Elon Musk, ABD hükümetindeki görevinden ayrıldığını sosyal medya üzerinden duyurdu. Tesla CEO’su Musk, özel hükümet çalışanı olarak görev süresinin sona erdiğini belirterek, eski Başkan Donald Trump’a, “gereksiz harcamaları azaltma fırsatı verdiği için teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Musk, Trump yönetiminde üstlendiği “hükümet verimliliği departmanı” görevini DOGE misyonu olarak adlandırarak, bunun hükümet çapında bir yaşam biçimine dönüşerek güçleneceğini söyledi.
Musk, Trump hükümetinde geldiği DOGE departmanını bıraktı!
Musk’ın görevden ayrılması Beyaz Saray tarafından da doğrulandı. Bir Beyaz Saray yetkilisi verdiği demeçte Musk’ın ayrılığının gerçek olduğunu ve ayrılık sürecinin başladığını belirtti. Bu süreç herhangi bir resmi görüşme yapılmadan gerçekleşti ve kaynaklara göre karar üst düzey personel seviyesinde alındı.
Tesla’nın milyarder CEO’su Musk, Trump yönetiminde geçirdiği yaklaşık 130 günlük özel görev süresi boyunca, federal hükümetin bazı bölümlerini küçültme ve yeniden yapılandırma konusunda geniş yetkilere sahipti. Görev süresi 30 Mayıs civarında sona erecek olan Musk, özellikle DOGE olarak bilinen “hükümet verimliliği departmanı”nın çalışmalarına ilişkin memnuniyetsizliğini sıkça dile getirdi.
Papara kullanıcıları, son iki gündür hesaplarına erişimde ciddi sorunlar yaşıyor. Şirketten yeni açıklama geldi. Para çekebilecek miyiz?
Geçtiğimiz günlerde Musk, Trump’ın bütçe harcama planını eleştirerek, bu planın aşırı maliyetli olduğunu ve hükümeti daha verimli hale getirme çabalarını baltaladığını savundu. Washington Post’a verdiği röportajda federal bürokrasinin durumunun beklediğinden çok daha kötü olduğunu belirten Musk, Washington’daki koşulların düzeltilmesinin zorluğunu vurguladı. Ayrıca DOGE’nin Beyaz Saray’daki sorunların sebebi olarak sık sık hedef gösterildiğini de söyledi.
Musk’ın hükümetteki dönemi boyunca bazı kabine yetkilileri ile özel görüş ayrılıkları yaşadığı ve Beyaz Saray Ticaret Danışmanı Peter Navarro’yu, ABD ile Avrupa arasında sıfır tarife uygulaması önerisini küçümsemesi nedeniyle “aptal” olarak nitelendirdiği kamuoyuna yansımıştı.
Son dönemde Musk’ın hayal kırıklıklarından biri de, sahibi olduğu AI şirketinin rakibi olan Sam Altman liderliğindeki OpenAI’nin Abu Dabi ile yaptığı anlaşmaydı. Wall Street Journal’a göre Musk, bu anlaşmaya kendi şirketinin dahil edilmesini talep etmiş ancak bu gerçekleşmemişti.
Öte yandan Musk’ın siyasetle ilgili yaşadığı hayal kırıklığının sebepleri arasında, desteklediği Wisconsin yargı adayı seçimlerini kaybetmesi de bulunuyor. Musk, adayın kampanyasına yaklaşık 25 milyon dolar harcamıştı.
Trump yönetimi, DOGE girişimleri ile federal sivil işgücünün yaklaşık yüzde 12’sini, yani 2.3 milyon çalışan içinden 260 bin kişiyi çeşitli teşvik ve emeklilik planlarıyla azalttı.
Musk’ın siyasi faaliyetleri yatırımcılar ve kamuoyu tarafından eleştirilere maruz kalmış, bazı yatırımcılar Musk’ın Tesla’ya daha fazla odaklanmasını istemişti. Musk daha önce Trump’ın başkanlık kampanyasına ve Cumhuriyetçilere yaklaşık 300 milyon dolar bağış yapmıştı. Katar’da düzenlenen ekonomik bir forumda artık siyasi harcamalarını önemli ölçüde azaltacağını açıklayan Musk, bu konuda yeterince katkı yaptığını düşündüğünü ifade etmişti.
Sony, Cinema Line serisine yeni bir üye olan FX2 Cinema Line Full-frame kamerasını tanıttı. Bu kamera, profesyonel sinema çekimi dünyasına geçiş yapmak isteyen kullanıcılar için tasarlanmış bir model olarak karşımıza çıkıyor ve Sony’nin üst seviye VENICE serisi kameralarının görsel felsefesini miras alıyor.
FX2, full-frame sensör teknolojisi ile yüksek görüntü kalitesini bir araya getiriyor ve Sony’nin en üst düzey VENICE sinema kameralarından esinlenen sinematik ifade yetenekleri sunuyor. Kamera, yüksek hareketlilik, operabilite, genişletilebilirlik ve güvenilirlik özellikleri ile tek kişilik çekimler için ideal. Aynı zamanda film yapımını desteklemek üzere tasarlanmış gelişmiş fotoğraf fonksiyonları da içeriyor.
Kameranın kalbi, arkadan aydınlatmalı Exmor R CMOS sensör ve BIONZ XR görüntü işleme motorundan oluşuyor. Bu teknolojik kombinasyon, gelişmiş AI işleme birimi desteği ile yüksek hassasiyet, geniş latitude ve 33 megapiksel çözünürlük sunuyor. FX2’nin full-frame sensörü, S-Log3 ile kayıt yapılırken 15+ stop latitude sağlayarak, yüksek kontrastlı sahnelerin bile tam detayıyla yakalanmasını garanti ediyor.
S-Log3 çekimi için temel ISO değeri 800 veya 4000 olarak ayarlanabiliyor ve kamera S-Gamut3/S-Gamut3.Cine renk gamut desteği sunuyor. Bu özellikler, birden fazla kamera ile çekim yapılırken maksimum düzenleme verimliliği sağlıyor.
Üretim esnekliği için üç farklı Log kayıt modu bulunuyor: Flexible ISO, Cine EI ve Cine EI Quick. Cine EI modu, post prodüksiyon göz önünde bulundurularak çekilen görüntüler için profesyonel film yapımında yaygın olarak kullanılıyor.
Kamera, full-frame 4K çekiminde 7K oversampling kullanıyor ve tam piksel okuma ile pixel binning yapmıyor. Super 35mm modunda 4K 60p kayıt imkanı sunuluyor. 10-bit derinlik, 4:2:2 renk örneklemesi, verimli MPEG-H HEVC/H.265 codec ve DCI-4K dahil Intra kayıt özellikleri ile olağanüstü kalite garanti ediliyor.
FX2, LUT dosyalarının içe aktarılması ve LCD monitör ile elektronik vizörde çekim veya oynatma sırasında uygulanması imkanı tanıyor. Hafıza kartlarından veya Sony’nin Creators’ Cloud servisinden 16 adede kadar kullanıcı LUT dosyası içe aktarılabiliyor. Kayıt için kullanılan LUT, post prodüksiyon için video metadata’sına gömülü olarak kaydediliyor.
Picture Profile ön ayarları, kamerada çeşitli ruh halleri yaratmak için renk ve gradasyonu ayarlamayı kolaylaştırıyor. Bunlar arasında güzel cilt tonları üreten değerli S-Cinetone da bulunuyor. İçe aktarılan kullanıcı LUT’ları PPLUT 1-4 olarak kaydedilebiliyor ve kayıt sırasında uygulanabiliyor. FL2 ve FL3 dahil 12 Creative Look profilinin genişletilmiş yelpazesi, birçok kayıt ihtiyacı için kapsamlı görsel ruh hali seçeneği sunuyor.
Anamorfik lensler için desqueeze display modu mevcuttur. Bu mod, anamorfik lenslerle çekim yaparken standart CinemaScope 2.93:1 en boy oranında izleme imkanı tanıyor. 1.3x ve 2.0x desqueeze ayarları sunuluyor ve Sony’nin Monitor & Control uygulaması, tablet veya diğer harici display cihazlarında izleme için daha detaylı ayarlar sağlıyor.
FPS menüsü, Cinema Line üst seviye modellerinden miras alınan özellikleri içeriyor. Variable ayarı, sezgisel kare hızı kontrolü sağlıyor: 4K çözünürlükte 2.5x’e kadar slow motion veya Full HD’de 120 fps’e kadar kayıt yaparken 5x’e kadar slow motion imkanı sunuluyor.
Sony, ultra geniş açıdan süper telefoto zoom’lara, mükemmel prime ve powered zoom’lara kadar 70’den fazla yüksek performanslı E-mount lens sunuyor. Sony orijinal mikrofonları ile kombinlenerek olağanüstü ses kalitesi elde edilebiliyor.
FX2, Cinema Line FX3 ve FX30 ile aynı kompakt flat-top tasarıma sahip. El ile çekim, gimbal ve drone montajı için ideal olan kamera, magnezyum alaşım dış yüzeyde aksesuar montajı için üç konumda 1/4-20 (UNC) vida deliklerine sahip. Alt panelde tripod montajı için iki ek vida deliği bulunuyor.
Güçlü AI işleme birimi ile donatılan FX2, insanlar, hayvanlar, kuşlar, araçlar ve hatta böcekler için Real-time Recognition AF özelliğine sahip. Algılama çerçevesi tanınan konu gösteriyor ve izleme, monitör ekranında konuya dokunarak başlatılabiliyor. Gelişmiş insan poz tahmin teknolojisi, konu hareketini doğru şekilde tanıyor ve insan göz tanıma, FX3/FX30’a kıyasla yaklaşık %30 geliştirildi.
AF Assist, sorunsuz odak geçişleri için manual odağa kesintisiz geçiş imkanı tanırken, 7 otofokus geçiş hızı ayarı ve 5 hassasiyet ayarı detaylı kontrol sunuyor. Focus Map, canlı görüntü ekranında odak bilgilerini kaplama yaparak alan derinliğini görselleştirmeyi kolaylaştırıyor. Breathing Compensation fonksiyonu, görüntü kararlılığını önemli ölçüde artırabiliyor.
FX2’nin Auto Framing özelliği, kamera tripoda monte edildiğinde konuyu otomatik olarak kırpar ve takip ederek önemli bir konumda tutar. Bu sayede deneyimli bir operatör tarafından çekilmiş gibi görünen görüntüler üretiliyor. Framing Stabilizer fonksiyonu, konuyu çerçeve içinde aynı konumda otomatik olarak tutuyor.
Active Mode, yürürken ve çekerken stabilizasyonu artırıyor. Daha hızlı tempoda çekim için Dynamic Active Mode bulunuyor ve bu mod elektronik stabilizasyon kullanarak %30’a kadar daha büyük etki sağlıyor. Koşarken bile kararlı görüntü çekimi mümkün oluyor. İlgili stabilizasyon metadata’sı, verimli post prodüksiyon için görüntülere gömülü olarak kaydediliyor.
Tek bir anahtar MOVIE veya STILL modunu seçiyor ve tüm ilgili ayarları anında geri çağırıyor. 33 megapiksel çözünürlük ve 10 fps’e kadar sürekli burst sağlamanın yanı sıra, kamera daha önce içe aktarılan kullanıcı LUT’u olan video kaydederken veya oynatırken fotoğraf çekmeye izin veren bir fonksiyona sahip.
Log modu fotoğraflar için de mevcut. Bu sayede video çekimi sırasında kullanılan S-Log3 gamma eğrisi ile JPEG ve HEIF fotoğrafları çekmek mümkün oluyor. Aynı iş akışı post prodüksiyon sırasında kolayca uygulanabiliyor.
Yaklaşık 3.68 milyon noktalı OLED vizör sayesinde parlak veya dikkat dağıtan ortamlarda bile çekime odaklanmak mümkün. Büyütme 0.70x (50mm lens, sonsuz odak, -1m-1 diyoptri) ve görüş açısı ile göz noktası video kayıt için optimize edilmiş. Vizörün kendisi hemen hemen her açıda kolay görüntüleme için 0° ila +90° arasında döndürülebiliyor.
FX2, VENICE gibi üst düzey CineAlta kameralarından BIG6 (Home) ekranını miras alıyor. Bu ekran MOVIE modunda altı temel parametreyi kolayca izleme imkanı tanıyor: FPS (kare hızı), ISO, Shutter (hız/açı), Aperture veya ND Filter, Look ve White Balance.
Dahili soğutma fanı, görüntü stabilizasyon biriminde kullanılan yüksek termal iletken grafit malzeme ve LCD monitör kapalıyken bile geniş hava girişi sağlayan yenilikçi tasarım kombinasyonu ile ısı birikimi önleniyor. 4K 59.94p’ye kadar formatlar için kesintisiz video kayıt süresi sunuluyor.
Yüksek kapasiteli NP-FZ100 batarya ve etkili güç yönetimi, 100 dakikaya kadar gerçek video süresi veya 155 dakikaya kadar sürekli çekim sağlıyor. Daha uzun çekim süreleri için güç adaptöründen veya USB Power Delivery (PD) destekleyen mobil bataryadan sürekli güç beslemesi yapılabiliyor.
XLR Handle Unit XLR-H1 takıldığında, FX2 ekstra batarya veya kabloya ihtiyaç duymadan iki XLR konnektör ve dijital ses arayüzü aracılığıyla yüksek kaliteli ses kaydedebiliyor. Dört kanal ses, 24-bit kayıt ve diğer ayarlar kolayca uygulanabiliyor.
FX2, USB (UVC/UAC) aracılığıyla bilgisayara veya kablosuz/kablolu LAN ağına canlı yayın için harika bir seçenek. Kameranın hafıza kartına eş zamanlı kayıt yaparken LAN aracılığıyla 4K (3840 x 2160) 59.94p’ye kadar video yayını yapılabiliyor. LAN yayın protokolleri RTMP, RTMPS ve SRT’yi içeriyor.
İki kart yuvası SDXC/SDHC UHS-II/UHS-I hafıza kartlarını destekliyor ve bunlardan biri CFexpress Type A kartları da destekliyor. Bu sayede kararlı ve güvenilir yüksek bit hızı kaydı için çok sayıda seçenek sunuluyor. Video ve fotoğraflar farklı kartlara kaydedilebiliyor, ilk kart dolunca kayıt otomatik olarak ikinci karta geçebiliyor.
HDMI Type-A terminali, esnek post prodüksiyon için harici kaydediciye 4K 60p (59.94p) 4:2:2 10-bit veya 16-bit RAW video çıkışı sağlıyor. 16-bit RAW video, DCI-4K’yı da kapsayan 4672 x 2628 çözünürlükte (16:9 en boy oranı) çıkış yapıyor.
Sony’nin Monitor & Control uygulaması, akıllı telefon veya tablet ekranında sezgisel uzaktan kumanda ve görüntü izleme imkanı sunmanın yanı sıra pozlama onayı ve hassas odaklama için dalga formu ve diğer ekranları sağlıyor. Birden fazla kamera tek bir iPad’e kablosuz bağlandığında çoklu izleme mevcut.
Catalyst Browse ve Catalyst Prepare uygulamaları, gömülü LUT’lar ile Log modunda kaydedilen videonun uygun şekilde düzenlenmesine izin veriyor. Kayıt sırasında eklenen shot mark’lar ve OK/NG/KEEP bayrakları da kolay shot seçimi için içe aktarılabiliyor.
Creators’ Cloud kapsamında, kaydedilen dosyalar akıllı telefon veya başka bir cihaza aktarmak zorunda kalmadan doğrudan kameradan Creators’ Cloud deposuna yüklenebiliyor. Creators’ Cloud’a yüklendikten sonra veriler iş akışına uygun şekilde Google Drive veya Adobe Lightroom gibi diğer bulut servislerine aktarılabiliyor.
Sony’nin “Road to Zero” çevre planı kapsamında, 2050 yılına kadar sıfır çevresel ayak izi elde etme amacına yönelik olarak bu ürünün çevresel ayak izi geliştirmeden tedarik zincirine, üretime ve ambalajlamaya kadar minimize edilmiş. Plastik olmayan ambalaj malzemeleri kullanılıyor ve ürün çantaları için bitki bazlı dokusuz kumaşlar kullanılarak plastik kullanımı daha da azaltılıyor.
Menü büyüteci ve genişletilmiş menü öğeleri yelpazesini sesli okuyan ekran okuyucusu gibi erişilebilirlik özellikleri, dijital görüntülemenin herkes tarafından keyifle kullanılmasını kolaylaştırıyor.
Geniş konu yelpazesi için AI tabanlı Real-time Recognition AF, konu takibi için sezgisel dokunmatik işlem gibi gelişmiş özellikler, fotoğrafçılık ve film yapımının keyfini mümkün olan en geniş kullanıcı yelpazesine sunuyor.
FX2’nin fiyatı 2 bin 699 İngiliz Sterlini olarak belirlendi ve kamera şu anda sipariş için mevcut durumda.
Sony FX2 Cinema Line teknik özellikleri
Özellik
Detay
Sensör Tipi
35mm Full Frame (35.9 x 23.9 mm) Exmor R CMOS
Görüntü İşlemci
BIONZ XR + AI İşleme Birimi
Etkili Piksel (Fotoğraf)
Yaklaşık 33.0 megapiksel
Etkili Piksel (Video)
Yaklaşık 27.6 megapiksel
Video Çözünürlük
4K (3840×2160), DCI-4K (4096×2160), Full HD
Maksimum Kare Hızı
4K: 60p, Full HD: 120p
Renk Örneklemesi/Derinlik
4:2:2 10-bit
Video Codec
MPEG-H HEVC/H.265, Intra kayıt
Log Kayıt
S-Log3, S-Gamut3/S-Gamut3.Cine
Dual Base ISO
800 / 4000
Dynamic Range
15+ stop latitude
Oversampling
7K (Full Frame 4K için)
Slow Motion
4K’da 2.5x, Full HD’de 5x
ISO Fotoğraf
100-51200 (genişletilebilir: 50-204800)
ISO Video
100-51200 (genişletilebilir: 102400)
Auto ISO
100-12800 (ayarlanabilir alt/üst limit)
AF Noktası (Fotoğraf)
Maksimum 759 nokta (faz algılama)
AF Noktası (Video)
Maksimum 627 nokta (faz algılama)
Real-time Recognition
İnsan, hayvan, kuş, araç, böcek
AF Geçiş Hızı
7 ayar seviyesi
AF Hassasiyeti
5 ayar seviyesi
LCD Monitör
7.5 cm (3.0″) TFT
Elektronik Vizör
OLED, 3.68 milyon nokta, 0.70x büyütme
Vizör Açı Ayarı
0° – +90° döndürülebilir
Kart Yuvası 1
SD (UHS-I/II) / CFexpress Type A
Kart Yuvası 2
SD (UHS-I/II)
HDMI Çıkış
Type-A, 4K 60p, 4:2:2 10-bit/16-bit RAW
USB Bağlantı
Type-C (USB Power Delivery desteği)
Ses Girişi
3.5mm jack, XLR (XLR-H1 ile)
Dijital Ses
24-bit, 4 kanal kayıt
Wi-Fi/LAN
Kablosuz ve kablolu ağ desteği
Canlı Yayın
4K 59.94p (RTMP, RTMPS, SRT protokolleri)
Batarya
NP-FZ100
Video Kayıt Süresi
100 dakika (gerçek kullanım)
Sürekli Çekim Süresi
155 dakika
Harici Güç
USB-C PD, DC Coupler (DC-C1)
Soğutma Sistemi
Dahili fan (Auto/Minimum/Off modları)
Gövde Malzemesi
Magnezyum alaşım
Montaj Noktaları
3x 1/4-20 UNC vida deliği + 2x tripod
Fotoğraf Çözünürlük
33 megapiksel
Sürekli Çekim Hızı
10 fps’e kadar
Fotoğraf Formatları
JPEG, HEIF, RAW
Picture Profile
S-Cinetone dahil preset’ler
Creative Look
12 profil (FL2, FL3 dahil)
Kullanıcı LUT
16 adede kadar içe aktarılabilir
Desqueeze Display
1.3x ve 2.0x anamorfik destek
Stabilizasyon
Active Mode, Dynamic Active Mode (%30 iyileştirme)
Xiaomi kısa süre önce tanıttığı Xring O1 işlemcisiyle, kapsamlı stratejisinin ilk adımını atmış oldu. Xring O1 şu an yalnızca 15S Pro ve Pad 7 Ultra gibi üst segment ürünlerde kullanılıyor. Ancak Xiaomi’nin önümüzdeki dönem için planları, işlemci üretimini yalnızca amiral gemisi sınıfıyla sınırlı tutmayacağını gösteriyor.
Xiaomi, işlemci alanında vites yükseltiyor
Şirketin yöneticilerinden Lu Weibing yaptığı açıklamada, uygun fiyatlı akıllı telefonlar için de özel olarak geliştirilecek yonga setlerinin planlandığını belirtti. Xiaomi, kendi üretimi olan bu işlemcileri zamanla orta ve alt segment cihazlara da entegre etmeyi hedefliyor.
Xiaomi’nin işlemci geliştirme çalışmaları yalnızca ana yonga setiyle sınırlı değil. Firma, aynı zamanda kendi 5G modemi üzerinde de çalışıyor. Ancak bu projenin henüz erken aşamada olduğu ifade ediliyor. Apple’ın yeni C1 5G modeminde yaşadığı teknik zorluklar düşünüldüğünde, Xiaomi’nin de benzer engellerle karşılaşabileceği öngörülüyor.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Alternatif olarak, mevcut Xring O1 işlemcisinin belirli özelliklerinin sadeleştirilerek daha uygun fiyatlı cihazlara uyarlanması da seçenekler arasında yer alıyor. Bu senaryo gerçekleşirse, Xiaomi’nin işlemci tarafında, oldukça geniş bir ürün yelpazesinde söz sahibi olmasının önü açılmış olacak.
Xiaomi’nin işlemci ve modem geliştirme yönündeki hamleleri; şirketin uzun vadede sadece akıllı telefon üreticisi değil, aynı zamanda kendi teknolojik altyapısını kuran bir platform sağlayıcısına dönüşmeyi hedeflediğini gösteriyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Yapay zeka teknolojileri dünya genelinde hızla yaygınlaşırken, bu büyümenin enerji tüketimi üzerindeki etkisi giderek daha fazla gündeme geliyor. Halihazırda, veri merkezlerinde tüketilen elektriğin yüzde 20’si yapay zeka uygulamaları tarafından kullanılıyor. Yıl sonuna kadar, bu oranın tam iki katına çıkabileceği konuşuluyor.
Yapay zekanın enerji ihtiyacı, küresel kriz yaratacak
Yapay zekanın enerji talebinin çok hızlı bir şekilde arttığı ve Bitcoin madenciliğini geride bırakmak üzere olduğunu belirtiliyor. Google ve Microsoft gibi büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekaya yönelttiği yatırım hacmi, kripto madenciliğine kıyasla çok daha büyük bir seviyede.
Yapay zeka uygulamalarının çalışması için gereken işlem gücü ve kullanılan sunucu altyapısı, teknoloji devlerinin iklim hedeflerini de doğrudan etkiliyor. Google tarafından yayınlanan 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nda, şirketin sera gazı emisyonlarının 2019’dan bu yana yüzde 48 oranında arttığı belirtildi.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Nisan 2025 raporuna göre, veri merkezleri 2024 yılında yaklaşık 415 teravatsaat elektrik tüketti. Bu miktar, Suudi Arabistan’ın yıllık enerji tüketimiyle neredeyse aynı seviyede. Mevcut büyüme eğilimi devam ederse, bu tüketimin 2030 yılına kadar 900 TWh’yi aşması bekleniyor.
Veri merkezlerinin enerji tüketimi detaylı bir biçimde açıklanmasa da, yapay zeka uygulamalarının ne kadar enerji harcadığına dair doğrudan veriler hala sınırlı. Çünkü bu merkezler aynı zamanda bulut bilişim, çevrim içi hizmetler ve farklı dijital altyapıları da barındırıyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Anker, ses teknolojileri markası Soundcore ile geliştirdiği OWS (Open-Ear Wearable Stereo) serisini Türkiye pazarına sundu. Kulak içine baskı yapmayan açık kulak tasarımına sahip yeni nesil kulaklıklar, kullanıcıların çevreyle bağını koparmadan müzik dinlemesine olanak tanıyor. Peki özellikleri neler?
Global açık kulak kulaklık pazarı 2024 yılı itibarıyla 1,85 milyar dolarlık hacme ulaştı. Bu rakamın 2030 yılında 3,38 milyar dolara çıkması bekleniyor ve yüzde 10,56’lık yıllık bileşik büyüme oranına karşılık geliyor.
Soundcore V20i
Anker ürünleri iş, spor ve yol kategorilerine ayırarak beş farklı model sunuyor. Soundcore V20i direksiyon başında kullanım için geliştirildi. Uzun süreli kullanımda rahatsızlık yaratmayan ergonomik yapısı, güçlü mikrofon performansı ve açık kulak formuyla öne çıkıyor. Taksi şoförlerinden saha çalışanlarına kadar iletişimde kalmak isteyen kullanıcılar için güvenli çözüm sunuyor.
Soundcore V20i tek şarjla 12 saat, şarj kutusuyla toplam 36 saat kullanım süresi sunuyor. 16 milimetre titanyum kaplı diyafram ve Soundcore’un özel BassUp teknolojisine sahip. Açık kulak tasarımında ayarlanabilir kulak kancaları ile konforlu uyum sağlıyor.
IPX5 sertifikalı ter ve suya karşı dayanıklılık özelliği taşıyor. Bluetooth 5.3 ile kararlı bağlantı kuruyor. Dört mikrofon ve yapay zeka algoritmasıyla gürültü engelleme teknolojisi bulunuyor. Her ritme uyum sağlayan kişiselleştirilebilir ışıklar içeriyor.
Özellik
Detay
Pil Ömrü
Tek şarjla 12 saat, şarj kutusuyla toplam 36 saat
Ses Teknolojisi
16 mm titanyum kaplı diyafram, BassUp teknolojisi
Tasarım
Açık kulak tasarımı, ayarlanabilir kulak kancaları
Günlük kullanım için ideal, kulak içine baskı yapmayan yapı
Soundcore V30i
Giriş segmentinde konumlanan Soundcore V30i öğrenciler ve genç kullanıcılar için ulaşılabilir fiyat avantajıyla dikkat çekiyor. Gün boyu konfor sağlayan ergonomik yapısıyla 10 dakikalık hızlı şarj ile 3 saatlik dinleme deneyimi sunuyor.
Tek şarjla 12 saat, şarj kutusuyla toplam 36 saat kullanım süresi var. Açık kulak tasarımında yumuşak ve esnek kulak kancaları ile güvenli uyum sağlıyor. 14,2 milimetre biyo-materyal diyafram ile dengeli ses deneyimi veriyor. IPX5 sertifikalı SweatGuard teknolojisi ile ter ve suya karşı dayanıklılık sunuyor. Soundcore uygulaması ile özelleştirilebilir EQ ayarlarına sahip.
Özellik
Detay
Pil Ömrü
Tek şarjla 12 saat, şarj kutusuyla toplam 36 saat
Tasarım
Açık kulak tasarımı, yumuşak ve esnek kulak kancaları ile güvenli uyum
Ses Teknolojisi
14,2 mm biyo-materyal diyafram ile dengeli ses deneyimi
Suya Dayanıklılık
IPX5 sertifikalı, SweatGuard teknolojisi ile ter ve suya dayanıklılık
Ek Özellikler
10 dakikalık hızlı şarj ile 3 saatlik kullanım, Soundcore uygulaması ile özelleştirilebilir EQ
Kullanım Tipi
Gün boyu güvenli kullanım, öğrenciler ve genç kullanıcılar için ideal
Soundcore C40i
Soundcore C40i minimalist ve zarif tasarımıyla estetik kaygısı olan kullanıcılar için geliştirildi. Klipsli açık kulak yapısı sayesinde kulak içine baskı yapmadan ergonomik tasarım sunuyor. Tek şarjla 10,5 saat, şarj kutusuyla birlikte toplamda 42 saat dinleme imkanı tanıyor.
0,5 milimetre bellekli titanyum teller ve yumuşak TPU malzemeden üretildi. IPX4 sertifikalı su ve tere karşı dayanıklılık sağlıyor. Bluetooth 5.4 ile kararlı bağlantı kuruyor ve çok noktalı bağlantı özelliği taşıyor. Yapay zeka destekli mikrofonlar ile net görüşmeler yapıyor. Sezgisel tuş kontrolleri ve 3D çevresel ses özelliği bulunuyor.
Özellik
Detay
Pil Ömrü
Tek şarjla 10,5 saat, şarj kutusuyla toplam 42 saat
Tasarım
Klipsli açık kulak yapısı, kulak içine baskı yapmayan ergonomik tasarım
Malzeme
0,5 mm bellekli titanyum teller ve yumuşak TPU malzeme
Suya Dayanıklılık
IPX4 sertifikalı, su ve tere karşı dayanıklı
Bağlantı
Bluetooth 5.4 ile kararlı bağlantı, çok noktalı bağlantı desteği
Ek Özellikler
Yapay zekâ destekli mikrofonlar, sezgisel tuş kontrolleri, 3D çevresel ses
Kullanım Tipi
Minimalist tasarım, şehir yaşamına uyum sağlayan görünüm
AeroFit Pro
Serinin en premium modeli Soundcore AeroFit Pro yoğun spor yapan profesyonel kullanıcıları hedefliyor. Açık kulak hava iletimi ile kulak arkasına oturan esnek ve sabit yapıya sahip. Tek şarjla 14 saat, şarj kutusuyla birlikte toplam 46 saate varan çalma süresi sunuyor. 16,2 milimetre titanyum kaplı diyafram ve LDAC desteği ile yüksek çözünürlüklü ses veriyor.
0,7 milimetre kalınlığında titanyum hafıza teli ve ultra yumuşak malzemelerden üretildi. IPX5 sertifikalı SweatGuard teknolojisi ile ter ve suya karşı dayanıklılık sağlıyor. 10 dakikalık hızlı şarj ile 5,5 saatlik kullanım imkanı tanıyor. Soundcore uygulaması ile özelleştirilebilir EQ ayarlarına sahip.
Özellik
Detay
Pil Ömrü
Tek şarjla 14 saat, şarj kutusuyla toplam 46 saat
Ses Teknolojisi
16,2 mm titanyum kaplı diyafram, LDAC desteği ile yüksek çözünürlüklü ses
Tasarım
Açık kulak hava iletimi, kulak arkasına oturan esnek ve sabit yapı
Malzeme
0,7 mm titanyum hafıza teli, ultra yumuşak malzemeler
Suya Dayanıklılık
IPX5 sertifikalı, SweatGuard teknolojisi ile ter ve suya dayanıklılık
Ek Özellikler
10 dakikalık hızlı şarj ile 5,5 saatlik kullanım, Soundcore uygulaması ile özelleştirilebilir EQ
Kullanım Tipi
Uzun süreli kullanım için ideal, profesyonel sporculara uygun
AeroClip
Önümüzdeki haftalarda satışa çıkacak en yeni model Soundcore AeroClip açık kulak teknolojisini ince ve şık tasarımla sunuyor. Kulak memesine dışarıdan oturan klipsli yapı ile hafif ve kompakt tasarıma sahip. Kulağa dışarıdan oturan tasarımı ile aksesuar gibi görünüyor. Tek şarjla 8 saat, şarj kutusuyla toplam 32 saat kullanım süresi var.
“Memory titanium” malzemesiyle 20 bin bükülmeye dayanıklı yapı sunuyor. IPX4 sertifikalı su sıçramalarına ve tere karşı dayanıklılık sağlıyor. Dokunmatik yüzeyler ile özelleştirilebilir kontroller sunuyor. Soundcore uygulaması ile EQ ayarları yapılabiliyor. Dört mikrofon ve yapay zeka algoritmasıyla gürültü engelleme teknolojisi bulunuyor. Multipoint bağlantı desteği veriyor.
Özellik
Detay
Pil Ömrü
Tek şarjla 8 saat, şarj kutusuyla toplam 32 saat
Tasarım
Kulak memesine dışarıdan oturan klipsli yapı, hafif ve kompakt tasarım
Malzeme
“Memory titanium” ile 20.000 bükülmeye dayanıklı yapı
Suya Dayanıklılık
IPX4 sertifikalı, su sıçramalarına ve tere karşı dayanıklılık
Kontroller
Dokunmatik yüzeyler ile özelleştirilebilir kontroller
Ek Özellikler
Soundcore uygulaması ile EQ ayarları, dört mikrofon, yapay zeka destekli gürültü engelleme, multipoint bağlantı desteği
Kullanım Tipi
Gün boyu kullanım için uygun, tarzına önem veren kullanıcılar için tasarlandı
BMW, elektrikli araç teknolojisinde önemli bir adım atarak tamamen katı hal batarya hücrelerini içeren testlerine başladı. Şirket, bu yeni nesil bataryaları BMW i7 modeli üzerinden sahada deniyor. Test süreci, BMW Group ile ABD merkezli batarya girişimi Solid Power ortaklığında yürütülüyor.
BMW, katı hal batarya teknolojisine geçecek
Katı hal bataryalar, geleneksel sıvı elektrolitli bataryalara göre daha yüksek enerji yoğunluğu sunuyor. Bu, aynı ağırlıkla daha fazla menzil anlamına geliyor. BMW mevcut testlerde özellikle ısıl genleşme, basınç kontrolü ve sıcaklık yönetimi gibi mühendislik başlıklarına odaklanıyor.
Katı hal batarya teknolojisi, sıvı elektrolitlerin yerine tamamen katı malzemelerin kullanılmasıyla dikkat çekiyor. Bu yapı daha hafif ve kompakt bataryaların üretilmesini sağlarken, aynı zamanda üretim maliyetlerinde düşüş ve güvenlik artışı sunuyor.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Solid Power tarafından geliştirilen bataryaların temelinde sülfür bazlı katı elektrolitler bulunuyor. Bu sistem; anot ile katot arasındaki kısa devre riskini ortadan kaldırırken, iyon iletimi görevini de üstleniyor. Sıvı elektrolitleri ve polimer ayırıcıları devreden çıkartan tasarım, hem güvenliği artırıyor hem de çevresel etkiyi azaltıyor.
BMW ve Solid Power arasındaki işbirliği 2016 yılına dayanıyor. Şirketin, üniversitelerden girişimcilere kadar 300’den fazla ortakla batarya alanında aktif olarak çalıştığı biliniyor. Geliştirilen teknoloji, özellikle güvenlik, maliyet ve sürdürülebilirlik açısından elektrikli araç sektörünü etkileyebilir.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Xiaomi, elektrikli araç sektöründeki faaliyetlerine ilişkin 2025’in ilk çeyrek verilerini paylaştı. Açıklanan rakamlar, şirketin otomotiv iş kolunda üretim ve satış ölçeğini büyütürken zararını önemli ölçüde azalttığını ortaya koydu.
Xiaomi, elektrikli araç sektöründe yükselmeye başladı
Yılın ilk dört ayında SU7 serisiyle 75.869 araç teslimatı gerçekleştiren şirket, bu satışlardan 2,58 milyar dolar gelir elde etti. Şirketin bu dönemde elde ettiği brüt kar marjı yüzde 23,2 seviyesinde gerçekleşti. Ancak operasyonel giderler hesaba katıldığında toplam zarar 70 milyon dolara ulaştı.
Bu veriler, Xiaomi’nin her araç satışında yaklaşık 900 dolarlık zarar ettiğini gösteriyor. Buna rağmen bu rakam, geçtiğimiz yıl kaydedilen araç başı yaklaşık 5 bin dolarlık zarara göre önemli bir iyileşmeyi işaret ediyor.
Xiaomi Group Ortağı ve Başkanı Lu Weibing; oluşan zararın temel nedenleri arasında üretim altyapısının yeni kurulması, şirketin kendi fabrikalarını devreye alması ve temel teknolojileri bünyesinde geliştirme sürecinin yer aldığını söyledi.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Xiaomi araç tarafında yalnızca SU7 ile değil, yeni tanıtılan elektrikli SUV modeli YU7 ile de ilgi toplamaya devam ediyor. 25 Mayıs’ta gerçekleştirilen YU7 Teknoloji Tanıtım Etkinliği sonrasında kullanıcıların gösterdiği ilgi, şirketin önceki modeli SU7’ye kıyasla üç kat artış gösterdi.
Xiaomi’nin paylaştığı verilere göre, ön tanıtım sürecinde iletişim bilgilerini bırakan potansiyel müşteri sayısı SU7’nin lansman dönemindekinin üç katına ulaştı. Bu veri, yeni modelin pazarda güçlü bir karşılık bulabileceğine işaret ediyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Realme, kablosuz ses teknolojileri alanındaki en yeni ürünü Buds Air 7 Pro’yu satışa sundu. Yeni kulaklık, ses kalitesi ve kullanım deneyimi açısından önceki nesillere göre birçok önemli iyileştirme içeriyor.
Realme Buds Air 7 Pro satışa sunuldu
Cihaz, çift sürücülü yapısıyla da dikkat çekiyor. 6 mm tiz ve 11 mm bas sürücüleri, seslerin daha dengeli ve zengin aktarılmasını sağlıyor. Ayrıca çift dijital-analog çevirici (DAC) sistemi, sesin netliğini ve derinliğini artırıyor.
Aktif gürültü engelleme tarafında Buds Air 7 Pro, 53 desibele kadar dış sesi izole edebiliyor. Bu, bir önceki modelle kıyaslandığında daha yüksek bir gürültü azaltma seviyesi anlamına geliyor. Bu özellik, özellikle kalabalık ve gürültülü ortamlarda müzik dinleme ya da telefon görüşmesi yapmayı kolaylaştırıyor.
Yeni modelin şarj kutusu da önceki nesillerden farklı bir tasarıma sahip. Realme, yuvarlatılmış hatlardan vazgeçerek daha köşeli bir form tercih etmiş. Bu tasarım değişikliği estetik açıdan bir yenilik sunarken, teknik tarafta da avantaj sağlıyor.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Tam şarjla 48 saate kadar kullanım süresi elde edilebiliyor. IP55 sertifikasıyla belgelenmiş suya ve toza dayanıklılık, kulaklıkların dış koşullarda da güvenle kullanılmasını mümkün kılıyor. Buds Air 7 Pro’da yer verilen düşük gecikme modu, 45 milisaniyeye kadar tepki süresi sunuyor.
Cihaz aynı anda iki farklı cihaza bağlanabiliyor. Böylece, kullanıcıların telefon ve bilgisayar arasında geçiş yaparken bağlantı koparmadan kulaklığı kullanabilmesine olanak tanınıyor. Kulaklıkta yer alan 3D uzamsal ses özelliği ise ses deneyimini çevresel hale getiriyor.
Ürünün resmi satış fiyatı 66 dolar olarak belirlendi. Peki siz bu cihaz hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Almanya merkezli MEDION’un oyun bilgisayarı markası ERAZER, NVIDIA GeForce RTX 50 serisi ekran kartlarına sahip yeni nesil dizüstü bilgisayarlarını Türkiye’de satışa çıkardı. Intel Core Ultra işlemcilerle gelen ürün ailesi, yapay zeka destekli teknolojisi ve yüksek performans odaklı tasarımıyla dikkat çekiyor. Yeni modeller, hem oyunculara hem de içerik üreticilerine hitap ediyor. İşte detaylar…
ERAZER, BEAST, MAJOR, DEFENDER, DEPUTY ve CRAWLER serisi bilgisayarlarını satışa sundu!
Yeni ERAZER serisinde RTX 5090 ve RTX 5080 grafik işlemcileriyle gelen BEAST modelleri, üst düzey performans isteyen kullanıcılar için geliştirildi. RTX 5070 Ti ekran kartlı MAJOR modeli ise mobilite ve performansı aynı anda sunuyor. Daha uygun seviyelerde performans sunan DEPUTY, CRAWLER ve DEFENDER serileri ise RTX 5060 ve RTX 5050 GPU seçenekleriyle kullanıcılara sunuldu.
Tüm modellerde NVIDIA’nın yeni nesil Blackwell mimarisi üzerine inşa edilen ekran kartları yer alıyor. DLSS 4 destekli yapay zeka teknolojisi sayesinde akıcı ve gerçekçi bir oyun deneyimi sunan RTX 50 serisi, GDDR7 bellek ve ultra düşük voltaj modlarıyla enerji verimliliğini artırıyor. Bu donanımlar, yüksek FPS performansına ek olarak uzun süreli ve istikrarlı kullanım imkanı da sağlıyor.
Türkiye’de bir ilk olarak ERAZER BEAST 16 X1 ULTIMATE modeli harici sıvı soğutma sistemiyle birlikte sunuluyor. 16 inçlik QHD+ ekran, Intel Core Ultra 9 275HX işlemci, 32 GB DDR5 RAM ve 2 TB SSD kapasitesiyle gelen bu model, hem oyunculara hem de profesyonel içerik üreticilerine hitap ediyor. Kutu içeriğinde yer alan ERAZER Cooling Kit V2 ile yüzde 10’a kadar daha yüksek performans elde ediliyor. Sistem, yoğun yük altında bile serin ve kararlı çalışmayı sürdürebiliyor.
MAJOR 16 X1 modeli ise RTX 5070 Ti ekran kartı ve Intel Core Ultra i9-275HX işlemcisiyle, 32 GB RAM ve 2 TB SSD kapasitesini kompakt bir gövdede sunuyor. 300Hz yenileme hızına sahip 16 inçlik IPS ekranı ve çift fanlı soğutma sistemiyle dikkat çeken bu model, yüksek performansa ihtiyaç duyan fakat mobiliteyi önemseyen kullanıcılar için üretildi.
ERAZER’ın, 40 yıla yakın Alman mühendisliği deneyimiyle geliştirdiği bu sistemler dünya çapında 3 yıl garantiyle destekleniyor. Yeni nesil ERAZER modelleri, Hepsiburada üzerinde düzenlenen GamersWeek kampanyası kapsamında 12 bin TL’ye varan indirimlerle satışa sunuluyor. Kampanya 26-31 Mayıs tarihleri arasında geçerli olup, RTX 50 serisinin yanı sıra RTX 40 serisi ekran kartlı dizüstü modelleri de kapsıyor.
Alcatel, uzun süren sessizliğin ardından Hindistan’da tanıttığı üç yeni akıllı telefon modeliyle pazara geri dönüyor. TCL’in sahibi olduğu marka, giriş ve orta segmente hitap eden Alcatel V3 Classic, V3 Pro ve V3 Ultra modellerini piyasaya sürdü.
Alcatel, V3 serisi ile akıllı telefon sektörüne geri döndü
Alcatel V3 Pro ve V3 Ultra modellerinde yer alan NxtPaper ekranlar; özel aşındırılmış parlama önleyici cam kaplama ve mavi ışık filtreleriyle göz sağlığını korurken, e-kitap benzeri bir görüntüleme deneyimi sunuyor.
Cihazlarda bulunan fiziksel NxtPaper tuşuyla da ekranlar arasında geçiş yapılabiliyor. Max Ink adlı özel bir mod sayesinde, telefonun arayüzü gri tonlamaya geçiyor ve bu sayede pil tüketimi ciddi oranda düşüyor. Bu mod, dikkat dağıtıcı unsurları azaltarak okuma deneyimini iyileştirirken batarya ömrünü 7 güne kadar uzatıyor.
V3 Classic modeli, HD+ çözünürlükte 6,7 inç büyüklüğünde ve 120 Hz yenileme hızına sahip IPS LCD ekranla geliyor. Aynı ekran boyutu ve yenileme hızı V3 Pro modelinde de mevcut, ancak ekran teknolojisi NxtPaper olarak güncellenmiş.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
V3 Ultra ise 6,8 inç büyüklüğünde FullHD+ çözünürlükte ekran sunuyor ve stylus kalemle birlikte geliyor. Tüm modellerde MediaTek Dimensity 6300 yonga seti bulunuyor. Bellek seçenekleri modeline göre değişiyor ve 6 GB ile 8 GB RAM arasında sunuluyor.
Dahili depolama alanı 128 GB’tan başlayıp 256 GB’a kadar ulaşıyor. Kamera özellikleri de modelden modele farklılık gösteriyor. V3 Classic ve V3 Pro, 50 MP ana kamera ve 5 MP ultra geniş açı lensle donatılmış. V3 Ultra’da ise ana kamera 108 MP, ultra geniş açı kamera 8 MP ve ön kamera 32 MP çözünürlüğe sahip. Diğer iki modelde ön kamera 8 MP ile sınırlı.
Alcatel, tüm modeller için 3 yıl Android işletim sistemi güncellemesi ve 4 yıl güvenlik güncellemesi sunacağını açıklıyor. Cihazlar, kutudan Android 15 işletim sistemiyle çıkıyor. Batarya tarafında V3 Classic ve V3 Pro, 5.200 mAh kapasiteli pille ve 18W hızlı şarj desteğiyle geliyor. V3 Ultra modeli ise 5.010 mAh kapasiteli daha küçük bir batarya taşıyor ancak 33W hızlı şarj desteği sunuyor.
Alcatel V3 serisi, 2 Haziran itibarıyla Hindistan’da satışa çıkacak. V3 Classic, 4 GB RAM ve 128 GB depolama ile 152 dolar, 6 GB RAM ve aynı depolama alanıyla 175 dolardan satışa sunulacak. V3 Pro, 8 GB RAM ve 256 GB depolama ile 211 dolar olarak belirlendi. V3 Ultra, 6 GB RAM ve 128 GB depolamayla 234 dolar, 8 GB RAM ile 258 dolara satılacak.
OnePlus, mobil cihazlarında yapay zeka entegrasyonunu derinleştiren yeni yazılım paketini duyurdu. OnePlus AI adı verilen bu yeni sistem, ilk kez OnePlus 13s modeliyle birlikte resmen kullanıma sunulacak.
OnePlus AI özellikleri duyuruldu
Samsung’un Galaxy AI ve Apple’ın Intelligence sistemine benzer şekilde, OnePlus da kendi cihazları için özel olarak geliştirilmiş bir yapay zeka ekosistemi oluşturdu. Yeni sistem, cihazlara entegre edilen yapay zekâ destekli özelliklerle kullanıcı deneyimini genişletmeyi hedefliyor.
OnePlus AI, fiziksel donanımla da destekleniyor. Şirket, telefonlarında yer alan Alarm Kaydırma tuşunu artık Plus Key adıyla sunuyor. Bu yeni tuş, yapay zeka özelliklerine kısayol olarak atanabiliyor ve kullanıcıya hızlı erişim sağlıyor.
Tuşa atanabilen fonksiyonlar arasında anlık çeviri, özetleme, akıllı arama gibi işlevler yer alıyor. Sistemin en dikkat çeken yanlarından biri de Google’ın Gemini modeliyle olan entegrasyonu oldu.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Bu sayede Google uygulamalarıyla tam uyum sağlanıyor. OnePlus, kullanıcı verilerinin hem cihazda hem de bulut ortamında güvenli biçimde işlendiğini ve korunacağını belirtiyor. OnePlus AI, ilerleyen dönemlerde mevcut OnePlus 13 serisi cihazlara da yazılım güncellemesiyle sunulacak.
AI Plus Mind, ekran görüntüsünü analiz ederek verileri kategorize ediyor. Notlar, ajandalar gibi içerikleri Mind Space adındaki alana kaydediyor ve buradaki içerikleri düzenli olarak tarayarak kullanıcının takvimine göre etkinlikler oluşturuyor.
AI VoiceScribe ise, telefon görüşmeleri ve görüntülü konuşmaları kayıt altına alarak içerikleri özetliyor ve farklı dillere çeviri yapabiliyor. AI Translation özelliği de; metinleri, canlı sesleri, kamera odaklı içerikleri ve ekran üzerinde görünen yazıları anlık olarak çeviriyor.
AI Search, cihazdaki sistem dosyaları, ayarlar, notlar ve ajanda içeriklerinde hızlı ve bağlama uygun arama yapılmasını sağlıyor. AI Reframe özelliği ise, fotoğrafları analiz ederek kullanıcıya farklı bölümleme ve çerçeveleme seçenekleri sunuyor.
Peki siz bu özellikler hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Apple, yüksek çözünürlüklü kamera sensörleri üzerindeki çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin, gelecekteki iPhone modellerinde kullanmak üzere 200 megapiksel çözünürlük sunan yeni bir kamera sensörünü test ettiği öğrenildi.
Apple’a yakın kaynaklardan gelen bilgilere göre, test edilen sensör büyük ihtimalle ana kamera modülünde yer alacakç 200 MP seviyesindeki kamera sensörleri halihazırda bazı Android üreticileri tarafından kullanılıyor.
Apple’ın bu alandaki test sürecine başlaması, şirketin görüntü işleme tarafında çözünürlükten ziyade kaliteye odaklanan yaklaşımında yeni bir döneme işaret ediyor. Ancak söz konusu sensörün, hangi iPhone modelinde kullanılacağı henüz kesinleşmedi.
iPhone 17 serisinin tasarım süreci tamamlandığı için bu modelde böyle bir sensöre yer verilmesi beklenmiyor. Yeni sensörün iPhone’un 20. yıl dönümüne denk gelen 2027’de tanıtılacak iPhone 19 serisinde kullanılması muhtemel görünüyor.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Apple’ın gelecek planlarında yalnızca kamera tarafında değil, tasarım ve ekran teknolojilerinde de değişiklikler bulunuyor. Şirketin 2026’da çıkacak iPhone 18 modeli için ekran altı Face ID’ye sahip delikli ekran tasarımına geçeceği, 2027 yılında ise ön kamerayı da ekran altına taşıyarak çerçevesiz tam ekran deneyimini sunacağı belirtiliyor.
Bu hamle, iPhone tarihinde bugüne kadar görülmemiş düzeyde bir tasarımsal dönüşüm anlamına geliyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz günlük hayatınızda hangi akıllı telefonu kullanıyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.