daimi üslerle evreni keşfetmeye başlayacağız. İlk hedef Ay’a yerleşmek.
Siz uzay seyahatleri hakkında ne düşünüyorsunuz? İmkanınız olsa Dünya’yı terk etmek ister misiniz? Fikirlerinizi yorumlar kısmında ve SDN Forum‘da belirtmeyi unutmayın!
Google, Telefon uygulaması için yeni bir güncelleme yayınladı. Şimdiye kadar ABD, Kanada ve Japonya’da kullanılabilen çağrı ekranının kullanım alanını genişletti. Avustralya, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık’ta yaşayan Pixel sahipleri artık istenmeyen aramaları filtreleyebilecekler. Google Asistan ile entegre çalışan sistem, bilinmeyen bir arama geldiğinde onun kim olduğunu saptamayı kolaylaştırıyor.
Google yeni güncellemesi ile Android kullanıcılarını sevindirdi. Veri aktarımını kolaylaştıran yöntemle telefon değiştirmek kolaylaştı.
Google, çağrı ekranını bir eksikle yayınladı
Google Telefon uygulamasındaki otomatik arama tarama özelliği, bilinmeyen bir numaradan çağrı geldiğinde devreye giriyor. Kullanıcı müdahalesine ihtiyaç duymaksızın Google Asistan, otomatik olarak bir konuşma başlatıyor ve karşı tarafa arama sebebini soruyor.
Karşı tarafın verdiği yanıtları ekranda anlık olarak görüntüleyebiliyorsunuz. Eğer ilk cevap hoşunuza gitmez veya tatmin edici bulmazsanız, konuşmayı manuel olarak sürdürebilirsiniz. Ek olarak önceden hazırlanan sorular arasından istediğinizi seçerek numaranın sahibine yöneltebilirsiniz. Tabii bunlarla uğraşmak yerine aramayı sonlandırmanız da mümkün.
Bilinmeyen arama geldiğinde Google Asistan otomatik cevaplıyor
Google, çağrı ekranını yukarıda listelenen ülkelerde kullanıma sundu ancak otomatik arama özelliğini erişime açmadı. ‘Manuel arama’ işlevi ile sınırladı. Avustralya, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık’taki Pixel sahipleri bilinmeyen bir numaradan arama aldıkları zaman otomatik olarak tespit edemeyecekler. Arayanın kim olduğunu öğrenmek için telefonu açmaları gerekecek.
Pixel 6 serisinin özellikleri eski Pixel telefonlara geliyor
Android Authority’nin haberine göre Google, Pixel 6 serisinin özelliklerini eski nesil Pixel modellerine getirmek için harekete geçti. Bunlara tam olarak hangi özelliklerin dahil edildiği belirsizliğini koruyor; ancak tahminler Astrofotografi modu, sinema modu ve çağrı tarama işlevleri üzerinde çalışıldığı yönünde. Ancak bu noktada önemli bir detay var.
Google Pixel 6 serisi ile gelen özelliklerin büyük bir kısmı Tensor işlemciden güç alıyor. Ama bu işlemci diğer cihazlarda olmadığı için, bahse konu olan özelliklerin büyük kısmı eski nesil Pixel telefonlarda çalışmayacak.
Bir Google yetkilisi yaptığı açıklamada, “Pixel 6 serisi ile birçok yeni özellik getirildi, teknik olarak mümkün olması durumunda bunları eski Pixel modellerine de sunmayı amaçlıyoruz. Ancak geliştirmek ve farklı bir deneyim kazandırmak için biraz zaman gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
AMD, PC pazarındaki etkisini sürdürmek istiyor. İşlemci rekabetinde Intel ile yarışta olan şirket, geleceğe dair umutla bakıyor. Özellikle PC endüstrisindeki yavaşlamanın, kendileri için engel olamayacağını düşünen teknoloji devi, önemli ölçüde büyüme kaydetti.
Konu ile alakalı açıklamalarda bulunan şirketin CEO‘su Lisa Su, gelişmeye devam edeceklerini açıkladı. Su, firmanın PC pazarındaki gücünü hala koruduğunu belirtti.
AMD, Ryzen işlemcili Windows 11 yüklü bilgisayarlarda yaşanan performans sorununun düzeldiğini duyurdu.
AMD CEO’su: “Büyümeye devam edeceğiz”
Santa Clara, California merkezli AMD, üçüncü çeyreğe dair finansal tabloları hissedarları ile paylaştı. Beklenen kar oranının üzerine çıktıklarını belirten şirket, gelirini yüzde 54 arttırarak 4.3 milyar dolara ulaştırdı. Bu sayede firma, rekor seviyeye varan rakamın ardından kazanç çağrısında bulunmayı da ihmal etmedi.
Açıklamalarını sürdüren CEO Lisa Su ise, gelişmeleri umutla takip ettiklerini duyurdu. Bununla birlikte başarılı yönetici sözlerine şu şekilde devam etti:
İşletmelerimizin her birinin yıldan yıla önemli ölçüde büyümesi ve veri merkezi satışlarının iki katından fazla artmasıyla, yıldan yıla yüzde 50‘den fazla gelir artışı sağlayan beşinci düz çeyreğimizi sağladık
CEO, PC pazarının son kullanıcı talebi açısından güçlü olduğunu ancak bileşen kıtlığının, pazarın dördüncü çeyrekte muhtemelen ‘stabil’ olacağı anlamına geldiğini söyledi. Öte yandan Microsoft ve Sony cephesinden gelen oyun konsollarına özel çip siparişi, AMD‘nin dördüncü çeyrekte elini güçlendirecek. Zira şirket, bu konudaki taleplerin, arzı aştığını belirtti.
Ryzen 5000 serisi için sipariş sayılarının arttığını belirten Lisa Su, özellikle dizüstü PC alanındaki tekliflerin artmasının bu duruma etkili olduğunu aktardı. Öte yandan AMD,kripto para piyasasında da “ihmal edilebilir” oranda bir gelir elde etti. Sektöre dahil olmayacaklarını açıklayan CEO, grafik kartlarındaki hizmet önceliklerinin oyuncular olduğunu belirtti.
Bununla birlikte birçok dalda Intel ile rekabette olan AMD, 8 Kasım tarihinde bir veri merkezi etkinliği düzenleyecek. Şirket, Epyc isimli sunucu çipleri sayesinde Netflix, Vimeo ve Cloudflare gibi önemli platformlara hizmet ediyor. Ancak yine de şirkete göre PC pazarındaki gelişmeler, dördüncü çeyrekte de stabil olarak devam edecek.
Peki sizler AMD cephesinden gelen açıklamaları nasıl buldunuz? Konu ile alakalı görüşlerinizi bizlere aktarabilirsiniz.
MIUI arayüzü, uzun yıllardır Xiaomi ve Redmi telefonların kalbi olarak bilinir. Bu arayüz, sunduğu özelleştirmeler sayesinde kullanıcılar tarafından epey beğenilmekte. Çinli üretici son olarak geçtiğimiz aylarda MIUI 12.5 Enhanced Edition versiyonunu piyasaya sürmüştü.
Çeşitli iyileştirme ve düzenlemeler ile gelen MIUI 12.5 Enhanced Edition, şu anda desteklenen tüm modellere ulaşmaya başladı. Ancak Xiaomi, MIUI arayüzünün haftalık sürümlerinde yine iyileştirmeler yapmaya devam ediyor.
Bu yılın sonu ya da önümüzdeki yılın başında piyasaya çıkması beklenen Xiaomi 12, kısa süre önce muhtemel tasarımıyla sızdırıldı.
Xiaomi, Android 12 uyumu için MIUI arayüzünde iyileştirmeler yaptı
Android 12 güncellemesi, geçtiğimiz haftalarda kararlı olarak piyasaya çıktı. Google’ın yeni işletim sistemini resmi olarak piyasaya sürmesinin ardından Xioami de, kendi cihazları için beta sürecini hızlandırdı. Ancak firma Android 12’den dolayı MIUI arayüzünde pek çok şikayet almaya başladı.
Kısa süre önce yeni beta sürümü yayınlayan firma, söz konusu sorunları çözdüğünü açıkladı. Peki MIUI’ın haftalık beta güncellemesinde hangi sorunlar giderildi? İşe değişiklik listesi:
Kullanıcılar Android 12 beta sürümü yükledikten sonra ekran karartma ile ilgili sorunlar yaşıyordu. Yeni sürümle birlikte bu hata giderildi
Android 12’nin yeniden başlatmaya neden olan hatası giderildi
Xiaomi Mi 10 serisinin anormal mikrofon sorunları giderildi
Android 12’de uygulama mağazasının sık sık izinleri açma isteğiyle ilgili problem giderildi
Uygulama mağazası ve Xiaomi Topluluk uygulamasının karanlık modla uyuşmaması sorunu giderildi
Geliştirme sürümüyle birlikte widget’lar bazen kayboluyordu. Bu hata giderildi
Bazı Çin uygulamalarının yavaş çalışması sorunu giderildi
Uygulamaların geliştirme sürümündeki düşük video sorunu giderildi
Android 12 güncellemesi, şu anda Pixel modeller dışında beta olarak test ediliyor. Dolayısıyla bu sürümle birlikte çeşitli hataların gündeme gelmesi normal. Ancak Xiaomi, bu konuda bilhassa kullanıcılarını dinliyor.
Forum sayfalarında yukarıdaki hataları aldıklarını bildiren kullanıcılara yanıt olarak Xiaomi, yeni yayınladığı haftalık beta sürümünde tüm sorunları giderdiğini açıkladı. Eğer sizler de Android 12’yi cihazlarınızda test ediyorsanız, son yayınlanan MIUI güncellemesini telefonlarınıza yükleyebilirsiniz.
Twitter mobil uygulamasına iyileştirmeler yapmaya ve yenilikler katmaya devam ediyor. Şirket geçtiğimiz hafta Clubhouse rakibi Spaces (Türkiye’deki ismi: Sohbet Odaları) özelliğini genel kullanımına açtı. Önceden minimum 600 takipçi şartı arayan sosyal medya platformu, bu sınırı ortadan kaldırdı. Herkesin sesli sohbet odası oluşturmasına izin verdi.
Twitter, Spaces özelliğini mobilde alt sekme çubuğuna da yerleştirdi. Bu dokunuşla birlikte çubukta en az 5 tanebuton oldu. Fakat bu durum, Sohbet Odaları’nı kullanmayanlar tarafından hoş karşılanmadı. Gereksiz yere orada sabit durması nedeniyle eleştirilerin odağına yerleşti. Buna çözüm olarak Twitter’ın ‘sekmeleri özelleştirme’ üzerinde çalıştığı ortaya çıktı.
Twitter, günlük kullanıcı sayısı ile öngörülene yaklaştı. Diğer sosyal medya şirketleri Apple'ın gizlilik geliştirmesi ile boğuşuyor.
Twitter Blue aboneliği gerektirebilir
Halihazırda uygulamanın gezinme çubuğunda Ana Sayfa, Keşfet, Bildirimler ve Mesajlar simgeleri yer alıyor. Ancak Spaces ve Communities (Topluluklar) gibi yeni özelliklerle birlikte sekme çubuğunda karışıklık meydana geldi. Yazılım geliştiricisi Alessandro Paluzzi’nin keşfettiği yeni özellik sayesinde, gezinme çubuğunu dilediğiniz gibi özelleştirebileceksiniz.
Gezinme çubuğunu özelleştirme desteği yolda – Fotoğraf: Alessandro Paluzzi
Paluzzi, Ana Sayfa simgesi zorunlu olmak suretiyle gezinme çubuğunun iki ila altı simge arasında değiştirilebileceğini söyledi. Örneğin sadece Keşfet ve Bildirimler simgesini görmek istiyorsanız, diğerlerini gizleyebileceksiniz. Bunun tam tersi de mümkün olacak. Listeler, Yer İmleri, Profil, Gelire Dönüştürme gibi özelliklere erişebileceğiniz butonları sekmeye yerleştirebileceksiniz.
İddialara göre Twitter’ın yeni özelliği herkese açık olmayacak. Şirket yalnızca ‘Twitter Blue’ abonelerinin gezinme çubuğunu özelleştirmesine izin verecek. Aylık 2.99 dolar fiyatla satışı yapılan Blue, bildiğiniz gibi Twitter’ın ekstra özellikler sunduğu bir abonelik hizmeti. Ayrıcalıkları arasında tweet geri alma, okuyucu modu, yer işareti klasörleri gibi işlevler var.
Twitter’ın abonelik hizmeti Blue’nun test çalışmaları sürüyor
Twitter Blue şu anda Kanada ve Avustralya’da erişime açık. Diğer ülkelerde ne zaman kullanıma sunulacağına ilişkin şirketten bir açıklama henüz gelmedi. Şirketin geliştirmekte olduğu sekme çubuğunu özelleştirme desteğiyle birlikte Blue’nun kullanım alanının da yaygınlaşabileceği tahmin ediliyor.
Peki ya siz yeni özellik hakkında neler düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlara yazmayı unutmayın.
Crusader Kings 3 için gelmesi planlanan ilk büyük ek paketten can sıkan haber geldi. Paradox Interactive‘in oyun dünyasına sunduğu önemli markalardan biri olan seri, yeni yapımı ile hayranlarını sevindirmişti. Geçtiğimiz aylarda geniş çaplı bir DLC duyurusu yapan stüdyo, bekleyenleri üzecek gibi duruyor.
Kendi forum sayfasından bir açıklama gerçekleştiren Paradox Interactive, Royal Court ek paketinin henüz hazır olmadığını duyurdu. Yeni çıkış tarihi paylaşılmayan güncelleme, 2022‘den önce piyasaya çıkmayacak.
Ubisoft, Far Cry 6 oyuncularını rahat bırakmıyor. Oyunu kapatan kişilere, ilerleme durumuna göre ilginç mailler atılıyor.
2022’ye kadar Crusader Kings 3 DLC’si gelmeyecek
Konuyla alakalı yayımlanan açıklamada hayranlarına teşekkür eden stüdyo, hayranlardan biraz daha sabretmelerini rica etti. Henüz hazırlıkların tamamlanmadığının altı çizilirken, duyuruda şunlara yer verildi:
Royal Court, yalnızca Crusader Kings 3 için ilk genişleme değil, aynı zamanda kültürel evrim ve dil dahil olmak üzere Crusader Kings serisinde tamamen yeni olan bir dizi yükseltmedir. Bu da çok yeni bir çığır açıyor ve bu nedenle her fırsatta deney yapıyoruz. Bunu göz önünde bulundurarak, şu anda Royal Court‘un, özellikle istikrarıyla ilgili ilerlemesinden tamamen memnun değiliz.
Gerçekten gidermemiz gereken bir dizi hata var ve bunların beklediğiniz standartlara uygun olduğundan emin olmak için daha fazla zaman harcıyoruz. Gecikmelerin neden olduğu hayal kırıklığını da anlıyoruz, ancak her zaman mümkün olduğunca açık sözlü olduğumuzdan ve haberleri doğrudan bizden duyduğunuzdan emin olmak istiyoruz.
Yakın zamanda yeni bir duyuru daha yapacaklarının altını çizen Paradox Interactive, 2022‘den önce ek paketin hazır olmasının mümkün olmayacağını duyurdu. Stüdyo, mümkün olan en kısa süre içerisinde önümüzdeki sene Royal Court‘u piyasaya sürecek.
Genel olarak hayranlar tarafından olumlu bir geri dönüş alan duyuru ile konu şimdilik kapanmışa benziyor. Oyuncular özellikle dürüst oldukları için stüdyoya teşekkür ettiler. Bununla birlikte oyun dünyasındaki artan optimizasyon sorunlarını yaşamak istemeyen hayranlar, sabır göstermek konusunda daha anlayışlı olabiliyorlar.
Peki sizler Crusader Kings 3 oynuyor musunuz? Sizce oyuna gelecek yeni ek paket, ne gibi eksikliklerin önüne geçecek? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Squid Game dizisinin baş yaratıcısı Hwang Dong-hyuk, gündem olmaya devam ediyor. Yaptığı açıklamalar ile dikkatleri üzerine çeken başarılı yönetmen, bu kez de başka bir yıldızı hedefine aldı. Anlaşılan geçtiğimiz günlerde dizi hakkında konuşan LeBron James, Hwang Dong-hyuk‘u kızdırmış.
Başarılı basketbol yıldızının yorumlarına katılmadığını aktaran yönetmen, LeBron James‘e tavsiyelerde de bulundu. Hwang Dong-hyuk‘un yanıtını gören James ise olanlara inanamadığını belirtti.
Squid Game dizisinin arkasındaki isim Hwang Dong-hyuk, sanılanın aksine o kadar da zengin olmadığını açıkladı.
Squid Game yönetmeni: “LeBron da kendi şovunu çeksin”
Tarafların bulundukları konum nedeniyle de çok şaşırtıcı olan polemik, LeBron James‘in maç sonu açıklamaları ile başladı. Başarılı yıldız dizi ile alakalı gelen soruya, sonunu beğenmediğini belirterek yanıt verdi. Ancak genel yapıdan memnun olduğunu belirten James, daha farklı bir son olmalıydı yorumunu yaptı.
Durum karşısında sinirlenmiş olacak ki, Hwang Dong-hyuk hemen bir açıklama yaptı. James’in yorumlarını değerlendiren yönetmen, sözlerine şunları ekledi:
Space Jam 2‘yi izlediniz mi? LeBron James havalı ve istediğini söyleyebilir. Buna saygı duyarım. Tüm seriyi izlediği için çok minnettarım. Ama sonumu değiştirmezdim. Bu benim sonum. Kendisini tatmin edecek bir sonu varsa, belki kendi devam filmini yapabilir. Bir bakarım ve belki ona ‘Sonu hariç tüm şovunuzu beğendim’ diyen bir mesaj gönderirim.
Hwang Dong-hyuk‘un açıklamalarını gören LeBron James ise, komik bir yanıt verdi. Twitter üzerinden olaya gülerek tepki veren başarılı yıldız, “Umarım bu olanlar gerçek değildir” dedi. Squid Game dizisinin yönetmeninden bizzat böyle bir tepki beklemeyen James, herhangi bir ilave açıklamada da bulunmadı.
Geçtiğimiz günlerde de Netflix‘e dair açıklama yapan Hwang Dong-hyuk, uzun bir süre daha kendini konuşturacağa benziyor. Squid Game ile başarılı bir çıkış yapan yönetmen, birçok rekoru da kırmayı başardı. Ayrıca an itibariyle de Netflix‘in en büyük yapımı olan dizi, ikinci sezonun onayını da resmen aldı. Hayranları sevindiren gelişme henüz detaylanmış değil.
Sizler Squid Game dizisinin yönetmeni ile LeBron James arasındaki diyaloğu nasıl değerlendiriyorsunuz? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Pokemon Go’nun yaratıcısı Niantic, Nintendo ile ortak geliştirdiği Pikmin Bloom oyununu kullanıma sundu. Mart ayında test aşamasına başlandığı duyurulan Pikmin, Singapur’daki kullanıcıların erişimine açılmıştı. Bugünden itibaren Singapur ve Avustralya’dan başlayarak kademeli olarak global çapta yayınlandı.
Oyunun kullanılabilir hale geldiğini Twitter hesabından duyuran Niantic, “Haydi dünyayı çiçeklerle dolduralım. Uygulama, yürüyerek günlük yaşantınızı sihirli hale getiriyor” dedi. Pikmin Bloom ise kendi hesabından paylaştığı duyuruda, oyunun “yürümeyi daha keyifli hale getirmek” amacıyla geliştirildiğini açıkladı.
Pokemon Go geliştiricisi Niantc Labs, üç boyutlu harita gelişrmek için bünyesine önemli bir şirketi kattı.
Pikmin Bloom, Artırılmış Gerçeklik (AR) tabanlı olarak çıktı
Oyun, oynanış tarzı itibarıyla Pokemon Go ile benzer yanlara sahip. Pikmin Bloom’da çiçek vb. bitkilerden ilham alınan küçük oyuncaklarınız oluyor. Bunlara ‘pikmin’ adı veriliyor. Sokakta yürürken oyunu başlatıp akıllı telefonunuzun kamerasını bir masaya veya yola tuttuğunuzda, pikminleri AR teknolojisi sayesinde gerçekten bulunduğunuz yerdeymiş gibi görebiliyorsunuz.
İnsanları yürüyüşe çıkmaya ve yeni yerler keşfetmeye teşvik etmek amacıyla tasarlanan oyunda sokakta adım attıkça peşinizden pikminler geliyor. Bunların besin ihtiyacını gidermeniz gerekiyor. Yiyebilecekleri bitkileri bulup toplamak için sürekli yeni yerler bulmanız gerekiyor.
https://youtu.be/5ZeIQEZIPv8
Pikminlere kırmızı bir meyve verdiğiniz zaman, ‘kırmızı çiçek tohumları’ üretiyorlar. Daha sonra ürettikleri bu tohumları yollara dikiyorsunuz ve böylelikle çiçek yetişiyor. Bu şekilde seviye atlayabiliyorsunuz. Niantic CEO’su John Hanke, Pikmin Bloom’da ‘çok oyunculu mod’ olduğunu da söyledi. Bu mod, diğer oyuncularla ortaklaşa çiçekler yetiştirerek bahçe oluşturmanızı sağlıyor.
Yeni olduğu için henüz yaygınlaşmadı
Pikmin Bloom şu an için Singapur ve Avustralya’da kullanıma açık. Diğer ülkelere ne zaman geleceği belli değil. 2016 yılında piyasaya çıkan Pokemon Go, ülkemizde daha bu sene resmi olarak geldi. Aynı durumun Pikmin Bloom’da da yaşanma ihtimali de yok değil. İlerleyen günlerde Niantic veya Nintendo’nun daha fazla detay paylaşması bekleniyor.
Peki ya siz yeni oyun hakkında ne düşünüyorsunuz? İddia edildiği gibi yürümeye ve yeni yerler keşfetmeye ciddi anlamda katkısı olabilir mi? Yorumlarınızı belirtmeyi unutmayın.
Google tarafından Nvidia GeForce Now rakibi olarak piyasaya sürülen Stadia, kullanıcılarına ücretsiz deneme özelliğini sundu. Şirketin sunduğu deneme süresi sayesinde platformun size uygun olup olmadığını öğrenebileceksiniz.
Xbox GamesPass, Nvidia GeForce Now ve Google Stadia oyunculara aylık ücret karşılığında düşük donanımlı cihazlarda kaliteli oyun deneyimi sunuyor. Henüz birçok ülkede internet altyapısı yeterli olmasa da şirketlerin geliştirdiği teknolojiler beklentileri fazlasıyla karşılıyor.
Ubisoft, Far Cry 6 oyuncularını rahat bırakmıyor. Oyunu kapatan kişilere, ilerleme durumuna göre ilginç mailler atılıyor.
Google Stadia, ücretsiz deneme imkanı sunuyor
Bir Stadia temsilcisi The Verg’e verdiği demeçte, “Google, önümüzdeki birkaç ay boyunca kullanıcılarına deneme sürümünü sunacak. Ayrıca kullanıcılar önümüzdeki haftalarda birçok popüler oyun için de ücretsiz deneme imkanı yakalayabilecek. Ancak her zaman 30 dakikalık süre olmayacak ve her kullanıcıya farklı oyun sunulacak.” dedi.
Gelecekte sunmayı düşündüğü ücretsiz denemeler için özel web sayfası oluşturan Google, şimdilik sadece Hello Engineer adlı oyun için ücretsiz deneme imkanı sunuyor.
Deneme süresini 30 dakika olarak belirleyen şirket, belirli aralıklar ile sürede değişiklik yapacak. Ücretsiz deneme yapmak isteyen kullanıcılar, Google hesabı üzerinden platforma giriş yaptıktan sonra karşılarına çıkan ücretsiz deneme butonuna tıklayarak deneme sürecine başlayabilir.
Google Stadia platformunda Hello Engineer, Mafia III: Definitive Edition, DreamWorks Spirit Lucky’s Big Adventure, Darksiders II Deathinitive Edition, ARK: Survival Evolved, HITMAN – The Complete First Season ve Terraria gibi popüler oyunlar mevcut. Ancak Google’ın kullanıcılara sunduğu platform, henüz ülkemizde aktif değil.
Aylık 9.99 dolar fiyat ile karşımıza çıkan Stadia Pro, henüz tüm platformlarda oyun deneyimi sunmuyor. Geçtiğimiz aylarda sızdırılan bilgilere göre Google, Apple TV ve Amazon Fire TV gibi cihazlarda da kullanılabilecek.
Google Stadia platformunun aktif olduğu ülkeler;
Amerika Birleşik Devletleri
Kanada
Birleşik Krallık
Fransa
İtalya
Almanya
Avusturya
ispanya
İsveç
İsviçre
Danimarka
Norveç
Finlandiya
Belçika
İrlanda
Hollanda
Polonya
Portekiz
Çek Cumhuriyeti
Slovakya
Romanya
Macaristan
Peki siz kullanıcılara düşük donanım ile yüksek grafikli oyun deneyimi sağlayan Cloud Gaming platformları hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda belirtebilirsiniz.