Kuzey Kore’den sızdırılan bir akıllı telefon, ülkenin teknoloji üzerindeki sert denetimini ve vatandaşların gündelik yaşamlarına yönelik baskıcı gözetimini bir kez daha gözler önüne serdi. BBC tarafından yayınlanan görüntüler, Kim Jong Un rejiminin dijital cihazları ideolojik kontrol aracı olarak kullandığını açık biçimde ortaya koydu.
Kuzey Kore’de kullanılan akıllı telefon ortaya çıktı
Markası belirlenemeyen ancak devletin denetiminden geçtiği açıkça anlaşılan bu cihaz, açıldığı anda kullanıcıyı bir Kuzey Kore bayrağıyla karşılıyor. Görüntülerde yer alan yazılım detayları, telefonun sıradan bir Android cihaz olmadığını gösteriyor.
Cihazda yer alan sistem, belirli kelimeleri sansürleme ve otomatik olarak devletin resmi diliyle değiştirme özelliğine sahip. Örneğin, Güney Kore’de gençler tarafından sıklıkla kullanılan “oppa” (ağabey) kelimesi, bu cihazda yazıldığında otomatik olarak “yoldaş” ile değiştiriliyor.
Sansür bununla da sınırlı değil. Cihazda “Güney Kore” ifadesini yazmak bile mümkün değil. Sistem bu kelimeyi otomatik olarak “kukla devlet” olarak değiştiriyor ve böylece kullanıcı istemese bile propaganda dilini kullanmak zorunda kalıyor.
Apple, radikal bir isimlendirme değişikliğiyle de dikkatleri üzerine çeköeye hazırlanıyor. Peki iOS 26 hangi iPhone modellerine gelecek? İşte Apple’ın en yeni işletim sistemini alacak iPhone’ların tam listesi.
Bu mekanizmalar yalnızca dış dünyayla iletişimi kesmekle kalmıyor, aynı zamanda devletin ideolojik söylemini günlük dijital etkileşimlerin içine doğrudan yerleştiriyor. Sızdırılan telefondaki bir diğer dikkat çekici detay ise, izleme sisteminin ne kadar ileri gittiğini gösteriyor.
Cihaz her beş dakikada bir sessizce ekran görüntüsü alıyor. Bu görüntüler, kullanıcıların erişemeyeceği şifreli bir klasöre kaydediliyor. Bu da kullanıcıların tüm dijital aktivitelerinin arka planda takip edildiği anlamına geliyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Nintendo’nun uzun süredir beklenen yeni oyun konsolu Switch 2 için donanımsal detaylar netleşmeye başladı. Nvidia CEO’su Jensen Huang, yeni nesil Switch’in kalbinde yer alan çipin “şimdiye dek tasarladıkları en özel yonga” olduğunu belirterek; cihazın mobil donanım dünyasında teknik bir sıçrama sunduğunu söyledi.
Nvidia CEO’su, Nintendo Switch 2’yi yere göğe sığdıramadı
Huang yaptığı açıklamada, bu yonganın üç temel yeniliği bir araya getirdiğini ifade etti. İlki, cihazın tam donanım ışın izleme (ray tracing) ve HDR desteğine sahip olması. Bu özellik, taşınabilir bir oyun konsolunda bugüne kadar görülmeyen bir görüntü kalitesine olanak tanıyor.
İkinci yenilik ise, yapay zeka destekli özel çekirdeklerle ilgili. Bu çekirdekler, oyun sırasında görüntüleri keskinleştirme, animasyonları iyileştirme ve genel görsel kaliteyi yükseltme gibi görevleri gerçek zamanlı olarak yerine getiriyor. Böylece oyunlarda daha akıcı bir görsel deneyim sunulurken, geliştiriciler için de donanıma dayalı yeni optimizasyon olanakları sağlanıyor.
Apple, radikal bir isimlendirme değişikliğiyle de dikkatleri üzerine çeköeye hazırlanıyor. Peki iOS 26 hangi iPhone modellerine gelecek? İşte Apple’ın en yeni işletim sistemini alacak iPhone’ların tam listesi.
Üçüncü büyük özellik de tüm bu gelişmiş performansın ultra düşük güç tüketimiyle sunuluyor olması. Nvidia’nın yeni nesil Tegra platformu, elde taşınabilir cihazlarda üst düzey performans ile enerji verimliliği arasında ideal dengeyi kurmayı hedefliyor.
Daha önceki sızıntılarda, Switch 2’nin işlemcisinin Tegra T239 kod adlı yonga olduğu belirtilmişti. Bu yonganın performans düzeyinin teorik olarak GTX 1050 Ti seviyelerine kadar ulaştığı ifade ediliyordu. Ancak son açıklamayla birlikte; cihazında yalnızca ham güç değil, ışın izleme, DLSS ve yapay zeka tarafında da güçlü bir performans sunacağı kesinleşti.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Marvel Sinematik Evreni’nin uzun süredir beklenen yeni halkası The Fantastic Four: First Steps için tanıtım çalışmaları hız kazandı. 25 Temmuz’da vizyona girecek olan filmden yeni bir fragman yayınlayan Marvel Studios, bilet satışlarının başladığını da duyurdu.
The Fantastic Four: First Steps’in fragmanı paylaşıldı
Yönetmen koltuğunda WandaVision dizisiyle dikkat çeken Matt Shakman’ın oturduğu yapım, klasik Marvel evreninden bağımsız bir anlatı sunuyor. Hikâye, 1960’ların Amerika’sını andıran retro-füturistik bir paralel evrende geçiyor. Bu atmosferde şekillenen olaylar, Fantastik Dörtlü’nün Galactus’un yaklaşan tehdidiyle yüzleşmesini konu alıyor.
Oyuncu kadrosu, beklentileri artıran önemli isimlerden oluşuyor. Reed Richards yani Mr. Fantastic rolünde Pedro Pascal yer alırken, Sue Storm’a Vanessa Kirby, Johnny Storm’a Joseph Quinn, Ben Grimm yani The Thing karakterine ise Ebon Moss-Bachrach hayat veriyor.
Apple, radikal bir isimlendirme değişikliğiyle de dikkatleri üzerine çeköeye hazırlanıyor. Peki iOS 26 hangi iPhone modellerine gelecek? İşte Apple’ın en yeni işletim sistemini alacak iPhone’ların tam listesi.
Filmde ilk kez farklı bir yorumla izleyici karşısına çıkacak olan Silver Surfer karakteri ise Julia Garner tarafından canlandırılıyor. Bu çekirdek kadroya Ralph Ineson, Paul Walter Hauser, John Malkovich, Natasha Lyonne ve Sarah Niles gibi isimler eşlik ediyor.
Marvel’ın yeni dönemdeki en iddialı yapımlarından biri olarak konumlandırılan First Steps, izleyicilere sadece yeni karakterler değil, aynı zamanda farklı bir evren deneyimi de vaat ediyor. MCU’nun kronolojik yapısından bağımsız olması, filme hem yaratıcı özgürlük hem de taze bir başlangıç imkanı tanıyor.
Peki siz bu yapım hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Sucker Punch’ın 2020 yılında çıkardığı Ghost of Tsushima’nın ardından, uzun süredir beklenen devam oyunu Ghost of Yotei için yeni bir fragman paylaşıldı. Yeni fragman, ana karakter ve oyunun geçtiği dönem hakkında daha fazla bilgi veriyor. Oyunun Türkçe dil desteğiyle gelmesi memnuniyetle karşılandı.
Ghost of Yotei oyunundan yeni fragman geldi
Ghost of Yotei, ilk oyundaki Jin Sakai’nin hikayesini doğrudan devam ettirmiyor. Bu kez oyuncular, Shamisen çalan Atsu isimli kadın bir karakteri kontrol ediyor. Hikaye, ilk oyunun geçtiği 1274 yılından yaklaşık 300 yıl sonrasına, 1603 yılına taşınıyor.
Fragmanda Atsu’nun, daha önceki tanıtımlarda yanında görülen kurtla olan kısa bir diyaloğu yer alıyor. Bu sahne, karakterin yalnızlığına ve doğal unsurlarla olan bağına işaret ediyor. Fragmanın son sahnesinde ise Atsu’nun gece vakti uzaklardaki yapıları izlediği görülüyor. Bu görüntünün, oyunun gizlilik odaklı oynanışının bir ön izlemesi olduğu düşünülüyor.
Apple, radikal bir isimlendirme değişikliğiyle de dikkatleri üzerine çeköeye hazırlanıyor. Peki iOS 26 hangi iPhone modellerine gelecek? İşte Apple’ın en yeni işletim sistemini alacak iPhone’ların tam listesi.
Sony, Ghost of Yotei için özel bir etkinlik düzenleyeceğini doğruladı. Bu etkinlikte oyunun oynanışına dair daha fazla detayın paylaşılması planlanıyor. Ayrıca Collector’s Edition sürümüne ait yeni görüntüler de bu sunumla birlikte gösterilecek. Etkinliğin Temmuz ayında yapılması bekleniyor.
Ghost of Yotei’nin, 2 Ekim 2025 tarihinde PlayStation 5 için resmi olarak piyasaya sürülmesi planlanıyor. Peki siz bu oyun hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
Xiaomi’nin alt markası POCO’nun yeni modeli F7’nin çıkış tarihi netleşti. Fiyat-performans dengesiyle bilinen markanın F serisindeki bu yeni üyesi, küresel lansmanını 17-19 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirecek. Tanıtımın ardından Türkiye dahil birçok ülkede satışa sunulacak cihazın özellikleri lansmandan önce ortaya çıktı.
POCO F7 yakında karşımıza çıkacak
Paylaşılan bilgilere göre POCO F7, düz yapıda 6,83 inç büyüklüğünde LTPS OLED ekranla geliyor. Bu ekran, 1.5K çözünürlük sunuyor ve 120Hz yenileme hızını destekliyor. Cihazın gövdesinde metal çerçeve tercih edildiği belirtiliyor. POCO F7’nin işlemci tarafında ise Qualcomm’un Snapdragon 8s Gen 4 platformu yer alıyor.
Arka kamera kurulumu iki sensörden oluşuyor. Ana sensör 50 megapiksel çözünürlüğe sahipken, ikinci kamera 8 megapiksel olarak sunuluyor. Ön kısımda ise 20 megapiksellik bir selfie kamerası bulunuyor. POCO F7, kutusundan Android 15 tabanlı HyperOS 2.0 ile çıkıyor.
Apple, radikal bir isimlendirme değişikliğiyle de dikkatleri üzerine çeköeye hazırlanıyor. Peki iOS 26 hangi iPhone modellerine gelecek? İşte Apple’ın en yeni işletim sistemini alacak iPhone’ların tam listesi.
Pil kapasitesi modele göre farklılık gösteriyor. Küresel versiyonda 6.550mAh kapasiteli bir batarya yer alırken, Hindistan pazarına özel versiyon 7.550mAh’lik daha büyük bir bataryayla geliyor. Her iki varyantta da 90W hızlı şarj desteği bulunuyor.
Bellek seçenekleri tarafında 16GB’a kadar RAM ve 512GB’a kadar depolama sunuluyor. Cihazın fiyatının 299 dolardan başlaması bekleniyor. Ancak fiyatlar ülkelere göre değişiklik gösterebilir.
Yapay zeka dünyasında son yılların en büyük skandallarından biri ortaya çıktı. 2023 yılında Microsoft’tan 455 milyon dolarlık yatırım alan ve 1.5 milyar dolar değerlemeye ulaşan Builder.ai adlı girişimin, yapay zeka ürünü olarak pazarladığı sistemin arkasında aslında insanlar olduğu anlaşıldı.
Builder.ai’ın yapay zeka sisteminin arkasında insanlar varmış
Şirketin “devrimsel yapay zeka” olarak lanse ettiği Natasha adlı sistemin, tamamen otonom çalıştığı yönündeki iddiaların doğru olmadığı belirlendi. Birleşik Krallık merkezli girişimin foyası, şirket içi yazışmaların ve mali kayıtların detaylı şekilde incelenmesiyle ortaya çıktı.
Belgeler; Builder.ai’ın Hindistan’da yüzlerce yazılımcı çalıştırdığını ve bu kişilerin Natasha adına yazılım üretip, müşteriyle doğrudan iletişime geçtiğini gösteriyor. Görünüşe göre bu yazılımcılardan, kullanıcılarla sanki bir yapay zekaymış gibi yazışmaları ve yanıt vermeleri istenmiş.
Builder.ai’ın yıllarca yatırımcıları yapay zeka adı altında insan gücüyle kandırdığı anlaşılınca şirketin itibarı hızla çöktü. Skandalın ardından şirket bu hafta içinde iflas başvurusunda bulundu. Olayın en dikkat çeken noktalarından biri ise Microsoft’un yaptığı yüksek tutarlı yatırım oldu.
Apple, radikal bir isimlendirme değişikliğiyle de dikkatleri üzerine çeköeye hazırlanıyor. Peki iOS 26 hangi iPhone modellerine gelecek? İşte Apple’ın en yeni işletim sistemini alacak iPhone’ların tam listesi.
Amerikalı teknoloji devi, Builder.ai’ın teknolojisini kendi Azure platformuna entegre etmeyi planlıyordu. Ancak Builder.ai’ın vaat ettiği teknolojik yeteneklerin gerçekte var olmadığının anlaşılmasıyla bu planlar tamamen suya düştü.
Ortaya çıkan bu dolandırıcılık vakası, yapay zeka alanındaki yoğun ilgiyi ve beraberinde gelen denetimsizlik sorununu yeniden gündeme taşıdı. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Elektronik para ve ödeme hizmetleri alanında faaliyet gösteren Papara Elektronik Para A.Ş., yasa dışı bahis soruşturması kapsamında önemli bir denetim sürecine girdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanırken, yeni bir yönetim kurulu oluşturuldu.
Papara basın açıklaması yayınladı
Yasa dışı bahisle bağlantılı işlemlerin tespiti amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Papara’nın bazı işlemlerine sınırlamalar getirdi. Bu adımın ardından, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) talimatı ve koordinasyonu ile yürütülen denetimlerde, şüpheli faaliyetlerde bulunduğu değerlendirilen bazı hesaplara geçici olarak bloke uygulandı.
Papara tarafından yapılan açıklamaya göre, blokeli hesaplar detaylı biçimde inceleniyor. Yapılan incelemelerde soruşturma ile bağlantısı olmadığı belirlenen hesapların blokeleri kademeli olarak kaldırılacak. Şüpheli işlemler içeren hesaplar ise yasal mevzuat doğrultusunda ilgili kurumlara raporlanacak.
Papara yetkilileri, tüm sürecin devlet kurumlarının gözetimi ve denetiminde yürütüldüğünü vurgularken, hiçbir suistimale göz yumulmayacağını ve kullanıcı mağduriyetini önlemek adına azami özenin gösterildiğini belirtti. Ayrıca kullanıcıların finansal hizmetlere kesintisiz erişimi için çalışmaların yoğun biçimde sürdüğü ifade edildi.
Şirket, yaşanan gelişmelerin şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılacağını ve sürecin en kısa sürede tamamlanmasının hedeflendiğini duyurdu.
“Kamuoyuna Duyuru
Papara Elektronik Para A.Ş., bir finansal ödeme kuruluşu olarak 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun başta olmak üzere ilgili mevzuat uyarınca sistemin güvenli bir şekilde işletilmesini sağlamak ve yasa dışı işlemleri tespit ederek bunları ilgili kurumlara raporlamakla sorumludur.
Bilindiği üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yasa dışı bahis soruşturması kapsamında Şirketimize Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanmış ve yeni Yönetim Kurulu oluşturulmuştur.
Söz konusu soruşturma kapsamında, şüpheli işlemlerin tespit edilebilmesi için öncelikle mevzuatına tabi olduğumuz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Şirketimizin işlemlerine limitler getirilmiştir.
Eş zamanlı olarak, yeni Yönetim tarafından Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) talimatı ve koordinasyonu ile yapılan incelemeler kapsamında, şüpheli olduğu tespit edilen bir kısım hesaplara geçici bloke uygulanmıştır.
Geçici olarak bloke konulan hesaplar detaylı olarak incelenmekte olup soruşturma konusu ile ilişkili olmadığı belirlenen hesaplardaki blokeler kademeli olarak kaldırılacak, şüpheli hesaplar mevzuat kapsamında ilgili kurumlara raporlanacaktır.
Devlet kurumlarının koordinasyonu ve denetiminde yürütülen bu süreçte, hiçbir suistimale göz yumulmadan, aynı zamanda hiçbir kullanıcının mağdur edilmemesi için azami özen gösterilmektedir.
Sürecin en kısa sürede tamamlanması ve tüm kullanıcılarımızın finansal hizmetlere kesintisiz şekilde erişebilmesi için yoğun bir şekilde çalışılmaktadır.
Gelişmeler oldukça şeffaf biçimde paylaşım sürdürülecektir.
PlayStation Store’da her yıl düzenlenen “Days of Play” indirim dönemi resmen başladı. 19 Haziran 2025’e kadar sürecek kampanyada, çok sayıda popüler oyun yüzde 90’a varan indirimlerle satışa sunuldu.
PlayStation Store’da, Days of Play indirimleri start aldı
İndirimli fiyatlara bakıldığında; EA SPORTS FC 25’in 2.899 TL’den 579,99 TL’ye, Cyberpunk 2077’nin 2.799 TL’den 1.399 TL’ye düştüğü görülüyor. Rockstar Games imzalı Red Dead Redemption 2, 2.099 TL yerine 524 TL’ye satışa sunulurken, Hogwarts Legacy’nin PS5 sürümünün fiyatı 3.149 TL’den 944,70 TL’ye indi.
İndirimli oyunlar arasında Call of Duty: Black Ops 6 ve The Last of Us Part II Remastered gibi yapımlar da yer alıyor. Fiyatları doğrudan düşen bu oyunlar, özellikle yeni nesil konsol kullanıcılarının dikkatini çekiyor. Kampanyaya dahil edilen tüm oyunlarda farklı indirim oranları bulunurken, bazı yapımlarda indirim oranı yüzde 90’a kadar ulaşıyor.
Apple, radikal bir isimlendirme değişikliğiyle de dikkatleri üzerine çeköeye hazırlanıyor. Peki iOS 26 hangi iPhone modellerine gelecek? İşte Apple’ın en yeni işletim sistemini alacak iPhone’ların tam listesi.
Sony’nin her yıl yaz aylarında düzenlediği “Days of Play” kampanyası, sadece oyunlarla sınırlı kalmıyor. PlayStation Plus abonelik paketlerinde de dönemsel indirimler uygulanıyor. Bu yılki indirim döneminde; özellikle AAA kategorisindeki oyunlarda görülen büyük fiyat düşüşleri, kampanyayı diğer yıllardan ayırıyor.
İndirim döneminin sona ereceği 19 Haziran tarihine kadar PlayStation Store üzerinden dijital oyun alışverişi yapmak isteyen oyuncular, sınırlı süreliğine bu fırsatları değerlendirebilir.
Xiaomi, akıllı bileklik serisinin yeni üyesi Smart Band 10 için henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak ortaya çıkan görseller ve bilgiler, cihazın hem tasarımını hem de donanımsal detaylarını net şekilde gösteriyor. Yeni model, serinin önceki sürümlerine kıyasla daha büyük bir ekran ve geliştirilmiş teknik özelliklere sahip olacak.
Xiaomi Smart Band 10, yakında piyasaya çıkacak
Xiaomi Smart Band 10’un 1.72 inç büyüklüğünde AMOLED ekranla geleceği bilgisi sızdı. Bu ekran 212×520 piksel çözünürlük sunarken, 326 ppi piksel yoğunluğuna ulaşıyor. Akıllı bilekliğin bataryası ise 233 mAh kapasitesinde.
Bu batarya, yaklaşık bir saatlik şarj süresiyle tam kapasiteye ulaşıyor ve tek şarjla 21 güne kadar kullanım imkanı sağlıyor. Cihazın sunduğu yazılım tarafında ise HyperOS 2.0 yer alıyor. Donanım kısmında ivmeölçer, jiroskop, elektronik pusula, PPG sensörü ve ortam ışığı sensörü gibi birçok bileşen bulunuyor.
Apple, radikal bir isimlendirme değişikliğiyle de dikkatleri üzerine çeköeye hazırlanıyor. Peki iOS 26 hangi iPhone modellerine gelecek? İşte Apple’ın en yeni işletim sistemini alacak iPhone’ların tam listesi.
Ayrıca 150’den fazla spor modu ile birlikte geliyor. Bu da cihazın geniş bir kullanıcı kitlesine hitap edeceği anlamına geliyor. Smart Band 10’un kasası ise kumlanmış alüminyumdan üretilmiş ve TPU malzemeden yapılmış kayışla tamamlanıyor.
Bilekliğin fiziksel ölçüleri 46.57 x 22.54 x 10.95 mm olarak belirlenmiş, ağırlığı da 15.9 gram. Ürün; beyaz, siyah ve pembe olmak üzere üç farklı kayış rengiyle piyasaya sunulacak. Cihazın, 40 ila 50 euro arasında bir fiyat etiketiyle satışa sunulması bekleniyor.
Peki siz bu cihaz hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Mesajları kontrol etmek, sosyal medyada birkaç dakika kaybolmak ya da favori uygulamayı açmak.Her birimizin yoğun gün içinde nefes almak için küçük dijital ritüelleri var. Toplantılar, bildirimler ve teslim tarihlerinin arasında uzun molalar hayal gibi geliyor, bu yüzden kısa ve etkili “dijital vahalar” devreye giriyor. Yalnızca 5–10 dakikalık bir mola bile zihin için büyük bir rahatlama sağlayabiliyor.
Bu molalarda yapılanlar kişiden kişiye değişiyor. Kimi kısa videolar izliyor, kimi Casino Pinco Türkiye gibi uygulamalarda birkaç dakikasını geçiriyor, kimi ise Twitter’da dolaşıyor ya da sadece birkaç kez ekranı kaydırıyor. Önemli olan, ne yapıldığı değil; beynin hızlıca farklı bir ritme geçip kendini toparlaması. Bazen sadece odak değiştirmek bile yeterli oluyor.
Mikro Molalar: Günün Yeni Normali
Artık bilgi tüketimi gibi dinlenme şekli de parçalara ayrılmış durumda. Akşamı bekleyip uzun bir ara vermek yerine, insanlar küçük kesitlerde dinlenmeyi tercih ediyor. Toplantılar arasında birkaç dakikalık bir mola ya da bir sonraki göreve geçmeden önce küçük bir nefes — hepsi zihni taze tutmaya yetiyor.
İşte bu kısa molalarda en sık yapılanlar:
Alışıldık bir eğlence uygulamasını açmak
15 saniyelik bir video izlemek
Bir iki haber başlığına göz atmak
Sadece sessizce ekrana bakmak ve hiçbir şey yapmamak
İronik olsa da, bu “amaçsızlık” aslında oldukça işlevsel. Bu tür dijital kaçamaklar, günün temposuna yeniden uyum sağlamamıza yardımcı oluyor.
Bazen 7 Dakika Her Şeyi Değiştirir
Artık kimse günün sonunda rahatlamak için saatlerce beklemiyor. Günümüz insanı için, kahve eşliğinde geçen 7 dakikalık kısa bir mola bile yeterli olabiliyor. Teknoloji sayesinde bu tür dinlenmeler neredeyse anlık hale geldi: Telefona uzanıyorsun, alıştığın uygulamayı açıyorsun — ve bulunduğun gerçeklik birkaç derece yumuşuyor.
Mikro molaların gücü plan gerektirmemesinde yatıyor. Doğal, kendiliğinden gelişen bu anlar tam da bu yüzden etkili. “Şimdi biraz dinlenmeliyim” demiyorsun — sadece kısa süreliğine görevden çıkıyorsun.
Birçok kişi için bu tür kesitler, odaklanmayı yeniden kazanmanın tek yolu. Uzun süre bir noktaya bakan gözlerin arasındaki küçük kırpma hareketi gibi: önemsiz gibi görünür ama yorgunluğu alır. Bazen hiçbir şeye dalmadan, sadece birkaç dakika “işin dışında” olmak bile yeterlidir.
Dijital Alışkanlıklar Günümüzü Nasıl Şekillendiriyor?
Gün içinde fark etmeden oluşturduğumuz dijital ritüeller, zamanla kendi iç programımıza dönüşüyor. Kimisi telefon görüşmesinden sonra mutlaka sosyal medyaya göz atıyor. Kimisi toplantıdan hemen önce kısa bir oyun oynuyor. Herkesin sistemi farklı ama amaç ortak: birkaç dakika boyunca zamanın iplerini yeniden ele almak.
Bu küçük molalar, günün ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Sabah kahvesi ya da yolda müzik dinlemek gibi — kimse zorlamıyor, ama onsuz eksiklik hissediliyor.
Ve ilginç olan şu: Bu alışkanlıklar bizi gerçeklikten koparmıyor. Aksine, günün temposuna daha sağlam adımlarla dönmemizi sağlıyor. Yavaşlatmıyorlar — toparlıyorlar.
Kısa Mola, Büyük Etki: 5 Dakika Nasıl Odağı Yeniler?
Beş dakika az mı? İlk bakışta öyle görünebilir. Ama doğru kullanıldığında, kısa bir mola sosyal medya yorgunluğuyla geçen bir saatten çok daha fazlasını sağlayabilir. Beynin her zaman dinlenmeye değil, bazen sadece kısa bir geçişe ihtiyacı vardır.
Bu nedenle mikro molalar, çalışma ve öğrenme süreçlerinde giderek daha fazla yer buluyor. Çünkü bu tür kesintiler şunlara yardımcı olur:
Zorlu bir görev sonrası zihinsel yükü azaltmak,
Yeni bir konuya geçmeden önce dikkati toparlamak,
Uzun süreli odaklanmada hata oranını düşürmek.
Bu molalarda kişinin illa ki klasik anlamda “faydalı” bir şey yapması gerekmez. Tanıdık bir uygulamayı açmak, birkaç ekranı kaydırmak bile zihinsel bir yenilenme hissi yaratabilir. Önemli olan yapılan iş değil, sağlanan zihin durumu.
Mikro mola bir sorunu çözmez, ama sizi yeniden oyuna sokar. Arka arkaya gelen Zoom toplantılarının arasında bu bazen gerçek bir lüks haline gelir.
Dijital Molaların Kişisel Takvimi
Herkesin farkında olmadan oluşturduğu bir mikro mola takvimi vardır. Bu takvim ne bir uygulamada görünür, ne de bir bildirimle hatırlatılır — ama içten içe hepimiz ona uyarız. Çünkü işe yarar.
Örneğin:
Yoğun bir toplantıdan sonra biraz sessizlik ve görsel arka plan iyi gelir,
Öğle arasında birkaç haber başlığı ya da kısa bir çalma listesi rahatlatır,
Akşam saatlerinde sevdiğiniz bir uygulama ile “gün modundan çıkmak” kolaylaşır.
Bu anlar küçük gibi görünür ama gün içinde zamanı kontrol etme hissi verir. Gün dakikalara bölünmüş olsa bile, bu kısa duraklar gerçek anlamda dayanak noktası haline gelir.
Dijital alışkanlıklarımız, farkında olmadan günümüzün yapısını şekillendiriyor — resmi olmasa da şaşırtıcı bir hassasiyetle.
Bizimle Kalan Molalar
Dünya hızlandı, molalar kısaldı. Ama bu, onları önemsiz hale getirmedi. Aksine, gün içinde birkaç dakikalık kısa kopuşlar, en yoğun anlarda bile zihinsel dengeyi korumamıza yardımcı oluyor. Mikro molalar artık bir lüks değil, günlük yaşamın işleyen bir parçası haline geldi. Onlar sayesinde tükenmeden devam etmek, odaklanmayı kaybetmeden görevler arasında geçiş yapmak mümkün oluyor.
Bu molaları artık “gereksiz zaman kaybı” olarak görmüyoruz. Sabah e-postaları kontrol etmek ya da gün içinde su içmek gibi, doğal bir alışkanlığa dönüştüler. Belki de en değerli yanları şu: Plan yapmanıza gerek kalmıyor. Gün akarken kendiliğinden ortaya çıkıyorlar — bazen bir bildirim, bazen sadece içsel bir dürtüyle.
Kiminin dijital vahası bir müzik uygulaması, kimininki kısa bir video, kimininki birkaç dakika sessizlik. Önemli olan, o anın gerçekten rahatlatıcı olması. Çünkü bu birkaç dakika, sadece zihni değil, ruh halimizi de tazeliyor.
Uzun tatiller ya da saatler süren molalar artık her zaman mümkün değil. Ancak gün içinde dağılmadan kalabilmek için küçük, bilinçli kaçış alanlarına ihtiyacımız var. Belki de günün en verimli anları, hiçbir şey üretmediğimiz ama kendimize döndüğümüz o kısa aralıklar. Ve bu alışkanlıklar, yoğunluğun ortasında bile kendi dengemizi bulmamıza yardımcı oluyor.
Meta, ABD merkezli Constellation Energy ile imzaladığı 20 yıllık nükleer enerji anlaşmasıyla yapay zeka temelli veri merkezlerinin enerji ihtiyacını temiz ve kesintisiz kaynaklardan karşılamaya hazırlanıyor. Şirket, Illinois eyaletindeki Clinton Temiz Enerji Merkezi’nden yılda yaklaşık 1.1 gigawatt’lık nükleer enerji satın alacak.
Meta, nükleer enerji anlaşması yaptı
2017’den bu yana kapanma tehlikesi altında olan Clinton santralinin geleceği, bu anlaşmayla birlikte güvence altına alındı. Meta’nın satın almayı taahhüt ettiği enerji miktarı, santralin operasyonel ömrünü uzatacak düzeyde. Clinton Tesisi, yaklaşık 800 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye sahip.
Meta, açıklamasında veri merkezlerinin enerji ihtiyacını yüzde 100 yenilenebilir ve temiz kaynaklardan karşılamaya kararlı olduğunu belirtti. Şirket, nükleer enerjinin güvenilirlik ve süreklilik açısından diğer kaynaklara kıyasla daha istikrarlı bir çözüm sunduğuna dikkat çekiyor.
Apple, radikal bir isimlendirme değişikliğiyle de dikkatleri üzerine çeköeye hazırlanıyor. Peki iOS 26 hangi iPhone modellerine gelecek? İşte Apple’ın en yeni işletim sistemini alacak iPhone’ların tam listesi.
Anlaşmayla birlikte Meta, enerji şebekesine 30 megawatt ek kapasite sağlama taahhüdünde de bulundu. Anlaşmanın mali boyutuna dair herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Google ve Microsoft da, daha önce büyük miktarlarda nükleer enerji kapasitesi satın alarak bu alanda erken adım atan şirketler arasında yer aldı.
Yapılan bu anlaşmayla birlikte, Meta da veri merkezlerini nükleer enerjiyle besleme konusunda önemli bir adım attı. Şirketin ana planı, 2030’ların başına kadar ABD’deki veri merkezleri için 1 ila 4 gigawatt arasında nükleer enerji entegrasyonu sağlamak olacak.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Akıllı telefonlar, günümüzün en büyük teknolojilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Sahip oldukları geniş özellik yelpazesiyle hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen bu cihazlar, uygulamalar ile daha da işlevsel hale geliyor. Biz de bu içeriğimizde tavsiye edilen en iyi mobil uygulamaları sıraladık.
Tavsiye edilen en iyi mobil uygulamalar
Social Traffic
Social Traffic, araçlar ve yayalar arasında plaka tabanlı iletişim kurarak trafikte anlık bilgi paylaşımını mümkün kılan yenilikçi bir mobil uygulama. Harita üzerinden kullanıcıların birbirini görmesini, mesajlaşmasını ve trafikle ilgili uyarılar yapmasını sağlıyor. Radar, kaza, yoğunluk gibi klasik konuların yanı sıra “trafikte iyilik” gibi sosyal içeriklere de yer veriyor. Fotoğraf, video, sesli mesaj ve hikaye gibi özellikleri bulunuyor.
ChatGPT, son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte ortaya çıkan yapay zeka araçlarından birisi olarak karşımıza çıkıyor. Kendisi, sorduğunuz hemen her soruya cevap verebilecek kapasitede olan bir sohbet botu. Yemek tarifi almaktan soru çözdürmeye, özel günler için mesaj yazdırmadan yazılım geliştirmeye kadar pek çok amaç için kullanabilirsiniz.
Bu içeriğimizde hayatınızı kolaylaştıracak en iyi mobil uygulamaları ve eğlenceli dolu oyunları sizler için bir araya getirdik.
Ahali
WinArt ekibi tarafından geliştirilen Ahali, tamamen ücretsiz bir arkadaşlık ve sohbet platformu. Kullanıcıların ilgi alanlarına göre uygun sohbet odalarında yeni insanlar ile tanışabilmesini sağlayan bu uygulama, fotoğraf galerileri oluşturup paylaşmayı da mümkün kılıyor.
Duolingo, İngilizce, Almanca ve Rusça gibi dilleri öğrenmek isteyenler için bir dil uygulamasıdır. Esnek zaman yönetimi ve eğlenceli öğrenme deneyimiyle, dil öğrenmeyi keyifli hale getiriyor. Duolingo, Android veya iOS’un yanı sıra bilgisayar üzerinden de kullanılabilir. Dil öğrenme sürecini farklı platformlarda sürdürmek, kullanıcılara geniş bir erişim imkanı sunuyor. Duolingo da en iyi mobil uygulamalar arasında yer alıyor.
Google Çeviri’ye alternatif olarak görülen Tureng, bir sözlük uygulamasıdır. Herhangi bir kelimenin anlamını öğrenmek istiyorsanız bu uygulamayı kullanabilirsiniz. Diğer Çeviri araçları bazen yanlış çeviri yapıyorken, Tureng çoğu zaman doğru olmasıyla öne çıkıyor. Bu da her telefonda olması gereken kullanışlı uygulamalardan bir tanesi.
Özellikle matematik ile arası iyi olmayan kişiler için tavsiye ettiğimiz PhotoMath de en iyi mobil uygulamalar arasında yer alıyor. Söz konusu uygulama, adından da anlayabileceğiniz üzere fotoğrafını çektiğiniz matematik probleminin çözümünü gösteriyor.