Selçuk Bayraktar yerli sosyal medya platformu kurdu

Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST girişimcileri tarafından geliştirilen yerli sosyal medya platformu NEXT Teknofest Sosyal’in genel kullanıma açıldığını duyurdu. Uygulama, App Store’un “Sosyal Ağ” kategorisinde en popüler ücretsiz uygulamalar listesinin ilk sırasına yerleşti. Telegram, Facebook, OmeTV ve Event App gibi küresel platformları geride bırakarak zirveye çıkan NEXT Teknofest Sosyal, Türkiye merkezli dijital girişimcilik ekosistemi içinde dikkat çekici bir ivme kazandı.

NEXT Teknofest Sosyal kullanıma sunuldu

Platformun en öne çıkan özelliklerinden biri, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve Baykar iş birliğiyle geliştirilen yerli büyük dil modeli T3 AI’nin entegre edilmiş olması. “Ahlaklı yapay zeka” anlayışıyla geliştirildiği açıklanan bu yapay zeka, kullanıcıların etiketlediği içeriklere yanıt verebiliyor ve farklı dillerdeki içerikleri anlayabiliyor. Bu özellik, sosyal medya etkileşiminde yerli teknolojinin aktif kullanımına yönelik yeni bir örnek oluşturuyor.

Uygulama, kullanıcılarına reklamsız bir sosyal medya deneyimi sunuyor. Selçuk Bayraktar’ın paylaştığı tanıtım videosunda “reklam yok, sansür yok, yapay zeka robotu var” ifadesi dikkat çekti. Platformun sansürsüz ve güvenli yapısıyla öne çıktığı belirtildi.

NEXT Teknofest Sosyal, haber, teknoloji, yaşam ve gündem gibi başlıklarda içerik üreten kullanıcıları bir araya getiriyor. Aynı zamanda yapay zeka destekli etkileşimleri ile geleneksel sosyal medya deneyiminin ötesine geçmeyi hedefliyor. T3 AI, etiketlendiği içeriklere gerçek zamanlı yanıtlar veriyor ve Türkçe dilinde yüksek doğrulukta etkileşim sağlayabiliyor.

Uygulama, Android ve iOS işletim sistemleri üzerinden indirilebiliyor. Kullanıcılar, giriş aşamasında TEKNOFEST Sosyal sunucusunu seçerek T3 SSO ile platforma erişim sağlayabiliyor. Açıklamalarda, uygulamanın teknik altyapısının tamamen yerli kaynaklarla geliştirildiği bilgisi de yer aldı.

NEXT Teknofest Sosyal, TEKNOFEST çatısı altında geliştirilen projelerin sosyal medya alanındaki yansıması olarak konumlanıyor. Türkiye’nin teknoloji odaklı genç girişimciliğini dijital alana taşıyan uygulama, yapay zeka entegrasyonu ve yerli yazılım yapısıyla sosyal medya ekosisteminde yeni bir alternatif olarak dikkat çekiyor.

Redmi Turbo 5 uygun fiyatına rağmen devasa bir pil sunacak

Redmi, yeni telefonu Redmi Turbo 5 için geri sayıma geçti. Güvenilir kaynaklardan Digital Chat Station, Weibo’da yaptığı son paylaşımla modelin temel özelliklerini ortaya çıkardı. Peki yaklaşan cihazdan neler beklemeliyiz?

Digital Chat Station’ın paylaşımına göre yaklaşan Redmi Turbo 5 modeline MediaTek Dimensity 8500 işemcisi güç verecek.

Redmi Turbo 5, 1.5K çözünürlüğünde LTPS OLED bir ekrana sahip olacak. Bu panelin büyük ve yuvarlak köşeleri bulunacak. Ayrıca, tasarımında premium bir metal orta çerçeve ve minimalist bir arka kamera dekoru yer alacak.

Kaynak yeni sızıntıda ekran boyutundan bahsetmedi ancak daha önceki paylaşımlarında cihazın 6.6 inçlik bir ekrana sahip olacağını söyledi. Öte yandan, 7,000 mAh civarında bir pil kapasitesi sunacağı düşünülüyor. Bu sayede ürün uygun fiyatına rağmen üst düzey bir batarya deneyimi sunacak.

Şu an için kesin olmamakla birlikte telefonun küresel pazarlara POCO X8 Pro ismiyle gelmesi kuvvetle muhtemel. Bilindiği üzere Çinli markalar arasında yeniden markalanma olayı bir hayli yaygın. Bunu göz önünde bulundurarak iki modelin farklı isimlerine ve tasarımlarına rağmen temelde aynı özelliklere sahip olacağını söyleyebiliriz.

Redmi’nin akıllı telefon takviminde başka modeller de bulunuyor. Şirketin ağustos ayında Çin’de Redmi Note 15 serisini tanıtması bekleniyor. Marka, kasım ayında ise Redmi K90 serisi telefonlarını satışa sunabilir. Firmanın Redmi Turbo 5’i bu yılın sonuna doğru veya 2026’nın ocak ayı başlarında Çin’de tanıtacağı söyleniyor.

Enpara.com’un Enpara Bank’a devriyle tüm IBAN’lar değişiyor

Enpara.com, mevcut durumda QNB Bank A.Ş. bünyesinde hizmet veriyor. Ancak 2025’in eylül-ekim ayları arasında Enpara Bank A.Ş.’ye devri tamamlanacak. Bu süreçte hesap numaraları değişmeden kalacak ancak IBAN’lar tamamen yenilenecek. Çünkü yeni bankanın banka kodu farklı olacak ve yasal zorunluluk gereği IBAN değişimi zorunlu hale geliyor.

Enpara.com’un devri ile tüm IBAN’lar değişecek

Müşterilerin dikkat etmesi gereken en önemli konu, devir sonrası yeni IBAN numaralarını para gönderenlerle paylaşmaları. Eski IBAN’lara yapılacak EFT ve SWIFT işlemleri aksaklık yaratabilir. Enpara.com, bu riski azaltmak için müşterilere devir tarihinden yaklaşık bir ay önce cep şubesi üzerinden “talimat verme” imkanı sunuyor.

Bu talimatla, eski IBAN’a gelen hatalı transferler, 90 gün boyunca ücretsiz ve otomatik olarak Enpara Bank’taki yeni hesaplara aktarılacak. Talimat verilmezse, bu işlemler QNB Bank tarafından göndericiye iade edilecek.

FAST ve Havale işlemlerinde ise durum farklı. Eski IBAN numarasına yapılacak gönderimlerde, göndericiye anında “hatalı IBAN” uyarısı gidiyor ve işlem otomatik olarak reddediliyor. Bu işlemler için talimat vermek mümkün değil ve gerekmiyor.

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.

Enpara.com, müşterilerini sürece hazırlamak için devir öncesinde bilgilendirmeler yapacak. Böylece yeni IBAN’lara geçişin sorunsuz gerçekleşmesi hedefleniyor. Banka, müşterilerin yeni IBAN’larını hızlıca güncelleyip paylaşmasını önemle bildiriyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

PS5 oyunlarını kastıran güncelleme çıktı!

Sony, PS5’i geleceğe hazırlayan önemli adımlar atmaya devam ediyor. Bugün beta kullanıcıları için yayınlanan yeni sistem güncellemesi, iki kritik yeniliğin habercisi oldu. Bu özellikler, hem faturalarını düşürmek isteyen oyuncuları hem de birden fazla cihazda oyun oynayanları yakından ilgilendiriyor.

PS5 Daha Düşük Güç Tüketimi için Performanstan Ödün Verecek

En dikkat çekici yenilik, Güç Tasarrufu Modu oldu. Bu mod aktif edildiğinde, desteklenen oyunlar daha düşük bir performansla çalışacak ve böylece PS5’in tükettiği elektrik miktarını önemli ölçüde azaltacak. Sony Interactive Entertainment Ürün Yönetimi Başkan Yardımcısı Shuzo Kikuchi, özelliğin henüz beta sürümünde aktif olmadığını ancak resmi sürümle birlikte oyunculara sunulacağını doğruladı.

Kikuchi, “Bu özellik oyuncular tarafından isteğe bağlı olarak etkinleştirildiğinde, desteklenen PS5 oyunlarının performansı düşürülecek ve bu sayede PS5’inizin güç tüketimi azalacaktır,” ifadelerini kullandı. Hangi oyunların bu modu destekleyeceği ve performans üzerindeki etkilerinin ne boyutta olacağı gibi detayların ise resmi lansmana yakın bir tarihte paylaşılması bekleniyor.

Bu hamle, Sony’nin çevre dostu politikalarının bir parçası olsa da, teknoloji kulislerinde daha büyük bir stratejinin habercisi olarak yorumlanıyor. Uzun süredir konuşulan ve PS5 oyunlarını stream ederek oynatması beklenen taşınabilir PlayStation el konsolu (Project Q) için böyle bir güç tasarrufu modunun hayati önem taşıyacağı düşünülüyor.

Düşük güç tüketimi, taşınabilir bir cihazın pil ömrünü doğrudan etkileyeceğinden, Sony’nin geliştiricileri şimdiden oyunlarına farklı performans modları eklemeye teşvik ettiği tahmin ediliyor. Bu durum, Microsoft’un Xbox Series S konsolu için geliştiricilerden çoklu performans modları talep etme stratejisine de benziyor.

Battlefield 6 için tarih verildi! Call of Duty üzgün!

Battlefield 6 için tarih verildi! Call of Duty üzgün!

Call of Duty'nin tahtını sallayacak olan Battlefield 6 için tarih verildi. EA bu sefer Battlefield 6 ile taşları yerinden oynatacak.

Beta güncellemesinin şu anda kullanılabilir olan en somut yeniliği ise DualSense tarafında. Artık tek bir DualSense kontrolcüsünü aynı anda dört farklı cihaza kadar eşleştirmek mümkün olacak. Bu sayede oyuncular, PS5, PC, mobil cihaz veya tabletleri arasında kolayca geçiş yapabilecek.

Geçiş işlemi de oldukça pratik bir şekilde tasarlanmış. Oyuncular, kontrolcü üzerindeki PS düğmesine basılı tutarken, önceden atanmış dört cihaz yuvası için üçgen, daire, çarpı ve kare düğmelerinden birine basarak anında cihazlar arasında geçiş yapabilecek.

DualSense’in çoklu cihaz desteği şu anda beta programına katılan kullanıcılar tarafından test edilebilir durumda. Güç Tasarrufu Modu’nun ise önümüzdeki aylarda yayınlanacak olan kararlı ve herkese açık bir sistem güncellemesiyle birlikte kullanıma sunulması bekleniyor. Sony’nin bu yenilikleri, PS5 deneyimini hem daha verimli hem de daha esnek hale getirme konusundaki kararlılığını gösteriyor.

Galaxy S26 Ultra şarj hızı ile fark yaratacak

Samsung’un 2026’nın başlarında tanıtılması beklenen yeni amiral gemisi Galaxy S26 Ultra modeli için önemli bir iddia gündeme geldi. Bugüne kadar 45W ile sınırlı kalan hızlı şarj desteğinin bu modelle birlikte geride bırakılması bekleniyor. Sızdırılan bilgilere göre, Galaxy S26 Ultra, Samsung’un bugüne kadar sunduğu en yüksek şarj hızına sahip cihaz olacak.

Galaxy S26 Ultra, şarj hızı ile öne çıkabilir

Gelen son bilgilere göre, Galaxy S26 Ultra 45W seviyesinin üzerine çıkacak. Samsung’un hızlı şarj politikasında uzun süredir değişiklik yapmaması ve 2019 yılında piyasaya çıkan Galaxy Note 10 Plus’tan bu yana 45W “Super Fast Charging 2.0” protokolüne bağlı kalması, bu iddiayı önemli kılıyor. Ancak bu bilgiler Samsung tarafından henüz doğrulanmış değil.

Samsung’un mevcut 45W şarj sistemi, USB PD PPS protokolü ve 5 amper akım destekleyen özel kablolar gerektiriyor. Bu sistemin üstüne çıkılması halinde, daha geniş bir uyumluluk sağlayacak 65W seviyesinde bir USB PD PPS desteği sunulması ihtimali öne çıkıyor. Böyle bir güncelleme, cihazın beklenen 5.000mAh bataryasını daha kısa sürede doldurma imkanı sağlayacak.

Diğer yandan, Samsung’un bu yükseltmeyi özel ve tescilli bir şarj teknolojisiyle yapması da olasılıklar arasında yer alıyor. Ancak bu tercih, kullanıcıların mevcut şarj cihazlarını kullanamamasına ve ayrı bir şarj adaptörü satın almak zorunda kalmasına neden olabilir. Zira Samsung, son amiral gemisi modellerinde kutu içeriğine şarj adaptörü dahil etmiyor.

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.

Galaxy S serisinin şarj hızı açısından rakiplerinin gerisinde kalması uzun süredir eleştiriliyordu. Çin merkezli üreticiler 65W ile 240W arasında değişen şarj hızlarına ulaşırken, Samsung’un 45W seviyesinde kalması dikkat çekiyordu. Bu nedenle Galaxy S26 Ultra’nın daha hızlı şarj desteğiyle piyasaya sürülmesi, şirket açısından önemli bir değişimi temsil edebilir.

Samsung cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmemiş olsa da, cihazla ilgili sızıntılar netleşmeye başladı. Galaxy S26 Ultra’nın donanım tarafında köklü bir değişiklik sunmasa da, şarj hızındaki bu potansiyel artış, kullanıcı deneyiminde doğrudan hissedilecek önemli bir iyileştirme anlamına geliyor. Cihazın tanıtımına aylar olsa da, gelişmeler Samsung’un şarj teknolojisinde nihayet yeni bir sayfa açacağına işaret ediyor.

HarmonyOS 6.0.0 Beta 2 duyuruldu: İşte uyumlu cihazlar

Huawei, HarmonyOS 6.0.0 (20) Beta 2 sürümünü duyurdu. Yeni güncelleme, yalnızca sistem performansında iyileştirmelerle sınırlı kalmıyor; oyun özelliklerinden kullanıcı arayüzü detaylarına kadar birçok yeniliği içeriyor. Şirket, bu sürümle birlikte üç üst segment modelin daha beta sürümüne erişimini sağladı: Huawei Mate XT Ultimate Design, Pura 70 Pro ve Pura X katlanabilir modeli artık bu güncellemeyle uyumlu.

HarmonyOS 6.0.0 Beta 2 tanıtıldı

Daha önce test programına dahil edilen Mate 70, Mate 70 Pro, Mate 60, Mate 60 Pro ve Mate X5 gibi modellerin ardından, bu üç yeni cihazın da listeye eklenmesiyle birlikte beta sürümünün kapsadığı cihaz sayısı genişledi.

Huawei’nin kısa süre içinde bu yeni modelleri resmi olarak uyumluluk listesine eklemesi bekleniyor. Geliştiriciler, söz konusu cihazlar aracılığıyla son güncellemeyi doğrudan test edebiliyor ve yeni işlevleri cihaz üzerinde çalıştırabiliyor.

HarmonyOS 6.0.0 (20) Beta 2 sürümünde özellikle oyun deneyimini geliştiren bir dizi yenilik öne çıkıyor. Yeni eklenen oyun servis kiti, yakındaki cihazlarla kaynak paketlerinin dokunarak aktarımını mümkün kılıyor. Böylece, oyunların yüklenme ve veri paylaşım süreçlerinde daha hızlı bir iletişim sağlanıyor.

Kullanıcı arayüzü tarafında dikkat çeken güncellemeler ArkUI çerçevesinde yapıldı. Sisteme eklenen UIAppearance modülüyle birlikte, cihazın genel görünüm ayarlarına — örneğin koyu ve açık renk modları, yazı tipi büyüklüğü ve kalınlığı oranları — daha detaylı erişim sağlanıyor. Metin bileşenlerinde de önemli değişiklikler mevcut.

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.

Artık yazı renkleri doğrusal veya radyal gradyanla ayarlanabiliyor; hem metin hem de zengin metin bileşenleri, Çin ve Batı dilleri için otomatik boşluklandırma ayarlarını destekliyor. Zengin metin düzenleyici bileşeni ise ön tanımlı paragraf stilleri ve yerel kaynak dosyalarını içerikle birlikte kullanma özelliği kazandı.

Sürükle bırak olaylarına ilişkin yeteneklerde de genişleme sağlandı. Sürükleyen tarafın paket adının alınabilmesi, veri iletiminin gecikmeli sağlanarak daha verimli bir kullanıcı deneyimi sunulması ve hover (üzerine gelme) durumlarının algılanması gibi yenilikler eklendi.

Kaydırma bileşenlerine yönelik yenilikler arasında, liste ve grid bileşenlerine yön tuşu odak modu eklenmesi, kaydırma çubuğunun renginin ayarlanabilmesi ve kullanıcı parmağını kaydırma çubuğundan çektiğinde tetiklenen olaylara müdahale edilebilmesi bulunuyor. Fare tekerleğiyle yapılan kaydırmalarda bu olayların tetiklenmemesi için de yapılandırma imkanı sunuluyor.

huawei-harmonyos-next-android-terkediyor

Diğer bileşenlerde yapılan geliştirmeler arasında, özel bileşenlerde donma stratejisini miras alıp almadığının kontrol edilebilmesi, XComponent C API aracılığıyla işlev tuşu durumlarının tespit edilmesi ve uygulamaların hangi hareketleri engelleyeceğini özelleştirebilmesi gibi detaylar yer alıyor.

Grafik dönüşüm bileşenleri üç boyutlu matris tanımlamalarını desteklemeye başladı. Açılır menü bileşenleri, görünmeden önce ve sonra ile kaybolmadan önce ve sonra tetiklenecek çoklu yaşam döngüsü geri çağırmalarını destekliyor.

Tam ekran moduna eklenen enableSafeArea parametresiyle, ekranın güvenli alanlarına göre otomatik uyum sağlanabiliyor. Özel çizim desteği kapsamında, ön plan çizimleri için yeni yetenekler eklendi. Yeni C API ile UIContext bağlamında özel işlevlerin çalıştırılması sağlandı.

Bu yetenek, örnekler arası bileşen çağrılarında bağlam doğruluğunu garanti altına alıyor ve başarısız çağrıların önüne geçiyor. Ayrıca, hedef düğümün benzersiz kimliği alınabiliyor ve bu kimlikle düğüme erişilebiliyor.

Pencere yönetiminde yapılan geliştirmeler, daha çok çoklu pencere deneyimine odaklanıyor. PC, 2’si 1 arada ve tablet cihazlarda, aynı uygulama içinde pencere bölme ve birleştirme senaryolarında dokunmatik ekran girişlerinin bir pencereden diğerine aktarımı sağlanıyor. Aynı zamanda bu cihazlar için pencere büyütme düğmesinin griye çevrilmesi de mümkün hale geldi.

HarmonyOS 6.0.0 (20) Beta 2, Huawei’nin yazılım geliştirme ve kullanıcı deneyimini iyileştirme sürecindeki önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Yeni desteklenen cihazlarla birlikte daha geniş bir kullanıcı ve geliştirici kitlesine ulaşma olanağı da sağlanmış durumda.

En çok kullanılan e-Devlet hizmeti hangisi?

Türkiye’nin dijital dönüşümünün lokomotifi e-Devlet, 2025’in ilk yarısını rekor verilerle kapattı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından açıklanan son rakamlar, platformun artık Türkiye’nin vazgeçilmez bir altyapısı haline geldiğini gözler önüne seriyor. İşte öne çıkan veriler;

e-Devlet rekora koşuyor

  • Toplam Kullanıcı: 67.823.000
  • Kadın Kullanıcı Oranı: %48,4
  • Erkek Kullanıcı Oranı: %51,6
  • Hizmet Veren Kurum Sayısı: 1.096
  • Sunulan Dijital Hizmet Sayısı: 8.542

Son bir aylık kullanım verileri incelendiğinde, vatandaşların e-Devlet’i en çok sosyal güvence ve mali yükümlülüklerini takip etmek için kullandığı görülüyor. SGK hizmet dökümü, listenin başında yer alırken, onu trafik cezası ve vergi borcu sorgulamaları izliyor. Bu durum, platformun vatandaşların devlete karşı temel sorumluluklarını yönetmede kritik bir rol oynadığını gösteriyor.

WhatsApp’tan mesajlara bakamayan kullanıcılara jest

WhatsApp’tan mesajlara bakamayan kullanıcılara jest

WhatsApp yeni özelliklerini sunmaya tam gaz devam ediyor. Son beta güncellemesinde keşfedilen özelliği çok seveceksiniz.

Bakan Uraloğlu’nun da dikkat çektiği “Araçlarım“, “Çalışma Hayatım” ve “İkametgahım” gibi tematik hizmet paketleri, kullanıcıların birden çok kurumla ilgili işlemlerini tek bir ekrandan yapmasını sağlayarak verimliliği artırıyor.

Bu modüller, e-Devlet’in gelecekte daha bütünsel ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunma vizyonunun temelini oluşturuyor. Mobil uygulama kullanımının artmasıyla birlikte, platformun Türkiye ekonomisi için yarattığı dolaylı katma değer de büyümeye devam ediyor.

Google Drive YouTube’un sevilen özelliğini alıyor

Google Drive’da bir videoyu izlemenin kolay olmadığını düşünüyorsanız, bu durum artık değişmek üzere. Bulut tabanlı dosya depolama platformu son olarak YouTube’da uzun bir süredir mevcut bir özelliği alıyor. Kullanıcılar bu sayede videoların ilerleme çubuğunun üzerine fare imlecini getirdiklerinde, o anın küçük resim önizlemelerini görebilecek. 

Bu özellik, YouTube’dan da bildiğimiz üzere oldukça kullanışlı. Örneğin, 10 dakikalık bir videodaki belirli bir sahneyi bulmanız gerekiyor. Bu işlevle birlikte saniyeler içerisinde doğru anları bulabiliyorsunuz. Google Drive kullanıcıları da artık tahminde bulunma zorunda kalmayacak. Kolay bir şekilde diledikleri sahneyi ulaşabilecek.

Google, kısa bir süre önce paylaştığı blog yazısında kullanıcıların bir video içinde belirli bir anı bulmasını kolaylaştıracak özelliğin Drive’a geldiğini duyurdu. Şirket, işlevin genel video izleme deneyimini ve üretkenliği artıracağına inanıyor.

Google’ın açıklamasında dikkat edilmesi gereken bazı detaylar var. Özellik, web veya mobil Google Drive uygulaması üzerinden yüklenmiş videolar için çalışsa da önizlemelerin kendisi yalnızca platformun web sürümünde görünüyor. Ayrıca, sadece yeni yüklenen videolar için geçerli olacak. Mevcut videolarda bu özelliği kullanmak mümkün olmayacak.

Google Drive için küçük resimli önizlemeleri özelliği bugün itibariyle kullanıma sunuldu. Ancak her yeni işlevde olduğu gibi herkese ulaşması biraz zaman alabilir.

AppleCare One ile tüm Apple cihazlar koruma altında

Apple, birden fazla Apple cihazına sahip kullanıcılar için tasarladığı yeni ve esnek koruma planı AppleCare One programını duyurdu. Amerika’da Aylık 19,99 dolardan başlayan fiyatlarla sunulan bu yeni abonelik hizmeti, üç adede kadar Apple cihazı için kapsamlı koruma sağlıyor.

AppleCare One ne işe yarıyor?

Yeni plan, AppleCare+ ile gelen sınırsız kaza onarımı, öncelikli teknik destek ve pil garantisi gibi tüm standart avantajları içeriyor. Kullanıcılar, her ek cihaz için aylık 5,99 dolar ödeyerek planlarını genişletebilecekler.

AppleCare One’ın en dikkat çeken özelliklerinden biri esnekliği. Aboneler, planlarına diledikleri zaman cihaz ekleyip çıkarabiliyor. Ayrıca, dört yaşına kadar olan iyi durumdaki eski cihazlar da plana dahil edilebiliyor, bu da standart AppleCare+ satın alma süresini önemli ölçüde uzatıyor.

Bir diğer önemli yenilik ise hırsızlık ve kayıp korumasının artık iPhone’a ek olarak iPad ve Apple Watch’u da kapsaması oldu. Apple’a göre, bir iPhone, iPad ve Apple Watch’u bu plana dahil eden bir kullanıcı, ayrı ayrı planlara kıyasla ayda 11 dolara varan tasarruf sağlayabilecek.

iOS 18.6 RC çıktı

iOS 18.6 RC çıktı

Apple, iOS 18.6 ve diğer işletim sistemleri için RC sürümlerini duyurdu. Bu gelişme, kullanıcıları oldukça sevindirdi.

AppleCare One, yarından itibaren Amerika’daki kullanıcılar için iPhone, iPad, Mac veya Apple Store’lar aracılığıyla satın alınabilecek. Bu programın Türkiye’ye ne zaman geleceği ise bilinmiyor.

Yapay zeka matematik alanında zirveye çıktı

Google DeepMind ve OpenAI tarafından geliştirilen yapay zeka sistemleri, bu yıl Uluslararası Matematik Olimpiyatları’nda (IMO) insanüstü bir başarıya imza attı. Her iki kurumun da farklı yapay zeka modelleri, yarışmada yer alan altı sorudan beşini doğru yanıtlayarak 42 üzerinden 35 puan elde etti ve böylece altın madalya seviyesini yakaladı.

Yapay zeka, matematikte altın madalya alabilir

IMO, 1959 yılından bu yana düzenlenen ve cebir, geometri, kombinatorik gibi farklı alanlarda öğrencileri dört buçuk saat süren son derece zorlayıcı matematiksel problemlerle karşı karşıya getiren, dünyanın en prestijli akademik yarışmaları arasında yer alıyor. Yarışmanın bu yılki ayağında ilk kez yapay zeka sistemlerinin bu derece yüksek başarı göstermesi, bu teknolojilerin insan seviyesini geçme eşiğine geldiğine işaret ediyor.

Google DeepMind, geçtiğimiz yıl aynı yarışmada geliştirdiği Gemini modeliyle yarışmaya katılmış, ancak gümüş madalya seviyesinde kalmıştı. Bu yıl ise Gemini modelinin özel bir sürümü olan Gemini Deep Think kullanıldı. Yeni sistem, klasik tek hat üzerinden ilerleyen akıl yürütme yerine, paralel düşünme yöntemine dayalı yeni bir mimariyle çalışıyor.

Model, her problem için birden fazla çözüm hattı kurarak bu yolları eş zamanlı olarak test ediyor ve en tutarlı sonuca ulaşana kadar hipotezleri çapraz kontrol ediyor. Spekülatif akıl yürütme modülleri sayesinde model, yalnızca çözüme ulaşmakla kalmıyor; aynı zamanda matematiksel ispatların doğruluğunu artırmak için alternatif kanıt yolları da geliştiriyor.

Bu model ayrıca doğal dilde verilen problem tanımlarını doğrudan sembolik mantık yapılarına çevirebiliyor. Önceki nesil sistemlerde olduğu gibi problemi bir programlama diline dönüştürme adımına gerek kalmadan, metinsel açıklama üzerinden adım adım geçerli bir ispat üretebiliyor.

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.

DeepMind ekibi, bu yapının uçtan uca bir çözüm sunduğunu ve herhangi bir dış müdahale gerektirmediğini vurguluyor. Yarışma jürisi ise Gemini’ın sunduğu çözüm ve ispatların “insan tarafından yazılmış gibi göründüğü” yorumunu yaptı.

OpenAI cephesinde ise yarışmaya henüz kamuya açıklanmamış deneysel bir model ile katılım sağlandı. Bu model de çok adımlı akıl yürütme sürecine benzer bir yaklaşım uyguluyor. Her sorunun çözümünde semantik çözüm yolları haritalanıyor ve ardından bu yollar mantıksal tutarlılıkla taranarak en sağlam sonuç üretiliyor.

Modelin öne çıkan yönlerinden biri, yalnızca doğru çözüme ulaşması değil, aynı zamanda oluşturduğu çözüm yollarını doğal dilde ispatlama yeteneğine sahip olması. Gelişmiş denetim modülleri sayesinde model, her çözüm adımını içsel olarak doğrulayabiliyor.

Her iki sistem de mevcut haliyle doğrudan son kullanıcıya sunulmayacak. OpenAI CEO’su Sam Altman, bu seviyedeki muhakeme kabiliyetinin şimdilik yalnızca araştırma amaçlı kullanılacağını belirtiyor. GPT serisi gibi halka açık sistemlerin bu düzeyde matematiksel performansa ulaşmasının yakın vadede mümkün olmadığını ifade ediyor.

ROKETSAN Şimşek-2 Türkiye’yi uzaya çıkaracak

ROKETSAN, Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki en kapsamlı girişimlerinden biri olarak tanımlanan Şimşek-2 Uydu Fırlatma Aracı’nı IDEF 2025 kapsamında tanıttı. Milli Savunma Bakanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen fuarda görücüye çıkan sistem, hem teknik kabiliyetleri hem de taşıdığı stratejik anlam bakımından dikkat çekti.

Şimşek-2 Uydu Fırlatma Aracı tanıtıldı

Şimşek-2, 1.500 kilogram ağırlığındaki bir uyduyu veya benzer ölçekteki faydalı yükleri 700 kilometre üzerindeki Güneş eşzamanlı yörüngeye taşıyabilecek şekilde tasarlandı. Sistem, iki kademeli ve sıvı yakıtlı roket motoruna sahip. Geliştirilen yapı, hem yörüngeye hassas yerleştirme kapasitesi hem de yüksek taşıma gücüyle Türkiye’nin uydu fırlatma yeteneklerini yeni bir seviyeye taşıyor.

Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, Şimşek-2’nin tanıtımı sırasında yaptığı açıklamada bu sistemin, Türkiye’nin mühendislik altyapısının geldiği noktayı ortaya koyduğunu belirtti. İkinci, daha önce tanıtılan Şimşek-1 platformunun yalnızca 400 kilogramlık faydalı yük kapasitesine sahip olduğunu hatırlatarak, Şimşek-2 ile bu alanda yaklaşık dört katlık bir gelişme sağlandığını vurguladı.

Uydu fırlatma yeteneği, yalnızca askeri uygulamalarla sınırlı kalmıyor. Şimşek-2, sivil ve ticari amaçlı görevler için de kullanılabilecek şekilde tasarlanıyor. Bu çerçevede, sistemin yalnızca yerli uydular için değil, uluslararası pazarda görev üstlenebilecek ticari bir platform olarak da işlev görmesi planlanıyor.

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

158 yıllık şirket bu yüzden battı!

İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.

Sistemle ilgili teknik detaylar da fuar sırasında paylaşıldı. Şimşek-2’nin toplam uzunluğu 39,2 metre. Birinci kademe çapı 3,3 metre olarak ölçülürken, ikinci kademe ve başlık bölümünde bu ölçü 3,0 metreye düşüyor. Roketin taşıyabileceği azami faydalı yük kapasitesi 1.500 kilogram olarak açıklanırken, erişebileceği yörünge yüksekliği 700 kilometrenin üzerinde konumlanıyor.

Geçtiğimiz ay yapılan açıklamalarda, Şimşek-1 sisteminin ilk testlerinin 2027 yılında gerçekleştirileceği bildirilmişti. Şimşek-2’nin ise bu test sürecine 2027 sonrasında dahil olması ve en geç 2029 yılına kadar fırlatma testlerinin başlaması bekleniyor.

ROKETSAN’ın geliştirdiği Şimşek-2, Türkiye’nin uzayda bağımsız hareket edebilme kapasitesine ulaşma hedefinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Fırlatma sisteminin devreye alınmasıyla birlikte, uydu üretimi kadar kritik olan yörüngeye erişim meselesinde de Türkiye’nin elindeki imkânlar büyük ölçüde genişlemiş olacak.

Pubinno ile sektöre yeni bir soluk geldi

0

2014 yılında mükemmel içecek deneyimi sunma ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunma vizyonuyla yola çıkan Pubinno, geliştirdiği akıllı teknolojilerle bugün 3 kıtada, 7 ülkede ve New York, Londra, Tokyo gibi 62’den fazla metropolde faaliyet gösteriyor. Pubinno CEO’su Can Algül, şirketin temel misyonunu, “Teknolojiyi doğayı koruma misyonuyla birleştirerek içecek sektörünün küresel sürdürülebilirlik dönüşümüne liderlik etmek,” olarak tanımlıyor.

Rakamlarla Küresel Etki ve Türkiye’deki Liderlik

Pubinno’nun geliştirdiği teknolojiler, bugüne kadar 200 milyondan fazla bardak içeceğin servisinde kullanıldı. Türkiye’de Anadolu Efes ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde, ülkede servis edilen her 10 fıçı biradan 7’si Pubinno altyapısıyla sunuluyor. Bu başarı, şirketin sadece küresel pazarda değil, kendi ülkesinde de ne denli güçlü bir konuma ulaştığını gösteriyor.

Sürdürülebilirlik İş Modelinin Merkezinde

Pubinno, sürdürülebilirliği bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görüyor. Bir litre biranın tüketiciye ulaşana kadar ortalama 102,5 litre su harcandığı gerçeğinden yola çıkan şirket, bu döngüyü kırmak için somut adımlar atıyor.

  • Su Tasarrufu: Bugüne kadar sağlanan 1,4 milyar litre su tasarrufu, Tokyo’nun bir aylık içme suyuna veya 280 olimpik yüzme havuzunu dolduracak miktara denk geliyor.
  • Karbon Ayak İzini Azaltma: Leeds Üniversitesi’nin verilerine göre karbon ayak izi şişeye kıyasla 7 kat daha düşük olan fıçı sistemlerini “Smart Tap” teknolojisiyle optimize ederek çevresel etkiyi minimize ediyor.
  • Atık Önleme: Fıçı içecekteki zayiatı %20’ye kadar azaltan teknoloji, döngüsel ekonomiyi destekleyerek her yıl 6 milyar tek kullanımlık ambalajın atık olmasının önüne geçiyor.

Yapay Zeka Destekli Verimli Teknolojiler

Pubinno’nun başarısının arkasında iki yenilikçi teknoloji yatıyor:

  • Smart Tap: Yapay zeka destekli akış kontrolü ile her fıçıdan %20 daha fazla verim alınmasını sağlıyor.
  • Smart Clean: Geleneksel temizlik yöntemlerine göre 4 kat daha hızlı çalışarak, %25 daha az su ve %15 daha az deterjanla maksimum hijyen sunuyor.

Gelecek Hedefleri: Sektör Standardı Olmak ve Büyümek

Pubinno’nun gelecek vizyonu oldukça iddialı. Şirket, Avrupa ve Amerika pazarlarındaki konumunu güçlendirerek fıçı içecek sektöründe sürdürülebilir bir endüstri standardı oluşturmayı hedefliyor. Bu hedefler doğrultusunda en dikkat çekici adımlardan biri, 2026 FIFA Dünya Kupası sırasında Amerika’daki stadyumlarda teknolojileriyle yer almak.

Ayrıca şirket, teknolojisini sadece birayla sınırlı tutmayıp, fıçıdan servis edilebilen kokteyl ve soğuk kahve gibi tüm içecek kategorilerine yayarak ürün yelpazesini genişletmeyi planlıyor. Can Algül, “Servis edilen her bir fıçı içeceğin, daha temiz ve sürdürülebilir bir dünya için atılmış önemli bir adım olduğuna inanıyoruz,” diyerek şirketin kararlılığını vurguladı.