Dimensity 9500s Özellikleri ile Şov Yapıyor

Mobil işlemci pazarında yenilikçi yaklaşımlar, rekabette öne çıkmanın anahtarı haline geldi. MediaTek, yeni Dimensity 9500s özellikleri ile bu alanda ne kadar cesur olabileceğini bir kez daha kanıtlıyor. Şirket, alışılmışın dışında bir strateji izleyerek, eski nesil işlemci çekirdeklerini devasa bir önbellek ile birleştirerek performans ve verimlilik dengesini yeniden tanımlamayı hedefliyor. Bu hamle, kağıt üzerinde bir zayıflık gibi görünen bir durumu, akıllıca bir gambit ile avantaja çevirme potansiyeli taşıyor.

MediaTek, son yıllarda kalıpların dışına çıkan tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Performansı artırmak adına verimlilik çekirdeklerini tamamen terk eden ilk üretici olmaları, bu yenilikçi vizyonun en net göstergelerinden biriydi. Şimdi ise Dimensity 9500s ile eski nesil CPU çekirdeklerini, rekor seviyedeki önbellek boyutuyla yeniden popüler hale getirmeye hazırlanıyor. Bu strateji, özellikle Google’ın Tensor G5 yonga setinde görülen eski çekirdek kullanma zayıflığını alıp, onu bir güç gösterisine dönüştürme amacı taşıyor.

Dimensity 9500s Özellikleri Neler Sunuyor?

MediaTek’in yeni amiral gemisi adayı Dimensity 9500s, tamamen büyük çekirdeklerden oluşan bir mimari üzerine kurulu. Bu yapı, özellikle yüksek performans gerektiren görevlerde teorik olarak önemli bir avantaj sağlıyor. Yonga setinin teknik özellikleri şu şekilde sıralanıyor:

CPU Mimarisi:

  1. 1 adet 3.73GHz’e kadar çıkan ARM Cortex-X925 çekirdeği (2MB L2 önbellek)
  2. 3 adet ARM Cortex-X4 çekirdeği (1MB L2 önbellek)
  3. 4 adet ARM Cortex-A720 çekirdeği (512KB L2 önbellek)

Grafik İşlem Birimi (GPU):

  • Işın izleme (ray tracing) destekli Immortalis-G925 MP12 GPU

Diğer Önemli Özellikler:

  • TSMC 3nm (N3E) üretim süreci
  • Üretken yapay zeka desteği sunan MediaTek NPU
  • LPDDR5x RAM desteği
  • UFS 4.0 depolama teknolojisi

Bu özellikler, Dimensity 9500s’i kağıt üzerinde oldukça güçlü bir konuma getiriyor. Ancak asıl dikkat çeken nokta, bu çekirdeklerin en son nesil olmamasına rağmen, yonga setinin devasa önbellek kapasitesiyle donatılmış olmasıdır.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, en büyük rakibi olması beklenen Qualcomm Snapdragon 8 Gen 5, kendi özel Oryon çekirdeklerini ve daha gelişmiş bir 3nm (N3P) üretim sürecini kullanıyor. MediaTek’in bu rekabetteki en büyük kozu ise alışılmadık mimari tercihi olacak.

MediaTek Dimensity 9500s işlemci logosu

MediaTek’in “Büyük Önbellek” Kumarı Başarılı Olacak mı?

Bir işlemcide yeni nesil çekirdekler kullanmak, genellikle daha yüksek performans ve daha iyi enerji verimliliği anlamına gelir. MediaTek’in Dimensity 9500s’te bir önceki nesil ARM çekirdeklerini tercih etmesi, ilk bakışta bir dezavantaj gibi algılanabilir. Nitekim Google’ın Tensor G5 yongasının performans eleştirilerinin temelinde de bu eski çekirdek tercihi yatıyordu. Ancak MediaTek, bu durumu telafi etmek için radikal bir adım atıyor.

Şirket, Dimensity 9500s’i sınıfının en büyük CPU önbelleği ile donattı. Toplamda 19MB gibi etkileyici bir boyuta ulaşan bu önbellek, 12MB L3 ve 10MB Sistem Seviyesi Önbellek (SLC) olarak ayrılıyor. Peki, bu neden bu kadar önemli? CPU önbelleği, işlemci çekirdekleri ile çok daha yavaş olan RAM arasında bir köprü görevi görür. Sık kullanılan veri ve komutlar bu hızlı bellekte saklanarak, RAM’e erişim ihtiyacı azaltılır. Bu durum, hem gecikmeyi (latency) düşürür hem de veri transferi sırasında harcanan enerjiyi azaltarak verimliliği artırır.

Bununla birlikte, MediaTek’in stratejisi tam olarak burada devreye giriyor. Daha yavaş olan eski nesil çekirdeklerin yarattığı potansiyel performans açığı, veriye çok daha hızlı erişim sağlayan bu devasa önbellek ile kapatılmaya çalışılıyor. Eğer bu strateji başarılı olursa, MediaTek hem maliyet avantajı elde edebilir hem de sektörde yeni bir tasarım felsefesinin kapısını aralayabilir. Özellikle artan DRAM maliyetleri göz önüne alındığında, daha büyük önbellek kullanarak eski nesil çekirdekleri verimli hale getirmek, birçok yonga üreticisi için cazip bir alternatif olabilir.

Henüz Dimensity 9500s’in detaylı performans testleri yayınlanmadı, ancak bu yenilikçi yaklaşımın sonuçlarını görmek heyecan verici olacak. MediaTek’in bu cesur adımı, mobil teknoloji dünyasında dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip. Şirketin kalıpların dışında düşünme becerisi, bir kez daha takdiri hak ediyor.

Galaxy S26 Çıkış Tarihi Sızdı! İşte Tüm Özellikleri!

Galaxy S26 Çıkış Tarihi Sızdı! İşte Tüm Özellikleri!

Samsung'un yeni amiral gemisi Galaxy S26 çıkış tarihi ve özellikleri sızdırıldı. Mart 2026'da beklenen telefonun tüm detayları haberimizde.

Peki, MediaTek’in Dimensity 9500s stratejisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Spotify Verilerini Çalan Siteye Büyük Darbe Vurdu

Dijital müzik devi Spotify, platformundaki içerikleri kopyalayan korsan oluşuma karşı savaş başlattı. Şirket, 300 TB büyüklüğündeki veri hırsızlığını engellemek için dev plak şirketleriyle iş birliği yaparak Anna’s Archive adlı siteyi hedef aldı.

Korsan sitenin 300 TB boyutundaki devasa müzik arşivini sızdırmasından endişe eden şirketler, stratejik bir hamle yaptı. Sony, Warner ve Universal Music Group ile birlikte hareket eden Spotify, site yöneticilerine haber vermeden gizli bir dava süreci yürüttü.

Spotify gizli dava süreciyle sonuç aldı

Müzik şirketleri ve yayın platformu aralık ayı sonunda mahkemeye sessizce başvurdu. Bu strateji sayesinde korsan site sahipleri durumdan haberdar olmadan yasal süreç resmen başlatıldı ve 2 Ocak tarihinde mahkeme geçici yasaklama emrini onayladı.

Mahkeme kararıyla birlikte sitenin ana alan adı olan org uzantısı ve Cloudflare desteği anında kesildi. Site yöneticileri başlangıçta bu kesintinin standart bir işlem olduğunu düşünse de, olayın arkasında planlı bir yasal operasyon olduğu sonradan ortaya çıktı.

Spotify, Anna’s Archive, müzik, veri

Baskın niteliğindeki davanın nedeni

Davacılar site sahiplerine önceden haber verilmesi durumunda verilerin sızdırılacağından endişe ediyordu. Şirketler 300 TB boyutundaki arşivin halka açılmasını ve altyapının yurt dışına kaçırılmasını önlemek için bu ani baskın yöntemini tercih etti.

Dava dosyasında sitenin DRM korumasını aşarak içerikleri yasa dışı yollarla elde ettiği belirtildi. Mahkeme bu gerekçeleri haklı bularak dünya genelindeki internet sağlayıcılarına ve alan adı kayıt şirketlerine derhal engelleme emri verdi.

WhatsApp’ta Yeni Dönem Başladı

WhatsApp’ta Yeni Dönem Başladı

WhatsApp beta programı dolu mu? Artık endişelenmenize gerek yok. WhatsApp, uygulama içinden beta'ya katılmayı sağlayan yeni bir özellik sunuyor.

Korsan sitenin son durumu ne?

Erişim engeli kararına rağmen site Hydra benzeri bir yöntemle farklı alan adları üzerinden yayın yapmaya çalışıyor. Yöneticiler Reddit üzerinden yaptıkları açıklamada ellerinde çok sayıda yedek alan adı bulunduğunu belirterek faaliyetlerine devam edeceklerini ima etti.

Ancak yasal baskı kısmen de olsa sonuç vermiş gibi görünüyor. Sitedeki Spotify bölümünde verilerin bir sonraki duyuruya kadar erişilemez olduğu notu paylaşıldı ve daha önce aktif olan torrent dosyaları kaldırıldı.

Peki, Spotify hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

OnePlus Kapanacak mı? İşte Resmi Açıklama!

Teknoloji dünyasında son günlerde hızla yayılan OnePlus kapanma iddiaları, hem kullanıcıları hem de sektör analistlerini endişelendirmişti. Ancak, akıllı telefon pazarının yenilikçi markalarından biri olan OnePlus, sessizliğini bozarak bu söylentilere net bir yanıt verdi ve faaliyetlerine devam ettiğini açıkladı. Bu açıklama, markanın geleceği üzerindeki soru işaretlerini büyük ölçüde ortadan kaldırdı.

OnePlus Kapanma İddiaları Nereden Çıktı?

Her şey, teknoloji kulislerinde dolaşan ve “üç kıtada yürütülen bir soruşturmaya” dayandığı iddia edilen bir raporla başladı. Bu rapora göre, OnePlus’ın operasyonlarını yakın zamanda durdurması bekleniyordu. İddiaların ciddiyetini artıran bir diğer unsur ise, bu söylentilerin dört bağımsız analist firması tarafından da doğrulandığının belirtilmesiydi. Bu iddiaların temelinde ise şirketin son dönemde yaşadığı bazı zorluklar yatıyordu.

Raporda, markanın kapanma noktasına geldiğine dair çeşitli gerekçeler sıralanıyordu. Bunlar arasında en dikkat çekenler şunlardı:

  • Düşen Sevkiyat Rakamları: Akıllı telefon pazarındaki yoğun rekabetin, OnePlus’ın satış ve sevkiyat rakamlarında bir düşüşe neden olduğu öne sürüldü.
  • Ani Kapanan Merkezler: Şirketin bazı bölgelerdeki merkezlerini aniden kapattığına dair haberler, bu iddiaları güçlendiren bir faktör olarak gösterildi.
  • Ürün İptalleri: Merakla beklenen katlanabilir telefon modeli OnePlus Open 2 ve Hindistan pazarı için planlanan OnePlus 15S gibi bazı önemli ürünlerin iptal edildiği söylentileri, markanın geleceğine dair karamsar bir tablo çizilmesine yol açtı.
  • Ortaklıkların Sona Ermesi: Şirketin bazı stratejik ortaklıklarını sonlandırdığına dair bilgiler de raporlarda yer alıyordu.

Bu gibi iddiaların bir araya gelmesi, teknoloji medyasında ve kullanıcı forumlarında OnePlus’ın gerçekten de yolun sonuna gelip gelmediği tartışmalarını alevlendirdi.

OnePlus logosu ve kapanma iddiaları

OnePlus, kurulduğu günden bu yana “Never Settle” (Asla Yetinme) mottosuyla hareket eden ve özellikle performans odaklı amiral gemisi telefonlarıyla kendine sadık bir kitle edinen bir marka oldu. Oppo’nun bir alt markası olarak yola çıksa da zamanla kendi kimliğini oluşturan şirket, özellikle OxygenOS arayüzü ve rekabetçi fiyatlandırmasıyla beğeni topladı. Bu nedenle, kapanma iddiaları, markanın sadık kullanıcıları için büyük bir hayal kırıklığı riski taşıyordu.

Şirketten Resmi Açıklama: “Faaliyetlerimiz Devam Ediyor”

Dedikoduların büyümesi üzerine OnePlus yönetimi, daha fazla bilgi kirliliğinin önüne geçmek adına resmi bir açıklama yapma kararı aldı. İlk yanıt, şirketin Kuzey Amerika ofisinden geldi. Yapılan açıklamada, iddiaların asılsız olduğu vurgulanarak, “OnePlus Kuzey Amerika, kullanıcıların satış sonrası destek, yazılım güncellemeleri ve hak taahhütlerinin tam garantisi altında faaliyetlerine devam etmektedir” denildi.

Bu açıklamanın ardından markanın en önemli pazarlarından biri olan Hindistan’dan da benzer bir ses yükseldi. OnePlus Hindistan CEO’su Robin Liu, konuya ilişkin yaptığı yorumda iddiaları net bir dille yalanladı. Liu, ayrıca tüm paydaşları uyararak, “asılsız iddiaları paylaşmadan önce bilgileri resmi kaynaklardan doğrulamaya” davet etti. Bu açıklamalar, markanın operasyonel olarak güçlü durduğunu ve kullanıcılarına verdiği hizmet sözünü sürdürdüğünü göstermesi açısından büyük önem taşıyordu.

Markanın Geleceği ve Sektördeki Konumu

OnePlus’ın bu iddiaları yalanlaması, markanın geleceği için olumlu bir işaret olsa da, akıllı telefon pazarının ne kadar rekabetçi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Xiaomi, Samsung, Apple gibi devlerin yanı sıra kendi çatı şirketi BBK Electronics altındaki Oppo, Vivo ve Realme gibi markalarla da rekabet ediyor. Bu zorlu ortamda ayakta kalmak, sürekli yenilik ve doğru stratejiler gerektiriyor. Ürün iptalleri gibi söylentilerin çıkması, şirketin ürün yol haritasını yeniden gözden geçirdiğini ve kaynaklarını daha verimli kullanmaya çalıştığını gösterebilir. Özellikle katlanabilir telefon pazarında rekabet artarken OnePlus Open 2’nin iptal edilmesi, markanın bu alandaki stratejisini yeniden şekillendirdiğine işaret ediyor olabilir. Bununla birlikte, Çin’de piyasaya sürülmesi beklenen OnePlus 15T gibi yeni modellerin varlığı, şirketin ürün geliştirme süreçlerinin devam ettiğinin bir kanıtıdır. Şirketin bu süreçten daha odaklanmış ve güçlü bir stratejiyle çıkması bekleniyor.

Peki, OnePlus’ın geleceği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Ubisoft Prince of Persia Yeniden Yapımını İptal Etti

Oyun dünyasının dev ismi Ubisoft, şirket genelinde büyük bir sıfırlama sürecine girdiğini duyurdu. Alınan radikal kararlar neticesinde Prince of Persia: Sands of Time Remake projesi maalesef tamamen iptal edildi.

Şirket yönetimi toplamda altı farklı oyunun geliştirilmesini durdurdu. İptal edilen diğer beş projenin henüz duyurusu yapılmamış yapımlar olduğu belirtildi. Bu kararlar stüdyonun yeni kalite standartlarına uyum sağlama stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.

Ubisoft projeleri neden erteleme kararı aldı?

İptallerin yanı sıra yedi farklı oyunun çıkış tarihi de ileri bir tarihe atıldı. Sektör kaynaklarına göre ertelenen bu gizli projelerden biri merakla beklenen Assassin’s Creed Black Flag Remake yapımı olabilir.

Yönetim bu oyunlara daha fazla geliştirme süresi tanıyarak kaliteyi artırmayı hedefliyor. Şirket artık sadece belirli kriterleri karşılayan ve uzun vadeli değer yaratabilecek projelere odaklanmak istiyor.

Beş yeni yaratıcı ev dönemi

Organizasyon yapısında köklü bir değişikliğe gidilerek şirket beş farklı yaratıcı ev modeline bölündü. Vantage Studios adı verilen ilk birim Assassin’s Creed ve Far Cry gibi dev markaları yönetecek.

Diğer birimler ise nişancı oyunları, çevrimiçi servisler ve hikaye odaklı yapımlar gibi kategorilere ayrılıyor. Bu yeni sistemde her birim kendi bütçesinden ve yaratıcı süreçlerinden sorumlu olacak.

Half-Life 3 Son Anda mı İptal Edildi?

Half-Life 3 Son Anda mı İptal Edildi?

Oyun dünyasının en büyük efsanesi Half-Life 3 duyurusu için The Game Awards 2025 planının son anda iptal edildiği iddia ediliyor.

Açık dünya ve servis oyunlarına odaklanılacak

CEO Yves Guillemot, şirketin gelecekteki rotasını açık dünya maceraları ve hizmet tabanlı oyunlar olarak belirledi. Bu strateji doğrultusunda maliyetlerin düşürülmesi ve kaynakların daha verimli kullanılması planlanıyor.

Halifax ve Stockholm ofislerinin kapatılması da bu tasarruf tedbirlerinin bir sonucu olarak gerçekleşti. Şirket bu zorlu dönüşüm süreciyle eski gücüne kavuşmayı ve sürdürülebilir bir büyüme yakalamayı amaçlıyor.

Peki, Ubisoft hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

TMSF Papara’yı Satışa Çıkardı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), finans teknolojileri sektörünün önemli oyuncularından Papara için beklenen satış sürecini başlattı. Yapılan resmi duyuruya göre, TMSF Papara ihalesi kapsamında şirketin tüm payları satışa sunulacak. Bu gelişme, yasa dışı bahis soruşturması kapsamında şirkete kayyum atanmasının ardından geldi.

TMSF Papara İhalesi İçin Muhammen Bedel Ne Kadar?

TMSF tarafından yapılan açıklamaya göre, ihale için belirlenen muhammen bedel 4 milyar 270 milyon TL olarak duyuruldu. Bu satış, sadece Papara Elektronik Para AŞ’yi değil, aynı zamanda gruba bağlı diğer önemli şirketleri de kapsıyor. Satışa dahil edilen diğer kuruluşlar şunlardır:

  • Papara Teknoloji AŞ
  • Papara Sigorta Aracılık Hizmetleri AŞ
  • Papara Menkul Değerler AŞ

Satış, kapalı zarf usulü teklif alınması ve ardından açık artırma yapılması şeklinde iki aşamalı bir yöntemle gerçekleştirilecek. İhaleye katılmak isteyen potansiyel yatırımcıların oldukça yüksek bir teminat bedelini gözden çıkarması gerekiyor. Katılım için yatırılması gereken teminat tutarı 213,5 milyon TL olarak belirlendi.

TMSF Papara ihalesi ve satış detayları

İhale Süreci ve Önemli Tarihler

Ayrıca TMSF, ihale sürecine ilişkin takvimi de netleştirdi. Yatırımcılar için kritik olan tarihler, sürecin şeffaf bir şekilde ilerlemesini sağlayacak. İhale takvimine göre süreç şu şekilde işleyecek:

  • Veri İnceleme Dönemi: 20 Ocak – 6 Şubat 2026
  • Son Teklif Verme Tarihi: 9 Şubat 2026
  • Tekliflerin Açılması ve Açık Artırma: 10 Şubat 2026

Bu takvim, yatırımcıların şirket hakkında detaylı bilgi edinmesi ve tekliflerini hazırlaması için yeterli bir süre tanıyor. Tekliflerin açılmasının ardından açık artırmanın aynı gün içinde tamamlanması planlanıyor.

Güneş Enerjisindeki Gizli Tehlike Ortaya Çıktı!

Güneş Enerjisindeki Gizli Tehlike Ortaya Çıktı!

Uzmanlar uyarıyor: Güneş panellerindeki mevcut tasarım, 2050'ye kadar 250 milyon tonluk bir atık krizine ve milyarlarca dolar kayba yol açabilir.

Peki, TMSF’nin Papara’yı satışa çıkarması hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Netflix 2026 Yerli Yapımları Açıklandı

Popüler dijital yayın platformu Netflix, Türkiye’deki izleyicileri heyecanlandıran bir duyuruyla Netflix 2026 yerli yapımları takvimini açıkladı. Yapılan açıklamaya göre, önümüzdeki yıl hem yepyeni hikayeler hem de izleyicilerin sabırsızlıkla beklediği sevilen dizilerin yeni sezonları platformdaki yerini alacak. Duyurulan projeler arasında dram, polisiye, aşk ve komedi gibi farklı türlerde iddialı yapımlar bulunuyor.

Netflix 2026 Yerli Yapımları Neler Sunuyor?

Netflix’in 2026 yılı için hazırladığı seçki, Türkiye’nin önde gelen yönetmen, senarist ve oyuncularını bir araya getiriyor. Merakla beklenen projeler arasında Yılmaz Erdoğan’ın Organize İşler serisinin devamı niteliğindeki Organize İşler: Karun Hazinesi ve Orhan Pamuk’un kült eserinden uyarlanan Masumiyet Müzesi gibi yapımlar öne çıkıyor. Bununla birlikte, ilk sezonuyla büyük ses getiren Berkun Oya imzalı Bir Başkadır da yeni sezonuyla geri dönüyor.

Platform, bu yapımların yanı sıra dostluk hikayeleriyle kalpleri ısıtan Kimler Geldi Kimler Geçti ve Zeytin Ağacı gibi dizilerin de yeni sezonlarını izleyiciyle buluşturacak. Polisiye tutkunları ise Mezarlık dizisinin yeni ve gizemli vakalarını takip etmeye devam edecek. İşte Netflix’in 2026 yılı için duyurduğu yerli içeriklerin tam listesi ve detayları:

İşte Merakla Beklenen Yeni Diziler ve Sezonlar

  • Ayrılık da Sevdaya Dahil (Yeni Dizi): Yavuz Turgul’un yaratıcısı olduğu dizi, bir tahsilatçı ile senaryo yazarı arasındaki beklenmedik aşk hikayesini konu alıyor.
  • Masumiyet Müzesi (Yeni Dizi): Orhan Pamuk’un aynı adlı romanından uyarlanan dizi, 1970’ler İstanbul’unda geçen fırtınalı bir aşk hikayesini anlatıyor. Başrollerde Selahattin Paşalı ve Eylül Lize Kandemir yer alıyor.
  • Organize İşler: Karun Hazinesi (Yeni Dizi): Yılmaz Erdoğan, Kıvanç Tatlıtuğ ve Ezgi Mola gibi yıldız isimleri buluşturan yapım, Asım Noyan ve çetesinin tehlikeli bir hazine avını konu ediniyor.
  • Bir Başkadır (2. Sezon): Berkun Oya’nın yazıp yönettiği ve ilk sezonuyla büyük beğeni toplayan dizinin yeni sezonu da 2026’da geliyor.
  • Kimler Geldi Kimler Geçti (3. Sezon): Serenay Sarıkaya’nın başrolünde olduğu popüler dizi, yeni sezonuyla modern ilişkilere odaklanmaya devam edecek.
  • Mezarlık (3. Sezon): Birce Akalay’ın canlandırdığı Başkomiser Önem ve ekibi, yeni sezonda yine gizemli cinayetleri çözmek için iş başında olacak.
  • Zeytin Ağacı (3. Sezon – Final): Tuba Büyüküstün, Seda Bakan ve Boncuk Yılmaz’ı buluşturan sevilen dizi, final sezonuyla izleyicilere veda etmeye hazırlanıyor.
  • Seni Tanıyorum (Yeni Dizi): Elçin Sangu, Ozan Dolunay ve Melis Sezen’in başrollerini paylaştığı dizi, bir ailenin hayatına giren gizemli bir bakıcının yarattığı gerilimi konu alıyor.
  • Sonra Gözler Görür (Yeni Dizi): Şevval Sam ve Okan Yalabık’ı bir araya getiren dizi, bir gazetecinin çocukluğunun geçtiği kasabadaki esrarengiz bir ölümü araştırmasını anlatıyor.

Netflix, bu zengin ve çeşitli içeriklerle 2026 yılında da Türkiye’deki izleyicilerin vazgeçilmez adresi olmayı hedefliyor.

Peki, Netflix’in 2026 yerli yapımları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Siri iOS 27 ile Çok Başka Olacak

Apple, merakla beklenen yeni Siri yapay zeka güncellemesi için düğmeye bastı. Güvenilir kaynaklardan Mark Gurman’ın sızdırdığı bilgilere göre, WWDC27’de tanıtılacak iOS 27 ve macOS 27 ile birlikte Siri, ChatGPT ve Gemini gibi devlere kafa tutacak bir sohbet botuna dönüşecek. Bu stratejik hamle, Apple’ın yapay zeka yarışında ne kadar iddialı olduğunu gözler önüne seriyor.

Siri Yapay Zeka Güncellemesi Google Desteğiyle Geliyor

Gurman’ın iddialarına göre Apple, bu büyük dönüşüm için teknoloji devi Google ile iş birliği yapıyor. Süreç, iOS 26.4 ile başlayacak ve Siri’ye Google tarafından geliştirilen özel bir yapay zeka modeli entegre edilecek. Ancak asıl devrim, iOS 27 ve macOS 27 işletim sistemleriyle yaşanacak. Bu güncellemelerle birlikte Siri, temel bir asistandan çok daha fazlası haline gelerek tam teşekküllü bir sohbet botu olarak kullanıcıların karşısına çıkacak.

Bu yeni sistemin, Apple içinde “Campos” kod adıyla anıldığı belirtiliyor. En dikkat çekici detaylardan biri ise bu yapay zeka altyapısının doğrudan Google’ın sunucuları üzerinde çalışacak olması. Bu durum, iki dev şirket arasındaki iş birliğinin ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Apple’ın, daha önce sohbet botu fikrine mesafeli durduğu bilinse de, yapay zeka pazarının hızla büyümesi ve rakiplerinin başarısı karşısında bu stratejisini değiştirdiği anlaşılıyor.

Apple, Siri Chatbot, iOS 27, Yapay Zeka, Ücretli Abonelik, Gemini, ChatGPT, WWDC, Teknoloji Haberleri

Apple’ın Yapay Zeka Yarışındaki Yeni Hamlesi

ChatGPT ve Gemini’ın teknoloji dünyasında yarattığı etki, Apple’ı yapay zeka alanında daha agresif bir politika izlemeye itti. Şirketin, bu alandaki liderliği ele geçirmek için Google’ın desteğiyle önemli bir finansal yatırım yaptığı konuşuluyor. WWDC27 etkinliği, Apple’ın bu yeni vizyonunu ve Siri’nin geleceğini tüm dünyaya duyuracağı platform olacak.

Bununla birlikte, kullanıcılar için bu gelişme daha akıllı, daha bağlamsal ve çok daha yetenekli bir dijital asistan anlamına geliyor. Siri’nin sadece komutları yerine getiren bir araç olmaktan çıkıp, karmaşık sohbetleri anlayabilen ve yürütebilen bir yardımcıya dönüşmesi bekleniyor.

Apple’ın Yeni Siri Chatbot’u Ücretli mi Olacak?

Apple’ın Yeni Siri Chatbot’u Ücretli mi Olacak?

Apple'ın iOS 27 ile tanıtacağı yeni Siri chatbot'u ücretli mi olacak? Özellikleri, maliyet analizleri ve ChatGPT rekabeti hakkındaki tüm detaylar haberimizde.

Peki, Apple’ın yeni Siri hamlesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

WhatsApp’ta Yeni Güvenlik Dönemi Başlıyor

0

Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, çocuklar için çevrimiçi güvenliği artıracak devrim niteliğinde bir WhatsApp ebeveyn denetimi özelliği üzerinde çalışıyor. Android için yayınlanan en son beta sürümünde keşfedilen bu yenilik, ebeveynlerin çocukları için kısıtlı yetkilere sahip “ikincil hesaplar” oluşturmasına olanak tanıyarak dijital dünyada daha güvenli bir alan yaratmayı hedefliyor. Bu gelişme, ebeveynlere çocuklarının dijital etkileşimlerini daha yakından yönetme imkanı sunarken, aynı zamanda platformun güvenlik konusundaki kararlılığını da gözler önüne seriyor.

WhatsApp Ebeveyn Denetimi Özelliği Nasıl Çalışacak?

Geliştirme aşamasında olan WhatsApp ebeveyn denetimi özelliği, ebeveynlerin çocukları için özel olarak yapılandırılmış profiller oluşturmasını sağlayacak. Bu süreç, hem basit hem de güvenli adımlardan oluşuyor. Ebeveynler, kendi telefonlarından bir QR kod okutarak işlemi başlatacak ve ardından çocuklarının hesabını güvence altına almak için 6 haneli bir “birincil PIN” oluşturacaklar. Bu PIN, yetkisiz değişiklikleri önlemek ve belirli eylemleri gerçekleştirmek için bir anahtar görevi görecek. Kurulum tamamlandığında, ikincil hesap aktif hale gelecek ve belirli kısıtlamalarla çalışmaya başlayacaktır.

Bu özellik, özellikle WhatsApp’ın minimum yaş sınırını karşılamayan küçükler için tasarlandı. Birincil hesabın (ebeveynin) kontrolü altında olan ikincil hesap, çocuğun dijital ayak izini daha güvenli bir çerçevede tutmayı amaçlıyor. Bu sayede, ebeveynler çocuklarının kimlerle iletişim kurduğunu daha rahat bir şekilde denetleyebilecekler.

WhatsApp Android beta sürümünde ikincil bir hesabın nasıl yapılandırılacağını gösteren ekran görüntüsü

İkincil Hesapların Kısıtlamaları ve Güvenlik Önlemleri

WhatsApp’ın yeni özelliği, çocukları potansiyel tehlikelerden korumak için bir dizi önemli kısıtlamayı beraberinde getiriyor. Bu kısıtlamalar, çocuğun deneyimini daha kontrollü ve güvenli hale getirmek üzere özenle planlanmıştır. İkincil hesapların sahip olacağı başlıca sınırlamalar şunlardır:

  • Bilinmeyen Kişilerle İletişim Engeli: İkincil hesaba sahip olan çocuklar, yalnızca kendi kişi listelerinde kayıtlı olan kişilerle mesajlaşabilir ve arama yapabilir. Bu, yabancılardan gelebilecek istenmeyen mesaj ve çağrıların önüne geçen en önemli güvenlik katmanıdır.
  • Güncellemeler Sekmesine Erişim Yok: Çocuklar, herkese açık içeriklerin paylaşıldığı ‘Kanallar’ özelliğinin bulunduğu ‘Güncellemeler’ sekmesine erişemeyecek. Bu sayede, yaşlarına uygun olmayan içeriklerle karşılaşma riskleri en aza indirilmiş olacak.
  • Sohbet Kilidi Devre Dışı: Ebeveynlerin, çocuklarının cihazlarını kontrol ederken gizlenmiş veya görünmeyen sohbetlerle karşılaşma riskini ortadan kaldırmak için ‘Sohbet Kilidi’ özelliği bu hesaplarda kullanılamayacak. Bu da tam bir şeffaflık sağlamaktadır.

Bununla birlikte, ebeveynler çocuklarının etkinlikleri hakkında bazı temel bilgilere sahip olabilecek. Örneğin, çocuklarının ne zaman yeni bir kişi eklediği gibi aktiviteleri görebilecekler. Bu yaklaşım, ebeveynlere kontrol imkanı sunarken, gizliliği de ihlal etmemeyi amaçlıyor.

Çocukların Güvenliği ve Uçtan Uca Şifreleme Dengesi

WhatsApp, ebeveyn denetimi özelliğini geliştirirken en temel prensiplerinden biri olan uçtan uca şifrelemeden ödün vermiyor. Ebeveynler, çocuklarının etkinlik raporlarını (yeni kişi ekleme gibi) görebilse de, sohbetlerin içeriğine kesinlikle erişemeyecekler. Mesajlar, her zaman olduğu gibi sadece gönderici ve alıcı tarafından okunabilir olmaya devam edecek. Bu durum, WhatsApp’ın hem çocuk güvenliğini artırma hem de kullanıcı gizliliğini koruma konusundaki hassas dengeyi nasıl kurduğunu göstermektedir.

Uygulamanın bu yaklaşımı, ebeveynlere bir gözetleme aracı yerine, çocuklarını dijital dünyanın risklerine karşı koruyacak bir kalkan sunmayı hedefliyor. Bu sayede çocuklar, güvenli sınırlar içinde iletişim kurma özgürlüğüne sahip olmaya devam edecekler.

İkincil hesap, çocuk WhatsApp’ın hizmet şartlarında belirtilen minimum yaşa ulaşana kadar aktif kalacak. Çocuk reşit olduğunda, ebeveyn onayı ile hesap birincil hesaptan ayrılarak tüm özelliklere tam erişim sağlayabilecek. Bu özellik henüz geliştirme aşamasında olup, gelecekteki bir güncelleme ile tüm kullanıcılara sunulması planlanmaktadır. Bu yenilik, WhatsApp’ı aileler için daha güvenilir bir platform haline getirme yolunda atılmış önemli bir adımdır.

Galaxy S26 Çıkış Tarihi Sızdı! İşte Tüm Özellikleri!

Galaxy S26 Çıkış Tarihi Sızdı! İşte Tüm Özellikleri!

Samsung'un yeni amiral gemisi Galaxy S26 çıkış tarihi ve özellikleri sızdırıldı. Mart 2026'da beklenen telefonun tüm detayları haberimizde.

Peki, WhatsApp’ın yeni ebeveyn denetimi özelliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Apple Tedarik Zincirinde Şok Değişiklik!

Apple, ekran tedariki konusunda stratejik ve zorunlu bir değişikliğe gitti. Teknoloji devi, Çinli tedarikçi BOE Technology’den aldığı milyonlarca iPhone OLED panel siparişini, yaşanan üretim kalitesi sorunları nedeniyle Samsung Display’e devretmek zorunda kaldı. Kore merkezli yayın kuruluşu The Elec tarafından ortaya çıkarılan bu gelişme, Apple’ın tedarik zincirinde dengelerin yeniden değiştiğini ve BOE’nin Apple’ın lider tedarikçisi olma hedeflerinin bir kez daha sekteye uğradığını gösteriyor.

iPhone 17e ve OLED Panel Üretiminde Kriz: BOE Yerine Samsung Devrede

Endüstri kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, söz konusu üretim sıkıntıları 2025 yılının Kasım ve Aralık aylarında ortaya çıktı ve sorunlar hala tam olarak çözülebilmiş değil. Belirli bir üretim sürecindeki hataların, BOE’yi bazı modellerin üretimini tamamen durdurmaya zorladığı belirtiliyor. Bu aksaklıktan etkilenen panellerin, iPhone 15, 16 ve 17 serisi modellerine ait olduğu ifade ediliyor.

Apple, Samsung Display, BOE, iPhone 17e, OLED panel, iPhone ekran sorunu, iPhone 15, iPhone 16

Yaşanan bu kalite krizinin sektör gözlemcilerini şaşırttığı görülüyor. Çünkü BOE, iPhone 15 ve 16 modellerinde kullanılan LTPS OLED panelleri uzun süredir sorunsuz bir şekilde tedarik ediyordu. iPhone 17’de kullanılan ve üretimi daha zor olan gelişmiş LTPO panellerin zorluk çıkarması olağan karşılansa da, daha eski ve oturmuş modellerde bu tür sorunların yaşanması beklenmedik bir durum olarak nitelendiriliyor.

Apple, Fransa Mahkemesinde Önemli Bir Zafer Kazandı!

Apple, Fransa Mahkemesinde Önemli Bir Zafer Kazandı!

Apple, Fransa'da önemli bir hukuk zaferi kazandı. Mahkeme, gizlilik özelliğinin haksız rekabet olmadığına hükmetti.

Ortaya çıkan açığı kapatmak ve Apple’ın üretim takvimini aksatmamak için Samsung Display acil olarak devreye girdi. Güney Koreli üretici, geniş üretim kapasitesi sayesinde son iki ayda BOE’den kaydırılan milyonlarca siparişi üstlendi. BOE’nin 2024 yılında yaklaşık 40 milyon iPhone OLED paneli sevkiyatı gerçekleştirdiği, ancak üretimdeki bu son aksaklıklar nedeniyle 2025 hedeflerinin muhtemelen gerisinde kaldığı tahmin ediliyor.

Apple, iPhone Ekran Siparişlerini BOE’den Samsung Display’e Kaydırdı

Mevcut zorluklara rağmen BOE, rotasını Apple’ın bu baharda piyasaya sürmesi beklenen bütçe dostu akıllı telefonu iPhone 17e modeline çevirmiş durumda. Şirket, bu model için en büyük panel tedarikçisi konumunda bulunuyor ve bu nedenle üretimin istikrarlı olması hem Apple hem de BOE için kritik bir önem taşıyor.

Apple, Samsung Display, BOE, iPhone 17e, OLED panel, iPhone ekran sorunu, iPhone 15, iPhone 16

Üretim sorunlarının yanı sıra, iki şirket arasındaki yasal süreçler de dikkat çekici bir arka plan oluşturuyor. Samsung ve BOE, patent ihlalleri ve ticari sır hırsızlığı suçlamalarıyla karşı karşıya gelmişti. Tarafların 2025 sonlarında BOE’nin Samsung’a telif ücreti ödemeyi kabul etmesiyle uzlaştığı biliniyor. Gelinen noktada Samsung Display, Apple’ın ana OLED tedarikçisi olarak konumunu daha da güçlendiriyor ve yıllık 120 milyon civarında panel sağlaması bekleniyor.

Apple TV Dizileri Türkiye’de Neden Yok?

Apple TV Dizileri Türkiye’de Neden Yok?

Apple TV Turkcell TV+ iş birliği ile 25 film Türkiye'ye geldi. Ancak popüler diziler neden anlaşmada yok? Tüm detaylar haberimizde.

Akıllı telefon pazarındaki bu tedarik zinciri savaşları ve üretim kalitesi, kullandığımız cihazların performansını doğrudan etkileyebiliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, bir akıllı telefon satın alırken ekran panelinin hangi üretici tarafından yapıldığına dikkat ediyor musunuz?

Odi’den İlk Yılında Üniversite Öğrencilerine 20 Milyon Tasarruf

1

Ekonomik olarak en çok zorlanan gruplardan biri olan üniversite öğrencilerinin, temel ve sosyal ihtiyaçlarını toplumsal dayanışma modeliyle karşılayabilmeleri için yola çıkan Odi birinci yılını doldurdu. İlk olarak; en temel ihtiyaç olan beslenme giderlerini düşürmek, öğrencilerin sağlıklı ve kaliteli öğünlerle beslenmelerini sağlayabilmeleri için askıda yemek modelini aktif etti. Bir yıl gibi kısa süre içinde dikkat çekici bir etki yaratan Odi, ilk yılında öğrencilere 20 Milyon TL’lik tasarruf sağladı. 10 şehirde 150 öğrenci-dostu işletme ile yaklaşık 25.000 öğrenciye ve 13.500 destekçiye ulaştı. 

-Öğrenci-dostu işletmeler indirimli bir öğrenci menüsü oluşturarak, öğrenci kampanyaları açıyor.

-Üniversite öğrencilerine yardımcı olmak isteyen destekçiler, indirimli menüleri satın alıp askıya bırakarak öğrencilere hediye ediyor.     

-Öğrenciler, askıya bırakılan yemekleri ücretsiz yiyor, askıda yemek olmadığı zaman da indirimli bir şekilde satın alarak beslenme maliyetlerini %40 düşürebiliyor. 

Bireysel destekçiler veya şirketler aracılığı ile üniversite öğrencilerine bugüne kadar +65.000 öğün yemek ulaştırıldı. Arçelik, İş Bankası, Beije, DentaSave, Kalt Elektronik, Paycell, Iyzico gibi kurumsal firmalar ve teknoloji devleriyle de farklı şekillerde işbirlikleri yaparak, Odi yarattığı etkiyi büyütmeye devam ediyor. 

Odi 1. yılındaki bu başarısını daha da ileri taşıyarak 100.000 yemek kampanyası başlattı. Üniversite öğrencilerinin final sınavı döneminde veya yaklaşan ramazan öncesinde öğrencilere sıcak bir yemekle destek olmak isteyen tüm şirketleri ve bireysel destekçileri Odi web veya mobil platformlarından askıya yemek bırakmaya davet ediyoruz. 

Apple AirTag Boyutunda Yapay Zeka Cihazı Geliştiriyor

Teknoloji dünyasının lider ismi Apple, ürün gamını genişletecek heyecan verici bir proje üzerinde çalışıyor. Şirketin mühendisleri, AirTag boyutlarında tasarlanan ve tamamen yapay zeka odaklı çalışan yeni bir giyilebilir cihazı test ediyor.

Sızdırılan raporlara göre bu gizemli cihaz, şirketin mevcut ekosistemine yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. The Information tarafından paylaşılan detaylar, ürünün hem bağımsız çalışabileceğini hem de gelecekteki akıllı gözlüklerle entegre olabileceğini gösteriyor.

Apple AI Pin teknik özellikleri ve tasarımı

Yuvarlak ve düz bir forma sahip olan bu ürün, tasarım dili olarak AirTag modelini andırıyor ancak biraz daha kalın bir yapıya sahip. Alüminyum ve cam malzemeden üretilen gövdenin ön yüzünde, fotoğraf ve video çekimi yapabilen biri geniş açılı olmak üzere iki adet kamera yer alıyor.

Donanım tarafında ise cihaz oldukça yetenekli bileşenlerle donatılıyor. Üzerinde ortam seslerini net bir şekilde algılayan üç farklı mikrofon ve sesli geri bildirim sağlayan bir hoparlör bulunuyor. Ayrıca Apple Watch modellerinde olduğu gibi kablosuz şarj desteği sunuluyor.

Yazılım desteği ve Siri entegrasyonu

Bu minik aksesuarın en büyük gücü yazılım tarafında ortaya çıkacak. Cihazın iOS 27 ile birlikte tanıtılması beklenen yeni nesil Siri sohbet robotunu çalıştırması planlanıyor. Yan tarafında bulunan fiziksel kontrol tuşu, cihazın bağımsız bir asistan olarak kullanılabileceğine işaret ediyor.

Şu anki prototiplerde herhangi bir takma aparatı bulunmasa da, geliştirme sürecinde manyetik veya klipsli çözümlerin eklenebileceği düşünülüyor. Apple, bu cihazı kullanıcıların günlük hayatının bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor.

Apple’ın Yeni Siri Chatbot’u Ücretli mi Olacak?

Apple’ın Yeni Siri Chatbot’u Ücretli mi Olacak?

Apple'ın iOS 27 ile tanıtacağı yeni Siri chatbot'u ücretli mi olacak? Özellikleri, maliyet analizleri ve ChatGPT rekabeti hakkındaki tüm detaylar haberimizde.

Pazardaki rekabet ve çıkış tarihi

Giyilebilir yapay zeka pazarında rekabet giderek kızışıyor. OpenAI ve eski Apple tasarımcısı Jony Ive’ın ortak projesi, Meta’nın akıllı gözlükleri ve diğer rakipler Apple’ı bu alanda adım atmaya zorluyor. Ancak daha önce piyasaya çıkan benzer ürünlerin başarısız olması şirketi temkinli davranmaya itiyor.

Henüz geliştirme aşamasının çok başında olan bu projenin 2027 yılında son kullanıcıyla buluşması hedefleniyor. Ancak test süreçlerinde yaşanabilecek olası sorunlar nedeniyle projenin iptal edilme veya değiştirilme ihtimali de masada duruyor.

Peki, Apple hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Marathon Sistem Gereksinimleri Açıklandı

Destiny serisinin başarılı geliştiricisi Bungie, oyun dünyasında büyük bir merakla beklenen yeni projesi Marathon için en önemli teknik detayları paylaştı. Oyuncuların en çok sorduğu sorulardan biri olan Marathon PC sistem gereksinimleri, oyunun resmi Steam sayfası üzerinden duyuruldu. Açıklanan bilgilere göre, Bungie’nin yeni extraction shooter oyunu, oldukça geniş bir donanım yelpazesine hitap ederek milyonlarca oyuncu için erişilebilir olmayı hedefliyor.

Marathon Sistem Gereksinimleri Belli Oldu

Bungie, Marathon’un geliştirme sürecinde optimizasyona büyük önem verdiğini, açıklanan sistem gereksinimleri listesiyle kanıtlamış oldu. Hem minimum hem de önerilen donanım ihtiyaçları, günümüz standartlarına göre oldukça makul seviyelerde yer alıyor. Bu durum, oyunun yüksek performanslı ve pahalı sistemlere sahip olmayan oyuncular tarafından da rahatlıkla deneyimlenebileceği anlamına geliyor. Geliştirici ekip, stilize ve akıcı bir görsel dünya yaratırken, donanım bariyerini olabildiğince alçak tutarak daha kapsayıcı bir oyuncu kitlesi hedefliyor.

Giriş Seviyesi İçin: Minimum Sistem Gereksinimleri

Marathon’u en temel ayarlarda oynamak ve Tau Ceti IV gezegenindeki aksiyona katılmak için gereken donanımlar, pek çok oyuncunun halihazırda sahip olduğu veya kolayca erişebileceği bileşenlerden oluşuyor. Bu liste, oyunun kapılarını geniş bir kitleye açıyor.

  • İşlemci: Intel Core i5-6600 veya AMD Ryzen 5 2600
  • Bellek (RAM): 8 GB
  • Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX 1050 Ti (4 GB) veya AMD Radeon RX 5500 XT (4 GB)

Bu gereksinimler, özellikle GTX 1050 Ti gibi yıllardır popülerliğini koruyan bir ekran kartını içermesiyle dikkat çekiyor. 8 GB RAM ihtiyacı da günümüz oyunları için oldukça standart bir seviyede. Bu sayede, eski nesil bilgisayarlara sahip oyuncular bile Marathon’un heyecan dolu dünyasına adım atabilecekler.

Marathon çıkış tarihi ve Marathon Sistem Gereksinimleri

Akıcı Bir Deneyim İçin: Önerilen Sistem Gereksinimleri

Bungie, oyunu daha yüksek grafik ayarlarında ve stabil bir kare hızında (FPS) oynamak isteyenler için önerilen donanım listesini de paylaştı. Bu liste de yine günümüzün en güçlü donanımlarını talep etmemesiyle öne çıkıyor. Önerilen bileşenler, orta segment bir oyuncu bilgisayarında rahatlıkla bulunabilecek türden.

  • İşlemci: Intel Core i5-10400 veya AMD Ryzen 5 3500
  • Bellek (RAM): 16 GB
  • Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX 2060 (6 GB) veya AMD Radeon RX 5700 XT (8 GB)

Özellikle 16 GB RAM ve NVIDIA GTX 2060 gibi donanımların önerilmesi, oyunun modern teknolojileri desteklerken optimizasyon konusundaki başarısını gösteriyor. Bu donanımlar, 2019-2020 yıllarında oldukça popülerdi ve hala milyonlarca oyuncu tarafından kullanılıyor. Bu durum, Bungie’nin bilinçli bir şekilde donanım eşiğini düşük tutarak rekabetçi bir çevrimiçi oyunda oyuncu sayısını maksimize etme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanabilir.

Bungie’nin Stratejisi: Erişilebilirlik ve Rekabet

Marathon’un sistem gereksinimlerinin bu denli makul olması, birkaç önemli stratejinin birleşimi olarak görülebilir. Öncelikle, oyunun görsel tarzı fotorealizmden ziyade stilize bir estetiğe dayanıyor. Bu sanatsal tercih, hem oyuna özgün bir kimlik kazandırıyor hem de sistemler üzerindeki yükü hafifletiyor. Bu sayede geliştiriciler, daha düşük donanımlarda bile akıcı bir performans sunabiliyor.

Extraction Shooter Türü ve Donanım İhtiyaçları

Marathon, “extraction shooter” olarak adlandırılan, yüksek risk ve yüksek ödül mekaniklerine dayalı bir türde yer alıyor. Bu türdeki oyunlarda (örneğin Escape from Tarkov, Hunt: Showdown) genellikle rekabet ve anlık tepkiler hayati önem taşır. Düşük kare hızları veya teknik sorunlar, oyuncunun tüm ilerlemesini kaybetmesine neden olabilir. Bu nedenle, Bungie’nin oyunu geniş bir donanım yelpazesinde stabil çalıştırma hedefi, oyunun rekabetçi doğasıyla doğrudan ilişkilidir. Oyuncuların donanım farklılıkları nedeniyle dezavantaj yaşamasını engellemek, adil bir oyun ortamı yaratmak için kritik bir adımdır.

Bununla birlikte, Bungie’nin Destiny serisinden gelen büyük bir optimizasyon tecrübesi bulunuyor. Şirket, yıllardır milyonlarca oyuncuya hizmet veren devasa bir çevrimiçi oyunu hem konsollarda hem de PC’de başarıyla yönetti. Bu tecrübenin Marathon’a aktarılması, oyunun teknik anlamda sağlam bir temele oturmasını sağlıyor. Sonuç olarak, açıklanan bu sistem gereksinimleri, Marathon’un sadece bir oyun değil, aynı zamanda uzun soluklu bir servis olarak planlandığının ve mümkün olan en geniş oyuncu tabanına ulaşmayı hedeflediğinin güçlü bir göstergesidir.

PS4 Özel Oyunu Xbox Game Pass’e Geliyor!

PS4 Özel Oyunu Xbox Game Pass’e Geliyor!

Xbox Game Pass yeni oyunlar listesi resmen açıklandı! Resident Evil Village ve Death Stranding gibi dev yapımlar Ocak sonu ve Şubat'ta geliyor.

Peki, Marathon’un sistem gereksinimleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!