Havayla Çalışan Ekran Yaptılar!

Elektriğin çalışma prensibi okullarda genellikle su benzetmesi üzerinden anlatılır. Voltaj basınca, akım ise akış hızına benzetilerek öğrencilerin konuyu zihninde canlandırması sağlanır. Bu sadece bir eğitim metodu değil, aynı zamanda akışkanlar dinamiği açısından da geçerli bir karşılaştırmadır. Tarihte Sovyetler Birliği’nde kullanılan su entegratörleri veya YouTuber Steve Mould’un yaptığı su bilgisayarı gibi örnekler, mantık devrelerinin sıvılarla da kurulabileceğini kanıtlamıştır. Ancak su kullanımı, sızdırma riski veya su darbesi gibi fiziksel zorlukları da beraberinde getirir.

Oyunlardaki Türk Karakter ve Mekanlar!

Oyunlardaki Türk Karakter ve Mekanlar!

Oyunlardaki Türk karakter ve mekanlar son dönemde popüler olmaya başladı. Bakalım hangi oyunlarda ülkemiz temsil ediliyor?

Hava ile Çalışan Bilgisayar Ekranı Nasıl Üretildi?

Akışkan mantığını kullanmak için mutlaka sıvı gerekmez; gazlar da bu işlev için kullanılabilir. Yumuşak robotik (soft robotics) alanındaki çalışmalarıyla tanınan YouTuber Soiboi Soft, bu konsepti bir adım ileri taşıyarak hava gücüyle çalışan cihazlar tasarlıyor. Daha önce silikon robotlar üreten içerik üreticisi, son çalışmasında mikroakışkanlar alanına odaklanarak dikkat çekici bir projeye imza attı.

Yayınlanan son videoda, hidrolik piksellerden oluşan ve hava ile kontrol edilen bir ekranın yapım aşamaları yer alıyor. Bu sistemde her bir piksel, kendisine bağlı bir solenoid valf aracılığıyla şişirilip indirilebiliyor. Sistemin en ilginç yanı ise çalışma mantığının tersine işlemesi; hücredeki havasızlık durumu “açık” komutunu temsil ediyor. Sistem aktif olduğunda vakum devreye giriyor ve silikon zar içeri doğru çekilerek yarım küre şeklinde bir çukur oluşturuyor.

Silikon ve Vakumun Gücü: Akışkan Mantığıyla Çalışan Piksel Teknolojisi

Tek bir pikselden çoklu bir ekrana geçiş yapmak ise oldukça karmaşık bir kablolama süreci gerektiriyor. Pikseller bir ızgara üzerine yerleştiriliyor ve her satır ile sütun kendi vakum pompasına bağlanıyor. Bir pikselin çalışması için hem satır hem de sütun hattının aktif olması gerekiyor. Bu durum, iki vakum transistöründen oluşan basit bir VE (AND) kapısı ile sağlanıyor. Bu katmanlı yapı, günümüzde kullandığımız silikon çiplerin mimarisini andırıyor.

HUTT Air Purifier Pro Plus ile Evinizde Doğa Esintisi Yaşayın

HUTT Air Purifier Pro Plus ile Evinizde Doğa Esintisi Yaşayın

Modern yaşamın zorlukları karşısında HUTT Air Purifier Pro Plus ile güvenli bir ortam yaratın. Hava kalitenizi yükseltebilirsiniz.

Videonun sonunda Soiboi Soft, 4×4’lük bir silikon piksel ızgarasını başarıyla çalıştırarak “Hi world!” yazısını ve çeşitli yüz ifadelerini ekrana yansıtıyor. Hatta bu teknolojiyle klasik Yılan (Snake) oyununun hidrolik bir versiyonunun yapılabileceği belirtiliyor. Projenin teknik başarısının yanı sıra, vakum hatlarının açılıp kapanırken çıkardığı tıslama ve tıklama sesleri, izleyiciler için hipnotize edici bir ASMR deneyimi sunuyor.

Şansın Böylesi! Çöpte RAM Buldu!

Şansın Böylesi! Çöpte RAM Buldu!

Bir Reddit kullanıcısı çöplükte ilginç şekilde değerli donanım parçaları buldu. DDR4 RAM ve i7 işlemci herkesi şaşırttı.

Peki, siz bu tür deneysel teknolojilerin gelecekte günlük hayatımızda yer bulabileceğini düşünüyor musunuz?

Apple Bu 4 Modeli Satıştan Kaldıracak!

Apple, yeni ürünlerini tanıtmaya hazırlanırken mevcut envanterinde önemli değişikliklere gidiyor. Şirketin dört farklı ürün grubunda stokların tükenme noktasına geldiği ve bu modellerin üretiminin durdurulacağı bildiriliyor. Apple Store çalışanlarından gelen bilgiler, raflardaki boşlukların yeni nesil cihazların habercisi olduğunu doğruluyor. Özellikle uygun fiyatlı iPhone modeli için yolun sonu görünmüş durumda.

Apple Spotify’ın O Özelliğini Kopyalayabilir!

Apple Spotify’ın O Özelliğini Kopyalayabilir!

Apple Music, rakipleri YouTube ve Spotify'ın sunduğu yapay zeka destekli çalma listesi özelliklerini iOS 27 ile getirebilir.

iPhone 17e ve M5 MacBook Pro Geliyor: İşte Satışı Durdurulacak Modeller

Geçtiğimiz yılın Şubat ayında piyasaya sürülen iPhone 16e, bütçe dostu bir seçenek olarak sunulmuştu. Ancak ünlü analist Mark Gurman’a göre bu modelin stokları tamamen kurumuş durumda. Yaklaşan iPhone 17e lansmanı ile birlikte Apple’ın eski modeli indirimli fiyattan satmaya devam etmesi beklenmiyor. Bunun yerine cihazın satıştan tamamen kaldırılacağı öngörülüyor. Benzer bir durum tablet tarafında da yaşanıyor.

Apple, iPhone 17e, M4 iPad Air, Apple Studio Display, MacBook Pro M5, Stok Sorunu

M3 işlemcili iPad Air modeli için de geri sayım başladı. Piyasaya sürülmesinin üzerinden bir yıl geçen tabletin yerini M4 işlemcili yeni bir modelin alması bekleniyor. Stoklarda yaşanan sıkıntılar, önümüzdeki haftalarda gerçekleşmesi beklenen lansmanın en büyük kanıtı olarak gösteriliyor. Mark Gurman, hem yeni iPhone hem de yeni iPad Air modellerinin çok yakında tanıtılacağını belirtiyor.

Apple, iPhone 17e, M4 iPad Air, Apple Studio Display, MacBook Pro M5, Stok Sorunu

Dört yıldır güncellenmeyen Apple Studio Display için de beklenen an gelmek üzere. Giriş seviyesi monitörün hem çevrimiçi mağazada hem de fiziksel mağazalarda bulunabilirliği ciddi oranda azaldı. Yeni sevkiyatların Şubat sonu veya Mart başına kadar yapılmayacak olması, mevcut modelin üretiminin durdurulacağına işaret ediyor. Bu durum, uzun süredir beklenen yenilenmiş modelin yakında duyurulacağını gösteriyor.

Apple, iPhone 17e, M4 iPad Air, Apple Studio Display, MacBook Pro M5, Stok Sorunu

Son olarak, profesyonel kullanıcılara hitap eden MacBook Pro serisinde de değişim rüzgarları esiyor. M4 Pro ve M4 Max işlemcili modellerin tedariğinde yaşanan aksaklıklar, M5 Pro ve M5 Max çiplerine sahip yeni dizüstü bilgisayarların yolda olduğunu kanıtlıyor. Bloomberg, yeni modellerin Mart ayının başında tanıtılabileceğini rapor ediyor. Apple’ın bu hamlesiyle birlikte, üst seviye dizüstü bilgisayar serisi tamamen güncel M5 mimarisine geçmiş olacak.

Apple Sevilen Diziyi Satın Aldı!

Apple Sevilen Diziyi Satın Aldı!

Apple, maliyetleri yönetmek ve evreni genişletmek için Severance dizisinin tüm haklarını satın aldı. 3. sezon ve spin-off detayları haberimizde.

Teknoloji dünyası Apple’ın bahar döneminde yapacağı bu yeniliklere odaklanmış durumda. Peki siz bu beklenen güncellemeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yaklaşan yeni Apple ürünlerinden en çok hangisi ilginizi çekiyor veya mevcut cihazınızı değiştirmeyi planlıyor musunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın.

Yeni Spider-Man Dizisinden İlk Fragman Geldi!

Amazon Prime Video’nun merakla beklenen yeni dizisi Spider-Noir için ilk fragman resmen yayınlandı. Spider-Verse filmlerinin genişleyen evreninden doğan bu yeni yapım, izleyicileri 1930’ların karanlık ve suç dolu New York atmosferine davet ediyor. Çizgi roman dünyasının sevilen karakteri, bu kez alışılmışın dışında bir dedektiflik ve gerilim hikayesiyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.

PlayStation 3 için Bir Devir Kapanıyor!

PlayStation 3 için Bir Devir Kapanıyor!

Netflix, 2 Mart 2026 itibarıyla PlayStation 3 desteğini sonlandıracağını açıkladı. 20 yıllık efsane konsol için bir devir kapanıyor.

Spider-Noir Fragmanı Yayında: Nicolas Cage ile 1930’lar Atmosferi

Dizinin başrolünde, Ben Reilly karakterine hayat veren usta oyuncu Nicolas Cage yer alıyor. Kendi boyutunda “Örümcek” olarak tanınan ve özel dedektiflik yapan Reilly, hikaye başladığında zorlu bir dönemden geçmektedir. Yerel suç patronu Silvermane’e (Brendan Gleeson) yönelik bir suikast girişimi gerçekleşince, gerçek suçluyu bulmak ve olayların kendi geçmişiyle olan gizemli bağlantısını çözmek yine Reilly’ye düşüyor.

Yapım, sadece ana karakteriyle değil, kadrosunda yer alan diğer isimlerle de dikkat çekiyor. Dedektif Reilly’nin yürüttüğü soruşturma sırasında yolu, Spider-Man evreninin diğer ikonik karakterlerinin 1930 versiyonlarıyla kesişiyor. Bu isimler arasında Lamorne Morris tarafından canlandırılan Robbie Robertson, Li Jun Li’nin hayat verdiği Cat Hardy ve Jack Huston’ın oynadığı Flint Marko gibi tanınmış figürler bulunuyor.

Netflix’e Soruşturma Şoku!

Netflix’e Soruşturma Şoku!

Netflix'in Warner Bros. Discovery'yi 82.7 milyar dolara satın alma süreci, Adalet Bakanlığı'nın tekelcilik soruşturmasıyla karşı karşıya.

Dizinin görsel tarafında ise izleyicileri oldukça ilginç bir yenilik bekliyor. Spider-Noir, hem renkli hem de siyah-beyaz olmak üzere iki farklı versiyonla izleyiciye sunulacak. Özellikle siyah-beyaz versiyon, dizinin kara film (noir) tonunu daha iyi yansıtmak ve o dönemin atmosferine derinlik katmak amacıyla özel olarak tasarlanmış durumda.

Yayın takvimine bakıldığında, dizi 27 Mayıs tarihinde hem renkli hem de siyah-beyaz izleme seçenekleriyle Prime Video kütüphanesine eklenecek. MGM+ platformunu kullananlar ise haftalık olarak yayınlanacak bölümlere biraz daha erken, 25 Mayıs’tan itibaren erişebilecekler. Bu çift formatlı gösterim, izleyicilere görsel açıdan farklı deneyimler vaat ediyor.

Apple Sevilen Diziyi Satın Aldı!

Apple Sevilen Diziyi Satın Aldı!

Apple, maliyetleri yönetmek ve evreni genişletmek için Severance dizisinin tüm haklarını satın aldı. 3. sezon ve spin-off detayları haberimizde.

Nicolas Cage’in performansı ve farklı görsel diliyle dikkat çeken bu karanlık dedektiflik hikayesi, süper kahraman yapımlarından sıkılanlar için güçlü bir alternatif olabilir. Peki siz bu yeni Spider-Man uyarlaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Diziyi renkli mi yoksa atmosferik siyah-beyaz versiyonuyla mı izlemeyi tercih edersiniz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Türk Hava Yolları 500. Uçağını Tanıttı

Avrupa’nın en genç filolarından birine sahip olan Türk Hava Yolları, 1933 yılında 5 uçaklık mütevazı bir filo ile başlayan yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına daha ulaştı. Milli bayrak taşıyıcı, 2025 yılı sonunda filoya katılan “TK Aile” isimli 500. uçağını düzenlenen özel bir lansman etkinliğiyle tanıttı.

Tasarımı 100 bin çalışan ve emeklinin fotoğraflarıyla hazırlanan 500. uçağın lansmanı; birlik ve beraberlik anlayışını yansıtan geniş ve anlamlı bir katılımla gerçekleştirildi. İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen etkinliğe; Türk Hava Yolları ve iştiraklerinin yöneticileri, eski üst düzey yöneticileri, çalışanları ve emeklilerinin yanı sıra havacılık sektöründen önde gelen isimler katıldı.

Lansmanda ayrıca, vatan için canlarını feda eden şehitlerin emaneti olan 81 ilimizden gelen şehit çocukları, Türk Hava Yolları’nın hafızalara kazınan Iğdır reklam filmi oyuncuları yer aldı. Bu özel buluşma, Türk Hava Yolları’nın büyüme hikâyesinin yalnızca rakamlardan değil, aynı zamanda ortak emek, vefa ve dayanışmadan oluştuğunu bir kez daha ortaya koydu.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Hakkı Alkan (@hakki_alkan)’in paylaştığı bir gönderi

Tanıtım kapsamında gerçekleştirilen özel uçuşta “TK Aile” isimli uçak gökyüzüne 500 rakamını çizerek ikinci 500 döneminin başlangıcını simgeleyen bir iz bıraktı. TK 500 sefer sayılı uçuşta şehit çocukları ve aileleri, Türk Hava Yolları yöneticileri, eski üst düzey yöneticileri ve çalışanlar yer aldı. 

Türk Hava Yolları’nın filo büyüme yolculuğunda kilometre taşları olan diğer uçaklar da etkinlik alanında katılımcılara sergilendi, Türk Hava Yolları’nın ilk uçağının birebir boyuttaki maketi de büyük ilgi topladı. Dönüm noktası uçakların filoya katılım tarihleri şu şekilde gerçekleşti:

  • 100. uçak – Ağustos 2006
  • 200. uçak – Kasım 2012
  • 300. uçak – Şubat 2016
  • 400. uçak – Mart 2023
  • 500. uçak – Aralık 2025

Türk Hava Yolları, modern uçak yatırımlarıyla operasyonel verimliliğini ve yolcu konforunu artırırken, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda filosunu güçlendirmeye devam ediyor. 500. uçak, Türk Hava Yolları’nın yalnızca bugünkü gücünü değil, aynı zamanda 2036 yılında ulaşılması hedeflenen 1000 uçaklık filo vizyonunu da simgeliyor.

Türk Hava Yolları, 500. uçağıyla birlikte geçmişten aldığı güçle geleceğe emin adımlarla ilerlerken, “birlikte büyüyor, birlikte yükseliyor” anlayışıyla havacılık sektöründe yeni başarı hikâyeleri yazmayı sürdürüyor.

3D Yazıcı Teknolojisinde Yeni Dönem!

Çoğu insan 3D yazıcıları plastik parçalar, basit aletler veya oyuncaklar üretmek için kullanılan cihazlar olarak tanıyor. Ancak iş metal basmaya geldiğinde süreç çok daha karmaşık ve zorlu bir hal alıyor. Metaller aşırı yüksek ısı gerektiriyor ve ısıtılıp hızlıca soğutulduklarında yapısal olarak bozulabiliyorlar veya istenmeyen tepkiler verebiliyorlar. Hiroshima Üniversitesi’ndeki bilim insanları, tungsten karbür kobalt malzemesini tamamen farklı bir yöntemle basarak bu alanda büyük bir dönüm noktasına ulaştı.

Airbus Üretimde Devrim Yapıyor

Airbus Üretimde Devrim Yapıyor

Airbus, w-DED teknolojisi ile titanyum uçak parçalarını 3D yazıcılarla üretiyor. İşte maliyeti düşüren ve hızı artıran devrimsel yöntem.

Tungsten Karbür Artık Basılabiliyor: Hiroshima Üniversitesi’nden Önemli Keşif

Geliştirilen bu yeni teknik, metali tamamen eritmek yerine sadece yumuşatacak kadar ısıtmayı hedefliyor. Bu yöntem sayesinde malzeme, iç yapısını kaybetmeden katman katman birbirine bağlanabiliyor. Araştırmacılar, baskı süreci sırasında katı karbür çubuğu yumuşatmak için bir lazer ve ısıtılmış tel kullanıyor. Ayrıca katmanların birbirine daha güvenilir bir şekilde yapışmasını sağlamak amacıyla ince bir nikel alaşım katmanı da sürece dahil ediliyor.

3D Yazıcı, Tungsten Karbür, Metal Baskı, Hiroshima Üniversitesi, Üretim Teknolojisi

Metalin tamamen eritilmemesi, daha önceki metal baskı denemelerinde sıkça karşılaşılan pek çok kusurun önlenmesini sağlıyor. Araştırmacılar, elde edilen nihai malzemenin herhangi bir bozulma veya kusur olmadan 1400HV’nin üzerinde bir sertliğe ulaştığını belirtiyor. Bu sertlik seviyesi, safir ve elmas gibi malzemelerin sadece biraz altında kalıyor ve 3D baskılı metal parçalar için oldukça sıra dışı ve önemli bir başarı olarak kabul ediliyor.

Google İnternetteki İzlerinizi Silmenize Yardım Edecek!

Google İnternetteki İzlerinizi Silmenize Yardım Edecek!

Google, kişisel verileri ve kimlik bilgilerini arama sonuçlarından kaldırmayı sağlayan yeni gizlilik özelliklerini duyurdu. Detaylar haberimizde.

Tungsten karbür, günümüzde kullanılan en sert mühendislik malzemelerinden biri olarak kesme ve inşaat aletlerinde yaygın bir şekilde tercih ediliyor. Bu aletler genellikle katı blokların yontulmasıyla üretiliyor ve bu durum ne yazık ki büyük miktarda malzeme israfına yol açıyor. Endüstriyel kalitede ve kusursuz karbürleri 3D olarak basabilmek, malzeme israfını azaltırken parçaların nihai şekillerine çok daha yakın bir formda üretilmesine olanak tanıyor.

3D Yazıcı, Tungsten Karbür, Metal Baskı, Hiroshima Üniversitesi, Üretim Teknolojisi

Mevcut süreçte hala bazı çatlama sorunları yaşanıyor ve karmaşık şekillerin üretimi henüz çok kolay bir aşamada değil. Hiroshima Üniversitesi’nden Doçent Keita Marumoto, metal malzemeleri tamamen eritmek yerine yumuşatarak şekillendirme yaklaşımının oldukça yenilikçi olduğunu vurguluyor. Marumoto, bu yöntemin sadece çalışmaya konu olan semente karbürlere değil, gelecekte diğer malzemelere de uygulanma potansiyeli taşıdığını ifade ediyor.

Temu Türkiye Pazarında Gümrük Engelini Aştı!

Temu Türkiye Pazarında Gümrük Engelini Aştı!

Temu Türkiye pazarında yeni bir dönem başlatıyor. WhaleCo şirketi üzerinden gümrük işlemleri çözüldü ve sepet limiti belirlendi.

Tüm bu ilerlemelere rağmen, bu çalışma tungsten parçaların yakın zamanda günlük ortamlarda hemen basılacağı anlamına gelmiyor. Metal baskı işlemleri plastik baskıya göre hala daha yavaş, daha pahalı ve kontrolü daha zor bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Metalleri eritmek yerine yumuşatma fikri umut verici görünse de, teknolojinin gerçek dünyadaki değeri ölçeklenebilirliğe ve test ortamları dışında güvenilir bir şekilde çalışmasına bağlı olacak. Peki siz bu yeni üretim teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz, metal baskıların endüstriyel üretimi tamamen değiştireceğine inanıyor musunuz?

Oyunlardaki Türk Karakter ve Mekanlar!

Dünya çapında hızla büyüyen dijital oyun ekosistemi içerisinde Türkiye, hem yerel geliştiricilerin imzasını taşıyan projelerle hem de devasa bütçeli uluslararası yapımlara ilham veren kültürel dokusuyla giderek daha belirgin bir konuma yerleşiyor. Oyun dünyası artık sadece teknik bir eğlence alanı olmaktan çıkıp; ülkelerin tarihini, mimari mirasını ve toplumsal karakterini yansıtan dijital birer vitrin haline gelmiş durumda. Bu süreçte Türkiye; kimi zaman İstanbul’un mistik atmosferiyle epik bir hikâyeye ev sahipliği yapan merkezi bir mekân, kimi zaman ise derinlikli geçmişiyle senaryonun ruhunu besleyen temel bir unsur olarak küresel oyuncuların karşısına çıkıyor.

Bu kültürel temsilin yansımaları, strateji oyunlarındaki görkemli tarihi dönemlerden dövüş oyunlarındaki ikonik karakter figürlerine kadar oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. Bazen bir AAA yapımın arka planında rastladığımız yerel bir mimari detay, bazen de hikâyenin gidişatına yön veren ana karakterlerin kökeni olan bu zenginlik, Türk kültürünün sanal evrenlerdeki ayak izlerini her geçen gün daha da derinleştiriyor. Biz de bu etkileyici entegrasyonu mercek altına alarak; tarihin tozlu sayfalarından modern dünyanın detaylarına kadar Türkiye’nin izlerini başarıyla taşıyan en önemli yapımları sizler için kapsamlı bir araştırmayla bir araya getirdik.

Oyunlar Yasaklanacak mı? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Açıkladı!

Oyunlar Yasaklanacak mı? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Açıkladı!


Dijital oyun düzenlemesi netleşiyor. Bakanlık, oyunlara toptan yasak gelmeyeceğini, yaşa göre derecelendirme sisteminin zorunlu olacağını açıkladı.

Oyunlardaki Türk Karakter ve Mekanlar!

Street Fighter IV – Hakan

Capcom’un 2010’da tanıttığı Hakan, ana akım bir dövüş oyununda yer alan en bilinen Türk karakteri. Yağlı güreşten ilham alan dövüş stili, karakterin oyun mekaniklerine doğrudan yansıtılıyor. Abartılı ve mizahi bir tasarıma sahip olsa da Türkiye’nin popüler kültürde görünürlüğü açısından önemli bir yere sahip. Hakan, küresel bir seride “ülke temsili” kavramının net örneklerinden biri ve dövüş oyunlarında milliyet temelli karakter tasarımının klasik bir temsilidir.

Overwatch 2 – Emre Sarıoğlu

Overwatch evreninde uzun süredir adı geçen Emre Sarıoğlu, serinin modern Türk temsili, askeri ve taktiksel geçmişe sahip bir karakter olarak kurgulanmış durumda. Oyunda anti-kahraman profilindedir ve sadece isminden öte, seslendirmesinde de Türkçe konuşmalara yer veriliyor. Kıyafet seçimlerinde de Kapadokya, Ölüdeniz gibi temalar bulunmakta. Anlayacağınız Emre, tam teşekküllü bir Türk olarak Overwatch evreninde kendine aktif bir yer bulmuş gibi görünüyor.

Assassin’s Creed Revelations – Konstantinopolis (İstanbul)

Serinin en belirgin Türkiye merkezli yapım olan Revelations, 16. yüzyıl Osmanlı döneminde Konstantinopolis’te geçiyor. Ayasofya çevresi, Galata, Topkapı Sarayı ve tarihi yarımada detaylı biçimde oyunda yer almakta lakin Oyunfor ekibi olarak bir “remake” ile bu bölgeleri şimdi çok daha iyi şekilde göreceğimizi de düşünmekten kendimizi alamıyoruz.

Battlefield 1 – Gelibolu Cephesi (Gallipoli)

1. Dünya Savaşı’nı konu alan yapımda Osmanlı cephesi oynanabilir bölümler arasında yer alıyor ve Battlefield 1 ilk açıklandığında bu cephe Türkiye’de büyük ses getirmişti. Oyuncuların Osmanlı cephesinde mücadele etmesine izin veren oyun, büyük ölçekli FPS oyunlarında Osmanlı İmparatorluğu’nun yer aldığı nadir örneklerden biri.

Empire: Total War – Osmanlı İmparatorluğu

Strateji serisinde Osmanlı Devleti oynanabilir bir fraksiyon olarak bulunuyor. İstanbul harita üzerinde başkent konumunda ve Yeniçeri birlikleri ve Osmanlı askeri yapısı oyun mekaniklerine entegre edilmiş. Türkiye burada tarihsel bir güç ve imparatorluk kimliğiyle temsil ediliyor.

Civilization VI – Kanuni Sultan Süleyman

Serinin eklenti paketinde Osmanlı lideri olarak Kanuni Sultan Süleyman de yer alıyor. Diplomasi, askeri güç ve kuşatma bonusları Osmanlı tarihine referansla tasarlanmış ve İstanbul başlangıç şehirlerinden biridir. Türkiye burada medeniyet inşa etme perspektifiyle konumlandırılıyor.

Euro Truck Simulator 2 – İstanbul ve Trakya Bölgesi

Oyunda İstanbul ve çevresi sürülebilir harita alanları arasında ve boğaz geçişleri ve şehir içi lojistik görevleri bulunuyor. Avcılar Edirne dönüşüne geldiğinizde kgerçekten İstanbul’da geziyormuş hissini sonuna kadar hissediyorsunuz. Çok detaylı bir şehir dokusu yer almıyor elbette ama atmosfer yine de otoyol maceramıza ortak oluyor.

Microsoft Flight Simulator – İstanbul

Seçeceğiniz uçağınızla İstanbul’u baştan sonra kuşbakışı görme keyfini bir başka oyunda yaşamanız mümkün değil. Ayasofya, Dolmabahçe sarayı gibi tarihi yapıların yanında Çağlayan Adliyesi bile bir “landmark” olarak gösteriliyor. Çok iddialı olursanız kendi evinizin üzerinden bile yakın uçuş gerçekleştirebilirsiniz. Özellikle uçmayı sevenler için İstanbul’u bir de bu açıdan görmelisiniz.

Hearts of Iron IV – Mustafa Kemal Atatürk

Bu ünlü strateji serisinin dördüncü oyununda, ulu önder Atatürk’ü bir lider olarak görmek mümkün ve Oyunfor ekibi olarak bundan daha gurur verici bir durum düşünemiyoruz. Battle for the Bosporus eklenti paketinde yer alan Atatürk, Türkiye tarihindeki pozisyonundan esinlenerek getirilen lider özellikleriyle sizi Cumhuriyet dönemi sonrasına götürüyor.

HUTT Air Purifier Pro Plus ile Evinizde Doğa Esintisi Yaşayın

Hava kalitesinin her geçen gün düştüğü ve büyük şehirlerde yaşamanın beraberinde getirdiği kirlilik yükü, sağlığımızı ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor. Özellikle Kara Rapor 2025 verilerine göre Türkiye’de hava kalitesi standartlarını karşılayan neredeyse tek bir ilin bile kalmamış olması, bu konuya olan bakış açımızı değiştirmemiz gerektiğini gösteriyor. Şanlıurfa’dan Kütahya’ya kadar pek çok şehirde ölçülen değerler alarm verirken, HUTT Air Purifier Pro Plus gibi cihazlar artık bir lüks olmaktan çıkıp temel bir ihtiyaç haline gelmiş durumda. Bu videoda, modern kent yaşamının görünmez tehlikelerine karşı evimizde veya ofisimizde nasıl bir kale kurabileceğimizi detaylarıyla inceliyoruz.

HUTT Air Purifier Pro Plus İnceleme

HUTT SMART AIR PURIFIER PRO PLUS’I GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN

HUTT INSTAGRAM SAYFASINI TAKİP EDEREK YENİ ÜRÜN VE KAMPANYALARDAN BİLGİ ALABİLİRSİNİZ

#İşbirliği

Cihazın en dikkat çekici özelliklerinden biri, piyasadaki pek çok rakibinin aksine HEPA 13 sınıfı filtre kullanıyor olmasıdır. HEPA 12 ve HEPA 13 arasındaki fark, sadece bir rakamdan ibaret değil; havada uçuşan 10 bin partikülün içinden HEPA 12 filtresi 500 tanesini geçirirken, HEPA 13 bu sayıyı sadece 50’ye kadar düşürüyor. Bu yüksek verimlilik sayesinde 0.3 mikron boyutundaki partiküller %99.97 hassasiyetle yakalanıyor. Özellikle alerji ve astımla mücadele edenler, evcil hayvan besleyenler veya yemek kokularından şikayetçi olanlar için bu filtreleme kapasitesi hayati bir önem taşıyor.

Performans tarafına baktığımızda ise HUTT Pro Plus’ın hızı gerçekten etkileyici seviyelerde seyrediyor. Dakikada 10 bin litre havayı filtrelerinden geçirebilen bu cihaz, 10 metrekarelik bir odanın havasını sadece 3 dakikada tamamen temizleyebiliyor. Alan genişledikçe de performansından ödün vermiyor; 25 metrekareyi 6 dakikada, 40 metrekarelik geniş bir salonu ise yaklaşık 10 dakikada tertemiz hale getirmeyi başarıyor. Altı aşamalı filtrasyon sistemi sayesinde sadece tozu ve tüyü değil, bakterileri, virüsleri ve uçucu organik bileşikleri de etkisiz hale getirerek ortamın havasını tazeliyor.

Teknoloji sadece filtreleme ile sınırlı kalmıyor; cihazın içindeki UVC LED sterilizasyon sistemi, filtreye hapsolan mikroorganizmaların DNA ve RNA yapılarını bozarak üremelerini engelliyor. Buna ek olarak devreye giren negatif iyon jeneratörü, havaya milyonlarca iyon salarak kirleticilerin ağırlaşmasını ve filtreye çok daha kolay takılmasını sağlıyor. Tüm bu süreci Tuya mobil uygulaması üzerinden anlık olarak takip edebilmek, PM 2.5 değerlerini gözlemlemek ve cihazı uzaktan yönetebilmek kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Gece modunda ise inanılmaz sessiz çalışarak uyku kalitenizi bozmadan görevini yapmaya devam ediyor.

Sonuç olarak HUTT Air Purifier Pro Plus, hem şık tasarımıyla hem de fiyat-performans dengesiyle evinizdeki hava kalitesini profesyonel bir düzeye çekiyor. Kurulumunun kolaylığı, mobil uygulama desteği ve gelişmiş filtreleme teknolojileriyle sağlıklı bir yaşam alanı oluşturmak isteyen herkes için güvenilir bir çözüm sunuyor.

Şansın Böylesi! Çöpte RAM Buldu!

Teknoloji dünyasında bazen inanılmaz şanslı olaylar gerçekleşebiliyor. Bir Reddit kullanıcısı, yerel bir elektronik atık alanında piyasa değeri oldukça yüksek olan değerli donanım parçaları buldu. Geri dönüşüm konteynerinde tesadüfen bulunan bu bileşenler, mevcut bellek krizi nedeniyle ciddi bir maddi değere sahip.

Çöplükten çıkan değerli donanım parçaları şaşırtıyor

Kullanıcı normalde eski Pentium işlemciler bulmak umuduyla bu alanı düzenli ziyaret ediyordu. Fakat bu sefer karşısına oldukça modern ve güncel donanımlar çıktı. Bulunan listede 10. nesil Intel Core i7 işlemci ve Asus marka bir anakart yer alıyor. Bununla birlikte Cooler Master soğutucu, Samsung monitör ve Drobo NAS cihazı da ganimetler arasında bulunuyor.

Major score at the dump today!!!
by
u/ringosbigfuckingnose in
pcmasterrace

Yapay zeka ve küresel bellek krizi etkisi

En dikkat çekici parça ise 64GB kapasiteli Corsair Vengeance RGB Pro DDR4 RAM seti oldu. Günümüzde yapay zeka veri merkezleri küresel bellek stoklarını hızla tüketiyor. Bu durum ikinci el piyasasındaki DDR4 fiyatlarını bile 500 dolar seviyelerine kadar çıkardı. Dolayısıyla bu ücretsiz buluntu tam anlamıyla bir hazine niteliği taşıyor.

Donanım yükseltmesi ve yüksek performans

Şanslı kullanıcı bu parçaları mevcut bilgisayarını güçlendirmek için kullanmayı planlıyor. Mevcut i7-7700 işlemcisini ve 16GB RAM kapasitesini bu yeni parçalarla değiştirecek. Bu sayede sisteminde devasa bir performans artışı yaşayacak. Ekran kartı tarafında ise GTX 1070 modelini bir süre daha kullanmaya kararlı görünüyor.

Elektronik atık alanlarındaki tehlikeler

Bu hikaye birçok kişiyi heyecanlandırsa da dikkatli olmakta fayda var. Elektronik atıkların büyük bir kısmı genellikle çalışmayan bozuk cihazlardan oluşuyor. Ayrıca birçok geri dönüşüm merkezinde eşya toplamak yasal kısıtlamalara tabidir. Bu nedenle hazine avına çıkmadan önce yerel kuralları iyice incelemek gerekiyor.

Peki, çöplükte bulunan donanımlar hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Epic Games Ücretsiz Oyunları Açıklandı!

Her hafta olduğu gibi bu hafta da Epic Games ücretsiz oyunları ile oyun kütüphanemizi şenlendirmeye geldi. Epic Games, bu haftanın ücretsiz oyunlarını erişime açtı. Eğer siz de kütüphanenize kalıcı olarak ekleyebileceğiniz yepyeni maceralara atılmak istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Gelin, bu haftanın sürprizlerine birlikte göz atalım.

Oyunlar Yasaklanacak mı? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Açıkladı!

Oyunlar Yasaklanacak mı? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Açıkladı!


Dijital oyun düzenlemesi netleşiyor. Bakanlık, oyunlara toptan yasak gelmeyeceğini, yaşa göre derecelendirme sisteminin zorunlu olacağını açıkladı.

Bu Haftanın Epic Games Ücretsiz Oyunları Neler?

Epic Games, bu hafta bizlere iki farklı türde harika yapım sunuyor. Biri hız ve adrenalin tutkunları için, diğeri ise zeka ve bulmaca severler için birebir. İşte bu haftanın yıldızları:

Dakar Desert Rally: Dünyanın en büyük ralli yarışının heyecanını iliklerinize kadar hissetmeye hazır mısınız? Bu devasa açık dünya macera oyununda, lisanslı motosikletler, arabalar, kamyonlar ve daha fazlasıyla zorlu çöl şartlarında yarışacaksınız. Gerçekçi grafikleri ve dinamik hava koşullarıyla sizi koltuğunuza bağlayacak bir deneyim sunuyor.

HORSES, Epic Games, Santa Ragione, oyun yasağı, Adults Only, Steam, psikolojik korku, Steve Allison, sansür, bağımsız oyun

Zihin Zorlayan Bir Macera: Doors – Paradox

Eğer hızdan çok bulmaca çözmeyi seviyorsanız, Doors – Paradox tam size göre. Bu rahatlatıcı ve üç boyutlu bulmaca oyununda, birbirinden yaratıcı ve karmaşık kapıları açmaya çalışacaksınız. Her bölümde sizi farklı bir diorama ve zekanızı test edecek mekanikler bekliyor. Sakin bir oyun akşamı için harika bir seçim.

Bu iki harika oyunu kütüphanenize eklemek için elinizi çabuk tutmanız gerekiyor. Oyunları 19 Şubat saat 19:00’a kadar ücretsiz olarak talep edebilirsiniz. Unutmayın, bir kez kütüphanenize eklediğinizde tamamen sizin oluyorlar!

Peki, bu haftaki Epic Games ücretsiz oyunları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Pluribus 2. Sezon için Kötü Haber

Apple TV+ platformunun en çok izlenen yapımı haline gelerek büyük bir başarıya imza atan Pluribus dizisinin hayranlarını üzecek bir gelişme yaşandı. Pluribus 2. sezon için geri sayımda olan izleyiciler, dizinin yaratıcısı Vince Gilligan’dan gelen açıklamayla bir süre daha beklemek zorunda kalacaklarını öğrendi. Fenomen dizinin yeni sezon takviminde yaşanan bu erteleme, hem beklentileri artırdı hem de gecikmenin ardındaki nedenleri merak konusu haline getirdi.

Pluribus 2. Sezon Neden Gecikiyor? Vince Gilligan Açıkladı

Breaking Bad ve Better Call Saul gibi televizyon tarihine damga vuran yapımların arkasındaki dahi isim olan Vince Gilligan, Pluribus’un ikinci sezonuyla ilgili yaptığı açıklamada, gecikmenin temel nedeninin ‘yaratıcı mükemmeliyetçilik’ olduğunu belirtti. Gilligan, ilk sezonla yakalanan yüksek standardın altına düşmemek ve izleyicilere daha derinlikli, daha sürükleyici bir hikaye sunabilmek adına senaryo ve prodüksiyon süreçlerine daha fazla zaman ayırmak istediklerini vurguladı.

Yapılan açıklamaya göre, yazar ekibi ikinci sezonun hikaye örgüsünü daha karmaşık ve tatmin edici bir hale getirmek için yoğun bir çalışma yürütüyor. Gilligan, “Hayranların bize gösterdiği sevgi ve sabır, omuzlarımızdaki sorumluluğu artırıyor. Onlara aceleye getirilmiş bir iş sunmak yerine, yıllarca hatırlayacakları bir sezon izletmek istiyoruz. Bu nedenle takvimde küçük bir esneme yapmak zorunda kaldık,” ifadelerini kullandı. Bu durum, kalitenin nicelikten önce geldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

İlk Sezonun Başarısı ve Artan Beklentiler

Pluribus, yayınlandığı ilk günden itibaren sadece Apple TV+’ın değil, tüm dijital platformların en çok konuşulan dizilerinden biri olmayı başardı. Bilim kurgu ve gerilim türlerini ustalıkla harmanlayan yapım, hem eleştirmenlerden tam not almış hem de geniş bir izleyici kitlesi tarafından benimsenmişti. Dizinin bu ezber bozan başarısı, doğal olarak ikinci sezona yönelik beklentileri de zirveye taşıdı. Özellikle ilk sezonun finalinde cevapsız kalan sorular, yeni sezona dair teorilerin sosyal medyada sürekli tartışılmasına neden oluyordu.

Pluribus 2. Sezon

Bununla birlikte, böylesine büyük bir başarının ardından devam sezonunu çekmek, yapımcılar üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Vince Gilligan ve ekibinin, bu baskıyı bir motivasyon kaynağı olarak kullanarak aceleci davranmak yerine hikayeyi demlenmeye bırakma kararı, uzun vadede dizinin kalitesi için olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor. Gecikme haberi ilk başta hayal kırıklığı yaratsa da, Gilligan’ın geçmiş projelerindeki titizliği göz önüne alındığında, bekleyişin sonunda buna değeceği düşünülüyor.

Yeni Sezon Ne Zaman Yayınlanabilir?

Vince Gilligan, erteleme hakkında net bir tarih vermekten kaçınsa da, kulislerde konuşulan bilgilere göre Pluribus 2. sezon yayın tarihinin en erken 2027’nin ilk çeyreğine sarkabileceği öngörülüyor. Prodüksiyon sürecinin karmaşıklığı, post-prodüksiyon aşamasının uzunluğu ve görsel efektlerin yoğunluğu gibi faktörler, bu gecikmeyi kaçınılmaz kılıyor. Apple TV+ platformunun da en değerli markalarından biri haline gelen Pluribus’u en doğru zamanda izleyiciyle buluşturmak istediği biliniyor.

Sonuç olarak, Pluribus’un ikinci sezonu için bekleyiş süresi uzamış olsa da, bu durumun arkasında yatan nedenler kalite odaklı bir yaklaşımı işaret ediyor. Vince Gilligan’ın mükemmeliyetçi vizyonu, izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunma vaadini taşıyor. Hayranlar için şimdilik yapılacak en iyi şey, sabırla beklemek ve ilk sezonun tadını bir kez daha çıkarmak gibi görünüyor.

Peki, Pluribus 2. sezon gecikmesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Honda Prelude Türkiye Fiyatı Belli Oldu

Otomobil tutkunlarının merakla beklediği yeni Honda Prelude Türkiye fiyatı sonunda resmi olarak duyuruldu. Hibrit motoru ve sportif tasarımıyla dikkat çeken efsanevi model, 5 milyon 400 bin TL‘lik bir etiketle satışa sunulacak. Bu fiyat, aracın performans verileri ve donanım özellikleriyle birlikte otomobil dünyasında yeni bir tartışma başlattı.

Tesla Semi İki Farklı Modelle Yollara Çıkıyor

Tesla Semi İki Farklı Modelle Yollara Çıkıyor


Tesla Semi elektrikli tır modelinin teknik özellikleri açıklandı. İki farklı menzil seçeneğiyle gelen araç 800 kilometre yol yapabiliyor.

Yeni Honda Prelude Türkiye Fiyatı ve Performans Detayları

Honda’nın efsanevi spor coupe modeli Prelude, hibrit bir güç ünitesiyle yollara geri dönüyor. Açıklanan Honda Prelude Türkiye fiyatı olan 5.400.000 TL, aracı markanın bir diğer performans modeli olan Civic Type-R’dan yaklaşık 100 bin TL daha uygun bir konuma yerleştiriyor. Ancak aracın performans verileri, bazı spor otomobil meraklıları için hayal kırıklığı yaratabilir. Yeni Prelude, 0’dan 100 km/s hıza 8,2 saniyede ulaşırken, maksimum hızı ise 188 km/s ile sınırlandırılmış durumda.

Bununla birlikte, aracın kalbinde Honda’nın verimliliğiyle bilinen “e:HEV” hibrit teknolojisi yatıyor. Bu sistem, 143 beygir güç ve 186 Nm tork üreten 2.0 litrelik dört silindirli benzinli motor ile 184 beygir güç ve 315 Nm tork sağlayan bir elektrik motorunu birleştiriyor. Bu yapı, hem günlük kullanımda ekonomik bir sürüş vaat ediyor hem de gerektiğinde yeterli gücü sunmayı hedefliyor.

Teknik Özellikler ve Yakıt Tüketimi

Gücünü e-CVT (Elektronik Sabit Hızlı Şanzıman) sistemi aracılığıyla ön tekerleklere aktaran yeni Honda Prelude, modern bir sürüş deneyimi sunuyor. Aracın teknik donanımları arasında 40 litrelik bir yakıt deposu ve 264 litrelik bir bagaj hacmi bulunuyor. Bu özellikler, onu günlük kullanıma uygun bir spor otomobil haline getiriyor.

Yeni Honda Prelude arka tasarım

Ayrıca, hibrit teknolojisinin en büyük avantajlarından biri olan yakıt verimliliği, Prelude modelinde de öne çıkıyor. Fabrika verilerine göre aracın birleşik yakıt tüketimi 100 kilometrede sadece 5,2 litre olarak açıklanıyor. Bu değer, aracın hem performans hem de ekonomi arayan sürücüler için cazip bir seçenek olmasını sağlıyor.

Peki, yeni Honda Prelude’ün fiyatı ve özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

RAM Bilgisayardan Daha Pahalı Hale Geldi!

PC toplama hayalleri kuranlar ve sistemini güçlendirmek isteyenler için teknoloji dünyasında işler hiç de yolunda gitmiyor. Eskiden bilgisayar bileşenleri arasında bütçeyi en az zorlayan ve kolayca alınan parçalardan biri olan RAM, artık cüzdanları en çok yoran donanım haline geldi. PCPartPicker verilerine göre, 64GB DDR5 RAM kitlerinin fiyatı küresel pazarda 1000 dolar barajını aşmış durumda. Sadece altı ay öncesine kadar rutin ve makul bir yükseltme işlemi olarak görülen bellek takviyesi, şimdilerde lüks bir harcama kalemine dönüştü.

Intel’den RAM çözümü: ZAM!

Intel’den RAM çözümü: ZAM!

Intel, HBM'e rakip olacak Z-Angle Memory (ZAM) prototipini tanıttı. Yeni bellek teknolojisi daha az güç tüketimi ve yüksek kapasite sunuyor.

64GB RAM Fiyatı M4 MacBook Air’ı Geçti: PC Toplamak Artık Lüks

Fiyat artışının hızı ve boyutu gerçekten inanılması güç seviyelerde seyrediyor. Eğer Ağustos 2025 tarihinde bir alışveriş listesi yapmış olsaydınız, aynı bellek kapasitesi için ödeyeceğiniz tutar 250 doların altında olacaktı. Ancak son altı ayda RAM fiyatları %300 oranında devasa bir artış gösterdi. Bu artışın sadece geçtiğimiz ay içinde gerçekleşen kısmı bile %50 seviyesinde. Bir ay önce 600-700 dolar bandında gezinen fiyatlar, haftalar içinde dikey bir yükselişle dört haneli rakamları gördü.

DDR5 RAM fiyatları, 64GB DDR5, PC toplama, M4 MacBook Air, RAM krizi, bilgisayar donanımı, DRAM üretimi

Bu durumun Türkiye pazarına yansıması ise oldukça çarpıcı ve düşündürücü bir tablo ortaya koyuyor. Güncel piyasa koşullarına bakıldığında, 64GB kapasiteli kaliteli bir DDR5 RAM kiti ülkemizde yaklaşık 50.000 TL seviyelerine ulaşmış durumda. Kıyaslama yapmak gerekirse, Apple’ın en yeni teknolojilerle donatılmış M4 işlemcili MacBook Air modeli piyasada 45.000 TL civarında bulunabiliyor. Yani sadece bir bellek kiti, güncel ve tam donanımlı, popüler bir dizüstü bilgisayardan daha yüksek bir fiyata satılıyor.

Çin RAM Krizini Çözebilecek mi?

Çin RAM Krizini Çözebilecek mi?

RAM fiyatlarındaki artış sürerken, Çinli üreticilerin ucuz bellek sunup sunamayacağı tartışılıyor. İşte DDR5 krizindeki son durum ve analizler.

Yaşanan bu krizin tek sorumlusu, yapay zeka teknolojilerinin doymak bilmeyen bellek ihtiyacı değil. DRAM üretim kapasiteleri ne yazık ki mevcut küresel talebi karşılamakta yetersiz kalıyor. Üreticilerin eski bellek tiplerini üretimden kaldırması ve yeni nesil ürünleri daha yüksek kâr marjlı kurumsal müşterilere yönlendirmesi, son tüketiciyi ciddi bir arz sıkıntısıyla baş başa bırakıyor. Fiyat grafiklerindeki bu ani yükseliş, yıllarca süren sakin ve yatay fiyat geçmişini tek bir ince çizgiye sıkıştıracak kadar sert gerçekleşti.

DDR5 RAM fiyatları, 64GB DDR5, PC toplama, M4 MacBook Air, RAM krizi, bilgisayar donanımı, DRAM üretimi

Fiyatların bu denli yükselmesi, daha önce kulağa absürt gelebilecek olayları da beraberinde getirdi. Teşhir bilgisayarlarından, depolardan ve hatta ofislerdeki kurulu sistemlerden RAM modüllerinin çalındığına dair raporlar gelmeye başladı. Eskiden uygun fiyatlı olan bu parçalar artık hırsızların öncelikli hedefi haline geldi. Uzmanlara göre piyasanın dengelenmesi zaman alacak ve fiyatların “normal” hissedilen seviyelere dönmesi için kullanıcıların bir süre daha beklemesi gerekecek.

Samsung Ram Fiyatlarına Yüzde 80 Zam Yolda!

Samsung Ram Fiyatlarına Yüzde 80 Zam Yolda!

Samsung bellek fiyatlarına yüzde 80 zam geleceği iddia edildi. Distribütör kaynaklı sızıntılar donanım pazarında endişe yarattı.

PC toplama maliyetlerinin bu denli arttığı ve dengelerin değiştiği bir dönemde, sadece bir RAM fiyatına tam donanımlı yeni nesil bir laptop alınabilmesi kullanıcıların tercihlerini değiştirebilir. Peki, siz bu olağanüstü fiyat artışları hakkında ne düşünüyorsunuz? Böyle bir piyasada masaüstü sistem toplamaya devam eder miydiniz, yoksa tercihinizi MacBook Air gibi hazır bir dizüstü bilgisayardan yana mı kullanırdınız? Yorumlarda görüşlerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın.