CarPlay ve Android Auto Türkiye’de Yasaklanacak mı?

Son günlerde otomobil tutkunlarının ve sürücülerin en çok konuştuğu konuların başında şüphesiz yeni trafik düzenlemeleri geliyor. Özellikle eski model araçlarını günümüz teknolojisine uydurmak isteyenlerin sıkça başvurduğu “sonradan takılan” multimedya ekranları ve “double teyp” sistemleri artık ciddi bir denetim kıskacında. 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni trafik kanunu, araç içi eğlence ve bilgi sistemlerinin kullanımına çok sert kısıtlamalar getirdi. Peki ama gerçekten arabada ekran kullanmak tamamen yasaklandı mı? Apple CarPlay ve Android Auto gibi hayat kurtaran sistemlerin akıbeti ne olacak? İşte sürücülerin kafasını karıştıran yeni dönemin tüm detayları.

Türkiye’de Yılın Otomobili için Geri Sayım Başladı

Türkiye’de Yılın Otomobili için Geri Sayım Başladı

OGD tarafından düzenlenen "Türkiye'de Yılın Otomobili 2026" yarışmasında mücadele edecek, aralarında Togg T10F'in de bulunduğu 33 iddialı model açıklandı.

Standart Dışı Ekranlara Rekor Ceza: 21.000 TL ve Trafikten Men!

Yeni yasanın en can alıcı noktası, sürücünün dikkatini doğrudan dağıtan ve görüş alanını kısıtlayan cihazları hedef alması. Fabrika çıkışı (orijinal) donanımında bulunmayan, ön konsola sonradan monte edilen devasa, standart dışı multimedya ekranları artık resmen “tehlikeli” statüsünde kabul ediliyor.

Android Auto ve Apple CarPlay

Düzenlemeye göre, sürücünün izleme ve kullanma sahası içinde kalan, standart dışı görüntü cihazları bulunduran ve kullanan sürücülere tam 21.000 TL idari para cezası kesilecek. Dahası, sadece para cezasıyla kurtulmak da mümkün değil; kurallara aykırı bu tarz ekranların tespiti halinde araç 30 gün süreyle trafikten men edilebilecek.

Bu durum, özellikle sanayide veya oto aksesuarcılarda standart dışı büyük tablet tarzı ekranlar taktıran binlerce sürücüyü yakından ilgilendiriyor. Sektör temsilcileri ise artan belirsizlik nedeniyle oto teyp ve multimedya montajlarının durma noktasına geldiğini belirtiyor.

CarPlay ve Android Auto Yasaklandı mı?

Sürücülerin en çok paniklediği konu ise günümüzün vazgeçilmezi olan Apple CarPlay ve Android Auto sistemlerinin yasaklanıp yasaklanmadığı. Burada çok ince ama hayati bir çizgi var: Hayır, CarPlay ve Android Auto kullanımı tek başına yasak değil.

Eğer aracınızın orijinal ekranını kullanıyorsanız veya sonradan taktığınız cihaz standartlara uygun, güvenliği tehlikeye atmayan ve sürücü görüşünü engellemeyen bir yapıdaysa bu yazılımları kullanabilirsiniz. Yasal kabul edilen kullanım senaryoları şunlar:

  • Navigasyon ve harita takibi

  • Müzik asistanı ve ses kontrolü

  • Eller serbest (hands-free) telefon görüşmeleri

Yasanın asıl amacı bu sürüş asistanlarını yasaklamak değil; seyir halindeyken film izlemek, video oynatmak veya sosyal medyada gezinmek gibi dikkati yola vermeyi engelleyen tehlikeli aktivitelerin önüne geçmek.

Direksiyon Başında Telefona da Ağır Yaptırım Geldi

2026 trafik düzenlemeleri sadece multimedya ekranlarıyla sınırlı kalmadı, direksiyon başında cep telefonu kullanımına yönelik cezalar da katlanarak arttı. Araçlarda bulunan ses, müzik veya haberleşme cihazlarını kurallara aykırı (örneğin seyir halindeyken elde telefonla mesajlaşmak) şekilde kullananlara öncelikle 3.000 TL ceza uygulanacak.

Ancak asıl caydırıcı kısım tekrar durumlarında devreye giriyor. Bir yıl içinde telefonla oynama kuralını ikinci kez ihlal eden sürücünün cezası 10.000 TL‘ye fırlayacak. Üçüncü ve daha fazla ihlallerde ise her seferinde 20.000 TL ceza kesilirken, sürücü belgelerine 30 gün süreyle el konulacak.

Vivo V70 Türkiye Pazarına Giriş Yaptı! İşte Fiyatı!

Telefon pazarında rekabet kızışırken, vivo merakla beklenen yeni V serisi modeli V70’i Türkiye’de satışa sunduğunu duyurdu. Orta-üst segmentte konumlanmasına rağmen sunduğu donanım özellikleriyle adeta amiral gemisi modellere göz kırpan vivo V70; özellikle kamera yetenekleri, devasa bataryası ve lüks tasarımıyla dikkatleri üzerine çekiyor.

Snapdragon 7 Gen 4 işlemcisi ve baştan aşağı yenilenmiş OriginOS 6 işletim sistemiyle gelen bu yeni nesil akıllı telefon, hem mobil fotoğrafçılık tutkunları hem de kesintisiz performans arayanlar için çok güçlü bir alternatif oluşturuyor.

Tasarım ve Ekran: Lüks, Zarafet ve Dayanıklılık Bir Arada

vivo V70, dışarıdan bakıldığında premium hissiyatı sonuna kadar yaşatan bir tasarıma sahip. Havacılık sınıfı alüminyum alaşım çerçevesi ve yalnızca 1,25 mm kalınlığındaki ultra ince ekran çerçeveleri ile zarafeti dayanıklılıkla buluşturuyor. Cihaz, IP68 ve IP69 sertifikalarıyla suya, toza ve tazyikli suya karşı en üst düzeyde koruma sağlarken, 1.8 metreye kadar düşmelere karşı da oldukça dirençli.

6.59 inç büyüklüğündeki 1.5K Ultra Net AMOLED ekran; 120 Hz yenileme hızı, 459 PPI piksel yoğunluğu ve inanılması güç 5000 nit bölgesel tepe parlaklık değeriyle güneş altında bile kusursuz bir görsel şölen sunuyor. Tasarım tarafında ise dünyaca ünlü lüks giyim markası Gucci’nin “Ancora Kırmızısı”ndan ilham alınan Kızıl Kahve rengi oldukça popüler. Bunun yanı sıra Otantik Siyah ve ışığa göre renk değiştiren özel cam dokulu Gün Batımı seçenekleri de mevcut. Islak parmakla dahi anında tepki veren 3D ultrasonik ekran altı parmak izi okuyucu ise kullanım kolaylığını zirveye taşıyor.

ZEISS Ortaklığıyla Mobil Fotoğrafçılıkta Yeni Dönem

vivo’nun ZEISS ile olan köklü iş birliği V70 modelinde bambaşka bir boyuta ulaşıyor. Cihazın arka tarafında Sony LYT-700V sensörlü 50 MP ana kameraya, olağanüstü detaylar yakalayan 50 MP ZEISS Süper Telefoto Kamera eşlik ediyor. 3x optik, 10x hibrit ve 100x dijital yakınlaştırma sunan bu sistem, özel AI Sahne Modu ile birleştiğinde uzak mesafedeki konser veya doğa sahnelerini kayıpsız bir şekilde kadrajınıza sığdırıyor.

V serisinde bir ilk olan 4K 60 fps video kayıt yeteneği, sinematik ve pürüzsüz çekimler vadediyor. Üstelik yalnızca arka kamera değil, ön tarafta yer alan 50 MP ZEISS Grup Selfie kamerası da otomatik odaklama yeteneğiyle kusursuz portreler çıkarıyor. Yapay zekâ destekli düzenleme araçları da cabası; AI Mevsimler, AI Silme ve AI Sihirli Taşıma gibi özellikler sayesinde fotoğraf çekildikten sonra bile atmosferi değiştirmek veya istenmeyen kişileri kareden silmek tek dokunuşla halledilebiliyor.

Snapdragon 7 Gen 4 ve Uzun Ömürlü 6500 mAh BlueVolt Batarya

Donanım tarafında gücünü 4nm mimarisiyle üretilen 8 çekirdekli Qualcomm Snapdragon 7 Gen 4 (SM7750-AB) işlemciden alan vivo V70, LPDDR5X RAM ve UFS 4.1 depolama teknolojileriyle uygulama açılışlarında ve oyunlarda ışık hızında bir performans sunuyor.

Ancak cihazın asıl yıldızlaştığı nokta kesinlikle batarya teknolojisi. 7,40 mm gibi oldukça ince ve zarif bir kasanın içine tam 6500 mAh kapasiteli yeni nesil BlueVolt batarya sığdırmayı başaran marka, gün içindeki şarj endişesini tarihe gömüyor. 90W FlashCharge desteği sayesinde bu devasa güç kaynağı dakikalar içinde saatlerce yetecek enerjiye kavuşabiliyor.

OriginOS 6 ile Geleceğe Yatırım ve Türkiye Fiyatı

Android 16 tabanlı yeni OriginOS 6 işletim sistemiyle kutudan çıkan vivo V70, akıcı sistem performansını derin yapay zekâ entegrasyonuyla destekliyor. Ekranın üst kısmında dinamik bildirimler sunan Origin Island kapsülü ve bilgisayar-telefon veri transferini kolaylaştıran vivo Office Kit gibi özellikler üretkenliği büyük oranda artırıyor. Cihazın 4 yıl işletim sistemi (Android) ve 6 yıl boyunca düzenli güvenlik güncellemesi alacak olması da onu uzun ömürlü ve güvenli bir yatırım haline getiriyor.

Türkiye pazarında 12 GB RAM ve 256 GB depolama seçeneğiyle 54.999 TL fiyat etiketiyle raflardaki yerini alan vivo V70, sınıfının sınırlarını zorlayan tam donanımlı bir teknoloji harikası olarak karşımızda.

Elektronik Sigara ile Otomobil Yaptı!

Teknoloji dünyasında elektronik atık (e-atık) sorunu her geçen gün büyürken, bazen garajından çıkan çılgın bir mühendis tüm ezberleri bozabiliyor. Son yıllarda adeta küresel bir çevre felaketine dönüşen tek kullanımlık elektronik sigaralar (vape), aslında içlerinde oldukça değerli, yeniden şarj edilebilir lityum-iyon piller barındırıyor. Ancak tüketiciler bunları tek kullanımlık sanıp çöpe atıyor.

Türkiye’de Yılın Otomobili için Geri Sayım Başladı

Türkiye’de Yılın Otomobili için Geri Sayım Başladı

OGD tarafından düzenlenen "Türkiye'de Yılın Otomobili 2026" yarışmasında mücadele edecek, aralarında Togg T10F'in de bulunduğu 33 iddialı model açıklandı.

İşte İngiliz elektronik mühendisi ve DIY (Kendin Yap) konseptli içerikler üreten YouTuber Chris Doel, hepimizin çöp olarak gördüğü bu cihazların gerçek potansiyelini kanıtlamak için akılalmaz bir projeye imza attı. Daha önce hurda pillerden e-bisiklet yapan ve evinin tüm elektrik ihtiyacını saatlerce off-grid (şebekeden bağımsız) olarak karşılayan Doel, bu kez çıtayı arşa çıkararak 500 adet tek kullanımlık elektronik sigara bataryasıyla bir elektrikli otomobili yola çıkarmayı başardı.

Aynı zamanda Jaguar Land Rover bünyesinde çalışan 26 yaşındaki yetenekli mühendis, bu çarpıcı proje için 2000’li yılların başından kalma kompakt bir elektrikli araç olan Reva G-Wiz’i tercih etti. Fabrika çıkışında ağır ve eski tip kurşun-asit bataryalarla donatılan bu mütevazı şehir aracı, Doel’in sihirli dokunuşuyla yepyeni bir kimliğe büründü.

Projenin çıkış noktası ise oldukça düşündürücü: Doel, sektörün insanları tek kullanımlık ürünlere yönlendirmesini eleştiriyor ve içindeki sapasağlam lityum hücrelerin israfına dikkat çekmek istiyor. Hatta bu pilleri toplamak için yerel mağazaları ve festivalleri gezerek, geri dönüşüme gitmesi gereken binlerce cihazı toplamış.

Çöpe atılmış 500 adet e-sigarayı tek tek parçalayarak içlerindeki pilleri kurtarmak ise tam altı ayını almış. Test edilip sağlamlığı onaylanan bu hücreler, alüminyum korumalı ve 3D yazıcıyla üretilmiş özel bir kasanın içinde paralel ve seri bağlanarak devasa bir güç kaynağına dönüştürülmüş. Doel, lityum pillerle çalışmanın yangın ve patlama riski taşıdığını belirterek, uzmanlık olmadan bu tarz denemelerin kesinlikle yapılmaması gerektiği konusunda da uyarıyor.

Gelelim işin teknik ve en heyecan verici kısmına. Doel’in özenle oluşturduğu bu özel batarya paketi, teorik olarak 2.5 kWh, kullanılabilir olarak ise 2.07 kWh enerji sunuyor. Orijinal 48V sistemin yerini alan bu 50V batarya, aracın invertörünün aşırı akım çekmemesi için yeniden programlanmasıyla G-Wiz’e entegre edildi.

Peki bu derme çatma sistem yolda nasıl bir performans sergiledi? Sonuçlar gerçekten şaşırtıcı. Tek kullanımlık elektronik sigaralardan güç alan araç, saatte 56 kilometre (35 mph) maksimum hıza ulaşmayı başardı. Yaklaşık 27 kilometrelik (17 mil) bir menzil sunan araç, kısa şehir içi seyahatler, örneğin bir fast-food restoranının arabaya servis bölümüne gitmek için gayet yeterli bir performans ortaya koydu.

Üstelik zorlu bir yokuş tırmanışında sistemden anlık 150 Amper akım çekilmesine rağmen, batarya sıcaklığı 30 derecenin altında kalarak güvenilirliğini kanıtladı. Yeniden enerji kazanımını sağlayan rejeneratif frenleme sisteminin de (10A) sorunsuz çalıştığını belirtmeden geçmeyelim.

Projenin belki de en eğlenceli ve teknolojik detayı ise şarj edilme yöntemiydi. Doel, bu devasa batarya paketini doldurmak için günümüzde akıllı telefonlarımızda kullandığımız standart bir USB-C portunu tercih etti.

Yani teknik olarak dünyanın e-sigara pilleriyle çalışan ilk otomobili, aynı zamanda dünyanın ilk USB-C ile şarj olan elektrikli otomobili unvanını da kazandı! Aracın arkasına espri amaçlı bir “vape egzozu” takmayı da ihmal etmeyen Doel, izleyenleri hem güldürdü hem de e-atık konusunda derin bir düşünceye sevk etti.

Sadece İngiltere’de her hafta milyonlarca tek kullanımlık e-sigaranın çöpe atıldığı düşünüldüğünde, bu projenin verdiği sürdürülebilirlik mesajının değeri çok daha iyi anlaşılıyor. Çöp olarak gördüğümüz teknolojiler, doğru vizyon ve mühendislikle bir otomobili bile hareket ettirebilecek güce sahip.

Meta Açıklaması: İngiliz mühendis ve YouTuber Chris Doel, çöpe atılan 500 adet tek kullanımlık elektronik sigara bataryasını geri dönüştürerek Reva G-Wiz model elektrikli bir otomobile güç vermeyi başardı. Dünyanın ilk USB-C ile şarj olan “vape” otomobili, e-atık sorununa dikkat çekiyor.

Huawei FreeBuds Pro 5 Türkiye’de Ön Satışa Çıktı!

Kablosuz kulaklıklar (TWS) günümüzde sadece favori çalma listelerimizi dinlediğimiz birer araç olmaktan çoktan çıktı; metropollerin yorucu gürültüsünden kaçıp kendi kişisel alanımızı yaratmamızı sağlayan teknolojik kalkanlara dönüştü. Pazardaki rekabet kıyasıya devam ederken Huawei, amiral gemisi ses ürünleri serisine yepyeni bir soluk getiren HUAWEI FreeBuds Pro 5 modelini tanıttı. Sadece donanımsal bir güncelleme olmanın çok ötesine geçen bu yeni nesil kulaklık, özellikle kayıpsız ses iletimi ve dünyanın ilk çift motorlu yapay zeka destekli gürültü engelleme (ANC) mimarisiyle sektördeki standartları yeniden belirliyor.

Huawei’nin En Yenileri Watch GT Runner 2 ve FreeBuds Pro 5 Nasıl Olmuş?

Huawei’nin En Yenileri Watch GT Runner 2 ve FreeBuds Pro 5 Nasıl Olmuş?

Huawei'nin yeni ürünleri Watch GT Runner 2 ve FreeBuds Pro 5'e yakından bakıyoruz.

Sessizliği Yeniden Tanımlayan Güç: %220 Daha Etkili Çift Motorlu ANC

Şehir hayatının kaosu tekdüze değildir; metro raylarının boğucu uğultusu ile kalabalık bir ofisteki tiz konuşma sesleri tamamen farklı frekanslarda seyahat eder. Geleneksel kulaklıklar bu seslerin tümüne aynı tepkiyi verirken, FreeBuds Pro 5 endüstride bir ilke imza atarak Dual-Engine ANC (Çift Motorlu Aktif Gürültü Engelleme) teknolojisini kullanıcılara sunuyor.

Bu yenilikçi mimaride, alçak ve yüksek frekanslı sesler için birbirinden tamamen bağımsız çalışan iki ayrı gürültü engelleme motoru görev yapıyor. Sistemin beyni konumundaki MIMO AI Sensing algoritması, çevrenizdeki akustik ortamı saniyede tam 400.000 kez analiz ederek gürültüye anında kalkan oluşturuyor. Önceki nesle kıyasla gürültü engelleme performansını %220 oranında artıran bu teknoloji sayesinde, 100 dB seviyesindeki sağır edici bir gürültünün ortasında bile adeta yalıtılmış bir stüdyo sessizliği elde edebiliyorsunuz.

Bluetooth’un Sınırlarını Aşan Kayıpsız Ses: 2,3 Mbps L2HC 4.0

Odyofillerin (yüksek kaliteli ses tutkunları) kablosuz kulaklıklara mesafeli yaklaşmasının en büyük nedeni, veri transferi sırasında seste yaşanan kalite kaybıdır. Huawei, FreeBuds Pro 5 ile bu teknik bariyeri yıkıyor. Cihaz, L2HC 4.0 teknolojisi sayesinde sektör lideri olan 2,3 Mbps gibi muazzam bir veri iletim hızına ulaşıyor.

Bu hız, 48kHz/24-bit yüksek çözünürlüklü (Hi-Res) ses dosyalarının hiçbir detayı kaybolmadan, tamamen “kayıpsız” bir şekilde kulağınıza ulaşması demek. Kulaklığın içine entegre edilen çift sürücülü akustik sistem, bas frekansları 10Hz gibi olağanüstü bir derinliğe kadar indirirken, tizleri 48kHz kristal netliğine taşıyor. Böylece dinlediğiniz senfonideki en ufak bir nefes alış veya arka plandaki ince bir bas gitar tınısı bile stüdyo kalitesinde duyulabiliyor.

Sizi Anlayan Akıllı Tasarım ve Rüzgara Meydan Okuyan Mikrofonlar

Teknolojinin asıl amacı günlük hayatı kolaylaştırmaktır. FreeBuds Pro 5’in akıllı “Konuşma Farkındalığı” özelliği tam da bu felsefeyle çalışıyor. Yolda yürürken bir tanıdığınızla karşılaşıp sohbete başladığınız anda kulaklık bunu algılıyor, müziğin sesini anında kısıyor ve dış dünyanın sesini içeri alıyor. Sohbetiniz bittiğinde ise hiçbir tuşa basmanıza gerek kalmadan müziğiniz ve ANC sisteminiz otomatik olarak geri dönüyor.

“Uyarlanabilir Ses” teknolojisi ortamın gürültü seviyesine göre ses düzeyini kendi kendine optimize ederken, kemik iletim teknolojisi (Bone Conduction) telefon görüşmelerinizi kusursuzlaştırıyor. Saniyede 10 metre hızla esen sert bir rüzgara karşı bisiklet sürerken bile, ses tellerinizin titreşimini algılayan sistem sayesinde karşı tarafa sesiniz kapalı bir odadaymışsınız gibi net bir şekilde iletiliyor.

“Star Oval” Estetiği, IP57 Dayanıklılık ve 38 Saatlik Dev Pil

Tasarım tarafında lüks saatçilikten ilham alan ve elmas kesim teknikleriyle şekillendirilen “Star Oval” form, hem şıklığı hem de ergonomiyi bir araya getiriyor. Dünya çapında 10.000’den fazla farklı kulak yapısı incelenerek tasarlanan yeni yapı, önceki modele göre %10 daha küçük ve %6 daha hafif. Üstelik serinin mavi renkli versiyonunda kullanılan premium vegan deri kaplama, cihaza sofistike bir dokunma hissi katıyor.

Dayanıklılık konusunda da taviz vermeyen kulaklık, IP57 sertifikasıyla toza ve suya karşı (yoğun yağmur veya zorlu antrenman terlemeleri) tam koruma sağlıyor. Pil performansı ise oldukça iddialı: Sadece kulaklıklar ANC kapalıyken tek şarjla 9 saat, şarj kutusunun desteğiyle ise toplamda 38 saate kadar kesintisiz müzik deneyimi sunuyor.

Ön Satışa Özel Fırsatlar Başladı

Premium kablosuz kulaklık pazarında kartları yeniden dağıtan HUAWEI FreeBuds Pro 5, Türkiye’de 9.999 TL tavsiye edilen son tüketici fiyatıyla raflardaki yerini alıyor. Ancak Huawei, cihazı erkenden deneyimlemek isteyen kullanıcılar için cazip bir kampanya duyurdu.

31 Mart tarihine kadar Huawei Online Mağaza üzerinden devam edecek olan kampanya kapsamında; sadece 99 TL ön ödeme (depozito) yapan kullanıcılar, toplam fiyattan 799 TL değerinde özel bir indirim kazanma fırsatını yakalıyor.

Türkiye’de Yılın Otomobili için Geri Sayım Başladı

Otomotiv dünyasının Türkiye’deki en prestijli ödüllerinden biri olan ve her yıl hem sektör hem de tüketiciler tarafından büyük bir heyecanla beklenen “Türkiye’de Yılın Otomobili” yarışmasında 2026 maratonu resmen start aldı.

Çinliler Volkswagen ile Dalga Geçiyor!

Çinliler Volkswagen ile Dalga Geçiyor!

Volkswagen, Çin pazarında EA211 motorlu yeni EREV aracını tanıttı. Rakibi Li Auto ise bu hamleyle sosyal medyada alay etti.

Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından bu yıl 11. kez düzenlenen dev organizasyonda, zorlu testlerden geçerek büyük ödüle uzanmak için yarışacak 33 model kamuoyuna duyuruldu. Elektrikli araç devriminin listeyi adeta domine ettiği bu yılki yarışta, yerli gururumuz Togg T10F’ten Çinli devlerin en yeni modellerine kadar son derece çekişmeli bir rekabet bizleri bekliyor.

Zorlu Testler ve 7 Finalist: Süreç Nasıl İşleyecek?

Peki bu 33 aday nasıl belirlendi ve finale giden yol haritası nasıl işleyecek? OGD’nin şeffaf ve titiz kriterlerine göre, aday listesinde yer alan otomobillerin Şubat 2025 ile Şubat 2026 tarihleri arasında Türkiye pazarında resmi olarak satışa sunulmuş “yeni” modeller olması şartı aranıyor.

Sırada oldukça kritik bir eleme süreci var. OGD üyesi uzman otomotiv gazetecileri, mayıs ayında özel olarak hazırlanmış parkurlarda gerçekleştirilecek kapsamlı test sürüşlerinde direksiyon başına geçecek. Araçlar; tasarım, yol tutuş, ergonomi, yakıt/enerji tüketimi, güvenlik teknolojileri, donanım seviyeleri ve Türkiye pazarı için hayati önem taşıyan “fiyat/fayda oranı” gibi çok çeşitli disiplinlerde puanlanacak. Bu zorlu testlerin ardından liste sadece 7 finaliste düşürülecek. Otomotiv dünyasının kalbinin atacağı büyük final ve 2026’nın şampiyonunun açıklanacağı görkemli ödül töreni ise haziran ayında gerçekleştirilecek.

Sadece ‘Yılın Otomobili’ Seçilmeyecek

Elbette yarışma sadece tek bir ana ödülle sınırlı kalmayacak. Otomotiv sektöründeki farklı başarıları, niş segmentleri ve yaratıcı vizyonları da taçlandırmak isteyen OGD jürisi, haziran ayındaki törende dört farklı özel kategoride daha ödül dağıtacak:

  • Yılın Tasarımı

  • Yılın İnovasyonu

  • Yılın Basın Lansmanı

  • Yılın Premium Otomobili

Listede Elektrik ve Asya Rüzgarı Esiyor

Listeye genel olarak baktığımızda, otomotiv endüstrisindeki elektrifikasyon rüzgarının artık tam anlamıyla bir standarda dönüştüğünü net bir şekilde görebiliyoruz. Renault 5 ve Alpine A290 gibi efsanelerin retro-elektrikli dönüşümleri, BYD, MG ve Omoda gibi Çinli markaların iddialı SUV ve sedanları yarışmada dikkat çekiyor. Tabii ki sedan formu ve aerodinamik tasarımıyla büyük beğeni toplayan yerli otomobilimiz Togg T10F de listenin en güçlü favorileri arasında gösteriliyor.

İşte 2026 yılında Türkiye pazarında kıyasıya rekabet edecek o 33 modelin tam listesi

  • Alpine: A290

  • Audi: A6, Q3, Q5

  • BMW: iX3, X3, X5, X7

  • BYD: Atto 2, Sealion 7

  • Citroen: C3, C3 Aircross, C5 Aircross

  • Fiat: Grande Panda

  • Ford: Capri, Explorer

  • Honda: Prelude

  • Hyundai: Inster, Ioniq 9

  • Jeep: Compass

  • Mercedes-Benz: CLA

  • MG: 7

  • Omoda: 7

  • Opel: Frontera

  • Renault: 5, Clio

  • Skoda: Elroq, Enyaq, Enyaq Coupe

  • Togg: T10F

  • Volkswagen: T-Roc, Tayron

  • Volvo: EX30

Otomotiv dünyasındaki dengelerin hızla değiştiği bu yılda, jürinin karar vermesi her zamankinden çok daha zor olacak.

Denuvo Kırıldı! Hypervisor Crack ile Her Oyun Kırılıyor!

Oyun dünyasında korsan grupları ile DRM şirketleri arasındaki kedi-fare oyunu, 2026 yılının ilk aylarında daha önce hiç görmediğimiz teknolojik bir boyuta ulaştı. Yıllarca aşılamaz olduğu iddia edilen, oyun performansını düşürdüğü gerekçesiyle oyuncuların büyük tepkisini çeken Denuvo Anti-Tamper koruması, son haftalarda peş peşe aldığı ağır darbelerle itibarının zirvesinden hızla aşağı çakılıyor.

PlayStation İndirimi ile Kahve Parasına Alabileceğiniz Oyunlar

PlayStation İndirimi ile Kahve Parasına Alabileceğiniz Oyunlar

PlayStation Store'un 11 Mart 2026'ya kadar sürecek olan 4.500+ oyunluk Dealmania indirimlerinde öne çıkan ucuz oyunları listeledik.

Sektördeki bu sarsıntının başrolünde ise Borderlands 4, Monster Hunter Wilds ve piyasaya çıktığı gün (Day 1) kırılan Resident Evil Requiem gibi devasa yapımların korumasını aşan yeni nesil hacker KiriGiri bulunuyor. Ancak görünüşe göre bu amansız taarruz, çok daha büyük bir fırtına öncesi sessizliğe girmek üzere.

Denuvo’yu Çaresiz Bırakan Hypervisor Teknolojisi

KiriGiri ve ona eşlik eden 0xZe0n gibi isimlerin Denuvo’yu alt etmek için kullandığı yöntem, geleneksel tersine mühendislik (reverse engineering) tekniklerinden tamamen farklı. Korsanlar artık donanım destekli sanallaştırma katmanı olan Hypervisor kullanarak işletim sisteminin bile bir alt katmanına (Ring -1) iniyorlar.

Denuvo

Bu teknoloji sayesinde korsanlar, oyunun orijinal yürütülebilir (executable) dosyasını doğrudan değiştirmeden, Denuvo’nun karmaşık güvenlik tetikleyicilerini sistemin en derin seviyesinde izole edip yanıltabiliyor. İşletim sisteminin dışında çalışan bu sanal katman, Denuvo’nun kendisinin analiz edildiğini veya manipüle edildiğini anlamasını (anti-debug önlemlerini) neredeyse imkansız hale getiriyor.

Ortak Bir Yaklaşım İçin Geçici Duraklama Kararı

Son dönemde Denuvo korumalı dev bütçeli AAA (kaliteli) oyunları birer birer dize getiren KiriGiri, Rus oyun forumu Playground.ru‘da da büyük yankı uyandıran sürpriz bir manifesto yayınladı. Yeni bir duyuru yapan popüler hacker, Denuvo’ya yönelik Hypervisor tabanlı kırma (crack) işlemlerini geçici olarak duraklattığını açıkladı.

Bu karar ilk başta Denuvo cephesine (Irdeto) derin bir nefes aldırmış gibi görünse de, işin aslı oldukça ürkütücü. KiriGiri, bu molanın bir geri çekilme olmadığını; aksine her yeni çıkan oyun için sıfırdan özel bir yama geliştirmek yerine, tüm Denuvo sürümlerinde çalışacak evrensel ve ortak bir araç/yaklaşım geliştirmek amacıyla alındığını belirtti. Yani korsanlar, süreci “otomatikleştirmek” ve endüstri standartlarına uygun evrensel bir “Denuvo kırıcı” yazılım inşa etmek için masaya dönmüş durumda.

Sırada Ne Var: Denuvo Listesi Temizlenecek

KiriGiri’nin açıklamasındaki en can alıcı ve yayıncıları paniğe sürükleyen kısım ise şüphesiz kapanış cümlesi oldu: “Bu evrensel yapıyı kurduktan sonra, Denuvo listesini tamamen temizleyeceğiz.”

Bu iddialı tehdit, yıllardır kırılamadığı için “güvende” sayılan tüm eski ve yeni oyunların, geliştirilen bu yeni sanallaştırma aracı sayesinde sistematik bir şekilde DRM’den arındırılacağı anlamına geliyor.

Oyun geliştiricileri ve Denuvo’nun sahibi Irdeto’nun bu Hypervisor açığını kapatmak için nasıl bir karşı teknoloji geliştireceği şu an sektördeki en büyük merak konusu. Ancak bir şey kesin; dijital korsanlık ile güvenlik yazılımları arasındaki bu siber savaş, teknoloji tarihinin en çetin cephelerinden biri olmaya devam edecek.

Apple’ın Sır Gibi Sakladığı iPhone Fold Tasarımı Sızdırıldı

iPhone Fold yani bildiğimiz adıyla Katlanabilir iPhone, nihayet somut bir şekle bürünmeye başlıyor. Apple’ın “asla acele etmeyiz, en iyisini yaparız” felsefesiyle uzun süredir üzerinde çalıştığı ve teknoloji kulislerinde şimdilik iPhone Fold olarak anılan modele ait olduğu iddia edilen ilk 3D CAD render dosyaları internete sızdırıldı.

iPad Gibi MacBook, HomePod ve Katlanabilir iPhone Geliyor!

iPad Gibi MacBook, HomePod ve Katlanabilir iPhone Geliyor!

Apple, dokunmatik OLED ekranlı M6 MacBook Pro, yeni HomePod, kızılötesi kameralı AirPods Pro ve katlanabilir iPhone'u tanıtmaya hazırlanıyor.

Güvenilir Apple sızıntılarıyla tanınan Sonny Dickson tarafından X üzerinden paylaşılan bu görüntüler, Apple’ın katlanabilir akıllı telefon pazarına nasıl bir donanımsal giriş yapacağına dair bugüne kadarki en net ipuçlarını barındırıyor.

Asimetrik Çizgiler ve ‘iPhone Air’ Esintili Kamera Kurulumu

Sızdırılan 3D CAD dosyalarına yakından baktığımızda, Apple’ın rakiplerinden oldukça farklı ve kendine has bir tasarım dili benimsediğini görüyoruz. Cihazın arka yüzeyinde, tıpkı bu yıl tanıtılması beklenen ultra ince ‘iPhone Air’ modelindeki gibi kasadan dışarı doğru hafifçe yükselen bir kamera adası (plateau) bulunuyor.

Ancak iPhone Air’deki tek lensli yapının aksine, iPhone Fold’da yan yana konumlandırılmış çift kamera kurulumu dikkat çekiyor. Apple’ın katlanabilir form faktöründe kalınlığı minimumda tutmak adına üçlü kamera modülünden (ve muhtemelen telefoto lensten) feragat ettiği görülüyor.

Tasarımın en çarpıcı detaylarından biri ise kasa yapısındaki asimetrik hatlar. Cihazın iki köşesi Apple’ın klasikleşmiş yuvarlak (kavisli) hatlarına sahipken, ekranların birleştiği menteşenin yer aldığı diğer iki köşe tamamen düz ve köşeli (kare) bir yapıda tasarlanmış. Bu düzleştirilmiş kenar tasarımı, hem katlandığında kusursuz bir kapanış sağlamak hem de katlanma mekanizmasını çok daha pürüzsüz bir şekilde kasaya entegre etmek için geliştirilen mühendislik harikası bir menteşe sistemine işaret ediyor.

Ekran Detayları: Delikli Tasarım ve Genişletilmiş Form

Cihazın açık (tablet formunda) halini gösteren şemalarda da önemli detaylar gizli. İç ekranın sol üst köşesinde, ön kamera için ayrılmış küçük bir nokta (delikli ekran tasarımı) göze çarpıyor.

Bu durum, Apple’ın en azından katlanabilir modelin devasa iç ekranında Face ID çentiği veya Dynamic Island yerine daha minimalist bir kamera çözümüne yönelebileceğini gösteriyor. Dış ekran tarafında ise kapalı konumdayken cihazın tam teşekküllü bir akıllı telefon deneyimi sunmaya devam edeceği ve piyasadaki mevcut katlanabilir rakiplerine kıyasla çok daha geniş bir en-boy oranına sahip olacağı anlaşılıyor.

Ne Zaman Tanıtılacak ve Fiyatı Ne Olacak?

Sektörün içinden gelen bilgilere göre, aksesuar ve kılıf üreticileri için hayati önem taşıyan CAD dosyalarının yılın bu döneminde sızdırılması oldukça olağan bir durum ve cihazın seri üretim bandına doğru hızla ilerlediğini kanıtlıyor. Son dönemdeki pazar raporları ve analist beklentilerine göre Apple, ilk katlanabilir telefonunu bu yılın sonbaharında, merakla beklenen iPhone 18 serisiyle birlikte sahneye çıkaracak.

Katlanabilir teknolojinin getirdiği yüksek Ar-Ge maliyetleri, ultra ince cam (UTG) paneller ve devasa batarya gereksinimleri göz önüne alındığında, iPhone Fold’un 2.000 dolar barajını aşarak Apple tarihinin en pahalı akıllı telefonu olması bekleniyor. Yıllardır süren bekleyişin ardından Apple’ın bu pazara nasıl bir “devrim” getireceğini görmek için artık önümüzde sadece birkaç ay var.

PlayStation İndirimi ile Kahve Parasına Alabileceğiniz Oyunlar

Dijital oyun fiyatlarının küresel çapta her geçen gün yeni bir rekora koştuğu ve yeni nesil AAA yapımların cüzdanları ciddi anlamda zorladığı bu dönemde, hepimiz o büyük ve kurtarıcı indirim dönemlerinin yolunu gözlüyoruz. İşte o beklenen anlardan biri daha geldi çattı. Sony, PlayStation Store üzerinde başlattığı devasa Dealmania kampanyasıyla oyunculara adeta erken bir bahar müjdesi verdi.

Epic Games Yeni Ücretsiz Oyunlarını Açıkladı

Epic Games Yeni Ücretsiz Oyunlarını Açıkladı

Epic Games mağazasının 12 ve 19 Mart tarihleri arasında ücretsiz olarak dağıtacağı Cozy Grove ve Isonzo oyunlarının detayları belli oldu.

Platformda 4.500’den fazla oyun, eklenti ve genişleme paketini kapsayan, indirim oranlarının %80’lere kadar tırmandığı bu kampanya, son zamanların en geniş çaplı dijital etkinliklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Bir Kahve Parasına Saatlerce Süren Eğlence

Günümüzde “5 dolar” veya bu bandın altındaki yerel fiyatlandırmalar, dışarıda içeceğiniz ortalama bir kahvenin bile altında kalabiliyor. İşin güzel tarafı, PlayStation Store’un bu kategorisindeki oyunlar sadece basit “çerezlik” yapımlardan oluşmuyor. Yılların eskitemediği klasikleşmiş seriler, vaktiyle yüzlerce liraya satılan efsanevi yapımlar ve eleştirmenlerden tam not almış ödüllü bağımsız (indie) oyunlar şu an adeta sudan ucuza alıcı buluyor.

Eğer yeni nesil konsolunuza veya hala canavar gibi çalışan PS4’ünüze oyun beğendirmekte zorlanıyorsanız, psikolojik bir sınır olan bu “5 dolar altı” oyunlar, cüzdanınızı yormadan dijital kütüphanenizi ağzına kadar doldurmanız için muazzam bir fırsat yaratıyor.

PlayStation İndiriminde Kaçırılmaması Gereken Oyunlar

  • Blacksad: Under the Skin – 139 TL

  • Child of Light – 11 TL

  • Deus Ex: Mankind Divided – 157 TL

  • DOOM – 139 TL

  • Dragon Ball Xenoverse – 139 TL

  • Graveyard Keeper – 139 TL

  • Lara Croft and the Temple of Osiris – 104 TL

  • Metro Redux – 157 TL

  • MudRunner – 157 TL

  • The Outlast Trials – 200 TL

  • Overcooked: Gourmet Edition – 139 TL

  • Punch Club 2: Fast Forward – 139 TL

  • Rise of the Tomb Raider – 157 TL

  • Sherlock Holmes Chapter One – 175 TL

  • Thief – 105 TL

  • Tomb Raider: Definitive Edition – 127 TL

  • Valiant Hearts: The Great War – 162 TL

PlayStation Dealmania İndirimi

Son Gün 11 Mart: Elinizi Çabuk Tutun

Bu devasa fırsat havuzunda kaybolmak çok kolay, ancak zamanınız sonsuz değil. Sony’nin Dealmania kampanyası 11 Mart 2026 tarihinde sona erecek. İndirim dönemi bittikten sonra bu oyunların tekrar tam fiyata döneceğini, hatta dijital mağazalardaki genel fiyat güncellemelerinden etkilenip taban fiyatlarının daha da artabileceğini unutmamak gerekiyor.

Eğer hala kampanyaya göz atmadıysanız, PlayStation Store’a girip filtreleme seçeneklerinden “Fiyata Göre Sırala (Düşükten Yükseğe)” ayarını seçerek kendi gizli cevherlerinizi keşfetmeye başlayabilirsiniz.

Epic Games’ten Oyunculara Ücretsiz Oyun Sürprizi

Ücretsiz oyun dağıtarak oyuncuların gönlünde taht kuran Epic Games Store, kullanıcılarını sevindirecek yeniliklere imza atmaya devam ediyor. Platformun artık bir endüstri standardı haline gelen geleneksel “Haftalık Ücretsiz Oyun” kampanyalarına, mağaza dinamiklerini değiştirecek yepyeni bir sistem daha eklendi. Artık sadece Epic Games’in belirlediği haftalık periyotlarda değil, bağımsız oyun geliştiricilerinin de kendi inisiyatifleriyle oyunlarını sınırlı bir süre için tamamen ücretsiz yapabilmelerine olanak tanınıyor. Bu yeni sistemin ilk ve en dikkat çekici meyvelerinden biri ise hayatta kalma temalı aksiyon oyunu The Assault: Survivor oldu.

Epic Games Yeni Ücretsiz Oyunlarını Açıkladı

Epic Games Yeni Ücretsiz Oyunlarını Açıkladı

Epic Games mağazasının 12 ve 19 Mart tarihleri arasında ücretsiz olarak dağıtacağı Cozy Grove ve Isonzo oyunlarının detayları belli oldu.

Ücretsiz Oyun: The Assault: Survivor

Bağımsız oyun stüdyosu Black Apple tarafından geliştirilen ve normal şartlarda mağazada 55 TL fiyat etiketiyle satılan The Assault: Survivor, başlatılan bu yeni kampanya modeli sayesinde kısa bir süreliğine bedbedava kütüphanelere eklenebiliyor.

Oyun, oyuncuları medeniyetin çöktüğü, tehlikelerin kol gezdiği ve mutant yaratıkların istila ettiği karanlık bir kıyamet sonrası evrenine götürüyor. Hızlı tempolu bir aksiyon deneyimi sunan yapımda temel amacımız; kontrol ettiğimiz karakterlerle harabe haline gelmiş bu dünyada ilerlemek, hayati önem taşıyan kaynakları toplamak ve her köşe başından fırlayabilen acımasız düşman sürülerine karşı hayatta kalmak.

Kart Tabanlı Yetenek Sistemi ve Dinamik Karakter Gelişimi

The Assault: Survivor‘ı standart aksiyon oyunlarından ayıran en önemli detay ise sunduğu derinlikli karakter gelişim sistemi. Oyunda ilerledikçe sadece yeni silahlar bulmakla kalmıyor, aynı zamanda karakterinizin temel yetenek ağacını da kendi oyun tarzınıza göre şekillendirebiliyorsunuz.

Özellikle yapıma entegre edilen “kart tabanlı yetenek sistemi”, tekrar oynanabilirliği ciddi oranda artırıyor. Bu sistem sayesinde oyuncular, her yeni denemede (run) birbirinden farklı yetenek kartlarını kombinleyerek tamamen özgün ve değişken savaş stratejileri oluşturabiliyor. Bu da oyunun tekdüzeleşmesini engelleyerek her çatışmanın taze ve heyecanlı kalmasını sağlıyor.

Arkadaşlarınızla Omuz Omuza Çarpışın: Çevrim İçi Co-Op Modu

Kıyamet sonrası bir dünyada tek başınıza hayatta kalmak zor geliyorsa, oyunun sunduğu geniş kapsamlı çok oyunculu (multiplayer) seçenekler imdadınıza yetişiyor. The Assault: Survivor, oldukça başarılı bir çevrim içi eşli oyun (co-op) moduna sahip. İsterseniz kendi arkadaş grubunuzla yenilmez bir takım kurabilir, isterseniz de oyunun eşleştirme sistemi sayesinde dünyanın dört bir yanından rastgele oyuncularla bir araya gelerek zorlu PvE (Oyuncuya Karşı Yapay Zeka) görevlerine atılabilirsiniz.

Kütüphaneye Eklemek İçin Son Tarih: 14 Mart 2026

Bu sürpriz fırsatı değerlendirmek isteyen oyuncuların ellerini çabuk tutması gerekiyor. Geliştirici tarafından başlatılan bu özel kampanya, 14 Mart 2026 tarihine kadar geçerli olacak. Bu tarihe kadar Epic Games Store üzerinden oyunu kütüphanenize bir kez eklediğiniz takdirde, kampanya bitse ve oyun normal fiyatına dönse dahi kalıcı olarak sizin olmaya devam edecek.

Google’dan Yeni İşletim Sistemi: Aluminium OS

Yıllardır teknoloji kulislerinde fısıltı halinde dolaşan, masaüstü ve mobil dünyanın sınırlarını ortadan kaldıracak o büyük Google projesi nihayet resmiyet kazanıyor. Akıllı telefon pazarını domine eden Android ile eğitim ve kurumsal tarafta güçlü bir kaleye dönüşen ChromeOS’un güçlerini birleştireceği yepyeni işletim sistemi Aluminium OS, teknoloji dünyasında kartları yeniden dağıtmaya hazırlanıyor.

iPad Gibi MacBook, HomePod ve Katlanabilir iPhone Geliyor!

iPad Gibi MacBook, HomePod ve Katlanabilir iPhone Geliyor!

Apple, dokunmatik OLED ekranlı M6 MacBook Pro, yeni HomePod, kızılötesi kameralı AirPods Pro ve katlanabilir iPhone'u tanıtmaya hazırlanıyor.

Aluminium OS için Resmi Doğrulama

Mobil Dünya Kongresi (MWC) 2026, bu tarihi birleşmenin ilk resmi sinyallerine sahne oldu. Android Authority ekibinin Google Android Ekosistemi Başkanı Sameer Samat ile gerçekleştirdiği görüşme, aylardır süren spekülasyonlara son noktayı koydu. Samat, yöneltilen “Aluminium OS işletim sistemi 2026’da çıkacak mı?” şeklindeki doğrudan soruya, “Evet, bu yılın sonları için çok heyecanlıyım.” yanıtını verdi. Bu açıklama, Google’ın uzun zamandır kapalı kapılar ardında geliştirdiği devasa ekosistem projesinin artık vitrine çıkmaya hazır olduğunu ve yıl bitmeden ilk büyük gösterimin yapılacağını kanıtlıyor.

Antitröst Davasından Sızan Yol Haritası: Tam Sürüm 2028’de

Ancak teknoloji devinin bu devrimsel adımı bir gecede son kullanıcıya ulaşmayacak. Şirketin devam eden arama odaklı antitröst (tekelcilik) davaları sırasında ortaya çıkan şirket içi belgeler, Aluminium OS’un yol haritasını tüm detaylarıyla gözler önüne serdi. Belgelere göre, 2026’nın son çeyreğinde yapılacak görkemli tanıtımın ardından, işletim sistemi ilk etapta sadece belirli donanım partnerlerinin ve test uzmanlarının kullanımına sunulacak.

Aluminium OS

Google’ın bu “kapalı beta” sürecini oldukça uzun ve titiz tutması planlanıyor. İşletim sisteminin hatalardan arındırılıp, stabil bir yapıda son kullanıcıyla buluşacağı genel ve geniş çaplı çıkışının ise 2028 yılından önce gerçekleşmesi beklenmiyor.

Peki ChromeOS Kullanıcılarına Ne Olacak?

Bu radikal değişim, akıllara hemen milyonlarca Chromebook kullanıcısının ve bu cihazları yoğun olarak kullanan eğitim kurumlarının akıbetini getiriyor. Gelen sızıntılar, Google’ın bu devasa geçişi oldukça yumuşak ve kademeli bir şekilde yöneteceğini gösteriyor. Mevcut ChromeOS ekosisteminin aniden fişi çekilmeyecek. Planlamalara göre ChromeOS, en az 2034 yılına kadar resmi destek almaya, güvenlik güncellemeleri ve yamalarla hayatta tutulmaya devam edecek. Bu durum, hem kurumsal şirketlere hem de okullara yeni işletim sistemine adapte olabilmeleri için 10 yıla yakın oldukça uzun bir geçiş süresi tanıyor.

Neden Böyle Bir Birleşmeye İhtiyaç Duyuldu?

Peki Google neden yılların oturtulmuş iki dev sistemini birleştiriyor? Apple’ın mobil cihazları ile Mac bilgisayarları arasında kurduğu ve kullanıcıları kendi ekosistemine bağlayan kusursuz entegrasyonu, Google’ın bu konudaki en büyük motivasyonu. Şirket, Android’in mobil dünyadaki inanılmaz esnekliğini ve uygulama kütüphanesini, masaüstü sınıfı üretkenlikle tek bir potada eritmek istiyor. Aluminium OS tam anlamıyla hayata geçtiğinde, uygulama geliştiricileri iki farklı platform için ayrı ayrı efor sarf etmek yerine, tek bir kod tabanıyla hem telefonlara hem de bilgisayarlara hitap edebilecek.

Kısacası Google, sadece yeni bir işletim sistemi sunmuyor; önümüzdeki on yılın donanım-yazılım bütünleşmesini yeniden tasarlıyor. Yıl sonunda yapılacak o ilk gösterim, şüphesiz ki teknoloji gündemini uzun süre meşgul edecek.

Plakanız Standartlara Uygun Mu? APP Plaka Sevenler Üzülecek!

Otomobil dünyasında son yıllarda giderek yaygınlaşan ve araçlara daha sportif ya da kişiselleştirilmiş bir görünüm kattığı düşünülen “APP plaka” (Avrupa Press Plaka) modası, sürücülerin başını ağrıtmaya devam ediyor. Sosyal medyada ve çeşitli dijital platformlarda dolaşan eksik ya da yanlış bilgiler, araç sahipleri arasında büyük bir bilgi kirliliğine neden olmuş durumdaydı.

iPad Gibi MacBook, HomePod ve Katlanabilir iPhone Geliyor!

iPad Gibi MacBook, HomePod ve Katlanabilir iPhone Geliyor!

Apple, dokunmatik OLED ekranlı M6 MacBook Pro, yeni HomePod, kızılötesi kameralı AirPods Pro ve katlanabilir iPhone'u tanıtmaya hazırlanıyor.

Tüm bu kafa karışıklığını gidermek ve sürücüleri yaklaşan cezai işlemlere karşı korumak amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), resmi X hesabı üzerinden oldukça kritik ve detaylı bir açıklama yayınladı.

Peki, gerçekten herkes plakasını değiştirmek zorunda mı? Hangi plakalar yasal, hangileri standart dışı kabul ediliyor? Eğer aracınızda standart dışı bir plaka varsa izlemeniz gereken adımlar neler? İşte araç sahiplerini yakından ilgilendiren bu sürecin perde arkası ve teknolojik gereksinimleri.

Herkes Plaka Değiştirmeyecek

Öncelikle Emniyet Genel Müdürlüğü’nün açıklamasındaki en önemli vurgu ile başlayalım: Türkiye’de halihazırda kullanılmakta olan ve Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan, üzerinde resmi mühür ve gerekli güvenlik özelliklerini (hologram gibi) barındıran standart plakalar için herhangi bir değişim zorunluluğu bulunmuyor. Yani plakanız resmi kanallardan çıkmış ve üzerinde hiçbir fiziksel oynama yapılmamışsa, yeni düzenlemeden etkilenmeyeceksiniz.

Ancak işin rengi, sadece estetik kaygılarla merdiven altı atölyelerde bastırılan veya orijinal bütünlüğü bozulan plakalarda değişiyor. Emniyet, standart dışı plakaların ve üzerinde oynama yapılmış resmi plakaların kullanımında artık hiçbir şekilde taviz verilmeyeceğinin altını net bir şekilde çiziyor.

Hangi Durumlarda Plaka Değişimi Zorunlu? APP Plaka Yasak mı?

EGM’nin yayınladığı yeni yönergeye göre, plakanızı yenilemeniz gereken iki temel senaryo bulunuyor:

1. APP (Standart Dışı) Plaka Kullanımı: Üzerinde resmi mühür bulunmayan, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin belirlediği boyutlara ve yazı karakterlerine uymayan plakaların kullanımı kesinlikle yasak. İşin teknolojik boyutu burada devreye giriyor; otoyollarda ve şehir içlerinde kullanılan yeni nesil yapay zeka destekli Plaka Tanıma Sistemleri (PTS), bu tarz kalınlaştırılmış veya birbirine yapışık farklı fontları okumakta zorlanıyor. Bu durum hem güvenlik zafiyeti yaratıyor hem de otoyol geçiş sistemlerinde hatalı okumalara sebep oluyor. Aracınızda APP plaka varsa; öncelikle polis veya jandarma birimlerine başvurarak tespit/kayıp işlemi yaptırmanız gerekiyor. Ardından noter aracılığıyla yeni plaka basım belgesi alarak, TŞOF tarafından yetkilendirilmiş resmi kurumlarda standartlara uygun yeni plakalarınızı bastırmalısınız.

2. Orijinal Plakanın Fiziksel Olarak Değiştirilmesi: Bazen araç sahipleri orijinal ve mühürlü bir plaka alsalar da, daha “şık” durması için plakanın kenarlarındaki siyah çerçeveyi kesebiliyor, harfleri asetatlı kalemle kalınlaştırabiliyor veya montaj sırasında tam rakamların ve harflerin ortasına vida atabiliyorlar. EGM, bu tarz müdahalelerle okunabilirliği zedelenmiş ve ölçüleri değiştirilmiş plakaları “kusurlu” sayıyor. Bu durumda olan sürücülerin doğrudan notere giderek “plaka basım talep belgesi” alması ve TŞOF noktalarında plakalarını aynı harf ve rakam grubuyla yeniden bastırması şart.

Kritik Tarih: 1 Nisan 2026

Emniyet Genel Müdürlüğü, sürücüleri mağdur etmemek ve gerekli işlemleri yapabilmeleri için onlara zaman tanımak adına bir geçiş süreci planlamış durumda. Açıklamaya göre, standart dışı plaka takılı araçlara yönelik saha denetimleri 1 Nisan 2026 tarihine kadar sadece “rehberlik ve bilgilendirme” amacıyla yapılacak.

Fakat bu tarihten itibaren tolerans dönemi tamamen sona eriyor. 1 Nisan 2026’dan sonra aracında standart dışı veya modifiye edilmiş plaka tespit edilen sürücülere ağır idari para cezaları uygulanacak. Daha da kritik olanı, araçlar plakaları mevzuata uygun hale getirilene kadar doğrudan “trafikten men” edilecek.

Otomotiv dünyasının dijitalleştiği, araç kimliklerinin kameralar ve QR kodlarla saniyeler içinde doğrulandığı bu dönemde, plakanızın yasal standartlara uygun olması hem bütçeniz hem de trafik ekosistemi için hayati önem taşıyor. Son güne kalıp noter kuyruklarında beklememek için aracınızın plakasını şimdiden kontrol etmenizde büyük fayda var.

iPad Gibi MacBook, HomePod ve Katlanabilir iPhone Geliyor!

iPhone işlemcili uygun fiyatlı MacBook, M5 işlemcili MacBook Air ve bütçe dostu fiyat-performans canavarı iPhone 17e ile son derece agresif bir giriş yapan Apple, anlaşılan o ki asıl cephanesini yılın ikinci yarısına saklıyor.

Apple’ın Unutmak İstediği Teknolojik Felaketler

Apple’ın Unutmak İstediği Teknolojik Felaketler

Apple'ın teknoloji tarihine damga vuran ancak fiyaskoyla sonuçlanan Apple III, Newton, Pippin ve Pro Stand gibi en başarısız 8 ürününe değiniyoruz.

Bloomberg’den Mark Gurman’ın sızdırdığı son bilgilere ve endüstri tedarik zincirlerinden gelen somut raporlara göre, Apple bu yıl bitmeden donanım dünyasında ezberleri bozacak hamleler yapmaya hazırlanıyor. Özellikle şirketin yıllardır “asla yapmayız” dediği bazı tabuları yıkacağı bir sonbahar dönemi bizi bekliyor.

Dokunmatik ve OLED Ekranlı M6 MacBook Pro

Yıllarca dizüstü bilgisayarlarda dokunmatik ekrana ve karmaşık tasarımlara karşı çıkan Apple, inadından nihayet vazgeçiyor. 2026’nın sonlarına doğru tanıtılması beklenen M6 işlemcili yeni MacBook Pro serisi, Mac tarihinde bir kilometre taşı olarak dokunmatik OLED ekranla kullanıcıların karşısına çıkacak. Ekran teknolojisindeki bu sıçrama sadece renklerin ve siyahların derinliğiyle sınırlı kalmayacak; 14 ve 16 inçlik bu canavarlar, iPhone’lardan aşina olduğumuz Dynamic Island tasarımını bilgisayar ekosistemine taşıyacak.

Apple’ın yeni 2 nanometre üretim teknolojisiyle geliştirdiği M6, M6 Pro ve M6 Max çipleriyle donatılacak olan bu seri, macOS tarafında da ciddi yazılım güncellemeleri gerektiriyor. Gelen bilgilere göre, arayüz dokunmatik girdilere göre dinamik olarak şekillenecek.

Örneğin menü çubuğuna dokunduğunuzda, parmakla basmaya çok daha uygun, genişletilmiş kontrol panelleri açılacak. Apple’ın bu üst düzey OLED cihazları mevcut M5 Pro ve M5 Max modellerini üretimden kaldırmadan, çok daha yüksek bir fiyat etiketiyle ayrı bir “premium” segment olarak pazara sunması bekleniyor. Ayrıca masaüstü tarafında yeni renk seçeneklerine sahip 24 inç iMac ile işlemci güncellemeleri alacak Mac Studio ve Mac mini de tanıtılacaklar listesinde yer alıyor.

3. Nesil HomePod Gelebilir

Apple’ın uzun yıllardır ertelediği ve büyük bir merakla beklenen akıllı ev projesi sonunda gün yüzüne çıkıyor. Şirket içinde “J490” kod adıyla bilinen ve şimdilik sızıntılarda HomePod olarak anılan yeni akıllı ekran cihazı, iPad ile HomePod’u tek bir potada eritiyor. 7 inçlik kare yapıda bir dokunmatik ekrana sahip olacak bu yenilikçi donanım, gücünü doğrudan iPhone 16 serisinde de kullanılan A18 işlemcisinden alacak. Apple Intelligence özelliklerini tam anlamıyla evinizin merkezine koymayı hedefleyen cihaz, donanımında ultra geniş açılı Face ID destekli bir kamera barındıracak.

Pebble kod adlı tamamen yeni bir işletim sistemiyle çalışacak olan HomePod, Center Stage (Ana Sahne) özelliği sayesinde siz mutfakta hareket ederken bile FaceTime görüşmelerinde sizi sürekli odakta tutacak. Dahası, akıllı sensörleri odaya kimin girdiğini algılayıp ekrandaki widget’ları ve müzik listelerini o kişiye göre anında değiştirecek. MagSafe benzeri manyetik bir sistemle duvara asılabileceği gibi masaüstünde şık bir stant üzerinde de kullanılabilecek cihazın, personifiye edilmiş (vücut bulmuş) yepyeni bir Siri deneyimi sunması bekleniyor.

Kızılötesi Kameralı Apple AirPods ve Katlanabilir iPhone

Apple, akıllı telefon pazarındaki büyük devrimini uzun süredir beklenen ve endüstrinin merakla yolunu gözlediği “ilk katlanabilir iPhone” modeli ile yapmaya hazırlanıyor. Eylül ayında tanıtılacak iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max modellerinde ise tasarım anlamında köklü bir revizyon beklenmiyor; şirketin odak noktası ağırlıklı olarak yapay zeka performansı ve kamera kalitesi olacak.

Ancak kulaklık tarafındaki sürpriz oldukça iddialı. Yıl bitmeden tanıtılması planlanan yeni nesil AirPods Pro kulaklıklar, gövdelerinde minik kızılötesi (IR) kameralar barındıracak. Bir kulaklığa kamera ekleme fikri ilk başta kulağa ilginç gelse de; bu yenilikçi sensörler Apple Intelligence ile entegre çalışarak kullanıcının çevresini analiz edecek.

Sistem, basit el ve baş hareketleriyle medyayı yönetmenize olanak tanırken, özellikle Apple Vision Pro ile kullanıldığında uzamsal ses deneyimini benzersiz bir boyuta taşıyacak. Son olarak, giyilebilir teknolojilerdeki hakimiyetini perçinleyecek olan Apple Watch Series 12 ve Watch Ultra 4 modelleri ile işlemci tarafında doping görecek yeni standart iPad modeli de bu dev donanım şölenini tamamlayacak.