AMD Radeon RX 9060 yakında geliyor

AMD’nin RDNA 4 mimarisine dayalı yeni ekran kartı Radeon RX 9060 ile ilgili ilk somut bilgiler gün yüzüne çıktı. Daha önce tanıtılan RX 9060 XT modelinin kırpılmış versiyonu olarak konumlanan kart, performans açısından üst modeliyle aynı temele dayanıyor. Yeni sızıntılar, RX 9060’ın doğrudan NVIDIA’nın RTX 5060 modeline rakip olacağını gösteriyor.

Radeon RX 9060 sızdırıldı

RX 9060, tıpkı XT versiyonu gibi Navi 44 grafik işlem birimini kullanıyor. Kartta 2.048 akış işlemcisi yer alıyor ve bu sayı, RX 9060 XT ile birebir aynı. Bellek tarafında da yapı korunuyor; kullanıcılar 8 GB ve 16 GB GDDR6 seçenekleriyle karşılaşacak.

Ancak iki model arasındaki farklar bellek hızında kendini gösteriyor. RX 9060 XT’de 20 Gbps hızla çalışan GDDR6 belleklere karşılık, RX 9060’da bu hız 18 Gbps seviyesine düşürülmüş durumda. Bu değişiklik, bellek bant genişliğini 320 GB/s’ten 288 GB/s’ye indiriyor.

Saat hızı tarafında da benzer şekilde küçük çaplı bir düşüş söz konusu. RX 9060 XT, boost modda 3.320 MHz’e kadar çıkabilirken, RX 9060 için bu değerin yaklaşık 2.990 MHz olduğu belirtiliyor. Bu, yaklaşık yüzde 4 oranında bir hız düşüşü anlamına geliyor.

Buna karşılık güç tüketimi tarafında RX 9060, daha verimli bir tablo çiziyor. XT modelinin 150W TDP değerine karşın RX 9060’da bu değerin 130 ila 140W arasında olacağı öngörülüyor.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Karta dair fiziksel ve bağlantı detayları da netleşmiş durumda. PCIe 5.0 x16 arayüzüyle çalışması beklenen RX 9060, 2 adet DisplayPort ve 1 adet HDMI çıkışıyla geliyor. Bu özellikleriyle RX 9060, masaüstü kullanıcıları için güncel bağlantı standartlarını sunmaya devam ediyor.

Fiyatlandırma tarafında da sızıntılar AMD’nin agresif bir konumlandırmaya gideceğini gösteriyor. Kartın ABD pazarında 269 ila 279 dolar bandında fiyatlandırılması ve doğrudan RTX 5060’a karşı konumlandırılması bekleniyor.

Henüz AMD’den resmi bir tanıtım gelmiş değil ancak ürünle ilgili teknik detayların netleşmiş olması, lansmanın yaklaştığına işaret ediyor. RTX 5060’ın piyasada oluşturduğu boşluk, AMD’nin RX 9060 ile orta segmentte yeniden denge kurma çabasını öne çıkarıyor.

Galaxy S26 Edge bu modelin yerini alacak

Samsung’un, Galaxy S serisinde köklü bir değişikliğe gitmeye hazırlandığına dair söylentiler ortaya çıkmaya devam ediyor. ETNews’in son raporuna göre şirket, yıllardır serinin bir parçası olan Plus modelini, Galaxy S26 serisiyle birlikte rafa kaldırabilir. Muhtemelen Plus model yerine Galaxy S26 Edge modelini göreceğiz.

Neden Galaxy S26 Edge?

Samsung’un bu radikal kararı almasının arkasındaki temel nedenin, Plus modelinin son yıllarda serinin en az ilgi gören üyesi olması olduğu belirtiliyor. Rakamlar bu durumu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu yılki Galaxy S25 serisinin ön sipariş döneminde Galaxy S25+ modeli tüm siparişlerin yalnızca %22‘sini oluşturdu. Buna karşılık, standart Galaxy S25 modeli %52 ve serinin zirvesindeki Galaxy S25 Ultra %26‘lık paylara ulaştı. Düşen talep karşısında Samsung’un, ürün gamını daha heyecan verici ve yenilikçi bir modelle canlandırmak istediği anlaşılıyor.

Samsung için Edge ismi sadece bir model adı değil, aynı zamanda bir inovasyon mirası anlamına geliyor. Yıllar önce Galaxy S6 Edge ve S7 Edge modelleriyle akıllı telefon dünyasına kavisli ekran konseptini getiren ve endüstriye yön veren şirket, bu ikonik ismi geri getirerek hem teknoloji meraklıları için bir nostalji rüzgarı estirmeyi hem de yeni modelin “sınırları zorlayan” kimliğini vurgulamayı hedefliyor olabilir.

Galaxy S26 Edge özellikleri nasıl olacak?

Söylentiler, Galaxy S26 Edge’in sadece isimden ibaret olmayacağını, aynı zamanda güçlü donanım özellikleriyle geleceğini gösteriyor. İşte sızdırılan ilk teknik detaylar:

  • Ekran: 120Hz yenileme hızına sahip, 6,7 inç boyutunda Dinamik AMOLED 2X panel.
  • İşlemci: Pazara göre değişiklik gösterecek şekilde, Samsung’un kendi üretimi olan 2nm Exynos 2600 veya Qualcomm’un yeni nesil Snapdragon 8 Elite Gen 2 yonga seti.
  • Bellek ve Depolama: 12 GB RAM ile desteklenen 256 GB ve 512 GB depolama seçenekleri.
  • Kamera:
    • Ana Kamera: 200 MP çözünürlüğünde, yüksek detay sunan ana sensör.
    • Ultra Geniş Açı: Otomatik odaklama yeteneğine sahip 50 MP ultra geniş açılı kamera.
    • Ön Kamera: 12 MP çözünürlüğünde selfie kamerası.
  • Batarya: 4.400 mAh kapasiteli pil ve 45W hızlı şarj desteği.
  • Tasarım ve Dayanıklılık: Henüz netleşmese de Titanyum veya Gelişmiş Zırhlı Alüminyum çerçeve seçenekleri masada. Cihazın suya ve toza karşı IP68 sertifikasına sahip olması bekleniyor.
  • Bağlantı ve Diğer Özellikler: Ultrasonik parmak izi okuyucu, stereo hoparlörler, Wi-Fi 7, Bluetooth 5.4, UWB, NFC ve USB 3.2 Type-C gibi en güncel teknolojileri barındıracak.
İşte iPhone 17 tanıtım tarihi!

İşte iPhone 17 tanıtım tarihi!

Merakla beklenen iPhone 17 tanıtım tarihi hakkında bilgiler gelmeye başladı. 9 Eylül'de iPhone 17 ailesini görebiliriz.

ETNews’in raporunda, Samsung’un şimdiden tedarikçilerinden Galaxy S26 Edge için bileşen hazırlıklarına başlamalarını istediği detayı, bu değişimin gerçekleşme olasılığını oldukça artırıyor. Ancak tüm bu bilgilerin resmiyet kazanması için, 2026’nın başlarında yapılması beklenen Galaxy Unpacked etkinliğini beklemek gerekecek. Eğer iddialar doğru çıkarsa, Samsung’un bu “Edge” hamlesi, akıllı telefon pazarındaki rekabeti yeniden şekillendirebilir.

Tesla Türkiye Supercharger için oylama başlattı

Tesla’nın dünya çapında başlattığı ve kullanıcıların yeni Supercharger istasyonları için oy kullandığı anketin sonuçları, Türkiye’deki elektrikli araç potansiyelini gözler önüne serdi. Son verilere göre, küresel sıralamada en çok oy alan ilk 10 lokasyonun 6’sı, ilk 50 lokasyonun ise tam 30’u Türkiye’den çıktı. Ankette şu an için en çok oyu alarak zirvede yer alan şehir ise Afyonkarahisar oldu.

Bu ezici ilgi, Tesla’nın son aylarda Avrupa’da en çok satış yaptığı ülkenin Türkiye olmasının bir sonucu olarak yorumlanıyor. Kullanıcıların bu denli aktif katılımı, markanın yatırım kararlarında doğrudan etkili olacak gibi görünüyor.

Tesla Türkiye Supercharger için düğmeye bastı

Tesla’nın bu kullanıcı odaklı genişleme stratejisi, Türkiye’deki mevcut şarj ağını daha da güçlendirecek. Hali hazırda Türkiye’de bulunan Supercharger istasyonları genellikle ana güzergahlar üzerinde konumlanmış durumda.

  • İstanbul (2 istasyon)
  • Ankara (2 istasyon)
  • Bolu
  • Edirne
  • Çankırı
  • Denizli
  • Antalya
  • Balıkesir
  • Manisa
  • Bursa
  • Aydın
Tesla Türkiye Supercharger

Yeni kurulacak istasyonlar, bu ağı daha da yaygınlaştırarak şehirler arası yolculukları elektrikli araç sahipleri için çok daha konforlu hale getirecek. Oylamaya buraya tıklayarak katılabilirsiniz.

Yeni Mercedes-Benz GLC ezber bozuyor

Yeni Mercedes-Benz GLC ezber bozuyor

Elektrikli yeni Mercedes-Benz GLC kendini gösterdi. Yeni ızgara tasarımı ile yeni Mercedes-Benz GLC çok başka görünüyor.

Tesla, bu demokratik yaklaşımla şarj altyapısını en çok ihtiyaç duyulan noktalara kurmayı hedefliyor. Eğer bir Tesla hesabınız varsa, siz de markanın resmi web sitesi üzerinden sisteme giriş yaparak yeni Supercharger istasyonlarının nerede olması gerektiğine dair oyunuzu kullanabilir ve Türkiye’nin elektrikli araç geleceğinin şekillenmesine katkıda bulunabilirsiniz. Bu süreç, markanın müşteri taleplerini ne kadar ciddiye aldığının da bir göstergesi niteliğinde.

Claude Opus 4.1 ChatGPT’yi tahtından etmeye geldi

Anthropic, Mayıs ayında tanıttığı Claude Opus 4 modelinin üzerine inşa edilen Claude Opus 4.1 ile yeteneklerini bir üst seviyeye taşıyor. Yeni model, özellikle üç kilit alanda selefine göre belirgin bir üstünlük vaat ediyor.

  • Görev İnisiyatifi: Kendi başına inisiyatif alarak verilen görevleri daha otonom bir şekilde tamamlama.
  • Pratik Kodlama: Gerçek dünya problemlerine yönelik işlevsel ve pratik yazılım projeleri geliştirme.
  • Gelişmiş Akıl Yürütme: Karmaşık problemlerde daha isabetli mantık kurma ve çözüm üretme.

Performansı birçok alanda artırılan yeni model, şu anda ücretli Claude abonelerinin kullanımına açılmış durumda. Ayrıca, geliştiriciler için resmi API, Amazon Bedrock ve Google Cloud Vertex AI platformları üzerinden de erişilebilir kılınan Claude Opus 4.1’in önümüzdeki haftalarda daha da iyileştirileceği belirtiliyor.

Claude Opus 4.1 küçük ama etkili yenilikler ile geldi

Bu teknolojik sıçrama, artan popülerliğin getirdiği zorluklarla birlikte geliyor. Anthropic, özellikle kodlama odaklı Claude Code hizmetine yönelik talebin, tahminlerinin çok ötesine geçtiğini belirtti. Şirket, bazı kullanıcıların sistemi 7/24 aralıksız çalıştırarak olağanüstü maliyetlere yol açtığını vurguladı.

Anthropic tarafından verilen çarpıcı bir örnekte, aylık 200 dolarlık bir plana sahip tek bir kullanıcının, şirkete on binlerce dolarlık model kullanım maliyeti oluşturduğu ifade edildi. Bu gibi istisnai durumların sistemin genel sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini belirten şirket, bu durumun sınırlamaları kaçınılmaz hale getirdiğini açıkladı.

Anthropic, yeni limitlerin mevcut kullanıcıların %5’inden daha azını etkileyeceğini öngörüyor ve bu adımla aynı zamanda hesap paylaşımı veya hizmetin yeniden satışı gibi politika ihlallerinin de önüne geçmeyi hedefliyor.

Claude Opus 4.1 fiyatı ne kadar?

Kullanıma bağlı olarak değişecek yeni haftalık limitler şu şekilde belirlendi:

  • Pro Planı (Aylık 20 Dolar): Sonnet 4 modeliyle 40 ila 80 saat arası kullanım.
  • Max Planı (Aylık 100 Dolar): Sonnet 4 modeliyle 140 ila 280 saat ve üst seviye Opus 4 modeliyle 15 ila 35 saat arası kullanım.
  • Max Planı (Aylık 200 Dolar): Sonnet 4 modeliyle 240 ila 480 saat ve Opus 4 modeliyle 24 ila 40 saat arası kullanım.

Anthropic’in bu adımı, yapay zeka sektöründe inovasyonun maliyetleri ve hizmetin devamlılığı arasındaki kritik dengeyi bir kez daha gündeme getiriyor. Şirket, en yeni teknolojiyi sunarken aynı zamanda tüm kullanıcılar için adil ve sürdürülebilir bir hizmet sağlamayı amaçladığını vurguluyor.

Grok Imagine kullanıma sunuldu: İşte özellikleri

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI, metin ve görsel komutlardan video ve görüntü oluşturabilen yeni aracı Grok Imagine’ı duyurdu. Sadece birkaç saniye içinde yüksek kaliteli görsel içerikler ve sesli videolar üretebilen sistem, şu an için iOS cihazlarda SuperGrok Heavy ve Premium+ kullanıcılarına sunuldu. Android desteği ise henüz aktif değil.

Grok Imagine görücüye çıktı

Grok Imagine, yalnızca görsel üretmekle kalmıyor, aynı zamanda 15 saniyeye kadar süren videoları sesli olarak da oluşturabiliyor. Bu yönüyle OpenAI’ın Sora modeli ve Google’ın Veo 3 sistemine doğrudan rakip olarak konumlanıyor.

Uygulama arayüzünde “Ask” ve “Imagine” olmak üzere iki ayrı sekme yer alıyor. “Ask” sekmesi Grok’un klasik sohbet özelliklerini içerirken, “Imagine” sekmesi kullanıcıların doğrudan görsel ve video oluşturmasına olanak tanıyor.

Grok Imagine’ı öne çıkaran unsurlardan biri, “spicy mode” olarak adlandırılan yetişkin içerik üretim seçeneği. Bu mod sayesinde kullanıcılar kısmi çıplaklık içeren görüntüler oluşturabiliyor. Ayrıca, komutlara ünlü isimlerin dahil edilmesine de izin veriliyor.

Ancak sistem belirli etik ve güvenlik sınırlarının aşıldığını algıladığında otomatik olarak sansür uyguluyor. Bu sansürün neye göre ve hangi kapsamda devreye girdiği belirtilmiş değil.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Üretilen içeriklerin kalitesi şu an için sınırlı seviyede. Cilt dokularının doğallıktan uzak olduğu ve balmumu benzeri bir yüzey görünümü verdiği ifade ediliyor. Buna rağmen Grok Imagine’ın sunduğu anlık içerik üretim kapasitesi, kullanım kolaylığı ve sesli video oluşturma özelliği sistemin dikkat çekici yanları arasında yer alıyor.

Yetişkin içeriğe açık yapay zekâ sistemleri, Musk’ın önceki dijital projeleriyle benzerlik taşıyor. xAI daha önce de anime tarzında cinsel içerikli sahneler üretebilen bir yapay zeka karakter geliştirmişti. Bu geçmiş, Grok Imagine’ın 18+ içeriğe izin veren yapısı konusunda sürpriz oluşturmadı.

Özelliğin ilerleyen dönemlerde kullanıcı tabanını genişletmesi ve farklı cihazlara yayılması bekleniyor. Ancak bu süreçte yasal düzenlemeler, etik standartlar ve dijital içerik güvenliği konularında nasıl bir politika izleneceği belirsizliğini koruyor.

2025’in en iyi bilim kurgu ve fantastik filmleri

2025 yılı, bilim kurgu ve fantastik türlerinde hem teknik hem de anlatı açısından önemli yapımlara sahne oldu. Yapay zeka, paralel evrenler, zaman döngüleri, doğaüstü varlıklar ve distopik gelecek senaryolarıyla dolu bu filmler, izleyiciye yalnızca göz alıcı dünyalar sunmakla kalmadı; insanlık, kimlik ve etik değerler üzerine derin sorgulamalar da getirdi. Gelişen sinema teknolojileriyle birlikte, bu yapımlar izleyiciyi sadece izleyen değil, adeta deneyimleyen bir konuma taşıdı.

Ennu Swantham Punyalan

İstemeden rahip olan Thomas’ın, kiliseye sığınan genç bir kadın ve gizlice saklanan bir hırsızla kesişen hayatı, komik olaylar ve yanlış anlamalarla dolu sürükleyici bir hikâyeye dönüşüyor. İlahi komedi unsurlarıyla bilim kurgu ve fantezinin hafif dokunuşlarını birleştiren film, eğlenceli atmosferiyle dikkat çekiyor.

Worlds Apart

Annesine bakan Dee, gerçeklikten uzaklaşan tuhaf olaylarla yüzleşirken hem kendi içsel yolculuğunu hem de bilinmeyen güçlere karşı mücadelesini verir. Film, fantastik olayları güçlü bir dramatik anlatıyla harmanlayarak etkileyici bir karakter portresi sunuyor.

Mickey 17

Robert Pattinson’ın başrolünde yer aldığı bu yapımda, yeniden üretilebilen bir uzay mürettebat üyesinin varoluş krizi anlatılıyor. Hafıza aktarımı, kimlik karmaşası ve insanın tekrar tekrar “doğması” gibi konular, sert bir bilim kurgu çerçevesinde işleniyor.

Know Mercy

Ölümsüz bir adam ile ölümsüzlüğün peşindeki bir bilim insanının yolu kesişiyor. Zaman, aşk ve varoluşun anlamı gibi temaları bir arada işleyen film, mistik bilim kurgu öğeleriyle dikkat çekiyor.

Vadakkan

Kerala’da çekilen bir reality şovda yaşanan ölümleri araştırmak için bölgeye giden bir paranormal dedektif, eski bir tarikatla ve onların çağırdığı doğaüstü bir varlıkla karşılaşır. Film, folklorik korku ile fantastik gerilimi buluşturuyor.

Sonsuz Düğün (Un mariage sans fin)

Zaman döngüsüne sıkışan Louna ve Paul, her sabah aynı günü yeniden yaşarken hem birbirlerini tanır hem de hayatı sorgularlar. Fas’ın büyüleyici manzaraları eşliğinde geçen film, fantastik romantik komedi türüne yeni bir soluk getiriyor.

Crown of Shadows

Zalim kraliçe Ginnarra’nın karanlığa gömdüğü Aberon Krallığı’nı kurtarmak isteyen Prens Elderon’un efsanevi ejderhalarla birlikte verdiği mücadele, klasik fantezi severler için destansı bir anlatım sunuyor. Krallık savaşları, büyü ve ihanet dolu bu hikâye, epik yapısıyla öne çıkıyor.

Mundane

İnsan gibi yaşamaya çalışan bir cyborg, yaratıcılarının geri dönmesiyle kimliğini sorgulamak zorunda kalır. Yapay zekâ, insanlaşma ve etik sınırlar üzerine inşa edilen film, klasik “insan mı makine mi?” temasını günümüz yorumuyla yeniden ele alıyor.

Messenger 666

New York’ta kuryeleri hedef alan esrarengiz kazalar sonrası mucizevi şekilde hayatta kalan baş karakter, doğaüstü güçler kazanır ve adalet arayışına girer. Süper kahraman ve bilim kurgu unsurlarını bir araya getiren film, toplumsal eleştiriyle harmanlanıyor.

Dünyalar Savaşı: Micenx (War of the Worlds)

Mahremiyet, gözetim ve bireysel özgürlük üzerine kurulu bu distopik yapım, devletlerin ve şirketlerin bireyleri nasıl izlediğini çarpıcı biçimde ele alıyor. Gerçekçi görselliğiyle dikkat çeken film, bilim kurgu üzerinden sistem eleştirisi sunuyor.

BP yenilenebilir enerjide geri adım attı

Küresel enerji devlerinden BP, birkaç yıl önce verdiği yeşil dönüşüm sözlerinden hızla uzaklaşıyor. Şirket, 2030 yılına kadar fosil yakıt üretimini %40 azaltma hedefi açıklamış, güneş, rüzgar ve elektrikli araç altyapısı gibi alanlara milyarlarca dolarlık yatırım yapmıştı. Ancak bugün BP, rüzgâr ve güneş yatırımlarından çıkıyor; petrol ve doğalgaz üretimine geri dönüyor.

BP, yenilenebilir enerji alanında vites düşürüyor

BP’nin bu strateji değişikliği, yalnızca şirket içi bir karar değil, aynı zamanda uluslararası enerji piyasasındaki yeni eğilimlerin de göstergesi. Uluslararası Enerji Ajansı’nın 2024 verilerine göre, dünya genelinde temiz enerji harcamaları 2 trilyon doları geçti. Ancak bu yatırımlar küresel ölçekte eşit dağılmıyor.

Çin, Hindistan ve Avrupa Birliği’nde temiz enerji büyürken, ABD ve Birleşik Krallık’ta bu alanda bir yavaşlama yaşanıyor. Özellikle Amerika’da teşviklerin azalması ve maliyetlerin artması, birçok özel şirketin projelerini askıya almasına yol açtı.

Bu gelişmeler, BP gibi enerji devlerinin rotasını yeniden fosil yakıta çevirmesine zemin hazırladı. Şirketin CEO’su Murray Auchincloss, Şubat ayında yaptığı açıklamada “Çok fazla şeyi aynı anda kovalamaya çalıştık. Temiz enerji stratejisi fazla hızlı ve fazla ileri gitti” ifadelerini kullandı. Bu sözler, o dönemden itibaren izlenen yeni yönün sinyalini verdi. BP, önümüzdeki iki yıl içinde 20 milyar dolarlık varlık satışı yapmayı planlıyor. Satışa konu olan varlıkların büyük bölümü temiz enerji projelerine ait.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Şirket, ABD’deki tüm kara rüzgar portföyünü elden çıkardı. Güneş enerjisi şirketi Lightsource’daki %50’lik hissesi satıldı. Japonya merkezli enerji devi JERA ile yapılan yeni ortaklık kapsamında açık deniz rüzgâr projelerinin kontrolü bu yapıya devredildi.

BP’nin 2030’a kadar toplam gelirlerinin yarısından fazlasını yenilenebilir kaynaklardan elde etme hedefi, bugün itibarıyla terk edilmiş durumda. Şirketin yeniden petrol ve doğalgaz ağırlıklı bir modele dönmesi, yalnızca ekonomik gerekçelere dayanmıyor.

ABD’de Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesiyle birlikte değişen politik atmosfer de bu kararda etkili oldu. Trump yönetimi, temiz enerjiye verilen devlet teşviklerini büyük ölçüde geri çekti. Bu da projelerin finansal fizibilitesini zorlaştırdı.

TSMC bu anlaşmadan etkilenmeyecek

Tesla’nın kısa süre önce çip üreticisi Samsung Foundry ile imzaladığı 16,5 milyar dolarlık anlaşma, sektör genelinde büyük yankı uyandırdı. Ancak yatırım bankası Morgan Stanley’ye göre bu gelişme, Tayvan merkezli yarı iletken devi TSMC için ciddi bir gelir kaybı anlamına gelmiyor.

TSMC, Tesla-Samsung ittifakından etkilenmeyecek

Banka, Tesla-Samsung işbirliğinin TSMC’nin toplam gelirlerinde yalnızca yüzde 1’lik bir azalmaya neden olacağını belirtti. Aynı zamanda Tesla ile TSMC arasındaki mevcut çip tedarik ilişkisinin bu anlaşmadan etkilenmeyeceği ifade edildi.

Anlaşma kapsamında Samsung, Tesla’nın otonom sürüş sistemi FSD (Full Self-Driving) ve insansı robot projelerinde kullanılacak yeni nesil yapay zeka çipi AI6’nın üretimini üstlenecek. Bu çiplerin, Samsung’un ABD Teksas’taki tesislerinde, 2 nanometre üretim süreciyle üretileceği açıklandı.

Tesla CEO’su Elon Musk, bu üretim sürecini doğrudan denetleyeceğini söyledi. Ayrıca anlaşmanın ilk aşamada 16,5 milyar dolarlık bir hacme sahip olduğu, ancak ileride bu miktarın artırılabileceği de belirtildi.

Anlaşmanın duyurulmasının ardından Samsung’un Güney Kore borsasındaki hisseleri yaklaşık yüzde 6 oranında yükseldi. Morgan Stanley, Samsung’un Tesla ile yaptığı bu anlaşmanın şirketin ABD’deki üretim kapasitesini daha etkin kullanmasına olanak sağlayacağını ve piyasa değerine potansiyel olarak 50 milyar dolara kadar katkı sunabileceğini öngörüyor.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Samsung, ileri düzey çip üretiminde TSMC’den sonra gelen ikinci büyük sözleşmeli üretici konumunda bulunuyor. Ancak üretim verimliliği, teslimat süresi ve teknolojik istikrar açısından TSMC hala sektör lideri olarak kabul ediliyor.

Morgan Stanley’nin değerlendirmesine göre, bu durum TSMC’nin Tesla’ya ve Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’a çip tedarik etmeye devam etmesini sağlayacak temel unsur olmayı sürdürüyor.

Çinliler Avrupa’da robotaksi hizmetine başlıyor

ABD merkezli ulaşım şirketi Lyft, Çinli teknoloji devi Baidu ile işbirliğine giderek 2026 yılında Avrupa’da otonom araçlarla yolcu taşımacılığına başlıyor. İlk olarak Almanya ve Birleşik Krallık’ta devreye girecek olan hizmette, Baidu’nun elektrikli ve tam otonom RT6 robotaksileri kullanılacak. Araçlar, Lyft’in Avrupa’daki mobilite platformu üzerinden hizmet verecek.

Lyft ve Baidu, robotaksi alanında gaza basıyor

Lyft projede müşteri deneyimi, operasyon yönetimi ve filo düzenlemesinden sorumlu olacak. Baidu ise araçların donanımı, yazılım altyapısı ve sürüş sistemlerini sağlayacak. Hizmetin başlayabilmesi için her iki ülkede de düzenleyici kurumlardan gerekli onayların alınması gerekiyor. İngiltere hükümeti, süreci hızlandırmak amacıyla robotaksi uygulamaları için belirlenen zaman çizelgesini öne çekti. 2026 baharında yolcu taşımacılığının başlaması bekleniyor.

Avrupa’daki bu genişleme, Lyft için stratejik bir dönüm noktası anlamına geliyor. Şirket, kısa süre önce tamamladığı 200 milyon dolarlık FreeNow satın almasıyla birlikte Avrupa’da dokuz ülkede ve 180’den fazla şehirde operasyon yürütme hakkı elde etti.

Bu hamleyle Lyft, tarihinde ilk kez Kuzey Amerika dışına açılmış oldu. Şirketin robotaksi hizmetinin bu altyapı üzerinden kısa sürede genişlemesi planlanıyor. Binlerce araca ulaşacak bir yayılım öngörülüyor.

Anlaşma, aynı zamanda küresel robotaksi rekabetinin Avrupa ayağında yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Uber, halihazırda Waymo, Pony.ai, WeRide ve Momenta gibi otonom araç şirketleriyle iş birlikleri yürütüyor ve 2026’da Avrupa’da benzer bir robotaksi hizmeti başlatmayı planlıyor. Lyft-Baidu ortaklığı bu yarışa doğrudan bir yanıt olarak konumlanıyor.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Baidu’nun otonom sürüş platformu Apollo Go, Çin’de 15 şehirde faaliyet gösteriyor ve şu ana kadar 11 milyondan fazla otonom yolculuk gerçekleştirdi. Şirketin RT6 modeli, direksiyonsuz tasarımı ve yapay zeka temelli sürüş kabiliyetiyle dikkat çekiyor. Bu araçlar, halihazırda Çin’de ticari hizmet veriyor.

Almanya ve Birleşik Krallık gibi pazarlarda düzenleyici süreçlerin nasıl işleyeceği ve kamuoyunun bu teknolojiye nasıl tepki vereceği, projenin ilerleyişi açısından belirleyici olacak.

iOS 26 beta 5 yayınlandı: İşte yenilikler

Apple, iOS 26’nın beşinci geliştirici beta sürümünü bugün kullanıma sundu. iPhone için yeniden tasarlanan yazılımın gelecek ay resmi olarak yayınlanması bekleniyor. Geçen hafta ilk herkese açık beta sürümü yayınlanan iOS 26’nın bugünkü geliştirici sürümü “23A5308g” kod numarasıyla paylaşıldı.

iOS 26 beta 5 kullanıma sunuldu

Apple, iOS 26’yı “çarpıcı yeni bir tasarım, güçlü Apple Intelligence özellikleri, Telefon ve Mesajlar uygulamalarında bağlantıda kalmanın yeni yolları ve CarPlay, Apple Music, Haritalar ve Cüzdan uygulamalarına heyecan verici güncellemeler” olarak tanımlıyor.

Önceki beta sürümlerde çeşitli tasarım ve işlev değişiklikleri görülmüştü. Beta 2’de Denetim Merkezi’nde okunabilirlik artırıldı, Safari menüleri daha düzenli hâle getirildi ve Yüksek Kontrast Modu için kenarlıklar eklenerek erişilebilirlik güçlendirildi.

Beta 3’te sekme çubuklarının şeffaflığı azaltılarak daha opak bir görünüm kazandırıldı ve yeni duvar kağıdı renkleri eklendi. Ancak bu opaklık değişiklikleri Beta 4’te geri alındı. Bildirim Merkezi’nde ise hâlâ tam açılana kadar mutlak şeffaflık kullanılıyor ve bu durumun değişmesi olası görülüyor.

Beta 4 ayrıca haber ve eğlence uygulamaları için bildirim özetlerini yeniden sisteme dahil etti. Apple daha önce, metin özetlerinin başlıkların anlamını değiştirebileceği yönündeki şikayetler üzerine Apple Intelligence özelliğini geçici olarak durdurmuştu.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

iOS 26 Beta 5’in içeriğine dair tüm detaylar henüz netleşmedi. Ancak bu sürümün, önümüzdeki günlerde yayınlanması beklenen iOS 26 herkese açık ikinci beta sürümüyle aynı yapı olması muhtemel.

Yeni sürüm iPhone SE (2. nesil) ve iPhone 11 ve sonrasındaki modellerde çalışıyor. iPhone XR, iPhone XS ve iPhone XS Max ise en son iOS 18 sürümünü alabilecek. Yeni özellikleri ve tasarımı kullanmak isteyen kullanıcıların daha yeni modellere geçmesi gerekiyor.

Apple Intelligence özellikleri ise yalnızca iPhone 15 Pro, iPhone 15 Pro Max ve iPhone 16 ailesindeki modeller tarafından destekleniyor. Eski iPhone modelleri ise bir süre daha güvenlik güncellemeleri almaya devam edecek.

OpenAI GPT-OSS yapay zeka modelini duyurdu

OpenAI, GPT-OSS adını verdiği yeni açık ağırlıklı yapay zeka modelini ücretsiz olarak indirilmeye sundu. Şirketin altı yıl aradan sonra ilk kez açık ağırlıklı olarak yayınladığı bu model, kişisel bilgisayarlarda çalıştırılabiliyor, kullanıcılar tarafından özelleştirilebiliyor ve ticari amaçlarla kullanılabiliyor.

GPT-OSS resmen kullanıma sunuldu

GPT-OSS, 120 milyar parametreli ve 20 milyar parametreli olmak üzere iki farklı versiyonla geliyor. 120 milyarlık model tek bir Nvidia GPU üzerinde çalıştırılabiliyor ve OpenAI’nin mevcut o4-mini modeliyle benzer bir performans sergiliyor. Daha küçük olan 20 milyarlık model ise yalnızca 16 GB belleğe ihtiyaç duyuyor ve o3-mini modeliyle benzer bir performansa sahip.

Her iki versiyon da bugün itibarıyla Hugging Face, Databricks, Azure ve AWS gibi platformlar üzerinden indirilebiliyor. Modeller Apache 2.0 lisansı altında yayınlanıyor; bu da kodların ticari projelerde kullanılabilmesi, değiştirilmesi ve dağıtılabilmesini mümkün kılıyor.

OpenAI, ChatGPT’nin piyasaya sürülmesinden önceki dönemde, güvenlik kaygılarını gerekçe göstererek açık modellerden uzak durmuştu. Şirketin CEO’su Sam Altman, bu yılın başında yaptığı açıklamalarda, açık modelleri paylaşmamakla “tarihin yanlış tarafında kaldıklarını” söylemişti.

Bu süreçte geliştiriciler, daha düşük maliyetleri ve esnek yapıları sayesinde açık modellere yönelmişti. Ocak ayında DeepSeek’in yükselişi sonrasında, OpenAI içinde bu stratejinin gözden geçirilmesine neden olan tartışmalar yaşandı.

Bugün itibarıyla paylaşılan GPT-OSS modeli, OpenAI tarafından web tarama, kod yazma, akıl yürütme ve API’ler aracılığıyla yazılım ajanlarını yönetme gibi işlevlerle destekleniyor. OpenAI araştırmacılarından Chris Cook, basın toplantısında yaptığı açıklamada, halihazırda şirketin müşterilerinin büyük bölümünün açık modeller kullandığını söyledi. Cook, GPT-OSS’un bu ihtiyaca cevap verdiğini belirtti.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Güvenlik açısından GPT-OSS, OpenAI tarafından bugüne kadar en kapsamlı şekilde test edilmiş model olarak tanımlanıyor. Şirket, modelin siber güvenlik ve biyolojik silahlar gibi riskli alanlarda kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla dış güvenlik firmalarıyla birlikte testler yürüttüğünü belirtiyor.

Modelin “düşünce zinciri” — yani sorulara nasıl yanıt verdiğini gösteren süreç — görünür hale getirilerek olası kötüye kullanımları, aldatıcı davranışları ve hataları izlemeye olanak sağlanıyor. Modelin çıktıları yalnızca metinle sınırlı tutuluyor. Diğer tüm OpenAI modellerinde olduğu gibi, GPT-OSS’un eğitildiği veri seti paylaşılmıyor.

OpenAI kurucu ortaklarından Greg Brockman, modelin performansına dair yaptığı açıklamada, “Gerçekten çok güçlü modeller. Ekip bu kez çok iyi iş çıkardı,” dedi. Şirket, GPT-OSS için ileride yeni sürümlerin ne zaman yayınlanacağına dair bir takvim paylaşmadı.

Ancak hedef kitlenin, daha fazla kontrol isteyen küçük geliştiriciler ve şirketler olduğu belirtiliyor. Brockman, açıklamasında, erişim eşiğini düşürmenin inovasyonu artırdığına inandıklarını vurguladı: “İnsanların denemelerine izin verirseniz, şaşırtıcı şeyler yaparlar.”

OpenAI, GPT-OSS’un performansına dair henüz Llama, DeepSeek ya da Google’ın Gemma modelleriyle karşılaştırmalı bir kıyaslama yayınlamadı. Ancak şirket içi testlerde, GPT-OSS’un kodlama görevlerinde ve Humanity’s Last Exam gibi testlerde kapalı modellerle benzer sonuçlar verdiği ifade ediliyor.

Yapay zeka yeni bir dil üretebilir

Yapay zeka alanındaki çalışmalarıyla yapay zekanın babası olarak anılan Nobel ödüllü bilim insanı Geoffrey Hinton, bu teknolojinin evrimiyle ilgili çarpıcı bir uyarıda bulundu. Hinton, yapay zekanın ne düşündüğünü anlayabildiğimiz günlerin sona ermek üzere olduğunu ve yakında bu sistemlerin insanlar tarafından anlaşılamayan bir dilde düşünmeye başlayabileceğini söyledi.

Yapay zeka, anlaşılamayan bir dilde düşünecek

Bugün kullanılan gelişmiş büyük dil modelleri, sorulara yanıt verirken İngilizce gibi insanların bildiği doğal dilleri kullanıyor. Bu, akıl yürütme süreçlerinin bir kısmının takip edilebilmesini mümkün kılıyor. Hangi adımların izlendiği ya da hangi kaynakların kullanıldığı, sistem dışarıya sonuç verdiğinde analiz edilebiliyor.

Ancak sistemin neden belirli tercihleri yaptığı, alternatif yolları neden seçmediği gibi sorulara kesin yanıtlar verilemiyor. Hinton, bu belirsizliğin daha da derinleşeceğine ve yapay zekanın zamanla tamamen kendi diline geçebileceğine inanıyor.

Bu olasılık daha önceki bazı örneklerde kendini göstermişti. Google’ın çeviri sistemleri yıllar önce kendi içinde bir ara dil geliştirmişti. 2017 yılında Facebook tarafından geliştirilen sohbet botları ise, araştırma sürecinde kendi aralarında anlamı çözülemeyen bir dil oluşturdukları için durdurulmuştu.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

O sistemler bugünkü modellere kıyasla çok daha sınırlıydı. Bugün ise çok daha gelişmiş, öğrenme kapasitesi yüksek ve kendi karar süreçlerini sürekli genişleten yapay zekâ sistemleri üzerinde çalışılıyor.

Geoffrey Hinton, bu sistemlerin kendi dillerini geliştirerek düşünmeye başlaması durumunda insanlık için önemli bir risk oluşacağını söylüyor. Bu noktadan sonra sistemlerin düşünsel süreçlerine dair şeffaflık tamamen ortadan kalkabilir. Bu da yapay zekanın davranışlarını öngörmeyi ve gerektiğinde müdahale etmeyi neredeyse imkansız hale getirebilir.