Google’ın bir süredir üzerinde çalıştığı Pixel 10 Pro Fold için somut gelişmeler yaşanıyor. Daha önce tasarımı ve bazı kilit özellikleri sızdırılan katlanabilir telefon son olarak performans testlerinde ortaya çıktı. İşte Pixel 10 Pro Fold Geekbench skoru!
Google Pixel 10 Pro Fold Geekbench skoru ortaya çıktı
Pixel 10 Pro Fold, Geekbench testlerine girdi. Katlanabilir telefon tek çekirdekli testlerden 2 bin 276 ve çok çekirdekli testlerden 6 bin 173 puan almayı başardı. Bununla birlikte, bazı özellikleri dolaylı yoldan da olsa belli oldu.
Geekbench testlerine giren prototipin Tensor G5 işlemcisinden güç alacağını söyleyebiliriz. Bu yonga seti; 2.25 GHz hızında iki, 3.05 GHz hızında beş ve 3.78 GHz hızında tek bir çekirdeğe ev sahipliği yapıyor.
Google, katlanabilir telefon pazarına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Peki markanın yaklaşan Pixel 10 Pro Fold modeli neler sunacak?
Bununla birlikte, testlere giren modelde 16 GB RAM kullanıldığını görüyoruz. Tabii, burada daha farklı bellek opsiyonlarının olma ihtimalini de akıllardan çıkarmamak önemli. Bunun dışında kutudan çıkar çıkmaz Android 16 işletim sistemini çalıştıracak.
Google, Pixel 10 Pro Fold’u 20 Ağustos’ta Pixel 10, Pixel 10 Pro, Pixel 10 Pro XL modelleriyle birlikte tanıtacak. Lansman tarihi yaklaşıkça söz konusu model için fazla teknik özellik detayı ortaya çıkacaktır.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
15 Haziran‘da yüz binlerce ortaokullu öğrenci, Liseye Geçiş Sınavı yani LGS sınavına girdi. Bugün ise merakla beklenen sınavın sonuçları açıklandı. Bu gelişmeyle birlikte öğrenciler kontrol sistemine akın etti. Peki LGS 2025 sınav sonucu nasıl kontrol edilir?
LGS 2025 sınav sonuçları nasıl kontrol edilir?
Yüz binlerce öğrenci güzel bir liseye gitmek için yoğun çalışma temposu altındaydı ve 15 Haziran günü gerçekleşen sınavda yoğun çaba sarf ettiler. 8. sınıfta okuyan 1 milyon 10 bin 916 öğrenci bu sınava girdi.
Bugün ise Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), LGS 2025 sonuçlarını resmen açıkladı. Tabii sınav sonuçlarının açıklanmasının üzerine öğrenciler sonuçlarını öğrenmek için kontrol sistemine akın etti.
LGS 2025 sonuçları nasıl kontrol edilir?
Öncelikleburaya tıklayarakMEB LGS 2025 sonuç kontrol etme sayfasına giriş yapın.
Açılan sayfada 11 haneli T.C. Kimli Numaranızı, okul numaranızı ve doğum tarihinizi yazın.
Tüm bilgileri eksiksiz girdiğiniz takdirde sınav sonuçlarınızı göreceksiniz.
Bu gibi durumlarda sistemde yavaşlık veya çökme gibi sorunlar yaşanabiliyor. Böyle bir senaryoyla karşılaşırsanız endişelenmeyin. Bir süre sonra tekrar deneyin.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sınav sonuçlarınız beklediğiniz gibi geldi mi?Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
eSIM konusunda bugün ilginç bir gelişme yaşandı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 10 Temmuz 2025’te aldığı sessiz sedasız bir kararla, Türkiye’den yurt dışına açılan en ekonomik ve pratik internet kapılarından bazılarını tek tek kapattı. Airalo, Holafly ve Saily gibi popüler uluslararası eSIM sağlayıcılarının fişi çekilirken, bu hamle basit bir erişim engelinden çok daha fazlasını ifade ediyor: Türkiye’nin küresel dijital dolaşım özgürlüğüne karşı ördüğü yeni bir duvar.
eSIM teknolojisi, aslında bir devrimin adıydı. Yurt dışına çıkan bir vatandaşın, fahiş roaming ücretleri talep eden yerli operatörlere mahkum olmadan, gideceği ülkede dakikalar içinde internete bağlanabilmesini sağlayan sihirli bir anahtardı. Pasaport kontrolünden geçer geçmez aktif edilen uygun fiyatlı bir data paketi, haritalara bakmaktan acil bir mesaja cevap vermeye kadar tüm stresi ortadan kaldırıyordu.
Ancak BTK’nın bu kararı, teknolojinin kendisine değil, vatandaşın alternatif ve daha ucuz olanı seçme özgürlüğüne bir darbe vurdu. Engellenen platformlar Saily, Airalo, Holafly, Nomad, Instabridge, Mobimatter, Alosim ve BNESIM, küresel bir pazar yeriydi ve bu pazarda rekabet, fiyatları tüketici lehine aşağı çekiyordu. Şimdi ise oyunun kuralları yeniden yazıldı ve oyun sahası, sadece yerli operatörlerin kalacağı şekilde daraltıldı.
YouTube, web sürümü için yeni video oynatıcı tasarımını kademeli olarak kullanıma sunmaya başladı. İşte ayrıntılar!
Karar, dijital haklar savunucularını da ayağa kaldırdı. İfade Özgürlüğü Derneği’nden Prof. Dr. Yaman Akdeniz, konu ile ilgili; “Engellemedikleri bir eSIM sağlayıcıları kalmıştı herhalde. Yurt dışına gidenleri “bizimkilere” muhtaç etme girişimi. Aman alternatif ve daha ucuz servisleri kullanmayalım.” gibi sert bir açıklamada bulundu.
Oyun fiyatlarının artmasıyla birlikte PlayStation ve Xbox gibi mecraların sunduğu kampanyalar her zamankinden daha cazip hale geldi. Özellikle Xbox, her hafta düzenlediği Free Play Days etkinliği sayesinde popüler oyunları kısa süreliğine ücretsiz oynama imkanı sunuyor. Platform son olarak değeri 2100 TL’ye varan dört oyunu kısa süreliğine ücretsiz yaptı.
Xbox, dört oyunu kısa süreliğine ücretsiz yaptı
Xbox, Free Play Days etkinliği kapsamında kısa süre ücretsiz olan yeni oyunları açıkladı. Bu kapsamda, RollerCoaster Tycoon 3: Complete Edition, 13 Temmuz Pazar gününe kadar Xbox Game Pass Ultimate, Standard ve Core üyeleri için ücretsiz olarak oynanabilecek.
MLB The Show 25 ve Polterguys: Possession Party ise tüm Xbox kullanıcıları için 13 Temmuz’a kadar ücretsiz olacak. (Game Pass Ultimate, Standard veya Core üyeliği gerektirmiyor)
Bununla birlikte, Blasphemous da yine 13 Temmuz’a kadar tüm Xbox aboneleri tarafından Free Play Days kapsamında 2 saatlik süreli deneme ile oynanabilecek.
Peki siz yeni ücretsiz oyunlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu hafta ücretsiz olan Xbox oyunu nasıl? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
YouTube, kritik bir tasarım değişikliğiyle karşımızda. Platform, nisan ayından bu yana testlerine devam ettiği web sürümü için yeni video oynatıcı tasarımını kademeli olarak kullanıma sunmaya başladı. Peki, YouTube’un yeni video oynatıcısı nasıl görünecek? İşte ayrıntılar!
YouTube video oynatıcısı değişiyor: İşte yeni tasarım
Reddit gibi mecralarda paylaşılan ekran görüntülerine göre YouTube’un yeni video oynatıcısında Oynat ve Duraklat tuşları ve hemen yanında yer alan video süresi artık ayrı ayrı baloncuklar içinde yer alıyor.
Geriye kalan butonlar ise farklı bir baloncuğun içine toplanmış şekilde karşımıza çıkıyor. Ses seviyesi butonunun da yeri değişiyor. Daha önce sol altta yer alan bu tuş artık sağ tarafa taşınıyor. Bilindiği gibi mevcut düzende tek bir şerit halinde tüm butonlara erişebiliyorduk. Kısacası yeni tasarımla oynatıcı modernize edilmiş diyebiliriz.
Bu tasarım aslında ilk kez Nisan 2025’te küçük bir grup tarafından fark edildi. O zaman bunun bir test olduğu düşünülüyordu. Bugünlerde çok daha fazla kullanıcı bu yeni görünümle karşılaştığı için değişikliğin daha geniş çapta dağıtılmaya başlandığı söylenebilir. Ancak şu anda bu değişikliği tüm hesaplarda görmek mümkün değil.
YouTube'dan ilginç bir hamle geldi. Alınan son karara göre YouTube Trendler bölümü kaldırılacak. Peki, bu neden yapılacak?
Hatta bu içeriği hazırladığımız cihaz üzerinden yaptığımız kontrollerde halen eski tasarımın mevcut olduğunu görüyoruz.
YouTube’un yaptığı her arayüz değişikliğinde olduğu gibi bu güncelleme de herkesin hoşuna gitmiş değil. Tepki gösterenler tasarımın eski haline göre daha dağınık göründüğünü ve alışılmış deneyimi bozduğunu savunuyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Renault ve Oyak işbirliğiyle 2023 sonunda duyurulan 400 milyon euroluk yatırımın ikinci aşamasında yeni bir model daha üretim hattına giriyor. Duster’ın ardından Renault’nun yeni C segment SUV modeli Boreal’in de Türkiye’de üretileceği açıklandı. Modelin üretimi 2026 yılında Bursa’daki Oyak Renault fabrikasında başlayacak.
Yeni Renault Boreal modeli tanıtıldı
Renault Boreal, markanın 2027 yılına kadar geçerli “Uluslararası Oyun Planı” stratejisi kapsamında geliştirildi. Türkiye’den başta Orta Doğu ve Akdeniz olmak üzere 50’den fazla ülkeye ihraç edilmesi planlanan modelin, Latin Amerika pazarları için ikinci üretim noktası Brezilya olarak belirlendi. Boreal’in ilk tanıtımı 2025 sonunda Brezilya’da yapılacak. 2026 itibarıyla Türkiye, Latin Amerika ülkeleri ve çevre pazarlarda satışa sunulacak.
Boreal, 4,56 metre uzunluğa, 1,84 metre genişliğe, 1,65 metre yüksekliğe ve 2.7 metre aks mesafesine sahip. Tasarım diliyle farklı bir kimliğe sahip gibi görünse de bu ölçüler, modelin aslında Dacia Bigster’ın Renault markası altındaki karşılığı olduğunu gösteriyor. Bu geçiş, daha önce Avrupa dışındaki pazarlarda Duster’ın Renault rozetiyle sunulmasına benzer bir stratejinin devamı olarak değerlendiriliyor.
Modelin ilk versiyonu, yeni nesil 1.3 TCe direkt enjeksiyonlu turbo motorla donatıldı. Türkiye’de 138 beygir güç ve 240 Nm tork üreten bu motor, Latin Amerika pazarlarında 156 beygir ve 270 Nm torkla sunulacak. Aracın 0’dan 100 km/s hıza ulaşma süresi 9,3 saniye olarak verildi. Güç aktarımı 6 ileri çift kavramalı EDC otomatik şanzımanla sağlanıyor.
Samsung’un yeni modelleri Türkiye’de hangi fiyatlarla satışa sunulacak? İşte yeni Samsung ürünlerinin fiyatları!
Renault Boreal, Renault Grubu’nun yeni nesil modüler platformu üzerinde geliştirildi. Bu platform farklı gövde tipleri ve teknolojilere hızlıca adapte olabilen yapısıyla hem geliştirme süresini kısaltıyor hem de maliyet avantajı sağlıyor.
Dış tasarımda Niagara konseptinden esinlenen far yapısı dikkat çekerken, geniş çamurluklar, 19 inç jantlar, güçlü omuz çizgisi ve iki tonlu tavanla birlikte panoramik cam tavan gibi detaylar modelin kaslı ve modern görünümünü tamamlıyor.
İç mekanda çift 10 inçlik dijital ekranla donatılmış kokpit yer alıyor. Bu ekranlardan biri dijital gösterge paneli, diğeri ise multimedya sistemi olarak kullanılıyor. Google tabanlı OpenR Link sistemine sahip araçta Google Haritalar, Google Asistan ve Play Store üzerinden erişilebilen 100’den fazla uygulama yer alıyor.
48 renkli ambiyans aydınlatması, masaj ve hafıza özellikli ön koltuklar, çift bölgeli otomatik klima ve 586 litrelik bagaj hacmiyle Boreal, geniş ailelere hitap eden bir SUV olarak öne çıkıyor. Koltuklar yatırıldığında bagaj hacmi 1.770 litreye kadar genişliyor.
Güvenlik ve sürüş destek sistemleri açısından da Boreal kapsamlı donanımlarla geliyor. Şerit takip asistanı, kör nokta uyarısı, acil durum şerit koruma, çarpışma önleyici fren sistemi, 360 derece kamera, eller serbest park desteği ve adaptif LED farlar standart olarak sunuluyor. Seviye 2 otonom sürüş desteği sağlayan Akıllı Adaptif Hız Sabitleyici ve Şerit Ortalayıcı Asistan da sürüş konforunu ve güvenliğini artıran sistemler arasında yer alıyor.
Oyun dünyasının en ikonik ama bir o kadar da tartışmalı figürlerinden, Minecraft’ın yaratıcısı Markus “Notch” Persson, dijital oyun sahipliği üzerine alevlenen tartışmalara bomba gibi bir yorumla katıldı. “Stop Killing Games” adlı tüketici hareketine destek veren Notch, yayıncıların oyunları kalıcı olarak öldürme hakkını kendilerinde görmelerini eleştirerek, yıllardır savunduğu provokatif görüşünü yeniden gündeme taşıdı: Eğer bir oyuna ödediğimiz para bize tam mülkiyet hakkı vermiyorsa, korsan oyun da geleneksel anlamda hırsızlık sayılamaz.
Bu çıkış, oyun endüstrisinde oyuncular ve dev yayıncılar arasında giderek büyüyen bir fay hattını gözler önüne seriyor. Tartışmanın merkezinde ise basit bir soru yatıyor: Dijital bir oyunu “satın aldığımızda” tam olarak neyin sahibi oluyoruz?
Minecraft geliştiricisi haklı mı?
Her şey, oyuncuların parayla satın aldıkları oyunların bir gün yayıncı kararıyla tamamen oynanamaz hale gelmesine karşı başlattığı “Stop Killing Games” girişimiyle başladı. Electronic Arts’ın, BioWare tarafından geliştirilen ve büyük umutlarla piyasaya sürülen Anthem oyununun sunucularını 12 Ocak 2026’da kalıcı olarak kapatacağını duyurması, bu öfkeyi körükleyen son örnek oldu. Bu tarihten sonra, oyuna para vermiş binlerce oyuncu için Anthem dijital bir enkazdan farksız olacak.
1.3 milyona yakın imza toplayan ve Avrupa parlamentolarına yasa tasarısı sunmayı hedefleyen bu hareket, yayıncıları köşeye sıkıştırmış durumda. Yayıncıların savunması ise tanıdık: Sunucuları açık tutmak “aşırı pahalı” ve böyle bir yasa, oyun fiyatlarına zam olarak yansıyabilir. Bu, üstü kapalı bir tehdit olarak algılanıyor.
Epic Games Store, bu hafta oyunculara Figment 2: Creed Valley ve Sky Racket'i sunuyor. İşte konuyla ilgili ayrıntılar!
Bu noktada sahneye çıkan Markus Persson, aslında yeni bir şey söylemiyor; sadece 13 yıl önce kurduğu felsefi temeli günümüzün sorunuyla birleştiriyor. Notch, hiçbir zaman korsanlığı ahlaki olarak onaylamasa da, onu “hırsızlık” olarak etiketleyen endüstri dogmasına hep karşı çıktı.
2011, Oyun Geliştiricileri Konferansı: Notch, meslektaşlarına “Korsanlık hırsızlık değildir” demişti. Argümanı basitti: “Bir araba çalarsanız, dünyada bir araba eksilir. Bir oyunu korsanlarsanız, dünyada bir kopya fazlalaşır ve potansiyel olarak yeni bir hayran kazanırsınız.”
2012, Sosyal Medya: Bir hayranının oyunu satın alacak parası olmadığını söylemesi üzerine Notch, “Korsanını indir. İleride gücün yettiğinde hala beğeniyorsan satın alırsın. Bu yüzden kötü hissetme,” diyerek endüstri standartlarının çok dışında bir duruş sergilemişti.
Bugün yaptığı “Satın alma mülkiyet değilse, korsanlık da hırsızlık değildir” yorumu, bu tutarlı felsefenin bir devamı. Notch’a göre, eğer bir yayıncı sattığı ürünü keyfi olarak geri alabiliyor veya kullanılamaz hale getirebiliyorsa, oyuncunun ödediği para bir “satın alma” değil, bir “kiralama lisansı” anlamına gelir. Bu durumda, lisanssız bir kopyanın yaratılması da mülke karşı işlenen bir suç olan “hırsızlık” tanımına girmez.
Peki, Notch sadece eleştiriyor mu? Hayır, aynı zamanda bir çözüm de sunuyor. Kendisine yayıncıların ne yapması gerektiği sorulduğunda, eski günleri hatırlatıyor: Geliştiricilerin, resmi sunucular kapandıktan sonra bile oyuncuların kendi özel sunucularını kurmalarına olanak tanıyan bir model. Bu sayede oyunlar, toplulukları tarafından yıllarca yaşatılabilir ve geliştirici için ek bir maliyet oluşturmaz.
Bu tartışma devam ederken, Notch’un bir süredir takipçilerinin nabzını yoklayarak Minecraft’ın manevi bir halefi üzerinde çalışmaya geri dönme ihtimalini gündemde tutması ise dikkat çekiyor. Oyun endüstrisini parayla inşa eden ancak onun kurumsal yapısına her zaman meydan okuyan bu aykırı sesin, dijital mülkiyet savaşlarının seyrini etkileyip etkilemeyeceğini zaman gösterecek. Ancak bir şey kesin: Notch konuştuğunda, tüm sektör dinlemek zorunda kalıyor.
Samsung, kullanıcı güvenliğini artırmaya yönelik yamaların dağıtımını sürdürüyor. Güney Koreli firma, bu kapsamda kısa bir süre önce popüler iki modeli için kritik bir güncellemeyi kullanıma sundu. İşte detaylar!
Galaxy Z Fold 6 ve Flip 6 için Temmuz 2025 yaması yayında
Samsung’un Temmuz 2025 güncellemesini alan son modelleri Galaxy Z Fold 6 ve Flip 6 oldu. Yeni yama sırasıyla F956NKSS2BYFC ve F741NKSSU2BYFC yapı numaralarıyla geliyor. Aynı zamanda ilk etapta Güney Kore’deki modeller için yayında. Önümüzdeki günlerde daha fazla bölgede yayınlanacağı belirtiliyor.
Eğer güncelleme bildirimi otomatik olarak cihazınıza düşmediyse, Ayarlar > Yazılım Güncellemesi > İndir ve Yükle adımlarını izleyerek telefonunuzu/tabletinizi manuel olarak yeni sürüme yükseltebilirsiniz. Bu adımları uygulamanıza rağmen güncellemeyi hala bulamıyorsanız, yamanın henüz bölgenize ulaşmamış olma ihtimaline karşın bir süre daha beklemeniz gerekebilir.
Galaxy Z Fold 6 özellikleri ise şu şekilde;
Ekran (Katlanmamış)
6.5 inç Dinamik AMOLED, 2376 x 968 piksel, HD+
Ekran (Katlanmış)
7.6 inç, 2160 x 1856 piksel, 1-120 Hz yenileme hızı
İşlemci
Snapdragon 8 Gen 3 for Galaxy (4nm)
RAM
12 GB
Depolama
512 GB / 1 TB
Ana Kamera
50 MP f/1.8 OIS destekli
Ultra Geniş Kamera
12 MP f/2.2, 123 derece
Kapak Kamera
10 MP f/2.2
İç Ekran Altı Kamera
4 MP
Batarya
4.400 mAh
Şarj
25W kablolu, 15W kablosuz
Ağırlık
239 gram
Kalınlık (Katlanmamış)
5.6 mm
Renk Seçenekleri
Gümüş, Pembe, Lacivert, Siyah (web özel), Beyaz (web özel)
Çerçeve Malzemesi
Amor Alüminyum
Ekran Koruma
Gorilla Glass Victus 2
Ekstra Özellikler
S Pen desteği, Galaxy AI özellikleri, çoklu pencere kullanım
Galaxy Z Flip 6 özellikleri ise şu şekilde;
Ağ
Teknoloji
GSM / CDMA / HSPA / EVDO / LTE / 5G
Gövde
Boyutlar
Açık: 165.1 x 71.9 x 6.9 mm Kapalı: 85.1 x 71.9 x 14.9 mm
Ağırlık
187 g (6.60 oz)
Malzeme
Plastik ön (açık), cam arka (Gorilla Glass Victus 2), alüminyum çerçeve
PlayStation ekiplerinden olan Sucker Punch’tan Nate Fox ve Jason Connell, yaptıkları sunumla Ghost of Yotei’den beklentileri arşa çıkardı. İlk oyunun onurlu samurayı Jin Sakai’nin hikayesini geride bırakıp, bu kez Ghost of Yotei ile intikam ateşiyle yanan “Atsu” adında bir kadın paralı askerin kanlı yolculuğuna odaklanıyoruz. Ve bu yolculuk, oyuncuya daha önce hiç sunulmamış sanatsal filtreler ve acımasız bir oynanışla deneyimletilecek.
Ghost of Yotei yılın oyununa aday
Ghost of Tsushima’nın ikonik siyah-beyaz Kurosawa modu, elbette geri dönüyor. Ancak Sucker Punch, sinematik deneyimi bir üst seviyeye taşıyor ve Japon sinemasının iki dev ismini daha projeye dahil ediyor:
Watanabe Modu: Belki de sunumun en büyük sürprizi, efsanevi anime yönetmeni Shinichirō Watanabe imzasını taşıyan bu mod oldu. Bu modu seçtiğinizde, oyunun büyüleyici dünyasını keşfederken arka planda bizzat Watanabe tarafından hazırlanan, melankolik ve ritmik bir lo-fi müzik çalıyor. Bu, sadece bir filtre değil, adeta oyunun ruh halini değiştiren bir atmosfer yaratıcısı.
Miike Modu: Cesur oyuncular için ise şiddetin sinemadaki ustası Takashi Miike modu geliyor. Bu mod, kamerayı karakterimiz Atsu’ya daha da yakınlaştırarak her kılıç darbesini, her kan sıçramasını ve her çamurlu mücadeleyi iliklerinize kadar hissetmenizi sağlıyor. Miike modu, oyunun vahşetini sansürsüz bir şekilde ekrana taşıyarak, intikamın ne kadar kirli bir yol olduğunu oyuncuya deneyimletmeyi amaçlıyor.
Bu üç mod, “Ghost of Yotei”yi sadece bir oyun olmaktan çıkarıp, oyuncunun kendi tercihine göre yönetebileceği üç farklı filme dönüştürüyor.
“Atsu bir samuray değil. Onun bir onur kodu yok.” Nate Fox’un bu sözleri, oynanıştaki felsefe değişikliğini özetliyor. İlk oyundaki farklı duruş sisteminin yerini, çok daha akıcı ve pragmatik bir silah değiştirme sistemi alıyor:
Atsu, tekli katana, çift katana, devasa bir kılıç olan odachi, bir mızrak ve ölümcül bir zincirli silah olan kusarigama arasında anlık geçişler yapabiliyor. Her silah, farklı düşman tiplerine karşı özel avantajlar sunuyor. Örneğin, hantal ve zırhlı bir düşmana karşı Odachi’nin ezici gücü, mızraklı bir rakibe karşı ise çift katananın hızı tavsiye ediliyor.
Mücadeleye yepyeni bir katman ekleniyor. Artık sadece düşmanları değil, düşmanlar da sizi silahsızlandırabiliyor. Bir anlık dikkatsizlik, sizi en güvendiğiniz silahınızdan mahrum bırakarak dövüşün ortasında çaresiz bırakabilir. Bu, her karşılaşmayı daha gergin ve stratejik kılıyor.
Atsu’nun ahlaki sınırlarının olmaması, onun ailesini katleden “YoteiAltılısı” adlı gruptan intikam alırken her yolu mübah görmesi anlamına geliyor. Bu durum, oyuncuya gizlilikten çok daha fazlasını, acımasız ve yaratıcı dövüş taktikleri kullanma özgürlüğü tanıyor.
Sucker Punch, oyuncuyu acele ettirmeyen, keşfin tadını çıkarmasını sağlayan bir dünya yaratmakta kararlı. Görevler ve ipuçları, kontrol listelerinden ziyade, topladığınız bilgilere göre şekillenen bir kart sistemiyle takip ediliyor. En büyük yenilik ise kamp mekaniği:
Doğada kamp kurup yemek pişirerek dinlenebileceksiniz. Ancak yalnız olmayacaksınız. Yaktığınız ateş, gezgin kılığındaki NPC’leri yanınıza çekebilir. Bu kişiler size yeni bir görev verebilir, nadir bir silah yükseltmesi satabilir veya sizi gizli bir yeteneğe yönlendirebilir. Bu dinamik sistem, dünyayı çok daha canlı ve öngörülemez kılıyor.
Epic Games Store, bu hafta oyunculara Figment 2: Creed Valley ve Sky Racket'i sunuyor. İşte konuyla ilgili ayrıntılar!
Atsu’nun bu tehlikeli yolculuktaki en sadık yoldaşı, savaşta ona yardım eden kurdu olacak. Ayrıca, şöhretiniz arttıkça başınıza bir ödül konacak ve hem ödül avcılarından kaçacak hem de para kazanmak için kendiniz ödül avlayacaksınız.
Teknik tarafta ise hayranların en büyük isteği yerine getirilmiş: Oyun, tamamen Japonca seslendirme ve buna uyumlu dudak senkronizasyonu ile oynanabilecek. Bu, ilk oyundaki en büyük eksikliği gidererek tam bir otantiklik sağlıyor.
Ghost of Yotei, 2 Ekim 2025 tarihinde yayınlanacak. PlayStation 5’e özel olacak olan bu oyunu 3.449TL vererek ön sipariş verebilirsiniz.
Kripto para piyasası, uzun süredir beklenen patlamayı bugün yaşadı. Lider kripto para birimi Bitcoin, psikolojik ve teknik tüm dirençleri kırarak 116.000dolar seviyesini aştı ve tüm zamanların en yüksek değerine ulaştı. 2025 yılı boyunca istikrarlı bir yükseliş sergileyen ve değerini ikiye katlayan Bitcoin’in bu son rallisi, sadece rakamsal bir başarı değil, aynı zamanda küresel ekonomi politikaları, siyasi söylemler ve piyasa içi dinamiklerin yarattığı “mükemmel fırtınanın” bir sonucu olarak öne çıkıyor.
Peki, piyasaları ateşe veren bu tarihi yükselişin arkasındaki temel dinamikler neler? Uzmanlara göre, yapbozun parçaları bir araya geldiğinde ortaya net bir resim çıkıyor.
Bitcoin neden yükseldi?
Yükselişin temel itici gücü, küresel merkez bankalarından beklenen faiz indirimleri oldu. Yüksek enflasyonla mücadele döneminin sonuna gelindiğine dair sinyallerin artması ve başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere birçok bankanın faizleri düşürme hazırlığı, yatırımcıları geleneksel tasarruf araçlarından uzaklaştırarak Bitcoin gibi riskli ama yüksek getiri potansiyeli taşıyan varlıklara yöneltti.
Buna paralel olarak ABD dolarındaki zayıflama ve mevcut yönetimin son aylarda benimsediği giderek kripto dostu regülasyonlar, kurumsal ve bireysel yatırımcılar için güvenli bir zemin oluşturdu. Bu ortam, Bitcoin’i sadece spekülatif bir araç olmaktan çıkarıp, makroekonomik belirsizliklere karşı bir sığınak olarak konumlandırdı.
Piyasalar rekor kırarken, ABD Başkanı Donald Trump da sahneye çıkarak ralliyi kendi ekonomi politikalarının bir zaferi olarak ilan etti. Kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden bir açıklama yapan Trump, “Piyasalar tavan yaptı, söz verdiğim gibi!” ifadelerini kullandı. Bu ivmeyi, ithal ürünlere uyguladığı ve Amerikan ekonomisini koruduğunu savunduğu gümrük tarifelerine bağlayan Trump, bu başarının devamı için Fed’e net bir mesaj gönderdi: “Faizleri daha fazla vakit kaybetmeden düşürün!”
Trump’ın bu açıklaması, hem ralliden siyasi bir pay çıkarma hamlesi hem de faiz indirimlerinin piyasalar için ne kadar hayati olduğunu teyit eden bir hamle olarak yorumlandı.
Ancak rallinin bu kadar keskin ve hızlı olmasının ardında teknik bir neden daha yatıyor: Short Squeeze (Kısa Pozisyon Tasfiyesi).
Kripto veri platformu Coinglass’ın verilerine göre, son 24 saat içinde piyasanın düşeceğine dair beklentiyle “kısa pozisyon” açan yatırımcıların 416 milyon doların üzerinde bir parası buharlaştı. Fiyatlar beklentilerinin aksine yükselmeye başlayınca, bu yatırımcılar daha büyük zararlardan kaçınmak için pozisyonlarını kapatmak zorunda kaldı.
Google’ın 2021 yılında kullanıma sunduğu ve tehlike altındaki dilleri yaşatmayı hedefleyen Woolaroo platformu, sessiz sedasız bir güncellemeyle kelime hazinesine Lazca’yı da ekledi. Şirketin en gelişmiş yapay zeka modeli Gemini ile güçlendirilen bu sistem, artık sadece bir çeviri aracı olmanın ötesinde, kültürel bir canlandırma projesinin dijital elçisi haline geliyor. Kullanıcılar, günlük hayatta karşılaştıkları bir nesnenin, örneğin bir “çay bardağının” veya yöresel bir mimari unsur olan “serenderin” fotoğrafını çekerek, saniyeler içinde Lazca karşılığını sesli telaffuzuyla birlikte öğrenebiliyor.
Neden Lazca?
Google’ın bu hamlesi, sıradan bir dil desteği eklemesinden çok daha derin anlamlar taşıyor. Şirketin projeyi duyurduğu “Kadim Bir Medeniyetin Kalp Atışı: Lazcayı Korumak” başlıklı metin, bu tercihin arkasındaki felsefeyi gözler önüne seriyor. Güney Kafkas dil ailesinin bir parçası olan ve Antik Kolhis ile Lazika krallıklarına dayanan bir tarihi mirası taşıyan Lazca, UNESCO tarafından “kesinlikle tehlike altında” olan diller arasında sınıflandırılıyor.
Küreselleşme, kentleşme ve asimilasyon politikalarının baskısıyla anadilini konuşanların sayısının giderek azaldığı bir dönemde, Lazca sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bölgenin eşsiz biyolojik çeşitliliğine dair kadim bilgileri de barındırıyor. Google’ın metninde de vurgulandığı gibi, “Batılı bilim insanlarının henüz keşfedemediği çeşitli bitkilerin isimleri” bu dilin kelime dağarcığında saklı. Bu nedenle Woolaroo, bir bardağın Lazcasını öğretirken aslında binlerce yıllık bir gözlemin, yaşanmışlığın ve bilgeliğin kapısını aralıyor.
Ancak bu hikayenin kahramanı yalnızca Google değil. Laz topluluğu, yıllardır dillerini yaşatmak için teknolojiyi proaktif bir şekilde kullanıyor. Laz Enstitüsü’nün öncülüğünde düzenlenen çevrimiçi kurslar, ortaokullarda seçmeli ders olarak okutulan Lazca, basılan ilk sözlükler ve kitaplar, geliştirilen klavye ve mobil uygulamalar, bu kültürel direnişin en önemli yapıtaşları.
Konu ile ilgili açıklama yapan ilgili birim “Google’ın bu adımı, bizim yıllardır verdiğimiz mücadelenin ne kadar haklı ve önemli olduğunu küresel ölçekte tescillemiştir. Woolaroo, özellikle genç nesillerin dile olan ilgisini artırmak için paha biçilmez, eğlenceli ve interaktif bir araç. Ancak bu teknoloji bir amaç değil, bir araçtır. Asıl olan, Laz halkının kendi diline sahip çıkma iradesidir. Bizim yaktığımız ateşe, Google’ın en modern körükle destek vermesi olarak görüyoruz ve bu iş birliğinden büyük heyecan duyuyoruz.” ifadelerini kullanıyor.
Projenin arkasındaki yapay zeka gücünün Google’ın en gelişmiş dil modeli Gemini olması, çevirilerin doğruluğunu ve sistemin öğrenme kapasitesini artırıyor. Bu, projenin sadece statik bir sözlük olmaktan çıkıp, zamanla daha fazla kelime ve lehçe varyasyonunu öğrenebilecek dinamik bir yapıya kavuşabileceği anlamına geliyor.
TECNO AI, resmi olarak Türkçe desteği sunmaya başladı. Bu gelişme, kullanıcı deneyimini oldukça iyileştirecek.
Google’ın bu adımı, aynı zamanda teknoloji devlerinin kültürel mirasın korunmasındaki rolünü ve sorumluluğunu da yeniden gündeme getiriyor. Woolaroo’nun Lazca’yı desteklemesi, Türkiye’de ve dünyada tehlike altında olan diğer diller için de bir umut ışığı ve emsal teşkil ediyor.
Epic Games Store, her hafta sunduğu ücretsiz oyunlarla oyuncuların kütüphanelerini genişletmeye devam ediyor. Bu haftanın ücretsiz oyunları da belli oldu. Oyuncular, kısa süreliğine tamamen ücretsiz olarak sunulan bu yapımları kütüphanelerine ekleyerek kalıcı olarak sahip olabilecek. Peki, bu hafta hangi oyunlar ücretsiz olarak indirilebilecek? İşte tüm detaylar!
Epic Games, Figment 2: Creed Valley ve Sky Racket’i ücretsiz yaptı
Epic Games Store, bu hafta oyunculara Figment 2: Creed Valley ve Sky Racket’i sunuyor. Yapımlar, 17 Temmuz’a kadar ücretsiz olarak erişime açık olacak. Bu tarihe kadar oyunu kütüphanenize eklerseniz, kalıcı olarak sizin olacaklarını hatırlatalım.
Figment 2: Creed Valley oyununun Epic Games açıklaması şöyle;
”Figment 2: Creed Valley, insan zihninde geçen bir aksiyon-macera oyunudur. Kâbuslar yayılıyor ve bir zamanlar barış içinde olan toprakları ele geçiriyor. Zihin’in cesuru Dusty’ye katıl ve bulmacalarla ve müzikal bölüm sonu canavarı savaşları ile dolu benzersiz çevrelerde ilerle.”
2K, yaklaşan NBA 2K26 oyununu kısa bir süre önce ön siparişe açtı. Peki yapım Türkiye'de ne kadardan satılacak?
Sky Racket oyununun Epic Games açıklaması şöyle;
”Sky Racket, Arcade döneminden şu iki klasik türü bir araya getiren bir oyundur: Hepsine Ateş Etmece ve Tuğla Kırmaca. Saldırıda bulunamadığın bir dünyada düşmanların mermilerini raketinle onlara geri fırlatmak tek şansın! Mermileri düşmanlarına geri sektir ve galaksiyi kurtar!”
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu haftanın oyunları nasıl? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!