Apple‘ın merakla beklenen yeni AirPods modeli hakkında sızıntılar gelmeye devam ediyor. Özellikleri ve tasarımındaki sızıntılar ile sık sık gündeme gelen kulaklıkla ilgili Apple yöneticisi KevinLynch konuştu. Bir gazeteciyle röportaj yapan Lynch, AirPods’un gelişmiş özellikleri hakkında ipucu verdi.
Merakla beklenen yeni kablosuz kulaklıklar hakkında konuşan Kevin Lynch, gelecekte AirPods ve AirPods Pro modellerinin farklı sağlık ölçümlerini yapabilmek için diğer Apple cihazlarıyla çalışabileceğini belirtti. Buna göre kulaklık, tıpkı Apple Watch gibi sağlık ölçümleri yapacak.
Yeni AirPods modelleri diğer giyilebilir teknolojilerle birlikte çalışacak
Giyilebilir teknolojilerin öneminden bahseden Lynch, Apple Watch’u örnek gösterdi. Teknolojilerin sağlık sektöründeki kullanımı, Apple Watch gibi akıllı saatlerin yükselişiyle bambaşka bir noktaya ulaştı. 2015 yılındaki çıkışından itibaren gelişen giyilebilir teknolojiler kalp ritmi, EKG, kandaki oksijen oranı ve düşme tespiti gibi hayati özellikler kazandı.
Yeni geliştirilecek AirPods modeli de benzer bir mantıkla çalışacak. Kulaklık içerisindeki sensörleri kullanarak sürekli vücudunuzla ilgili ölçümler yapacak. Bunun için önemli çalışmalar yapıldığını söyleyen Apple yöneticisi, özel sensörler geliştirdiklerini ve burada her türlü potansiyelin olduğunu söyledi.
Toplanan ölçümler ise telefonunuza iletilecek ve eğer varsa AppleWatch gibi diğer donanımlardan alınan bilgilerle birleştirilecek. Böylelikle Apple Watch ve iPhone tarafından toplanan verilere mikrofon ve ivmeölçerin de ekleneceği ve bu verilerin sağlık ölçümlerin istikrarı artırmak için kullanılacağı belli oldu.
Henüz detaylar netlik kazanmış değil. Ancak kısa süre içerisinde tanıtılması beklenen yeni AirPods modelinin, müzik dilemekten için kullanılacak bir cihazdan çok daha fazlası olacağı kesin.
Son zamanlarda Windows 11 konusunu çokça duymaya başladık. Şirket bundan bir süre önce Windows 11‘in çıkacağını açıklamıştı. Özellikleri hakkında da birtakım bilgiler aktarmıştı. Daha sonrasında bir ISO dosyası internet ortamına yayıldı.
Birçok insan Windows 11‘i deneyimleyebilmek için ISO dosyasını indirdi ve sistemine kurdu. The Verge ekibinden Tom WarrenCortana‘ya bir soru yöneltti. Cortana’nın verdiği cevap birçok kullanıcıyı şaşırttı.
Microsoft'un merakla beklenen yeni nesil işletim sistemi Windows 11 sızdırıldı. Windows 11'in ilk sürümünden ekran görüntülerini paylaştık.
İletilen soru Windows 11’deki Cortana’ya soruldu
Sesli asistan Cortana,Warren‘a Windows 11‘in olmayacağını söyledi. Cortana bu bilgiyi Microsoft’un resmi web sitesinden almıştı. The Verge editörü tarafından Cortana‘ya bu soru yöneltilirken PC üzerinde Windows 11‘in sızdırılan sürümü mevcuttu. Warren Cortana‘nın cevabını akıllı telefonuyla kaydedip Twitter hesabında paylaştı. Takipçilerin bazıları sesli asistanın verdiği cevabı mantıklı bulsa da bazı takipçiler şakaya vurdu.
Şirket bundan önce Windows 10‘un son işletim sistemi olduğunu açıklamıştı. Bundan sonraki gelecek güncellemeler Windows 10’un üzerine eklenecekti. Hatta Windows 11 açıklamalarından önce sürümün Windows 10X olarak kullanıcıya sunulacağı duyuruldu. Sonradan proje iptal edilerek yerini yeni gelecek işletim sistemi Windows 11’e bıraktı. Cortana‘nın kafa karıştıran açıklaması ve birçok detayın 24 Haziran‘da düzenlenecek etkinlikte açıklığa kavuşması bekleniyor.
Siz de isterseniz ISO dosyasını indirerek Windows 11‘in sızdırılan sürümüne sahip olabilirsiniz. Ancak bu sürümden kaynaklanacak herhangi bir sorunun sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın.
Apple’da da benzer bir durum yaşandı
Apple’ın WWDC 21 etkinliği yaklaşırken Siri‘ye etkinliğin tarihi soruldu. Siri kullanıcıya WWDC tarihini 20 Nisan olarak aktardı. Aradan birkaç gün geçtiğinde bu tarihin doğru olduğu anlaşıldı. Buradan bir şey çıkarak olursak, bu tip bilgiler sesli asistanlara önceden kaydediliyor olabilir.
Peki sizler Cortana‘nın Windows 11 açıklaması hakkında neler düşünüyorsunuz?
İletişim teknolojileri hızla gelişmeye devam ediyor. Bu konuda yaşanan en hızlı gelişme ise 5G alanında karşımıza çıkıyor. çalışmaları büyük bir hızla devam eden 5G bağlantı teknolojisi, henüz tüm dünyada yaygınlaşmış değil. Ancak bu durum ilerlemeye engel değil.
Teknoloji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Samsung, California Üniversitesi ile iş birliği yaparak dünyanın ilk 6G Terahertz (THz) iletişim teknolojisini geliştirdi.
Samsung'un önümüzdeki yıl piyasaya süreceği Galaxy S22 serisinin malzeme kalitesinde önemli bir farklılığa imza atacağı ortaya çıktı.
Samsung 6G teknolojisi 140GHz kablosuz bağlantı hızına ulaştı.
Yılın en büyük telekomünikasyon fuarlarından IEEE’ye katılan Samsung, California Üniversitesi ile ortak bir sunum gerçekleştirdi. Terahertz’in yeni nesil 6G bağlantısı üzerinde yaratabileceği potansiyel etkiyi amaçlayan iş birliği oldukça başarılı sonuçlar elde etti. Buna göre araştırmacılar, dijital ışınlama yöntemini kullanarak uçtan uca 140GHz kablosuz bağlantı hızına ulaştı.
Söz konusu teknolojinin test anından bir kare
Konuyla ilgili açıklama yapan Samsung İletişim Araştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Sunghyun Choi, “Samsung, 5G ve 6G’nin teknolojik yenilik ve standardizasyonu konusunda daima ön planda oldu. Geçen yıl 6G vizyon teknik incelememizde paylaştığımız gibi, Terahertz teknolojisindeki fırsatların 6G teknolojisinin itici bir gücü haline geleceğini inanıyoruz. Bu gösteri 6G kablosuz iletişim için THz’nin kullanılmasının fizibilitesini keşfetmede önemli bir kilometre taşı olabilir.” ifadelerini kullandı.
THz teknolojisi, onlarca GHz bant genişliğine sahip kanalları etkinleştirecek kadar çok spektrum içerir. Bu saniyedeki veri hızının 6G standartlarını karşılayacak kadar gelişmesi için bir araç olabilir. Böylelikle şu an için en yükse veri standardı olan 5G’den 50 kat daha hızlı gelecek. Bu iyileştirmelerin 6G hiper bağlantı hizmetlerinin ve genişletilmiş gerçeklik teknolojisinin önünü açması bekleniyor.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce henüz yaygınlaşmayan 5G teknolojisi, yerini kısa süre içerisinde 6G’ye bırakacak mı? Konuyla ilgili düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın.
Türkçe’ye zaman tüneli veya zaman akışı olarak çevrilen Timeline kavramı, Twitter ve Facebook gibi sosyal ağlarda sıkça karşımıza çıkıyor.. Makalemizde sizler için Twitter Timeline ne demek? ve Ne işe yarıyor? sorularını cevapladık.
Twitter Timeline nedir?
Mikroblog olarak nitelendirilen Twitter, kullanıcıların en fazla 280 karakter yazı ve 4 adet fotoğraf eklemesine izin veriyor. Video ve ses kaydı paylaşımına da izin veren Twitter, Timeline üzerinden diğer kullanıcıların paylaşımlarını görmesini sağlıyor.
Twitter, beğeni özelliği sayesinde takip ettiğiniz kullanıcıların gönderilerini tıpkı Facebook’ta olduğu gibi beğenebilirsiniz. Ayrıca Twitter, takip etmediğiniz ve hesabı herkese açık olan kişilerin Tweetlerini de beğenme imkanı sunuyor.
iPhone konum servisi kapatma işlemi nasıl yapılır? Belirli uygulamalar için konum servisi nasıl kapatılır? Yazımızda anlattık.
ReTweet özelliği ise herhangi bir kişinin gönderisini direkt olarak paylaşmanıza olanak tanıyor. ReTweet özelliği Timeline’da diğer kullanıcılar tarafından görülebiliyor.
Kullanıcılar, herhangi bir paylaşım yaptığında attığı Tweet’ler takip eden kişilerin anasayfasında görünüyor. Kullanıcılar ayrıca takip ettiği kişilerin beğendiği ve ReTweet ettiği Tweetleri de görebiliyor.
Twitter’ın web sitesinde Timeline ile ilgili “Görmemiş olabileceğiniz en ilgi çekici Tweetlerin özetini, Kaçırmış olabilirsiniz başlığı altında görebilirsiniz.” ifadeleri yer alıyor.
Twitter Timeline ne işe yarıyor?
Timeline sayesinde takip ettiğiniz hesaplar haricinde ilginizi çeken konu başlıklarıyla ilgili başlıca Tweetleri de görüntüleyebilirsiniz.
Twitter Timeline’daki sol menüde yer alan Bookmarks (Yer İşaretleri) özelliğini kullanarak istediğiniz Tweeti kaydedebilirsiniz. Yer İşaretleri özelliği ile kayıt ettiğiniz Tweetler, beğeni özelliğinin aksine diğer kullanıcıların ana sayfalarında gözükmemektedir.
Yer İşaretlerine eklemek istediğiniz Tweet’in sağ alt kısmında yer alan Paylaş butonuna basın. Ardından karşınıza çıkan menüde Bu Tweet’i Yer İşaretlerine Ekle yazan yere tıklayın. Sol menüde yer alan Yer İşaretleri bölümüne tıklayarak Yer İşaretlerine eklediğiniz Tweetlere göz atabilirsiniz.
Twitter’da yer alan Liste özelliği sayesinde Tweetlerinden haberdar olmak istediğiniz hesapları takip etmeden gönderilerini Timeline üzerinden görüntüleyebilirsiniz.
Timeline üzerinden özel mesajlarınızı, yer işaretlerinizi, oluşturduğunuz listeleri ve gündem olan etiketlere ulaşabilirsiniz.
Apple, Facebook, Google ve Amazon gibi ünlü şirketler son dönemde adından sıkça söz edilen antitröst yasa tasarısı nedeni ile ciddi bir sıkıntı ile karşı karşıya. Özellikle büyük teknoloji firmalarının hem bir hizmet sağlayıp hem de o hizmet aracılığıyla kendi ürünlerini ön plana çıkarmasını engellemek üzerine kurulu olan bu yasa yürürlüğe girdiği takdirde teknolojinin seyrini değiştirebilir.
ABD, dört büyük teknoloji devi için yeni bir antitröst yasası çıkarmaya hazırlanıyor. Rekabet yasası taslağına göre önemli yaptırımlar yolda.
Pazar rekabetini eşitlemek amacı ile ön yüklü uygulamalar kalkıyor
Kullanıcılar yeni bir akıllı telefon, akıllı saat, tablet ve dizüstü bilgisayar gibi teknolojik ürünleri satın aldıklarında bu cihazlar, bazı ön yüklü uygulamalar ile geliyor. Bu uygulamalar genellikle firmaların kendi geliştirdiği internet tarayıcısı, uygulama mağazası veya çeşitli hizmetler sunan yazılımlar olarak karşımıza çıkıyor. İşte tam da bu noktada antitröst yasa tasarısı, bu tür teknoloji firmalarının kendi ürünlerini ön plana çıkarmasını engellemek üzere geçtiğimiz hafta resmen önerildi.
Yasanın önerilmesinde öncülük eden Demokrat Temsilci David Cicilline, hedeflerine ulaşmaları halinde teknoloji şirketlerinin cihazlarında kendi ürünlerini kullanarak rekabette avantaj elde etmesinin önüne geçileceğini ifade etti. Eğer bu yasa teklifi kabul edilirse, Apple gibi teknoloji şirketleri bundan sonra cihazlarına kendi uygulamalarını önceden yükleyemeyecek.
Cicilline dün yaptığı açıklamada, “Teknoloji platformlarının rakiplerine göre kendi ürünlerinden avantaj sağlamasını yasaklayan bu yasa teklifi, tüketicilerin hangi uygulamaları kullanacağına veya kaldıracağına kendilerinin karar vermesi gerektiği anlamına çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
Bu yasa teklifinin kabul görmesi halinde ise Apple’ın Safari, Takvim, Rehber, Hava durumu ve Saat gibi ön yüklü gelen uygulamaları tamamen kaldırılıyor. Tercih ise kullanıcılara bırakılacak.
Önümüzdeki hafta Meclis Yargı Komitesi‘nin gerçekleştireceği bir oturumda değerlendirilmesi beklenen yeni yasa tasarısı, hayata geçtiği takdirde Apple başta olmak üzere birçok teknoloji devinin başını ağrıtacak gibi görünüyor.
Kripto para piyasası son zamanlar durgunluk geçirse de bazı ülkeler bu yeni nesil para birimlerini resmi kullanıma sokmak için can atıyor. Bu konuda ciddi çaba harcayan El Salvador, Bitcoin’e resmiyet kazandırma sürecinde yardım almak için Dünya Bankası’na başvurmuştu. Fakat son haberler kurumun bu talebi reddettiğine işaret ediyor.
Mayıs ayında kripto para madencilği konusunda katı kurallar koyan Çin, madencileri farklı ülkelere göç etmeye zorluyor.
Dünya Bankası’ndan El Salvador’a yanıt geldi
El Salvador’un Dünya Bankası’na başvurusu üzerine uluslararası kurumun sözcüsü Reuters’e e-mail yoluyla şu açıklamayı yaptı: “Hükumet Bitcoin konusunda yardım için bize başvursa da, kripto paranın yol açtığı çevresel ve şeffaflık sorunları göz önünde bulundurulduğunda, Dünya Bankası’nın böyle bir konuya destek vermesi mümkün değil.”
Sözcü tüm bunların yanı sıra kurumun para birimlerinin şeffaflığı ve düzenleyici süreç de dahil olmak üzere çeşitli konularda El Salvador’a yardım etmeye hazır olduğunu ilave etti.
Geçtiğimiz Çarşamba günü El Salvador Maliye Bakanı Alejandro Zelaya, kripto para birimlerinin resmi ödeme yolu olarak kabul edilme sürecinde teknik yardım almak için Dünya Bankası’na istekte bulunduklarını belirtmişti. Kurumun son açıklamalarına göre şu anlık hükumet tarafından verilmiş resmi bir yanıt bulunmamakta.
Uluslararası Para Fonu’ndan El Salvador’a destek
Dünya Bankası’dan farklı olarak Uluslararası Para Fonu (IMF) El Salvador’u destekliyor. Bakan Zelaya, kurumla yapılan konuşmaların olumlu sonuçlandığını ve IMF’in Bitcoin’in uygulanmasına karşı olmadığını belirtti. Fakat ilginç bir şekilde kurum geçen hafta, ülkenin kripto para kabul etmesinde makroekonomik, finansal ve legal sorunlar gördüğünü belirtmişti.
El Salvador’un kripto paraları bu kadar sahiplenmesi aslında hiç şaşırtıcı bir durum değil. Zira ülke ekonomisinin büyük çoğunluğu yurt dışında yaşayanların ülkelerine para göndermesi üzerine kurulu ve Cumhurbaşkanı Bukele’nin de söylediği gibi Bitcoin bu para transferi işlemini epeyce kolaylaştıracak. Fakat ülkenin şu anlık ana sorunu bu para akışını sağlayacak teknolojik altyapıya sahip olmamaları.
Peki siz bu gelişmeler ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Tüm dünyada 21-22 Haziran’da kutlanacak olan Amazon Prime Day boyunca, geçtiğimiz yılki Prime Day’e göre çok daha fazla indirim ve eğlence içeriği Prime üyelerinin beğenisine sunulacak.
Türkiye’deki Prime üyeleri, bu akşam en sevdikleri Twitch yayıncıları wtcN (Ferit Karakaya) ve Kendine Müzisyen’in (Kemal Can Parlak) Prime üyelerine özel fırsatlarla dolu yorumlarıyla renklendireceği iki saatlik özel yayını ile Prime Gaming Live Ultimate Crown: Fire and Ice Edition şovunun keyfini çıkaracaklar.
Amazon'un her yıl dünya çapında gerçekleştirdiği ve iki gün boyunca devam devam eden Amazon Prime Day etkinliği için sayılı günler kaldı.
Prime Day boyunca birçok fırsat üyeleri bekliyor
Prime Day boyunca Prime üyeleri, oyun ve teknoloji ekipmanları da dâhil her kategoriden binlerce muhteşem fırsattan yararlanırken, Prime Gaming aracılığıyla ücretsiz oyunlar, oyun deneyimini artıran harika oyun içerikleri, ücretsiz Twitch.tv kanalı aboneliği ve çok daha fazla ayrıcalıktan faydalanabilecekler.
Bugün saat 21.00’de wtcN’in Twitch kanalı üzerinden canlı yayınlanacak etkinlikte Twitch Elçisi Tyler Oakley, ünlü yayıncı Cupahnoodle, Ginman ve NCAA Ulusal Şampiyonu ve Yılın PAC-12 Sporcusu Peng Peng Lee, Brandon Broady sunuculuğunda Ultimate Crown’u kazanmak için hararetli penaltılar ve havalı kurtarışlar eşliğinde mücadele edecekler.
Ayrıca etkinlik boyunca Prime üyeleri, HP, Lenovo, LG, Asus ve daha birçok prestijli markanın oyun ürünlerinde de harika fırsatlardan haberdar olup bu ürünleri satın alabilecekler. Yayınla ilgili daha fazla bilgiye bu adresten ulaşabilirsiniz.
Prime Day boyunca Prime üyeleri, Amazon Prime Gaming aracılığıyla birçok ücretsiz, üyelere özel oyun içeriğinin tadını çıkarmaya devam ederken, 21-22 Haziran’da oyun bilgisayarları, konsollar, kulaklıklar, hoparlörler, klavyeler de dâhil her kategoriden binlerce popüler üründe müthiş indirim ve fırsatlara Amazon’un internet sitesinden ulaşabilecek.
Prime üyeleri ayrıca, Haziran ayına özel Battlefield 4 oyununa da ücretsiz sahip olabiliyor ve Grand Theft Auto Online, Red Dead Online, Apex Legends, EA Sports FIFA 21, League of Legends ve 20’den fazla popüler bilgisayar, konsol ve mobil oyunda geçerli, yüzlerce lira değerinde oyun içi içeriğe ücretsiz erişim sağlayabiliyor. Prime Gaming’in ücretsiz oyun içi içerik ve bilgisayar oyunu seçkisi her ay eklenen yeni öğeler ve oyunlarla yenilenmeye ve genişlemeye devam ediyor.
Prime üyeliği üyelere, sonsuza denk saklayabilecekleri ücretsiz indirilebilir oyunlar, popüler oyunlarda kullanabilecekleri seviye atlatma, kıyafet ve kaplama gibi karakter yükseltmeleri ve Twitch üzerinden diledikleri bir yayıncının kanalına 30 gün boyunca ücretsiz abonelik gibi ayrıcalıklar da sunuyor.
Oyun keyfinizi katlayacak Prime Day fırsatları (21 – 22 Haziran)
Sony PlayStation 5 Konsol 7.499 TL
Sony PlayStation 5 Dijital Sürüm 5.999 TL
HP bilgisayarlarda %30’a varan indirim
Lenovo bilgisayar ve tabletlerde %30’a varan indirim
Lenovo klavye ve kulaklıkta %30’a varan indirim
MSI Bilgisayarlarda %20’ye varan indirim
Acer, Lenovo, Viewsonic marka ürünlerde ve seçili ASUS monitörlerde kaçırılmayacak fırsatlar
Ek olarak Amazon Prime üyelerinin, Prime üyeliği kapsamında Prime Gaming ayrıcalıkları, bedava ve hızlı kargo, üyelere özel fırsatlar ile Prime Video üzerinden aralarında “Tom Clancy’s Without Remorse”, “Solos”, “Underground Railroad”, “P!NK: All I Know So Far” gibi birçok Amazon Originals içeriğinin de bulunduğu özel bir dizi ve film seçkisine de erişim sağlayabildiklerini de belirtelim.
Eğer hala Prime üyesi değilseniz, Amazon Prime’a ayda sadece 7,90 TL karşılığında üye olabilir ve bu adresi ziyaret ederek 30 günlük ücretsiz deneme süresinden faydalanabilirsiniz. Prime Gaming ile ilgili daha fazla bilgi için gaming.amazon.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Profesyonel fotoğrafçılık alanında uzman olan ve Huawei telefonlarının arkasında görülen Leica, akılı telefon pazarına giriş yaptı. Şirketin ilk akıllı telefonu Leitz Phone 1 duyuruldu.
SoftBank, Japonya pazarı için Leica markalı telefonunu tanıttı. Daha önce telefon kamera sistemlerinde gördüğümüz Leica, bu defa Leitz Phone 1 ile markasını ve kırmızı renkli logosunu ilk kez ön plana çıkarıyor.
Huawei ile Almanya merkezli görüntüleme teknolojileri üreticisi Leica arasında devam eden ortaklığın sona gelindiği öğrenildi. İşbirliği yenilenemiyor.
Leica Leitz Phone 1 Aquos R6’yla benzer özellikler taşıyor
Telefon Japonya’da SoftBank’a özel olarak ve sınırlı sayıda üretilecek. Ayrıca büyük olasılıkla Sharp Aquos R6’yla benzer bir şekilde Japonya dışında satışa sunulması beklenmiyor.
Leitz Phone 1 Aquos R6‘nın büyük ölçüde yapılandırılmış bir versiyonu olarak gelecek. Telefon, Aquos ile aynı 6,6 inç 240 Hz IGZO OLED ekrana sahip olacak. Kamera sistemi de, her iki cihazda da aynı olacak. Kullanıcıları 7 parçalı Summicron lensin altında 1 inçlik 20 MP sensör karşılayacak.
Leitz Phone 1’in farkının ise telefonun tasarımı ve kullanıcı arayüzü olması bekleniyor. Leica, kamera çıkıntısı için kendine has ‘Red Dot‘ tasarımını kullanırken, tek renkli bir his vermek için kullanıcı arayüzünde değişikliğe gitti. Ayrıca lens kapağının gerçek bir kameradan çıkıyormuş izlenimi yaratması için de manyetik bir kapak konuldu.
Leitz Phone 1, 12 GB RAM ve 256 GB dahili depolama ile birlikte gelecek. Öte yandan 1 TB‘a kadar artırma yapmak için microSD yuvasını kullanmak mümkün olacak. Bununla birlikte Snapdragon 888 yonga seti ve 5 bin mAh‘lik pil telefona eşlik edecek.
Telefonun etiket fiyatının ise 187.920 yen (1700 Amerikan Doları) olması bekleniyor. Ön siparişlerin verilmeye başlandığı Leitz Phone 1‘in Temmuz sonlarında da teslimatlarının gerçekleşmesi bekleniyor.
OPPO’nun yeni bütçe dostu telefonu gücünü Helio P35 yonga setinden alıyor. Buna ek olarak cihaz; 4 GB RAM ile destekleniyor. Depolama açısından OPPO A54’de 128 GB dahili hafıza seçeneğine yer veriliyor. Ancak şirket bunu, 256 GB’a kadar genişlik sunan microSD kart yuvasıyla da destekliyor.
6.51 inç boyutundaki OPPO A54, çentiksiz ekranı ile dikkat çekiyor. HD Plus çözünürlükte ekranla gelen cihaz, ön tarafındaki delik tasarımlı selfie kamerasına ev sahipliği yapıyor.
OPPO A54, arka tarafında üçlü kamera kurulumu ile geliyor. Modülün tasarımı her ne kadar dörtlü lense ev sahipliği yapıyor gibi gözükse de, ne yazık ki cihazın arka tarafında yalnızca üç kamera yer alıyor. OPPO’nun bütçe dostu telefonu; 13Megapiksel ana, 2 Megapiksel makro ve 2Megapiksel derinlik sensörüyle destekleniyor. Cihazın ön tarafında ise 16Megapiksel selfie kamerasına yer veriliyor.
OPPO A54’de 5.000 mAh‘lik devasa bir pile yer veriliyor. Buna ek olarak cihaz, 18W hızlı şarjıyla da iki güne kadar kullanım vaat ediyor. Aynı zamanda şarj girişi standart USB-C arayüzü ile karşımıza çıkıyor.
OPPO A54 teknik özellikleri
– Ekran: HD Plus çözünürlükte ve 60Hz yenileme hızını destekleyen 6.1 inç LCD ekran – İşlemci: 12nm işlem sürecine dayanan MediaTek Helio P35 – RAM: 4 GB – Depolama Alanı: 128GB – Arka Kamera: 13 Megapiksel Ana, 2 Megapiksel makro ve 2 Megapiksel derinlik sensörü – Ön Kamera: 16 Megapiksel selfie kamerası – Batarya: 18W hızlı şarjı destekleyen 5.000 mAh pil (USB-C tipi arayüz) – Diğer Özellikler: 3,5 mm kulaklık girişi, Android 10 tabanlı ColorOS 7.2 ve IPX4 su geçirmezlik sertifikası
Akıllı telefon pazarının önde gelen isimlerinden OnePlus ve OPPO, dün yapılan resmi bir açıklamaya göre artık birlikte çalışacaklar. Daha önce yine her iki şirket arasında benzer ortaklıklar görülürken, bu kez ikili daha güçlü bağ kuracak ve geleceğe dair mükemmel planlamalar yapacak. Peki OnePlus OxygenOS arayüzünü sürdürecek mi?Yoksa kullanıcılar ColorOS’u mu kullanacak?
Dün yabancı basına konuşan OnePlus, OxygenOS arayüzünün geleceğine dair açıklamalarda bulundu. Şirketin bu açıklamalarına göre OnePlus akıllı telefonlar yine OxygenOS arayüzünü kullanmaya devam edecek.
Fiyat performans cihazlarıyla tanınan OnePlus orta segmente hitap eden 5G destekli Nord N200 modelini tanıttı. İşte fiyatı ve özellikleri!
OnePlus OxygenOS arayüzünü kullanmaya devam edecek
Bilindiği üzere son zamanlarda piyasaya sürülen OnePlus 9 serisi modeller, kutudan direkt olarak ColorOS arayüzüyle çıktı. Şirket yeni amiral gemilerinde OxygenOS’a yer vermezken, bunun yerine ortaklık kurduğu OPPO’nun arayüzüne yer vermeyi tercih etti. Ancak OnePlus ileriye dönük planlarında OxygenOS’u devam ettireceğini belirtti.
Şirket her ne kadar detay vermese de ortaya çıkan sızıntılar OxygenOS’un ColorOS’a benzer bir tasarıma ve özelliklere sahip olacağını gösteriyor. Tabii bunlar şimdilik sızıntıdan ibaret ve OnePlus’un bu konu hakkında kesin bir cevabı söz konusu değil.
OnePlus OPPO’nun alt markası olarak çalışacak
OnePlus CEO’su Pete Lau, ileriye dönük planlarda OPPO’nun alt markası olarak faaliyet göstereceklerini açıkladı. Ancak bu faaliyetler bağımsız olarak sürdürülecek ve her iki şirkette kendi çıkarları doğrultusunda beraber çalışmaya devam edecek.
iOS ve Android işletim sistemleri arasındaki savaş tüm hızıyla devam ediyor. İki tarafın da kullanıcıları kendi platformlarının daha iyi olduğunu iddia ederken, tartışmalara Apple CEO‘su Tim Cook da dahil oldu.
Koltuğu Steve Jobs‘ın ölümünden sonra devralan ve 10 yıldır Apple CEO‘su olan Cook, Android’in iOS‘a kıyasla 47 kat daha fazla kötü amaçlı yazılıma sahip olduğunu iddia etti.
Facebook, podcast özelliği ile Apple ve Spotify'a rakip olmak için çalışmalara başladı. Şirket içerik üreticilerle görüşüyor.
Tim Cook sistemin açık kaynaklı olmasını suçladı
Apple, son dönemlerdeki en büyük tartışmalardan birini yürütüyor. Pek çok kişi ve kurum, şirketi platformu fazla kapalı olmak ve harici mağazalara izin vermemekle suçluyor. Konuyla ilgili sessiz kalmayan Tim Cook, yaptığı röportajda Android‘i örnek göstererek bazı açıklamalar yaptı.
Başarılı CEO, Android ile ilgili en iyi şeylerden birinin özgürlük ve kullanıcıya daha fazla kontrol verilmesi olduğunu söylenmesi üzerine cevap verdi. Tim Cook, ” Başka uygulama mağazalarından alışveriş yapmak oldukça tehlikeli. Bu durum insanların güvenliğini sağladığımız App Store’da yerleşik olarak oluşturduğumuz birçok güvenlik önlemini yok edecektir.” ifadelerini kullandı.
Cook ayrıca Android‘in iOS‘tan 47 kat daha fazla kötü amaçlı yazılıma sahip olduğunu iddia etti. Apple CEO‘su iddia için bir kaynağa atıfta bulunmadı, ancak 2019 Nokia raporu, Android’in tespit edilen kötü amaçlı yazılım enfeksiyonlarının% 47’lerinden ve iPhone’lar için% 1’in altında sorumlu olduğunu belirtmişti
Bununla birlikte, Android‘te tespit edilen kötü amaçlı yazılım oranı 2020 raporuna göre yüzde 26.6’ya düştü. iOS platformunda bu oran yüzde 1.7. Yani Cook‘un alıntıladığı rakam, eski Nokia raporundan alıntılandıysa doğru değil. Ancak yine de iki platform arasında ciddi bir fark olması gözlerden kaçmadı.
Şubat 2014’ten beri Microsoft CEO’su olarak görevini sürdüren Satya Nadella, başka bir görevi daha üstlenecek. CEO şimdi de, daha önce Bill Gates‘e ait bir unvanın sahibi olacak.
Bill Gates‘in başkan olarak görevinden ayrılması ve Steve Balmer‘ın da emekli olmasının ardından, Microsoft’un başına geçen Nadella, oy birliğiyle Microsoft’un yönetim kurulu başkanı seçildi.
Mirosoft, Xbox One kullanıcıları için müjdeli haberi verdi. Oyuncuların eski konsollarını satmasına gerek olmayacak.
Satya Nadella Microsoft’ta iki görevi de yürütecek
2000 yılında CEO’luk görevinden, 2020’de de Microsoft yönetim kurulundan tamamen ayrılan Bill Gates’ten sonra ilk kez bir kişi, şirkette hem CEO hem de yönetim kurulu başkanı olarak görev alacak. Bu da Nadella’nın şirkette ne kadar liderliğine güvenilir bir kişi olduğunun kanıtı oluyor.
Gates 2014 yılında başkanlık görevinden ayrıldığında, yönetim kurulu daha önce Symantec‘in CEO’su ve başkanı olan, aynı zamanda da Microsoft yönetim kurulunda bağımsız bir direktör olarak kalan John Thompson‘ı seçmişti.
Şirketten yapılan açıklamaya göre Thompson, daha önce olduğu gibi baş bağımsız direktör pozisyonuna geri döndü. 2014 yılında başkanlık unvanını devrettikten sonra Gates, zamanının üçte birini Nadella’ya danışmanlık yaparak geçirdi. Kalan zamanını ise Bill & Melinda Gates Vakfı ve özel yatırım grubu arasında paylaştırdı.
Hint asıllı Amerikalı iş insanı Nadella, 1992’de Microsoft’a katılmadan önce Sun Microsystems‘de teknoloji ekibinin bir üyesi olarak çalıştı. Şirkete katılmasının ardından ise, önce bulut bilişime geçiş yapılmasını ve Microsoft’un dünyanın en büyük bulut altyapılarından birini geliştirmesini sağlayan büyük projelerde öncü pozisyonlarda görev aldı.