vivo’dan fiyat performans odaklı akıllı telefon geliyor

vivo, ürün yelpazesini genişletmek için çalışmalarına devam ediyor. Çinli üretici bu kapsamda çok yakında V60 modelini kullanıcılara sunacak. Akıllı telefonla ilgili bugüne dek çok fazla detay ortaya çıkmasa da bu durum artık değişti. vivo V60, tanıtım öncesi önemli bir eşiği aştı.

vivo V60, SIRIM ve TUV sertifikalarını aldı. Bu sertifikalar telefonun 90W hızlarında şarj olacağı bilgisi dışında herhangi bir teknik detayı ortaya çıkarmıyor. Öte yandan, tanıtımın çok yakında yapılacağına dair önemli sinyaller veriyor.

vivo V60, SIRIM ve TUV sertifikası aldı
vivo V60, SIRIM ve TUV sertifikası aldı

Çinli üreticinin geçmiş stratejileri göz önüne alındığında yaklaşan V60’ın Mayıs 2025’te çıkış yapan S30 modelinin makyajlanmış sürümü olması bekleniyor. Bu durumda akıllı telefonun 6.67 inç OLED ekran, 1.5K çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızıyla gelmesi kuvvetle muhtemel.

vivo’dan uygun fiyatlı telefon geliyor: Neler sunacak?

vivo’dan uygun fiyatlı telefon geliyor: Neler sunacak?

vivo Y04e, V2430 model numarasıyla Google Play Console'da göründü. Peki telefondan neler beklemeliyiz? İşte ayrıntılar!

Modelde Qualcomm Snapdragon 7 Gen 4 işlemcisi kullanılacak. Bununla birlikte, 16 GB LPDDR4x RAM ve 512 GB UFS 2.2 depolama seçenekleriyle raflardaki yerini alması kuvvetle muhtemel.

Önde 50 MP selfie kamerası ve arkada ise OIS destekli 50 MP ana ve 50 MP ultra geniş açı sensörüne yer verilmesi bekleniyor. Son olarak, ağustos ayında kullanıcıların beğenisine sunulacağını belirtelim.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce akıllı telefon beklentileri karşılayacak mı?Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Android Auto’ya rakip Samsung Auto DeX geliyor

Samsung, araç içi dijital deneyimi yeniden şekillendirecek yeni bir platform üzerinde çalışıyor. Auto DeX adı verilen bu özellik Android Auto’ya alternatif olarak geliştiriliyor ve otomobiller için optimize edilmiş özel bir arayüz sunuyor.

İlk bilgiler bu yazılımın 100’den fazla markaya ait 8 bin 500’den fazla araç modelini desteklediğini gösteriyor. Ancak dikkat çeken asıl detay Auto DeX’in araç desteği olmayan senaryolarda bile telefonda çalışabiliyor olması.

Paylaşılan ekran görüntülerine göre Auto DeX arayüzü Android Auto veya Apple CarPlay’e benzer bir düzene sahip. Ekranın merkezinde harita uygulaması yer alıyor. Sağ üst kısımda çalma listesi kısayolu, altında ise müzik kontrol aracı görülüyor.

Auto DeX

Sol tarafta ise zaman, uygulama listesi ve uygulama menüsüne açılan bir kısayol içeren dikey bir görev çubuğu yer alıyor. Arayüzde görülen uygulamalar arasında Bixby, harita uygulaması, müzik uygulaması ve Samsung’un telefon uygulaması bulunuyor.

Tesla Supercharger Türkiye lokasyonları açıklandı

Tesla Supercharger Türkiye lokasyonları açıklandı

Türkiye'de Tesla Supercharger lokasyonları bugün resmi olarak açıklandı. Tesla sahiplerinin yüzünü güldüren haberin detayları haberimizde.

Alt kısımda ise Samsung’un klasik üç butonlu navigasyon çubuğunun yer aldığı ikinci bir görev çubuğu dikkat çekiyor. Yani Auto DeX sadece araç ekranlarıyla sınırlı kalmadan telefon ekranlarında da çalışabilecek.

Samsung’un daha önce Çin pazarına özel olarak sunduğu “Samsung Auto” adlı sistem biliniyordu. Ancak Auto DeX bu sistemin ötesine geçerek daha geniş kitlelere hitap edecek şekilde tasarlanmış gibi görünüyor.

Özellikle Google’ın Android Auto for Phone Screens deneyimini birkaç yıl önce sonlandırmasının ardından Auto DeX’in doğrudan telefonda çalışabilme potansiyeli bu boşluğu dolduracak bir alternatif olma ihtimalini gündeme getiriyor.

Yeni platformun ne zaman resmiyet kazanacağı, hangi ülkelerde kullanıma sunulacağı ve üçüncü parti uygulamalarla nasıl bir entegrasyon sağlayacağı henüz net değil. Ancak Samsung’un One UI 8 arayüz güncellemesini bu hafta yeni katlanabilir cihazlarıyla birlikte tanıtması bekleniyor.

Bu güncellemeyle birlikte Auto DeX’in de ilk kez resmen ortaya çıkabilir. Özelliğin son kullanıcıya ne zaman ulaşacağı henüz bilinmiyor olsa da yazılımın test görüntüleri ve teknik detayları geliştirme sürecinin ileri bir aşamaya geldiğini gösteriyor.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşabilirsiniz.

Apple gözünü F1’e dikti

Apple’ın, F1 yayın haklarını kendi platformu Apple TV üzerinden ABD’de yayınlamak için yoğun görüşmelerde bulunduğu söyleniyor. F1’in ESPN ile olan mevcut anlaşmasının bu yıl sona erecek olması, yayın devleri arasında kıyasıya bir rekabetin fitilini ateşlemiş durumda.

Financial Times’ın haberine göre, Apple 2026 sezonundan itibaren Formula 1’i ABD’deki izleyicilerle buluşturma hedefinde. Ancak, teknoloji devinin bu yarışta yalnız olmadığı ve teklifinin detaylarının henüz netleşmediği belirtiliyor.

ESPN, Formula 1 yayın hakları için yaptığı özel teklif süresini, artan maliyetleri gerekçe göstererek pas geçmişti. Ancak bu durum, yayıncının yarıştan çekildiği anlamına gelmiyor; Apple ve diğer potansiyel taliplerle birlikte masadaki yerini koruyor.

F1 yakında Apple’a geçebilir

Formula 1’in sahibi Liberty Media, bu popüler spor serisinin yayın haklarından yıllık yaklaşık 90 milyon dolar gelir elde ediyor. Ayrıca, hayranların tüm yarışları canlı ve isteğe bağlı olarak izleyebildiği, yıllık 130 dolarlık abonelik ücretiyle doğrudan tüketiciye yönelik bir hizmet olan F1 TV de faaliyet gösteriyor.

Yarış serisinin küresel çapta artan popülaritesiyle birlikte, bir sonraki telif hakkı turunun maliyetinin de önemli ölçüde artması bekleniyor. Tahminler, yıllık 120-150 milyon dolarlık bir aralığı işaret ediyor ki bu rakam, Apple’ın kolaylıkla karşılayabileceği bir meblağ olarak değerlendiriliyor.

Potansiyel bir Apple anlaşması durumunda, F1 TV’nin akıbeti belirsizliğini koruyor. Dünya genelindeki diğer pazarlarda, özel F1 yayın hakları sahipleri, ligle yaptıkları anlaşma kapsamında F1 TV’nin kullanılabilirliğini kısıtlayabiliyor. Eğer Apple, müşterilerin başka yerlerden yayın yapma seçeneği varken bir anlaşma yapmak istemezse, F1 TV’nin ABD’deki varlığı sona erebilir.

Apple CEO’su Tim Cook tasarımcı oluyor

Apple CEO’su Tim Cook tasarımcı oluyor

Apple CEO'su Tim Cook, iOS 26'daki Liquid Glass tasarım sonrası gelen eleştiriler için yeni bir yol izleyecek.

Apple’ın spor yayıncılığı portföyü genişlemeye devam ediyor. Şirket şu anda Apple TV+’ta Beyzbol ile MLB maçları sunuyor. Amerika’da ayrıca Apple TV uygulaması tüm Major League Soccer maçları da yayınlanıyor. F1 anlaşması, Apple’ın elini güçlendirecek. Bu anlaşma çok maliyetli olsa da, bu anlaşmanın Apple’ın mevcut spor hakları anlaşmalarının fiyat aralığına uygun olduğu düşünülüyor.

Apple’ın Formula 1’e olan ilgisi yeni değil. Şirket yöneticilerinin düzenli olarak yarış günlerine katıldığı biliniyor ve Apple, “F1: The Movie”yi sinemalarda göstermişti. Ayrıca, Formula 1 pilotu Lewis Hamilton hakkında bir belgeselin de ilerleyen zamanlarda Apple TV+’ta yayınlanması bekleniyor.

Ancak, ABD’deki F1 izleyici kitlesinin son yıllardaki en büyük artışı, Netflix’in popüler dizisi “Drive to Survive” sayesinde gerçekleşti. Bu durum, Netflix’in de sporun yayın hakları için ciddi bir teklif sunup sunmayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Yayın hakları yarışı, Formula 1’in ABD’deki geleceğini şekillendirecek kritik bir dönemeçte.

Uygun fiyatlı Galaxy S25’in özellikleri ortaya çıktı

Samsung‘un amiral gemisi Galaxy S ailesine alternatif olarak piyasaya sürdüğü FE serisinin yeni modeli için geri sayım başladı. Bugüne dek ortaya çıkan raporlar Galaxy S25 FE’nin selefinden daha ince olacağını ve performans konusunda ise önemli iyileştirmelerle geleceğini gösteriyor. Son gelen bilgilerse akıllı telefonla ilgili yeni ayrıntıları gözler önüne seriyor.

ZDNet tarafından paylaşılan raporlara göre yaklaşan Galaxy S25 FE, önceki modele göre daha ince bir yapıyla gelecek. Galaxy S24 FE’nin kalınlığı 8.0 mm iken, yeni modelin 7.4 mm’lik bir gövdeye sahip olacağı söyleniyor.

Akıllı telefonun selefinden daha ince olması sayesinde bir süredir gündemi meşgul eden esnek OLED iddiaları da daha mümkün hale gelecek gibi görünüyor. Öte yandan, modelin ekranının 6.7 inç büyüklüğünde olacağı ve 120Hz yenileme hızını destekleyeceği belirtiliyor. Ekranın muhtemelen FHD+ çözünürlük sunacağını da belirtelim.

Uygun fiyatlı Galaxy S25’in ekranı kolay kolay bozulmayacak!

Uygun fiyatlı Galaxy S25’in ekranı kolay kolay bozulmayacak!

Samsung, yaklaşan Galaxy S25 FE modelinin ekranında önemli bir değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. İşte ayrıntılar!

Galaxy S25 FE, geçtiğimiz günlerde Geekbench veri tabanında göründü. Performans testine göre akıllı telefonda Exynos 2400 yonga seti kullanılacak. Ayrıca, 8 GB RAM’le gelecek ve kutudan çıkar çıkmaz Android 16 tabanlı One UI 8 arayüzünü çalıştıracak.

Telefonda 45W hızlarında şarj olabilen 4.700 mAh’lik bir batarya yer alacak. Arkada 50 MP ana, 12 MP ultra geniş açılı ve 8 MP telefoto lens yer alacak. Önde ise 12 MP’lik bir selfie kamerası karşımıza çıkacak.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Herkese küfür eden Grok’a erişim engeli getiriliyor

X (eski adıyla Twitter) üzerinde dünden beri büyük bir olay yaşanıyordu. X yapay zeka modeli Grok, aldığı yeni güncelleme ile öncekine kıyasla oldukça açık sözlü oldu ve tepkilerin odağına yerleşti. Verilen komutlarla herkese küfür etmeye başlayan Grok için dün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın sonunda bugün karar verildi. Grok için erişim engeli getirilmesi için BTK’ya karar gönderildi. İşte detaylar.

Geçen hafta gelen güncellemeyle Grok hakkında Elon Musk tarafından yapılan paylaşımda yeni özelliklerin kolayca fark edilebileceği söylenmişti. Kullanıcılar da denedikleri yöntemle herkese küfür ettirebilmeyi başardı. Yaşanan kaosta hakaret içeren birçok mesaj gönderen Grok için başlatılan soruşturmanın sonunda Grok için erişim engeli getiriliyor olabilir. Belirtilene göre Grok durduruldu ve resim oluşturma hariç cevap vermiyor.

grok erişim

Yaşanan olayların ardından X yöneticileri gece saatlerinde “Uygunsuz içerikleri kaldırmak için çalışıyoruz.” paylaşımı yaparak olayı çözmeye çalıştıklarını açıkladı. Gönderileri silmeye başlayan yöneticiler tarafından açıklamalar ise şu şekilde oldu:

  • Grok tarafından yapılan son paylaşımların farkındayız ve uygunsuz içerikleri kaldırmak için aktif olarak çalışıyoruz.
  • İçeriğin farkına varmamızın ardından, xAI Grok’un X’te paylaşım yapmadan önce nefret söylemini engellemek adına önlemler aldı.
  • xAI yalnızca gerçeği arayan bir yapay zekâ eğitmektedir ve X üzerindeki milyonlarca kullanıcı sayesinde, modelin eğitiminin geliştirilebileceği alanları hızla tespit edip güncelleyebiliyoruz.
Grok herkese küfür etmeye başladı!

Grok herkese küfür etmeye başladı!

Grok yapay zeka modeli son günlerde adeta çığrından çıktı. Model, birçok kullanıcıya ağır küfürler etmeye başladı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Grok’a erişim engeli konulması için BTK’ya kararı gönderdi. Kararın onaylanması bekleniyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Apple CEO’su Tim Cook tasarımcı oluyor

Apple’ın tasarım departmanında büyük bir değişim yaşanacak. Şirketin en kritik iş kollarından biri olan tasarım ekibi, COO Jeff Williams’ın yıl sonunda emekli olmasıyla birlikte doğrudan CEO Tim Cook’a rapor vermeye başlayacak. Bu stratejik hamle, Apple’ın yazılım ve donanım entegrasyonuna verdiği önemi bir kez daha gözler önüne sererken, yeni “Liquid Glass” tasarım diliyle de radikal bir estetik değişimin kapıları aralanıyor.

Tasarım Tim Cook’un kontrolünde

Apple’ın operasyonel lideri Jeff Williams’ın uzun süredir beklenen emekliliğinin ardından, şirketin tasarım ekibinin yönetim yapısı köklü bir değişikliğe uğruyor. Williams’a rapor veren tasarım birimi, artık doğrudan Tim Cook’un gözetiminde olacak. Bu değişiklik, Cook’un ürün geliştirme ve tasarım süreçlerine olan kişisel bağlılığını ve bu alanlardaki vizyonunu yansıtıyor.

Apple’ın yeni çipleri ortaya çıktı! İşte A19, M5 ve C2

Apple’ın yeni çipleri ortaya çıktı! İşte A19, M5 ve C2

Apple’ın henüz tanıtmadığı birden fazla yeni nesil işlemcisi, iOS 18’in iç yapısında ortaya çıktı. İşte detaylar...

Apple’ın eski baş tasarım sorumlusu Jony Ive’ın 2019’da şirketten ayrılmasının ardından tasarım liderliği görevi, insan arayüzü tasarımından sorumlu Alan Dye ve donanım tasarımından sorumlu Evans Hankey arasında paylaşılmıştı. Her ikisi de o dönemde Jeff Williams’a rapor veriyordu. Ancak Hankey’nin de kısa süre önce Apple’dan ayrılarak OpenAI’nin tasarım ekibine katılmasıyla, tasarım departmanındaki liderlik boşluğu daha da belirginleşmişti. Bu son haber, Tim Cook’un şirketin tasarım DNA’sını kişisel olarak yönlendirme arzusunu gösteriyor.

Tim Cook

Liquid Glass konseptinin sadece yazılımla sınırlı kalmayacağı, aynı zamanda Apple’ın donanım stratejisine de yansıyacağı konuşuluyor. Bloomberg’den Mark Gurman’ın aktardığı bilgilere göre, 2027’de piyasaya sürülmesi beklenen “Glasswing” kod adlı 20. yıl dönümü iPhone’unun bu tasarım felsefesinin somut bir örneği olması bekleniyor. Bu modelin ince çerçevelere, her tarafı kavisli cam kenarlara ve ekranda herhangi bir kesik bölüme sahip olmayacağı iddia ediliyor.

Bu birleşik yaklaşım, Apple’ın gelecek vizyonuyla da örtüşüyor. Şirketin üzerinde çalıştığı söylentilere konu olan “ince iPhone Air”, katlanabilir iPhone, potansiyel akıllı ev ekranı veya akıllı gözlükler gibi tamamen yeni cihaz türlerinde Liquid Glass’ın donanım ve yazılım entegrasyonunu daha da ileriye taşıması muhtemel.

Tim Cook’un tasarımın direksiyonuna geçmesi ve Liquid Glass gibi iddialı bir tasarım dilinin tanıtılması, Apple’ın önümüzdeki dönemde hem yazılım hem de donanım alanında büyük atılımlar yapacağının sinyallerini veriyor. Bu hamleler, şirketin inovasyon ve estetik mükemmellik konusundaki kararlılığını bir kez daha vurgularken, teknoloji dünyasının gözleri Apple’ın yeni nesil ürün ve deneyimlerinde olacak.

Grok hakkında soruşturma başlatıldı! Grok yasaklanacak mı?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya devi X’te yer alan sohbet robotu Grok üzerindeki faaliyetleri nedeniyle kapsamlı bir soruşturma başlattı. Soruşturmanın odağında, Grok’un içeriği nasıl işlediği ve Türkiye’deki erişim düzenlemelerine uygunluğu yer alıyor.

Grok hakkında soruşturma başlatılıyor

Başsavcılık, Grok’un bazı paylaşımlarla ilgili bilgi sunma şeklinin yanı sıra platformda oluşturulan içeriklerin ulusal mevzuata uygunluğunu inceliyor. Konuyla ilgili yetkililer, gelecekte Grok’a erişimin kısıtlanabileceği yönünde sinyaller veriyor. Henüz erişim engeline dair resmi bir karar açıklanmamış olsa da, bu ihtimalin yüksek olduğu belirtiliyor.

Soruşturmanın temel hedefi, Grok’un işleyişini açıklığa kavuşturmak olacak. Başsavcılık, modelin içerik üretim mekanizması, veri kaynakları, otomatik sansür işlemleri ve Türkiye mevzuatına uyumu üzerinde duruyor. Ayrıca, X platformunda Grok aracılığıyla yayımlanan içeriklerin suç unsuru içerip içermediği yönünde de değerlendirmeler yapılacak.

Yakın zamanda erişim engeli kararı alınırsa, Grok’un Türkiye’den erişilebilirliği büyük ölçüde kısıtlanabilir. Başsavcılıktan henüz konuya dair resmi bir duyuru gelmedi, ancak mevcut gelişmeler ve yetkili makamların açıklamaları bu yönde bir adım gelebileceğini işaret ediyor.

https://shiftdelete.net/grok-yapay-zekasi-herkese-kufur-etmeye-basladi

Konuyla ilgili olarak izlenecek süreç şu şekilde ilerleyecek: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ön incelemeleri tamamlandıktan sonra, erişim engeli talebi doğrudan BTK ya da yetkili mahkemelere iletilecek. Süreç tamamlandığında Grok, Türkiye’deki kullanıcılar için erişime kapatılabilir.

Bu gelişmeler, dijital içerik düzenlemeleri ve yapay zeka uygulamalarının hukuki sınırları açısından önemli bir eşiğe işaret ediyor. Grok’un akıbeti, benzer yerel düzenlemeleri gündeme getirecek şekilde ilerleyebilir ve tüm yapay zeka destekli içerik platformlarına örnek teşkil edebilir.

Grok herkese küfür etmeye başladı!

Elon Musk’ın kurucusu olduğu xAI tarafından geliştirilen yapay zeka modeli Grok, geçtiğimiz günlerde aldığı büyük güncellemenin ardından sosyal medyada tartışma konusu haline geldi. Güncelleme sonrası çok daha gelişmiş yanıtlar verdiği açıklanan Grok, son günlerde kullanıcıların karşısına argo, hakaret ve küfür içeren cevaplarla çıkmaya başladı.

Grok yapay zeka modeli zıvanadan çıktı

İlk tepkiler, bazı kullanıcıların Grok’tan aldığı ırkçı ifadelerle başladı. Bu durum sosyal medya üzerinde hızla yayılırken, bazı kullanıcılar sistemin sınırlarını test etmek amacıyla Grok’tan özellikle hakaret içeren ifadeler talep etmeye başladı. Bu etkileşimlerin sonucunda modelin çok daha kolay manipüle edilebildiği ve istenilen kişi ya da kuruma küfür edebildiği ortaya çıktı.

X platformunda, Grok’un rastgele kullanıcılar, tanınmış kişiler ya da siyasi figürler hakkında fikir belirtmesi istendiğinde, modelin doğrudan aşağılayıcı ve ağır sözler sarf ettiği görüldü. Bu durum Türkiye’de de kısa sürede yaygınlaştı. Siyasi isimlerden futbolculara, sosyal medya fenomenlerinden kamu kurumlarına kadar birçok başlıkta Grok’un verdiği yanıtlar tepki çekti.

https://shiftdelete.net/grok-yapay-zeka-modeli-hakkinda-sorusturma-baslatildi

Grok’un bu şekilde yönlendirilmesiyle ortaya çıkan içerikler, X ana sayfasını ve trend listelerini hızla doldurdu. Aralarında mizah amaçlı içerik üreticilerinin de bulunduğu çok sayıda kullanıcı, modelin uygunsuz yanıtlarını paylaşarak sistemin sınırlarının nereye kadar esnetilebildiğini ortaya koydu.

xAI veya Elon Musk cephesinden henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak Grok’un bu haliyle devam etmesi durumunda platform üzerinde engellenmesi ya da tamamen erişimin kaldırılması yönünde adımlar atılabileceği konuşuluyor.

Yapay zeka modellerinin güvenliği ve kullanıcıya karşı sorumluluğu yeniden tartışmaya açılırken, Grok’un geldiği son durum, kontrolsüz AI kullanımının doğurabileceği sonuçları da açık şekilde gözler önüne serdi.

Bankaların ATM para çekme limitleri değişti!

Bankaların ATM’lerden yapılan günlük para çekme limitlerinde değişikliğe gidildi. Artan nakit talebi ve piyasalardaki hareketlilik sonrasında birçok banka, uzun süredir sabit kalan günlük nakit çekim sınırlarını yeniden belirledi. Yeni limitler bugünden itibaren geçerli oldu ve bankalar tarafından duyuruldu.

Bankaların ATM para çekme limitleri yenilendi

Yapılan düzenlemeyle birlikte ATM üzerinden para çekmek isteyen bireysel ve ticari kullanıcılar için bankaların belirlediği yeni günlük limitler dikkat çekti. Enpara, 50 bin TL ile en yüksek günlük nakit çekim limiti sunan banka oldu. Onu 20 bin TL ile Alternatifbank, Burganbank, Garanti BBVA ve İş Bankası izledi. Fibabanka 15 bin TL limit tanımlarken, birçok banka 10 bin TL bandında kalmayı tercih etti.

Akbank, 7 bin TL ile en düşük günlük para çekim limitini uygulayan banka oldu. HSBC 8.500 TL, Ziraat Bankası ve Şekerbank ise 7.500 TL’lik limitlerle hizmet veriyor. Anadolubank, Denizbank, ING, Odeabank, QNB Finansbank, TEB, Halkbank, Vakıfbank ve Yapı Kredi gibi birçok banka ise 10 bin TL limit belirledi.

Günlük limitin üzerinde nakit çekim yapmak isteyen müşterilerden ek ücret talep ediliyor. Limit aşıldığında bankalar, çekilen fazla tutar için komisyon alıyor. Bazı bankalar bu işlemler için sabit oran belirlerken, bazıları işlem tutarına göre değişen bir ücret yapısı uyguluyor. Alternatif olarak, nakit ihtiyacını karşılamak isteyen kullanıcılar, transfer işlemi yaparak anlaşmalı bankaların ATM’lerinden ek ücret ödemeden para çekebiliyor.

Snapdragon 8 Elite 2’nin bu versiyonu iptal edildi!

Snapdragon 8 Elite 2’nin bu versiyonu iptal edildi!

Snapdragon 8 Elite 2'nin Samsung versiyonu resmen iptal oldu. Bu gelişme, bazı kullanıcıları hayal kırıklığına uğrattı.

Yeni limitler doğrultusunda kullanıcıların, komisyon ödememek ve nakit işlemlerini daha verimli gerçekleştirmek için çalıştıkları bankaların limit politikalarını gözden geçirmesi gerekiyor. ATM üzerinden yapılan para çekim işlemlerinde belirlenen üst sınırlar, özellikle acil durumlar ve yüksek tutarlı ihtiyaçlar söz konusu olduğunda kullanıcıların tercihini doğrudan etkileyebiliyor.

ASELSAN YILDIRIM-100, ısı güdümlü füzeler ile koruma sağlıyor!

ASELSAN, geliştirdiği YILDIRIM-100 Yönlendirilmiş Kızılötesi Karşı Tedbir (DIRCM) sisteminin gerçek mühimmatla yapılan testlerini başarıyla tamamladı. Sistem, sabit ve döner kanatlı hava araçlarını ısı güdümlü füzelere karşı koruma amacıyla geliştirildi.

YILDIRIM-100, ilk test sürecini resmen tamamladı

Test görüntülerinde sistemin yaklaşan füzeleri otomatik olarak tespit ettiği, ardından çok bantlı yüksek güçlü lazer ışınlarıyla hedeflerin arayıcı başlıklarını etkisiz hale getirerek rotadan saptırdığı görülüyor.

Tam otomatik modda çalışan YILDIRIM-100, 360 derece küresel kapsama sağlıyor ve eşzamanlı birden fazla tehdidi bertaraf edebiliyor. Sistem, ikiz başlıklı taret tasarımına sahip. Bu taretlerde yüksek hızlı takip sensörleri ve yüksek güçlü lazer modülleri yer alıyor. Elektronik kontrol birimi, hem ultraviyole hem kızılötesi temelli füze ikaz sistemleriyle entegre şekilde çalışıyor.

YILDIRIM-100, düşük güç tüketimi ve kompakt yapısıyla dikkat çekiyor. Hafifliği ve düşük bakım gereksinimi sayesinde mevcut ve yeni nesil hava araçlarına kolayca entegre edilebiliyor. Mimarisi NATO standartlarıyla uyumlu.

Snapdragon 8 Elite 2’nin bu versiyonu iptal edildi!

Snapdragon 8 Elite 2’nin bu versiyonu iptal edildi!

Snapdragon 8 Elite 2'nin Samsung versiyonu resmen iptal oldu. Bu gelişme, bazı kullanıcıları hayal kırıklığına uğrattı.

Son yıllarda omuzdan atılan taşınabilir hava savunma sistemlerinin (MANPAD) sahada yaygın biçimde kullanılması, özellikle insansız hava araçları, helikopterler ve nakliye uçakları için ciddi bir risk oluşturdu. Geleneksel flare tabanlı sistemlerin bu tehdide karşı yetersiz kaldığı durumlarda, YILDIRIM-100 gibi yönlendirilmiş lazer sistemleri alternatif koruma yöntemi olarak öne çıkıyor.

ASELSAN ayrıca, beşinci nesil milli muharip uçak KAAN için özel olarak geliştirilen YILDIRIM-300 versiyonu üzerinde çalıştığını da doğruladı. Bu sistemin kullanıma girmesiyle birlikte KAAN, Rus Su-57 ve Amerikan F-35 savaş uçaklarının ardından DIRCM sistemine sahip üçüncü savaş uçağı olacak.

YILDIRIM-100’ün teknik özellikleri arasında çoklu bantta lazer çıkışı, UV ve IR füze ikaz sistemleriyle tam uyumluluk, ikili taret yapısı ile küresel kapsama, çoklu tehdit altında çalışma kapasitesi, yüksek hassasiyetle tehdit yakalama ve hedefte yüksek enerji odaklama yeteneği bulunuyor. Ayrıca düşük maliyetli ömür devri ve yüksek sistem kullanılabilirliği, sistemin operasyonel sahada uzun süreli kullanımına olanak sağlıyor.

Hikayesi değişiyor: The Last of Us Part 2 için yeni bir mod geldi

The Last of Us Part 2 Remastered için yeni bir yama yayınlandı. Naughty Dog tarafından duyurulan ücretsiz güncellemeyle birlikte oyuna “Kronolojik Mod” adı verilen yeni bir seçenek eklendi. Bu mod sayesinde oyuncular 2020’de piyasaya sürülen oyunun hikayesini artık olayların gerçekleşme sırasına göre oynayabilecek.

Orijinal versiyonda hikaye Ellie’nin Seattle’daki intikam yolculuğuyla başlıyor ve Abby ile yollarının kesiştiği noktada geriye sarılarak Abby’nin bakış açısından ilerliyordu. Yeni modda ise Ellie ve Abby arasında geçiş yapılarak olaylar baştan sona kronolojik sırayla sunuluyor. Kısacası, oyuncuların hikaye anlatımı açısından kafasını karışması engellenecek.

The Last of Us Part 2 Remastered için Kronolojik Mod geldi

Naughty Dog, bu mod sayesinde oyuncuların oyunun anlatımına dair daha fazla bilgi edinebileceğini belirtiyor. PlayStation Blog üzerinden yapılan açıklamada hikaye düzeninin orijinal halinde de kasıtlı olarak bu şekilde kurgulandığı ve ilk kez oynayanların öncelikle oyunun orijinal hikayesini tercih etmesinin daha mantıklı olacağı belirtildi.

Güncellemeyle birlikte iki yeni kostüm de oyuna dahil edildi. Uncharted 4’ten esinlenilen bu kostümler Tommy ve Joel için hazırlandı. Kostümlere yalnızca Kronolojik Mod tamamlandıktan sonra erişilecek.

Oyuncular bu kostümleri No Return modunda kullanabilecek. Bununla birlikte, güncellemeyle birlikte bazı yeni kupalar da oyuna eklendi. Son olarak, yamanın PlayStation 5 ve Windows PC sürümleri için çeşitli performans iyileştirmeleri ve hata düzeltmeleri de içerdiğini belirtelim.

Akademik makalelerde yapay zeka kullanımı artıyor!

Amerika ve Almanya’dan bir grup araştırmacının yürüttüğü yeni bir çalışma, akademik yayın dünyasında yapay zekanın hızla ve sessizce yayılmakta olduğunu ortaya koydu. Özellikle biyomedikal alandaki yayınları inceleyen ekip, 2024 yılında yayımlanan makalelerin en az yüzde 13,5’inin yazım sürecinde yapay zeka destekli araçların kullanıldığını tespit etti. Bulgular, yazı dilinde yaşanan yapısal değişimlerle bu kullanımın izinin sürülebileceğini gösteriyor.

Akademi dünyasında yapay zeka kullanımı zirveye çıktı

Araştırmacılar, PubMed veritabanında yer alan 15 milyondan fazla biyomedikal özet üzerinde inceleme yaptı. Çalışmada, ChatGPT gibi büyük dil modellerinin halka açık hale geldiği dönem öncesi ve sonrası karşılaştırıldı.

Kelime kullanımı, cümle yapısı ve sözcük türlerindeki değişiklikler temel alınarak metinlerde yapay zeka izleri arandı. COVID-19 salgını sırasında uygulanan “standart üstü ölüm” metodolojisinden esinlenen ekip, bu yöntemi “standart üstü kelime kullanımı” olarak akademik yazı diline uyarladı.

Analiz sonuçlarına göre, 2024 öncesinde akademik metinlerde norm dışı kelimelerin büyük çoğunluğu isimlerden oluşurken, 2024 sonrasında bu eğilim keskin bir biçimde değişti. Artık fiiller ve sıfatlar öne çıkıyor. 2024 sonrası yayımlanan metinlerde normun üstünde kullanılan kelimelerin yüzde 66’sı fiil, yüzde 14’ü ise sıfat oldu.

Snapdragon 8 Elite 2’nin bu versiyonu iptal edildi!

Snapdragon 8 Elite 2’nin bu versiyonu iptal edildi!

Snapdragon 8 Elite 2'nin Samsung versiyonu resmen iptal oldu. Bu gelişme, bazı kullanıcıları hayal kırıklığına uğrattı.

Ayrıca metinlerde süslü ifadelerin sayısında da gözle görülür bir artış tespit edildi. Bu değişim, geleneksel akademik üslubun dışına çıkıldığını ve yazıların giderek daha fazla yapay zeka tarafından üretildiğini gösteriyor.

Çalışma sadece yapay zeka kullanımının yaygınlığını değil, aynı zamanda coğrafi ve sektörel dağılımını da inceledi. ABD, Çin ve Hindistan’da yayımlanan biyomedikal makalelerde LLM (Large Language Model) kullanım oranlarının en yüksek seviyede olduğu belirlendi. Türkiye’de ise yapay zeka kullanım oranı yüzde 4 seviyesinde kaldı. Bu oran yalnızca biyomedikal makaleleri kapsıyor; diğer bilimsel alanlara dair veri paylaşılmadı.

Bulgular, bilimsel yayınların biçimsel yapısının hızla değiştiğini ve büyük dil modellerinin sadece içerik üretiminde değil, bilimsel düşüncenin sunum biçiminde de etkili olmaya başladığını ortaya koyuyor. Ancak bu değişimin güvenilirlik açısından nasıl sonuçlar doğuracağı tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Büyük dil modelleri, zaman zaman yanlış bilgiler üretebilmesiyle biliniyor. Bu nedenle, yapay zeka destekli yazım süreçlerinin bilimsel geçerlilik üzerinde yaratabileceği etkiler hem üniversiteler hem de yayınevleri tarafından yakından takip ediliyor.