OpenAI CEO’su Sam Altman açıkladı: “GPT-5 bir hataydı!”

Yapay zekanın öncüsü olarak da nitelendirilen ChatGPT, yeni sürümleriyle kullanıcılara sunuluyor. Geçtiğimiz haftalarda da GPT-5 sürümünü duyuran OpenAI, yeni bir sürüm üzerinde çalışmaya çoktan başladı. Şimdi de OpenAI CEO’su Sam Altman, GPT-5’in piyasaya sürülmesinin ardından gelen eleştirilere yanıt verdi ve bir hata yaptıklarını belirtti. İşte detaylar.

San Francisco’da düzenlenen bir yemekte gazetecilerle bir araya gelen OpenAI CEO’su Sam Altman, GPT-5 hakkında bazı bilgiler vererek pişmanlığını dile getirdi. Altman, yaptığı açıklamalarla GPT-5’in lansmanının ChatGPT’nin yüz milyonlarca kullanıcısını hayal kırıklığına uğrattığını kabul etti. Ayrıca lansman etkinliğinde de bazı şeylerin tamamen berbat edildiğini belirtti.

gpt 5

Hatanın ana nedeni ise OpenAI’ın varsayılan “4o” modeli yerine GPT-5’i varsayılan olarak ayarlaması oldu. 4o, yapısı gereği samimi ve konuşkan tarzıyla kullanıcıların büyük çoğunluğu tarafından benimsenmişti. GPT-5’in tanıtılması ve yayınlanmasıyla kullanıcıların tepkileri Reddit ve X gibi platformlarda büyüyerek abonelik iptallerine kadar gitti.

Milyarderler uzaya benzin istasyonu kuruyor

Milyarderler uzaya benzin istasyonu kuruyor

Elon Musk ve Jeff Bezos, uzaya benzin istasyonları kurmaya hazırlanıyor. Bu hamle, uzay görevlerindeki başarıyı artıracak.

Durum böyle olunca OpenAI, ücretli aboneler için 4o’yu bir seçenek olarak güncelleme ile sundu. Altman, bu geri adımı bir “uyanma çağrısı” olarak nitelendirerek, “Yüz milyonlarca insan için bir ürünü bir günde yükseltmenin ne anlama geldiğine dair bir ders çıkardığımızı düşünüyorum,” dedi.

GPT-5’in lansmanından çıkarılan bir ders, insanların yapay zeka ile duygusal bağlar kurması oldu. Kullanıcı yorumlarına göre yeni model, eskisinden daha soğuk, mekanik ve daha az duygusal olmuştu. GPT-4o’nun eski bir versiyonu olarak bırakılmasının ardından, bazı Reddit kullanıcıları bu yükseltmenin yapay zeka arkadaşlarını “öldürdüğünü” bile söyledi.

Altman, “ChatGPT ile gerçekten bir ilişki kurmuş insanlar var,” dedi ve ekledi: “Ancak yüz milyonlarca insan, onun nasıl cevap verdiğine, onları nasıl onayladığına ve destek sunduğuna alışmıştı.” Altman’a göre, GPT-6’nın en büyük zorluğu, savunmasız kullanıcıları istismar etmeden sistemi kişisel hissettirmek olacak.

GPT-5 henüz tam olarak yaygınlaşmamış olsa da, Altman, OpenAI’ın bir sonraki versiyon için çalışmaları hızlandırdıklarını ve GPT-5 ile 6 arasındaki boşluğun GPT-4 ve 5’ten çok daha kısa olacağını söyledi. Ancak Altman, GPU kapasitesinin bu süreçte önemli olduğunu ve beklentileri değiştirebileceğini belirttii.

Altman, “Daha iyi modellere sahibiz, ancak onları sunamıyoruz çünkü kapasitemiz yok,” diyerek büyük yapay zeka sistemlerini çalıştırmak için gereken güçlü çipler olan GPU’lardaki sıkıntıyı dile getirdi. Bu sorunu çözmek için OpenAI’ın “çok uzak olmayan bir gelecekte veri merkezi inşaatlarına trilyonlarca dolar harcaması gerekeceğini” söyledi.

Altman, yemekte ayrıca OpenAI için ileriye yönelik planlardan bahsederek Elon Musk’ın Neuralink’ine rakip olacak bir beyin-bilgisayar arayüzü startup’ına yatırım yapmayı düşündüklerini de ekledi. Ayrıca, Google Chrome için devam eden artan teklif savaşında yer alma fikrini de ortaya attı.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Milyarderler uzaya benzin istasyonu kuruyor

Dünyanın en zengin iki girişimcisi Elon Musk ve Jeff Bezos, uzay yolculuklarını kökten değiştirecek bir hedef için yarışıyor: Uzay araçlarına yörüngede yakıt ikmali yapmak! Bu teknolojinin başarıyla hayata geçmesi, Ay ve Mars gibi derin uzay görevlerini çok daha erişilebilir hale getirecek.

Uzaya benzin istasyonları kurulacak

Uzay yolculuklarının en büyük engellerinden biri, roketlerin taşıdığı devasa yakıt yükü. Apollo programında kullanılan Saturn V roketinin toplam ağırlığının yüzde 85’ini yakıt oluşturuyordu. Bu durum, uzay araçlarının yük taşıma kapasitesini ve menzilini kısıtlıyor.

Ancak eğer araçlar yörüngede yakıt alabilirse, Dünya’dan daha hafif kalkış yapabilir ve derin uzaydaki hedeflere daha fazla yük ve mürettebat taşıyabilir. Bu yaklaşım, uzay araştırmalarının maliyetini önemli ölçüde düşürebilir.

Ancak yörüngede yakıt ikmali yapmak kolay değil. En büyük zorluklardan biri, sıvı yakıtların uzayda aşırı düşük sıcaklıklarda güvenle saklanması. Mikro yerçekimi ortamında yakıt, tank içinde kontrolsüzce hareket ediyor ve bu da transferi karmaşıklaştırıyor.

NASA, bu sorunu çözmek için geçtiğimiz haftalarda kriyojenik soğutma sistemlerini başarıyla test etti. Bu sistemler, yakıtların yıllarca buharlaşmadan saklanabileceğini gösteriyor.

SpaceX ve Blue Origin, bu zorluklara karşı farklı yaklaşımlar sergiliyor. SpaceX, Artemis programı için bir Starship’i yörüngede yakıt deposu olarak kullanmayı planlıyor. Diğer Starship tankerleri, bu depoyu dolduracak ve Ay’a gidecek mürettebatlı iniş aracı buradan yakıtını alacak.

GTA 6 hakkında her şey

GTA 6 hakkında her şey

GTA 6 hakkında bilinen her şeyi sizler için derledik. GTA 6 çıkmadan önce bu bilgileri öğrenmenizde fayda var.

Ancak bu senaryo için 10 ila 40 arası uçuşun gerekebileceği konuşuluyor. Elon Musk, Mars’a insanlı bir görev göndermenin anahtarının yörüngede yakıt ikmali olduğunu belirtiyor.

Blue Origin ise dev roketi New Glenn ile farklı bir yol izliyor. Şirket, bir “taşıyıcı” sistem oluşturarak yakıtı Dünya yörüngesinden Ay yörüngesine taşıyacak. Bu yakıt, başka bir uzay aracıyla gelen mürettebat için hazırlanacak iniş aracında kullanılacak. NASA, Artemis programında bu yöntemi de değerlendiriyor.

Her ne kadar bazı uzmanlar bu teknolojilerin kısa vadede hazır olmayacağını söylese de, her iki milyarder de projelerini hız kesmeden sürdürüyor. Özellikle Mars’a 26 ayda bir açılan “fırlatma penceresini” kaçırmamak için yörüngede yakıt ikmali yeteneği, derin uzay yolculukları için kritik bir hale geliyor.

Kritik güncelleme: iOS 18.6.2 yayınlandı

Apple, bu sabah saatlerinde iPhone, iPad ve Mac kullanıcıları için hayati önem taşıyan yeni güncellemeler yayınladı. iOS 18.6.2 ve iPadOS 18.6.2 başta olmak üzere yayınlanan bu güncellemeler, basit bir görsel dosyası üzerinden cihazların kontrol altına alınmasına olanak tanıyabilen ciddi bir güvenlik zafiyetini ortadan kaldırıyor.

iOS 18.6.2 güncellemesini yükleyin!

Apple’ın güvenlik raporuna göre zafiyet, cihazların görüntü dosyalarını işlemesini sağlayan ImageIO adlı sistem çerçevesinde bulunuyordu. Raporda belirtildiğine göre, özel olarak hazırlanmış kötü amaçlı bir görsel dosyası, hedeflenen kişinin cihazında bir bellek bozulmasına yol açabiliyordu. Bu durum, siber saldırganların sisteme sızması için bir kapı aralıyordu.

Apple, bu açığın “belirli hedefli kişilere karşı son derece karmaşık bir saldırıda kullanılmış olabileceğine dair bir raporun farkında” olduğunu belirtti. Güvenlik açığının üçüncü parti araştırmacılar yerine doğrudan Apple tarafından keşfedilmiş olması ise dikkat çekti.

Hangi Sürümler Yayınlandı?

Apple, bu kritik açığı kapatmak için aşağıdaki güncellemeleri yayınladı:

  • iOS 18.6.2
  • iPadOS 18.6.2
  • iPadOS 17.7.10 (Eski model iPad’ler için)
  • macOS Sequoia 15.6.1
  • macOS Ventura 13.7.8 (Eski model Mac’ler için)

Bu güncelleme; iPhone XS ve sonrası tüm iPhone modellerini, yeni nesil iPad Pro, Air, mini ve standart iPad modellerini kapsıyor.

Bu özellik iPhone 18 ile tarih oluyor

Bu özellik iPhone 18 ile tarih oluyor

Apple, Kamera Denetimi tuşunu rafa kaldırmaya hazırlanıyor. iPhone 17, bu fonksiyona sahip olan son cihaz olacak.

Cihazınızın güvenliğini sağlamak için güncellemeyi hemen yapmanız tavsiye ediliyor.

iPhone ve iPad için:

Ayarlar uygulamasını açın.

Genel menüsüne dokunun.

Yazılım Güncelleme seçeneğine gidin ve güncellemeyi indirin.

Mac için:

Sistem Ayarları uygulamasını açın.

Genel sekmesine tıklayın.

Yazılım Güncelleme bölümünden yeni sürümü yükleyin.

Apple, bu tür hedefli saldırıların genellikle sıradan kullanıcıları etkilemediğini belirtse de, zafiyetin aktif olarak kullanıldığını doğrulaması sebebiyle tüm kullanıcıların tedbirli olması ve güncellemeleri geciktirmemesi büyük önem taşıyor.

ABD çip üreticilerinden hisse alacak! Peki neden?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetimi, ülkedeki yarı iletken üretimini güçlendirmek amacıyla sadece Intel’den değil, aynı zamanda Samsung, TSMC ve Micron gibi diğer büyük çip üreticilerinden de hisse almayı değerlendiriyor. Bu plan, daha önce yalnızca Intel’e odaklanılacağı yönündeki beklentileri değiştirdi ve teknoloji dünyasında yeni bir tartışma başlattı.

ABD, çip şirketlerinden hisse alabilir

Reuters’ın geçtiğimiz günlerde aktardığına göre, Trump yönetimi, yarı iletken sektörünü desteklemek için çıkarılan CHIPS Yasası (CHIPS Act) kapsamında şirketlere verilen teşvikleri hisseye dönüştürmeyi düşünüyor.

Bu uygulamanın, daha önce yalnızca Intel için gündeme geldiği konuşuluyordu. Ancak şimdi benzer bir stratejinin, ABD’de büyük üretim yatırımları bulunan diğer devler için de geçerli olacağı belirtiliyor.

CHIPS Yasası kapsamında Intel’e 7,9 milyar dolar, TSMC’ye 6,6 milyar dolar, Micron’a 6,2 milyar dolar ve Samsung’a 4,75 milyar dolar fon tahsis edilmişti. Bu fonların, şirketlerin ABD’deki üretim tesislerini genişletmesi ve yeni fabrikalar kurması için kullanılması hedefleniyordu.

Ancak fonların büyük bir kısmı henüz şirketlere tam olarak ödenmedi. Bu durum, Trump yönetimine, hibe anlaşmalarını hisse alımıyla yeniden müzakere etme fırsatı sunuyor.

GTA 6 hakkında her şey

GTA 6 hakkında her şey

GTA 6 hakkında bilinen her şeyi sizler için derledik. GTA 6 çıkmadan önce bu bilgileri öğrenmenizde fayda var.

Devletin bu hisse alımı planı, özellikle daha önce tek başına federal destekten en çok faydalanacağı düşünülen Intel için dengeleri değiştirdi. Haberin duyulmasıyla birlikte, Intel’in hisseleri piyasa kapanışı sonrası işlemlerde hafif bir değer kaybı yaşadı.

Yarı iletken sektörünün tüm büyük oyuncularının potansiyel olarak devletin kontrolüne girme olasılığı, hem teknoloji endüstrisini hem de finans piyasalarını yakından ilgilendiriyor.

TikTok ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nden anlamlı işbirliği

TikTok ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) başlattıkları uzun soluklu işbirliği kapsamında sporu dijital dünyayla buluşturuyor. 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na kadar devam edecek bu stratejik ortaklık, ülkemizde daha az görünür olan spor dallarını özellikle gençler arasında yaygınlaştırmayı ve spor kültürünün dijital içeriklerle daha geniş kitlelere ulaşmasını hedefliyor. Olimpiyatevi’nde düzenlenen basın toplantısında TMOK Başkanı Ahmet Gülüm, TMOK Yönetim Kurulu Üyesi Birsel Vardarlı Demirmen, TikTok Türkiye, Orta ve Güney Asya Küresel İş Çözümleri Lideri Barış Aldanmaz ve TikTok Türkiye, Doğu Avrupa ve Orta Asya Operasyon Lideri Melis Çağlar bu önemli işbirliğinin ayrıntılarını anlattı. 

Bu işbirliği sayesinde Olimpiyatlardaki tüm branşlar artık TikTok’ta çok daha fazla görünür olacak. Tüm dünyadan kullanıcılar okçuluktan yelkene, yüzmeden jimnastiğe birçok farklı branşı yaratıcı içerikler ve canlı yayınlarla daha yakından tanıyacak, takip edecek ve sporcuları destekleyecek. Hedef, sporu daha görünür, daha kapsayıcı ve daha ilham verici hale getirirken sporcularımıza da destek olmak! Bu stratejik ortaklık yalnızca gençleri spora teşvik etmekle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin spor turizmi potansiyeline de katkı sağlamayı amaçlıyor.

TikTok’un küresel erişimi ve içerik gücü sayesinde, Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı spor etkinlikleri de dünya genelinde daha görünür hale geliyor. Bu işbirliğinin ilk ayağı olarak 24 Ağustos’ta TMOK tarafından 37’nci kez düzenlenecek Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, @trtsporyildiz hesabından canlı yayınlanacak, dileyenler aynı yayını @tiktoklive_tr hesabı üzerinden de izleyebilecek. Yarış günü yapılacak tüm yayın ve paylaşımlarla TikTok kullanıcıları hem yarışın heyecanını paylaşacak hem de Boğaz’ın benzersiz güzelliğine tanık olacak.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Ahmet Gülüm, bu anlamlı işbirliği için “Bizim en önemli görevimiz, bu potansiyeli spor yoluyla gerçeğe dönüştürmek. Olimpik felsefenin, azmin, takım ruhunun ve fair play’in gençlerin hayatında yer bulmasını sağlamak. 

Bu anlaşma dört yıllık bir işbirliği olacak ve Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları da dahil olmak üzere 2029 yılına kadar sürecek. Bu süre boyunca, olimpik sporları ve sporcularımızı Türk toplumu ile daha yakından tanıştıracağız. En büyük hayalimiz olan spor kültürünü geliştirmek için ürettiğimiz içerikler, gençlerle ve toplumun tüm kesimleriyle buluşacak. TikTok, bu vizyoner projenin en önemli paydaşlarından biri olacak” dedi.

TikTok’la yürütecekleri işbirliğinin yalnızca nicelikten ibaret olmadığını, ilham verecek hikâyeleri görünür kılmaya odaklandığını da vurgulayan Gülüm, “2026 Şubat ayında Milano Cortina’da Kış Olimpiyat Oyunları olacak. Aralık ayında oynanacak bir eleme müsabakasıyla Kış Olimpiyat Oyunları’na katılma hakkı elde edebilecek bir takımımız var. Bu takım, Erzurumlu genç kızlardan oluşan curling kadın milli takımımız. Dünya çapında başarıya doğru yol alıyorlar. Eğer Milano’ya giderlerse bu çok büyük bir başarı olacak ve arkasında müthiş bir hikâye var. Erzurum’da Curling Federasyonu Başkanı Kenan Şebin’in gayretiyle kızların emeği birleşti ve müthiş bir takım oluşturuldu. Hedefimiz, Boğaziçi Yüzme Yarışı’ndan sonra, Kanada’da yapılacak eleme turnuvasına kadar curling milli takımının iletişimi için çalışmak. Burada genç kızlarımızın mücadelesini, Erzurum’dan çıkıp dünya çapında nasıl başarıya ulaşabileceklerini tüm Türkiye’ye anlatacağız. Bu çok değerli bir içerik. Kaç kişiye ulaştığımızdan daha değerli bir içerik” diye konuştu.

Bu işbirliğinin bir içerik planlamasından ibaret değil olmadığını vurgulayan TikTok Türkiye, Orta ve Güney Asya Küresel İş Çözümleri Lideri Barış Aldanmaz ise “Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ile yürüdüğümüz bu yol bizim için, TikTok’un Türkiye’deki spor kültürüne duyduğu saygının ve bu kültürü daha geniş kitlelere ulaştırma tutkusunun da bir ifadesi. Biz TikTok olarak sadece içerik üretmiyoruz. Sporu ve sporcuları görünür kılarak, onların kariyerlerine dijital bir destek sunmayı da önemsiyoruz. Bugün platformumuzda 10 binin üzerinde markamızla birlikteyiz. Tüm seviyeden sporcularımıza sponsor olunabilecek bir ekosistem yaratmayı hedefliyoruz. Bunun da sürdürülebilir bir başarıyı ve sporun kitlesel dönüşümünü mümkün kılacak bir vizyonun parçası olduğuna inanıyoruz” diye ekledi.

Birsel Vardarlı Demirmen ise şöyle konuştu: “Bir sporcu olarak en iyi bildiğim şey, ilhamın çoğu zaman bir hikâyeden, bir görüntüden ya da küçük bir örnekten doğduğudur. Bu işbirliği sayesinde gençlerimiz, olimpik sporcuların azim ve emek dolu yolculuklarını kendi dünyalarına çok daha yakın bir dille görecek. Sporun yalnızca sahada değil, dijital dünyada da gençlere ulaşabilmesi, onları harekete geçirebilmesi çok kıymetli. TMOK ve TikTok’un bu işbirliğinin, yeni nesillere sporun değerlerini aktaracak güçlü bir köprü olacağına inanıyorum.”

TikTok Türkiye, Doğu Avrupa ve Orta Asya Operasyon Lideri Melis Çağlar da konuşmasına TikTok’taki spor içeriklerinin hem globalde hem de Türkiye’de büyük ilgi gördüğünü anlatarak başladı. “Kullanıcılar yalnızca takip etmiyor; aynı zamanda ilham alıyor, içerik üretiyor, öğreniyor, deneyimliyor. Özellikle Z kuşağı için TikTok, yeni ilgi alanlarıyla tanıştıkları, kendilerini ifade ettikleri, hatta kariyer yönlerini belirledikleri bir dijital keşif alanı. Düşünsenize bu işbirliğiyle, belki de bir gencin TikTok’ta izleyip ilgi duyduğu bir branşta yıllar sonra milli takıma seçildiğini görürüz, neden olmasın ki? Benim ilk günden beri hayalim bu!” diyen Çağlar, tüm dünyanın takip ettiği Paris 2024 Olimpiyat Oyunları boyunca TikTok’ta 1,9 milyondan fazla gönderi paylaşıldığını ve bu içeriklerin toplamda 49 milyar kez görüntülendiğini vurguladı.  

Paralympics hesabı TikTok üzerinde 4,7 milyon takipçiye ulaştı

TikTok, Paralimpik Oyunlar ve EURO 2024 gibi küresel ölçekte ses getiren organizasyonlardaki güçlü varlığıyla da sporun dijitaldeki yeni adresi olduğunu kanıtladı. Paralimpik Oyunları sırasında @paralympics hesabının takipçi sayısı 4,7 milyona ulaştı ve 120 milyonluk görüntüleme sağlandı, ayrıca platform kullanıcılarının katkılarıyla Uluslararası Paralimpik Komitesi’nin spor gelişim programlarına 500 bin dolar bağış toplandı. 

TikTok’ta, kullanıcıların yüzde 89’u spora ilgi duyuyor, üçte biri de içerik üretimini ulusal ya da kültürel aidiyetle sürdürüyor. Bugün 60 milyona yakın kişi futbol temalı içerik paylaşıyor; global çapta en çok takip edilen 25 spor kulübünün 19’u TikTok’ta da en çok içerik üreten yayıncılar arasında yer alıyor. 

TikTok, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’yle birlikte, sporun evrensel dilini dijital dünyanın enerjisiyle buluşturmaya devam edecek. 

Aeon Tempus tarihi oyun arayanların imdadına koşuyor

Hüseyin Akkaya tarafından geliştirilen ve Ephesus Creative tarafından yayınlanacak olan “Aeon Tempus” adlı yeni oyun, oyun dünyasına heyecan verici bir soluk getirmeye hazırlanıyor. 20 Ağustos 2025’te piyasaya sürülmesi planlanan oyun, aksiyon, macera ve bulmaca türlerini bir araya getirerek oyunculara zamanda yolculuk yapma imkanı sunuyor.

Tarihin Derinliklerine Yolculuk

Oyuncular, “Aeon Tempus”ta bir zaman yolcusu araştırmacıyı kontrol ederek tarihin farklı dönemlerine seyahat edecek. Antik Mısır ve Roma gibi tarihsel olarak doğru yansıtılmış ortamlarda geçen oyunda, gerçek olaylara dayanan eserleri kurtarmak için bulmaca tabanlı görevler çözülecek.

Dinamik Dünya ve Derin Anlatı

Oyunun en dikkat çekici özelliklerinden biri, oyuncunun eylemlerine göre dinamik olarak değişen bir dünyaya sahip olması. NPC’ler, ritüeller ve hatta hava koşulları bile oyuncunun kararlarından etkilenecek. Bu dinamik yapı, oyunculara tarihi koruma veya değiştirme seçeneği sunan derin anlatısal seçimlerle birleşerek her oyuncuya özgün bir deneyim vaat ediyor.

Sinematik Deneyim

Aeon Tempus, zengin görselleri, sesli anlatımı ve orkestral müzikleri ile oyunculara sinematik bir deneyim sunmayı hedefliyor. Oyuncular, güneşin kavurduğu tapınaklardan imparatorluk başkentlerine kadar çeşitli mekanlarda siyasi entrikalar, dini ritüeller ve felsefi miraslarla yüzleşerek tarihin sırlarını açığa çıkaracak.

Bağımsız bir yapım olan “Aeon Tempus”, sunduğu yenilikçi oynanış mekanikleri ve sürükleyici hikayesiyle şimdiden oyun severlerin merakını cezbetmeyi başardı. Şimdilik İngilizce dil seçeneğine sahip olan oyun yakında güncelleme alarak Türkçe dil seçeneğine de sahip olacak. Oyunu buradan satın alabilirsiniz.

Resident Evil Requiem fragmanı yayınlandı

Oyun dünyasının en önemli etkinliklerinden biri olan Gamescom 2025 dün kapılarını açtı ve açılış gecesinde oyuncuları heyecanlandıran bir sürprizle karşıladı: Yeni Resident Evil oyunu Resident Evil Requiem’in ilk fragmanı yayınlandı. Kısa süre önce duyurulan oyun, bu fragmanla birlikte hem hikayesi hem de ana karakteri hakkında yeni detaylar verdi.

Resident Evil Requiem fragmanı paylaşıldı

Resident Evil Requiem, seriye yeni bir karakter katıyor: Grace Ashcroft. Bir FBI ajanı olan Grace, otuz yıl önce yıkılan Raccoon City’ye gitmesini gerektiren yeni bir göreve atanıyor ve kendini bir anda korku dolu olayların içinde buluyor.

Fragmanda Grace’in geçmişine dair ipuçları da var. Ayrıca Grace’in annesi Alyssa Ashcroft da fragmanda görünüyor. Serinin hayranları Alyssa’yı 2003 yapımı Resident Evil Outbreak’ten hatırlayacaktır.

Capcom, Resident Evil Requiem’in tam bir korku oyunu olduğunu belirtiyor. Oyun, oyunculara iki farklı kamera açısıyla oynama imkanı sunuyor. Oyuncular istedikleri zaman birinci şahıs (FPS) ve üçüncü şahıs (TPS) bakış açıları arasında geçiş yapabiliyor.

GTA 6 hakkında her şey

GTA 6 hakkında her şey

GTA 6 hakkında bilinen her şeyi sizler için derledik. GTA 6 çıkmadan önce bu bilgileri öğrenmenizde fayda var.

Resident Evil Requiem, 27 Şubat 2026’da PlayStation 5, Xbox Series X/S ve PC için piyasaya çıkacak. Capcom, Resident Evil’in korku köklerine geri döndüğünü ve hayranlarına tam anlamıyla gerilimli bir deneyim sunacağını söylüyor.

Fragman bu iddiayı destekler nitelikte sahneler içerirken, yeni karakter Grace Ashcroft’un hikayesi ve Raccoon City ile olan bağlantısı, serinin evrenini daha da genişletecek gibi görünüyor. Alyssa Ashcroft’un da fragmanda yer alması, eski oyunlarla bir bağ kurulduğunun ve serinin tüm geçmişinin bu yeni oyunla birleştirildiğinin bir işareti.

Huawei Pura 80, MatePad 11.5 ve daha fazlasını tanıttı

Huawei, akıllı telefon, tablet ve bağlantı teknolojileri alanındaki iddiasını en üst seviyeye taşıyor. Her bir ürün, kendi kategorisinde devrim niteliğinde özellikler sunarak kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler getiriyor. Huawei, teknolojinin zirvesini temsil eden bu üç ürünü, Huawei Tüketici Elektroniği Grubu Avrupa CEO’su Tony Rong’un katkılarıyla tanıttı.

Huawei MatePad 11.5: Eğitim ve Eğlencenin Yeni Gözdesi

Huawei, profesyoneller ve yaratıcı kullanıcılar için tasarladığı en yeni tableti HUAWEI MatePad 11.5 (2025) ile tablet deneyimini yeniden tanımlıyor. Cihazın en dikkat çekici özelliği olan ve “kâğıt dokulu ekran” olarak tanımlanan PaperMatte ekran teknolojisi, yansımaları azaltarak parlak ışık altında dahi net bir görüntü sunuyor ve uzun süreli kullanımlarda göz konforunu ön planda tutuyor. Ultra ince ve hafif bir tasarımla güçlü donanımı bir araya getiren MatePad 11.5, çizim yapmaktan not almaya, e-kitap okumaktan PDF üzerinde çalışmaya kadar geniş bir kullanım yelpazesi için benzersiz bir deneyim vadediyor.

Segmentindeki rekabette iddialı bir konumda olan HUAWEI MatePad 11.5 (2025), kullanıcılara kutudan çıktığı andan itibaren eksiksiz bir üretkenlik çözümü sunuyor. Rakip modellerden farklı olarak klavye ve kalemin ürünün yanında sunulması, onu özellikle eğitim ve iş odaklı kullanıcılar için cazip kılıyor. Samsung Galaxy Tab S10 FE modeline kıyasla daha yüksek ekran yenileme hızıyla akıcı bir görsel deneyim sağlarken, Apple iPad A16 gibi modellere göre daha ulaşılabilir bir fiyat noktasında yer alıyor. AppGallery ve Google uygulamaları desteğiyle çok yönlü bir kullanım sunan tablet, premium özellikleri bütçe dostu bir fiyatla birleştirerek kendi segmentinde değeri en yüksek cihazlardan biri olarak öne çıkıyor.

Huawei MatePad 11.5 hakkında daha fazla bilgi için tıklayın

Huawei Pura 80 Serisi: Mobil Fotoğrafçılığın Yeni Şampiyonları

Huawei’nin estetik ve teknolojiyi birleştirdiği yeni Pura 80 Serisi, Pura 80 Pro ve Pura 80 Ultra modelleriyle mobil fotoğrafçılıkta yeni bir çağ başlatıyor. Serinin zirvesindeki Huawei Pura 80 Ultra, bağımsız değerlendirme kuruluşu DXOMARK tarafından 175 puanla dünyanın en iyi mobil kamerası olarak tescillendi. Bu başarıyı, sektörde bir ilk olan Değiştirilebilir Çift Telefoto Kamera sistemine borçlu. Bu sistem, 3.7x ve 9.4x optik zoom arasında akıllıca geçiş yaparak en uzak detayları bile inanılmaz bir netlikle yakalıyor. 1 inçlik Ultra Aydınlatma HDR ana kamerası ve f/1.6-f/4.0 arasında değişebilen fiziksel diyafram açıklığı, her ışık koşulunda profesyonel kalitede sonuçlar sunarken, cihazın dayanıklılığı ise İkinci Nesil Kristal Zırh Kunlun Cam ile güvence altına alınıyor.

Serinin diğer güçlü üyesi Huawei Pura 80 Pro ise Türkiye’de ön satışa çıktığı ilk günden itibaren rekor ilgi gördü. 1 inçlik devasa Ultra Aydınlatma Kamerası ve değişken diyafram açıklığı ile özellikle düşük ışık koşullarında olağanüstü bir performans sergileyen model, “Parlak Kırmızı” rengiyle stokları eriterek gücü ve zarafeti bir arada arayanların tercihi oldu.

Huawei Pura 80 Serisi hakkında daha fazla bilgi için tıklayın

Huawei WiFi X1 Pro: Kesintisiz ve Güçlü Bağlantı

Evde internet deneyimini yeniden tanımlayan Huawei, Wi-Fi 7 teknolojisine sahip yeni premium mesh router’ı WiFi X1 Pro’yu tanıttı. Özellikle çok katlı evler için tasarlanan bu model, 200 m²’ye kadar geniş bir kapsama alanı sunuyor. Katlar arası güçlü kapsama sağlayan özel mesh anteni sayesinde evin her köşesinde kesintisiz ve stabil bir bağlantı sağlarken, Reddot 2025 ve IF Design gibi prestijli ödüllere sahip şık tasarımıyla ev dekorasyonuna uyum sağlıyor. Huawei AI Life uygulaması üzerinden birkaç adımda kolayca kurulan router, kullanıcı dostu bir yönetim deneyimi sunuyor.

Huawei WiFi X1 Pro hakkında daha fazla bilgi için tıklayın

THOMSON Go Plus 4K ekranı ile fark yaratıyor

Avrupa’nın en çok bilinen televizyon üreticilerinden THOMSON, taşınabilir ekran kavramını yeniden tanımlayarak onu daha yönlü hale getiriyor. Go Plus ile dokunmatik ekranın eklenmesi ve dev bir taşınabilir cihaz olma özelliği sayesinde deneyim, yepyeni bir seviyeye ulaşıyor. Üstelik 4K Ultra HD çözünürlüğü ve şık metal kaplaması, bu ekranı hem ev hem de profesyonel kullanım için ideal bir çözüm haline getiriyor.

Gelişmiş ve Yüksek Performanslı Taşınabilir Ekran

Bataryayla çalışan ilk taşınabilir ekran Go TV’nin başarısının ardından, THOMSON, şimdi daha da gelişmiş bir model olan Go Plus’ı tanıtıyor. Bu ekran, optimum hareket kabiliyeti için tekerlekli ayarlanabilir bir standa monte edilmiş 32 inçlik 4K Ultra HD bir dokunmatik ekrana sahip. Ayrıca, 4 saate kadar pil ömrü sağlayan bir batarya ile çalışan ekran, herhangi bir elektrik prizinden uzakta da çalışabiliyor. Go Plus, evde veya açık havada eğlence amaçlı kullanımdan profesyonel sunumlara kadar her duruma uyum sağlıyor.

Evde: Kablosuz Özgürlük

Android ile çalışan Go Plus, Wi-Fi bağlantısı sunarak kullanıcıların tüm favori uygulamalarına kolayca erişmelerini sağlıyor. İçerik severler için Netflix, Disney+, Prime Video ve YouTube gibi 4K kalitesinde yayın hizmetlerini sunuyor. 

Mobil yaşam tarzı için tasarlanan bu ekran, evin herhangi bir yerine taşınabiliyor. Yıldızların altında bir yaz gecesi, en sevdiğiniz programı izlerken veya mutfakta bir tarif takip ederken, dokunmatik ekrana basit bir dokunuşla duraklatabileceğinizi hayal edin. Go Plus’ın çok yönlülüğü, onu tüm eğlence ihtiyaçlarınız için vazgeçilmez bir arkadaş haline getiriyor. 

Ofiste ve Ötesinde: Dokunmatik Ekran Devrimi 

Go Plus, profesyonel bir ortamda pratikliği ve esnekliği ile öne çıkıyor. Dokunmatik ekranı sayesinde interaktif beyaz tahta işlevi de görebilen bu ekran, beyin fırtınası oturumları veya iş birliğine dayalı atölye çalışmaları için mükemmel bir seçim. Bir Word, PowerPoint veya Google Docs belgesini doğrudan ekranda düzenlemek zahmetsiz hale geliyor. 

Ayarlanabilir yükseklik ve eğim fonksiyonu ve dikey modda kullanılabilme özelliği ile Go Plus, hem yatay hem de dikeyde çeşitli profesyonel ihtiyaçları karşılayan özel olarak tasarlanmış bir araç olmasıyla beraber; ayrıca perakende mağazalarında veya etkinliklerde de kullanılabilir ve izleyicilerin dijital bir kataloğa göz atarak, bir web sitesini keşfederek veya dijital ve fiziksel deneyimleri sürükleyici bir şekilde birleştirerek sorunsuz bir şekilde etkileşime girmesine olanak tanır.

Zarif Tasarım ve Üstün Performans 

Estetik düşünülerek tasarlanan Go Plus’ın gümüş renkli metal kaplaması ona zarif bir görünüm ve dayanıklılık kazandırıyor. Ultra-HD 4K ekran olağanüstü görüntü kalitesi sağlayarak hem video izlemek hem de ayrıntılı içerikler üzerinde çalışmak için idealdir.

Fiyat ve Erişim

Tavsiye edilen perakende satış fiyatı 51.999 TL olan Go Plus, en yeni özellikleri sunarken erişilebilir olmaya devam ediyor. Hem profesyonel görevlerinizi basitleştirmek hem de eğlence deneyiminizi geliştirmek için Thomson Go Plus taşınabilir ekran algısını yeniden tanımlıyor.

Ürünü buradan satın alabilirsiniz. #işbirliği

Trugo şarj ekosisteminde zirvede 

Türkiye’de 81 ilin tamamında ultra hızlı şarj cihazlarıyla tüm elektrikli araç kullanıcılarına kesintisiz ve konforlu bir hizmet sunan Trugo, şarj ekosistemi enerji satışında lider konumuna ulaştı. 2023 yılı Nisan ayından itibaren lisanslı şarj ağı operatörü olarak hizmet veren ve o günden bu yana 4 milyon başarılı şarj işlemine erişen Trugo, EPDK tarafından ilk kez yayımlanan temmuz ayı şarj istasyonu enerji satış verilerine göre yüzde 27,03’lük pazar payıyla birinci oldu.

Temmuz ayında şarj istasyonlarında toplam elektrik tüketimi yaklaşık 45.606 MWh olurken, bu tüketimin 12.328 MWh’lık bölümü Trugo istasyonlarında gerçekleşti. Türkiye genelinde sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Balıkesir, Muğla, Kocaeli, Bolu ve Konya, şarj tüketiminde öne çıktı.

Tesla yine geri adım attı

Tesla yine geri adım attı

Tesla, Çin pazarına sunduğu Model 3'lere geleneksel sinyal kolunu geri getirdi. Bu gelişme, kullanıcıları oldukça sevindirdi.

Trugo Yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanılıyor

81 ilde 1000’den fazla ultra hızlı DC ve 500’den fazla AC şarj istasyonuyla ve toplamda 3000’den fazla soketle hizmet sunan Trugo’nun ultra hızlı şarj cihazlarıyla bir bataryanın doluluk oranı 30 dakikadan daha kısa sürede yüzde 20’den yüzde 80’e ulaşıyor. Ultra hızlı cihazlarda sertifikalı yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen enerji kullanılıyor. Kullanıcılar Türkiye genelindeki şarj ağını Trugo mobil uygulaması ve web sitesi üzerinden takip edebiliyor.

Hyundai i30 geri dönüyor! Büyük sürpriz

Hyundai’nin sevilen modeli i30, Eylül ayında Türkiye’ye geri dönüyor. Çekya’da üretilen model, modern teknolojiyi geleneksel tasarımıyla birleştiriyor ve iki farklı donanım seviyesi ile satışa sunulacak.

Hyundai i30, yeniden karşımıza çıkacak

Yeni i30’da sadece 1.5 litrelik turbo hafif hibrit motor seçeneği yer alacak. Bu motor, 7 ileri DCT otomatik şanzımanla birlikte 140 beygir güç ve 253 Nm tork üretiyor. Fabrika verilerine göre, 100 kilometrede 5.7 ile 6.4 litre arasında yakıt tüketiyor. Otomobil, 0’dan 100 km/s hıza 9.7 saniyede ulaşıyor ve azami hızı 197 km/s.

Yeni Hyundai i30, 4340 mm uzunluğa, 1795 mm genişliğe ve 1455 mm yüksekliğe sahip. 2650 mm’lik aks mesafesi sunan modelin bagaj hacmi 395 litre. Bu hacim, arka koltuklar katlandığında 1301 litreye kadar çıkıyor.

GTA 6 hakkında her şey

GTA 6 hakkında her şey

GTA 6 hakkında bilinen her şeyi sizler için derledik. GTA 6 çıkmadan önce bu bilgileri öğrenmenizde fayda var.

Donanım seviyesine göre, 10.3 inç dijital gösterge ekranı, geri görüş kamerası, kablosuz şarj ünitesi, ön ve arka USB-C portları gibi teknolojik özellikler bulunuyor. Ayrıca, 17 inç alaşım jantlar, Full LED farlar, LED stoplar ve panoramik cam tavan da i30’da yer alan diğer özellikler arasında.

Otomobilin Türkiye fiyatı henüz açıklanmadı. Ancak aynı motor ve şanzıman kombinasyonuna sahip modelin Avrupa’da 33 bin Euro (yaklaşık 1.580.000 TL) civarından başladığı biliniyor. Yeni i30’un Türkiye fiyat ve donanım detayları Eylül ayında netleşecek.

Peki siz bu araç hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Intel Panther Lake işlemciler sızdırıldı

Intel’in merakla beklenen yeni işlemci ailesi Panther Lake hakkında önemli bilgiler sızdırıldı. Şirketin kendi portalı GFX CI’dan elde edilen veriler, seriye ait bir modelin teknik özelliklerini gözler önüne seriyor. Sızdırılan işlemci; 12 çekirdekli yapısı, 3.0 GHz’lik taban saat hızı ve Hyperthreading desteği olmadan geliyor.

Panther Lake işlemcilerin performansı belli oldu

Sızdırılan bilgilere göre, Panther Lake işlemcinin çekirdek dizilimi 4 Performans (Cougar Cove), 4 Verimlilik (Darkmont) ve 4 Düşük Güç (LPE) şeklinde olacak. Bu yapı, özellikle dizüstü bilgisayarlarda enerji verimliliğini artırmayı hedefliyor.

Söylentilere göre, Panther Lake ailesi iki farklı segmente ayrılıyor. PTL-H modelleri bütçe ve orta seviye dizüstü bilgisayarlara, PTL-U serisi ise daha düşük güç tüketimi ve uzun pil ömrü arayan kullanıcılara hitap edecek. Daha önceki raporlarda 16 çekirdekli versiyonların da olacağı konuşuluyordu, bu da farklı seçeneklerin sunulacağını gösteriyor.

GTA 6 hakkında her şey

GTA 6 hakkında her şey

GTA 6 hakkında bilinen her şeyi sizler için derledik. GTA 6 çıkmadan önce bu bilgileri öğrenmenizde fayda var.

Sızıntıda yer alan “model 0xCC” ve “stepping 0x2” ibareleri, Panther Lake silikonunun henüz erken bir versiyonu olduğunu gösteriyor. İşlemcinin Intel’in 18A üretim süreciyle üretileceği doğrulandı. Ancak bu süreçte hala verimlilik sorunları yaşandığı belirtiliyor.

Önceki raporlar, üretilen çiplerin sadece %10’unun kalite standartlarını karşıladığını ortaya koymuştu. Bu durum, serinin 2025’in dördüncü çeyreği için planlanan çıkış tarihine yetişip yetişmeyeceği konusunda soru işaretleri oluşturuyor.