Guardians of the Galaxy yıldızlarından şaşırtıcı itiraf

Guardians of the Galaxy serisinin son filmi için çalışmalar sürüyor. Ünlü yönetmen James Gunn‘ın geçmişte yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle bir dönem duraksayan yapım, tekrardan prodüksiyon sürecine girdi.

Serinin yıldız isimlerinden Karen Gillan, üçüncü film ile alakalı bazı açıklamalarda bulundu. Nebula karakterini canlandıran Gillan, Guardians of the Galaxy 3′ün diğer yapımlardan çok daha iyi olacağını açıkladı. Yıldız oyuncu senaryoya dair ilginç bir itirafta da bulundu.

Marvel’ın yeni filminin yönetmeninden önemli açıklamalar

Marvel’ın yeni filminin yönetmeninden önemli açıklamalar

Thor: Love & Thunder yönetmeni Taika Waititi film hakkında açıklamalarda bulundu. Waititi'ye göre film şimdiye kadarki en çılgın işi.

Guardians of the Galaxy 3’ün senaryosu ağlattı

James Gunn‘ın yazdığı senaryoyu Mantis‘i canlandıran Pom Klementieff ile okuduğunu belirten Karen Gillan, oldukça etkilendiklerini açıkladı. Ünlü oyuncu metni okurken ağladıklarını itiraf etti ve ekledi:

Pom Klementieff ile senaryoyu okuduk. Hem güldük hem ağladık. Ancak fazlasıyla gözlerimiz doldu. Bu inanılmaz. Şimdiye kadarki en güçlü James Gunn çalışması diyebilirim. Tek kelimeyle harika. Aynı anda duygusal ve komik, tam da istediğimiz şey.

Guardians of the Galaxy

2021‘in başlarında benzer bir açıklama yapan James Gunn da filmin duygusal yönünün kuvvetine dikkat çekmişti. Ünlü yönetmen senaryoyu kurgularken sıklıkla ağladığını, tıpkı Karen Gillan gibi, itiraf etmişti. James Gunn filmi yazmayı, kovulmadan önce bitirdiğini açıkladı. Ayrıca bazı iddialara göre senaryo, sette pek çok kişiyi ağlatmayı başarmış. Anlaşılan serinin son filmi duygusal anlamda seyircilere önemli bir deneyim yaşatacak.

Guardians of the Galaxy 3 çıkış tarihi

Yönetmeninin kovulup tekrardan işe alındığı film, normal şartlarda Marvel Sinematik Evreni‘nin dördüncü fazını başlatacaktı. Ancak yaşanan süreç nedeniyle prodüksiyon aşaması aksayan yapım, bu görevi Black Widow filmine devretti. Başrollerinde Chris Pratt (Star Lord), Chris Hemsworth (Thor), Dave Bautista (Drax), Zoe Saldana (Gamora) ve Karen Gillan (Nebula) gibi isimlerin yer aldığı film 5 Mayıs 2023‘te vizyona girecek.

Marvel‘ın beyaz perdeye uyarladığı evrende kozmik temayı temsil eden seri, ilk filminden bu yana önemli bir hayran kitlesine sahip olmayı başardı. James Gunn‘ın yönettiği yapım, görsel anlamda iyi olmanın yanı sıra, mizah yönüyle de oldukça dikkat çekiyor.

Duygusal bir final yapacağı artık iyice gün yüzüne çıkan seri ile alakalı sizler ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.

Çin’in katil otonom denizaltılar geliştirdiği ortaya çıktı

Yeni ve güçlü bir iddiaya göre Çin, katil robot otonom denizaltı sahibi. Bu iddianın kaynağı ise oldukça gerçekçi. Çünkü Çin ordusu kısa süre önce insan olmadan hedefleri belirleyip ateş eden mürettebatsız denizaltıları geliştirmeye yönelik onlarca yıllık bir programın gizliliğini kaldırdı. Otonom katil hava ve deniz araçlarının zaten var olduğunun ortaya çıkması yeterince endişe verici. Ancak Çin, neden aniden bu programın gizliliğini kaldırdı? İşte cevaplar ve haberin ayrıntıları.

İsrail’den Filistin sınırına makineli tüfekli robot hamlesi

İsrail’den Filistin sınırına makineli tüfekli robot hamlesi

Katil robotlar Gazze şeridinde Filistinlileri hedef alacak. İsrail son teknoloji makineli tüfekli robotları Gazze sınırına yerleştirdi.

Otonom denizaltı 1990’larda yapıldı

South China Morning Post‘un (SCMP) haberine göre, robotik denizaltıların yapımı 1990’lara dayanıyor. Uzun bir sürecin ardından Çin ordusu 2010’da başarılı bir saha testi gerçekleştirdi. Şimdilik dronelar otonom araçlar arasında tek katil robotlar. Ancak araştırmacılar söz konusu denizaltıların da avlanmak üzere programlanabileceğini söyledi.

Çin katil denizaltı geliştirdi

Çin’deki Harbin Mühendislik Üniversitesi Dergisinde geçtiğimiz hafta yayımlanan programla ilgili bir araştırma makalesi, “Geleceğin sualtı savaşının ihtiyaçları insansız platformlar için yeni geliştirme fırsatları getiriyor.” ifadesini kullandı. SCMP’ye göre otonom denizaltı projelerinin gerçek bir savaş senaryosunda kullanıldığına dair hiçbir kanıt yok. Ancak, algılanan tehditleri belirleme ve saldırma biçimleri teknolojiyi hataya açık hale getiriyor.

2010’daki saha testinde drone, sahte bir denizaltı hedefinin sonar sinyalini alınca hemen savaş moduna geçti. Daha sonra insan gözetimi, kontrolü veya müdahalesi olmadan bir torpido ile hedefin tam yerini bulmak için etrafında döndü.

Peki, asıl soruya gelelim. Çin bu otonom katil insansız araçları 1990’larda geliştirmeye başladıyıp 2010’da saha testleri yaptıysa, ordu neden 2021’in ortasında aniden programın gizliliğini kaldırmaya karar verdi? Cevap çok net değil. Ancak SCMP ABD, Japonya ve Çin arasında Çin’in saha testini gerçekleştirdiği Tayvan Boğazı‘nda artan bir gerilime işaret ediyor. Çin, Tayvan’dan zorla hak iddia etmeye kalkarsa gerçek bir uluslararası çatışma riski var. Bu nedenle gizliliğin kaldırılması tesadüf olabilir. Ancak askeri gücün bir göstergesi olması da mümkün.

HarmonyOS işletim sistemli Huawei MatePad 11 inceleme!

Huawei MatePad 11 inceleme videosuyla karşınızdayız. HarmonyOS işletim sistemli cihazın kutu açılışını da yaptık. Tabletle ilk karşılaşma anımızdan başlayarak, teknik özelliklerini ve deneyimlerimizi sizlere aktarıyoruz. Ayrıca inceleme sürecinde MatePad’in dikkat çeken aksesuarları M Pencil ile Akıllı Manyetik Klavye‘yi kullandık.

Huawei, HarmonyOS ile çalışan yeni MatePad ailesini tanıttı

Huawei, HarmonyOS ile çalışan yeni MatePad ailesini tanıttı

Huawei, bugün düzenlenen etkinlikte yeni ürünlerini tanıttı. HarmonyOS işletim sistemini duyuran şirket, MatePad serisini tanıttı

Huawei MatePad 11 inceleme

ABD ile Çin arasındaki ticari rekabet sonrasında Huawei’ye de bazı kısıtlamalar gelmişti. Bu gelişmeler adete Huawei’nin yeniden doğmasına neden oldu. Firma önce AppGallery mağazasını oluşturdu şimdi ise kendi işletim sistemiyle karşımıza çıkıyor. Bu kapsamda HarmonyOS işletim sistemi ile gelen ilk Huawei cihazını mercek altına aldık.

Huawei MatePad 11 satın almak için: https://bit.ly/3wymJGT

Hepsiburada: https://app.hps.im/d7ct/304c285e

Huawei MatePad 11 bize ne sunuyor?

Tablet 11 inç boyutunda ve 1440p (2560×1600 piksel) çözünürlüğünde ekranla karşımıza çıkıyor. Cihazın ekran kasa oranı ise yüzde 86. İnce çerçeveleriyle büyük ekranla birlikte taşıması kolay bir tablet olan modelin kalınlığı 7 mm. Cihazın 120 Hz tazeleme hızı ise Huawei MatePad 11 inceleme videomuzda da gösterdiğimiz akıcı bir deneyim sağlıyor.

Huawei’nin Akıllı Manyetik Klavye’si ve M Pencil’ı da tabletin deneyimini zenginleştirme konusunda önemli rol üstleniyor. Klavye, manyetik olarak tablete tutunduğunda, otomatik olarak Bluetooth ile bağlantıyı kuruyor. Kalem de aynı kolaylıkla kullanıma hazır hale geliyor. Klavye ve kalem sayesinde hem yazı hem de çizim işleri kolaylaşıyor. Ayrıca çift dokunmayı destekleyen kalem, uygulama arasında geçiş gibi işlemlere de pratiklik katıyor.

MatePad 11, Huawei ekosisteminin önemli parçalarından biri olarak da karşımıza çıkıyor. Özellikle MatePad ile Matebook arasındaki iletişim, kullanıcılara işlerinde yardımcı olacak. Örneğin çizim işlerinizi MatePad üzerinde yaparken, anlık olarak Matebook’unuzda görebiliyorsunuz. Diğer yandan tableti, dizüstü bilgisayarınızın ikinci ekranı olarak da kolayca kullanabilirsiniz.

Klavye ve kalem aksesuarlarının yanı sıra tablete direkt olarak fare bağlayabilirsiniz. Kablosuz olarak bağladığınız fare sayesinde ve klavye ile tabletten dizüstü bilgisayar deneyimi elde edebilirsiniz.

Ekran ve aksesuarların ardından ses deneyimi de MatePad’in etkileyici yönlerinden biri oluyor. Cihazda 4 tane tam frekans hoparlör yer alıyor. Harman Kardon ses sistemi, tablette içerik tüketmek daha keyifli hale geliyor. Ayrıca tablet, toplantılarınızda size iyi bir mikrofon performansı vaat ediyor. MatePad, 4 dahili mikrofon ile karşımıza çıkıyor.

Kameralara baktığımızda arka tarafta tek kamera görüyoruz. Kameranın çözünürlüğü 13 Megapiksel çözünürlük değerine sahip. Ön tarafta yer alan kamera ise 8 Megapiksel çözünürlükle geliyor. Aynı zamanda Huawei MatePad 11 inceleme videomuzda bu kameralarla çektiğimiz fotoğrafları görebilirsiniz.

HarmonyOS 2.0’da dikkat çeken özellikler

HarmonyOS ise çeşitli yeteneklerle karşımıza geliyor. İlk olarak arayüze baktığımızda, widget noktasında zengin araçlar görüyoruz. Hava durumu, saat, lokasyon gibi widget’ları ana ekrana ekleyebiliyoruz. Ancak dikkat çeken nokta, widget’lar diğer işletim sistemlerine göre hem daha fazla hem de tasarımıyla daha ilgi çekici.

İşletim sistemi arayüzü özelleştirme tarafında da çeşitli seçenekler sunuyor. Örneğin arayüzdeki geçiş animasyonlarını kişiselleştirebiliyorsunuz.

Arayüzün en dikkat çeken özelliklerinden biri ise uygulama çoklayıcı oldu. Bu sayede aynı uygulamayı eş zamanlı olarak birden fazla kullanabilirsiniz. Özellikle alışveriş sitelerinde kararsız kaldığınızda bu yetenek kullanıcılara yardımcı olacaktır. Ayrıca 11 inç ekran size bu konuda yeterli alanı sağlayacaktır.

Performans tarafına baktığımızda ise MatePad 11, Qualcomm Snapdragon 865 işlemcisini kullanıyor. Diğer yandan cihaz 6 GB RAM ve 64/128 GB dahili depolama opsiyonlarıyla geliyor. Buna ek olarak Huawei MatePad 117250mAh pile ve 22.5W hızlı şarj desteğine sahip.

Huawei MatePad 11 teknik özellikleri

  • İşlemci: Snapdragon 865
  • Grafik birimi: Adreno 650
  • Ekran: 11 inç, WQHD, IPS, 120 Hz
  • Pil: 7.250 mAh
  • RAM: 6 GB
  • Depolama: 64 GB / 128 GB
  • Arka kamera: 13 Megapiksel, 4K 30 FPS video
  • Ön kamera: 8 Megapiksel FHD 30 FPS video
  • İşletim Sistemi: HarmonyOS 2.0
  • Cihaz Boyutu: 253.8 mm X 165.3 mm X 7.2 mm

Duvarın arkasını gösteren yeni radar sistemi geliştirildi

Neredeyse bir asırdır radar teknolojileri hayatımızda yer alıyor. Bu sistemler oldukça basit bir işleyişe sahip; radyo dalgaları gönderilir, bir alıcıyla yansımaları alınır ve nesnelerin nerede ve ne kadar uzakta olduğunu anlamak için dalgalar incelenir. Araştırmacılar artık birden fazla alıcı kullanarak ayrıntılı sistemler de oluşturuyor. Son olarak, ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsündeki (NIST) araştırmacılar, bir alıcı ve birçok verici ile zıt konfigürasyonu kullanan yeni bir tarama sistemi oluşturdu.

ASELSAN, Radar Sistemi Projesi için imzayı attı

ASELSAN, Radar Sistemi Projesi için imzayı attı

ASELSAN ile Savunma Sanayi Başkanlığı yeni bir sözleşme imzaladı. Mobil Kule ve Mobil Alçak İrtifa Hava Trafik Radar Sistemi Projesi yolda.

Yeni radar hipersonik uçakları da keşfedecek

Bilim insanları katı cisimlerin arkasını ve içini gösteren yeni bir mikrodalga teknolojisi geliştirdi. Yeni, çok amaçlı bu teknoloji yanan binalarda mahsur kalan, hatta uzayda hızla savrulan çöplerin yerini belirleyebilir. Ayrıca sistem hipersonik hızlarda hareket eden nesneleri de algılayabilir. Yani düşman uçaklarını fark etmek için oldukça önemli bir çalışma. Araştırmacılar bulgularını Nature Communications dergisinde yayımladı.

Süpersonik uçaklar

Daha uzun mikrodalga boyları sayesinde sistem, duvarlar veya zeminler gibi katı cisimlerden geçebiliyor. NIST’de proje yöneticisi olan Fabio da Silva, Popular Science‘a açıklama yaptı. Araştırmacı da Silva, “Açıkçası, o duvarların ötesini göremiyorum. Çünkü insan gözünün duyarlı olduğu dalga boyları vb. nedenlerden dolayı. Ancak, mikrodalga rejiminde olduğu gibi daha uzun dalga boylarına ulaşırsanız duvarların ötesini görebilirsiniz.” dedi.

Geleneksel radar teknolojisi, bir verici aracılığıyla bir alana radyo dalgaları göndermeyi kapsar. Bu dalgalar, alandaki her şeyden yansır ve bir alıcı algılar. Bu radar ‘ekoları’ tarafından toplanan verileri kullanarak, bölgedeki nesnelerin konumu, boyutu ve hareketi belirlenir. Bu yöntem tipik olarak birden fazla alıcının ve daha az vericinin kullanılmasına dayanır. NIST sistemi ise daha farklı. Mikrodalgaları birden fazla verici ve yalnızca çok güçlü ve hassas bir alıcı aracılığıyla göndererek çalışıyor. Bu yeni teknoloji bir konumda ne olduğunu size daha hızlı ve doğru bir şekilde aktarıyor.

Katı nesnelerin arkasını gösteren radar
(Foto: Pegasus)

Henüz başlangıç aşamasında olsa da bu teknolojinin büyük bir potansiyeli var. Katı nesnelerin içini görebilmek ve arkalarında ne olduğuna dair doğru görüntüler üretebilmek, arama ve kurtarma çalışmalarına yardım edebilir. Ayrıca bulutlar ve yağmur gibi sert hava olayları aracılığıyla nesneleri algılayabilir. Bununla birlikte, radar sistemin düşman uçakları ve füzeleri de dahil olmak üzere hipersonik hızlarda hareket eden nesneleri ve insanlara zararlı olabilecek uzay enkazlarını tespit edip izleyebildiğini açıkladılar.

Bu teknolojinin ne kadar ileri gideceğini eninde sonunda zaman gösterecek. Ama ABD ordusu bu sistemi kendi çıkarları için kullanmakta zaman kaybetmeyecektir.

Sıcak havalar 1 milyar deniz canlısını haşladı

Son haftalardaki sıcak hava dalgaları milyonlarca deniz canlısı için ölümle sonuçlandı. Amerika Birleşik Devletleri’nin ve Kanada’nın içinde yer aldığı Kuzeybatı Pasifik’te sıcaklıklar artıyor. Geçtiğimiz hafta Kanada’da sıcaklıkların artmasından dolayı 719 kişinin öldüğü açıklanmıştı. Ayrıca birçok bölgede orman yangınları da ortaya çıkıyor. Bilim insanları bu korkutucu sıcaklıkların sebebini araştırmaya devam ederken, birçok popülasyon da tehlike altında. Özellikle de sularda yaşayan canlılar için bu denli yüksek sıcaklıklar büyük risk taşıyor.

ABD ve Kanada’da rekor kıran sıcaklık

ABD ve Kanada’da rekor kıran sıcaklık

ABD'de ve Kanada'da rekor sıcaklık verileri kaydedildi. Uzmanlar Kuzey Pasifik'teki bu artan sıcaklığın nedenini araştırmaya devam ediyor.

Milyonlarca deniz canlısı popülasyonu tehlikede

Kuzeybatı Pasifik’i etkileyen ölümcül sıcak hava dalgasının ardından korkunç bir senaryo ortaya çıktı. Bilim insanları yüksek sıcaklıklar nedeniyle yaklaşık bir milyar deniz canlısının öldüğünü ileri sürdü. Bilim insanlarının demeçlerinin aktarıldığı haber The New York Times‘ta yer aldı.

deniz canlıları sıcak havadan etkilendi

Kabuklarında canlı canlı pişmiş ölü midyeler, ölü ve susuz deniz yıldızları ve aşırı ısınan nehirlerde yüzmeye çalışan somon sürüleri gibi trajik manzaralar ortaya çıktı. British Columbia Üniversitesinden deniz biyoloğu Christopher Harley NYT’ye, “Bu kıyamet sonrası filmi gibi.” dedi.

Harley ölümleri hesaplamak için mavi midyelerin belirli bir kıyı şeridini inceledi. O bölgede ölen midye miktarı ve bu midye yataklarında yaşayan diğer canlılar hakkında veriler çizdi. Sonunda, ısı nedeniyle bir milyardan fazla deniz canlısının öldüğünü tahmin etti.

https://twitter.com/MattSmithKIRO7/status/1412496971558920193

Buna karşılık, bazı devlet kuruluşları ise canlıların yaşam alanlarını değiştirmek zorunda kaldı. Çeşitli deniz canlısı topluluklarını daha serin sulara bıraktılar. Örneğin, Idaho Balık ve Av ajansı nesli tükenmekte olan sockeye somonunu yakalayıp başka sulara taşımaya başladı. Ancak Kaliforniya’nın orta vadisindeki chinook somonu gibi bazı balıklar o kadar şanslı değil. Zira sularının aşırı ısınması bekleniyor ve bu, yumurta ve genç somonun hayatta kalabilmesi için olumsuz bir durum.

Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresinden biyolog Jonathan Ambrose çarpıcı bir açıklama yaptı. Ambrose, “Bu yıl belki yüzde 90, belki daha da yüksek bir ölüm oranı görüyoruz.” dedi.

İnternetin yeni akımı: “Sizce ben yapmış mıyımdır” nedir?

Instagram, Twitter, TikTok, Facebok… Hayatımızın etle tırnak misali asla vazgeçemediğimiz bir parçası haline gelen sosyal medyaya her gün giriyoruz. Hatta o kadar sıradanlaştı ki, belki de su içmekten veya yemek yemekten daha önemli bir hal almış durumda. Zira sabah uyanır uyanmaz elimize aldığımız telefonda yaptığımız ilk iş, o uygulamaya dokunmak oluyor.

Jargona “akım” olarak geçen, belli bir alışkanlığın kullanıcılar tarafından tekrar edilerek sürekli onunla ilgili paylaşımlar yapılması sosyal medyayla özdeşleşmiş bir durum. Neredeyse her gün yeni bir tanesi türüyor, bazen hızlarına yetişmek zor bile olabiliyor. Şimdilerde popüler olan son derece ilginç bir akım: “Sizce ben yapmış mıyımdır” hakkında kısa bilgiler hazırladık.

Hashtag’ler hakkında duyunca şaşıracağınız 5 gerçek

Hashtag’ler hakkında duyunca şaşıracağınız 5 gerçek

Sosyal medyada neredeyse her yerde karşımıza çıkan hashtag işareti nedir? Gizemli sembolü daha iyi tanımanızı sağlayacak bilgiler hazırladık.

İlk olarak TikTok’ta ortaya çıktı

“Sizce ben yapmış mıyımdır” akımında insanlar, hayatlarının belli zamanlarında yaptıkları mantıksız ve beğenmedikleri hareketleri yazıyorlar. Ama bunu direkt olarak değil de sanki birisine soru soruyormuş gibi lafı dolambaçlı hale getirerek yapıyorlar. Örneğin geçmişteki sınavlarınızdan birinde bir soruya yanlış cevap verdiğinizi düşünün, bunu “Sizce ben x sınavında y sorusuna yanlış cevap vermiş miyimdir?” şeklinde yazıyorsunuz.

İlk olarak TikTok’ta ortaya çıkan bu akımda insanlar duygularını videolarla ifade ediyorlardı. Ancak sonradan Twitter’a sıçradı, onu takiben de Instagram’ı örümcek ağı misali esir aldı. Şu anda her üç kullanıcıdan ikisi birbirine benzer paylaşımlar yapıyor. Tabii bunlardan rahatsız olanların sayısı da azımsanamayacak kadar fazla, bizler ise birkaç gönderiyi bir araya getirdik.

Sizce ben yapmış mıyımdır akımıyla ilgili yapılan eğlenceli paylaşımlar

https://twitter.com/tugc3ee/status/1411731067631976456?s=20
https://twitter.com/_blossooomm/status/1413782036876247042?s=20
https://twitter.com/Zeeyy61/status/1412462004695097348?s=20
https://twitter.com/cemreatesoglu/status/1413242930622517256?s=20
https://twitter.com/aysasso/status/1413627414031253505?s=20
https://twitter.com/benimuzayim/status/1413658106014404609?s=20
https://twitter.com/rukisrighthere/status/1411647462364827648?s=20
https://twitter.com/lupercaliia/status/1412457837784190978?s=20
https://twitter.com/BIMseverr/status/1413027332068102154?s=20
https://twitter.com/sutlacverecel/status/1412092113756561408?s=20
https://twitter.com/sumeyyeaslan03/status/1412041422086230016?s=20
https://twitter.com/yibotonin_/status/1412788733481521156?s=20
https://twitter.com/holydoi/status/1411310066993700868?s=20

MGM şirketini satın alan Amazon’a soruşturma şoku!

James Bond ve Rocky gibi yüksek bütçeli filmleri sinema sektörüne kazandıran MGM Studios (Metro Goldwyn Mayer) Mayıs ayında Amazon ile güçlerini birleştirdi. 8,45 milyar dolar gibi dudak uçuklatan bir fiyatla MGM’yi bünyesine katan ABD’li e-ticaret devi, dijital yayın platformu Prime Video’nun içeriklerini artırma şansı yakaladı. Ancak işler beklendiği gibi toz pembe gitmeyecek gibi gözüküyor.

ABD’nin tüketici haklarını korumak ve rekabet koşullarına zarar veren baskıcı tekellerin oluşmasına mani olmakla yükümlü regülatörü Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Amazon ile MGM Studios arasındaki ortaklığı mercek altına aldı. The Information’un haberine göre, FTC iki şirketin birleşmesinin yaratabileceği potansiyel sorunları derinlemesine inceleyecek.

MGM’nin Amazon Prime Video’ya katacağı yapımlar

MGM’nin Amazon Prime Video’ya katacağı yapımlar

Amazon, geçtiğimiz ay MGM'yi satın aldı. Bu satın alımın arkasındaki en büyük nedenin Prime Video içeriğini artırmak olduğu belirtildi.

Amazon ile MGM anlaşmasına onay çıkmayabilir

Kanunlar gereği ABD’deki bir firmanın satın alma sürecini tamamlayabilmesi için hükümetten onay alması gerekiyor. Örneğin Facebook, WhatsApp ve Instagram’ı bünyesine kattıktan bir müddet sonra FTC’den onay almıştı. Benzer bir durum Amazon ile MGM Studios için de geçerliliğini koruyor. Eğer Federal Ticaret Komisyonu söz konusu anlaşmaya yeşil ışık yakmazsa Amazon, MGM’nin içeriklerine sahip olamayacak. Peki karar ne zaman belli olacak?

mgm-studios-8-45-milyar-dolara-amazona-satildi

Edinilen bilgilere göre FTC, 6 aya yakın bir soruşturma sürecini başlattı. Yani kararını bugün düşünüp yarın vermeyecek, aylar süren bir inceleme gerçekleştirecek. Konuya aşina olan kişilerden aldığı bilgileri kamuoyuyla paylaşan The Information, soruşturmanın odak noktasında anlaşmanın Amazon’un pazardaki gücüne etkisinin inceleneceğini aktardı. Ek olarak FTC yetkililerinin, Amazon’un mal ve hizmetlerini yasa dışı bir biçimde sunup sunmayacağı konusunda temkinli olduğu bilgisini paylaştı.

Soruşturma neticesinde Amazon’un antitröst ihlaline yol açmayacağına karar verilirse, MGM Studios ile ortaklığı onaylanacak. Aksi durumda ise anlaşma yasal olarak gerçekleşemeyecek.

MGM’de 4 bini aşkın içerik var

MGM Studios’un içerik kataloğunda en az 4 bin film ve 17 bin TV dizisi var. Büyük bir kısmını Hulu gibi dijital dağıtımcılar aracılığıyla yayınlayan şirket, anlaşmayla muhtemelen lisanslama yoluna gidecek. Zira Hulu’da yayınlanan Handmaid’s Tale stüdyonun kendisine ait.

Şirketin yüksek bütçeli diğer yapımları arasında ise; James Bond, Rocky, Robocop, Pink Panther, Stargate, Bill and Ted, Child’s Play, Legally Blond, Vikings ve The Girl With The Dragon Tattoo gibi prodüksiyonlar yer alıyor.

Jeff Bezos’tan uzay rekabetinde alkışlanacak hareket

Havacılık ve uzay araştırma şirketi Virgin Galactic kurucusu ve CEO’su Richard Branson bugün Türkiye saatiyle 16.00’da uzaya çıkacak. Toplamda 6 kişilik bir ekiple gerçekleşmesi planlanan yolculukta pilotlar ve alanında uzman kişiler de olacaklar. Virgin Galactic’in dördüncü test uçuşu olan bu seyahat aynı zamanda tam mürettebata ev sahipliği yaptığı ilk uçuş olma özelliği taşıyor.

Richard Branson’un yapacağı eylem uzay seyahati adına tarihi bir anı simgeliyor. Zira 9 gün sonra da Amazon’un eski CEO’su Jeff Bezos aynı yolculuğu gerçekleştirecek. Bezos’un sahibi olduğu havacılık ve uzay şirketi Blue Origin’in SpaceX ile ezeli rekabeti konuşulurken, Virgin Galactic beklenmedik bir atılımla gündeme geldi. Uzay savaşlarına yeni bir kapı aralayan bu durum gölgesinde Jeff Bezos, rakibi Richard Branson’a takdir toplayan bir mesaj verdi.

Uzay savaşlarında yeni perde: Jeff Bezos bir unvanını kaptırdı!

Uzay savaşlarında yeni perde: Jeff Bezos bir unvanını kaptırdı!

Amazon ve Blue Origin'in kurucusu Jeff Bezos "uzaya giden ilk milyarder" unvanını rakibi Richard Brunson'a kaptırdı.

Jeff Bezos’tan Richard Branson için tebrik mesajı

Virgin Galactic’in gerçekleştireceği uçuşa saatler kala Jeff Bezos sosyal medya hesabından şirketin CEO’su Richard Branson’un Instagram hesabını etiketleyerek fotoğrafını paylaştı. Gönderinin altına “Size ve tüm ekibinize yarın başarılı ve emniyetli bir uçuş dilerim.” notunu düşen Bezos yolculukta yer alacak herkese iyi şanslar dilemeyi de unutmadı.

https://www.instagram.com/p/CRKHsLENB-n/?utm_source=ig_web_copy_link

Virgin Galactic, Unity 22 adını verdiği uzay görevinde VSS Unity roketini kullanacak. Geçtiğimiz ay test uçuşları yapılan aracın Richard Branson ve ekibini toplamda 55 mil (88,51392 kilometre) yüksekliğe çıkarması planlanıyor. Herhangi bir aksilik yaşanmadan yolculuk başarıyla gerçekleşirse, Branson tarihteki uzaya çıkan ilk milyarder olma özelliğine sahip olacak. Normalde bu unvana 20 Temmuz’da düzenleyeceği seyahat ile Jeff Bezos’un erişmesi bekleniyordu.

Richard Branson konuyla alakalı sosyal medya hesabından duygularını paylaştı. “Annem bana asla pes etmemeyi ve yıldızlara ulaşmayı öğretti” diyen ünlü milyarder, her zaman için hayalperest bir insan olduğunu vurguladı. “Uzayın hepimize ait olacağına inanıyorum” diye de ekledi. Hayalinin nihayet gerçeğe döneceğine dair heyecanını paylaşan Branson, “11 Temmuz’da bunu gerçekleştirmenin zamanı geldi” diye konuştu.

Microsoft Edge, popüler tarayıcılar sıralamasında yükseldi

Microsoft Edge, düşük RAM ve işlemci kullanımı sayesinde oldukça popüler hale geldi. Chromium tabanlı olması ile birlikte eklentiler de çalıştıran tarayıcı Windows 10 platformunda önyüklü geliyor. Uzun süredir Mozilla Firefox ile mücadele eden Microsoft Edge, Firefox’u geçmeyi başardı.

Microsoft Edge 91’deki bir sorun can sıkmaya başladı!

Microsoft Edge 91’deki bir sorun can sıkmaya başladı!

Microsoft'un birkaç gün önce piyasaya sürdüğü Microsoft Edge 91 güncellemesi, ilginç bir sorunuyla gündemde.

Microsoft Edge, en popüler üçüncü tarayıcı oldu

Son aylarda Firefox ve Edge baş başa gidiyordu. Haziran ayı rakamlarına göre, Edge tarayıcı pazarının yüzde 3,4‘ünü elinde tutuyor. Firefox’ta bu oran yüzde 3,29. Firefox 10 yıllık bir süreçte elde ettiği pazar payını 1 yıl içinde kaybetti. Edge’in elde ettiği pazar payı onu, Chrome (yüzde 65,27) ve Safari‘nin (yüzde 18,34) arkasında üçüncü sıraya yükseltiyor.

Ocak 2020‘de piyasaya sürülen yeni Chromium tabanlı Edge yavaş bir başlangıç yapmıştı ancak 1 yıl sonra daha fazla ivme kazanmaya başladı. Geçen yazdan bu yana Microsoft Edge‘in pazar payı üç kattan fazla arttı. Elde edilen bu artış, kısmen yenilenen pazarlama teknikleri ve diğer modern tarayıcılar gibi güncellenmesi sayesinde oldu.

Edge, Windows 10‘a önyüklü şekilde geliyor. Daha önce bu şekilde değildi ve önyüklü gelmeye başlamasıyla birlikte bir gecede milyonlarca kullanıcıya ulaştı. Microsoft, Edge’i güncellemeye ve daha verimli hale getirmek için çalışmaya devam ediyor.

HarmonyOS kullanıcı sayısı giderek artıyor! İşte güncel rakamlar

Huawei’nin Android alternatifi olarak geliştirdiği HarmonyOS işletim sistemi, piyasaya sürüldüğünden bu yana ciddi anlamda kitle yakaladı. 2 Haziran tarihinde güncellemeyi yayınlayan Huawei, sadece ilk haftada 10 milyon kullanıcıya ulaştıklarını açıkladı. Şimdi ise bir ay geçen aradan sonra en son rakamlar açıklandı.

Çin’deki Huawei sahipleri tarafından kullanılan HarmonyOS 2.0 , bir ayda tam 30 milyon kullanıcıya ulaştı. Hedefleri doğrultusunda istikrarlı bir yol kat eden Huawei, yıl sonuna kadar bu rakamın 300 milyona ulaşacağını umut ediyor.

Huawei FreeBuds 4 kutusundan çıkıyor

Huawei FreeBuds 4 kutusundan çıkıyor

Kısa bir süre önce Türkiye'de satışa sunulan ve dünyada tek bir özelliğe sahip olan Huawei FreeBuds 4 incelemesi ile karşınızdayız.

HarmonyOS 2.0 güncellemesi tam 30 milyon kişi tarafından indirildi

Huawei’nin yeni işletim sistemi HarmonyOS, şirketin vaatlerine göre 200 milyon cep telefonu ve tablete, 100 milyon ise ev aletleri ve diğer teknolojik ürünler olmak üzere yıl sonuna kadar 300 milyon kullanıcıya ulaşacak.

Öte yandan Çinli üreticinin yeni işletim sistemi, kararlı bir hale gelip yeterli kitleye ulaştığında üçüncü taraf üreticiler tarafından da kullanılabilecek. Ancak bunun içinde şirketin işletim sistemi pazar payında en az yüzde 16’lık bir dilim yakalaması gerecektir.

Şu anda piyasadaki popüler işletim sistemlerinin çoğu, pazar payının yüzde 16’sını aşmış durumda. Hatta araştırma şirketlerinden StatCounter’ın son verilerine göre; Google’ın Andoid işletim sistemi yüzde 40,63, Apple’ın iOS işletim sistemi yüzde 16,26 ve Windows’un pazar payı ise yüzde 31.94 olarak kayıtlara geçti.

Huawei’nin hedefi de HarmonyOS’u yukarıdaki pazar payına getirmek olacaktır. Görünüşe bakılırsa da yıl sonuna kadar bu rakama ulaşmak çok da zor olmayacak. Zira bir ay içerisinde 30 milyon kullanıcı yakalayan Huawei, yıl sonuna kadar bu rakamı 300 milyona çıkararak muhtemelen belirlenen pazar payına ulaşacak.

Japon polisi bir Zelda oyuncusunu tutukladı

Zelda: Breath of The Wild, Nintendo Switch için özel olarak geliştirilen bir aksiyon macera oyunu. Özellikle Nintendo Switch’in elinde bulunan en güçlü yapım. Oyunda ilerlemek ve belirli seviyelere ulaşmak zaman zaman zor olabiliyor. Oyunda bulması ya da elde etmesi zor eşyalar yer alıyor. Oyuncular bu durumda daha fazla zaman harcamak zorunda kalıyor. Bu durum bir Zelda oyuncusunun canını sıkmış olacak ki oyunun kayıt dosyalarını düzenlemeyi tercih etti.

Nintendo Switch OLED tanıtıldı! İşte özellikleri

Nintendo Switch OLED tanıtıldı! İşte özellikleri

Nintendo Switch OLED, sürpriz bir şekilde tanıtıldı. İşte başarılı el konsolunun sahip olduğu özellikler ve fiyatı.

Tutuklamanın arkasında kayıt dosyalarından ‘para kazanma’ yer alıyor

Oyuncunun kayıt dosyalarını düzenlemesi bir sorun oluşturmuyor fakat bu dosyalardan para kazanmaya çalışması, Japonya yasaları ile ters düşüyor. Niigata Polisi, 8 Temmuz’da Tokyo’da yaşayan 27 yaşındaki bir Çinliyi tutukladı. Tutuklamanın sebebi ise 27 yaşındaki adamın Zelda: Breath of The Wild kayıt dosyalarını düzenlemesi ve bunun üzerinden para kazanması. Zelda’nın düzenlenmiş kayıt dosyalarında karakterin tüm yeteneklerinin açıldığı ve oyunun standart versiyonu ile elde edilmesi zor olan eşyaların kayıt dosyası içerisinde yer aldığı belirtiliyor. İddiaya göre suçlu sadece Zelda‘nın kayıt dosyalarını satmadı. Aynı kişi, Zelda dahil diğer oyunların kayıt dosyalarından 10 milyon yen (76.434 euro) kazandığını ve kayıt dosyası başına 3500 yen (yaklaşık 27 euro) elde ettiğini belirti.

Tüm bu kazanç bir açık artırma sitesi sayesinde elde edildi ve suçlu bunu Aralık ayından itibaren yaptığını belirtti. Suçlunun bu faaliyeti Japonya’nın Haksız Rekabeti Önleme yasasını ihlal ediyor. Bu yasa, gizli şirket bilgilerinin çalındığı veya yasa dışı olarak ifşa edildiği durumları kapsıyor. Bu olay Japonya’nın düzenlenmiş kayıt dosyaları satan insanlara gerçekleştirdiği ilk operasyon değil. Bu yılın Şubat ayında Japon yetkililer, Pokemon Sword and Shield için binlerce değiştirilmiş Pokemon satarak 1,1 milyon yen (yaklaşık 8.500 euro) kazandığı iddia edilen 23 yaşındaki bir adamı tutuklamıştı. İnsanların kendi kayıt dosyalarını düzenlemesi ve bunu kendileri için kullanması normal olsa da bu modifikasyondan para kazanmak bir suç.

IAC CEO’su Apple’ı topa tuttu: “Google’dan daha kötü”

Google için açılan antitröst davasının ardından IAC CEO‘su Joey Levin, Apple için iddialı konuştu. CEO, teknoloji devi için Google’dan daha kötü olduğunu ve muhtemelen bir sonraki hedef olacağını söyledi.

IAC’nin internet mülklerini işleten Levin, ABD’li başsavcıların Google’a karşı açtıkları davayla ilgili görüşlerini paylaştı. CNBC‘ye konuşan Levin, Apple’ın bir sonraki büyük antitröst baskısının hedefinde olabileceğini söyledi.

M1 işlemcinin performansı Apple yöneticisini hayrete düşürdü

M1 işlemcinin performansı Apple yöneticisini hayrete düşürdü

Apple Silicon M1 işlemcili MacBook denerken pil performansını gözlemleyen şirket yöneticisi sonuçlar karşısındaki şaşkınlığını gizleyemedi.

“Apple için geri dönüş yok”

Levin Apple’la ilgili “Sırada onlar var ve onlar bence Google’dan çok daha kötü bir şirket. Şirketleri sisteme girmeye zorluyorlar. Onların tekelleri var, ücretler fahiş ve herkese yansıyor. Bunun bir dönüş yolu yok” ifadelerini kullandı.

Mayıs ayında Levin, Apple’ın App Store‘daki uygulama ve uygulama içi satın alımlarının yüzde 30‘u bulmasını açıkça eleştirmişti. Ücretleri iğrenç olarak değerlendiren yönetici, aynı zamanda yarı tekel olduğu iddiasından da şikayet etti.

apple-googledan-daha-kotu-bir-sirket

Apple, diğer pazar yeri operatörlerinin aldığı ücretle eşit olduğunu iddia ederek ücreti savundu. Google da yüzde 30’luk bir kesinti talep ediyor. Ancak Google Play mağazası daha az kısıtlı kesinti yapıyor. Hem Apple hem de Google, küçük işletmeler için komisyon azaltan program başlatmıştı.

Apple ve diğer teknoloji devleri için açılan antitröst soruşturmaları yeni bir olay değil. Geçtiğimiz ay Google ve Apple, Japonya‘da bir antitröst soruşturmasıyla karşı karşıya kaldı. Facebook ise bir davada gülen taraf olarak gelirini 1 trilyon dolara çıkardı.