Respawn Entertainment tarafından geliştirilen popüler serinin yeni halkası olan Star Wars Jedi 3 hakkında heyecan verici gelişmeler yaşanıyor. Star Wars Jedi: Survivor, üç yıl önce yani 2023 yılında piyasaya sürülmüştü. Şimdi ise geliştirici ekibin devam oyunu için hazırlıkları tamamlamak üzere olduğu konuşuluyor.
Star Wars Jedi 3 ne zaman çıkacak?
Oyun dünyasının güvenilir isimlerinden Kinda Funny kurucu ortağı Tim Getty, önemli açıklamalarda bulundu. Getty, henüz duyurusu yapılmayan oyunları değerlendirdi. Ünlü isim, Jedi: Survivor devam oyununun bu yıl çıkma şansının oldukça yüksek olduğunu düşünüyor.
Bu iddia kesin bir bilgiye dayanmıyor. Ancak Getty, sektörden bazı şeyler duyduğunu ifade etti. Serinin geçmişine bakıldığında bu tarih mantıksız görünmüyor. Bu nedenle oyuncuların beklentisi de giderek artıyor.
Geliştirme süreci ve engeller
Serinin önceki oyunu Survivor, ilk oyun Fallen Order’dan dört yıl sonra çıkmıştı. O dönemde COVID-19 salgini geliştirme sürecini yavaşlatmıştı. Şimdiki süreçte ise pandeminin etkileri bulunmuyor.
Bununla birlikte Respawn cephesinde bazı değişiklikler yaşandı. Serinin yönetmeni Stig Asmussen iki yıl önce ekipten ayrıldı. Ayrıca geçen yıl şirket genelinde işten çıkarmalar oldu. Bu durumun süreci nasıl etkilediği henüz netleşmedi.
Duyuru ve çıkış takvimi tahmini
Olası bir duyuru için gözler önümüzdeki aylara çevrildi. Tim Getty, duyurunun Summer Game Fest etkinliğinden önce yapılacağını tahmin ediyor. Bu bağlamda mayıs ayı güçlü bir aday olarak öne çıkıyor. Oyunun piyasaya sürülmesi için ise eylül ayı işaret ediliyor.
Oyun dünyasının en büyük efsanesi Half-Life 3 duyurusu için The Game Awards 2025 planının son anda iptal edildiği iddia ediliyor.
Serinin finali mi olacak?
Oyunun başrol oyuncusu Cameron Monaghan, 2023 yılında üçüncü oyunun çalışmalarına başlandığını doğrulamıştı. EA Entertainment Başkanı Laura Miele ise bu yapımı “son bölüm” olarak nitelendirmişti. Bu açıklamalar, Cal Kestis’in hikayesinin sona ereceğini gösteriyor.
Ayrıca Star Wars hayranlarını bu yıl başka sürprizler de bekliyor. Anakin Skywalker’ın eski rakibi Sebulba’nın da yer alacağı Star Wars: Galactic Racer oyununun da bu yılın sonlarında çıkması planlanıyor.
Peki, Star Wars Jedi 3 hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Pokémon GO’nun geliştiricisi Niantic, oyuncuların heyecanla beklediği yeni sezonun etkinlik takvimini duyurdu. Bu duyurunun en dikkat çekici kısmı ise Pokémon GO Topluluk Günü tarihleri oldu. 2026 yılının Mart, Nisan ve Mayıs aylarını kapsayan bu özel günler, şimdiden dünyanın dört bir yanındaki eğitmenlerin takvimlerinde yerini aldı. Bu tarihler, nadir Pokémon’ları yakalamak, özel saldırılar öğrenmek ve parlak (shiny) versiyonlarla karşılaşma şansını artırmak için eşsiz fırsatlar sunuyor.
2026 Pokémon GO Topluluk Günü Tarihleri Belli Oldu
Niantic tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, önümüzdeki sezon üç standart Topluluk Günü ve bir de Topluluk Günü Klasik etkinliği düzenlenecek. Bu, oyuncuların hem yeni Pokémon’larla tanışacağı hem de geçmişte kaçırdıkları fırsatları yeniden yakalayabileceği anlamına geliyor. Belirlenen tarihler, oyuncuların hafta sonu planlarını bu özel etkinliklere göre yapabilmeleri için stratejik olarak Cumartesi günlerine yerleştirilmiş durumda. Henüz hangi Pokémon’ların öne çıkacağı bir sır gibi saklansa da, tarihler şimdiden netleşti.
İşte 2026’nın ikinci çeyreği için belirlenen Pokémon GO Topluluk Günü tarihleri:
14 Mart 2026, Cumartesi
11 Nisan 2026, Cumartesi
9 Mayıs 2026, Cumartesi
16 Mayıs 2026, Cumartesi
Özellikle 16 Mayıs’ta düzenlenecek olan Klasik etkinlik, daha önceki Topluluk Günleri’nde öne çıkan popüler bir Pokémon’u geri getirecek. Bu durum, oyuna yeni başlayan veya o dönemdeki etkinliği kaçıran oyuncular için büyük bir şans niteliği taşıyor. Topluluk, şimdiden hangi Pokémon’un geri döneceğine dair tahminlerde bulunmaya başladı.
Yeni Sezon Sadece Topluluk Günlerinden İbaret Değil
Niantic, yeni sezonun sadece Topluluk Günleri ile sınırlı kalmayacağının da sinyallerini verdi. Mart, Nisan ve Mayıs ayları boyunca oyuncuları meşgul edecek bir dizi farklı etkinlik planlanıyor. Bu etkinlikler arasında akın (raid) günleri, yumurta çatlatma (hatch) günleri ve özel araştırma görevleri gibi çeşitli aktiviteler bulunuyor. Bu yoğun takvim, oyunculara sürekli olarak yeni hedefler ve ödüller sunarak oyunun dinamizmini korumayı amaçlıyor.
Açıklanan diğer önemli etkinlik tarihleri ise şu şekilde:
7-9 Mart 2026: Sezonluk Etkinlik
21 Mart 2026: Araştırma Günü (Research Day)
28 Mart 2026: Maksimum Savaş Günü (Max Battle Day)
4 Nisan 2026: Akın Günü (Raid Day)
18 Nisan 2026: Yumurta Çatlatma Günü (Hatch Day)
25 Nisan 2026: Maksimum Savaş Günü (Max Battle Day)
2 Mayıs 2026: Gölge Akın Günü (Shadow Raid Day)
23 Mayıs 2026: Akın Günü (Raid Day)
Bu tarihler, Pokémon GO’nun ne kadar canlı ve dolu dolu bir içerik takvimine sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Her bir etkinlik, oyunculara farklı türde bonuslar ve nadir Pokémon’larla karşılaşma imkanı tanıyacak.
Aslında 2026 yılı, Pokémon GO oyuncuları için oldukça hareketli başlamıştı. Yılın hemen başında, 4 Ocak’ta düzenlenen Topluluk Günü Klasik etkinliğinde Su türü başlangıç Pokémon’u Piplup öne çıkmıştı. Ardından, 18 Ocak’ta yılın ilk standart Topluluk Günü etkinliği gerçekleştirildi ve bu etkinlikte oyuncular Çimen türü başlangıç Pokémon’u Grookey‘i yakalama fırsatı buldu. Bu etkinlikler, yeni yılın geri kalanında oyuncuları nelerin beklediğine dair bir ön izleme niteliğindeydi.
Mevcut sezon olan “Değerli Yollar” (Precious Paths) sona ermeden önce bile oyuncuları bekleyen etkinlikler mevcut. 20 Ocak’ta başlayan “Değerli Dostlar” (Precious Pals) etkinliği ile parlak (shiny) Fidough ilk kez oyuna eklendi. Ayrıca, 27 Ocak’ta başlayacak olan “Derinliklere Doğru” (Into the Depths) etkinliği ile 9. Nesil’den Glimmet de Pokémon GO dünyasına katılacak. Bu sürekli içerik akışı, oyunun popülaritesini korumasındaki en büyük etkenlerden biri olarak kabul ediliyor.
Bu yeni duyurularla birlikte, Pokémon GO topluluğu şimdiden stratejilerini oluşturmaya ve hangi etkinliklere odaklanacaklarını planlamaya başladı. Özellikle henüz açıklanmayan Topluluk Günü Pokémon’ları, en büyük merak konusu olmaya devam ediyor. Niantic’in ilerleyen haftalarda bu gizemi aydınlatması bekleniyor.
Dizüstü bilgisayar pazarında yıllardır süren Intel ve AMD hakimiyeti büyük bir tehdit altında. Grafik dünyasının devi NVIDIA sessiz sedasız yürüttüğü projede sona geldi ve masaya yumruğunu vurmaya hazırlanıyor. Şirket x86 mimarisini tarihe gömmeye aday yeni ARM tabanlı işlemcileriyle bu yıl bitmeden raflardaki yerini alacak. Teknoloji kulislerinde dolaşan bilgilere göre N1 ve N1X kod adlarını taşıyan bu yeni canavarlar performans dengelerini altüst edecek.
2026’nın ikinci çeyreğinde sahneye çıkıyor
Uzun süredir geldi, gelecek, ertelendi denilen NVIDIA imzalı işlemciler için artık takvimler netleşti. Raporlar NVIDIA’nın yapay zeka destekli yeni çiplerini bu yılın ilk çeyreğinde tanıtacağını perakende satışların ise ikinci çeyrekte, yani yaza doğru başlayacağını işaret ediyor. Bu hamle Windows on ARM platformunun artık deneysel olmaktan çıkıp Intel ve AMD karşısında gerçek bir rakibe dönüştüğünün en büyük kanıtı.
3nm teknolojisiyle güç ve verimlilik şovu
NVIDIA sadece pazara giriş yapmakla kalmıyor, teknik özelliklerle de gözdağı veriyor. TSMC’nin 3nm üretim teknolojisiyle hayat bulacak olan N1 ve N1X yongaları, yüksek enerji verimliliği ve üstün yapay zeka performansı vaat ediyor. Şirket yüksek uç yapay zeka bilgi işlem platformu olarak tanımladığı bu donanımlarla, oyunculardan ziyade içerik üreticilerini ve profesyonelleri de hedefliyor.
Qualcomm'un yeni 2nm çipi Snapdragon 8 Gen 6 Pro fiyatı sızdırıldı! Akıllı telefon maliyetlerini artıracak bu yonganın detayları haberimizde.
Gelecek planları sızdı: N2 serisi yolda
Henüz ilk nesil piyasaya çıkmadan NVIDIA’nın uzun vadeli planları da ortaya döküldü. Şirket 2027 yılı için N2 ve N2X serisi işlemciler üzerinde çalışmaya başlamış durumda. Bu da NVIDIA markasının laptop pazarında geçici bir heves peşinde olmadığını, aksine kalıcı bir dominasyon kurmayı hedeflediğini gösteriyor. Mart ayındaki GTC 2026 etkinliği veya Computex fuarı, bu devrimin ilk ayak seslerinin duyulacağı yerler olacak.
Sizce NVIDIA ekran kartlarındaki başarısını işlemci tarafında da sürdürebilir mi? Bir sonraki laptop tercihinizde NVIDIA işlemcili bir model düşünür müsünüz? Yorumlarda tartışalım!
Samsung’un teknoloji dünyasında büyük heyecan uyandıran yeni ürünü Galaxy XR modelini bu videomuzda en ince ayrıntısına kadar inceliyoruz. Henüz Türkiye’de ve Avrupa’nın pek çok yerinde satışa sunulmayan, sadece ABD ve Güney Kore pazarlarında yer alan bu cihazı sizler için deneyimledik. Sanal ve artırılmış gerçeklik dünyasında yeni bir dönem başlatan Galaxy XR, hem donanımı hem de sunduğu yazılım desteğiyle rakiplerinden ayrılan pek çok özelliğe sahip.
Cihazın kutu açılışı ve kurulum süreci aslında oldukça tanıdık bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Bir Samsung Galaxy akıllı telefon kurar gibi Samsung hesabınızla hızlıca giriş yapabiliyorsunuz. Tasarım tarafında ise üzerinde yer alan kameralar, sensörler ve hoparlör sistemi dikkat çekiyor. Cihazın çalışması için Apple Vision Pro’da olduğu gibi harici bir batarya paketiyle birlikte kullanılması gerekiyor. Bu durum yüksek işlemci gücü ve ekran çözünürlüğü nedeniyle zorunlu bir tercih olarak karşımıza çıkıyor.
Samsung Galaxy XR İnceleme
Kullanım tarafında ise Galaxy XR, el ve göz takibi özellikleriyle oldukça akıcı bir deneyim vadediyor. Gözlerinizi bir fare gibi kullanarak menüler arasında gezinebilir, el hareketlerinizle seçimlerinizi yapabilirsiniz. İncelememiz sırasında Google Maps’in Immersive View özelliğiyle dünyayı gezmekten, YouTube üzerinden 4K video izlemeye kadar pek çok farklı senaryoyu test ettik. Özellikle şeffaf ekran hissi veren arayüzü sayesinde çevrenizle olan bağınızı koparmadan dijital dünyada vakit geçirebiliyorsunuz.
Galaxy XR’ın en güçlü olduğu alanlardan biri de Google ile olan iş birliği sayesinde gelişmiş yapay zeka desteği sunmasıdır. Cihaz içerisinde entegre olarak gelen Gemini yapay zekası, gördüklerinizi analiz edebiliyor ve sizinle Türkçe olarak iletişim kurabiliyor. Ayrıca rakibi Apple Vision Pro’da henüz yer almayan yerleşik YouTube ve Google Maps gibi uygulamaların bu cihazda tam performansla çalışması büyük bir avantaj sağlıyor. Snapdragon XR2+ Gen 2 işlemci ve Wi-Fi 7 desteği gibi teknik detaylar da cihazın performans çıtasını oldukça yukarı taşıyor.
Sonuç olarak yaklaşık 1800 dolarlık fiyat etiketiyle rakibine göre çok daha ulaşılabilir bir seviyede olan Galaxy XR, sunduğu ekosistem avantajlarıyla öne çıkıyor. 90 Hz ekran tazeleme hızı ve güçlü yapay zeka entegrasyonu ile geleceğin teknolojisini bugünden kullanıcılara sunuyor. Sizler bu yeni teknoloji hakkında neler düşünüyorsunuz, yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Müzik ve podcast devi Spotify kitap severlerin hayatını kolaylaştıracak devrim niteliğinde bir özellik üzerinde çalışıyor. Android Authority tarafından uygulamanın kodlarında keşfedilen yeni Page Match özelliği sesli kitaplar ile fiziksel kitaplar arasındaki duvarı yıkmayı hedefliyor. Bu yeni teknoloji sayesinde kullanıcılar kitabı okumayı bırakıp dinlemeye geçmek istediklerinde veya tam tersi durumda kaldıkları yeri saniyeler içinde bulabilecek.
Spotify’da tarayın kaldığınız yerden dinleyin
Spotify uygulamasının 9.1.18.282 sürüm kodlarında ortaya çıkan detaylara göre sistem oldukça pratik bir mantıkla çalışıyor. Eğer elinizdeki fiziksel kitabın veya e-kitabın okuduğunuz sayfasını cihazınızın kamerasıyla taratırsanız uygulama optik karakter tanıma (OCR) teknolojisini kullanarak metni analiz ediyor. Ardından sesli kitap dosyasında tam olarak o cümleye denk gelen zaman dilimini bularak dinlemeye kaldığınız yerden devam etmenizi sağlıyor.
Çift yönlü senkronizasyon imkanı
Page Match özelliği sadece okumadan dinlemeye geçişi değil dinlemeden okumaya geçişi de kapsıyor. Kodlarda yer alan bilgilere göre sesli kitabı dinlerken uygulama size o anki bölümün fiziksel kitapta hangi sayfaya denk geldiğini gösterecek. Böylece kulaklığınızı çıkardığınızda elinizdeki kitabı açıp doğru sayfayı aramakla vakit kaybetmeyeceksiniz. Spotify bu özelliği kitabın sayfasından sesli kitaba ve tekrar geriye ilerlemenizi eşlemek olarak tanımlıyor.
WhatsApp beta programı dolu mu? Artık endişelenmenize gerek yok. WhatsApp, uygulama içinden beta'ya katılmayı sağlayan yeni bir özellik sunuyor.
Farklı baskılar sorun yaratabilir mi
Kağıt üzerinde harika görünen bu özelliğin önünde bazı teknik engeller de bulunuyor. Kitapların farklı yayınevleri veya baskıları tarafından basılan versiyonlarında sayfa numaraları değişiklik gösterebiliyor. Spotify uygulamasının bu farklılıkları nasıl yöneteceği henüz netlik kazanmış değil. Özelliği kullanabilmek için hem sesli kitabın Spotify kütüphanesinde açılmış olması hem de fiziksel kopyaya sahip olunması gerekecek.
Sizce bu özellik okuma alışkanlıklarını değiştirir mi? Hem okuyup hem dinleyenlerden misiniz? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz!
Dyson, sadece 38 mm çapında, yeni teknolojilerle donatılmış hafif bir kablosuz elektrikli süpürge olan Dyson PencilVacTM‘i Türkiye’deki kullanıcılarıyla buluşturdu. Uzun saçların dolanmasını engelleyerek toplayan dört adet koniye sahip tek elektrikli süpürge olan Dyson PencilVacTM’in sahip olduğu yeni FluffyconesTM temizleme başlığı, temizlik sırasında uzun saçları bile fırça çubuğundan kolayca çıkarıyor; böylece saçları kesmek veya çekmek zorunda kalmıyorsunuz.
Dyson PencilVacTM, iki fırça çubuğunda arka arkaya yerleştirilmiş dört koniye sahiptir. Bu koniler zıt yönlerde dönerek temizleme başlığının zeminde süzülmesini sağlıyor ve hem ön hem de arka tarafta lazer benzeri çift yeşil ışık ile gözle görülür, benzersiz şekilde hem ileri hem de geri yönde kusursuz bir temizlik sağlıyor. Koniler kenarlara doğru çıkıntı yaparak, her köşede eşsiz bir temizlik sağlıyor. Sadece 1,8 kg ağırlığında ve 38 mm çapında olan Dyson PencilVacTM, çift fırça çubuğu ile Dyson’ın en manevra kabiliyeti yüksek süpürgesidir ve minimum çabayla geriye veya yana doğru komple bir temizlik sağlıyor.
Dyson’ın Kurucusu James Dyson, PencilVacTM hakkında, “Ürünleri giderek daha küçük, daha hafif hale getirirken, performanslarını da önemli ölçüde artırmaya büyük önem veriyoruz. Uzun zamandır sadece 38 mm çapında bir elektrik süpürgesi yapmak istiyordum. Bu, tutuş açısından en uygun çap ve saç kurutma makinemiz Supersonic™ ve diğer saç bakım teknolojilerimizle aynı çapta.
Öncelikle, en güçlü ve en küçük motorumuzu geliştirmemiz gerekiyordu. Motor ne kadar hızlı olursa, o kadar küçük, hafif ve verimli olabilir ve daha az malzeme kullanır. Yeni Hyperdymium™ motorumuzun çapı sadece 28 mm ve 140.000 devir hızında dönüyor.
Ayrıca, saçları kendi kendine temizleyen yeni bir toz ayırma ve sıkıştırma sistemi ile dört konik fırça çubuklu temizleme başlığı icat ettik. Dört adet ters yönde dönen fırça çubuğu, konik fırça çubuklarının ortasında bulunan iki adet çift hareketli motor ile çalışıyor, böylece her iki tarafın en uç noktasına kadar temizlik yapılabiliyor. Zemin üzerinde kayarak, her yönde, hatta yanlara doğru bile mükemmel temizlik sağlıyor!” dedi.
Yeni Dyson FluffyconesTM, iki fırça çubuğunda dört konik fırça çubuğu içeriyor ve saçları toplarken dışarı atarak saçların fırça çubuğuna dolanmasını ve karışmasını önlüyor. Naylon kıllar, zeminden ince toz ve kirleri temizlerken saçların daha kolay toplanmasını sağlamak için özel olarak açılı olarak tasarlanmıştır.
Ön fırça çubuğu konileri bir yönde, arka koniler ise ters yönde dönüyor, böylece her yönde mükemmel temizlik sağlayarak kolaylık ve verimlilik sunuyor. Hem önde hem de arkada lazer benzeri çift yeşil ışık, her iki yönde de sert zeminlerdeki görünmez tozu ortaya çıkarırken, tüm tozun temizlendiğini gözle görülür şekilde kanıtlıyor.
Diğer temizleyicilerden farklı olarak, dört kabarık fırça çubuğu konisi kenarlara doğru çıkıntı yapacak şekilde tasarlandı, böylece her köşeyi kolayca temizleyebiliyor.
Yeni Dyson Hyperdymium140k motorla güçlendirildi
Dyson PencilVacTM, sadece 38 mm çapıyla dyson‘ın en ince elektrikli süpürgesi1 olma özelliği taşıyor ve evdeki en dar boşlukları bile temizleyebiliyor. Yeni tasarım sayesinde yere düz bir şekilde yatırılabiliyor ve sadece 95 mm kalınlığa kadar eğilerek alçak mobilyaların altını temizleyebiliyor.
Çapı 28 mm olan en küçük güçlü motorlar, 38 mm’lik sapa sığacak kadar küçük ve aynı zamanda güçlü emiş gücü sağlayacak kadar hızlı olacak şekilde geliştirilmeliydi. Sonuç, Dyson’ın bugüne kadarki en küçük ve en hızlı süpürge motoru olan, çapı sadece 28 mm olan ve yaklaşık 2 Euro madeni para büyüklüğündeki yeni HyperdymiumTM 140k motoru oldu. Bu kadar küçük bir yapıda, her bileşen daha verimli çalışmak ve daha yüksek güç yoğunluğu sağlamak için mikron düzeyinde tasarlanmak zorundaydı. Önceki modele göre yüzde 34 daha yüksek güç yoğunluğuna sahip olan motor, 140.000 devirde dönerek Dyson PencilVacTM‘de 55 AW’lık güçlü emiş gücü sağlıyor.
Dyson Teknoloji Direktörü John Churchill ise: “En küçük ve en hızlı elektrikli süpürge motorumuzu tasarlamak kolay bir iş değil. Bu, her bir teknoloji parçasını küçültmekten daha fazlasıdır. Motor tasarımı, elektronik, yazılım ve donanımın kusursuz bir şekilde bir araya getirilmesi ile elde edilen hassas bir entegrasyondur. Dyson olarak, ödün vermeyi reddederek mühendisliğin yapabileceklerini yeniden hayal ediyoruz. İnovasyon ve mühendislikten üretime kadar yaklaşımımızda taviz vermiyoruz. Yeni bir motor, temizleme başlıklarında yeni bir paradigma ve yeni bir ayırma sistemiyle Dyson PencilVacTM, bugüne kadarki en gelişmiş mühendislik çalışmalarımızı temsil ediyor.” dedi.
Yeni Dyson iki aşamalı doğrusal toz ayırma sistemi
Dyson PencilVacTM, filtrelerin tıkanmasına veya temizleme performansının düşmesine neden olmadan hava akımından toz ve kirleri etkili bir şekilde ayıran yeni bir filtreleme sistemi kullanan ilk Dyson elektrikli süpürgedir.
Yeni iki aşamalı doğrusal toz ayırma sistemi, 0,3 mikrona kadar olan partiküllerin yüzde 99,99’unu yakalıyor2, böylece emiş gücünde herhangi bir kayıp olmadan daha temiz hava eve geri veriliyor ve her temizlikte optimum performans sağlanıyor. Ayrıca, toz sıkıştırılarak hazne kapasitesi en üst düzeye çıkarılıyor ve hazneyi boşaltma sıklığı azaltılıyor.
Dyson PencilVac’in diğer önemli özellikleri
Yeni hava sıkıştırmalı hazne tasarımı, haznedeki hava akışından ayrılan tozu sıkıştırarak 0,08 L kapasitesinden beş kat daha fazla toz ve kir tutuyor.
Yeni hijyenik enjektör tipi hazne boşaltma sistemi, aynı hareketle kapağı temizlerken kiri haznenin derinliklerine itiyor.
60 dakikaya kadar kesintisiz emiş gücü sağlayan değiştirilebilir batarya yuvası.
Hızlı ve kolay erişim için manyetik şarj yuvası ve başlık saklama bölmesi.
İki adet hassas mühendislik ürünü başlık:
Dyson’ın ilk bağlanılabilir kablosuz süpürgesi
Dyson PencilVacTM, MyDysonTM uygulamasına bağlanan ilk kablosuz süpürge olarak, kullanıcılara her zamankinden daha fazla kontrol ve rahatlık sunuyor. Uygulama aracılığıyla kullanıcılar, ek ayarlara erişebiliyor ve filtrenin ne zaman ve nasıl temizleneceği dahil olmak üzere gerçek zamanlı bakım uyarıları alabiliyor. Uygulama, Dyson süpürgelerinin bakımı ve en iyi şekilde kullanılması konusunda adım adım rehberlik sağlıyor. Bu, kullanıcıların deneyimini geliştirirken, zaman içinde optimum performans sağlıyor.
Ayrıca Dyson PencilVacTM, temizlik sırasında seçilen güç modunu ve kalan çalışma süresini gösteren bir LCD ekrana sahiptir.
Doğrudan Dyson’dan satın alın
Dyson PencilVacTM’in, satış fiyatı 24.999 TL. Online satın alınan her ürünle, kullanıcılara batarya ömrünü uzatmak için yedek, değiştirilebilir bir batarya veriliyor. Dyson PencilVacTM‘i satın almak, hakkında daha fazla bilgi edinmek ve deneyimlemek için Dyson Mağazalarını ve web sitesini ziyaret edin.
üksek hızda hava akışı, fısıltı kadar sessiz çalışma performansı, beş yıl kullanılabilen 360 derece elektrostatik filtre ömrüyle tüm odayı temizleyen Dyson HushJet™ Kompakt Hava Temizleyici, iç mekanlarda gelişmiş bir konfor tanımı yaratıyor. Yeni nesil hava temizleme teknolojisi Dyson Hushjet™ 0,3 mikron kadar küçük partiküllerin yüzde 99,97’sini yakalıyor. Dyson’ın yeni HushJet hava yansıtma özelliğine sahip bu ürün, Dyson’ın ikonik Air Multiplier teknolojisinden sonra atılan cesur bir adım olarak hava temizleme performansı ve tasarımında yeni bir dönem başlatıyor.
Dyson Tasarımında Yeni Bir Dönem
Dyson HushJet™ Kompakt Hava Temizleyici, Dyson’ın ikonik Air Multiplier teknolojisinin ötesine geçerek, yüksek hızlı hava jeti başlıktan çıkarken çevredeki havayı da içine alarak hava akışını arttırıp daha güçlü bir püskürtme sağlayan heykelsi HushJet başlığı ile önemli bir tasarım değişimini temsil ediyor. Başlık, saç kurutma makinesindeki yoğunlaştırıcı gibi çalışarak hava akışının hızını arttırıyor, bu da daha hızlı ve güçlü bir hava temizleme performansı anlamına geliyor.
Uyku Kalitenizi ve Günlük Sağlığınızı İyileştirmek İçin Tasarlanmıştır
İç mekân kirleticileri, yatak odaları gibi kapalı ve iyi izole edilmiş alanlarda, özellikle kentsel bölgelerde bulunan evlerde hızla birikebiliyor. Dyson HushJet™ Kompakt Hava Temizleyici, gün ve gece boyunca ultra sessiz ve akıllı bir şekilde çalışmak üzere tasarlanmıştır.
Araştırmalar, hava kirliliği ve alerjenlerin uykuyu2 olumsuz etkilediğini gösterdiğinden, Dyson HushJet™ Kompakt Hava Temizleyici daha temiz hava ve daha az gürültü ile yaşam kalitesini arttırıyor.
Ultra sessiz: Benzersiz yıldız şeklindeki başlık, türbülansı düşürürken, yüksek hızlı kompresörün ürettiği ses dalgalarını zayıflatarak gürültüyü azaltıyor. Gece modunda sadece 24 dB ile çalışan, kütüphaneden daha sessiz ve yaklaşık olarak yumuşak fısıltılara eşdeğer olan Dyson HushJet™ Kompakt Hava Temizleyici, uykunuzu bozmadan havayı temizliyor.
Daha iyi bir gece uykusu için temizlenmiş hava: Polen, toz ve evcil hayvan tüyleri gibi havadaki alerjenleri yakalayan HushJet™, burun akıntısı, boğaz kuruluğu ve göz kaşıntısı gibi uykuyu bozabilecek semptomları azaltmaya yardımcı oluyor.
Akıllı otomatik mod: Akıllı sensörler, uyurken bile hava kalitesini gerçek zamanlı olarak izliyor ve performansı otomatik olarak ayarlıyor.
Siz ve evcil hayvanlarınız için tasarlandı: Evcil hayvan sahipleri için mükemmel olan bu ürün, evcil hayvan tüyleri ve kokusu gibi alerjenleri ortadan kaldırıyor.
Kompakt Bir Temizleyici ve Yüksek Performans
HushJet™ hava yansıtma başlığı: Temizlenmiş havayı odaklanmış bir akışla yayarak, gürültülü türbülans olmadan hızlı ve eşit bir şekilde dağılmasını sağlıyor.
Elektrostatik HEPA Filtreleme: Yeni şarjlı filtre malzemesi, 0,3 mikron kadar küçük partiküllerin yüzde 99,97’sini yakalıyor. Daha enerji verimli çalışıyor, daha az malzeme kullanıyor ve önceki HEPA filtreye göre beş kat daha uzun, yani beş yıla kadar dayanıyor.
203 fit kare CADR: Küçük boyutlu bir hava temizleyiciden gelen güçlü performans.
Tamamen sızdırmaz filtreleme sistemi: Kirleticilerin içeride kalmasını sağlıyor.
Çalışırken, dinlenirken veya uyurken, Dyson HushJet™ Kompakt Hava Temizleyici arka planda çalışarak evinizi ve sağlığınızı sessizce koruyor.
Dyson HushJet™, ayrıca program oluşturabilmek, hava kalitesini izleyebilmek, filtre ömrünü takip edebilmek ve bildirim alabilmek için MyDyson™ uygulamasına bağlanabiliyor ve Amazon Alexa, Google Asistan veya Siri gibi uyumlu ses hizmetlerini kullanarak eller serbest şekilde kontrol edilebiliyor.
Ürünün satış fiyatı: 19.999 TL
James Dyson, “Türbülansı en aza indirgemek ve aerodinamik gürültüyü azaltmak için yüksek hızlı hava akışını yumuşatmanın bir yolunu geliştirdik. Böylece Dyson HushJet, minimum gürültüyle çok yüksek hacimli hava akışı sağlayabiliyor. Uyku modunda sadece 24 dB ses çıkaran bu cihaz, inanılmaz derecede sessizdir. Kompakt temizleyiciyi dönüştürerek, 0,3 mikron kadar küçük partiküllerin yüzde 99,97’sini yakalayan, şimdiye kadarki en verimli küçük formatlı cihazımızı yarattık.”
Samsung’un merakla beklenen yeni orta segment akıllı telefonu hakkındaki ilk detaylar ortaya çıkmaya başladı. Teknoloji dünyasının gözü amiral gemisi S26 serisinde olsa da, şirket öncesinde önemli bir lansmana daha imza atacak. Galaxy A57 özellikleri, Çin’in resmi sertifikasyon kurumu aracılığıyla sızdırıldı ve cihazın tasarımında önemli bir değişikliğe işaret ediyor.
Galaxy A57 Özellikleri ve Tasarım Detayları
Çin’in Telekomünikasyon Ekipmanları Sertifikasyon Merkezi (TENAA) veritabanında SM-A5760 model numarasıyla görünen Galaxy A57, selefi Galaxy A56’ya kıyasla daha zarif bir yapıya sahip. Sızdırılan bilgilere göre yeni telefon 161.5 x 76.8 x 6.9 mm boyutlarında olacak. Bu, onu bir önceki modelden (162.2 x 77.5 x 7.4 mm) hem daha kısa ve dar hem de fark edilir derecede daha ince yapıyor.
Bununla birlikte, en dikkat çekici farklardan biri de ağırlıkta görülüyor. Galaxy A57, 182 gramlık ağırlığıyla, 198 gram olan selefine göre oldukça hafiflemiş durumda. Bu incelik ve hafiflik, telefonun günlük kullanımda çok daha konforlu bir deneyim sunacağını gösteriyor.
Donanım tarafında ise Samsung, Galaxy A57’yi gücünü Exynos 1680 işlemcisinden alan bir yapılandırmayla donatmış. Sekiz çekirdekli bu işlemci; 2.9 GHz, 2.6 GHz ve 1.95 GHz hızlarında çalışan üç kümeden oluşuyor. Grafik performansı ise daha iyi verimlilik sunan AMD RDNA mimarisine dayalı Xclipse 550 GPU’ya emanet. Cihazın 8 GB ve 12 GB RAM seçeneklerinin yanı sıra 128 GB ve 256 GB depolama versiyonlarıyla piyasaya sürülmesi bekleniyor.
Kamera ve Bataryada Değişiklik Yok
TENAA listesine göre, Galaxy A57’nin kamera donanımında büyük bir yenilik bulunmuyor. Cihaz, 50 MP ana kamera, 12 MP ultra geniş açılı kamera ve 5 MP makro kameradan oluşan üçlü bir arka kamera kurulumuna sahip olacak. Ön tarafta ise 12 MP’lik bir selfie kamerası yer alıyor. Bu özellikler, Galaxy A56 ile aynı görünüyor.
Ayrıca, telefon gücünü 5,000 mAh kapasiteli bir bataryadan alacak ve 45W hızlı şarj desteği sunacak. Diğer özellikleri arasında ekran içi parmak izi okuyucu, 5G, Wi-Fi, Bluetooth, NFC ve USB Type-C bağlantı noktası bulunuyor.
Yapay zeka yüzünden patlayan RAM krizi, teknoloji dünyasını daha önce görülmemiş bir şekilde sarsıyor ve bu durumun etkileri, sıradan tüketicilerin cüzdanlarına doğrudan yansımaya hazırlanıyor. Yapay zeka (AI) modellerinin ve uygulamalarının hızla yayılması, bu sistemlerin beyni olarak kabul edilen yüksek performanslı bellek çiplerine olan talebi patlattı. Veri merkezleri, özellikle de yapay zeka işlemleri için kurulan devasa tesisler, piyasadaki neredeyse tüm RAM stoklarını tüketirken, bilgisayar, akıllı telefon ve hatta televizyon almayı planlayan son kullanıcılar için zorlu bir dönem başlıyor. Uzmanlar, bu durumu pandemi döneminde yaşanan tedarik zinciri krizine benzeterek, önümüzdeki birkaç yılın oldukça çalkantılı geçeceği konusunda uyarıyor.
Yapay Zeka Dolaylı RAM Krizi Neden Patladı?
Krizin temelinde, yapay zekanın doymak bilmeyen bellek iştahı yatıyor. ChatGPT, Gemini ve Copilot gibi büyük dil modelleri (LLM’ler), milyarlarca parametreyi aynı anda işlemek ve hızlı yanıtlar üretebilmek için devasa miktarda yüksek hızlı DRAM ve VRAM’e ihtiyaç duyuyor. Bu talebi karşılamak için teknoloji devleri, bellek üreticilerinin kapısını rekor siparişlerle çalıyor. Pazar araştırma şirketlerinden gelen raporlar, tablonun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Yapılan analizlere göre, veri merkezlerinin 2026 yılına kadar üretilen tüm üst düzey bellek çiplerinin %70’inden fazlasını tek başına tüketmesi bekleniyor. Bu, piyasanın geri kalanına, yani tüketici elektroniği üreticilerine ve bireysel kullanıcılara sadece %30’luk bir pay kalacağı anlamına geliyor.
Bu dengesizlik, fiyatlara kaçınılmaz olarak yansıyor. Sektör kaynaklarına göre, bellek fiyatları 2025’in son çeyreğinde halihazırda %50 oranında bir artış gösterdi. Ancak bu sadece başlangıç. Önde gelen araştırma firmalarından Counterpoint Research, 2026’nın ilk çeyreğinin sonuna kadar fiyatların ek olarak %40 ila %50 daha artacağını öngörüyor. Bu, bir yıldan kısa bir süre içinde bellek maliyetlerinin neredeyse iki katına çıkması demek. Sektörü 20 yıldır takip eden TrendForce analisti Avril Wu, durumu “Bu gerçekten şimdiye kadarki en çılgın zaman” sözleriyle özetleyerek, mevcut durumun daha önceki hiçbir dalgalanmaya benzemediğini vurguluyor.
Bu durumun arkasındaki bir diğer faktör ise bellek üreticilerinin geçmişte aldığı kararlar. Birkaç yıl önce piyasada bir arz fazlası yaşanırken, Micron, Samsung ve SK Hynix gibi büyük üreticiler envanter fazlasını eritmek için üretimi kısmıştı. Ancak yapay zeka talebinin bu denli patlayıcı bir şekilde artacağını öngörememeleri, piyasada tam tersi bir etki yaratarak arzın talebin çok gerisinde kalmasına yol açtı. Şimdi ise bu devasa talep karşısında üretim kapasiteleri yetersiz kalıyor ve bu da fiyatları daha da yukarı çekiyor.
Tüketici Elektroniği İçin Domino Etkisi
Yapay zeka bellek krizi, sadece yeni bir bilgisayar toplamak isteyenlerin RAM maliyetlerini artırmakla kalmayacak. Bu kriz, bir domino etkisi yaratarak akıllı telefonlardan oyun konsollarına, televizyonlardan otomobillere kadar içinde bellek çipi barındıran hemen hemen her teknolojik ürünü etkileme potansiyeline sahip. Üreticiler, artan bellek maliyetlerini bir noktadan sonra karşılayamayacak ve bu yükü doğrudan tüketiciye yansıtmak zorunda kalacaklar. Bu da elektronik cihazların genel fiyat seviyesinde belirgin bir artış anlamına geliyor.
Önde gelen analist firmalarından IDC, bu fiyat artışlarının sonuçlarına dair karamsar bir tablo çiziyor. Firmaya göre, artan donanım maliyetleri nedeniyle 2026 yılında PC satışlarında %9, akıllı telefon satışlarında ise %5’lik bir düşüş yaşanması bekleniyor. Tüketiciler, yükselen fiyatlar karşısında satın alma kararlarını erteleyebilir veya daha düşük özellikli modellere yönelebilir. Bu durum, teknoloji pazarında genel bir yavaşlamayı tetikleyebilir. IDC, yaşananları bellek arzının yapay zeka firmaları lehine “kalıcı bir şekilde yeniden tahsis edilmesi” olarak tanımlıyor ve bu durumun tüketici pazarını uzun vadede olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.
Krizden Çıkış Yolları ve Gelecek Beklentileri
Peki, yapay zekanın yarattığı bu bellek fırtınası karşısında tüketiciler için bir umut ışığı var mı? Kısa vadede çözüm bulmak zor görünse de, sektörde bazı hareketlenmeler mevcut. Bellek üreticileri Micron, Samsung ve SK Hynix, yeni üretim tesisleri kurmak için milyarlarca dolarlık yatırım planlarını hızlandırdı. Ancak bu tesislerin tam kapasiteyle üretime geçmesi ve piyasadaki arz-talep dengesini olumlu yönde etkilemesi en erken 2028 yılını bulacak. Bu da demek oluyor ki, en az iki yıl daha yüksek fiyatlar ve olası stok sıkıntılarıyla yaşamayı öğrenmemiz gerekecek.
Bu süreçte, bazı yaratıcı çözümler de gündeme geliyor. Örneğin, kullanım ömrünü tamamlamış sunuculardan sökülen eski bellek çiplerini yeniden değerlendiren şirketlerin satışlarında patlama yaşanıyor. WSJ’nin haberine göre, Caramon adlı bir şirket, bu yöntemle aylık satışlarını birkaç ay içinde 500.000 dolardan 900.000 dolara çıkardı. Benzer şekilde, tüketiciler de ikinci el piyasasına yönelebilir veya eski bilgisayarlarındaki RAM’leri yeni sistemlerinde geçici bir çözüm olarak kullanabilirler.
Ayrıca, yapay zeka endüstrisinin de bellek bağımlılığını azaltacak yeni teknolojiler üzerinde çalıştığı biliniyor. Daha verimli algoritmalar ve daha az bellek tüketen donanım mimarileri, uzun vadede bu krizi hafifletebilir. Ancak şimdilik, yapay zeka canavarının bellek iştahı devam ediyor ve önümüzdeki birkaç yıl boyunca teknoloji alışverişi yapacak tüketiciler için zorlu bir dönem olacağı aşikar.
Küresel yayın devi Netflix medya dünyasını sarsacak Warner Bros. Discovery (WBD) satın alımı için strateji değiştirdi. Şirket daha önce sunduğu nakit ve hisse senedi karışımı teklifini revize ederek masaya tamamı nakit yeni bir teklifle geldi. Bu hamlenin temelinde rakip Paramount tarafından yapılan baskıyı kırmak ve satın alma sürecini hızlandırmak yatıyor.
Hisse senedi yerine doğrudan nakit ödeme
Netflix Eş CEOsu Ted Sarandos WBD Yönetim Kurulunun işlemi desteklemeye devam ettiğini ve bu anlaşmanın hissedarlar tüketiciler ve içerik üreticileri için en iyi sonucu vereceğinden emin olduklarını belirtti. Yenilenen anlaşma kapsamında hissedarlara hisse başına 27.75 dolar nakit ödeme yapılacak. Ayrıca Discovery Global bölümünün planlanan ayrılmasından elde edilecek değer de pakete dahil olacak. Bu revize teklif her iki şirketin yönetim kurulları tarafından oy birliğiyle onaylandı.
Paramount rekabeti ve düşen hisseler planı değiştirdi
Netflix aslında 5 Aralık tarihinde hisse başına 23.25 dolar nakit ve 4.50 dolar değerinde Netflix hissesi içeren bir teklif sunmuştu. Ancak Netflix hisselerinin belirlenen eşiğin altına düşmesi ve aynı gün Paramount şirketinin 108 milyar dolarlık tamamı nakit bir karşı teklifle gelmesi işleri karıştırdı. Paramount mevcut Netflix teklifini karmaşık ve değişken olarak nitelendirerek hissedarları kendi tarafına çekmeye çalışıyordu. Netflix tamamı nakit teklife geçerek finansal belirsizliği ortadan kaldırmayı ve rakibinin argümanlarını çürütmeyi hedefliyor.
Şahan Gökbakar'ın fenomen serisi devam ediyor! Merakla beklenen Recep İvedik 8 filmi için Disney+'tan resmi duyuru yapıldı. Detaylar haberimizde!
Süreç hızlanıyor ancak engeller bitmedi
Warner Bros. Discovery daha önce Paramount tarafından yapılan devralma girişimlerini reddetmişti. Hatta Paramount detayların açıklanması için WBD aleyhine dava açmış durumda. Netflix ise bu nakit hamlesiyle hem rakip tekliflerin önünü kesmek hem de düzenleyici kurumların ve hissedarların onay sürecini en kısa sürede tamamlamak istiyor. Bloomberg tarafından daha önce sızdırılan bu değişiklik söylentileri de böylece resmiyet kazanmış oldu.
Sizce tamamı nakit teklif Warner Bros. hissedarlarını ikna etmeye yeter mi? Bu dev birleşme yayıncılık sektörünü nasıl etkiler? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz!
Samsung’un merakla beklenen yeni amiral gemisi için ortaya atılan iddialar, teknoloji dünyasını hareketlendirdi. Gelen son bilgilere göre, Galaxy S26 Ultra fiyatı, selefiyle aynı seviyede tutulabilir; ancak bu durumun tüketiciler için beklenmedik bir maliyeti olabilir. Şirketin, artan bileşen maliyetlerini dengelemek amacıyla, özellikle ön sipariş döneminde sunduğu cömert avantajlardan feragat edebileceği konuşuluyor. Bu strateji, yapay zeka devriminin akıllı telefon pazarına olan dolaylı etkilerini de gözler önüne seriyor.
Galaxy S26 Ultra Fiyatı Neden Gündemde?
Samsung, teknoloji dünyasında her yıl olduğu gibi yine iddialı bir modelle sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Galaxy S26 serisinin tanıtımına aylar kala, en çok merak edilen konu şüphesiz serinin tepe modeli olan Ultra’nın etiket fiyatı oldu. Sektörden gelen raporlar, Samsung’un Galaxy S26 Ultra fiyatı konusunda agresif bir strateji izleyerek, mevcut Galaxy S25 Ultra’nın yaklaşık 1.000 dolarlık başlangıç fiyatını korumayı hedeflediğini gösteriyor. Bu karar, şirketin pazar payını koruma ve rekabette güçlü kalma arzusunu yansıtıyor. Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var: artan üretim maliyetleri.
Özellikle bellek yongası gibi kritik bileşenlerde yaşanan fiyat artışları, Samsung’u zorlu bir denge oyunu oynamaya itiyor. Fiyatı sabit tutma hedefi, kâr marjları üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu nedenle şirket, maliyetleri dengelemek için farklı yollar arıyor. İşte bu noktada, tüketicilerin en sevdiği kampanyalardan biri olan ön sipariş avantajlarının hedefte olduğu iddia ediliyor. Samsung’un, özellikle “çifte depolama” gibi popüler kampanyaları sonlandırabileceği veya diğer yan faydaları önemli ölçüde azaltabileceği belirtiliyor. Bu durum, telefonu aynı fiyata alan kullanıcıların, geçmiş yıllara kıyasla daha az katma değer elde etmesi anlamına gelebilir.
Peki, Samsung gibi bir devi bile strateji değiştirmeye zorlayan bu maliyet baskısının temelinde ne yatıyor? Cevap, son yılların en büyük teknolojik devrimi olan yapay zeka (AI) patlamasında gizli. Google, Meta, OpenAI ve Nvidia gibi teknoloji devleri, yapay zeka modellerini eğitmek ve çalıştırmak için devasa veri merkezleri kuruyor. Bu merkezlerin en temel ihtiyacı ise Yüksek Bant Genişliğine Sahip Bellek (HBM) ve sunucu sınıfı DDR5 bellek yongalarıdır.
Bu özel yongalara olan talep o kadar arttı ki, Samsung Device Solutions, Micron ve SK Hynix gibi dünyanın en büyük bellek üreticileri, üretim hatlarını bu daha kârlı olan HBM yongalarına kaydırdı. Üretim önceliğinin değişmesi, akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar gibi tüketici elektroniği ürünlerinde kullanılan genel amaçlı belleklerin üretiminin azalmasına yol açtı. Arzın düştüğü ancak talebin sabit kaldığı bir ortamda ise kaçınılmaz sonuç, fiyatların fırlaması oldu. Raporlara göre, akıllı telefon üreticileri artık aynı kapasitedeki RAM için bir yıl öncesine göre üç kata kadar daha fazla ödeme yapmak zorunda kalıyor.
Bu durum, tüm akıllı telefon pazarını etkileyen bir domino etkisi yaratıyor. Üreticiler ya bu artan maliyeti doğrudan tüketiciye yansıtarak telefon fiyatlarını artıracak ya da Samsung’un yapmayı planladığı gibi diğer alanlardan tasarruf ederek fiyatları sabit tutmaya çalışacaklar. Bu da genellikle daha az cömert kampanyalar, kutu içeriğinden çıkarılan aksesuarlar veya daha düşük takas değerleri anlamına geliyor.
Tüketiciler İçin Anlamı Ne?
Sonuç olarak, Galaxy S26 Ultra’nın fiyat etiketinin değişmemesi ilk bakışta iyi bir haber gibi görünse de, bu durumun bir takasla geldiğini anlamak önemlidir. Tüketiciler, telefon için daha fazla ödeme yapmayacak olsalar da, lansman döneminde elde ettikleri ek değeri kaybedebilirler. Özellikle depolama yükseltmesi gibi maliyeti yüksek avantajların ortadan kalkması, birçok potansiyel alıcı için hayal kırıklığı yaratabilir.
Bununla birlikte Samsung’un bu stratejisi, markanın amiral gemisi segmentindeki erişilebilirliğini koruma ve pazar dinamiklerine uyum sağlama çabası olarak da görülebilir. Küresel ekonomik belirsizlikler ve artan rekabet ortamında, fiyat istikrarı sunmak önemli bir pazarlama avantajı olabilir. Önümüzdeki aylarda Samsung’un resmi duyuruları, bu iddiaların ne kadarının gerçeğe dönüşeceğini ve şirketin maliyet-fayda dengesini nasıl kuracağını netleştirecektir.
Peki, Galaxy S26 Ultra fiyatı ve olası ön sipariş değişiklikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Türkiye gündeminden düşmeyen sosyal medya platformu TikTok hakkında flaş bir gelişme yaşandı. İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odası platformun oluşturduğu iddia edilen toplumsal tehditler nedeniyle harekete geçti. Oda yetkilileri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına giderek TikTok hakkında suç duyurusunda bulundu ve uygulamanın kapatılmasını veya erişimin kısıtlanmasını talep etti. Dilekçede yer alan suçlamalar ise oldukça dikkat çekici.
Silahlı içerikler ve çeteleşme tehlikesi
Savcılığa sunulan dilekçede platformun filtrelenmemesi nedeniyle suç işlenmesini kolaylaştırdığı ve suça zemin hazırladığı vurgulandı. Özellikle çocuklar tarafından yapılan silah içerikli paylaşımların şiddete özendirdiği ve gençler arasında çeteleşme eğilimlerini artırdığı belirtildi. Denetimsiz bırakılan bu içeriklerin çocukları suça sürüklediği iddiası başvurunun en önemli dayanaklarından birini oluşturuyor.
Suç duyurusunda yer alan bir diğer önemli madde ise manevi değerlere yönelik saldırılar oldu. TikTok üzerinde namaz ve dini değerlerle alay eden içeriklerin yaygınlaştığı ve bu durumun çocukları toplumsal nefrete sürüklediği ifade edildi. İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odası bu tür aşağılayıcı içeriklerin toplum yapısına zarar verdiğini savunarak yetkilileri göreve çağırdı.
Sosyal medya platformlarındaki değişiklikleri anlayarak etkileşimlerinizi nasıl artırabileceğinizi anlattık. İşte yeni X Algoritması.
Erişim engeli ve filtreleme isteniyor
Başvurunun sonuç bölümünde ise savcılıktan net taleplerde bulunuldu. Oda yetkilileri başlatılacak soruşturma neticesinde gerekli görülmesi halinde platforma erişimin engellenmesini, bunun mümkün olmaması durumunda ise sıkı filtreleme ve kısıtlama tedbirlerinin uygulanmasını istedi. Gözler şimdi savcılığın vereceği karara ve başlatılacak hukuki sürece çevrildi.
Sizce TikTok tamamen kapatılmalı mı yoksa sıkı bir denetim yeterli olur mu? Gerekçeleri haklı buluyor musunuz? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz!