HONOR, yapay zeka özellikleriyle donatılmış yeni amiral gemisi akıllı telefonu HONOR Magic8 Pro Türkiye pazarına sunmaya hazırlanıyor. Önümüzdeki aylarda teknoloji tutkunlarıyla buluşması beklenen cihaz, özellikle gelişmiş kamera yetenekleri ve akıllı kullanıcı deneyimiyle dikkat çekiyor.
HONOR Magic8 Pro Türkiye’de Neler Sunacak?
HONOR’un yeni amiral gemisi, gücünü en yeni nesil Snapdragon 8 Elite Gen 5 mobil platformundan alıyor. Bu güçlü işlemci, yapay zeka destekli süper çözünürlük ve kare oluşturma teknolojileriyle birleşerek özellikle mobil oyunlarda akıcı ve net bir deneyim vaat ediyor. Cihaz, hem günlük kullanımda hem de yüksek performans gerektiren uygulamalarda kullanıcıları memnun etmeyi hedefliyor.
Ayrıca, MagicOS 10 işletim sistemi ile gelen telefon, akıllı ve kesintisiz bir ekosistem deneyimi sunuyor. Android, iOS ve Windows platformlarıyla uyumlu çalışabilen bu yapı, cihazlar arası dosya paylaşımı ve görev senkronizasyonu gibi işlemleri oldukça kolaylaştırıyor.
Mobil fotoğrafçılık konusunda iddialı olan HONOR Magic8 Pro, 200 MP Ultra Night Telephoto kamera sistemiyle geliyor. AiMAGE Kamera Sistemi tarafından desteklenen bu donanım, yapay zeka algoritmaları sayesinde düşük ışık koşullarında bile son derece net ve detaylı fotoğraflar çekilmesini sağlıyor. Bununla birlikte, Magic Color yapay zeka renk motoru, 16,77 milyon rengi analiz ederek profesyonel seviyede renk doğruluğu sunuyor.
Yapay Zeka Deneyimi: YOYO Asistan ve Özel Tuş
HONOR Magic8 Pro’nun en yenilikçi özelliklerinden biri de gelişmiş yapay zeka yetenekleri. Cihazda yer alan yeni nesil YOYO Agent, kullanıcı alışkanlıklarını öğrenerek günlük görevleri otomatikleştiriyor ve optimize ediyor. Bu sayede, tekrar eden işlemlerle zaman kaybetmenin önüne geçiliyor.
Telefonda bulunan fiziksel Yapay Zekâ Tuşu ise akıllı özelliklere anında erişim imkânı tanıyor. Bu tuşa uzun basıldığında devreye giren YOYO Görsel Asistan, kameranın gördüğü içeriği analiz ederek anında ilgili bilgileri ekrana getiriyor. Bu özellik, kullanıcı deneyimini daha pratik ve etkileşimli hale getiriyor.
Peki, HONOR Magic8 Pro’nun özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı CES 2026’da teknoloji meraklılarıyla bir araya gelen Segway, piyasaya sürme hazırlığında olduğu yeni elektrikli bisiklet ve elektrikli dirt bike modellerini ilk kez tanıttı.
“Simply Moving” misyonu doğrultusunda Segway, geliştirdiği sezgisel, verimli ve akıllı mobilite çözümleriyle insanların ve nesnelerin hareket anlayışını sadeleştirmeye devam ediyor. 16 bini aşkın patentiyle mobilite ve robotik alanlarında güçlü bir teknolojik altyapıya sahip olan Segway’in ürünleri, bugün 160’tan fazla ülkede 34 milyonu aşkın kullanıcı tarafından tercih ediliyor. Bölgesel ve uluslararası sektör kuruluşlarında aktif olarak rol alan şirket, sektör paydaşlarıyla kişisel mobilite standartlarının geliştirilmesine yönelik açık ve sürekli bir diyalog yürütüyor.
CES 2026’da Segway’den Öne Çıkan Yenilikler
Segway, akıllı mobilite alanındaki liderliğini CES 2026’da gerçekleştirdiği yenilikçi ürün lansmanlarıyla pekiştirdi. Bu yıl Türkiye’nin de dahil olduğu pek çok pazarda piyasaya sürülmesi planlanan Myon ve Muxi elektrikli bisiklet modelleri ile Xaber 300 elektrikli dirt bike, fuarın dikkat çeken ürünleri arasında yer aldı.
Günlük ulaşım ve keyifli sürüşler için tasarlanan ve 2025 iF Design Award ödülüne layık görülen Myon, adaptif elektronik vites sistemi ve Segway akıllı sürüş sistemi ile öne çıktı. Çok yönlü bir yaşam tarzı bisikleti olarak konumlanan Muxi, çekiş kontrolü, rejeneratif frenleme ve akıllı kontrol paneli gibi özellikleri bir araya getiren yapısıyla; Xaber 300 ise dengeli ve kontrollü arazi performansıyla dikkat çekti.
Segway, amiral gemisi elektrikli scooter modelleri GT3 Pro, ZT3 Pro, MAX G3, F3 ve E3 Pro ile birlikte performans, bağlantı ve platform teknolojilerinin sorunsuz biçimde nasıl entegre edildiğini de ortaya koydu. Ayrıca Navimow markası altında geliştirdiği yeni otonom çim bakım robotlarını da fuarda sergiledi.
Mikromobilitenin Geleceğine Yön Veren Akıllı Teknolojiler
Segway, CES 2026’da yeni ürünlerinin yanı sıra elektrikli scooter’larını geliştirecek kapsamlı bir teknoloji sistemini de görücüye çıkardı: SegRide™, SegRange™ ve SegSmart™.
SegRide™, gelişmiş direksiyon kontrolü, çekiş sistemi ve jiroskop destekli akıllı sürüş yardımlarıyla güvenlik ve denge odağı sunarken; SegRange™ optimize edilmiş güç yönetimi ve Segway’e özel algoritmalar sayesinde daha uzun menzil ve verimli kullanım hedefliyor. SegSmart™ ise navigasyon, Segway AirLock, Apple Find My ve gelen arama bildirimleri gibi özelliklerle bağlantılı bir sürüş deneyimi sunuyor.
Elektrikli scooter, elektrikli bisiklet ve elektrikli dirt bike modellerini akıllı platform teknolojileri altında bir araya getiren Segway, dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılarına akıllı ve kontrollü bir kişisel mobilite deneyimi sunmaya devam ediyor.
OpenAI, yazılım alanındaki başarısını donanım dünyasına taşımaya hazırlanıyor. Şirketin uzun zamandır merakla beklenen ilk OpenAI donanım ürünü için ilk somut bilgiler ortaya çıkmaya başladı. Gelen son haberlere göre, ChatGPT’nin yaratıcısı, teknoloji dünyasının en saygın isimlerinden biri olan efsanevi Apple tasarımcısı Jony Ive ile güçlerini birleştirerek 2026 yılında piyasaya çıkması hedeflenen yenilikçi bir cihaz üzerinde çalışıyor.
OpenAI Donanım Ürünü Hakkında Bilinenler
Sektörde büyük bir heyecan yaratan bu gelişmenin detayları, OpenAI’nin üst düzey yöneticilerinden Chris Lehane’ye dayandırılan raporlarla gün yüzüne çıktı. Rapora göre, şirketin ilk fiziksel ürünü 2026 yılının ikinci yarısında resmi olarak tanıtılabilir ve aynı yılın son çeyreğinde satışa sunulabilir. Bu zamanlama, şirketin hem yazılım hem de donanım entegrasyonunu kusursuz hale getirmek için kendine yeterli bir geliştirme süresi tanıdığını gösteriyor. OpenAI’nin bu iddialı projesi, şirket içinde “Gumdrop” kod adıyla anılıyor ve projenin gizliliği büyük bir titizlikle korunuyor.
Cihazın ne olacağına dair en güçlü iddia, gelişmiş yapay zeka özelliklerine sahip bir “akıllı kalem” olacağı yönünde. Ancak OpenAI’nin aynı zamanda taşınabilir bir ses cihazı üzerinde de çalıştığı belirtiliyor. Bu durum, şirketin birden fazla prototip üzerinde denemeler yaptığını veya tek bir cihazın birden fazla form faktörüne sahip olabileceğini düşündürüyor. Kesin olan bir şey var ki, bu cihaz geleneksel teknoloji ürünlerinden oldukça farklı olacak.
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri de şüphesiz Jony Ive faktörü. Apple’da iMac, iPod, iPhone ve iPad gibi ikonik ürünlerin tasarımına liderlik eden Ive, minimalist ve kullanıcı odaklı tasarım felsefesiyle tanınıyor. Ive’ın kendi tasarım firması LoveFrom aracılığıyla OpenAI CEO’su Sam Altman ile yürüttüğü bu iş birliği, ortaya çıkacak ürünün sadece teknolojik olarak değil, aynı zamanda estetik ve kullanım kolaylığı açısından da devrim niteliğinde olacağının bir işareti olarak kabul ediliyor. Bu ortaklık, yazılım zekası ile tasarım dehasının mükemmel bir birleşimi olma potansiyeli taşıyor.
Ayrıca, üretim süreciyle ilgili stratejik kararlar da dikkat çekiyor. OpenAI’nin, cihazın üretimini Çin’de yaptırmak istemediği, bunun yerine üretim ortağı olarak bilinen Foxconn aracılığıyla Vietnam veya doğrudan Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tesisleri kullanmayı planladığı bildiriliyor. Bu tercih, son yıllarda teknoloji şirketleri arasında yaygınlaşan tedarik zincirini çeşitlendirme ve jeopolitik riskleri azaltma stratejisinin bir yansıması olarak öne çıkıyor.
Ekran Yok, Odak Seste: Yeni Bir Etkileşim Modeli mi?
OpenAI’nin ilk donanım ürünüyle ilgili en radikal iddialardan biri, cihazda herhangi bir ekranın bulunmayacak olması. Bu, şirketin insan-bilgisayar etkileşiminde yeni bir sayfa açmayı hedeflediğini gösteriyor. Son dönemde GPT-4o gibi modellerle sesli ve anlık iletişime büyük önem veren OpenAI, kullanıcıların yapay zeka ile daha doğal ve sezgisel bir şekilde iletişim kurmasını amaçlıyor. Ekransız bir tasarım, kullanıcıların dikkatini dağıtan görsel arayüzlerden uzaklaşarak, tamamen sesli komutlar ve yapay zeka destekli anlık geri bildirimler üzerine kurulu bir deneyim sunabilir.
Bu yaklaşım, teknoloji dünyasında son zamanlarda ortaya çıkan “ambient computing” (ortama entegre bilişim) akımının bir parçası. Humane Ai Pin ve Rabbit R1 gibi cihazlar da benzer şekilde ekranları ortadan kaldırarak yapay zekayı günlük hayata daha sorunsuz bir şekilde entegre etmeyi denemişti. Ancak bu ilk denemeler, beklentileri tam olarak karşılayamamıştı. OpenAI’nin güçlü yazılım altyapısı ve Jony Ive’ın tasarım vizyonuyla, bu alanda gerçekten işlevsel ve arzu edilen bir ürün ortaya koyma potansiyeli oldukça yüksek. Cihazın, özellikle yaratıcı profesyoneller, öğrenciler veya not almayı ve fikirlerini anında dijitalleştirmeyi seven herkes için vazgeçilmez bir yardımcıya dönüşmesi bekleniyor.
Sonuç olarak, OpenAI’nin donanım pazarına girişi, sadece şirket için değil, tüm teknoloji endüstrisi için önemli bir dönüm noktası olabilir. Yazılımın kral olduğu bir çağda, yapay zekanın fiziksel bir bedene bürünmesi, teknolojiyi kullanma biçimimizi kökten değiştirebilir. 2026’yı beklerken, “Gumdrop” kod adlı bu gizemli cihaz hakkındaki yeni sızıntılar ve bilgiler merakla takip edilecek.
Peki, OpenAI’nin ilk donanım ürünü hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Eskiden evimize bir güvenlik sistemi kurdurmak istediğimizde metrelerce kablo, kayıt cihazları ve teknik servis randevuları ile uğraşmak zorundaydık. Ancak teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu durum tamamen değişti. Artık sadece bir prize takıp Wi-Fi şifrenizi girerek çalıştırabileceğiniz akıllı güvenlik kameraları, ev güvenliğini herkes için erişilebilir hale getirdi. İster işte olun ister tatilde, gözünüzün arkada kalmamasını sağlayan bu pratik cihazları sizin için inceledik.
Neden akıllı güvenlik kameraları tercih edilmeli?
Bu cihazların en büyük avantajı, size anlık kontrol imkanı sunmasıdır. Telefonunuza gelen bildirimler sayesinde evde hareket algılandığı anda haberdar olursunuz. Ayrıca akıllı güvenlik kameraları, çift yönlü ses iletimi gibi özellikler sunarak evdeki çocuğunuzla veya evcil hayvanınızla iletişim kurmanıza da olanak tanır. Profesyonel sistemlere göre çok daha uygun maliyetli olmaları ve montaj ücreti gerektirmemeleri de cabası.
Vestel Akıllı Wi-Fi IP Kamera
Yerli teknolojinin güvenilir ismi Vestel, akıllı ev ekosistemine bu şık kamera ile dahil oluyor. Cihazın en büyük artısı, Vestel’in kullanıcı dostu VHome uygulaması üzerinden çok kolay bir şekilde yönetilebilmesi. Türkçe arayüz ve kolay kurulum adımları sayesinde, teknolojiyle arası çok iyi olmayan kullanıcılar bile dakikalar içinde sistemi aktif hale getirebiliyor. Full HD çözünürlüğü sayesinde görüntüleri net bir şekilde izleyebilir, kayıtları detaylıca inceleyebilirsiniz.
Vestel Akıllı Wi-Fi kamera, gece görüş özelliğiyle de karanlıkta bile net görüntüler almanızı sağlıyor. Hareket algılama sensörleri oldukça hassas çalışıyor ve herhangi bir aktivite tespit ettiğinde anında telefonunuza bildirim gönderiyor. Ayrıca şık ve modern tasarımı sayesinde evinizin dekorasyonunu bozmuyor, kitaplıkta veya masa üstünde göze batmayan bir aksesuar gibi duruyor.
Fiyat performans odaklı bir çözüm arayanlar için C4U, sunduğu özelliklerle şaşırtıcı bir seçenek. İsminden de anlaşılacağı üzere 360 derece dönebilen başlığı sayesinde odanın hiçbir noktasını kör noktada bırakmıyor. Telefonunuz üzerinden kameranın yönünü sağa, sola, yukarı veya aşağı çevirerek tüm odayı tarayabiliyorsunuz. Bu özellik, özellikle geniş salonlarda veya hareketli evcil hayvanları takip etmek isteyenler için büyük bir kolaylık sağlıyor.
Çift yönlü ses özelliği, bu kamerayı sadece bir güvenlik aracı olmaktan çıkarıp bir iletişim aracına dönüştürüyor. Evdeki sevdiklerinizle konuşabilir veya yaramazlık yapan köpeğinizi sesinizle uyarabilirsiniz. Kurulumu oldukça basit olan C4U, hafıza kartı desteğiyle görüntüleri yerel olarak saklamanıza da imkan tanıyor, böylece bulut depolama ücreti ödemek zorunda kalmıyorsunuz.
TP-Link’in Tapo serisi, dünya genelinde en çok güvenilen ve tercih edilen modellerin başında geliyor. Tapo C200, özellikle kararlı çalışan mobil uygulaması ve bağlantı stabilitesi ile öne çıkıyor. Wi-Fi kopmaları yaşamadan, akıcı bir şekilde 1080p görüntü aktarabiliyor. Bebek ağlaması tespiti gibi gelişmiş yapay zeka özellikleri, onu yeni anne babalar için de mükemmel bir bebek monitörü alternatifi haline getiriyor.
Gizliliğe önem verenler için Tapo C200 harika bir özellik sunuyor: Gizlilik Modu. Eve geldiğinizde tek bir tuşla kameranın lensini fiziksel olarak kapatabiliyorsunuz, böylece özel anlarınızın kaydedilmediğinden emin oluyorsunuz. Gece görüşü oldukça başarılı olan model, zifiri karanlıkta bile 9 metreye kadar net bir görüş alanı sunarak güvenliğinizi 24 saat boyunca sağlıyor.
Akıllı ev denince akla gelen ilk markalardan olan Xiaomi, Mijia 360 modeliyle ekosistem avantajını kullanıyor. Eğer evinizde Xiaomi robot süpürge veya akıllı ampul varsa, hepsi tek bir uygulama yani Mi Home üzerinden yönetilebiliyor. Kameranın yapay zeka destekli insan algılama özelliği, rüzgarda sallanan perde veya uçan sinek gibi gereksiz hareketleri filtreleyerek size sadece önemli anlarda bildirim gönderiyor.
H.265 video kodlama teknolojisini kullanan cihaz, görüntü kalitesinden ödün vermeden depolama alanından tasarruf etmenizi sağlıyor. Bu sayede hafıza kartınıza daha uzun süreli kayıtlar yapabiliyorsunuz. Kameranın motoru oldukça sessiz çalışıyor, dönerken rahatsız edici bir vızıltı çıkarmıyor. Ayrıca tavana ters monte edilebilme özelliği sayesinde, isterseniz tüm odayı kuş bakışı izleme şansına da sahipsiniz.
Televizyonunuzu akıllandırmak için en iyi TV box ve stick modellerini inceledik. İşte uygun fiyatlı ve yüksek performanslı öneriler.
Onvec 2GEN Tuya Wifi
Onvec 2GEN, dünya genelinde binlerce akıllı cihazın kullandığı Tuya altyapısını desteklemesiyle büyük bir esneklik sunuyor. Tuya destekli başka marka prizleriniz veya lambalarınız varsa, bu kamerayla entegre senaryolar oluşturabilirsiniz. Örneğin; kamera hareket algıladığında ışığı aç gibi otomasyonlar kurarak güvenliğinizi bir üst seviyeye taşıyabilirsiniz. 1080p çözünürlüğü ve geniş açılı lensi ile detayları kaçırmanız imkansız hale geliyor.
Bulut depolama ve SD kart desteğinin yanı sıra, uzaktan izleme performansı oldukça başarılı. İkinci nesil olması, önceki versiyonlara göre bağlantı hızının ve görüntü işleme kapasitesinin artırıldığını gösteriyor. Hem masaüstü kullanıma hem de duvar montajına uygun aparatları kutu içinden çıkıyor. Bütçeyi yormadan akıllı ve entegre bir sistem kurmak isteyenler için Onvec, listenin gizli kahramanlarından biri.
Respawn Entertainment tarafından geliştirilen popüler serinin yeni halkası olan Star Wars Jedi 3 hakkında heyecan verici gelişmeler yaşanıyor. Star Wars Jedi: Survivor, üç yıl önce yani 2023 yılında piyasaya sürülmüştü. Şimdi ise geliştirici ekibin devam oyunu için hazırlıkları tamamlamak üzere olduğu konuşuluyor.
Star Wars Jedi 3 ne zaman çıkacak?
Oyun dünyasının güvenilir isimlerinden Kinda Funny kurucu ortağı Tim Getty, önemli açıklamalarda bulundu. Getty, henüz duyurusu yapılmayan oyunları değerlendirdi. Ünlü isim, Jedi: Survivor devam oyununun bu yıl çıkma şansının oldukça yüksek olduğunu düşünüyor.
Bu iddia kesin bir bilgiye dayanmıyor. Ancak Getty, sektörden bazı şeyler duyduğunu ifade etti. Serinin geçmişine bakıldığında bu tarih mantıksız görünmüyor. Bu nedenle oyuncuların beklentisi de giderek artıyor.
Geliştirme süreci ve engeller
Serinin önceki oyunu Survivor, ilk oyun Fallen Order’dan dört yıl sonra çıkmıştı. O dönemde COVID-19 salgini geliştirme sürecini yavaşlatmıştı. Şimdiki süreçte ise pandeminin etkileri bulunmuyor.
Bununla birlikte Respawn cephesinde bazı değişiklikler yaşandı. Serinin yönetmeni Stig Asmussen iki yıl önce ekipten ayrıldı. Ayrıca geçen yıl şirket genelinde işten çıkarmalar oldu. Bu durumun süreci nasıl etkilediği henüz netleşmedi.
Duyuru ve çıkış takvimi tahmini
Olası bir duyuru için gözler önümüzdeki aylara çevrildi. Tim Getty, duyurunun Summer Game Fest etkinliğinden önce yapılacağını tahmin ediyor. Bu bağlamda mayıs ayı güçlü bir aday olarak öne çıkıyor. Oyunun piyasaya sürülmesi için ise eylül ayı işaret ediliyor.
Oyun dünyasının en büyük efsanesi Half-Life 3 duyurusu için The Game Awards 2025 planının son anda iptal edildiği iddia ediliyor.
Serinin finali mi olacak?
Oyunun başrol oyuncusu Cameron Monaghan, 2023 yılında üçüncü oyunun çalışmalarına başlandığını doğrulamıştı. EA Entertainment Başkanı Laura Miele ise bu yapımı “son bölüm” olarak nitelendirmişti. Bu açıklamalar, Cal Kestis’in hikayesinin sona ereceğini gösteriyor.
Ayrıca Star Wars hayranlarını bu yıl başka sürprizler de bekliyor. Anakin Skywalker’ın eski rakibi Sebulba’nın da yer alacağı Star Wars: Galactic Racer oyununun da bu yılın sonlarında çıkması planlanıyor.
Peki, Star Wars Jedi 3 hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Pokémon GO’nun geliştiricisi Niantic, oyuncuların heyecanla beklediği yeni sezonun etkinlik takvimini duyurdu. Bu duyurunun en dikkat çekici kısmı ise Pokémon GO Topluluk Günü tarihleri oldu. 2026 yılının Mart, Nisan ve Mayıs aylarını kapsayan bu özel günler, şimdiden dünyanın dört bir yanındaki eğitmenlerin takvimlerinde yerini aldı. Bu tarihler, nadir Pokémon’ları yakalamak, özel saldırılar öğrenmek ve parlak (shiny) versiyonlarla karşılaşma şansını artırmak için eşsiz fırsatlar sunuyor.
2026 Pokémon GO Topluluk Günü Tarihleri Belli Oldu
Niantic tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, önümüzdeki sezon üç standart Topluluk Günü ve bir de Topluluk Günü Klasik etkinliği düzenlenecek. Bu, oyuncuların hem yeni Pokémon’larla tanışacağı hem de geçmişte kaçırdıkları fırsatları yeniden yakalayabileceği anlamına geliyor. Belirlenen tarihler, oyuncuların hafta sonu planlarını bu özel etkinliklere göre yapabilmeleri için stratejik olarak Cumartesi günlerine yerleştirilmiş durumda. Henüz hangi Pokémon’ların öne çıkacağı bir sır gibi saklansa da, tarihler şimdiden netleşti.
İşte 2026’nın ikinci çeyreği için belirlenen Pokémon GO Topluluk Günü tarihleri:
14 Mart 2026, Cumartesi
11 Nisan 2026, Cumartesi
9 Mayıs 2026, Cumartesi
16 Mayıs 2026, Cumartesi
Özellikle 16 Mayıs’ta düzenlenecek olan Klasik etkinlik, daha önceki Topluluk Günleri’nde öne çıkan popüler bir Pokémon’u geri getirecek. Bu durum, oyuna yeni başlayan veya o dönemdeki etkinliği kaçıran oyuncular için büyük bir şans niteliği taşıyor. Topluluk, şimdiden hangi Pokémon’un geri döneceğine dair tahminlerde bulunmaya başladı.
Yeni Sezon Sadece Topluluk Günlerinden İbaret Değil
Niantic, yeni sezonun sadece Topluluk Günleri ile sınırlı kalmayacağının da sinyallerini verdi. Mart, Nisan ve Mayıs ayları boyunca oyuncuları meşgul edecek bir dizi farklı etkinlik planlanıyor. Bu etkinlikler arasında akın (raid) günleri, yumurta çatlatma (hatch) günleri ve özel araştırma görevleri gibi çeşitli aktiviteler bulunuyor. Bu yoğun takvim, oyunculara sürekli olarak yeni hedefler ve ödüller sunarak oyunun dinamizmini korumayı amaçlıyor.
Açıklanan diğer önemli etkinlik tarihleri ise şu şekilde:
7-9 Mart 2026: Sezonluk Etkinlik
21 Mart 2026: Araştırma Günü (Research Day)
28 Mart 2026: Maksimum Savaş Günü (Max Battle Day)
4 Nisan 2026: Akın Günü (Raid Day)
18 Nisan 2026: Yumurta Çatlatma Günü (Hatch Day)
25 Nisan 2026: Maksimum Savaş Günü (Max Battle Day)
2 Mayıs 2026: Gölge Akın Günü (Shadow Raid Day)
23 Mayıs 2026: Akın Günü (Raid Day)
Bu tarihler, Pokémon GO’nun ne kadar canlı ve dolu dolu bir içerik takvimine sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Her bir etkinlik, oyunculara farklı türde bonuslar ve nadir Pokémon’larla karşılaşma imkanı tanıyacak.
Aslında 2026 yılı, Pokémon GO oyuncuları için oldukça hareketli başlamıştı. Yılın hemen başında, 4 Ocak’ta düzenlenen Topluluk Günü Klasik etkinliğinde Su türü başlangıç Pokémon’u Piplup öne çıkmıştı. Ardından, 18 Ocak’ta yılın ilk standart Topluluk Günü etkinliği gerçekleştirildi ve bu etkinlikte oyuncular Çimen türü başlangıç Pokémon’u Grookey‘i yakalama fırsatı buldu. Bu etkinlikler, yeni yılın geri kalanında oyuncuları nelerin beklediğine dair bir ön izleme niteliğindeydi.
Mevcut sezon olan “Değerli Yollar” (Precious Paths) sona ermeden önce bile oyuncuları bekleyen etkinlikler mevcut. 20 Ocak’ta başlayan “Değerli Dostlar” (Precious Pals) etkinliği ile parlak (shiny) Fidough ilk kez oyuna eklendi. Ayrıca, 27 Ocak’ta başlayacak olan “Derinliklere Doğru” (Into the Depths) etkinliği ile 9. Nesil’den Glimmet de Pokémon GO dünyasına katılacak. Bu sürekli içerik akışı, oyunun popülaritesini korumasındaki en büyük etkenlerden biri olarak kabul ediliyor.
Bu yeni duyurularla birlikte, Pokémon GO topluluğu şimdiden stratejilerini oluşturmaya ve hangi etkinliklere odaklanacaklarını planlamaya başladı. Özellikle henüz açıklanmayan Topluluk Günü Pokémon’ları, en büyük merak konusu olmaya devam ediyor. Niantic’in ilerleyen haftalarda bu gizemi aydınlatması bekleniyor.
Dizüstü bilgisayar pazarında yıllardır süren Intel ve AMD hakimiyeti büyük bir tehdit altında. Grafik dünyasının devi NVIDIA sessiz sedasız yürüttüğü projede sona geldi ve masaya yumruğunu vurmaya hazırlanıyor. Şirket x86 mimarisini tarihe gömmeye aday yeni ARM tabanlı işlemcileriyle bu yıl bitmeden raflardaki yerini alacak. Teknoloji kulislerinde dolaşan bilgilere göre N1 ve N1X kod adlarını taşıyan bu yeni canavarlar performans dengelerini altüst edecek.
2026’nın ikinci çeyreğinde sahneye çıkıyor
Uzun süredir geldi, gelecek, ertelendi denilen NVIDIA imzalı işlemciler için artık takvimler netleşti. Raporlar NVIDIA’nın yapay zeka destekli yeni çiplerini bu yılın ilk çeyreğinde tanıtacağını perakende satışların ise ikinci çeyrekte, yani yaza doğru başlayacağını işaret ediyor. Bu hamle Windows on ARM platformunun artık deneysel olmaktan çıkıp Intel ve AMD karşısında gerçek bir rakibe dönüştüğünün en büyük kanıtı.
3nm teknolojisiyle güç ve verimlilik şovu
NVIDIA sadece pazara giriş yapmakla kalmıyor, teknik özelliklerle de gözdağı veriyor. TSMC’nin 3nm üretim teknolojisiyle hayat bulacak olan N1 ve N1X yongaları, yüksek enerji verimliliği ve üstün yapay zeka performansı vaat ediyor. Şirket yüksek uç yapay zeka bilgi işlem platformu olarak tanımladığı bu donanımlarla, oyunculardan ziyade içerik üreticilerini ve profesyonelleri de hedefliyor.
Qualcomm'un yeni 2nm çipi Snapdragon 8 Gen 6 Pro fiyatı sızdırıldı! Akıllı telefon maliyetlerini artıracak bu yonganın detayları haberimizde.
Gelecek planları sızdı: N2 serisi yolda
Henüz ilk nesil piyasaya çıkmadan NVIDIA’nın uzun vadeli planları da ortaya döküldü. Şirket 2027 yılı için N2 ve N2X serisi işlemciler üzerinde çalışmaya başlamış durumda. Bu da NVIDIA markasının laptop pazarında geçici bir heves peşinde olmadığını, aksine kalıcı bir dominasyon kurmayı hedeflediğini gösteriyor. Mart ayındaki GTC 2026 etkinliği veya Computex fuarı, bu devrimin ilk ayak seslerinin duyulacağı yerler olacak.
Sizce NVIDIA ekran kartlarındaki başarısını işlemci tarafında da sürdürebilir mi? Bir sonraki laptop tercihinizde NVIDIA işlemcili bir model düşünür müsünüz? Yorumlarda tartışalım!
Samsung’un teknoloji dünyasında büyük heyecan uyandıran yeni ürünü Galaxy XR modelini bu videomuzda en ince ayrıntısına kadar inceliyoruz. Henüz Türkiye’de ve Avrupa’nın pek çok yerinde satışa sunulmayan, sadece ABD ve Güney Kore pazarlarında yer alan bu cihazı sizler için deneyimledik. Sanal ve artırılmış gerçeklik dünyasında yeni bir dönem başlatan Galaxy XR, hem donanımı hem de sunduğu yazılım desteğiyle rakiplerinden ayrılan pek çok özelliğe sahip.
Cihazın kutu açılışı ve kurulum süreci aslında oldukça tanıdık bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Bir Samsung Galaxy akıllı telefon kurar gibi Samsung hesabınızla hızlıca giriş yapabiliyorsunuz. Tasarım tarafında ise üzerinde yer alan kameralar, sensörler ve hoparlör sistemi dikkat çekiyor. Cihazın çalışması için Apple Vision Pro’da olduğu gibi harici bir batarya paketiyle birlikte kullanılması gerekiyor. Bu durum yüksek işlemci gücü ve ekran çözünürlüğü nedeniyle zorunlu bir tercih olarak karşımıza çıkıyor.
Samsung Galaxy XR İnceleme
Kullanım tarafında ise Galaxy XR, el ve göz takibi özellikleriyle oldukça akıcı bir deneyim vadediyor. Gözlerinizi bir fare gibi kullanarak menüler arasında gezinebilir, el hareketlerinizle seçimlerinizi yapabilirsiniz. İncelememiz sırasında Google Maps’in Immersive View özelliğiyle dünyayı gezmekten, YouTube üzerinden 4K video izlemeye kadar pek çok farklı senaryoyu test ettik. Özellikle şeffaf ekran hissi veren arayüzü sayesinde çevrenizle olan bağınızı koparmadan dijital dünyada vakit geçirebiliyorsunuz.
Galaxy XR’ın en güçlü olduğu alanlardan biri de Google ile olan iş birliği sayesinde gelişmiş yapay zeka desteği sunmasıdır. Cihaz içerisinde entegre olarak gelen Gemini yapay zekası, gördüklerinizi analiz edebiliyor ve sizinle Türkçe olarak iletişim kurabiliyor. Ayrıca rakibi Apple Vision Pro’da henüz yer almayan yerleşik YouTube ve Google Maps gibi uygulamaların bu cihazda tam performansla çalışması büyük bir avantaj sağlıyor. Snapdragon XR2+ Gen 2 işlemci ve Wi-Fi 7 desteği gibi teknik detaylar da cihazın performans çıtasını oldukça yukarı taşıyor.
Sonuç olarak yaklaşık 1800 dolarlık fiyat etiketiyle rakibine göre çok daha ulaşılabilir bir seviyede olan Galaxy XR, sunduğu ekosistem avantajlarıyla öne çıkıyor. 90 Hz ekran tazeleme hızı ve güçlü yapay zeka entegrasyonu ile geleceğin teknolojisini bugünden kullanıcılara sunuyor. Sizler bu yeni teknoloji hakkında neler düşünüyorsunuz, yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Müzik ve podcast devi Spotify kitap severlerin hayatını kolaylaştıracak devrim niteliğinde bir özellik üzerinde çalışıyor. Android Authority tarafından uygulamanın kodlarında keşfedilen yeni Page Match özelliği sesli kitaplar ile fiziksel kitaplar arasındaki duvarı yıkmayı hedefliyor. Bu yeni teknoloji sayesinde kullanıcılar kitabı okumayı bırakıp dinlemeye geçmek istediklerinde veya tam tersi durumda kaldıkları yeri saniyeler içinde bulabilecek.
Spotify’da tarayın kaldığınız yerden dinleyin
Spotify uygulamasının 9.1.18.282 sürüm kodlarında ortaya çıkan detaylara göre sistem oldukça pratik bir mantıkla çalışıyor. Eğer elinizdeki fiziksel kitabın veya e-kitabın okuduğunuz sayfasını cihazınızın kamerasıyla taratırsanız uygulama optik karakter tanıma (OCR) teknolojisini kullanarak metni analiz ediyor. Ardından sesli kitap dosyasında tam olarak o cümleye denk gelen zaman dilimini bularak dinlemeye kaldığınız yerden devam etmenizi sağlıyor.
Çift yönlü senkronizasyon imkanı
Page Match özelliği sadece okumadan dinlemeye geçişi değil dinlemeden okumaya geçişi de kapsıyor. Kodlarda yer alan bilgilere göre sesli kitabı dinlerken uygulama size o anki bölümün fiziksel kitapta hangi sayfaya denk geldiğini gösterecek. Böylece kulaklığınızı çıkardığınızda elinizdeki kitabı açıp doğru sayfayı aramakla vakit kaybetmeyeceksiniz. Spotify bu özelliği kitabın sayfasından sesli kitaba ve tekrar geriye ilerlemenizi eşlemek olarak tanımlıyor.
WhatsApp beta programı dolu mu? Artık endişelenmenize gerek yok. WhatsApp, uygulama içinden beta'ya katılmayı sağlayan yeni bir özellik sunuyor.
Farklı baskılar sorun yaratabilir mi
Kağıt üzerinde harika görünen bu özelliğin önünde bazı teknik engeller de bulunuyor. Kitapların farklı yayınevleri veya baskıları tarafından basılan versiyonlarında sayfa numaraları değişiklik gösterebiliyor. Spotify uygulamasının bu farklılıkları nasıl yöneteceği henüz netlik kazanmış değil. Özelliği kullanabilmek için hem sesli kitabın Spotify kütüphanesinde açılmış olması hem de fiziksel kopyaya sahip olunması gerekecek.
Sizce bu özellik okuma alışkanlıklarını değiştirir mi? Hem okuyup hem dinleyenlerden misiniz? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz!
Dyson, sadece 38 mm çapında, yeni teknolojilerle donatılmış hafif bir kablosuz elektrikli süpürge olan Dyson PencilVacTM‘i Türkiye’deki kullanıcılarıyla buluşturdu. Uzun saçların dolanmasını engelleyerek toplayan dört adet koniye sahip tek elektrikli süpürge olan Dyson PencilVacTM’in sahip olduğu yeni FluffyconesTM temizleme başlığı, temizlik sırasında uzun saçları bile fırça çubuğundan kolayca çıkarıyor; böylece saçları kesmek veya çekmek zorunda kalmıyorsunuz.
Dyson PencilVacTM, iki fırça çubuğunda arka arkaya yerleştirilmiş dört koniye sahiptir. Bu koniler zıt yönlerde dönerek temizleme başlığının zeminde süzülmesini sağlıyor ve hem ön hem de arka tarafta lazer benzeri çift yeşil ışık ile gözle görülür, benzersiz şekilde hem ileri hem de geri yönde kusursuz bir temizlik sağlıyor. Koniler kenarlara doğru çıkıntı yaparak, her köşede eşsiz bir temizlik sağlıyor. Sadece 1,8 kg ağırlığında ve 38 mm çapında olan Dyson PencilVacTM, çift fırça çubuğu ile Dyson’ın en manevra kabiliyeti yüksek süpürgesidir ve minimum çabayla geriye veya yana doğru komple bir temizlik sağlıyor.
Dyson’ın Kurucusu James Dyson, PencilVacTM hakkında, “Ürünleri giderek daha küçük, daha hafif hale getirirken, performanslarını da önemli ölçüde artırmaya büyük önem veriyoruz. Uzun zamandır sadece 38 mm çapında bir elektrik süpürgesi yapmak istiyordum. Bu, tutuş açısından en uygun çap ve saç kurutma makinemiz Supersonic™ ve diğer saç bakım teknolojilerimizle aynı çapta.
Öncelikle, en güçlü ve en küçük motorumuzu geliştirmemiz gerekiyordu. Motor ne kadar hızlı olursa, o kadar küçük, hafif ve verimli olabilir ve daha az malzeme kullanır. Yeni Hyperdymium™ motorumuzun çapı sadece 28 mm ve 140.000 devir hızında dönüyor.
Ayrıca, saçları kendi kendine temizleyen yeni bir toz ayırma ve sıkıştırma sistemi ile dört konik fırça çubuklu temizleme başlığı icat ettik. Dört adet ters yönde dönen fırça çubuğu, konik fırça çubuklarının ortasında bulunan iki adet çift hareketli motor ile çalışıyor, böylece her iki tarafın en uç noktasına kadar temizlik yapılabiliyor. Zemin üzerinde kayarak, her yönde, hatta yanlara doğru bile mükemmel temizlik sağlıyor!” dedi.
Yeni Dyson FluffyconesTM, iki fırça çubuğunda dört konik fırça çubuğu içeriyor ve saçları toplarken dışarı atarak saçların fırça çubuğuna dolanmasını ve karışmasını önlüyor. Naylon kıllar, zeminden ince toz ve kirleri temizlerken saçların daha kolay toplanmasını sağlamak için özel olarak açılı olarak tasarlanmıştır.
Ön fırça çubuğu konileri bir yönde, arka koniler ise ters yönde dönüyor, böylece her yönde mükemmel temizlik sağlayarak kolaylık ve verimlilik sunuyor. Hem önde hem de arkada lazer benzeri çift yeşil ışık, her iki yönde de sert zeminlerdeki görünmez tozu ortaya çıkarırken, tüm tozun temizlendiğini gözle görülür şekilde kanıtlıyor.
Diğer temizleyicilerden farklı olarak, dört kabarık fırça çubuğu konisi kenarlara doğru çıkıntı yapacak şekilde tasarlandı, böylece her köşeyi kolayca temizleyebiliyor.
Yeni Dyson Hyperdymium140k motorla güçlendirildi
Dyson PencilVacTM, sadece 38 mm çapıyla dyson‘ın en ince elektrikli süpürgesi1 olma özelliği taşıyor ve evdeki en dar boşlukları bile temizleyebiliyor. Yeni tasarım sayesinde yere düz bir şekilde yatırılabiliyor ve sadece 95 mm kalınlığa kadar eğilerek alçak mobilyaların altını temizleyebiliyor.
Çapı 28 mm olan en küçük güçlü motorlar, 38 mm’lik sapa sığacak kadar küçük ve aynı zamanda güçlü emiş gücü sağlayacak kadar hızlı olacak şekilde geliştirilmeliydi. Sonuç, Dyson’ın bugüne kadarki en küçük ve en hızlı süpürge motoru olan, çapı sadece 28 mm olan ve yaklaşık 2 Euro madeni para büyüklüğündeki yeni HyperdymiumTM 140k motoru oldu. Bu kadar küçük bir yapıda, her bileşen daha verimli çalışmak ve daha yüksek güç yoğunluğu sağlamak için mikron düzeyinde tasarlanmak zorundaydı. Önceki modele göre yüzde 34 daha yüksek güç yoğunluğuna sahip olan motor, 140.000 devirde dönerek Dyson PencilVacTM‘de 55 AW’lık güçlü emiş gücü sağlıyor.
Dyson Teknoloji Direktörü John Churchill ise: “En küçük ve en hızlı elektrikli süpürge motorumuzu tasarlamak kolay bir iş değil. Bu, her bir teknoloji parçasını küçültmekten daha fazlasıdır. Motor tasarımı, elektronik, yazılım ve donanımın kusursuz bir şekilde bir araya getirilmesi ile elde edilen hassas bir entegrasyondur. Dyson olarak, ödün vermeyi reddederek mühendisliğin yapabileceklerini yeniden hayal ediyoruz. İnovasyon ve mühendislikten üretime kadar yaklaşımımızda taviz vermiyoruz. Yeni bir motor, temizleme başlıklarında yeni bir paradigma ve yeni bir ayırma sistemiyle Dyson PencilVacTM, bugüne kadarki en gelişmiş mühendislik çalışmalarımızı temsil ediyor.” dedi.
Yeni Dyson iki aşamalı doğrusal toz ayırma sistemi
Dyson PencilVacTM, filtrelerin tıkanmasına veya temizleme performansının düşmesine neden olmadan hava akımından toz ve kirleri etkili bir şekilde ayıran yeni bir filtreleme sistemi kullanan ilk Dyson elektrikli süpürgedir.
Yeni iki aşamalı doğrusal toz ayırma sistemi, 0,3 mikrona kadar olan partiküllerin yüzde 99,99’unu yakalıyor2, böylece emiş gücünde herhangi bir kayıp olmadan daha temiz hava eve geri veriliyor ve her temizlikte optimum performans sağlanıyor. Ayrıca, toz sıkıştırılarak hazne kapasitesi en üst düzeye çıkarılıyor ve hazneyi boşaltma sıklığı azaltılıyor.
Dyson PencilVac’in diğer önemli özellikleri
Yeni hava sıkıştırmalı hazne tasarımı, haznedeki hava akışından ayrılan tozu sıkıştırarak 0,08 L kapasitesinden beş kat daha fazla toz ve kir tutuyor.
Yeni hijyenik enjektör tipi hazne boşaltma sistemi, aynı hareketle kapağı temizlerken kiri haznenin derinliklerine itiyor.
60 dakikaya kadar kesintisiz emiş gücü sağlayan değiştirilebilir batarya yuvası.
Hızlı ve kolay erişim için manyetik şarj yuvası ve başlık saklama bölmesi.
İki adet hassas mühendislik ürünü başlık:
Dyson’ın ilk bağlanılabilir kablosuz süpürgesi
Dyson PencilVacTM, MyDysonTM uygulamasına bağlanan ilk kablosuz süpürge olarak, kullanıcılara her zamankinden daha fazla kontrol ve rahatlık sunuyor. Uygulama aracılığıyla kullanıcılar, ek ayarlara erişebiliyor ve filtrenin ne zaman ve nasıl temizleneceği dahil olmak üzere gerçek zamanlı bakım uyarıları alabiliyor. Uygulama, Dyson süpürgelerinin bakımı ve en iyi şekilde kullanılması konusunda adım adım rehberlik sağlıyor. Bu, kullanıcıların deneyimini geliştirirken, zaman içinde optimum performans sağlıyor.
Ayrıca Dyson PencilVacTM, temizlik sırasında seçilen güç modunu ve kalan çalışma süresini gösteren bir LCD ekrana sahiptir.
Doğrudan Dyson’dan satın alın
Dyson PencilVacTM’in, satış fiyatı 24.999 TL. Online satın alınan her ürünle, kullanıcılara batarya ömrünü uzatmak için yedek, değiştirilebilir bir batarya veriliyor. Dyson PencilVacTM‘i satın almak, hakkında daha fazla bilgi edinmek ve deneyimlemek için Dyson Mağazalarını ve web sitesini ziyaret edin.
üksek hızda hava akışı, fısıltı kadar sessiz çalışma performansı, beş yıl kullanılabilen 360 derece elektrostatik filtre ömrüyle tüm odayı temizleyen Dyson HushJet™ Kompakt Hava Temizleyici, iç mekanlarda gelişmiş bir konfor tanımı yaratıyor. Yeni nesil hava temizleme teknolojisi Dyson Hushjet™ 0,3 mikron kadar küçük partiküllerin yüzde 99,97’sini yakalıyor. Dyson’ın yeni HushJet hava yansıtma özelliğine sahip bu ürün, Dyson’ın ikonik Air Multiplier teknolojisinden sonra atılan cesur bir adım olarak hava temizleme performansı ve tasarımında yeni bir dönem başlatıyor.
Dyson Tasarımında Yeni Bir Dönem
Dyson HushJet™ Kompakt Hava Temizleyici, Dyson’ın ikonik Air Multiplier teknolojisinin ötesine geçerek, yüksek hızlı hava jeti başlıktan çıkarken çevredeki havayı da içine alarak hava akışını arttırıp daha güçlü bir püskürtme sağlayan heykelsi HushJet başlığı ile önemli bir tasarım değişimini temsil ediyor. Başlık, saç kurutma makinesindeki yoğunlaştırıcı gibi çalışarak hava akışının hızını arttırıyor, bu da daha hızlı ve güçlü bir hava temizleme performansı anlamına geliyor.
Uyku Kalitenizi ve Günlük Sağlığınızı İyileştirmek İçin Tasarlanmıştır
İç mekân kirleticileri, yatak odaları gibi kapalı ve iyi izole edilmiş alanlarda, özellikle kentsel bölgelerde bulunan evlerde hızla birikebiliyor. Dyson HushJet™ Kompakt Hava Temizleyici, gün ve gece boyunca ultra sessiz ve akıllı bir şekilde çalışmak üzere tasarlanmıştır.
Araştırmalar, hava kirliliği ve alerjenlerin uykuyu2 olumsuz etkilediğini gösterdiğinden, Dyson HushJet™ Kompakt Hava Temizleyici daha temiz hava ve daha az gürültü ile yaşam kalitesini arttırıyor.
Ultra sessiz: Benzersiz yıldız şeklindeki başlık, türbülansı düşürürken, yüksek hızlı kompresörün ürettiği ses dalgalarını zayıflatarak gürültüyü azaltıyor. Gece modunda sadece 24 dB ile çalışan, kütüphaneden daha sessiz ve yaklaşık olarak yumuşak fısıltılara eşdeğer olan Dyson HushJet™ Kompakt Hava Temizleyici, uykunuzu bozmadan havayı temizliyor.
Daha iyi bir gece uykusu için temizlenmiş hava: Polen, toz ve evcil hayvan tüyleri gibi havadaki alerjenleri yakalayan HushJet™, burun akıntısı, boğaz kuruluğu ve göz kaşıntısı gibi uykuyu bozabilecek semptomları azaltmaya yardımcı oluyor.
Akıllı otomatik mod: Akıllı sensörler, uyurken bile hava kalitesini gerçek zamanlı olarak izliyor ve performansı otomatik olarak ayarlıyor.
Siz ve evcil hayvanlarınız için tasarlandı: Evcil hayvan sahipleri için mükemmel olan bu ürün, evcil hayvan tüyleri ve kokusu gibi alerjenleri ortadan kaldırıyor.
Kompakt Bir Temizleyici ve Yüksek Performans
HushJet™ hava yansıtma başlığı: Temizlenmiş havayı odaklanmış bir akışla yayarak, gürültülü türbülans olmadan hızlı ve eşit bir şekilde dağılmasını sağlıyor.
Elektrostatik HEPA Filtreleme: Yeni şarjlı filtre malzemesi, 0,3 mikron kadar küçük partiküllerin yüzde 99,97’sini yakalıyor. Daha enerji verimli çalışıyor, daha az malzeme kullanıyor ve önceki HEPA filtreye göre beş kat daha uzun, yani beş yıla kadar dayanıyor.
203 fit kare CADR: Küçük boyutlu bir hava temizleyiciden gelen güçlü performans.
Tamamen sızdırmaz filtreleme sistemi: Kirleticilerin içeride kalmasını sağlıyor.
Çalışırken, dinlenirken veya uyurken, Dyson HushJet™ Kompakt Hava Temizleyici arka planda çalışarak evinizi ve sağlığınızı sessizce koruyor.
Dyson HushJet™, ayrıca program oluşturabilmek, hava kalitesini izleyebilmek, filtre ömrünü takip edebilmek ve bildirim alabilmek için MyDyson™ uygulamasına bağlanabiliyor ve Amazon Alexa, Google Asistan veya Siri gibi uyumlu ses hizmetlerini kullanarak eller serbest şekilde kontrol edilebiliyor.
Ürünün satış fiyatı: 19.999 TL
James Dyson, “Türbülansı en aza indirgemek ve aerodinamik gürültüyü azaltmak için yüksek hızlı hava akışını yumuşatmanın bir yolunu geliştirdik. Böylece Dyson HushJet, minimum gürültüyle çok yüksek hacimli hava akışı sağlayabiliyor. Uyku modunda sadece 24 dB ses çıkaran bu cihaz, inanılmaz derecede sessizdir. Kompakt temizleyiciyi dönüştürerek, 0,3 mikron kadar küçük partiküllerin yüzde 99,97’sini yakalayan, şimdiye kadarki en verimli küçük formatlı cihazımızı yarattık.”
Samsung’un merakla beklenen yeni orta segment akıllı telefonu hakkındaki ilk detaylar ortaya çıkmaya başladı. Teknoloji dünyasının gözü amiral gemisi S26 serisinde olsa da, şirket öncesinde önemli bir lansmana daha imza atacak. Galaxy A57 özellikleri, Çin’in resmi sertifikasyon kurumu aracılığıyla sızdırıldı ve cihazın tasarımında önemli bir değişikliğe işaret ediyor.
Galaxy A57 Özellikleri ve Tasarım Detayları
Çin’in Telekomünikasyon Ekipmanları Sertifikasyon Merkezi (TENAA) veritabanında SM-A5760 model numarasıyla görünen Galaxy A57, selefi Galaxy A56’ya kıyasla daha zarif bir yapıya sahip. Sızdırılan bilgilere göre yeni telefon 161.5 x 76.8 x 6.9 mm boyutlarında olacak. Bu, onu bir önceki modelden (162.2 x 77.5 x 7.4 mm) hem daha kısa ve dar hem de fark edilir derecede daha ince yapıyor.
Bununla birlikte, en dikkat çekici farklardan biri de ağırlıkta görülüyor. Galaxy A57, 182 gramlık ağırlığıyla, 198 gram olan selefine göre oldukça hafiflemiş durumda. Bu incelik ve hafiflik, telefonun günlük kullanımda çok daha konforlu bir deneyim sunacağını gösteriyor.
Donanım tarafında ise Samsung, Galaxy A57’yi gücünü Exynos 1680 işlemcisinden alan bir yapılandırmayla donatmış. Sekiz çekirdekli bu işlemci; 2.9 GHz, 2.6 GHz ve 1.95 GHz hızlarında çalışan üç kümeden oluşuyor. Grafik performansı ise daha iyi verimlilik sunan AMD RDNA mimarisine dayalı Xclipse 550 GPU’ya emanet. Cihazın 8 GB ve 12 GB RAM seçeneklerinin yanı sıra 128 GB ve 256 GB depolama versiyonlarıyla piyasaya sürülmesi bekleniyor.
Kamera ve Bataryada Değişiklik Yok
TENAA listesine göre, Galaxy A57’nin kamera donanımında büyük bir yenilik bulunmuyor. Cihaz, 50 MP ana kamera, 12 MP ultra geniş açılı kamera ve 5 MP makro kameradan oluşan üçlü bir arka kamera kurulumuna sahip olacak. Ön tarafta ise 12 MP’lik bir selfie kamerası yer alıyor. Bu özellikler, Galaxy A56 ile aynı görünüyor.
Ayrıca, telefon gücünü 5,000 mAh kapasiteli bir bataryadan alacak ve 45W hızlı şarj desteği sunacak. Diğer özellikleri arasında ekran içi parmak izi okuyucu, 5G, Wi-Fi, Bluetooth, NFC ve USB Type-C bağlantı noktası bulunuyor.