Mission: Impossible serisi sekizinci filmiyle sinema salonlarına geri döndü. Mission: Impossible – The Final Reckoning, açılış hafta sonunda ulaştığı hasılatla serinin bugüne kadarki en güçlü çıkışını yaparak yeni bir rekora imza attı.
Mission: Impossible – The Final Reckoning beğenildi
ABD’de vizyona girdiği ilk hafta sonunda 77 milyon dolar gelir elde eden film, serinin önceki yapımları Dead Reckoning ve Fallout’u geride bırakarak Görevimiz Tehlike tarihindeki en yüksek açılış hasılatına ulaştı.
Bazı ülkelerde bir hafta önce vizyona giren filmin küresel gişe hasılatı şimdiden 190 milyon dolara ulaştı. Bu rakamlar The Final Reckoning için oldukça güçlü bir başlangıca işaret etse de, yapımın maliyeti düşünüldüğünde tablo o kadar parlak görünmüyor.
Filmin prodüksiyon ve tanıtım harcamalarıyla birlikte toplam bütçesinin 400 milyon dolara yaklaştığı belirtiliyor. Bu da yapımın zarar etmeden gişeden çıkabilmesi için, en az 1 milyar dolar civarında bir hasılata ulaşması gerektiği anlamına geliyor.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Özellikle yaz aylarında vizyona girecek diğer büyük yapımlarla yaşanacak rekabet, filmin gişedeki uzun vadeli performansını doğrudan etkileyecek. Serinin final filminde Tom Cruise’un canlandırdığı Ethan Hunt karakteri, küresel bir krizi tetikleyen kontrolden çıkmış bir yapay zekayı durdurmaya çalışıyor.
Hunt ve ekibi, insanlık için tehdit oluşturan bu teknolojik varlığın kaynağını ortaya çıkarma mücadelesi verirken, geçmişten tanıdık karakterler ve eski düşmanlar da hikayeye dahil olacak. Peki siz bu yapım hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Evde, ofiste veya mobil cihazlarınızda kullandığınız internet hızından memnun değil misiniz? Video izlerken veya Zoom görüşmesi yaparken takılmalardan bıktıysanız, yalnız olmayabilirsiniz. Peki birkaç adımda internet hızlandırma nasıl yapılır?
Standart olarak internet sitelerine erişmek için en az 1 Mbps bant genişliğinde bir internet hızına sahip olmanız önerilir. Bilgisayarınızda veya cep telefonunuzda yavaş bağlantı olduğunu fark ederseniz, internetinizi hızlandırmak için aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz.
İnternet hızlandırma nasıl yapılır?
İnternet hızınızı test etmek, bağlantınızı görmek için iyi bir başlangıç noktası olacaktır. Hız testi için kullanabileceğiniz farklı araçlar ve siteler bulunuyor olsa da, Speedtest.net üzerinden kolayca ölçüm yapabilirsiniz. Sitede tek yapmanız gereken “Go” yazan butona tıklamaktır.
Test sonucunda ortaya çıkan değerler arasından indirme/yükleme kısmına dikkat etmeniz gerekmektedir. İndirme, internetteki bir sunucudan cihazınıza saniyede ne kadar veri çekebileceğinizi gösterir. Yükleme ise cihazınızdan internet sunucularına saniyede ne kadar veri göndereceğinizi yansıtır.
Router ve modemi yeniden başlatın
Teknolojik cihazların değişmez çözüm yollarından biri kapatıp açmak olabilir. Aynı durum internet dağıtıcısı olarak kullandığınız modem veya router’da da geçerlidir. Aşağıdakileri yaparak yönlendiricinizi yeniden başlatabilirsiniz:
Adım 1: Modem veya router’ı kapatın.
Adım 2: Güç kablosunu çıkarın.
Adım 3: 10 – 20 saniye bekleyin.
Adım 4: Güç kablosunu takın.
Adım 5: Tekrar açın ve internetin yeniden bağlanmasını bekleyin.
Modemi kapatıp açmak; önbelleğe alınmış verileri ve gerekli olmayan arka plan işlemlerini temizler. Ayrıca ISS ile bağlantınızı canlandırmanın da en basit yoludur.
Modemin veya router’ın yerini değiştirin
Modem ve router sinyallerinin; duvar ve kapı gibi fiziksel engeller tarafından engellenebileceğini veya yavaşlatılabileceğini duymuş olmalısınız. Bundan dolayı modemi farklı bir konuma taşımak, daha iyi sinyal kalitesi ve daha yüksek hız sağlayabilir.
Modemin yerini değiştirmek her zaman kolay olmayacaktır. Hem internet hem de elektrik tesisatı bu duruma izin vermeyebilir. Bundan dolayı da -eğer kullanmıyorsanız- router satın almayı tercih edebilirsiniz (önerilerimiz içinbu yazımıza gidin).
Modeme bağlı cihazları kontrol edin
Daha iyi internet bağlantısı için gerekli olmayan tüm cihazları ağınızdan çıkarmayı deneyin. İnternet bant genişliğini kullanma potansiyeline sahip eski telefonlar veya unutulmuş tablet bilgisayarları göz ardı etmemelisiniz.
Bunun için iki farklı yöntem bulunmaktadır. Birincisi, eğer modeminiz için geliştirilmiş bir uygulama varsa ağınıza bağlı tüm cihazları görüntüleyebilir ve ağdan atabilirsiniz. İkincisi ise internet ağınızın Wi-Fi şifresini değiştirmek olacaktır (nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız bu yazımıza gidin).
Wi-Fi yerine ethernet kablosu kullanmayı deneyin
Günümüz teknoloji dünyasında kablosuz yaşamaya alışmış olsak da, kablolu bağlantının her zaman daha iyi olduğunu bilmelisiniz. ISS’in sağladığı en yüksek internet hızına ulaşmak istiyorsanız, ethernet kablosu kullanmak doğru olacaktır.
Kablo ile alacağınız bağlantı hem daha hızlı hem de çok daha güvenli olma potansiyeline sahiptir. Kablolu bağlantıyı, akıllı TV veya oyun oynayacağınız bilgisayarda kullanmayı tercih edebilirsiniz.
İnternet planını veya ISS’i değiştirin
Tüm yöntemler arasında belki de en işe yarayacak olanı internet planını sorgulamak olabilir. Yaşadığınız yerin altyapısı her firma için aynı sonucu vermeyebilir. Bundan dolayı eğer internet firmasından memnunsanız, önce planınızı değiştirmeyi düşünün. Ancak farklı firmaların yeni müşteriler için sunduğu avantajları göz ardı etmemek gerekiyor.
Ayrıca ISS’ten hız sorunlarınız hakkında bilgi almayı da deneyebilirsiniz. Sorun gidermenize yardımcı olmanın yanı sıra, ihtiyaçlarınız için daha iyi bir plan önerebilirler.
Peki siz bu internet hızlandırma ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın.
ABD’nin Tennessee eyaleti, Elon Musk’ın yapay zeka şirketi xAI’ın devasa süper bilgisayar Colossus’un yarattığı elektrik talebi nedeniyle büyük bir çevre krizinin ortasında kaldı. Şirketin ChatGPT benzeri yapay zeka sistemi Grok’u çalıştırmak için kurduğu veri merkezine yeterli elektrik sağlanamayınca, çözüm kaçak metan gazı türbinlerinde arandı.
Colossus süper bilgisayar, büyük bir enerji tüketiyor
Ancak türbinlerden yayılan azot oksit (NOx) ve diğer zararlı gazlar, çevredeki mahallelerde halk sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Colossus tesisinde kullanılan gaz türbinlerinin sayısı hızla artarken, bu türbinlerin çoğunun yasal izni bulunmuyor.
Yetkililer; xAI’ın sadece 15 türbin için resmi başvuru yaptığına, fakat sahada tam 35 adet gaz jeneratörünün aktif olarak çalıştığına dikkat çekiyor. Uydu görüntüleri ve yerel kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, bu türbinlerin toplam üretim kapasitesi 420 megavatı aşıyor. Bu miktar, orta ölçekli bir şehrin tüm elektrik ihtiyacını karşılayabilecek seviyede.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Mevzuat gereği, bu seviyede enerji üreten herhangi bir tesisin Çevre Koruma Ajansı’ndan (EPA) emisyon izinleri alması gerekiyor. Ancak xAI’ın kurduğu sistem bu şartları karşılamıyor. Tesisteki türbinlerin yılda yaklaşık 1.200 ila 2.100 ton arasında azot oksit saldığı belirtiliyor. Bu değerler, tesisi Tennessee’nin en büyük endüstriyel hava kirleticisi konumuna getiriyor.
ABD yasalarına göre, yıllık 250 tonun üzerinde NOx emisyonu yapan tesisler “büyük kirletici kaynak” statüsüne giriyor. Hukuk uzmanları, şirketin jeneratörleri 364 günün altında tutarak sık sık yer değiştirip yasal boşluklardan yararlandığını ve bu uygulamanın çevre yasalarının ruhuna aykırı olduğunu belirtiyor.
Yerel yönetim ve çevre örgütleri, xAI’ın faaliyetlerinin denetim altına alınmasını ve çevreye etkilerinin bağımsız uzmanlarca değerlendirilmesini talep ediyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Tecno, yeni Pova Curve 5G‘yi 29 Mayıs tarihinde tanıtmaya hazırlanıyor. Tecno tarafından paylaşılan tanıtım görselleri yaklaşan akıllı telefonun tasarımını ve bazı temel özelliklerini resmi tanıtım öncesinde ortaya koydu. İşte ayrıntılar!
Tecno Pova Curve 5G neler sunacak?
Tecno Pova Curve 5G, kavisli bir AMOLED panelle karşımıza çıkacak. Aynı zamanda siyah, gümüş ve turkuaz renk seçeneklerine sahip olacak. Arka yüzeyde dikey olarak yerleştirilmiş çift kamera sensörü ve LED flaş içeren üçgen bir kamera modülü bulunuyor. Cihazın kamera modülünün yanında yazılı olan metne göre cihazda 64 Megapiksel ana kamera yer alacak. Ayrıca, ekran içine yerleştirilmiş bir parmak izi sensörü bulunması bekleniyor.
Model, 5G bağlantısını destekleyecek ve Tecno’nun Intelligent Signal Hub System adı verilen ağı güçlendiren sistemiyle birlikte sunulacak. Ayrıca, cihazın sesli komutları destekleyen ELLA adlı sanal asistanı yapay zeka destekli gizlilik bulanıklaştırma ve Circle to Search gibi işlevleri destekleyecek.
Üründe FHD+ çözünürlükte AMOLED ekran ve MediaTek Dimensity 7300 işlemci ile kullanıcı karşısına çıkması bekleniyor. 6 GB RAM + 128 GB dahili depolama ve 8 GB RAM + 128 GB depolama seçenekleri bulunacağı ifade ediliyor. Bununla birlikte 5.500 mAh batarya ve 45W hızlı şarj desteğine sahip olacağı söyleniyor.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce telefon beklentileri karşılayacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Samsung, akıllı telefon işindeki güncelleme stratejisini önemli ölçüde yeniledi. Güney Koreli marka Galaxy S24 serisi ile amiral gemisi cihazlarına tam yedi yıl, Galaxy A16 5G ile ise orta segment modellerine altı yıl boyunca yazılım desteği sağlamayı hedefliyor. Peki, yedi yıl boyunca güncelleme alacak Samsung modelleri neler olacak?
Yedi yıl güncelleme alacak Samsung modelleri – Güncel liste
Samsung, Ocak 2024’teki Galaxy S24 serisinin tanıtımı sırasında yeni güncelleme politikasını resmen duyurdu. Bu doğrultuda, yeni çıkış yapacak amiral gemisi modellerin yedi yıl boyunca Android, One UI ve güvenlik güncellemeleri alacağının altı çizildi. Markanın yeni politikasından yaralanacak son akıllı telefonların geçtiğimiz günlerde tanıtılan Galaxy S25 serisi olduğunu söyleyebiliriz.
Bu kapsamda yedi yıl güncellemeyle desteklenecek modeller şu şekilde;
OnePlus, yeni kablosuz kulak içi kulaklığı Buds 4’ü Çin’de resmi olarak tanıttı. Uygun fiyatıyla dikkat çeken model, 55 desibele kadar aktif gürültü engelleme ve yapay zeka destekli anlık çeviri gibi gelişmiş özelliklerle birlikte geliyor.
OnePlus Buds 4 resmen tanıtıldı
OnePlus Buds 4, 5.5 kHz’e kadar ultra geniş bantta aktif gürültü engelleme sağlayabiliyor. Böylece kulaklık, çevresel sesleri daha geniş frekans aralığında filtreleyerek gürültülü ortamlarda bile sessiz bir dinleme deneyimi sunuyor.
Cihazda yer alan üç mikrofon, yapay zeka destekli arka plan ses azaltma özelliğiyle birlikte geliyor. Bu sistem özellikle rüzgar, kalabalık veya araç trafiği gibi karmaşık ses ortamlarında daha net arama deneyimi sağlıyor.
Ses donanımı tarafında ise Buds 4, çift ünite sürücü düzenine sahip. İki adet yerleşik DAC (dijital-analog dönüştürücü), daha zengin ve dengeli ses performansı sunuyor. OnePlus ayrıca, bu modelde “altın ses” olarak adlandırdığı ve kullanıcının kulak profiline göre optimize edilen özel bir ses ayarı ile karşımıza çıkıyor.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Buds 4’ün en dikkat çekici yeniliği ise anlık çeviri özelliği oldu. Yapay zeka tabanlı bu sistem, kullanıcıların yüz yüze konuşmalar sırasında farklı dillerdeki konuşmaları gerçek zamanlı olarak anlamasını sağlıyor.
OnePlus Buds 4, Çin pazarında yaklaşık 62 dolar fiyat etiketiyle satışa çıktı. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Katlanabilir telefon pazarındaki çalışmalarını sürdüren Samsung cephesinde Galaxy Z Fold 7 ve Flip 7 modelleri için geri sayım başladı. Bugüne dek ortaya çıkan raporların ortak noktası yaklaşan cihazların performanslarıyla hayal kırıklığına uğratmayacağı yönünde. Son olarak, Galaxy Z Fold 7’nin kanlı canlı görüntülendiğini söyleyebiliriz.
Galaxy Z Fold 7 canlı görüntüsü ortaya çıktı
Galaxy Z Fold 7’nin sızdırılan görsellerine bir göz attığımızda, önceki modeldeki gibi dikey üçlü kamera kurulumunun yer alacağını söyleyebiliriz.
Genel tasarım ve köşe kıvrımları Z Fold 6 ile neredeyse aynı görünse de, canlı görsel daha önce ortaya atılan 200 MP ana sensör iddiasını destekliyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Z Fold 6’da kullanılan 50 MP ISOCELL GN3 sensörü (1/1.57”) boyut olarak Samsung’un 200 MP sensörlerinden (genellikle 1/1.3”) daha küçük. Kamera adasının genişlemesi ve flaşın daha aşağıda konumlandırılması, daha büyük bir sensöre işaret ediyor gibi görünüyor.
Sızan diğer teknik özelliklere göre, Z Fold 7’nin açıldığında 158.4 x 143.1 x 3.9 mm (katlandığında 8.9 mm) ölçülerinde olması bekleniyor. Bu da cihazı Oppo Find N5 gibi rakiplerinden daha ince hale getiriyor. Cihazın, globalde Snapdragon 8 Elite yonga setiyle gelmesi, 12 GB RAM ve Z Fold 6 ile aynı kapasiteye sahip 4.400 mAh batarya taşıması bekleniyor. İç ekranın çerçeveleri 1.9 mm’den 1 mm’ye indirilebilir, bu da ekran alanını artırabilir.
Öte yandan, Z Flip7’nin çoğu pazarda Exynos 2500 ile gelmesi beklenirken, Snapdragon 8 Elite sadece Kuzey Amerika ve Çin’e özel olabilir. Daha uygun fiyatlı Z Flip7 FE modelinin ise Exynos 2400 ile donatılması bekleniyor.
Kaspersky, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesine yönelik düzenlediği Siber Güvenlik Hafta Sonu etkinliğinde, finansal teknoloji şirketlerini ve çevrimiçi ticaret platformlarını hedef alan gelişmiş bir zararlı yazılımı ortaya çıkardı.
GriffithRAT Türkiye ve bölgeyi hedef alıyor
GriffithRAT adı verilen bu zararlı yazılımın, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Türkiye ve Güney Afrika başta olmak üzere birçok ülkedeki finans kuruluşlarını, yatırım platformlarını ve çevrimiçi bahis sitelerini hedef aldığı açıklandı.
GriffithRAT, kullanıcıya yatırım tavsiyesi veya finansal analiz içerikleri gibi görünen dosyalar aracılığıyla yayılıyor. Bu dosyalar, Telegram ve Skype gibi popüler iletişim kanalları üzerinden gönderiliyor. Bireysel yatırımcılar ve kurumsal çalışanlar, dosyayı indirdikleri anda zararlı yazılım sistemlerine sızıyor.
Güneş enerjisi fazla alan kaplıyor argümanı fosil yakıt savunucularının sıklıkla kullandığı bir söylem haline geldi. Peki bu ne kadar doğru?
Yazılım, kullanıcıya ait oturum açma bilgilerini çalıyor, ekran ve kamera görüntülerine erişiyor, klavye hareketlerini takip ediyor ve genel kullanıcı etkinliğini izleyebiliyor. Elde edilen veriler, iş dünyasına yönelik casusluk faaliyetlerinde ya da değerli hedeflerin takibinde kullanılabiliyor.
Bu durum, saldırının sadece bireysel gizliliğe değil, kurumsal rekabete ve stratejik bilgilere de tehdit oluşturduğunu gösteriyor. Kaspersky’nin uzun süredir izlediği bu yazılımın, siber paralı askerlik faaliyetleriyle bağlantılı olduğu belirtildi.
Araştırmacılara göre GriffithRAT, genellikle kurumsal casusluk amacıyla hareket eden ve üçüncü taraflara hizmet sunan gruplar tarafından kullanılıyor. Teknik analizler, bu yazılımın daha önce bilinen DarkMe Truva Atı ile benzerlikler taşıdığını ve aynı operasyonel çatı altında faaliyet gösteren tehdit aktörleri tarafından kullanıldığını ortaya koydu.
Kaspersky Güvenlik Araştırmacısı Maher Yamout, GriffithRAT’in sıradan siber saldırganların değil, düzenli olarak geliştirilen ve ticari amaçla kullanılan bir kötü amaçlı yazılım olduğunu vurguladı. Yamout, bu tür saldırıların şirketlerin iç işleyişine dair hassas bilgilere ulaşarak etik dışı rekabet avantajı sağlayabileceğini, elde edilen verilerin karanlık internet ortamlarında satılabileceğini belirtti.
Kaspersky, kullanıcıların benzer tehditlerden korunabilmesi için dosya indirmelerine dikkat edilmesini, güvenilir siber güvenlik çözümleriyle cihazların sürekli korunmasını, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarında gelen bağlantı ve dosyaların şüpheyle karşılanmasını öneriyor.
Ayrıca tehdit aktörlerini anlamaya yönelik analizler için Kaspersky Threat Intelligence gibi istihbarat servislerinin kullanılabileceği ve çalışanlara yönelik düzenli güvenlik farkındalığı eğitimlerinin önem taşıdığı belirtiliyor.
Deep Web ve Dark Web, internetteki en popüler konulardan biri. Öyle ki interneti sadece sosyal medyada gezinmek için kullanan insanlar bile bu kavramları duymuştur. Ancak az sayıda kişi, sık sık birbirleriyle karıştırılan bu konular hakkında bilgi sahibidir. Bu yazımızda amacımız sizler için bu kavramları ayırmak ve Dark Web’i anlatmak.
Verilen örneklerde buzağına benzetilen DeepWeb, özetle internette olan ama arama motorları tarafından indekslenmeyen her şeydir. Buradaki dosyalar sadece belirli kişilerin erişimine açıktır ve dışarıdan ulaşılamaz. Örneğin buluta yüklediğimiz bir fotoğraf ya da istediğimiz yerden erişebildiğimiz e-postalar Deep Web’in bir parçasıdır.
Yine buz dağı benzetmesini kullanacak olursak Dark Web ise su altındaki buz dağının ulaşması en zor olan uç kısmıdır. Sadece özel yollarla ulaşılabilen ve genellikle yasa dışı ticari faaliyetler için kullanılan bu kısmı sizler için araştırdık. Dark Web nedir? İşte internetin karanlık yüzü.
Dark Web nedir?
Dark Web, sadece Tor gibi özel tarayıcılarla erişilebilen, gizli internet sitelerinin bulunduğu bir ağdır. Özgür bilgi paylaşımı ve sansürden kaçış gibi amaçları olan bu ağ, aynı zamanda pek çok yasa dışı faaliyetler için kullanılmaktadır.
Chrome ve Firefox gibi geleneksel arama motorlarında gözükmeyen Dark Web siteleri, sadece özel yollarla erişilebilir. Yasa dışı ürünler ve hizmetler satın alabileceğiniz gizli ağ, uyuşturucu ticaretinden kiralık katile kadar pek çok suç öğesini içinde barındırır.
Dark Web’e erişmenin en yaygın yolu ise Tor isimli tarayıcıdır. Açılımı The OnionRouting olan Tor, Amerika Birleşik Devletleri DenizKuvvetleri tarafından 1990’larda geliştirilmiştir. Orijinal amacı çeşitli ülkelerde olan ajanlarla iletişime geçmek olan tarayıcı, verileri düğüm olarak bilinen rastgele yollardan şifrelenmiş bir şekilde geçirerek en güvenli erişimi sağlar.
Böylelikle kullanıcılar, faaliyetlerinin izlenmesi ya da tarayıcı geçmişlerinin açığa çıkmasına dair herhangi bir endişe yaşamadan Dark Web’e bağlanır. İlk zamanlar sadece ABD ajanlarına açık olan Tor, zaman içinde halka açık hale getirilerek yaygınlaştı.
Dark Web’e girmek güvenli mi?
Bu soruya verilebilecek en net cevap “HAYIR”. Dark Web ne yaptığını bilmeyen ve sadece adını duyduğu bu ağı deneyimlemek isteyen insanlar için kesinlikle güvenli değil. Burada gezinen kullanıcıları fidye ve tuş kaydedici gibi kötü amaçlı yazılımlar, kimlikhırsızlığı ve dolandırılma gibi çeşitli tehditler beklemektedir.
Genellikle yasadışı bir hizmet almak için girilen Dark Web, sık sık dolandırıcılık için kullanılıyor. Bitcoin ile ödeme yapılan bu yasa dışı ağda parasını ödediğiniz hiçbir hizmetin gerçekleşeceği konusunda bir garanti yok. Aynı zamanda devletler tarafından da gizlice denetlenen bu ortamlarda yasa dışı faaliyetler gerçekleştirmeye çalışırken da yakalanma ihtimaliniz bulunuyor.
Uzak durmanızı tavsiye ettiğimiz Dark Web’e girmek isteyen kullanıcıların mümkün olduğu kadar dikkatli olması gerekiyor. Peki sizi internetin karanlık yüzü Dark Web hakkında neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın.
Google’ın üretken yapay zeka alanındaki en son yeniliklerinden biri olan Veo 3, Türkiye dahil 71 ülkede kullanıma sunuldu. Google I/O 2025 etkinliğinde tanıtılan Veo 3, özellikle sesli videolar üretebilmesiyle öne çıkıyor. Modei sadece görsel değil, işitsel üretimde de yüksek düzeyde gerçekçilik sunuyor.
Veo 3, Türkiye’de resmen kullanıma sunuldu
Google, Veo 3’te en büyük iyileştirmenin videolara senkronize ses eklenmesi olduğunu açıkladı. Sistem, konuşma seslerini dudak hareketlerine uyumlu biçimde ekleyebiliyor. Ayrıca, videonun içeriğine ve sahnesine uygun çevresel sesler de modele entegre edilebiliyor.
Örneğin; bir orman sahnesinde kuş cıvıltıları ya da şehirde geçen bir videoda trafik sesleri, video içeriğine doğal biçimde dahil edilebiliyor. Şirket, modelin dudak senkronizasyonu ve fizik kurallarına dayalı hareketlerde oldukça başarılı olduğunu belirtiyor.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Veo 3 yalnızca ses üretimiyle değil, görüntü kalitesiyle de bir önceki versiyonun ötesine geçiyor. Yeni modelle oluşturulan videolarda keskinlik ve detay seviyesi önemli ölçüde artmış durumda. Yapay zeka destekli sahneler, artık çok daha doğal geçişler ve daha yüksek çözünürlükle sunuluyor.
Yayınlanan örnek videolar da, modelin gerçeklik düzeyini artırdığını açık biçimde ortaya koyuyor. Veo 3, ilk olarak ABD’de kullanıma açıldıktan sadece birkaç gün sonra Türkiye’nin de dahil olduğu çok sayıda ülkede erişime açıldı.
Google, bu geniş çaplı erişimle üretken yapay zeka teknolojilerini daha fazla kullanıcıya ulaştırmayı amaçlıyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
realme, performansa odaklanan yeni akıllı telefon modeli Neo 7 Turbo’nun 29 Mayıs’ta tanıtılacağını resmen duyurdu. Şirketin Çin Başkanı Xu Qi tarafından paylaşılan resmi posterler, modelin hem işlemcisi hem de tasarımı hakkında önemli ipuçları veriyor. Son gelişmeler ise modelin özellikleriyle ilgili yeni detayları gözler önüne seriyor.
realme Neo 7 Turbo neler sunacak?
realme Neo 7 Turbo, kısa bir süre önce TENAA sertifikası aldı. Bu gelişme akıllı telefonun tanıtımı için geri sayımın başladığını gösteriyor.
Üründe MediaTek Dimensity 9400e işlemcisi kullanılacak. 4 nm süreciyle üretilen yonga seti; biri 3.4 GHz hızında Cortex-X4, üç adet 2.85 GHz Cortex-X4 çekirdeği ve dört adet 2.0 GHz Cortex-A720 çekirdeğine sahip. Grafik tarafında Immortalis-G720 MC12 GPU yer alırken, yapay zeka işlemleri içinse NPU 790 motoru kullanılıyor.
Realme tarafından paylaşılan test sonuçlarına göre Neo 7 Turbo, 2.45 milyon AnTuTu puanına ulaşmayı başardı. Bu skorla akıllı telefon segmentinin en güçlü modellerinden birisi olacak diyebiliriz.
Neo 7 Turbo’nun tasarımı da dikkat çekiyor. Şirketin yayımladığı görsellerde, cihazın yarı saydam bir arka panel tasarımı benimsediği görülüyor. Cihazın 1.5K çözünürlüğe sahip düz bir ekranla geleceği belirtiliyor. Pil tarafında ise 7.000 mAh kapasitesinde bir batarya ve 100W hızlı şarj desteği sunuluyor.
Depolama ve bellek konfigürasyonları açısından LPDDR5X RAM ve UFS 4.0 teknolojisi kullanılıyor. En üst versiyonda 16 GB RAM ve 1 TB dahili depolama seçeneği yer alıyor. Kamera sisteminde 50 megapiksel çözünürlüğünde OIS destekli Sony IMX882 ana sensör bulunuyor. Buna ek olarak 8 megapiksellik ultra geniş açılı bir kamera ve 50 megapiksellik bir telefoto lens yer alıyor.
E-ticaret döneminin artış gösterdiği bugünlerde, online alışveriş siteleri yoğun bir ilgiyle karşı karşıya kalıyor. Türkiye’de en çok ziyaret edilen alışveriş siteleri arasında bulunan Trendyol, kullanıcılara sunduğu her türlü ürün çeşidiyle onların dikkatini çekiyor.
Ancak son zamanlarda bir bağımlılık haline gelmeye başlayan online alışverişin pek çok soruna neden olduğu görülüyor. Bu bağımlılıktan ve sorunlardan kurtulmak isteyen kişiler ise Trendyol hesap silme işlemini gerçekleştirerek ilk adımı atıyor. Peki Trendyol hesapları nasıl silinir?
Bilgisayardan Trendyol hesap silme nasıl yapılır?
Trendyol hesap silme işlemi için ilk olarak Trendyol hesabınıza giriş yapın.
Giriş yaptıktan sonra sağ üstte yer alan “hesabım” kısmına gelerek “kullanıcı bilgilerim” seçeneğini seçin.
Daha sonra karşınıza çıkan sayfanın sağ üst kısmında “hesabımı kapat” seçeneğine tıklayın.
Karşınıza çıkan bilgi notu sonrasında kayıtlı olan e-posta adresinize bir mail gelecektir. Gelen mailde sizden tekrar “hesabımı kapat” butonuna basmanız istenir. Bu butona bastığınız zaman hesabınız silinir.
Bu işlemlerin yanı sıra Trendyol hesabını silmenin başka bir yolu da bulunuyor. Bunun için ilk olarak Trenyol hesap silme formunu bilgisayarınıza indirmeniz gerekiyor. Ardından formdaki bilgileri doldurarak formu Trendyol’un mail adresine gönderin.
Hesabınızı sildikten sonra verilerinizin tam anlamıyla silinip silinmediğinden emin olmanız gerekiyor. Bu form ayrıca tüm verileri silmek istediğinizi belirten bilgileri de içerir.
Telefondan Trendyol hesap silme işlemi nasıl yapılır?
Trendyol hesabınısilmek için kesinlikle bilgisayar kullanmak gerekiyor. Trendyol mobil uygulamasında “kullanıcı bilgilerim” kısmı bulunmuyor. Ancak hesap silme formunu telefonunuza indirerek doldurabilirsiniz. Formu doldurduktan sonra mail ile Trendyol’a ulaştırabilirsiniz.
Hesabı sildikten sonra SMS ve mail bilgilendirilmesi iptal oluyor mu?
Trendyol, üye olduktan sonra kişilere kampanyalarla ilgili bilgilendirmeler yolluyor. Ancak hesap silme işleminizi gerçekleştirdikten sonra bilgileriniz de silineceği için Trendyol tarafından herhangi bir bilgilendirme almazsınız.
Ancak hesabı silmeden de bu bilgilendirmeleri kapatmanız mümkündür. Bunun için hesabınızın sol kısmında yer alan “duyuru tercihlerim” kısmına girin. Ardından kampanyalardan haberdar olmak istemiyorsanız kutucuklardaki onay işaretini kaldırın. Sonuç olarak kampanyalarla ilgili bilgilendirmeler size gelmeyecektir.