Google Drive Gemini ile Güçlendi

Teknoloji devi Google bulut depolama platformu Google Drive ile ofis uygulamaları olan Google Slides ve Google Sheets için devasa bir yapay zeka güncellemesi yayınladı.

Geliştirici ekip, yeni Gemini özellikleri sayesinde depolama alanını pasif bir dosya yığınından aktif bir bilgi tabanına dönüştürmeyi hedefliyor. Bu çığır açıcı yenilikler bugünden itibaren AI Pro ve AI Ultra abonelerinin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri İngilizcesi kullanan Gemini Alpha iş müşterileri için resmen erişilebilir hale geldi.

Google Pomelli Türkiye’de Kullanıma Sunuldu!

Google Pomelli Türkiye’de Kullanıma Sunuldu!

Google Pomelli yapay zeka aracı Türkiye'de resmen kullanıma açıldı. İşletmeniz için profesyonel içerikler oluşturun.

Google Drive için Yapay Zeka Özetleri ve Akıllı Arama

Tıpkı Ocak ayında Gmail platformuna eklenen özelliklerde olduğu gibi, Google Drive arama altyapısı da yapay zeka özetleri ile baştan aşağı yenileniyor. Geliştirici ekibin temel amacı, klasik anahtar kelime aramalarını anlamsal arama mantığıyla değiştirmek. Bu yeni sistem, kullanıcılara yüksek düzeyde alakalı belgelerden oluşan bir liste veya kaynak gösteren tam yanıt sunuyor. Örneğin 2025 kış kampanyasına ait müşteri geri bildirimlerini bulmama yardım et şeklinde 1 komut girdiğinizde, Gemini gelişmiş akıl yürütme yeteneğiyle tam olarak ihtiyacınız olan detayları bulup özetliyor.

Google Drive içindeki Gemini Sor özelliği ise çok daha derinlemesine analizler yapmanıza olanak tanıyor. Kullanıcılar Google Drive, Gmail, Calendar ve Chat içindeki dosyalara dayalı olarak detaylı sorular sorup kapsamlı yanıtlar alabiliyor. Filtreler sayesinde hangi kaynakların kullanılacağını kontrol etmek ve belirli klasörlere odaklanmak oldukça kolay bir hale geliyor. Derlenen bu kaynak listesini daha sonra başvurmak üzere bir proje olarak kaydedebilir veya başkalarıyla paylaşabilirsiniz. Güvenlik önlemleri sayesinde sadece temel içeriğe erişimi olan kişiler bu projeleri görüntüleyebiliyor.

Google Slides İle Saniyeler İçinde Etkileyici Sunumlar

Google Slides platformunda yer alan slayt oluşturma aracı, genel temanıza uyum sağlayacak ve dosyalarınızdan, e-postalarınızdan veya web üzerinden bağlam çekecek şekilde güncellendi. Kullanıcılar bunu destemin geri kalanının renkleriyle eşleştir veya bunu daha minimalist yap gibi basit metin komutlarıyla düzenleyebiliyor. Yapay zeka, karalamaları ve tabloları anında düzenlenebilir grafiklere ve şemalara dönüştürüyor.

Gelecekte eklenecek olan sunum oluşturma özelliği sayesinde sadece yaklaşan Tokyo seyahatim için 5 slaytlık bir sunum hazırla gibi bir komut girmek yeterli olacak. Sistem, Workspace verilerinizi kullanarak normalde saatler sürecek 1 işlemi saniyeler içinde tamamlayıp kurumsal markanıza uygun tam bir sunum ortaya çıkarıyor.

ChatGPT Zirveye Geri Döndü!

ChatGPT Zirveye Geri Döndü!

OpenAI'nin Savunma Bakanlığı anlaşması ChatGPT'ye tepki getirdi. Claude App Store'da zirveyi görse de ChatGPT liderliği geri aldı.

Google Sheets İle Karmaşık Veri Analizi Artık Çok Kolay

Google Sheets platformuna entegre edilen yapay zeka, sadece doğal dil komutlarını kullanarak baştan sona eksiksiz elektronik tablolar oluşturmanıza veya düzenlemenize imkan tanıyor. Yazılım, web üzerindeki verilerin yanı sıra dosyalarınız, e-postalarınız ve sohbetlerinizdeki bilgileri sentezleyerek karmaşık işlemleri baştan sona koordine ediyor.

Örneğin küçük bir işletme sahibiyseniz ve geçen yılın finansal durumunun hızlı bir özetine ihtiyacınız varsa, yapay zekadan geçmiş servis kayıtlarınızı kullanarak bir kar zarar tablosu oluşturmasını isteyebilirsiniz. Sistem sizin onayınız için bir plan hazırlıyor, ardından verileri iyi biçimlendirilmiş bir elektronik tabloda şık grafiklerle sunuyor.

YouTube Deepfake İçeriklere Karşı Önlemlerini Artırıyor

YouTube Deepfake İçeriklere Karşı Önlemlerini Artırıyor

YouTube yapay zeka ile üretilen deepfake videolarını tespit eden güvenlik aracını gazeteciler ve liderler için genişletiyor.

Yeni eklenen Gemini ile Doldur özelliği, tabloları mevcut sayfanızdan veya web üzerinden alınan özetlenmiş, kategorize edilmiş verilerle otomatik olarak dolduruyor. Üstelik kullanıcının niyetini anlayabilen bu yöntem, 100 hücrelik bir görev için manuel giriş yapmaktan tam 9 kat daha hızlı çalışıyor. Google DeepMind ve Google Research ekiplerinin geliştirmeleri sayesinde sistem, normalde karmaşık manuel formüller gerektiren ileri düzey optimizasyon problemlerini bile rahatlıkla çözebiliyor. Haftalık çalışan programınızı optimize etmek istediğinizde hedef ve kurallarınızı belirtmeniz yeterli oluyor.

PlayStation Plus Mart Oyunları Sızdırıldı!

Oyun dünyasının en popüler abonelik servisleri arasında yer alan PlayStation Plus platformunun Extra ve Premium katmanları için Mart 2026 döneminde sunulacak oyunlar resmi duyurudan hemen önce sızdırıldı.

Uzun süredir ortalıkta dolaşan ve oyuncuları heyecanlandıran Final Fantasy 16 ile Dragon’s Dogma 2 iddiaları bu yeni sızıntı ile tamamen çürütülmüş olsa da, listeye eklenen yepyeni yapımlar topluluk tarafından büyük coşkuyla karşılandı. Sızdırılan bu devasa liste, özellikle aksiyon ve rol yapma oyunu seven kullanıcılar için muazzam içerik zenginliği vadediyor. Abonelik servisinin değerini artıran bu hamleler, platform üreticisi tarafında yüzleri güldürmeye devam ediyor.

PlayStation İndirimi ile Kahve Parasına Alabileceğiniz Oyunlar

PlayStation İndirimi ile Kahve Parasına Alabileceğiniz Oyunlar

PlayStation Store'un 11 Mart 2026'ya kadar sürecek olan 4.500+ oyunluk Dealmania indirimlerinde öne çıkan ucuz oyunları listeledik.

PlayStation Plus Mart Sızıntısının Kaynağı

Oyun sektörünün en güvenilir bilgi kaynaklarından kabul edilen ve geçmişteki paylaşımlarında kusursuz isabet oranı yakalayan billbil-kun isimli sızıntı uzmanı, bu güncel listeyi de dijital ortama sızdırmayı başardı. Resmi duyurunun 11 Mart Çarşamba günü yapılması planlanırken, sızdırılan bu üst düzey ve kaliteli oyunlar şimdiden tüm sosyal medya platformlarında devasa yankı uyandırdı. Elbette resmi duyuru yapılana kadar bu tür haberlere her zaman olduğu gibi temkinli yaklaşmak en sağlıklı yol olarak görülüyor.

PlayStation Plus Mart

Extra ve Premium Kütüphanesine Eklenecek Oyunlar

Sızdırılan ve aboneleri büyük sevince boğan o devasa oyun listesinde yer alan popüler yapımlar şu şekilde sıralanıyor:

  • Warhammer 40000 Space Marine 2: Aksiyon dolu yapısıyla dikkat çeken ve serinin hayranlarını sevindiren yeni nesil savaş oyunu.
  • Persona 5 Royal: Rol yapma türünün en başarılı örneklerinden olan bu devasa yapım, saatler süren içerik sunuyor.
  • Madden NFL 26: Spor ve rekabet tutkunları için Amerikan futbolu deneyimini en üst seviyeye taşıyan güncel sürüm.
  • Metal Eden: Çıkışıyla birlikte büyük ses getiren ve oyuncu topluluğundan tam not alan yenilikçi yapım.
  • The Lord of the Rings Return to Moria: Orta Dünya evreninde geçen ve arkadaşlarınızla birlikte oynayabileceğiniz hayatta kalma odaklı macera oyunu.
  • Astroneer: Uzay temalı yaratıcılık ve keşif oyunu.
Resident Evil Requiem DLC Duyuruldu!

Resident Evil Requiem DLC Duyuruldu!

Resident Evil Requiem için hikaye DLC'si, fotoğraf modu ve gizemli Mayıs sürprizi resmen duyuruldu. İşte yönetmen Koshi Nakanishi'nin açıklamaları!

Çapraz Nesil Desteği ve Klasik Kütüphane Detayları

Listede yer alan Astroneer oyunu için sızıntı kaynağı sadece PS4 sürümünden bahsetmiş olsa da endüstri uzmanları PS5 versiyonunun da bu zengin kataloğa kesinlikle ekleneceğini belirtiyor. Hatırlanacağı üzere bu popüler hayatta kalma oyununun yeni nesil güncellemesi 2025 yılının Kasım ayında yayınlanmış ve mevcut sahipler için tamamen ücretsiz olarak kullanıma sunulmuştu. Şu anda dijital mağaza üzerinde nesiller arası çapraz yapım olarak listelenen bu oyunun her 2 yeni nesil konsol donanımı için de erişilebilir olması bekleniyor.

Premium katmanındaki klasik oyunlar kütüphanesine gelecek yapımlar da yavaş yavaş netleşiyor. Daha önce resmi olarak onaylanan Tekken Dark Resurrection oyunu bu nostaljik kütüphanenin en güçlü üyeleri arasında bulunacak. Bazı haber kaynakları bu durumu yeni sızıntı gibi sunsa da, geliştirici ekip bu klasik dövüş oyununun platforma ekleneceğini çok daha önceden resmi ağızlardan duyurmuştu. Erken tepkilere genel olarak bakıldığında, oyuncu topluluğunun özellikle Warhammer 40000 Space Marine 2 ve Metal Eden gibi devasa prodüksiyonlu oyunların kütüphaneye aniden dahil edilmesinden son derece memnun olduğu görülüyor.

OpenAI Yeniden Mahkemede!

Yapay zeka devleri ile telif hakkı sahipleri arasındaki hukuk savaşlarına yepyeni bir halka daha eklendi. Medya ölçüm devi Nielsen bünyesinde faaliyet gösteren ve eğlence sektörü için üst düzey meta veri sağlayan Gracenote, telif hakkı ihlali gerekçesiyle OpenAI ekibine resmi dava açtı. Hazırlanan dava dosyasına göre yapay zeka geliştiricisi, eğlence verilerini ve bu bilgileri birbirine bağlayan özel yapısal çerçeveyi hiçbir izin almadan ve tek kuruş ödeme yapmadan kendi dil modellerini eğitmek için yasa dışı şekilde kullandı.

ChatGPT Zirveye Geri Döndü!

ChatGPT Zirveye Geri Döndü!

OpenAI'nin Savunma Bakanlığı anlaşması ChatGPT'ye tepki getirdi. Claude App Store'da zirveyi görse de ChatGPT liderliği geri aldı.

OpenAI Sadece Metinleri Değil Yapısal Çerçeveyi de Kopyaladı

Televizyon sağlayıcıları ve yayın platformları için içerik keşfini kolaylaştıran Gracenote sistemi, müzik, sinema ve spor programlarını kapsayan devasa veri tabanına sahip bulunuyor. Ekip bünyesinde çalışan 1000 üzerinde editör, içerikler için benzersiz tanımlayıcılar ve özel özet metinleri üretiyor. Bugüne kadar yapay zeka geliştiricilerine karşı açılan davaların çoğu sadece büyük dil modellerini eğitmek için kullanılan ham metinlere odaklanırken, bu yeni dava süreci işleri bir adım öteye taşıyor.

Davacı taraf sadece ham verilerin değil, aynı zamanda veri tabanındaki bilgileri birbirine bağlayan temel çerçevenin ve sıralama mantığının da izinsiz şekilde kopyalandığını iddia ediyor. Gracenote tarafından sunulan belgelerde, bu yapısal kopyalamanın doğrudan ticari haksızlık olduğu ifade ediliyor.

Yapay Zeka, OpenAI, Peter Steinberger, OpenClaw, Sam Altman, Yapay Zeka Ajanları

Lisans Anlaşması Çabaları Sonuçsuz Bırakıldı

Gracenote yetkilileri, uzun süre boyunca OpenAI ile masaya oturup adil lisanslama anlaşması yapmak için yoğun çaba gösterdiklerini ancak bu girişimlerin sürekli olarak reddedildiğini veya görmezden gelindiğini belirtiyor. Dava metninde, teknoloji geliştiricisinin bu değerli verileri lisanslamak için ödeme yapabileceği veya modellerini yalnızca kamu malı olan bilgilerle eğitebileceği, ancak bunun yerine ticari yapay zeka ürünleri yaratmak için haksız kopyalama yolunu seçtiği vurgulanıyor.

Oysa aynı veri sağlayıcısı, yakın zamanda Samsung ve Google gibi diğer dev teknoloji üreticileriyle yapay zeka girişimlerini yasal olarak desteklemek üzere resmi lisans anlaşmalarına imza atmış bulunuyor. Bu durum, lisanslama modelinin aslında gayet uygulanabilir olduğunu gözler önüne seriyor.

Razer AVA Yapay Zeka ile Oyun Yeniden Şekilleniyor

Razer AVA Yapay Zeka ile Oyun Yeniden Şekilleniyor

Razer, GDC 2026'da oyun geliştirme süreçlerini hızlandıran ve yaratıcılığı artıran yapay zeka destekli otonom asistanı AVA'yı duyurdu.

Büyüyen Hukuk Savaşı ve Gelecek Etkileri

Yapay zeka alanında faaliyet gösteren pek çok üretici son 1 yıl içinde telif hakkı davalarıyla boğuşmaya devam ediyor. Açılan bu son dava, veri sağlayıcıları ile yapay zeka geliştiricileri arasındaki gerilimin giderek daha da tırmanacağını net şekilde gösteriyor. İçerik üreticilerinin emeklerini korumak amacıyla başlatılan bu yasal süreçlerin, gelecekteki yapay zeka eğitim modellerini ve pazar standartlarını kökünden değiştirmesi bekleniyor. Atılan bu adım, izinsiz veri kullanımına karşı sektörde adil zemin oluşturulması adına kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Galaxy S26 Ultra Ne Kadar Sağlam?

Samsung Galaxy S26 Ultra, tanıtıldığı ilk günden bu yana tartışmaların odağında yer alıyor. Bunun en büyük nedeni ise Güney Koreli teknoloji devinin, önceki nesil amiral gemisi modellerinde gururla sunduğu titanyum çerçeveden vazgeçerek yeniden alüminyum (Armor Aluminum 2) kullanmaya karar vermesiydi.

Huawei Pura 90 Kendini Gösterdi

Huawei Pura 90 Kendini Gösterdi

Huawei Pura 90 serisi; sızdırılan 9 yeni çift tonlu renk seçeneği, değişen kamera modülü tasarımı ve 200MP kamerası ile dikkat çekecek.

Kağıt üzerinde birçok teknoloji tutkunu tarafından bir “gerileme” veya maliyet kısma hamlesi olarak yorumlanan bu radikal kararın altındaki asıl sebep, Samsung’a göre telefonu çok daha ince ve hafif bir forma sokmaktı. Peki, bu estetik uğruna dayanıklılıktan ne kadar ödün verildi? Ünlü teknoloji kanalı PBKreviews tarafından gerçekleştirilen son derece acımasız düşme testleri, bu sorunun cevabını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Beton Zemin Karşısında “Armor Aluminum 2” Direnişi

Kullanıcıların günlük hayatta en çok karşılaştığı senaryoları simüle eden düşme testinde, Galaxy S26 Ultra ortalama kafa hizasından defalarca doğrudan beton zemine bırakıldı. Titanyumun eksikliğinin telefonu nasıl etkileyeceği merak edilirken, sonuçlar izleyenleri bir hayli şaşırttı.

Telefonun gövdesini saran Armor Aluminum 2 çerçeve, şiddetli darbelere karşı yapısal bütünlüğünü korumayı başardı. Evet, beton zeminle temas eden köşelerde ve kenarlarda gözle görülür ezikler, çizikler ve kozmetik hasarlar meydana geldi; ancak telefonun kasasında herhangi bir bükülme, çatlama veya donanımın çalışmasını engelleyecek bir yapısal çökme yaşanmadı. Bu durum, alüminyumun titanyuma kıyasla çizilmelere karşı daha hassas olduğunu doğrulasa da, şok emme konusunda en az onun kadar başarılı bir iş çıkardığını kanıtlıyor.

Gorilla Armor 2 Ekran Testi Geçti, Ancak Kameralarda Zaafiyet Var

Testin en etkileyici kısmı şüphesiz ekranın gösterdiği direnç oldu. Samsung’un Corning ile iş birliği geliştirerek S26 Ultra’ya entegre ettiği Gorilla Armor 2 koruma camı, betonla yaşanan onca sert temasa rağmen tek bir çatlak bile vermeden testi tamamladı. Ekranda “örümcek ağı” olarak tabir edilen o korkutucu kırılmaların hiçbiri yaşanmadı ve dokunmatik panel testin başından sonuna kadar kusursuz bir şekilde çalışmaya devam etti.

Ancak telefonun arka yüzeyine geçildiğinde işler biraz değişiyor. Samsung’un cihazı 8.2mm’den 7.9mm’ye inceltme stratejisi, kamera lenslerinin etrafındaki koruyucu halkaların da incelmesine yol açmış durumda.

Testin ilk “yüzüstü” düşüşünde, 50 Megapiksellik telefoto kameranın üzerini kaplayan cam lens maalesef basınca dayanamayarak çatladı. İlerleyen düşüşlerde bu kırıklar daha da derinleşse de, işin ilginç yanı kameranın kendisinin hasar almaması ve sorunsuz bir şekilde fotoğraf çekmeye devam edebilmesiydi. Bu durum, cihazın incelen tasarımının kameraları darbelere karşı bir miktar daha savunmasız bıraktığını açıkça gösteriyor.

İnceltilmiş Tasarımın Bedeli Kozmetik mi?

Galaxy S26 Ultra, 214 gramlık ağırlığı ve 7.9 mm’lik kalınlığı ile bugüne kadarki en ergonomik Ultra modeli olarak öne çıkıyor. Samsung’un titanyumdan vazgeçerek Armor Aluminum 2’ye geçiş yapmasının asıl meyvesi işte bu fiziksel boyutlarda gizli. PBKreviews’in testi, bu incelme operasyonunun telefonun genel “hayatta kalma” becerilerini etkilemediğini, ancak alüminyum çerçevenin titanyuma göre daha kolay çizilip ezildiğini ortaya koyuyor.

Özetle; Galaxy S26 Ultra, titanyum zırhını çıkarmış olsa da beton zeminlere kafa tutabilecek kadar dayanıklı bir amiral gemisi olmaya devam ediyor. Kılıfsız kullanmayı seven cesur kullanıcılar zamanla kasada oluşacak çizikleri ve ezikleri göze almak zorunda kalsa da, telefonu koruyucu bir kılıfla kullanan devasa çoğunluk için titanyum ile alüminyum arasındaki fark günlük hayatta hissedilmeyecek kadar minimal düzeyde kalıyor.

Hükümetler için Google Gemini Duyuruldu

Silikon Vadisi ile Washington arasındaki teknoloji köprüsü, yapay zekanın baş döndürücü gelişimiyle birlikte tarihte hiç olmadığı kadar güçleniyor. Dünyanın en büyük askeri gücünü yöneten ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), bürokratik hantallığı ortadan kaldırmak ve stratejik karar alma süreçlerini hızlandırmak amacıyla rotasını tamamen üretken yapay zekaya çevirdi.

YouTube Deepfake İçeriklere Karşı Önlemlerini Artırıyor

YouTube Deepfake İçeriklere Karşı Önlemlerini Artırıyor

YouTube yapay zeka ile üretilen deepfake videolarını tespit eden güvenlik aracını gazeteciler ve liderler için genişletiyor.

Gelen son resmi duyurulara göre teknoloji devi Google, “Gemini for Government” (Hükümetler için Gemini) inisiyatifi kapsamında ABD Savunma Bakanlığı’nın devasa ekosistemine özel yapay zeka araçları ve kişiselleştirilebilir ajanlar sunmaya hazırlanıyor.

3 Milyon Personele “Kişisel” Dijital Asistan

Bu devasa anlaşmanın en çarpıcı yanı, projenin kapsadığı ölçek. Pentagon bünyesinde görev yapan yaklaşık 3 milyon sivil ve askeri personel, Google’ın sunduğu altyapı sayesinde sadece standart bir yapay zeka kullanıcısı olmakla kalmayacak; kendi özel görevleri için kendi yapay zeka ajanlarını oluşturup yönetebilecek.

İlk aşamada entegrasyon sürecinin yumuşak bir şekilde gerçekleşmesi için personele sekiz adet hazır yapay zeka aracı sunulacak. Bu araçların üstleneceği görevler, devasa bir ordunun arka planında dönen bürokratik yükü hafifletmeye odaklanıyor.

Saatler süren kritik toplantıların notlarını saniyeler içinde özetlemek, karmaşık askeri bütçeleri oluşturup analiz etmek ve en önemlisi, birimler tarafından önerilen yeni eylem planlarının “Ulusal Savunma Stratejisi” ile ne derece uyumlu olduğunu denetlemek bu ajanların ilk görevleri arasında yer alıyor.

Güvenlik Ön Planda: Gizli Olmayan Ağlardan Başlanacak

Askeri verilerin işlenmesi söz konusu olduğunda siber güvenlik ve veri gizliliği şüphesiz en kritik başlık. Savunma Bakanlığı yetkilileri, sistemin entegrasyonunda oldukça temkinli bir yol haritası izliyor.

Yapılan açıklamaya göre Google’ın Gemini tabanlı bu yapay zeka ajanları, ilk etapta sadece “gizli olmayan” (unclassified) ağlar üzerinde test edilecek ve kullanılacak. Sistemin kararlılığı, veri sızıntılarına karşı direnci ve personelin adaptasyonu ölçüldükten sonra, ilerleyen süreçte bu akıllı ajanların çok daha kritik olan “gizli” (classified) sistemlere ve askeri ağlara da entegre edilmesi planlanıyor.

Silikon Vadisi’nde “Savunma” Çatlağı: Anthropic’e Çizik, OpenAI’a Rakip

Google’ın Pentagon ile imzaladığı bu kritik iş birliği, yapay zeka dünyasındaki rekabetin sadece son kullanıcı pazarında değil, devlet ihalelerinde de ne kadar sertleştiğini gözler önüne seriyor. Bilindiği üzere, ABD Savunma Bakanlığı ile masaya oturan ve askeri projelere destek veren ilk büyük yapay zeka şirketi ChatGPT’nin yaratıcısı OpenAI olmuştu. Google’ın bu hamlesi, OpenAI’ın kamudaki tekeline vurulmuş büyük bir darbe niteliği taşıyor.

Gemini

Madalyonun diğer yüzünde ise etik gerekçelerle askeri projelerde yer almayı reddeden şirketler var. Sektörün bir diğer ağır topu Anthropic, ABD Savunma Bakanlığı’nın taleplerini ve iş birliği tekliflerini kendi şirket politikaları gereği reddettiği için Washington cephesinde adeta “düşman yapay zeka şirketi” olarak mimlenmiş durumda. Bu tablo, önümüzdeki yıllarda yapay zeka firmalarının sadece ürettikleri teknolojilerle değil, devletlerin askeri politikalarına yaklaşımlarıyla da saflara ayrılacağının en net kanıtı.

Sonuç olarak, Google ve Pentagon arasındaki bu devasa Gemini entegrasyonu, yapay zekanın sadece metin veya görsel üreten bir araç olmaktan çıkıp, ulusal güvenliği ve devasa orduları yöneten stratejik bir “beyin” haline geldiğini kanıtlıyor.

Crimson Desert Sistem Gereksinimleri Resmileşti

Pearl Abyss tarafından kendi geliştirdikleri BlackSpace Engine oyun motoruyla hayata geçirilen ve yıllardır büyük bir merakla beklenen devasa açık dünya aksiyon-macera oyunu Crimson Desert için geri sayım başladı. Bugün ise Crimson Desert sistem gereksinimleri  resmi olarak açıklandı.

Resident Evil Requiem DLC Duyuruldu!

Resident Evil Requiem DLC Duyuruldu!

Resident Evil Requiem için hikaye DLC'si, fotoğraf modu ve gizemli Mayıs sürprizi resmen duyuruldu. İşte yönetmen Koshi Nakanishi'nin açıklamaları!

19 Mart 2026 tarihinde PC, PlayStation 5, Xbox Series ve Mac platformları için eş zamanlı olarak çıkış yapacak olan yapımın, nihai PC ve konsol sistem gereksinimleri resmi olarak duyuruldu. Görsel kalitesi ve uçsuz bucaksız açık dünyasıyla dikkat çeken oyun, donanım tarafında oyunculara hem sevindirici sürprizler hem de bazı zorlu şartlar sunuyor.

16 GB RAM Artık Alt Sınır!

Açıklanan donanım listelerinde en çok göze çarpan detay, grafik ayarı ne olursa olsun sistemin temel ihtiyaçlarının değişmemesi. Oyunu minimum ayarlarda bile akıcı bir şekilde oynamak istiyorsanız sisteminizde kesinlikle 16 GB RAM bulunması gerekiyor.

Bununla birlikte devasa haritası, yüksek çözünürlüklü dokuları ve yükleme ekranı olmayan akıcı yapısı nedeniyle Pearl Abyss, eski nesil mekanik diskleri (HDD) tamamen saf dışı bırakmış durumda. Oyunu kurabilmek ve dokuların gecikme olmadan yüklenebilmesini sağlamak için sisteminizde 150 GB boş alana sahip bir SSD bulunması zorunlu tutuluyor.

Crimson Desert Sistem Gereksinimleri

Minimum

  • Grafik ön ayarı: Minimum
  • Performans özellikleri: 30 FPS’de Yükseltilmiş 1080p (900p’den)
  • GPU: AMD Radeon RX 5500 XT veya Nvidia GeForce GTX 1060
  • İşlemci: AMD Ryzen 5 2600X veya Intel i5-8500
  • RAM: 16 GB
  • İşletim Sistemi: Windows 10 64 bit veya daha yenisi
  • Depolama: 150GB, SSD gerekli

Düşük

  • Grafik ön ayarı: Düşük
  • Performans özellikleri: 30 FPS’de 1080p
  • GPU: AMD Radeon RX 6500 XT veya Nvidia GeForce GTX 1660
  • İşlemci: AMD Ryzen 5 2600X veya Intel i5-8500
  • RAM: 16 GB
  • İşletim Sistemi: Windows 10 64 bit veya daha yenisi
  • Depolama: 150GB, SSD gerekli

Tavsiye edilen

  • Grafik ön ayarı: Orta
  • Performans özellikleri: 60 FPS’de 1080p veya 30 FPS’de 4K
  • GPU: AMD Radeon RX 6700 XT veya Nvidia GeForce RTX 2080
  • İşlemci: AMD Ryzen 5 5600X veya Intel i5-11600K
  • RAM: 16 GB
  • İşletim Sistemi: Windows 10 64 bit veya daha yenisi
  • Depolama: 150GB, SSD gerekli

Yüksek

  • Grafik ön ayarı: Yüksek
  • Performans özellikleri: 60 FPS’de 1440p
  • GPU: AMD Radeon RX 7700 XT veya Nvidia GeForce RTX 4070
  • İşlemci: AMD Ryzen 5 7600X veya Intel i5-12600K
  • RAM: 16 GB
  • İşletim Sistemi: Windows 10 64 bit veya daha yenisi
  • Depolama: 150GB, SSD gerekli

Ultra

  • Grafik ön ayarı: Ultra
  • Performans özellikleri: 60 FPS’de 4K
  • GPU: AMD Radeon RX 9070 XT veya Nvidia GeForce RTX 5070 Ti
  • İşlemci: AMD Ryzen 7 7700X veya Intel i5-13600K
  • RAM: 16 GB
  • İşletim Sistemi: Windows 10 64 bit veya daha yenisi
  • Depolama: 150GB, SSD gerekli

Crimson Desert Konsol Özellikleri

PS5

Performans

  • 1080p
  • 60 FPS
  • Düşük ışın izleme

Dengeli

  • 4K (1280p’den yükseltildi)
  • 40 FPS (Vsync uyumlu ekranlı)
  • Düşük ışın izleme

Kalite

  • 4K (1440p’den yükseltildi)
  • 30 FPS (Vsync uyumlu ekran ile)
  • Yüksek ışın izleme

PS5 Pro

Performans

  • 4K (1080p’den yükseltilmiş)
  • 60 FPS (Vsync uyumlu ekranlı)
  • 60+ FPS (VRR uyumlu ekranlı)
  • Yüksek ışın izleme

Dengeli

  • 4K (1440p’den yükseltildi)
  • 40 FPS (Vsync uyumlu ekranlı)
  • 48+ FPS (VRR uyumlu ekranlı)
  • Yüksek ışın izleme

Kalite

  • 4K
  • 30 FPS (Vsync uyumlu ekran ile)
  • Ultra ışın izleme

Xbox Series X

Performans

  • 1080p
  • 60 FPS (Vsync uyumlu ekranlı)
  • 60+ FPS (VRR uyumlu ekranlı)
  • Düşük ışın izleme

Dengeli

  • 4K (1280p’den yükseltildi)
  • 40 FPS (Vsync uyumlu ekranlı)
  • Düşük ışın izleme

Kalite

  • 4K (1440p’den yükseltildi)
  • 30 FPS (Vsync uyumlu ekran ile)
  • Yüksek ışın izleme

Xbox Series S

Performans

  • 720p
  • 40 FPS (Vsync uyumlu ekranlı)
  • Işın izleme yok

Kalite

  • 1080p
  • 30 FPS (Vsync uyumlu ekran ile)
  • Işın izleme yok

Mac ve Taşınabilir Konsollar Unutulmadı

Pearl Abyss, optimizasyon konusundaki iddiasını sadece masaüstü bilgisayarlarla sınırlı tutmuyor. Oyun, macOS 15.0 ve üzeri işletim sistemine sahip Apple M2, M3, M4 ve M5 işlemcili cihazlarda donanım tabanlı ışın izleme desteğiyle çalışacak.

Öte yandan, ASUS ROG Ally ve Ally X gibi popüler el konsolları için de resmi sistem hedefleri paylaşıldı. FSR 3 (Kare Oluşturma) desteği sayesinde bu taşınabilir cihazlarda performans modunda 60 FPS’e varan akıcı bir deneyim hedefleniyor.

Greymane paralı asker grubunun hayatta kalanlarını arayan Kliff’in epik yolculuğuna eşlik edeceğimiz Crimson Desert, ana hikayesinin yanı sıra devasa çatışmalar, ödül avcılığı ve detaylı yan etkinlikleriyle dolu Pywel dünyasının kapılarını aralamak için gün sayıyor.

APP Plaka Krizinde Flaş Gelişme! Geri Adım Atıldı mı?

0

Son günlerde otomobil ve motosiklet sahiplerinin en büyük gündem maddesi haline gelen ve plaka basım atölyelerinde kilometrelerce kuyruk oluşmasına neden olan “APP plaka” (standart dışı plaka) cezalarında beklenen haber geldi. Araç sahiplerini endişeye sevk eden ve 140 bin TL’ye varan devasa idari para cezalarını içeren uygulamada, İçişleri Bakanlığı tarafından esnetilmeye gidilerek önemli bir geri adım atıldı.

CarPlay ve Android Auto Türkiye’de Yasaklanacak mı?

CarPlay ve Android Auto Türkiye’de Yasaklanacak mı?

2026 trafik düzenlemeleriyle araçlarda standart dışı multimedya ekranı kullananlara 21.000 TL ceza ve trafikten men cezası geliyor.

Vatandaşların mağduriyetini gidermek ve geçiş sürecini daha sağlıklı yönetmek amacıyla alınan bu yeni karar, milyonlarca sürücüye derin bir nefes aldırdı. Peki, alınan yeni kararın detayları neler ve daha önce kesilen cezalar ne olacak? İşte araç sahiplerinin bilmesi gereken tüm güncel detaylar:

Cezalar Yerini “Rehberlik ve Bilgilendirmeye” Bıraktı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla uygulamaya alınan yeni karara göre, standart dışı APP plaka kullanan araçlara yönelik trafik denetimlerinin formatı tamamen değiştirildi. 1 Nisan 2026 tarihine kadar kolluk kuvvetleri tarafından yapılacak olan tüm plaka denetimleri, ceza yazmak yerine sadece “rehberlik, eğitim ve bilgilendirme” amacıyla gerçekleştirilecek. Bu süreçte polis veya jandarma ekipleri, standart dışı plaka kullanan sürücüleri uyararak plakalarını yasal mevzuata uygun hale getirmeleri için süre tanıyacak ve doğrudan bir cezai işlem uygulamayacak.

27 Şubat Sonrası Kesilen APP Plaka Cezaları İptal Edildi!

Uygulamanın en çok tartışılan ve vatandaşları en çok sevindiren kısmı ise geçmişe dönük cezaların durumu oldu. Plaka düzenlemeleriyle ilgili kararın yürürlüğe girdiği ve denetimlerin sıklaştığı 27 Şubat 2026 tarihinden itibaren yazılan tüm standart dışı plaka cezalarının iptal edildiği duyuruldu. Bu karar sayesinde, yasanın ilk günlerinde denetimlere takılıp yüksek meblağlarda ceza yiyen binlerce sürücünün cezası sistemden silinerek geçersiz sayılmış oldu.

APP Plaka

Hangi Durumlarda Ceza Kesilmeyecek, Hangi Durumlarda Ceza Var?

Bakanlığın ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM) yaptığı açıklamalarda, plaka standartlarındaki ince çizgiler de netleştirildi. Sürücülerin bu süreçte dikkat etmesi gereken hayati detaylar şu şekilde:

  • TŞOF Mühürlü Plakalara Ceza Yok: Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve resmi mührü bulunan plakalar, görsel olarak bazı standart dışı unsurlar barındırsa bile (karakter kalınlığı vb.) doğrudan sahte plaka cezasına çarptırılmayacak.

  • Fiziki Müdahaleye 4 Bin TL Ceza: Vatandaşların, orijinal ve mühürlü plakalarının üzerinde sonradan boyama, harf/rakam kalınlaştırma, vida atma veya karakterlerin okunmasını zorlaştıracak herhangi bir fiziksel değişiklik yapması durumunda Karayolları Trafik Kanunu’nun 23/A maddesi gereğince 4 bin TL idari para cezası kesilecek.

  • Sahte Plaka Basımına ve Kullanımına 140 Bin TL Ceza: İnternet üzerinden veya merdiven altı atölyelerden temin edilen, üzerinde hiçbir resmi mühür ve güvenlik unsuru bulunmayan “sahte” plakaları basanlara ve kullananlara yönelik acımasız tavır ise devam ediyor. Bu eylem, doğrudan “Resmi Belgede Sahtecilik” suçuna girdiği için 140 bin TL para cezası, aracın 30 gün trafikten men edilmesi ve sürücü belgesine 30 gün el konulması gibi çok ağır yaptırımlarla sonuçlanıyor.

Sürücüler Ne Yapmalı?

Uzmanlar, 1 Nisan 2026 tarihine kadar tanınan bu tolerans süresinin iyi değerlendirilmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Sosyal medya platformlarında “garantili ve mühürlü plaka basımı” vaadiyle sürücüleri dolandırmaya çalışan yetkisiz kişilere itibar edilmemesi, plaka yenileme işlemlerinin mutlaka noter onaylı belgelerle TŞOF’a bağlı resmi cemiyetler üzerinden gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor.

Nvidia DLSS 4.5 ile FPS Uçacak! İşte Çıkış Tarihi!

Game Developers Conference (GDC) 2026, bu yıl Nvidia’nın adeta teknoloji şovuna dönüştü. Grafikte sınırları belirleyen yeşil dev, oyuncuların merakla beklediği DLSS 4.5 teknolojisinin tam çıkışını detaylandırırken, aynı zamanda “path tracing” (ışın izleme) teknolojisinin entegre edileceği devasa yapımları tek tek açıkladı.

Bununla da yetinmeyen Nvidia, “RTX Mega Geometry” özelliğiyle özellikle sık ormanlar gibi yoğun bitki örtülerinde devrim yaratacak yepyeni bir görsel performans teknolojisinin ilk sinyallerini verdi. Teknolojinin ve oyunun geleceğine yön veren bu etkinlikten öne çıkan tüm detayları sizler için derinlemesine inceledik.

DLSS 4.5 İle Yüksek Performans Beklentileri Yeniden Şekilleniyor

Etkinliğin en büyük odak noktalarından biri hiç şüphesiz DLSS 4.5 teknolojisiydi. Kullanıcıların oyun deneyimini doğrudan etkileyen bu yapay zeka destekli görüntü oluşturma ve ölçeklendirme teknolojisi, artık çok daha yetenekli. Nvidia’nın yaptığı açıklamaya göre, yüksek yenileme hızına sahip monitör kullanıcıları 31 Mart itibarıyla DLSS 6x çoklu kare oluşturma (multi-frame generation) ve dinamik mod için isteğe bağlı bir beta programına katılabilecek.

Bu tarih, Nvidia’nın daha önce işaret ettiği Nisan lansmanından biraz daha erken bir döneme denk geliyor ve bu iki önemli özelliğin muhtemelen Nisan ayında betadan çıkıp tam sürüme ulaşacağına işaret ediyor.

DLSS 4.5’in en iddialı vaatlerinden biri, yarı çözünürlük veya daha düşük ayarlardan görüntü ölçeklendirilirken DLSS 4’e kıyasla çok daha net ve yüksek bir görüntü kalitesi sunması. GDC sahnesinde yapılan duyuruda, aralarında 007: First Light, Control Resonant, Star Wars: Galactic Racer ve War Thunder gibi dev yapımların da bulunduğu toplam 20 oyunun kısa süre içinde DLSS 4.5’i yerel olarak destekleyeceği müjdelendi. Bu, oyuncuların mevcut donanımlarıyla daha önce görülmemiş kare hızlarına ve görüntü netliğine ulaşması anlamına geliyor.

Path Tracing Fırtınası: Işın İzlemede Son Nokta

Nvidia’nın GDC 2026 sunumundaki bir diğer kritik başlık, oyun grafiklerini sinematik bir gerçekliğe taşıyan “path tracing” teknolojisinin genişleyen kütüphanesiydi. Şirket, merakla beklenen 007: First Light (27 Mayıs’ta çıkıyor), Control Resonant, Tides of Annihilation, Directive 8020 (12 Mayıs’ta çıkıyor) ve Sea of Remnants gibi oyunların tam path tracing desteğine sahip olacağını doğruladı. Ayrıca, Capcom’un en yeni hiti Resident Evil Requiem de bu özellikle çıkışını gerçekleştiren oyunlar kervanına katıldı. Şirket, 17 Nisan’da piyasaya sürülecek olan Pragmata’da da bu büyüleyici teknolojiyi tüm ihtişamıyla sergileyecek.

Ancak Nvidia sadece yeni nesil oyunlarla yetinmiyor; nostaljiyi sevenleri de unutmuyor. Şirketin eski oyunları güncel teknolojilerle baştan yaratmak için kullandığı efsanevi aracı RTX Remix, modding topluluğuna muazzam bir güç vermeye devam ediyor. RTX Remix’in yeteneklerinin en yeni örneği ise ikonik Quake III Arena oldu. Nvidia, “Advanced Particle VFX” (Gelişmiş Parçacık Görsel Efektleri) adını verdiği yeni modlama özelliğini bu oyun üzerinden tanıttı.

Mod yapımcılarının, eski oyunlardaki basit parçacık efektlerini fiziğe dinamik olarak tepki veren, path tracing destekli yeni nesil parçacıklarla değiştirmesine olanak tanıyan bu sistem tek kelimeyle büyüleyici. WoodBoy isimli bir mod yapımcısı, Quake III’ün ünlü yıldırım silahına RTX parçacıkları eklemekle kalmayıp, 15 haritayı, 3.000 materyali ve çeşitli dokuları baştan aşağı yeniledi. Bu muazzam görsel şölen sunan mod, ModDB üzerinden ücretsiz olarak oyunculara sunulmuş durumda.

Gelecek ay itibarıyla, diğer RTX Remix projeleri de bu gelişmiş Advanced Particle VFX teknolojisini kullanmaya başlayabilecek. Bu arada “softsoundd” adlı başka bir mod yapımcısı da kült klasik Mirror’s Edge üzerinde çalıştığı erken aşama RTX Remix projesini tanıtarak oyuncuları heyecanlandırdı.

RTX Mega Geometry ile Ormanlar Hiç Olmadığı Kadar Gerçekçi!

Nvidia’nın GDC 2026 vizyonu sadece ışıklandırmayla sınırlı kalmadı; sahne geometrisine de el attılar. Şirket, devasa bitki örtülerinin ve yoğun orman sahnelerinin ışın izleme teknolojilerinde yarattığı performans darboğazlarını aşmayı hedefleyen “Mega Geometry” sistemini duyurdu.

Bu teknoloji, daha önce Alan Wake 2’de ışın izleme ve geometrinin etkileşimini optimize ederek hafıza kullanımını azaltmış ve performansı artırmıştı. Oyunun geliştiricisi Remedy, bu yılın sonlarında çıkacak olan Control Resonant ile Mega Geometry sistemini daha da ileri taşıyacak.

Nvidia’nın sahneye taşıdığı bu yeni Mega Geometry uygulaması, doğrudan yüksek kare hızlarında, yoğun ormanlık alanlarda tam path tracing yapabilme yeteneğine odaklanıyor. Geçtiğimiz yıl gösterilen Unreal Engine destekli Witcher IV teknoloji demosunun üzerine inşa edilen bu teknoloji, ağaçların, yaprakların ve bitki örtülerinin doğal ışık ve gölgeyle nasıl etkileşime girdiğini performans kaybı olmadan kusursuz bir şekilde simüle ediyor.

Nvidia bu güncellemeyi bu yılın sonlarına doğru açık kaynak olarak yayınlayacak ve CD Projekt Red, 2026 yılı sonrasında piyasaya sürülmesi beklenen The Witcher IV’te bu devrim niteliğindeki teknolojiyi ana motoruna entegre edecek.

Nvidia’nın GDC 2026’da sunduğu bu muazzam vizyon, oyun grafiklerinin sadece birkaç yıl içinde nereden nereye geldiğini ve gelecekte bizi ne tür görsel şölenlerin beklediğini net bir şekilde ortaya koyuyor. DLSS 4.5 ve Path Tracing ile oyunculuk hiç olmadığı kadar “gerçek” bir boyuta taşınmak üzere.

Aksesuar Satanlar Konuştu! Yeni Gelir Kapısı!

Arkadaşlar bu defa karşınıza çok farklı bir video ile çıkıyoruz. Sadece teknolojik cihazları incelemekle kalmıyor, işin mutfağına ve ticaret kısmına da giriyoruz. İçimizdeki girişimcilik ruhunu nasıl ateşleyebileceğimizi yaşanmış hikayeler üzerinden görmek için Ankara’da Zore Premium’un yılın en büyük kampanyasını yaptığı etkinliğe katıldık. Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirlerin doldurduğu bu ortamda, ticarete atılmak isteyenler için çok değerli tecrübeler paylaşılıyor.

Sektörde yıllarını devirmiş isimlerden henüz yeni başlayanlara kadar birçok kişiyle sohbet etme fırsatı bulduk. Sırf çalışma saatleri kendisine uymadığı için mesleğini bırakıp bu işe giren bir fizyoterapi mezunuyla da konuştuk, ticari hayata henüz 9-10 yaşlarındayken peçete satarak başlayan tecrübeli isimlerle de. Hatta Gaziantep’ten gelip eşiyle birlikte kendi iş yerini açmayı planlayan kadın girişimcilerimizin hikayelerini dinledik. Özellikle kadınlara verilen tavsiye çok netti: Erkek egemen bir sektör gibi görünse de kendinizi asla geri çekmeyin ve korkmayın.

Bu alanda başarılı olmak isteyenler için en çok vurgulanan konulardan biri, girmek istenilen alanın çok iyi araştırılması ve doğru ürünlerle yola çıkılmasıydı. Müşteriye kaliteli ve garantili ürünler sunmak, hem satıcının hem de tüketicinin hayatını kolaylaştırıyor. Kocaeli’den İzmir’e kadar yurdun her köşesinde telefon aksesuarı satışı yapan bayiler, bu işin sürekli değişen ama bir o kadar da zevkli ve bereketli bir alan olduğunu belirtiyorlar. Sektörde uzun yıllardır var olanlar, bir kere bu işin tadını alanın bir daha asla bırakamayacağını söylüyor.

Eğer siz de kendi işinizi kurmayı, özellikle cep telefonu aksesuarı gibi hareketli bir pazara girmeyi düşünüyorsanız, bu videodaki gerçek hayat hikayeleri size büyük bir cesaret verecektir. İnsanların tecrübelerini kendi ağızlarından dinlemek, atacağınız adımlarda size güzel bir rehber olabilir. Videomuzu izledikten sonra bu sektör hakkındaki düşüncelerinizi veya kendi girişimcilik hayallerinizi yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın. Bu tarz daha fazla içerik gelmesini istiyorsanız videoyu beğenerek bize destek olabilirsiniz.

e-Nabız İlacım Nerede ile Eczane Arama Tarih Oluyor

Türkiye’de dijital sağlık hizmetlerinin merkezinde yer alan ve milyonlarca vatandaşın sağlık verilerini tek bir çatı altında güvenle toplayan e-Nabız platformu, hayat kolaylaştıran devrim niteliğinde bir yeniliğe daha kavuştu.

Özellikle piyasada bulunması zor olan ilaçlar söz konusu olduğunda hastaların ve hasta yakınlarının yaşadığı en büyük mağduriyetlerden biri olan eczane eczane dolaşarak ilaç arama çilesi artık tamamen tarih oluyor. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve e-Nabız sistemine entegre edilen İlacım Nerede? özelliği, vatandaşların ilaca erişimindeki zaman kaybını ve stresi minimuma indirmeyi hedefliyor.

Sağlık Bakanlığı’nın resmi sosyal medya hesaplarından ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından 10 Mart 2026 tarihinde duyurulan bu yeni hizmet, dijital sağlık ekosistemini kullanıcı dostu bir yaklaşımla çok daha işlevsel bir hale getiriyor.

e-Nabız İlacım Nerede? ile Eczane Arama Derdine Son

İlacım Nerede? özelliği sayesinde e-Nabız hesabı bulunan tüm kullanıcılar, reçetelerine yazılan ilaçların il ve ilçe sınırları içerisindeki hangi eczanelerde stoklu olarak bulunduğunu saniyeler içerisinde cep telefonlarından sorgulayabiliyor.

Sistemin çalışma prensibi ve kapsamı ise oldukça net bir şekilde belirlenmiş: Hastalar, son 5 gün içerisinde düzenlenmiş ve e-Nabız sistemine resmi olarak kaydedilmiş reçetelerindeki ilaçları menü üzerinden görüntüleyebilecek. Ardından stok ara butonunu kullanarak, aradıkları ilacın anlık olarak hangi eczanenin raflarında yer aldığını liste halinde görebilecekler.

Uygulamanın sunduğu teknolojik imkanlar elbette sadece basit bir stok sorgulaması ile sınırlı kalmıyor. Kullanıcı deneyimini her zaman merkeze alan Bakanlık, acil durumlar ve mesai saatleri dışındaki kritik ihtiyaçlar için sisteme bir nöbetçi eczane filtresi de dahil etmiş durumda.

Reçetesi yazılmasına rağmen mesai saatleri içerisinde işinden veya bulunduğu konumdan ötürü eczaneye gidemeyen vatandaşlar, bu filtre sayesinde sadece o an açık olan nöbetçi eczanelerdeki ilaç stok durumunu görüntüleyerek ihtiyaçlarına çok daha hızlı bir şekilde ulaşabilecek. Üstelik sistem, seçilen eczaneye en hızlı şekilde ulaşılmasını sağlamak amacıyla entegre bir navigasyon desteği de sunuyor. İlacın bulunduğu eczane harita üzerinden seçildiğinde, uygulama kullanıcının bulunduğu konumu algılayarak en kısa güzergah üzerinden yol tarifini anında başlatabiliyor.

Elbette bu denli büyük çaplı dijital sistemlerin fiziksel eczane stoklarıyla senkronizasyonu konusunda bazı detaylara dikkat etmek gerekiyor. e-Nabız içerisindeki İlacım Nerede? sekmesinde, yaşanabilecek mağduriyetleri önlemek adına kullanıcılara yönelik kritik bir uyarı mesajı bulunuyor.

Eczanelerin stok bilgilerinin bir gün önceki verilere dayanarak sisteme yansıtıldığı, dolayısıyla aranan ilacın o süre zarfında başka bir hastaya satılmış olabileceği şeffaf bir şekilde hatırlatılıyor. Bu nedenle, vatandaşların evden veya hastaneden yola çıkmadan önce sistemde listelenen iletişim numarası üzerinden eczaneyi arayarak stok teyidi yapmaları uzmanlar tarafından şiddetle tavsiye ediliyor.

Ayrıca kullanıcılar; ilaç stok durumu, harita lokasyonu doğruluğu, adres ve iletişim bilgileri gibi başlıklarda uygulama üzerinden geri bildirim yaparak verilerin proaktif olarak güncel tutulmasına bizzat katkı sağlayabiliyor.

YouTube Deepfake İçeriklere Karşı Önlemlerini Artırıyor

Dijital platformlarda hızla yayılan ve gerçeğinden ayırt etmesi giderek zorlaşan yapay zeka üretimi içeriklere karşı çok önemli bir adım atılıyor. Video paylaşım devi YouTube geçtiğimiz yıl içerik üreticileri için başlattığı yüz tanıma ve benzerlik tespit etme aracının kapsamını genişletme kararı aldı. Şirket yönetimi tarafından yapılan resmi açıklamaya göre bu yenilikçi güvenlik sistemi artık sivil liderleri, gazetecileri ve siyasi adayları da kapsayacak şekilde güncelleniyor.

ChatGPT Zirveye Geri Döndü!

ChatGPT Zirveye Geri Döndü!

OpenAI'nin Savunma Bakanlığı anlaşması ChatGPT'ye tepki getirdi. Claude App Store'da zirveyi görse de ChatGPT liderliği geri aldı.

YouTube Liderlere ve Gazetecilere Güvenlik Kalkanı Sağlıyor

Gelişen yapay zeka teknolojileriyle birlikte ortaya çıkan sahte videolar yani deepfake içerikler, özellikle kamuoyunu yönlendiren önemli figürler için büyük tehlike oluşturuyor. Bu sorunun önüne geçmek isteyen YouTube mühendisleri, platformdaki tartışmaların ve haber akışının merkezinde yer alan kişilerin dijital kimliklerini korumaları için özel sistem geliştirdi.

İlk aşamada sadece YouTube İş Ortağı Programı kapsamındaki içerik üreticilerine sunulan bu sektör lideri özellik, bugün itibarıyla pilot bir grup hükümet yetkilisine, siyasi adaya ve gazeteciye açılıyor.

Yüz Tanıma Sistemi Nasıl Çalışıyor

Yeni geliştirilen bu sistem, platformun yıllardır telif hakları için başarıyla kullandığı Content ID altyapısına oldukça benzer mantıkla işliyor. Araç platforma yüklenen yapay zeka üretimi videoları hızla tarayarak sisteme kayıtlı kişilerin yüz hatlarıyla eşleşme arıyor. Eğer bir kullanıcının yüzü izinsiz olarak deepfake videosunda kullanılmışsa, sistem anında uyarı veriyor. Eşleşme tespit edildiğinde ilgili kişi bu içeriği detaylıca inceleyebiliyor ve gizlilik kurallarının ihlal edildiğini düşünüyorsa doğrudan platformdan kaldırılmasını talep edebiliyor.

Ancak platform yetkilileri önemli bir detayın altını çiziyor. Bir içeriğin sistem tarafından tespit edilmesi, o videonun kesin olarak yayından kaldırılacağı anlamına gelmiyor. İfade özgürlüğüne ve kamu yararına olan içeriklere her zaman saygı duyduğunu belirten şirket, dünya liderlerini veya etkili isimleri eleştirmek amacıyla hazırlanan hiciv ve parodi içeriklerini korumaya devam edecek. Bu tür istisnai durumlar gelen kaldırma talepleri sırasında özel uzman ekipler tarafından son derece dikkatli şekilde değerlendirilecek.

Kimlik Doğrulama ve Yasal Düzenlemelere Destek

Sistemin kötüye kullanılmasını engellemek ve aracın sadece korunması gereken gerçek kişiler tarafından kullanıldığından emin olmak için katı bir güvenlik prosedürü uygulanıyor. Programa dahil olmak isteyen tüm katılımcıların öncelikle kimliklerini resmi olarak doğrulamaları zorunlu kılınıyor. Şirket yönetimi bu kurulum aşamasında sağlanan hassas kişisel verilerin yalnızca kimlik doğrulama işlemleri ve bu güvenlik özelliğini çalıştırmak amacıyla kullanılacağını kesin dille belirtiyor. Yani kullanıcıların yüz verileri hiçbir şekilde Google bünyesindeki üretken yapay zeka modellerini eğitmek için kullanılmayacak.

Teknolojinin tek başına bu mücadelede yeterli olmayacağının farkında olan şirket yönetimi, yasal düzenlemelerin de şart olduğunu vurguluyor. Federal düzeyde tanıtım hakkı oluşturan ve teknolojinin insan yaratıcılığının yerini almasını engelleyen NO FAKES Yasası gibi güçlü yasal çerçeveler kurum tarafından aktif olarak destekleniyor. Önümüzdeki aylarda bu yüz tanıma sisteminin erişim ağının çok daha geniş kitlelere ulaştırılması planlanıyor.

Apple Çin Üretimini Bırakıyor mu?

0

Apple, yıllardır sırtını dayadığı Çin merkezli üretim ekosisteminde köklü ve sarsıcı bir değişime gidiyor. Tedarik zincirini çeşitlendirme ve jeopolitik riskleri en aza indirme stratejisi doğrultusunda Hindistan’a yapılan devasa yatırımlar, nihayet somut meyvelerini vermeye başladı.

iPad Gibi MacBook, HomePod ve Katlanabilir iPhone Geliyor!

iPad Gibi MacBook, HomePod ve Katlanabilir iPhone Geliyor!

Apple, dokunmatik OLED ekranlı M6 MacBook Pro, yeni HomePod, kızılötesi kameralı AirPods Pro ve katlanabilir iPhone'u tanıtmaya hazırlanıyor.

Gelen son verilere göre Apple, 2025 yılı içerisinde Hindistan’daki iPhone üretim kapasitesini bir önceki yıla kıyasla yüzde 53 oranında artırarak akıllı telefon endüstrisinde tarihi bir dönüm noktasına ulaştı.

Her yıl küresel pazarda ortalama 220 ila 230 milyon adet iPhone üreten Cupertino merkezli şirket, 2024 yılında Hindistan’da 36 milyon cihaz üretirken, 2025 yılında bu rakamı 55 milyon adede çıkarmayı başardı.

Bu çarpıcı büyüme, günümüzde küresel pazara sürülen her dört iPhone’dan birinin (yüzde 25) artık “Made in India” (Hindistan’da Üretilmiştir) damgası taşıdığı anlamına geliyor. Üstelik bu strateji sadece standart veya eski modelleri değil; şirketin en güncel amiral gemisi serisi olan iPhone 17, iPhone 17 Pro ve iPhone 17 Pro Max gibi üst düzey cihazların tamamını kapsıyor.

Apple Çin

Çin’den Kaçış ve Gümrük Vergisi Kıskacı

Apple’ın üretim eksenini istikrarlı bir şekilde Hindistan’a kaydırmasının ardında yatan en büyük neden, ABD ile Çin arasında bir türlü dinmeyen ve giderek sertleşen ticaret savaşları. Çin’e uygulanan ağır gümrük vergilerinden kaçınmak ve tedarik zincirindeki “tek ülkeye bağımlılık” riskini kırmak isteyen teknoloji devi, çareyi alternatif üretim merkezlerini güçlendirmekte arıyor.

Özellikle Donald Trump yönetiminin sert tarife baskıları, bu göçü hızlandıran ana motor oldu. Bilindiği üzere Trump, yakın zamanda Apple CEO’su Tim Cook’u doğrudan hedef alarak; ABD’de satılacak iPhone’ların Amerika’da üretilmemesi halinde, Hindistan veya başka bir ülke fark etmeksizin şirket ürünlerine en az yüzde 25 oranında ağır bir ek gümrük vergisi uygulanacağı uyarısında bulunmuştu.

Maliyet Dezavantajına Rağmen Yatırımlar Sürüyor

Sürecin en ilginç ve analistleri şaşırtan yanı ise Hindistan’daki üretim maliyetlerinin, Çin ve hatta Vietnam’dan belirgin şekilde daha yüksek olması. Apple, lojistik zorluklar ve henüz Çin’deki kadar olgunlaşmamış bir tedarik zinciri altyapısı nedeniyle Hindistan’da yapısal bir maliyet dezavantajı yaşıyor.

Ancak Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin ülkeyi “dünyanın fabrikası” yapma vizyonuyla uygulamaya koyduğu üretime dayalı teşvik (PLI) programları, bu maliyet farkını sübvanse etmekte büyük rol oynadı. Mart 2026 itibarıyla süresi dolacak olan bu kritik akıllı telefon üretim sübvansiyonları için Apple ve tedarikçileri, şu sıralar Yeni Delhi yönetimiyle yeni bir teşvik paketi koparmak üzere hararetli görüşmeler yürütüyor.

A101, A101 Ekstra, 26 Şubat, iPhone 17 Pro Max, Samsung, Galaxy Z Fold 7, akıllı telefon, amiral gemisi, Apple

Trump’ı Memnun Etme ve ABD Üretimine Yönelik Hamleler

Sadece Asya’daki ağını Hindistan ve Vietnam’a doğru çeşitlendirmekle kalmayan teknoloji devi, bir yandan da Trump yönetiminin radikal gümrük politikalarını yumuşatmak adına stratejik hamleler yapıyor.

İç pazardaki olası devasa fiyat artışlarının önüne geçmek ve yönetimi memnun etmek isteyen Apple, ABD’deki yerel üretim kapasitesini artırmak için de büyük ölçekli yatırımlar gerçekleştiriyor. Zira pazar analistlerinin uyarılarına göre, eğer Apple üretim hattını yeni gümrük tarifelerine göre optimize edemezse, tüketiciye yansıyacak maliyetler yeni bir iPhone almayı çok daha zor bir hale getirebilir.

Sonuç olarak Apple; artan maliyetler, süresi dolan teşvikler ve küresel ticaret savaşlarıyla adeta bir satranç ustası gibi mücadele ediyor. Hindistan bu devasa dönüşümün yeni kalesi olurken, teknoloji dünyasının gözü önümüzdeki dönemde Apple’ın atacağı yeni ekonomik adımlarda olacak.