Android 12 geçtiğimiz günlerde resmi olarak çıktı. Bu gelişmenin hemen ardından akıllı telefon üreticileri işletim sistemini kendilerine entegre etmek için çalışmalara başladı. Söz konusu şirketlerden biri de Xiaomi. Sevilen arayüzü MIUI‘ı sürekli geliştiren Çinli teknoloji devi, son olarak MIUI 12.5 Enhanced Edition sürümünü duyurdu.
Kısa süre içerisinde telefonlarını güncelleme pogramına alarak MIUI 12.5 Enhanced Edition vermeye başlayan Xiaomi, son olarak listeyi genişletti. Altı yeni modeli listeye ekleyen şirket, önümüzdeki günlerde çok daha fazla cihazın destekleneceğinin altını çizdi.
Pil ile çalışan hızlı şarj destekli Xiaomi Mijia Akıllı Perde, sesli komutlar ile uzaktan kullanılabiliyor.
MIUI 12.5 Enhanced Edition alacak Xiaomi telefonlar
Xiaomi kullanıcıları için oldukça önemli olan güncelleme, telefona pek çok yenilik ve özellik kazandırıyor. Bunlar arasında en çok dikkat çeken ise performansın gözle görülür bir şekilde artmasına neden olan sanal RAM. Bu nedenle MIUI 12.5 Enhanced Edition alacak telefonlar rakiplerinin bir adım ötesine geçiyor. Listeye eklenen son telefonlar ise şunlar.
POCO M3 Pro 5G
Redmi 9T
Xiaomi Mi 10
Xiaomi Mi 10 Pro
Xiaomi Mi 10T
Mi 10T Pro
POCO F3
Not: Belirtmekte yarar var ki bu liste tamamlanmış değil. Zamanla daha fazla telefonun eklenebileceği gibi listedeki telefonlar da çıkarılabilir.
Ancak güncelleme kapsamına giren modeller bununla kısıtlı değil. Çinli teknoloji devi, bugüne kadar pek çok farklı cihazı söz konusu MIUI 12.5 Enhanced alacak Xiaomi telefonlar listesine ekledi. İşte o cihazlardan bazıları…
Redmi Note 8
Redmi Note 9 4G
Redmi-Note 9 5G
Redmi Note 9 Pro
Redmi-Note 10
Redmi Note 10 Pro
Xiaomi Mi 10 Lite (Youth Edition)
Xiaomi-Mi 10 Pro
Xiaomi Mi 10S
Xiaomi-Mi 10
Xiaomi Mi MIX 4
Xiaomi-Mi 11 Ultra
Xiaomi Mi 11 Pro
Xiaomi-Mi 11
Xiaomi Mi 10 EC Edition
Xiaomi-Mi Pad 5
Xiaomi Mi 11X
Redmi-K40
Redmi K40 Pro
Redmi-K30S Extreme Edition
Redmi K30 Pro
POCO F3
Ne yazık ki diğer Xiaomi modellerinin de bu sürümü alıp almayacağı şu an için belirsizliğini koruyor. Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizin telefonunuz, Enhanced Edition alacak Xiaomi telefonlar arasında yer alıyor mu? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Apple Unleashed etkinliğinde M1 Pro ile M1 Max işlemcisini ve yeni Mac modellerini tanıttı. 14 inç ve 16 inç seçenekleriyle gelen MacBook’lar sızıntıları doğrulayarak çentikli ekrana sahip ilk laptoplar oldu. Çentik kısmında FaceID de olsa dedirten üst çıkıntı hakkında yeni sızıntılar gelmeye başladı.
M1 Max işlemcili MacBook Pro, performansı ile şaşırttı. Apple'ın en yeni ve kuvvetli cihazı, PS5'i geride bırakmayı başardı.
MacBook’lardaki çentik ekrana FaceID mi geliyor?
Çentik patenti, ilk olarak Mart 2020’de sızdırıldı. 18 Ekim’de sahneye çıkan MacBook Pro’larda öne bakan kamera; TrueTone sensörü ve diğer sensörleri barındıran bir çentik bulunurken; Face ID gibi herhangi bir biyometrik kimlik doğrulama tabanlı sistem bulunmuyor.
Patentte yer alan başka bir bilgiye göre, çentik içerisinde yer alan bir sensörün; “yüz hareketleri ve duyguları, görüntülü sohbet, emoji oluşturma, verileri şifreleme, bilgi işlem cihazının kilidini açma, şifre ekleme, farklı kullanıcıları ayırt etme ve benzerlerini yakalamasını sağlıyor.” ifadeleri yer alıyor. Başka bir deyişle, yeni piyasaya sürülen MacBook Pro’ların başlangıçta Face ID’yi de desteklemesi planlanmış olabilir. Ancak bu özellik muhtemelen dizüstü bilgisayarın gelecekteki versiyonlarında dahil edilecek gibi görünüyor.
M1 Pro ve M1 Max işlemcili 16 inç MacBook Pro özellikleri
M1 Max işlemcili beklenen MacBook, özellikle grafik birimi konusunda iddialı geliyor. 10 çekirdekli işlemci, 16 ve 32 çekirdekli grafik birimi ile16 çekirdekli Neural Engine yer alıyor.
Önceki M1 işlemcili modellerde maksimum 16 GB RAM sunan Apple, M1 Max’li modellerde bununla birlikte 64 GB‘a kadar RAM seçeneği sunuyor. 5 nm M1 Max çipinin saniyede 57 trilyon işlemi işleyebilen 32 çekirdekli grafik işlemcili ile dünyanın en hızlı entegre grafik kartına sahip olduğunu belirtti. Bununla birlikte Apple, yeni 16 inç modellerinde Magic Keyboard, MagSafe 3 bağlantı noktası bulunuyor.
Yeni MacBook Pro’da Touch Bar’ın yerini fiziksel tuşlar aldı. Buna ek olarak sağ tarafta Thunderbolt 4 bağlantı noktası ile HDMI bağlantı noktası yer aldı. Solda ise bir kulaklık jakı ve iki Thunderbolt 4 bağlantı noktası ile bir SD kart yuvası var. Apple’a göre, bir Mac dizüstü bilgisayardan şimdiye kadar gördüğümüz en fazla bağlantı bulunan bilgisayar oldu. Ayrıca, iPhone’larda gördüğümüz çentik tasarımı artık MacBook Pro ailesine de geldi.
Apple, cihazın performansını yükseltirken depolamayı da giriş seviyesinde 512 GB SSD ile yükseltti. M1 Pro işlemcinin potansiyelinden tümüyle yararlanmanız için geliştirilen macOS Monterey, sağladığı büyük performans kazanımları ve daha birçok avantajla Mac’te çığır açıyor. Ayrıca gizlilik özellikleri ve sınıfındaki en iyi güvenlik düzeyi ile dikkatleri üzerine çekiyor. 100 watt-saatlik yerleşik lityum polimer pil ve 140 W USB-CGüç Adaptörü ile kutudan çıkacak.
Bu yılın ikinci Apple etkinliğinde M1x Mac ve AirPods 3 görmeyi bekliyoruz. Apple bizi şaşırtacak mı? Birlikte takip edelim!
M1 Pro işlemcili 14 inç MacBook Pro özellikleri
14 inç MacBook Pro, 8 çekirdekli işlemci, 3.7 kata kadar daha hızlı performans sunarak kullanıcıların yüzünü gülümsetmeyi başarıyor ve grafikler 16 çekirdekli grafik birimi tarafından sağlanıyor. Ancak burada önemli fark yapay zeka noktasında geliyor. Böylelikle 11 kata kadar daha hızlı yapay öğrenme; 21 saate kadar pil ömrü ve 13 kata kadar daha hızlı grafik performansı yer alıyor.
Apple, 5 nm M1 Pro çipinin saniyede 33.7 trilyon işlemi işleyebilen 16 çekirdekli grafik işlemcili ile dünyanın en hızlı entegre grafik kartına sahip olduğunu belirtti. Yeni MacBook modelinde uzun zamandır beklenen MagSafe, HDMI portu ve SD kart desteği geldi. Apple bu işlemci ile kullanıcılara 200 GBps’nin üzerinde bellek bant genişliği ve iki adet harici ekran desteği sunuyor. Ama bu desteklerin bir çoğunun verimli çalışması için macOS Monterey işletim sisteminin beklemek gerekebilir.
Apple yeni model ile birlikte Touch-Bar özelliğini kaldırırken yerine fonksiyon tuşlarını geri getirdi. Aynı zamanda bağlantı noktası konusunda da birçok yeniliğe giden Apple, MagSafe 3 bağlantı noktasına geri döndü.
Yeni MacBook Pro’nun en önemli değişikliği ise çentik oldu. Evet yanlış duymadınız, MacBook Pro’da aynı iPhone’daki gibi çentik bulunuyor. Bunun yanı sıra 14.2 inç ekrana sahipcihazdaLiquid Retina XDR ekran yer alıyor. Yeni MacBook Pro bununla birlikte 120 Hz ProMotion ekran yenileme hızına sahip.
Yeni 14 inç MacBook Pro’lar yeni mini LED ekran teknolojisi ile geliyor. Apple, bu yılın başlarında duyurduğu 12.9 inç iPad Pro’da mini LED teknolojisini ilk kez kullanmıştı. Bununla birlikte mini-LED, arka ışıkta binlerce gerçekten küçük LED yer alıyor. Bu teknoloji de OLED’e benziyor. Ancak yanma riski olmadan daha yüksek kontrast oranları ve daha derin siyahlar sağlar.
Tüm dünyada yaşanan dijital dönüşümün lokomotifi konumunda yer alan internet, neredeyse her işimizi kolaylıkla halledebildiğimiz günlük hayatımızın vazgeçilmezlerinden biri konumunda. Tabii internetin bu kadar güçlü hale gelmesindeki en önemli etkenlerden biri de hızı.
Durum böyle olunca dünyaca ünlü çeşitli şirketler, yaptıkları araştırmalar sonucu en hızlı interneti kullanan ülkeleri listeliyorlar. Bunlardan biri olan Speedtest, Eylül 2021 itibariyle dünyanın en hızlı internetine sahip ülkelerini resmen duyurdu.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu, internette unutulmak isteyen vatandaşlar için kapsamlı bir rehber yayınladı. İşte detaylar...
İşte en hızlı internete sahip ülkeler
Eylül 2021 itibariyle mobil internette indirme hızı ortalaması 63.15Mbps, yükleme hızı ortalaması ise 13.37 Mbps olarak belirlendi. Buna ek olarak genişbant internette indirme hızı ortalaması 113.25 Mbps, yükleme hızı ortalaması da 62.45 Mbps olarak karşımıza çıktı. Gecikme sürelerinin de mobil internet için 36 ms, genişbant için 19 ms olduğunu söyleyelim.
En hızlı internete sahip ülkeler
Açıklanan verilere göre, Eylül 2021 itibariyle dünyanın en hızlı mobil internetini Birleşik Arap Emirlikleri kullanıyor. Yapılan ölçümlerde indirme hızı 238.06 Mbps, yükleme hızı ise 29.87 Mbps olarak belirlendi. Gecikme süresi ise 23 ms olarak tespit edildi.
Dünyanın en hızlı genişbant interneti ise Monako’da bulunuyor. Ölçümlere göre, 261.82 Mbps indirme ve 158.92 Mbps yükleme hızlarına kadar çıkan ülkenin internet gecikme süresi ise 14 ms.
Türkiye kaçıncı sırada?
Maalesef internet hızları konusunda alt sıralarda yer alıyoruz. Yapılan araştırmaya göre Türkiye, mobil internet hızında 55. sırada, genişbant internet hızında ise 91. sırada yer alıyor.
En hızlı internete sahip ülkeler
Ülkemizin mobil internet hızı için yapılan ölçümlerde indirmede 48.85 Mbps, yüklemede 16.97 Mbps ve gecikme süresinde ise 38 ms tespit edildi. Genişbant internet hızında ise indirmede 43.48 Mbps, yüklemede 15.75 Mbps hızlarına çıkan ülkemizde gecikme süresi de 22 ms.
Peki Türkiye’nin en hızlı mobil ve genişbant internete sahip ülkeler sıralamasında alt sıralarda kalması hakkında ne düşünüyorsunuz? Ülkemizde kullanılan mobil ve genişbant internetlerin hızları günlük kullanım için yeterli mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Dijital yayın platformları yaygınlaşmaya devam ediyor. Netflix‘in dünya çapında elde ettiği başarının ardından, yerli ve yabancı pek çok şirket sektöre adım atıyor. Bunlardan en çok dikkat çeken ise Acun Ilıcalı tarafından geçtiğimiz yıl sonunda kurulan Exxen.
Özellikle sahip olduğu içeriklerle dikkatleri üzerine çeken platform, son dönemlerde yayınladığı Şampiyonlar Ligi ve UEFAAvrupa Ligi maçları ile gündemden düşmüyor. Ancak bu durum bazı tartışmaları da beraberinde getirdi. Pek çok kişi spor müsabakalarının ücretsiz olması gerektiği savundu. Son olarak RTÜK, duruma el attı.
Akıllı TV ile Exxen içeriklerini izlemek isteyenlere iyi haber geldi. Televizyonlar için geliştirilen uygulama kullanıma sunuldu.
RTÜK, ücretsiz yayınlanacak spor müsabakaları listesini güncelledi
Yaşanan tartışmalara bir son vermek isteyen Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), şifresiz yayınlanacak spor ve kültür etkinlikleri listesini güncelledi. Değerlendirme yaparken iki tarafı da dinlediklerinin altını çizen kurum, yayın haklarını ellerinde bulunduran şirketleri kızdıracak bir karar aldı. İşte ücretsiz yayınlanacak spor müsabakaları ve kültürel etkinlikler.
UEFA Avrupa Ligi ve UEFA Şampiyonlar Ligi yarı final ve final karşılaşmaları ile UEFA Süper Kupa karşılaşması
FIFA Dünya Kupası yarı final ve final karşılaşmaları
Dünya Şampiyonaları (her branşta) yarı final ve final karşılaşmaları
FIBA Dünya Kupası yarı final ve final karşılaşmaları
Avrupa Şampiyonaları (her branşta) yarı final ve final karşılaşmaları
Yaz, Kış ve Paralimpik Olimpiyat Oyunları
Dört Büyük Tenis Turnuvası yarı final ve final karşılaşmaları (Wimbledon, Roland Garros, Avustralya Açık ve ABD Açık Tenis Turnuvaları)
Basketbol Euroleague ve Euroleague Women Final Four karşılaşmaları
Voleybol CEV Şampiyonlar Ligi yarı final ve final karşılaşmaları (Kadınlar-Erkekler)
Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu
Akdeniz Oyunları
İstanbul Maratonu
Gazi Koşusu
İslam Dayanışma Oyunları
Kırkpınar Yağlı Güreşleri
Mevlana Anma Törenleri (Şeb-i Arus)
Yunus Emre Şenlikleri
Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri
Nevruz Etkinlikleri
Boğaziçi Kıtalararası Yarışmaları
Yapılan açıklama göre, listede yer alan kurumlar ne olursa olsun ücretsiz yayınlanacak. Bu nedenle Acun Ilıcalı‘nın sahibi olduğu Exxen, listede yer alan müsabakalar için para talep edemeyecek. Maçların televizyonda yayınlanıp yayınlanmayacağı ise merak konusu.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce RTÜK kararı nedeniyle Exxen maçları televizyonda da yayınlanır mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
WhatsApp, hiç şüphesiz günümüzün vazgeçilmez iletişim aracı olmuş durumda. Hal böyle olunca 7’den 70’e herkes telefon aldığında veya değiştirdiğinde ilk yüklediği uygulama bile WhatsApp haline geldi. Ancak tamda bu durumlarda WhatsApp’ı telefondan telefona aktarmak ne yazık ki çok zor ve zahmetli bir iş. Hele birde Android’den iOS’a aktarma yapılacaksa durum tam bir çıkılmaz hal alıyor.
Elbette Android’ten Android’e WhatsApp verilerinizi aktarmak istiyorsanız bunun için Google Drive yöntemini kullanabilirsiniz. Veya iOS’tan iOS’a veri transferi gerçekleştireceksiniz iCloud’u tercih edebilirsiniz. Ancak, iOS’tan Android’e veya Android’den iOS’a geçtiğinizde ne yazık ki bu yöntemleri kullanma şansınız yok.
WhatsApp, yeni bir özellik üzerinde test çalışmalarını sürdürüyor. Android kullanıcıları için sunulan yeni güncelleme ne getiriyor?
WhatsApp verilerinizi kolaylıkla transfer edin
İşte tam bu anda devreye, iCareFone for WhatsApp Transfer giriyor. Android cihazınızdan iPhone’a WhatsApp verilerinizi aktarmak istediğiniz üçüncü taraf uygulama olan iCareFone for WhatsApp Transfer sayesinde rahatlıkla bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.
iCareFone for WhatsApp Transfer, WhatsApp aktarımını Android’den iPhone’a sorunsuz bir şekilde aktarmak üzere tasarlanan bir WhatsApp aktarım aracı olarak öne çıkıyor. Kullanıcı dostu arayüzü, hızlı, hatasız ve verimli aktarım yaklaşımıyla tanınan uygulama ile mesajlarınızı aktarmak için aşağıdaki adımları uygulayabilirsiniz.
1. adım: iCareFone for WhatsApp Transfer’i başlatın ve ayarlayın
PC’nize veya Mac’inize “iCareFone for WhatsApp Transfer” aracını indirip yükleyin ve programı başlatın. Sonrasında Android veya iOS cihazınızı bilgisayara bağlayıp “Aktar”a tıklayın.
2. adım: Android WhatsApp veri yedekleme
2.1 İlk olarak Android WhatsApp verilerini yedeklemeniz gerekiyor. Bu nedenle, Android WhatsApp “Ayarlar” kısmına girin. “Sohbetler”e tıklayın ve ardından “Sohbet yedeği”ne gidin. “Google Drive’a Yedekle” bölümünün altında yer “Yalnızca Yedekle’ye dokunduğumda” seçeneğini belirleyerek “Back Up” yeşil düğmesine tıklayın.
2.2 Yedekleme başlayacağından ötürü, tamamlanana kadar beklemeniz gerekiyor. Bu işlem tamamlandıktan sonra iCareFone for WhatsApp Transfer programından “Devam” düğmesine tıklayın. Bundan sonra program Android telefonunuzda veri toplamaya başlayacak.
3. adım: Android WhatsApp hesabını doğrulayın
Android telefonunuzda WhatsApp hesabınızı doğrulayın. Daha sonra telefonunuz 6 haneli kod aldığında “WhatsApp doğrulama kodu” bölümünün altına kodu girdikten sonra “Doğrula” düğmesine tıklayın. Yapılan başarılı doğrulamadan sonra iCareFone for WhatsApp Transfer geri yüklenebilecek veriler üretmeye başlayacak.
4. adım: Veri geri yükleme süreci
iPhone’unuza veri geri yükleme işlemini başlatmadan önce, WhatsApp’ta oturum açın. Ardından “Oturum açıldı” düğmesine tıklayın. Program sizden “iPhone’umu Bul” özelliğini kapatmanızı isteyecek. Bu adımdan sora ekranda verilen talimatları izleyin.
Sonraki aşamada program, WhatsApp verilerini iPhone’unuza geri yüklemeye başlayacak. Bu adımları uygulayarak WhatsApp’ı Android’den iPhone’a kolay şekilde aktarabilirsiniz.
Sizlere veri transferi için dört farklı alternatif sunduk. Bu kısa adımlar sayesinde, Tenorshare iCareFone for WhatsApp Transfer aracılığıyla kolayca WhatsApp verilerinizi Android’den iOS’a aktarabileceksiniz.
Popüler sosyal medya platformu TikTok, yükselişini sürdürüyor. DataReportal‘ın We Are Social ve Hootsuite ile ortaklaşa yayımladığı Dijital 2021 Ekim Küresel İstatistik Raporu dikkat çeken verileri gösteriyor.
Rapora göre, yılın üçüncü çeyreğinde sosyal medya kullanıcı sayısı 4,5 milyar sınırını aştı. Bununla birlikte, TikTok’un da yükselişi sürüyor ve uygulamanın tabanını Çinliler oluşturuyor. Yeni rapordaki bazı başlıklara ve önemli ayrıntılara birlikte göz atalım…
Şu anda dünya nüfusunun üçte ikisinden fazlası cep telefonu kullanıyor. Kullanıcı sayısı son 12 ayda neredeyse 100 milyon artarak Ekim 2021’de 5,29 milyara ulaştı.
Küresel çapta 4.88 milyar internet kullanıcısı bulunuyor. Yani dünya nüfusunun neredeyse yüzde 62’si anlamına gelmekte. En son veriler, küresel internet kullanıcı sayısının geçen yıl 220 milyondan fazla arttığını gösteriyor. Ancak pandemi nedeniyle araştırmalar aksadığı için gerçek sayı daha fazla olabilir.
Sosyal medya kullanıcıları ise son 12 ayda 400 milyondan fazla artarak Ekim 2021’de 4,55 milyara çıktı. Kullanıcı artışı son 3 ayda biraz yavaşlasa da küresel olarak her gün 1 milyondan fazla yeni kullanıcı geliyor.
Bununla birlikte, kullanıcı oranını daha iyi görebilmek için dünya nüfusunun Ekim 2021’in başında 7,89 milyara ulaştığını belirtmeden geçmeyelim. Geçtiğimiz yıl bu zamana kıyasla yaklaşık 80 milyonluk bir artış söz konusu. Tahminlere göre, küresel nüfus 2023’ün ortalarına kadar 8 milyarı aşacak.
Sosyal medya platformlarındaki yükseliş sürüyor
Peki, bu rapor insanların dijital davranışlarının nasıl değiştiği hakkında bize ne söyleyebilir? Sırada, sosyal medya platformlarının kullanımı gibi verilerin analizi var. Çünkü sosyal medya kullanıcıları ciddi şekilde artış gösterdi.
2021’in üçüncü çeyreğini analiz eden rapordaki en önemli ayrıntı, şu anda dünya çapında 4,5 milyardan fazla sosyal medya kullanıcısı olduğunu göstermesi. Geçtiğimiz yılın bu zamanına göre 400 milyondan fazla artış söz konusu. Üstelik yıldan yıla neredeyse yüzde 10’luk bir büyümeyi temsil ediyor.
Geçtiğimiz yıl bu zamanlarda sosyal medya kullanıcılarının sayısı 4 milyar sınırını geçti. Saniyede ortalama 13 yeni kullanıcı ilk kez sosyal medyayı kullanmaya başlıyor. Büyük olasılıkla 2022’nin ilk yarısında dünya nüfusunun yüzde 60’ı sosyal medya kullanıcı olacak.
Ayrıca CNNIC‘in son raporu, Çin’deki 1 milyardan fazla insanın şu anda internet kullandığını ortaya koydu. Böylece Çin, dünyanın toplam internet kullanıcı tabanının 5’te 1’inden fazlasını oluşturuyor.
TikTok, 1 milyar kullanıcıya ulaştı
TikTok, Eylül 2021’in sonunda aylık 1 milyar aktif kullanıcı sayısını geçti. Böylece 1 milyar sınırını aşan yedinci sosyal medya platformu oldu. Üstelik TikTok’un bu sayıya ulaşması sadece 5 yılını aldı. Ayrıca TikTok’un 1 milyar kullanıcıya ulaşması Facebook’a göre daha kısa sürede gerçekleşti.
Bununla birlikte, böylesi bir kullanıcı sayısına ulaşan platformlar elbette pazarlamacıların da dikkatini çekiyor. Verilere göre, pazarlamacıların artık TikTok’taki reklamlar aracılığıyla dünya çapında 18 yaş ve üzeri 825 milyon kullanıcıya ulaşabileceğini gösteriyor.
Ayrıca TikTok’un iki cinsiyete dayalı verilerine göre, dünya çapındaki TikTok reklam kitlesinin yüzde 56,1’ini kadınlar oluşturuyor. Yaşa dayalı da TikTok verileri açıklandı. Ancak ByteDance, yalnızca 18 yaş ve üstü kullanıcıları rapor etti. Buna göre, 18 ila 24 yaş arasındaki kullanıcılar, 18 yaş ve üstü kullanıcılar arasında TikTok’un küresel reklam erişiminin yaklaşık yüzde 45’ini oluşturuyor.
Sosyal medya platformlarının kullanıcı sayısı.
TikTok’ın yaş ve cinsiyet dağılımı.
TikTok’ın reklam erişim sıralaması.
Konuma göre kitle erişim oranı.
Bunun dışında, 18-24 yaş arasındaki kadınlar, platformun 18 yaş ve üstü toplam reklam kitlesinin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.
Son olarak, TikTok özellikle Orta Doğu‘da popüler gibi. Suudi Arabistan‘daki TikTok kullanıcılarının sayısı, ülkenin 18 yaş ve üzeri toplam nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ine eşit.
Apple, geçtiğimiz günlerde düzenlediği etkinlikte pek çok ürününü sergiledi. Yeni MacBook’larını piyasaya süren üretici, aynı zamanda üçüncü nesil AirPods kulaklığını da duyurdu. Ancak sırada tanıtılmayı bekleyen bir başka kulaklık daha var.
Bilindiği üzere Apple, bu yılın ilk yarısında Beats Studio Buds kulaklığını piyasaya sürmüştü. Yıl sonuna doğru gelirken Apple, bu kez de Beats Fit Pro kablosuz kulaklığını duyuracak.
Apple, yeni çıkardığı parlatma bezine olan ilgiden oldukça memnun. Temizliğe yarayan ürün çok kısa bir süre içerisinde tükendi.
Beats Fit Pro, Kim Kardashian tarafından görüntülendi
Daha önce piyasaya sürülen pek çok üründe Apple, ünlü isimlerden yararlanarak yeni tanıtacağı ürünleri lansman öncesi kullanıcılara gösterdi. Şimdi şirket bunu yeni kulaklığı içinde yapıyor. Bir süredir sızıntılarıyla gündeme gelen ve Kasım ayında piyasaya çıkması beklenen Beats Fit Pro, tanıtım öncesi Kim Kardashian tarafından kullanılırken görüntülendi.
Sadece bu değil. Aynı zamanda kısa süre önce yayınlanan iOS 15.1 RC sürümünde de yine Beats Fit Pro’nun sızdırıldığını belirtmekte fayda var.
Kısa süre önce Kim Kardashian, Instagram üzerinden yeni bir fotoğrafını paylaştı. Çoğu kullanıcının ilgi odağı Kardashian’ın kıyafetleri olurken, bizler gibi teknoloji meraklılarının ise ilgi odağı kablosuz kulaklıklar oldu.
Yukarıdaki fotoğrafta Beats Fit Pro’nun gerçekte nasıl göründüğü ve tasarımına dair bazı ayrıntılar açığa çıkıyor. Yeni kulaklık tasarımsal olarak Beats Studio Buds’ı anımsatsa da, kulaklığın ucundaki uzunluk da gözlerden kaçmıyor. Bu, muhtemelen konforu daha iyi hale getirmek için tasarlanmışa benziyor.
Öte yandan Beats Fit Pro, aktif gürültü azaltma teknolojisine ve dış kısmında Beats Logosuna sahip olacak. Ayrıca kulaklığın kenarındaki dokunmatik düğme, çok net olmasa da görünüyor.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte IoT ürünleri hayatımızın bir parçası haline geldi. Legrand bünyesindeki Netatmo markasının akıllı ev teknolojilerini inceledik.
Netatmo Legrand ürünleri bize neler sunuyor?
ShiftDelete YouTube kanalında farklı içerikler ile karşınıza çıkmaya devam ediyoruz. Bu videomuzda Netatmo Legrand akıllı ev teknolojilerinden bahsettik. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri videomuz ile baş başa bırakalım.
Sistemin en büyük avantajlarından biri abonelik sisteminin olmaması. Bu sayede akıllı ev teknolojilerine uzun soluklu yatırım yapmak isteyenler için cihazlar daha ucuz hale geliyor.
Kolay kurulum ve yanında gerekli araç-gereçlerin gelmesi kullanım deneyimi konusunda oldukça iyi izlenim bıraktı. Akıllı termostat sayesinde evinizin sıcaklığını uzaktan kontrol ederek enerji tasarrufu sağlayabilirsiniz.
Akıllı telefona bildirim gönderebilen akıllı kamera, beklentileri fazlasıyla karşılıyor. Ortamdan geçen nesnenin türünü yapay zeka sayesinde ayırt edebilen cihaz, istediğiniz alanı kontrol etmenize imkan tanıyor. Akıllı kamerada bulunan aydınlatma ünitesi sayesinde karanlık ortamlarda da cihaz oldukça iyi çalışıyor.
Alexa ve Apple HomeKit gibi sistemleri destekleyen akıllı ev içi kamera, yapay zeka desteğiyle birlikte dahili depolama imkanı da sunuyor. Cihazda belirlenen evcil hayvanların veya şahısları yüz tanıma sistemiyle alarmı aktif etmemesi de birçok üründen ayıran özelliklerden biri.
Geçtiğimiz yıllarda Amerika‘yı ziyaret eden pek çok kişi, teknolojik cihazların burada ne kadar uygun fiyatlara satıldığını hatırlayacaktır. Özelikle bazı eyaletlerde devlet tarafından alınan vergi oranı daha düşük olduğu için dünyanın geri kalanından yüzde 30‘lara kadar düşük ücretli alınabiliyordu. Ancak son bir kaç senedir, Avrupa‘dan Asya‘ya kadar pek çok ülkede bu durumun değiştiğini gördük. Bu sebeple en ucuz Apple ürünleri hangi ülkede satılıyor sizin için araştırdık.
En ucuz Apple ürünlerini hangi ülkede, nasıl bulabiliriz?
Yurtdışına seyahate gidiyorsanız ve dönerken yanınızda bir akıllı cihaz getirmeyi planlıyorsanız, dikkat etmeniz gereken bazı şeyler var. Örneğin gideceğiniz ülkede dalgalanan bir döviz kuru varsa, siz gidene kadar fiyatı artabilir. Bir diğer önemli konu da, cihazın vergileri fiyata yansıtılmamış olabilir. Bazı ülkelerde elektronik ürün satışında karşınıza çıkan ücretler aslında ürünün satış fiyatı değil, vergisiz fiyatıdır. Dolayısıyla buna da dikkat etmek gerekir. Ancak eğer turist olarak bir ülkeyi ziyaretiniz sırasında alıyorsanız, 200 dolara kadar vergi iadesi alabilirsiniz. Çünkü bu ödemeler yalnızca vatandaşlar için zorunludur.
Ürün farklılıklarına da dikkat etmek gerekebilir. Örneğin Asya ve Afrika‘ya seyahat planlıyorsanız, buradaki ülkelerde bulunan cihazlar dışarıdan aynı görünüyor olsa da donanım ve yazılımları farklılık gösterebilir.
Önemli bir diğer konuda garanti koşulları. Apple tarafından sağlanan garanti ve teknik servis desteğinden faydalanabilmeniz için cihazı satın alırken özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Çünkü şirketin dünya, Avrupa veya ülkeler genelinde sunmuş olduğu garanti kapsama alanı sizin yaşadığınız ülke için geçerli olmayabilir. Örneğin bir kaç yıl öncesine kadar Apple’ın yurtdışındaki cihazlara sunduğu tüm dünyada 1 yıl geçerli garantisi Türkiye‘de de geçerliydi. Ancak yurtdışından cihaz getirilmesinin önüne geçmek için çıkartılan bir yasayla birlikte bu durum sona erdi.
Apple tarafından uzun zamandır geliştirilen VR gözlükler hakkında olumsuz bir gelişme yaşandı. Şirket üretimde zorlanıyor!
En ucuz MacBook hangi ülkede?
Teknolojik ürünler ne kadar pahalı olursa edeceğiniz tasarrufta o kadar fazla olacaktır. Örneğin, ziyaret ettiğiniz ülkede fiyatlar yaşadığınız yer göre yüzde 10 daha uygunsa, 200 dolarlık bir cihazdan 10 dolar, 2 bin dolarlıktan da 200 dolar kar edebilirsiniz. Üstelik bu fiyata vergi dahil olduğu için 250dolara kadar da vergi iadesi alabilirsiniz.
13 inçlik M1 çipli Air modelinin Amerika fiyatı 999 dolardan, Pro‘nun da bin 299 dolardan başlıyor. Geçtiğimiz günlerde tanıtılan yeni MacBook Pro ailesinin fiyatları da bin 999 dolardan başlayıp 3 bin 499 dolara kadar gidiyor. Tabi bu fiyatlara eyaletlere göre değişen vergilerin dahil edilmediğini de belirtelim. Çünkü satın alacağınız bölgeye göre 100 ile 250 dolar arası bir fiyat artışı olabilir. Ancak ülkenin vatandaşı değilseniz, 250 dolara kadar bu vergilerin iadesini alabilirsiniz.
MacBook serisinin modeline göre ülkelerdeki fiyatları değişebiliyor. Ancak genel olarak Japonya ve Avustralya‘da ABD‘den daha uyguna alabilirsiniz. Örneğin Amerika‘da vergisiz bir şekilde 999 dolar olan M1 çipli Air modeli, Japonya‘da 115 bin Japon yenine yani 1009 dolara satılıyor. Ancak 92 dolarlık vergiyi iade olarak aldığınız zaman, bu ürüne 917 dolara sahip olabilirsiniz.
En ucuz iPad hangi ülkede?
iPad‘lerde durum biraz daha karışık. Çünkü almak istediğiniz modeline ve hafıza seçeneklerine göre ülkelerdeki fiyatları değişiyor. Ancak genel olarak en uygun fiyatı Avustralya, Güney Kore, Hong Kong ve Japonya‘da bulabilirsiniz. 12.9 inçlik M1 çipli 128 GB iPad Pro şu anda Amerika‘da vergisiz bin 99 dolara satılıyor.
Avustralya‘daysa aynı 12.9 inçlik M1 çipli 128 GB iPad Pro modeli, bin 235 ABD dolarına satılıyor. Ancak 112 ABD doları bir vergi iadesiyle bu ürünü bin 123 dolara alabilirsiniz. Aynı ürünün Japonya fiyatı 129 bin 800 Japon Yeni, yani bin 137 dolar. 11 bin 800 Yen yani 108 dolarlık vergiyi iade aldığınızda bu ürünü bin 29 dolara satın alabilirsiniz.
En ucuz iPhone hangi ülkede?
Bir iPhone satın almak istiyorsanız en doğru seçim Japonya olacaktır. Güney Kore ve ABD‘de benzer fiyatlar sunuyor. Amerika‘da iPhone 13 Pro modelinin vergisiz fiyatı 999 dolarken, Japonya‘da 978 dolardan satılıyor. Yani aslında bu ürün için fiyatlar oldukça yakın gözüküyor.
En ucuz AirPods hangi ülkede?
AirPods‘lar fiyatı itibariyle Apple‘ın en ucuz ürünleri arasında yer alıyor. Dolayısıyla listemizdeki diğer ürünler kadar fark yaratmayacaktır. Ancak daha uyguna bulursanız, takibi de yurtdışına gitmişken almak size tasarruf ettirecektir. Amerika‘da vergisiz bir şekilde 179 dolara satılan 3. nesil AirPods, Japonya‘da vergisiz bir şekilde 189 dolardan satılıyor.
Kısacası, uygun fiyatlı bazı cihazlar için yurtdışına gitmek bütçenize fayda sağlamayabilir. Ancak birden fazla ürün veya yüksek fiyatlı bir MacBook ve iMac gibi cihazlar alacaksanız tercih edilebilir. Genel olarak en iyi tercih, Japonya, Kore ve Hong Kong gibi Asya ülkeleri gibi gözüküyor olsa da, yol masrafları düşünüldüğünde, yakın Avrupa ülkeleri daha iyi bir seçenek olabilir. Ancak alacağınız cihazların garantisiz olacağını unutmamakta fayda var.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Kripto paralar kimi zaman düşse de yüksek kar marjları sağlaması sebebiyle birçok insanın dikkatini çekiyor. Amerika’da yaşanan kripto para soygunu ise genç yaştaki bir grup tarafından gerçekleştirildi.
Amerika Birleşik Devletleri Maryland Bölge Savcılığı’na göre; grubun yirmi yaşındaki üyesi Kyell Bryan, SIM takası, kripto para hırsızlığı ve daha birçok olay yüzünden mahkemeye çıkarılacak.
Dünyanın en büyük sosyal medya şirketlerinden Facebook, bir süredir üzerinde çalıştığı kripto para cüzdanını kullanıma açtı!
Genç grup kripto para soygunu yüzünden hapis cezasıyla karşı karşıya
İddianamenin ilk açıklamasına göre, Haziran 2019’da 19 yaşındaki Bryan, 21 yaşındaki Jordan K. Milleson ve diğerleriyle grup kurdu. Grup, ismi açıklanmayan bir kablosuz operatördeki çalışanların; giriş kimlik bilgilerini ele geçirmek için kimlik avı saldırılarında bulundu.
Bryan ve Milleson’ın ifadesinde de dile getirdiği gibi bu grup; genellikle sosyal medya hesaplarını çalmak ve takas etmek amacıyla Twitter’ave diğer sosyal medya platformlarına; kimlik avı saldırıları düzenleyen OGUsers ticaret forumunun aktif katılımcılarıydı. Ayrıca OGUsers’dan sızdırılan mesajlar arasında; 2019’da Bryan’ın başka bir üyeden T-Mobile’ın çalışan giriş sayfasına benzeyen bir site; hazırlamak için yardım istediği ortaya çıktı.
Ele geçirdikleri kimlik bilgilerini SIM takasları yapmak için kullandılar. Böylece hesapları koruması beklenen iki faktörlü kimlik doğrulama sürecini kolayca atlatabildiler. Savcılara göre, takası gerçekleştirdikten sonra Bryan, Milleson’a mağdurun hesabından 16.847 dolar değerinde kripto paraaktarması talimatını verdi.
İlginç bir şekilde, komplo iki adam arasındaki bir iş anlaşmazlığı yüzünden çözülmüş gibi görünüyor. Savcılar, 26 Haziran 2019’da “Bryan, Baltimore İlçe Emniyet Müdürlüğü‘nü aradı ve Milleson ailesinin ikametgahında ikamet ettiğini iddia ederek babasını konutta vurduğunu yanlış bir şekilde bildirdi.”
ABD Maryland Bölge Savcılığı’ndan yapılan açıklamada, ”Arama sırasında Bryan, kendisini vurmakla tehdit etti ve onunla yüzleşmeye çalışırlarsa polis memurlarına ateş edeceğini söyledi” dedi. “Çağrı, bir kişinin polise veya özel silah ve taktikler (SWAT) ekibinin yanıtını tetikleyecek yetkililere yanlış bir çağrı yaptığı ve böylece yaşamı tehdit eden bir duruma neden olacak bir cezai taciz taktiği olan ’swatting‘ saldırısıydı.”
İddianamede, Bryan’ın Milleson’un dijital para hırsızlığı gelirlerini paylaşamamasına misilleme olarak ortağını dövdüğü iddia ediliyor. Milleson ve Bryan, korunan bilgisayarlara yetkisiz erişim, kimlik hırsızlığı ve telefon sahtekarlığı komplosu suçlamaları yüzünden hapis ve para cezası aldı.
Milleson, iki yıl hapis cezası alırken yaklaşık 35 bin dolar tazminat ödeyecek. Bryan, Ocak 2022’de hüküm giyecek ve bir yıl denetimli serbest bırakıldıktan sonra iki yıl hapis cezası aldı. Ayrıca Bryan’nın tazminat olarak yaklaşık 17 bin dolar ödeyeceği belirtiliyor.
2011 yılının haziran ayında Justin Kan ve Emmett Shear tarafından kurulan ve günümüzde aylık 140 milyon kullanıcısıyla faaliyetlerini sürdüren Twitch, kullanıcı deneyimini üst seviyeye çıkarmak için çalışmalarına devam ediyor. Son olarak platform, takip edilen canlı yayınlarda bazı anları gözden kaçıran izleyicileri fazlasıyla sevindirecek yeni özelliğini test etmeye başladı.
Twitch, veri ihlali hakkında konuştu. Parolaların ve kredi kartı bilgilerinin çalınıp çalınmadığını söyledi.
Twitch, ‘geri sarma’ butonunu test ediyor
Twitch’in konsepti bilindiği üzere canlı yayınlar üzerine kuruludur. Bu sayede izleyiciler, yayıncılarla anlık olarak etkileşimde bulunarak eğlenceli zaman geçirebilirler. Ancak bazen canlı yayın esnasında bazı anlar izleyicilerin gözünden kaçabilir. Bu durumun oldukça can sıkıcı olduğunu söyleyebiliriz.
Twitch, kullanıcıların yaşadığı bu can sıkıcı durumu kökünden çözmek için ”geri sarma” özelliğini test etmeye başladı. Bu sayede canlı yayın esnasında kaçırılan anlar, geri sarma butonu ile tekrardan gözden geçirilebilecek ve hatta söz konusu içerikler diğer Twitch VOD’larında olduğu gibi farklı hızlarda izlenebilecek.
🔬 Over the next month, some viewers may see up to 3 new buttons on live channels pages: Rewind the Stream, Remind Me, & Watch Trailer. This experiment will inform future features only and the buttons will be removed once it’s complete.
Geri sarma butonu tıklandığı zaman söz konusu canlı yayın iki dakika alınabilirken, bu noktada izleyicinin halihazırda devam eden canlı yayını kaçırmaması için de resim içinde resim penceresi mantığı benimsenecek. Böylelikle kullanıcılar hem kaçırdığı anları geri sarma butonu ile tekrardan izleyebilirken hem de devam eden canlı yayını takip edebilecek.
Geri sarma özelliğinin takip edilen yayıncısı tarafından aktif edilmesi durumunda çalışabilecek. Twitch, bu özelliği test amacıyla önümüzdeki günlerde kullanıcıların yaklaşık dörtte biri için kullanıma açacak.
Bunun yanı sıra platform, ”Bana Hatırlat” ve ”Fragmanı İzle” olmak üzere iki yeni özellik üzerinde çalışıyor. Bunlardan ilki yaklaşmakta olan canlı yayınlar için bir hatırlatıcı görevi üstlenirken, ikincisi ise yayıncıların kanal fragmanlarının izlenmesine olanak sağlıyor.
Yıldız çarpışması sonucu ne olur? Sıklıkla merak edilen bu sorunun cevabını güncel bir haberle verebiliriz. Genç gezegen sistemleri çarpışarak büyüyor. Bilim insanları, Güneş Sistemi’ndeki Dünya ve Ay‘ın da bu tür dev çarpışmaların ürünü olduğunu düşünmekte.
Gökbilimciler, bu tür çarpışmaların ilk sistemlerde olağan olduğunu söylüyor. Ancak diğer yıldızlarda bunu gözlemlemek pek de mümkün değildi. Bununla birlikte, MIT, İrlanda Ulusal Üniversitesi ve Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, yeni bir gözlem yaptı. İşte ilgi çekici makalenin bulguları…
NASA Dünya'nın oluşumu hakkında önemli bilgiler verebilecek görev için COSI teleskobunu seçti! İşte görevin ayrıntıları...
Yıldız çarpışması 200 bin yıl önce gerçekleşti
Uluslararası bilim ekibi, hakemli bilimsel dergi Nature‘da türünün ilk tespiti olan bulgularını yayımladı. MIT liderliğindeki ekip, Dünya’ya 95 ışıkyılı uzaklıktakibir yıldız sisteminin etrafında meydana gelen büyük bir çarpışmanın bulgularını keşfetti.
Gökbilimciler, HD 172555 adlı yıldızın yaklaşık 23 milyon yaşında olduğunu açıkladı. Çarpışmanın yaklaşık olarak Dünya büyüklüğünde bir karasal gezegen ile en az 200 bin yıl önce, saniyede 10 kilometre hızla meydana geldiğini belirlediler.
Araştırmacılara göre, çalışmanın en önemli bulgusu yıldızın çevresinde gözlemledikleri gaz ve toz. Çünkü böyle yüksek hızlı bir çarpışma sonucunda muhtemelen daha büyük olan yıldızın atmosferinin bir kısmını havaya uçurduğunu gösteriyor.
Bu arada, HD 172555 yıldızı, tozunun olağandışı bileşimi nedeniyle gökbilimciler arasında tartışma konusuydu. Son yıllardaki gözlemler, yıldızın tozunun astronomların tipik bir yıldız enkaz diski için beklediğinden daha farklı mineraller içerdiğini gösterdi. Bu nedenle araştırmacılar, yıldız çarpışması geçmişi üzerinde durdu.
Araştırmacılar, karbon monoksiti aradı
Ekip, Şili’deki Atacama Büyük Milimetre Dizisinden (ALMA) alınan ve 66 radyo teleskopundan oluşan görüntüleri inceledi. Ayrıca yakındaki yıldızların çevresinde karbon monoksit belirtileri aramak için ALMA kamu arşivindeki verilere baktılar. Çünkü, enkaz disklerindeki gazı incelemek istediğimizde karbon monoksit genellikle en parlak ve dolayısıyla bulunması en kolay olan moleküldür.
Analiz sonucunda ekip, yıldızın etrafındaki karbon monoksiti tespit etti. Miktarını ölçtüklerinde, gazın Venüs’ün atmosferindeki karbon monoksitin yüzde 20’si kadar olduğunu buldular. Ayrıca gazın büyük miktarlarda şaşırtıcı bir şekilde yıldıza yakın (yaklaşık 10 astronomik birimde) döndüğünü gözlemlediler.
Bir yıldıza bu kadar yakın tipik olarak çok az karbon monoksit olur. Bu nedenle ekip, gazın bol ve yakın olma nedeni araştırdı. Birkaç senaryo üzerinde duran ekip, nihayetinde gazın büyük bir çarpışmanın kalıntısı olduğu konusunda hemfikir oldu.