Uçakta Powerbank Taşıma Kuralları Değişti

Havacılık güvenliğini artırmak amacıyla Powerbank taşıma kuralları üzerinde çok kritik bir güncelleme yapıldı. Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA), yolcu güvenliğini korumak için yeni kararlar aldı. Bu düzenleme kapsamında yolcular artık yanlarında sadece iki adet cihaz taşıyabiliyor. Kurallar, özellikle lityum pillerin uçuş sırasındaki risklerini azaltmayı hedefliyor. Bu nedenle havayolu şirketleri artık çok daha sıkı kontroller gerçekleştiriyor.

Uçakta Powerbank Taşıma Kapasite Sınırlamaları Ne?

Yeni kural sadece cihaz sayısını kısıtlamakla kalmıyor. Aynı zamanda cihazların kapasitesi de büyük önem taşıyor. Yolcuların taşıdığı cihazların 100 Wh olması gerekiyor. Eğer cihazınız bu limitlerin üzerindeyse uçağa kabul edilmeyebilir. Ayrıca bu pillerin mutlaka el bagajında taşınması şart koşuluyor. Havayolu yetkilileri bu cihazların kargo bölümüne verilmesini kesinlikle yasaklıyor.

Powerbank

Pillerin kısa devre yapmasını önlemek için terminallerin korunması gerekiyor. Bu amaçla cihazların orijinal ambalajında veya koruyucu kılıfında saklanması öneriliyor. Bununla birlikte, cihazların hasarlı veya şişmiş olması durumunda uçağa alınmayacağını bilmeniz gerekiyor. Yolcuların seyahat öncesinde havayolu şirketinden onay alması süreci hızlandırıyor. Sonuç olarak, güvenli bir uçuş için bu kurallara uyulması zorunluluk arz ediyor.

Bataryaların toplam enerji kapasitesini doğru bir şekilde belirlemek için Wh hesaplama formülü büyük bir önem taşıyor.

Adım adım Wh hesaplama formülü ve kullanımı

Watt-saat (Wh) değerini bulmak için basit bir matematiksel işlem yapmanız yeterlidir. Bu işlem için cihazın miliamper-saat (mAh) ve voltaj (V) değerlerini bilmeniz gerekiyor. Formülü şu şekilde uygulayabilirsiniz: Wh=(mAh×V)/1000. Bu hesaplama sayesinde cihazınızın gerçek enerji depolama kapasitesini net bir şekilde görebilirsiniz.

mAh ve voltaj arasındaki kritik ilişki

Çoğu kullanıcı sadece mAh değerine bakarak batarya kapasitesini ölçmeye çalışıyor. Ancak voltaj değeri değiştiğinde toplam enerji miktarı da farklılık gösteriyor. Örneğin 10.000 mAh kapasiteli iki farklı batarya, farklı voltaj değerlerine sahip olabilir. Bu durumda yüksek voltajlı olan batarya daha fazla enerji depolar. Bu nedenle sadece mAh değerine güvenmek bazen yanıltıcı sonuçlar doğurabilir.

Neden Wh değerini bilmeniz gerekiyor?

Wh değerini bilmek özellikle seyahatlerde işinizi oldukça kolaylaştırıyor. Havayolu şirketleri güvenlik gerekçesiyle batarya kapasitelerini Wh cinsinden kontrol ediyor. Ayrıca bu değer cihazınızın bir saat boyunca ne kadar güç sağlayabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte, elektrikli araçlardan taşınabilir şarj cihazlarına kadar her alanda bu birim kullanılıyor. Doğru hesaplama yaparak teknik aksaklıkların önüne kolayca geçebilirsiniz.

Şarjım Bitmesin Diyenlere: En İyi Powerbank Modelleri

Şarjım Bitmesin Diyenlere: En İyi Powerbank Modelleri

Şarj derdine son verin. Sizin için seçtiğimiz en iyi powerbank modelleri ile gün boyu enerjiniz bitmesin. Listemize ve detaylara göz atın.

Peki, uçuşlardaki yeni powerbank sınırlaması hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Steam Ücretsiz Strateji Oyunu Fırsatı!

Steam, oyuncuları sevindirecek yeni bir kampanya ile tekrar gündemde. Eğer strateji ve yönetim türü oyunlardan hoşlanıyorsanız, bu haber tam size göre. Platform, normalde 346 TL gibi bir fiyat etiketine sahip olan bir yapımı kütüphanenize kalıcı olarak eklemeniz için sınırlı bir süreliğine ücretsiz yaptı. Bu Steam ücretsiz strateji oyunu fırsatı, özellikle otomasyon ve fabrika yönetimi temalarını sevenler için kaçırılmaması gereken bir teklif sunuyor.

Steam Ücretsiz Strateji Oyunu: Smart Factory Tycoon

Bu haftanın sürpriz oyunu, adından da anlaşılacağı gibi bir fabrika yönetim simülasyonu olan Smart Factory Tycoon. Geliştirici Turquoise Revival Games tarafından hazırlanan bu yapım, oyuncuları tamamen robotlar tarafından işletilen modern bir oyuncak fabrikasının başına geçiriyor. Amacınız, sıfırdan bir üretim tesisi kurmak, üretim hatlarını optimize etmek ve pazarın taleplerini karşılayarak şirketinizi kârâ geçirmektir. Normal satış fiyatı 7,99 dolar olan oyun, 20 Ocak 2026 tarihine kadar Steam üzerinden tamamen ücretsiz olarak talep edilebilir.

Oyunda başarılı olmak için dikkatli bir planlama yapmanız gerekiyor. Fabrikanızın yerleşim düzeninden, robotların verimli çalışması için gerekli şarj istasyonlarının konumuna kadar her detay büyük önem taşıyor. Ham maddelerin depolanması, işlenmesi ve son ürün haline getirilerek sevkiyata hazırlanması sürecinde kusursuz bir otomasyon zinciri kurmalısınız. Aksi takdirde, üretimde yaşanacak aksaklıklar fabrikanızı hızla zarara sürükleyebilir.

Oyunun Temel Mekanikleri ve Oynanış Dinamikleri

Smart Factory Tycoon, Factorio veya Satisfactory gibi türün devlerine kıyasla daha sade ve anlaşılır bir oynanış sunuyor. Bu özelliği sayesinde, karmaşık otomasyon oyunlarına yeni başlayacak olanlar için harika bir giriş noktası oluşturuyor. Oyunun temel oynanış unsurları şunlardır:

  • Fabrika Tasarımı: Üretim makinelerini, konveyör bantlarını ve robot şarj istasyonlarını en verimli şekilde yerleştirerek fabrikanızın temelini atın.
  • Robot Yönetimi: Çalışan robotlarınızın bakımını yapın, enerjilerini yüksek tutun ve görevlerini etkin bir şekilde yerine getirmelerini sağlayın.
  • Üretim Zinciri: Basit oyuncaklardan başlayarak daha karmaşık ve değerli ürünler üretmek için yeni teknolojileri araştırın ve üretim hatlarınızı geliştirin.
  • Pazar Analizi: Piyasadaki dalgalanmaları takip ederek hangi ürünlerin daha kârlı olduğunu belirleyin ve üretiminizi buna göre şekillendirin.

Oyun, iç mekâna odaklanan yapısıyla oyuncunun doğrudan fabrika yönetimine konsantre olmasını sağlıyor. Bu sayede, devasa haritalarda kaybolmadan, daha kompakt bir alanda stratejik kararlar almanın keyfini çıkarabilirsiniz.

Oyunu Kimler Oynamalı?

Smart Factory Tycoon, ücretsiz olması sayesinde “beğenir miyim?” endişesi olmadan denenebilecek, düşük riskli bir eğlence alternatifi haline geliyor.

Bununla birlikte, oyunun hedef kitlesi oldukça geniştir. Eğer aşağıdaki kategorilerden birine giriyorsanız, bu oyuna mutlaka bir şans vermelisiniz:

  • Tycoon ve Simülasyon Meraklıları: Eğer Theme Hospital, RollerCoaster Tycoon veya Two Point serisi gibi yönetim oyunlarını seviyorsanız, Smart Factory Tycoon’un sunduğu fabrika yönetimi deneyimi de ilginizi çekecektir.
  • Strateji Türüne Yeni Başlayanlar: Oyunun erişilebilir mekanikleri, karmaşık strateji oyunlarından çekinen oyuncular için ideal bir başlangıç sunar.
  • Rahatlatıcı Bir Oyun Arayanlar: Yoğun aksiyon yerine daha sakin, planlama ve optimizasyon odaklı bir deneyim arayanlar için mükemmel bir seçenektir.
  • Düşük Sistem Gereksinimleri: Oyunun mütevazı sistem gereksinimleri, çok güçlü bir bilgisayara sahip olmayan oyuncuların bile akıcı bir şekilde oynamasına olanak tanır.

Peki, bu ücretsiz Steam oyunu fırsatı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

iOS 27 Deneyimi Değiştirecek 8 Yeni Özellikle Geliyor

Apple dünyasında gözler şimdiden bir sonraki büyük işletim sistemi güncellemesi olan iOS 27 sürümüne çevrilmiş durumda. Resmi tanıtımına daha aylar olmasına rağmen yazılım güncellemesiyle birlikte iPhone kullanıcılarına sunulacak yenilikler hakkında sızıntılar gelmeye başladı. İlk betasının Haziran 2026 tarihinde düzenlenecek WWDC etkinliğinde yayınlanması beklenen sürümün Eylül ayında tüm kullanıcılarla buluşması öngörülüyor. Bloomberg analisti Mark Gurman yeni sürümün Mac OS X Snow Leopard dönemine benzer şekilde kalite ve temel performans iyileştirmelerine odaklanacağını belirtti.

Siri hafızasını güçlendiriyor ve yapay zeka entegre ediliyor

Performans odaklı bir güncelleme olması beklense de iOS 27 Apple Intelligence çatısı altında birçok yeni özellik barındıracak. Bunların başında ise Siri geliyor. iOS 26.4 ile başlaması beklenen kişiselleştirilmiş Siri deneyimi iOS 27 ile zirveye çıkacak. Sızıntılara göre Siri tamamen yeni bir tasarıma kavuşacak proaktif öneriler sunacak ve en önemlisi geçmiş konuşmaları hatırlayarak bağlamı koruyabilecek. Ayrıca yapay zeka destekli yeni bir Takvim uygulaması ve beslenme planlaması ile tıbbi öneriler sunan yapay zeka sağlık koçuna sahip Apple Health+ abonelik hizmeti de gündemde. Apple şirketinin bu özelliklerin bazıları için Google Gemini altyapısından güç alacağı konuşuluyor.

iOS 27

Uydu üzerinden internet ve harita desteği geliyor

Bağlantı teknolojileri tarafında ise devrim niteliğinde yenilikler masada. iOS 27 sürümünün 5G uydu internet bağlantısını destekleyeceği bildiriliyor ancak bu özelliğin muhtemelen sadece iPhone 18 Pro modellerine özel olabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte uydu üzerinden Apple Haritalar kullanımı ve Mesajlar uygulaması üzerinden uydu bağlantısıyla fotoğraf gönderip alma imkanı da beklenen diğer özellikler arasında yer alıyor.

iPhone 18’in Tasarımı Sızdırıldı!

iPhone 18’in Tasarımı Sızdırıldı!

Jeff Pu, iPhone 18 ve iPhone Fold özelliklerini sızdırdı. A20 Pro çip, 12GB RAM ve yeni ekran tasarımı detayları haberimizde.

iOS 27 ile gelmesi beklenen 8 yeni özellik

  • Yeni tasarıma sahip daha akıllı Siri
  • Geçmiş konuşmaları hatırlayan Siri hafızası
  • Yapay zeka destekli Takvim uygulaması
  • Apple Health+ ve yapay zeka sağlık koçu
  • Google Gemini entegrasyonu
  • 5G uydu internet bağlantısı
  • Uydu üzerinden Apple Haritalar kullanımı
  • Uydu mesajlarında fotoğraf gönderme desteği

Sizce Apple performans odaklı bir güncelleme ile doğru mu yapıyor yoksa daha fazla görsel yenilik mi beklerdiniz? Uydu özellikleri ilginizi çekti mi? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz!

POCO M8 Türkiye’ye Geliyor!

Akıllı telefon pazarının fiyat/performans odaklı oyuncusu POCO, yeni M serisi modellerini 22 Ocak 2026 tarihinde Türkiye’deki teknoloji meraklılarıyla buluşturmaya hazırlanıyor. POCO M8 Türkiye lansmanı, markanın resmi X hesabı üzerinden yapılan bir duyuru ile kesinleşti. Hindistan’da gerçekleştirilen tanıtımın ardından gözlerin çevrildiği Türkiye pazarı için yapılan bu açıklama, POCO M8 5G ve POCO M8 Pro 5G modellerinin çok yakında raflardaki yerini alacağını müjdeliyor. Henüz Türkiye fiyatları netleşmemiş olsa da, cihazların sahip olduğu teknik özellikler, orta segmentte rekabeti yeniden şekillendirecek gibi görünüyor.

POCO M8 Türkiye Pazarına İddialı Bir Giriş Yapıyor

POCO’nun Türkiye’deki kullanıcı kitlesi, genellikle yüksek performansı ulaşılabilir fiyatlarla sunan modelleri tercih ediyor. Bu nedenle, POCO M8 serisinin gelişi büyük bir heyecanla karşılandı. Markanın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşım, telefonların özellikleri hakkında merak uyandırırken, özellikle Pro modeldeki üst düzey yetenekler dikkat çekiyor. POCO’nun bu yeni serisiyle, hem günlük kullanım hem de mobil oyunculuk için güçlü alternatifler sunarak pazar payını artırmayı hedeflediği açıkça görülüyor. Serinin standart ve Pro olmak üzere iki farklı modelle gelmesi, kullanıcıların ihtiyaç ve bütçelerine göre seçim yapabilmesine olanak tanıyacak.

Standart Modelde Göz Dolduran Yetenekler: POCO M8 5G

Serinin giriş modeli olan POCO M8 5G, sunduğu özelliklerle orta segmentin standartlarını zorluyor. Üç farklı renk seçeneğiyle kullanıcıların beğenisine sunulan cihaz, tasarım ve donanım dengesiyle öne çıkıyor. Cihazın teknik özellikleri şu şekilde;

  • Ekran: 6,77 inç boyutunda, 2392×1080 piksel çözünürlüğe sahip kavisli bir ekran. 120 Hz yenileme hızı sayesinde akıcı bir görsel deneyim sunarken, 3.200 nit maksimum parlaklık değeriyle doğrudan güneş ışığı altında bile mükemmel görünürlük vadediyor.
  • Tasarım ve Dayanıklılık: Yalnızca 7,35 mm kalınlığa ve 211 gram ağırlığa sahip olan telefon, şık bir profil çiziyor. Ayrıca “MIL-STD-810H” askeri standart dayanıklılık sertifikasının yanı sıra IP65 ve IP66 sertifikalarıyla suya ve toza karşı yüksek koruma sunuyor.
  • Batarya: 5.520 mAh kapasiteli bataryası, yoğun kullanımda bile günü rahatça çıkarmanızı sağlıyor. 45W hızlı şarj desteği ise telefonun kısa sürede yeniden kullanıma hazır hale gelmesine olanak tanıyor.
  • Kamera: Cihazın arkasında, POCO’nun “Light Fusion 400” olarak adlandırdığı sensörü kullanan 50 megapiksellik bir ana kamera bulunuyor. Bu sensöre 2 megapiksellik bir yardımcı kamera eşlik ediyor. Ön tarafta ise 20 megapiksellik bir selfie kamerası yer alıyor.
  • Donanım: Gücünü Qualcomm’un yeni nesil işlemcilerinden alması beklenen model, 6 GB veya 8 GB LPDDR4X RAM ve 128 GB veya 256 GB UFS 2.2 depolama seçenekleriyle geliyor. Parmak izi sensörü ise ekrana entegre edilmiş durumda.

POCO M8 5G’nin yurt dışı başlangıç fiyatı 229 dolar olarak açıklanmıştı. Türkiye fiyatının ise vergiler ve kur farkıyla birlikte şekillenmesi bekleniyor.

POCO M8 Pro 5G Tasarımı

Güçlü Kardeş: POCO M8 Pro 5G Özellikleri

Serinin asıl yıldızı ise şüphesiz POCO M8 Pro 5G. Bu model, özellikle donanım ve batarya konusunda amiral gemisi telefonlara kafa tutan özellikler barındırıyor. Standart modele göre önemli geliştirmeler içeren Pro versiyonu, güce ve performansa önem veren kullanıcıları hedefliyor.

POCO M8 Pro 5G’nin öne çıkan özellikleri ise şöyle;

  • İşlemci: Telefon, gücünü Snapdragon 7s Gen 4 olarak belirtilen yeni nesil bir işlemciden alıyor. Bu işlemci, yüksek performans gerektiren oyunlarda ve uygulamalarda akıcı bir deneyim sunmayı amaçlıyor.
  • Ekran: 6,83 inç boyutunda, yine 120 Hz yenileme hızına sahip geniş bir ekranla geliyor. Bu büyük ekran, multimedya tüketimi ve oyun için ideal bir alan sunuyor.
  • Batarya ve Şarj: Pro modelin en çarpıcı özelliği, 6.500 mAh gibi devasa bir batarya kapasitesine sahip olması. Daha da önemlisi, bu batarya 100W ultra hızlı şarj desteği sunuyor. Bu teknoloji, telefonun dakikalar içinde %0’dan %100’e şarj olabilmesi anlamına geliyor ve şarj bekleme derdini ortadan kaldırıyor.
  • Kamera: Arka kamera kurulumu Pro modelde daha da iddialı. OIS (Optik Görüntü Sabitleme) destekli ve Light Fusion 800 sensörlü 50 megapiksel ana kamera, düşük ışıkta bile net ve titreşimsiz fotoğraflar çekmeyi sağlıyor. Bu kameraya 8 megapiksellik bir ultra geniş açı kamerası eşlik ediyor, bu da kullanıcılara daha geniş manzaraları ve grup fotoğraflarını kolayca çekme imkanı veriyor.

Bununla birlikte, 300 dolarlık yurt dışı başlangıç fiyatıyla dikkat çeken M8 Pro 5G’nin Türkiye’deki fiyatlandırması, serinin başarısındaki en kritik faktörlerden biri olacak. POCO’nun rekabetçi fiyat politikasını sürdürmesi halinde, M8 Pro 5G’nin kendi segmentinde en çok tercih edilen modellerden biri olması bekleniyor.

Özellikle M8 Pro 5G modelinin sunduğu 100W hızlı şarj, 6.500 mAh batarya ve OIS destekli gelişmiş kamera gibi özellikler, onu rakiplerinden bir adım öne çıkarıyor. Cihazların resmi Türkiye satış tarihi ve fiyatları açıklandığında, kullanıcıların bu yeni modellere olan ilgisinin ne düzeyde olacağını hep birlikte göreceğiz.

Xiaomi Mijia Ürünleri Türkiye’de! İşte Fiyatlar!

Xiaomi Mijia Ürünleri Türkiye’de! İşte Fiyatlar!

Xiaomi Mijia ürünleri Türkiye pazarına resmen giriş yaptı. Akıllı gözlükten hava temizleyiciye yeni teknolojik ev aletlerini ve fiyatlarını keşfedin!

Peki, yeni POCO M8 serisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Galaxy S26 Batarya Özellikleri Sızdı

Teknoloji dünyasının merakla beklediği Samsung’un yeni amiral gemisi serisi hakkında ilk somut bilgiler gelmeye başladı. Henüz resmi duyurusu yapılmamış olsa da, sızdırılan son raporlar Galaxy S26 batarya özellikleri ve şarj kapasiteleri hakkında önemli ipuçları veriyor. Kullanıcıların bir akıllı telefonda en çok önem verdiği konulardan biri olan pil ömrü ve şarj hızı, Galaxy S26 serisinde modelden modele önemli farklılıklar gösterecek gibi duruyor. Özellikle serinin en güçlü üyesi olması beklenen Galaxy S26 Ultra için konuşulan 60W şarj desteği, Samsung’un bu alandaki rekabette vites artırdığının bir işareti olabilir.

Sızan Galaxy S26 Batarya Özellikleri Neler?

Güvenilir kaynaklardan gelen bilgilere göre, Samsung Galaxy S26 ailesi üç farklı modelle kullanıcıların karşısına çıkacak ve her modelin batarya kapasitesi ile şarj gücü farklılık gösterecek. Bu sızıntılar, Samsung’un segmentasyon stratejisini ve her kullanıcı profiline yönelik farklı çözümler sunduğunu açıkça ortaya koyuyor. Özellikle Ultra modelindeki artış dikkat çekerken, standart modeldeki durum ise önceki sızıntılarla bir miktar çelişiyor. İşte model bazında beklenen batarya ve şarj özellikleri:

  • Samsung Galaxy S26: Ailenin giriş seviyesi modeli için 4.300 mAh kapasiteli bir batarya öngörülüyor. Şarj hızı konusunda ise bir önceki sızıntıda iddia edilen 45W’ın aksine, bu modelin 25W hızlı şarj desteğiyle geleceği belirtiliyor. Bu durum, S25 modeliyle aynı şarj hızının korunacağı anlamına geliyor.
  • Samsung Galaxy S26 Plus: Orta segmentteki Plus modelinin ise 4.900 mAh gibi oldukça rekabetçi bir batarya kapasitesine sahip olacağı ve 45W hızlı şarj teknolojisini destekleyeceği iddia ediliyor. Bu, hem kapasite hem de hız açısından dengeli bir kullanıcı deneyimi vaat ediyor.
  • Samsung Galaxy S26 Ultra: Serinin zirvesinde yer alacak olan Ultra modelinin, 5.000 mAh‘lik devasa bataryasını koruyacağı, ancak şarj hızında önemli bir sıçrama yapacağı söyleniyor. İddialara göre Galaxy S26 Ultra, 60W hızlı şarj desteği sunacak. Bu, Samsung’un amiral gemisi telefonları için şimdiye kadarki en yüksek şarj hızı olacak.

Bu özellikler, Samsung’un Galaxy S25 serisine kıyasla nasıl bir ilerleme kaydettiğini de gözler önüne seriyor. Hatırlanacağı üzere Galaxy S25 modelinde 25W, Galaxy S25 Plus ve S25 Ultra modellerinde ise 45W şarj desteği bulunuyordu. Dolayısıyla en büyük gelişme, şüphesiz Ultra modelinde yaşanacak.

Samsung Galaxy S26 Konsept Tasarımı

Samsung’un şarj hızları konusunda rakiplerine göre daha muhafazakar bir politika izlediği biliniyor. Çinli üreticilerin 100W ve üzeri hızlara ulaştığı bir pazarda, Samsung’un 60W’a geçişi yavaş ancak kararlı bir adımı temsil ediyor. Şirketin bu yaklaşımının arkasında, geçmişte yaşanan batarya sorunlarından sonra güvenlik ve pil sağlığını önceliklendirme stratejisi yatıyor. 60W şarj hızı, kullanıcıların cihazlarını çok daha kısa sürede, örneğin yaklaşık 30-35 dakika içinde %0’dan %70 seviyelerine getirmesine olanak tanıyabilir. Bu da yoğun kullanım temposuna sahip kullanıcılar için büyük bir avantaj sağlayacaktır.

İşlemci Farklılıkları Performansı Nasıl Etkileyecek?

Galaxy S26 serisindeki yenilikler sadece batarya ile sınırlı kalmayacak. Sızıntılar, cihazların kalbinde yer alacak işlemciler hakkında da önemli bilgiler içeriyor. Samsung’un geleneksel çift işlemci stratejisini sürdürmesi bekleniyor. Bu stratejiye göre, performans ve verimlilik dengesi, bölgesel farklılıklar ve maliyet optimizasyonu gibi faktörler göz önünde bulunduruluyor.

İddialara göre, Galaxy S26 ve Galaxy S26 Plus modelleri, Samsung’un kendi üretimi olan ve 2 nanometre (nm) üretim süreciyle geliştirilen Exynos 2600 işlemcisinden güç alacak. Daha küçük nanometre değeri, teorik olarak daha yüksek performans ve daha düşük güç tüketimi anlamına gelir. Bu durum, 4.300 mAh ve 4.900 mAh’lik bataryaların gün boyu rahatlıkla yetmesini sağlayabilir. Exynos işlemcilerin son yıllarda gösterdiği gelişim, performans konusunda Snapdragon’a ciddi bir rakip olabileceğini gösteriyor.

Buna karşılık, serinin en üst modeli olan Galaxy S26 Ultra‘nın ise küresel pazarda 3 nm teknolojisiyle üretilen Snapdragon Elite Gen 5 yonga setini kullanacağı söyleniyor. Qualcomm’un en yeni ve en güçlü işlemcisi olması beklenen bu çip, sadece ham işlem gücü değil, aynı zamanda yapay zeka yetenekleri ve enerji verimliliği konusunda da çığır açan özellikler sunacaktır. 3 nm teknolojisi, 5.000 mAh’lik bataryanın çok daha verimli kullanılmasını sağlayarak, Ultra modelinin pil ömrünü selefine göre bir üst seviyeye taşıyabilir.

Sonuç olarak, Galaxy S26 serisi hem batarya kapasiteleri hem de şarj hızları ile önemli iyileştirmeler sunmaya hazırlanıyor. Özellikle Ultra modelindeki 60W şarj desteği ve yeni nesil işlemcilerin getireceği verimlilik artışı, Samsung kullanıcıları için heyecan verici gelişmeler olarak öne çıkıyor. Cihazların 25 Şubat’ta resmi olarak tanıtılması bekleniyor.

Galaxy S26 Edge Galaxy S26’yı Olumsuz Etkiledi

Galaxy S26 Edge Galaxy S26’yı Olumsuz Etkiledi

Samsung'un iptal edilen Galaxy S26 Edge projesi, Galaxy S26 ekran yenilemesi planlarını olumsuz etkiledi. Beklenen teknoloji neden ertelendi?

Peki, Galaxy S26 serisinin batarya özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Türkiye’de Elektrikli Araç Sayısı Rekora Koşuyor! Lider Kim?

Türkiye’nin otomotiv sektöründeki yeşil dönüşümü hız kesmeden devam ediyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından paylaşılan en son verilere göre, Türkiye’deki elektrikli araç sayısı 373.733 adede ulaşarak yeni bir rekor kırdı. Bu rakam, ülkedeki elektrifikasyon sürecinin ne denli hızlı ilerlediğini ve tüketicilerin çevre dostu teknolojilere olan ilgisinin arttığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

Türkiye’deki Elektrikli Araç Sayısı ve Şarj Altyapısı Büyüyor

EPDK Enerji Dönüşüm Dairesi Başkanlığı’nın yayınladığı son rapor, sadece trafikteki elektrikli araç sayısındaki artışı değil, aynı zamanda bu araçların en temel ihtiyacı olan şarj altyapısındaki gelişimi de gözler önüne seriyor. Rapora göre, Türkiye genelindeki toplam şarj noktası sayısı 38.808‘e yükseldi. Bu durum, elektrikli araç sahiplerinin seyahat özgürlüğünü artırırken, potansiyel alıcıların menzil endişesini de gidermeye yardımcı oluyor.

Şarj altyapısının detaylarına bakıldığında, bu noktaların 22.095 tanesinin Alternatif Akım (AC) tipi, 16.713 tanesinin ise Doğru Akım (DC) tipi olduğu görülüyor. AC şarj üniteleri genellikle evlerde, iş yerlerinde ve AVM’lerde daha uzun süreli park durumlarında kullanılırken, DC hızlı şarj istasyonları ise özellikle şehirlerarası yollarda kısa sürede yüksek doluluk oranlarına ulaşmayı sağlayarak uzun yolculukları mümkün kılıyor. DC istasyon sayısındaki artış, altyapının ne kadar olgunlaştığının önemli bir göstergesidir.

Türkiye'de elektrikli araç şarj istasyonları

Bununla birlikte, şarj soketi pazarındaki rekabet de dikkat çekici. EPDK verilerine göre, soket sayısında liderlik koltuğunda halen ZES (Zorlu Energy Solutions) oturuyor. Türkiye’nin ilk ve en yaygın şarj ağı operatörlerinden biri olan ZES, pazardaki öncü konumunu koruyor. İkinci sırada ise Türkiye’nin yerli otomobil girişimi Togg’un kendi markası olan Trugo yer alıyor. Togg’un kendi şarj ağını kurması, markanın ekosistemini güçlendiren stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor. Podyumun üçüncü basamağında ise sektörün bir diğer önemli oyuncusu olan Eşarj şirketi bulunuyor. Bu üç büyük oyuncunun yatırımları, Türkiye’deki şarj ağının hızla genişlemesini sağlıyor.

Yıllara Göre Elektrikli Araç Pazarındaki Patlama

Türkiye’deki elektrikli araç pazarının son birkaç yıldaki büyüme ivmesi, adeta bir devrimin habercisi niteliğinde. Rakamlar, bu dönüşümün ne kadar keskin olduğunu açıkça gösteriyor. EPDK’nın paylaştığı geçmiş yıllara ait veriler incelendiğinde, pazarın katlanarak büyüdüğü görülmektedir:

  • 2022 Yılı: Türkiye yollarında 14.896 adet elektrikli otomobil bulunuyordu.
  • 2023 Yılı: Bu sayı, bir önceki yıla göre %440’tan fazla bir artışla 80.826’ya ulaştı.
  • 2024 Yılı: Yıl içinde satılan 185.513 adet yeni araçla birlikte pazar, büyümesini sürdürdü.

Sadece bir önceki ay olan Kasım ayında 351.836 olarak açıklanan toplam araç sayısının, bir ay gibi kısa bir sürede yaklaşık 22.000 adet artarak 373.733’e çıkması, aylık bazda bile ne kadar güçlü bir talep olduğunu kanıtlıyor. Bu hızlı artışın arkasında yatan pek çok neden bulunmaktadır. Başta Togg gibi yerli ve iddialı modellerin pazara girmesi, global markaların Türkiye’ye getirdiği yeni ve çeşitli elektrikli modeller, artan çevre bilinci ve fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar, tüketicileri elektrikli araçlara yönlendiren başlıca faktörler arasında yer alıyor. Ayrıca, hükümetin sağladığı vergi avantajları ve teşvikler de bu geçişi hızlandıran önemli etkenlerden biridir.

Sonuç olarak, Türkiye’nin elektrikli araç pazarı, hem araç sayısı hem de şarj altyapısı bakımından olgunlaşma evresine girmiş durumda. Paylaşılan son veriler, bu sürecin önümüzdeki dönemde daha da hızlanarak devam edeceğini işaret ediyor. Bu durum, Türkiye’nin sadece bir otomotiv üretim üssü olmakla kalmayıp, aynı zamanda yeni nesil teknolojilerin hızla benimsendiği dinamik bir pazar olduğunu da gösteriyor.

Togg’dan Hafif Ticari Araç Sürprizi!

Togg’dan Hafif Ticari Araç Sürprizi!

Togg ürün gamını genişletiyor. CX serisi tesciliyle elektrikli ticari araç sinyali veren yerli otomobilin yeni modelleri haberimizde.

Peki, Türkiye’deki elektrikli araçların geleceği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

PS5, Xbox ve Nintendo Switch 2 Tek Kasada!

Oyun dünyasında konsol savaşları yıllardır devam ederken, pek çok oyuncu tek bir hayalin peşinde koşuyor: tüm platformlardaki özel oyunları tek bir cihazda oynayabilmek. Çinli bir modifikasyon sanatçısı, Ningtendo PXBOX 5 adını verdiği inanılmaz projesiyle bu hayali gerçeğe dönüştürdü. Bu proje, PlayStation 5, Xbox Series X ve Nintendo Switch’in donanımlarını tek bir özel kasada birleştirerek teknoloji ve oyun tutkunlarını kendine hayran bırakıyor.

Ningtendo PXBOX 5 Projesi Nasıl Hayata Geçti?

Her büyük icat gibi, Ningtendo PXBOX 5 projesi de kişisel bir ihtiyaçtan doğdu. Modder “XNZ”, farklı konsollara ait özel oyunları oynamak için sürekli cihaz değiştirmekten yorulmuştu. Bu durum, onu tüm büyük platformları tek bir çatı altında toplama fikrine yöneltti. Projenin temel amacı, hem yerden tasarruf etmek hem de pratik bir oyun deneyimi sunmaktı. Bu iddialı hedef doğrultusunda, piyasanın en güçlü üç konsolu olan PlayStation 5, Xbox Series X ve Nintendo’nun yeni nesil konsolu Switch 2 masaya yatırıldı.

Çalışmanın ilk adımı, bu karmaşık cihazları tamamen sökmekti. XNZ, her bir konsolun kasasını, güç kaynağını ve soğutma sistemini bir kenara bırakarak yalnızca anakartlarına odaklandı. Bu, projenin en hassas aşamalarından biriydi çünkü her anakart, kendine özgü bir mimariye, güç gereksinimine ve ısı profiline sahipti. Bu üç farklı donanımı uyum içinde çalışacak şekilde tek bir kasaya entegre etmek, ciddi bir mühendislik ve tasarım becerisi gerektiriyordu.

Mühendislik Harikası: Soğutma ve Güç Yönetimi

Birbirinden güçlü üç konsolun anakartını küçük bir alana sığdırmak, beraberinde devasa bir ısınma sorununu da getiriyordu. Özellikle PS5 ve Xbox Series X gibi yüksek performanslı konsollar, yoğun ısı üreten donanımlara sahiptir. XNZ, bu sorunu çözmek için geleneksel yöntemlerin dışına çıkarak tamamen özel bir soğutma sistemi tasarladı.

Projenin kalbinde, üçgen yapılı devasa bir metal soğutma bloğu yer alıyor. Bu bloğun üretiminde modern CNC makineleri yerine, daha geleneksel ve sanatsal bir yöntem olan “kayıp mum döküm” tekniği kullanıldı. Bu eski teknik, karmaşık ve büyük metal parçaların daha düşük maliyetle tek parça halinde üretilmesine olanak tanıdı.

Soğutma sisteminin en etkileyici yanı ise, üç konsolu birden soğutmak için yalnızca tek bir büyük fan kullanmasıdır. PS5 ve Xbox Series X anakartları için özel bakır temas plakaları kullanılırken, çok daha düşük güç tüketen Nintendo Switch, ek bir soğutmaya ihtiyaç duymadan sisteme dahil edildi. Bu dahiyane tasarım, hem verimlilik hem de sessizlik açısından büyük bir başarıdır.

Kusursuz Tasarım ve Kullanıcı Deneyimi

Ningtendo PXBOX 5, sadece teknik özellikleriyle değil, aynı zamanda estetik ve kullanışlı tasarımıyla da dikkat çekiyor. Projenin sonucunda ortaya çıkan cihaz, sanki bir fabrikadan çıkmış gibi profesyonel bir görünüme sahip. Modder XNZ, tüm sistemi beslemek için tek bir 250W güç kaynağı kullanarak kablo karmaşasını ortadan kaldırmış. Bu, sistemin aynı anda yalnızca bir konsolu çalıştırması kuralıyla mümkün oluyor.

Konsollar arasında geçiş yapmak ise son derece basit bir şekilde çözülmüş. Kasanın üzerinde yer alan büyük bir düğme, Arduino tabanlı özel bir kontrol kartına bağlı. Bu düğmeye basıldığında, sistem gücü bir konsoldan diğerine anında aktarıyor. Ayrıca, Nintendo Switch’in dock modu da unutulmamış. Özel bir mekanizma sayesinde Switch, kasaya kolayca takılıp çıkarılabiliyor. Sonuç olarak, Ningtendo PXBOX 5, hem teknik bir şaheser hem de son kullanıcı için pratik bir çözüm sunan, modifikasyon dünyasında çığır açan bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Bu proje, modding topluluğunun yaratıcılığının ve teknik bilgisinin sınırlarını ne kadar zorlayabildiğinin en somut kanıtlarından biridir. Oyuncuların en büyük hayallerinden birini tek başına gerçekleştiren XNZ, gelecekte benzer “hepsi bir arada” konsol projeleri için ilham kaynağı olmaya devam edecektir. Bu tür çalışmalar, platformlar arası sınırların ne kadar yapay olabileceğini ve oyun tutkusunun tüm engelleri aşabileceğini gösteriyor.

Peki, bu hepsi bir arada konsol projesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Android Uygulama Yükleme Süreci Değişiyor

Google, teknoloji dünyasında uzun süredir konuşulan bir iddiayı doğrulayarak, Android uygulama yükleme sürecini daha kontrollü hale getirecek yeni bir sistem üzerinde çalıştığını açıkladı. Şirket, kullanıcıları bilinmeyen kaynaklardan uygulama yüklerken potansiyel riskler konusunda eğitmek amacıyla high-friction olarak tanımlanan bir yükleme akışının geleceğini bildirdi. Bu değişiklik, Android’in temel özelliklerinden biri olan esneklik ve kullanıcı özgürlüğü konusunda yeni bir tartışma başlatmış durumda.

Google’dan Yeni Adım: Android Uygulama Yükleme Süreci Neden Değişiyor?

Google’ın bu yeni yaklaşımının temelinde kullanıcı güvenliğini artırma hedefi yatıyor. Google Play Ürün Yönetimi Direktörü Matthew Forsyth, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, bu sistemin bir kısıtlama olmadığını, aksine bir ‘Hesap Verebilirlik Katmanı’ (Accountability Layer) olduğunu vurguladı. Amaç, kullanıcıların doğrulanmamış geliştiricilere ait uygulamaları yüklerken karşılaşabilecekleri tehlikeler hakkında daha bilinçli olmalarını sağlamak. Bu nedenle, süreç bilinçli olarak daha fazla adım ve uyarı içerecek şekilde tasarlanıyor.

Bununla birlikte, deneyimli kullanıcılar için kapı tamamen kapatılmış değil. Google, ileri düzey kullanıcıların yine de “doğrulamadan yükle” seçeneğini tercih edebileceğini belirtiyor. Ancak bu yolu seçmek, eskisinden daha fazla onay adımı ve uyarı ekranı ile karşılaşacakları anlamına geliyor. Bu ek adımlar, kullanıcıların kararlarının sorumluluğunu tam olarak anladıklarından emin olmayı amaçlıyor.

Google Play’in son sürümlerinde ortaya çıkan yeni uyarı mesajları da bu değişimin habercisi niteliğinde. Bu mesajlar, geliştirici doğrulaması, internet bağlantısı gereklilikleri ve potansiyel riskler gibi konulara dikkat çekerken, kullanıcının yine de yüklemeye devam etmesine olanak tanıyor. Yeni ‘yüksek sürtünmeli’ süreç, bu uyarıları daha belirgin hale getirecek ve süreci yavaşlatarak kullanıcıyı düşünmeye sevk edecek.

Google yetkilisinin sideloading açıklaması

Kullanıcı Özgürlüğü ve Güvenlik Dengesi Tartışması

Bu gelişme, Android ekosistemindeki en temel tartışmalardan birini yeniden alevlendiriyor: güvenlik ve kullanıcı özgürlüğü arasındaki denge. Android, en başından beri kullanıcılarına uygulama mağazası dışından (sideloading) uygulama yükleme özgürlüğü sunmasıyla biliniyor. Bu özellik, özellikle geliştiriciler, ileri düzey kullanıcılar ve Google Play’de bulunmayan uygulamalara erişmek isteyenler için büyük bir avantaj sağlıyor.

Ancak bu esneklik, aynı zamanda kötü amaçlı yazılımların ve güvenlik açıklarının yayılması için bir kapı aralıyor. Google’ın yeni adımı, bu güvenlik risklerini en aza indirme çabası olarak görülüyor. Fakat eleştirmenler, bu ‘sürtünmenin’ zamanla kullanıcıları bu özellikten tamamen vazgeçirecek bir engele dönüşmesinden endişe ediyor. Şimdilik Google, süreci zorlaştırmak için bir bilgisayar veya harici araçlar gibi ek gereksinimler getireceğini ima etmedi. Yine de teknoloji meraklıları, bu ek adımların sadece bir eğitim aracı olarak kalıp kalmayacağını yakından izleyecek.

MediaTek Dimensity 9600 Çinli Devlerin Yeni Gözdesi Oluyor

MediaTek Dimensity 9600 Çinli Devlerin Yeni Gözdesi Oluyor

MediaTek Dimensity 9600 Çinli amiral gemisi telefonların yeni gözdesi oluyor. Qualcomm fiyatları artarken OPPO ve Vivo rotayı değiştirdi.

Peki, Google’ın Android uygulama yükleme sürecine getirdiği bu değişiklik hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Galaxy S25 için One UI 8.5 Beta Güncellemesi Yolda

Samsung Galaxy S25 serisi kullanıcıları için heyecan verici bir hafta başlıyor. Şimdiye kadar üç beta sürümü yayınlanan One UI 8.5 arayüzü için dördüncü beta güncellemesinin bu hafta içinde kullanıcılara sunulması bekleniyor. Şirketin kararlı sürüme bir adım daha yaklaşırken bu güncellemede özellikle hata düzeltmelerine ve sistem kararlılığına odaklanacağı öngörülüyor.

UI 8.5 Beta 19 veya 20 Ocak tarihlerinde yayınlanabilir

Daha önce ortaya çıkan raporlar One UI 8.5 Beta 4 güncellemesinin Galaxy S25, Galaxy S25+ ve Galaxy S25 Ultra modelleri için 19 Ocak veya 20 Ocak tarihlerinde yayınlanabileceğini işaret etmişti. Eğer bu cihazlardan birine sahipseniz ve beta programının aktif olduğu bir ülkede yaşıyorsanız telefonunuzu her an yeni bir güncellemeyle tazeleme şansınız olabilir.

One UI 8.5, Galaxy S25, Galaxy S26, Samsung, beta

Hata düzeltmeleri ve yeni çekirdek sürümü

İki hafta önce yayınlanan üçüncü beta sürümünden bu yana kullanıcılar tarafından rapor edilen çeşitli hataların bu yeni paketle giderilmesi bekleniyor. Ayrıca güncellemenin daha yeni bir çekirdek (kernel) sürümü içerebileceği de konuşulanlar arasında. Bu da cihazlarda daha akıcı bir arayüz, genel performans artışı ve gelişmiş güvenlik anlamına geliyor.

WhatsApp GIF’lerde Yeni Dönem Başlıyor

WhatsApp GIF’lerde Yeni Dönem Başlıyor

WhatsApp Klipy entegrasyonu ile GIF deneyimini yeniliyor. Tenor'un neden kaldırıldığını ve yeni GIF sağlayıcısının neler getireceği haberimizde.

Kararlı sürüm Galaxy S26 lansmanıyla gelebilir

Samsung cephesinin dördüncü betadan sonra iki veya üç beta güncellemesi daha yayınlayabileceği tahmin ediliyor. Kararlı sürümün ise Galaxy S26 serisinin resmi tanıtımıyla eş zamanlı olarak kullanıma sunulması bekleniyor. Yeni nesil amiral gemisi serisinin 2026 Şubat ayının son haftasında tanıtılması ve Mart ayının ilk yarısında satışa çıkması planlanıyor. Galaxy S26 ailesi kutudan doğrudan One UI 8.5 ile çıkan ilk telefonlar olacak ve eski modellere yazılımla gelmeyecek bazı özel yeteneklere sahip olması muhtemel.

Sizce One UI 8.5 güncellemesi Galaxy S25 serisinin performansını ne kadar etkileyecek? Beta programına katıldınız mı? Yorumlarda deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz.

Sezen Aksu Gibi Müzik Nasıl Yapılır: AISong ile Profesyonel Bir Yapay Zeka Şarkısı Oluşturun

Türkiye’nin “Minik Serçe”si Sezen Aksu’nun 2025 yılında Paşa Gönül Şarkıları albümü için Google Gemini ve Veo 3 teknolojilerini kullanarak yapay zeka destekli bir klip çektiğini muhtemelen duymuşsunuzdur. Bu olay, Türkiye’de teknolojinin sanatla nasıl iç içe geçebileceğini gösteren en büyük dönüm noktalarından biri oldu. Artık yapay zeka, sadece dev sanatçıların kullandığı bir araç değil; herkesin kendi bestesini yapabileceği bir teknoloji haline geldi.

Geçmişte profesyonel bir parça üretmek neredeyse imkansız bir görev gibiydi. Müzik teorisi bilmiyorsanız veya bir enstrüman çalamıyorsanız, kafanızdaki melodiyi gerçeğe dönüştürmek için stüdyolara bir servet harcamanız gerekirdi. Ancak bugün, yapay zeka şarkısı üretmek bu bariyerleri tamamen ortadan kaldırdı. AISong gibi platformlar sayesinde, yaratıcı bir fikir ile profesyonel bir müzik dosyası arasındaki tek mesafe artık sadece birkaç kelime.

Yapay Zeka ile Müzik Üretimi Nedir?

Yapay zeka ile müzik yapmak, en basit tabiriyle, sizin verdiğiniz bir komutu veya duyguyu makine öğrenimi modellerinin notalara ve vokallere dönüştürmesidir. Artık bir nota kağıdıyla uğraşmanıza gerek kalmadan, sadece “nasıl bir şey duymak istediğinizi” tarif ederek tam teşekküllü bir eser ortaya çıkarabiliyorsunuz.

Bu araçların 2026 yılında bu kadar popüler olmasının ana sebebi, sundukları anlık üretim gücüdür. Yeni başlayanlar için kafalarındaki melodinin saniyeler içinde kaliteli bir kayda dönüşmesi benzersiz bir tatmin sağlarken; profesyoneller için ise bu araçlar, tıkanıklık anlarında yeni akor dizileri keşfetmek için kusursuz bir ilham motoru görevi görüyor. İşte tam bu noktada AISong.org, kullanım kolaylığı ve yüksek ses kalitesiyle dünya genelinde en çok tercih edilen platformlardan biri olarak öne çıkıyor.

Adım Adım Yapay Zeka Şarkısı Oluşturma

Günümüzün gelişmiş algoritmaları, müzik üretimini herkes için erişilebilir kılıyor. AISong üzerinden hiçbir teknik bilgiye ihtiyaç duymadan, telif hakkı sorunu olmayan müzikler üretmek oldukça basit:  

Yeni Başlayanlar İçin: Basit Mod (Simple Mode)

Elinizde henüz bir şarkı sözü yoksa, sadece bir “vibe” veya fikir üzerinden ilerleyebilirsiniz. Örneğin, bir gezi vlogunuz için hüzünlü bir piyano eşliğinde sinematik bir fon müziği arıyor olabilirsiniz ya da bir arkadaşınıza özel bir kutlama melodisi hazırlamak istiyorsunuzdur.

  • Süreç: Sadece doğal dille (Türkçe dahil) istediğiniz atmosferi, tempoyu ve ritmi tarif edin.
  • Sonuç: Sistem, tarifinizi saniyeler içinde yorumlar ve profesyonelce aranje edilmiş bir ses dosyası sunar.

Profesyoneller İçin: Özel Mod (Custom Mode)

Eğer kendi yazdığınız şiirleriniz veya hazır sözleriniz varsa, bu modda kontrol tamamen size geçer:

  • Sözleri Girin: Kıtalarınızı ve nakaratınızı ilgili alana yapıştırın.
  • Tarzı Belirleyin: İster modern bir Türkçe Pop, ister nostaljik bir Anadolu Rock, isterseniz de Arabesk-Trap sentezi olsun; tarzı kendiniz seçin. AISong, bu sözleri seçtiğiniz tarza en uygun duygusal vurgularla seslendirecektir.

AISong ve Suno Karşılaştırması

AI müzik dünyasında Suno bilinen bir isim olsa da, kullanıcı deneyimi ve verimlilik açısından AISong bazı kritik avantajlara sahiptir:

ÖzellikSunoAISong
Kullanım KolaylığıKarmaşık parametreler içerebilir.Son derece sade ve hızlı arayüz.
Üretim VerimliliğiDeğişkenlik gösterebilir.Tek kredi ile tek seferde 2 farklı varyasyon.
Yerel Dil DesteğiGenel destek.Türkçe vurgular ve yerel müzik kalıplarında yüksek hassasiyet.
ErişilebilirlikAbonelik odaklı.Yeni kullanıcılara anında 3 ücretsiz deneme hakkı.

AISong, özellikle karmaşık menülerle uğraşmak istemeyen ama profesyonel seviyede bir yapay zeka şarkısı elde etmek isteyen kullanıcılar için daha hızlı ve bütçe dostu bir alternatif sunuyor.  

Neden AISong’u Seçmelisiniz?

Piyasada pek çok seçenek varken AISong platformunu öne çıkaran birkaç temel avantaj bulunmaktadır:

  • Ücretsiz Deneme İmkanı: Yeni kullanıcılara sunulan 3 ücretsiz kredi sayesinde, hiçbir ödeme yapmadan platformun gücünü test edebilir ve ilk yapay zeka şarkısı denemenizi hemen oluşturabilirsiniz.
  • Kullanım Kolaylığı: Karmaşık ayarlar veya teknik müzik bilgisi gerekmez. Sade arayüzü sayesinde saniyeler içinde şarkınızı bestelemeye başlayabilirsiniz.
  • Anında Lisans Sertifikası: Oluşturduğunuz her şarkı için ticari kullanım haklarını temsil eden sertifikayı doğrudan indirebilirsiniz. Bu, projelerinizin yasal olarak tamamen korunduğu anlamına gelir.
  • Hız ve Kalite Dengesi: Diğer platformların aksine AISong, yüksek kaliteli ses çıkışını en hızlı işlem süresiyle birleştirerek size zaman kazandırır.

2026’da Gerçek Dünya Kullanım Alanları: AISong

Modern AI müzik araçları artık sadece 30 saniyelik kısa kliplerle sınırlı değil; 8 dakikaya kadar uzanan tam boy profesyonel eserler üretebiliyor. İşte bir yapay zeka şarkısı ile yapabileceklerinizden bazıları:

  • Özgün Beat ve Dans Parçaları: Dans videolarınız veya rap projeleriniz için kimsede olmayan ritimlere mi ihtiyacınız var? AISong ile sadece tarzı belirleyerek yüksek enerjili Afrobeat, Trap veya tamamen size özgü bir dans altyapısı oluşturabilirsiniz. Herkesin kullandığı hazır looplar yerine, koreografinize tam uyum sağlayan benzersiz bir yapay zeka şarkısı ile fark yaratın.
  • Dünya Dillerinde Müzik Sınırlarını Aşın: Dil bilmeseniz bile küresel bir sanatçı olabilirsiniz. AISong, sadece Türkçe değil; İngilizce, Fransızca, Japonca ve daha onlarca dilde kusursuz telaffuz ve o kültürün ruhuna uygun tonlamalar yapar. Japonca bir ballad veya İspanyolca bir reggaeton oluşturmak artık sadece saniyeler alıyor.
  • Eğitimi Melodiye Dönüştürün: Sınavlara hazırlanırken sıkıcı notları ezberlemekten yoruldunuz mu? “Custom Mode” (Özel Mod) içine ders notlarınızı yapıştırın ve onları akılda kalıcı bir pop melodisine dönüştürün. Bilgiyi bir yapay zeka şarkısı eşliğinde öğrenmek, hafıza teknikleri arasında en etkili ve eğlenceli yollardan biridir.
  • Vloglar İçin Telifsiz Arka Plan Müzikleri: YouTube içerik üreticilerinin en büyük kabusu olan “telif hakkı ihtarları” artık tarih oluyor. Gezi vloglarınızın temposuna veya kutu açılım videolarınızın atmosferine özel olarak tasarlanmış müzikler üretin. Bu sayede, videonuzun duygusunu profesyonel bir prodüktörle çalışmışçasına güçlendirebilirsiniz.
  • Kişiselleştirilmiş Beyaz Gürültü ve Odaklanma Müzikleri: Yağmurlu bir öğleden sonra odaklanmak için Lo-fi beatler mi arıyorsunuz? Ya da rahat bir uyku için piyano ve doğa seslerinin karışımına mı ihtiyacınız var? Kendi huzur verici yapay zeka şarkısı listenizi oluşturarak, meditasyon ve çalışma seanslarınızı tamamen kendi zevkinize göre özelleştirin.

Telif Hakları ve Ticari Kullanım

Üretilen müziklerin mülkiyeti konusunda 2026 standartları artık çok net. AISong üzerinden oluşturduğunuz tüm parçalar için ticari kullanım hakkı elde edersiniz. Platform, size bir “Telif Hakkı Lisans Belgesi” sunar; böylece projelerinizi YouTube, Spotify veya reklam mecralarında herhangi bir yasal engel olmadan paraya dönüştürebilirsiniz. Belgenizi tek tıkla indirip arşivlemeniz yeterlidir.

Son Söz

Müzik yapmak artık sadece bir enstrümanı yıllarca çalışanların değil, anlatacak bir hikayesi olan herkesin hakkı. AISong, sunduğu yüksek kaliteli ses sentezi ve kullanıcı dostu yapısıyla bu demokratikleşmenin en ön saflarında yer alıyor. İster profesyonel bir demo hazırlayın, ister sadece kendiniz için bir melodi yaratın; teknolojinin sunduğu bu imkanları keşfetmek için şu an en doğru zaman. Kaydolun ve ilk yapay zeka şarkınızı bugün ücretsiz deneyerek müziğin geleceğine adım atın.

Redmi K100 Serisi Geliyor: POCO F9 Pro ve F9 Ultra Yolda

Xiaomi, akıllı telefon pazarındaki iddiasını sürdürmek adına çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Teknoloji devi, ürün yelpazesini genişletme stratejisi doğrultusunda yepyeni bir seri üzerinde çalışmaya başladı. Edinilen son bilgilere göre Çinli üretici, Redmi K100 ve K100 Pro Max modellerini kullanıcıların beğenisine sunmaya hazırlanıyor. Merakla beklenen bu yeni akıllı telefonlarla ilgili ilk teknik detaylar ve şirket içi bilgiler de sızdırılmaya başlandı.

Xiaomi’den Dev Atılım: Redmi K100 ve K100 Pro Max Özellikleri Sızdı

Redmi K90 serisinin piyasaya sürülmesinin üzerinden yaklaşık dört yıl geçtiği biliniyor. Uzun süren bu sessizliğin ardından Xiaomi, K100 serisi için hazırlık sürecini başlattı. XiaomiTime tarafından paylaşılan raporlar, yeni serinin yapılanması hakkında önemli ipuçları veriyor. Rapora göre yeni seri, standart ve Pro Max olmak üzere iki farklı modelden oluşacak. Her iki cihazın da şu an için erken geliştirme aşamasında olduğu belirtiliyor.

Redmi K100, Redmi K100 Pro Max, Xiaomi, POCO F9 Pro, POCO F9 Ultra, Snapdragon 8 Elite Gen 6, Snapdragon 8 Elite Gen 5

Sızdırılan teknik verilere göre Redmi K100 modeli, şirket içinde athens kod adıyla anılıyor ve Q11 tanımıyla geliştiriliyor. Serinin tepe modeli olan Redmi K100 Pro Max ise songyuan kod adını taşıyor ve geliştirici belgelerinde Q11X olarak listeleniyor. Bu kod adları ve tanımlar, cihazların geliştirme sürecinin resmen başladığını ve Xiaomi’nin yeni nesil teknolojilere odaklandığını doğruluyor.

Redmi Note 15 Serisi Türkiye’de! İşte Fiyatı!

Redmi Note 15 Serisi Türkiye’de! İşte Fiyatı!

Xiaomi'nin yeni Redmi Note 15 serisi Türkiye'de! 200MP kamera, dayanıklılığı ve güçlü işlemcilerle gelen modellerin fiyatları ve tüm özellikleri haberimizde.

Xiaomi’nin geçmişteki satış stratejileri incelendiğinde, bu modellerin sadece Çin pazarıyla sınırlı kalmayacağı tahmin ediliyor. Sektör kaynaklarına göre standart modelin küresel pazarda POCO F9 Pro ismiyle satışa çıkması bekleniyor. Serinin en güçlü üyesi olan Pro Max versiyonunun ise POCO F9 Ultra adıyla global pazardaki raflarda yerini alması oldukça yüksek bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.

Redmi K100, Redmi K100 Pro Max, Xiaomi, POCO F9 Pro, POCO F9 Ultra, Snapdragon 8 Elite Gen 6, Snapdragon 8 Elite Gen 5

Donanım tarafında ise her iki telefonun da performans sınırlarını zorlaması hedefleniyor. Cihazların Qualcomm’un geliştirdiği yeni nesil amiral gemisi işlemcilerden güç alacağı konuşuluyor. Redmi K100 modelinin Snapdragon 8 Elite Gen 5 yonga setini kullanacağı iddia ediliyor. Daha üst seviye özelliklere sahip Redmi K100 Pro Max modelinin ise Snapdragon 8 Elite Gen 6 olarak adlandırılan çok daha yeni ve güçlü bir işlemciyle gelmesi gündemde.

POCO M8 Türkiye’ye Geliyor!

POCO M8 Türkiye’ye Geliyor!

POCO M8 serisi Türkiye'ye geliyor. POCO M8 ve M8 Pro'nun özellikleri, tasarımı ve tahmini Türkiye fiyatı hakkında her şey burada.

Xiaomi’nin uzun bir aradan sonra K serisine bu denli güçlü özelliklerle geri dönmesi ve POCO markasıyla global pazara açılacak olması rekabeti epey kızıştıracak gibi görünüyor. Özellikle işlemci tarafındaki nesil farkı ve güç artışı, mobil oyun tutkunlarının ilgisini çekecektir. Siz bu yeni isimlendirme ve iddialı işlemci stratejisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.

E-Ticarette Fahiş Fiyat Yapanlara Erişim Engeli Geldi!

Ticaret Bakanlığı, son dönemde kamuoyunda sıkça şikayet konusu olan e-ticarette fahiş fiyat artışlarına karşı son derece kritik bir adım attı. Bakanlık tarafından yapılan resmi açıklamada, yeni mevzuat değişiklikleri sonrası haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen ürünlerin e-ticaret sitelerindeki satış sayfalarına erişim engeli getirildiği duyuruldu. Bu kararla birlikte, tüketicileri aldatmaya yönelik fiyat politikaları izleyen işletmeleri 1,8 milyon TL’yi aşan idari para cezaları bekliyor.

Ticaret Bakanlığı’ndan E-Ticarette Fahiş Fiyat Artışlarına Karşı Yeni Tedbirler

Ticaret Bakanlığı, resmi X hesabı üzerinden yaptığı bir duyuru ile e-ticaret pazar yerlerinde uygulanan fahiş fiyat artışlarına yönelik yeni ve caydırıcı tedbirler alındığını kamuoyu ile paylaştı. Bakanlık, özellikle “e-ithalat” olarak bilinen Basitleştirilmiş Gümrük Sistemi’nde 1 Şubat’ta yürürlüğe giren mevzuat değişikliği sonrasında artan tüketici şikayetlerini mercek altına aldı. Gelen yoğun şikayetler üzerine, e-ticaret platformlarında satılan ürünlerdeki fiyat değişimleri incelenmeye başlandı. Bu incelemeler, hem 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hem de 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde yürütülüyor.

Açıklamada, Bakanlığın ilgili e-ticaret pazar yerlerinden sürekli olarak bilgi ve belge talep ettiği, özellikle yüksek oranlı fiyat artışı yaptığı değerlendirilen satıcıların işlemlerinin titizlikle incelendiği vurgulandı. Bu süreç, dijital pazarda adil rekabet ortamını korumayı ve tüketicilerin haklarını güvence altına almayı hedefliyor.

Düzenlemenin Arkasındaki Tetikleyici: E-İthalat Değişikliği

Sürecin başlangıç noktası, kamuoyunda “e-ithalat” olarak bilinen ve yurt dışından belirli limitler dahilinde ürün getirilmesini kolaylaştıran Basitleştirilmiş Gümrük Sistemi’nde yapılan değişiklik oldu. 1 Şubat tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenlemelerin ardından, bazı ürün kategorilerinde beklenmedik ve anormal fiyat artışları yaşandığına dair çok sayıda şikayet Ticaret Bakanlığı’na ulaştı. Tüketiciler, aynı ürünlerin fiyatlarının kısa süre içinde fahiş oranlarda arttığını bildirerek duruma müdahale edilmesini talep etti. Bu geri bildirimler, Bakanlığın harekete geçerek geniş kapsamlı bir denetim süreci başlatmasını tetikledi. Denetimler, söz konusu fiyat artışlarının yasal bir dayanağı olup olmadığını ve serbest piyasa koşullarının kötüye kullanılıp kullanılmadığını tespit etmeye odaklanıyor.

Geniş Kapsamlı İnceleme ve Pazar Yerlerinin Sorumluluğu

Ticaret Bakanlığı, denetim sürecini yalnızca satıcılar üzerinden değil, aynı zamanda bu satışlara aracılık eden e-ticaret platformları üzerinden de yürütüyor. Bakanlık, büyük pazar yerlerinden, şikayet konusu olan ve fiyatlarında ani artışlar gözlemlenen ürünlere ait satış verilerini, faturaları ve önceki dönemlere ait fiyat listelerini talep ediyor. Bu sayede, fiyat artışının gerekçesi (döviz kuru, tedarik maliyeti vb.) ve oranı objektif olarak değerlendiriliyor. Pazar yerleri, bu süreçte Bakanlık ile tam bir iş birliği içinde çalışmak ve istenen belgeleri eksiksiz olarak sunmakla yükümlü. Ayrıca, kendi iç denetim mekanizmalarını kullanarak haksız fiyat artışlarını tespit edip engelleme sorumluluğu da taşıyorlar.

Yasal Dayanak ve Uygulanacak Ağır Yaptırımlar

Bakanlığın yaptığı incelemeler neticesinde, tespit edilen fiyat artışlarının 6585 sayılı Kanun’un fahiş fiyat artışına ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil ettiği kanaatine varıldı. Bu doğrultuda, yaptırımların yasal dayanağı olarak 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un “hukuka aykırı içerik” maddeleri gösterildi. Fahiş fiyatlı bir ürün, hukuka aykırı bir içerik olarak kabul edilerek platformlardan derhal kaldırılması talimatı verildi. Uygulanacak yaptırımlar oldukça caydırıcı nitelikte. Süreç şu şekilde işleyecek:

  • Anında Erişim Engeli: Fahiş fiyat artışı tespit edilen ürünün satış sayfasına e-ticaret pazar yeri tarafından derhal erişim engeli getirilecek.
  • Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu: Elde edilen tüm denetim sonuçları ve belgeler, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sunulacak.
  • Ağır Para Cezası: Kurulun yapacağı değerlendirme sonucunda fahiş fiyat artışı yaptığı kesinleşen işletmelere, her bir aykırılık (ürün başına) için 1.806.177 TL’ye kadar idari para cezası uygulanmasına karar verilebilecek.

Tüketiciler Nelere Dikkat Etmeli?

Bu süreçte tüketicilerin de bilinçli olması büyük önem taşıyor. Online alışveriş yaparken bir ürünün fiyatında ani ve açıklanamayan bir artış fark eden vatandaşlar, bu durumu ilgili platforma bildirmenin yanı sıra resmi kanallar üzerinden de şikayette bulunabilirler. Ticaret Bakanlığı’nın Haksız Fiyat Artışı Şikayet Sistemi (HFA-BİS) veya CİMER üzerinden yapılacak başvurular, denetimlerin daha etkin yürütülmesine katkı sağlayacaktır. Tüketicilerin, şikayetlerini yaparken ürünün ekran görüntüsü, satıcı bilgisi ve fiyat değişimini gösteren kanıtları eklemeleri, sürecin hızlanmasına yardımcı olacaktır.

Bakanlığın bu kararlı adımı, e-ticaret ekosisteminde faaliyet gösteren tüm satıcılar için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Serbest piyasa koşullarını manipüle ederek haksız kazanç elde etmeye çalışan işletmelerin, artık çok daha sıkı bir denetim ve ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı açıkça görülüyor. Bu durumun, uzun vadede dijital pazarda daha adil ve şeffaf bir ticaret ortamının oluşmasına zemin hazırlaması bekleniyor.

Peki, e-ticaretteki fahiş fiyat denetimleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!