Xiaomi’nin bir süredir iddialarla gündemi meşgul eden Redmi Turbo 5 modeliyle ilgili yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Daha önce bazı kilit özellikleri sızdırılan akıllı telefonun son olarak yonga seti ortaya çıktı. İşte ayrıntılar.
Redmi Turbo 5 hangi işlemciden güç alacak?
Son raporlar, merakla beklenen Redmi Turbo 5’e güç verecek işlemciyi ortaya çıkardı. Buna göre akıllı telefonda MediaTek Dimensity 8500 Ultra kullanılacak. Şu an için yonga setiyle ilgili spesifik ayrıntılar olmasa da seleflerine göre daha iyi bir kullanıcı deneyimi sunması olası görünüyor. Bununla birlikte, genel olarak orta-üst akıllı telefonlarda kullanılacağını belirtelim.
Daha önceki bilgilere göre Redmi Turbo 5, 6.6 inç büyüklüğünde, 1.5K çözünürlüklü kavisli bir ekrana sahip olacak. Ayrıca metal bir orta çerçeve bu paneli çevreleyecek. Yeni işlemci sızıntısı, serinin önceki modelleri olan Redmi Turbo 4’te Dimensity 8400 Ultra yonga setinin kullanılmasıyla uyumlu görünüyor.
Bilindiği üzere Çinli üreticiler arasında yeniden markalanma olayı bir hayli yaygın. Bu kapsamda Redmi Turbo 5’in küresel pazarda POCO X8 Pro adıyla piyasaya sürülmesi muhtemel. Eğer bu iddialar gerçeği yansıtıyorsa, iki model farklı isimlerine ve tasarımlarına rağmen temelde aynı teknik özelliklere sahip olabilirler.
Apple’ın yıllardır gündemde olan katlanabilir iPhone modeli henüz piyasaya çıkmadan sektördeki rekabetin gölgesinde kalmaya başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın teknoloji alanına hızlı bir giriş yapması, Apple’ın bu alandaki yavaş ilerleyişini daha görünür hale getirdi.
Trump yalnızca bir akıllı telefon değil, aynı zamanda bu telefona özel bir mobil şebeke ve tablet versiyonlu sosyal medya uygulamasıyla dikkat çekiyor. Bu hamle Apple’ın hala iPad için yerel bir Instagram uygulamasını ikna edememiş olması gerçeğiyle çarpıcı bir tezat oluşturuyor.
Apple’ın katlanabilir telefonu neden zorlanacak?
Apple’ın katlanabilir cihazı, Galaxy Z Fold serisi gibi rakiplerle kıyaslandığında hala belirsizliklerle çevrili. Şirketin donanım tarafında “çizgisiz katlama” gibi detaylara odaklandığı bilinse de, günümüzde çoğu katlanabilir modelde bu sorun zaten büyük oranda çözülmüş durumda.
Apple’ın cihazının tek öne çıkan özelliği “katlanabiliyor olması” gibi görünüyor. Bu durum, Apple ekosistemine tamamen bağlı olan kullanıcılar için yeterli olabilirken, platform bağımsız kullanıcılar için ikna edici görünmüyor.
Windows 11 işletim sistemi, ofis programlarını hızlandırıyor. Yeni özellik sayesinde, uygulamalar daha hızlı başlatılacak.
Trump’ın teknolojiye yaklaşımı, cesur ve hızlı karar alma yönüyle dikkat çekiyor. Çin’de üretileceği belirtilen T1 adlı cihazın teknik açıdan üst düzey rakipleriyle rekabet etmesi zor olsa da Trump’ın cihazı piyasaya sunmuş olması bile önemli bir adım. Buna karşılık Apple CEO’su Tim Cook’un daha temkinli yaklaşımı, şirketin yenilikçilik konusunda geride kaldığı yönündeki eleştirileri artırıyor.
Apple’ın yakın geçmişte tanıttığı Vision Pro cihazı, karma gerçeklik alanında konumlanmasına rağmen hala büyük kitlelere ulaşmış değil. Katlanabilir iPhone ise, hali hazırda oturmuş bir ürün kategorisinde yer alacağı için daha fazla beklentiyle karşı karşıya.
Apple’dan, bu ürünle yalnızca piyasaya ayak uydurmak değil, sektörü yeniden şekillendirmek gibi bir hamle bekleniyor. Ancak şimdiye kadar ortaya çıkan bilgiler, bunun gerçekleşeceğine dair güçlü bir sinyal vermiyor.
Katlanabilir telefonlar halen birçok kullanıcı için “sahip olunması güzel ama zorunlu değil” sınıfında değerlendiriliyor. Okuma ya da video izleme gibi senaryolarda tablet formuna geçmek avantaj sağlasa da, çoğu kullanıcı için geleneksel telefonlar ihtiyaçları karşılıyor.
Dizüstü formuna geçebilme gibi detaylar ise “gösteri” unsuru olarak kalıyor. Bu durumda, iPhone Fold’un farklı bir değer önerisi sunması gerekiyor. Apple, bugüne kadar kullanıcı sadakatine büyük ölçüde güvenerek yol aldı. Ancak bu bağlılık, her zaman kalıcı olmuyor.
Değişen beklentiler ve teknolojik gelişmeler, kullanıcıların alternatiflere yönelmesini hızlandırabiliyor. Özellikle ABD’de bazı büyük otomobil markalarına duyulan bağlılığın kısa sürede değişmesi, benzer bir dönüşümün mobil dünyada da yaşanabileceğini gösteriyor.
HMD, Pulse 2, Pulse 2 Plus ve Pulse 2 Pro olmak üzere üç yeni akıllı telefonla ürün yelpazesini genişletecek. Giriş segmentinde yer alacak bu üç model de Android 15, Unisoc yonga setleri ve 50 megapiksele varan kameralara sahip olacak.
HMD, Pulse 2, Pulse 2 Plus ve Pulse 2 Pro için geri sayıma geçti
Serinin standart modeli HMD Pulse 2, 6.67 inç büyüklüğünde HD+ çözünürlüklü ve 90 Hz yenileme hızına sahip bir IPS LCD ekran kullanacak. Gücünü Unisoc T7200 işlemciden alan cihazda 4GB RAM ile birlikte 64 GB veya 128 GB dahili depolama seçenekleri mevcut olacak. Cihazın arka tarafında derinlik sensörünün eşlik ettiği 13 MP ana kamera ve ön tarafında ise 8MP bir selfie kamerası yer alacak.
HMD Pulse 2 Plus, temel modelle aynı ekran ve Unisoc T7200 işlemciye sahip olacak. Ancak arka ana kamerası 50 MP çözünürlüğe çıkacak. Bu modelde bellek seçeneği 6 GB’a çıkarken, 64 GB ve 128 GB olan depolama seçenekleri aynı kalacak.
Serinin en üst modeli olan HMD Pulse 2 Pro ise ilk ikisine göre daha önemli geliştirmeler içerecek. Bu cihazda 6.7 inç büyüklüğünde, HD+ çözünürlüklü ve 120Hz yenileme hızına sahip bir IPS LCD ekran mevcut olacak.
Gücünü daha yeni Unisoc T7250 yonga setinden alan akıllı telefonda 6 GB veya 8 GB RAM seçenekleri ve 256 GB’a kadar depolama alanı sunulacak. Arka kamera kurulumunda 50 MP ana ve derinlik sensörüne bir de makro sensör eşlik edecek. Cihazın ön tarafında da 50 MP’lik bir selfie kamerası bulunuyor. Maalesef şu an için fiyat ve çıkış tarihi gibi detaylar bilinmiyor.
OPPO, ürün yelpazesini genişletmek için çalışmalarını sürdürüyor. Çinli marka bugün merakla beklenen K13 Turbo serisini kullanıcıların beğenisine sunacak. Son olarak serinin K13 Turbo Pro modeli performans testlerinde göründü. İşte ayrıntılar!
OPPO K13 Turbo Pro AnTuTu skoru ortaya çıktı
OPPO K13 Turbo Pro, AnTuTu’da 2.45 milyon puan almayı başardı. Bununla birlikte akıllı telefonun Qualcomm Snapdragon 8s Gen 4 işlemcisinden güç alacağı kesinleşti. Aynı zamanda, 30°C’lik bir ortamda yapılan bir saatlik açık dünya oyun testinde sabit 53.5 FPS hızını korudu. Bu, Snapdragon 8 Gen 3 işlemcili cihazların performansını geride bıraktı.
Yeni Super Cooling Kit, bu modellerin ana özelliği diyebiliriz. Sıvı soğutma ve hava soğutmayı tek bir ünitede birleştiriyor. Telefonun arkasına takılan bu kit gerçek zamanlı soğutma için görünür bir akış kanalına sahip. Hafif yapısı, kolay takılabilir oluşu, manyetik bağlantısı ve RGB aydınlatması bulunuyor. Kit, anakart sıcaklığını doğrudan düşürerek uzun süreli oyunlarda kararlı performans sağlıyor.
K13 Turbo serisi 6.8 inç düz OLED LTPS ekranla gelecek. Bu ekran 1.5K çözünürlük, 144 Hz yenileme hızı ve ekran içi parmak izi sensörü sunacak. Cihazlarda 50MP + 2MP çift arka kamera ve 16MP ön kamera bulunacak. Her iki model de 7000mAh batarya ve 80W hızlı şarj desteğiyle gelecek. Standart K13 Turbo’da ise MediaTek Dimensity 8450 yonga seti yer alacak.
Telefonlar, IP66/68/69 dereceli plastik çerçeveye sahip ve yaklaşık 208 gram ağırlığında olacak. K13 Turbo için siyah, mor ve beyaz renk seçenekleri mevcutken, Pro modelinde gümüş rengi özel olarak sunulacak. Konfigürasyon seçenekleri 16GB RAM ve 512GB depolamaya kadar çıkacak.
Apple, iOS 18 ile birlikte duyurduğu Apple Intelligence özelliklerini iOS 26 ile daha da genişletti. Yapay zeka destekli bu sistemlerin en çok tartışılan yönlerinden biri olan veri gizliliği konusunda Apple, rakiplerinden farklı bir yaklaşım benimsedi. Şirket, kullanıcı verilerinin işlenme şekli, saklanma süreci ve sistem mimarisi açısından çeşitli güvenlik önlemleriyle dikkat çekiyor.
Yeni yapay zeka sistemi diğerlerinden nasıl ayrışıyor?
Apple Intelligence’ın temelinde, yerel cihazda çalışan büyük dil modelleri bulunuyor. Bu nedenle özelliklerden yalnızca belirli modeller faydalanabiliyor. iPhone tarafında yalnızca iPhone 15 Pro ve iPhone 16 serisi destekleniyor.
iPad ve Mac cephesinde ise M1 çipli cihazlar dahil ediliyor. Bu sınırlamanın arkasında donanımsal gerekçeler var. Cihaz içinde yapay zeka modelini çalıştırmak için 8 GB birleşik belleğe ihtiyaç duyuluyor. Bu da yalnızca belli modellerin bu sistemi kaldırabileceği anlamına geliyor.
M5 çipli iPad Pro, çift ön kamera ile karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Bu yenilik, kullanıcıları oldukça sevindirdi.
Yerel model kullanımı sayesinde yapılan işlemler cihaz dışına çıkmadan tamamlanıyor. Apple, bu sistemle bildirim özetleri ve Genmoji gibi Apple Intelligence özelliklerinin büyük bölümünü doğrudan cihazda çalıştırıyor.
Bu sayede kullanıcıların talepleri ve kişisel verileri, Apple sunucularına ulaşmadan yerel olarak işleniyor. Ancak tüm işlemler yerel cihazda gerçekleşmiyor. Daha ağır istekler için Apple’ın geliştirdiği Private Cloud Compute devreye giriyor.
Private Cloud Compute sistemi, bulut tabanlı talepleri işlemek için tasarlandı. iOS 18 döneminde sınırlı kullanılan bu sistem, iOS 26 ile birlikte daha yaygın hale geldi. Siri Kısayolları gibi özellikler artık Apple’ın bulut modellerine komut gönderebiliyor.
Apple, bu sistemin kullanıcı verilerini saklamayacak şekilde tasarlandığını ve bu durumun bağımsız araştırmacılar tarafından denetlenebilmesi için gerekli yazılım görüntülerinin yayınlandığını duyurdu.
Böylece sistemin gerçekten kullanıcı verisine erişip erişmediği doğrulanabiliyor. Apple, bu şeffaflık politikasıyla sektör genelinde sunucuda çalışan yapay zeka sistemleri arasında dikkat çekici bir güvenlik düzeyi sunuyor.
Apple’ın sunduğu gizlilik tedbirlerinden biri de ChatGPT entegrasyonu ile ilgili. Siri üzerinden erişilen ChatGPT, Apple ile yapılan özel bir anlaşma sayesinde kullanıcı verilerini saklamıyor ve bu veriler model eğitimi için kullanılmıyor.
Ayrıca herhangi bir istek ChatGPT’ye, kullanıcıdan açık onay alınmadan gönderilmiyor. Apple, bu süreçte Zero Data Retention API’lerini kullandığı için OpenAI tarafında herhangi bir veri kaydı tutulmuyor. New York Times’ın geçtiğimiz ay OpenAI’ye açtığı davada kullanıcı verilerinin saklanması konusu gündeme gelse de Apple bu uygulamadan etkilenmiyor.
Ülkemizde savunma sanayii alanında önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu alanda öne çıkan firmalardan birisi de ASELSAN diyebiliriz. Şirket, kısa bir süre önce toplam tutarı 75 milyon dolar olan ihracat sözleşmeleri imzaladığını duyurdu.
ASELSAN 75 milyon dolarlık ihracat sözleşmeleri imzaladı
ASELSAN, sabah saatlerinde KAP’a yaptığı bildirimle uluslararası müşterileriyle radar ve güdümlü mühimmat sistemlerinin satışına yönelik toplam tutarı 75 milyon dolar olan yeni ihracat sözleşmeleri imzaladığını duyurdu. Şirket aynı zamanda bu gelişmeyi sosyal medya hesaplarından da paylaştı.
ASELSAN, uluslararası müşterileri ile radar ve güdümlü mühimmat sistemlerinin satışına ilişkin toplam tutarı 75 Milyon ABD Doları olan ihracat sözleşmeleri imzaladı.#ASELS 🌐 ASELSAN has signed export contracts with its international customers with a total amount of 75 Million… pic.twitter.com/Ny9KMH5AEd
”ASELSAN, uluslararası müşterileri ile radar ve güdümlü mühimmat sistemlerinin satışına ilişkin toplam tutarı 75 Milyon ABD Doları olan ihracat sözleşmeleri imzalamıştır.”
KAP açıklamasında öne çıkan bir diğer detay ise yeni iş ilişkisinin ortaklık faaliyetlerineetkisi bölümünde yer alan “Şirketin cirosunu olumlu etkileyecektir” ifadesi oldu. Ayrıca, iş ilişkisinin 21 Temmuz’da yani bugün yürürlüğe girdiği görülüyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Apple, yeni nesil Apple Watch modelleriyle birlikte sunacağı watchOS 26 güncellemesiyle, akıllı saat deneyimini daha gelişmiş ve işlevsel hale getiriyor. Bu sonbaharda iOS 26 ile birlikte yayınlanması planlanan güncelleme, hem yazılımsal yenilikler hem de kullanıcı alışkanlıklarını hedef alan iyileştirmeler içeriyor. watchOS 26, Apple Watch Series 6 ve daha yeni modellere yüklenecek.
En kullanışlı watchOS 26 özellikleri
Yeni güncelleme, Apple Watch’un ses kontrolünden hareketli etkileşime, antrenman motivasyonundan dil çevirisine kadar birçok alanda önemli gelişmeler sunuyor. Hoparlör ses seviyesi artık ortam gürültüsüne göre otomatik olarak ayarlanıyor. Bu sayede sessiz bir ortamda düşük sesle, kalabalık ya da gürültülü ortamlarda ise daha yüksek sesle bildirim, arama ya da Siri yanıtı sunuluyor.
Güncellemeyle birlikte gelen bilek hareketi özelliği, kullanıcıların ekranla fiziksel etkileşimini azaltarak birçok işlemi daha hızlı gerçekleştirmesine olanak tanıyor. Kullanıcılar yalnızca bileğini çevirerek bildirimleri kapatabiliyor, zamanlayıcıları veya alarmları susturabiliyor ve ana ekran görünümüne dönebiliyor. Bu özellikle yeni Apple Watch modellerinde kullanılabilecek.
watchOS 26’da Apple Intelligence altyapısıyla entegre edilen Canlı Çeviri özelliği, Mesajlar uygulamasında otomatik çeviri desteği sunuyor. Kullanıcılar, gelen mesajların çevirisini anlık olarak görebiliyor ve yanıtlarını da aynı şekilde çevirebiliyor. Bu özellik yalnızca Apple Watch Series 9, Series 10 ve Ultra 2 modellerinde kullanılabiliyor.
Yeni nesil konsolların, Magnus işlemcisine sahip olacağı iddia edildi. Bu işlemcinin, performans tarafında fark yaratması bekleniyor.
Akıllı Gruplama sistemi de güncellemenin bir parçası. Apple Watch, kullanıcının konumu, rutinleri ve sensör verilerini kullanarak önerilerde bulunuyor. Örneğin, kullanıcı spor salonuna gittiğinde saat otomatik olarak antrenman önerisinde bulunuyor. Bu öneriler ekranda görsel olarak beliriyor ve tek dokunuşla işlem yapılmasını sağlıyor.
Denetim Merkezi de işlevsel yenilikler kazanıyor. Yeni sürümle birlikte Denetim Merkezi yüklü uygulamalara göre otomatik olarak şekilleniyor. Ayrıca kullanıcıların bu menüyü sıfırlamasına olanak tanıyan yeni bir ayar ekleniyor.
Fitness deneyimi tarafında ise kullanıcı alışkanlıklarına göre müzik entegrasyonu sağlanıyor. Apple Watch, kullanıcının tercih ettiği müzik türünü antrenman tipine göre eşleştiriyor ve otomatik olarak uygun parçaları çalıyor.
Yeni Workout Buddy özelliği, Apple Intelligence destekli bir sistem olarak öne çıkıyor. Kullanıcının antrenman alışkanlıklarını takip eden bu sistem, sesli motivasyon sağlıyor. Kullanıcı koşuya başladığında, sistem o haftaki toplam koşu mesafesini hatırlatıyor, yeni kilometre taşlarını bildiriyor ya da başarıları sesli şekilde tebrik ediyor. Koşu sırasında kritik anları işaretleyebiliyor ve istatistikleri otomatik olarak özetleyebiliyor.
Apple Watch’a gelen bir diğer yenilik ise Notlar uygulaması oldu. Kullanıcılar artık saat üzerinden doğrudan not oluşturabiliyor, bu notları sabitleyebiliyor ya da Siri veya dikte yoluyla yeni notlar ekleyebiliyor. Notlar için özel bir Denetim Merkezi aracı da sunuluyor, böylece hızlı not alma deneyimi mümkün hale geliyor.
watchOS 26 şu anda geliştirici beta aşamasında bulunuyor. Final sürümünün Eylül ayında iOS 26 ile birlikte yayınlanması planlanıyor. Yeni özelliklerin bazıları donanım sınırlamaları nedeniyle yalnızca belirli Apple Watch modellerinde kullanılabilecek. Ancak genel olarak güncelleme, Apple Watch deneyimini önemli ölçüde geliştiriyor.
Akıllı telefon dünyasında batarya kapasitesiyle ilgili ezberler bozuluyor. 10.000 mAh kapasiteli bir bataryaya sahip olmasına rağmen Samsung Galaxy S25 Ultra kadar ince bir telefonun geliştirme süreci tamamlandı. Cihazın testlerinin 2025’in başlarında başlaması planlanıyor.
Testler gelecek yıl başlıyor
Henüz adı açıklanmayan bu model, silikon batarya teknolojilerinde yapılan son atılımların bir sonucu. Özellikle 7.500 mAh seviyesindeki bataryalar artık orta segmentte bile yaygınlaşırken üreticiler bu sınırın ne kadar ötesine geçilebileceğini görmek istiyor.
Honor, geçtiğimiz aylarda 8.000 mAh bataryalı Power modeliyle dikkat çekmişti. Şirketin 8.300 mAh kapasiteli yeni bir cihazı da çok kısa süre önce piyasaya çıktı. Bu gelişmelerin ardından 10.000 mAh seviyesindeki bir batarya akıllı telefonlar için artık gerçek bir seçenek haline gelmiş durumda.
Bo Turbo, Guinness Dünya Rekoru kırmaya hazırlanıyor. Elektrikli scooter, 160 kilometre/saat hıza ulaşma potansiyeline sahip.
Apple ve Samsung’un amiral gemisi modelleri bu yarışta geride kalmış görünüyor. Özellikle iPhone ve Galaxy serileri halen bu kapasitenin oldukça altında bataryalarla piyasaya çıkıyor. Örneğin Samsung’un yeni tanıttığı Galaxy Z Fold 7 modeli, selefi Fold 6 ile aynı 4.400 mAh bataryayı kullanıyor. Bu bataryalar, uzun vadede dayanıklılık açısından avantajlı olabilirken, kısa sürede yüksek kapasite arayan kullanıcılar için yetersiz kalabiliyor.
Yeni geliştirilen 10.000 mAh bataryalı telefonun 8.5 mm’den daha ince bir gövdeye sahip olması dikkat çekici. Ancak yalnızca kapasiteye odaklanmak cihazın günlük kullanım süresi hakkında yanıltıcı olabilir. Silikon bataryaların sunduğu yüksek mAh değerleri, her zaman daha uzun kullanım süresi anlamına gelmiyor. Isınma, enerji yoğunluğu ve verimlilik gibi etkenler, pilin gerçek performansını belirliyor.
Samsung’un daha uzun yazılım destek süreleri sunması, cihaz ömrü açısından bazı kullanıcılar için tercih sebebi olurken, Çinli üreticiler genellikle daha sık cihaz değişimini temel alan bir stratejiyle hareket ediyor. Ancak bu denklemde istisnalar da var. Honor’un yeni katlanabilir modeli Magic V5, yedi yıl boyunca güncelleme desteği alacak.
Batarya ömrü ile estetik tasarım arasında yapılan tercih, markalar arasında farklı stratejilere neden oluyor. Apple’ın iPhone 17 Air modeli ve Samsung’un Galaxy S25 Edge cihazı, ince tasarım uğruna batarya kapasitesinden ödün veriyor. Buna karşın, 10.000 mAh kapasiteli ama şık ve ince bir telefon, bu denklemi tersine çevirerek hem uzun kullanım süresi hem de zarif tasarımı bir arada sunmayı hedefliyor.
Instagram, Reels akışında videoların sürekli olarak oynamasını sağlayan yeni bir özelliği test ediyor. “Otomatik kaydırma” olarak adlandırılan bu fonksiyon bir video tamamlandığında bir sonrakine otomatik olarak geçiş yapıyor ve kullanıcının parmağıyla kaydırma yapma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.
Instagram, Reels için ‘Otomatik Kaydırma’ özelliğini test ediyor
Yeni düzende kullanıcılar izlediği videoyu tekrar görmek isterse ekranı yukarı kaydırarak o videoya kolayca yeniden ulaşabilecek. Ancak video ikinci kez sona erdiğinde otomatik kaydırma yeniden devreye girerek ve sıradaki videoyu oynatmaya başlayacak.
Bu özellik, kullanıcılara varsayılan olarak kapalı şekilde sunulacak. Aktif hale getirmek için, paylaşım simgesinin altında bulunan üçnoktalı menüye girip “Auto scroll” (Otomatik kaydırma) seçeneğini açmak gerekecek.
Otomatik kaydırma özelliği henüz test aşamasında olduğu için herkese açık değil. Instagram, bu fonksiyonu belirli içerik üreticileri ve başta Hindistan’daki kullanıcılar olmak üzere sınırlı bir kitleyle deniyor gibi görünüyor.
Bu yeni özellik kullanıcıların videolar arasındamanuel olarak geçiş yapma kontrolünü elinden alacak. Bu, kullanıcıların hem zaman kazanmasını hem de 5-10 saniyede bir parmağıyla kaydırma yapma zorunluluğunu ortadan kaldıracak. Buradaki bir diğer detay ise Meta’nın kullanıcılara daha fazla Reels izlettirme isteği diyebiliriz. Bilindiği üzere mevcut düzende kaydırma yapmadığınız takdirde Reels videoları tekrar tekrar oynuyor.
Otomatik kaydırma özelliğinin tüm kullanıcılara ne zaman sunulacağına dair kesinleşmiş bir takvim bulunmuyor ancak yakın zamanda yayınlanması bekleniyor.
Samsung’un yeni katlanabilir telefonu Galaxy Z Fold 7’nin menteşesiyle ilgili potansiyel bir sorun gündeme geldi. Reddit’te yayınlanan bazı fotoğraflar, bazı birimlerin tam olarak açılmadığını gösteriyor. Bununla birlikte, bu sorunun şimdilik teşhir ürünlerinde meydana geldiği ifade ediliyor. Diğer birimlerde böyle bir sorunun olup olmadığını ise zaman gösterecek.
Galaxy Z Fold 7 menteşesinde sorun iddiası
Şu an için bu durumun teşhir ünitelerine uygulanan sert muameleden veya ön üretim birimlerinin standartlara uymamasından kaynaklanabileceği söyleniyor. Ayrıca kullanıcıların telefonu kasten veya farkında olmadan tam açmamış olma ihtimali de muhtemel.
Şu ana kadar bir üretim hatasından veya geri çağırmadan bahsedilmiyor. Samsung, yeni menteşesinin resmi dayanıklılık döngüsü rakamlarını henüz açıklamadı, ancak Z Fold 6’nın 200.000’den fazla açma-kapama döngüsüne sorunsuz dayanabildiği biliniyor. Z Fold 7 ise bu seviyelerde veya daha fazla açma kapama döngüsü sunabilir.
Galaxy Z Fold 5 ile kullanıma sunulan yeni menteşe teknolojisinin tam açıkken 178.5 ile 181.5 derece arasında olduğu ve bu aralığın dışındaki durumların garanti kapsamında olduğu belirtilmişti. Yeni menteşede de benzer bir durumun olup olmadığı henüz net değil. İlk teslimatlar başladığında konunun nasıl şekilleneceği belli olacak.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Galaxy Z Fold 7 ile ilgili yaşanan bu gelişme sadece teşhir ürünleriyle mi sınırlı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Marvel Studios Başkanı Kevin Feige, şirketin geleceği ve son dönemde yaşadığı sarsıntılar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Marvel’ın Los Angeles’taki merkez ofisinde seçili bir gazeteci grubuyla bir araya gelen Feige, kapalı kapılar ardında hazırlanan yedi yıllık film planından, başarısız projelerin sebeplerine ve Marvel’ın yeni stratejisine kadar birçok konuya değindi.
Kevin Feige, Kang krizi, yeni filmler ve stüdyo hakkında konuştu
Marvel son dönemde Thunderbolts* ve Captain America: Brave New World gibi gişede düşük performans gösteren yapımlarla zor bir süreçten geçiyor. Feige, süper kahraman yorgunluğu fikrine katılmasa da, stüdyonun Endgame sonrası genişleme sürecinin bazı olumsuz sonuçlar doğurduğunu kabul etti.
2008’den 2019’a kadar yaklaşık 50 saatlik içerik üreten Marvel, Endgame sonrası yalnızca altı yılda bu süreyi 127 saate çıkardı. Feige, bu durumu “çok fazla” olarak tanımladı ve en büyük sorunlardan birinin içerik sayısındaki hızlı artış olduğunu söyledi.
Xbox mağazasında 31 Temmuz'a kadar sürecek Büyük Oyun İndirimi kapsamında Battlefield 4'ün fiyat etiketi 10,62 TL'ye düştü.
Disney’nin akış platformu odaklı stratejisine paralel şekilde üretim yapan stüdyo, artık daha az sayıda film ve diziyle ilerliyor. Feige, bazı yıllarda sadece bir film ya da bir dizi yayınlanabileceğini belirtti. Bununla birlikte, yapım bütçeleri de düşürülüyor; 2022 ve 2023’teki yapımlara kıyasla yeni projelerin maliyeti üçte bir oranında azaltılmış durumda.
Yeni vizyon doğrultusunda hazırlanan Fantastic Four: First Steps filmi, Marvel’ın bu karakterleri ilk kez doğrudan ele aldığı yapım olma özelliğini taşıyor. Daha önce Twentieth Century Fox tarafından çekilen üç filmin ardından bu karakterler artık Marvel Studios çatısı altında.
Film, seyirciden “ön bilgi” talep etmeyen yapısıyla dikkat çekiyor. Feige, bu film için “ödev gerektirmeyen” bir deneyim yaratmak istediklerini belirtti. Hikâye, Marvel evreninden ayrı, 1960’lar estetiğine sahip bağımsız bir dünyada geçiyor. Seyircilere, Thanos gibi küresel olaylara karakterlerin neden müdahale etmediğini açıklamak zorunda kalmamak için bu tercih yapıldı.
Marvel, içerik fazlalığı dışında kadro tarafında da sarsıntılar yaşadı. Kang karakterini canlandıran Jonathan Majors’ın mahkumiyeti sonrasında bu karakterden uzaklaşıldı. Ancak Feige, bu değişimin Majors’ın yaşadığı süreçten önce başladığını söyledi.
Uzun vadeli planlarda Kang’ın Thanos kadar etkili bir karakter olmadığı sonucuna varıldı. Feige, bu noktada odak noktasının Doctor Doom’a kaydırıldığını ve Robert Downey Jr. ile bu konuda daha Ant-Man 3 çıkmadan önce görüşmeler yapıldığını açıkladı.
Blade filmiyle ilgili de netlik sağlandı. Daha önce dört farklı versiyonu geliştirilen yapım, artık günümüzde geçen bir senaryoyla ilerliyor. Başrolde Mahershala Ali yer almaya devam ediyor. Feige, aynı zamanda Black Panther 3 için Ryan Coogler ile belirli bir takvim üzerinde anlaşıldığını söyledi.
Punisher ve Daredevil gibi daha karanlık temalara sahip karakterlerin de geri döneceği netleşti. Deadpool & Wolverine filmi ve yeni Daredevil dizisi gibi yapımlarla birlikte Marvel, yetişkinlere yönelik içerik üretimine devam ediyor.
Jon Bernthal’ın canlandırdığı Punisher karakteri, Disney+’ta TV-MA derecelendirmesiyle yayınlanacak özel bir projeyle dönüyor. Ancak Feige, bu karakterin Spider-Man filminde daha farklı bir tonla yer alacağını doğruladı.
Miles Morales’in canlı aksiyon versiyonu içinse Marvel tarafında bir gelişme yok. Feige, karakterin haklarının Sony’de olduğunu ve Sony’nin animasyon serisi tamamlanmadan bu konuda bir çalışma yapılmasına izin verilmediğini belirtti.
Stüdyonun prodüksiyon yaklaşımı ise değişmiyor. Feige, projelere mutlaka bir senaryoyla başlandığını ancak hiçbir zaman o senaryodan tam olarak tatmin olmadığını söyledi. Marvel’ın üretim sürecinde “plus-ing” olarak adlandırdığı yaratıcı katkıların, çekim sırasında ve sonrasında devam ettiğini ifade etti.
Şu an yapım sürecinde olan Avengers: Doomsday filmi de bu yaklaşımı sürdürüyor. Filmin senaryosunu Stephen McFeely yazıyor, ancak Loki’nin yaratıcısı Michael Waldron da projeye katkı sağlıyor.
vivo, giriş segmenti yeni modelleriyle güncellemeye devam ediyor. Çinli marka son olarak 12 GB RAM, Dimensity 6300 ve 6.000 mAh pil gibi özellikler sunan Y50m 5G modelini tanıttı. İşte vivo Y50m 5G özellikleri ve fiyatı!
vivo Y50m 5G özellikleri ve fiyatı
vivo Y50m 5G, 6.74 inç, HD+ çözünürlük ve 90Hz yenileme hızı sunan LCD bir panele sahip. Ayrıca, 20:9 oranıyla geliyor ve damla çentik tasarımını benimsiyor.
Üründe kullanılan işlemci MediaTek Dimensity 6300. 6/8/12 GB RAM ve 128/256 GB depolamayla gelen model, 5 MP selfie ve 13 MP ana kamerayla karşımıza çıkıyor.
Batarya tarafındaysa 44W hızlarında şarj olabilen 6.000 mAh’lik bir birim kullanılıyor. Dahası, 204 gram ağırlığında ve 167.3 x 76.95 x 8.19 mm boyutlarında. Kutudan çıkar çıkmaz ise OriginOS 5 sürümünü çalıştıracak.
Telefonun fiyatı;
6GB + 128GB – 206 dolar
8GB + 256GB – 275 dolar
12GB + 256GB – 316 dolar olarak açıklandı.
vivo Y50m 5G teknik özellikleri
Ekran: 6.74 inç LCD, HD+ (1600 x 720), 90Hz, 20:9 oran
İşlemci: MediaTek Dimensity 6300
RAM Seçenekleri: 6 GB / 8 GB / 12 GB
Depolama: 128 GB / 256 GB
Arka Kamera: 13 MP
Ön Kamera: 5 MP
Batarya: 6000 mAh, 44W hızlı şarj, ters şarj desteği
İşletim Sistemi: Android + OriginOS 5
Parmak İzi Okuyucu: Yan tarafta
Su ve Toz Direnci: IP64 sertifikası
Boyutlar: 167.3 x 76.95 x 8.19 mm
Ağırlık: 204 gram
Renk Seçenekleri: Platin Beyaz, Gökyüzü Mavisi, Elmas Siyahı