OpenAI, 10 milyar dolar gelire ulaştı! Peki nasıl?

OpenAI, yapay zeka destekli sohbet robotu ChatGPT’nin yükselişiyle birlikte yıllık 10 milyar dolar düzeyinde gelir elde ettiğini açıkladı. Şirketin bu veriye ulaşması, ChatGPT’nin Kasım 2022’de piyasaya sürülmesinden yalnızca üç yıl sonra gerçekleşti.

OpenAI, 10 milyar dolar gelir elde etti

Gelir kalemi olarak yalnızca ChatGPT’nin bireysel ve kurumsal sürümlerinden sağlanan abonelikler ile uygulama programlama arayüzü (API) satışları dikkate alındı. Microsoft’a yapılan lisans anlaşmaları ve diğer büyük ölçekli tek seferlik anlaşmalar bu toplamın dışında tutuldu.

2024 yılına ait verilerle karşılaştırıldığında, OpenAI’ın yıllık yinelenen geliri yaklaşık 5,5 milyar dolardı. Son bir yıl içinde bu rakam neredeyse iki katına çıkarak 10 milyar dolar seviyesine ulaştı. Ancak büyüme süreci yalnızca gelir artışıyla sınırlı kalmadı; şirketin operasyonel giderleri de ciddi oranda arttı. 2024 yılı boyunca yaklaşık 5 milyar dolar zarar yazıldığı bildirildi.

WWDC25 etkinliğinde neler tanıtıldı?

WWDC25 etkinliğinde neler tanıtıldı?

Merakla beklenen WWDC25 etkinliği gerçekleştirildi. Apple, dev etkinlikte yeni işletim sistemlerini görücüye çıkardı.

Şirketin uzun vadeli gelir beklentileri de oldukça dikkat çekici. Kamuoyuna resmi olarak açıklanmayan ancak konuya yakın kaynaklara dayandırılan bilgilere göre OpenAI, 2029 yılına kadar yıllık gelirini 125 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.

Mart 2025’te tamamlanan 40 milyar dolarlık yatırım turu, OpenAI’ın finansal büyüklüğüne ve potansiyeline yönelik ilginin ulaştığı seviyeyi gösteriyor. Söz konusu yatırım, teknoloji alanındaki özel girişimler arasında bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük yatırım anlaşmalarından biri olarak kayıtlara geçti.

ChatGPT’nin kullanıcı tabanındaki artış da şirketin gelir artışını destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Mart ayı sonu itibarıyla platform, haftalık 500 milyon aktif kullanıcıya hizmet verirken, kurumsal çözümler kapsamında abone sayısı da 3 milyona ulaştı.

Google, Android 16’yı resmen yayınladı!

Google bugün Android 16’yı resmi olarak duyurdu ve desteklenen Pixel cihazlarda kullanıma sundu. Diğer telefon markalarının Android 16 güncellemesi de bu yıl içinde gelecek. Google bu sürümün son birkaç yılda Android’in en erken major sürümü olduğunu belirterek kullanıcıların en son güncellemeleri olabildiğince çabuk almasını sağladıklarını açıkladı. Peki yenilikler neler?

Android 16 yayınlandı! İşte yenilikler

Android 16 Google’ın yeni Material 3 Expressive tasarım dilinin temelini atıyor ve Android’i daha erişilebilir ve kullanımı kolay hale getiren özellikler sunuyor. Sürümün en dikkat çekici yeniliklerinden biri canlı bildirimler sistemi.

Artık yemek siparişinizi takip etmek için sürekli uygulamayı açmanıza gerek kalmayacak çünkü canlı güncellemeler gerçek zamanlı bilgi veriyor. Bu özellik uyumlu ride-share ve yemek teslimat uygulamaları ile başlıyor.

Google ayrıca tek bir uygulamadan gelen bildirimleri otomatik olarak gruplandırarak bilgi yükünü azaltıyor. Bildirimler artık daha düzenli ve derli toplu görünmesi için otomatik olarak gruplandırılacak. Bu değişiklik kullanıcıların bildirim panelinde daha az karmaşa yaşamasını sağlıyor.

İşitme cihazı kullanan kişiler için Android 16 önemli geliştirmeler getiriyor. Mevcut LE audio işitme cihazları ses girişi için önden bakan mikrofonları kullanıyor ancak bu mikrofonlar karşı taraftaki kişinin sesini almak için tasarlandığı için kullanıcının kendi sesini iyi alamıyor. Android 16 ile gürültülü ortamlarda daha net aramalar için telefonun mikrofonuna geçiş yapabiliyorsunuz.

Android 16 işitme cihazları için native kontrol desteği de sunuyor. Artık işitme cihazınızın ses seviyesi gibi ayarlarını doğrudan Android telefonunuzdan kontrol edebiliyorsunuz. Bu özellik daha kolay erişim ve tutarlı deneyim sağlıyor.

Güvenlik konusunda Android 16 tek dokunuşla Advanced Protection’ı etkinleştirme imkanı veriyor. Google’ın en güçlü mobil cihaz koruması olan bu sistem çevrimiçi saldırılar, zararlı uygulamalar, güvenli olmayan web siteleri ve dolandırıcılık aramalarına karşı güçlü koruma sunuyor. Sistem özellikle kamu figürleri ve güvenliği öncelendiren kullanıcılar için tasarlandı.

Tabletler için Android 16 önemli verimlilik geliştirmeleri getiriyor. Google Samsung ile birlikte çalışarak masaüstü pencere sistemi geliştirdi. Bu sistem büyük ekranlı cihazlarda uygulamalarla etkileşim kurmanın yeni bir yolunu sunuyor. Tek uygulama ve bölünmüş ekran modlarına ek olarak artık birden çok uygulama penceresini tek ekranda açabilir, taşıyabilir ve yeniden boyutlandırabiliyorsunuz.

Android 16’nın masaüstü pencere sistemi bu yıl içinde uyumlu cihazlarda kullanıma sunulacak. Ayrıca bu yıl özel klavye kısayolları özelliği gelecek. Bu sayede kendi kısayol kombinasyonlarınızı oluşturabileceksiniz. Taskbar overflow özelliği de taskbar dolduğunda ihtiyacınız olan uygulamayı bulmanın basit ve görsel bir yolunu sunacak.

Gelecek güncellemeler Android’e tablet ve telefonları harici ekrana bağlayarak genişletilmiş masaüstü deneyimi yaşama imkanı getirecek. Geliştiriciler bu özellikleri bugünden itibaren test etmeye başlayabilir.

Android 16 HDR ekran görüntüleri, adaptive refresh rate ve identity check gibi birçok yeni özellik daha barındırıyor. Google ayrıca Android ve Pixel cihazlar için bugün gelen ek güncellemeler olduğunu duyurdu. Bu yıl içinde Android 16 ve Pixel cihazlarda Wear OS 6 için daha fazla Material 3 Expressive tasarım güncellemesi gelecek.

Zirve yine el değiştirdi: En çok indirilen PC oyunları belli oldu!

Son dönemde düzenlediği cazip indirim kampanyalarıyla oyuncuların dikkatini çeken Steam, geçtiğimiz haftaya damgasını vuran en popüler oyunların listesini açıkladı. Ücretsiz olarak oynanabilen yapımların ön plana çıktığı listede aynı zamanda yakın zamanda piyasaya sürülen bazı yeni oyunların da kısa süre içinde büyük ilgi gördüğü görülüyor.

Steam’de en çok indirilen PC oyunları listesine bir göz attığımızda geçtiğimiz haftanın lideri Elden Ring Nightreign yapımından zirveyi alan CS2’nin olduğunu görüyoruz. İkinci sırada Dune: Awakening, üçüncü sırada Deltarune ve dördüncü sırada ise Elden Ring Nightreign karşımıza çıkıyor.

  1. Counter-Strike 2
  2. Dune: Awakening
  3. Deltarune
  4. Elden Ring Nightreign
  5. Steam Deck
  6. Stellar Blade™
  7. Lies of P
  8. Lies of P: Overture
  9. Rune Factory: Guardians of Azuma
  10. Dead by Daylight
  11. Clair Obscur: Expedition 33
  12. Apex Legends™
  13. PUBG: BATTLEGROUNDS
  14. Dota 2
  15. Marvel Rivals
  16. F1® 25
  17. HELLDIVERS™ 2
  18. Forza Horizon 5
  19. Resident Evil 4
  20. Warframe
  21. R.E.P.O.
  22. Call of Duty®
  23. FANTASY LIFE i: The Girl Who Steals Time
  24. Rust
  25. War Thunder
  26. Resident Evil 7 Biohazard
  27. Once Human
  28. Street Fighter™ 6
  29. ARK: Survival Evolved
  30. Schedule I

Peki siz listedeki hangi oyunları oyunuyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

2025-YKS giriş belgeleri erişime açıldı

2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) giriş belgeleri ÖSYM’nin internet sitesinden erişime açıldı. Adaylar, sınava katılacakları yer bilgisini gösteren sınava giriş belgelerini, T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi (https://ais.osym.gov.tr) üzerinden alabiliyor.

ÖSYM’nin açıklamasına göre, 21 Haziran 2025 tarihinde uygulanacak 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 22 Haziran 2025 tarihinde uygulanacak 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve aynı gün yapılacak 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) için adayların sınav bina ve salon atamaları tamamlandı.

Sınava giriş belgelerinde adayların hangi bina ve salonda sınava gireceği, oturma düzeni, sınav saati ve fotoğraf gibi bilgiler yer alıyor. Belge üzerinde ayrıca sınav günü uyulması gereken kurallara da yer veriliyor.

TYT ve AYT oturumları sabah saatlerinde, YDT oturumu ise öğleden sonra yapılacak. Sınav günü adayların sınav saatinden önce sınav binasında hazır bulunması gerekiyor. Giriş belgesinin çıktısının sınav günü yanlarında bulundurulması şart.

ÖSYM, adayların sınavla ilgili ayrıntılı bilgilere sınav kılavuzlarından ulaşabileceklerini belirtti.

Tesla’nın kaybolan icadı: Dünya’ya bedava elektrik verecek proje

Nikola Tesla, elektrik mühendisliğinin en vizyoner isimlerinden biriydi. Onlarca devrimsel buluşun arkasındaki beyinken en iddialı projesi hiç tamamlanamadı. Peki tüm dünyaya bedava elektrik sağlayabilecek bu proje neydi?

Tesla’nın Dünya’ya bedava elektrik verecek projesi

1901 yılında Long Island’da inşasına başlanan Wardenclyffe Tower, Tesla’nın en gizemli projelerinden biriydi. 57 metre yüksekliğindeki bu dev kule, sadece kablosuz haberleşme değil aynı zamanda kablosuz elektrik iletimi için tasarlanmıştı. Tesla’nın amacı elektrik enerjisini kablolar olmadan tüm dünyaya ulaştırmaktı.

Tesla, elektrik enerjisinin dünya üzerinden iletilebildiğini savunuyordu. Colorado Springs’teki deneylerinde yeryüzünün elektriksel özelliklerini incelemiş ve dünya’yı dev bir iletken olarak kullanabileceğini düşünmüştü. Bu teoriye göre elektrik santralleri enerjiyi toprağa gönderecek, alıcı cihazlar ise bu enerjiyi havadan toplayacaktı.

Tesla’nın teorisi, Dünya’nın doğal elektriksel rezonansını kullanmaya dayanıyordu. Yeryüzü ve iyonosfer arasındaki elektriksel alanı değiştirerek enerjiyi atmosfer üzerinden çok uzak mesafelere iletebileceğini öne sürüyordu. Bu sistem gerçekleşseydi elektrik direği ve kabloları olmayan bir dünya mümkün olacaktı.

Wardenclyffe projesinin en büyük destekçisi ünlü banker J.P. Morgan’dı. Ancak Morgan kablosuz haberleşme teknolojisi beklerken Tesla kablosuz elektrik üzerinde çalışıyordu. Bu uyumsuzluk ve Tesla’nın projenin maliyetini sürekli artırması nedeniyle finansal destek kesildi. 1906 yılındaki mali kriz sonrası proje tamamen durdu.

Tesla’nın Colorado Springs deneylerinde gerçekten kablosuz elektrik iletimi başardığı kayıtlarda yer alıyor. Laboratuvarının çevresindeki ampulleri kablosuz olarak yakabiliyordu. Ancak bu iletim çok kısa mesafelerde ve düşük güçlerde gerçekleşiyordu. Modern fizik, Tesla’nın büyük ölçekli kablosuz güç iletimi teorilerinin pratikte uygulanamayacağını gösteriyor.

Atmosferdeki enerji kaybı çok yüksek olacağından sistem son derece verimsiz kalırdı. Elektromanyetik dalgalar mesafe arttıkça güçleri azalır ve çevresel etkilere maruz kalır. Tesla’nın önerdiği frekanslar da insan sağlığı için zararlı olacaktı. Ayrıca sistem kontrol edilemez olurdu çünkü herkes ücretsiz elektrik alabilirdi.

Tesla borçlar içinde kaldı ve Wardenclyffe kulesi hiçbir zaman tamamlanamadı. 1917’de kule dinamitlerle yıkıldı. Tesla hayatının geri kalanında bu projenin başarısızlığının acısını yaşadı. Mali zorluklar nedeniyle pek çok yeni fikri laboratuvar ortamında bile test edemedi.

Bugün kablosuz şarj teknolojisi Tesla’nın fikirlerinin mirasını taşıyor. Cep telefonları ve elektrikli araçlar için kablosuz şarj sistemleri geliştirildi. Ancak bunlar kısa mesafeli elektromanyetik indüksiyon kullanıyor ve Tesla’nın vizyonundan çok farklı. MIT ve Stanford gibi üniversiteler uzun mesafeli kablosuz güç iletimi üzerinde çalışıyor ama henüz pratik sonuçlar alınamadı.

Tesla hakkında “bedava enerji” iddiası sıkça dile getirilir. Ancak Tesla hiçbir zaman enerjiyi yoktan var etmeyi amaçlamıyordu. Amacı mevcut enerjiyi kablosuz olarak iletmekti. “FBI tarafından el konulan gizli belgeler” iddiaları da gerçek değil. Tesla’nın kağıtları ölümü sonrası incelendi ancak Dünya’yı değiştirecek gizli teknoloji bulunamadı.

Tesla’nın kablosuz elektrik vizyonu tam olarak gerçekleşmese de modern teknolojiye büyük katkı sağladı. Elektromanyetik dalga teorileri, radyo teknolojisi ve alternatif akım sistemleri onun çalışmalarının ürünü. Wardenclyffe projesi başarısız olsa da bilim dünyasına kablosuz iletişim konusunda önemli perspektif kazandırdı.

Bugünkü Wi-Fi, Bluetooth ve mobil haberleşme teknolojilerinin teorik temelleri Tesla’nın çalışmalarına dayanıyor. Modern enerji araştırmaları Tesla’nın açtığı yolda devam ediyor. Güneş enerjisi uyduları ve uzay tabanlı güç sistemleri üzerindeki çalışmalar, onun kablosuz enerji iletimi fikirlerinin çağdaş versiyonları sayılabilir.

Nothing Phone (3) için geri sayım: Tasarımı ortaya çıktı!

Nothing, yeni amiral gemisi modeli Phone (3) için hazırlıklarını sürdürüyor. Şirketin CEO’su Carl Pei tarafından yapılan açıklamalar ve son günlerde paylaşılan resmi posterler cihazla ilgili birçok detayı doğruladı. Son gelişmeler ise akıllı telefonun tasarımını gözler önüne seriyor. İşte ayrıntılar!

Güvenilir sektör kaynaklarından Max Jambor, yaklaşan Nothing Phone (3) modelinin tasarımını gözler önüne serdi. Buna göre önceki modellere kıyasla oldukça farklı olacak. Daha önce Nothing tarafından da doğrulandığı üzere, modelde artık Glyph LED ışıkları yer almıyor.

Nothing Phone (3) tasarımı ortaya çıktı: Nasıl görünecek?

Phone (3)’teki en dikkat çekici değişikliklerden biri de kamera yerleşimi olacak. Buna göre ürün, önceki modelde sağ üst köşede yer alan kamera düzeni yerine ortada konumlandırılmış üçlü bir tasarımla gelecek.

Cihazın ön yüzünde 6.5 inçlik bir AMOLED ekran bulunması bekleniyor. Her ne kadar Pro versiyonuna dair resmi bir doğrulama olmasa da, bazı söylentiler 6.7 inç boyutunda daha büyük bir OLED ekranlı alternatifin de geliştirilmiş olabileceğini öne sürüyor. Ayrıca, bu panelin 1.5K çözünürlük sunması, HDR desteğiyle gelmesi ve 120Hz yenileme hızına sahip olması bekleniyor.

Bununla birlikte Qualcomm’un Snapdragon 8 Elite veya Snapdragon 8s Gen 4 işlemcisinin telefona güç vereceği söyleniyor.

Telefonun batarya kapasitesi konusunda şimdilik kesin bir bilgi paylaşılmadı. Ancak önceki modeldeki 5.000 mAh’lik bataryanın bu modelde de kullanılacağı yönünde iddialar bulunuyor. Phone (3) modelinin 1 Temmuz’da tanıtılması bekleniyor.

Nazi döneminde geliştirilen ve hala kullanılan teknolojiler

İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya’da geliştirilen bazı teknolojiler, bugün hala günlük yaşamımızın parçası olmaya devam ediyor. Bu teknolojiler savaş koşullarının zorladığı yenilikçi çözümler sonucu ortaya çıktı. Peki bunlar neler?

Jet motoru

Hans von Ohain tarafından geliştirilen jet motoru, ilk olarak 1939’da Heinkel He 178 uçağında kullanıldı. Bu teknoloji bugün tüm ticari havayolu taşımacılığının temelini oluşturuyor. Modern yolcu uçaklarının motorları, bu ilk jet motoru prensiplerinin gelişmiş versiyonları.

Roket

Wernher von Braun’un liderliğindeki ekip tarafından geliştirilen V-2 roketleri, modern uzay araştırmalarının temelini attı. Bu teknoloji savaş sonrası Amerika’ya taşındı ve Apollo programının başarısında önemli rol oynadı. Günümüz uydu fırlatma sistemleri bu erken roket teknolojisinin mirasını taşıyor.

Manyetik bant kaydı

AEG şirketi tarafından geliştirilen manyetik bant teknolojisi, ilk olarak 1935’te ortaya çıktı ancak savaş yıllarında yaygınlaştı. Bu teknoloji, modern ses ve görüntü kayıt sistemlerinin atası sayılır. Günümüzde dijital forma dönüşse de temel prensibi aynı.

Kızılötesi

Alman ordusu tarafından geliştirilen kızılötesi görüş sistemleri, bugün güvenlik kameralarından tıbbi cihazlara kadar geniş yelpazede kullanılıyor. Gece görüş cihazları ve termal kameralar bu teknolojinin doğrudan devamı.

Radar geliştirmeleri

Almanya’da geliştirilen radar teknolojisi iyileştirmeleri, bugün hava trafik kontrolünden hava durumu tahminlerine kadar birçok alanda kullanılıyor. Modern radar sistemleri bu temel teknolojiden evrildi.

Sentetik kauçuk üretimi

Doğal kauçuk kaynaklarına erişim zorluğu nedeniyle geliştirilen sentetik kauçuk teknolojisi, bugün otomobil lastiklerinden ev eşyalarına kadar sayısız üründe kullanılıyor. Modern sentetik kauçuk endüstrisinin temelleri bu dönemde atıldı.

Metadon

Morfin yerine geliştirilen bu ağrı kesici, bugün hala tıpta kullanılıyor. Özellikle kronik ağrı tedavisinde ve madde bağımlılığı tedavilerinde önemli rol oynuyor.

İyon değişimi teknolojisi

Su arıtma için geliştirilen iyon değişimi yöntemi, bugün içme suyu arıtımından endüstriyel proseslere kadar geniş alanda kullanılıyor. Modern su arıtma sistemlerinin temel teknolojilerinden biri.

Elektronik bilgisayar geliştirmeleri

Konrad Zuse’nin Z3 bilgisayarı, modern bilgisayarların öncülerindendi. İkili sayı sistemi ve program kontrolü gibi temel bilgisayar prensipleri bu dönemde geliştirildi.

Fanta

Coca-Cola şirketi malzemelerine erişim zorluğu nedeniyle Almanya’da Fanta geliştirildi. Bugün dünya çapında tüketilen bu içecek, savaş koşullarının yarattığı ihtiyaçtan doğdu.

Bu teknolojilerin çoğu savaş sonrası dönemde Amerika ve diğer ülkelere taşındı. Bilim insanları ve mühendisler farklı ülkelerde çalışmalarını sürdürdü. Bugün kullandığımız pek çok teknoloji, o dönemde atılan temellerin üzerine kuruldu.

Önemli olan nokta bu teknolojilerin günümüzde tamamen farklı amaçlarla ve barışçıl kullanımlarla yaşamımızı kolaylaştırıyor olması. Bilim ve teknolojinin insanlığın hizmetinde olduğu bir çağda yaşıyoruz.

One UI 7 güncellemesi orta segment Samsung modeli için yayında!

Samsung, One UI 7 güncellemesinin dağıtımına tüm hızıyla devam ediyor. Son dönemde daha çok giriş ve orta segmente odaklanan Güney Koreli marka son olarak sevilen bir orta segment modelini daha yeni sürüme geçirdi.

Samsung’un One UI 7 yamasını alan son modeli Galaxy A33 oldu. A336NOKRAFYE3 yapı numarasıyla gelen yeni güncelleme, ilk olarak Güney Kore’deki modeller için yayında. Önümüzdeki günlerde ise diğer bölgelerdeki kullanıcıların beğenisine sunulacak.

Samsung Galaxy A33

One UI 7 önümüzdeki günlerde Türkiye’ye geldiğinde güncelleme bildirimi otomatik olarak cihazınıza düşecek. Aksi bir durumda ise Ayarlar > Yazılım Güncellemesi > İndir ve Yükle adımlarını izleyerek telefonunuzu manuel olarak yeni sürüme yükseltebilirsiniz. Bu adımları uygulamanıza rağmen güncellemeyi hala bulamıyorsanız, yamanın henüz bölgenize ulaşmamış olma ihtimaline karşın bir süre daha beklemeniz gerekebilir.

One UI 7 güncellemesiyle uyumlu modeller ise şu şekilde;

Not: Aşağıdaki listeye kutudan çıkar çıkmaz One UI 7’yi çalıştıran Galaxy S25 serisi gibi modeller dahil edilmemiştir.

Galaxy S serisi

  • Galaxy S24 Ultra
  • Galaxy S24+
  • Galaxy S24
  • Galaxy S24 FE
  • Galaxy S23 Ultra
  • Galaxy S23+
  • Galaxy S23
  • Galaxy S23 FE
  • Galaxy S22 Ultra
  • Galaxy S22+
  • Galaxy S22
  • Galaxy S21 FE
  • Galaxy S21 Ultra
  • Galaxy S21+
  • Galaxy S21

Galaxy Z serisi

  • Galaxy Z Fold 6
  • Galaxy Z Fold 5
  • Galaxy Z Flip 6
  • Galaxy Z Flip 5
  • Galaxy Z Fold 4
  • Galaxy Z Flip 4
  • Galaxy Z Fold 3
  • Galaxy Z Flip 3

Galaxy A serisi

  • Galaxy A73
  • Galaxy A55
  • Galaxy A54
  • Galaxy A53
  • Galaxy A35
  • Galaxy A34
  • Galaxy A33
  • Galaxy A25
  • Galaxy A24
  • Galaxy A23
  • Galaxy A16
  • Galaxy A15 (LTE+5G)
  • Galaxy A14 (LTE+5G)

Galaxy Tab serisi

  • Galaxy Tab S9 FE+
  • Galaxy Tab S9 FE
  • Galaxy Tab S9 Ultra (Wi-Fi/5G)
  • Galaxy Tab S9+ (Wi-Fi/5G)
  • Galaxy Tab S9 (Wi-Fi/5G)
  • Galaxy Tab S8 Ultra (Wi-Fi/5G)
  • Galaxy Tab S8+ (Wi-Fi/5G)
  • Galaxy Tab S8 (Wi-Fi/5G)

Galaxy F serisi

  • Galaxy F55
  • Galaxy F54
  • Galaxy F34
  • Galaxy F15

Galaxy M serisi

  • Galaxy M55
  • Galaxy M54
  • Galaxy M34
  • Galaxy M53
  • Galaxy M33
  • Galaxy M15

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Samsung tarafından uygulanmaya başlanan güncelleme politikası nasıl? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Osmanlı’da kullanılan unutulmuş teknolojik aletler

Osmanlı İmparatorluğu, altı asırlık tarihinde sadece askeri gücüyle değil, teknolojik yenilikleriyle de çağının en ileri medeniyetlerinden biri oldu. Günümüzde unutulan pek çok teknolojik alet, Osmanlı saraylarında, medreselerinde ve şehirlerinde günlük yaşamın ayrılmaz parçasıydı. Bu sofistike cihazlar, dönemin bilim insanları ve zanaatkarlarının ne denli ileri seviyede bilgi ve beceriye sahip olduğunu gözler önüne seriyor. Peki bunlar neler?

Osmanlı’nın unutulmuş teknolojik aletleri

Usturlaplar, Osmanlı bilim dünyasının en saygın aletleriydi. Bu pirinç veya gümüşten yapılan dairesel cihazlar, gökyüzünü iki boyutlu düzleme yansıtan karmaşık hesaplama makineleriydi. 16. yüzyılda İstanbul’da yaşayan ünlü gökbilimci Takiyüddin’in atölyesinde üretilen usturlaplar, zamanın en gelişmiş denizcilik aletleriydi. Bu cihazlar sadece gök cisimlerinin konumunu belirlemekle kalmıyor, namaz vakitlerini hesaplıyor, kıble yönünü buluyor ve hatta matematik problemlerini çözüyordu.

Osmanlı usturlapları, Avrupa örneklerinden daha gelişmiş özellikler taşıyordu. Çok katmanlı plakalar düzeni, farklı enlemlerde kullanım imkanı sağlıyordu. Takiyüddin’in geliştirdiği “Zürkaniye” usturlabı, dönemin en karmaşık şekliydi ve 16 farklı matematik işlem gerçekleştirebiliyordu. Bu aletler o kadar değerliydi ki, padişah hediyelerinde Avrupa krallarına gönderiliyordu.

Saat kuleleri, Osmanlı şehirlerinin en önemli teknolojik yapılarındandı. İlk büyük saat kulesi, 1564 yılında Topkapı Sarayı’nda inşa edildi. Bu kuledeki saat mekanizması, ağırlık sistemiyle çalışıyor ve saatte bir kez çan çalıyordu. Bursa’daki Saat Kulesi ise 1905 yılında Sultan II. Abdülhamid döneminde yapıldı ve Avrupa’nın en gelişmiş saat teknolojilerini kullanıyordu.

En etkileyici saat kulesi örneklerinden biri Adana’daydı. 1882 yılında yapılan bu kule, sadece zamanı göstermekle kalmıyor, aynı zamanda hava durumu tahmini yapan barometrik sistemlere sahipti. Kulenin üst katında bulunan rüzgar yönü göstergesi, şehrin ticaret gemileri için meteorolojik bilgi sağlıyordu.

Su saatleri, Osmanlı teknolojisinin en zarif örnekleriydi. Topkapı Sarayı’ndaki Cevher Ağası’nın odalarında bulunan su saati, altın ve gümüş süslemeli bronz gövdesiyle sanat eseri niteliğindeydi. Bu saatler, su akışının düzenli hızını kullanarak zamanı ölçüyordu. En sofistike örnekleri, farklı mevsimler için ayarlanabilen değişken akış sistemlerine sahipti.

İstanbul’daki Ayasofya yakınlarında bulunan atölyelerde üretilen su saatleri sadece zaman ölçmekle kalmıyor, müzik de çalıyordu. İçlerindeki küçük çanlar ve düdükler, belirli saatlerde melodi çıkarıyordu. Bu teknoloji Antik Yunan’dan miras alınmış ancak Osmanlı zanaatkarları tarafından çok daha gelişmiş hale getirilmişti.

Osmanlı saraylarında kendiliğinden hareket eden mekanik figürler bulunuyordu. Bu otomatonlar, saat mekanizmalarına benzer dişli sistemlerle çalışıyordu. Saray ziyaretçilerini etkileyen bu cihazlar Osmanlı zanaatkarlarının mekanik konudaki ustalığını gösteriyordu. Bu hareketli figürler genellikle çeşmeler ve saatlerle birlikte tasarlanıyordu. Belirli zamanlarda harekete geçen figürler hem eğlence hem de teknolojik gösterinin parçasıydı.

Osmanlı topçu tekniği, döneminin en ileri seviyesindeydi. “Şahi Topu” adı verilen büyük çaplı toplar, bronz döküm tekniğinin zirvesiydi. 1453 İstanbul kuşatmasında kullanılan Orban Topu, 635 kilogramlık mermi atabiliyordu. Bu topların namlu içi yivli düzeni, mermilerin daha doğru hedef bulmasını sağlıyordu.

Daha az bilinen ancak etkili bir teknik “Alevli Ok” düzeniydi. Bu özel oklar, uçlarındaki kimyasal karışımla hedefe çarptığında yangın çıkarıyordu. Sekiz değişik kimyasal maddenin karışımından oluşan bu düzen dönemin yakıcı silah tekniği sayılabilir.

Tıbbi aletler konusunda da Osmanlılar çağının ilerisindeydi. Cerrahpaşa’daki bimarhanede kullanılan cerrahi aletler, çelik kalitesi ve insan vücuduna uygun tasarımıyla Avrupa örneklerini geçmişti. Diş çekme aletleri sadece işlevsel değil aynı zamanda sanat eseri niteliğindeydi. Gümüş ve altın kakmalı kerpeten örnekleri, hem ağrıyı azaltıyor hem de hastanın moralini yüksek tutuyordu. Bu aletlerin bazılarında uyuşturucu madde hazneleri bulunuyordu.

Denizcilik aletleri, Osmanlı denizcilik tekniğinin gururu sayılıyordu. Piri Reis’in haritalarında kullanılan pusula düzenekleri, sadece mıknatıslı kuzey değil gerçek kuzey yönünü de gösteriyordu. Bu teknik mıknatıslı sapma hesaplamalarını içeren karmaşık matematik formüllerle çalışıyordu.

“Daire-i Muaddel” adı verilen gemi pusulası, fırtınalı havalarda bile dengeli kalabilen askı düzeniyle donatılmıştı. Kaptanlar bu aletle, dalgalı denizde bile doğru yön bulabiliyordu. Pusulanın üzerindeki 32 yön işareti, günümüz çağdaş pusula düzenekleriyle aynı ilkeyi kullanıyordu.

Deniz derinliği ölçüm aletleri de oldukça gelişmişti. “Şakul” adı verilen bu aletler, sadece derinlik ölçmekle kalmıyor, deniz tabanının toprak türünü de belirleyebiliyordu. Aletin ucundaki özel mum parçası, temas ettiği yüzeyden örnek alıyor ve kaptanlara limanlara yaklaşma konusunda bilgi veriyordu.

Osmanlı şehirlerinin su ihtiyacını karşılayan sistemler, dönemin en gelişmiş mühendislik örnekleriydi. İstanbul’a su getiren bent ve kemelerden oluşan ağ, yüzlerce kilometre uzunluğundaydı. Mimar Sinan’ın tasarladığı su dağıtım sistemleri yerçekimini kullanarak şehrin her yerine eşit basınçta su götürüyordu. Taksim’deki ana dağıtım merkezi, hidrolik mühendisliğinin başarılı örneklerindendi.

Işık bilimi aletleri konusunda da Osmanlılar gelişmiş teknik kullanıyordu. Galata Kulesi’ndeki rasathanede bulunan dürbünler, dönemin en büyük mercekli düzenleriydi. Bu dürbünlerin mercekleri Venedik camından daha kaliteli Bursa camından üretiliyordu.

Bu büyük aynalar hem gökbilim hem de askeri gözetleme amaçlı kullanılıyordu. Özel alaşımdan yapılan metal yüzeylerle güneş ışığını kilometrelerce uzağa yansıtabiliyordu. Bazı örnekleri düşman gemilerini güneş ışığıyla kör etmek için bile kullanılıyordu.

Zaman ölçüm tekniklerinde “Güneş Saati” düzenekleri de oldukça gelişmişti ve Osmanlı camilerinde yaygın olarak kullanılıyordu. Süleymaniye Camisi’nin avlusundaki güneş saati farklı şehirlerin zamanlarını aynı anda gösterebilen gelişmiş bir sistemdi. Gece kullanılan yıldız saatleri ise belirli yıldızların konumlarından yararlanarak zamanı bölümlere ayırıyordu. Bu sistemin hesaplamaları karmaşık matematik bilgisi gerektiriyordu.

Osmanlı coğrafyasında haber iletimi için gelişmiş sistemler kurulmuştu. Tepelerdeki işaret kuleleri, ateş ve duman sinyalleriyle kodlu mesajlar gönderiyordu. Bu sistem sayesinde uzak mesafelere hızlı haber ulaştırılabiliyordu. Posta güvercinleri için özel tasarlanmış koruyucu kutular, kuşların uzun mesafe uçuşlarında hayatta kalmalarını sağlıyordu.

Bu teknik mirası kaydetme konusunda da Osmanlılar titizdi. “Mecmua-ı Tevarih” adlı el yazmaları, teknik buluşları ayrıntılı çizimlerle belgeliyordu. Bu arşivler sayesinde günümüzde kaybolmuş tekniklerin nasıl çalıştığını öğrenebiliyoruz.

Osmanlı’nın teknik mirasının en etkileyici yönü bu cihazların sadece işlevsel değil aynı zamanda güzellik değerine sahip olmasıydı. Her alet, sanatsal bir yaklaşımla tasarlanmış ve üretilmişti. Bu felsefe tekniğin sadece pratik ihtiyaçları karşılamakla kalmayıp hayatı güzelleştirmesi gerektiği inancından kaynaklanıyordu.

OpenAI, o3-pro modelini kullanıma sundu! İşte yenilikler

OpenAI, 2025 yılının ilk yarısında duyurduğu “o3” yapay zeka modelinin geliştirilmiş versiyonu olan “o3-pro”yu kullanıcıların erişimine açtı. Yeni model, şirketin bugüne kadar geliştirdiği en yetenekli yapay zeka olarak tanımlanıyor.

OpenAI, o3-pro modelini kullanıma açtı

O3-pro, ChatGPT Pro ve Team kullanıcıları için 10 Haziran Salı günü itibarıyla aktif hale geldi. Bir hafta içinde Enterprise ve Edu kullanıcılarının da erişimine açılması planlanıyor. Geliştirici API’si üzerinden de aynı gün kullanılabilir duruma geldi.

O3-pro, mevcut “o1-pro” modelinin yerini alıyor. Model; özellikle fizik, matematik ve yazılım gibi alanlarda adım adım düşünerek problem çözme becerileriyle öne çıkan “reasoning” sınıfında yer alıyor. Bu tarz modeller, geleneksel yapay zeka yaklaşımlarına kıyasla daha kararlı ve güvenilir çıktılar üretebiliyor.

WWDC25 etkinliğinde neler tanıtıldı?

WWDC25 etkinliğinde neler tanıtıldı?

Merakla beklenen WWDC25 etkinliği gerçekleştirildi. Apple, dev etkinlikte yeni işletim sistemlerini görücüye çıkardı.

OpenAI’nin açıklamasına göre o3-pro, özellikle bilim, eğitim, programlama, iş dünyası ve yazma desteği gibi konularda önceki versiyonlara kıyasla daha üstün performans gösteriyor. Modelin çıktıları açıklık, kapsamlılık, talimatlara uyum ve doğruluk bakımından oldukça yüksek puanlar aldığı söyleniyor.

Bu model yazılı komutlara daha iyi yanıt vermekle kalmıyor, aynı zamanda kullanıcıya özel yanıtlar üretme kapasitesine de sahip. Bellek özelliğini kullanarak kişiselleştirilmiş yanıtlar verebiliyor. Ayrıca Python çalıştırabiliyor, görsel veriler üzerine mantıksal analiz yapabiliyor, dosya içeriği inceleyebiliyor ve internet üzerinde arama gerçekleştirebiliyor.

API üzerinden kullanım için belirlenen fiyatlandırma da açıklandı. Bir milyon giriş token’ı için 20 dolar, bir milyon çıkış token’ı için ise 80 dolar talep ediliyor. Giriş token’ı, modele sunulan metni; çıkış token’ı ise modelin ürettiği yanıtları temsil ediyor. Bir milyon giriş token’ı yaklaşık 750 bin kelimeye denk geliyor.

Performans değerlendirmelerinde o3-pro, diğer büyük yapay zeka modelleriyle karşılaştırıldığında da dikkate değer bir başarı gösterdi. OpenAI’nin verilerine göre, matematik becerilerini ölçen AIME 2024 testinde o3-pro, Google’ın en güçlü modeli Gemini 2.5 Pro’yu geride bıraktı. Doktora seviyesinde bilimsel bilgi gerektiren GPQA Diamond testinde ise Anthropic’in Claude 4 Opus modelini geçti.

O3-pro’nun önceki modellere kıyasla daha uzun yanıt sürelerine sahip olduğu da belirtiliyor. Bu gecikmenin modelin daha derinlemesine ve çok aşamalı işlem yapmasından kaynaklandığı ifade edildi.

WhatsApp, beklenen avatar güncellemesini getirdi!

WhatsApp, Android kullanıcıları için yayınladığı 2.25.18.14 beta güncellemesi ile profil fotoğraflarına avatar ekleme özelliğini getirdi. Daha önce sadece profil fotoğrafının yerine kullanılabilen avatarlar, artık profil fotoğrafının yanında da sergilenebiliyor. Bu yeni özellik, kullanıcıları tarafından oldukça beğenildi.

WhatsApp, beklenen avatar güncellemesini sundu

Bu yeni özellik, şu an için sınırlı sayıdaki beta test kullanıcısına sunulmuş durumda. İlk kullanıcı deneyimlerine göre avatarlar, WhatsApp ayarlarındaki yeni bir seçenek üzerinden etkinleştiriliyor. Kullanıcılar, bu özellik sayesinde avatarlarını kişiselleştirerek hem gerçek fotoğraflarını hem de dijital versiyonlarını birlikte gösterebiliyor.

WhatsApp, beklenen avatar güncellemesini sunmaya başladı.

Avatar oluşturma süreci oldukça basit. Kullanıcılar önce avatarları için bir arka plan rengi seçiyor. Bu renk, avatarın görünümünü kişiselleştirmek ve ruh halini yansıtmak için kullanılıyor. Ardından kullanıcılar, avatarlarına dinamik bir hava katacak animasyon seçeneklerinden birini istedikleri gibi belirliyor.

WWDC25 etkinliğinde neler tanıtıldı?

WWDC25 etkinliğinde neler tanıtıldı?

Merakla beklenen WWDC25 etkinliği gerçekleştirildi. Apple, dev etkinlikte yeni işletim sistemlerini görücüye çıkardı.

Avatar özelliğinin dikkat çeken bir diğer yanı ise sohbet ekranındaki sergileniş biçimi oldu. Kullanıcının profilini görüntüleyen kişiler, jeton çevirme animasyonu ile karşılaşıyor. Bu animasyon bir yanda kullanıcının geleneksel profil fotoğrafını, diğer yanda ise özelleştirilmiş avatarını gösteriyor. Böylece iki görsel öğe arasında zarif bir geçiş sağlanıyor ve profil daha etkileşimli hale geliyor.

Peki siz bu son yenilik hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz günlük hayatınızda WhatsApp uygulamasını kaç saat kullanıyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.

Yeni nesil Volkswagen T-Roc geliyor! İşte tasarımı

Volkswagen’in hazırlıklarını sürdürdüğü yeni nesil T-Roc, Almanya’da yapılan test sürüşleri sırasında objektiflere takıldı. Çekilen hafif kamuflajlı fotoğraflar, aracın tasarım detaylarını büyük ölçüde gözler önüne serdi.

Yeni nesil Volkswagen T-Roc karşımıza çıkacak

İkinci nesil Volkswagen T-Roc’a ait casus fotoğraflar, markanın bu modelde radikal bir değişimden ziyade mevcut tasarım dilini geliştirmeyi tercih ettiğini gösteriyor. 2026 model T-Roc, eğimli arka camıyla bilindik siluetini koruyor.

Aracın çamurluk davlumbazları biraz daha genişledi. Ön bölümde ise Golf 8’den ilham alan daha modern bir görünüme geçiş yapıldığı dikkat çekiyor. Bu güncellemeler, T-Roc’a daha dinamik ve çağdaş bir duruş kazandırıyor.

Fotoğraflarda iç mekana dair herhangi bir görüntü yer almasa da, Golf 8’den esintilerin iç tasarımda da kendini göstereceği belirtiliyor. Özellikle 12.9 inçlik büyük bir dokunmatik ekranın yeni T-Roc’ta yer alacağı beklentisi yüksek.

WWDC25 etkinliğinde neler tanıtıldı?

WWDC25 etkinliğinde neler tanıtıldı?

Merakla beklenen WWDC25 etkinliği gerçekleştirildi. Apple, dev etkinlikte yeni işletim sistemlerini görücüye çıkardı.

Yeni T-Roc, motor seçenekleri açısından da oldukça geniş bir yelpaze sunuyor. Mevcut 1.5 ve 2.0 litrelik turbo benzinli motorlar ile 2.0 litrelik turbo dizel motor modelde yer almaya devam edecek. Performans tutkunları için ise 300 beygirin üzerinde güce sahip T-Roc R modelinin gelmesi bekleniyor.

Ayrıca motor gamında 1.5 litrelik hibrit versiyonlar da bulunacak. Tam hibritin detayları henüz netleşmedi ancak şarj edilebilir hibrit versiyonun 204 beygir gücünde olacağı biliniyor. Önemli bir değişiklik olarak, Volkswagen T-Roc’un cabriolet versiyonu artık üretilmeyecek.

Yeni nesil Volkswagen T-Roc karşımıza çıkacak

Yeni nesil T-Roc’un piyasaya sürülmesiyle birlikte, hem tasarım hem de sunduğu motor seçenekleriyle kompakt SUV segmentindeki rekabeti daha da kızıştırması bekleniyor. Ağustos ayındaki resmi tanıtım, modelin tüm detaylarını ortaya çıkaracak.