Galaxy S26 Ultra yıllardır süregelen bir sorunu çözecek!

Samsung’un önümüzdeki yıl tanıtılması beklenen Galaxy S26 Ultra modeliyle ilgili yeni bilgiler ortaya çıktı. Bu kez konu uzun zamandır devam eden S Pen sorununun çözülmesi. Görünüşe göre Güney Koreli marka Galaxy S26 ile birlikte bu sorunu ortadan kaldıracak.

Samsung, yıllardır S Pen kullanıcılarını etkileyen bir sorunu çözmek için çalışıyor: Manyetik kılıf ve aksesuarların neden olduğu S Pen kullanımındaki can sıkan problemler.

Samsung, Galaxy S26 Ultra ile S Pen sorununu çözecek
Temsili

PandaFlashPro isimli kaynağa göre marka, manyetik cüzdanlar, kılıflar ya da Qi2 kablosuz şarj cihazları gibi ürünlerin neden olduğu dokunmatik sorunlarını engelleyecek yeni bir S Pen teknolojisi üzerinde mesai harcıyor.

Galaxy Note ve Ultra serisini kullananlar uzun süredir bu aksesuarlar nedeniyle S Pen’in düzgün çalışmaması veya kesinti gibi problemlerle karşılaşıyor. Galaxy S25 Ultra, üçüncü parti Qi2 aksesuarlarını destekliyor ancak S Pen alanına yakın mıknatıslar algılandığında çeşitli sorunlar meydana geliyor.

Mevcut Galaxy S25 Ultra modelinde yerleşik mıknatıs yok. Bu da kullanıcıları manyetik kılıflar gibi özel aksesuarlara yönlendiriyor. Eğer Samsung bu sorunu çözebilirse, bir sonraki modelde entegre mıknatıslar kullanılabilir. Böylece kullanıcılar aksesuar seçerken daha özgür olabilir ve ekstra ürün almaya gerek kalmaz.

Bu çözüm için ekranın algılama sisteminde ya da S Pen teknolojisinde değişiklik yapılması kuvvetle muhtemel. Bu teknolojinin ilk olarak 9 Temmuz 2025’te tanıtılması beklenen Galaxy Z Fold 7 modelinde test edileceği söyleniyor. Fold 7’de yerleşik S Pen yuvası bulunmasa da, S26 Ultra’da bu yuva olduğu için yeni sistemden daha fazla yararlanabilir.

Türkiye’den uzaya: Gezeravcı SDN Tech Expo’da konuştu

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, SDN Tech Expo 2025 kapsamında düzenlenen özel oturumda sahneye çıktı. ShiftDelete.Net Kurucusu Hakkı Alkan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Gezeravcı, uzay görevine hazırlanma süreci, yürüttüğü bilimsel deneyler ve Türkiye’nin bilimsel kapasitesine dair kapsamlı bilgiler verdi.

Gezeravcı, konuşmasına uzay eğitimlerinin zorluklarıyla başladı. Eğitim sürecinin hem teorik hem de fiziksel olarak en üst düzeyde performans gerektirdiğini belirten Gezeravcı, eğitimlerin modüler yapılarla ve birbirinden bağımsız gibi görünen ancak bütüncül içeriklerle ilerlediğini söyledi.

Başvuru sürecine dair anılarını da paylaşan Gezeravcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın astronot başvurularına ilişkin açıklamasını televizyondan izledikten sonra ilk başvurusunu yaptığını, bu sürece umut ve istekle başladığını ve hiçbir zaman zorluklardan çekinmediğini ifade etti.

Uzay yolculuğu sırasında yürüttüğü bilimsel çalışmalara da değinen Gezeravcı, görev süresince toplam 13 deney gerçekleştirildiğini ve bu deneylerin büyük kısmının kanser araştırmaları ve bağışıklık sistemi üzerine yoğunlaştığını belirtti. Yerçekimsiz ortamda, normalde tespit edilemeyen genler üzerine önemli gözlemler yapıldığını söyleyen Gezeravcı, özellikle myeloid hücrelerin bağışıklık sistemine etkilerine dair yeni bulgular elde ettiklerini dile getirdi.

Gezeravcı, konuşmasında Türkiye’nin bilimsel ilerlemesine de vurgu yaptı. Antarktika’da yürütülen TÜBİTAK-VAM destekli yosun araştırmalarını örnek gösteren Gezeravcı, bu çalışmaların uzay istasyonlarında su döngüsü ve hava üretim sistemlerinde potansiyel kullanım alanlarına sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin bu tür projelerle bilimsel anlamda ciddi bir ilerleme kaydettiğini belirten Gezeravcı, Antarktika’dan uzaya uzanan bir bilim köprüsü kurulduğunu ifade etti.

Sadece bilimsel alanlarla sınırlı kalmayan konuşmasında, Türkiye’nin teknolojik altyapısına da değinen Gezeravcı, savunma sanayisinden haberleşme teknolojilerine kadar birçok alanda Türkiye’nin önemli bir konuma ulaştığını söyledi. Türkiye’nin dünyada yalnızca altı ülkenin üretebildiği iletişim istasyonlarını üretebildiğini belirten Gezeravcı, bu teknolojinin cep telefonlarının haberleşmesinde kilit rol oynadığını aktardı.

Gezeravcı, Türkiye’nin İHA ve SİHA üretimi, bor madeni teknolojileri ve veri haberleşme alanındaki yetkinliğini de hatırlatarak, gençlere yönelik mesajlarla konuşmasını tamamladı. “Ülkemizin zekâsı ve potansiyeli yüksek. ‘30 yıl gerideyiz’ gibi klişeler artık geçerliliğini yitirdi. Devletimizin iradesi ve milletimizin azmiyle Türkiye her alanda ilerlemeye muktedirdir. Yeter ki bakmayı ve görmeyi bilin” dedi.

Tesla Model Y, fabrikadan müşteriye otonom olarak ulaştı!

Tesla, otomotiv tarihinde önemli bir dönüm noktasına imza attı. Şirketin CEO’su Elon Musk, bir Tesla Model Y aracın, Teksas’taki Gigafactory’den yola çıkarak bir müşterinin evine hiçbir insan müdahalesi olmadan tamamen otonom şekilde ulaştığını duyurdu. Bu gelişme, kamuya açık yollarda uzaktan kontrol olmaksızın gerçekleşen ilk araç teslimatı olarak kayıtlara geçti.

Tesla Model Y, fabrikadan müşteriye otonom olarak geldi

Teslimat süreci, otoyolları da kapsayan bir rotada gerçekleşti. Musk, aracın güzergah boyunca ne içinde bir sürücü bulunduğunu ne de dışarıdan uzaktan bir kontrol yapıldığını belirtti. Söz konusu teslimatın, planlanandan bir gün erken tamamlandığı ifade edildi. Tesla, teslimatın 30 dakikalık bir mesafede gerçekleştiğini ve bu sürecin tamamının video kaydına alındığını açıkladı. Söz konusu görüntüler, şirketin resmi kanallarında yayınlandı.

Bu gelişmenin hemen öncesinde Tesla, geçtiğimiz hafta Austin şehrinde sınırlı kapsamlı bir robotaksi hizmetini devreye soktu. Robotaksi hizmeti, şehir merkezinin belirli bölgelerinde, Model Y araçlarıyla yürütülüyor.

Her araçta yer alan kamera sistemleriyle donatılmış olan araçlar, olası sorunlara karşı uzaktan operatörler tarafından izleniyor. Sistemin henüz test aşamasında olduğu ve araçların bazı durumlarda manuel müdahaleye ihtiyaç duyduğu aktarıldı.

Nvidia, 6 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşabilir!

Nvidia, 6 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşabilir!

Nvidia, rekor bir piyasa değerine ulaşmaya hazırlanıyor. Yapılan analizlere göre, şirketin değeri 6 trilyon doları aşabilir.

Ancak Tesla’nın gerçekleştirdiği otonom teslimat, mevcut robotaksi sisteminden farklı olarak tamamen bağımsız bir sürüş örneği sundu. Herhangi bir gözetim olmadan aracın hedefine ulaşması, hem Tesla’nın otonom sürüş teknolojisindeki ilerlemesini hem de yasal ve teknik açıdan önemli bir eşiğin geçildiğini gösteriyor.

Elon Musk, teslimatı kendi sosyal medya platformu X üzerinden duyurdu. Yaptığı paylaşımda bu gelişmenin sadece Tesla için değil, tüm otomotiv ve yapay zeka endüstrisi için tarihi bir adım olduğunu ifade etti.

SDN Tech Expo’da giyilebilir sağlık teknolojisi sahneye çıktı

SDN Tech Expo 2025 kapsamında gerçekleştirilen özel panelde konuşan Prof. Dr. Hasan Sadi Güleç, teknolojinin kalp sağlığı üzerindeki etkisini değerlendirdi. ShiftDelete.Net Kurucusu Hakkı Alkan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda özellikle giyilebilir teknolojilerin hastalık takibi ve erken teşhisteki rolü öne çıktı. Güleç, Huawei tarafından geliştirilen Watch D2 model akıllı saati örnek göstererek bu teknolojilerin tıpta nasıl devrim yarattığını anlattı.

Prof. Dr. Güleç, Watch D2’nin uluslararası akreditasyon süreçlerinden geçmiş olmasının, elde edilen sağlık verilerinin güvenilirliği açısından önemli olduğuna dikkat çekti. Sürekli ölçüm yeteneği sayesinde bu cihazların hekimler için kalp hastalıklarının izlenmesinde ve teşhisinde anlamlı veri sağladığını belirtti.

Günlük, haftalık ve yıllık sağlık verilerinin analiz edilebilmesinin, hastaların tedavi sürecine doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Kendi hastalarından örnekler de paylaşan Güleç, 23 yaşındaki bir hastanın akıllı saat üzerinden yapılan EKG takibi sonucunda ritim bozukluğunun tespit edildiğini ve gerekli tedavinin başarıyla uygulandığını aktardı.

Kan basıncı takibinde de bu yeni nesil cihazların sağladığı kolaylığa değinen Güleç, daha önce hastanelerde kullanılan büyük ve taşınması zahmetli cihazların yerine, artık giyilebilir saatlerin kullanılabildiğini belirtti. STRIDE BP gibi uluslararası sağlık kuruluşlarının Huawei Watch D2’yi onayladığını vurgulayan Güleç, bu gelişmeyi kardiyoloji açısından “yeni bir devrim” olarak nitelendirdi.

Güleç, bu cihazların yalnızca ölçüm yapmakla kalmadığını, aynı zamanda hastaların tedaviye uyumunu artıran işlevler sunduğunu da dile getirdi. Tansiyon takibi, ilaç hatırlatmaları ve hasta ile aile arasındaki iletişimi güçlendiren özelliklerle akıllı saatlerin sağlık hizmetlerinde bütüncül bir yaklaşım sağladığını belirtti.

Huawei’nin Watch D2 modeli, 7/24 tansiyon, nabız, EKG ve damar sertliği gibi pek çok parametreyi eş zamanlı olarak izleyebiliyor. Cihazın geliştirilmesinde Huawei’nin Helsinki’deki sağlık ve spor teknolojileri laboratuvarının önemli bir rol üstlendiği aktarıldı.

SDN Tech Expo 2025, yalnızca teknolojik ürünlerin sergilendiği bir platform olmakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğe dair sağlık çözümlerinin de paylaşıldığı bir buluşma noktası olma özelliği taşıyor. Etkinlikle ilgili detaylı bilgi ve program içeriğine www.sdntechexpo.com adresinden ulaşılabiliyor.

OnePlus’tan yeni akıllı saat geliyor: Neler sunacak?

OnePlus, şubat ayında akılı saat ürün yelpazesine 46 mm Watch 3 modelini ekledi. Çinli marka şimdi de modelin 43 mm’lik yeni bir versiyonu üzerinde çalışıyor. Şirket, 8 Temmuz’da vitrine çıkacak akıllı saatin bazı özelliklerini ve renk seçeneklerini duyurdu.

OnePlus Watch 3’ün 46 mm’lik modelinde 1.5 inçlik bir ekran bulunurken, 43 mm’lik sürümünde 1.32 inçlik bir ekran bizleri karşılayacak. Bununla birlikte, boyutların küçülmesiyle daha hafif olacak: büyük model 49.7 gramken, küçük model sadece 36.8 gram ağırlığında olacak.

Şirket, akıllı saatin paslanmaz çelik gövdeye sahip olacağının yanı sıra siyah ve gümüş olmak üzere iki farklı renkte satışa sunulacağını duyurdu. Modelin geliştirilmiş bir “Zihin ve Beden Değerlendirmesi” özelliğine sahip olacak.

Watch 3 43mm’de gerçek zamanlı bir barometre bulunacak. OnePlus’a göre bu özellik vücudunuzun yorgunluk seviyesini her 30 dakikada bir değerlendirebilecek.

OnePlus Watch 3 43mm’nin fiyatı, tüm teknik detayları ve satış tarihiyle ilgili halen bilinmeyenler söz konusu. Görünüşe göre önümüzdeki günlerde herhangi bir gelişme yaşanmazsa bu detayları 8 Temmuz’daki lansmanda öğreneceğiz.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce akıllı saat beklentileri karşılayacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Samsung, Galaxy Z Fold 7 ve Z Flip 7’ye kaç yıl güncelleme desteği verecek?

0

Samsung, geçtiğimiz yıl tanıttığı Galaxy S24 serisiyle birlikte amiral gemisi modellerine 7 yıl boyunca yazılım desteği sözü verdi. Peki, Güney Koreli markanın önümüzdeki ay kullanıcıların beğenisine sunmaya hazırlandığı Galaxy Z Fold 7 ve Flip 7 modelleri kaç yıl güncelleme alacak? İşte ayrıntılar!

Samsung, Galaxy Z Fold 7 ve Z Flip 7 modellerinde geçen yıl uygulamaya aldığı 7 yıl güncelleme sözünü devam ettirecek. Bazı kaynaklara göre Enterprise Edition modeller ise 1 yıl fazladan destek alacak.

samsung-galaxy-z-fold6-slim
Galaxy Z Fold 7 ve Z Flip 7 kaç yıl güncelleme alacak?

Enterprise modeller genellikle işletmeler için üretiliyor. Bu cihazlar ekstra güvenlik ve özelleştirilebilir kontrol seçenekleri sunuyor. Bu gibi modeller 8 yıl işletim sistemi ve güvenlik güncellemesi alıyor. Bu modeller son kullanıcıya sunulmuyor, ancak yazılım desteği açısından öne çıkıyor. Ancak yine de son kullanıcı için 7 yıllık güncelleme desteği oldukça yeterli bir süre gibi görünüyor.

Galaxy Z Fold 7 ve Z Flip 7, Android 16 yüklü şekilde çıkış yapacak. Bu durum, S serisinden önce yeni işletim sistemiyle gelen ilk katlanabilir modeller olmalarını sağlıyor. One UI 8, arayüzde yapılan küçük değişiklikler, daha akıcı animasyonlar ve yeni özelliklerle geliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce modeller beklentileri karşılayacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!










Sony, yeni nesil kamera sensörünü tanıttı!

Sony, mobil görüntüleme alanındaki iddiasını yeni bir sensörle güçlendiriyor. Şirketin resmi olarak tanıttığı Lytia LYT‑828 isimli kamera sensörü, 50 megapiksel çözünürlük sunuyor ve özellikle geniş dinamik aralık kabiliyetiyle dikkat çekiyor. LYT‑828, bir önceki model olan LYT‑818’in devamı niteliğinde ve hem ana hem de yardımcı kameralar için kullanılabilecek şekilde tasarlandı.

Sony, yeni nesil kamera sensörünü duyurdu

1/1.28 inç (12,49 mm çapında) boyutundaki sensör, yığılı CMOS yapıya sahip. Bu mimari, daha hızlı veri aktarımı ve daha iyi ışık hassasiyeti sağlıyor. Sensörde öne çıkan en büyük yeniliklerden biri, Sony’nin geliştirdiği Hybrid Frame-HDR (HF-HDR) teknolojisi oldu.

Sony, yeni nesil kamera sensörünü duyurdu

Bu sistem, Dual Conversion Gain (DCG) adı verilen tek kare HDR yöntemi ile çoklu kareli HDR’yi birleştirerek, farklı pozlamalardan elde edilen verileri tek görüntüde topluyor. Böylece LYT‑828, Sony’nin bugüne kadar bir mobil sensörde sunduğu en yüksek dinamik aralık seviyesine ulaşıyor.

100 dB’nin üzerindeki bu aralık, parlak bölgelerdeki ışık patlamalarını engellerken karanlık alanlardaki detay kaybını da minimize ediyor. Görüntüler, insan gözünün doğal algısına daha yakın hale geliyor. Pozlama kontrolü konusunda sunulan Loss-Less Exposure (LLE) desteği sayesinde, daha hassas ve dengeli çekimler yapılabiliyor. Aynı zamanda sinyal-gürültü oranı (SNR) da ciddi oranda iyileştirildi.

Nvidia, 6 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşabilir!

Nvidia, 6 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşabilir!

Nvidia, rekor bir piyasa değerine ulaşmaya hazırlanıyor. Yapılan analizlere göre, şirketin değeri 6 trilyon doları aşabilir.

Sony’nin özel devre mimarisi sayesinde düşük ışıklı ortamlarda bile minimum grenle detaylı fotoğraflar elde ediliyor. Bu tasarım, elektriksel sinyal dönüşümünde oluşan rastgele gürültüyü bastırarak temiz ve net görüntüler sağlıyor. Ayrıca HDR modu yalnızca fotoğraf çekiminde değil, ön izleme ve video kaydı sırasında da sürekli olarak aktif kalabiliyor. Bu özellik, ekranda görülen ön izleme görüntüsüyle çekilen karelerin birbirine daha yakın olmasını sağlıyor.

Enerji verimliliği de sensörün öne çıkan noktalarından biri. HDR gibi yüksek işlem gücü gerektiren modlarda bile düşük enerji tüketimiyle çalışabiliyor. Bu, mobil cihazlarda pil ömrünü etkilemeden gelişmiş görüntü kalitesinin sürdürülebileceği anlamına geliyor. LYT‑828’in seri üretimi ağustos ayının sonunda başlayacak.

SoftBank, OpenAI’a dev bir yatırım yaptı!

SoftBank, yapay zeka yatırımlarında tarihi bir adım attı. Şirketin CEO’su Masayoshi Son, OpenAI’a toplamda 33,2 milyar dolarlık yatırım yapacaklarını açıkladı. Bu açıklama, SoftBank’ın yıllık hissedar toplantısında yapıldı.

SoftBank, OpenAI’a önemli bir yatırım yapıyor

Son’un ifadesine göre bu yatırımla amaçlanan şey yalnızca ticari bir ortaklık değil; insan zekasını 10.000 kat aşan bir yapay süper zeka dönemine öncülük etmek. Son, bu vizyon doğrultusunda OpenAI ile kurdukları ilişkinin merkeze alındığını, SoftBank’ın bu alanda lider konuma gelmek için tüm riskleri göze aldığını söyledi.

OpenAI’a olan bu ilgisi aslında CEO için yeni değil. 2019’dan önce Sam Altman’ın SoftBank’a 10 milyar dolarlık bir yatırım teklifinde bulunduğu, Son’un bu teklife olumlu yaklaştığı ancak Altman’ın tercihini başka yatırımcılardan yana kullandığı ortaya çıktı. Microsoft’un OpenAI ile yaptığı stratejik işbirliği, o dönemde küresel ölçekte daha fazla teknik kapasiteye ve güvene sahip olması nedeniyle öne çıkmıştı.

Ancak 2024’te Microsoft ve OpenAI arasındaki ilişkiler değişti. Microsoft, OpenAI’ın geleneksel bir kar amacı güden şirkete dönüşmesini hedefleyen yapısal değişikliklere destek vermedi. Bu gelişme, SoftBank’a yeni bir fırsat alanı sundu. Masayoshi Son, Microsoft’un ilk tercih edilmesini anlayışla karşılasa da, bu tercihin uzun vadede bir hata olduğunu ima etti.

Nvidia, 6 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşabilir!

Nvidia, 6 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşabilir!

Nvidia, rekor bir piyasa değerine ulaşmaya hazırlanıyor. Yapılan analizlere göre, şirketin değeri 6 trilyon doları aşabilir.

SoftBank’ın vizyonu yalnızca OpenAI’a yatırım yapmakla sınırlı değil. Şirket, “yapay süper zeka” olarak tanımlanan dönemin organizatörü olmayı hedefliyor. Masayoshi Son’un tanımına göre bu kavram, insan zekasından 10.000 kat daha üstün yapay sistemleri kapsıyor.

SoftBank, bu hedef doğrultusunda 2016’da satın aldığı Arm ve yakın zamanda 6,5 milyar dolara bünyesine kattığı ABD’li çip şirketi Ampere gibi teknolojik varlıkları da bu sürecin parçası haline getiriyor.

Katlanabilir Honor Magic V5 geliyor! İşte özellikleri

Honor, katlanabilir telefon pazarındaki iddiasını yeni modeli Magic V5 ile güçlendiriyor. 2 Temmuz’da Çin’de tanıtılacak olan cihaz, hem donanım hem de tasarım açısından segmentinde dikkat çekici yenilikler sunuyor. Şirket, Magic V5’i dünyanın en ince ve en hafif katlanabilir telefonu olarak lanse ediyor.

Honor Magic V5, yakında karşımıza çıkıyor

Cihazın arka kamera sisteminde 64 megapiksel çözünürlüklü periskop telefoto lens bulunuyor. Optik görüntü sabitleme (OIS) destekli bu lens, hem uzak mesafeli çekimlerde hem de makro çekimlerde yüksek görüntü kalitesi sağlıyor.

Ana kamerada 50 megapiksel çözünürlüklü bir sensör, ultra geniş açılı kamera tarafında ise yine 50 megapiksellik bir lens yer alıyor. Üçlü kamera yapısı, farklı çekim senaryolarında tutarlı performans sunmayı amaçlıyor.

Honor Magic V5, donanım tarafında Qualcomm’un Snapdragon 8 Elite Leading Version yonga setiyle geliyor. Bu işlemci, 16 GB’a kadar RAM ve 1 TB’a kadar depolama desteği sunarak, cihazı performans açısından üst seviyeye taşıyor. İşletim sistemi olarak Android 15 tabanlı MagicOS 9 kullanılıyor. Arayüz, hem yüksek işlevsellik hem de kullanıcıya özel deneyimlerle donatılmış durumda.

Ekran tasarımı, cihazın katlanabilir yapısını desteklerken görüntü kalitesinden ödün vermiyor. İç kısımda yer alan 7,95 inç büyüklüğündeki OLED ekran, 2K+ çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı sunuyor. Dış yüzde ise 6,45 inçlik LTPO OLED ekran yer alıyor ve bu ekran da aynı yenileme hızını destekliyor. LTPO teknolojisi, ekranın yenileme hızını dinamik olarak ayarlayarak güç verimliliği sağlıyor.

Nvidia, 6 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşabilir!

Nvidia, 6 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşabilir!

Nvidia, rekor bir piyasa değerine ulaşmaya hazırlanıyor. Yapılan analizlere göre, şirketin değeri 6 trilyon doları aşabilir.

Cihazın boyutları da segmenti açısından öne çıkıyor. Katlanmış durumda sadece 8,8 mm kalınlığında olan Magic V5’in ağırlığı ise 217 gram. Bu değerlerle, Magic V3’e kıyasla daha ince ve hafif bir yapı sunuyor. Batarya tarafında ise 6.100 mAh kapasiteye sahip büyük bir pil kullanılıyor. Bu batarya, 66 W veya 80 W kablolu hızlı şarjın yanı sıra 50 W kablosuz şarj desteğiyle donatıldı.

Honor Magic V5, katlanabilir telefonlar arasında yalnızca fiziksel incelikle değil, teknik yetenekleriyle de öne çıkıyor. Kamera sisteminden işlemciye, ekran teknolojisinden yazılım arayüzüne kadar birçok noktada iddialı özellikler barındıran cihaz, lansman sonrası katlanabilir segmentte yeni bir denge noktası oluşturabilir.

ÖzellikDetaylar
Tanıtım Tarihi2 Temmuz 2025
Kalınlık (Katlanmış)8,8 mm
Ağırlık217 gram
İşlemci (SoC)Qualcomm Snapdragon 8 Elite Leading Version
RAM16 GB’a kadar
Depolama1 TB’a kadar
İşletim SistemiAndroid 15 tabanlı MagicOS 9
Ana Kamera50 MP (Geniş açı)
Periskop Telefoto Kamera64 MP, OIS destekli, makro ve uzak çekim destekli
Ultra Geniş Açılı Kamera50 MP
İç Ekran7,95 inç OLED, 2K+ çözünürlük, 120 Hz
Dış Ekran6,45 inç LTPO OLED, 120 Hz
Batarya Kapasitesi6.100 mAh
Kablolu Hızlı Şarj66 W veya 80 W
Kablosuz Hızlı Şarj50 W

Squid Game: America geliyor! İşte son bilgiler

Netflix’in global ölçekte ses getiren yapımlarından biri olan Squid Game, sona eren üçüncü sezonunun ardından evrenini genişletmeye hazırlanıyor. Dizi için geliştirilen yeni proje, Squid Game: America ismiyle Los Angeles’ta geçecek ve prodüksiyonuna Aralık ayında başlanacak. Projenin başında ise sinema dünyasının önemli isimlerinden David Fincher bulunuyor.

Squid Game: America karşımıza çıkacak

Fincher’ın bu diziyle bağlantısı bir süredir kulislerde konuşuluyordu. Yönetmenin Once Upon a Time in Hollywood 2 projesini tamamlamasının ardından doğrudan Squid Game: America için çalışmalara başlayacağı belirtiliyor. Çekimlerin Los Angeles’ta yapılacağı netleşti.

Dizi, Güney Kore yapımı orijinal serinin yeniden çevrimi değil, aynı evrende geçen bağımsız bir spin-off olacak. Hikâyenin Amerika’daki uzantısı olarak konumlanacak bu versiyonun senaryosu, Utopia dizisiyle bilinen Dennis Kelly tarafından kaleme alındı.

Squid Game’in üçüncü sezonu bu hafta yayımlandı ve dizinin final sezonu olarak kurgulandı. Ancak sezon boyunca yerleştirilen bazı ipuçları, evrenin genişletileceğine dair izler taşıyordu. Özellikle Cate Blanchett’ın kısa ama dikkat çeken sahnesi, bu yöndeki beklentileri pekiştirdi.

Blanchett’ın rolü, Amerikan versiyonuna geçişin ilk işareti olarak değerlendirildi. Oyuncunun yeni projede yer alıp almayacağı henüz netleşmiş değil, ancak üçüncü sezondaki varlığı bu ihtimali güçlendiriyor.

Nvidia, 6 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşabilir!

Nvidia, 6 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşabilir!

Nvidia, rekor bir piyasa değerine ulaşmaya hazırlanıyor. Yapılan analizlere göre, şirketin değeri 6 trilyon doları aşabilir.

Squid Game: America, Netflix’in küresel marka haline gelen dizisini farklı coğrafyalara taşımaya yönelik ilk doğrudan adımı olarak öne çıkıyor. Fincher gibi karanlık atmosfer yaratımında usta bir ismin projeye dahil edilmesi, dizinin tonunun orijinal seriye yakın bir karanlıkta ilerleyeceğini gösteriyor. İçerik olarak sistem eleştirisi, sınıfsal gerilim ve ölümüne rekabet gibi ana temaların Amerika bağlamında yeniden işleneceği tahmin ediliyor.

Netflix cephesinden resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Ancak What’s on Netflix tarafından paylaşılan bilgiler, dizinin gelişim sürecinde somut bir aşamaya geçildiğini doğruluyor. Spin-off projesi, yalnızca Squid Game hayranlarını değil, Fincher’ın sinematik tarzını takip eden geniş bir izleyici kitlesini de hedefliyor. Projenin ilerleyen günlerde oyuncu kadrosu, yayın tarihi ve senaryoya dair daha fazla detayla gündeme gelmesi bekleniyor.

AirPods Pro 3, önemli yenilikler sunacak!

Apple, eylül ayında düzenleyeceği etkinlikte yeni AirPods Pro modelini tanıtacak. iOS 26’nın beta sürümünde tespit edilen detaylara göre, AirPods Pro’nun üçüncü nesli üzerinde çalışmalar tamamlandı. Şirketin, yeni nesil kulaklıkla birlikte hem donanımsal hem yazılımsal birçok yeniliği kullanıcıya sunacağı anlaşılıyor.

AirPods Pro 3, önemli özellikler getiriyor

AirPods Pro 3’te kalp atış hızı takibi ve sıcaklık algılama gibi sağlık odaklı özellikler yer alıyor. Bu sensörler daha önce Powerbeats Pro 2 modelinde de kullanılmıştı. Apple Watch’ta kullanılan cilt sıcaklığı ölçümü ateş tespiti için yeterli görülmüyor. Yeni AirPods’ların kulak içi sıcaklık ölçümü yapması, daha doğru ve anlamlı sağlık verileri sağlayacak.

airpods pro sağlık özellikleri

Ses kalitesinde de iyileştirme yapıldı. Apple, AirPods’larda kullandığı H serisi çipin yeni versiyonu olan H3 ile ses deneyimini bir üst seviyeye çıkarıyor. AirPods Pro 2’nin Vision Pro ile kullanıldığında sunduğu Kayıpsız Ses desteği, artık daha geniş bir cihaz yelpazesinde mümkün hale geliyor.

Bluetooth 5.4 bağlantısı sayesinde ses gecikmesi azaltılıyor, bu da özellikle video izleme ve oyun oynama gibi senaryolarda daha akıcı bir deneyim anlamına geliyor. Aktif Gürültü Önleme özelliği de yeni nesilde güçlendirildi.

AirPods Pro 2’de kullanılan H2 çipi, saniyede 48.000 işlemle dış gürültüyü azaltıyordu. H3 çipiyle birlikte bu işleme kapasitesi artıyor. Bu sayede çevresel gürültüye karşı daha etkili filtreleme sağlanıyor. Uyarlanabilir Ses sistemi de buna paralel olarak daha kararlı çalışıyor.

Nvidia, 6 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşabilir!

Nvidia, 6 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşabilir!

Nvidia, rekor bir piyasa değerine ulaşmaya hazırlanıyor. Yapılan analizlere göre, şirketin değeri 6 trilyon doları aşabilir.

Tasarım tarafında da değişiklikler var. AirPods Pro 3, yeni bir dış görünüme kavuşuyor. AirPods 4’te yer verilen daha ince kasa, kapasitif gizli eşleştirme düğmesi ve LED göstergeler bu modelde de kullanılıyor. Bu farklılıklar yalnızca estetik değil; kullanım kolaylığı ve ergonomi açısından da yenilik getiriyor.

Cihazın konum takibi yetenekleri de geliştirildi. Apple’ın ikinci nesil Ultra Geniş Bant çipi, kulaklıkların konumunun Bul uygulaması üzerinden daha hassas biçimde tespit edilmesini sağlıyor. Bu çip sayesinde kaybolan kulaklıkların bulunması hem daha hızlı hem de daha doğru hale geliyor.

Peki siz bu cihaz hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Şarjı en uzun giden Xiaomi modelleri! – Haziran 2025

Batarya performansı telefon tercihlerinde belirleyici faktörlerin başında geliyor. Öyle ki bazı modeller güçlü donanımlara ve şık tasarımlara sahip olsalar da şarj sürelerinin yetersizliği nedeniyle kullanıcılar tarafından göz ardı edilebiliyor. Bu nedenle uzun pil ömrü sunan cihazlar her zaman bir adım öne çıkıyor. İşte şarjı en uzun giden Xiaomi modelleri!

DxOMark verilerine göre Xiaomi modelleri arasında en iyi batarya performansını 136 puanla Redmi Note 12 Pro 5G sunuyor. Aynı puanı alan Xiaomi 11T ikinci sırada yer alırken, onu 134 puanla Redmi Note 11 Pro 5G takip ediyor. Bu modeller, uzun kullanım süresi, verimli güç tüketimi ve hızlı şarj yetenekleriyle öne çıkıyor.

Şarjı en uzun giden Xiaomi modelleri

Not: Xiaomi 15 serisinin batarya testleri henüz gerçekleştirilmedi

Model İsmiBatarya Puanı
Xiaomi Redmi Note 12 Pro 5G136
Xiaomi 11T136
Xiaomi Redmi Note 11 Pro 5G134
Xiaomi Redmi Note 10134
Xiaomi 14133
Xiaomi 13 Ultra133
Xiaomi Redmi Note 11S 5G133
Xiaomi Redmi Note 12 5G132
Xiaomi Redmi Note 10S132
Xiaomi Redmi Note 12 Pro+ 5G129
Xiaomi Redmi Note 10 Pro129
Xiaomi 14T Pro128
Xiaomi 13128
Xiaomi 13 Pro126
Xiaomi 11T Pro126
Xiaomi 14 Ultra123
Xiaomi 12T Pro123
Xiaomi Redmi Note 13 Pro 5G120
Xiaomi 13T Pro120
Xiaomi Redmi Note 10 5G120

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce batarya tarafındaki en başarılı Xiaomi modeli hangisi?