Wordle Türkçe istatistikleri belli oldu

0

Wordle’ı her gün binlerce Bundle kullanıcısı severek oynuyor. Bu bağımlılık yaratan oyun şimdi bir diğer kelime oyunu olan Uniwords ile Bundle Games’in içinde kullanıcılarla buluşuyor. Oyunun Türkiye’deki yeni dönemine dair veriler ise kullanıcıların Wordle’a olan ilgisini açıkça ortaya koyuyor. Rakamlar, bu oyunun basit bir kelime oyunundan çok daha fazlası hâline geldiğini gösteriyor.

Wordle, Bundle Games’e geldiğinden bu yana tam 62.000 kişi ona resmen “kafayı taktı” denilebilir. Binlerce insan, günün farklı saatlerinde, işe güce kısa bir mola vermek istediklerinde aynı kelimeyi tahmin etmeye çalışıyor. Ve bugün itibarıyla toplam 1.052.400 oyun oynanmış durumda. Kısacası, kelime kelime büyüyen bir tutkudan söz ediyoruz.

İlginç olan şu ki, bu oyunun bir altın saati var: 00.00 – 01.00 arası. Gecenin en sessiz anlarında, telefon ekranlarında harfler yankılanıyor. Kimileri Instagram’da gezinmeyi bırakıyor, kimileri Netflix’i durduruyor; çünkü Wordle’ın o günkü yeni kelimesi çıkmış oluyor. Artık bu bir alışkanlık, hatta küçük bir gece ritüeli hâline gelmiş durumda.

Oyunun doğası gereği herkes kazanamıyor, ama kazanma oranı hiç de fena değil. Oyuncuların %67’si kelimeyi bulmayı başarıyor. Yani 3 kişiden 2’si hedefe ulaşıyor. Diğer %33 ise genellikle “Zaten saçma bir kelimeydi” gibi gerekçelere sığınıyor. Kim bilir, belki de gerçekten öyleydi?

Ortalama olarak bir kelimeyi çözmek 2 dakika 54 saniye sürüyor. Tahmin sayısıysa 3,84. Yani çoğu kişi henüz beşinci denemeye bile kalmadan kelimeyi yakalıyor. Hız var, dikkat var, sezgi var. Ve arada bir de sürprizler.

Geçtiğimiz 30 günün en çetin ceviz kelimesi ise “Vıcık” oldu. Oyuncuların tahmin süresi o gün %63 oranında uzadı. Kelimeyi bilenler ortalama 4,6 denemede sonuca ulaşabildi. Kulağa basit gibi gelen bu kelime, bir anda herkesin sınavı hâline geldi.

Ama Wordle sadece zorlayan anlardan ibaret değil. 1.863 kişi bugüne kadar kelimeyi ilk tahminde bildi. Belki sezgi, belki de rastlantı… Ama bu turnayı gözünden vuran oyuncular kesinlikle alkışı hak ediyorlar. Diğer yandan, bir Urfalı oyuncunun tek bir kelimeyi bulmak için tam 19 saat 17 dakika 32 saniye harcadığı da kayıtlara geçti. Artık araya düğün mü girdi, sıra gecesi mi, uyku molası mı bilinmez; ama azimle oynayıp oyunu tamamladığı kesin.

Peki en çok kimler oynuyor bu oyunu? Harita bize şöyle söylüyor: İstanbul, Konya, Antalya, Kayseri, Ankara, Denizli, Kahramanmaraş, Samsun, Eskişehir ve Adana, Wordle tutkusunu en çok yaşayan şehirler arasında. Her biri kendi kelimesini kovalamakta kararlı.

Wordle artık sadece bir oyun değil, küçük bir meydan okuma. Günlük hayatın karmaşasında 5 harfli bir mola. Sen de bu kelime yolculuğuna henüz başlamadıysan, belki de bugünkü kelime seni bekliyordur.

Google Genie 3 duyuruldu: İşte yenilikler

Google DeepMind, geçen yılın sonunda duyurulan Genie 2 modelinin geliştirilmiş bir versiyonu olan Genie 3’ü tanıttı. Yeni model, yalnızca bir görsel ya da metinle, saniyede 24 kare hızında ve 720p çözünürlükte gerçek zamanlı, etkileşimli simülasyonlar oluşturabiliyor.

Genie 3 modeli görücüye çıktı

Kullanıcılar, oluşturulan bu dijital dünyaları klavye komutlarıyla kontrol edebiliyor. Geliştirme süreci halen devam eden model, şu an yalnızca sınırlı sayıdaki araştırmacı ve uzman grubuna açık.

Genie 3, eğlence ve oyun üretiminin ötesinde bir araç olarak konumlandırılıyor. DeepMind, modeli yapay genel zeka (AGI) araştırmalarında önemli bir aşama olarak görüyor. Gerçek dünyadaki veriler artık yapay zekayı eğitmek için yetersiz kalırken, Genie 3 gibi modeller sayesinde sonsuz sayıda, kontrollü ve tekrarlanabilir sentetik veri üretilebiliyor. Bu da araştırmacılara yapay zekayı daha karmaşık, gerçek dünya benzeri senaryolarda eğitme imkânı sunuyor.

Yeni modelin en dikkat çekici farklarından biri, hafıza süresindeki artış. Genie 2 yalnızca birkaç saniyelik görsel hafızaya sahipken, Genie 3 bu süreyi dakikalar seviyesine çıkarıyor. DeepMind bu özelliği “uzun ufuklu hafıza” olarak tanımlıyor.

Model, oluşturduğu sahnelerdeki nesnelerin zaman içindeki hareketlerini hatırlayarak fiziksel tutarlılığı koruyabiliyor. Örneğin, bir nesnenin hareket yönünü doğru şekilde tahmin edebiliyor ya da bir cismin devrilmeye hazır olduğunu fark edebiliyor. Bu çıkarımlar, modele dışarıdan kodlama yapılmadan, kendi öğrenimiyle gerçekleşiyor.

Kullanıcılar, oluşturulan dijital ortama anlık olarak yeni karakterler, objeler ya da hava olayları ekleyebiliyor. DeepMind bu özelliği “komutla tetiklenebilen olaylar” şeklinde tanımlıyor. Ortamın dinamik olarak şekillendirilebilmesi, Genie 3’ü etkileşimli senaryolar ve yapay zeka eğitimi için güçlü bir araç haline getiriyor.

PlayStation 6 kaç dolar olacak?

PlayStation 6 kaç dolar olacak?

Sony'nin önümüzdeki yıllarda satışa sunacağı PlayStation 6 fiyatı ile karşımıza çıktı. Bakalım PlayStation 6 fiyatı ne kadar olacak?

Ancak Genie 3 hala önemli sınırlamalar içeriyor. Gerçek dünya mekanlarının detaylı ve tutarlı simülasyonunu gerçekleştiremiyor. Oluşturulan sahnelerde zaman zaman tutarsızlıklar görülebiliyor. İnsan figürleri bazen gerçekçi olmayan şekilde hareket ediyor, yazılı içerikler bozulmuş halde görüntülenebiliyor.

Bunun yanı sıra, simülasyon içindeki AI ajanları yalnızca ortamda gezinebiliyor; görev alacak ya da ortamı değiştirecek düzeyde muhakeme yeteneğine sahip değiller. Simülasyondaki değişiklikleri gerçekleştiren ajanlar değil, doğrudan Genie 3’ün kendisi oluyor.

Bir diğer kısıt ise simülasyon süresi. Model, yalnızca birkaç dakikalık kesintisiz etkileşime olanak tanıyor. Oysa karmaşık yapay zeka eğitimleri için çok daha uzun süreli ve kesintisiz ortamlar gerekiyor. DeepMind, çoklu yapay zeka ajanlarının birbiriyle etkileşime girebildiği senaryolar üzerine de çalışıyor ancak bu yöndeki geliştirmeler henüz tamamlanmadı.

Genie 3’ün ticari kullanıma sunulmasına dair bir tarih açıklanmadı. DeepMind, modelin yüksek işlem gücü gerektirmesi nedeniyle maliyet ve ölçeklenebilirlik konularında zaman alacak bir süreç öngörüyor. Buna rağmen, sınırlı erişimle test edilen modelin, yapay zekanın eğitilme yöntemlerini ve kullanım alanlarını derinden değiştirebilecek potansiyele sahip olduğu belirtiliyor.

Yapay zeka siber saldırı yapabilir

Anthropic ile Carnegie Mellon Üniversitesi’nin birlikte yürüttüğü yeni bir araştırma, büyük dil modellerinin (LLM) karmaşık siber saldırıları herhangi bir doğrudan komut almadan planlayabildiğini ve uygulayabildiğini ortaya koydu. Çalışma, yapay zekanın sahip olduğu planlama kabiliyetinin doğrudan kod yazma yetisinden çok daha ileri düzeyde sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

Yapay zeka, resmen siber saldırı gerçekleştirebilir

Araştırma, kontrollü bir laboratuvar ortamında gerçekleştirildi. Kullanılan model, 2017 yılında gerçekleşen ve 147 milyon Amerikalının kişisel verisinin sızdırıldığı Equifax veri ihlalini baştan sona kendi başına tekrar etti. Test edilen LLM, karmaşık saldırı zincirinin tüm adımlarını – planlama, zararlı yazılım yükleme ve veri sızdırma – hiçbir insan müdahalesi olmaksızın gerçekleştirdi.

Araştırmanın çarpıcı noktalarından biri, kullanılan yapay zekanın doğrudan teknik komutları çalıştırma yetisinden ziyade, görevleri alt ajanlara bölerek bir tür yönetici gibi hareket etmesi oldu. Yani sistem, klasik anlamda her adımı uygulayan bir araçtan çok, stratejik kararlar alıp yönlendirme yapan bir planlayıcı olarak çalıştı. Geniş bir bağlamı kavrayarak, yapay zekanın genellikle zorlandığı komut satırı ya da log dosyası analizlerini bile etkili şekilde organize ettiği görüldü.

Çalışmayı yöneten Brian Singer, bu tür bir planlama kabiliyetinin yapay zekanın klasik kullanım alanlarının çok ötesine geçtiğini belirtti. Singer’a göre bu tarz bir sistem, yapay zekayı sadece görev bazlı bir araç değil, aynı zamanda karmaşık süreçleri yöneten bir aktör haline getiriyor.

Her ne kadar testler şimdilik kontrollü bir ortamda yapılmış olsa da, ulaşılan sonuçlar yapay zekaların kötü niyetli aktörlerin eline geçtiğinde ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteriyor. Mevcut antivirüs yazılımları ya da güvenlik çözümleri, bu seviyede çevik ve otonom sistemlerle başa çıkmakta zorlanabilir.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Çalışma aynı zamanda yapay zekanın potansiyel tehlikelerinin öngörülmesi açısından da kritik bir örnek teşkil ediyor. Bu tür araştırmalar sayesinde, olası tehdit senaryoları önceden simüle edilerek güvenlik açıkları daha oluşmadan önce kapatılabiliyor. Ancak yapay zekanın bu denli hızlı evrim geçirdiği bir dönemde, siber güvenlik alanında önlem almak artık daha da karmaşık ve zorlu bir süreç hâline gelmiş durumda.

Araştırma, büyük dil modellerinin yalnızca konuşma veya yazılı içerik üretiminde değil, aynı zamanda bağımsız karar alma ve organize saldırı planları yürütme gibi yeteneklerle de donanmış olduğunu gözler önüne serdi. Bu gelişme, yapay zekanın etik, güvenlik ve kontrol alanlarındaki sınırlarının daha sert bir şekilde tartışılmasını zorunlu kılıyor.

vivo’dan 200 MP kameralı telefon geliyor

vivo’nun bir sonraki standart amiral gemisi modeli X300 hakkında yeni detaylar ortaya çıktı. Sızdırılan bilgilere göre telefon kamera tarafında önemli bir yükseltme alacak. Yeni modelde Samsung imzalı 200 megapiksellik bir sensör kullanılacak.

Güvenilir sektör kaynaklarından gelen bilgilere göre vivo X300’de Samsung tarafından geliştirilen yeni bir ISOCELL kamera sensörüne yer verilecek. Bu sensörün adı ISOCELL HBP olarak geçiyor. 200 Megapiksel çözünürlüğe ve 1/1.4 inç boyutunda bir sensör alanına sahip olan sensör geçen yıl tanıtılan X200’deki Sony IMX921’den hem çözünürlük hem de fiziksel boyut açısından daha büyük diyebiliriz.

vivo X300 neler sunacak?

Sensör boyutundaki bu artış özellikle düşük ışık koşullarında daha iyi performans ve daha fazla detay anlamına geliyor.

Bunlara ek olarak, X300 modelinde 50 Megapiksel çözünürlük sunan bir periskop telefoto lensin de bulunacağı ifade ediliyor. Bu kameranın bir önceki modelde de kullanılan Sony IMX882 veya LYT600 olabileceği belirtiliyor. Sensör boyutunun ise 1/1.95 inç olması bekleniyor. Bunlara ek olarak, yeni modelde vivo’nun Zeiss ile olan iş birliği devam edecek.

Şu an için vivo cephesinden resmi bir açıklama gelmedi. Ancak sızıntılar, eylül veya ekim aylarında tanıtılabileceğini gösteriyor.

Uygun fiyatlı Galaxy S25 için geri sayım başladı

Samsung’un bir sonraki FE serisi telefonu Galaxy S25 FE henüz resmi olarak duyurulmadı. Ancak son dönemde ortaya çıkan raporlar sayesinde neler beklememiz gerektiğini büyük oranda biliyoruz. Son gelişmeler ise modelin renk seçeneklerini gözler önüne seriyor.

Güvenilir sektör kaynaklarından paylaşılan bilgilere göre, Galaxy S25 FE dört farklı renk seçeneği ile satışa çıkacak. Bu renkler siyah, beyaz, açık mavi ve Galaxy Z Fold 7 ile Flip 7’de görülen ”Mavi Gölge” seçeneğini andıran daha koyu bir mavi tonu olacak.

Modelin, selefine kıyasla daha ince bir yapıda olacağı belirtiliyor. Kalınlığının 8 mm’den 7.4 mm’ye düşeceği ve bunun da cihazda kullanılacak esnek OLED ekran teknolojisinden kaynaklandığı ifade ediliyor.

Galaxy S25 FE’nin 6.7 inç büyüklüğünde Dynamic AMOLED 2X ekranla geleceği belirtiliyor. Bununla birlikte, panel 120 Hz yenileme hızı, HDR10+ desteği ve 2.600 nit tepe parlaklık değeri sunacak.

Cihazda Exynos 2400 yonga seti yer alacak. Bu işlemciye ise 8 GB RAM’in yanı sıra 128 GB ve 256 GB olmak üzere iki farklı depolama seçeneği eşlik edecek.

Yazılım tarafındaysa kutudan Android 16 tabanlı One UI 8.0 ile çıkacağı ve yedi yıla kadar güncelleme alacağı belirtiliyor. 4,500mAh kapasiteli bataryasıysa 45W şarjı destekleyecek. Cihazın diğer özellikleri arasında IP68 suya ve toza dayanıklılık sertifikası bulunuyor. Ayrıca, fotoğraf düzenleme veya sesli asistan gibi görevler için Gemini kullanabilen yapay zeka destekli geliştirmeler de telefonda yer alacak.

Galaxy S25 FE, eylül veya ekim civarında tanıtılacak.

Apple Watch Ultra 3 ile ekran büyüyecek

Apple, merakla beklenen yeni akıllı saati Apple Watch Ultra 3 için hazırlıklarını sessiz sedasız sürdürüyor. En somut kanıt ise beklenmedik bir yerden, iOS 26’nın geliştirici beta sürümünden geldi. Kodların arasına gizlenmiş yeni bir ekran çözünürlüğü, Ultra 3’ün daha büyük bir ekranla geleceğine dair ilk ipucunu verdi ve teknoloji dünyasında heyecan yarattı.

Apple Watch Ultra 3 ekranı büyüyecek

Her şey, Apple’ın geliştiriciler için yayınladığı iOS 26’nın beşinci beta sürümünde keşfedilen gizli bir referansla başladı. Bu sürümde, 422 x 514 piksel çözünürlüğe sahip bir ekrana atıfta bulunuluyordu. Bu çözünürlük, mevcut hiçbir Apple Watch modeline uymuyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, mevcut Apple Watch Ultra 2’nin ekranı 410 x 502 piksel çözünürlüğe sahip.

Peki, ekran nasıl büyüyecek? Sızıntılara göre Apple, saatin hantal bir yapıya bürünmesini engellemek için kasa boyutunu değiştirmeyecek. Bunun yerine, ekranı çevreleyen çerçeveleri önemli ölçüde inceltecek.

İşte iPhone 17 tanıtım tarihi!

İşte iPhone 17 tanıtım tarihi!

Merakla beklenen iPhone 17 tanıtım tarihi hakkında bilgiler gelmeye başladı. 9 Eylül'de iPhone 17 ailesini görebiliriz.

Yapılan hesaplamalara göre, Apple’ın aynı 335 ppi yoğunluğunu koruması durumunda, ekran boyutunun 1,93 inçten yaklaşık 1,98 inçe çıkacağı tahmin ediliyor. Bu küçük görünen %3’lük çap artışı, kullanıcılara yaklaşık %5 daha fazla kullanılabilir ekran alanı sunacak. Bu da haritalara, mesajlara ve diğer uygulamalara göz atarken daha ferah ve uçtan uca bir deneyim demek.

Ekran çözünürlüğündeki artış şimdiye kadarki en somut sızıntı olsa da, Apple Watch Ultra 3’ün bir dizi başka önemli yenilikle geleceği de konuşuluyor:

  • Uydu Üzerinden Mesajlaşma: Hücresel veya Wi-Fi kapsama alanı olmadığında bile acil durum mesajları gönderme yeteneği.
  • Kan Basıncı Algılama: Sağlık takibinde devrim yaratabilecek yeni bir sensör.
  • Yeni Nesil Çip (S10/S11): Performansı ve pil verimliliğini artıracak daha güçlü bir işlemci.
  • 5G RedCap Desteği: Daha verimli ve daha az güç tüketen dahili 5G hücresel bağlantı.

Apple’ın yeni iPhone 17 serisini 9 Eylül’de tanıtacağına dair sızıntılar, aynı etkinlikte yeni Apple Watch modellerinin de gün yüzüne çıkacağını gösteriyor. Apple Watch Ultra 3’ün, standart Apple Watch Series 11 ile birlikte bu tarihte tanıtılması bekleniyor. Eğer tüm bu sızıntılar doğru çıkarsa, Apple bir kez daha giyilebilir teknoloji pazarındaki liderliğini pekiştirecek gibi görünüyor.

PlayStation 6 kaç dolar olacak?

PlayStation 5 Pro çıkmasına rağmen yeni nesil ekran kartlarının çok güçlü oluşu konsol-PC arasını açmıştı. Bu yüzden konsol oyuncuları yeni nesil konsolları şimdiden beklemeye başladı. Bu bekleyişi alevlendirecek önemli bir iddia, güvenilir sızıntılarıyla tanınan Moore’s Law is Dead adlı YouTube kanalından geldi. Moore’s Law is Dead, PlayStation 6 fiyatı hakkında açıklamalarda bulundu.

PlayStation 6 fiyatı ne kadar olacak?

Kanalın içeriden edindiğini öne sürdüğü bilgilere göre Sony, PlayStation 6 için yol haritasını büyük ölçüde belirlemiş durumda. İddiaya göre, yeni nesil konsolun üretimine 2027 yılının ortalarında başlanacak. Lansman ve piyasaya çıkış tarihi olarak ise 2027’nin son çeyreği ile 2028’in ilk çeyreği arasındaki zaman dilimi işaret ediliyor. Bu tarih, konsol nesillerinin genellikle 7-8 yıllık ömürleri olduğu düşünüldüğünde, sektör standartlarıyla da uyumlu görünüyor.

Sızıntının en dikkat çekici detayı ise Sony’nin yalnızca ana konsola odaklanmadığı. İddialara göre şirket, PS6 ile eş zamanlı olarak piyasaya sürülecek yeni bir PlayStation el konsolu üzerinde de çalışıyor. Bu hamle, Sony’nin taşınabilir oyun pazarındaki rekabete yeniden ve güçlü bir şekilde dahil olmak istediğini gösteriyor.

AMD Radeon RX 9060 yakında geliyor

AMD Radeon RX 9060 yakında geliyor

AMD Radeon RX 9060 ortaya çıktı. Ekran kartının, özellikle performans tarafında oldukça fark yaratması bekleniyor.

Sızıntılar yalnızca tarihle sınırlı kalmadı ve en çok merak edilen konulardan biri olan fiyat etiketine de ışık tuttu.

PlayStation 6‘nın 500 ile 600 dolar arasında bir fiyatla satışa sunulması bekleniyor. Bu fiyat aralığının, “Pro” seviyesi bir donanım için oldukça rekabetçi olması, oyuncular arasında şimdiden olumlu karşılandı.

Nintendo’nun yeni nesil konsolu ile doğrudan rekabet etmesi hedeflenen taşınabilir cihazın fiyatının ise 400 ile 500 dolar arasında olacağı tahmin ediliyor.

DLSS 4 yeni oyunlara geliyor

Bu hafta, Çoklu Kare Oluşturma (Multi Frame Generation) teknolojisine sahip DLSS 4, Death Relives ve The First Descendant oyunlarında performansı katlıyor. Aşağıda bu yeni oyunlara ve NVIDIA’nın RTX teknolojisinin GeForce RTX kullanıcıları için nasıl en üst düzey PC deneyimi sunduğuna dair detayları bulabilirsiniz – daha fazla bilgi için bu makaleye göz atabilirsiniz:

The First Descendant

Unreal Engine 5 ile geliştirilen The First Descendant, oyunculara stratejik boss savaşlarının keyfini dört kişilik co-op eşliğinde yaşama imkânı sunan, üçüncü şahıs bakış açısından oynanan, ücretsiz bir aksiyon-RPG nişancı oyunudur. 7 Ağustos’ta çıkış yapacak olan 3. Sezon “Breakthrough,” keşfedilecek ve savaşılacak devasa yeni bir açık alan, yeni bir Field Colossus Raid, geniş bölgelerde hızlı seyahati mümkün kılan yeni bir hoverbike binek ve sevilen aksiyon RPG NieR: Automata ile bir crossover etkinlik sunuyor. Oyun, halihazırda DLSS Kare Oluşturma (MFG), DLSS Süper Çözünürlük, DLSS Işın Yeniden Oluşturma, DLAA, Reflex ve çeşitli ışın izleme efektleri için destek sunuyordu. Ancak 3. Sezon’un çıkışıyla birlikte, DLSS 4 ile Çoklu Kare Oluşturma (MFG) da oyuna ekleniyor ve 4K çözünürlükte kare hızlarını ortalama 4,9 kata kadar artırıyor. Bunu DLSS 4 videomuzda aksiyon halinde görebilirsiniz.

Death Relives

Nyctophile Studios’un geliştirdiği Death Relives, antik bir Mezoamerikan tanrısının oyuncunun peşine düştüğü, Aztek yerleşimlerinde ve çevresindeki bölgelerde bulmacalar çözerek hayatta kalmaya çalıştığınız bir korku ve bulmaca oyunudur. Death Relives’i hayata geçirmek için geliştiriciler, performansı artırmak, görüntü kalitesini ve sürükleyiciliği iyileştirmek amacıyla NVIDIA RTX Unreal Engine 5.4 sürümünü kullandılar. Performansı en üst düzeye çıkarmak adına DLSS 4 ile Çoklu Kare Oluşturma (MFG), DLSS Kare Oluşturma ve DLSS Süper Çözünürlük desteği sunuluyor. Ayrıca, NVIDIA Reflex teknolojisi PC gecikmesini azaltarak oynanışı çok daha tepkisel hale getiriyor.

Buna ek olarak, GeForce Evangelisti Jacob Freeman ve NVIDIA ekibi, 7–10 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek QuakeCon 2025 için yeniden Texas’a dönüyor. Eğer siz de bu etkinliğe katılıyorsanız, doğrudan NVIDIA standına uğrayarak özel ödüller kazanma şansı yakalayabilirsiniz. Bu yılki ödüller arasında üç adet özel tasarımlı DOOM: The Dark Ages RTX PC, GeForce RTX 50 Serisi GPU’lar ve daha fazlası yer alıyor. Ayrıca, GeForce RTX 5070 Founders Edition GPU kazanma şansı sunan DOOM II RTX ve DOOM: The Dark Ages meydan okumaları gibi çeşitli yarışmalarla başka ödüller de kazanabilirsiniz. Yarışmaya katılan her oyuncuya özel tasarımlı bir GeForce RTX-QuakeCon frizbisi hediye edilecektir.

Ziyaretçiler ayrıca, hem path tracing’e sahip DOOM: The Dark Ages, Indiana Jones and the Great Circle ve Doom 2: RAY TRACED gibi oyunları deneyimleyebilecek, hem de The Elder Scrolls IV: Oblivion Remastered ve benzeri bir çok muhteşem oyunu en yüksek ayarlarda oynayabilecekler.

AMD Radeon RX 9060 yakında geliyor

AMD’nin RDNA 4 mimarisine dayalı yeni ekran kartı Radeon RX 9060 ile ilgili ilk somut bilgiler gün yüzüne çıktı. Daha önce tanıtılan RX 9060 XT modelinin kırpılmış versiyonu olarak konumlanan kart, performans açısından üst modeliyle aynı temele dayanıyor. Yeni sızıntılar, RX 9060’ın doğrudan NVIDIA’nın RTX 5060 modeline rakip olacağını gösteriyor.

Radeon RX 9060 sızdırıldı

RX 9060, tıpkı XT versiyonu gibi Navi 44 grafik işlem birimini kullanıyor. Kartta 2.048 akış işlemcisi yer alıyor ve bu sayı, RX 9060 XT ile birebir aynı. Bellek tarafında da yapı korunuyor; kullanıcılar 8 GB ve 16 GB GDDR6 seçenekleriyle karşılaşacak.

Ancak iki model arasındaki farklar bellek hızında kendini gösteriyor. RX 9060 XT’de 20 Gbps hızla çalışan GDDR6 belleklere karşılık, RX 9060’da bu hız 18 Gbps seviyesine düşürülmüş durumda. Bu değişiklik, bellek bant genişliğini 320 GB/s’ten 288 GB/s’ye indiriyor.

Saat hızı tarafında da benzer şekilde küçük çaplı bir düşüş söz konusu. RX 9060 XT, boost modda 3.320 MHz’e kadar çıkabilirken, RX 9060 için bu değerin yaklaşık 2.990 MHz olduğu belirtiliyor. Bu, yaklaşık yüzde 4 oranında bir hız düşüşü anlamına geliyor.

Buna karşılık güç tüketimi tarafında RX 9060, daha verimli bir tablo çiziyor. XT modelinin 150W TDP değerine karşın RX 9060’da bu değerin 130 ila 140W arasında olacağı öngörülüyor.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Karta dair fiziksel ve bağlantı detayları da netleşmiş durumda. PCIe 5.0 x16 arayüzüyle çalışması beklenen RX 9060, 2 adet DisplayPort ve 1 adet HDMI çıkışıyla geliyor. Bu özellikleriyle RX 9060, masaüstü kullanıcıları için güncel bağlantı standartlarını sunmaya devam ediyor.

Fiyatlandırma tarafında da sızıntılar AMD’nin agresif bir konumlandırmaya gideceğini gösteriyor. Kartın ABD pazarında 269 ila 279 dolar bandında fiyatlandırılması ve doğrudan RTX 5060’a karşı konumlandırılması bekleniyor.

Henüz AMD’den resmi bir tanıtım gelmiş değil ancak ürünle ilgili teknik detayların netleşmiş olması, lansmanın yaklaştığına işaret ediyor. RTX 5060’ın piyasada oluşturduğu boşluk, AMD’nin RX 9060 ile orta segmentte yeniden denge kurma çabasını öne çıkarıyor.

Galaxy S26 Edge bu modelin yerini alacak

Samsung’un, Galaxy S serisinde köklü bir değişikliğe gitmeye hazırlandığına dair söylentiler ortaya çıkmaya devam ediyor. ETNews’in son raporuna göre şirket, yıllardır serinin bir parçası olan Plus modelini, Galaxy S26 serisiyle birlikte rafa kaldırabilir. Muhtemelen Plus model yerine Galaxy S26 Edge modelini göreceğiz.

Neden Galaxy S26 Edge?

Samsung’un bu radikal kararı almasının arkasındaki temel nedenin, Plus modelinin son yıllarda serinin en az ilgi gören üyesi olması olduğu belirtiliyor. Rakamlar bu durumu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu yılki Galaxy S25 serisinin ön sipariş döneminde Galaxy S25+ modeli tüm siparişlerin yalnızca %22‘sini oluşturdu. Buna karşılık, standart Galaxy S25 modeli %52 ve serinin zirvesindeki Galaxy S25 Ultra %26‘lık paylara ulaştı. Düşen talep karşısında Samsung’un, ürün gamını daha heyecan verici ve yenilikçi bir modelle canlandırmak istediği anlaşılıyor.

Samsung için Edge ismi sadece bir model adı değil, aynı zamanda bir inovasyon mirası anlamına geliyor. Yıllar önce Galaxy S6 Edge ve S7 Edge modelleriyle akıllı telefon dünyasına kavisli ekran konseptini getiren ve endüstriye yön veren şirket, bu ikonik ismi geri getirerek hem teknoloji meraklıları için bir nostalji rüzgarı estirmeyi hem de yeni modelin “sınırları zorlayan” kimliğini vurgulamayı hedefliyor olabilir.

Galaxy S26 Edge özellikleri nasıl olacak?

Söylentiler, Galaxy S26 Edge’in sadece isimden ibaret olmayacağını, aynı zamanda güçlü donanım özellikleriyle geleceğini gösteriyor. İşte sızdırılan ilk teknik detaylar:

  • Ekran: 120Hz yenileme hızına sahip, 6,7 inç boyutunda Dinamik AMOLED 2X panel.
  • İşlemci: Pazara göre değişiklik gösterecek şekilde, Samsung’un kendi üretimi olan 2nm Exynos 2600 veya Qualcomm’un yeni nesil Snapdragon 8 Elite Gen 2 yonga seti.
  • Bellek ve Depolama: 12 GB RAM ile desteklenen 256 GB ve 512 GB depolama seçenekleri.
  • Kamera:
    • Ana Kamera: 200 MP çözünürlüğünde, yüksek detay sunan ana sensör.
    • Ultra Geniş Açı: Otomatik odaklama yeteneğine sahip 50 MP ultra geniş açılı kamera.
    • Ön Kamera: 12 MP çözünürlüğünde selfie kamerası.
  • Batarya: 4.400 mAh kapasiteli pil ve 45W hızlı şarj desteği.
  • Tasarım ve Dayanıklılık: Henüz netleşmese de Titanyum veya Gelişmiş Zırhlı Alüminyum çerçeve seçenekleri masada. Cihazın suya ve toza karşı IP68 sertifikasına sahip olması bekleniyor.
  • Bağlantı ve Diğer Özellikler: Ultrasonik parmak izi okuyucu, stereo hoparlörler, Wi-Fi 7, Bluetooth 5.4, UWB, NFC ve USB 3.2 Type-C gibi en güncel teknolojileri barındıracak.
İşte iPhone 17 tanıtım tarihi!

İşte iPhone 17 tanıtım tarihi!

Merakla beklenen iPhone 17 tanıtım tarihi hakkında bilgiler gelmeye başladı. 9 Eylül'de iPhone 17 ailesini görebiliriz.

ETNews’in raporunda, Samsung’un şimdiden tedarikçilerinden Galaxy S26 Edge için bileşen hazırlıklarına başlamalarını istediği detayı, bu değişimin gerçekleşme olasılığını oldukça artırıyor. Ancak tüm bu bilgilerin resmiyet kazanması için, 2026’nın başlarında yapılması beklenen Galaxy Unpacked etkinliğini beklemek gerekecek. Eğer iddialar doğru çıkarsa, Samsung’un bu “Edge” hamlesi, akıllı telefon pazarındaki rekabeti yeniden şekillendirebilir.

Tesla Türkiye Supercharger için oylama başlattı

Tesla’nın dünya çapında başlattığı ve kullanıcıların yeni Supercharger istasyonları için oy kullandığı anketin sonuçları, Türkiye’deki elektrikli araç potansiyelini gözler önüne serdi. Son verilere göre, küresel sıralamada en çok oy alan ilk 10 lokasyonun 6’sı, ilk 50 lokasyonun ise tam 30’u Türkiye’den çıktı. Ankette şu an için en çok oyu alarak zirvede yer alan şehir ise Afyonkarahisar oldu.

Bu ezici ilgi, Tesla’nın son aylarda Avrupa’da en çok satış yaptığı ülkenin Türkiye olmasının bir sonucu olarak yorumlanıyor. Kullanıcıların bu denli aktif katılımı, markanın yatırım kararlarında doğrudan etkili olacak gibi görünüyor.

Tesla Türkiye Supercharger için düğmeye bastı

Tesla’nın bu kullanıcı odaklı genişleme stratejisi, Türkiye’deki mevcut şarj ağını daha da güçlendirecek. Hali hazırda Türkiye’de bulunan Supercharger istasyonları genellikle ana güzergahlar üzerinde konumlanmış durumda.

  • İstanbul (2 istasyon)
  • Ankara (2 istasyon)
  • Bolu
  • Edirne
  • Çankırı
  • Denizli
  • Antalya
  • Balıkesir
  • Manisa
  • Bursa
  • Aydın
Tesla Türkiye Supercharger

Yeni kurulacak istasyonlar, bu ağı daha da yaygınlaştırarak şehirler arası yolculukları elektrikli araç sahipleri için çok daha konforlu hale getirecek. Oylamaya buraya tıklayarak katılabilirsiniz.

Yeni Mercedes-Benz GLC ezber bozuyor

Yeni Mercedes-Benz GLC ezber bozuyor

Elektrikli yeni Mercedes-Benz GLC kendini gösterdi. Yeni ızgara tasarımı ile yeni Mercedes-Benz GLC çok başka görünüyor.

Tesla, bu demokratik yaklaşımla şarj altyapısını en çok ihtiyaç duyulan noktalara kurmayı hedefliyor. Eğer bir Tesla hesabınız varsa, siz de markanın resmi web sitesi üzerinden sisteme giriş yaparak yeni Supercharger istasyonlarının nerede olması gerektiğine dair oyunuzu kullanabilir ve Türkiye’nin elektrikli araç geleceğinin şekillenmesine katkıda bulunabilirsiniz. Bu süreç, markanın müşteri taleplerini ne kadar ciddiye aldığının da bir göstergesi niteliğinde.

Claude Opus 4.1 ChatGPT’yi tahtından etmeye geldi

Anthropic, Mayıs ayında tanıttığı Claude Opus 4 modelinin üzerine inşa edilen Claude Opus 4.1 ile yeteneklerini bir üst seviyeye taşıyor. Yeni model, özellikle üç kilit alanda selefine göre belirgin bir üstünlük vaat ediyor.

  • Görev İnisiyatifi: Kendi başına inisiyatif alarak verilen görevleri daha otonom bir şekilde tamamlama.
  • Pratik Kodlama: Gerçek dünya problemlerine yönelik işlevsel ve pratik yazılım projeleri geliştirme.
  • Gelişmiş Akıl Yürütme: Karmaşık problemlerde daha isabetli mantık kurma ve çözüm üretme.

Performansı birçok alanda artırılan yeni model, şu anda ücretli Claude abonelerinin kullanımına açılmış durumda. Ayrıca, geliştiriciler için resmi API, Amazon Bedrock ve Google Cloud Vertex AI platformları üzerinden de erişilebilir kılınan Claude Opus 4.1’in önümüzdeki haftalarda daha da iyileştirileceği belirtiliyor.

Claude Opus 4.1 küçük ama etkili yenilikler ile geldi

Bu teknolojik sıçrama, artan popülerliğin getirdiği zorluklarla birlikte geliyor. Anthropic, özellikle kodlama odaklı Claude Code hizmetine yönelik talebin, tahminlerinin çok ötesine geçtiğini belirtti. Şirket, bazı kullanıcıların sistemi 7/24 aralıksız çalıştırarak olağanüstü maliyetlere yol açtığını vurguladı.

Anthropic tarafından verilen çarpıcı bir örnekte, aylık 200 dolarlık bir plana sahip tek bir kullanıcının, şirkete on binlerce dolarlık model kullanım maliyeti oluşturduğu ifade edildi. Bu gibi istisnai durumların sistemin genel sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini belirten şirket, bu durumun sınırlamaları kaçınılmaz hale getirdiğini açıkladı.

Anthropic, yeni limitlerin mevcut kullanıcıların %5’inden daha azını etkileyeceğini öngörüyor ve bu adımla aynı zamanda hesap paylaşımı veya hizmetin yeniden satışı gibi politika ihlallerinin de önüne geçmeyi hedefliyor.

Claude Opus 4.1 fiyatı ne kadar?

Kullanıma bağlı olarak değişecek yeni haftalık limitler şu şekilde belirlendi:

  • Pro Planı (Aylık 20 Dolar): Sonnet 4 modeliyle 40 ila 80 saat arası kullanım.
  • Max Planı (Aylık 100 Dolar): Sonnet 4 modeliyle 140 ila 280 saat ve üst seviye Opus 4 modeliyle 15 ila 35 saat arası kullanım.
  • Max Planı (Aylık 200 Dolar): Sonnet 4 modeliyle 240 ila 480 saat ve Opus 4 modeliyle 24 ila 40 saat arası kullanım.

Anthropic’in bu adımı, yapay zeka sektöründe inovasyonun maliyetleri ve hizmetin devamlılığı arasındaki kritik dengeyi bir kez daha gündeme getiriyor. Şirket, en yeni teknolojiyi sunarken aynı zamanda tüm kullanıcılar için adil ve sürdürülebilir bir hizmet sağlamayı amaçladığını vurguluyor.