Yapay zeka alanındaki rekabet derinleştikçe, teknoloji devleri arasında yalnızca ürünlerde değil, insan kaynağında da ciddi bir yarış yaşanıyor. Son dönemde Meta’nın agresif şekilde yürüttüğü yapay zeka mühendisliği transferlerine benzer bir adım bu kez Microsoft’tan geldi. Şirket, Google’ın yapay zeka birimi DeepMind’dan aralarında üst düzey yöneticilerin de bulunduğu birçok ismi kendi bünyesine kattı.
Microsoft-Google savaşı başlıyor
Bu gelişmenin arkasındaki kilit isim, DeepMind’ın kurucularından Mustafa Suleyman. 2010 yılında DeepMind’ı kurduktan sonra şirketi 2014’te Google’a satan Suleyman, yaklaşık 10 yıl boyunca Google’ın yapay zeka programlarını yönetti.
2024’te Google’dan ayrılarak Microsoft’a geçen Suleyman, o tarihten bu yana Microsoft AI’ın başında bulunuyor. Son aylarda ise eski ekibinden isimlerle doğrudan temasa geçerek Microsoft’a transfer etmeye başladı.
Google DeepMind’da kıdemli mühendis olarak görev yapan Adam Sadovsky ve Google mühendislik departmanında başkan yardımcılığı görevini yürüten Amar Subramanya, Microsoft’un son kazançları arasında yer alıyor. Bu iki ismin dışında yirmiyi aşkın DeepMind çalışanı da Microsoft AI’a katıldı. Bu transferlerin önemli kısmı, doğrudan Suleyman’ın birebir görüşmeleriyle gerçekleşti.
Sony'nin önümüzdeki yıllarda satışa sunacağı PlayStation 6 fiyatı ile karşımıza çıktı. Bakalım PlayStation 6 fiyatı ne kadar olacak?
Suleyman’ın bu görüşmelerde Microsoft AI’ı, DeepMind’ın ilk yıllarındaki ruhunu taşıyan, daha özgür ve deneysel bir yapı olarak tanımladığı belirtiliyor. Microsoft AI’ın halen gelişmekte olan, kurumsal katılıkların henüz tam yerleşmediği bir bölüm olması, deneyimli mühendislerin ilgisini çekiyor. Özellikle büyük yapay zeka modelleri üzerine çalışmak isteyen isimler, bu yapının kendilerine daha geniş bir hareket alanı sunduğunu düşünüyor.
Microsoft’un bu transferlere yönelmesinde bir başka etken de OpenAI ile olan ilişkilerde yaşanan gerilim. Şirket, uzun süredir OpenAI’ın teknolojilerini kullanarak yapay zeka çözümlerini geliştiriyordu. Ancak son bir yılda iki şirketin arasındaki stratejik uyum zayıfladı.
20 Haziran’da Netflix’te yayınlanan animasyon filmi KPop Demon Hunters, platformun bugüne kadar karşılaştığı en büyük sürprizlerden biri haline geldi. Yayınlandığı günden bu yana dikkat çekici bir izlenme performansı sergileyen yapım, izlenme listelerinde üst sıralara yerleşti ve şu anda Netflix tarihinin en çok izlenen dördüncü filmi konumuna ulaştı. Filmin izlenme rakamlarının hâlâ artıyor olması, yakın zamanda Red Notice’i geçerek zirveye yerleşebileceğine işaret ediyor.
KPop Demon Hunters ilgi görüyor
Film, bir KPop grubunun yıldızları olan Rumi, Mira ve Zoe’nin hikâyesine odaklanıyor. Genç sanatçılar bir yandan sahnelerde binlerce hayranı coştururken, diğer yandan doğaüstü güçlere karşı gizli bir mücadele yürütüyor. Sahne ışıkları altındaki şöhret ile karanlık güçlere karşı verilen savaşın iç içe geçtiği bu kurgu, geniş bir izleyici kitlesinin ilgisini çekmeyi başardı.
Küresel ölçekte büyük bir hayran kitlesine sahip olan KPop kültürüyle doğrudan bağlantılı olması, filmin bu denli yaygın şekilde izlenmesini kolaylaştırdı. TikTok ve X gibi sosyal medya platformlarında hızla yayılan sahneler ve içerikler, filmin etki alanını daha da genişletti. Netflix’in yayın stratejisinde sık rastlanmayan bu hızlı yükseliş, şirket içinde de beklentilerin ötesinde bir başarı olarak değerlendiriliyor.
KPop Demon Hunters’ın ulaştığı bu izlenme oranları, yalnızca bir animasyon filmi olarak değil, aynı zamanda platform üzerinde potansiyel bir franchise başlangıcı olarak görülmesine neden oldu. Mevcut tablo, devam filmleri ya da spin-off projelerin gündeme gelmesini olası kılıyor. Henüz resmi bir duyuru yapılmasa da, Netflix’in bu ivmeyi bir seriye dönüştürmesi yönünde adım atması bekleniyor.
Sony'nin önümüzdeki yıllarda satışa sunacağı PlayStation 6 fiyatı ile karşımıza çıktı. Bakalım PlayStation 6 fiyatı ne kadar olacak?
Yedi haftayı aşkın süredir en çok izlenenler listesinden düşmeyen yapım, yalnızca sayılarla değil, aynı zamanda yakaladığı kültürel etkiyle de dikkat çekiyor. Film, izleyiciyle kurduğu bağ sayesinde Netflix’in içeriğe dayalı büyüme stratejisinde önemli bir örnek haline geldi. KPop Demon Hunters, sadece animasyon türü açısından değil, müzik, gençlik ve fantastik temaları bir araya getiren hibrit anlatımıyla da yeni bir dönemin habercisi olabilir.
2000’li yılların kült komedi dizilerinden The Office, yeni bir versiyonla ekranlara dönmeye hazırlanıyor. Peacock platformu, dizinin modern bir uyarlaması niteliğindeki The Paper için tanıtım çalışmalarına resmen başladı. Merakla beklenen yapımdan ilk fragman yayınlandı. The Paper, 4 Eylül 2025 tarihinde izleyiciyle buluşacak.
The Paper fragmanı görücüye çıktı
Yeni dizi, format ve tarz olarak The Office ile aynı çizgide ilerliyor. Yine sahte bir belgesel estetiğiyle çekilen yapım, bu kez bir gazete ofisini merkezine alıyor. Kurumsal kültürü hicveden orijinal dizinin izinden giden The Paper, bu kez ayakta kalmakta zorlanan köklü bir yerel gazetenin iç dinamiklerini komedi unsurlarıyla harmanlayarak anlatıyor.
Dizinin merkezinde ise, gazetenin yeni Genel Yayın Yönetmeni Ned Sampson yer alıyor. Profesyonel gazetecilik geçmişi olmayan bu renkli ve beceriksiz ekipten, gerçek bir haber merkezi çıkarmaya çalışan Sampson, kendisini işlevsiz bir ofis ortamının ortasında buluyor.
Başrolünde Domhnall Gleeson’ın yer aldığı dizinin oyuncu kadrosunda Sabrina Impacciatore, Chelsea Frei, Melvin Gregg, Gbemisola Ikumelo, Alex Edelman, Ramona Young ve Tim Key gibi isimler bulunuyor. Orijinal The Office dizisinden geri dönen tek oyuncu ise Oscar Martinez karakterini tekrar canlandıracak olan Oscar Nuñez oldu. Dizideki diğer tüm karakterler ve hikâye örgüsü tamamen yeni bir evrende geçiyor.
Sony'nin önümüzdeki yıllarda satışa sunacağı PlayStation 6 fiyatı ile karşımıza çıktı. Bakalım PlayStation 6 fiyatı ne kadar olacak?
The Office’in ikonik karakterleriyle bağ kurmuş olan izleyicilerin The Paper’a nasıl tepki vereceği şimdilik belirsiz. Ancak projenin arkasında yine Greg Daniels’ın yer alması, diziye dair beklentileri yüksek tutuyor. Daniels, orijinal The Office’in Amerikan televizyonuna uyarlanmasında da yaratıcı ekipte bulunmuştu ve dizinin tonunu belirleyen isimler arasında yer almıştı.
Tanıtım fragmanında ofis içinde yaşanan absürt diyaloglar, sıradan iş günlerinin içindeki kaotik komedi unsurları ve kameraya yapılan doğrudan konuşmalar The Office havasını anımsatıyor. Ancak bu kez mizahın zemini medya sektörü. Fragmanda yer alan karakterlerin her biri, kendine has tuhaflıklarıyla dikkat çekiyor ve ekip içindeki uyumsuzluk şimdiden dizinin ana komedi kaynağı olacağının sinyallerini veriyor.
Yayın tarihi 4 Eylül olarak açıklanan The Paper, Peacock platformunda izleyicilerle buluşacak. Dizinin ilk sezonunun kaç bölümden oluşacağı ya da ikinci sezon için onay alıp almadığı henüz paylaşılmadı. Orijinal yapımın popülerliği ve kült statüsü göz önüne alındığında, bu yeni versiyonun nasıl bir etki yaratacağı yakından takip ediliyor.
JustWatch, 28 Temmuz-3 Ağustos tarihleri arasında Türkiye’de dijital platformlarda en çok izlenen yapımları açıkladı. Liste, Netflix, Amazon Prime Video, Disney+ ve BluTV gibi önde gelen dijital platformlardaki izlenme verilerine dayanıyor.
Türkiye’de haftanın en çok izlenen dizi ve filmleri – (28 Temmuz-3 Ağustos)
Dizi kategorisinin birincisi Netflix’te yayınlanan Geleceğe Mektuplar oldu. İkinci sıraya TV+’ta yayınlanan Tulsa King dizisi yerleşti. Üçüncü sırada Netflix’te yayınlanan Squid Game yer aldı.
LG Display, Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenen K-Display 2025 fuarında dünyanın en hızlı OLED monitör panelini tanıttı. Tanıtılan 27 inçlik OLED ekran, Dinamik Frekans ve Çözünürlük (DFR) teknolojisi sayesinde 540Hz’e kadar QHD, 720Hz’e kadar ise 720p çözünürlükte yenileme hızı sunuyor. Bu değerler, bugüne kadar bir OLED panelde ulaşılan en yüksek yenileme hızı olarak kayıtlara geçti.
LG, dünyanın en hızlı OLED monitörünü duyurdu
Yeni nesil OLED panel, LG Display’in Primary RGB Tandem teknolojisini kullanan dördüncü nesil OLED ekran serisinin bir parçası. Bu teknolojide kırmızı, yeşil ve mavi alt pikseller birbirinden bağımsız katmanlar olarak yer alıyor.
Bu yapı sayesinde hem panel parlaklığı hem de enerji verimliliği artıyor. Panel, %99,5 DCI-P3 renk kapsamı ve 1500 nit’e varan tepe parlaklığıyla görüntü kalitesinden ödün vermeden yüksek hız sunabiliyor. LG, bu teknolojiyi özellikle rekabetçi oyunlar oynayan kullanıcılar ile profesyonel içerik üreticilerine yönelik geliştirdiğini belirtti.
Yeni tanıtılan panel, çözünürlük ve yenileme hızı arasında dinamik geçiş yapılmasına olanak tanıyor. Standart modda 520Hz ile çalışan panel, gerektiğinde 720Hz HD moduna geçiş yapabiliyor. Bu özellik, yüksek FPS gerektiren oyunlarda ekranın performansını anlık ihtiyaçlara göre optimize etme imkânı tanıyor.
Sony'nin önümüzdeki yıllarda satışa sunacağı PlayStation 6 fiyatı ile karşımıza çıktı. Bakalım PlayStation 6 fiyatı ne kadar olacak?
LG Display fuarda yalnızca 27 inçlik panelle sınırlı kalmadı. Şirket, yine dördüncü nesil Tandem OLED teknolojisiyle üretilen 83 inç OLED panelini de sergiledi. 4000 nit parlaklık seviyesine ulaşan bu panel, şu anda tüketici OLED ekranları arasında en yüksek tepe parlaklığına sahip seçenek olarak öne çıkıyor. Şirket, panelin görüntü kalitesi, kontrast seviyesi ve renk derinliği açısından önceki nesillere göre önemli gelişmeler sunduğunu vurguladı.
Intel’in bu yıl mart ayında göreve getirdiği CEO Lip-Bu Tan, ABD’de hem siyasi hem de hukuki baskılarla karşı karşıya. Tan’ın Çin’deki yatırım geçmişi ve eski şirketi Cadence Design Systems’ın Çin’e yönelik yasa dışı ihracat faaliyetleri, ABD yasama organlarının ve güvenlik çevrelerinin dikkatini çekti.
Trump, Intel CEO’sunun istifasını istedi
Cumhuriyetçi Senatör Tom Cotton, Intel yönetim kuruluna gönderdiği resmi bir mektupta Tan’ın geçmişinin ABD’nin ulusal güvenliği açısından oluşturduğu riskleri gündeme getirdi. ABD Başkanı Donald Trump ise doğrudan istifa çağrısı yaptı.
Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı açıklamada, Lip-Bu Tan’ın pozisyonunun “aşırı derecede çıkar çatışması” içerdiğini belirtti ve “Derhal istifa etmeli, başka bir çözüm yok” ifadesini kullandı. Bu açıklamaların ardından Intel hisselerinde işlem öncesi yüzde 5’e varan bir düşüş yaşandı.
Tan’ın geçmişte CEO ve daha sonra yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı Cadence Design Systems, Çin’in askeri bağlantılı NUDT üniversitesine yasa dışı teknolojik ihracat gerçekleştirdiğini kabul etti. 2015 ile 2021 yılları arasında yürütülen bu ihracat faaliyetlerinde, tasarım otomasyonu araçları ve yarı iletken fikri mülkiyetlerinin Çin’e aktarıldığı belgelendi. Şirket bu faaliyetler nedeniyle 140 milyon doları aşan cezaları ödemeyi kabul etti. Tüm bu süreçte şirketin başında Lip-Bu Tan bulunuyordu.
Senatör Cotton, Intel yönetiminden bu gelişmelerle ilgili olarak herhangi bir iç soruşturma yapılıp yapılmadığını, Tan’ın bu faaliyetlerden haberdar olup olmadığını ve bu geçmişe rağmen neden CEO olarak seçildiğini açıklamalarını talep etti.
Sony'nin önümüzdeki yıllarda satışa sunacağı PlayStation 6 fiyatı ile karşımıza çıktı. Bakalım PlayStation 6 fiyatı ne kadar olacak?
Cotton ayrıca, Tan’ın halen aktif olduğu yatırım şirketi Walden International aracılığıyla Çin’deki gelişmiş çip ve yarı iletken üreticilerine yaptığı milyonlarca dolarlık yatırımlara dikkat çekti. Bu yatırımların Intel’deki mevcut görevine etkisi ve olası çıkar çatışmalarıyla ilgili olarak yönetimin ne tür önlemler aldığı sorgulandı.
Intel’in Tan liderliğindeki son dönemi sadece bu soruşturmalarla değil, aynı zamanda büyük finansal zararlarla da göze çarpıyor. CEO, kısa süre önce yüksek maliyetli çip üretim biriminin 3,17 milyar dolarlık zarara uğradığını açıklamıştı.
Bu zararların ardından Almanya ve Polonya’daki fabrika projeleri iptal edildi, Vietnam ve Malezya’daki test ve montaj operasyonları birleştirildi. Ayrıca ABD’nin Ohio eyaletinde inşası planlanan çip fabrikasında da çalışmalar durduruldu. Intel’in ileri düzey çip üretimi için üzerinde çalıştığı A14 sürecinin de tamamen iptal edilmesi ihtimali bulunuyor.
Lip-Bu Tan hakkında herhangi bir resmi suçlama henüz yöneltilmiş değil. Ancak hem ABD Başkanı’nın doğrudan istifa çağrısı yapması hem de Senato’dan gelen sorular, CEO’nun koltuğunda kalıp kalamayacağı konusunda şirket içindeki ve kamuoyundaki baskıyı artırmış durumda.
Yükselen araç fiyatları ve benzin maliyetleriyle birlikte gerçek bir araba sahibi olmak giderek daha fazla insan için uzak bir hayale dönüşüyor. Ancak bu durum otomobil tutkunlarının tutkularından vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Gerçek bir sürüş deneyimine yakın hisler vadeden video oyunları, araba meraklıları için alternatif bir rota çiziyor.
Forza Horizon 5
2010’ların başından bugüne kadar çıkan, farklı sürüş deneyimleri sunan pek çok oyun hala aktif olarak oynanıyor. Bunlardan biri olan Forza Horizon 5, Xbox ve PC platformlarında oyuncuları Meksika yollarına taşıyor. PlayGround Games imzalı oyun, görselliği ve sunduğu özgür sürüş alanlarıyla adından söz ettiriyor.
Gran Turismo 7
Aynı şekilde sadece PlayStation kullanıcılarının erişebildiği Gran Turismo 7, fizik motoru ve araç modellemeleriyle yüksek puanlar topluyor. Yapım; gerçekçi grafikler, fizik motoru ve sürüş dinamikleri ile dikkat çekiyor. Oyuncular, yüzlerce farklı aracı ve pistleri deneyimleyebilir, ayrıca detaylı bir kariyer modunda ilerleyebiliyor.
F1 25
Formula 1 hayranları için Codemasters tarafından geliştirilen F1 25, organizasyonun resmi lisansına sahip yapımlardan biri olarak öne çıkıyor. 2025 sürümünde yenilenen “My Team” modu ve detaylı pist tasarımları bulunuyor.
Assetto Corsa
Daha simülasyon odaklı yapılar arayan oyuncular için ise Assetto Corsa, sürüş fiziği ve marka çeşitliliğiyle uzun süredir tercih ediliyor. İçerisinde Ferrari, Porsche ve McLaren gibi markaların bulunduğu geniş araç yelpazesi, simülasyon tutkunlarını cezbetmeye devam ediyor.
DiRT Rally 2.0
Ralli deneyimi arayanlar içinse DiRT Rally 2.0, farklı kıtalardan altı ülkenin pistlerinde geçen mücadeleleriyle dikkat çekiyor. VW Polo GTI R5’ten Mitsubishi Lancer Evolution X’e kadar farklı segmentteki araçlar kullanıcılara sunuluyor. Klasik yarışlardan farklı olarak, patlayıcı tuzaklar ve TV şovu temasıyla tanınan Split/Second ise aksiyon dolu yapısıyla listede kendine yer buluyor.
Sony'nin önümüzdeki yıllarda satışa sunacağı PlayStation 6 fiyatı ile karşımıza çıktı. Bakalım PlayStation 6 fiyatı ne kadar olacak?
GRID Legends
GRID Legends ise yine Codemasters tarafından geliştirilip EA tarafından yayınlandı. Oyun, sinematik bir hikaye modu olan “Driven to Glory” ile oyunculara farklı bir yarış deneyimi sunuyor. Farklı araç sınıfları, şehir içi ve pist yarışları ile çeşitlilik sağlanıyor.
Need for Speed: Hot Pursuit
Kendi döneminin en popüler oyunlarından biri olan Need for Speed: Hot Pursuit, polis ya da yarışçı olarak oynanabilen iki ayrı kariyer moduyla farklı bir hikaye sunuyor. Pagani Zonda Cinque, Lamborghini Reventon gibi araçların yer aldığı oyunda, çöl ve dağlık bölgelerdeki pistler dikkat çekiyor.
Rocket League
Araba teması farklı bir yöne taşınmak istendiğinde ise Rocket League, klasik yarıştan uzaklaşıp futbol ve araba sürüşünü bir araya getiriyor. Sezgisel kontrol sistemine sahip oyun, yerel ve çevrimiçi modlarıyla milyonlarca kullanıcıyı bünyesinde barındırıyor.
iRacing
Gerçekçi yarış liglerini deneyimlemek isteyenler için geliştirilen iRacing, 800’den fazla yarış organizasyonu, 150’yi aşkın araç ve 40’tan fazla pist ile kapsamlı bir deneyim sunuyor.
Wreckfest
Çarpışma, hasar ve araç fiziği gibi konularda dikkat çeken Wreckfest, özellikle parçalanma dinamikleriyle öne çıkıyor. Yarıştan çok çarpışmanın merkezde olduğu oyun, özelleştirilebilir araç yapısıyla kullanıcılarına farklı modifikasyon seçenekleri tanıyor.
Burnout Paradise Remastered
Bu kategori içinde daha klasik arcade sürüş deneyimi sunan Burnout Paradise Remastered, açık dünya yapısıyla oyunculara istedikleri rotayı belirleme özgürlüğü veriyor. Paradise City sokakları, yarış ve aksiyonun bir arada yaşandığı bölgeler haline geliyor.
Xiaomi, Redmi 15 5G’yi tanıttı. Telefon, 144Hz ekran yenileme hızı, Snapdragon 6 serisi işlemci, 7000 mAh kapasiteli batarya ve 50 MP ana kamera gibi dikkat çeken teknik özelliklerle geliyor. İşte cihazın tüm özellikleri!
Redmi 15 5G özellikleri ve fiyatı
Redmi 15 5G, 6.9 inç büyüklüğünde Full HD+ çözünürlük sunan bir ekranla geliyor. Bu ekran 144Hz yenileme hızının yanı sıra 288Hz dokunmatik örnekleme oranı da sunuyor. Ayrıca, kullanıcıların ıslak parmaklarla ekranla daha rahat etkileşim kurabilmesini sağlayan Wet Touch Technology 2.0 desteği de bulunuyor.
Cihazın işlemci koltuğunda Snapdragon 6s Gen 3 yer alıyor. Batarya kapasitesi ise Xiaomi’nin küresel pazarlarda satışa sunduğu modeller arasında en büyüğü olan 7000 mAh. Telefon 33W hızlı şarj ve 18W ters şarj desteği sunuyor. Android 15 tabanlı HyperOS 2.0 işletim sistemiyle kutudan çıkan cihazda Circle to Search, AI Eraser, AI Sky ve Dynamic Shots gibi yazılımsal özellikler yer alıyor.
Kamera tarafında ise cihazın arka yüzünde 50 megapiksellik ana kameraya yardımcı bir ikinci sensör eşlik ediyor. Ön tarafta ise 8 megapiksel çözünürlüklü bir selfie kamerası bulunuyor. Parmak izi okuyucusu yan tarafa konumlandırıldı.
IP64 sertifikasıyla toza ve su sıçramalarına karşı dayanıklılık sunan model microSD kart desteği ile 2TB’a kadar genişletilebilir hafıza imkanı sağlıyor. Sanal RAM desteğiyle toplam bellek miktarı 16GB’a kadar çıkabiliyor. Ses tarafında ise Hi-Res Audio ve Dolby Atmos desteği sunuluyor.
Redmi 15 5G’nin 8 GB RAM ve 256 GB depolama kapasitesine sahip tek varyantı 171 dolarlık bir fiyat etiketiyle satışa çıktı. Cihaz yeşil, gri ve siyah olmak üzere üç farklı renk seçeneğiyle Xiaomi’nin resmi internet sitesinde ve fiziksel mağazalarda kullanıcılarla buluşuyor.
Her yıl bilişim sektörünün büyük heyecanla beklediği “Bilişim 500 – İLK BEŞYÜZ BİLİŞİM ŞİRKETİ Araştırması” sonuçları, bu yıl “Bakış Açını Değiştir” mottosu ile 7 Ağustos Perşembe günü Grand Pera Tarihi Emek Sineması’nda gerçekleştirilen ödül töreninde açıklandı. Ülkemiz ve global pazar için yol gösterici olarak kabul edilen Bilişim 500 Araştırması’na ilişkin verilerin paylaşıladığı törende, 4 ayrı ana kategoride birinci olan şirketlere ödülleri takdim edildi. İlgili bakanlıklar ve kurullarının yanı sıra bilişim sektörünün üst düzey profesyonellerinin katılımı ile gerekleşen törende ‘25 Yıl Kadın Bilişimci Ödülleri’, ‘35 Yıl Emek Ödülleri’, ‘50 Yıl Emek Ödülü’ ve BThaber Özel Ödülleri de sahiplerini buldu.
Kategorilere göre sektörün liderleri açıklandı
Şirketlerin ciro bilgilerine göre genel ve kendi kulvarında sıralandığı araştırmanın sonuçlarına göre; bilişim sektörün zirvesinde bu yıl da Turkcell yer aldı. Türk Telekom’un ikinci, Vodafone’un üçüncüsırada yer aldığıBilişim 500Araştırması’nın Türkiye Ekonomisine Katkı Özel Ödülleri kategorisinde; yılın Ar-Ge yatırımı kategori birincisi Logo Yazılım olurken; yılın yapay zeka kategori birincisi Deeptech oldu. Yılın Türkiye merkezli üretici hizmet kategori birincisi Türk Telekom, yılın Türkiye merkezli üretici yazılım kategori birincisi Intertech, yılın donanım ihracatı kategori birincisi Karel, yılın hizmet ihracatı kategori birincisi TP, yılın yazılım ihracatı kategori birincisi olarak Havelsan ödüle layık görüldü.
Tören sponsorluğunu KoçSistem, yayın sponsorluğunu Odine’nin üstlendiği, DeepTech, Link Bilgisayar, Sistem Global, BulutTahsilat, BlackLion’ın sponsorlar arasında yer aldığı Bilişim 500 Ödül Töreni’nin açılış konuşmasını BThaber Başkanı Murat Göçe yaptı. Açılış programında; T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, BThaber Başkan Yardımcısı Özlem Unan, KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca, Odine Solutions Teknoloji COO’su Bora Yücel, Link Bilgisayar Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Geyik, Ekonomist Dr. Hakan Yurdakul, Sistem Global Teknoloji ve Yazılımdan Sorumlu Şirket Ortağı Baha Tosun, DEEPTECH Universe Savunma ve Bilişim Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Emre Evren törende yaptıkları konuşmalar ile sektörün bugünü ve yarınına ayna tuttular.
Bilişim sektörünün en önemli etkinliklerinden biri olan Bilişim 500 araştırmasını ve ödül törenini 26 yıldır sürdürüyor olmanın gururunu yaşadıklarını belirten BThaber Başkanı Murat Göçe konuşmasında “Her yıl Bilişim 500 araştırmamızın çalışmalarına törenden 8 ay önce başlıyoruz. Uzun, meşakkatli ve yorucu olan bu süreci yönetirken en çok vakit ayırdığımız konu yılın mottosunu belirlemek oluyor.
Çok önemsiyoruz, çünkü mesajlarımızı taşıyor. Bu yıl için mottomuzu “Bakış Açını Değiştir” olarak belirledik. Dünyada ve ülkemizde kötü, canımızı sıkan olaylar da oluyor. Peki bu olaylara bakıp ne yapacağız? Elbette işimizi geliştireceğiz. Bilişim 500 sonuçlarında da göreceksiniz, zamanında doğru iş yapan firmalarımız yükseliyor. İşte büyün hikaye, bakış açısını değiştirmek ve çok çalışmak. Olumsuzluklara takılmayacağız, çok ve verimli çalışıp ülkemiz için de fayda sağlayacağız” dedi.
Bilişim 500’deki şirketlerin toplam geliri, 1,1 trilyon TL’ye ulaştı
Konuşmasında sektörün genel eğilimlerini, şirketlerin sektördeki konumlarını ve rekabet dinamiklerini analiz eden Bilişim 500 Araştırması’nın, yatırımcılar ve iş dünyası profesyonelleri için önemine değinen BThaber Başkan YardımcısıÖzlem Unan, “2024 yılında sıralamaya giren şirketlerin toplam geliri, bir önceki yıla göre %56 oranında arttı. 2023 yılında bu büyüme TL bazında %88, dolar bazında ise %31 seviyesindeydi. 2024 yılında sıralamaya giren şirketlerin toplam geliri, bir önceki yıla göre %56 oranında artarak 1,1 trilyon TL’ye ulaştı. Yaklaşık 34 milyar dolara denk gelen bu rakam ile dolar bazında %13 düzeyinde bir büyümeye elde edildi. Sıralamaya giren şirketlerin 90’ı %100’ün üzerinde gelir artışı sağlarken, en yüksek büyüme oranı %690 olarak gerçekleşti” dedi.
Sektör dinamikleri incelendiğinde, odağın yapay zeka ve sürdürülebilirlik başlıklarına kaydığının gördülüğünü belirten Özlem Unan “Üretken yapay zeka, siber güvenlik, bulut teknolojileri ve sürdürülebilirlik yalnızca gündemdeki kavramlar olmanın ötesine geçerek, kurum stratejilerinin merkezine yerleşmiş durumda. Özellikle üretken yapay zeka uygulamaları, kurumların iç süreçlerinden müşteri etkileşimlerine kadar geniş bir yelpazede dönüşüm yaratıyor. Ancak bu dönüşüm sürecinde en dikkat çeken zorluklardan biri, gelişmiş teknoloji alanlarında uzman insan kaynağına erişimin giderek zorlaşması” diyerek “Bu noktada, dış kaynaklı BT hizmeti sağlayıcılarının ve yönetilen hizmetlerin stratejik önemi her geçen gün artıyor” yorumunda bulundu.
500’ün 90’ı yüzde 100’den fazla büyüdü
En yüksek büyüme gösteren şirketin TL bazında yüzde 690 büyüdüğünün belirlendiği araştırmaya, geçtiğimiz yıl sıralamada yer almayan 74 yeni şirket sıralamaya girdi. Yüzde 100’ün üzerinde büyüyen şirket sayısı ise 90 oldu.
Yapay zeka gelirlerinde bir önceki yıla göre %100’e varan bir büyüme
Araştırma kapsamında yapay zeka gelirlerinde bir önceki yıla göre %100’e varan bir büyüme kaydedildi. Diğer yandan bulut hizmetleri gelirleri ise yüzde 76 oranında arttı.
Türkiye’de üretilen yazılım gelirleri %93 artışla 69 milyar TL’ye yükseldi
Araştırma yazılım sektöründeki ivmeyi de ortaya koydu. Türkiye’de üretilen yazılım gelirleri %93 artışla 69 milyar TL’ye yükseldi. Bu gelirin %63’ü sektörel yazılımlardan elde edildi. Finans, bankacılık ve savunma sektörlerindeki yazılım gelirlerinin büyümesi de dikkat çekici. Yazılım ihracat gelirleri %99 artarak 14 milyar TL’yi aşarken, hizmet ihracatı da %78 oranında büyüdü.
Dr. Ömer Fatih Sayan: 2026 yılında 5G ile herkesi buluşturacağız
“Bilişim sektörünün en prestijli çalışmalarından biri olan Bilişim 500’e emek veren herkesi kutlarım” diyerek sözlerine başlayan T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan “Bakış açını değiştir temasını çok yerinde ve düşündürücü bir çağrı olarak görüyorum. Bu hepimiz için sorumluluk demek. İçinde bulunulan çağda, değişimin artık istisna değil, harfi harfine uyulması gereken bir kural olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
“Dünya sürekli değişiyor. Dolayısıyla eski kalıplarla, dünün alışkanlıklarıyla yol almaya çalışmak adeta yerinde saymaya eşdeğer. Hele ki söz konusu teknoloji, bilişim ve iletişimse bu alanlarda ayakta kalmak için yalnızca değişimi ayak uydurmak değil, aynı zamanda buna yön vermek gerekiyor. Bu noktada ülkeleri, şirketleri, bireyleri birbirine bağlayan güçlü ve tetikleyici bir durum, yeni durum devreye giriyor, bu da veri. Veri, dijital çağımızın yeni petrolü, bilgi ise onun en kıymetli ürünü. Ancak bilgiye ulaşmak tek başına yeterli değil aslolan olan o bilgiyi anlamlandırmak, onu işlemek, nihayetinde topluma, ülkeye, insana fayda sağlayacak katma değeri bu bilgiyi dönüştürebilmek.”
5G ve ötesi teknolojilere geçiş sürecinde yerli ve milli teknolojilere odaklanıyoruz
Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaşan veri merkezleri, fiber yatırımları, 5G geçiş sürecinde yapılan hazırlıkların, Türkiye’nin dijital ekonomideki rolünü adeta daha da sağlamlaştırdığını söyleyen Sayan “5G ve ötesi teknolojilere geçiş sürecinde yerli ve milli teknolojilere odaklanıyoruz. 2026 hedefimiz net. Türkiye’nin dört bir yanında tamamen yerli ve milli teknolojilerle 5G’yi aktif kullanabilmek. 5G ihalesini önümüzdeki aylarda yapacağız, 2026 yılında 5G ile herkesi buluşturacağız” dedi.
Konuşmasında sahte belgelerle e-imza üretilmesi sürecine de değinen Sayan, “İşin içine sosyal medyada dahil olduğunda dezenformasyon adeta başrolde oluyor. Şunun altını özellikle çizmek istiyorum ki bütün kritik durumlarda olduğu gibi biz bu sürecinde ilk anından itibaren tüm hassasiyetimizle devredeydik, bu süreçte de yapılması gereken her şeyin titizlikle yapıldığını anlattı. Vatandaşımızın verisini, kimliğini, haklarını korumak için ne gerekiyorsa yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Dijitalleşme yönetimli ve güvenli bir şekilde ilerlemeli
Yapay zekanın, sektörlere ve kişilere etkilerinden bahseden Sayan, dijitalleşmenin kontrolsüz değil, yönetimli ve güvenli bir şekilde ilerlemesi gerektiğini aktardı. Sayan konuşmasında “Özellikle gençlerimize hedef alan konu var. Büyük bir hassasiyet konusu. Siber zorbalık, pornografi, kimlik hırsızlığı, dijital bağımlılık, dijital dolandırıcılık, yasa dışı bahis siteleri. Hepsi toplumsal birer tehdit. İşte bu yüzden hem teknolojiyi geliştirmek hem de bu teknolojiye dair toplumsal bir bilinç oluşturmak zorundayız” dedi.
Bizim kararımız net. Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalacak
Veri güvenliğine ilişkin olası riskleri sonlandırabilmek adına yaptıkları çalışmaları aktarıp, veri güvenliğine önem verdiklerini dile getiren Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, “Bizim kararımız net. Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalacak. İşte bunu yapmak zorundayız. Nasıl yapacağız derseniz yapay zeka konusunda da millileşerek. Gerekli adımlar atıyor ve verilerimizin ülke sınırları içerisinde güvende olması için de önlemleri alıyoruz. Dezenformasyon Yasası bu bakış açısının bir ürünü. Bununla ilgili çalışmalar tamamlanmış olsa da özellikle son dönemde yaşanan gelişmeler bize gösterdi ki bu konuya çok daha eğilmeliyiz” açıklamasında bulundu.
Bilişim 500 açılış programı sektörün öncü firmalarının yöneticilerinin konuşmacıları ile devam etti.
“80. yılımızda çok çalışıyor, zihinleri de değiştirmeye çalışıyoruz”
Açılış programında konuşan, yıllardır Bilişim 500 Araştırması’nı referans kaynağı olarak konumlandırdıklarını belirten KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca sözlerine şu şekilde devam etti. “Bugünün mottosu olan bakış açımızı değiştirmek, hepimizin yapması gereken. Bugün bakış açımız neyse, ondan daha farklı bir yerden bakmamız lazım. Farklı bakış ile ortaya çıkan örnekler bilim dünyasını değiştirdi. Günümüzde teknoloji artık gerekli mi değil mi diye sormuyor, teknolojiyi biz insanlar için nasıl daha iyi kullanabiliriz, sorusunun cevabına bakıyoruz. Hepimiz ülkemiz için, bizden sonraki nesil için, şirketlerimiz için daha iyi nasıl yapabiliriz ve teknoloji buna nasıl bir araç olabilir diye bakıyor, yeni bakış açılarına geçmeye çalışıyoruz. KoçSistem olarak 80. yılımızı kutlarken bizden önce atılan tohumu hep birlikte, kamu ve özel sektörle, iş ortaklarımızla, tüm paydaşlarımızla büyütüyoruz. Bizden sonrası için farklı bir bakış açısıyla farklı iş modellerini hayata geçirmek için çok çalışıp üretirken, zihinleri de değiştirmeye çalışıyoruz. Teknoloji var, Türkiye’de çok iyi mühendisler de var ama önemli olan bizim zihinleri ve kültürleri değiştirmemiz. Değiştirdiğimiz takdirde hepimiz çok daha iyi çok daha güvenli, zengin, bereketli bir Türkiye’yi ve dünyayı konuşacağız” dedi.
Değişiminin kolektif zeka ile geleceğine inanıyoruz
Açılış programında konuşması ile yer alan Odine Solutions Teknoloji COO’su Bora Yücel, “Yıllarca yurt içinde yurt dışında çok sık söylediğim bi cümle var; ‘Ölçemediğini yönetemezsin, yönetemediğini de geliştiremezsin.’ Bu yaklaşımla, 26 yıldır devam eden Bilişim 500 Araştırması’nı çok anlamlı buluyoruz. Günümüzde bakış açısını değiştirmek, bir tercih değil bir zorunluluk.
Son 2 sene içerisinde özellikle yapay zekanın hızlı gelişimine birlikte şahit oluyoruz. Artık teknolojiye erişmek bir ayrıcalık olmaktan çıktı. Ama o teknolojiyi hayatımıza, iş yapış şekillerimize nasıl uyarlayabildiğimiz önemli. Her ne kadar teknolojiye yetişmek artık kolaylaşmış olsa da Türkiye’de şirketler arasında yapay zekayı tam anlamıyla süreçlerine yansıtmış şirket sayısı ne yazık ki oldukça düşük. Boşluk olarak uzmanlık eksikliğini görüyoruz” diyerek insan kaynağının önemine de dikkat çekti.
Amerika’da kurduğumuz yapay zeka üzerine araştırma geliştirme yapacak patentler üretecek şirketimiz Odine Labs’i kurduklarını belirten Yücel konuşmasında, “Değişiminin kolektif zeka ile geleceğine inanıyoruz bu yüzden kamu, ve özel sektör,üniversiteler ve tüm paylaşlarla yapıcağımız iş birliklerine çok önem veriyoruz” dedi.
Dr. Hakan Yurdakul: “Birleşmeleri, satın almaları dikkate alın”
Bilişim hizmetlerinde ihracattaki performansınızın kıymetli bir gösterge oluğunu belirten Ekonomist Dr. Hakan Yurdakul “38 OECD üyesi içinde 2024’te Türkiye’nin bilişim ihracatı 4.5 milyar dolardı. Türkiye OECD’de 8.sırada, yani çok başarılı. 2003’ten 2024’e kadar 22 kat hizmet ihracatını bilişimde artırmış olan Türkiye’nin toplam servis ihracatı payı yüzde 9. Türkiye daha çok yol katedecek potansiyele sahip. Türkiye ile İspanya çok benzer özellikler gösteren iki ülke. Fakat bilişim servis ihracatı toplam servis ihracatına pay olarak kimi zaman Türkiye’de yüzde 9 iken, İspanya’da 16.8. Türkiye’de yine teknoloji geliştirme bölgelerindeki yabancı şirketlerin oranı yüzde 4.4 iken İspanya da yüzde 18-20 arası değişiyor. Son bir ölçekte Türkiye 2023 yılında uluslararası patent enstitüsüne toplam 10081 tane patent başvurusunda bulunmuş. İspanya da bu 8047. Türkiye’deki patent başvuruların yüzde 90’ını Türk vatandaşları ve Türk firmaları tarafından yapılırken, İspanya’da bu oran yalnızca yüzde 41. Dolayısıyla büyümek için ölçeklenin, uluslarasılaşın. Bunun için de birleşmeleri, satın almaları dikkate alın. Paydalarınıza kıymet verin” dedi.
Özel Ödüller de Sahiplerini Buldu
“Bakış Açını Değiştir” mottosu ile gerçekleştirilen törende ayrıca 25 Yıl Kadın Bilişimci Ödülleri, 35 Yıl ve 50 Yıl Emek Ödülleri ve BThaber Özel Ödülleri de verildi. 25 Yıl Kadın Bilişimci Ödülleri; Emine Korkmaz, Arzu Batur Yalçinkaya, Fulya Biçak Muştu, Nilüfer Şebnem Ansen, Gülsün Gönültaş Akhisaroğlu ve Hande Önder’e takdim edildi. 35 Yıl Emek Ödülleri’ni Okan Şengül, Neslihan Aksun, Gürkan Sel, Reha Emekli, Yusuf Biton alırken, 50 Yıl Emek Ödülü’nün sahibi Cüneyt Kalpakoğlu oldu. BTHaber Vefa Ödüllerinin sahipleri ise şöyle sıralandı: Ventus Creative, Eti Danışmanlık, HCS Kablolama Sistemleri, Blacklion, KoçSistem ve Schneider Electirc.
Google, bir siber saldırı sonucu bazı kullanıcı verilerinin ele geçirildiğini duyurdu. Şirketin güvenlik ekibi tarafından yapılan açıklamada, saldırının Haziran ayında gerçekleştiği ve saldırının kaynağının ShinyHunters adlı bir hacker grubu olduğunun belirlendiği ifade edildi. Google, bu grubun aynı zamanda UNC6040 olarak da bilindiğini bildirdi.
Google siber saldırıya uğradı
Saldırı, Salesforce’un bir veri merkezini hedef aldı. Etkilenen veri merkezinde özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere ait müşteri iletişim bilgileri bulunuyordu. Google, saldırının kısa süreli olduğunu ve hızlı bir şekilde müdahale edildiğini açıkladı. Olayın ardından güvenlik analizlerine başlandı ve gerekli önlemler alınmaya başlandı.
Google, saldırı sırasında bazı kullanıcı verilerinin saldırganlar tarafından ele geçirildiğini doğruladı. Çalınan verilerle ilgili teknik detay paylaşılmadı ancak elde edilen bilgilerin büyük kısmının isimler ve adresler gibi halka açık olabilecek temel iş verilerinden oluştuğu belirtildi. Şirket, bu verilerin hassas kullanıcı bilgileri arasında yer almadığını ifade etti.
Sony'nin önümüzdeki yıllarda satışa sunacağı PlayStation 6 fiyatı ile karşımıza çıktı. Bakalım PlayStation 6 fiyatı ne kadar olacak?
Saldırının ardından fidye talebinde bulunulup bulunulmadığına dair herhangi bir açıklama yapılmadı. ShinyHunters, genellikle gerçekleştirdiği siber saldırıların sonrasında fidye talepleriyle biliniyor. Ancak bu olayda çalınan verilerin sınırlı olması nedeniyle böyle bir durumun yaşanmadığı değerlendiriliyor.
Olay, dijital güvenliğin en güçlü teknoloji şirketleri için bile mutlak bir garanti oluşturmadığını bir kez daha ortaya koydu. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
General Motors ve Hyundai, uzun süredir devam eden iş birliği söylentilerini resmiyete dökerek birlikte beş yeni araç geliştirme kararı aldı. Ortak projelerden büyük kısmı Güney Amerika pazarına yönelik hazırlanıyor.
Hyundai, General Motors ile işbirliğine gidiyor
Geliştirilmesi planlanan modeller arasında otomobiller, crossover sınıfı araçlar, kompakt bir pickup ve GM liderliğinde üretilecek orta boy bir pickup bulunuyor. Hyundai, diğer modellerin geliştirme sürecini üstleniyor.
Tüm araçlar içten yanmalı motorlarla birlikte hibrit sistemlerle uyumlu olacak şekilde esnek bir altyapıyla tasarlanıyor. Markalar, bu araçları teknik açıdan birlikte geliştiriyor ancak her bir modelin iç ve dış tasarımı, GM ve Hyundai’nin marka kimliklerine özgü olarak şekillendiriliyor. Güney Amerika pazarı için hazırlanan modellerin 2028 yılında satışa çıkması hedefleniyor.
Bu beş modele ek olarak, yalnızca Kuzey Amerika’ya yönelik tamamen elektrikli bir ticari aracın da ortaklık kapsamında geliştirileceği belirtildi. Söz konusu modelin Hyundai ST1 ya da Kia PV5 platformu temel alınarak üretilebileceği ve General Motors’un ürün gamında yer alan Chevrolet Express ile GMC Savana’nın yerini alabileceği konuşuluyor.
Sony'nin önümüzdeki yıllarda satışa sunacağı PlayStation 6 fiyatı ile karşımıza çıktı. Bakalım PlayStation 6 fiyatı ne kadar olacak?
GM ve Hyundai’nin ortak üretim hedefi yıllık 800 bin araca ulaşmak. Şirketler, yalnızca araç geliştirmekle sınırlı kalmayıp, malzeme temini, lojistik, taşımacılık ve hammadde tedariki gibi birçok alanda da ortak çalışmalara başlıyor. Düşük karbonlu çelik, otomotiv bileşenleri ve karmaşık elektronik sistemler de iş birliği kapsamında değerlendirilen başlıklar arasında yer alıyor.
Planların uygulanması durumunda, iki şirketin Güney ve Kuzey Amerika’daki operasyonlarında kapsamlı bir entegrasyon süreci yaşanması bekleniyor.
Bugatti, ultra lüks kişiselleştirme anlayışını yeni bir seviyeye taşıyan Brouillard modelini tanıttı. Fransızca’da “sis” anlamına gelen ismiyle dikkat çeken bu özel otomobil, yalnızca bir kişi için üretildi. Brouillard, Bugatti’nin yeni başlattığı Programme Solitaire kişiselleştirme sürecinin ilk ürünü ve aynı zamanda markanın ikonik W16 motorunu taşıyan son bağımsız modeli.
Bugatti Brouillard, fiyatı ile rekor kıracak
Brouillard, teknik olarak Bugatti Mistral üzerine kurulmuş olsa da tasarımı ve gövde panelleri tamamen özgün. Mistral’in roadster yapısından farklı olarak sabit cam tavanlı bir coupe formunda geliştirilen araç, yalnızca mekanik anlamda değil, estetik olarak da markanın sınırlarını yeniden tanımlıyor. Bu yaklaşım, müşterinin “benzersiz bir şey” isteğini tam anlamıyla karşılamak için tercih edildi.
Solitaire programı, Bugatti’nin önceki kişiselleştirme süreci olan Sur Mesure’dan daha ileri bir seviyede konumlanıyor. Her araç sıfırdan, yalnızca o müşteriye özel olarak tasarlanıyor ve üretim süreci baştan sona o kişiyle birlikte şekilleniyor. Bentley’in Mulliner ve Rolls-Royce’un Bespoke departmanlarıyla benzer bir anlayış taşısa da, Solitaire’in kapsamı ve bireyselliğe verdiği önem bu alanda yeni bir ölçek sunuyor.
Brouillard ismi, Ettore Bugatti’nin favori yarış atından alınmış. Otomobilin detaylarında da bu referans hissediliyor. Koltuk arkalarında işlenmiş at figürleri, vites topuzuna entegre edilen camdan at heykelciği gibi unsurlar, aracın yalnızca bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda bir sanat eseri olarak konumlandığını gösteriyor. İç mekânda kullanılan özel yeşil tonlarında dokuma kumaşlar, yeşil karbon fiber paneller ve alüminyum detaylar, iç tasarımda zarif ama iddialı bir atmosfer yaratıyor.
Sony'nin önümüzdeki yıllarda satışa sunacağı PlayStation 6 fiyatı ile karşımıza çıktı. Bakalım PlayStation 6 fiyatı ne kadar olacak?
1.578 beygir gücündeki quad-turbo W16 motor, bu özel modelde yer almaya devam ediyor. Ancak Bugatti için bu motor artık bir dönemin sonunu temsil ediyor. Marka, yakın zamanda tanıttığı yeni nesil Tourbillon modeliyle hibrit V16 çağına geçiş yapıyor. Cosworth imzalı 1.775 beygir gücündeki bu yeni motor, Bugatti’nin gelecekteki performans çizgisini belirleyecek.
Brouillard’ın geliştirilme süreci yaklaşık 18 ay sürdü. Sadece bir adet üretilmiş olmasına rağmen, homologasyon ve mühendislik çalışmaları seri üretim bir modelde olduğu kadar kapsamlı şekilde yürütüldü. Bu da aracın maliyetini önemli ölçüde artırdı.
Edinilen bilgilere göre tahmini satış fiyatı 30 milyon doların üzerinde. Bu rakam, Bugatti’nin şu ana kadar ürettiği en pahalı otomobil olan La Voiture Noire modelinin rekorunu geride bırakabilecek düzeyde.