Apple ile Samsung arasındaki teknoloji rekabeti, yapay zeka ve katlanabilir telefonlar üzerinden yeni bir boyut kazandı. İki şirket de bu alanlardaki üstünlüğünü kanıtlama peşinde. Bu kapsamda Güney Koreli marka yayınladığı son reklam videosunda rakibiyle dalga geçti.
Samsung, son reklamında Apple ile alay etti
Samsung, kısa süre önce tanıttığı yeni Galaxy Z Fold 7 katlanabilir telefonunu öne çıkaran bir reklam videosu paylaştı. Videoda, Apple’ın henüz tam anlamıyla akıllı bir yapay zeka asistanına ve katlanabilir bir iPhone’a sahip olmaması eleştirildi.
Samsung’un yeni reklamında Galaxy Z Fold 7 kullanan birinin acilen gömlekli bir fotoğrafbulması gerektiğini görüyoruz. iPhone 16 Pro Max kullanan arkadaşı ise telefonuyla onun fotoğrafını çekiyor ve gömlek etkisi vermek için elinde peçete ve yaprak tutuyor. Tabii bu yöntemler işe yaramıyor.
iPhone kullanan arkadaşının sonuç alamamasının ardından Galaxy Z Fold 7’sini açan kullanıcı yalnızca birkaç hamleyle yapay zeka desteğini kullanıyor ve üstsüz fotoğrafına gerçekte ayırt edilemeyecek kadar doğal görünen bir gömlek ekliyor.
Kısacası bu reklam, Apple’ın yapay zeka ve katlanabilir telefon konusundaki eksikliklerini doğrudan hedef alıyor. Siri ile Apple Intelligence beklentileri karşılamakta yetersiz kalırken, katlanabilir telefon pazarında Apple, Samsung ve Google’ın gerisinde kalıyor.
Ancak bu tablo yakında değişecek. Gelecek yıl için bir katlanabilir iPhone’un hazırlandığı biliniyor. Apple, Siri ve Apple Intelligence’ı geliştirmek için yoğun şekilde çalışıyor. Bu gelişmelerle birlikte Samsung’un pazarlama ekibi, gelecekteki reklamlarında daha güçlü malzemeler bulmak zorunda kalacak. Çünkü bir sonraki hamleler, Apple’ın katlanabilir telefon ve yapay zeka alanında gerçek bir rekabet sunacağı bir ortamda yapılacak.
Spotify, kullanıcıların sevdikleri müzikleri, podcast’leri ve sesli kitapları arkadaşları ve ailesiyle kolayca paylaşabilmesi için “Mesajlar” özelliğini başlattı. Bu özellik sayesinde, artık dinlediğiniz içerikleri tek bir sohbet içinde paylaşabilir ve yorum yapabilirsiniz.
Spotify’da Mesajlar Nasıl Çalışır?
Spotify’ın açıklamalarına göre Mesajlar özelliği sayesinde dinlediğiniz içeriği paylaşabilir, metin ve emojilerle tepki verebilir ve arkadaşlarınızla, ailenizle mesajlaşabilirsiniz. Dinlediğiniz bir şarkıyı, podcast’i veya sesli kitabı paylaşmak için, Oynatılıyor ekranındaki paylaş simgesine dokunup bir arkadaşınızı seçerek gönderebilirsiniz.
Mesaj isteğini kabul ettikten sonra, emojiyle tepki verebilir, metin gönderebilir ve kolayca Spotify içerikleri paylaşmaya devam edebilirsiniz. Mesajlara, sol üst köşedeki profil fotoğrafınıza giderek erişebilirsiniz.
Samsung, merakla beklenen One UI 8 arayüzünün kararlı sürümü için kritik bir açıklama yaptı. İşte ayrıntılar!
Spotify, kullanıcıların güvenliğini sağlamak için çeşitli önlemler aldı. Sohbetler, verilerin depolandığı ve hareket halinde olduğu durumlarda endüstri standardı şifreleme ile korunuyor. Platform, yasa dışı ve zararlı içerikleri tespit etmek için proaktif algılama teknolojisini kullanıyor. Eğer bir mesajın uygunsuz olduğunu düşünürseniz, kolayca raporlayabilir veya ilgili kullanıcıyı engelleyebilirsiniz. Mesajlar özelliğini tamamen kapatmak da ayarlar üzerinden mümkün.
Spotify, bu yeni özelliğin Instagram, Facebook ve WhatsApp gibi platformlar aracılığıyla yapılan paylaşımların yerini almayı hedeflemediğini, aksine onları tamamlamak için tasarlandığını belirtiyor.
Google, Android kullanıcıları arasında popüler olan dosya paylaşım aracı Quick Share’i iPhone’lara da getirmek için çalışıyor. Bu gelişme, Google Play Services’ın beta sürümünde ortaya çıkan kodlarla doğrulandı. Daha önce de gündeme gelen bu iddialar, artık somut bir temele oturuyor.
Quick Share fonksiyonu iPhone’lara gelecek
Quick Share, geçtiğimiz yıl Google ve Samsung’un ortaklığıyla Android cihazlar için birleştirilmiş bir platform olarak sunulmuştu. Şimdi ise bu özelliğin, Android kullanıcılarının iPhone sahiplerine kolayca dosya gönderebilmesi için iOS’a entegre edilmesi planlanıyor.
Bu, bugüne kadar farklı işletim sistemleri arasında dosya aktarımını zorlaştıran engelleri ortadan kaldırmayı hedefliyor. Özellikle Apple’ın sadece kendi ekosisteminde çalışan AirDrop özelliğine karşı, Google’ın bu adımı oldukça önemli bir alternatif sunuyor.
Ancak bu yeni entegrasyonun bir ilginç detayı var: Android’den iPhone’a dosya gönderebilmek için bir Google hesabına giriş yapılması zorunlu tutuluyor. Android’den Android’e dosya paylaşırken böyle bir zorunluluk bulunmuyor. Bu durum, iPhone’da Quick Share’in çalışması için Google uygulamaları üzerinden bir kimlik doğrulamasına ihtiyaç duyulabileceğini gösteriyor.
AirPods Pro 3, sağlık takibi özellikleri ile geliyor. Kalp atış hızı ölçüm sensörü ile kullanıcı deneyimini dönüştürüyor.
Özelliğin tam olarak nasıl işleyeceği veya hangi kısıtlamalara sahip olacağı henüz belli değil. Ancak, bu adımın Android ve iOS arasındaki dosya aktarımını çok daha pratik hale getireceği kesin. Quick Share’in iPhone uyumlu sürümünün ne zaman genel kullanıma sunulacağı hakkında bir tarih verilmiyor, fakat Google Play Services’a entegre edilmesi, çalışmaların hızla devam ettiğini gösteriyor.
Türkiye’de girişimcilik kültürünün yerleşmesi ve gelişmesinde öncü bir rol üstlenen Türk Telekom, erken aşama teknoloji girişimlerine can suyu olmaya devam ediyor. Türk Telekom, PİLOT programıyla 2013’ten bu yana teknoloji alanındaki girişimleri destekleyerek, onlara iş modelini küresel pazara taşıma imkânı sağlıyor. Türk Telekom Ventures’ın girişim hızlandırma programı PİLOT’un 13. dönemine kabul alan girişimler belli oldu. PİLOT programı kapsamında girişimler, Türk Telekom Ventures’ın yatırım alanındaki bilgi birikimi ve tecrübesinin yanı sıra kapsamlı stratejik büyüme desteğinden de yararlanacak.
PİLOT girişimlerinin rotası tamamlayıcı yurt dışı programı ve Silikon Vadisi
Türk Telekom Ventures, PİLOT’un 13. dönemine seçilen 10 girişime büyümelerini hızlandıracak 360 derece destek sunuyor. Yatırım ve nakit desteğinin yanı sıra seçilecek girişimler, kendileri için özel olarak tasarlanan tamamlayıcı yurt dışı programına katılma fırsatı yakalayacak. Program süresince Türk Telekom’un güçlü teknoloji altyapısına, 400’ün üzerinde konu uzmanı mentora ve TT Ventures’ın geniş yatırımcı ağına erişim imkânı da girişimcilerin büyümeleri için sunulacak destekler arasında yer alıyor.
Türk Telekom Ventures PİLOT’un 13’üncü dönem girişimleri şöyle:
Exin Health AI- Ameliyathane süreçlerini yeniden şekillendiren yapay zekâ destekli platform
ORGenie™️, gerçek zamanlı ses ve görüntü işleme teknolojilerini bir araya getiren, ameliyatlarla ilgili hemşirelerin cerrahi formları otomatik olarak doldurmasını sağlayan tek yapay zekâ asistanıdır. Bu sayede belgelemeye harcanan süreyi %65’e varan oranda azaltırken, hastaneler ve cerrahi merkezlerde kayıt altına alınmamış gelir kayıplarını önler, ameliyat maliyetlerini düşürür ve daha fazla ameliyat yapılabilmesini sağlar. ORGenie, hemşire verimliliğini artırırken operasyonel maliyet kontrolünü, süreç hızını ve doğruluğunu eş zamanlı olarak sağlar.
Homster- Tam otomatik 3D iç mimari tasarım uygulaması ve yapay zekâ destekli satış ajanı
Homster, yapay zekâ destekli satış ajanı sayesinde müşterilere saniyeler içinde kişiselleştirilmiş 3D iç mimari tasarımlar sunar. Mağazada veya web sitesinde kullanılabilen bu tam otomatik servis, ev perakendecilerinin satışlarını artırır, dönüşüm oranlarını yükseltir ve müşteri deneyimini güçlendirir.
Klart AI- Kurumsal seviye otonom yapay zekâ asistanı
Şirketin iç ve dış veri tabanlarına sorunsuzca entegre olarak çalışanların veya müşterilerin sorduğu sorulara doğru cevaplar sunmakla kalmaz; aynı zamanda e-posta gönderme, toplantı oluşturma, sistemler arasında veri taşıma gibi birçok manuel işlemi de otomatikleştirerek bilgiye erişimi hızlandırır, operasyonel hataları azaltır ve genel verimliliği arttırır.
Ono- Yapay zekâ tabanlı HR-Tech platform
Ono sayesinde firmalar, yeteneği çekme, işe alım, tutundurma ve geliştirme gibi kariyer yönetimi aşamalarında operasyonel verimliliklerini artırır, zaman ve maliyetlerini düşürebilirler. Aday tarafında yapay zekâ mülakatları ile dilediği yerde ve zamanda iş görüşmesini tamamlayabilir, işe alım deneyimini daha hızlı, şeffaf ve adil hale getirebilirler.
Priam AI – Yapay zekâ destekli siber güvenlik ve olay müdahale platformu
Priam AI, kurumların güvenlik operasyonlarını optimize etmek amacıyla geliştirilmiş yapay zekâ destekli güvenlik platformu AVA’yı geliştirmektedir. AVA, agentic sanal analistler kullanarak tehdit tespitinden olay müdahalesine kadar tüm süreci otomatikleştirir ve güvenlik ekiplerinin iş yükünü %90’a varan oranda azaltır. Çeşitli SIEM, EDR ve tehdit istihbarat sistemleriyle entegre çalışabilen platform, hem kurumsal SOC ekipleri hem de MSSP’ler tarafından kolayca devreye alınabilir. Priam AI sayesinde kullanıcılar tehditleri anlık olarak tespit eder, önceliklendirir ve hızla yanıt vererek siber saldırılara karşı daha dirençli hâle gelirler.
Ratio Energy – Enerji yönetimi ve optimizasyonu platformu
Ratio Energy, enerji yatırımcıları ve tesis operatörleri için batarya enerji depolama sistemlerinin fizibilite analizini ve operasyonel optimizasyonunu sağlayan yapay zekâ destekli yazılım ürünleri geliştirir. RatioSIM ile dakikalar içinde teknik ve finansal fizibilite raporları hazırlanabilirken, RatioEMS sayesinde enerji depolama varlıkları gerçek zamanlı olarak izlenip optimize edilerek gelirler artırılır ve batarya ömrü uzatılır.
Refabric – Tekstil ve moda profesyonellerine uçtan uca yapay zekâ çözümleri sunan B2B SaaS platformu
Refabric, moda markalarının tasarımdan pazarlamaya tüm yaratıcı süreçlerini yapay zekâ ile dönüştüren, uçtan uca bir platformdur. İlham, trend analizi, tasarım ve prototipleme gibi aşamaları dakikalar içinde görselleştirir ve markaların estetik kodlarına uygun, trend odaklı koleksiyon önerileri sunar.
Retinow – Yapay zekâ destekli retina tarama ve fundus kamera teknolojisi geliştiren sağlık girişimi
Retinow, yapay zekâ destekli retina tarama yazılımı ve fundus kamera teknolojisi geliştiren bir sağlık girişimidir. Göz hastalıklarının erken teşhisini hedefleyerek, geliştirdiği yapay zekâ modeli ile hekimlere karar destek mekanizması sağlar ve güvenilir erken teşhis çözümleri sunmaya odaklanır.
Werover – Rüzgâr türbin kanatları için yapay zekâ tabanlı sağlık izleme teknolojisi
Werover, geliştirdiği yapay zekâ tabanlı 7/24 rüzgâr türbini kanadı sağlık izleme sistemi ile, erken aşamada hasar tespitini mümkün kılan yenilikçi bir çözümdür. Bu sayede, bakım ve onarım maliyetlerini %50’ye varan oranda azaltarak türbin duruş sürelerini kısaltır ve rüzgâr enerjisinde sürdürülebilirliği arttırır.
Zuzzuu – Gelir arttırma platformu
Zuzzuu, markaların son derece etkileyici ve kişiselleştirilmiş deneyimler oluşturmasını sağlayan, son teknoloji bir gelir artışı platformudur. Benzersiz yapay zekâ destekli algoritması ve dinamik veri takibi sayesinde, markaların mevcut müşteri veri tabanındaki ilgi alanlarını analiz eder ve yakalar. Zuzzuu, pazarlama ve e-ticaret ekipleri için tasarlanmıştır. CRM, müşteri kazanımı, sadakat ve etkileşim süreçlerini tek bir platformda birleştirerek pazarlama alanında dönüşüm yaratır. Gelişmiş veri analitiğiyle, markaların tüketiciyle bağ kurduğu anlara dair değerli içgörüler elde etmesini sağlar, daha anlamlı deneyimler oluşturur ve önemli ölçüde gelir artışı sağlar.
Türk Telekom Ventures Genel Müdürü Muhammed Özhan, “Türk Telekom olarak, küresel rekabetin kurallarının teknolojiyle yeniden yazıldığı günümüzde, sadece teknolojiyi takip eden değil, teknolojiye yön veren bir Türkiye’nin inşasında lider rolü üstleniyoruz. 2013 yılından beri erken aşama girişimlere destek verdiğimiz girişim hızlandırma programımız da bu vizyonun en somut örneği. Desteklediğimiz her girişimin ülkemizin yeni “unicorn”u olması hedefiyle çalışmalarımızı yürütüyoruz. PİLOT’un 13. dönemine seçilen girişimlere bu yıl da mentorluk, nakit desteği ve Türk Telekom’un teknoloji birikimi ve güçlü bağlantılarına erişim gibi çok değerli katkılar sunuyoruz. Yurt dışında girişimlere özel tasarlanan tamamlayıcı program ile de alanında uzman isimlerden eğitim almalarını sağlıyoruz. Tahtakale’de yer alan SANTRAL ve ana destekçisi olduğumuz Atatürk Kültür Merkezi’nde yer alan Türk Telekom Ventures Girişimcilik Merkezi’nde çalışabilecekleri alanlar oluşturuyoruz. Girişimlerin global pazarlara açılmaları ve bu pazarlarda büyümeleri konusunda ise Türk Telekom’un geniş iş ve müşteri bağlantıları, San Francisco’daki TT Ventures ofisimiz önemli bir bağlantı noktası oluyor. Her bir girişimde biz, bir fikirden daha fazlasını görüyoruz: Türkiye’den çıkıp dünya çapında ses getirecek bir girişimin erken aşamada potansiyelini görüp doğru strateji, yatırım ve mentorlukla sürdürülebilir bir başarı hikayesine dönüştürmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.
Samsung, merakla beklenen One UI 8 arayüzününkararlı sürümü için takvimin aksamadığını ve güncellemenin planlandığı gibi eylül ayında yayınlanacağını resmen doğruladı. Bu önemli güncelleme ilk olarak Galaxy S25 serisi cihazlara sunulacak.
One UI 8 güncellemesinde gecikme olmayacak
One UI 8’in kararlısürümünün gecikme yaşamadığı yönündeki açıklama, son dönemde ortaya atılan gecikme söylentilerini tamamen ortadan kaldırdı. Şu an için kararlı sürümün daha önce bildirildiği gibi eylül ayında dağıtılacağını söyleyebiliriz.
Şirket ayrıca One UI 8’in başlangıçta yalnızca Galaxy S25 serisi ile sınırlı kalmayabileceğini de ima etti. Bir yetkili “Önümüzdeki ay 10 telefonda One UI 8’i görmek istiyoruz” açıklamasında bulunarak güncellemenin kapsamının kısa sürede genişleyebileceğinin sinyalini verdi.
Galaxy S25 serisinin yanı sıra Galaxy S25 Edge ve Galaxy A56’nın da gelecek ay kararlı güncellemeyi alması yüksek bir olasılık olarak görülüyor. Ayrıca Samsung, Galaxy S24 serisi, Z Flip 6 ve Z Fold 6 kullanıcılarını da sürpriz bir şekilde resmi güncelleme ile sevindirebilir.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Otomotiv dünyasının köklü markalarından Opel, daha önce kamuoyuna duyurduğu 2028’den itibaren Avrupa’da sadece elektrikli araç satma planından vazgeçti. Şirket, artık hibrit ve içten yanmalı motorlu araçları da talep olduğu sürece ürün gamında tutacağını açıkladı. Bu karar, Opel’in tamamen elektrikli geleceğe yönelik stratejisinde önemli bir geri adım olarak dikkat çekiyor.
Opel, elektrikli araç kararından vazgeçti
Opel’in eski CEO’su Michael Lohscheller, 2021 yılındaki Stellantis EV Günü’nde yaptığı bir sunumda, markanın 2028 itibarıyla Avrupa pazarında sadece elektrikli otomobillerle yoluna devam edeceğini belirtmişti. Ancak son açıklama, bu iddialı planın artık geçerli olmadığını gösteriyor. Opel, mevcut “çok enerjili” stratejisini sürdürüyor.
Bu stratejiye göre, hem elektrikli hem de şarj edilebilir hibrit ve içten yanmalı motorlu araçları aynı anda piyasaya sunmaya devam ediyor. Bu durum, markayı her model segmentinde farklı güç aktarma seçenekleri sunan ilk Alman üreticisi yapıyor.
Şirketten yapılan son açıklamada, “Bu strateji 2028 ile sınırlı olmak zorunda değil; talep durumuna göre değişebilir” ifadeleri kullanıldı. Bu net açıklama, Opel’in elektrikli araçlara geçişte pazar dinamiklerini ve tüketici taleplerini daha yakından izleyeceğini ortaya koyuyor.
Özellikle Almanya, İngiltere ve Fransa gibi ana pazarlarda elektrikli modellere ağırlık verilirken, diğer pazarlarda içten yanmalı motorlu araç seçeneklerinin de sunulmaya devam edeceği anlaşılıyor.
AirPods Pro 3, sağlık takibi özellikleri ile geliyor. Kalp atış hızı ölçüm sensörü ile kullanıcı deneyimini dönüştürüyor.
Opel’in bu kararı, otomotiv sektöründeki genel trendle uyumlu görünüyor. Marka, daha önce benzer şekilde sadece elektrikliye geçiş hedeflerini askıya alan Volvo, Volkswagen, Mercedes-Benz, Audi ve BMW gibi devlerin arasına katıldı.
Bu durum, elektrikli araçlara olan talebin henüz beklenen seviyelere ulaşmadığı ve içten yanmalı motorlu araçların bir süre daha piyasada kalmaya devam edeceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor. Opel’in bu hamlesi, sektördeki büyük dönüşümün sanıldığı kadar hızlı ilerlemeyeceğinin de bir işareti.
OPPO’nun amiral gemisi Find X9 serisi ekim ayında tanıtılacak. Serinin güçlü modeli Find X9 Pro’ya ait yeni detaylar ortaya çıktı. Cihazın RAM, depolama ve renk seçeneklerine dair artık bilgi sahibiyiz.
OPPO Find X9 Pro neler sunacak?
Digital Chat Station (DCS) tarafından paylaşılan bilgilere göre Find X9 Pro modeli dört farklı bellek ve depolama seçeneğiyle kullanıcıların karşısına çıkacak. Bu seçenekler; 12 GB RAM + 256 GB, 12 GB RAM + 512 GB, 16 GB RAM + 512 GB ve 16 GB RAM + 1 TB şeklinde olacak. Bununla birlikte, 16 GB RAM ve 1 TB depolama kapasitesine sahip özel bir sürüm daha bulunacak. Bu model, Beidou uydusu üzerinden SMS gönderebilme özelliğiyle diğerlerinden ayrılacak.
Cihazın renkleri ise Beyaz, Mor Gri ve Macenta olacak. Kaynak, şu anki prototipin ağırlığının yaklaşık 224 gram olduğunu da belirtti. Ancak, seri üretimdeki cihazın ağırlığının azalması olasılığı var.
Find X9 Pro’nun diğer özellikleri de netleşmeye başladı. Cihaz, 7.500 mAh gibi oldukça büyük bir bataryaya sahip olacak. Bu batarya, 80W kablolu ve 50W kablosuz şarjı destekleyecek. Kutudan ColorOS 16 tabanlı Android 16 ile çıkacak.
Telefonun işlemcisi Dimensity 9500 olacak. 6.78 inç boyutundaki düz OLED ekranı 1.5K çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı sunacak. Ekranın altında ise ultrasonik parmak izi okuyucusu bulunacak.
Ön kamera tarafında 50 megapiksel Samsung JN5 sensör kullanılacak. Arka kamera kurulumu ise çok iddialı. Ana kamera, OIS destekli 50 megapiksel Sony LYT-828 sensör olacak. Ultra geniş açılı kamera 50 megapiksel Samsung JN5 ile gelecek. Periskop telefoto kamera ise OIS ve 3x optik yakınlaştırma destekli 200 megapiksel Samsung HP5 sensörüne sahip olacak.
Cihazda ayrıca Wi-Fi 7, NFC, kızılötesi verici (IR blaster) ve kişiselleştirilebilir bir tuş gibi özellikler de yer alacak.
Çinli ekipmanları 2nm sürecinden çıkarmaya çalışan TSMC, bu kararı ABD fonlarına erişebilmek için aldığını açıkladı. Şirket, bu adımı “Çin EQUIP Yasası” gibi düzenlemelerin getirdiği risklere karşı bir hamle olarak görüyor. Daha önce 3nm üretiminde de Çinli tedarikçileri bırakmayı düşünen ancak teknik zorluklar nedeniyle bu karardan vazgeçen TSMC, şimdi yeni yasaların baskısı altında bu planı hayata geçiriyor.
TSMC, Çin ile bağlarını koparabilir
Son bilgilere göre, TSMC’nin 2nm üretim süreci için Çinli ekipmanları kademeli olarak devre dışı bırakma kararı, ABD hükümetinin baskılarının bir sonucu. Şirket, ulusal güvenlik riski taşıdığı düşünülen yabancı tedarikçilerin ekipmanlarını kullanmaya devam etmesi halinde ABD fonlarından mahrum kalma riskiyle karşı karşıya.
TSMC, AMEC ve Mattson Technology gibi Çinli şirketlerin ekipmanlarını daha eski üretim süreçlerinde kullanıyordu. Ancak, 2nm sürecine geçişle birlikte hem Tayvan’daki hem de ABD’deki tesislerinde bu araçları aşamalı olarak bırakıyor.
Bu kararın ardında sadece teknolojik yetersizliklerin mi yoksa tamamen ABD’yi memnun etme isteğinin mi olduğu belirsizliğini koruyor. Ayrıca, TSMC’nin Çin kaynaklı kimyasal ve malzemelerin kullanımını da gözden geçirdiği ve bölgeye olan bağımlılığını azaltmaya çalıştığı belirtiliyor.
AirPods Pro 3, sağlık takibi özellikleri ile geliyor. Kalp atış hızı ölçüm sensörü ile kullanıcı deneyimini dönüştürüyor.
TSMC, önümüzdeki yıl tam kapasiteye ulaşacak dört fabrikasıyla ayda yaklaşık 60.000 plaka üreterek çok sayıda müşterinin talebini karşılamayı hedefliyor. 2nm üretiminin bu yılın ilerleyen dönemlerinde Hsinchu’daki tesiste, ardından Kaohsiung’daki tesiste başlaması bekleniyor. Gelecekteki üretim planları için ise şirketin ABD’nin Arizona eyaletinde devam eden fabrika inşaatı kullanılacak.
Kullanıcı gizliliğini ve güvenliğini artırma iddiasıyla öne çıkan bir sanal özel ağ (VPN) aracının aslında kullanıcılarını gözetlediği ortaya çıktı. Koi Security tarafından yayımlanan rapora göre, Chrome eklentisi olarak sunulan “FreeVPN.One” uygulaması kullanıcılarını farklı yöntemlerle izliyor.
Bu durum, güvenlik aracı gibi görünen yazılımların arka planda ciddi riskler barındırabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
FreeVPN.One eklentisi kullanıcıları takip ediyor
Rapor, FreeVPN.One eklentisinin kullanıcının ziyaret ettiği her internet sitesinin ekran görüntüsünü aldığını ve bunu sayfa tam olarak yüklendikten sonra gerçekleştirdiğini gösteriyor. Bu işlem aracın “Yapay Zeka Tehdit Tespiti” isimli özelliğiyle ilişkilendiriliyor.
Kullanıcı, bu özelliğin sunduğu butona tıkladığında siteyi taramak için bir ekran görüntüsü alınıp FreeVPN.One’ın sunucularına gönderiliyor ve burada tehdit analizi gerçekleştiriliyor. Ancak Koi Security’nin bulgularına göre, kullanıcı herhangi bir işlem yapmasa bile ziyaret edilen her sayfa otomatik olarak kaydediliyor. Bu da uygulamanın gizlilik ihlallerini çok daha ciddi bir boyuta taşıyor.
VPN eklentisi ayrıca kullanıcıların IP adresleri üzerinden konumlarını topluyor ve tarayıcıda tanımlanan geniş erişim izinleri sayesinde tüm URL’lere ulaşabiliyor. “<all_urls>” izni, eklentinin kullanıcıların ziyaret ettiği her siteye erişmesini mümkün hale getiriyor.
Koi Security, FreeVPN.One’ın bu yıl nisan ayında izinlerini genişlettiğini ve kullanıcı verilerini izlemeye başladığını açıkladı. Eklenti geliştiricisinin sonraki sürümlerde yaptığı değişikliklerle bu faaliyetleri gizlemeye çalıştığı tespit edildi. Geliştirici, ekran görüntülerinin kalıcı olarak saklanmadığını ve kullanıcı verilerinin satılmadığını iddia etse de kimliğini gizli tutuyor. Kısacası çok fazla detay vermekten kaçınıyor.
Samsung Galaxy S25 FE henüz tanıtılmadı, ancak telefon Portekiz’deki MediaMarkt internet sitesinde lansmandan önce listelendi. Bu listeleme cihazın fiyatını içermiyor fakat tüm teknik özelliklerini ortaya koyuyor.
Galaxy S25 FE, MediaMark Portekiz’de listelendi
Galaxy S25 FE, 6.7 inç boyutunda, 1080×2340 çözünürlüğe sahip Dynamic AMOLED 2X bir ekran ile geliyor. Gorilla Glass Victus+ ile korunan bu ekran, 120 Hz yenileme hızı sunuyor. Cihazın işlemcisi Exynos 2400 olarak belirtilirken, 8GB RAM ve 128GB depolama alanı bulunuyor. Daha fazla depolama seçeneğinin de mevcut olması bekleniyor.
Telefonun arkasında üçlü kamera kurulumu yer alıyor. Bu kurulumda Optik Görüntü Sabitleme (OIS) özelliğine sahip 50 MP ana, 12 MP ultra geniş açı ve yine OIS destekli, 3x optik yakınlaştırma yapan 8 MP telefoto kamera mevcut. Ön tarafta ise 12 MP’lik bir selfie kamerası bulunuyor.
S25 FE’nin batarya kapasitesi 4.900 mAh. Bu, 45W kablolu ve 15W kablosuz şarjı destekliyor. Donanım özellikleri arasında ultrasonik ekran içi parmak izi sensörü ve Gemini Live’ı içeren bir dizi yapay zeka özelliği de var. Ölçüleri 161.3 x 76.6 x 7.4 mm, ağırlığı ise 190g olan telefon, sitede sadece Lacivert rengiyle listelendi, ancak Samsung’un başka renkler de hazırladığı belirtiliyor.
Sony, PlayStation Store’dan satın alınan dijital oyunlar için iade sürecini önemli ölçüde basitleştiren yeni bir özelliği hayata geçirdi. Artık oyuncular, doğrudan PlayStation App veya PS Store web sitesi üzerinden yalnızca birkaç adımda iade talebinde bulunabilecek. PlayStation oyun iade sistemi, özellikle mobil uygulama üzerinden çok daha hızlı ve pratik bir çözüm sunuyor.
PlayStation oyun iade nasıl yapılır?
Sony’nin getirdiği bu yenilik sayesinde, daha önce destek sayfaları arasında gezinmeyi gerektiren iade süreci tarihe karışıyor. Oyuncuların artık yapması gereken tek şey, PlayStation mobil uygulamasını kullanarak aşağıdaki adımları izlemek:
PS App’i Açın: Telefonunuzda PlayStation uygulamasının güncel sürümünü açın ve PS Store bölümüne gidin.
Menüye Girin: Ekranın sağ üst köşesinde bulunan ve üç yatay çizgiden oluşan menü simgesine dokunun.
İşlem Geçmişini Seçin: Açılan menünün en son seçeneği olan “İşlem Geçmişi” (Transaction History) sekmesine tıklayın.
İade Talep Edin: Karşınıza çıkan satın alımlar listesinden iade etmek istediğiniz oyuna dokunun ve “İade Talep Et” (Request Refund) seçeneğini seçin.
Oyunu iade etmek için 14 gününüz olduğunu belirtelim.
Yarış oyunu severlerin merakla beklediği Forza Horizon 6 için güzel gelişmeler yaşanıyor. Oyun Japonya'da geçecek gibi görünüyor.
Bu adımların ardından iade talebiniz Sony’ye iletilmiş olacak. Şirket, bu yeni özellik ile kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi ve oyunculara daha esnek bir dijital alışveriş ortamı sunmayı hedefliyor. Özellikle yanlışlıkla yapılan veya beklentiyi karşılamayan oyun alımlarında bu kolaylık, oyuncular tarafından memnuniyetle karşılanacak gibi görünüyor.
The Walt Disney Company’nin global yayın platformu Disney+, Türkiye pazarındaki yerini sağlamlaştırmak adına dev bir hamleye imza attı. Milyonların severek takip ettiği, komedyen Hasan Can Kaya’nın sunduğu fenomen talk show programı Konuşanlar, yeni bölümleriyle artık sadece Disney+ ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
Konuşanlar yeni bölümler Disney+’ta olacak
Kısa sürede dijital dünyanın en çok konuşulan yapımlarından biri haline gelen ve Hasan Can Kaya’nın seyircilerle kurduğu interaktif ve esprili diyaloglarla öne çıkan Konuşanlar, bu transferle birlikte yeni bir döneme giriyor. Bu hamle, Disney+’ın Türkiye’deki orijinal ve yerli içerik kütüphanesini genişletme stratejisinin en önemli adımlarından biri olarak görülüyor.
Apple tarafından yatırım yapılan F1 Filmi, dünya genelindeki gişede şirket için yeni bir rekor kırmayı başardı.
Platform, global yapımlarının yanı sıra yerli izleyiciyi çekecek popüler içeriklere yatırım yapma konusundaki kararlılığını bu transferle bir kez daha göstermiş oldu. ‘Konuşanlar’ın sadık ve geniş izleyici kitlesinin, programın yeni bölümlerini izlemek için Disney+’a yoğun bir ilgi göstermesi bekleniyor. Hasan Can Kaya’nın eğlenceli sunumu ve kahkaha dolu anlar vaat eden program, yeni evinde de popülaritesini sürdürmeyi hedefliyor.