BioShock serisi tarihe karışabilir

Oyun tarihinin en ikonik serilerinden biri olan BioShock, yeniden doğuş beklenen bir dönemde ciddi bir krize girdi. 2019’dan bu yana geliştirme süreci devam eden BioShock 4 projesi, yayıncı firma 2K Games’in beklentilerini karşılamadı. Projeyi yöneten Cloud Chamber stüdyosu, aldığı olumsuz geri bildirimlerin ardından hem yönetim kadrosunda değişikliklere gitti hem de önemli bir remake projesini kaybetti.

BioShock serisinde işler karıştı

Gelen son bilgilere göre, 2K yetkililerine yakın zamanda sunulan BioShock 4 demosu olumlu karşılanmadı. Şirket, oyunun genel tasarımı ve özellikle de hikayesinden memnun kalmadı.

Bu geri dönüşler sonrasında ilk adım, stüdyonun başındaki Kelley Gilmore’un görevden alınması oldu. Oyunun kreatif direktörü Hogarth de la Plante da kreatif yetkilerinden arındırılarak farklı bir pozisyona kaydırıldı.

Serinin yaratıcısı Ken Levine’in projeye dahil olmaması, daha önce birçok hayran tarafından bir zayıflık olarak değerlendirilmişti. Geliştirici ekip, bu konuda beklentileri karşılamaktan uzak kaldı. Özellikle senaryo tarafındaki memnuniyetsizlik, bu endişelerin karşılıksız olmadığını gösterdi. Levine’in yaratıcı vizyonunun yokluğunda yazılan yeni hikayenin serinin atmosferini ve derinliğini yakalayamadığı ifade ediliyor.

Yaşanan bu gelişmelerin yalnızca BioShock 4 ile sınırlı kalmadığı da bildiriliyor. 2K, aynı zamanda hazırlık sürecindeki ilk BioShock oyununun remake projesini de iptal etti. Bu karar, serinin köklerine dönüş beklentisi içinde olan oyuncular için ayrı bir hayal kırıklığı yarattı.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Cloud Chamber stüdyosu, 2K tarafından kurulan görece yeni bir ekip olarak ilk çıkışını BioShock 4 ile yapmaya hazırlanıyordu. Ancak stüdyonun hem ilk projesinde böylesine büyük bir yönetim müdahalesiyle karşılaşması, hem de destekleyici remake projesini kaybetmesi, ekip içindeki moral ve motivasyon üzerinde doğrudan etkili oldu. Ayrıca, stüdyoda yakın zamanda daha fazla işten çıkarma yaşanabileceği konuşuluyor.

Serinin geleceği şu anda belirsizliğini koruyor. Geliştirici ekipteki köklü değişimlerin ardından oyunun yeniden yapılandırılması bekleniyor. Ancak bu süreç, projenin çıkış takvimini ciddi şekilde geciktirebilir. Serinin hayranları ise, yeni oyunla ilgili umutlarını tamamen kaybetmeden önce 2K’dan net ve ikna edici bir açıklama bekliyor.

Türkçe dublaj izlenmesi gereken filmler

Türkçe dublaj, sinema deneyimini sadece daha erişilebilir değil, aynı zamanda daha sürükleyici kılıyor. Karakterlerin duygularını anadilimizde dinlemek, hikayeye daha çabuk bağlanmayı ve olaylara daha yoğun bir şekilde dahil olmayı sağlar. Aksiyon, dram, bilim kurgu ve animasyon türlerinde öne çıkan aşağıdaki yapımlar, kaliteli Türkçe dublajlarıyla izleyiciyi ekran başına kilitlemeyi başarıyor.

John Wick 3: Parabellum

John Wick’in yalnız başına tüm suikast dünyasına karşı verdiği mücadele, Türkçe dublajla daha da sürükleyici hale geliyor. Hız kesmeyen aksiyon sekansları ve karakterin iç çatışmaları, seslendirme sayesinde çok daha güçlü hissediliyor.

Nosferatu

Korku sinemasının klasiklerinden esinlenen bu yeni uyarlama, karanlık atmosferi ve içsel gerilimiyle öne çıkıyor. Türkçe dublaj, karakterlerin korku, çaresizlik ve mücadele anlarını daha doğrudan aktarıyor.

Zombieland

Zombi istilası altındaki Amerika’da geçen absürt ama duygusal yol hikâyesi, mizahi diyalogları ve sürprizleriyle dikkat çekiyor. Yerelleştirilmiş espriler ve karakterlerin ruhunu yansıtan seslendirme, filmi daha keyifli kılıyor.

Thunderbolts

Anti-kahramanlardan oluşan bir ekibin ölümcül görevi sırasında yaşadıkları içsel çatışmalar ve geçmiş hesaplaşmalar, dublaj sayesinde daha etkileyici bir derinlik kazanıyor. Ekip dinamikleri ve dramatik yapı Türkçe seslendirmeyle daha çok öne çıkıyor.

The Brutalist

Amerika’da yeni bir hayat kurmaya çalışan mimar çiftin hikâyesi, kültürel uyumsuzluklar ve kişisel zorluklarla dolu. Dublaj, karakterlerin yabancılık hissini ve iç dünyalarındaki çatışmayı daha net bir şekilde yansıtıyor.

Görevimiz Tehlike 8: Son Hesaplaşma

Ethan Hunt’ın bu kez yapay zekâ tehdidiyle mücadelesi, nefes kesen sahneleriyle dikkat çekiyor. Türkçe seslendirme, tempolu anlatımı ve diyalogların akışını koruyarak filmi takip etmeyi kolaylaştırıyor.

Gizli Görev (Deep Cover)

Doğaçlama tiyatro hocasının suç dünyasına sızdığı komedi dolu bu aksiyon filmi, eğlenceli tonunu Türkçe dublajla daha da artırıyor. Karakterlerin mizahi yanları, seslendirmeyle başarılı şekilde aktarılıyor.

Ejderhanı Nasıl Eğitirsin

Vikingler ve ejderhalar arasındaki barış umudunu anlatan bu sevilen animasyon, dublaj kalitesiyle her yaştan izleyiciye hitap ediyor. Özellikle çocuklar için seslendirme, karakterlere daha kolay bağlanmayı sağlıyor.

Günahkarlar (Sinners)

Korku ve dramı bir araya getiren bu yapımda, geçmişle yüzleşen iki kardeşin karanlık yolculuğu anlatılıyor. Türkçe dublaj, hikâyenin atmosferini daha baskın hâle getirirken izleyiciyi kasabanın gizemli yapısına çekiyor.

Tetikçinin Gecesi (Collateral)

Los Angeles gecelerinde geçen bu suç-gerilim filminde, bir taksi şoförünün sıradan bir gecesinin ölümcül bir göreve dönüşmesi anlatılıyor. Diyalog ağırlıklı yapısı, dublaj sayesinde daha akıcı ve etkileyici hâle geliyor.

Samsung 37 inç oyuncu monitörünü duyurdu

Samsung, oyunculara yönelik ürün gamını genişletmeye devam ediyor. Şirket, Odyssey serisinin yeni modeli G7 G75F’yi tanıtarak 37 inç büyüklüğünde, 4K çözünürlüğe ve 165 Hz yenileme hızına sahip kavisli bir monitörü duyurdu.

Samsung, 37 inç oyuncu monitörünü tanıttı

Yeni model, Samsung’un Malezya sitesinde listelendi ancak küresel satışa henüz sunulmadı. 16:9 formatında, 1000R kavisli büyük ekranıyla dikkat çeken cihaz, segmentindeki en büyük ekranlardan birine sahip olmasıyla öne çıkıyor. Monitör, doğrudan Asus’un ROG Swift PG38UQ modeliyle rekabet ediyor.

Samsung Odyssey G7 G75F, VA panel teknolojisiyle donatılmış 3.840 x 2.160 piksel çözünürlükte bir ekran sunuyor. Panel, 350 nit parlaklık seviyesi, 165 Hz yenileme hızı ve 1 ms (GtG) tepki süresiyle yüksek performans hedefleyen oyunculara hitap ediyor.

Görüntü kalitesi tarafında HDR10+ desteği, sRGB renk gamının yüzde 99’unu ve DCI-P3’ün yüzde 90’ını kapsayan geniş renk desteği sağlanıyor. VESA DisplayHDR 600 sertifikası da cihazın HDR içeriğe olan uygunluğunu belgeler nitelikte.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Monitör, AMD FreeSync Premium Pro desteği sunuyor ancak Nvidia G-Sync için resmi bir sertifikaya sahip değil. Bağlantı seçenekleri arasında bir adet DisplayPort 1.4 ve iki adet HDMI 2.1 portu yer alıyor. DP 2.1 veya USB-C bağlantısı ise bulunmuyor. Monitörde yerleşik hoparlör yer almıyor. Yazılım tarafında Auto Source Switch+ özelliği ile cihaz, aktif sinyali otomatik algılayıp ona geçiş yapabiliyor.

Fiziksel tasarımda, stand yalnızca yükseklik ayarı sunuyor. Pivot ve eğim ayarları desteklenmiyor. Öte yandan Odyssey serisinde alışıldık olan RGB ışıklar bu modelde de mevcut ve yazılım üzerinden özelleştirilebiliyor.

Samsung Odyssey G7 G75F, 1.038 dolarlık fiyat etiketiyle satışa sunuldu. Ürünün diğer pazarlara ne zaman geleceğine dair henüz resmi bir açıklama bulunmuyor. Bu yeni model, büyük ekran isteyen ancak ultra geniş format yerine klasik 16:9 oranını tercih eden oyuncular için dikkat çekici bir alternatif sunuyor.

Bir Xbox oyunu daha PlayStation’a geliyor

Geçtiğimiz ay düzenlenen Xbox Games Showcase etkinliğinde Bethesda’nın uzay temalı rol yapma oyunu Starfield hakkında hiçbir açıklama yapılmaması, oyunun geleceğine dair soru işaretleri doğurdu.

Starfield resmen PlayStation’a gelebilir

Xbox’ın en büyük özel yapımlarından biri haline gelen Starfield’ın bu yıl yeni bir genişleme paketi alması bekleniyordu. Ancak gelen son bilgiler, bu güncellemenin en erken 2026’ya sarkabileceğini gösteriyor. Ertelemenin arkasında ise PlayStation 5’e yönelik bir planın yer aldığı iddia ediliyor.

Gündemden düşmeyen Starfield oyunu, yakın zamanda PlayStation platformu için de çıkış yapacak gibi görünüyor.

Oyun sektöründe güvenilir sızıntılarıyla bilinen MP1st’e göre, Starfield’ın sıradaki genişleme paketi Xbox’a özel olmayacak. Paketin, PlayStation 5 versiyonuyla birlikte piyasaya sürülmesi için ertelendiği öne sürülüyor.

Bu iddia, Microsoft’un son dönemde izlediği çok platformlu yayın stratejisiyle de örtüşüyor. Xbox’a özel olarak çıkan birçok yapımın, art arda PC ve PlayStation 5’e taşınmasının ardından, Starfield’ın da bu listeye dahil olması bekleniyor.

Geçtiğimiz yıl yayınlanan Shattered Space genişleme paketinin beklenen ilgiyi görmemesi, bu strateji değişikliğinde belirleyici olmuş olabilir. MP1st’in aktardığı bilgilere göre, Xbox yönetimi, yeni genişleme paketinin daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmasını istiyor.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Bu nedenle, oyunun PS5 versiyonuyla aynı anda yayınlanacak daha kapsamlı bir içerik sunulması hedefleniyor. Bu yaklaşım doğrultusunda, genişleme paketine ek süre tanınarak içeriğin zenginleştirilmesi planlanıyor.

Bu gelişme, PlayStation 5 kullanıcıları açısından olumlu bir beklenti yaratırken, Xbox tarafındaki oyuncular için belirsizlik anlamına geliyor. Eğer iddialar doğruysa, Starfield bu yıl boyunca büyük bir içerik güncellemesi almayacak.

Xbox ve Bethesda tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmış değil. Ancak oyun vitrininde başrolü üstlenen Starfield’ın 2025 boyunca sessiz kalması, şirketin içerik takvimine dair soru işaretlerini büyütüyor.

Yeni BMW’yi telefondan nasıl yönettim?

BMW, otomobil teknolojilerinde devrim yaratan “Digital Key Plus” özelliğiyle fiziksel anahtar kullanımını tarihe karıştırıyor. Ultra geniş bant (UWB) destekli bu teknoloji sayesinde kullanıcılar araçlarına cep telefonlarıyla erişip çalıştırabiliyor.

Yeni BMW’yi telefondan nasıl yönettim?

BMW Dijital Key hakkında: https://www.bmw.com.tr/tr/digital-services/bmw-digital-key.html #işbirliği

Otomobil kullanıcılarının uzun yıllardır alışkın olduğu fiziksel anahtarlar, BMW’nin yeni nesil teknolojileriyle artık gereksiz hale geliyor. Şirketin sunduğu BMW Digital Key Plus, araçlara erişimi ve sürüşü daha akıllı, konforlu ve güvenli hale getiriyor. Üstelik bu teknoloji sadece NFC tabanlı klasik çözümlerden bir adım öteye geçerek Ultra Wide Band (UWB) teknolojisinin nimetlerinden faydalanıyor.

BMW’nin geliştirdiği bu sistem, uyumlu bir akıllı telefon ya da akıllı saat aracılığıyla aracın kapılarını açıp motoru çalıştırmanızı sağlıyor. UWB teknolojisinin farkı, aracı yalnızca santimetre hassasiyetinde konum tespitiyle tanıyabilmesi. Bu sayede kullanıcı telefonunu cebinden çıkarmadan otomobilin kilidini açabiliyor veya uzaklaştığında otomatik olarak kilitleyebiliyor.

Digital Key Plus vs Digital Key: Aradaki Fark Ne?

BMW’nin “Digital Key” ve “Digital Key Plus” olmak üzere iki farklı anahtarsız erişim teknolojisi bulunuyor.

• Digital Key, NFC temelli çalışıyor ve telefonunuzu araç kapısına veya iç konsoldaki bir noktaya yaklaştırmanız gerekiyor.
• Digital Key Plus ise UWB teknolojisi sayesinde fiziksel temasa ihtiyaç duymadan, sadece aracınıza yaklaşarak sistemi otomatik olarak aktif ediyor.

Bu özellik özellikle alışverişten dönerken eliniz doluyken ya da acil durumlarda ciddi bir kullanım kolaylığı sağlıyor.

Nasıl Kurulur?

Kullanıcıların bu sistemi aktif hale getirebilmesi için bazı ön koşullar gerekiyor:
• Araçta her iki fiziksel anahtarın da bulunması
• Uyumlu bir akıllı telefon veya akıllı saat
• My BMW uygulaması veya dijital cüzdan uygulaması
Kurulum işlemi mobil uygulama üzerinden veya iDrive ekranı aracılığıyla birkaç adımda tamamlanabiliyor.

Hangi Cihazlarla Uyumlu?

• iPhone 11 ve sonrası modeller (U1 çipine sahip)
• Apple Watch Series 5 ve sonrası
• Android cihazlar: Google Wallet ve UWB desteği olan modellerle sınırlı olmak kaydıyla kullanılabiliyor.

Özellikle Apple kullanıcıları, Apple Wallet üzerinden anahtarı cihazlarına ekleyebiliyor ve iMessage aracılığıyla başkalarına paylaşabiliyor.

Dijital Anahtar Paylaşımı ve Güvenlik

BMW Digital Key Plus, yalnızca pratik değil aynı zamanda güvenli bir sistem. Kullanıcılar dijital anahtarlarını 17 kişiye kadar paylaşabiliyor, ayrıca bu erişimleri istedikleri zaman iptal edebiliyor. Hatta belirli kullanıcılar için hız limiti, ses seviyesi gibi kısıtlamalar da tanımlanabiliyor.

UWB sinyallerinin yansıtılamaması ve konum doğruluğunun yüksek olması sayesinde, geleneksel “relay attack” olarak bilinen sinyal kopyalama saldırılarına karşı güçlü bir koruma da sağlanıyor.

En çok merak edilen konulardan biri de şarj problemi. iPhone’larda Apple Car Key desteği sayesinde, cihaz tamamen kapansa bile 5 saate kadar dijital anahtar özelliği kullanılabiliyor. Android tarafında da benzer şekilde, NFC tabanlı sistemler bu tür acil durumlar için kısa süreli güç yedekleme modunu destekliyor. Bu sayede kullanıcılar “ya şarjım biterse arabaya binemem” endişesinden kurtuluyor.

BMW, dijital anahtar sisteminin yanında “Servis Kartı” adını verdiği plastik kart formunda bir yedek çözüm de sunuyor. NFC destekli bu kart, aracınızı servise ya da vale görevlerine verirken kullanılabiliyor. Kart aktif edilmediği sürece pasif kalıyor ve kötü niyetli erişim riskini azaltıyor. Ancak aktif hale getirildiğinde araç tarafından geçici bir anahtar olarak tanınıyor. Bu kart sayesinde dijital anahtarı başkalarıyla paylaşmak zorunda kalmadan kontrol sizde kalıyor.

iPad düşünce gücü ile kontrol edildi

Apple, düşünce gücüyle cihaz kontrolüne yönelik yürüttüğü çalışmalar kapsamında beyin-bilgisayar arayüzleri üzerine çalışan Synchron ile ortak bir altyapı geliştirdi. Bu işbirliği sonucunda geliştirilen sistem, iPad’in yalnızca düşünce yoluyla kontrol edilmesini mümkün kıldı. Apple, sistemin çalışır durumda olduğu ilk gerçek kullanıcı deneyimini içeren bir videoyu kamuoyuyla paylaştı.

iPad, düşünce gücü sayesinde kontrol ediliyor

Videoda ALS hastası bir kişinin, beyin sinyallerini kullanarak iPad’i doğrudan zihinsel komutlarla yönettiği görülüyor. Bu gösterim, Apple cihazlarının düşünceyle kontrol edildiği belgelenmiş ilk kullanım anı olarak kayda geçti.

Şirket; bu teknolojinin sadece Apple için değil, insan-bilgisayar etkileşimi açısından da önemli bir eşik olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, “Bu video bir Apple cihazın ilk defa sadece düşünceyle kontrol edildiği anları gösteriyor. Bu teknolojide devrim niteliğinde bir adım ve bize insanlarla cihazlar arasında zihinle kurulan yepyeni bir etkileşim çağının kapılarını aralıyor.” ifadelerine yer verildi.

Apple ve Synchron’ın üzerinde çalıştığı sistemin merkezinde, Synchron tarafından geliştirilen ve yılın başında tanıtılan “Stentrode” adlı beyin implantı yer alıyor. Bu cihaz, beyinden gelen sinyalleri yorumlayarak iPhone, iPad, Mac veya Apple Vision Pro gibi cihazlara komut iletebiliyor.

Sistem, kullanıcının düşüncelerini fiziksel etkileşime gerek kalmadan dijital komutlara dönüştürüyor. Geliştirme sürecinde özellikle ALS hastaları gibi istemli kas hareketlerini kontrol etme yetisini kaybetmiş bireyler hedefleniyor.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Apple, sistemin şu anda erken geliştirme aşamasında olduğunu ve test sürecinin sürdüğünü belirtiyor. Ancak yayımlanan video, teknolojinin pratikte çalıştığını ve hastaların dijital cihazlarla bağımsız şekilde etkileşime geçebildiğini gösteriyor.

Benzer bir alanda dikkat çeken bir diğer girişim de Elon Musk’ın kurucusu olduğu Neuralink. Neuralink’in geliştirdiği “Link” adlı beyin implantı, özel bir robot yardımıyla doğrudan insan kafatasına yerleştiriliyor ve beyin sinyallerini elektronik cihazlara aktarıyor. Şirket, bu teknolojiyle insanların bilgisayarlar ve dijital sistemlerle doğrudan zihinleri aracılığıyla iletişim kurmasını hedefliyor.

Spotify’a zam geliyor

Spotify, dünya genelinde abonelik fiyatlarına zam yapacağını duyurdu. Şirketin yaptığı resmi açıklamaya göre fiyat artışı, Güney Asya, Orta Doğu, Afrika, Avrupa, Latin Amerika ve Asya-Pasifik bölgelerinde geçerli olacak. Artışın miktarı henüz netleşmiş değil. Spotify, kullanıcılara yeni fiyat bilgisini e-posta yoluyla bildireceğini belirtti.

Spotify abonelik fiyatlarını artırıyor

Zam kararı, Türkiye gibi Avrupa bölgesinde yer alan ülkeleri de kapsadığı için Spotify Premium abonelik ücretlerinde yerel artış ihtimali öne çıkıyor. Şirket daha önce Türkiye’de birkaç kez fiyat güncellemesine gitmişti.

Spotify, kısa süre önce aylık aktif kullanıcı sayısının 696 milyona ulaştığını duyurdu. Premium abone sayısı ise 276 milyonu geride bıraktı. Şirket, 2025 yılının son çeyreğinde 4,2 milyar euro toplam gelir ve 406 milyon euro operasyon geliri elde ettiğini açıkladı. Son verilerle birlikte Spotify’ın dünya genelinde 7.300’den fazla tam zamanlı çalışana sahip olduğu bilgisi de paylaşıldı.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Fiyat artışlarıyla ilgili gelişmelerin gündeme geldiği günlerde, platformun kullanıcı gizliliğine dair ayrı bir tartışma da dikkat çekti. “Panama Playlists” adlı bir internet sitesi, bazı tanınmış kişilerin Spotify hesaplarını tespit ettiğini ve bu hesapların dinleme geçmişine ait detayları topladığını iddia etti. Sitede yer alan açıklamalara göre, 2024 yazından bu yana elde edilen veriler arasında hangi şarkıların, ne zaman ve kaç kez dinlendiği gibi bilgiler yer alıyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Tesla bu pazarda kan kaybediyor

Tesla’nın Avrupa pazarındaki gerilemesi Temmuz ayında da devam etti. Şirketin en çok satan modeli olan Model Y’nin makyajlı versiyonu, satışlardaki sert düşüşü durdurmaya yetmedi. Son verilere göre, Tesla’nın Avrupa satışları yılın ilk altı ayında genel olarak üçte bir oranında azaldı. Özellikle Batı Avrupa’daki büyük pazarlarda yaşanan sert kayıplar, markanın bölgedeki konumunu zayıflatıyor.

Tesla, Avrupa pazarında adeta çakıldı

Temmuz ayı içerisinde İsveç’te yüzde 86, Hollanda’da yüzde 62, Belçika’da yüzde 58, Danimarka’da yüzde 52 ve Fransa’da yüzde 27’lik düşüşler kaydedildi. Tesla’nın bu pazarlardaki aylık satışları, yedi aydır kesintisiz şekilde azalıyor.

Portekiz’de yüzde 49 ve İtalya’da yüzde 5 oranında düşüşle benzer bir tablo görüldü. Şirket, bu bölgelerde düzenleyici baskılar, Çinli rakiplerin agresif fiyat politikaları ve CEO Elon Musk’ın siyasi çıkışlarına yönelik tepkilerle karşı karşıya kalıyor.

Tüm bu olumsuz tabloya karşın Norveç ve İspanya gibi bazı pazarlarda yükseliş yaşandı. Norveç’te yüzde 83 artışla Model Y satışları 715 adede ulaştı. Bu artışın arkasında Tesla’nın bazı Nordik ülkelerde uygulamaya koyduğu yüzde 0 faizli kredi kampanyası bulunuyor. İspanya’da da yüzde 27’lik bir artış kaydedildi.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Türkiye’de ise tablo farklı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre Tesla, Temmuz ayında 4.706 adetlik satışla en çok tercih edilen elektrikli otomobil markası oldu. Ocak-Temmuz dönemi toplamında Togg’un ardından ikinci sırada yer aldı. Tesla’nın Temmuz ayı satışları önceki aya göre yüzde 35 azalsa da, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1020’lik artış dikkat çekti.

Tesla’nın Avrupa’daki toparlanma süreci kısa vadede zor görünüyor. Şirketin daha uygun fiyatlı bir model üzerinde çalıştığı biliniyor ancak bu modelin üretim takvimi beklentilerin gerisinde kaldı. Bu durum, Tesla’nın fiyat rekabeti karşısında daha da zayıflamasına yol açıyor.

Elon Musk, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada Tesla’nın “birkaç zorlu çeyrek” geçireceğini söylemişti. Musk, yaşanan gerilemeyi Avrupa’daki vergi teşviklerinin sona ermesine ve sıkı otonom sürüş düzenlemelerine bağlamıştı. Ayrıca, “Avrupa’daki satışlarımızın, müşterilere ABD’deki deneyimin aynısını sunabildiğimizde artacağını düşünüyorum” ifadesini kullanmıştı.

Windows 11 oyuncular arasında popüler oldu

Microsoft’un Windows 10 için verdiği desteğin sona ermesine kısa bir süre kala, oyun dünyasında işletim sistemi tercihleri hızla değişiyor. Steam’in Temmuz 2025 tarihli Donanım ve Yazılım Anketi sonuçları, oyuncuların büyük kısmının artık Windows 11’e geçtiğini gösteriyor.

Windows 11, oyuncular tarafından beğeniliyor

Platformdaki kullanıcıların yüzde 59,90’ı Windows 11 kullanıyor. Windows 10’un payı ise yüzde 35,19’a kadar gerilemiş durumda. Bu oran, birkaç ay öncesine kadar çok daha yüksek seviyelerdeydi. Küçük bir kesim, yüzde 0,09 ile hala Windows 7’de kalmaya devam ediyor.

Windows 11 Başlat menüsü sorunları

Windows 10 kullanıcılarının hala önemli bir oran oluşturmasına rağmen, bu oranın yakın gelecekte düşmesi bekleniyor. Microsoft, yaklaşık iki ay içinde Windows 10’a olan desteğini bitiriyor. Buna ek olarak, Nvidia da Windows 10 için sürücü desteğini yaklaşık bir yıl içinde sonlandıracağını duyurdu.

Bu gelişme, donanım güncellemeleri ve oyun optimizasyonlarını takip etmek isteyen kullanıcılar için Windows 11’e geçişi zorunlu hale getiriyor. Valve cephesinden ise Steam’in Windows 10 desteğini ne zamana kadar sürdüreceğine dair herhangi bir bilgi paylaşılmış değil.

Steam verilerine göre kullanıcıların yüzde 95,23’ü Windows işletim sistemi kullanıyor. Linux kullanıcıları yüzde 2,89, macOS kullanıcıları ise yüzde 1,88 oranında kalıyor. Bu dağılım, Windows’un oyun ekosistemindeki hâkimiyetini sürdürdüğünü net şekilde ortaya koyuyor.

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

20 otomobili tek başına çekti! Rekor kırdı!

Mısırlı güreşçi Eşref Mahrus 20 otomobili tek başına çekerek rekor kırmayı başardı. İlginç olayın detayları haberimizde.

Donanım tarafında ise en çok kullanılan ekran kartı NVIDIA GeForce RTX 3060. İki nesil önceki bu masaüstü kart, yüzde 4,62’lik payla listenin başında yer alıyor. Onu sırasıyla RTX 4060 Laptop GPU, masaüstü RTX 4060, GTX 1650 ve RTX 3050 izliyor. RTX 4060 Ti, RTX 3060 Ti, RTX 3070, RTX 4070 ve RTX 3060 Laptop GPU gibi modeller de listede kendine yer buluyor.

Tüm bu kartların ortak noktası, tamamının Nvidia üretimi olması. Kullanıcıların yüzde 73,94’ü Nvidia ekran kartı kullanıyor. AMD kullanıcı oranı yüzde 17,83, Intel kullanıcı oranı ise yüzde 7,86 seviyesinde. Geriye kalan oranlar ise tespit edilemeyen ya da belirtilmeyen sistemlere ait.

GPU’suna yan bakılmayacak: Dimensity 9500 ortaya çıktı

0

MediaTek, bu yılın sonunda Dimensity 9500 yonga setini piyasaya sürecek. Yeni yonga performans ve verimlilik alanında önemli iyileştirmelerle gelecek.

MediaTek Dimensity 9500, grafik işlemci (GPU) performansında önemli bir artışla gelecek. Verimliliğin bir önceki nesle göre yüzde 40’tan fazla artacağı belirtiliyor. Tepe performansında da artış olacak ve ışın izleme (ray tracing) yetenekleri yüzde 40’lık bir artış yaşayacak.

Bu işlemciyi kullanan telefonlar ışın izleme teknolojisine sahip grafikleri saniyede 100 karenin üzerine taşıyacak. MediaTek, yonga setinde Arm’ın en yeni Drage GPU mimarisinin potansiyelini tam olarak kullanacak.

Yonga seti, tamamı büyük çekirdekli bir CPU yapılandırması ile donatılacak. Bu yapılandırmada bir adet Cortex-X930 ultra çekirdek, üç adet Cortex-X9 serisi çekirdek ve dört adet A7 serisi çekirdek bulunacak. Bu yapılandırmayı 16MB L3 önbellek ve 10MB sistem seviyesi önbellek destekleyecek.

Donanım TSMC’nin üçüncü nesil 3nm N3P üretim süreciyle üretilecek ve güncellenmiş yapay zeka (AI) işlemeyi sunacak. Öte yandan, Geekbench 6 testlerinde tek çekirdek performansının 3 bin 900 ve çoklu çekirdek performansının ise 11 bin puanı aşması bekleniyor. Bu skorlar selefi Dimensity 9400’e kıyasla sırasıyla yüzde 34,5 ve yüzde 19,6’ya varan artış anlamına geliyor.

Dimensity 9500 yonga seti Eylül ayında tanıtılacak. Bu işlemciyi ilk olarak vivo X300 serisi kullanacak. Hemen ardından ise OPPO Find X9 serisi bu yeni donanımla piyasaya çıkacak.

Samsung çok sayıda modelinde One UI 8’i test ediyor

Samsung’un 9 Temmuz’da tanıttığı Galaxy Z Fold 7, Flip 7 ve Flip 7 FE modelleriyle birlikte One UI 8 sürümü de resmen duyuruldu. Diğer modellere henüz güncelleme sunulmamış olsa da, Galaxy S25 serisi için yayınlanan dördüncü beta sürümü kararlı yapının yakında geleceğini işaret ediyor. Son gelişmeler ise Samsung’un One UI 8’i hangi modeller üzerinde test ettiğini gözler önüne seriyor.

Güvenilir sektör kaynaklarına göre Samsung, One UI 8’i Galaxy S25 serisinden başlayarak Galaxy F15’e kadar uzanan geniş bir cihaz yelpazesinde dahili olarak test ediyor.

Tüm bu cihazlar için One UI 8 testleri başlamış olsa da şu anda yalnızca Galaxy S25 serisi herkese açık beta sürümüne erişebiliyor. Yukarıda da belirtildiği üzere seri için kısa bir süre önce dördündü beta yapısı kullanıma sunuldu. Diğer modellerdeki testler ise yalnızca Samsung’un şirket içi platformlarında kapalı olarak yürütülüyor.

İşte One UI 8’in test edildiği modeller;

  • Galaxy S25, S25+, S25 Ultra, S25 Edge
  • Galaxy S24, S24+, S24 Ultra, S24 FE
  • Galaxy S23, S23+, S23 Ultra, S23 FE
  • Galaxy S22, S22+, S22 Ultra
  • Galaxy Tab S10, S10+, S10 Ultra
  • Galaxy Tab S9, S9+, S9 Ultra
  • Galaxy A56, A55, A54, A53
  • Galaxy A36, A35, A34, A33
  • Galaxy Z Flip 6, Fold 6
  • Galaxy Z Fold 5, Flip 5
  • Galaxy Z Fold 4, Flip 4
  • Galaxy M36, M35
  • Galaxy F34
  • Galaxy F15

Sakarya Üniversitesi Siber Güvenlik Mühendisliği Lisans programını başlattı

Sakarya Üniversitesi (SAÜ), 2014 yılında attığı ilk adımlardan bu yana siber güvenlik alanında Türkiye’nin öncü kurumlarından biri olarak yürüttüğü başarılı çalışmalarını, 2025 yılında açacağı Siber Güvenlik Mühendisliği Lisans Programı ile yeni bir seviyeye taşıyor. Bu yeni program, üniversitenin on yıllık birikiminin, ulusal projelerinin ve akademik başarılarının bir sonucu olarak ülkenin nitelikli siber güvenlik uzmanı ihtiyacını karşılamayı hedefliyor.

Temellerden Zirveye Adım Adım Bir Başarı Hikayesi

Sakarya Üniversitesi’nin siber güvenlik serüveni, 1 Mayıs 2014’te bu alanı “tematik alan” olarak ilan etmesiyle başladı. Aynı yıl içerisinde Türkiye’nin ilk Siber Güvenlik Öğrenci Topluluğu olan SAUSiber’i kurarak öğrenci odaklı bir yaklaşım benimsedi. 2015 yılına gelindiğinde ise Siber Güvenlik Tezli Yüksek Lisans programı açılarak akademik altyapı güçlendirildi. Aynı dönemde kurulan SiberLab ve SCADALab gibi modern laboratuvarlar, teorik bilginin pratiğe dökülmesine olanak sağladı.

Ulusal Çapta Bir Merkez ve Resmi Kurumların Takdiri

Üniversitenin bu alandaki çalışmaları, 2017’de projelendirilen ve 2 Şubat 2021’de resmi açılışı yapılan Kritik Altyapılar Ulusal Test Yatağı Merkezi ile ulusal bir boyut kazandı. STM gibi savunma sanayii devleriyle yapılan işbirlikleri sayesinde, bu merkez Türkiye’nin enerji ve su yönetimi gibi kritik altyapılarının siber saldırılara karşı daha güvenli hale gelmesinde kilit bir rol üstlendi.

SAÜ’nün bu alandaki yetkinliği, resmi kurumlar tarafından da defalarca tescillendi:

  • TÜBİTAK Yetkinlik Analizi: Üniversite, TÜBİTAK tarafından 2020, 2021 ve 2023 yıllarında yayımlanan yetkinlik analizi raporlarında, “Bilgi Güvenliği” alanında Türkiye’deki tüm üniversiteler arasında ilk sıralarda yer aldı.
  • YÖK Öncelikli Alan: Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Mayıs 2023’te Sakarya Üniversitesi’ni “Bilgi Güvenliği” alanında uzmanlaşan bir “Öncelikli Üniversite” olarak seçti.
  • EPDK Yönetmeliği: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), enerji sektöründeki denetimler için, denetçi personelde Sakarya Üniversitesi Kritik Altyapılar Ulusal Test Yatağı Merkezi tarafından verilen eğitim ve başarı sertifikasını zorunlu kılmıştır.

Geleceğin Siber Kahramanları SAÜ’de Yetişecek

Bu güçlü birikimin doğal bir sonucu olarak SAÜ, 2025 yılında siber güvenlik alanında uzmanlaşmış mühendisler yetiştirmek amacıyla Siber Güvenlik Mühendisliği Lisans Programı‘nı hayata geçiriyor. Program, öğrencilere sadece teorik bilgi değil, aynı zamanda ülkenin en gelişmiş test merkezlerinde pratik yapma imkanı da sunacak.

İnceleme yapmak isteyenler için: sgm.sakarya.edu.tr

Üniversitenin kurduğu siber güvenlik ekosistemi, öğrencilere çok yönlü bir gelişim fırsatı sağlıyor:

  • Akademik ve Endüstriyel İşbirlikleri: Sanayi firmaları ve araştırma merkezleriyle ortak projeler yürütülmektedir.
  • Uygulamalı Eğitim: Öğrenciler, EPDK eğitimleri gibi sektöre yönelik özel programlara katılma ve test yatağı merkezlerinde gerçek dünya senaryoları üzerinde çalışma fırsatı bulmaktadır.
  • Öğrenci Liderliğinde Gelişim: SAUSiber öğrenci topluluğu, düzenlediği hackathon’lar, kamplar, haftalık siber bültenler ve lise düzeyinde verdiği farkındalık eğitimleri ile ekosistemin dinamizmini artırmaktadır.