Samsung ve Apple üzgün: Çinliler akıllı saatte öne geçiyor!

Teknoloji sektörü her geçen gün büyümeye devam ederken, sektörün öncüleri de değişmeye başladı. Geçtiğimiz aylardan beri gelişen küresel durumlar Çinli üreticilerin öne geçmesine sebep olmuş olabilir. Yılın ilk çeyrek raporlarının açıklanmasıyla birlikte Samsung ve Apple’ın akıllı saat satışlarında gerilediği ve Xiaomi gibi Çinli firmaların yükseldiğini görüyoruz. İşte detaylar.

Geçtiğimiz haftalarda yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen akıllı saat sevkiyatları hakkında iki rapor ortaya çıkmıştı. Raporda Samsung’un ilk üç sırada olduğu belirtilirken bugün ortaya çıkan yeni bir raporda ise Samsung’un dördüncü sırada yer aldığı belirtildi.

akıllı saat

Araştırmaya göre Samsung, küresel akıllı saat sevkiyatında yüzde 7’lik bir paya sahipken dördüncü sırada yer alıyor. İlk sırada Apple, yüzde 20 pay, ikinci sırada yüzde 16 ile Huawei, ve üçüncü sırada ise yüzde 10 ile Xiaomi bulunuyor. Yıllık değişimde ise Samsung ve Apple sırasıyla yüzde 9 sevkiyat kaybı yaşadı.

Galaxy S26 Ultra kamera özellikleri belli oldu!

Galaxy S26 Ultra kamera özellikleri belli oldu!

Samsung tarafından geliştirilen ve önümüzdeki yıl tanıtılması beklenen Galaxy S26 Ultra kamera özellikleri ortaya çıktı.

Listenin geri kalanında ise şaşırtıcı biçimde Çinli firmalar olan Xiaomi ve Huawei yüzde 53 büyüme sergiledi. imoo da yüzde 23 büyüme sağladı. Bu da geçtiğimiz sene ilk çeyrekte yüzde 9 paya sahip olan Samsung’un yaklaşık yüzde 18 düşüş yaşadığını gösteriyor. Ancak Samsung yalnız değil ve Apple da yüzde 9 kayıp yaşadı.

Xiaomi ve Huawei gibi markaların öne çıkma sebepleri arasında fiyatlar olabilir. Çünkü Çinli markalar genellikle daha uygun ürünleri kullanıcıyla buluşturuyor. Fakat Samsung’un önümüzdeki günlerde düzenleyeceği Galaxy Unpacked etkinliğinde duyurmaya hazırlandığı Galaxy Watch 8, Watch 8 Classic, ve Watch Ultra 2 ürünleriyle pazar payını tekrardan artırması beklenebilir.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Spotify Türkiye’de kapatılıyor mu? Resmi açıklama geldi!

Spotify, Türkiye Rekabet Kurulu tarafından başlatılan incelemeyle ilgili resmi açıklamasını paylaştı. Açıklamada sürece dair detay verilmezken şirketin Rekabet Kurulu ile işbirliği içinde olduğu ve çözüm odaklı hareket edildiği vurgulandı.

Şirket tüm faaliyetlerinin yasal gerekliliklere uygun şekilde sürdüğünü belirtti ancak incelemenin kapsamı ya da odağı hakkında şu aşamada daha fazla yorum yapılmadı. Spotify’dan yapılan açıklamada şunlar söylendi:

“Türkiye Rekabet Kurulu’nun başlattığı incelemeden haberdarız. İnceleme kapsamında işbirliği yapıyor, süreci aktif olarak anlamaya çalışıyoruz ve Rekabet Kurulu ile hızlı ve yapıcı bir çözüme ulaşmak için çalışacağız. Spotify olarak, tüm faaliyetlerimizi yasal gerekliliklerle uyumlu şekilde yürütüyoruz, ancak incelemenin kapsamı ya da odağı hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olmadığımızdan şu aşamada daha fazla yorum yapamıyoruz.

Türkiye’ye olan bağlılığımız son derece açık: Sadece 2024 yılında Türkiye müzik sektörüne 2 milyar TL’nin üzerinde ödeme gerçekleştirdik, Türkiye Top 50 listesinin yüzde 90’ını oluşturan Türk sanatçıları kapsamlı bir şekilde çalma listelerimize dahil ettik ve Türk sanatçıların global telif gelirlerinin artmasında kilit bir rol oynadık. Bu global telifler şu anda Türk sanatçıların platformumuzda elde ettikleri toplam kazancın yarısından fazlasını oluşturuyor.”

Spotify bu açıklamayla Türkiye’deki varlığına ve müzik sektörüne olan katkılarına da dikkat çekti. Yalnızca 2024 yılında Türkiye müzik sektörüne 2 milyar TL’nin üzerinde ödeme yapıldığını belirten şirket, Türkiye Top 50 listesinde yer alan şarkıların yüzde 90’ının Türk sanatçılara ait olduğunu ve bu sanatçıların çalma listelerinde kapsamlı şekilde temsil edildiğini aktardı.

Ayrıca Türk sanatçıların global telif gelirlerinde Spotify’ın önemli bir rol oynadığı ve bu gelirlerin sanatçıların platformdan elde ettiği toplam kazancın yarısından fazlasını oluşturduğu bilgisi paylaşıldı. Spotify genel olarak mevcut sürece dair daha fazla bilgi vermek yerine Türkiye pazarına olan bağlılığının altını çizdi.

Galaxy Z Flip 7 FE, Flip 7, ve Fold 7 detaylı görselleri ortaya çıktı!

Android pazarındaki katlanabilir yarışı devam ederken nihayet Samsung tarafından uzun süredir geliştirilen yeni Galaxy Z serisi için etkinliğe yaklaştık. 9 Temmuz’da düzenlenecek Galaxy Unpacked etkinliğinde tanıtılacak Galaxy Z Flip 7 FE, Flip 7, ve Fold 7 modellerinin şimdiye kadar birçok detayı ortaya çıkmıştı. Şimdi de yeni cihazların detaylı görselleri sızdırıldı. İşte detaylar.

Samsung’un planlarından biri de daha düşük bütçeler için Galaxy Z Flip 7 FE modelini duyurmak. Serinin en uygunu olacak cihaz, tasarım olarak Z Flip 6’ya benziyor. Katlanır kapakta iki kamerası ve ön tarafta bir adet kamera bulunan Z Flip 7 FE, Exynos 2400 işlemciden güç alırken, 8GB RAM ve 128GB/256GB depolama seçeneğiyle sunulabilir.

galaxy z flip 7 fe

Galaxy Z Flip 7 modeline bakacak olursak, yeni bir 4.1 inçlik dış ekrana sahip olacak telefon, Exynos 2500 işlemciden güç alacak. Belirtilene göre 12GB RAM, 256GB/512GB depolama ve 4,300mAh bataryla ile gelecek cihaz 25W hızlı şarj ve 15W Qi2 Ready kablosuz şarj destekleyecek.

Galaxy Z Fold 7’ye gelecek olursak, dünyanın en ince katlanabilir telefonu olacak cihaz, ultra inceliğe sahip olacak. Katlandığında 8.9mm kalınlığa ve 215gram ağırlığı olacak cihaz, 6.5 inç OLED dış ekran ve 8 inç katlanabilir OLED iç ekran ile gelecek.

galaxy z fold 7

Samsung, Galaxy Z Fold 7’de Snapdragon 8 Elite işlemci kullanırken 16GB’a kadar RAM ve 1TB’a kadar depolama seçeneği sunacak. Ayrıca cihazda 200 megapiksel ana, 12 megapiksel ultra geniş açılı kamera, 10 megapiksel telefoto kamera, ve 10 megapiksel selfie kamerası yer alacak.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Rekor kıran PlayStation oyunu Xbox’a geliyor!

Arrowhead Game Studios tarafından geliştirilen ve Sony Interactive Entertainment tarafından yayımlanan Helldivers 2, 26 Ağustos 2025’te Xbox Series S ve Xbox Series X için çıkıyor. Oyun Xbox platformunda 1749 TL fiyat etiketiyle satışa sunulacak. Bu gelişme, Sony’nin doğrudan yayınladığı bir oyunun ilk kez Xbox konsollarında yer alması anlamına geliyor.

Helldivers 2, Xbox için çıkacak

Helldivers 2, 2024 yılında PlayStation 5 ve PC için piyasaya sürüldüğünden bu yana hem oyuncu sayısı hem de popülerlik açısından büyük başarı elde etti. Yayınlandığı ilk günden itibaren iki platformda erişilebilir olması, oyunun geniş bir oyuncu kitlesine ulaşmasına olanak sağladı.

Aradan geçen 17 aya rağmen Helldivers 2 hâlâ aktif bir topluluğu elinde tutuyor ve güncel içeriklerle oyuncu ilgisini sürdürüyor. Oyunun Xbox’a çıkışıyla birlikte erişim ağı daha da genişleyecek.

Bu adım, yalnızca Helldivers 2’nin geleceği açısından değil, aynı zamanda oyun endüstrisinde platformlar arası dinamikler bakımından da önemli bir kırılma noktasını temsil ediyor. Daha önce PlayStation platformuna özel olup da Xbox’a gelen tek oyun MLB: The Show olmuştu ancak o yapımda yayıncılık görevini Sony üstlenmemişti. Helldivers 2, Sony tarafından doğrudan yayınlanmış ilk PlayStation oyunu olarak Xbox’a geliyor.

8 GB bellekli ekran kartları talep görmüyor!

8 GB bellekli ekran kartları talep görmüyor!

8 GB bellekli ekran kartları gözden düşmeye devam ediyor. Özellikle oyuncular, daha yüksek belleğe sahip kartlar istiyor.

Oyun sektöründe konsol rekabeti uzun zamandır sadece donanım üzerinden değil, içerik ve servisler üzerinden de şekilleniyor. Xbox tarafı son dönemde Game Pass hizmetiyle özel oyun stratejisinden büyük ölçüde uzaklaşırken, PlayStation özel yapımları kendi platformunda tutma eğilimini sürdürüyor.

Bu bağlamda Helldivers 2’nin Xbox’a gelmesi, Sony açısından mevcut stratejide potansiyel bir esnemeye işaret ediyor. Bu gelişmenin tekil bir örnek olarak mı kalacağı yoksa Sony’nin farklı oyunlar için de benzer bir yaklaşım sergileyip sergilemeyeceği zaman içinde netlik kazanacak.

Ferrari’den yeni nesil Grand Tourer: Amalfi sahneye çıktı!

Ferrari, ön-ortadan motorlu yeni 2+ coupé modeli Amalfi’yi tanıttı. Şirketin ikonik Roma modelinin yerini alan Amalfi, çift turbo beslemeli V8 motoru ve gelişmiş teknolojik donanımıyla dikkat çekiyor. 640 beygir güce sahip motoru, 3.3 saniyede 0’dan 100 km/s hıza ulaşıyor. Araç, hem gündelik kullanım hem de yüksek performans beklentilerine aynı anda yanıt veriyor.

Amalfi’nin kalbinde, Ferrari’nin ödüllü F154 motor ailesinden türetilmiş 3.855 cc hacminde çift turbo V8 motor yer alıyor. 7.500 devirde 640 bg güç, 3.000 ile 5.750 devir arasında ise 760 Nm tork üretebilen bu motor, sekiz ileri çift kavramalı F1 DCT şanzımanla eşleştirildi. 2,29 kg/bg güç-ağırlık oranı ile sınıfının öne çıkan temsilcilerinden biri haline gelen Amalfi, maksimum 320 km/s hıza çıkabiliyor.

Tasarımda sade yüzeyler ve heykelsi formlar öne çıkıyor. Uzun ve şekillendirilmiş kaputun altına yerleştirilen motor, agresif hava girişleriyle destekleniyor. Arka bölümde entegre aktif spoyler bulunuyor. Forged alaşım jantlar ve karbon fiber detaylar otomobile hem hafiflik hem de sportif bir görünüm kazandırıyor.

İç mekânda çift kokpit düzeniyle sürücü ve yolcuya ayrı alanlar sunuluyor. Yeni direksiyon simidi, Ferrari’nin ikonik kırmızı marş düğmesini yeniden kullanıma sunuyor. 10.25 inçlik yatay merkezi ekran, dijital gösterge paneli ve ergonomik kontrol birimleri ile araç içi etkileşim daha sezgisel hale geliyor. Arka koltuklar ise çocuklarla seyahat veya ek bagaj alanı için kullanılabiliyor.

Amalfi, güncel bağlantı teknolojilerini de bünyesinde barındırıyor. Apple CarPlay ve Android Auto desteğine sahip bilgi-eğlence sistemi, kablosuz telefon şarj ünitesiyle tamamlanıyor. Opsiyonel olarak sunulan Burmester premium ses sistemiyle ses deneyimi üst düzeye çıkarılıyor. Ayrıca 35 km/s hıza kadar 40 mm araç yüksekliği sağlayan kaldırma sistemi, özellikle şehir içi kullanımlarda kolaylık sağlıyor.

EPS, VDC, ABS+EBD, F1-TCS, E-Diff3, SSC 6.1, FDE 2.0 ve SCM-E Frs gibi elektronik sürüş destek sistemlerine sahip Amalfi, Ferrari’nin tüm Manettino modlarında ABS Evo ile optimize edilmiş bir sürüş karakteri sunuyor. 80 litrelik yakıt deposu ve 273 litrelik bagaj hacmi ile uzun yolculuklar için de uygun bir yapı sergiliyor.

Ferrari Amalfi, teknik ve estetik özellikleriyle Grand Tourer segmentine yeni bir yaklaşım getiriyor. Şirketin sportif ruhunu ve zarif tasarım anlayışını yansıtan bu yeni model, performans ve konforun dengeli birlikteliğini sunuyor.

Ferrari Amalfi – Teknik Özellikler
Motor 3.855 cc, çift turbo V8
Maksimum Güç 640 bg @ 7.500 dev/dk
Maksimum Tork 760 Nm @ 3.000–5.750 dev/dk
Şanzıman 8 ileri çift kavramalı F1 DCT
0–100 km/s 3,3 saniye
0–200 km/s 9,0 saniye
Maksimum Hız 320 km/s
Ağırlık 1.470 kg (boş)
Güç / Ağırlık Oranı 2,29 kg/bg
Uzunluk 4.660 mm
Genişlik 1.974 mm
Yükseklik 1.301 mm
Bagaj Hacmi 273 litre
Yakıt Deposu 80 litre
Frenler (Ön/Arka) 390x223x34 mm / 360x233x32 mm
Lastik Ölçüleri Ön: 245/35 R20 – Arka: 285/35 R20
Elektronik Sistemler EPS, VDC, ABS+EBD, F1-TCS, E-Diff3, SSC 6.1, FDE 2.0, SCM-E Frs

HONOR MagicBook Art 14 tanıtıldı! İşte özellikleri

Uzun zamandır beklenen ve birçok sızıntıda ortaya çıkan HONOR MagicBook Art 14, sonunda resmi olarak tanıtıldı. Çin’de düzenlenen lansmanla birlikte duyurulan yeni taşınabilir bilgisayar, oldukça yeni özelliklerle ve modern tasarımla geliyor. İşte Intel Ultra 7 CPU, OLED ekran, ve yapay zekalı HONOR MagicBook Art 14 (2025) özellikleri ve fiyatı.

İlk olarak işlemcisine bakmak istersek yeni cihazı isterseniz Intel Core Ultra 5 225H ya da 16 çekirdekli 5.1GHz turbo hızına sahip Ultra 7 255H işlemci ile alabiliyorsunuz. Grafik birimi olarak ise dahili olmasının yanı sıra Intel ARC 130T veya 140T bulunuyor. MagicBook Art 14, 32GB’a kadar LPDRR5 RAM ve 1TB veya 2TB depolama alanı seçeneği ile tanıtıldı.

honor magicbook art 14

Laptopun en dikkat çeken özelliklerinden biri de magnezyum alaşımlı bir gövde ile üretilip 1,03 kilogram ağırlığında ve 11,5mm kalınlığında olması. Ekran olarak ise 14.6 inçlik 3.1K OLED dokunmatik panel bulunurken, bu ekran 3120 x 2080 piksel çözünürlüğe ve 120Hz yenileme hızına sahip.

Cihaz, 60Wh bataryası ile 10 saate kadar ofis kullanımı sunarken, 30 dakika içerisinde yüzde 46 şarja ve 95 dakika içerisinde tam şarja ulaşabiliyor. Cihaz üzerinde 1080p kamera bulunurken, Magic Spatial Audio ve DTS kulaklık destekli altı hoparlör yer alıyor.

Windows 11 Home ile gelen HONOR MagicBook Art 14, YOYO sesli asistan, gerçek zamanlı toplantıyı yazıya geçirme, çeviri, ve daha fazla yapay zeka özelliği sunuyor. Şimdilik Çin’de satışa çıkan cihazın fiyatı şu şekilde:

  • Ultra 5 / 32GB / 1TB: 1186 dolar
  • Ultra 7 / 32GB / 1TB: 1326 dolar
  • Ultra 7 / 32GB / 2TB: 1395 dolar

İşte HONOR MagicBook Art 14 özellikleri:

KategoriDetaylar
Ekran14.6 inç 3.1K OLED dokunmatik ekran (3120×2080), 3:2 oran, 120Hz yenileme
Renk ve Parlaklık1.07 milyar renk, %100 DCI-P3, 1600 nit tepe parlaklık, ΔE < 0.5 (fabrika kalibrasyonu)
Göz Sağlığı Özellikleri8 katmanlı yansıma önleyici kaplama, 4320Hz PWM, TÜV Rheinland + VICO A+ sertifikaları, e-kitap modu
İşlemci (CPU)Intel Core Ultra 5 225H veya Ultra 7 255H (16 çekirdek, 5.1GHz’ye kadar)
Grafik (GPU)Intel ARC 130T veya 140T grafik birimi
RAM32 GB’a kadar LPDDR5x (8400 MT/s)
Depolama1 TB veya 2 TB SSD
Soğutma SistemiUltra ince buhar odası, biyonik fanlar, faz değişimli malzemeler, grafit katmanlar, 3 dB’e kadar sessizlik
Batarya60Wh kapasite, 10 saate kadar ofis kullanımı
Şarj30 dakikada %46, 95 dakikada tam şarj
Kamera1080p manyetik takılabilir kamera (gizlilik için çıkarılabilir)
Ses6 hoparlör, Magic Spatial Audio, DTS Headphone desteği
Klavye ve TouchpadArkadan aydınlatmalı tam boyutlu klavye, 1.5 mm tuş mesafesi, 120 cm² touchpad (9 çoklu dokunma hareketi)
Bağlantı NoktalarıUSB-C 3.2 Gen2, Thunderbolt 4, USB-A 3.2 Gen1, HDMI 2.1 (4K@60Hz), 3.5 mm ses jakı
Kablosuz BağlantıWi-Fi 6E, Bluetooth 5.1, touchpad içinde NFC, LINK Turbo X anten (450 metre menzil)
İşletim SistemiWindows 11 Home (Çince Sürüm), MagicOS
Yapay Zekâ ÖzellikleriYOYO sesli asistan, gerçek zamanlı toplantı transkripti, çeviri, HONOR Notlar ve Belgeler, DeepSeek kod desteği, ekran yansıtma (gizlilik), cihazlar arası dosya paylaşımı

Galaxy S26 Ultra kamera özellikleri belli oldu!

Android pazarının beklenen amiral gemileri arasında yer alan ve Samsung tarafından geliştirilmeye devam eden Galaxy S26 Ultra için her geçen gün daha fazla detay ortaya çıkıyor. Şimdiye kadar cihazın tasarımı, işlemcisi, ve daha birçok detayı belli olmuşken şimdiki sızıntılarla birlikte de kamera özellikleri belli oldu. İşte Galaxy S26 Ultra modelinde kullanılacak kamera ve özellikleri.

Her yıl olduğu gibi önümüzdeki yıl Ocak veya Şubat ayı da Samsung için oldukça önemli olacak. Galaxy Unpacked etkinliğinde yeni Galaxy S26 serisi tanıtılacak ve şimdiye kadar cihazlar hakkında birçok detay sızdırıldı. Şimdi ortaya çıkan raporlarla birlikte ise Galaxy S26 Ultra kamera özellikleri belli oldu.

galaxy s26 ultra

Geçtiğimiz hafta S26 Ultra’nın 200 megapiksel ana kameraya sahip olacağı iddia edilmişti ki bu da önceki serilerle aynı lense sahip olacağını gösteriyor. GalaxyClub tarafından yapılan açıklamalara göre S26 Ultra, 50 megapiksel 5x optik yakınlaştırma lensine sahip telefoto kamera ile gelecek. Bu kamera S24 Ultra ve S25 Ultra’da da bulunanla aynı ve 1/2.52 inçlik sensöre sahip.

Samsung, 6. nesil DRAM üretimine başlıyor!

Samsung, 6. nesil DRAM üretimine başlıyor!

Samsung, 6. nesil DRAM üretimine geçmeye hazırlanıyor. Şirket, testlerde yüzde 50 ila yüzde 70 arasında verimlilik elde etti.

Ayrıca sızıntılarda yeni amiral gemisinin çift telefoto kameraya sahip olabileceği de belirtiliyordu. Eğer böyle bir durum olursa iki kameradan birinin 50 megapiksel sensör ile gelmesi kaçınılmaz duruyor. Henüz ikinci telefoto kamera hakkında bir detay bulunmuyor.

Bu yıl tanıtılan S25 Ultra ile ultra geniş açılı kamera 12 megapikselden 50 megapiksele yükselmişti. Yeni cihazda da aynı sensörün kullanılması bekleniyor.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Apple Watch Ultra 3 yakında geliyor! İşte yenilikler

Apple, Apple Watch Ultra serisinin üçüncü modeli için geri sayıma geçti. Geçtiğimiz yıl yalnızca siyah renk seçeneğiyle güncellenen Watch Ultra, bu yıl önemli yeniliklerle sahneye çıkıyor. Şirketin, iPhone 17 serisiyle birlikte Apple Watch Ultra 3’ü 8 Eylül 2025’te tanıtması, satışların ise 19 Eylül’de başlaması bekleniyor.

Apple Watch Ultra 3, resmen karşımıza çıkacak

Yeni modelde en dikkat çekici özelliklerden biri uydu bağlantısı. Apple Watch Ultra 3’ün Wi-Fi ve hücresel ağ kapsama alanı dışında kaldığında bile SMS gönderebilmesine olanak tanıyan bu sistemin iPhone’a ihtiyaç duymadan çalışacağı belirtiliyor. Böylece özellikle doğa sporları yapan ya da kapsama alanı dışında kalan kullanıcılar için kritik bir güvenlik özelliği sunulmuş olacak.

Saatin teknik özellikleri de önemli ölçüde güncelleniyor. Ultra 3’te Apple’ın S10 veya daha yeni nesil bir çipe yer vereceği, bu sayede hem genel performans hem de enerji verimliliğinde artış sağlanacağı belirtiliyor. Ayrıca modelin özel bir 5G varyantını desteklemesi de beklenen yenilikler arasında. Şu anda piyasadaki Apple Watch Ultra modelleri yalnızca LTE bağlantısını destekliyor.

Ekran tarafında da gelişmeler dikkat çekiyor. Apple Watch Ultra 3’ün geniş açılı OLED ekranı, özellikle açılı bakışlarda daha yüksek parlaklık sunacak şekilde tasarlanıyor. Ayrıca her zaman açık ekran modunun daha akıcı çalışmasını sağlayacak yüksek yenileme hızı da bu modelde yer alacak. Bu ekran teknolojisinin Apple Watch Series 10 ile benzerlik taşıdığı ifade ediliyor.

8 GB bellekli ekran kartları talep görmüyor!

8 GB bellekli ekran kartları talep görmüyor!

8 GB bellekli ekran kartları gözden düşmeye devam ediyor. Özellikle oyuncular, daha yüksek belleğe sahip kartlar istiyor.

Apple Watch Ultra 3, Apple’ın giyilebilir ürünler kategorisinde önemli bir yenileme anlamına geliyor. Uydu iletişimi gibi önceki modellerde olmayan yeni özelliklerin yanı sıra donanım düzeyindeki iyileştirmeler, Apple’ın akıllı saat segmentindeki konumunu güçlendirmeyi sürdüreceğini gösteriyor.

TCL, uygun fiyatlı tablet modelini tanıttı!

TCL, yeni tablet modeli Nxtpaper 11 Plus’ı 249 dolarlık fiyatla piyasaya sürdü. Sadece Walmart üzerinden satışa sunulan cihaz, özellikle ekran teknolojisiyle öne çıkıyor. Kağıt hissi veren Nxtpaper 4.0 paneli, göz sağlığına odaklanan yapısıyla dikkat çekiyor.

TCL, Nxtpaper 11 Plus modelini duyurdu

Ekran, mavi ışık salınımını azaltırken, yansımayı önleyen özel kaplaması sayesinde dış mekânda da konforlu bir kullanım sunuyor. Kullanıcılar, ekran modları arasında fiziksel bir kısayol tuşu ile hızlıca geçiş yapabiliyor.

Tabletin 11.5 inç büyüklüğündeki IPS LCD ekranı, 2.2K çözünürlük ve 120Hz yenileme hızı sunuyor. Görüntü kalitesi ve akıcılık açısından üst seviye özellikler vadeden ekran, cihazın en güçlü yönlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Nxtpaper 11 Plus, MediaTek Helio G100 işlemciden güç alıyor. Cihazda 8 GB RAM ve 256 GB dahili depolama alanı bulunuyor ancak microSD kart desteği sunulmuyor. Android 15 işletim sistemiyle çalışan tabletin batarya kapasitesi 8000 mAh olarak açıklanmış. 33W hızlı şarj desteğine sahip olan cihaz, kutusundan şarj adaptörü çıkmadan geliyor. Tam şarj süresi yaklaşık 1 saat 50 dakika olarak belirtiliyor.

8 GB bellekli ekran kartları talep görmüyor!

8 GB bellekli ekran kartları talep görmüyor!

8 GB bellekli ekran kartları gözden düşmeye devam ediyor. Özellikle oyuncular, daha yüksek belleğe sahip kartlar istiyor.

Kamera tarafında hem ön hem arka yüzde 8 MP çözünürlüğünde sensörler yer alıyor. Dört hoparlörlü ses sistemi ve çift mikrofon desteğiyle özellikle görüntülü görüşmelerde yeterli performans sunuyor.

Bağlantı özellikleri arasında Wi-Fi 5 ve Bluetooth 5.3 desteği bulunuyor. SIM kart veya NFC desteği ise cihazda yer almıyor. 490 gram ağırlığındaki tablet, yalnızca siyah renk seçeneğiyle satışa sunulmuş durumda.

TCL, Nxtpaper 11 Plus ile özellikle ekran teknolojisine önem veren ve uygun fiyatlı bir Android tablet arayan kullanıcıları hedefliyor. Göz konforuna yönelik sunduğu çözümler ve teknik donanımıyla cihaz, giriş-orta segment tablet pazarında öne çıkan seçeneklerden biri olarak değerlendiriliyor.

ABD, Çin’e yönelik bazı çip kısıtlamalarını kaldırdı!

ABD, Çin’e uyguladığı çip tasarım yazılımlarıyla ilgili ihracat kısıtlamalarını geri çekti. Trump yönetimi döneminde 29 Mayıs 2025’te yürürlüğe giren ve Çin’e elektronik tasarım otomasyonu (EDA) yazılımlarının ihracatını özel lisansa bağlayan karar, ABD Ticaret Bakanlığı tarafından kaldırıldı. Bu adım, iki ülke arasında geçen ay imzalanan ticaret anlaşmasının ardından geldi.

ABD, Çin’e yönelik çip yazılım kısıtlamalarını kaldırıyor

EDA yazılımları, Nvidia, Intel ve AMD gibi çip üreticilerinin tasarım süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Bu yazılımlar olmadan yüksek performanslı işlemciler, yapay zeka çipleri veya veri merkezi çözümleri geliştirilemiyor. ABD merkezli EDA devi Synopsys, aldığı resmi yazıya dayanarak, ihracat lisansı zorunluluğunun sona erdiğini ve Çin’deki müşterilere ürün tedarikine yeniden başladıklarını duyurdu.

Hedef Beyaz Saray Çin yasakları çip devlerini nvidia gpu kızdırdı!

Synopsys’in açıklamasında, ABD Ticaret Bakanlığı’na bağlı Endüstri ve Güvenlik Bürosu (BIS) tarafından gönderilen resmi belgenin içeriği paylaşıldı. Belgede, kısıtlamaların artık yürürlükte olmadığı ve kararın hemen geçerli olduğu belirtildi. Kısıtlama kararından etkilenen bir diğer önemli EDA üreticisi olan Cadence ise henüz kamuya açık bir açıklama yapmadı.

Kısıtlamalar, ABD ile Çin arasında devam eden teknoloji odaklı ticaret müzakereleri kapsamında devreye alınmıştı. Mayıs ayında getirilen lisans şartı, Pekin’e karşı bir pazarlık aracı olarak kullanıldı. Ancak Başkan Donald Trump ve Ticaret Bakanı Lutnick’in kısa süre önce duyurduğu ticaret anlaşması sonrasında, bu adım geri çekildi.

8 GB bellekli ekran kartları talep görmüyor!

8 GB bellekli ekran kartları talep görmüyor!

8 GB bellekli ekran kartları gözden düşmeye devam ediyor. Özellikle oyuncular, daha yüksek belleğe sahip kartlar istiyor.

ABD’nin bu kararı, yalnızca ticaret dengesini değil, teknoloji rekabetindeki jeopolitik dinamikleri de etkiliyor. EDA yazılımları, stratejik öneme sahip çip tasarımı altyapısını oluşturduğu için, bu alandaki ihracat politikaları küresel teknoloji dengelerinde doğrudan etkili oluyor. Kısıtlamaların kaldırılması, özellikle Çin pazarına milyarlarca dolarlık ürün satışı gerçekleştiren ABD merkezli firmalar için kritik bir gelişme niteliği taşıyor.

Bu karar, uzun süredir teknoloji alanında gergin seyreden ABD-Çin ilişkilerinde kayda değer bir yumuşama işareti olarak değerlendiriliyor.

Savaşın kaderini değiştirecek! ASELSAN’dan füzeleri kör eden lazer

ASELSAN, hava araçlarını kızılötesi güdümlü füze tehditlerinden korumak amacıyla geliştirdiği YILDIRIM-100 sisteminin harp başlıklı gerçek füzelerle yapılan etkinlik testlerini başarıyla tamamladı. Gelişmiş lazer teknolojisine dayanan sistem, yaklaşan füzelerin arayıcı başlıklarını köreltip yönünü değiştirerek hava platformlarının beka kabiliyetini önemli ölçüde artırıyor.

YILDIRIM-100 Yönlendirilmiş Kızılötesi Karşı Tedbir (DIRCM) Sistemi, çok bantlı lazer enerjisiyle çalışıyor. Sistemin en dikkat çeken özelliği yaklaşmakta olan güdümlü füzelere gönderdiği yüksek hassasiyete sahip lazer ışınlarıyla arayıcı başlıkların işlevini devre dışı bırakması. Böylece füzeler hedefinden sapıyor ve etkisiz hale geliyor.

Sistem, platform üzerindeki füze ikaz sistemleri ve flare atıcılarla entegre çalışabiliyor. Bünyesinde barındırdığı hassas takip birimi ve lazer modülüyle çoklu bantta senkronize lazer gönderimi gerçekleştirebilen YILDIRIM-100, farklı senaryolara ve tehditlere uyum sağlayabiliyor. Düşük güç tüketimi ve yüksek kullanılabilirlik oranı da sistemin dikkat çeken teknik avantajları arasında yer alıyor.

ASELSAN, 50’nci kuruluş yılında hayata geçirdiği bu yeni sistemle, lazer tabanlı karşı tedbir alanında üst düzey bir teknolojiye daha imza attı. Bu teknoloji, yalnızca az sayıda ülkenin sahip olduğu ileri seviye yönlendirilmiş enerji sistemleri arasında yer alıyor. Geliştirilen sistemin, modern savaş ortamlarında kritik platformların hayatta kalma şansını ciddi ölçüde artırması bekleniyor.

Prens dizisi, yeni bir rekora imza attı!

Son dönemin en dikkat çekici yerli yapımlarından biri olan Prens, HBO Max platformunda gösterdiği performansla büyük bir başarıya imza attı. Daha önce BluTV orijinal içeriği olarak yayınlanan dizi, BluTV’nin Nisan ayında HBO Max’e dönüşmesiyle birlikte platformun kütüphanesine eklendi.

Prens dizisi, bir rekor daha kırdı

9 Mayıs’ta başlayan üçüncü sezonuyla HBO Max etiketiyle izleyiciyle buluşan yapım, platformun uluslararası içerikleri arasında en çok izlenen dizi konumuna ulaştı. Warner Bros. Discovery tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye’deki Max abonelerinin yüzde 74’ü Prens dizisini izledi.

Bu oran, yalnızca izlenme sayısının değil, aynı zamanda dizinin platforma yeni abone kazandırma gücünün de oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. HBO Max, bugüne kadar Fransa, İspanya, Romanya, Macaristan ve İsveç gibi ülkelerde birçok yerel yapıma imza atmıştı. Ancak global ölçekte en büyük izleyici başarısını Prens ile yakaladığı belirtildi.

Dizinin elde ettiği bu sonuç, Türkiye’de orijinal içerik üretiminin uluslararası düzeyde karşılık bulabileceğini de ortaya koymuş oldu. Warner Bros. Discovery’nin Türkiye merkezli yeni projeler için hazırlıklara başladığı belirtiliyor. Bu gelişme, yerli yapımların uluslararası platformlarda daha görünür hale gelmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

8 GB bellekli ekran kartları talep görmüyor!

8 GB bellekli ekran kartları talep görmüyor!

8 GB bellekli ekran kartları gözden düşmeye devam ediyor. Özellikle oyuncular, daha yüksek belleğe sahip kartlar istiyor.

Giray Altınok ve Kerem Özdoğan’ın yarattığı Prens, hikâyesini hayali Bongomia Krallığı’nda kuruyor. Macar İmparatorluğu tehdidi altındaki bu krallıkta, kralın ani ölümüyle birlikte tahta geçen Thenio’nun bir suikast girişimi sonucu akli dengesini yitirmesiyle taht, hazırlıksız olan kardeşi Prens’e kalıyor. Dizi, bu sorumluluğu üstlenmek için hiçbir yetkinliği olmayan karakterin içinde bulunduğu absürt durumları mizahi bir dille anlatıyor.

Prens, üçüncü sezonuyla birlikte yalnızca yerli izleyicide değil, uluslararası izleyici kitlesinde de karşılık buldu. Bu ilgi, yerli yapımların küresel dijital platformlarda daha güçlü bir yer edinme potansiyelini bir kez daha ortaya koydu.