Google’ın sunmuş olduğu reklamcılık hizmeti Google Ads, 1 Ekim 2021 tarihinden itibaren yeni yasal bir sürece giriyor. Buna göre 1 Ekim tarihinden itibaren, hizmet aracılığıyla reklam veren müşteriler, faturalarında ekstra bir ücret ile karşılaşacak.
Google, yaklaşık beş yıldır hayatımızda olan AMP sayfalarının fişini çekiyor. Şirket, Temmuz güncellemesinde ilk adımını attı.
Yeni yönetmelik 1 Ekim’den itibaren geçerli olacak
Yeni yönetmeliği müşterilerine ilettiği bir mail ile duyuran Google, konuyu “Önemli Yasal Uyarı” olarak değerlendiriyor. Bu kapsamda şirket, “Değerli Müşterimiz,1 Ekim 2021’den itibaren, Google Ads aracılığıyla satın alınan reklamlar ve rezervasyon yoluyla satın alınan YouTube yerleşimleri ile ilgili fatura ya da ekstrelerinizde yeni bir ek ücret göreceksiniz. Söz konusu ücretlendirme, aşağıdaki bölgelerde yayınlanan reklam veya yerleşimler için geçerlidir.” şeklinde uyarı metni yayınladı.
Google’ın mailde belirtti ek ücrete tabi olacak ülkelerin tam listesi ise şu şekilde;
•
Avusturya’da yayınlanan reklamlar: Faturanıza veya ekstrenize %5 Avusturya DHV Ücreti eklenecektir
•
Fransa’da yayınlanan reklamlar: Faturanıza veya ekstrenize %2 Yasal İşletim Maliyeti eklenecektir
•
Hindistan’da yayınlanan reklamlar: Faturanıza veya ekstrenize %2 Yasal İşletim Maliyeti eklenecektir
•
İtalya’da yayınlanan reklamlar: Faturanıza veya ekstrenize %2 Yasal İşletim Maliyeti eklenecektir
•
İspanya’da yayınlanan reklamlar: Faturanıza veya ekstrenize %2 Yasal İşletim Maliyeti eklenecektir
•
Türkiye’de yayınlanan reklamlar: Faturanıza veya ekstrenize %5 Yasal İşletim Maliyeti eklenecektir
•
Birleşik Krallık’ta yayınlanan reklamlar: Faturanıza veya ekstrenize %2 Birleşik Krallık DHV Ücreti eklenecektir
Aralarında Türkiye’nin de olduğu bölgelerde ek ücret oranı en az yüzde 2 iken en fazla yüzde 5 olarak dikkat çekiyor. Google tarafından yayınlanan resmi bildiriye göre Türkiye’de Google Ads kullanan müşteriler artık faturalarında fazladan yüzde 5’lik bir maliyet ile karşılaşacak.
Google sunulacak bu ek ücretlerin, söz konusu bölgelerde dijital hizmet vergisi yasalarının getirdiği maliyetin bir kısmını karşılamak amacıyla uygulandığını belirtiyor. Yasal İşletim Maliyeti adı altında alınacak bu yeni ek ücret hakkında sizin düşünceleriniz neler?
Resmî Gazete‘de yeni yayımlanan bir yönetmelikle günlük çalışma süreleri değişti. Ülkemizde taşımacılık sektöründe milyonlarca çalışan ve işvereni ilgilendiren yönetmelik bugün yayımlandı. Yönetmelik karayolları, demiryolları, deniz, göl ve akarsularda çalışanları kapsıyor. Bununla birlikte, günlük iş süresi, gece çalışma saatleri, profesyonel ve ağır vasıta ehliyeti ile taşıt kullananların günlük çalışma süresini açıklıyor.
Peki, yeni kararla kim ne kadar çalışacak? İşte haberin ayrıntıları…
Merkez Bankası’nın Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğinde ödeme kapsamında yer alan her ödeme işleminde TR Karekod kullanılacak.
Günlük çalışma süresi 11 saati geçemez
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Resmî Gazete‘de 27 Temmuz 2021 tarihli bir yönetmelik yayımladı. “Haftalık İş Günlerine Bölünemeyen Çalışma Süreleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”e göre, günlük iş süresi 11 saati, gece çalışma süresi 7,5 saati geçemeyecek.
Bununla birlikte, profesyonel ve ağır vasıta ehliyeti ile taşıt kullananlar günlük 9 saati geçmeyecek şekilde çalışacak. Ama Bakanlık, bu sürenin herhangi bir haftada iki kez 10 saate çıkarılabileceğini açıkladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, çalışma dönemleri hakkında da kararlarını belirtti. Buna göre, çalışma dönemini 6 ayı geçmemek üzere işveren belirleyecek.
Resmî Gazete’deki kararda, “Günlük iş süresi 11 saati, gece çalışma süresi 7,5 saati geçemez. Profesyonel ve ağır vasıta ehliyeti ile taşıt kullananların günlük çalışma süresi 9 saati geçemez, ancak bu süre herhangi bir hafta içinde iki kez on saate çıkarılabilir.” ifadesi yer aldı.
Google, 18 Mayıs 2021’de düzenlediği I/O 2021 etkinliğinde, popüler işletim sistemi Android‘in yeni versiyonunu tanıttı. Kısa süre içerisinde beta sürecine başlatan şirket, son olarak 14 Temmuz tarihinde üçüncü beta sürecini başlattı. İşletim sistemine gelen pek çok özellik, ilk defa bu sürüm ile karşımıza çıktı.
Ancak Beta 3′te kullanıcıların canını sıkan oldukça ciddi kararlılık sorunları vardı. Özellikle yaşanan birkaç sorun, beta kullanıcıları için zorluk çıkarıyordu. Hemen harekete geçen ABD‘li teknoloji devi, Android 12 beta 3.1 sürümünü yayınladı. İşte düzeltilen hatalar.
Son haftalarda gündemden düşmeyen Pegasus virüsü için bir çıkış da Telegram'ın kurucusundan geldi. Rus girişimci, iki dev şirketi sorumlu tuttu.
Android 12 beta 3.1 ile düzeltilen hatalar
Android 12 Beta 3.1 güncellemesi ile üç kritik hata düzeltildi. Bunlar; Cihazı yeniden başlattıktan sonra bazı cihazların önyükleme döngüsünde takılıp kalması, Android arayüzünün çökmesine neden olan bir hata ve sistem performansını etkileyen LMKD hataları. Düzelttiği büyük sorunlara rağmen oldukça az yer kaplayan yeni beta sürümü sadece 738 KB boyutunda.
Tüm bunlara ek olarak performans optimizasyonları da bu sürümle beraber beta programına dahil oldu. Android 12beta 3.1sürecine dahil olmak için yapmanız gereken şey ise oldukça basit. Bu sürümü şimdilik Bu sürümü herhangi bir Pixel 3, 3a, 4, 4a veya 5 serisi cihaza yükleyebilirsiniz. Bunu yapmanın en iyi yolu ise Android Studio’nun en son önizleme sürümündeki adımları izlemektir.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce Android 12, beta sürecinden ne zaman çıkacak. Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Ganymede uydusu, Jüpiter‘in doğal uydularından biri. Jüpiter’in ve aynı zamanda Güneş Sistemi’nin en büyük uydusu olan Ganymede, Merkür’den bile daha büyük. Bilim insanları bir süredir Hubble Uzay Teleskobu verilerini inceliyordu. Geçtiğimiz günlerde araştırmacılar çalışmalarını tamamlayarak yayımladı. Gökbilimciler bir ilke imza attı. Ganymede’de ilk kez su buharı keşfettiler. Peki, bu ne anlama geliyor?
Gökbilimciler Ganymede’nin atmosferinde su buharı olduğuna dair bulgular elde etti. Bu su buharı, uydunun yüzeyindeki buz süblimleştiğinde, yani katıdan gaza dönüştüğünde oluşur. Bilim insanları, bulgularını ve düşüncelerini Nature Astronomy dergisinde yayımladı.
Keşfi yapmak için NASA’nın Hubble Uzay Teleskobundan yeni ve arşiv verilerini kullandılar. Önceki araştırmalar, Güneş Sistemi’ndeki en büyük uydunun Dünya’nın tüm okyanuslarından daha fazla su içerdiğine dair dolaylı kanıtlar sunmuştu. Bununla birlikte, sıcaklıklar o kadar düşüktü ki yüzeydeki su katıydı. Jüpiter gezegenin uydusu Ganymede’nin okyanusu, kabuğun yaklaşık 100 mil altında bulunuyor. Bu nedenle, su buharı bu okyanusun buharlaşmasını temsil etmiyor.
UV gözlemlerindeki benzerlikler moleküler oksijenin (O2) varlığı ile açıklandı. Ancak gözlemlenen bazı özellikler, saf bir O2 atmosferinden beklenen emisyonlarla eşleşmedi. Aynı zamanda, bilim insanları bu tutarsızlığın muhtemelen daha yüksek atomik oksijen (O) konsantrasyonlarıyla ilgili olduğu sonucuna vardı.
KTH Kraliyet Teknoloji Enstitüsünden Lorenz Roth, Hubble ile atomik oksijen miktarını ölçmek için ekibe liderlik etti. Ekip, iki araçtan gelen verileri birleştirdi. Bunlar, Hubble’ın 2018’deki Kozmik Başlangıç Spektrografı (COS) ve 1998 – 2010 yılları arasındaki Uzay Teleskobu Görüntüleme Spektrografından (STIS) gelen arşiv görüntüleriydi.
Şaşırtıcı bir şekilde Ganymede’nin atmosferinde neredeyse hiç atomik oksijen olmadığını keşfettiler. Bilim insanlarının daha önce, Hubble tarafından 1998’de çekilen uydunun parlayan şafağının ultraviyole görüntülerine bakarak, uydu emisyonlarının çoğunun saf atomik oksijen olduğu sonucuna vardıkları düşünüldüğünde bu sonuçlar oldukça şaşırtıcı.
Peki, Hubble tarafından yirmi yıl önce gözlemlenen parıltıya başka ne sebep olabilir? Lorenz Roth, NASA’ya bir açıklama yaptı: “Şimdiye kadar sadece moleküler oksijen gözlemlendi. Bu, yüklü parçacıklar buz yüzeyini aşındırdığında üretilir. Ölçtüğümüz su buharı buz süblimleşmesinden kaynaklanıyor. Basit bir ifadeyle, genellikle su buharı katıdan gaza dönüşerek uydunun daha sıcak bölgelerinden kaçıyor olabilir.”
FIFA 21 oyununda başarı elde edebilmek için çok iyi bir oyuncu kadrosuna ya da sağlam bir oynanış bilgisine sahip olmanız gerekiyor. Bu iki etmeni bir araya getirdiğinizde önünüzde durabilecek bir takım yok. Biz de bu noktada sizlere FIFA 21 bünyesindeki en güçlü 10 takımı bir araya getirdik. Sıralama karışık olarak yapıldı yani güce göre bir listeleme söz konusu değil.
Dün akşam saatlerinde tanıtılan FIFA 22'den PC oyuncularını fazlası ile üzecek bir haber geldi. Bunun üzerine EA şirketine tepkiler arttı.
Piemonte Calcio (Juventus)
Juventus lisans konusunda Konami‘nin oyunu Pro Evolution Soccer tarafını seçti. Ancak FIFA yine de kendisini yapımda bulundurarak Piemonte Calcio ismiyle ekledi. Juventus her ne kadar FIFA 21’de lisanslı olarak bulunmasa da bu durum takımın gücünden hiçbir şey eksiltmedi.
Takımın yıldız oyuncusu Cristiano Ronaldo kağıt üzerinde her geçen gün yaşlanıyor. Ancak oyuncunun performansında herhangi bir kayıp yok. 36 yaşına gelmesine rağmen hala takımın en iyilerinden birisi. Yine de takımın tek başına bir Ronaldo şovu yaptığı söylenemez. Ronaldo’ya Federico Chiesa, Paul Dybala ve Sami Khedira gibi yetenekler eşlik ediyor.
Hücum: 87
Orta saha: 78
Defans: 83
Atletico Madrid
Sıradan futbol taraftarlarına La Liga‘yı sorduğunuzda çoğunluk Real Madrid ve Barcelona arasındaki sonsuz rekabeti öne sürecektir. Bir dereceye kadar doğruluk payı olsa da herhangi bir şampiyonluk yarışında Atletico Madrid‘de göz ardı edilemez. Real Madrid ve Barcelona çok dikkat çekiyor olsa da beklenmedik anlarda Atletico Madrid çoğu kez kupa kapmayı başardı.
Hücum: 83
Orta saha: 82
Defans: 83
Borussia Dortmund
Borussia Dortmund, FIFA 21 içerisinde oynaması en eğlenceli ve güçlü takımlarından birisi. Oyuna yeni başlayanlar için dünyanın en iyi forvet oyuncusu olmayı hedefleyen genç Erling Haaland‘a erişiminiz oluyor. Bunun yanında Thorgan Hazard, Giovanni Reyna ve Jadon Sancho gibi oyunculara da erişiminiz olacağından topu ayağınızda tutmak pek zor değil.
Borussia Dortmund orta saha konusunda biraz derinlikten yoksun. Bunu telefi etmek ve maç boyunca kontrolü elinizde tutmak için hücum hattınızı zorlamanız aynı zamanda mümkün olduğunca çok gol atmanız gerekiyor.
Hücum: 86
Orta saha: 81
Defans: 82
Chelsea
Geçmiş bir zamanda Chelsea oldukça iyi bir performans gösterdi. Ancak kulüp finansal sorunları da beraberinde getiren önemli bir performans düşüşü nedeniyle yavaşça söndü. Buna rağmen 2019-2020 yılları boyunca Chelsea yeni bir zihniyetle küllerinden yeniden doğdu.
Kai Havertz, Timo Werner, N’Golo Kante ve Kepa Arrizabalaga Revuelta kadronun en gözde oyuncuları. Chelsea‘nin kadrosu oyunculara ne kadar esnek olduğunu gösteriyor. Yanı sıra sahip olduğunuz seçeneklerin sayısı sayesinde birçok taktik değişiklik yapılmasına olanak tanıyor. Bir maça başlamadan önce 30 dakika değişiklik yapmayı seviyorsanız aradığınız takım Chelsea olacak.
Hücum: 85
Orta saha: 83
Defans: 82
Liverpool
2014‘ten itibaren Liverpool büyük bir dönüşüm yaşadı. O zamanlar kadroda derinlik yoktu ve sonuçlar pek iyi değildi. Tecrübeli teknik adam Jürgen Klopp liderliğindeki Liverpool son yılların en iyi kadrolarından birisini kurmak için uğraş içerisine girdi. Böylece transfer dönemlerinde yeni isimleri alırken aynı zamanda kendi yıldızlarını üretti.
Hücum: 89
Orta saha: 82
Defans: 84
Bayern Munich
Geçen yılın Şampiyonlar Ligi‘ni kazanan bir takımın FIFA‘nın en güçlülerinden birisi olması pek yadırganmaz. Bayern Münih bu konuda nasıl duracağını bilmeyen güçlü bir makineye benziyor.
Robert Lewandowski dünyanın en iyi forvetlerinden birisi haline geldikçe yardımcı oyuncular da kendi pozisyonlarında gelişti. Serge Gnabry, Leroy Sane, Leon Goretzka ve Joshua KimmichBayernMünih yapbozunu tamamlayan parçalar oldu.
Hücum: 93
Orta saha: 85
Defans: 81
Paris Saint-German
FIFA 21‘deki en iyi takım ne tür bir oyuncu olduğunuza göre değişiyor. Baskı yapan bir oyun tarzınız varsa Paris Saint-German tercih edeceğiniz ilk takımlardan olabilir.
Kylian Mbappe, Angel Fabian Di Maria ve Neymar oldukça iyi uyum sağlayan bir üçlü oluşturdu. Paris Saint-Germain, FIFA 21‘deki potansiyel olarak en iyi 4-3-4 formasyonunu uygulayan takım. Böylece orta sahayı geçmeye çalışırken rakiplerinize baskı uyguladığınız sürece avantajlı konuma gelirsiniz.
Hücum: 87
Orta saha: 83
Defans: 79
Barcelona
Barcelona şu dönem zorlu bir süreç içerisinde. Kadro hala dünyanın en iyi oyuncularından oluşuyor olsa da alınan sonuçlar pek iyi değil. Neyse ki kulüp morali FIFA 21‘de pek etkin bir faktör değil. Böylece Barcelona’nın görkemli günlerini tekrardan yaşayabilirsiniz.
Lionel Messi, Philippe Coutinho ve Masour Ousmane Dembele ileri hattaki en iyi oyuncularınız olacak. Tüm ekonomik sorunlara rağmen Barcelona dünyanın en yetenekli futbolcularını almaya devam ediyor. Siz de kupaları bu yetenekli futbolcularla kaldırmaya devam edebilirsiniz.
Hücum: 84
Orta saha: 85
Defans: 83
Real Madrid
Cristiano Ronaldo‘nun takımdan ayrılmasından bu yana Real Madrid eski ilgisini kaybetti. Ancak takımın gücünden pek bir şey eksilmedi.
Kadro Sergio Ramos, Karim Benzema, Marcelo ve Luka Modric gibi deneyimli oyuncularla dolu. Real Madrid hızlı bir oyun sergilemiyor ancak teknik olarak en yetenekli takımlardan birisi.
Hücum: 85
Orta saha: 86
Defans: 86
Manchester City
Manchester City uzun süredir çalışan bir formül bulma arayışındaydı. Böylece taraftarlar favori takımlarının yavaşça bir güç makinesine dönüşmesine tanık oldu. Teknik Direktör Pep Guardiola ile birlikte dünyanın en çok yönlü kadrolarından birisine sahip.
Birtakım hayal kırıklığı yaşatan sonuçlar yaşadı. Ancak City kadrosu saf kalite açısından her zamankinden daha güçlü. Birçok takım için kritik maçlarda yedek oyuncu bulmak sorun oluşturur. City ile oynarken böyle bir problem söz konusu değil.
Tüm dünyada etkisini gösteren çip sıkıntısı için şirketler çalışmalar gerçekleştiriyor. Bu şirketlerden biri olan Tesla, sıkıntıyı aşmak için yeni bir atılım gerçekleştirdi.
Şirketin CEO’su Elon Musk, yaptığı açıklamada Tesla’nın alternatif çipleri desteklemek için araç yazılımlarını yeniden yazarak üstesinden geldiğini söyledi. Kıtlık yeni arabalara yönelik talebin olduğu bir zamanda endüstriyi alt üst etti ve birçok fabrikanın kapanmasına, daha uzun bekleme sürelerine ve yüksek fiyatlara yol açtı.
Tesla 2021 yılı ikinci çeyrek raporunu yayınladı. Geçen yılın aynı dönemine göre ciddi bir gelir artışı elden eden şirkette yüzler gülüyor.
Tesla son çeyrekte 1,1 milyar dolar gelir elde etti
Musk açıklamasında, “Alternatif çipleri değiştirebildik ve ardından yazılımı birkaç hafta içinde yazabildik. Bu sadece bir çipin değiştirilmesi meselesi değil, ayrıca yazılımı yeniden yazmamız gerekir” ifadelerini kullandı.
Söz konusu yaklaşımın Tesla’nın yüksek üretim seviyelerini korumasına yardımcı olduğu ve son üç ayda müşterilere 200 binden fazla araç teslim ettiği de aktarıldı. Tesla çeyrekte 1,1 milyar dolar kar da dahil olmak üzere 11,9 milyar dolarlık gelirin de sahibi oldu.
Otomobillerde olan talebin tüm zamanların en yüksek seviyesinde olmasıyla birlikte, dünyanın dört bir yanındaki üreticiler çip arzı nedeniyle zorluk yaşıyor. Bu hafta Daimler ve BMW, çip eksikliğinden dolayı bazı montaj hatlarını kapatmaya zorladığını ve bunun da şirketlerin üretimini on binlerce araç azaltacağını söyledi.
Teknoloji üreticisi Samsung yeni QLED teknolojili Odyssey Neo G9 oyun monitörünü tanıttı. Bilgisayar oyunları oynamayı sevenlerin merakla beklediği cihazların özellikleri ortaya çıkıyor. Samsung’un da bu alanda önde gelen markalardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Yeni cihazın en önemli özelliği ise 2.000 nit parlaklığa ulaşması. Ancak fiyatı da özellikleri gibi oldukça ‘premium’.
11 Ağustos'ta düzenleyeceği etkinlikte yeni nesil katlanabilir telefonları tanıtması beklenen Samsung'dan S Pen müjdesi.
Samsung Odyssey Neo G9’un başlıca özellikleri
Odyssey Neo G9 oyun monitörü şimdiden piyasadaki en büyük ve en sürükleyici ekranlar arasında yer alıyor. Bu oyun monitörünün en belirgin özelliği parlaklık seviyesinin 2.000 nite çıkması. Ayrıca 49 inçlik ekran, yan yana iki QHD monitöre eşdeğer DQHD adı verilen uzun ve çok geniş QHD çözünürlüğe sahip.
HDR2000 ile daha fazla kontrastı görebilirsiniz. Böylece arka planda saklanan düşmanlar gibi, oyununuzdaki bir sahnenin karanlık gölgelerindeki veya parlak alanlarındaki şeyleri tanımlamanıza olanak tanıyan gölgelerde ve parlak noktalarda daha fazla ayrıntı göreceksiniz.
Apple’ın 12.9 inç iPad Pro M1‘i ve şirketin Pro Display XDR monitörü 1.600 nitlik bir en yüksek parlaklık derecesine sahip. Ancak genel parlaklık 420 nit olarak derecelendi. Samsung Odyssey Neo G9’da HDR2000 parlaklık derecesini elde etmek için şirket, Neo QLED TV’si gibi bazı popüler QLED televizyonlarında bulunan Quantum Matrix Teknolojisini kullanıyor.
Karanlık noktalar ortaya çıkacak
Şirket, matristeki kuantum mini LED’lerin, arka ışığın daha yüksek çözünürlüğe ve aydınlık ile karanlık arasında daha ince ayrımlara sahip olduğunu açıkladı. Samsung, “Bu yeni nesil ekran teknolojisi, yeni bir ışık kaynağı Quantum Mini LED ile etkinleştiriliyor. Geleneksel bir LED’in 1/40 yüksekliğinde olan Quantum Mini LED, çok daha fazla LED ile doldurulmuş inanılmaz derecede ince mikro katmanlara sahip.” dedi.
Şirket, bu teknolojinin 2.048 karartma bölgesi ve daha iyi ışık kaynağı kontrolü için geliştirilmiş 12-bit tonlama kullanan ekranda mükemmel siyahlar ve beyazlar elde ettiğini iddia ediyor. Neo modeli, bir süredir piyasada olan standart Odyssey G9’un ayırt edici özelliklerinin çoğunu koruyor. Örneğin, 1000R ekran eğriliği ve 32:9 en boy oranı gibi. Bu yılki model, orijinal Odyssey G9 tasarımının arka yüzündeki benzersiz parlak beyaz kaplamaya da sahip.
Bununla birlikte, önceki sürüm gibi Neo sürümü de hızlı tempolu oyunlar oynarken süper görüntüler için hem AMDFreeSync Premium Pro hem de Nvidia G-Sync teknolojilerini destekliyor. Panel, Display Port 1.4 ve yeni HDMI 2.1 standardını destekleyerek konsollarla ve PC oyunlarıyla kullanıma uygun hale getiriyor.
Hem yeni Odyssey Neo G9 hem de standart Odyssey G9, 240 Hz yenileme hızlarını ve 1 ms‘lik hızlı tepki zamanını destekliyor. Samsung, 49 inçlik monitörün ne zaman piyasaya çıkacağına dair ise bir tarih vermedi. Ancak ön siparişler 29 Temmuz’da başlayacak.
Bununla birlikte, fiyatı oldukça yüksek. Odyssey G9 şu anda 1.599 Dolara satılıyorken, HDR2000 teknolojili Neo modeli 900 Dolar daha yüksek. Samsung, Odyssey Neo G9’un fiyatının 2.499 Dolar olduğunu açıkladı. Yani güncel kur ile 20 bin TL‘nin üzerinde.
iPhone 13 ekranı için ortada birçok iddia dolanıyor ve bu iddiaların bir yenisi de iPad Mini 6 için geldi. Ekran Tedarik Zinciri Danışmanları (DSCC) CEO’su, Apple iPad Mini 6 ekranı için bir rapor yayınladı. Apple tarafından iPad Mini 6 ekranı ile ilgili henüz bir bilgi paylaşılmadı fakat iddianın geldiği kişi DSCC CEO‘su olduğu için doğruluk payı olduğu belirtiliyor.
Çıkışına kısa bir süre kalan iPhone 13 için Apple, dudak uçuklatan bir sipariş verdi. Teknoloji devi TSMC ile 100 milyon çip için anlaştı.
iPad Mini 6 ekranının 8.3 inç olacağı iddia ediliyor
DSCC CEO’su Ross Young, iPad Mini 6 ekranının 8.3 inç ile geleceği ve dar bir çerçeveye sahip olacağını iddia etti. Daha önce Apple analisti Ming-Chi Kuo, cihazın 8,5 inç ile 9 inç arasında bir ekran boyutuna sahip olabileceğini belirtmişti. M1 işlemcili iPad Pro‘nun Mini-LED teknolojisi ile gelmesi üzerine iPad Mini 6‘nın da bu LED teknolojisi ile geleceği iddia edilmişti fakat bu iddialar çürütüldü. Ross Young, yayınladığı raporda yeni iPad Mini‘nin daha ince, tek tip çerçevelerle geleceği ve Home tuşunun olmayacağını belirtiyor.
Tasarım açısından yeni iPad Mini’nin dördüncü nesil iPad Air ile benzer bir görünüme sahip olduğu iddia ediliyor. Ayrıca, yeni iPad Mini’nin Apple A15 Bionic işlemcisi ile geleceği iddia edilenler arasında. Aynı işlemcinin iPhone 13 serisinde de olması bekleniyor. Yeni iPad Mini’de USB Type-C portu ve yan tarafa gömülü bir Touch ID desteğine sahip olacağı belirtiliyor.
Güncellemeler hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Uygulamalar ve oyunlardan tutun mobil cihazlarımızın kendisine bile artık güncelleme geliyor. Ancak her akıllı telefon üreticisi, ne yazık ki güncelleme konusunda aynı performansı sergilemiyor.
Örneğin Apple güncellemeler konusunda hem eski hem de yeni telefonlarında elini çabuk tutarken, Android üreticileri iOS‘un gerisinde kalıyor. Bu durumu değiştirmek ve Android’in kötü şöhretini yıkmak isteyen Samsung, güncelleme sıklığını artırmaya hazırlanıyor.
Tanıtım tarihi bile henüz bilinmeyen Android 13 T işletim sisteminin hangi tatlı adına sahip olacağı ortaya çıktı.
Samsung, One UI 3.1.1’in test aşamasını başlattı
Samsung, 2020’nin sonlarında Android 11 tabanlı One UI 3.0′ı piyasaya sürdü. Senenin başında Galaxy S21 serisinin lansmanını yapan şirket, burada One UI 3.1‘i tanıttı. Aradan geçen altı ayın ardından çalışmalarını hızlandıran Güney Koreli teknoloji devi şimdi One UI 3.1.1’i test etmeye başladı.
TizenHelp forumunda paylaşım yapan bir moderatör, One UI 3.1.1 için ilginç bir iddia ortaya attı. İddiaya göre yavaş yavaş son halini alan yeni arayüz neredeyse hazır. Hatta Samsung Galaxy S21 ailesi, Ağustos ayında güncelleme alan ilk modeller olacak. Aynı şekilde Ağustos ayında çıkması planlanan Galaxy Z Fold 3 ve Galaxy Z Flip 3 ise bu sürümle piyasaya çıkacak.
Bu iddiaları doğrulayan bir başka kanıt CheckFirm uygulamasından geldi. Uygulamaya göre, Samsung, Galaxy S21 serisi için One UI 3.1.1 test aşamasına başladı. Bu nedenle, güncelleme gerçekten de önümüzdeki ayın sonuna kadar söz konusu telefonlar için yayınlanabilir.
Samsung, Note serisiyle özdeşleşen S Pen’i katlanabilir akıllı telefonlarına getireceğini doğruladı. Güney Koreli şirket, ayrıca bu yıl Galaxy Note serisine yeni bir cihaz gelmeyeceğini de duyurdu. 11 Ağustos‘ta yeni nesil katlanabilir cihazlarını tanıtması beklenen Samsung, Note özelliklerini daha fazla Samsung Galaxy cihazına genişletecek.
Teknoloji şirketi Samsung 11 Ağustos'ta Unpacked etkinliğini düzenleyecek. Etkinlikte bu kez Note modeller yerine başka ürünler tanıtılacak.
Mobil İletişim Başkanı, yeni S Pen’i doğruladı
Samsung’un haber sayfasında yayınlanan bir blog’ta Samsung Mobil İletişim Bölümü Başkanı Dr. TM Roh, Samsung’un katlanabilir cihazlarının yakında piyasaya sürülmesine atıfta bulunarak, şirketin “akıllı telefon inovasyonunun bir sonraki çağını” ortaya çıkarmak üzere olduğunu vurguladı.
Başkan ayrıca Samsung’un özellikle katlanabilir telefonları için bir S Pen tasarladığını da duyurdu. Bilindiği üzere Galaxy S ve Galaxy Note serisinden farklı olarak, Samsung’un katlanabilir telefonları daha hassas ekranlara sahip. Bu nedenle diğer serilerdeki S Pen’lere göre yeni modellerin plastik ve ultra ince cam katmanına duyarlı olması gerekiyor.
Galaxy Note ve Galaxy S serisindeki S Pen modelinin katlanabilir telefonlarda kullanmak mümkün olmadığından dolayı şirketin yeni nesil bir kalem tasarladığı düşünülüyor.
11 Ağustos‘ta gerçekleşecek Unpacked etkinliğinde tanıtılması beklenen Galaxy Z Fold 3, Galaxy Z Flip 2 ve ilk Wear OS 3.0 akıllı saatin yanı sıra yeni nesil S Pen’leri de görebiliriz.
Bir dönem ABD ve Sovyetler Birliği arasında geçen uzay yarışı, bugünlerde milyarderler arasında yaşanıyor. Elon Musk ve Jeff Bezos gibi isimler, kurdukları şirketler ile başka gezegenlere ulaşmayı hedefliyor. Bu konuda adımlar geçtiğimiz birkaç yıl içinde geldi. İlk olarak Elon Musk şirketi SpaceX ile dikey kalkış ve iniş yapabilen roketler geliştirdi.
Kısa sürede ticari uzay uçuşlarının bir numaralı ismi olan Musk, uzaya bir şeyler göndermek isteyen herkesin kapısını çaldığı isim oldu. Hemen ardından ise Blue Origin ve Amazon kurucusu Jeff Bezos, çalışmalarını hızlandırdı. Geçtiğimiz hafta hayallerini gerçekleştiren başarılı iş insanı, tamamı sivillerden oluşan ilk uzay yolculuğunu gerçekleştirdi. Bezos, şimdi ise çok daha büyük bir hedefin peşinde NASA.
NASA tarafından Europa'yı incelemek için gönderilecek olan uzay aracı Europa Clipper, SpaceX'in Falcon Heavy'siyle fırlatılacak.
Jeff Bezos, NASA’ya 2 milyar dolar teklif etti
Başarılı uçuşların ardından kendine daha da güvenen Jeff Bezos, şirketi Blue Origin‘i yaklaşan Artemis, görevlerinin bir parçası yapmak istiyor. NASA tarafından yürütülen program yeni Ay görevlerini içeriyor. Artemis’in öneminin farkında olan ünlü milyarder, kendilerini de planlara dahil etmeleri karşılığında NASA’nın kasasına iki milyar dolar katkıda bulunmayı teklif etti.
Açık bir mektup yayınlayan Jeff Bezos, önerilen milyarlarca dolarlık katkının “NASA‘nın bütçe finansman açığını kapatacağını” söyledi. Teklifin zamanlaması ise dikkatlerden kaçmadı. Nisan ayında SpaceX ile anlaşan NASA, İnsan İniş Sistemi (HLS) için şirkete 2.9 milyar dolar ödemeyi kabul etmişti. Ancak Blue Origin ve Dynetics karara itiraz etti. Geçtiğimiz hafta kabul edilen itiraz, SpaceX‘in sahip olduğu imtiyazları kaybetmesine neden olabilir.
Konuyla ilgili endişelerini sık sık dile getiren Jeff Bezos, “anlaşmanın önümüzdeki yıllarda anlamlı rekabete son vererek NASA‘nın başarılı ticari uzay programlarının kalıbını kıracağını” söyledi. Ayrıca “Bu görevin önemli olduğuna inanıyorum. Katkı sunmaktan onur duyuyorum ve bunu yapabilmek için finansal bir konumda olduğum için minnettarım.” ifadelerini kullandı.
Önümüzdeki günlerde NASA yetkililerinin nasıl bir karar alacağı şimdilik gizemini koruyor. Ancak sunduğu argümanlar ve avantajlarla Jeff Bezos‘un yarışı önde götürdüğü ortada. Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce Ay görevlerinde SpaceX, mi yoksa Blue Origin mi yer almalı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Bu günlerde aktifleşen ve NASA tarafından yılın en iyi meteor yağmuru olarak nitelendirilen Perseid yıldızları dünyadan görülmeye başladı. Kayan yıldız olarak nitelendirilen büyük kuyruklu yıldız 109P/Swift-Tuttle‘ın dünyanın atmosferine çarpmasıyla oluşan enkaz sayesinde ortaya çıkan Perseid‘leri, 24 Ağustos‘a kadar dünya üzerinde parlayacak ve görünebilir olacak.
NASA tarafından Europa'yı incelemek için gönderilecek olan uzay aracı Europa Clipper, SpaceX'in Falcon Heavy'siyle fırlatılacak.
Meteor yağmurunu canlı yayında izleyebilmek mümkün olacak
Muhteşem ateş topları potansiyeli olan Perseid’ler, Ağustos ortasında aktiflikte zirveye çıkacak ve dünyadan görünürlüğü çok daha fazla olacak. Bu yıldız yağmurları ile alakalı açıklama yapan NASA, “Perseid’ler en bol yağışlardan biridir. Saatte 50 ila 100 meteor görülür. Ilık yaz gecelerinde meydana gelir ve gökyüzü gözlemcileri onları kolayca görebilir” dedi.
2020 yılına ait bir Perseid fotoğrafı
Büyük kuyruklu yıldız parçalarının atmosfere çarpması sonucu oluşan ateş toplarının, bu sayede uzun parlak çizgiler oluşturduğunu belirtelim. Bu meteor yağmurunu izlemek için gece dışarı çıkıp gökyüzüne bakılmasının yeterli olduğu belirtiliyor.
Ancak iyi bir izleme deneyimi için yapabilecek şeyler var. NASA’nın belirttiğine göre şafak öncesi saatler Perseid’leri izlemek için en iyi zaman dilimi. Ek olarak uzay ajansı meteorları akşam saat 22’ye kadar görebileceğinizi de belirtiyor.
Tabii ki bulutlu hava ve ışık kirliliği meteor izleyebilmenizi zorlaştıracak. O sebeple açık gecelerde ve şehir ışıklarından uzakta izlenilmesi tavsiye ediliyor.
Tüm bunlara ek olarak Perseid’leri canlı olarak izleyebilmeniz de mümkün. Öyle ki Sanal Teleskop Projesi, 10 Ağustos saat17:00 PT‘de canlı yayınla bu gösteriye ev sahipliği yapacak.