Zırhlı araçlara CANiK VENOM LR desteği geliyor

FNSS tarafından geliştirilen zırhlı kara araçlarına, Samsun Yurt Savunma (SYS Grup) bünyesindeki CANiK tarafından üretilen VENOM LR otomatik top ve 12.7 mm M2 QCB makineli tüfek entegre edildi. Entegre edilen bu yerli silah sistemleri, IDEF 2025 Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda kamuoyuna tanıtılıyor. FNSS ve CANiK iş birliğiyle gerçekleşen bu entegrasyon; Türk savunma sanayiinin platform, silah ve kule sistemlerinde ulaştığı eşgüdümlü üretim kapasitesini ortaya koyuyor.

FNSS zırhlı araçlar, CANiK VENOM LR desteği alıyor

VENOM LR 30×113 mm kalibreye sahip, otomatik bir top sistemi olarak öne çıkıyor. Sistem, düşük geri tepme gücü ve ayarlanabilir atış hızı gibi teknik nitelikleriyle, çeşitli platformlara entegre edilebilecek esneklik sunuyor.

FNSS’nin PARS 4×4 Taktik Tekerlekli Zırhlı Aracı üzerinde konumlandırılan SANCAK 30 Uzaktan Komutalı Kule (UKK) ile, ZAHA Amfibi Zırhlı Hücum Aracı’na entegre edilen ÇAKA 30 AT-O Uzun Menzilli Anti-Tank Kulelerinde VENOM LR ilk kez sahneye çıkıyor. Aynı sistemin farklı varyantları, çeşitli görev tiplerine uyarlanmış şekilde fuarda ziyaretçilere sunuluyor.

Silah sistemiyle birlikte kule ve araç platformlarının tamamı Türkiye’de tasarlandı ve üretildi. Geliştirilen bu çözümler, dışa bağımlılığın azaltılması yönünde atılan adımlardan biri olarak yerli savunma sanayiinin yetkinliğini gösteriyor.

SYS Grup Genel Müdürü Cahit Utku Aral, VENOM LR’nin Türk savunma sanayiinin farklı bileşenleriyle oluşturulan ortak üretim ekosisteminin bir ürünü olduğunu belirtti. Aral, sistemin sadece Türkiye içinde değil, küresel pazarda da operasyonel gereksinimlere doğrudan yanıt verecek şekilde konfigüre edildiğini ifade etti.

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.

FNSS CEO’su Nail Kurt ise kule sistemlerinin görüş biriminden atış kontrol yazılımına, hareket kontrol sisteminden silah entegrasyonuna kadar tamamen yerli unsurlarla üretildiğini açıkladı. Kurt’un açıklamasına göre, VENOM LR ile birlikte CANiK üretimi 12.7 mm M2 QCB makineli tüfek de TEBER-II 30/40 çift kişilik kulede eş eksenli silah olarak, ÇAKA AT-K kısa menzilli anti-tank kulede ise ana silah olarak görev yapacak.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenen bu sistemler, hem kara harekâtında hem de amfibi operasyonlarda kullanılabilecek yapıdalar. VENOM LR’nin, ileri gözetleme, İHA karşı tedbirleri ve özel kuvvet operasyonlarında görev alabilecek çok yönlü bir platform olması planlandı. Aynı zamanda, sistemin entegre edildiği FNSS platformları PARS 4×4 ve ZAHA gibi araçlar, yurtdışı pazarlarında halihazırda aktif olarak tanıtılıyor.

Yerli ve milli unsurların bu düzeyde entegre edilerek küresel rekabete açılması, Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen vizyonunun bir parçası olarak değerlendiriliyor. SYS Grup, bu iş birliklerinin önümüzdeki dönemde daha fazla araç ve platformda devam edeceğini, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik uyarlamalarla ürün gamının genişletileceğini ifade etti.

Gökyüzünün Ferrari’si görücüye çıktı

Baykar, kısa süre önce İtalyan Piaggio Aerospace şirketini satın almasının ardından, bu şirketin geliştirdiği P.180 Avanti Evo+ uçağını IDEF 2025 Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda ilk kez sergiliyor.

P.180 Avanti Evo+ tanıtıldı

“Gökyüzünün Ferrari’si” olarak anılan uçak, fuar için Atatürk Havalimanı’na intikal etti. Çift motorlu turboprop yapısıyla dikkat çeken P.180 Avanti Evo+, 927 kilometre/saat hıza ulaşabiliyor. Kompozit gövde yapısı ve aerodinamik tasarımı sayesinde düşük yakıt tüketimi sağlarken, iç kabininde ise konfor unsurları ön planda tutuluyor.

Piaggio Aerospace’in Baykar tarafından satın alınmasıyla birlikte P.180 Avanti Evo+ modelinin hem sivil hem de askeri versiyonlarının Baykar’ın ürün gamında yeni bir yer edinmesi planlanıyor. Baykar, daha önce insansız hava araçlarında geliştirdiği sistemlerle öne çıkmıştı.

Bu satın alma ile birlikte insanlı platformlar da şirketin stratejik planlamasında yer almaya başladı. Uçağın, özellikle uzun menzilli keşif, VIP taşımacılık ve özel görev uçuşları gibi alanlarda kullanılabileceği değerlendiriliyor.

Baykar CEO’su Haluk Bayraktar, Avanti Evo+ uçağının yeniden üretim sürecine alınacağını ve bu platformun hem sivil havacılıkta hem de savunma alanında rekabetçi bir ürün haline getirileceğini duyurdu.

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.

Ayrıca yapılan açıklamada, şirketin üretim faaliyetlerini Avrupa’ya taşıyacağı ve bu kapsamda bir stratejik merkez kurulacağı bilgisi paylaşıldı. Bu merkezin, Akıncı ve TB2 gibi mevcut insansız sistemlerin üretiminde de kullanılacağı belirtildi.

Fuarda sergilenen Avanti Evo+, Piaggio’nun geçmişte sivil havacılıkta ikonik hale gelen tasarım anlayışını korurken, Baykar’ın savunma sanayi tecrübesiyle birlikte farklı görev konseptlerine uyarlanabilir bir yapıya kavuşuyor.

Uçağın askeri sürümünün, mevcut gövde ve performans özellikleri temel alınarak elektronik donanım, görev sistemleri ve silah entegrasyonu açısından yeniden yapılandırılması yönünde çalışmalar planlanıyor.

Baykar’ın Avrupa’daki bu yeni hamlesi, şirketin uluslararası alanda sadece ürün bazında değil, aynı zamanda üretim ve teknoloji transferi açısından da daha geniş bir coğrafyada varlık göstermeye hazırlandığını ortaya koyuyor. P.180 Avanti Evo+ platformunun ise bu açılımda önemli bir role sahip olması bekleniyor.

BMC yeni savunma sanayi teknolojilerini sergiledi

BMC, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yeni araçlarını IDEF 2025 Fuarı’nda ilk kez kamuoyuna tanıttı. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte TURAN 4×4 Zırhlı Yük ve Personel Taşıyıcı, ZEYBEK 8×8 Zırhlı Tank Taşıyıcı, ZEYBEK 8×8 Zırhlı Kurtarıcı ve ALTUĞ 8×8 105 mm Toplu Tank Avcısı başta olmak üzere çok sayıda yeni araç ve sistem sergilendi. Tanıtım, Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün katılımıyla, BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı ev sahipliğinde yapıldı.

BMC, yeni savunma araçlarını tanıttı

Şirketin öne çıkan tanıtımı, tamamı Türk mühendisliğiyle geliştirilen üç yeni askeri araç oldu. Bunlar; TURAN 4×4 zırhlı yük ve personel taşıyıcı, ZEYBEK 8×8 zırhlı tank taşıyıcı ve ALTUĞ 8×8 105 mm toplu tank avcısı.

Araçlar, sahadan gelen operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda tasarlandı. Geliştirilen sistemlerde BMC’nin AR-GE ve mühendislik kabiliyeti ön planda tutuldu. Şirketin fuarda sergilediği tüm yeni araçlar, ilk kez IDEF 2025’te kamuoyuna gösterildi.

TURAN 4×4 aracı, zorlu görev ortamlarında hem personel hem de lojistik yük taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. Aracın farklı konfigürasyonlara dönüştürülebilir yapısı, çok yönlü kullanım imkanı sunuyor. Balistik, mayın ve EYP tehditlerine karşı STANAG 4569 seviyesinde koruma sağlayan araç, 105 km/s azami hıza ulaşabiliyor.

650 kilometre menzile sahip olan TURAN, farklı görev ihtiyaçlarına göre açık ve kapalı kasa olarak üretilebiliyor. Silah taşıyıcı, devriye aracı, komuta aracı ve personel taşıyıcı gibi versiyonlarla görev yapabiliyor.

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.

ZEYBEK 8×8 Zırhlı Tank Taşıyıcı aracı ise ALTAY ana muharebe tankı da dahil olmak üzere M60, LEOPARD, ZMA, ZPT ve FIRTINA obüsleri gibi ağır platformların taşınması amacıyla geliştirildi. Araç 80 km/s azami hıza ve 800 km menzile sahip. Yüksek taşıma kapasitesi, zırhlı kabini ve %30 yanal eğim kabiliyeti ile öne çıkan araç, 750 mm derinliğindeki sudan geçiş yapabiliyor.

ZEYBEK 8×8 Zırhlı Kurtarıcı aracı da ilk kez sergilenen modeller arasında yer aldı. Sahada hasar gören ya da hareketsiz kalan araçların çatışma ortamından hızlı şekilde tahliye edilebilmesini sağlayan bu model, güvenli müdahale ve etkin kurtarma kapasitesiyle dikkat çekiyor. Kurtarma personelinin ve arızalı aracın güvenliğini ön planda tutan sistemde, STANAG 4569 seviyesinde koruma sağlanıyor. 550 kilometre menzile sahip olan araç, 80 km/s hıza ulaşabiliyor ve %60 tırmanma yeteneği sunuyor.

ALTUĞ 8×8 platformunun 105 mm silah kuleli tank avcısı versiyonu da IDEF 2025’te ilk kez kamuoyuna gösterildi. ALTUĞ’un bu yeni versiyonu, farklı silah sistemlerinin entegre edilebildiği modüler tavan yapısıyla geliştirildi.

Araç, 8 tona kadar faydalı yük taşıyabiliyor. 7,62 mm’den 120 mm’ye kadar silah sistemlerini taşıyabilen platform, dört akstan dümenleme özelliğiyle yüksek manevra kabiliyeti sunuyor. Mayın ve EYP tehditlerine karşı koruma düzeyi artırılan araçta, farklı konfigürasyonlara olanak tanıyan yapısıyla çoklu görev kabiliyeti sağlanıyor.

Fuarda BMC’nin klasikleşen araçlarının güncellenmiş versiyonları da yer aldı. Bunlar arasında sağdan direksiyonlu KİRPİ II, ZEYBEK 4×4 5 Ton Taktik Tekerlekli Araç ve çok amaçlı zırhlı araç VURAN 4×4 yer aldı. VURAN’ın sahada aktif olarak kullanılan versiyonları, yerli motorla çalışıyor. Araçta kullanılan TUNA motoru, BMC POWER tarafından yerli imkanlarla geliştirildi.

BMC POWER’ın fuarda tanıttığı yerli motor ve transmisyon sistemleri de ilgi çekti. Deniz ve kara platformlarına yönelik geliştirilen bu sistemler arasında 400 HP’den 1500 HP’ye kadar güç üretebilen motorlar yer aldı. Mavi Batu ve Fırtına Güç Grubu adlı iki yeni güç sistemi, %100 yerli üretim olarak ilk kez kamuoyuna gösterildi.

BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, yapılan tanıtımda tüm araçların Türk mühendisliğiyle geliştirildiğini ve özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel ihtiyaçları doğrultusunda tasarlandığını belirtti. Tanıtımı yapılan sistemlerin hem iç pazarda hem de uluslararası alanda talep görmesi bekleniyor.

Nvidia Çin pazarında geri adım atıyor

Nvidia’nın Çin pazarına özel olarak geliştirdiği H20 hızlandırıcısında üretim tamamen durduruldu. Hopper mimarisi üzerine inşa edilen ve teknik özellikleri sınırlanmış olan H20 modeli, Çin’e uygulanan ihracat kısıtlamaları nedeniyle daha önce satıştan kaldırılmıştı. Şimdi ise H20’nin üretimi askıya alındı ve bu model için ayrılan TSMC üretim hatları başka projelere yönlendirildi.

Nvidia, Çin pazarında resmen geri adım attı

H20, Amerika Birleşik Devletleri tarafından uygulanan ambargo koşullarına uyum sağlamak amacıyla geliştirilen geçici bir çözüm niteliğindeydi. Ancak kısa süre içinde bu ürün de ihracat kısıtlamaları kapsamına alındı. Nvidia, bu gelişmelerin ardından H20 modelini yeniden üretmeyi planlamıyor. Üretim hattının iptali, Nvidia’nın Çin pazarında izlediği stratejide ciddi bir kırılma anlamına geliyor.

H20’nin üretimden kalkmış olmasına rağmen Nvidia’nın elinde hâlâ stok bulunuyor. Bunlar arasında hem paketlenmiş, sevkiyata hazır hızlandırıcılar hem de üretimi tamamlanmamış wafer seviyesindeki çipler yer alıyor. Bu stokların ne kadarının kullanılabileceği ya da Çin’deki siparişleri karşılayıp karşılamayacağı ise henüz netlik kazanmadı.

Nvidia, üretimi durdurulan H20’nin yerine Blackwell mimarisi tabanlı yeni bir hızlandırıcı üzerinde çalışıyor. Ancak bu modelin Çin’e yönelik olup olmayacağı henüz bilinmiyor. Blackwell tabanlı GPU’lar halihazırda yalnızca Çin dışındaki pazarlara yönlendiriliyor. Şirketin gelecekte Çin için yeni bir sınırlı model hazırlaması ihtimal dahilinde olsa da bu konuda resmi bir açıklama yapılmadı.

PlayStation 6 bu işlemci ile gelecek

PlayStation 6 bu işlemci ile gelecek

Yeni nesil konsolların, Magnus işlemcisine sahip olacağı iddia edildi. Bu işlemcinin, performans tarafında fark yaratması bekleniyor.

Öte yandan yeni hızlandırıcılar için ihtiyaç duyulan yüksek performanslı belleklerde de tedarik sıkıntısı yaşanıyor. SK hynix’in Nvidia’ya, bellek üretiminde olası gecikmeler yaşanabileceğini bildirdiği ve bu durumun yeni nesil modellerin üretim takvimini sekteye uğratabileceği belirtildi.

Şirketin mevcut durumda finansal sonuç açıklama dönemi öncesinde sessizliğe bürünmesi dikkat çekiyor. Ancak yatırımcılar, Çin’e yapılan satışların yeniden başlatılıp başlatılamayacağı, üretim kısıtlamalarının nasıl aşılacağı ve bunların mali tablolara etkisinin ne olacağı konusunda gelişmeleri yakından takip ediyor.

Türkiye’ye 5 GW’lık güneş hücresi üretim tesisi kuruluyor

Çin merkezli teknoloji şirketi Astronergy, Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’nde 700 milyon dolarlık yatırımla 5 gigavat kapasiteli güneş hücresi üretim tesisi kuruyor. Tamamlandığında yıllık 5 gigavat üretim kapasitesine ulaşacak tesisin 2028 yılında tam kapasiteyle çalışmaya başlaması planlanıyor. Projenin inşaatına 2025 yılı sonunda başlanacak.

Türkiye’ye 5 GW’lık güneş hücresi üretim tesisi kurulacak

Yeni tesis, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın HIT-30 Programı kapsamında geliştiriliyor. Türkiye’nin 2030’a kadar yüksek teknoloji üretiminde küresel üretim merkezlerinden biri haline gelmesini amaçlayan bu program dahilinde inşa edilecek tesis, fazlara ayrılarak tamamlanacak. İlk fazda wafer ve hücre üretimi 3 gigavat olarak gerçekleşecek. İkinci fazla birlikte üretim kapasitesi 5 gigavata çıkacak. Nihai aşamada her biri yıllık 5 gigavat kapasiteye sahip wafer, hücre ve panel üretimi yapılacak.

Üretimde kullanılacak teknoloji, TOPCon 4.0 hücre teknolojisi olacak. Ancak bu yalnızca başlangıç aşamasında uygulanacak. Şirket yönetiminden aktarılan bilgilere göre, ikinci faza geçildiğinde yani üretim kapasitesi artırıldığında, hücre teknolojisinde değişikliğe gidilecek. Teknoloji tercihi o dönemdeki küresel teknik gelişmelere göre yeniden belirlenecek. Şirket bu noktada hibrit bir üretim modeli geliştirmeyi planlıyor.

Yatırımın toplam maliyeti 700 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Bu tutara inşaat, arsa ve makine giderleri dahil. Tam kapasiteye ulaştığında tesis, yalnızca Türkiye’nin değil, bölge coğrafyasının en gelişmiş güneş enerjisi üretim merkezlerinden biri olacak. Türkiye’deki üretim tesislerinin büyüklüğü ve teknolojik donanımı, uluslararası enerji pazarlarında rekabet gücünü artırıyor.

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.

Üretilen ürünlerin yaklaşık yüzde 80’i ihraç edilecek. Öncelikli ihracat pazarları arasında ABD ve Avrupa bulunuyor. Astronergy’nin Balıkesir’deki yeni tesisi, bu doğrultuda Türkiye’nin ihracat odaklı yenilenebilir enerji stratejisinde önemli bir rol üstlenecek.

Şirketin Türkiye’deki faaliyetleri 2008 yılına dayanıyor. O dönemde Chint markasıyla giriş yapan Astronergy, 2015’ten itibaren yenilenebilir enerji alanına yöneldi. Şu anda Chint Green Energy, Chint Power ve Astronergy markaları altında faaliyetlerini sürdürüyor. Mevcut yatırımları arasında Adana’da 1 gigavat kapasiteli bir güneş paneli üretim tesisi de yer alıyor.

Türkiye, 2035 hedefleri kapsamında rüzgar ve güneş enerjisinde toplam 120 gigavat kurulu güce ulaşmayı planlıyor. Bu çerçevede uygulamaya alınan teşvik programları, özellikle büyük ölçekli yabancı yatırımların ülkeye çekilmesinde etkili oluyor.

Sadece 2025 yılı içerisinde duyurulan projeler arasında Astronergy’nin 5 GW’lık yatırımının yanı sıra Suudi Arabistan merkezli ACWA Power’ın 5 GW ve bir başka Çinli şirket Drinda’nın 5 GW’lık yatırımları da bulunuyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin yenilenebilir enerjide uluslararası pazarda güçlü bir oyuncu haline geldiğini gösteriyor.

One UI 7 güncellemesi bu Samsung modellerine yaramadı

Bazı Galaxy S23 serisi kullanıcıları Android 15 tabanlı One UI 7 sürümünü telefonlarına yükledikten sonra ciddi kamera sorunları bildirmeye başladı. Telefonların genel performansını iyileştirmesi beklenen güncelleme bir kısım kullanıcı için kamera deneyimini olumsuz etkiledi.

Kullanıcılar, One UI 7 güncellemesinin ardından Galaxy S23 serisi telefonlarıyla çektikleri fotoğrafların kalitesinde belirgin bir düşüş olduğunu fark etti. Fotoğraflar artık bulanık çıkıyor, renkler daha solgun görünüyor ve kısacası detay kaybı yaşanıyor. Güncelleme öncesinde Galaxy S23 serisi çektiği net ve canlı fotoğraflarla biliniyordu diyebiliriz.

Galaxy S24, Galaxy S23'ü satışlarda geride bıraktı

Bir kullanıcı yaşadığı sorunu, “Güncellemeden sonra Samsung S23’ümün kamera kalitesi önemli ölçüde düştü. Bu sorunu düzeltmek için ne yapmalıyım? Telefonum artık uzun mesafeli manzaraları çekemiyor ve fotoğraflarda bir tür bulanıklık var” sözleriyle dile getirdi. Başka bir kullanıcı ise, “Artık parlak güneş ışığında bile fotoğraflarım solgun görünüyor” dedi.

Bu sorunlar yalnızca üç ana Galaxy S23 modeliyle sınırlı kalmadı. Galaxy S23 FE modelini kullanan kişiler de benzer şikayetlerde bulundu ve özellikle gece modunda çekilen fotoğrafların artık karanlık çıktığını dile getirdi.

Fotoğraf kalitesindeki düşüşün yanı sıra kamera uygulamasının kendisinde de yavaşlama sorunları ortaya çıktı. Kullanıcılar, çekim modları arasında geçiş yaparken veya çekilen fotoğrafın önizlemesinin yüklenmesini beklerken gecikmelerle karşılaşıyor.

Bazı kullanıcılar kamera önbelleğini temizleyerek veya ayarları sıfırlayarak sorunu çözmeye çalışsa da bu çözüm yöntemleri pek de işe yaramadı.

Samsung cephesinden konuyla ilgili şimdilik resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak destek ekipleri, kullanıcılardan yaşadıkları sorunları Samsung Members uygulaması üzerinden bildirmelerini istiyor. Gelecekte yayınlanacak bir güncellemenin mevcut kamera sorunlarını çözebileceğine dair bir beklenti söz konusu diyebiliriz.

Oyun odaklı OPPO K13 serisi globale geliyor

OPPO, dün merakla beklenen K13 serisini kullanıcıların beğenisine sundu. Telefonlar oyun odaklı teknik özellikleriyle dikkatleri üzerine çekerken, fiyatlarıyla da üzmedi. Son gelişmeler serinin globale gelmek için geri sayıma geçtiğini gözler önüne seriyor. İşte ayrıntılar!

OPPO K13 Turbo ve K13 Turbo Pro, CPH2731 ve CPH2761 model numaralarıyla Geekbench testlerine girdi. Standart model, yapılan tek çekirdekli testlerden 1.406 ve çok çekirdekli testlerden ise 6 bin 7 puan almayı başardı. Daha güçlü Pro ise testlerden sırasıyla 2 bin 117 ve 6 bin 649 puan aldı.

Geekbench testleri sayesinde doğrulanan özelliklere baktığımızda telefonların Çin ve global sürümleri arasında herhangi bir teknik özellik farklılığı görünmüyor.

OPPO K13 Turbo ve K13 Turbo Pro, tasarım açısından büyük ölçüde benzer olsa da donanım tarafında bazı önemli farklar barındırıyor. Özellikle K13 Turbo Pro, performans odaklı kullanıcıları hedefleyerek Snapdragon 8s Gen 4 işlemciyle geliyor. Cihazda ayrıca daha hızlı veri aktarımı için UFS 4.0 depolama ve yeni nesil bağlantı sunan Wi-Fi 7 desteği yer alıyor.

Ürünün ana kamerası, optik görüntü sabitleme (OIS) desteğiyle geliyor. Bu sayede özellikle düşük ışıklı ortamlarda ve video çekimlerinde daha net ve stabil görüntüler elde edilebiliyor. Ayrıca, standart modelde bulunmayan 4K time-lapse video kaydı özelliği yalnızca Pro versiyonunda sunuluyor.

Her iki telefon da 80W hızlı şarj destekleyen 7000 mAh kapasiteli pillerle donatıldı. Pro versiyonu ek olarak standart UFCS, PPS ve PD protokollerine ek olarak Quick Charge (QC) desteği de sunarak şarj konusunda daha geniş bir uyumluluk sağlıyor.

Standart OPPO K13 Turbo modeli ise gücünü Dimensity 8450 yonga setinden alıyor, UFS 3.1 depolama ve Wi-Fi 6 bağlantı teknolojisiyle geliyor. Bununla birlikte, bu modelde optik görüntü sabitleme (OIS) özelliği bulunmuyor.

Her iki telefon da 1.5K (2800 x 1280 piksel) çözünürlük, 120Hz yenileme hızı ve 240Hz dokunmatik örnekleme hızına sahip 6.8 inç düz LTPS OLED ekranla geliyor. Ekran, darbelere karşı OPPO Crystal Shield Glass ile korunuyor. Cihazların soğutma sistemi ise 18.000 rpm hızında dönen dahili fan, 7.000mm² VC sıvı soğutma plakası ve grafit jel tabanlı soğutma malzemesinden oluşuyor. Bu sistem, yoğun işlem gücü gerektiren görevlerde ve uzun süreli oyunlarda cihazların stabil performans sunmasını sağlıyor.

Tesla’nın otonom sürüş özelliği transfer edilebilecek

Tesla, Full Self-Driving (FSD) özelliğini araçlar arasında ücretsiz olarak transfer etme imkanını Türkiye dahil olmak üzere Avrupa ve Orta Doğu bölgesindeki müşterilerine açtı. Daha önce sadece Kuzey Amerika’daki Tesla sahiplerine sunulan bu uygulama, böylece ilk kez bu kıtanın dışına çıkmış oldu. Program sayesinde mevcut Tesla kullanıcıları, araçlarında yer alan FSD lisansını yeni satın aldıkları Tesla’ya hiçbir ek ücret ödemeden aktarabiliyor.

Tesla’larda otonom sürüş özelliği transfer edilebiliyor

Tesla’nın FSD transfer süreci ilk olarak 2023 yılının üçüncü çeyreğinde Kuzey Amerika’da başladı. Şirket CEO’su Elon Musk, yoğun kullanıcı taleplerine yanıt vererek bu kararı almıştı. O dönem için bu uygulama, yalnızca Eylül 2023 sonuna kadar verilen siparişleri kapsayan ve “tek seferlik af” olarak tanıtılan bir fırsat olarak sunulmuştu.

Aradan geçen iki yılın ardından bu hak artık Avrupa ve Orta Doğu’daki Tesla sahipleri için de geçerli hale geldi. Bölgedeki yasal düzenlemelere göre FSD özelliği hala aktif olarak kullanılabilir durumda değil, ancak buna rağmen Tesla, kullanıcıların önceki araçlarında yer alan FSD yazılımını yeni teslim alacakları araçlara ücretsiz şekilde transfer etmesine izin veriyor. Şirket, bu işlemi yalnızca henüz teslim edilmemiş yeni araç siparişleri için uyguluyor. Daha önce teslim alınmış araçlar ise bu kapsamın dışında kalıyor.

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.

Transfer süreci teknik olarak Kuzey Amerika’daki sistemle aynı işliyor. Müşteri yeni Tesla’sını sipariş ediyor, teslimat aşamasında Tesla hesabındaki eski araçtan FSD yazılımının yeni araca geçmesini talep ediyor. Bu işlem sonrasında yazılım önceki araçtan devre dışı bırakılıyor ve birkaç gün içinde yeni araçta aktif hale geliyor.

Tesla CEO’su Elon Musk, daha önce Avrupa’daki otonom sürüş teknolojilerinin yasal onay sürecinin yavaşlığından duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirmişti. Musk’ın bu transfer uygulamasını Avrupa ve Orta Doğu’da da devreye alarak, bu bölgelerde FSD teknolojisini erkenden satın alan kullanıcılara yönelik bir jestte bulunmak istediği görülüyor.

FSD’nin bölgedeki aktif kullanımı yasal düzenlemeler nedeniyle sınırlı olsa da, kullanıcılar yazılımı yeni araçlarında hazır bulundurma hakkına sahip oluyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Yeni Xiaomi TV Stick 4K tanıtıldı

Xiaomi, ev eğlence sistemlerini bir üst seviyeye taşımayı hedefleyen yeni nesil TV Stick 4K modelini resmi olarak duyurdu. Kompakt tasarımı, güçlü donanımı ve güncel yazılımıyla dikkat çeken cihaz, 4K çözünürlük ve en yeni ses/görüntü teknolojilerini erişilebilir bir fiyata sunuyor. Gelin Yeni Xiaomi TV Stick 4K özelliklerine yakından bakalım.

Yeni Xiaomi TV Stick 4K özellikleri neler?

Cihazın kalbinde, 4K çözünürlükte akıcı bir deneyim sunan 6 nm mimarili dört çekirdekli bir işlemci yatıyor. Görüntü tarafında Dolby Vision ve HDR10+ desteği sayesinde daha canlı renkler ve yüksek kontrast vaat ederken, ses tarafında ise Dolby Atmos ve DTS:X teknolojileriyle sinematik bir işitsel deneyim sunuyor.

Xiaomi 16 serisinin özellikleri ortaya çıktı

Xiaomi 16 serisinin özellikleri ortaya çıktı

Eylül ayında tanıtılması beklenen Xiaomi 16 serisi için geri sayım başladı. Son gelişmeler telefonlarla ilgili yeni detayları ortaya koyuyor.

Bağlantı özellikleriyle de öne çıkan yeni TV Stick, çift bant Wi-Fi 6 desteği sayesinde yüksek hızlı ve kararlı bir internet performansı sağlıyor. Bu, özellikle 4K içeriklerin kesintisiz izlenmesi için büyük bir avantaj. Cihaz, zengin uygulama mağazası ve kullanıcı dostu arayüzüyle bilinen Google TV platformu üzerinde çalışıyor.

Yeni Xiaomi TV Stick 4K

Kutu içeriğinde gelen Bluetooth kumanda üzerinde bulunan Hey Google tuşu ile sesli komutlar verilebiliyor. Yakın zamanda Türkiye’de de satışa sunulması beklenen ürünün Avrupa fiyatı 40 euro olarak açıklandı.

Microsoft sunucularında güvenlik açığı bulundu

Microsoft, SharePoint sunucularında tespit edilen ciddi bir sıfır gün güvenlik açığını kapatmak için acil bir yama yayınladı. Ancak güvenlik açığı aktif biçimde istismar edilmeye devam ediyor ve bu durum dünya genelinde binlerce kurumu doğrudan etkiliyor. Açığın, devlet kurumlarından enerji şirketlerine, üniversitelerden telekom firmalarına kadar kritik öneme sahip yapıları hedef aldığı belirtiliyor.

Microsoft sunucularında güvenlik açığı tespit edildi

Güvenlik açığı, ilk olarak Eye Security tarafından keşfedildi. Açığın, SharePoint sunucularına izinsiz erişim sağlanmasına, kullanıcı ve hizmetlerin taklit edilmesine, sistem yapılandırmalarına müdahale edilmesine ve dışarıdan kod çalıştırılmasına olanak tanıdığı doğrulandı. Bu durum, bilgisayar korsanlarının sisteme sızarak veri çalması, parolaları ele geçirmesi ve ağ içerisinde yatay hareket ederek diğer sistemlere yayılması gibi sonuçlar doğurabiliyor.

Censys tarafından yapılan açıklamaya göre, güvenlik açığı dünya çapında 10 binden fazla şirketi etkileyebilecek büyüklükte. Aynı zamanda, açığın fidye yazılımı grupları tarafından da aktif şekilde incelendiği belirtildi.

Google Tehdit İstihbarat Grubu ise açığın sistemlerde kimlik doğrulama gerektirmeyen kalıcı bir erişim imkânı tanıdığını ve bu durumun gelecek yazılım güncellemeleriyle bile aşılması zor olabilecek bir tehdit oluşturduğunu açıkladı.

Açığın ciddiyeti, SharePoint’in sadece bir belge yönetim aracı değil; aynı zamanda Outlook, Teams ve OneDrive gibi Microsoft’un diğer hizmetleriyle entegre çalışan bir platform olmasından kaynaklanıyor. Bu entegrasyon, sistemde oluşan bir ihlalin kısa sürede kurum genelinde zincirleme etkilere yol açmasını mümkün kılıyor.

PlayStation 6 bu işlemci ile gelecek

PlayStation 6 bu işlemci ile gelecek

Yeni nesil konsolların, Magnus işlemcisine sahip olacağı iddia edildi. Bu işlemcinin, performans tarafında fark yaratması bekleniyor.

FBI ve ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), SharePoint açığını hedef alan saldırılarla ilgili aktif soruşturma yürütüyor. Şu ana kadar saldırıların arkasındaki gruplar tespit edilemedi. Ancak elde edilen veriler, organize ve yüksek teknik kapasiteye sahip grupların saldırıları gerçekleştirmiş olabileceğini gösteriyor.

Microsoft’un yayımladığı güvenlik yaması, açığın kapatılması amacıyla SharePoint sunucuları için tüm yöneticilere acil güncelleme çağrısı içeriyor. Şirket, sistemin mümkün olan en kısa sürede güncellenmesini öneriyor.

OnePlus 15 ve Ace 6 için tarih verildi

OnePlus, her yılın sonuna doğru önce bir amiral gemisi telefon ve ardından Ace markalı alt amiral gemisi modelleri piyasaya sürmesiyle biliniyor. Şirket, geçen yıl ekim ayında OnePlus 13 modelini tanıttı. Aralık ayında ise Ace 5 ve Ace 5 Pro modellerini duyurdu. Son gelen bir sızıntı şirketin bu yılki amiral gemisi telefonları için farklı bir strateji benimseyeceğini gösteriyor.

OnePlus, bir yandan yeni amiral gemisi OnePlus 15 üzerinde çalışırken, diğer yandan Ace 6 ailesi için yoğun bir şekilde hazırlık yapıyor. Digital Chat Station tarafından paylaşılan son raporlara göre, geçen yıl olduğu gibi ayrı ayrı lansmanlar düzenlenmeyecek. Bunun yerine OnePlus 15 ve Ace 6 ekim ayında birlikte tanıtılacak.

OnePlus 15 ve Ace 6 birlikte tanıtılacak

Kaynaklara göre OnePlus 15’te dört tarafında da son derece ince çerçevelere sahip 6.78 inçlik düz bir OLED LTPO 2K ekran kullanılacak. Gücünü Snapdragon 8 Elite 2 yonga setinden alacak olan cihaz, 100W kablolu ve kablosuz şarj desteğine sahip 7.000 mAh üzeri bir batarya içerecek. Telefonda ayrıca Plus tuşu (yan düğme), metal orta çerçeve, ultrasonik ekran içi parmak izi sensörü, 0916 x ekseni titreşim motoru ve IP68/69 sınıfı bir gövde gibi özellikler de bulunacak.

OnePlus Ace 6 modelindeyse 1.5K çözünürlüğe ve 165 Hz yenileme hızına sahip 6.83 inçlik düz bir OLED ekran mevcut olacak. Ürün, gücünü Snapdragon 8 serisi bir yonga setinden alacak. Diğer beklenen özellikler arasındaysa ultrasonik ekran içi parmak izi tarayıcısı, metal bir orta çerçeve, 7.800mAh civarında büyük bir batarya ve toza ve suya karşı dayanıklılık için IP68 sertifikası yer alıyor.

Marvel evreni yeni bir döneme giriyor

Marvel Sinematik Evreni, 2026 yazında vizyona girecek Avengers: Doomsday ve ardından gelecek Avengers: Secret Wars ile yeni bir döneme giriyor. Marvel Başkanı Kevin Feige, hafta sonu basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği görüşmede, stüdyonun gelecek planlarını açıkladı. Feige, Secret Wars filminin yalnızca bir hikayenin finali değil, aynı zamanda Marvel evreninin yeni başlangıcı olacağını söyledi.

Marvel için yeni bir dönem başlıyor

Feige’nin verdiği bilgiye göre, Avengers: Secret Wars, Marvel’ın Endgame sonrası başlattığı tüm hikayeleri tek bir noktada toplayarak tamamlayacak. Bununla birlikte Marvel Sinematik Evreni “resetlenecek”.

Feige, bu süreci “reboot” olarak değil, “reset” olarak tanımlıyor. Yani evren sıfırlanmayacak, ancak mevcut çoklu zaman çizgileri sonlandırılacak ve tek bir zaman çizgisine geçilecek. Stüdyonun bu hamlesi, hem mevcut karakterlerde hem de evrenin genel yapısında köklü değişiklikler anlamına geliyor.

Kevin Feige, Avengers: Endgame filminin sonlar hakkında olduğunu, Secret Warsun ise başlangıçlara odaklanan bir yapım olacağını söyledi. Yeni dönemin sadece yeni karakterlerle değil, yeni anlatı yapıları ve bağlantılarla inşa edileceği belirtiliyor.

PlayStation 6 bu işlemci ile gelecek

PlayStation 6 bu işlemci ile gelecek

Yeni nesil konsolların, Magnus işlemcisine sahip olacağı iddia edildi. Bu işlemcinin, performans tarafında fark yaratması bekleniyor.

Secret Wars sonrası en çok değişimin yaşanacağı alanlardan biri ise X-Men. Marvel, eski X-Men oyuncularının Avengers: Doomsday ve Secret Wars filmlerinde yer alacağını daha önce duyurmuştu. Ancak bu oyuncular, Secret Wars sonrası Marvel evreninden tamamen ayrılacak.

Yeni bir X-Men kadrosu ile yola devam edilecek. Bu kadro ile çekilecek ilk X-Men filminin yönetmenliğini Thunderbolts filmini de yöneten Jake Schreier üstlenecek.

Yaklaşık on yıl süren çoklu evren ve zaman yolculuğu temalarının ardından Marvel, önümüzdeki yıllarda daha sade, merkezi ve yeniden yapılandırılmış bir anlatı evreni kurmaya hazırlanıyor. Secret Wars bu geçişin en kritik adımı olarak gösteriliyor. Marvel cephesinden filmlere dair oyuncu kadrosu, senaryo detayları veya çekim takvimi hakkında henüz ek bir açıklama yapılmadı.