iPhone 17 serisinin tanıtılmasına bir aydan az bir süre kala gündem, yeni cihazların tasarımlarıyla ilgili detaylarla çalkalanıyor. Gelen bilgiler, bu yılki iPhone’ların, bir önceki nesil olan iPhone 16’dan sadece donanımsal olarak değil, görsel olarak da keskin bir şekilde ayrılacağını gösteriyor. Bu bilgiler, mevcut kılıfların yeni seriye kesinlikle uymayacağı anlamına geliyor.
iPhone 16 serisinde görmeye alıştığımız, sol üst köşedeki kare formlu kamera kurulumu, iPhone 17 Pro ve Pro Max ile birlikte terk ediliyor. Sızıntılara göre Apple, bunun yerine cihazın arka yüzeyini yatay olarak tamamen kaplayan geniş ve dikkat çekici bir kamera barı tasarımını benimsiyor.
iPhone 17 kılıfları Türkiye’de
Tasarımcıların ve kılıf üreticilerinin sızdırılan kalıplara dayanarak şimdiden üretime başladığı biliniyor. Ancak uzmanlar, tüketicileri bu konuda uyarıyor. Cihazlar Apple tarafından resmi olarak tanıtılmadan ve nihai boyutları kesinleşmeden herhangi bir kılıf siparişi vermek, paranızı riske atmanız anlamına gelebilir. Bu yüzden beklemede kalmak daha mantıklı olacak. Türkiye’de satışa sunulan iPhone 17’nin kılıfları şu an için oldukça uygun bir fiyata sahip.
iPhone 17 serisinin getireceği bu radikal tasarım değişiklikleri, Apple’ın akıllı telefon pazarında yeni bir görsel kimlik oluşturma arzusunu gözler önüne seriyor. Tüm detayların netleşeceği Eylül ayındaki lansman, merakla bekleniyor. Bakalım Apple ters köşe mi yapacak yoksa sızıntılar doğru mu çıkacak? Bekleyip göreceğiz.
Müzik denince akla gelen ilk platformlardan biri olan Spotify’ın Türkiye’deki editörleri hakkında soruşturma başlattığı iddia edildi. Son dönemde özellikle bazı sanatçılar ve kullanıcılar, müzik listelerinin oluşturulma yöntemine dair çeşitli şikayetlerde bulunmuştu. Eğer bu söylentiler doğruysa platform söz konusu iddiaların ardında herhangi bir gerçek olup olmadığını araştıracak.
Spotify Türkiye editörlerine soruşturma başlattı iddiası
Bilindiği gibi, son dönemde Türkiye’de tanınan bazı sanatçılar şarkılarının Spotify’daki müzik listelerine girmemesiyle ilgili şikayetlerini dile getirdi. Özetle platformun hit şarkılarına rağmen kendilerini görmezden geldiğini ve hatta yeni çıkan parçalarda bile kendilerine yer verilmediğini belirttiler.
Bu tür iddialar kullanıcıların müzik listelerinin hangi kriterlere göre oluşturulduğu ve süreçte gerçekten ekstra bir durumun olup olmadığı konusunda şüphelenmesine neden oldu.
Bugün ortaya çıkan iddialar ise Spotify’ın Türkiye’deki müzik listelerini düzenleyen editörler hakkında bir soruşturma başlattığı yönünde. Eğer bu durum gerçekse platform söz konusu söylentileri göz önünde bulundurarak kapsamlı bir soruşturma yürütecek ve müzik listelerinin oluşturma sürecini derinlemesine inceleyecek.
Şu ana dek platformdan konuyla ilgili bir açıklama gelmedi. Önümüzdeki birkaç gün içinde soruşturma iddialarıyla ilgili bir gelişmenin yaşanması veya resmi bir açıklamanın gelmesi bekleniyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Spotify Türkiye çalma listeleri gerçekten olması gerektiği gibi mi düzenleniyor? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Intel yönetim kurulu başkanı Frank Yeary’nin, şirketin çip üretim kolu olan Intel Foundry’yi Tayvan merkezli TSMC’ye satmak ya da bağımsız bir yapıya dönüştürmek için girişimlerde bulunduğu ortaya çıktı. Süreç, bu yılın mart ayında CEO koltuğuna oturan Lip-Bu Tan’ın karşı çıkmasıyla sonuçlandı.
Intel içinden bilgi alan Wall Street Journal, Yeary’nin bu planına bazı yönetim kurulu üyelerinin destek verdiğini ancak yaşanan fikir ayrılıklarının yönetim içinde ciddi gerilimlere yol açtığını bildirdi.
Yönetim kurulu içinde yaşanan bu çatışmalar, Tan’ın göreve gelmesiyle başlatmak istediği stratejik projelerin gecikmesine neden oldu. Tan’a kurumsal düzeyde destek sürüyor olsa da, hem içeride hem de dışarıda liderlik pozisyonuna yönelik baskılar artıyor. Yönetim içindeki bu bölünmenin, Intel’in üretim ve yatırım politikalarında belirsizlik yarattığı ifade ediliyor.
Yılın ilk aylarında, Intel Foundry biriminin TSMC, Broadcom ve Nvidia gibi şirketlerin de dahil olacağı bağımsız bir şirkete dönüştürülmesi fikri gündeme geldi. Alternatif bir senaryoda ise Intel’in bu üretim kolunun tamamen ya da kısmen TSMC’ye satılması öngörülüyordu. Her iki fikir de eski yatırım bankacısı olan Frank Yeary tarafından gündeme getirildi.
Ancak CEO Lip-Bu Tan, bu önerilere kesin biçimde karşı çıktı. Tan, Intel’in kendi üretim yeteneklerini korumasının hem şirketin rekabet gücü hem de ABD’nin yarı iletken tedarik zinciri güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu savundu.
OpenAI'ın yeni modeli GPT 5, iOS 26 güncellemesi ile iPhone'a gelecek. Apple yapay zekayı GPT 5'e emanet edecek gibi görünüyor.
TSMC, söz konusu planlara teknik ve ticari gerekçelerle mesafeli yaklaştı. Teknik açıdan, Intel’in EUV tabanlı üretim süreçlerine hâlâ tam anlamıyla hâkim olamaması, TSMC’nin bu varlıkları devralması halinde üretim verimliliği ve performans açısından sorunlar yaşanabileceği endişesine yol açtı.
Her iki firma aynı ekipman üreticileriyle çalışsa da, makinelerin kurulumları, kalibrasyonları ve süreç ayarları arasında ciddi farklar bulunuyor. Bu da olası bir devralmada teknik uyumsuzluk riskini artırıyor.
Ticari yönden ise, TSMC’nin doğrudan bir rakibi desteklemeye sıcak bakmadığı belirtildi. Intel’in mevcut EUV kapasitesinin hem kendi projeleri hem de potansiyel TSMC müşterileri için yetersiz kalabileceği düşünülüyor.
Apple, iPhone 17 serisini resmi olarak duyurmamış olsa da, sızıntılar ve analist raporları sayesinde yeni modeller hakkında önemli bilgilere sahibiz. Bu yılki en radikal değişiklik, büyük ekranlı standart model segmentinde yaşanacak gibi görünüyor. Güvenilir sızıntılarıyla tanınan Majin Bu’ya göre, iPhone 14, 15 ve 16 serilerinde gördüğümüz Plus modeli artık üretilmeyecek ve yerine tamamen yeni bir konsept olan iPhone 17 Air gelecek.
iPhone 17 Air ile ekran boyutu değişecek
Sızdırılan ekran koruyucu görselleri, iPhone 17 serisindeki ekran boyutlandırma stratejisinin tamamen yenilendiğini gösteriyor. Beklenen yeni ürün gamı şöyle;
iPhone 17: 6.1 inç ekranıyla serinin en kompakt modeli olmaya devam edecek.
iPhone 17 Pro: iPhone 16 Pro ile başlayan 6.3 inçlik ekran boyutunu koruyacak.
iPhone 17 Air: 6.6 inçlik yeni bir ekran boyutuna sahip olacak. Bu boyut, onu 6.7 inçlik eski Plus modellerinden biraz daha küçük, ancak 6.3 inçlik Pro modelinden daha büyük bir konuma yerleştiriyor.
iPhone 17 Pro Max: 6.9 inçlik devasa ekranıyla serinin zirvesindeki yerini sağlamlaştıracak.
Bu değişiklikle Apple, standart ve Pro modeller arasındaki ekran boyutu farkını daha belirgin hale getirerek ürün segmentasyonunu netleştiriyor.
iPhone 17 Air modelinin en dikkat çekici özelliğinin, iPad Air’den ilham alan ultra ince kasası olması bekleniyor. Ancak bu estetik avantajın bazı teknik tavizleri de beraberinde getirebileceği konuşuluyor. Analistlere göre, Pro modellerindeki üçlü kamera sistemine kıyasla iPhone 17 Air’in tek bir ana kamerayla gelmesi muhtemel.
Bir diğer endişe konusu ise pil ömrü. İnceltilmiş bir kasanın daha küçük bir batarya anlamına gelebileceği, bu durumun da kullanıcılar için en büyük dezavantaj olabileceği belirtiliyor. Hatta bazı söylentiler, Apple’ın bu potansiyel pil sorununu gidermek için “Air” modeline özel yeni bir MagSafe batarya paketi üretebileceğini öne sürüyor.
Ağustos 2025 itibariyle en iyi selfie çeken iPhone modelleri hangileri? İşte DxOMark'a göre en iyi selfie performansı sunan iPhone'lar!
Konuşulan bir diğer teori ise iPhone 17 Air’in Apple için daha büyük bir hedefin hazırlık aşaması olduğu yönünde. İddialara göre Apple, ultra ince bir cihaz üretme konusundaki mühendislik yeteneklerini bu modelle test ederek, 2026 veya sonrasında piyasaya sürmeyi planladığı ilk katlanabilir iPhone için teknolojiye hakim olmak istiyor.
Eğer sızıntılar doğru çıkarsa, iPhone 17 Air, Apple’ın hem tasarım dilinde hem de pazar stratejisinde yeni bir sayfa açtığının en somut kanıtı olacak.
WhatsApp, Android platformunda yayınladığı 2.25.22.22 numaralı beta sürümle birlikte Hakkında bölümüne süreli durum özelliği getirmeye başladı. Halihazırda test aşamasında bulunan bu özellik, kullanıcıların profil açıklamalarına belirli bir zaman aralığı tanımlayarak bu bilgilerin süresi dolduğunda otomatik olarak silinmesini sağlıyor.
WhatsApp, süreli durum özelliği sunacak
Yeni sistem, profil bilgilerinin kontrolünü tamamen kullanıcıya bırakıyor. Kullanıcı, açıklamasının ne kadar süreyle görüneceğine karar verebiliyor. Mevcut seçenekler arasında 30 dakika, 1 saat, 1 gün gibi kısa sürelerin yanı sıra 1 aya kadar uzatılabilen özel zamanlamalar da bulunuyor. Özellik, özellikle kısa tatiller, geçici etkinlikler veya dönemsel bilgilendirmeler için pratik bir çözüm sunuyor.
Paylaşılan açıklama, sohbet ekranının üst kısmında dikkat çekici şekilde gösteriliyor. Bu sayede kullanıcılar, karşı tarafın profil sayfasını ziyaret etmeden en güncel bilgiye doğrudan erişebiliyor. Durum bilgisi, son görülme zamanıyla dönüşümlü olarak yer aldığı için, hem kullanıcı durumu hem de çevrim içi bilgisi aynı anda takip edilebiliyor. Bu da iletişim bağlamını güçlendiriyor.
Zamanlayıcı aktif hale getirildiğinde, durumun sona ereceği tarih uygulama ayarlarında net şekilde belirtiliyor. Kullanıcı, durum süresi dolmadan önce isterse bu bilgiyi değiştirebiliyor ya da manuel olarak kaldırabiliyor. Ayrıca, açıklamalara emoji ekleme özelliğiyle paylaşımlar daha kişisel ve dikkat çekici hale getirilebiliyor.
OpenAI'ın yeni modeli GPT 5, iOS 26 güncellemesi ile iPhone'a gelecek. Apple yapay zekayı GPT 5'e emanet edecek gibi görünüyor.
Durum süresi sona erdiğinde, paylaşım otomatik olarak profilden kaldırılıyor. Ancak bu bilgiler, yalnızca kullanıcı tarafından erişilebilecek bir arşivde saklanmaya devam ediyor. Böylece geçmişte eklenen açıklamalar kaybolmuyor; gerektiğinde tekrar görüntülenebiliyor.
WhatsApp, bu sistemle birlikte hem kişisel gizliliği hem de içerik kontrolünü daha esnek bir yapıya taşıyor. Özelliğin kararlı sürüme ne zaman entegre edileceği ise henüz netlik kazanmadı.
Apple, Apple Intelligence adını verdiği yeni yapay zeka vizyonunun en önemli parçalarından biri olan yeni nesil Siri için geliştirme sürecini sürdürüyor. Ancak WWDC 2024’te duyurulan ve başlangıçta 2025’in bahar aylarında çıkması beklenen bu iddialı güncelleme, teknik zorluklar nedeniyle ertelendi. Güvenilir kaynaklardan Mark Gurman’a göre, yeni takvim 2026’nın ilkbaharını işaret ediyor.
Siri üçüncü taraf uygulamalara yöneliyor
Yeni Siri’nin en devrimsel özelliği, üçüncü taraf uygulamaların işlevlerini doğrudan kontrol edebilmesi olacak. Kullanıcılar, “Uber’den bir araç çağır” veya “WhatsApp’tan anneme mesaj gönder” gibi komutlarla uygulamaları açmadan işlem yapabilecek.
Bu entegrasyon, Apple’ın “App Intents” adını verdiği sistem üzerinden sağlanacak. Geliştiricilerin, uygulamalarını bu yeni sisteme uyumlu hale getirmeleri için kısıtlı bir zamanı olacak. Apple’ın geliştirici belgelerine eklediği nota göre, Siri’nin “kişisel bağlamı anlama, ekrandakileri algılama ve uygulama içi eylemleri gerçekleştirme” gibi gelişmiş yetenekleri şu an aktif geliştirme aşamasında ve gelecekteki bir yazılım güncellemesiyle sunulacak.
Apple’ın bu yeni sistemi kusursuz hale getirmek için sektörün önde gelen uygulama geliştiricileriyle yakın iş birliği içinde olduğu biliniyor. Mark Gurman’ın raporuna göre, Apple’ın test ve geliştirme sürecinde birlikte çalıştığı bazı popüler uygulamalar şunlar:
Uber
AllTrails
Threads
Temu
Amazon
YouTube
Facebook
WhatsApp
Gurman ayrıca, Apple’ın sistemi birkaç popüler oyunla da test ettiğini belirterek, oyun dünyasında da sürpriz entegrasyonların olabileceğinin sinyalini veriyor.
Gecikmenin temel nedeni, Apple’ın benimsediği hibrit yaklaşım. Şirket, Siri’nin mevcut, eski kod tabanını tamamen atmak yerine, bu yapıya yeni ve güçlü büyük dil modellerini (LLM) entegre etmeye çalışıyor. Bu karmaşık birleştirme süreci, beklenenden daha fazla mühendislik çabası gerektiriyor.
Ağustos 2025 itibariyle en iyi selfie çeken iPhone modelleri hangileri? İşte DxOMark'a göre en iyi selfie performansı sunan iPhone'lar!
Apple’ın bu temkinli ilerleyişinin arkasında, rakibi Amazon’un benzer bir stratejiyle yaşadığı sıkıntılar olabilir. Amazon, kendi sanal asistanı Alexa’yı yapay zeka ile güçlendirdiği yeni “Alexa+” sistemini piyasaya sürdü. Ancak ilk kullanıcı yorumları, yeni sistemin “saat kaç?” gibi eski sistemin sorunsuzca yerine getirdiği basit görevlerde bile daha az güvenilir olduğunu gösteriyor.
Bu durum, yapay zeka entegrasyonunun ne kadar hassas bir denge gerektirdiğini ve aceleci davranmanın mevcut kullanıcı deneyimini bile olumsuz etkileyebileceğini ortaya koyuyor. Apple’ın erteleme kararı, kullanıcıların karşısına Amazon’un yaşadığına benzer sorunlarla çıkmamak için atılmış stratejik bir adım olarak yorumlanıyor.
Marvel Studios, Spider-Man 4’ün çekimlerine resmen başlandığını duyurdu. “Spider-Man: Brand New Day” adını taşıyan filmden ilk set görüntüleri, bir tanıtım videosu eşliğinde izleyicilerle paylaşıldı. Tanıtımda, Tom Holland’ın yeni Örümcek-Adam kostümüyle sette yer aldığı anlar dikkat çekti. Bu görüntüler, Marvel’ın resmi kanallarından yayınlandı.
Spider-Man 4’ün tanıtım videosu paylaşıldı
Yeni filmin, yalnızca Örümcek-Adam evreniyle sınırlı kalmayacağı anlaşılıyor. Paylaşılan bilgilere göre, filmde Mark Ruffalo’nun canlandırdığı Hulk ve Jon Bernthal’ın hayat verdiği Punisher karakterleri de yer alacak. Böylece Spider-Man: Brand New Day, çok sayıda Marvel karakterini bir araya getiren geniş kapsamlı bir yapım olarak şekilleniyor.
Filmin yönetmen koltuğunda bu kez Jon Watts yerine Destin Daniel Cretton oturuyor. Daha önce Shang-Chi filmini yöneten Cretton, Marvel evrenine halihazırda aşina bir isim. Zendaya ve Jacob Batalon da önceki filmlerdeki rolleriyle kadroda yer almaya devam ediyor. Ancak bu karakterlerin bu kez daha sınırlı süreyle ekranda olacağı belirtiliyor.
OpenAI'ın yeni modeli GPT 5, iOS 26 güncellemesi ile iPhone'a gelecek. Apple yapay zekayı GPT 5'e emanet edecek gibi görünüyor.
Yeni oyuncu kadrosuna Sadie Sink ve Liza Colon-Zayas da dahil edildi. Rolleri hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmasa da, filmin yeni hikâye dinamiklerine önemli katkı sağlayacakları tahmin ediliyor.
Spider-Man: Brand New Day, 24 Temmuz 2026 tarihinde vizyona girecek. Çekim süreci devam eden filmin ilerleyen dönemlerinde daha fazla görüntü ve bilgi paylaşılması bekleniyor. Peki siz bu yapım hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Teknoloji dünyasının güvenilir sızıntı kaynaklarından Digital Chat Station, telefon pazarını hareketlendirecek yeni bilgiler paylaştı. Gelen son haberlere göre Honor, yeni nesil MediaTek Dimensity 8500 yonga setini kullanacak ve tam 10.000 mAh kapasiteli devasa bir bataryaya sahip olacak bir model üzerinde çalışıyor. Bu gelişme, sektördeki standartları altüst etme potansiyeli taşıyor.
Honor‘dan 10.000 mAh’lik Dev Batarya
DCS’nin Weibo üzerinden yaptığı paylaşıma göre, Honor’un bu iddialı telefonu şu anda 10.000 mAh’lik bir batarya ile test ediliyor. Cihazın Yeni Ürün Tanıtımı (NPI) doğrulama aşamasına ulaşmış olması, projenin sadece bir konsept olmadığını ve seri üretime doğru emin adımlarla ilerlediğini gösteriyor. Bu denli büyük bir batarya, standart bir kullanımda şarjın günler, hatta haftalarca dayanabileceği anlamına gelerek kullanıcı deneyiminde çığır açabilir. Cihazın nihai ismi ise şimdilik gizemini koruyor.
MediaTek Dimensity 8500 kullanacak
Bu devasa bataryayı yönetecek olan güç merkezi ise MediaTek’in henüz duyurulmamış Dimensity 8500 yonga seti olacak. Söylentilere göre bu yonga setinin öne çıkan özellikleri şunlar;
Üretim Teknolojisi: TSMC tarafından geliştirilen verimli 4 nm süreci.
GPU: Üstün bir oyun deneyimi vaat eden Mali-G720 grafik işlem birimi.
Performans: AnTuTu testlerinde 2 milyon puanı aşması beklenen etkileyici bir performans.
CPU mimarisinin bir önceki nesil Dimensity 8400 ile benzer kalacağı, ancak GPU tarafındaki büyük geliştirmeyle özellikle oyun tutkunlarını hedefleyeceği belirtiliyor.
Ağustos 2025 itibariyle en iyi selfie çeken iPhone modelleri hangileri? İşte DxOMark'a göre en iyi selfie performansı sunan iPhone'lar!
Honor bu alanda yalnız değil. Sızıntılara göre Redmi ve iQOO gibi önemli markalar da Dimensity 8500 işlemcili telefonlar üzerinde çalışıyor. Hatta Redmi Turbo 5‘in bu yonga setini kullanan ilk telefon olarak piyasaya çıkacağı iddia ediliyor. Bu durum, Honor’un dev bataryalı telefonunun, Redmi’nin lansmanını takiben Aralık 2025 veya Ocak 2026 gibi Çin’de tanıtılabileceğine işaret ediyor. Pazarda adı geçen diğer potansiyel modeller ise Realme Neo 8 SE ve iQOO Z11 Turbo olarak sıralanıyor.
Google, yeni kablosuz kulaklık modeli Pixel Buds 2a’yı 20 Ağustos’ta tanıtmaya hazırlanıyor. Pixel 10 serisi ve Pixel Watch 4 ile birlikte sahneye çıkacak olan kulaklığın teknik özellikleri ve tasarımı, tanıtım öncesi Evan Blass tarafından paylaşıldı. Sızdırılan bilgilere göre Pixel Buds 2a, aktif gürültü engelleme (ANC) özelliğiyle birlikte geliyor.
Google Pixel Buds 2a karşımıza çıkacak
Cihaz, tam şarjla 7 saatlik bir kullanım süresi sunuyor. Şarj kutusunun da devreye girmesiyle toplam dinleme süresi 20 saate kadar çıkıyor. Pixel Buds 2a, mekansal ses desteğini içeriyor ancak baş takibi gibi gelişmiş işitsel özellikleri barındırmıyor.
Aynı şekilde, kutu içinde kablosuz şarj desteği de yer almıyor. Aktif gürültü engelleme sistemi ise temel seviyede tutulmuş durumda. Pixel Buds Pro 2 modelinde bulunan Silent Seal 2.0 gibi ileri seviye teknolojilerin bu modelde yer almaması, ANC performansında belirgin bir fark yaratıyor.
Tasarım tarafında kulaklık, Google’ın sade çizgilerini koruyor. Obsidian (siyah) ve Porcelain (açık beyaz) olmak üzere iki renk seçeneğiyle satışa sunulacak. Geçtiğimiz hafta kılıflarıyla birlikte görüntülenen Pixel Buds 2a, daha önceki modellerle benzer bir taşıma kutusu ve kulak içi yapı sunuyor.
OpenAI'ın yeni modeli GPT 5, iOS 26 güncellemesi ile iPhone'a gelecek. Apple yapay zekayı GPT 5'e emanet edecek gibi görünüyor.
Pixel Buds 2a’nın hangi pazarlarda satışa çıkacağı ve fiyatlandırmanın ne şekilde yapılacağı, 20 Ağustos’taki etkinlik sonrasında netleşecek. Google, kulaklıkta üst segmentte yer alan bazı özellikleri koruyarak, fiyatı düşürülmüş bir alternatif sunmayı planlıyor. Tanıtım günü hem kulaklığın hem de Pixel cihaz ailesinin yeni üyeleriyle ilgili tüm teknik detaylar açıklanacak.
Hangar 13, 2020’de Mafia Definitive Edition ile serinin mirasına ne kadar saygılı olduğunu kanıtlamıştı. Ancak bu kez, sadece bir mirası cilalamakla kalmıyor, o mirasın temel taşlarını, yani Sicilya Mafyası’nın köken hikayesini anlatma gibi iddialı bir göreve soyunuyor. Bu sefer 1900’lerin başındayız. Amerika’daki organize suçun şatafatlı yükselişinden çok önce, fakirliğin, adaletsizliğin ve feodal düzenin hüküm sürdüğü bir adadayız. Bu seçim, oyunu anında serinin diğer üyelerinden ayırıyor ve anlatı potansiyelini arşa çıkarıyor. Popüler kültürün genellikle romantize ettiği Amerikan Mafyası’nın aksine, The Old Country, meselenin özüne iniyor.
Mafia The Old Country ile Sicilya’ya gidiyoruz
Oyunun geçtiği Sicilya, video oyunları tarafından çoğu zaman karikatürize edilmiş, potansiyeli harcanmış bir diyar. Ancak geliştirici ekip, bu ağır yükün altından kalkmak için zekice bir hamle yapmış ve Remothered gibi yapımlarla tanınan İtalyan stüdyo Stormind Games ile iş birliğine gitmiş. Bu ortaklığın meyveleri, oyunun her karesinde kendini gösteriyor.
Mafia: The Old Country, bir oyunda şimdiye kadar gördüğüm en otantik ve ruhu olan Sicilya tasvirini sunuyor olabilir. Bu sadece görsel bir başarı değil. Kavurucu güneşin altındaki taş evlerden, zeytin ağaçlarının gölgesindeki patikalara, kükürt madenlerinin klostrofobik dehlizlerinden, Etna’nın heybetli silüetine kadar her detay, o dönemin ruhunu yansıtmak için özenle işlenmiş. Görsellik, lehçe ve müzik. Bu üçlü, oyunun atmosferini zirveye taşıyor. Size tavsiyem, oyunu mutlaka orijinal Sicilya seslendirmesi ile oynamanız. Karakterlerin dudaklarından dökülen her kelime, hikayenin ağırlığını ve gerçekliğini omuzlarınıza yüklüyor. Bu, sadece bir oyunu oynamak değil, adeta o döneme ait bir filmin içine girmek gibi.
Kaderin Çizdiği Yol: Doğrusal Anlatının Gücü ve Zayıflığı
Serinin hayranları, özellikle Mafia III’ün geniş açık dünyasından sonra bir beklentiye girmiş olabilir. Hangar 13, bu beklentileri bir kenara itip radikal bir karar alıyor. Mafia The Old Country, neredeyse tamamen doğrusal bir deneyim. Görevden göreve, sahneden sahneye ilerleyen, sinematik anlatımı her şeyin önüne koyan bir yapı bu.
Bu bir eksi mi? Amacınıza bağlı. Eğer Sicilya kırsalında özgürce at koşturup, küçük kasabaların sırlarını keşfedeceğiniz bir açık dünya sandıysanız, hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Geliştiricilerin yarattığı bu dünyanın keşfe kapalı olması, içimde bir ukde bırakmadı değil. Ancak madalyonun diğer yüzünde, bu doğrusal tasarımın hikaye anlatımına inanılmaz bir odak ve tempo kazandırdığı gerçeği var. Oyun, sizi bir an bile boş bırakmıyor; kahramanımız Enzo Favara’nın kaderinin raydan çıkmasına asla izin vermiyor. Bu, aslında tematik bir tercih: Enzo, içinde bulunduğu koşulların bir mahkumu ve oyuncu olarak biz de onun bu kaçınılmaz yolculuğuna eşlik ediyoruz. Bu bir oyun alanı değil, bu bir kader çizgisi.
Oynanış Mekanikleri
Görevler, gizlilik ve çatışmanın bir karışımını sunuyor. Çoğu senaryoda, düşmanları teker teker, sessizce avlama veya silahlarınıza sarılıp ortalığı kan gölüne çevirme seçeneğiniz var. Gizlilik, bir düşmanın arkasına sızdığınızda tetiklenen basit bir mini oyunla işliyor: doğru zamanda doğru tuşa basarak düşmanı etkisiz hale getiriyorsunuz. Cesetleri saklamak için etrafa bolca sandık yerleştirilmiş. Ancak burada fark ettiğim garip bir detay, oyunun cilasındaki küçük bir leke gibi duruyor: her sandık en fazla üç ceset alıyor ve her seferinde sihirli bir şekilde boşalıyor. Bu küçük mantıksızlık, oyunun genelindeki titizliğe gölge düşürüyor.
Gizlilik başarısız olduğunda ise barut kokusu havaya karışıyor. Döneme uygun tabancalar, pompalı tüfekler ve uzun namlulu silahlarla dolu bir cephanelik sizi bekliyor. Siper tabanlı çatışma mekanikleri sağlam ve tatmin edici. Düşman yapay zekası, gizlilik anlarında biraz kör olsa da, çatışma başladığında şaşırtıcı derecede proaktif davranıyor; üzerinize geliyor, yanlardan sarmaya çalışıyor ve sizi siperinizden çıkmaya zorluyor.
GTA 6 fiyatı hakkında yeni bilgiler gelmeye devam ediyor. Söylentilere göre oyun 80 dolar değil tam 100 dolardan satışa sunulacak.
Ne yazık ki, oyunun en büyük mekanik hayal kırıklığı, gizlilikten yakın dövüşe geçişin olmaması. Sinsice yaklaştığınız bir düşman sizi son anda fark ederse, yumruk yumruğa bir kavgaya giremiyorsunuz. Anında silahlara geçmek zorundasınız. Bu durum, özellikle anlık, vahşi ve kaotik olması gereken mafya çatışmalarının ruhunu yakalamada bir eksiklik hissettiriyor.
Bununla birlikte, oyun bu eksiği, sinematik bıçak düellolarıyla telafi etmeye çalışıyor. Kilit karakterlerle girdiğiniz bu bire bir dövüşlerde, kamera bir dövüş oyunundaki gibi sabitleniyor ve ortaya koreografisi iyi tasarlanmış, gerilimli anlar çıkıyor. Savuşturma, karşı saldırı ve kaçınma hareketleriyle rakibinizin direncini kırmaya çalıştığınız bu düellolar, oyunun en akılda kalıcı anlarından bazılarını oluşturuyor.
Enzo Favara’nın Hikayesi
Tüm bu mekanikler, tek bir amaca hizmet ediyor: Enzo Favara’nın trajik hikayesini anlatmak. Kükürt madenlerinde neredeyse bir köle olarak çalışan yetim bir genç olan Enzo, arkadaşının trajik ölümünün ardından kaderine isyan edip kaçar ve yolu yerel Don Bernardo Torrisi ile kesişir. En alt basamaktan başladığı bu yeni “ailede”, cesareti ve sadakatiyle basamakları tırmanmaya başlar.
Hikaye, türün klişelerinden besleniyor: yetenekli bir gencin kanlı yükselişi ve kaçınılmaz çöküşü. Büyük sürprizler veya ters köşeler beklemeyin. Ancak The Old Country’nin başarısı ne anlattığında değil, nasıl anlattığında yatıyor. Hikaye, özellikle sinematik ara sahnelerde olağanüstü bir işçilikle sunuluyor. Yüz animasyonları, seslendirmeler ve yönetmenlik, sizi koltuğunuza bağlıyor. Karakterler, bazıları basmakalıp olsa da, o kadar iyi yazılmış ve canlandırılmış ki, yaklaşık 12 saatlik oyun süresinin sonunda bile zihninizde yaşamaya devam ediyorlar.
Teknik performans nasıl?
Unreal Engine 5 ile geliştirilen oyun, özellikle çevre detayları ve aydınlatma konusunda göz alıcı bir performans sergiliyor. Doğrusal yapının bir avantajı olarak, teknik sorunlar ve takılmalar minimum düzeyde. PC sürümünde ışın izleme olmasa da DLSS, FSR ve XeSS gibi modern teknolojilerin tümü mevcut. Maksimum ayarlarda 4K çözünürlükte bile mütevazı VRAM kullanımı, oyunun iyi optimize edildiğinin bir kanıtı. RTX 4070 Ti ekran kartında DLSS kalite modunda ve kare oluşturma açık şekilde 4K çözünürlükte Epic ayarlarda 80 FPS ve üzeri aldığımızı belirtelim.
Ve son olarak, müzikler. Oyunun ruhunu tamamlayan, atmosferi iliklerinize kadar hissetmenizi sağlayan o muhteşem müzikler. Geleneksel Sicilya ezgilerinden, gerilimi tırmandıran orkestral parçalara kadar her bir nota, anlatılan hikayenin duygusal yükünü taşıyor.
Değerlendirme
Mafia: The Old Country, herkese göre bir oyun değil. Açık dünyanın özgürlüğünü ve yan görevlerin çeşitliliğini arayanlar için bir hayal kırıklığı olabilir. Ancak, kendini tamamen hikayeye adayan, sinematik ve güçlü bir anlatı deneyimi arayanlar için son yılların en unutulmaz yapımlarından biri. Oyunun en büyük “kusuru” olarak görülebilecek doğrusal yapısı, aslında onun en büyük tematik gücü.
Hangar 13, bize keşfedilecek bir dünya değil, tanıklık edilecek bir kader sunuyor. Mafia: The Old Country, oynanabilir bir Baba filmi, interaktif bir Cosa Nostra belgeseli gibi. Fiyat etiketini de göz önüne aldığınızda, mafya anlatılarına ilgi duyan herkesin bu kanlı ve onurlu yolculuğa çıkmasını şiddetle tavsiye ederim. Bu, serinin geçmişine bir saygı duruşu ve geleceği için umut verici bir başlangıç.
Artıları
Atmosfer ve Özgünlük: Bir oyunda görülebilecek en ruh sahibi ve detaylı Sicilya tasvirlerinden biri.
Olağanüstü Anlatı ve Karakterler: Klişe bir zeminde yükselmesine rağmen, sunumu, seslendirmeleri ve temposuyla sizi içine çeken bir hikaye.
Sinematik Sunum: Özellikle ara sahneler ve bıçak düelloları, üst düzey bir film kalitesinde.
Doğrusal Yapının Hikaye Anlatımını Güçlendirmesi: Odaklı ve tempolu bir deneyim sunarak oyuncuyu hikayenin içinde tutuyor.
Müzikler: Oyunun atmosferini tamamlayan, tek kelimeyle muhteşem bir soundtrack.
Eksileri
Sıfır Keşif ve Yan Aktivite: Dünyanın büyük ölçüde bir dekor olmaktan öteye gidememesi.
Eksik Oynanış Mekanikleri: Gizlilikten yakın dövüşe akıcı bir geçişin olmaması gibi bazı cilalanmamış noktalar.
Yenilikçi Olmayan Görev Yapısı: Oynanış döngüsü bir süre sonra kendini tekrar edebilir.
Microsoft, Word uygulamasına yapay zeka destekli yeni bir güncelleme ekledi. Bu güncellemeyle birlikte, Word belgeleri artık sesli asistan aracılığıyla özetlenebiliyor ve özetler podcast formatında sesli içeriklere dönüştürülerek kullanıcıya sunuluyor. Özelliğin arkasında Microsoft’un geliştirdiği Copilot yapay zeka teknolojisi yer alıyor.
Microsoft Word, yapay zeka desteği sunuyor
Yeni özellik, yazılı içeriklerin daha hızlı sindirilebilmesi için geliştirildi. Kullanıcı, en az 100 kelimeden oluşan bir Word belgesini yüklediğinde, sistem bu metni otomatik olarak özetliyor ve sesli bir anlatımla sunuyor. Microsoft 365 Copilot lisansı bulunan kullanıcılar, bu hizmetten hem masaüstü Word uygulamasında hem de web sürümünde faydalanabiliyor.
Güncellemeyle birlikte sadece sesli okuma değil, içerik yönetimi açısından başka yenilikler de getirildi. Kullanıcılar, oluşturulan sesli özetleri OneDrive hesaplarına kaydedebiliyor. Bu kayıtlar, daha sonra yeniden dinlenebiliyor ya da diğer kişilerle paylaşılabiliyor. Ayrıca dinleme esnasında ses hızı tercihe göre ayarlanabiliyor, özetin içindeki belirli bölümlere kolayca erişilerek düzenlemeler yapılabiliyor.
OpenAI'ın yeni modeli GPT 5, iOS 26 güncellemesi ile iPhone'a gelecek. Apple yapay zekayı GPT 5'e emanet edecek gibi görünüyor.
Sistem, şu anda yalnızca İngilizce içerikleri destekliyor. Diğer diller için desteğin ne zaman sunulacağına dair bir bilgi paylaşılmadı. Depolama seçenekleri de sınırlı tutuldu. Özetlerin yalnızca OneDrive veya SharePoint ortamında saklanmasına izin veriliyor. Microsoft’un bu tercihi, yalnızca kendi ekosistemindeki araçları destekleme politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Özelliğin geniş kullanıcı kitleleri tarafından nasıl karşılanacağı henüz netlik kazanmış değil. Ancak Microsoft, üretken yapay zeka araçlarını Word gibi yaygın uygulamalara entegre etmeye devam ediyor. Bu adım, metin düzenleme süreçlerini sesli içerik üretimiyle birleştirerek, hem zaman tasarrufu hem de erişilebilirlik açısından yeni bir kullanım biçimi sunuyor.
Telefon seçiminde kamera kalitesi özellikle selfie çekmeyi seven kullanıcılar için oldukça önemli bir kriter. Donanım olarak güçlü olan bazı modeller, ön kameralarının yetersizliği nedeniyle tercih edilmeyebiliyor. Peki, Apple cephesinde durum nasıl? İşte Ağustos 2025 itibarıyla en iyi selfie performansına sahip iPhone modelleri!
En iyi selfie çeken iPhone modelleri – Ağustos 2025
DxOMark verilerine göre, Apple’ın en iyi selfie kamerasına sahip telefonu iPhone 16 Pro Max oldu. Toplamda 151 puan alarak listenin zirvesine oturan bu modeli, 149 puanla iPhone 15 Pro Max takip ediyor. Üçüncü sırada ise aynı puana sahip iPhone 15 Pro yer alıyor. Dördüncü sırada ise 145 puanla iPhone 14 Pro Max bulunuyor.
En iyi selfie çeken iPhone modelleri – Ağustos 2025: