vivo, geçtiğimiz ay tanıttığı X200 FE’yi Türkiye‘ye getirdi. Akıllı telefon, teknik özellikleriyle orta segmente hitap ederken, tasarımsal açıdan ise modern bir anlayışı benimsiyor. Peki, markanın yeni modeli Türkiye’de ne kadardan satılacak? İşte ayrıntılar!
vivo X200 FE Türkiye fiyatı belli oldu
vivo’nun web sitesine baktığımızda X200 FE modelinin Türkiye fiyatının 52 bin 999 TL olduğunu görüyoruz. Fakat, şu an için 3 bin TL ön sipariş indirimi uygulanıyor. Yani kullanıcılar akıllı telefonu an itibariyle 49 bin 999 TL’den satın alabiliyor.
Telefonu satın alan kullanıcılara 1 yıl ekran onarım garantisi ve vivo TWS3e kablosuz kulaklık hediye ediliyor.
Tablet pazarındaki rekabet tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda günden güne yeni bir modelin çıkış yaptığını görüyoruz. Tabii, bunların karşılaştırılması da bir hayli önemli. Zira bir tablet satın almadan önce bu modeller arasından en iyisini seçmeye çalışıyoruz. İşte AnTuTu’ya göre en güçlü tablet modelleri!
En güçlü Android tablet modelleri – Haziran 2025
AnTuTu’nun haziran tablet listesine bir baktığımızda Snapdragon 8 Elite işlemcisinden güç alan OPPO Pad 4 Pro’nun zirvede olduğunu söyleyebiliriz. Toplamda 2,843,258 puan alan tableti 2,837,435 puanla OnePlus Pad 2 Pro takip etti.
Listenin üçüncü sırasında 2,786,850 puanlı REDMI K Pad bulunuyor. Dördüncü sırada ise 2,753,449 puan almayı başaran Red Magic Gaming Tablet Pro 3 bizleri karşılıyor. Son olarak, beşinci sırada 2,737,447 puanlı Lenovo Legion Y700 Gen 4’ün yer aldığını belirtelim.
Sıra
Model
RAM/Depolama
Ortalama Puan
1
OPPO Pad 4 Pro
16GB+512GB
2843258
2
OnePlus Pad 2 Pro
16GB+512GB
2837435
3
REDMI K Pad
16GB+512GB
2786850
4
Red Magic Gaming Tablet Pro 3
16GB+512GB
2753449
5
Lenovo Legion Y700 Gen 4
16GB+1024GB
2737447
6
vivo Pad5 Pro
16GB+512GB
2633441
7
iQOO Pad5 Pro
16GB+512GB
2632399
8
Xiaomi Pad 7 Ultra
16GB+1024GB
2523750
9
Xiaomi Pad 7S Pro 12.5
16GB+512GB
2408465
10
Red Magic Gaming Tablet Pro
16GB+512GB
2084504
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Xiaomi, giyilebilir teknoloji alanındaki ürün portföyünü yeni bir akıllı gözlük modeliyle genişletti. “Smart Audio Glasses” adıyla piyasaya sunulan ürün, işlevselliği ve fiyat-performans dengesiyle dikkat çekiyor. Yaklaşık 90 dolarlık fiyat etiketiyle satışa çıkan akıllı gözlük, Bluetooth kulaklıkların sunduğu temel ses özelliklerini gözlük formunda sunuyor.
Xiaomi, uygun fiyatlı akıllı gözlüğünü piyasaya çıkardı
Cihaz, geleneksel kulak içi kulaklıklar yerine açık kulak teknolojisi kullanıyor. SLS0820 model ultrasonik hoparlörler ve özel olarak tasarlanmış bir ses alanı aracılığıyla net tiz ve dengeli bas sunuluyor. Kulaklık olmadan ses aktarımı sağlayan bu sistem, çift katmanlı ses sızıntı koruması ve yankı önleme algoritması ile destekleniyor. Bu yapı, özellikle kalabalık ve gürültülü ortamlarda aramaların daha gizli ve anlaşılır şekilde gerçekleşmesine yardımcı oluyor.
Ürün yalnızca 40 gram ağırlığında. Hafif yapısına rağmen şakak bölgesinde kavisli bir tasarım sunuyor ve esnek burun pedleriyle konfor hedefleniyor. Gözlük, çıkarılabilir menteşe sistemi sayesinde çerçeve değişimine imkân veriyor. Ayrıca IP54 sertifikasıyla su sıçramalarına karşı dayanıklılık gösteriyor ve toza karşı da koruma sağlıyor.
Pil performansı cihazın öne çıkan özelliklerinden biri. Smart Audio Glasses, 11 güne kadar bekleme süresi ve 10 saate kadar kesintisiz oynatma süresi sağlıyor. Şarj işlemi, USB-C yerine manyetik pimlerle bağlantı kuran özel bir kablo üzerinden gerçekleşiyor. Bu da tasarım açısından daha kompakt bir çözüm oluşturuyor.
8 GB bellekli ekran kartları gözden düşmeye devam ediyor. Özellikle oyuncular, daha yüksek belleğe sahip kartlar istiyor.
Kullanıcı etkileşimi için gözlükte dokunmatik kontroller bulunuyor. Müzik çalmak, duraklatmak ya da gelen aramaları yanıtlamak bu yüzey üzerinden sağlanabiliyor. Ayrıca cihaz, yerleşik sensörler aracılığıyla gözlük çıkarıldığında sesi otomatik olarak durduruyor.
Smart Audio Glasses, donanım ve fiyat açısından doğrudan rakibi olan daha pahalı akıllı gözlüklerin bir alternatifi olarak konumlanıyor. Global pazarda erişime açılan cihazın, ses teknolojileriyle entegre edilmiş giyilebilir ürün arayan kullanıcılar arasında ilgi görmesi bekleniyor.
Akıllı telefon işindeki rekabet tüm hızıyla devam ediyor. Neyse ki AnTuTu gibi platformlar sayesinde hangi modellerin nasıl bir performans gösterdiğine dair bilgi sahibi olabiliyoruz. Son olarak haziran ayı dönemine ait en hızlı Android orta segment telefonlar açıklandı.
En hızlı orta segment telefonlar – Haziran 2025
AnTuTu’nun haziran listesine baktığımızda geçen ayın şampiyonu 1,767,568 puan almayı başaran iQOO Z10 Turbo oluyor. Bu modeli Dimensity 8400-Ultra işlemcisinden güç alan ve 1,676,970puan alan Redmi Turbo 4 takip etti.
İşte AnTuTu’ya göre haziran ayının en hızlı Android orta segment telefonları;
Sıra
Model
İşlemci
RAM + Depolama
Ortalama Puan
1
iQOO Z10 Turbo
Dimensity 8400
16GB + 512GB
1,767,568
2
Redmi Turbo 4
Dimensity 8400-Ultra
12GB + 256GB
1,676,970
3
OPPO Reno14 Pro
Dimensity 8450
16GB + 512GB
1,577,098
4
OnePlus Ace 3V
Snapdragon 7+ Gen 3
12GB + 512GB
1,401,716
5
OPPO Reno14
Dimensity 8350
16GB + 512GB
1,338,733
6
Redmi K70E
Dimensity 8300-Ultra
12GB + 512GB
1,298,468
7
Honor 400
Snapdragon 7 Gen 4
16GB + 512GB
1,145,999
8
Redmi Note 12 Turbo
Snapdragon 7+ Gen 2
16GB + 1024GB
1,137,607
9
vivo S30
Snapdragon 7 Gen 4
12GB + 512GB
1,002,521
10
iQOO Z8
Dimensity 8200
8GB + 256GB
963,511
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Günümüzde Siri, Alexa ve Google Gemini gibi yapay zeka asistanlarının hayatımıza girmesiyle birlikte cihazlarla konuşmak olağan hale geldi. Ancak birçok kullanıcı, klavye gerektiren her yerde sesli yazma özelliğini kullanabileceğini bilmiyor.
Telefonda sesli yazma nasıl açılır?
Alışveriş poşetleriyle meşgulken, toplu taşımada bir yere tutunurken ya da ekranın kırık olması nedeniyle dokunmatik klavye zor kullanılır hale geldiğinde sesli yazma önemli bir alternatif sunuyor. Hem Android hem de iOS işletim sistemleri, bu işlevi yerleşik olarak destekliyor.
Android işletim sistemli cihazlarda, özellikle Pixel modellerinde ve birçok diğer telefonda varsayılan klavye Gboard olarak geliyor. Klavye ekrana geldiğinde sağ üstte yer alan mikrofon simgesine dokunarak sesli yazma etkinleştiriliyor.
Daha fazla ekran alanı istendiğinde, mikrofon simgesinin solundaki aşağı ok simgesine dokunularak klavye gizlenebiliyor. Kullanıcı konuşmaya başladığında, kullanılan uygulamaya göre değişen komutlar devreye giriyor.
“Delete” komutuyla son kelime silinebiliyor, “clear all” ifadesiyle tüm metin kutusu temizlenebiliyor. “Next” ve “previous” komutlarıyla form alanları arasında geçiş yapılabiliyor. Emojiler de adlarıyla birlikte sesli olarak girilebiliyor.
Örneğin, “thumbs up emoji” ifadesi ilgili sembolü yazıya ekliyor. Metin tamamlandığında, uygulamaya göre “send” veya “search” gibi komutlar kullanılarak işlem tamamlanabiliyor. Gboard üzerindeki araç çubuğunda yer alan “i” simgesine dokunularak kullanılabilecek sesli komutlara dair yardım alınabiliyor.
Mikrofon simgesine iki kez dokunarak sesli yazmayı tüm uygulamalarda sürekli aktif hale getirmek de mümkün. Eğer özellik çalışmıyorsa, Android Ayarları’ndan Sistem > Klavye > Ekran klavyesi > Gboard > Sesli Yazma yoluyla özelliğin etkin olup olmadığı kontrol edilebiliyor. Bu menüde çevrimdışı kullanım ve otomatik noktalama gibi ek seçenekler de yer alıyor.
Samsung Galaxy cihazlarda varsayılan olarak Samsung Klavyesi yüklü geliyor. Bu durumda mikrofon simgesi genellikle ekranın sol alt köşesinde bulunuyor. Sesli yazmanın açık olup olmadığını kontrol etmek için Ayarlar > Genel Yönetim > Samsung Klavyesi > Sesli Giriş adımları izleniyor.
iPhone kullanıcıları da benzer bir yöntemle sesli yazma özelliğinden faydalanabiliyor. Apple’ın kendi klavyesi varsayılan olarak yüklü geliyor, ancak dileyen kullanıcılar Gboard gibi alternatif klavyeler de yükleyebiliyor.
Klavye ekranı açıldığında sağ alt köşedeki mikrofon simgesine dokunularak konuşmaya başlanıyor. Emojiler ve noktalama işaretleri isimleriyle söylenerek eklenebiliyor. Örneğin “heart emoji” veya “exclamation mark” gibi komutlarla metin düzenlenebiliyor.
Uzun metinler için “new line” ve “new paragraph” komutlarıyla yeni satır ve paragraflar oluşturulabiliyor. “Undo” ve “redo” gibi komutlarla son yapılan işlemler geri alınabiliyor ya da yeniden uygulanabiliyor. Daha gelişmiş metin düzenleme komutları arasında “select sentence” ve “delete paragraph” gibi ifadeler de bulunuyor.
iOS tarafında Android’deki gibi “send” veya “search” gibi sesli gönderim komutları her uygulamada çalışmıyor. Genellikle mikrofon simgesine tekrar dokunarak dikte sonlandırıldıktan sonra gönderme veya arama işlemi manuel olarak yapılması gerekiyor.
Sesli yazma özelliği çalışmıyorsa, iPhone Ayarları’ndan Genel > Klavye menüsüne girerek “Dikteyi Etkinleştir” seçeneğinin açık olduğundan emin olunması gerekiyor. Bu menüde otomatik noktalama gibi ek seçenekler de bulunuyor.
Samsung’un 9 Temmuz Çarşamba günü gerçekleştireceği Galaxy Unpacked etkinliği öncesinde Galaxy Watch 8 serisine dair kapsamlı bir sızıntı ortaya çıktı. Fransız teknoloji platformu Dealabs kaynaklı bilgilere göre Samsung bu yıl üç farklı akıllı saat modeli tanıtacak: Galaxy Watch 8, Galaxy Watch 8 Classic ve Galaxy Watch Ultra 2.
Yeni seride Galaxy Watch 8 modeli 40 mm ve 44 mm olmak üzere iki farklı boyutta sunulacak. Galaxy Watch 8 Classic ise 46 mm’lik tek bir boyutta piyasaya çıkacak. Serinin en üst modeli olan Galaxy Watch Ultra 2’nin ise 47 mm çapında olacağı belirtiliyor. Watch Classic serisi geçen yıl atlanmıştı, ancak bu yıl yeniden ürün gamına dahil ediliyor.
Saatlerin tümü Samsung’un Exynos W1000 işlemcisini kullanıyor. Bu işlemci, geçen yılın Galaxy Watch 7 ve Galaxy Watch Ultra modellerinde de yer almıştı. Cihazlarda performans artışı beklenmemesine rağmen, kullanıcı deneyimini etkileyecek diğer unsurlarda güncellemeler bulunuyor.
Tüm modellerde 2 GB RAM yer alırken, Galaxy Watch 8’in 32 GB dahili depolamayla, Watch 8 Classic ve Ultra 2 modellerinin ise 64 GB depolama kapasitesiyle geleceği ifade ediliyor. Saatlerin kutu içeriği ve kayışları da modele göre farklılık gösteriyor.
Galaxy Watch 8, “silikon spor bileklik” ile sunulurken; Galaxy Watch 8 Classic modelinde “premium hibrit kayış” yer alıyor. Galaxy Watch Ultra 2 modeli ise “ekstrem spor bilekliği” ile birlikte geliyor. Bu fark, ürünlerin hedef kullanıcı kitlesi ve kullanım senaryoları açısından konumlandırmasını da ortaya koyuyor.
Fransa’daki perakende fiyatlara göre Galaxy Watch 8’in 40 mm versiyonu €379,99, LTE’li versiyonu ise €429,99 olacak. 44 mm versiyon için fiyat €409,99, LTE’li modeli içinse €459,99 olarak belirlenmiş. Galaxy Watch 8 Classic’in LTE’siz modeli €529,99, LTE’li modeli ise €579,99 olarak listeleniyor.
En üst model olan Galaxy Watch Ultra 2’nin fiyatı ise €699,99 seviyesinde. Bu rakamlar önceki yılın modellerine göre baz versiyonlarda bir miktar artışa, Ultra modelde ise fiyatın sabit tutulduğuna işaret ediyor.
Kripto paralardaki hareketlilik tüm hızıyla sürüyor. Özellikle son dönemde Bitcoin’in belirli bir seviyenin üzerinde seyrettiğini görüyoruz. Peki, 7 Temmuz itibariyle Bitcoin’in değeri ne kadar? İşte ayrıntılar!
Not: Bu haber ve içerisindeki detaylar yatırım tavsiyesi değildir, sadece kripto paranın son durumu hakkında bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır.
Bitcoin anlık değeri – 7 Temmuz
Birkaç aydır 100 bin doların üzerinden işlem gören Bitcoin, 7 Temmuz itibariyle de değerini korumuş bir halde karşımıza çıkıyor. Kripto paranın değeri bu makale yazılırken 109 bin dolar seviyesinde.
Kripto para piyasasında yaşanan dalgalanmaların başlıca nedenlerinden biri olarak ABD Başkanlık Seçimleri gösteriliyor. 2017-2021 yılları arasında başkanlık görevini yürüten Donald Trump, dört yıl aranın ardından yeniden seçildi. Rakibi Kamala Harris’i mağlup ederek ABD’nin 47. Başkanı olan Trump’ın ekonomi politikalarının, önümüzdeki dönemde kripto para piyasaları üzerinde önemli etkiler yaratması bekleniyor.
Bununla birlikte, Trump’ın başkanlığı süresince aldığı bazı kararlar da Bitcoin gibi kripto varlıkların değerinin üzerinde olumlu olumsuz etki yaratıyor.
Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Bitcoin 100 bin dolar seviyelerinde kalmayı başarabilecek mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Google, Pixel 10 serisiyle birlikte ekran donanımında önemli bir yeniliğe hazırlanıyor. Sızan bilgilere göre Pixel 10 Pro ve Pixel 10 Pro XL modellerinde 480Hz PWM (Pulse Width Modulation) frekansına sahip yeni bir ekran kullanılacak. Bu geliştirme Google’ın bugüne kadar bu konuda sessiz kaldığı ekran titreşimi kaynaklı göz yorgunluğu sorunlarına karşı attığı ilk somut adımlardan biri.
Pixel serisinde göz yorgunluğuna karşı yeni adım
Google, Pixel 10 serisiyle birlikte ekran donanımında önemli bir yeniliğe hazırlanıyor. Sızan bilgilere göre Pixel 10 Pro ve Pixel 10 Pro XL modellerinde 480Hz PWM (Pulse Width Modulation) frekansına sahip yeni bir ekran kullanılacak. Bu geliştirme Google’ın bugüne kadar bu konuda sessiz kaldığı ekran titreşimi kaynaklı göz yorgunluğu sorunlarına karşı attığı ilk somut adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
PWM, OLED ekranlarda parlaklık kontrolü için kullanılan bir yöntem olarak biliniyor. LED’ler, doğrudan akım verilerek sürekli açık kalmak yerine çok hızlı bir şekilde açılıp kapanıyor. Bu titreşim gözle doğrudan fark edilmese de düşük PWM frekanslarında bazı kullanıcılarda göz yorgunluğu, baş ağrısı veya mide bulantısı gibi belirtilere yol açabiliyor.
Bu durum özellikle karanlık ortamlarda düşük parlaklık seviyelerinde daha belirgin hale geliyor. Bu nedenle PWM değeri, ekran kalitesinde doğrudan görsel deneyimle ilgili olmasa da kullanıcı sağlığı açısından kritik bir kriter haline geliyor.
Pixel 10 Pro’daki 480Hz PWM frekansı, önceki modellere göre anlamlı bir iyileşme sağlasa da sektördeki bazı rakiplerle kıyaslandığında hâlâ geride kalıyor. Örneğin Xiaomi 15 Ultra 1.920Hz, OnePlus 13 ve Nothing Phone 3a 2.160Hz, HONOR Magic 7 Pro ise 4.320Hz PWM frekansıyla piyasaya sürüldü.
Bu modeller düşük frekanslı PWM nedeniyle oluşabilecek rahatsızlık riskini azaltmak için daha yüksek değerler sunuyor. Google’ın güncellemeyle birlikte Samsung ve Apple gibi ABD merkezli rakipleriyle benzer bir seviyeye ulaştığı, ancak Çin merkezli üreticilerin ulaştığı teknolojik seviyelere yaklaşamadığı görülüyor.
PWM dışında bazı telefon üreticileri DC dimming gibi hibrit teknolojiler de kullanıyor. Bu sistemlerde yüksek parlaklık seviyelerinde doğrudan akım kullanılarak ekran titreşimi azaltılıyor, düşük seviyelerde ise PWM devreye giriyor. Bu yaklaşım, özellikle kullanıcı göz sağlığına odaklanan modellerde sıkça tercih ediliyor. Ancak Pixel 10 serisinde bu tür hibrit modlara dair bir bilgi henüz bulunmuyor.
Yeni ekranın yalnızca Pixel 10 Pro ve Pixel 10 Pro XL modellerinde sunulacağı belirtiliyor. Standart Pixel 10 ya da gelecekteki Pixel 10a gibi daha uygun fiyatlı modellerde bu özellik yer almayabilir. Bu durum ekran titreşimine karşı hassasiyeti olan kullanıcılar için bir sınırlama anlamına geliyor.
Göz konforu ve uzun vadeli ekran kullanımı açısından daha yüksek PWM değerine sahip ekranlar önemliyken, Google’ın bu özelliği yalnızca üst segmentte sunması bazı kullanıcılar tarafından yetersiz bulunabilir.
PWM frekansı tek başına bir ekranın kalitesini belirlemese de özellikle belirli kullanıcı grupları için satın alma kararında belirleyici bir unsur haline gelmiş durumda. Google’ın Pixel 10 Pro’da yaptığı bu değişiklik geçmişe kıyasla önemli bir adım olarak kaydedilse de genel tablo içinde hala minimum seviyede bir güncelleme niteliği taşıyor. Önümüzdeki dönemlerde bu iyileştirmenin tüm Pixel modellerine yayılıp yayılmayacağı ise merakla bekleniyor.
Akademik dünyada araştırma makalelerinin değerlendirilme süreçlerinde yapay zekaya yönelik yeni bir manipülasyon yöntemi ortaya çıktı. Nikkei Asia tarafından yayımlanan habere göre, İngilizce yazılmış bilimsel ön baskı (preprint) makalelerinde bazı araştırmacılar, değerlendirme sürecinde yapay zeka araçlarından olumlu yorum alabilmek için metin içerisine gizli komutlar yerleştiriyor. Söz konusu makaleler, dünya genelinde 14 farklı akademik kurumdan araştırmacılar tarafından hazırlanmış durumda.
İnceleme süreci manipüle mi ediliyor?
Japonya’daki Waseda Üniversitesi, Güney Kore’den KAIST, ABD’den Columbia Üniversitesi ve Washington Üniversitesi gibi saygın kurumların dahil olduğu çalışmalarda, toplamda 17 makalede bu tür gizli komutlara rastlandı. Makalelerin büyük çoğunluğu bilgisayar bilimi alanında yayımlanmış durumda.
Belirtilen komutlar, genellikle bir ila üç cümle uzunluğunda ve beyaz yazı rengiyle veya son derece küçük puntolarla saklanmış şekilde bulunuyor. Komutların içeriğinde, yapay zeka destekli bir inceleme aracıyla karşılaşılması durumunda çalışmanın “yalnızca olumlu değerlendirilmesi”, “etkileyici katkıları, metodolojik titizliği ve özgünlüğü” nedeniyle övülmesi yönünde doğrudan ifadeler yer alıyor.
Bu durum özellikle ön değerlendirme süreçlerinde giderek daha sık kullanılan yapay zeka tabanlı değerlendirme sistemlerine karşı yeni bir etik sorun alanı doğuruyor. Bazı akademisyenler, bu tür yönlendirmeleri savunurken, bunların tembel veya yapay zekayı bilinçsizce kullanan hakemleri dengelemek için yazıldığını belirtiyor.
Nikkei Asia’ya konuşan Waseda Üniversitesi’nden bir profesör, konferansların çoğunun makale değerlendirmelerinde yapay zeka kullanımını yasakladığını, bu nedenle gizli komutların “AI kullanan dikkatsiz hakemlere karşı savunma aracı” olarak yerleştirildiğini ifade etti.
Ancak bu uygulama, hakemlik sisteminin güvenilirliğini sarsma potansiyeli taşıyor. Yayın sürecinde tarafsızlık, bilimsel tutarlılık ve eleştirel değerlendirme esastır. Yapay zeka destekli sistemlerin gelişmesiyle birlikte metin içinde yer alan bu tür yönlendirme komutlarının değerlendirme sürecine etkisi giderek artabilir. arXiv üzerinde tespit edilen örnekler, bu tür içeriklerin halihazırda sisteme sızmış olabileceğini gösteriyor.
Apple ve Samsung, yıllardır amiral gemisi telefonlarında birbirine oldukça yakın tasarım ve donanım tercihleriyle anılıyordu. Ancak yeni sızıntılar, iki markanın önümüzdeki yıl piyasaya süreceği iPhone 17 ve Galaxy S26 serilerinde bu paralelliğin sona erdiğini gösteriyor. Her iki şirketin de 2025 modellerine yönelik farklı tasarım stratejileri benimsediği bilgisi, güvenilir kaynaklar tarafından ortaya kondu
iPhone 17 ve Galaxy S26 ile donanım stratejileri farklı yönlere gidiyor
Samsung’un Galaxy S26 Ultra modeli, şirketin Galaxy S25 Edge için kullandığı tasarım çizgisini bu serinin en üst seviyesine taşıyor. Rapora göre S26 Ultra’nın gövde kalınlığı 8 mm’nin altında kalacak.
iPhone 17 Air sızıntısı
Bu da Samsung’un, telefonlarını daha da inceltme yönündeki eğilimini sürdürdüğünü gösteriyor. Galaxy S26 Ultra, daha kompakt bir yapı içinde aynı batarya kapasitesini sunmak için daha yoğun batarya teknolojilerine geçiş yapabilir. Mevcut beklentilere göre cihaz 5.000 mAh kapasiteli bir batarya ile gelecek.
Apple tarafında ise tam tersi bir yaklaşım dikkat çekiyor. iPhone 17 Pro Max modelinin, mevcut iPhone 16 Pro Max’e kıyasla daha kalın olacağı bildiriliyor. 8.25 mm kalınlığındaki iPhone 16 Pro Max’in ardından gelecek yeni modelin kalınlığı 8.76 mm olarak hesaplanıyor.
Artan kalınlık, daha büyük bir bataryaya yer açıyor. Sızıntılara göre iPhone 17 Pro Max’te de 5.000 mAh kapasiteli bir batarya yer alacak. Bu kapasite, Apple için önemli bir sıçrama anlamına geliyor ve enerji yoğunluğu artırılmadan doğrudan gövde büyütülerek sağlanmış gibi görünüyor.
Apple, bu değişiklikle daha ince tasarım yerine daha uzun pil ömrünü öncelikli hale getiriyor. Slim yapıda bir iPhone isteyen kullanıcılar için ise iPhone 17 Air alternatifi sunulacak. Ancak bu modelin batarya kapasitesi yalnızca 2.800 mAh seviyesinde olacak. Bu da Apple’ın kullanıcı segmentlerini pil süresi ve cihaz kalınlığı gibi kriterlerle ayırmaya başladığını ortaya koyuyor.
Samsung ve Apple arasındaki bu ayrışma, uzun süredir ilk kez bu kadar belirgin hale geldi. Geçmişte her iki marka da hem tasarım hem de donanım tarafında birbirine oldukça yakın çözümler sunuyordu. Ancak şimdi Samsung, daha ince gövde ve gelişmiş batarya teknolojisiyle estetik ve taşınabilirliği öne çıkarırken, Apple daha kalın ancak daha uzun ömürlü bir deneyim sunmayı tercih ediyor.
Bu durum, özellikle Çin merkezli üreticilerin batarya teknolojisinde ulaştığı noktayla birlikte değerlendirildiğinde daha dikkat çekici hale geliyor. Örneğin bazı Çinli telefon üreticileri silikon batarya sınırlarını zorluyor ve 8.000 mAh seviyelerine kadar çıkan batarya kapasiteleri sunuyor. Buna rağmen Apple, 5.000 mAh ile önceki nesillere kıyasla adım atarken, Samsung aynı kapasiteyi daha ince gövdede tutmayı planlıyor.
Akıllı telefon satın alırken kapsamlı bir araştırma yapmak büyük önem taşıyor. Çünkü tercih ettiğimiz modelin hem yüksek performans sunması gerekiyor. Bu noktada, cihazın sunduğu kullanıcı deneyimi belirleyici oluyor. Peki, günümüzde en hızlı Android amiral gemisi telefonlar hangileri?
Haziran ayının en hızlı amiral gemisi Android telefonları
AnTuTu’nun haziran ayı listesine bir göz attığımızda Qualcomm’un önde olduğunu görüyoruz. Geçen ayın şampiyonu Qualcomm Snapdragon 8 Elite’dan güç alan Red Magic 10S Pro+ oldu. 2,901,737 puan alan akıllı telefonu vivo X200 Ultra takip etti. Modelin puanıysa 2,885,215.
Listenin üçüncüsü 2,883,092 puanla OPPO Find X8 Ultra Satellite Edition oluyor. Dördüncü sırada 2,874,982 puan alan vivo X200s bulunuyor. Son olarak beşinci sıradaysa 2,868,057 puanla iQOO Neo10 Pro+ kendine yer buluyor.
Sıra
Model
İşlemci
RAM + Depolama
Ortalama Puan
1
Red Magic 10S Pro+
Snapdragon 8 Elite
24GB + 1024GB
2,901,737
2
vivo X200 Ultra
Snapdragon 8 Elite
16GB + 1024GB
2,885,215
3
OPPO Find X8 Ultra Satellite Edition
Snapdragon 8 Elite
16GB + 1024GB
2,883,092
4
vivo X200s
Dimensity 9400+
16GB + 1024GB
2,874,982
5
iQOO Neo10 Pro+
Snapdragon 8 Elite
16GB + 1024GB
2,868,057
6
Honor GT Pro
Snapdragon 8 Elite
16GB + 1024GB
2,840,216
7
OnePlus Ace 5 Pro
Snapdragon 8 Elite
16GB + 1024GB
2,726,504
8
OnePlus 13
Snapdragon 8 Elite
24GB + 1024GB
2,713,111
9
iQOO 13
Snapdragon 8 Elite
16GB + 1024GB
2,701,069
10
Redmi K80 Pro+
Dimensity 9400+
16GB + 512GB
2,662,420
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Xiaomi, elektrikli otomobil pazarındaki global genişleme planları doğrultusunda Avrupa’da önemli bir adım attı. Şirketin yüksek performanslı elektrikli sedan modeli SU7 Ultra, Avrupa’da yasal olarak tescil edilerek kamuya açık yollarda ilk kez test edildi. Test aracının plakası “M SU7088E” olarak kayıtlara geçti. Plakadaki “M” harfi Münih’i simgelerken, aynı zamanda Xiaomi’nin “Mi” markasını ve SU7 modelini sembolize ediyor.
Xiaomi SU7 Ultra Almanya’da resmen tescillendi
Xiaomi Grubu Ortağı ve Başkanı Lu Weibing, aynı zamanda akıllı telefon birimi ve marka yönetiminden de sorumlu isim olarak şu sıralar Avrupa genelinde pazar araştırması amacıyla iş seyahatinde bulunuyor.
Weibing, 5 Temmuz’da Weibo üzerinden yaptığı paylaşımda Münih’te tescilli SU7 Ultra ile test sürüşü yaptığını duyurdu. Bu sürüş, Avrupa’da SU7’nin halka açık yollarda düzenlenen ilk resmi kullanımını temsil ediyor.
Xiaomi SU7 Ultra, 4.997 mm uzunluk, 1.963 mm genişlik ve 1.455 mm yükseklik gibi ölçülerle orta-büyük segmentte konumlanıyor. 3.000 mm dingil mesafesi, aracı tam boy lüks sedanlarla aynı sınıfa yerleştiriyor. Pist odaklı donanımda yaklaşık 2.205 kilogram ağırlığa sahip olan araç, 0.195’lik hava sürtünme katsayısıyla sınıfında dikkat çeken bir aerodinamik yapıya sahip.
Araç, 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 1.98 saniyede ulaşıyor ve 350 km/s maksimum hıza çıkabiliyor. Karbon seramik frenlerle donatılan model, Nürburgring gibi zorlu pistlerde yapılan testlerle kalibre edilmiş bir şasiye sahip.
Gücünü, 93.7 kWh kapasiteli CATL Qilin II bataryadan alan SU7 Ultra, 897 voltluk bir elektrik mimarisi üzerinde çalışıyor. CLTC standardına göre menzili 630 kilometreye kadar ulaşıyor.
26 Haziran’da Xiaomi, SU7 Ultra prototipinin Nürburgring Nordschleife pistinde 6 dakika 22.091 saniyelik tur süresiyle pist tarihinin en hızlı üçüncü aracı olduğunu açıkladı.
Seri üretim versiyon ise Xiaomi’nin “Track Professional Package” isimli pist odaklı opsiyon paketiyle aynı pisti 7:04.957 sürede tamamladı. Bu, testin yapıldığı dönemde seri üretim elektrikli sedanlar arasında kaydedilen en hızlı tur süresi olarak duyuruldu.
Prototip temel alınarak geliştirilen SU7 Ultra Nürburgring Limited Track Edition, sadece 100 adetle sınırlı tutuldu. Aracın fiyatı 814.900 yuan (yaklaşık 113.500 ABD doları) olarak belirlendi. Bu özel versiyon; sabit arka kanat, karbon fiber aerodinamik eklentiler, yarış koltukları ve kısmi güvenlik kafesi gibi fabrika çıkışlı performans bileşenlerini içeriyor.
Xiaomi CEO’su Lei Jun, geçtiğimiz dönemde yaptığı açıklamada şirketin yurtdışı otomotiv pazarına 2027 yılında açılmasının planlandığını belirtti. Avrupa’da tescillenen SU7 Ultra test aracı ise bu stratejinin bir parçası olarak teknik validasyon amacıyla kullanılıyor. Araç, herhangi bir müşteri teslimatına dahil değil ve seri üretim araçlardan bağımsız olarak değerlendirme sürecinde bulunuyor.