PUBG Mobile, 21 Mart‘ta üçüncü yıl dönümünü oyun içi bir parti ile kutlayacak. Parti popüler DJ‘lerin canlı performansları, gelecek güncellemeler hakkında bilgiler ve daha fazlasını içerecek.
Üçüncü yıl dönümü partisi için PUBG Mobile, üç ünlü DJ ile ortaklık kurdu. Bu Dj’ler Alesso, Lost Frequencies ve R3HAB‘dir. Partiye ise misafir olarak katılacaklar. Ayrıca misafir olarak katılan DJ’ler oyuna özel yepyeni şarkılar çıkartacak.
PUBG Mobile pek çok oyuncusunu kaybetti. Bunların yanında Twitter üzerinden yapılan yeni bir paylaşıma göre PUBG'nin hem masaüstü versiyonu hem de PUBG Mobile 2.0 sürümü yolda.
PUBG Mobile’ın 3. Yıl Dönümü etkinliğinde neler olacak?
Tencent, partide canlı DJ performansları, sürüm güncellemeleri hakkında bilgiler ve katılan üç konuk misafiriyle bir gösteri maçına yer vereceğini açıkladı.
Alesso, Lost Frequency ve R3HAB’ın her biri partide canlı bir DJ seti düzenleyecek. Ayrıca yeni single’lar çıkaracaklar.
Oyuncular, DJ’ler ve battle royale oyunu arasındaki işbirliğinin bir parçası olarak, 30 Mart’a kadar oyun içi PUBG Mobil Müzik özelliği aracılığıyla müziklerinin bir kısmını dinleyebilecekler.
Sürüm güncelleme haberleri
Pubg Mobile
Tencent, üçüncü yıl dönümü partisinin oyunun gelecek sürümleriyle ilgili haberleri de açıklayacağını açıkladı. Hayranlar, geçtiğimiz ay PUBG Mobile‘ın 1.3 beta sürümünde oynanabilen ancak henüz oyuna dahil edilmeyen Karakin haritası hakkında bir şeyler duymayı isteyecekler. Dolayısıyla bu güncellemeyi tüm oyuncu topluluğu olarak beklemekteyiz.
DJ Gösteri Maçı
Alesso, Lost Frequencies ve R3HAB, bir gösteri maçı için popüler PUBG Mobile içerik oluşturucularla birlikte çalışacak.
Gösteri maçı için oluşturulan takımlar:
Lost Frequency Takımı: Kayıp Frekanslar, Duygubie, Bayan Ally ve Levkin.
Alesso Takımı: Alesso, Wynnsanity, Rolexxx ve Medalcore.
R3HAB Takımı: R3HAB, Mr. Gaming, Sabritos ve Flaregun’dan oluşacak.
PUBG Mobile’ın 3. yıl dönümü partisi nerede izlenir?
Oyuncular, 21 Mart’ta saat 06: 00’da oyun içi lobi veya e-spor merkezinden partiye katılabilirler. Ayrıca, PUBG Mobile’ın resmi YouTube kanalında saat 08 : 00’den itibaren yayınlanacak.
ABD, New York Eyaleti Meclisi, ilginç bir yasa tasarısıyla gündemde. Robotlar henüz hayatımızın merkezinde olmasa da, New York Polisi çoktan Boston Dynamics Digidog robotunu kullanmaya başladı. Ancak New York belediye meclisi üyesi Ben Kallos, ise DigiDog adlı robotun silahlı bir şekilde kullanılmasına karşı. Peki, silahlı robot yasası için ilk fitil nasıl ateşlendi?
Boston Dynamics robotu için silahlı robot yasası hazırlığı
New York Polisi‘nin geçen ay düzenlediği bomba imha operasyonunda Boston Dynamics robotu olan Digidog’da yer aldı. Bilim kurgu filmlerini andıran bu görüntü, Ben Kallos dahil bazı insanları ise dehşete düşürdü. New York beldiye meclisi üyesi olan Kallos ise gelecek için önemli bir yasa tasarısı sundu.
Çin tarafından kısa süre önce alınan Tesla yasağı, Elon Musk'ı endişelendirmiş görünüyor. Tesla, Çin'in casusluk suçlamasına ilginç bir tepki verdi.
Tasarı, New York Polisi’nin gelecekte bu robotları silahlandırmasının önüne geçmek istiyor. Meclis üyesi Kallos, bomba imha için robot kullanılmasına ise karşı olmadığını açıkladı. Ancak Kallos, gelecekte sokalarda gezen silahlı robot birlikleri görmek istemiyor.
Kallos tarafından verilen bu yasa tasarısı, meclis üyesinin hassasiyetlerine paralel olarak yardımcı robotları yasaklamıyor. Bu yerel yasak henüz New York Meclisi‘nde yasalaşmış değil. Buna rağmen yasanın tartışılmaya başlaması bile robotları tehlike olarak teorilerin ayyuka çıkmasına neden oldu.
New York belediye meclisi üyesi Ben Kallos
Bomba imhasında robot kullanılması tartışmayı başlatsa da, polisin bir baskında da Digidog kullandığı ortaya çıktı. Ancak baskın sonrası evin robot tarafından aranması ise yasa tasarısının gündeme gelmesini daha da hızlandırdı. Bunun dışında silahlı robotlar henüz hayatımıza girmiş değil. Ancak bilindiği kadarıyla ABD ordusu bu yönde denemeler yapıyor.
Boston Dynamics robotu Digidog için yapılan en ilginç benzetme ise Black Mirror dizisinden. Digidog robotu, Black Mirror 4. sezon 5. bölümünde karşımıza çıkan robotunun neredeyse aynısı.
Black Mirror’un en gerilimli bölümlerinden biri olan Metalhead, Digidog benzeri bir robotun durdurulamaz şekilde ilerleyişini anlatıyor. Bu bölümle birlikte, robotların insan hayatını tehdit ettiği teorisi daha fazla tartışılmaya başlamıştı.
Bir dönem internette yayılan Boston Dynamics robotunun kurgusal videosu da bu tarışmaların ilk işaret fişeğini yakmıştı. Robotun emirlere karşı gelip insana saldırdığını gösteren video, o dönemde insanların sert tepkisine neden oldu.
Samsung, geçtiğimiz günlerde satışa çıkardığı orta segment Galaxy M12 ile istediği satış rakamlarına ulaştı. Hindistan pazarında görücüye çıkan M12, 48 saatte başarılı bir satış grafiği yakalayarak Amazon’da en çok satan ürün oldu.
18 Mart tarihinde Amazon Hindistan sitesinde satışa sunulan Galaxy M12, burada şaşırtıcı bir performans sergileyerek ”en çok satanlar” listesinde 1 numara oldu. Şirketin orta segmentte popüler ürünlerde yakaladığı başarı M12’nin bu kadar kısa sürede trend olmasıyla adeta taçlandı. Satış rakamları ”M” serisine duyulan ilginin başlangıcı olarak kayıtlara geçti.
Samsung Galaxy M12 bugün bütçe dostu satış fiyatı ve iddialı teknik özellikleriyle Hindistan'da yaptığı lansman etkinliğiyle resmen piyasaya duyuruldu.
Galaxy M12 Teknik özellikler
Galaxy M12, su damlası çentiğe sahip 6.5 inç TFT Infinity-V ekran ile geliyor. Gücünü Exynos850 yonga setinden alan telefon, aynı zamanda 6GB RAM ve 128GB depolama alanına sahip. MicroSD kart yuvası ile bu alanı 1 terebayta kadar yükseltmek mümkün.
Optikler açısından bütçe dostu Galaxy M12’de; 48 megapiksel ana kamera yer alıyor. Ek olarak buna; 5+2+2 megapiksel de yardımcı sensörler eşlik ediyor.
Bataryada ise Samsung yine farkını ortaya koyuyor. 6.000 mAh devasa pil ile donatılan Galaxy M12, normal kullanımda iki günü rahatlıkla çıkarmanızı sağlıyor.
M12, kutudan Android 11 tabanlı One UI 3.1 arayüzü ile çıkıyor. Yan tarafata parmak izi tarayıcıyla gelen telefon, aynı zamanda 3.5mm’lik kulaklık girişine sahip.
Çinli teknoloji devi Xiaomi, bugün akşam saatlerinde yaptığı bir paylaşım ile yeni ürünler tanıtacağını açıkladı. Şirketin yarın tanıtacağı ilk ürünlerin Xiaomi Mi 11 Pro serisi olması bekleniyor. Üst düzey özelliklere sahip bu ürünler daha önce çeşitli sertifika sitelerinde onaylanarak, çıkış izni gibi önemli belgeleri de aldı. İddialara göre, yarın tanıtılacak ilk ürün grubunun Mi 11 Pro ve Mi 11 Pro Plus olacak.
Geçmişinde pek çok başarılı projeye imza atan Xiaomi şirketinin kurucusu Lei Jun kimdir? Başarılarıyla gündemden düşmeyen iş insanının hayatına ayna tuttuk.
Xiaomi Mi 11 Pro’nun beklenen özellikleri
Daha önce Mi 11 Pro bilgileri ortaya çıktı. İddialara göre cihaz Samsung tarafından geliştirilen ISOCELL GN 2 sensörle gelecek. Cihaz arka tarafında ise devasa bir kamera modülüne ev sahipliği yapacak. Özellikle gece çekimlerinde fark yaratacak.
Mi Notebook Pro veya Mi Pad 5
Tüm bunlara ek olarak yarın tanıtılması beklenen diğer ürünler ise; Mi Notebook Pro ya da Mi Pad 5 olacak. Mi Pad 5, Snapdragon 870 yonga setinden güç alacak ve BOE tarafından geliştirilen bir ekran ile gelecek.
Cihaz, Xiaomi tarafından özel olarak geliştirilen MIUI For Pad arayüzü ile karşımıza çıkacak. Aynı zamanda ekran konusunda da büyük yükseltmeler olacak. Zira sızan bilgilere göre bu tablet; 10.95 inç büyüklüğünde, 2K çözünürlüğünde ve 144Hz yenileme hızında LCD bir ekran ile gelecek.
Mi Notebook Pro ise i7-11375H işlemciden güç alacak. RTX3050 Ti bağımsız ekran kullanacağı da yine sızdırılan özellikler arasında.
Çin Ordusu ve Çin devlet kurumlarından gelen Tesla elektrikli otomobil yasağı, görünüşe göre Elon Musk’ı telaşlandırdı. Musk, Çin Kalkınma Forumu kapsamındaki bir toplantıda video görüşme yoluyla açıklama yaptı. Ünlü iş insanı toplantıda Tesla araçlarının casusluk yaptığı iddialarını yalanladı.
Çin Tesla yasağı için Elon Musk yanıtı: Casusluk yaparsa Tesla’yı kapatırız
ABD, Çin gerginliğini başka bir boyutta taşıyan Tesla yasağı için ilk adımı Çin Ordusu attı. Bu adımın altında ise otomobillerde yer alan kamera ve sensörlerin bilgi sızdırmak için kullanılacağı endişesi yatıyor. Daha sonra ise diğer devlet kurumlarından da Tesla otomobiller için yasak geldi.
Çin hükümeti, veri saldırılarını gerekçe göstererek devlet yetkililerinin ve askeri kanadın Tesla marka otomobiller kullanmasını yasakladığını açıkladı.
Elon Musk ise katıldığı video görüşmede Tesla otomobillerin casusluk için kullanılmadığını vurguladı. Daha da ileri giden Musk, Tesla’nın böyle bir amaç için kullanılması durumunda şirketi kapatacağını açıkladı.
Çin, halihazırda dünyanın en büyük elektrikli otomobil pazarı. Örneğin ABD’li General Motors‘da pazarda var olmak için ise Çin firmaları ile işbirliği yapıyor. Tesla ise halihazırda bu büyük pazarın en büyük oyuncusu. Musk’ın, Çin devletinin Tesla yasağı kararına verdiği bu yumuşak tepki, pazar liderliğini koruma arzusundan kaynaklanmış olabilir.
Tesla yasağı ve olayın perde arkası
Uzmanlara göre Çin, Tesla ile iyi bir ilişkiye sahip olsa da, son iki yılda gerilen ABD ilişkileri bu yasaklamayı tetikledi. Aslında Çin Ordusu tarafından iç yazışmalarla alınan karar, bir tür güvenlik önlemiydi. Dünyanın birçok ordusu, stratejik tesislerinin yerinin belirlenmemesi için bu tür güvenlik önlemleri alıyor.
Tesla elektrikli otomobiller, içerdiği kamera ve sensörleri ile Çin ordusuna göre tehlike arz ediyor. ABD’de bile çok eleştirilen dikiz aynası kamerası en çok endişe uyandıran donanım.
Bu kamera sürücünün uyanık olup olmadığını kontrol eden bir yapıda. Ve sürücünün izni olmadan da görüntü toplayıp, gönderebilme özelliğine sahip. Daha önce de bu dikiz aynalarının araç kapalıyken bile uzaktan açılabilme ihtimali olduğu ortaya çıktı.
Tesla, 2020 yılında yaptığı satışların yüzde 21’lik kısmını Çin’de gerçekleştirdi. Tesla, 2020 yılında ülkede 6,66 milyar dolar gelir elde etti. Marka dünya çapında ise 31,54 milyar dolarlık satış yaptı. Şirketin 2019’da Çin’deki satış miktarı ise 2,98 milyar dolar olarak kaydedilmişti.
Tesla elektrikli otomobil konusunda hali hazırda pazar lideri. Çin pazarında iddialı olan marka son olarak 4500 dolarlık bir otomobile liderliği kaptırdı. Hong Guang Mini adlı bu elektrikli otomobili Çin devletine ait otomobil şirketi SAIC ve ABD’li General Motors beraber geliştirdi. Tesla’nın Ocak ayında pazar liderliğine son veren araç, kompakt yapısıyla dikkat çekiyor:
Çin ve ABD arasında yaşanan gerginlik, Trump sonrası durulmuş olsa da ABD Başkanı Joe Biden henüz geri adım atmadı. Buna karşın Çin devleti, ABD ile ambargo konularını müzakere etmeye devam ediyor.
“Xiaomi’nin kurucusu kimdir” sorunun kısa cevabı Lei Jun isminde saklı. Ancak bu iş insanı sıradan bir şirket sahibinden çok daha fazlası. Dünyanın en büyük 4 akıllı telefon üreticisinden biri olmayı başaran marka, aslında tüm başarısını perde arkasında duran Jun’a ve kurduğu ekibe borçlu.
Peki ya Xiaomi bu kadar kısa bir süre içerisinde nasıl dünyanın önde gelen markaları arasına girmeyi başardı? Daha da önemlisi bunun mimarı olan Lei Jun içinde bulunduğu şöhrete rağmen niçin göz önünde olmamayı tercih ediyor?
Xiaomi’nin yükselişini anlayabilmek için öncelikle “Lei Jun kimdir?” sorusunun cevabını kapsamlı bir biçimde öğrenmemiz gerek. Aksi takdirde Çin’in gözde akıllı telefon üreticisi hakkında gerçekten bir fikir sahibi olmamız güç.
Akıllı telefon başta olmak üzere birçok alanda boy gösteren Xiaomi hangi ülkenin markası, ekonomik büyüklüğü ne? Kısa sürede deve dönüşen şirketin hikayesi
Sıfırdan zirveye yükselen adam
Lei 1969 yılında Çin’in Hubei eyaletindeki Xiantao şehrinde dünyaya geldi. Çocukluk döneminde ailesiyle beraber Wuhan’a yerleşti. 1991 yılında ise Wuhan Üniversitesi’nde Bilgisayar Bilimleri alanında lisans eğitimine başladı. Burada tanıştığı bir kitap Jun’un hayatını kökünden etkileyecekti.
Söz konusu eser Steve Jobs hakkında yazılmış bir biyografi kitabıydı. Bu eserle beraber “Lei Jun kimdir?” sorusu yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Geleceğin ünlü girişimcisi o yıllarda Apple’ın kurucusunu kendine rol model etti. En büyük hayali ise bir gün onun kadar iyi bir lider olabilmekti. Jobs’tan aldığı hırsla okuldaki tüm kredilerini iki sene içerisinde vererek erkenden mezun oldu.
Apple’ın kurucusu Steve Jobs, Lei Jun’un hayatını değiştirdi.
İlk kurduğu şirketi Amazon’a sattı
Üniversiteyi tamamladıktan sonra Lei Jun’un ilk durağı Çinli yazılım şirketi Kingsoft oldu. Microsoft‘a benzerliğiyle dikkat çeken firmada antivirüs, oyun ve hatta e-ticaret gibi konularda deneyim kazandı. Takvimler 1998’i gösterdiğinde şirketin başına geçti. Burada Başkan ve CEO’luk unvanlarına sahip oldu.
Kingsoft’ta çalışmaya devam ederken Lei ilginç bir girişime imza attı. 2000 yılında Joyo.com adlı online kitap satış platformunu kurdu. Dört yıl içerisinde site olağanüstü bir büyüme kaydetti. 2004’te bu platformu Amazon şirketine 75 milyon dolar karşılığında sattı.
Lei Jun kurduğu online kitabevi platformunu Amazon’a sattı.
Bu yıllarda Xiaomi ismi aklının bir köşesinde yer ediyordu. Kingsoft şirketinde uzun yıllar geçirdikten sonra Jun, sağlık sorunları nedeniyle istifasını gerçekleştirdi. Ancak girişimcilik ruhu asla tükenmedi! Melek yatırımcı olarak UCWeb, YY, UC ve Vancl gibi birçok başarılı start-up projesine destek oldu. Ancak Lei’nin asıl hayali mobil teknoloji alanına girmekti. Nihayet bunun için uygun koşulları sağladı ve senelerdir düşündüğü o fikri hayata geçirmek üzere ilk adımı attı.
2010 yılında Xiaomi’yi kurdu
İşte nihayet “Lei Jun kimdir?” sorusunu tanımlamaya başlayacak o girişim gerçekleşti. Lei hızla yükselen cep telefonu dünyasına girmek için oldukça iştahlıydı. Fakat bunu gerçekleştirmek için bir ekibe ihtiyacı vardı. Tam da bu noktada eski Google çalışanı olan Bin Lin hayatına girdi. İkili aralarına Motorola’dan Zhou Guangping ve LiuDe‘yi de aldılar. Kısa süre içerisinde ekibe Kingsoft’tan LiWanqiang, Wong Kong Kat ve Google’dan Hong Feng de ekibe katıldı. Bu sayede Xiaomi’nin ilk tohumları resmen atıldı.
Çince’de darı ve pirinç gibi anlamlara gelen Xiaomi başlangıç aşamasında büyük yatırımcılarla anlaştı. Temasek Holdings, IDGCapital, Qiming Venture Partners ve Qualcomm gibi şirketler Lei Jun ve ekibinde o ışığı gördü. İlk üç ay içerisinde Android tabanlı MIUI ürün yazılımı piyasaya çıktı.
Altı kişilik kurucusu kadrosu ile Xiaomi 2010’da faaliyete başladı.
Amaç kullanıcı deneyimini olabildiğince basite indirmekti. Fakat yazılım genel itibariyle Apple’ın iOS işletim sistemine benziyordu. Ama Jun’u biraz tanıyanlar bunun bir tesadüf olmadığını zaten biliyorlardı. Zira kendisi halen sıkı bir Steve Jobs hayranıydı.
Xiaomi’nin olağanüstü yükselişi
2011 yılına gelindiğinde Xiaomi Mi 1 ile şirket ilk akıllı telefon modelini üretti. 2013’te Mi 3 piyasaya çıktı. Yine aynı yıl Sony işbirliği ile ilk Smart TV cihazları üretildi. 2014’te ise firma dış pazara açılma kararı aldı. Sırasıyla Singapur, Endonezya, Tayland, Rusya, Türkiye, Brezilya ve Meksika’da satışlar başladı.
Lin Jun tarihin en pahalı alan adı olan Mi.com‘u 3,6 milyon dolar karşılığında satın aldı. Şirket hızla büyümeye devam ederken; neredeyse dünyanın tüm ülkelerinde hizmet vermeye başladı. Akıllı telefon ve televizyon üretiminin yanına yeni ürünler de dahil oldu. Mobiluygulamalar, ev aletleri, çantalar, ayakkabılar ve çok daha fazlasına yatırım yaptılar. Xiaomi’nin popüler alt markaları POCO ve Redmi hayata geçti.
Xiaomi dünyanın en büyük akıllı telefon markalarından biri haline geldi.
Geçen 11 yılın akabinde Xiaomi dünya genelinde 20 bine yakın çalışana sahip oldu. Ürün yelpazesi her geçen gün büyümeye devam ederken; şirket Apple, Samsung ve Huawei‘den sonra en büyük dördüncü akıllı telefon üreticisi konumuna ulaştı. Forbes verilerine göre bu sayede firmanın CEO’su Lei Jun’un serveti tahminen 12,5 milyar dolara ulaştı.
Kişisel yaşantısı ile Lei Jun kimdir?
Xiaomi sayesinde başarısını katlayan Lei Jun çok sayıda önemli unvan elde etti. Bunlardan bir tanesi, mezun olduğu Wuhan Üniversitesi’nde fahri profesör seçilmesiydi. Sınıf arkadaşlarını açık ara geride bırakan girişimci, aynı zamanda Çin’de Ulusal Halk Kongresi delegesi olarak atandı. Kısıtlı bir zaman zarfında kendi alanında ülkesinin önde gelen iş insanlarından biri haline geldi.
Lei Jun kimdir?
Fakat onun hiçbir zaman diğer insanlar gibi bir hobisi olmadı. O yalnızca, idolü Steve Jobs gibi kendini çalışmaya adadı. Evli ve iki çocuk sahibi olan Lei kişisel yaşantısıyla da gündeme gelmekten her zaman kaçtı. Olağanüstü çalışma temposu ve işkolik kişiliği Jun’un geçmişe takılmasına engel oldu. Milyarder iş insanı kariyeri boyunca mücadelelerinden hiç bahsetmedi. Yalnızca “bugün” ile ilgilendi. Böylelikle sadece başarıyla kamuoyunun karşısına çıkmayı tercih etti.
Halen daha “Lei Jun kimdir?” diye düşünüyorsanız o kendi ülkesinde Çin’in Steve Jobs’u olarak anılan ve böyle anılmaktan oldukça memnun olan bir iş insanı. Ona göre şirketin başarısı, kişisel başarılarından her zaman önde geliyor.
Google’ın fotoğraflardan bilgi toplamayı sağlayan uygulaması Google Lens işleri oldukça kolaylaştırıyor. İstediğimiz görüntüdeki yazıları veya resimleri interaktif hale getirmesi bazen hayat kurtarıcı olabiliyor. Bazı Google Fotoğraflar kullanıcılarının fark ettiğine göre artık Lens uygulamasına direkt fotoğrafın içerisinden erişilebiliyor.
Bir fotoğrafı görüntülerken yukarı kaydırdığımızda açılan panelde bazı yeni butonlar var. Görünüşe göre bu butonlar yakın zamanda işleri kolaylaştırıyor olacak.
Twitter, tweet geri al özelliği için yeni bir gelişme ortaya çıktı. Merakla beklenen özellik için Twitter kullanıcılarını kötü bir sürpriz bekliyor olabilir
Google Lens ile Google Fotoğraflar entegre çalışacak
Galerinizde fotoğrafı mevcut olan ya da fotoğrafını çekebileceğiniz nesneleri Lens ile tarayarak üzerindeki detayları telefonunuza aktarabilirsiniz. Google Lens’in tespit ettiği yazıları bilgisayarınıza aktarabiliyor, anında çevirisini yaptırabiliyor, paylaşabiliyor ya da Google’da aratabiliyorsunuz.
Metin konusundaki marifetlerinin dışında lokasyonların Google Haritalar üzerindeki verilerini gösterebiliyor, hayvanları tanıyabiliyor, hatta giyim tarzınıza göre stil önerileri sunabiliyor. Lens’in yeni sürümünü kullananların bazıları, Google Fotoğraflar’daki fotoğraf detayları sekmesinde Lens özelliklerini gördüğünü belirtiyor.
Google Lens daha önce kamera ve arama uygulamalarına entegre olmuştu. Hatta Pixel harici bir telefon kullananlar dahi cihazının üreticisinin kamera yazılımında Lens özelliğini görebiliyor. Yakın zamanda ortaya çıkan bir ‘easter egg’ Google Pixel’ün kutusunu animasyonlu halde gösteriyordu.
Google Fotoğraflar uygulaması içerisine entegre olan özellikler şu an ülkemiz kullanıcıları için mevcut değil. Özelliği kullanabilenlerin tümü ABD’de bulunduğunu belirtmiş. Yine de böyle basit bir özellik için çok bekleyeceğiz gibi görünmüyor. İlk deneyimleyenlerden olmak için Google Fotoğraflar ve Google Lens uygulamalarını güncel tuttuğunuzdan emin olun.
Google Lens nedir? Nasıl çalışıyor?
İlk olarak 2017 yılının Google I/O etkinliğinde duyurulan yazılım büyük ilgi topladı. Kamera aracılığıyla nesnelerin özelliklerini tanımlayabilen yazılım temelinde makine öğrenmesini kullanıyor. Makine öğrenmesi ne kadar çok kullanılırsa o kadar çok öğreniyor, sonuçlar gittikçe daha da iyi hale geliyor. Android 5.0 üzeri cihazlarda Google Asistan ile birlikte kullanılabiliyor. Desteklenen cihazlar için Google Play Store üzerinden de indirilebiliyor. Son yıllarda teknoloji üreticileri, kamera yazılımları içerisine bu servisi entegre ediyor. Bunun amacı ise kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve bazı işleri hızlandırmak.
Popüler sosyal medya uygulaması TikTok, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle evlere kapanılan bir yıllık süreç içinde küresel olarak büyümeye devam etti. TikTok, yakaladığı bu büyüme ivmesini müzik endüstrisine de uyarlamayı başardı.
TikTok birçok müzik sevdalısına başarı getirdi
Son aylarda TikTok, müzik endüstrisinde ilgi çekecek başarı öykülerinden bazılarına ev sahipliği yaptı. Örneğin uygulamada yer alan Nathan Evans isimli bir kullanıcı, Yeni Zelanda bölgesinin 19. yüzyıla ait olan The Wellerman isimli parçasıyla büyük viral fırsatı yakaladı ve bununla birlikte bir plak şirketiyle anlaşma imzaladı. Daha sonrasında ise kendine albüm yapma fırsatı ele geçirdi.
Bu haliyle bakıldığında müzik endüstrisi uzmanları için TikTok’un en önemli ve yıkıcı unsurlarından biri, uygulamada hangi şarkıların viral haline geleceğinin tahmin edilememesi olarak görülüyor. Büyük pop şarkıları uygulamada telif hakları gerekçesiyle genellikle bulunamazken, eski ve imzasız parçalar ve dikkat çekici remixler TikTok’un algoritması tarafından öne çıkarılıyor.
TikTok, medyada genel olarak bir tür meydan okuyucu uygulama olarak kendini tanıtsa da bu, rakamlara farklı yansıyor. Sosyal medya pazarlama şirketi Fanbytes’in müzik ortaklığı müdürü olan Dylan Pasqua’nın söylediklerine göre, TikTok aslında Instagram ya da YouTube’a kıyasla apayrı bir seviyede. Zira firmada tonlarca görüntüleme almak artık çok kolay bir hal almış durumda. Bununla beraber uygulama çok yüksek bir büyüme oranına sahip.
CopperStealler adlı sosyal medya virüsü, kullanıcıları tehdit ediyor. Karmaşık yapıda olan virüs yüzünden Instagram ve Facebook hesapları tehlikede.
Pasqua ayrıca, Universal, Sony ve Warner gibi plak şirketlerine imza atan sanatçılarla TikTok’taki varlıklarını inşa etmeye çalıştıklarını ifade etti. Müdür açıklamasında müşterilerin YouTube’da 3 milyon, TikTok’ta ise 17,4 milyon gibi ortalama izlemeye oynadığından söz etti. Ki bu gidişata bakıldığında oldukça sıradan bir orana tekabül ediyor.
Bununla birlikte Apple Music ve Spotify gibi akış hizmetlerinden farklı olarak TikTok, bir video paylaşım uygulaması olduğu için ilk önceliğini müzik paylaşmaya kanalize etmedi. Kullanıcılarına müzik parçalarını ücretsiz olarak sunması da, tartışmaları beraberinde getirdi. Zira sektördeki kişiler, uygulamada kullanılan müziklerin en az yüzde 50’sinin lisanssız olduğunu iddiaetti. Bu da elbette DMCA kuralları gereği telif ihlallerinin devreye girmesini ve büyük yasal işlem tehditlerine neden oldu.
TikTok’un müzik piyasasında yaptığı bu devrimsel girişimin sonuçları ilerde nasıl etkiler yaratacak sorusunu ise hep birlikte göreceğiz.
Dünyanın en hızlı büyüyen akıllı telefon markası realme, her geçen gün daha gelişmiş modeller ile karşımıza çıkıyor. Kamera konusunda önemli çalışmalar yürüten marka yakında piyasaya süreceği realme 8 serisinde 108 Megapiksel kameraya yer verecek.
Daha keskin fotoğraf kalitesi, dünyanın ilk “tilt-shift” (perspektif düzeltme) ve “Starry” zaman atlamalı video ve yeni portre filtreleriyle realme 8 serisi trendleri belirleyerek fotoğrafçılık alanında öncü olacak.
realme Avrupa ve Hindistan Yöneticisi Madhav Sheth, geçtiğimiz günlerde realme 8 özelliklerini açıkladı. Şirket, bugün yeni modellerin çıkış tarihi ile ilgili video yayınladı.
realme kamera konusunda nasıl bir yol kat etti?
2019’da piyasaya sürülen realme 5i modelinde 12 Megapiksel, realme 5 Pro’da ise 48 Megapiksel ana kamera yer alıyordu. realme 6 ve 6 Pro modelleri ile 64 Megapiksel f/1.8 diyaframa sahip geniş açılı ana kameraya geçiş yapıldı.
Geçen yıl çözünürlük aynı kalsa da, kamera konusunda önemli bir gelişme yaşandı. İkinci jenerasyon sensöre geçiş yapan realme 7 serisinde, ana kamera olarak Sony IMX682 sensöre yer verildi.
realme 8 Pro, birincil kamera olarak 12.000 x 9.000 piksel ve 1/1,52″ genişliğe sahip Samsung’un 108 megapiksellik HM2 sensörünü kullanıyor. Daha büyük tek piksel boyutu sayesinde daha iyi bir görüntü kalitesi elde ediliyor. Daha fazla ışığın olduğu koşullarda mükemmel görüntüler çekmeyi sağlayan HM2, ayrıca dokuzu bir arada piksel gruplama, ISOCELL Plus ve Smart-ISO desteğine sahip.
realme 8 Pro ile çekilen 108 MP fotoğraflar, hem aydınlık hem de karanlık alanlarda canlı renkleri ve keskin ayrıntıları sayesinde dengeli bir genel pozlamaya sahip. Bu çok özel kamera teknolojisi sayesinde ayrıntılar, yakınlaştırma yapıldıktan sonra dahi keskinliğini koruyor.
Türkiye pazarına son gelen seriler; realme 6 ve realme 7 Serisi, bulunduğu fiyat segmentinde öncülük getirdi. 64 MP kamera performansı ile pazara giriş yaptı. Şimdi büyük bir atılım gerçekleştirerek 108 MP’lik kamerasını tanıtan realme, yeni kamera teknolojisi ile artık kullanıcılarının profesyonel birer fotoğrafçı gibi hissetmesini sağlayacak. 108 MP sensör sayesinde realme, çok sayıda ayrıntılı optimizasyon ve heyecan verici özellik sunuyor.
Sensör içi yakınlaştırma, daha fazla netlik
realme 8 Pro, yeni Sensör İçi Yakınlaştırma teknolojisi sayesinde daha yüksek yakınlaştırma netliğine olanak veriyor. realme 8 Pro’nun 3x modu yeni Sensör İçi Yakınlaştırmayı etkinleştirirken sensör görüntü oluşturmak için sadece yakınlaştırılmış kısımla eşleştirilen 12 MP alanı kullanıyor. 12 MP fotoğrafta alan daha küçük olduğundan görüntü daha hızlı işlenebiliyor.
Bu, realme 8 Pro’nun arka arkaya sekiz adet 12 MP fotoğraf çekmesine ve bunları netlik geliştirme algoritmasına ekleyerek görüntü netliğini daha da artırmasını sağlıyor. realme 8 Pro ile 3x yakınlaştırılarak çekilen fotoğraflar, bu işlemden sonra keskinlik açısından bazı optik telefoto lenslerden bile daha iyi sonuç veriyor.
Zaman atlamalı video ile Starry (Yıldız) Modu
realme, yeni Starry Modu ile Starry Zaman Atlamalı Videoyu ilk defa akıllı telefonlara 8 Pro ile getiriyor. Starry zaman atlamalı videolar genellikle profesyonel kameralar aracılığıyla birden fazla klip çekilerek ve ardından bu kliplerin bilgisayarda video düzenleme yazılımı aracılığıyla sentezlenip birleştirilmesiyle oluşturuluyor.
Starry zaman atlamalı videoların oluşturulması, fotoğrafların sentezlenmesi ve işlenmesi için yüksek performans gerektirdiğinden ciddi zorlukları da beraberinde getiriyor. Bu nedenlerealme, yıldızlı fotoğraflara dayalı özel bir hızlandırılmış video algoritması geliştirdi. 30 fotoğrafın çekilmesi ve 1 saniyelik zaman atlamalı video oluşturulması 480 saniye sürüyor. Bu algoritme ile zaman atlamalı modun sürekli değişen evrenleri 480 kat daha hızlı gösterebileceği anlamına geliyor.
Tilt-Shift (Perspektif Düzeltme) fotoğrafçılığı ve minyatür dünya
Tilt-Shift fotoğrafçılığı, fotoğrafın sadece bir kısmının net görünmesini ve minyatür bir dünya hissi yaratmak için diğer tüm kısımların odak dışında kalmasını sağlayan pahalı tilt-shift lensler yardımıyla elde ediliyordu. Yeni tilt-shift fotoğraf algoritması ile realme 8 serisi, dünyayı fantastik ve benzersiz bir şekilde sunan 10 kat daha hızlı tilt-shift zaman atlamalı videoların yanı sıra tilt-shift fotoğrafların çekilebilmesine olanak tanıyor.
realme, tilt-shift modunda bokeh efektinin şekli, açısı, konumu, boyutu ve hatta bokeh alanı ile net alan arasındaki geçiş efekti gibi çeşitli ayar seçenekleri de sunuyor. Bu sayede bokeh efektini ana en iyi uyacak şekilde rahatça seçmek ve özelleştirmek mümkün.
Yeni portre filtreleriyle portre çekimleri daha eğlenceli hale geliyor
Günümüzde, akıllı telefonların birçoğu arka planda standart bir bokeh efekti içeren portre çekimi yapabiliyor. realme, trendleri belirleyen bir teknoloji markası olarak portre fotoğrafçılığına da yenilikler katıyor. realme 8 serisi, her bir portreyi birer trend haline getiren Neon Portre, Dinamik Portre ve Yapay Zeka Destekli Renkli Portre olmak üzere üç ikonik filtre ile birlikte geliyor.
Kameraya odaklanan Number serisiyle yeni bir çağ başlıyor
realme akıllı telefon portföyünün yıldız serisi olan ve geleceğin kameralarına odaklanan realme Number Serisi, yenilikçi kamera teknolojisi ve özellikleri ile fotoğrafçılık alanında yeni trendler yaratıyor ve genç kullanıcılara en iyi kamera deneyimini sunuyor. 108 MP kamera ve trendleri belirleyen yeni fotoğraf özellikleri çok yakında realme 8 serisiyle birlikte sunulacak.
Intel tarafından dizüstü bilgisayarlar için piyasaya sürülecek Tiger Lake-H işlemcisi serisinin tüm özellik ayrıntıları sızdırıldı. Seride üç 8 çekirdekli modele, AMD ile desteklenen bir 6 çekirdekli mobil yonga ikilisi eşlik ediyor.
Intel Tiger Lake işlemcilerinin özellikleri, söylentilerle uyuşuyor
Teknik özellikler, HXL isimli bir Twitter kullanıcısı tarafından tablohalinde paylaşıldı. Bilgiler daha önce ortaya atılan söylentilerle eşleşiyor. Zira söz konusu söylentilerde üç 8 çekirdekli modelin, dizüstü bilgisayarlar için hazırlanan yeni Tiger Lake işlemcilere öncülük edeceği belirtiliyordu. Bu işlemciler daha önce 11. nesil 4 çekirdekli işlemcilerde bulunuyordu.
Tabloya bakıldığında, 8 çekirdekli Core 19-11980HK işlemciler ortalama olarak saatte 2.6GHz ile 45 W güç kullanacak. Ancak çip 65W’da çalışacak şekilde yapılandırılırsa bu 3,3 GHz’ye yükseltilebilir. Maksimum güçlendirme olanağı 5 GHz olarak belirlenirken, bu daha önce görüldüğü gibi yalnızca tek çekirdekte değil iki çekirdekte elde edilebilecek bir hızı temsil ediyor. 8 çekirdeğin tamamında ise maksimum yükselme hızı, 4,5 GHz olarak sabitlendi.
Oyunların filmlere ve dizilere uyarlanmasını son yıllarda sıkça görüyoruz. Bu akımın öncülerinden olan Resident Evil serisinin yeni filmi Welcome to Raccoon City ile ilgili detaylar belli oldu.
Diğer Core i9 modeli olan 11900H ise, benzer bir 8 çekirdekli yongaya sahipken, biraz daha yavaş değerlerde çalışacak. İşlemci ayrıca yüksek hızlar için 65 W’da çalıştırma seçeneğinden yoksun olacak. Temel hızı 2,5 GHz olacakken, güçlendirmesi iki çekirdek üzerinden 4,9 GHz’ye kadar ( Turbo Boost Max 3.0 ile) çalışacak. Tüm bu özelliklerin hepsinin doğru olduğu varsayıldığında ise çip için tüm çekirdek desteğinin 4,4 GHz olduğu görülüyor.
Alman bir iş insanı, Elon Musk zannettiği bir Bitcoin dolandırıcısına yüz binlerce dolarını kaptırdı. Bu kurnaz kripto para sahtekarlığı herkesi şaşırttı.
Öte yandan bu işlemciler, 2,7 GHz ve 2,6 GHz temel saat hızlarıyla sırasıyla 4,5 GHz ve 4,4 GHz’e kadar aktarım yapabilen 6 çekirdekli (12 iş parçacıklı) yongaları olan Core i5-11400H ve Core i5-11269H tarafından yedeklenecek. Sızıntıya göre, bu i5 CPU’lar DDR-2933 bellekleri destekleyecek ve daha hızlı DDR4-3200 desteğine sahip olacak. Ayrıca daha yüksek katman 8 çekirdekli işlemciler için ayrılacak.
Intel, bu yeni Tiger Lake modelleri çıkış tarihi olarak ikinci çeyreği gösterdi. Bu yüzden CPU’ların tam olarak nasıl bir performans göstereceğini görmek için uzun bir süre beklemeye gerek kalmayacak.
Bazen oyunlarda müthiş grafiklerin ve derin bir hikayenin dışında şeyler arıyoruz. İşleri basit tutan oyunlar ilgimizi daha çok çekebiliyor. Bunun en büyük örneklerinden biri olan Terraria satış rakamları tablosunda önemli bir noktaya ulaştı. 2011 yılında piyasaya sürülen ve birçok platformda mevcut olan Terraria, türünün en iyi oyunlarından biri olarak bilinmekte.
Günümüzün en popüler yetişkin animasyon dizilerinden biri olan Rick and Morty, Nintendo'nun ünlü video oyunu Animal Crossing'in keyifli dünyasına uyarlandı.
Terraria satış rakamları 35 milyonu geçti
Sandbox türünün en iyilerinden biri olan Terraria, maceracı yapısıyla milyonların sevgilisi konumunda. Oyun 2011 yılından çıktığından beri sürekli güncellenerek yeni içerikleri bünyesine katıyordu. Geçtiğimiz yıl bu güncellemelerin sonuncusu gelse de oyunun halihazırda zenginleşmiş olan içeriği uzun yıllar daha oynanabilirlik sunmakta. Yapısı itibariyle Minecraft’a benzeyen oyunun grafikleri 2D olmasına rağmen en az onun kadar zengin.
Oyunun resmi Twitter hesabından yapılan paylaşıma göre satış rakamları tüm plaformlar toplamında 35 milyonu geçmiş. Ayrıca Terraria, Steam’de en olumlu eleştirileri alan oyun unvanını korumakta.
PC – 17.2 milyon
Mobil – 9.3 milyon
Konsollar – 8.5 milyon
Böylesine basit yapıdaki bir oyunun büyük başarı elde etmesi uzaktan bakıldığında garip gibi. Zaten oyunun temelinde de basit olmak var. 2D bir dünyayı sürekli keşfediyor olmak sonu gelmeyen bir yolculuk demek. Bu dünyayı tek başınıza keşfetmek kulağa sıkıcı geliyorsa çok oyunculu modunu da oynayabiliyorsunuz.
Son güncelleme 2020’de geldi
Oyunun son büyük güncellemesi 2020’nin yaz aylarında yayımlanmıştı. Bu güncelleme oyuna gelen en büyük güncellemeydi ve oyunun içeriğini yıllar geçse de yeterli tutabilecek boyutttaydı. Terraria, satış rakamları konusundaki en büyük ivmeyi de o tarihte kazanmıştır. Buna rağmen oyun hala satmaya devam ediyor.
Terraria oyunu Steam üzerindeki oyuncu sayısında büyük bir artış yakaladı. Bu artış oyuna gelen yeni güncellemeden kaynaklanıyor.
Oyunun mevcut olduğu platformlar oldukça geniş: Microsoft Windows, PlayStation 3, PlayStation 4, Xbox 360, Xbox One, PlayStation Vita, Windows Phone, Android, iOS üzerinde oynanabiliyor.
Oyunu PC üzerinde oynamak için sisteminiz şu gereksinimleri karşılıyor olmalı:
İşletim Sistemi: Windows Xp, Vista, 7.
İşlemci: 1.6 GHz.
Bellek: 512MB.
Sabit Disk Alanı: 200MB.
Ekran Kartı: Shader Model 1.1 destekli, 128mb Video Belleği.
DirectX®: 9.0c veya üzeri
Sizce Terraria bu satış rakamlarını hak ediyor mu?
Ev içi akıllı aydınlatmalarla farklı ambiyans yaratmak isteyenler genellikle pahalılıktan dolayı ürün bulamıyor. Piyasada akıllı aydınlatma ürün grubundan daha uygun fiyata kendimiz yaptık.
Günde birçok videonun çekilip haberin girildiği SDN ofisinde en hızlı klavye kullanan kim? Bu sorunun cevabını eğlenceli bir video ile bulduk.
400 TL’ye kendi aydınlatmanızı yapın
Dilerseniz sözü fazla uzatmadan sizleri uygun fiyata evinizde farklı bir ortam yaratabileceğinizi öğreneceğiniz videomuz ile karşınızdayız. İyi seyirler.
Döviz kuru ve hammadde üretim sıkıntısı her sektörü olduğu gibi teknoloji sektörünü de direkt etkiledi. Akıllı aydınlatma sistemleri günümüzde birçok kullanıcının ilgisini çekiyor.
Yüksek fiyatından dolayı satın almaktan vazgeçen kullanıcılar daha uygun fiyata kendileri yapabilecekler. Wi-Fi destekli LED ışıklarla sadece fişe takarak mobil uygulama üzerinden istediğiniz aydınlatmayı uygulayabilirsiniz.
5 metre uzunluğunda toplam 300 LED ışık içeren bu sette ister ev dekorasyonunuza ambiyans katın, isterseniz TV arkasında içeriğe göre renk konsantrasyonunuzu ayarlayın. Işıkları isterseniz kablosuz isterseniz de kumanda üzerinden kontrol edebilirsiniz. 400 TL’ye yaptığınız sisteminizi Amazon Alexa üzerinden de sesli kontrol edilebilir.