ABD ile Avrupa Birliği teknolojik gerilimi azaltıyor

ABD ve Avrupa Birliği, aylar süren müzakerelerin ardından 27 Temmuz 2025’te İskoçya’da tarihi bir ticaret anlaşmasına imza attı. ABD Başkanı Donald Trump ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından duyurulan anlaşma, iki taraf arasında tırmanma eğilimi gösteren ticaret gerilimini düşürmeyi amaçlıyor. Yeni düzenlemeler, özellikle otomotiv, enerji ve savunma sanayi gibi yüksek hacimli sektörleri doğrudan ilgilendiriyor.

ABD ile Avrupa Birliği ticaret anlaşması imzaladı

Anlaşmanın en dikkat çekici maddesi, Avrupa’dan ABD’ye ithal edilen ürünlere uygulanacak olan %15 oranındaki yeni gümrük tarifesi oldu. Daha önce Trump yönetimi, bu oranı %30’a kadar çıkarma tehdidinde bulunmuştu.

Özellikle Alman ve Fransız otomobil üreticilerini etkileyen %27,5’lik önceki tarife, bu yeni anlaşmayla önemli ölçüde düşürülmüş oldu. Avrupa tarafı, bu oranı bir uzlaşma zemini olarak değerlendirirken, ABD tarafı da ticaret dengesini düzeltme yönünde adım atıldığını vurguladı.

Anlaşma yalnızca vergilerle sınırlı kalmadı. AB, önümüzdeki üç yıl içerisinde ABD’den toplamda 750 milyar dolar değerinde enerji ve yarı iletken ürünü alacak. Bu kapsamda petrol, doğalgaz ve nükleer yakıt gibi stratejik kalemler öne çıkıyor. Ayrıca AB, ABD’ye 600 milyar dolarlık doğrudan yatırım gerçekleştirecek.

Bu yatırımın büyük kısmı savunma sanayine yönelik olacak. Askeri ekipman, siber güvenlik altyapısı ve ortak üretim projeleri bu kapsama giriyor. Trump, yapılan anlaşmayı Şimdiye kadar yapılmış en büyük ticaret anlaşması olarak tanımladı.

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Samsung'un merakla beklenen amiral gemisi modeli Galaxy S26 işlemcisi ile ortaya çıktı. Exynos 2600 bakalım ne kadar güçlü olacak?

Tarifeye tabi olmayan ürünler de netleştirildi. Uçak ve parçaları, bazı kimyasallar, jenerik ilaçlar, yarı iletken üretim ekipmanları, belirli tarım ürünleri ve doğal kaynaklar anlaşma kapsamında vergiden muaf tutuldu.

Ancak alkollü içkiler, çelik ve alüminyum gibi bazı başlıklarda taraflar henüz uzlaşma sağlayamadı. Özellikle çelik ve alüminyumda mevcut %50’lik tarifenin korunması, AB tarafından eleştiriliyor. Avrupa tarafı, bu kalemlerde kota sistemine geçilmesini önerse de müzakereler sürüyor.

Anlaşma genel olarak transatlantik ticarette istikrarı güçlendirmeyi ve yatırım ortamını netleştirmeyi hedefliyor. Ancak Avrupa’da bazı çevrelerden gelen tepkiler, %15’lik tarifenin hala yüksek olduğu ve ABD’ye yapılacak yatırımların Avrupa ekonomisinde dengesizlik yaratabileceği yönünde. Buna rağmen küresel piyasalarda uzmanlar, bu anlaşmanın özellikle otomotiv ve enerji sektörlerinde yeni ihracat ve iş birliği fırsatları doğurabileceğini belirtiyor.

Uygun fiyatlı Redmi Note 14 SE 5G tanıtıldı 

Xiaomi, Redmi Note 14 SE 5G modelini tanıttı. Cihaz, 6 GB RAM ve 128 GB depolama alanına sahip modeli için 173 dolarlık bir fiyat etiketiyle satılacak. Peki modelden tam olarak neler beklemeliyiz?

Redmi Note 14 SE 5G, 6.67 inç boyutunda, 1080×2400 piksel çözünürlüğünde FHD+ Super AMOLED bir ekrana sahip. Bu panel, 60Hz, 90Hz ve 120Hz yenileme hızı seçenekleri sunuyor. Ayrıca 2160Hz anlık dokunmatik örnekleme hızı, 2100 nit tepe parlaklık ve 10-bit renk derinliği gibi özellikler içeriyor. Ekran, Corning Gorilla Glass 5 ile korunuyor.

Cihazın gücünü MediaTek Dimensity 7025 Ultra 6nm işlemciden alıyor. Bu sekiz çekirdekli yonga, iki adet 2.5GHz Cortex-A78 ve altı adet 2GHz Cortex-A55 çekirdeğinden oluşuyor. Grafik birimi olarak IMG BXM-8-256 GPU kullanılıyor.

Telefonda 6GB LPDDR4X RAM ve 128GB UFS 2.2 depolama alanı bulunuyor. Depolama alanı, microSD kart ile genişletilebiliyor. Ayrıca, Xiaomi’nin HyperOS arayüzü ile birlikte Android 15 işletim sistemini çalıştırıyor.

Arka tarafta üçlü kamera kurulumu yer alıyor. Ana kamera, f/1.5 diyafram açıklığına ve 1/1.95 inç boyutunda bir Sony LYT-600 sensörüne sahip 50MP’lik bir lensten oluşuyor. Buna, f/2.2 diyafram açıklığına sahip 8MP ultra geniş açılı kamera ve f/2.4 diyafram açıklığına sahip 2MP makro kamera eşlik ediyor diyebiliriz. Ön tarafta ise 20MP’lik bir kamera bulunuyor.

Bağlantı seçenekleri arasında 5G SA/NSA (n1/n3/n5/n8/n28/n40/n78 bantları), çift 4G VoLTE, Wi-Fi 802.11ac (2.4GHz + 5GHz), Bluetooth 5.3, GPS ve GLONASS mevcut. Bununla birlikte, 45W hızlarında şarj olabilen 5110mAh’lik bir pilden besleniyor.

Yerli Kamikaze drone ne yapabilir? Altınay Savunma Sistemleri!

Türk savunma sanayinin yükselen yıldızlarından Altınay Savunma Grubu, IDEF 2025’te prototip aşamasını çoktan geçmiş, sahada test edilmiş ve envantere giriş süreci tamamlanan/başlayan ürünleriyle dikkat çekti. “Ordunuz kullanıyor mu?” sorusuna artık net bir “Evet” yanıtı verebilen şirket, anti-drone sistemlerinden kargo İHA’larına, KAAN’ın kritik alt sistemlerinden yüksek teknoloji üretim altyapılarına kadar geniş bir yelpazede “oyun değiştirici” çözümler sergiliyor.

Yerli Kamikaze drone ne yapabilir? Altınay Savunma Sistemleri!

Altınay Savunma Sistemleri web sitesi: https://altinaysavunma.com/tr

Savunma şirketlerine dünya vitrininde ilk gelen sorunun “Sizin ordunuz bunu kullanıyor mu?” olduğuna dikkat çeken Altınay yöneticileri, yerli kullanım onayının ihracat kapısını açtığını vurguluyor. Türkiye’deki operasyonlardan gelen geri bildirimlerle ürünler kısa sürede olgunlaşıyor, ardından ticari kategoriye taşınıyor.

Altınay’ın “drone avlayan drone” çözümü, kamikaze veya FPV türündeki insansız hava araçlarını farklı katmanlarda etkisiz hale getiriyor:
• Elektronik savaş/bağlantı kesme: Haberleşmeyi veya uydu bağlantısını koparma.
• Fiziksel imha: Çarpma ya da patlayıcı etkiyle hedefi ortadan kaldırma.

Doğu sınırındaki yüksek irtifalı karakollara kara yoluyla ikmalin zor olduğu senaryolar için geliştirilen Puhu 75 kargo İHA’sı, 75 kg yükü yaklaşık 10 km yarıçapta, sinyal/GPS yokluğunda dahi taşıyabiliyor. 2016’dan beri süren AR-GE, 2018–2019’da ilk uçuşlar ve gerçek operasyon koşullarında “rüştünü ispat” ile sonuçlandı.

Altınay’ın geliştirip envantere giren mikro İHA’ları; istihbarat, görüntü toplama ve yapay zekâ tabanlı tespit gibi görevleri üstleniyor. Görev yüküne göre ölçeklenebilir mimari yaklaşım, küçük platformlardan çoklu mühimmat bırakabilen büyük sistemlere kadar uzanıyor. Fiber optik kabloyla kontrol edilen platformlar, elektronik harp ortamında bile görevini sürdürebiliyor.

TUSAŞ ile %50 ortak kurulan TAAC şirketi, 5. nesil milli muharip uçak KAAN’ın kritik alt sistemleri üzerinde çalışıyor:
• İniş takımları
• Uçuş kontrol sistemleri
• Diğer yardımcı/görev sistemleri

“İniş takımı arızalanırsa uçağı kaybedersiniz” vurgusuyla kritik öneme dikkat çekiliyor. Donanım tasarımından algoritmalara kadar her şey yerli.

Altınay’ın “Demir Kuş” test platformu, uçuş öncesi senaryoları yerde yüksek doğrulukla simüle ediyor. Soğuk/karanlık hava, yüksek irtifa, elektronik harp gibi zor senaryolar önce yerde denenerek zaman ve maliyet kazancı sağlanıyor, risk minimize ediliyor.

Türkiye genelinde yerlilik oranı %70’i aşarken %80’e doğru ilerliyor. Altınay, kritik komponentleri (batarya şarj sistemi, ataletsel navigasyon, otopilot, uçuş bilgisayarı vb.) tamamen kendi tasarlıyor ve Dilovası’ndaki 12.500 m²’lik tesiste üretiyor. Mayıs 2024’teki halka arzla elde edilen kaynakla 45–50 milyon dolar yatırım yapılan bu merkez, dünyada az ülkenin sahip olduğu altyapı seviyesine çıktı. İstanbul’da 30.000 m²’lik Mühendislik Mükemmeliyet Merkezi ve Ankara’da uzay/havacılık yatırımları yolda.

Kimyadan bilgisayara, mekatronikten elektroniğe çok disiplinli mühendislerle çalışan Altınay, “hayal kuran ve sebat eden” gençlere çağrı yapıyor. Zorlu alım süreçleri olsa da “hali hazırda sahada kullanılan teknolojileri geliştirme” fırsatı motivasyon kaynağı.

Türkiye’nin savunma ürünleri ihracatında 2030 öncesi 10 milyar dolar eşiğini aşma hedefi var. Türkiye bugün 11. sırada, bir üstte Güney Kore bulunuyor. Altınay’a göre artık “her şeyi içeride yapma” döneminden, bilgiyi dost/müttefiklerle paylaşarak küresel entegrasyon dönemine geçiliyor.

Xiaomi 16 Ultra beklenenden erken gelecek

Xiaomi’nin yaklaşan amiral gemisi Xiaomi 16 Ultra, beklenenden daha erken bir tarihte kullanıcıların beğenisine sunulacak. Xiaomi Grup Başkanı Lu Weibing, cuma günü yaptığı bir paylaşımla gelecek amiral gemisi için ilk resmi ipucunu verdi. Bununla birlikte güvenilir kaynaklardan Digital Chat Station, telefonun çıkış takviminin öne çekildiğini söyledi. Bu kapsamda modelin 2026’nın başı yerine yıl sonundan önce vitrine çıkması bekleniyor.

Bu durum Xiaomi’nin geleneksel lansman takviminde önemli bir değişiklik anlamına geliyor. Şirketin Ultra markalı telefonları geleneksel olarak festival döneminden sonra tanıtılıyordu. Bu değişikliğin arkasında şirketin Leica ile derinleşen ortaklığı kapsamında geliştirdiği teknolojileri sergileme isteği yatıyor.

Xiaomi 16 Ultra, gücünü Snapdragon 8 Elite 2 işlemcisinden alacak. Bu işlemci, bu dönemdeki birçok Android amiral gemisi telefonunda standart olarak kullanılıyor. Telefon, aynı zamanda son dönemdeki kavisli ekranlı modellere göre tasarım dilinde bir farklılık yaratarak düz bir ekran yapısıyla gelecek.

Xiaomi, standart Ultra modelinin yanı sıra 16S Ultra ve 16 Ultra Max adında iki farklı model daha geliştiriyor. Bu iki telefon, sırasıyla 25128PNA1C ve 25128PNA1G model numaralarıyla GSMA IMEI sertifikasyonunda göründü. Modellerden Xiaomi 16S Ultra, Xiaomi’nin kendi özel XRING çipini içerecek. 16 Ultra Max ise serinin en üst düzey kamera donanımını bünyesinde barındıracak.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

IDEF 2025’te milyarlarca dolarlık anlaşma imzalandı

İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ve dört gün süren IDEF 2025 savunma sanayi fuarı sona erdi. Milli Savunma Bakanlığı’nın ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın desteğiyle ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın yönetiminde gerçekleştirilen fuarda, toplam 9 milyar dolarlık sözleşme imzalandı. Açıklama, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün tarafından yapıldı.

IDEF 2025’te 9 milyar dolarlık anlaşma yapıldı

Fuara bu yıl 1491 firma katıldı. 103 ülkeden temsilcinin yer aldığı etkinlikte 231 resmi heyet ağırlandı. 120 bini aşkın ziyaretçinin katıldığı IDEF 2025, bu yönüyle yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin de en büyük savunma fuarlarından biri oldu.

Fuarda 26 yeni savunma sanayii ürünü ilk kez tanıtılırken, 1100’den fazla ürün de kamuoyuna sunuldu. Dört gün boyunca 270 imza töreni düzenlendi. Bu imza törenleriyle birlikte varılan toplam sözleşme bedeli 9 milyar doları buldu.

Görgün, söz konusu sözleşmelerin yüzde 65’inin ihracat odaklı olduğunu belirtti. Yani imzalanan anlaşmaların önemli bir bölümü yurt dışı pazarlarına yönelik ürün ve hizmetleri kapsıyor. Görgün, bu tablonun yalnızca bir fuar bilançosu olarak görülmemesi gerektiğini, aynı zamanda Türkiye’nin savunma sanayiindeki yerli üretim kararlılığının ve stratejik savunma mimarisinin küresel ölçekte karşılık bulduğunun göstergesi olduğunu ifade etti.

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Samsung'un merakla beklenen amiral gemisi modeli Galaxy S26 işlemcisi ile ortaya çıktı. Exynos 2600 bakalım ne kadar güçlü olacak?

IDEF 2025, sadece ticari anlaşmalarla değil, aynı zamanda Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki geldiği noktayı sergilemesi açısından da dikkat çekti. Yerli firmaların geliştirdiği insansız sistemler, yüksek hassasiyetli mühimmatlar, elektronik harp çözümleri ve yeni nesil hava savunma sistemleri, fuar alanında yoğun ilgi gördü.

Hem ürün çeşitliliği hem de teknik derinlik açısından öne çıkan sergilemeler, Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında ivmesini koruduğunu ve daha geniş coğrafyalarda kalıcı iş birlikleri hedeflediğini gösterdi.

Türkiye’nin en güçlü uçak bombası tanıtıldı

Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge Merkezi, IDEF 2025 savunma sanayi fuarında kamuoyuna ilk kez tanıttığı GAZAP bombasıyla Türkiye’nin en yüksek tahrip gücüne sahip mühimmatını duyurdu. MK-84 sınıfındaki bomba, 2000 libre (yaklaşık 970 kilogram) ağırlığında ve termobarik etki yapısıyla dikkat çekiyor.

MK-84 GAZAP resmen görücüye çıktı

Patlama anında çevreye 10.000 özel şekillendirilmiş parçacık saçan GAZAP, bu yönüyle yalnızca hedefi imha etmekle kalmıyor, geniş bir alanda etkili yıkım sağlıyor. Metrekare başına düşen ortalama 10,6 parçacık miktarı, mevcut NATO standardı MK-84 bombalarının yaklaşık üç katı yoğunluk sunuyor.

GAZAP, bu teknik üstünlük sayesinde geniş hedef alanlarında yüksek etkinlik sağlamak üzere tasarlandı. Mevcut MK-84 güdüm kitleriyle tam uyumlu olan bomba, sahadaki operasyonel gereksinimlere cevap verecek şekilde geliştirildi.

Fuar kapsamında tanıtılan bir diğer dikkat çekici mühimmat ise NEB-1 HAYALET ve NEB-2 HAYALET oldu. MSB Ar-Ge Merkezi Müdürü Makine Yüksek Mühendisi Nilüfer Kuzulu’nun verdiği bilgilere göre, yeni NEB mühimmatları sahip oldukları nüfuz kapasitesiyle uluslararası standartların oldukça üzerine çıkıyor.

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Samsung'un merakla beklenen amiral gemisi modeli Galaxy S26 işlemcisi ile ortaya çıktı. Exynos 2600 bakalım ne kadar güçlü olacak?

Gerçekleştirilen testlerde 1,5 tonluk beton blokları aşarak altındaki kum havuzuna ulaşmayı başaran mühimmatlar, delici gücünü açık şekilde ortaya koydu. Bu testlerde kullanılan C50 sınıfı yüksek mukavemetli beton, köprüler, viyadükler, stratejik altyapılar ve nükleer tesisler gibi kritik yapılar için tercih ediliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Tesla Hollywood’da restoran açtı

Tesla, otomotiv ve enerji sektörlerinden sonra şimdi de restoran dünyasına adım attı. Şirketin ilk restoranı olan “Tesla Diner”, Los Angeles’ın Hollywood bölgesinde açıldı. Tesis, yalnızca bir yeme-içme alanı değil, aynı zamanda yüksek kapasiteli bir Supercharger istasyonu olarak da faaliyet gösteriyor. Retro-fütüristik tasarımıyla dikkat çeken mekan, araç şarjı ile yemek deneyimini aynı anda sunuyor.

Tesla ilk restoranını açtı

Elon Musk, restoranın açılışı sırasında yaptığı açıklamada, bu konseptin yaygınlaştırılabileceğine işaret etti. Başarılı olması durumunda Tesla Diner’ların hem Amerika Birleşik Devletleri’nde hem de uluslararası alanda, özellikle uzun yol güzergahlarında kurulması hedefleniyor. Böylece Tesla, otomobil üreticiliğinin yanı sıra enerji, robotik ve şimdi de perakende yemek hizmeti alanında varlık göstermeye başlamış oldu.

Tesla Diner, yalnızca Tesla sahiplerine özel değil ancak Tesla sürücülerine bazı ayrıcalıklar sağlıyor. Bu sürücüler, araç içinden Tesla Diner uygulaması aracılığıyla sipariş verebiliyor. Diğer müşteriler ise alandaki kiosklardan sipariş işlemlerini gerçekleştiriyor.

Restoranda, 20 metrelik bir LED ekran üzerinden açık hava sinema gösterimleri düzenleniyor. Gösterilen içerikler arasında klasik bilimkurgu filmleri ve SpaceX roket fırlatmaları yer alıyor. Gösterim sırasında Tesla araçların hoparlör sistemleri sinema ekranıyla senkronize çalışıyor. Sinema izlemek için bilet alınması gerekmiyor, ancak ya araç şarj ediliyor ya da restorandan yemek alınıyor olması gerekiyor.

İki katlı olarak inşa edilen tesiste 250’den fazla yemek koltuğu bulunuyor. Ayrıca 80 adet dördüncü nesil Supercharger istasyonu da tesise entegre durumda. Tesla’ya göre bu, tesisi şu anda dünyanın en büyük şehir içi Supercharger noktası haline getiriyor.

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Samsung'un merakla beklenen amiral gemisi modeli Galaxy S26 işlemcisi ile ortaya çıktı. Exynos 2600 bakalım ne kadar güçlü olacak?

Tesisin karbon emisyonlarını yılda yaklaşık 12 milyon kilogram azaltacağı bilgisi paylaşıldı. Şarj istasyonlarından yalnızca Tesla araçları değil, uyumlu olan diğer elektrikli araçlar da faydalanabiliyor.

Restoran, günün her saati hizmet veriyor. Menüde Tesla’nın lisanslı ürünleri yer alıyor. Dikkat çeken öğelerden biri, Optimus robotlarının servis ettiği patlamış mısır. Tesla’nın kendi geliştirdiği bu insansı robotlar, restoranda aktif olarak görev yapıyor.

Mekan, yalnızca yemek yeme ve araç şarj etme işlevlerinin birleştiği bir alan olarak değil, aynı zamanda markanın teknolojik vizyonunun fiziksel yansıması olarak konumlanıyor.

Popüler oyun dizi oluyor

Fallout dizisiyle büyük ses getiren Amazon Prime Video, video oyun uyarlamaları konusundaki atılımlarını sürdürüyor. Şirketin gündemindeki son proje, oyun dünyasının köklü serilerinden biri olan Wolfenstein’ı ekranlara taşımak. Dizinin yapım süreci henüz resmi onay aşamasına gelmemiş olsa da, Amazon’un projeyi öncelikli yapımlar arasında değerlendirdiği belirtiliyor.

Wolfenstein oyunu dizi olacak

Wolfenstein dizisinin başında, daha önce Station Eleven ve Maniac gibi dikkat çeken projelere imza atan Patrick Somerville yer alıyor. Yapımcı koltuğunda ise Fallout dizisini de hayata geçiren Kilter Films bulunuyor. Kilter Films kurucuları Jonathan Nolan ve Lisa Joy, yeni dizinin yapımcılığını da üstleniyor. Bu ekip, aynı zamanda Westworld dizisindeki yaratıcı çalışmalarıyla da tanınıyor.

Wolfenstein, Nazilerin İkinci Dünya Savaşı’nı kazandığı alternatif bir evrende geçiyor. Totaliter rejimin hâkim olduğu bu distopik dünyada, direniş savaşçıları Nazi ordusuna karşı mücadele veriyor. Ancak bu mücadele yalnızca klasik savaş dinamikleriyle sınırlı kalmıyor.

Naziler tarafından geliştirilen doğaüstü yaratıklar, mekanik askerler ve ileri teknoloji ürünü silahlar, savaşın seyrini değiştiren unsurlar arasında yer alıyor. Seri, bu yönüyle yalnızca politik bir karşı duruşu değil, aynı zamanda bilim kurgu ve korku öğelerini de içinde barındırıyor.

Wolfenstein markası ilk olarak 1981 yılında oyun dünyasına adım attı. Serinin zamanla evrim geçirerek farklı anlatı biçimlerine yöneldiği görülüyor. Özellikle 2014’te çıkan Wolfenstein: The New Order, daha sinematik ve hikâye odaklı yapısıyla dikkat çekti. Yeni dizinin de bu dönemdeki anlatı yapısından besleneceği tahmin ediliyor.

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Samsung'un merakla beklenen amiral gemisi modeli Galaxy S26 işlemcisi ile ortaya çıktı. Exynos 2600 bakalım ne kadar güçlü olacak?

Amazon’un son dönemde God of War, Mass Effect, Tomb Raider ve Warhammer 40.000 gibi başka büyük oyun markaları üzerinde de çalıştığı biliniyor. Bu projelerin arka arkaya açıklanması, platformun oyun temelli içerikleri stratejik olarak konumlandırdığını gösteriyor.

Wolfenstein dizisi için resmi onay henüz verilmemiş olsa da, yapım ekibinin niteliği ve dizinin dayandığı marka gücü, bu projenin ekranlara taşınmasını yüksek olasılıklı hale getiriyor.

Bitcoin’de son durum ne? İşte fiyatı

Kripto para piyasasındaki dalgalanma tüm hızıyla devam ediyor. Son günlerde özellikle Bitcoin’de belirgin bir yükseliş eğilimi dikkat çekiyor. Peki, 28 Temmuz itibarıyla Bitcoin’in güncel değeri ne kadar?

Not: Bu haber ve içerisindeki detaylar yatırım tavsiyesi değildir, sadece kripto paranın son durumu hakkında bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Öte yandan bu gibi varlıkların değerini anlık veri sağlayan platformlardan takip edebilirsiniz.

Bitcoin, temmuz ayının başında hızlı bir yükseliş sergiledi. 1 Temmuz’da yaklaşık 108 bin dolar seviyesinde işlem gören kripto varlık, 14 Temmuz’da yaşanan bir gelişmenin ardından 123 bin dolara kadar çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü.

Kripto Para

Bu tür varlıklarda fiyatların uzun süre sabit kalması beklenmiyor. Bitcoin de 15 Temmuz’da ufak bir düşüş yaşadı ve 115 bin dolara kadar geriledi. Aynı günün akşamında yeniden yükseliş gösteren varlık, 117 bin dolara ulaştı. 28 Temmuz itibarıyla Bitcoin’in değeri 118 bin dolar seviyelerinde.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Bitcoin 100 binin üzerinde kalmayı başarabilecek mi? Yoksa kritik bir düşüş mü yaşayacak? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.

BMW, Alpina’nın logosunu değiştirdi: İşte yeni tasarım

BMW, Alpina markasını tamamen kendi çatısı altına alarak üretim sürecinde köklü bir değişikliğe gidiyor. Üç yıl önce Alpina’yı satın alan şirket bu geçişin ilk adımı olarak yeni Alpina logosu için Almanya’da patent başvurusu yaptı.

Yeni logonun tescili 23 Temmuz 2025 tarihli başvuru ile Almanya Patent ve Marka Ofisi’nde kayıtlara geçti. BMW’nin aynı logoyu daha önce Uruguay, Kosta Rika, Tayland ve Avrupa Birliği fikri mülkiyet ofislerinde de tescil ettirdiği ortaya çıktı. Bu başvuruların tarihi 21 Ocak 2025 olarak görünüyor.

Yeni logoda dikkat çeken en büyük değişiklik ortadaki kalkan formunun terk edilmesi. Bu bölüm artık BMW’nin klasik yuvarlak logosuna benzer şekilde dairesel hale getirildi. Gaz kelebeği ve eksantrik mili sembolleri korunurken, önceki versiyondaki üç boyutlu yapı yerini daha sade, iki boyutlu bir tasarıma bıraktı.

BMW ile Alpina arasındaki mevcut anlaşma 2025 sonunda sona erecek. Bilindiği üzere şu ana kadar BMW, Alpina için araçları önceden monte ediyor, ardından Alpina son ayarlamaları gerçekleştiriyordu. Bu karmaşık ve maliyetli süreç, BMW’nin 2026 itibarıyla Alpina modellerini doğrudan kendi tesislerinde üretmeye başlamasıyla sona erecek. Kısacası, 2026 itibarıyla Alpina’nın araç üretim operasyonları BMW’ye tamamen entegre edilecek. Yeni logo ve marka tescil süreci, bu değişim için hazırlıkların son hız devam ettiğini ortaya koyuyor.

Yeni Spartacus dizisinden ilk fragman geldi

Orijinal Spartacus dizisinin evrenine geri dönüş niteliği taşıyan Spartacus: House of Ashur’dan ilk fragman yayınlandı. Dizide, Spartacus serisinin dikkat çeken karakterlerinden biri olan Ashur’un hikayesine odaklanılıyor.

Spartacus: House of Ashur fragmanı yayınlandı

Yayınlanan fragmanda, orijinal Spartacus dizisinden tanıdık estetik ve atmosfer korunurken, Ashur’un yükselişine odaklanan daha karanlık ve politik bir ton dikkat çekiyor. Gladyatör okulunda güç dengelerinin yeniden kurulduğu ve entrikaların öne çıktığı sahneler; dizinin sadece aksiyon değil, dramatik yapısıyla da öne çıkacağını gösteriyor.

Yapım, Ashur’un Spartacus dizisinin sonunda ölmediği alternatif bir gerçeklikte geçiyor. Fragmanda yer alan bilgilere göre, Roma İmparatorluğu’na Spartacus’ün öldürülmesi için yardım eden Ashur, ödül olarak eski efendisi Batiatus’un gladyatör okulunu alıyor. Hikâye, Ashur’un kontrolüne geçen bu gladyatör okulunda yaşananları merkezine alıyor.

Spartacus: House of Ashur, orijinal dizinin yaratıcısı Steven S. DeKnight tarafından geliştiriliyor. DeKnight, Spartacus sonrası dönemde Netflix’in Daredevil dizisiyle dikkat çekmişti. House of Ashur ile birlikte DeKnight yeniden Spartacus evrenine dönüş yapmış oldu.

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Samsung'un merakla beklenen amiral gemisi modeli Galaxy S26 işlemcisi ile ortaya çıktı. Exynos 2600 bakalım ne kadar güçlü olacak?

Dizide Ashur karakterine bir kez daha Nick Tarabay hayat veriyor. Oyuncu kadrosunda ayrıca Graham McTavish, Tenika Davis, Jamaica Vaughan, Ivana Baquero, Claudia Black, Jordi Webber, India Shaw-Smith ve Leigh Gill yer alıyor.

Yayın tarihi henüz kesinleşmeyen dizi, yıl bitmeden Starz kanalında izleyiciyle buluşacak. Türkiye’de hangi platform üzerinden yayınlanacağı ise şu an için belli değil.

Tesla ile Samsung işbirliğine gidiyor

Tesla, Güney Kore merkezli teknoloji devi Samsung ile 16,5 milyar dolarlık bir çip tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında, Tesla’nın yeni nesil yapay zeka çipi olan AI6’nın üretimi Samsung’un Teksas’taki fabrikasında gerçekleştirilecek. Üretimin, daha önce gecikmelerle gündeme gelen Taylor, Teksas tesisinde yapılacağı ifade ediliyor. Anlaşmanın 2033 sonuna kadar geçerli olacağı bildirildi.

Tesla ile Samsung işbirliği yapacak

Tesla CEO’su Elon Musk, çiplerin üretim sürecine Tesla mühendislerinin de doğrudan dahil olacağını açıkladı. Musk, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, üretim verimliliğinin artırılması amacıyla süreci yakından takip edeceğini belirtti. Musk ayrıca fabrikanın evine yakın bir konumda bulunmasının da bu süreçte aktif rol almasını kolaylaştıracağını söyledi.

Samsung, daha önce kamuoyuna duyurduğu 16,5 milyar dolarlık siparişin müşterisini gizli tutmuştu. Reuters’a konuşan üç farklı kaynak, bu siparişi veren şirketin Tesla olduğunu doğruladı. Anlaşma, haberlere yansımasının ardından Samsung’un hisse değerinde yüzde 4’ü aşan bir artışa yol açtı. Bu yükseliş, şirketin son bir ayda elde ettiği en büyük günlük kazanç olarak kaydedildi.

Tesla ile Samsung’un bu alandaki iş birliği yeni değil. Samsung, daha önce Tesla için AI4 çiplerini üretmişti. Şirketin tasarımı yakın zamanda tamamlanan AI5 çipleri ise ilk olarak Tayvan’da, ardından ABD’deki Arizona tesisinde üretilecek.

AI6 çipleriyle birlikte HW4 ve HW5 donanım sistemlerini barındıran bu çipler, Tesla araçlarının yapay zeka destekli tam otonom sürüş özelliğini mümkün kılmak amacıyla kullanılıyor. Tesla, HW4 donanımına sahip araçlarının denetimsiz FSD (tam otonom sürüş) sistemini destekleyebileceğini belirtiyor.

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Samsung'un merakla beklenen amiral gemisi modeli Galaxy S26 işlemcisi ile ortaya çıktı. Exynos 2600 bakalım ne kadar güçlü olacak?

Anlaşma, Samsung açısından da stratejik bir önem taşıyor. Şirketin son dönemde yapay zeka çipi üretiminde yaşadığı teknik sorunlar ve rakip firmaların gerisinde kalması, kârlılığı olumsuz yönde etkilemişti. Samsung, özellikle HBM alanında SK Hynix ve TSMC karşısında rekabet baskısı altında kalmış durumda.

Tesla ile yapılan bu uzun vadeli anlaşmanın, Samsung’un yaklaşık 3,63 milyar doları aşan yonga üretim birimi zararının hafifletilmesinde etkili olması bekleniyor. Ayrıca anlaşmanın, şirketin 2024 gelirinin yaklaşık yüzde 7,6’sını oluşturduğu hesaplanıyor.