M5 iPad Pro geliyor: İşte özellikleri

Apple, 2025 sonbaharında tanıtacağı yeni nesil iPad Pro modeliyle donanım tarafında belirgin yeniliklere yöneliyor. M5 çipiyle birlikte sunulacak tablet, performans, bağlantı ve kamera özelliklerinde dikkat çekici geliştirmeler içeriyor.

M5 iPad Pro karşımıza çıkacak

M5 iPad Pro’da kullanılacak yeni nesil çip, Apple’ın iPad serisine özel geliştirdiği en güncel işlemci olarak öne çıkıyor. Geçen yıl iPad Pro modellerinde ilk kez M4 çip kullanılmıştı. M5’in de bu seride yer almasıyla birlikte Apple, işlemci geliştirme stratejisinde iPad’i yine ilk sahneye çıkan cihaz konumuna getiriyor.

M5 çipi, özellikle yapay zeka uygulamaları için geliştirilmiş nöral motoruyla öne çıkıyor. Bu motorun, cihaz üzerindeki hesaplamalarda daha hızlı sonuçlar üretebilmesi ve makine öğrenimi işlemlerinde gecikmeyi azaltması bekleniyor.

Kamera tarafında yapılan değişiklikler, iPad Pro’nun kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyecek türden. Yeni modelde çift ön kamera sistemi yer alıyor. Bu yapılandırma, hem yatay hem de dikey kullanım için farklı açılarda konumlandırılmış ön kameraları içeriyor.

Böylece cihaz, ister FaceTime, ister Zoom gibi üçüncü taraf uygulamalarla yapılan görüntülü görüşmelerde daha doğal bir çerçeveleme sunabiliyor. Donanımsal olarak birden fazla ön kameranın bulunması, çoklu kamera geçişi veya masaüstü görünüm gibi gelişmiş yazılım özelliklerinin entegrasyonunu da mümkün hale getiriyor.

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Samsung'un merakla beklenen amiral gemisi modeli Galaxy S26 işlemcisi ile ortaya çıktı. Exynos 2600 bakalım ne kadar güçlü olacak?

RAM tarafında da önceki modellere kıyasla önemli bir değişim yaşanıyor. Geçtiğimiz yıl piyasaya çıkan M4 iPad Pro modellerinde yalnızca 1 TB ve üzeri depolama alanına sahip versiyonlarda 16 GB RAM bulunuyordu. Ancak bu yılki M5 modellerinde tüm depolama seviyelerinde 16 GB RAM sunulması gündemde.

Bu değişikliğin arkasında, iPadOS 26 ile gelen üretkenlik odaklı yenilikler ve yapay zeka uygulamalarının artan bellek ihtiyacı yer alıyor. Daha geniş RAM kapasitesi, kullanıcıların çoklu görev yürütmesini, profesyonel uygulamaları sorunsuz çalıştırmasını ve grafik ağırlıklı işlerde daha akıcı performans almasını sağlayacak.

Bağlantı özelliklerinde yapılan iyileştirmeler, iPad Pro’nun ağ performansını yeni bir seviyeye taşıyor. Önceki M4 modellerinde Wi-Fi 6E desteği bulunuyordu. Ancak Apple, geçen yıl iPhone 16 serisinde Wi-Fi 7 teknolojisine geçmişti.

Aynı teknolojinin şimdi iPad Pro’ya da gelmesiyle birlikte cihaz, teorik olarak 46 Gbps’ye kadar veri aktarım hızlarına ulaşabilecek. Wi-Fi 7, aynı zamanda daha geniş bant aralıkları, düşük gecikme süreleri ve parazit azaltma gibi avantajlar sunuyor.

AirPods serisi yeni özellikler kazanıyor

Apple, AirPods Pro 2 ve yakında çıkacak AirPods 4 için ilk kez herkese açık beta programını başlattı. Yeni ürün yazılımı, iOS 26, iPadOS 26 ve macOS Tahoe ile uyumlu cihazlara sahip kullanıcıların AirPods’a gelecek yeni özellikleri erken test etmesini sağlıyor. Bu güncellemeyle birlikte AirPods’lar yalnızca ses cihazı değil, aynı zamanda günlük kullanımda daha entegre bir yardımcı rolü üstlenmeye başlıyor.

AirPods serisi yeni özellikler sunacak

AirPods Pro 2 ve AirPods 4’e gelen yenilikler arasında en dikkat çekenlerden biri, stüdyo kalitesinde ses kaydı desteği. Bu özellik, özellikle röportaj yapanlar ve video içerik üreten kullanıcılar için profesyonel düzeyde kayıt imkanı sağlıyor.

Cihazlar, bu sayede podcast ve video çekimlerinde taşınabilir bir mikrofon görevini üstlenebiliyor. Ayrıca aramalarda sunulan gelişmiş ses kalitesi, daha net ve doğal bir iletişim deneyimi sunmayı amaçlıyor.

Yeni güncellemeyle birlikte AirPods’lara kamera kumandası özelliği de ekleniyor. Bu işlev sayesinde kullanıcılar, Kamera uygulamasını uzaktan kontrol edebiliyor; fotoğraf çekimi ya da video kaydını başlatmak için doğrudan kulaklık üzerinden komut verebiliyor. Apple’ın bu özelliği, özellikle tripodla çekim yapan kullanıcılar veya vlog çekenler için işlevsel bir yenilik olarak öne çıkıyor.

Uyku sırasında müzik dinlemeyi tercih edenler için getirilen otomatik ses duraklatma özelliği ise AirPods kullanım alışkanlıklarına doğrudan etki eden bir geliştirme. Kulaklıklar, kullanıcının uykuya daldığını algıladığında çalan sesi otomatik olarak kesiyor. Bu sayede hem gereksiz pil tüketimi önleniyor hem de dinleme alışkanlıkları konforlu hale geliyor.

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Galaxy S26 işlemcisi ile karşımızda

Samsung'un merakla beklenen amiral gemisi modeli Galaxy S26 işlemcisi ile ortaya çıktı. Exynos 2600 bakalım ne kadar güçlü olacak?

Yeni beta yazılımında CarPlay tarafında da bir entegrasyon bulunuyor. Araba kullanımında AirPods, iPhone ile otomatik geçiş yaparak bağlantıyı kesintisiz şekilde sürdürebiliyor. Bu da özellikle araç içi aramalarda veya medya kontrolünde bağlantı sürekliliği açısından önemli bir avantaj sağlıyor.

AirPods beta güncellemesini indirmek isteyen kullanıcıların, iOS 26, iPadOS 26 veya macOS Tahoe yüklü bir cihaza sahip olması gerekiyor. Güncellemeyi yüklemek için Apple Beta Yazılım Programı’na kayıt olunması gerekiyor.

Apple hesabıyla giriş yapıldıktan sonra, cihaz beta programına dahil ediliyor ve iOS 26 public beta yükleniyor. Daha sonra iPhone’un Bluetooth ayarlarında AirPods’un yanındaki bilgi simgesine dokunularak “AirPods Ayarları” menüsü açılıyor. Bu menüde “AirPods Beta Güncellemeleri” seçeneği görünür hale geliyor ve kullanıcı buradan beta güncellemelerini aktif hale getirebiliyor.

Dünyanın gözü bu şirkette! ASELSAN neler yapıyor?

Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketi ASELSAN, İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı (IDEF) 2025’te büyük bir etki yarattı. 7.000 m²’lik dev bir sergi alanında, 50. yılını kutlayan ASELSAN, hava, kara, deniz ve uzay teknolojilerinde 300’den fazla yenilikçi ürününü sergileyerek dünyanın en hızlı büyüyen ilk 10 savunma şirketi arasındaki yerini pekiştirdi.

Dünyanın gözü bu şirkette! ASELSAN neler yapıyor?

ASELSAN’ın öne çıkan yeniliklerinden biri mühimmat teknolojilerindeki ilerlemelerdi. LGK82 lazer güdüm kiti, geleneksel bombaları hassas güdümlü mühimmata dönüştürerek bırakıldıktan sonra yönlendirme imkanı sağlıyor. Tolun mühimmat ailesi, zırh delici ve arayıcı başlıklı çeşitleriyle, hava araçlarından atılan mühimmatların menzilini ve isabetliliğini artırıyor. Bu sistemler, özellikle 5. nesil Kaan savaş uçağı ve insansız hava araçları (İHA) için geliştirildi.

ASELSAN, renkli görüntü ve gece görüşü sunabilen, dünyada bir ilk olan pilot kaskını tanıttı. Pilotun kafa yapısına özel üretilen bu kask, yüksek hızlarda güvenliği garanti ederken, kafa hareketlerini algılayan sensörlerle kesintisiz veri aktarımı sağlıyor. Kaan uçağı için geliştirilen Murat 600A radarı, menzili açıklanmayan ancak stratejik öneme sahip bir teknoloji olarak dikkat çekti. Ayrıca, ASEL Pod’un yerini alan Karat ve Toygun sistemleri, düşük radar kesit alanıyla neredeyse fark edilemez özellikte, gizlilik odaklı operasyonlar için ideal.

Bayraktar TB3 İHA’sında kullanılan Asel Flir 600, yabancı rakiplerine kıyasla iki kat daha yüksek performans sunarak gözetleme ve hedeflemede devrim yaratıyor. Doruk hedef koordinat belirleme sistemi, yüksek çözünürlüklü görüntüleme ve termal takip yetenekleriyle gerçek zamanlı durumsal farkındalık sağlıyor. ASELSAN’ın 20 km menzilli çoklu silah tespit radarı ise İHA, SİHA ve diğer tehditleri tespit edebilen yenilikçi bir çözüm.

Devlet sırrı niteliğindeki elektronik harp birimleri, ASELSAN’ın teknolojik üstünlüğünü gözler önüne seriyor. Kaan uçağı ve Akıncı İHA’sında kullanılan bu sistemler, Türkiye’nin savunma kabiliyetlerini güçlendiriyor. Hibrit telsiz iletişim ağı, gelişmiş antenler ve sunucularla donatılmış olup, askeri birimler arasında güvenli ve güvenilir koordinasyon sağlıyor; bu, ulusal güvenlik için kritik bir varlık.

Deniz Kuvvetleri için ASELSAN, 35 mm parçacıklı mühimmat kullanan Gökdeniz sistemini ve sualtı operasyonları için gelişmiş sonar ve karıştırma (jammer) teknolojilerini sergiledi. Bu sistemler, Oruç Reis, Milgem ve L400 gibi milli gemilerde kullanılıyor ve onlarca ülkeye ihraç ediliyor, ASELSAN’ın küresel etkisini ortaya koyuyor.

ASELSAN, Türkiye’nin katmanlı hava savunma sistemi Çelik Kubbe’nin en önemli paydaşlarından biri. Korkut, Gökberk, Gürs, İhtar ve Alp radarları gibi sistemler fuarda ziyaretçilere tanıtıldı. Taşınabilir Kangal anti-drone sistemi, İHA tehditlerini etkisiz hale getirmek için yerli teknolojilerle geliştirildi ve modern savaşın zorluklarına karşı etkili bir çözüm sunuyor.

ASELSAN, teknolojik başarılarının ötesinde, Konya ve Sivas’taki tesisleriyle ve ülke genelindeki startup’lar ve iş ortaklarıyla güçlü bir ekosistem oluşturuyor. Bu ağ, Türkiye’nin savunma sanayisini güçlendiriyor ve IDEF 2025’te iş ortaklarıyla birlikte yer alarak bu bütünlüğü gözler önüne serdi.

ASELSAN, IDEF 2025’te denizlerin derinliklerinden uzayın sınırlarına uzanan geniş ürün yelpazesiyle, özgün mühendislik teknolojilerini kullanarak Türkiye’nin savunma sanayisindeki lider konumunu bir kez daha kanıtladı. Şirketin YouTube kanalı ve sosyal medya hesapları, bu yenilikleri 360 derece deneyimlemek isteyenler için zengin bir kaynak sunuyor. Genç yetenekler için kariyer fırsatları sunan ASELSAN, savunma sanayinde geleceği şekillendirmeye devam ediyor.

Çin elindeki çiplerin ömrünü uzatacak

Gelişmiş yonga teknolojilerine erişimi büyük ölçüde kısıtlanan Çin’de, mevcut çiplerin ömrünü uzatmak için başlatılan tamir faaliyetleri büyük bir endüstriye dönüşmüş durumda. ABD’nin uyguladığı ihracat ambargoları sonucunda Çinli teknoloji firmaları, özellikle yapay zeka uygulamaları için hayati öneme sahip Nvidia hızlandırıcılara ulaşmakta ciddi zorluklar yaşıyor. Bu durum, tamir ve yenileme odaklı bir sektörün doğmasına yol açtı.

Çin, yonga tamiri alanında atılım yaptı

Özellikle Nvidia’nın H100 ve A100 gibi yüksek performanslı yapay zeka yongalarına teknik destek sağlanamaması, bu alanda uzmanlaşan yerel firmalara yeni bir görev alanı yarattı. Çin’de faaliyet gösteren bu firmalar, hasar görmüş ya da performans sorunu yaşayan gelişmiş yongaları onarıp yeniden kullanıma kazandırıyor. Edinilen bilgilere göre bazı firmalar ayda 500 adede kadar yonga tamiri gerçekleştirebiliyor. Tamir başına maliyet ise 2800 dolara kadar çıkabiliyor.

Tamir işlemleri sadece yongaların yeniden çalışmasını sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda kullanım ömürlerini de uzatıyor. Bu, ambargolar nedeniyle sınırlı sayıda bulunan ileri düzey çiplerin daha uzun süre işlevsel kalmasını mümkün kılıyor.

Sektördeki büyüme, arka planda büyük bir yedek parça tedarik zincirinin de çalıştığını ortaya koyuyor. Onarım işlemleri için gerekli olan mikro bileşenlerin temini, bu zincirin sürdürülebilirliğine bağlı.

YouTube reklam geliri ile dudak uçuklatıyor

YouTube reklam geliri ile dudak uçuklatıyor

YouTube güncel reklam gelirlerini açıkladı. Google'ın bünyesindeki firma geçtiğimiz çeyrekte 9,79 milyar dolar kazandı.

Ancak bu yeni oluşan akışın uzun vadede devam edip edemeyeceği belirsizliğini koruyor. ABD’nin, tamir için kullanılan yedek parçaların da kısıtlanması yönünde yeni yaptırımlar gündeme alabileceği konuşuluyor. Bu olasılık, halihazırda kırılgan bir yapıya sahip olan Çin merkezli tamir sektörünü doğrudan etkileyebilir.

Çin daha önce de döküm makinelerinin ikinci el piyasasını neredeyse tamamen kapatmış, eline geçen tüm cihazları toplayarak yarı iletken üretimindeki darboğazı aşmaya çalışmıştı. Şimdi benzer bir strateji, gelişmiş yongaları kullanmaya devam edebilmek için uygulanıyor. Söz konusu hamleler, Çin’in teknoloji alanında dışa bağımlılığını azaltma çabasının bir parçası olarak dikkat çekiyor.

Çin’de yaşanan bu gelişme, sadece bir tamir faaliyeti olarak değil, aynı zamanda jeopolitik baskıların teknolojik yansımaları açısından da önemli bir örnek olarak öne çıkıyor.

Frostpunk 2 konsollara geliyor: İşte tarih

11 Bit Studios, Frostpunk 2’nin PlayStation 5 ve Xbox Series X/S konsolları için çıkış tarihini 18 Eylül 2025 olarak duyurdu. Oyun, PC sürümünde olduğu gibi çıktığı gün konsol oyuncuları için de Game Pass kütüphanesinde yer alacak.

Frostpunk 2’nin konsollara çıkışı için paylaşılan yeni fragman ilginç bir şekilde daha sonra stüdyo tarafından gizliye alındı. Burada videonun yanlışlıkla paylaşıldığı ve yapımın konsollar için çıkış tarihinin planlandan daha erken duyurulduğu ihtimali üzerinde duruluyor.

Oyuncular gizliye alınmadan önce videoyu farklı platformlarda paylaştı. Bu sayede konuyla ilgili bir soru işareti bulunmuyor.

Oyunun daha önce paylaşılan yol haritasına göre bu yıl içerisinde yayınlanması planlanan iki indirilebilir içerik (DLC) daha bulunuyor. 2026 yılında ise ismi henüz belli olmayan üçüncü bir DLC oyunculara sunulacak.

Frostpunk 2, ilk olarak geçtiğimiz Eylül ayında PC platformu için çıkış yaptı ve olumlu geri dönüşler aldı.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Frostpunk 2 oyununu oynayacak mısınız? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Samsung ucuz telefonunda One UI 8’i test ediyor

Samsung, Android 16 tabanlı One UI 8 güncellemesi için hazırlıklarını sürdürüyor. Güney Koreli marka ay başında tanıttığı katlanabilir modellerinde bu yeni sürüme yer verse de, diğer cihazlar için genel dağıtım henüz başlamadı.Şirket, son olarak bütçe dostu bir modelinde One UI 8’i test etmeye başladı.

Samsung, Galaxy F15 için dahili One UI 8 testlerine resmen başladı. Yeni sürüm, firmanın bütçe dostu telefonu şimdilik Hindistan varyantında test ediliyor. Öte yandan, kullanılan yapı numarası E156BXXU6CYG5 olarak görünüyor.

Samsung’un One UI 8 güncellemesini ne zaman geniş çapta yayınlayacağı şimdilik net değil. Ancak 9 Temmuz’da tanıtılan Galaxy Z Fold 7, Flip 7 ve Flip 7 FE modellerinin kutudan doğrudan bu sürümle çıkması güncellemenin kısa süre içinde diğer modellere de sunulacağının güçlü bir işareti olarak değerlendiriliyor.

Android 16 tabanlı One UI 8 güncellemesi alması beklenen Samsung modelleri;

Not: Aşağıdaki liste resmi değildir. Güvenilir kaynaklar tarafından şirketin güncelleme politikası eşliğinde hazırlanmıştır. Ayrıca yeni dönemde çıkacak modeller yer almıyor ve sadece mevcut ürün yelpazesini kapsıyor.

Galaxy S:

  • Galaxy S22 Serisi
  • Galaxy S23 Serisi
  • Galaxy S24 Serisi
  • Galaxy S25 Serisi

Galaxy Z Fold ve Flip:

  • Galaxy Z Fold 4 ve Z Flip 4
  • Galaxy Z Fold 5 ve Z Flip 5
  • Galaxy Z Fold 6 ve Z Flip 6

Galaxy S FE:

  • Galaxy S21 FE
  • Galaxy S23 FE
  • Galaxy S24 FE

Galaxy A:

  • Galaxy A33, A53 ve A73
  • Galaxy A14, A24, A34 ve A54
  • Galaxy A15, A25, A35 ve A55
  • Galaxy A06, A16
  • Galaxy A56, Galaxy A26

Galaxy Tab:

  • Galaxy Tab S8, Tab S8+ ve Tab S8 Ultra
  • Galaxy Tab S9, Tab S9+ ve Tab S9 Ultra
  • Galaxy Tab S10+ ve Tab S10 Ultra

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!


OpenAI CEO’su açıkladı: ChatGPT’ye tüm özelinizi anlatmayın

OpenAI CEO’su Sam Altman, yapay zeka uygulaması ChatGPT ile yapılan kişisel görüşmelerin yasal bir gizlilik korumasına sahip olmadığını açıkladı. Altman, bir doktor veya avukat ile yapılan görüşmelerin aksine yapay zeka ile paylaşılan hassas bilgilerin yasal bir güvence altında bulunmadığını belirtti.

Sam Altman, “This Past Weekend w/ Theo Von” isimli podcast yayınına konuk oldu ve ChatGPT ile ilgili dikkat çeken bazı açıklamalarda bulundu. Altman, yapay zekanın mevcut hukuk sistemiyle olan ilişkisine dair bir soru üzerine kullanıcı konuşmaları için yasal bir gizliliğin olmamasının temel sorunlardan biri olduğunu ifade etti.

chatgpt

Başarılı CEO, insanların özellikle de gençlerin ChatGPT’yi bir terapist veya yaşam koçu olarak kullandığını ve ilişki sorunları gibi en özel konularını bile yapay zeka aracıyla paylaştığını söyledi. Altman, “Şu anda bu sorunları bir terapist, avukat veya doktorla konuştuğunuzda bunun için yasal bir ayrıcalık, doktor-hasta gizliliği vardır. Fakat ChatGPT ile konuştuğunuz senaryoda ne yapılması gerektiğini henüz çözemedik” dedi.

Bu durumun özellikle bir dava sırasında kullanıcılar için bir gizlilik sorunu yaratabileceğini ekleyen Altman, OpenAI’ın mevcut yasalara göre bu konuşmaları mahkemelere sunmakla yükümlü olacağını belirtti. CEO, “Bunun çok garip bir durum olduğunu düşünüyorum. Yapay zeka ile yaptığınız konuşmalar için bir terapistle olduğu gibi aynı gizlilik anlayışına sahip olmamız gerekiyor ve bunu bir yıl önce kimsenin düşünmesi gerekmiyordu,” ifadelerini kullandı.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Wi-Fi sinyalleri ile gözetim dönemi başlıyor

İtalya’daki La Sapienza Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, insan bedeninin Wi-Fi sinyalleriyle kurduğu fiziksel etkileşimden yola çıkarak, kişileri hiçbir kamera ya da cihaz taşımaya gerek olmadan tespit edebilen bir sistem geliştirdi.

Wi-Fi sinyalleri ile insanlar gözetlenecek

“WhoFi” adı verilen teknoloji, insan bedeninin elektromanyetik dalgalar üzerinde bıraktığı etkiyi analiz ederek, her bireye özgü bir sinyal imzası oluşturuyor. Elde edilen bu dijital iz, kişinin farklı ortamlarda tekrar tanınmasını ve takip edilmesini mümkün kılıyor.

Wi-Fi sinyalleri bir ortama yayıldığında, duvarlar, eşyalar ve insan vücudu gibi nesnelere çarparak yapısal değişimlere uğruyor. Bu değişimler, “Kanal Durum Bilgisi” (CSI) olarak adlandırılan veriler aracılığıyla ölçülebiliyor.

WhoFi, bu CSI verilerini derin öğrenme algoritmalarıyla işleyerek her bireyin kendine has bir radyo-biometrik izini tanımlıyor. Böylece, sinyalin bir kişiye ait olup olmadığı yüksek doğrulukla tespit edilebiliyor. Araştırma ekibi, sistemin herhangi bir cihaz taşımaya gerek duymadan çalıştığını, sadece bireyin bulunduğu ortamda Wi-Fi ağı bulunmasının yeterli olduğunu belirtiyor.

YouTube reklam geliri ile dudak uçuklatıyor

YouTube reklam geliri ile dudak uçuklatıyor

YouTube güncel reklam gelirlerini açıkladı. Google'ın bünyesindeki firma geçtiğimiz çeyrekte 9,79 milyar dolar kazandı.

Çalışma, daha önce Wi-Fi sinyallerinin insan hareketlerini takip etmede veya duvarların arkasını görselleştirmede kullanılabileceğini gösteren araştırmaların bir adım ötesine geçiyor. WhoFi, bu sinyalleri artık bir tanıma ve kimlik doğrulama aracı hâline getiriyor. İlk testlerde sistemin yüzde 95,5 oranında doğruluk sağladığı açıklandı.

Geliştirilen sistem, yalnızca bir gözetleme aracı olarak değil, aynı zamanda geleneksel kamera sistemlerinin ulaşamadığı alanlarda kullanılabilecek yeni bir güvenlik çözümü olarak da değerlendiriliyor. Wi-Fi tabanlı takip teknolojileri, ışık koşullarına ihtiyaç duymadan çalışabiliyor.

Karanlık, sisli veya görüş açısının olmadığı alanlarda dahi işlevselliğini koruyan bu sistem, ayrıca Wi-Fi sinyallerinin duvar gibi fiziksel engelleri aşabilmesi sayesinde kameraların erişemediği alanlarda da izleme yapabiliyor. Görsel tanımlama yerine elektromanyetik izlere dayandığı için; kişinin yüzü, kıyafeti ya da hareket tarzı gibi unsurlar da önemini yitiriyor.

Araştırma ekibinden Prof. Danilo Avola, WhoFi teknolojisinin ışıksız ortamlarda, duvar arkasında ya da kamera görüşünün dışında kalan bölgelerde etkin biçimde kullanılabileceğini belirtti. Avola’ya göre, günümüz şehirlerinde neredeyse her sokakta bir Wi-Fi ağı mevcut olduğu için, bu sistem klasik yüz tanıma teknolojilerinin önüne geçebilir.

Intel binlerce kişiyi işten çıkarıyor

Yarı iletken sektörünün en köklü şirketlerinden Intel, tarihinin en büyük küçülme adımlarından birini atıyor. Şirket, 2025 yılı sonuna kadar 24 bin çalışanını işten çıkaracak. İş gücündeki bu ciddi daralma, aynı zamanda Almanya, Polonya ve Kosta Rika’daki projelerin iptal edilmesiyle birlikte geliyor. Karar, yapay zeka odaklı yeni döneme geçiş sürecinde Intel’in üretim ve yatırım stratejisini köklü biçimde değiştirdiğini gösteriyor.

Intel, toplu işten çıkarma yapıyor

2024 sonu itibarıyla dünya genelinde 109.800 çalışana sahip olan Intel, 2025 sonunda bu sayıyı 75.000’e düşürecek. Şirket içi belgelerde “çekirdek çalışan” olarak tanımlanan bu kadro yapısı, toplam personelin yaklaşık yüzde 22’sinin işten çıkarılması anlamına geliyor. Bu küçülme, yalnızca insan kaynağıyla sınırlı kalmıyor. Intel, bazı bölgelerdeki fiziksel varlığını da geri çekiyor.

Şirketin Almanya ve Polonya’da kurmayı planladığı mega-çip fabrikaları ve test tesisleri iptal edildi. Bu tesislerde toplamda 5.000 kişiye istihdam sağlanması öngörülüyordu. Intel, geçtiğimiz yıl bu projeleri ertelediğini duyurmuştu.

Ancak son açıklamada bu planların tamamen iptal edildiği netleşti. Polonya’daki mevcut Ar-Ge faaliyetleri ise devam edecek. Kosta Rika’da 3.400 kişinin çalıştığı montaj ve test operasyonları kapatılıyor. Bu operasyonlar Vietnam’daki daha büyük bir tesise taşınıyor.

YouTube reklam geliri ile dudak uçuklatıyor

YouTube reklam geliri ile dudak uçuklatıyor

YouTube güncel reklam gelirlerini açıkladı. Google'ın bünyesindeki firma geçtiğimiz çeyrekte 9,79 milyar dolar kazandı.

CEO Lip-Bu Tan, mevcut stratejik dönüşüm süreciyle ilgili olarak geçmiş yönetimi açıkça olmasa da sert şekilde eleştirdi. Şirketin önceki dönemlerde talep oluşmadan fazla yatırım yaptığını ve üretim süreçlerini gereksiz şekilde karmaşık hale getirdiğini söyledi. Yeni dönemde üretim kapasitesi gerçek talebe göre belirlenecek. Tan, artık Intel’de geliştirilecek her yeni çip tasarımının doğrudan kendi onayından geçeceğini duyurdu.

Şirket, ikinci çeyrek finansal raporunda 2.9 milyar dolar zarar açıkladı. Gelirler 12.9 milyar dolarda kaldı ve geçen yılın aynı dönemine göre belirgin bir değişiklik göstermedi. Bu dönemde veri merkezi gelirleri yüzde 4 artışla 3.9 milyar dolara yükselirken, PC çip satışlarında yüzde 3’lük bir düşüş yaşandı ve bu kalem 7.9 milyar dolar olarak kaydedildi. Diğer firmalar için yapılan dökümhane üretimi ise yüzde 3 artarak 4.4 milyar dolara ulaştı.

Intel, 2025 yılı sonunda toplam 17 milyar dolarlık bir maliyet tasarrufuna ulaşmayı planlıyor. Şirket, bu yıl sonuna kadar yeni nesil Panther Lake çiplerini piyasaya süreceğini bildirdi. Ardından, 2026 sonunda Nova Lake serisi gelecek. CEO Tan, çok çekirdekli performans konusunda geçmişte yapılan hataların tekrar edilmeyeceğini ve bu alandaki teknik kararların sorumluluğunu artık doğrudan üstlendiğini belirtti.

Instagram’dan yuva yıkacak yeni özellik!

Meta, Instagram’a her geçen gün yeni bir özellik eklemeye devam ediyor. Son gelişmeler ise platforma canlı konum izleme özelliğinin geldiğini gösteriyor. İşte ayrıntılar!

Arkadaşlarınızın nerede olduğunu görüp onlarla etkileşim kurmanızı kolaylaştıran canlı konum izleme özelliği Instagram için yayınlandı. Bilindiği üzere bu özellik ilk olarak geçtiğimiz yıl sınırlı sayıda kullanıcı tarafından test ediliyordu ve daha sonra kademeli bir şekilde dağıtım başladı. Son gelişmeler ise Türkiye’deki kullanıcıların da özelliğe erişime başladığını gözler önüne seriyor.

Instagram’ın canlı konum takibi özelliği hem sosyal buluşmaları kolaylaştırıyor hem de “kim nerede, ne yapıyor” gibi merakları gideriyor diyebiliriz. Tabii bunlara ek olarak kullanıcılara gizlilik ve kontrol imkanı da sunuyor.

Buradaki bir diğer detay ise güvenlik endişesi. Kullanıcıların konum paylaşımını kapattığı takdirde bu gibi endişeler de ortadan kalkacak.

Instagram için canlı konum izleme özelliği yayınlandı

Yukarıdaki ekran görüntüsünden de görülebileceği gibi bu özellik kullanıcıların arkadaşlarından güncel haberleri almasına ortam hazırlıyor. Bu kapsamda konum paylaşımı açık olan arkadaşlarınızı anlık olarak takip edebilecek ve son hikayelerini hangi konumdan paylaştığını görebileceksiniz.

App Store’a yaş sınırları geldi!

App Store’a yaş sınırları geldi!

Apple, App Store'da yeni yaş sınırı kategorileri sunmaya başladı. Bu hamle, daha net sınıflandırma yapma imkanı verecek.

Bu özelliği kullanmak için DM kutusuna girmeniz yeterli. Ardından, mesajların üst kısmında yer alan notlar bölümündeki harita simgesine tıklamanız gerekiyor.

ChatGPT 5 ortalığı sallayacak

Yapay zeka alanında son yıllarda attığı adımlarla sektörün yönünü belirleyen OpenAI, bir süredir üzerinde çalıştığı yeni nesil dil modeli GPT-5’i Ağustos ayında tanıtmaya hazırlanıyor. Şirketin henüz kamuoyuyla resmi bir duyuru paylaşmadığı model hakkında detaylar, konuya yakın kaynaklar aracılığıyla ortaya çıktı. GPT-5’in önceki sürümlerden farklı olarak çoklu model mimarisiyle öne çıkması bekleniyor.

OpenAI GPT-5 modelini Ağustos’ta tanıtacak

The Verge tarafından aktarılan bilgilere göre, GPT-5 tek bir yapay zeka motorundan ziyade birden fazla özel amaçlı modelin ortak çalışmasına dayalı bir yapıyla geliştiriliyor. Bu yeni mimari sayesinde sistemin farklı görev türlerine daha uyumlu ve etkili yanıt verebilmesi hedefleniyor. Yaklaşım, GPT ve “o” serisi olarak bilinen modellerin tek bir çatı altında birleştirilmesine dayanıyor. Bu yapı, esnekliği ve modülerliği artırarak çok amaçlı yapay zeka sistemlerine geçişte temel bir rol oynayabilir.

gpt-5-mi-geliyor-openai-planlari-ortaya-cikti

OpenAI CEO’su Sam Altman, Şubat ayında yaptığı bir açıklamada, şirketin o3 modeliyle GPT tabanlı sistemleri bir araya getiren hibrit bir platform üzerinde çalıştığını söylemişti. GPT-5’in bu stratejinin ilk somut örneği olması bekleniyor. Yeni yapının metin üretiminin ötesine geçerek kod yazma, görsel analiz, mantıksal akıl yürütme gibi çoklu görevleri aynı çatı altında toplayabileceği belirtiliyor.

Ancak geliştirme süreci planlandığı gibi ilerlemeyebilir. Şirket içi kaynaklar, bazı teknik zorlukların ve sunucu kapasitesiyle ilgili darboğazların hala çözülmeye çalışıldığını aktarıyor. Ayrıca, piyasada peş peşe gelen yeni model duyurularının da tanıtım tarihinin belirlenmesinde etkili olabileceği ifade ediliyor.

YouTube reklam geliri ile dudak uçuklatıyor

YouTube reklam geliri ile dudak uçuklatıyor

YouTube güncel reklam gelirlerini açıkladı. Google'ın bünyesindeki firma geçtiğimiz çeyrekte 9,79 milyar dolar kazandı.

Modelin hangi kullanıcı seviyelerine açılacağı, GPT-4’te olduğu gibi kademe kademe mi yoksa doğrudan geniş erişimli bir şekilde mi sunulacağına dair detaylar henüz netleşmedi. Bununla birlikte, GPT-5’in OpenAI’ın Copilot, ChatGPT ve özel API servisleri gibi ürünlerine entegre edilmesi bekleniyor.

App Store’a yaş sınırları geldi!

Apple, App Store’daki yaş sınırı sistemini kapsamlı şekilde güncelliyor. Şirket, şimdiye kadar kullanılan 4+, 9+, 12+ ve 17+ yaş gruplarına üç yeni kategori daha ekledi: 13+, 16+ ve 18+. Bu değişiklik, özellikle yapay zeka destekli içeriklerin artışı ve bölgesel içerik hassasiyetlerinin ön plana çıkmasıyla birlikte yürürlüğe giriyor. Apple, tüm geliştiricilere bu yeni sistemin 31 Ocak 2026’ya kadar tam olarak uygulanması gerektiğini bildirdi.

App Store, yeni yaş sınırı kategorileri sunuyor

Yeni yaş kategorileri, uygulamaların içeriğini daha net sınıflandırma imkanı sunuyor. Apple, iOS 26, iPadOS 26, macOS Tahoe 26, tvOS 26, visionOS 26 ve watchOS 26’nın beta sürümlerini çalıştıran cihazlarda bu yeni yaş sınıflarının aktif hale geldiğini açıkladı. Şirket, mevcut uygulamaların yaş derecelendirmelerini de bu yeni sisteme göre otomatik olarak güncelledi.

Apple’ın geliştirdiği bu yeni yapı, uygulama içeriklerinin bölgesel farklılıklara göre değerlendirilmesine olanak tanıyor. Her ülkenin kültürel ve yasal çerçevesi doğrultusunda yaş sınırlamaları farklılık gösterebiliyor. Yeni sistemde geliştiriciler, Apple tarafından belirlenen otomatik yaş sınırını kabul edebiliyor ya da App Store Connect platformu üzerinden manuel olarak değiştirme seçeneğine sahip oluyor.

Apple, özellikle yapay zeka ile çalışan uygulamalar konusunda geliştiricilere ek sorumluluk yüklüyor. Şirket, sohbet botları ve sanal asistanlar gibi özelliklerin de yaş derecelendirmesine dahil edilmesi gerektiğini belirtiyor. Görünüşte zararsız olan bir uygulamanın, kullanıcıyla kurduğu etkileşim sonucu yetişkin içerikli ya da tartışmalı konulara yönelmesi durumunda, daha yüksek yaş sınırıyla işaretlenmesi gerekiyor.

YouTube reklam geliri ile dudak uçuklatıyor

YouTube reklam geliri ile dudak uçuklatıyor

YouTube güncel reklam gelirlerini açıkladı. Google'ın bünyesindeki firma geçtiğimiz çeyrekte 9,79 milyar dolar kazandı.

Yeni sistemde geliştiricilerin, App Store Connect üzerinden sunulan yeni formatı doldurması zorunlu hale getirildi. Apple, bu adımı atlamayan geliştiricilere 31 Ocak 2026’ya kadar süre tanıyor. Gerekli güncellemelerin yapılmaması durumunda, uygulama güncellemelerinde gecikmeler yaşanabileceği belirtiliyor.

Bu adım, App Store’un küresel ölçekte artan içerik çeşitliliği ve kullanıcı güvenliği gereksinimlerine verdiği yeni bir yanıt olarak öne çıkıyor. Apple, yaş sınırlamasına ilişkin yeni yapının geliştiricilere daha fazla kontrol sunacağını ve kullanıcı deneyimini daha sağlıklı bir çerçevede yöneteceğini ifade ediyor.